![]() |
İsa ‘Nefret Edin’ (mi) dedi?
İsa ‘Nefret Edin’ (mi) dedi?
İsa’nın insanları sevmeye ve toplumsal barışa yönlendirildiği söylenir. Bu özellikle arayışta olan insanlar için etkileyici bir örnek olabilir. Kiliselerde bu mesaja inanan pek çok kişi vardır. Peki ya durum böyle değilse ve İsa insanları “herkesten nefret etmeye “ davet ediyorsa ? Bu çalışmada İsa’nın insanlara olan mesajını işlemeye çalışacağız. Bunu yaparken İncil’den ve orijinal el yazmalarından hareket edip göstereceğiz. İsa gerçekte ne dedi ? “Herkesi sevin” mi yoksa “aileniz,dostlarınız ve tanıdığınız herkesten nefret edin” mi? İncil ,İsa’nın sevgi üzerine verdiği mesajlarını işlerken Aynı zamanda bu Yahudi’nin (İsa bir Yahudi’ydi) insanları cehennemle,sönmeyen sonsuz ateş ve işkencelerle korkuttuğuna da değinir. Her İncil yazarı İsa’yı kendi kafasına göre yorumlar. Üstelik bazı İncil yazarları da İsa’yı ne görmüştür , ne de tanıyordur. Araştırmacılar İncil’in İsa’dan çok sonra yazıldığında hemfikirlerdir, fakat konumuz bu değil. “NEFRET EDİN !!! ” İsa ,Luka 14:26’da söylendiğine göre şöyle diyor : “Biri bana gelip de babasını, annesini, karısını, çocuklarını, kardeşlerini, hatta kendi canını bile gözden çıkarmazsa, benim öğrencim olamaz .” Türkçe ceviriler bu ayette kalınca yazdığım gibi “gözden çıkarmazsa” ifadesini kullanıyor. Halbuki birazdan göreceğimiz gibi orijinal İncil yazmalarında “gözden çıkarma “ DEĞİL , “nefret etmek” diye geçer. Türk cevirmenlerin açıkça “nefret edin” sözcüğünü bu şekilde yalan ve yanlış tercüme etmesi Hristiyanların İsa’nın mesajlarını sakladığını,çarpıttığını ve hatta İncil’i tahrif ettiğini göstermektedir. Orijinal el yazmalarında” nefret edin” şeklinde yazılıyor ; εἴ τις ἔρχεται πρός με καὶ οὐ μισεῖ τὸν πατέρα ἑαυτοῦ καὶ τὴν μητέρα καὶ τὴν γυναῖκα καὶ τὰ τέκνα καὶ τοὺς ἀδελφοὺς καὶ τὰς ἀδελφὰς ἔτι τε καὶ τὴν ψυχὴν ἑαυτοῦ , οὐ δύναται εἶναι μου μαθητής . Orijinal kelime :μισέω Çevirisi : miseó Fonetik Yazım:mis-eh'-o Kısa Tanımı: nefret etmek.İğrenmek,bir kimseye düşman olmak,kin, düşmanlık ,nefret Orijinal kelime “Miseo” olup hiç de “gözden çıkarmak” anlamına gelmemektedir. “Miseo” nun “gözden çıkarmak” diye bir anlamı kesinlikle yoktur.Açıkça kelime “NEFRET” dir. Peki İncil cevirmenlerinin hepsi mi bu ÇARPITMAYA gidiyor ? Hayır. İngilizce bazı çevirilerden göreceğimiz üzere , pek çok çeviri kelimeyi aslına sadık bir şekilde kullanmaktadır; New International Version - hate ! New Living Translation -hate! King James Bible -hate! English Standard Version -hate! N American Standard Bible - hate! International Standard Version -hate! American King James Version -hate! Douay-Rheims Bible -hate! Darby Bible Translation -hate! Weymouth New Testament -hate! Ve daha pek çok örnek verilebilir bununla ilgili. Göstermeye çalıştığımız pek çok İngilizce ceviri orijinal kelime olan “nefret” edin mesajını kullanmaktadır. Bu çeviriler neden gözden çıkarmak yerine “nefret edin” diye yazmaktadır ? Dahası Türk Hristiyan çevirmenler neden insanları aldatmakta ve gerçekleri saptırmaktadır ? Bu sorunun cevabını samimiyetle beklemekteyiz. Ayrıca Bir hristiyanın bu aldatmacaya gözlerini kapaması , misyoner avcılara yem olması anlamına gelir. Hristiyanlar kandırılmak istemiyorlarsa bunun farkına varmalılar.
Mat 5 : 44 ….. nefret edeceksin Mat 6: 24 ..... nefret edip Mat 10:22 ..... nefret edecek Mat 24:10 ... nefret edecekler Mark.13:13 ... nefret Luk 6:22 ... nefret ettiğinde Luk 16:13 ... nefret Luk 19:14 ... nefret Luk 21:17 ... nefret Yuhn. 15:19 .. nefret Yuhn.15:24 ... nefret Yuhn.17:14 ... nefret Ro. 9:13 ... nefret İbr.1:9 ... nefret ettin I.Yuhn. 2:11 . nefret eden I.Yuhn 3:13 .. nefret ederse Luka 14:26….Gözden çıkarmazsa… Ayetlerden de görüldüğü gibi “miseo” İncil’in her yerinde “nefret etmek” olarak geçerken , nedense Luka 14/26’da “gözden çıkarmak” olarak geçiyor. Bu şekilde yapılan çarpıtmayla insanlar açıkça salak yerine konmaktadır. Yada tercümanlar “ya yutarsa” mantığıyla hareket ediyorlar. Bunun hiçbir bilimsel, rasyonel ,mantıklı ,gerçekçi bir açıklaması yoktur. Varsa Hristiyan arkadaşlarımız lütfen bunu bize bir açıklayıversinler de biz de öğrenelim işin doğrusunu.Neden ilgili tüm ayetlerde kelime doğru olarak “nefret etmek” olarak geçerken özellikle Luka’daki İsa’nın mesajında “gözden çıkarmak” olarak geçip , mesajın çarpıtıldığını. İsa’nın mesajı İncil’e göre şudur ; Kişi ; babasından,annesinden,karısından ,çocuklarından,kardeşlerinden hatta kendi canından NEFRET ETMEDİĞİ SÜRECE ,İsa’nın öğrencisi olamaz. Kişi tüm insanlardan nefret etmeli ( kendisi de dahil ) ki İsa’nın havarisi yada takipçisi olsun. Aksi taktirde İsa’nın takipçisi olamaz. Sormak lazım ; Hristiyanlar , ailesinden, kendisinden ve herkesten nefret ediyor mu ki kendilerini hristiyan olarak tanımlıyor ve tanıtıyorlar ??? Yoksa “ ah, ne güzel, seviyorum, sevgiyle kurtuldum” gibi çocuksu avuntularla kendilerini avutuyor yada oyalıyorlar mı ? Bunun için canından ,zamanından ve enerjisinden oluyor, kendilerini bu saptırmacaya kurban mı ediyorlar ? Bu kısa çalışmayı okuyan Hristiyan arkadaşlarım ,Kör bir imanla Hristiyan inancına saldırıldığını düşünebilirler. Halbuki yukarıda ayetle ilgili olarak , hiçbir yorumda bulunmayıp , Orijinal yazmalardan , İngilizce çevirilerden ve Türkçe İncil ayetlerinden alıntı yapıp aralarında bir karşılaştırmayla tesbitte bulunduk. Samimi ve bilginin peşinden koşan arkadaşlarımın faydalanması dileğiyle Saygılarımla |
Konuyla ilgili çarpıtılmış bir ayete daha bakalım. Bu ayetin de asıl mesajı tıpkı Luka’da olduğu gibi saklanmak istenmiştir. Fakat sözcüklerin kökenine, orijinal yazmalara bakacak olursak bize sunulan aldatmacayı da görürüz.
İlgili ayetimiz Yuhanna 12:25’tir. Bu ayete de “nefret etmek, iğrenmek” anlamına gelen “Miseo” , anlamı bozularak “gözden çıkarmak” şeklinde yumuşatılmış ve değiştirilmiştir. Ayet Türkçe İncil çevirilerinde şöyledir ;
ὁ φιλῶν τὴν ψυχὴν αὐτοῦ ἀπολλύει αὐτήν , καὶ ὁ μισῶν τὴν ψυχὴν αὐτοῦ ἐν τῷ κόσμῳ τούτῳ εἰς ζωὴν αἰώνιον φυλάξει αὐτήν . Orijinal kelime yine "miseó”dur. Sözlük anlamı ; Nfret, kin, iğrenmek, kin duymak ,nefret etmek olarak geçer. Hiç ama hiçbir sözlükte “canını gözden çıkarmak” olarak geçmez. Bu sadece yorum yapılarak ,kelimenin bozulmuş halidir. Zaten dikkat edersek ,ilk olarak “sevmek” fiili kullanılıyor. İkinci bağlamda “sevmek” fiilinin karşıtı / tezat anlamı “nefret etmek” olmalı. Sevmenin tezatı “gözden çıkarmak” DEĞİL, “nefret etmek”tir. Bu ,İncil el yazmalarında olduğu gibi , tüm kullanımlarda da böyledir. Bazı İngilizce versiyonlar şöyle çevirmektedir .; New International Version …. hate English Standard Version ….hate N. American Standard Bible…hate International Standard Versionhate GOD'S WORD® Translation ….hate American King James Version …hate Darby Bible Translation….hate Peki sormak lazım buradaki ” nefret etmek” yada “iğrenmek ” fiili nasıl olmuştur da “gözden çıkarmak” olarak geçmiştir ? Kin, Nefret ,İğrençlik anlamına gelen kelime ,hangi gerekçelere göre dönüşüme uğramıştır ? başka yerlerde açıkça “nefret” olarak geçen kelime ,neden burada farklıdır ? Orjinalinde “gözden çıkarmak” değil, “iğrenmek, nefret etmek” olarak geçmektedir. . .Bu “ nefret edin “ mesajı neden çarpıtılmıştır ? saygılarımla |
Hristiyanken acayip saptırmalı ve zorlama yorumlar yapıyordunuz, ateist oldunuz şimdi de yermek için aşırı zorluyorsunuz, bence bir orta yolu bulamadınız gitti :) :P
Bu ayette geçen "hate" yani nefret etmek kelimesi o yıllarda acaba nasıl kullanılıyordu? literal anlamda anladığımız ifadenin gerçek anlamıyla nefret etmek mi? değil, eski Grekçeye ait olan bu ifade İncil dışında SEKÜLER yazıtlarda da kullanılmış, "extreme language" deniyor, yani ekstrem bir üslup, ifadenin önemini belirtiyor, iki şey kıyaslanınca bu ifade kullanıldığında, diğer şeyin o şey karşısında son derece önemsiz olması anlatılıyor yoksa literal anlamda oturup "hepsinden düşman gibi nefret etmek" anlamı yok, günümüzdeki anlamıyla "nefret etmek" çok daha literal içi dolu bir kelime. İşte bu nedenle Türkçe çevirilerde "gözden çıkarmak" olarak çevrilmiş olabilir ve bence doğru bir hamle. |
sayın Themo Strong's Hebrew and Greek Dictionary diye bir eser var bilmem bilirmisiniz.Bu eserde kutsal kitaptaki sözcüklerin anlamları açıklanır.Kafalarına görede açıklamıyorlar o zamanın diline göre açıklama getiriliyor yani öyle kuru laf değil:)
eğer sizin bir iddianız varsa bunu kaynaklara dayandırmalısınız. Saygılarımla |
Tabi dayandırayım.
Poetae Lyrici Graeci isimli eserde bir savaş şarkısı bölümü var, orada da antik greklere ait alıntılar var ve Greklere ait savaş şarkılarından birinde şöyle deniyor aynı ifadeler kullanılarak "Sparta'nın onuru için savaşçı kendi hayatından nefret (miseó) etmeli" (James Denney "The Word 'Hate' in Lk. 14:26," Expository Times 21, 41-42) Şimdi burada ne anlatılıyor acaba? kişinin cidden kendi hayatından nefret edip intihara sürüklenmesi gerektiği mi yoksa kendi hayatının gözden çıkarılması gerektiği mi? :) Gayet açık, hristiyanlık eleştirisi yapacağız diye samimiyeti ve dürüstlüğü kaybetmemek gerek diye düşünüyorum. |
Sayın Themo eserin hangi döneme ait olduğunuda söylerseniz sevinirim.
Saygılarımla |
Şarkının hangi döneme ait olduğunu bilmiyorum çünkü eseri satın alıp okumadım, ancak benim bunu bilmemem orada yazılanların doğru olmadığını ya da yanlış olduğunu göstermez, sadece orada olduğunu biliyorum, ilgili eser hatta sayfası bile yazıyor yukarda, çok ısrar ve merak ediyorsanız alır içine bakarsınız.
Benim gördüğüm yer hristiyan bir teoloğun tefsir nitelikli çalışmasında bu konuya değindikten sonra hiçbir apologetics/savunma amacı olmadan, ifadenin antik greklerde esktrem bir lisan biçimi olduğunu söyleyerek bu eseri arada belirtmesi. |
İkinci bir husus da oturup mantıklı düşünelim, İncil'i yazan kişiler acaba salak mı ki bu ifadeyi literal olarak "anne babaya düşman olmak" anlamında kullansın? "nefret edip düşman olmak" değil de tıpkı diğer seküler eserlerde de kullandığı gibi "Gözden çıkarmak" anlamını kabul etmek daha mantıklı değil mi tarafsız biri için?
|
Sayın themo
önce şunu ayırt edelim ingilizce çevirilere bakınca ''hate'' sözcüğünü görüyoruz samimi bir şekilde çeviri yapılmış ancak türkçe çevirilerde ''gözden çıkarmak'' kelimelerini görüyoruz.Bakın hate sözcüğünü çevirmişler daha sonra savunmalar yapılmış ama türkçede durum öyle değil işin içinde samimiyetsizlik var. ikinci olarakta şarkının hangi döneme ait olduğunu bilmemmiz gerekir.Ancak ben zaten nefret et sözcüğünün o bilidğimiz nefret nalamında kullanıldığını düşünüyorum aksi halde strong hebrew and greek dictionary de dediğiniz anlamıda yazılırdı.çünkü bu tip eserler dili her yönden inceleyerek hazırlanıyor. son olarak konuyu hazırlayana samimiyetsizlik yakıştırması yapmak yerine kendi yorumlarına göre çeviri yapan samimiyetsiz kişilere bakmalısınız. Saygılarımla |
Sayın themo ,çok tatlısınız :)
"miseó”kelimesi ; nefret etmek,iğrenmek,kin duymak, kin , nefret anlamındadır. Nasıl oluyor da "gözden çıkarmak " anlamında kullanılıyor. Nefret etmekle gözden çıkarmak arasında bir fark var mı * Yoksa siz bu iki kullanımı eş anlamlı mı sanıyorsunuz ? "miseó” kelimesi bir yer hariç her yerde "nefret etmek" anlamında kullanılmıştır. (iğrenç anlamı dışında ) peki neye göre çok farklı bir anlam kazanıyor. Sonuçta aynı kelime de, o yüzden soruyorum. Dünyaca ünlü pek çok çeviri yanlış mı kullanıyor ? Haber verelim de uğraşmasınlar nefret etmek" "olarak çevirdikleri kelimeyi "gözden çıkarmak " olarak değiştirsinler . Soruyorum ; Gözden çıkarmak deyimi ne anlama gelir ? Nefret edin , düşmanlık besleyin ne anlama gelir ? sevgiler saygılar |
Sayın insan olmak,
Bahsettiğiniz eserler kelimeleri inceliyor, bunların kültürel açıdan kullanım biçimlerini değil, benim yukarda bahsettiğim eser ise çok daha detaylı. "Hate" "nefret etmek" sözcüğü 2000 yıl önce de bazı yörelerde acaba günümüzdeki manalarda mı kullanılıyordu? Yukardaki esere göre yanıt: hayır. Günümüzde dahi çeşitli yörelerde çeşitli kullanımlar "ayıp" karşılanmıyor "doğal" kaşılanabiliyor siz 2000 yıl öncesi hakkında kesin hüküm verip benzeri kullanımları hiçe sayıyorsunuz. Ayrıca ilgili şarkının hangi döneme olduğunun ne önemi var? "MİSEO" kelimesi kullanılmış isterse MS 1800 lere ait olsun ne farkeder? O kelime orada ve anlamı açıkça "düşmanlık" anlamında nefret etmek olamaz, imkansız içerik itibariyle. |
Alıntı:
Alıntı:
|
sayın themo çok ilgisi var
siz bu sözcüğün kültürel olarak farklı yerlerde ''gözden çıkarmak'' anlamı taşıdığını söylüyorsanız döneminide bilmeniz gerekir çünkü sözcükler dönemlere göre farklı kullanımlar içermez.İncilin yazıldığı döneme ait bir şarkı mı?eğer o döneme ait ise önermeniz düşünülebilir ama incilden çok önceki bir tarihe ait ise ve incilin yazıldığı döneme ait böyle yöresel bir kullanım örneğiniz yoksa söyledikleriniz geçersiz olacaktır. Saygılarımla |
Bana nasıl ilgisi olduğunu açıklayabilir misiniz? Grekçe bir eser dönemi hangi döneme ait olursa olsun, Miseo sözcüğü var ve anlamı düşmanlık içermiyor mümkün değil tam tersi gözden çıkarmak anlamına geliyor.
Şimdi ortada böyle bir kanıt var Siz tam olatak neye dayanarak bunun yukardaki eserde kullanıldığı anlamında değil de "düşmanlık" anlamında kullanıldığını iddia ediyorsunuz? ben dönemi ne lursa olsun Grekçe yukardaki kullanıma dayanarak iddia ediyorum? Siz neye dayanıyorsunuz? İngilizcelerine ya da türkçelerine mi? ben GREKÇE'lerine dayandırdım, sizin benim dayandırmamdan daha üstün dayandırmanız varsa buyrun. Sizin dayandırmalarınız ingilizce ve Türkçe sözcükler benimki ise dönemi ne olursa olsun Grekçe bir kullanım, hangisi daha geçerli olabilir? tarafsız bir kiş için? Yapmayın lütfen... |
Alıntı:
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.(yuhanna 7:7) miseō burda da nefret sözcüğü yerine miseo geçmekte heralde burdada gözden çıkarmak anlamına gelmiyor.demekki miseonun nefret etme anlamı vardır. sayın themo siz miseo sözcüğünün nefret etme dışında gözden çıkarma anlamıda mı olduğunu söylüyorsunuz yoksa sadece gözden çıkarma anlamı olduğunu mu söylüyorsunuz? bunu anlayamadım açıklarsanız sevinirim saygılarımla |
Yanlış ayet kopyalamışsınız:
İlgili ayet şu: Yu.7: 7" Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum." "Dünya sizden nefret edemez" yerine "dünya sizi gözden çıkaramaz" dense bence daha anlamlı :) "Dünya sizden nefret edemez" ne demek? Neden edemesin ki? Açıkça bir anlam farkılılığı/karmaşası olduğu açık "gözden çıkarmak" burada daha çok uyuyor. Ancak yazdığınız ayet Yuhanna 3:20 de dediğiniz anlam çıkıyor evet. |
yuhanna 3:20 olacaktı
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz. Saygılarımla |
Sayın Themo , Biraz insan olmak'a kulak verseniz iyi olur. İ-o'nun belirttiği noktalar konumuzla ilgili. Sizin bahsettiğiniz şey ; kültürel bir kullanımın İncilde geçen pasajla ilgili olduğu iddası yönünde. Elbette yazdıklarımızı okuyoruz, hiç şüpheniz olmasın.
JKonuya ilginiz için ayrıca teşekkür ederim ama lütfen konudan sapmayalım. Burada herhangi bir şarkı sözünden bahsetmiyoruz. İncilde |
Sanırım anlaşamayacağız sadede gelelim:
"Sparta'nın onuru için savaşçı kendi hayatından nefret (miseo) etmeli" Evet buradan nasıl oluyor da düşmanlık anlamı çıkarılabiliyor örneğin? Merakla bekliyorum yanıtları. Buraya "düşmanlık" anlamında nefret mi uygun oluyor yoksa "gözden çıkarma" mı bekliyorum merakla. |
Sayın Themo ben böyle bir iddiada bulunmuyorum.Metnin greekçesi verilmemiş dönemi verilmemiş.
ama önce şunu bir anlayalım siz miseo sözcüğünün nefret anlamına gelmedğini gözden çıkarmak anlamına mı geldiğiniği savunuyorsunuz yoksa nefret anlamı dışında gözden çıkarmak anlamında da kullanıldığınımı savunuyorsunuz? Saygılarımla |
Sayın Themo, lütfen kendi algılayışınıza ve mantığınıza göre ayeti çevirmeyiniz. Ayet dediğiniz şey dogmatiktir, kişilere göre değişen bir şey değildir. "Bence bu şekilde daha anlamlı" demeniz abest kaçtı.
Sayın İnsan olmak'a kulak verseniz iyi olur. Zira İ-O'nun bahsettiği şeyler tamamiyle İncil'e dayanan açıklamalar. Ben de başlıkta kullanımları karşılaştırmalı açıklamalarla ve tercümelerle gösterdim. Fakat sizin hoşunuza giden şeyi burada onaylayamayız. Bir kullanım var. Bu her yerde "nefret etmek" olarak geçerken bir iki yerde keyfi olarak "gözden çıkarmak "olarak geçiyor. Tekrar soruyorum ; Gözden çıkarmak deyimini açıklar mısınız ? Burada herhangi bir şarkı sözünü değerlendirmiyoruz. "miseó” keklimesinin "gözden çıkarmak" "önemsememek" anlamına geldiğini ve İncil el yazmalarında bahsettiğiniz şekilde geçtiğini kanıtlar mısınız ? Diyosunuz ki kültürel.eee, bunun anlamı nedir ? Kültürle ne ilgisi var. İncil el yazmalarına döner misiniz lütfen . Yoksa konuyu bilerek saptırmaya çalıştığınızı düşüneceğim . Ve bu kanıya varmak da istemiyorum. İncil yazmalarında miseo kullanımını açıklar mısınız ? saygılarımla |
Bakın neyi savunduğumu boşverelim, şu Grekçe deyişe, metne odaklanalım:
"Sparta'nın onuru için savaşçı kendi hayatından nefret (miseo) etmeli" Sizce buraya "düşmanlık" anlamında nefret mi uygun oluyor yoksa "gözden çıkarma" mı? Bekliyorum. |
Alıntı:
Saygılarımls |
Sayın Natan, yukardaki metinle ilgili sorum hakkında sizden yorum gelmedi, İngilizce'de sizin yaptığınız işleme "dancing around the issue" (Konuya gelmek yerine etrafında dans etmek) deyimi kullanılıyor.
Sorumu yanıtlamanızı rica ediyorum: "Sparta'nın onuru için savaşçı kendi hayatından nefret (miseo) etmeli" Sizce buraya "düşmanlık" anlamında nefret mi uygun oluyor yoksa "gözden çıkarma" mı? Bekliyorum. |
Sayın insan olmak, önce lütfen siz soruma yanıt veriniz. Siz de yanıt vermiyorsunuz ama?
|
Konumuzun dışında şeyler bunlar sayın Themo .
Siz ,şarkı sözünü değerlendirmemi mi istiyorsunuz ? Buradaki kullanım "gözden çıkarmak" anlamında mıdır ? Ben ısrarla farklı bir kullanım üzerinde yoğunlaşmayacağım. Ben İncilde geöçen "Miseo" sözcüğünü değerlendiriyorum . Ayrıca , Miseo'nun İncilde ; başka yerlerde nasıl kullanıldığına değindim. Eğer sizin mantığınızla hareket edecek olursak kelimenin geçtiği her yere "gözden çıkarmak" anlamını vermeliyiz. Ki söylediğim gibi , "gözden çıkarmak" deyimiyle " nefret etmek, kin duymak, iğrenmek" ÇOK FARKLI şeyleridir. Lütfen , İncil el yazmalarına yönelik tesbitlerde bulunursanız, bizim için daha faydalı olur ve sayenizde öğrennmiş oluruz. saygılarımla |
Alıntı:
sayın themo aslında cevap vermemenizin nedeni çok açık. ilk başta miseo sözcüğünün anlamını gözden çıkarmak olarak verdiniz ama ben bazı örnek ayetlerde gözden çıkarmak sözcüğünün koyulamayacağını göstereceğim için(zaten bir tanesinide verdim) bu şıkkı seçmediniz:) miseo sözcüğünün yöresel olarak ''gözden çıkarma'' anlamı var şıkkınıda seçemezdiniz çünkü daha önce ben dönemini sormuştum ve siz ''dönemiyle ne ilgili var''demişsiniz eğer bu şıkkı seçerseniz söylediklerinizle çelişmiş olacaksınız :) Yani cevap vermemenizin nedenini anlıyorum yinede ben cevap vereyim. verdiğiniz alıntının greekçe metni bulunmamaktadır.görmeden bir yorum yapamıyorum.ama siz daha miseo sözcüğü için bir açıklama yapamıyorken tartışmanın ne anlamı var ki! Saygılarımla |
Sayın natan ve sayın insan olmak
En azından bu ifadenin başka anlamları da olabileceğini "düşmanlık" anlamına nefret olmasının şart olmadığını kabul etmek zorundasınız. Bakın size dönemi ne olursa olsun farketmez, Grekçe miseo kullanımıyla ilgili seküler tarihsel bir belge gösterdim, greklerin bir savaş şarkısındaki sözler. Ve bu belgedeki ifade sizin de açıkça görebileceğiniz gibi, "açıkça gözden çıkarma" anlamına geliyor bu da kanıtlıyor ki Grekçe dilinde ve kullanımında bu ifade açıkça gözden çıkarmak manasına da gelebiliyor! "Düşmanlık" anlamında nefret manasına gelmesi asla şart değil Örnek ortada Grekçe kullanımı ortada. Siz bunca şeye rağmen hala, İncil'deki mümkün olan tek anlamın sadece "düşmanlık anlamında nefret" olduğunu iddia ediyorsunuz size deyişi göstermeme rağmen? Bunun üzerine ne söylenebilir? Hristiyanlığı eleştirmek için yanıp tutuşsanız da lütfen elinizi vicdanınıza koyun ve yukardakş açık kanıta dayanarak en azından bu ifadenin "düşmanlık" anlamında nefret olmayabileceğini kabul edin. Yönteminiz yanlış, benim hristiyanlıkla uzaktan yakından alakam olmamasına rağmen ben bile görebiliyorum bazı şeylerin saçmalığını, bir hristiyanı nasıl ikna edeceksiniz? Biraz daha samimi olursanız eleştirilerde mesela fevzi bey gibi, çok daha etkili olacağınıza eminim. Son sözlerim bu çıkıyorm, bu konuda bir daha tartışmayacağım. Hoşçakalın |
İncilde geçen kelime : " μισέω "yani ; "miseó”
Anlamı nedir ?
|
Alıntı:
İşte burada: "Sparta'nın onuru için savaşçı kendi hayatından nefret (miseó) etmeli" (yani gözden çıkarmalı) (Poetae Lyrici Graeci) (James Denney "The Word 'Hate' in Lk. 14:26," Expository Times 21, 41-42) |
Yarın daha detaylı değinmeyi düşünüyorum ama , incilde bu kullanım kesinlikle "gözden çıkarmak" olarak geçmiyor. Zaten çoğu çeviriler de bu yönde bir kullanımda bulunuyor. Neredeyse hepsi "nefret etmek" olarak geçerken bizim Türk çevirmenlerimiz -hangi gerekçeyle hareket ettikleri bilinmez- kelimenin aslından çok çok uzak bir anlam yüklüyorlar. Bu kelime her yerde "nefret etmek" olarak geçerken bir yerde farklı bir anlamda ifade ediliyor? Bunu hangi gramer yapısına ve gerekçesine göre yapıyosunuz diye sorarlar .
İncil'e yönelik bir açıklama getirmek yerine kim tarafından ve kime söylendiği belli olmayan bir şarkı sözündeki kullanmı İncilde geçen ifadeyle özdeş tutmanızın temelinde ne var ? |
Peki son bir şey daha söyleyip çekiliyorum sizin iddia ettiğiniz ayet iddia ettiğiniz şekilde şöyle diyor öyleyse:
“Biri babasından, annesinden, karısından, çocuklarından, kardeşlerinden, hatta kendi canından nefret etmezse, onlara düşman olmazsa benim öğrencim olamaz" Şimdi bu kelimeyle (Miseo/nefret) gözden çıkarma anlamını ele alalım: Bu şekilde ele alırsak İsa demek istiyor ki "annenize babanıza rağmen beni takip etmelisiniz, onlar size engel olursa onlara rağmen beni seçmelisiniz, onları gözden çıkarmalısınız, onlar değil BEn önemliyim" İsa'nın çıkarına bir durum, mantıklı olan yorum bu, olayda isa'nın çıkarı var. Şimdi ise sizin dediğiniz anlamı ele alalım: "Babanına kardeşinize annenize düşman olunuz onlardan nefret ediniz onlara düşman olmazsanız öğrencim olamazsınız" Bu ayet neyi kastediyor olabilir? İnsanların basitçe ailesine düşman olmasının İsa ile ve İsa'yı takip etmek ile ne ilgisi olabilir? İsa'nın çıkarı ne olabilir insanların sadece basitçe ailesine düşman olmasında? İnsan basitçe ailesine düşman olunca İsa'nın cebi.ne otomatikman para falan mı ışınlanacak? Tekrarlıyorum İnsanların basitçe ailesine düşman olmasının İsa'ya ne gibi çıkarı olabilir? bunun isa yı takip etmek ile bağlantısı nedir madem ifade "gözden çıkarmak" değil de "düşman olmak" anlamına geliyor? Olaydaki bağlantı sadece "gözden çıkarmak" anlamı ele alınırsa kurulabilir, "düşman olmak" anlamı alınırsa bağlantı kalmaz, anlam/çıkar kalmaz. |
Kitabi mukaddes:
Arkadaslar kusura bakmayin tartismaniza maydonoz olacagim.
Bende yeni Ahit vede Eski ahit var.Lukanin Bab 14-sayfa 77de sunu buldum.aKTARIYORUM:26EGER Bir kimse bana gelir,ve kendi babasina,anasina,karisina,cocuklarina,kardeslerine ,kizkardeslerine,evet hattä kendini canina bugzetmese,benim,sakirdim olamaz.diye devam ediyor?Ben bu kitabi yetmislerin sonralarinda almanyada bit pazarindan , Aldim hemide iyi bir paraya.Baska türlü yardimim dokunursa her zaman hazir kitayim haydi kolay gelsin zahit. |
Yorumun için teşekkür ederim zahit.
Sayn Themo , burada olması gerekenden değil, olandan bahsediyoruz. Olması gerekeni ,"İsa'nın cıkarı " doğrultusunda ele alamayız. Eğer İsa'nın çıkarını düşünerek hareket edersek yanlı davranmış olmaz mıyız ? İşin içine ideoloji yükleyip, din savunmasına mı yönelmeliyiz ? Burada var olan bir ayeti ele alalım izin verirsen. Ayette geçen Miseo kelimesi ,nefret anlamındadır. Bu kelimenin "gözden çıkarmak "diye bir anlamı YOKtur. Öyle olmadığı için neredeyse tüm çeviriler bu ayeti "nefret duymak" olarak tercüme etmektedir. Bu dünya çevirilerinde bu şekildedir. Size çok somut bir örnek vermek istiyorum ; New World Translationof The Holy Scriptures adlı kutsal kitap tercümesinde ilgili ayet şu şekilde geçiyor ; "...hatta kendi canını benden az sevmezse ,öğrencim olamaz." Hemen altında dipnotda ise şu bilgi veriliyor; Luk.14:26: " Az sevmek olarak çevrilen ifade ' nefret etmek' anlamına gelir." Bakın kutsal kitapların neredeyse hepsi bu şekilde ifade ediyor.Çünkü bundan farklı bir anlamı yoktur kelimenin. Şu yazına da kısa bir cevap vereceğim , şu an gerçekten çok kısıtlı vaktim var.Daha sonra devam edebiliriz bu nokta üzerinde ;
İsa neden benzetmelerle konuşmuştur sorusuna verdiği cevap şu ;
" dışarıda olanlar için" , "benzetmelerle konuşuyorum" . Ndenini ise açıklıyor, "Bakıp bakıp görmesinler, Duyup duyup anlamasınlar da, Dönüp bağışlanmasınlar" İsa'nın bu sözleri üzerine yorum dahi yapılamaz. O kadar açık yani. Biz " ayet şunu demek istiyor olabilir, " yada " şöyle olsa daha iyi olur" diyemeyiz. Buna hakkımız yok. Yorumlar dinamiktir, fakat gerçeklerden uzak açıklamalar sadece iman için harcanan boş sözlerdir. Ayeten uzaklaşmamak için kelimenin anlamına iyice bakmamız gerekir. Zaten kelimenin "gözden çıkarmak" diye bir anlamı yoktur. Görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Burada ne kadar fikir belirtirsek bilgiyi harmanlar ve gerçeğe ulaşırız. O yüzden , konuyla ilginiz varsa lütfen paylaşmaktan çekinmeyin. saygılarımla |
Sayın Natan burada 2 ayrı anlatım var aynı olayı matta başka anlatmış Markos da başka Matta'daki şöyle:
"Mat.13: 10 Öğrencileri gelip İsa'ya, "Halka neden benzetmelerle konuşuyorsun?" diye sordular. Mat.13: 11 İsa şöyle yanıtladı: "Göklerin Egemenliği'nin sırlarını bilme ayrıcalığı size verildi, ama onlara verilmedi. Mat.13: 12 Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak. Mat.13: 13 Onlara benzetmelerle konuşmamın nedeni budur. Çünkü, ‘Gördükleri halde görmezler, Duydukları halde duymaz ve anlamazlar" Yani görmesinler duymasınlar diye değil görmedikleri duymadıkları için İsa benzetmelerle konuşmuş, İncil bunu söylüyor. İlkokul dört düzeyinde Türkçesi olan biri, yukardaki yazılanlardan bunu rahatça anlayabilir. Ancak Markos'taki anlatıma bakarsak sizin dediğiniz anlam çıkıyor. İkisi de aynı olay olduğuna göre/aynı olayı anlattığına göre aktarmalardan biri yanlış olmalı, ikisi birden doğru olamaz ben Matta'dakinin doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü sadece "anlamasınlar, yok oluşa gitsinler aydınlanmasınlar, bağışlanmasınlar" diye benzetme kullanmak mantığı saçmalık. Markos'taki aktarma yanlış, Matta'daki doğru olmalı, Çünkü incil çerçevesinde değerlendirirsek İsa gibi birinden (eğer yaşamışsa) Markos'taki anlatımı beklemek doğru değil. |
Tanrı'nın Adaletsizliğini gösteren İncil Ayetleri
Bu mesajınız beni gerçekten sevindirdi. Şimdi bir ölçüde anlaşmaya başladık. Sanırım birbirimizi bazı konularda anlamaya başlıyoruz.
Matta'daki anlatım belki Sevgili,şefkatli bir karakter çizen İsa'ya daha uygun düşebilir. Yada biz bunu daha çok yakıştırabiliriz diyeyim.(bunun yanlışlığını ve tutarsızlığını birazdan göreceğiz) Ancak matta'daki anlatıma bakacak olursak çok ilginç şeylerle karşılaşırız.
Göklerin egemenliğinin sırları birilerine VERİLİYOR, birilerine VERİLMİYOR. Yani Tanrı da insanlara eşit davranmamış, ayrımcı bir bakış açısıyla hareket etmiş. Üstelik dışladığı bu kimseleri de sonsuz cehenneme mahkum etmiştir. Neresinden tutarsanız , işin saçmalığını görebilirsiniz.
Vermediği gibi , bu insanların elinde olanlar da zorla alınıyor, koparılıyor. Böyle bir haksızlık , adaletsizlik olur mu siz söyleyin . Elinde var olana neden veriliyor? Zaten var. Önemli olan ,olmayanlara verilmesi. Onların da kurtulmasının sağlanması. Fakat tam aksine İncil'in tanrısı olmayanın elindekini de almış, perişan etmiş.Tamamen keyfi hareket eden bir Tanrı'yla karşı karşıyayız dostum. Geldik son ayete ;
Bu insanlar gördükleri halde inkar mi ediyorlar ? (Senin de haklı olarak ifade ettiğin şey ). Başı tutarsız ve adaletsiz olan bu açıklamaların sonu mu adaletli olacak diye düşünürken aklıma bir şey geldi. Hatırlarsan Firavun Musa'nın mucizelerini gördüğü halde inkar etmiş, iman etmemiştir. Bunun sorumlusu KİMdir ? Firavun mu ? Yoksa Tanrı mı ? Tevratta bir yerde ( şimdi tam ayet aklımda değil ama istersen kitabı araştırır ve bulurum ) Tanrı'nın Firavunun yüreğini nasırlaştırdığını okuyoruz. Yani Firavunun imansızlık etmesi yada Musa'ya karşı gelmesinde Tanrı'nın bir parmağı var . Firavunun yüreğini KATI EDEN , Tanrı'dır diye yazıyor tevrat. Neden ? Cevabı basit; Tanrının yüceliği görünsün ,herkes Yehovayı tanısın diye. Kutsal kitap böyle bir şeydir. Başıyla sonunu iyi okumak lazım. Bir bütün olarak ele alınırsa örnekler daha açık önümüze serilir. Şimdi gelelim Matta'daki ayete . Mat.13: 13 Onlara benzetmelerle konuşmamın nedeni budur. Çünkü, ‘Gördükleri halde görmezler, Duydukları halde duymaz ve anlamazlar" Bunu yapan kimdir? tanrı'nın iradesinden bağımsız olan insan mı yoksa İnsanları bu perişanlığa sürüklemiş Tanrı mı ? saygılarımla |
Arkadaşlar. Kutsal Kitap da ayetlere bakarken ve örnekler verilirken, o ayetin bölümünün tamamını ele almak daha faydalı olur. Zira Kutsal Kitaptaki anlam ve ifadeler, benzetmeler genel çerçevede (İncil genelinde) değil sadece o bölüm içinde değerlendirilmesi sağlıklı olur. Zira Kutsal Kitap da yapılan benzetmelere bakarken evvela o benzetmenin o sıfatın Grekçe de ne manaya geldiğini de bilmek gerekir. Ayrıca buradaki arkadaşlara şunu sormak istiyorum. Hiç bir kez dahi bir incil alıp TAMAMEN objektif (çelişki v.s. bulmamak için) sağduyulu bir şekilde okudunuz mu? Çünkü bahsi geçen konular, son derece geniş perspektif de irdelenebilecek konular. Ayrıca Themo, İncil'in bir bölümünden örnek verirken bir diğerinden örnek vermiyorsun. Örneğin, Matta kitabindan örnek vermişsin lakin Markosdan söz ettiğin halde, Markosdan örnek vermemişsin.
İsa Mesih'in benzetmeler ile anlatmasının nedeni İncilde açıkça yazmaktadır. O devrin ve halkın yaşam şeklini eğitim düzeyini ele aldığımızda bundan daha doğalı ol(a)maz. Yüce Tanrı göklerin egemenliğini herkeze vermek istiyor. Bu yüzden de insana akıl ve vicdan vermiştir.Resullere "sizlere verildi" demesi, Resullerin halihazırda İsa'nın kimliğini ve gücünü kabul etmiş olmalarıdır. Evet Firavun da dahil olmak üzere günümüzde bile halen daha insanlar, Kutsal Kitab'ı kabul etmemek için direniyorlar. Binlerce yıl öncede bu böyle idi şimdide böyle.Önlerinde apaçık bir şekilde duran Kitab-ı Mukaddes'i okumayı ed etmelerinden, Tanrı'yı ve Mesih'i kabul etmemelerinden anlaşılıyor. O zamanlarda öyle idi. Zamanın Yahudi din bilginleri (Ferisiler), bu yüzden kendiçıkarlarına uymadığı için Mesih'in söyldikleri, Mesih'i çarmıha germek için ellerinden geleni yapmışlardır. Bir başka ayete Mesih der ki "Bana gelselerdi ben onları değiştirirdim. Ama ne var ki, gözleri kör, kulakları sağır" demiştir. Bu Tanrı'nın ayrımcılık yapmasından değil, insanların günahkar yüreklerinden kaynaklanan sorun neticesinde bu durumda oldukları için böyle denilmiştir. Zira Tanrı ASLA AYRIM YAPMAZ. Ayrımı yapan insanın kendisidir. Çünkü, insanların kalpleri katılaşmıştır. Mat.13: 11 İsa şöyle yanıtladı: "Göklerin Egemenliği'nin sırlarını bilme ayrıcalığı size verildi, ama onlara verilmedi. Bu ayetin devamında aslında Mesih'in neden böyle dediği açıkça yazmaktadır. Yine Matta İncil'inin 13. Bölüm 12. Ayetten, 15. Ayetin sonuna kadar şöyle demektedir: 12 Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak. 13 Onlara benzetmelerle konuşmamın nedeni budur. Çünkü, ‘Gördükleri halde görmezler, Duydukları halde duymaz ve anlamazlar.’ 14 “Böylece Yeşaya'nın peygamberlik sözü onlar için gerçekleşmiş oldu: ‘Duyacak duyacak, ama hiç anlamayacaksınız, Bakacak bakacak, ama hiç görmeyeceksiniz! 15 Çünkü bu halkın yüreği duygusuzlaştı, Kulakları ağırlaştı. Gözlerini kapadılar. Öyle ki, gözleri görmesin, Kulakları duymasın, yürekleri anlamasın Ve bana dönmesinler. Dönselerdi, onları iyileştirirdim.’ Bu ayetlerden de anladığımız üzere, Tanrı'nın insanlar arasında zaten bir ayrım yapması KESİNLİKLE SÖZ KONUSU DEĞİL. Mat.13: 12 Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek, bolluğa kavuşturulacak. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak. Burada bahsedilen husus ise, imandır. İsa Mesih'i kabul edenlere iman sırrı daha fazlası ile aşikar edilecek ama maalesef, DUYDUKLARI ve GÖRDÜKLERİ halde iman etmeyenlerin imansızlığı devam edecektir. Çünkü içinizden bilen varsa, İncilde "meyvesiz incir ağacı" diye bir bölüm vardır. Müslümanlar da dahil olmak üzere şu soruyu sorar bizlere : "Madem, İsa sevgi ise, neden bir ağaca lanet etti?" diye sorarlar. Ben bu ve benzeri sorularla çok karşılaştım gerek klisemde, gerek sosyal hayatımda. Mesih'in buradaki amacı, imansız olan İsrail halkına karşıidi. Çünkü içlerinde o kadar belirti ve mucizeler gerçekleştirmiş olmasına rağmen, hala daha yürekleri nasır tutmuş ve gerçeği inkar etmektedirler. Mat.13: 13 Onlara benzetmelerle konuşmamın nedeni budur. Çünkü, ‘Gördükleri halde görmezler, Duydukları halde duymaz ve anlamazlar" Hiç bir yaratık Tanrı iradesinden bağımsız değildir. Ama ne var ki, Tanrı insanlara akıl vermiş, onları tüm yaratılmışların en şereflisi yapmıştır. Fakat insandaki kalıtsal günahlar (Adem ve Havvadan gelen günahlar) yüzünden, yürekleri Tanrıdan uzaklaşmıştır. Tamamen benliklerinin ve insani arzularının peşine düşmüş ve Tanrı'nın yüceliğinden mahrum kalmışlardır. Tanrı'nın açıklamak istediği, "Ben biricik Oğlum aracılığı ile onlara gerçeğin kapısını açtım. Onlara türlü belirtiler ve mucizeler gösterdim. Ama ne var ki bu kuşak beni saymadı. Benim yüceliğimi anlamadı" demek istiyor. Çünki Hristiyan bakış açısında, kader v.s. gibi kavramlar yoktur. Kader kavramı yoktur. İnsanlarda bulunan "özgür irade" denilen olgu vardır. İslamiyetteki gibi "cüzzi irade" ve "külli irade" kavrmı ASLA BULUNMAZ. İşte bu nedenle Mesih İsa; "Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır. Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapı çalana açılır." diyerek bu konuya vurgu yapmıştır. |
Tanrı bazıları kurtulmasın diye,onların yüreklerini duyarsızlaştırıyor
Merhaba sayın Çarmıh yolcusu
İsa'nın neden benzetmelere başvurduğu İncil denilen kitapta yazmaktadır. İsa'nın kendi sözlerinde bunu görmek mümkündür. İsa açıkça şöyle söylüyor ;
Alıntı:
Yani TEVRAT'A GÖRE TANRI HERKESİN KURTULMASINI İSTEMİYOR . Bakın herhangi bir inançla hareket ederek konuşmayalım. Kafamızdaki yargıları da üç beş dakikalığına bir kenara atalım. Tevratı okudunuz mu ? Ben okuduğunuzu varsayarak konuşuyorum. Tevrat'da yazıldığına göre Tanrı bazı insanların kurtulmasını istemiyor .Bir iki örnek vereyim . Benim elimdeki Kutsal Kitapta tekrar 23:2 ayeti şöyle belirtiyor ;
Görüldüğü gibi Tanrı onun gözünde yasak ilişkiden doğmuş birini cemaatinde görmek istemiyor ve kurtuluştan mahrum bırakıyor. Hem bu çocuğu hem de bu çocuktan olan herkesi ! Peki suçu günahı nedir ??? Açıkça görüldüğü gibi Tanrı bazılarını DIŞLIYOR !. Şimdi sen kalkıp da dışlamıyor aslında o çocuğu çok seviyor hatta gizliden gizliye cemaatinden de faydalanmasını sağlıyor diyemezsin. :) İsa'nın da ne dediği zaten ortada. Lafı döndürüp dolaştırıp çarpıtmaya gerek yok. AÇIKÇA yazın yazacağınızı. Ki İsa ne demek istediğini söylemiş. İsterseniz teker teker gidelim . Bakın bir yerde şöyle diyorsunuz ; Alıntı:
Mat.13: 11 İsa şöyle yanıtladı: "Göklerin Egemenliği'nin sırlarını bilme ayrıcalığı size verildi, ama onlara verilmedi. İsa en başta birilerini kafasında "bizler " ve "onlar" diye ayırmış. Onlar lafı kendisinden olmayanlar için söylenmiştir. Yani bir AYRIM vardır. Dikkat edin ki " sırlar " tanrı tarafından birilerine "VERİLİYOR." . Tanrı keyfi hareket ederek birilerine sırlar veriyor diğerlerine vermiyor. Burada da bir keyfiyet var. Ayrıca bazı kimselerin bu sırlara sahip olmamasının nedeni Tanrı'nın kabahatidir. Çünkü sırları vermeyen TANRI'dır. O halde bazılarının suçu ne ? Tutarsızlığın zirve yaptığı ayet de şu ;
Demiştim ki ; Elinde zaten var olana daha fazla veriliyor bu hakikatler . Öte yandan ihtiyacı olan taraf (örneğin bilgiden yoksun kişiler) tamamıyla dışlanıyor, elindeki hakikatler de alınıyor !!! Vermediği gibi , bu insanların elinde olanlar da zorla alınıyor, koparılıyor. Böyle bir haksızlık , adaletsizlik olur mu siz söyleyin . Elinde var olana neden veriliyor? Zaten var. Önemli olan ,olmayanlara verilmesi. Onların da kurtulmasının sağlanması. Fakat tam aksine İncil'in tanrısı olmayanın elindekini de almış, perişan etmiş.Tamamen keyfi hareket eden bir Tanrı'yla karşı karşıyayız . Şimdi siz buna bir cevap verin isterseniz. , Ayrıca Yeşeyadan verilen örnek de bir şey açıklamıyor. Siz açıkladığını zannederken ... "Çünkü bu halkın yüreği duygusuzlaştı, Kulakları ağırlaştı. Gözlerini kapadılar" Buna neden olan nedir ? Kimdir ? Siz inanmak görmek istemeseniz de ben yine yazacağım ; Kitapta sözü edilen Tanrı'dır.
Böyle bir şey olur mu ? Bu mantıklı mıdır ? Konunun dağılmaması için bunun üzerine şimdi gitmeyeceğim . Fakat şunu söylemek istiyorum . İnsanları katı,sert yürekli yapan tanrı'dır. Bu yüzden Tanrı ,bazılarının kurtulmasını istemediği için onların yüreklerini duyarsızlaştırıyor ve kurtuluştan mahrum bırakıyor. Bu Tanrı'nın işi. saygılarımla |
Ya sayın Natan,
İnançsızlığı seçmenize bir şey demiyorum. Hayat sizin hayatınız da, Tanrı'yla savaşmak size ne kazandırıyor bilmiyorum... Yarın fikriniz değişirse ya da ona ihtiyacınız olduğunda hangi yüzle Tanrı'ya sığınacaksınız bilmiyorum... Bana sakın değişmem demeyin. Bu güne kadar farklı dönemlerinizde bazen Yehova'nın Şahidi, bazen Protestan bazen de Katolikliğin çok sıkı savunuculuğunu yaptınız.... Ama şimdi yaptığınız şey çok farklı. Direk Tanrı'yı karşınıza aldınız... Kiminle savaştığınızın farkında mısınız? Kafanızı kuma gömdünüz diye Tanrı yok mu oldu sanıyorsunuz...? Bence neye inanırsanız inanın ama Tanrı ile savaşmaktan vaz geçin derim.... Bırakın bunu başkaları yapsın, zaten yapan çok... Belki ileride size lütfeder de kurtulursunuz.. |
Pardon sayın Natan,
Galiba haddimi aştım. Sadece eski bir dost olarak sizi uyarmak istedim. Çünkü abarttığınızı düşünüyorum. Savaştığınız ben değilim. Ne istiyorsanız yapın. Saygılarımla |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:39 . |