Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Hristiyanlık (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=82)
-   -   İsa’nın gerçekten yaşamış biri olduğunu gösteren tarihsel kanıtları inceleyin. (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=19615)

hur-kus 14-07-2010 19:19

İsa’nın gerçekten yaşamış biri olduğunu gösteren tarihsel kanıtları inceleyin.
 
İosephos (Josephus) ve Tacitus birinci yüzyılda yaşamış, Hıristiyan olmayan saygın tarihçilerdi.

Onlar İsa’dan gerçekten yaşamış biri olarak söz ettiler.

Roma İmparatoru Neron’un MS 64’te Roma’da çıkan yangından Hıristiyanları nasıl sorumlu tuttuğunu anlatan Tacitus şunları yazdı:

“Neron suçu, halkın Hıristiyanlar diye adlandırdığı ve iğrenç âdetlerinden dolayı nefret ettiği bir sınıfa yükleyerek, onlara en şiddetli işkenceleri çektirdi. [Hıristiyan] isminin türetildiği Hıristos [yani Mesih], Tiberius’un saltanatı sırasında valilerimizden biri olan Pontius Pilatus tarafından idam edildi.”

Birinci ve ikinci yüzyılda tarihçilerin İsa ve ilk Hıristiyanlara atfen yazdıkları hakkında Encyclopædia Britannica’nın 2002 baskısında şu sözler yer aldı:

“Bu bağımsız kayıtlar, eski zamanlarda Hıristiyanlığa karşı olanların bile, İsa’nın tarihsel bir kişi olduğundan asla kuşku duymadıklarını kanıtlar; bu konu, temelsiz gerekçelerle, ilk kez 18. yüzyıl sonunda, 19. yüzyıl boyunca ve 20. yüzyıl başlarında tartışma konusu yapıldı.”

2002’de The Wall Street Journal gazetesinin bir başmakalesinde şu sözlere yer verildi:

“Birkaç ateistin dışında bilginlerin çoğu Nasıralı İsa’yı tarihte yaşamış biri olarak çoktan kabul etmiştir.”


Yahudi tarihçi Flavios İosephos, İoudaike arkhaiologia (Yahudilerin Tarihi) adlı kitabında İsa Mesih’ten söz etti. İosephos’un, İsa’dan ilk kez Mesih olarak söz ettiği kısmı onun yazıp yazmadığı konusunda bazı şüpheler olsa da; Yeshiva Üniversitesi’nden Profesör Louis H. Feldman, Mesih’ten ikinci kez söz edilen kısmın güvenilirliğinden pek kuşku duyulmadığını söylüyor. İosephos o bölümde şöyle yazmıştı:


“[Başkâhin Ananus] Sanhedrin’deki hâkimleri topladı ve onların önüne Mesih denilen İsa’nın kardeşi olan Yakub adındaki adamı getirdi.” (Yahudilerin Tarihi, XX. cilt, 200) Evet, üyelerinden birçoğunun İsa’nın düşmanı olduğu açıkça söylenen bir mezhebin üyesi, yani bir Ferisi, “İsa’nın kardeşi Yakub’un” yaşamış olduğunu kabul etmişti
.
İsa’nın varlığının etkisi, takipçilerinin faaliyetlerinden de görülmüştür.

Resul Pavlus MS yaklaşık 59’da Roma’da hapsedildiğinde, Yahudilerin önde gelenleri ona şöyle demişti: “Her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.” (Resullerin İşleri 28:17-22, )

Onlar İsa’nın takipçilerini ‘bu mezhep’ olarak adlandırıyordu. Mademki İsa’nın takipçileri aleyhinde her yerde konuşuluyor ve karşı çıkılıyordu, o halde dindışı tarihçilerin de onlar hakkında yazmaları gerekmez miydi?

MS yaklaşık 55’te doğan ve dünyanın en büyük tarihçilerinden biri olduğu kabul edilen Tacitus, yazdığı Annales’da (Yıllıklar) İsa’nın takipçilerinden söz etti. Tacitus, Neron’un, MS 64’te Roma’da çıkan büyük yangında suçu İsa’nın takipçilerinin üzerine attığını belirten kaydında şunları yazdı:

“Neron suçu, halkın Hıristiyanlar diye adlandırdığı ve iğrenç âdetlerinden dolayı nefret ettiği bir sınıfa yükleyerek, onları en şiddetli cezalara çarptırdı. [Hıristiyan] isminin türetildiği Hıristos, Tiberius’un saltanatı sırasında valilerimizden biri olan Pontius Pilatus tarafından idam edildi.” Bu kayıtta yer alan ayrıntılar, Mukaddes Kitabın İsa hakkında verdiği bilgiye uymaktadır.

İsa’nın takipçilerinden söz eden başka bir yazar da, Bitinya valisi Genç Plinius’tu. O, MS yaklaşık 111’de İmparator Traianus’a İsa’nın takipçileriyle nasıl başa çıkacağını sormak üzere mektup yazdı. Plinius’un mektubunda İsa’nın takipçisi oldukları iddiasıyla haksız yere suçlanan kişilerin, İsa’nın takipçisi olmadıklarını göstermek için, tanrılara yapılan bir yakarışı tekrar edeceklerini ve Traianus’un heykeline tapınacaklarını yazdı. Plinius mektubunda şöyle devam etti:

“Hakiki Hıristiyanlara, bu hareketlerde bulunmaları için yapılan herhangi bir baskının işe yaramadığı söyleniyor.” Bu sözler, İsa’nın gerçekten yaşamış olduğunu ve takipçilerinin ona olan inançları uğruna hayatlarını feda etmeye hazır olduklarını doğruluyor.


The
Encyclopædia Britannica (2002 baskısı) ilk iki yüzyıldaki tarihçilerin İsa Mesih ve takipçileri hakkındaki sözlerini özetledikten sonra şu sonuca varıyor: “Bu bağımsız kayıtlar, eski zamanlarda Hıristiyanlığa karşı olanların bile, İsa’nın tarihsel bir kişi olduğundan asla kuşku duymadıklarını kanıtlar; bu konu, temelsiz gerekçelerle, ilk kez 18. yüzyıl sonunda, 19. yüzyıl boyunca ve 20. yüzyıl başlarında tartışma konusu yapıldı.”



AerA 15-07-2010 08:32

Sayın Hür Kuş ;

Verdiğiniz bilgiler ışığında sadece Hristiyan inancının tarihte var olduğunu görüyoruz.
İsanın değil. Hristiyanlık varsa İsa'da vardır demek mesnetsizdir.

saygılarımla.

AerA 15-07-2010 09:09

Alıntı:

hur-kus´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 319049)
İosephos (Josephus) ve Tacitus birinci yüzyılda yaşamış, Hıristiyan olmayan saygın tarihçilerdi.

Onlar İsa’dan gerçekten yaşamış biri olarak söz ettiler.

Roma İmparatoru Neron’un MS 64’te Roma’da çıkan yangından Hıristiyanları nasıl sorumlu tuttuğunu anlatan Tacitus şunları yazdı:

“Neron suçu, halkın Hıristiyanlar diye adlandırdığı ve iğrenç âdetlerinden dolayı nefret ettiği bir sınıfa yükleyerek, onlara en şiddetli işkenceleri çektirdi. [Hıristiyan] isminin türetildiği Hıristos [yani Mesih], Tiberius’un saltanatı sırasında valilerimizden biri olan Pontius Pilatus tarafından idam edildi.”



Tacitus'un yada tabiri caizse Cornelius'un bu kayıtlarında geçen Cristos kelimesi mesih demek değil vaftiz edilmiş demektir. Unutmayınız ki Yahudilerde vaftiz olurlar. İlginç bir şekilde her vaftiz olanı İsa Mesih yapma alışkanlığınız var gibi gibi.

Ayrıca bu Talcius neden Lazarus'un diriltilmesi, su üstünde yürümeler, bakireden doğanlar, çamur kuşlara üfleyip onu canlandırmalar, körleri iyileştirmelerden bahsetmezde sadece bir defa, evet sadece bir tek kelime olarak "cristos" der ve siz hemen bu vaftiz edilmişin İsa olduğunu düşünürsünüz?

AerA 15-07-2010 10:07

Eklemeden duramayacağım;

Tacitus'un Annal (15.44)
isimli eserinde geçen bu tek bir satır Fransa Ruhban Okulu R.T France tarafından bile kabul görmemektedir.
Ve yüzyıllardır kasten polarize edildiği bilinen Josephus metinleride hiç bir şeyi kanıtlayamamaktadır.

Hristiyanlık öncesi Roma imparatorluğunda Mısır Tanrısı Osiris'e verilen isim ne idi?"Chrestos"
, Yahudiler çalıp kendi Tanrılarını yapmaya çalışmadan çok öncede bu böyle idi.

Peki neden Suetoinus'un tarih kitaplarına bakılmaz;

Suetonius “Claudius’us Yaşamı” isimli eserinde İmparator Cladius’us, başlarında Chrestus’un olduğu isyancı Yahudileri Romadan sürdüğünü anlatmaktadır. İlginçtir ki Cladius’un imparatorluk zamanı 41-54 arasında iken İsa çoktan ölmüştü. O zaman kimdir bu Chrestus ve Talcius metinlerinde ismi geçince hemen İsa olarak lanse edilen kişi. Latincesinden aynen aktarıyorum;

Claudius Judaeos impulsore Chresto assidue tumultuantes Roma expulit. (Suetonius)

(Cladius, Chresto önderliğindeki Yahudileri Roma’dan sürdü)
Açıkca görülür ki Christo değil Chresto’dur. Aynen Talcius’un metinlerinde de yazdığı gibi.

Ya Josephus metinlerine ne demeli; İmparator Cladius’un arkadaşı olan Yahudi Kral 1. Herod Agrippa ,Josephus tarafından Chrestos olarak isimlendirilmemiş mi?

Kont Volney’in sözlerine dikkat çekelim ;

İsanın varolduğunu kanıtlayan Josephus’us (Antiq.Jud.lib.18, c.3) metinlerindeki bir pasaj ve Talcius’ un (Annal.lib.15, c.44) kitabındaki tek bir satır haricinde hiçbir şey yok gibi. Hatta Faustus demez mi ki “Dünya biliyor ki Gospel’ler İsa müritlerince, hiç görmedikleri biri hakkında yazılmıştır.”

Çarmıh Yolcusu 15-07-2010 10:22

Bak bakalım Mesihzamnında, Hristiyanlık diye bir şey varmıymış. İsa'nın yaşadığı ve öğretişlerini yaydığı dönemlerde asla "Hristiyan" ya da "Hristiyanlık" ve/veya "Hristiyanlar" diye bir tabir kullanılmamıştır. Çünkü Mesih'e atfedilern Hristiyanlık kelimesi sonradan Mesih inanlılarına atfedilmiştir. Bu yüzden evvela Hristiyanlığın kökenine bakmak,kelimenin nereden geldiğini iyi saptamak gerekir. Mesih'in Resulleride dahil olmak üzere hiçbirisi "biz hristiyanlar" v.b. gibi bir cümle kullnmamışlar, kendilerine "İsaMesih'in öğrencisi" ya da "İsa Mesihin elçisi" demişlerdir. Hristiyanlara atfedilen bu isim çok sonra var olmuştur.

AerA 15-07-2010 10:28

Alıntı:

Çarmıh Yolcusu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 319208)
Bak bakalım Mesihzamnında, Hristiyanlık diye bir şey varmıymış. İsa'nın yaşadığı ve öğretişlerini yaydığı dönemlerde asla "Hristiyan" ya da "Hristiyanlık" ve/veya "Hristiyanlar" diye bir tabir kullanılmamıştır. Çünkü Mesih'e atfedilern Hristiyanlık kelimesi sonradan Mesih inanlılarına atfedilmiştir. Bu yüzden evvela Hristiyanlığın kökenine bakmak,kelimenin nereden geldiğini iyi saptamak gerekir. Mesih'in Resulleride dahil olmak üzere hiçbirisi "biz hristiyanlar" v.b. gibi bir cümle kullnmamışlar, kendilerine "İsaMesih'in öğrencisi" ya da "İsa Mesihin elçisi" demişlerdir. Hristiyanlara atfedilen bu isim çok sonra var olmuştur.

Aynen dediğiniz gibi, işte bu yüzden "Chresto" asla İsa demek değil, Talcius'un bahsettiği "Chrestos" ise kimbilir kimdir. Belkide 1.Herod Agrippa'dır ne dersiniz? Tıpki Josephus'un yazdığı gibi.

Çarmıh Yolcusu 15-07-2010 10:32

Christmas ve Chrşisto kimbilir kime eğil. Başta Hristiyan keşlimesinin kökenine ve çıkışına bakmak gereklidir. Latince manası nedir bunlara bakarsanız Christos diyerek İsa'yı ve İsa'ya iman ederek vaftis olanları kast ettiğini göreceksiniz.

AerA 15-07-2010 10:42

Alıntı:

Çarmıh Yolcusu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 319211)
Christmas ve Chrşisto kimbilir kime eğil. Başta Hristiyan keşlimesinin kökenine ve çıkışına bakmak gereklidir. Latince manası nedir bunlara bakarsanız Christos diyerek İsa'yı ve İsa'ya iman ederek vaftis olanları kast ettiğini göreceksiniz.

Bu cümleyi kurarken bile, Hristiyan kavramının çok sonra oluştuğunu daha önce söyleyip eldeki "Chrestos"un İsa olduğunu nasıl söylersiniz? Tarihsel bir kaymaya sebebiyet verdiğinizi görmezmisiniz?

Kaldı ki Antik Mısır tanrısı Seraphim bile "Chrestos" olarak adlandırılmıyor mu Roma'da.

AerA 15-07-2010 10:45

Buda İsa kelimesini kökeni,

"Jes" Antik Mısır'da Güneş demek, sonrasında "Jessu" olarak morfolojik bir değişim geçirmiş.
Ellerinizde ise "Jesus" olmayı başarmış. Mısırın Güneş Kültünü ısıtıp ısıtıp önümüze koyanlar ahmakmı sanırlar bizi?

Çarmıh Yolcusu 15-07-2010 10:55

Senin mantığınla bakmak o kadar komik ki. Zaten İsa arapçadır. Nasıl ki Türkçede Tanrı deniliyor ama eski antlaşmada YHW derniliyorsa bunungibi bğir şey. Kalkıp kelimeleri yok şurda şu deniyormuşta şu yapmışsınız demek ancak cehalet körlüğüne delalettir.Güneş ise bundan dah iyi bir şey var mı? Mesih ne dedi? BEN DÜNYANIN IŞIĞIYIM" demedimi? Bu durumda İngilizce "jesus" denmesi de gayet normal değil mi? Kaldı ki, Jesus kutsal kitapta geçmez.

Çarmıh Yolcusu 15-07-2010 11:04

‘Tanrı bizimle’ anlamına gelen İMMANUEL olması gerektiğini yine Matta yazıyor. Çocuğa konan isim ise, ‘Rab kurtarır’ anlamında olan Yunanca ‘IESOUS’ ve bundan türetilmiş İngilizce kelime ise ‘JESUS’. İsa Mesih'in asıl adı Yahşuah'tır. "O (YHVH) bizimle" demektir. İsa Mesih ' in adı Yahşuah'tır ve ''O (YHVH) bizimle'' demektir.
İslam, Yahşuah'ın ismini değiştirmiştir, İsa arapçadır.
Ayrıca İncil'in ibranice aslı dediğiniz şey yoktur. Çünkü İncil ibranice değil Grekçe yazılmıştır.
Ve tarihsel olarak İncil'in değişmediği ispatlanmıştır.

AerA 15-07-2010 11:09

Alıntı:

Çarmıh Yolcusu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 319220)
Senin mantığınla bakmak o kadar komik ki. Zaten İsa arapçadır. Nasıl ki Türkçede Tanrı deniliyor ama eski antlaşmada YHW derniliyorsa bunungibi bğir şey. Kalkıp kelimeleri yok şurda şu deniyormuşta şu yapmışsınız demek ancak cehalet körlüğüne delalettir.Güneş ise bundan dah iyi bir şey var mı? Mesih ne dedi? BEN DÜNYANIN IŞIĞIYIM" demedimi? Bu durumda İngilizce "jesus" denmesi de gayet normal değil mi? Kaldı ki, Jesus kutsal kitapta geçmez.

İngilizce "jesus" mu? Bu kelime İngilizce mi?

Ayrıca nasıl bir insansınız ki İsanın varlığına delil diye ortaya attığınız bir paragraf ve bir satır, binlercesi tarafından yıkıldığında, bu seferde utanmadan bana "kelimeleri yok şurda şu deniyormuşta şu yapmışsınız demek ancak cehalet körlüğüne delalettir" diyebiliyorsunuz.

Kelime oyunlarıyla, İsanıza kanıt yaratmaya çalışırken yaptığınız, neyin körlüğü o zaman?

Çarmıh Yolcusu 15-07-2010 11:45

Ben kanıt yaratmaya çalışmıyorum. Sizin gibi körlerin bilakis gözünü açmaya çalışıyorum. Zira önemli olan, Kutsal Kitap da ne dediğidir. Yani İmmanuel en çok kullanılandır. Siz Jesus kelimesini yani ingilizce kelimeyi baz alarak konuşmanız son derece saçma sapan. İngilizce değil, Kitabın yazıldığı dile ve bakmak gerekir. Benim demek istediğim bu. Zira ben sana jesus'ın nereden türediğini hangi kelimeden ingilizceye türetildiğini yazdım. Yok güneşmiş bilmem ne imiş. Asıl grekçesinde ne yazıyor önemli olan bu.

AerA 15-07-2010 11:56

Alıntı:

Çarmıh Yolcusu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 319237)
Ben kanıt yaratmaya çalışmıyorum. Sizin gibi körlerin bilakis gözünü açmaya çalışıyorum. Zira önemli olan, Kutsal Kitap da ne dediğidir. Yani İmmanuel en çok kullanılandır. Siz Jesus kelimesini yani ingilizce kelimeyi baz alarak konuşmanız son derece saçma sapan. İngilizce değil, Kitabın yazıldığı dile ve bakmak gerekir. Benim demek istediğim bu. Zira ben sana jesus'ın nereden türediğini hangi kelimeden ingilizceye türetildiğini yazdım. Yok güneşmiş bilmem ne imiş. Asıl grekçesinde ne yazıyor önemli olan bu.


O zaman ben demez miyim bana bu Jesus, Immanuel "mesihinin" gerçekten yaşadığına dair tarihsel bir pasaj gösteriniz. Hadi ama gösteriniz. Dünyada türlü türlü hokus pokuslar (mucize) yapmış birinden niye kimse bahsetmez Gospellerin haricinde. Ve barizdir ki tek bahseden Gospel'ler olunca açıkca söylenebilir ki bu adam yaşamamıştır, çeşitli efsanelerin derlenmesinden ortaya çıkan ve umuda hasret beyinlere ticaret maksatlı sokulan bir hastalıktır.

Çarmıh Yolcusu 15-07-2010 12:12

Yazdıklarınıza gerçekten karnıma kramplar girecek derece gülüyorum. Mantığınız ancak ilk okul düzeyinde. Zira İsa'nın yaşadığı dönemi düşünüyorum ve sizin anlattıklarınızı düşününce ne kadar komik olduğunuz sonucu çıkıyor. Bana söyleyin. Eğer sizin dediğinize göre hokus pokuslar yapıyorsa bana cevap verin nasıl olurda bu nasıl bir göz yanıltma tekniğidir ki, su üzerinde yürüyebiliyor? Bana bunun cevabını verin. Nasıl olurda binlerce kişiye aynı anda görünebiliyor dirildikten sonra. Bravo. Bu kadarını zamanımızın en buyük ilizyonisti bile yapamaz ama Mesih yapmış değil mi? Tarihsel kanıt mı? Biraz at gözlüğünü kaldır ve bak. Sadece internete bağımlı kalma. Git bir kütüphaneye araştır. Ama malesef ortalık senin gibi "kuşkucu Tomas" ile doludur. Aslın da oda bir nevi senin dediklerin gibi şeyler söylemişti. Tomasgibi biri bile herkezin ortasında Mesih'in deşilmiş böğrüne elini soktuğunda RABBİM VE TANRIM diye secde etti? Tarihsel kanıt mı* Yine var. Eski ahite bak bir çok göreceksin.

AerA 15-07-2010 12:40

Alıntı:

Çarmıh Yolcusu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 319250)
Yazdıklarınıza gerçekten karnıma kramplar girecek derece gülüyorum. Mantığınız ancak ilk okul düzeyinde. Zira İsa'nın yaşadığı dönemi düşünüyorum ve sizin anlattıklarınızı düşününce ne kadar komik olduğunuz sonucu çıkıyor. Bana söyleyin. Eğer sizin dediğinize göre hokus pokuslar yapıyorsa bana cevap verin nasıl olurda bu nasıl bir göz yanıltma tekniğidir ki, su üzerinde yürüyebiliyor? Bana bunun cevabını verin. Nasıl olurda binlerce kişiye aynı anda görünebiliyor dirildikten sonra. Bravo. Bu kadarını zamanımızın en buyük ilizyonisti bile yapamaz ama Mesih yapmış değil mi? Tarihsel kanıt mı? Biraz at gözlüğünü kaldır ve bak. Sadece internete bağımlı kalma. Git bir kütüphaneye araştır. Ama malesef ortalık senin gibi "kuşkucu Tomas" ile doludur. Aslın da oda bir nevi senin dediklerin gibi şeyler söylemişti. Tomasgibi biri bile herkezin ortasında Mesih'in deşilmiş böğrüne elini soktuğunda RABBİM VE TANRIM diye secde etti? Tarihsel kanıt mı* Yine var. Eski ahite bak bir çok göreceksin.

Su üzerinde yürüdüğünü iddia eden yine sizsiniz ve iddianızı kanıt olarak sunma çabasındasınız. İsayı gördüm diyen binlerce kişinin doğru söylediği ne malum. İsayı her gördüm diyene bedavadan Azizlik veren bir zihniyet varsa herkes gördüm der tabiki. Git kütüphaneye araştır derken bu kütüphane kaynakları neden İsa nın varlığına delil olarak gösterilemiyor da sadece 1 paragraf ve başka bir kitabın tek satırı gösteriliyor.

Kuzum siz kendinizdemisiniz.

Çarmıh Yolcusu 15-07-2010 12:46

Evet. Binlerce kişi birden ağız birliği edip yalan söylüyor değil mi? Senin yaşın kaç kuzum? Kaldı ki, İsa Mesih inancında "azizlik" denilen bir mertebe yoktur. Bu tamamen Katoliklerin uydurduğu saçmalıktır. Tıpkı İslamcıların, "derviş" diye hitap edip, bilmem kim baba diye türbelere gittiği gibi, Katoliklerde "Azizlik" vasfı yüklemişlerdir. Bu tamamen Katolikliğin getirdiği şeydir. O dönemde zatenböyle vasıflar bile yoktu. İncil ve Hristiyanlık tarihini araştırın biraz daha. Bana Katolik söylemlerle gelmeyin. Zira bu şekildeki söylemleriniz, İslamcı söylemlerden öteye gitmiyor.

AerA 15-07-2010 12:50

Alıntı:

Çarmıh Yolcusu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 319265)
Evet. Binlerce kişi birden ağız birliği edip yalan söylüyor değil mi? Senin yaşın kaç kuzum? Kaldı ki, İsa Mesih inancında "azizlik" denilen bir mertebe yoktur. Bu tamamen Katoliklerin uydurduğu saçmalıktır. Tıpkı İslamcıların, "derviş" diye hitap edip, bilmem kim baba diye türbelere gittiği gibi, Katoliklerde "Azizlik" vasfı yüklemişlerdir. Bu tamamen Katolikliğin getirdiği şeydir. O dönemde zatenböyle vasıflar bile yoktu. İncil ve Hristiyanlık tarihini araştırın biraz daha. Bana Katolik söylemlerle gelmeyin. Zira bu şekildeki söylemleriniz, İslamcı söylemlerden öteye gitmiyor.

Sevgili dostum ;

"Gaita yiyin, milyonlarca sinek yanılmış olamaz" gibi bir fikirden yola çıkarak her İsayı gördüm diyene inanılmalı mı? Hepsi doğru söylüyor değil mi? her gördüm diyene itibar ediliyorsa herkes gördüm der tabii. Bundan kolay ne var ;

Bende İsayı gördüm ve anlatılanın aksine Tanrının yanında değil Luciferin yanında pis pis sırıtıyordu, anlaşılan size çok fena bir kazık atmış. :)

Çarmıh Yolcusu 15-07-2010 13:01

Peki sana soruyorum neden o zaman o binlerce kişi gördüm desin? Sebeb ne? Hangi amaca hizmet etmek için? Kaldı ki, görenlerin içinde sadece sıradan cahil insanlar yoktu. Yahudilik dini konusunda bilgili insanlardavardı. Mesihden ne çıkarları olabilecek ki gördüm desinler. Zaaten her konuştuğunda Ferisileri (Yahudi din bilgini) sinirden çıldırtan ve saçlarını başlarını yoldurtan bir adam için neden gördük desinler.Bana biraz daha mantıklı cevaplar var lütfen. Zira konuştukça batıyor ve kedinin yumakla oynarken yumağa dolanması misali yün yumağına dolanıyorsun. Bana cevap ver dostum. Kutsal Kitabı TAMAMEN okudun mu yoksa okumadın mı? Hristiyan teolojisi biliyor musun bilmiyor musun? Bunları bilmediğin halde işkembe-i kübradan konuşman son derece yersiz.

"Gaita yiyin, milyonlarca sinek yanılmış olamaz"

Komik. Zira bunu diyince İsa'nın bir sözü aklıma geldi. İsa der ki: İnsan'ın ağzından giren şey insanı kirletmez. Çünkü o bir şekilde dışarı atılır. İnsanı kirleten şey, kişinin yüreğinden çıkandır. Zira insan, yüreğinden taşanı söyler" demiştir.

AerA 15-07-2010 13:09

Alıntı:

Çarmıh Yolcusu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 319272)
Peki sana soruyorum neden o zaman o binlerce kişi gördüm desin? Sebeb ne? Hangi amaca hizmet etmek için? Kaldı ki, görenlerin içinde sadece sıradan cahil insanlar yoktu. Yahudilik dini konusunda bilgili insanlardavardı. Mesihden ne çıkarları olabilecek ki gördüm desinler. Zaaten her konuştuğunda Ferisileri (Yahudi din bilgini) sinirden çıldırtan ve saçlarını başlarını yoldurtan bir adam için neden gördük desinler.Bana biraz daha mantıklı cevaplar var lütfen. Zira konuştukça batıyor ve kedinin yumakla oynarken yumağa dolanması misali yün yumağına dolanıyorsun. Bana cevap ver dostum. Kutsal Kitabı TAMAMEN okudun mu yoksa okumadın mı? Hristiyan teolojisi biliyor musun bilmiyor musun? Bunları bilmediğin halde işkembe-i kübradan konuşman son derece yersiz.

"Gaita yiyin, milyonlarca sinek yanılmış olamaz"

Komik. Zira bunu diyince İsa'nın bir sözü aklıma geldi. İsa der ki: İnsan'ın ağzından giren şey insanı kirletmez. Çünkü o bir şekilde dışarı atılır. İnsanı kirleten şey, kişinin yüreğinden çıkandır. Zira insan, yüreğinden taşanı söyler" demiştir.

Asla varolmayan ve olmayacak tarihsel kanıtlara göre sözde İsa Yahudilerin baskısı sonucunda Roma İmparatorluğu sınırları içinde öldürüldü. Madem çoğunluk yalan söyleyemez o zaman yalancı sizlersiniz. Sahte mesihiniz ile Musa'nın öğretilerini yalanlıyor, ve gerçek Dini gölgeliyorsunuz. Oldumu, bak senin mantığın.

Konu başlığına bak, İsanın varolduğunun tarihsel kanıtları. Varmı o kanıtlar, yok! kim hakkında bahsedildiği bile açık değil. Gospeller iddia ediyor ve yine tek kanıt gösteriliyorsa ve bana sen Gospelleri okudun mu diye soruluyorsan "Evet okudum", ve hayatımın en boşa geçen zamanı idi.

özdekçi 15-07-2010 13:16

Ortaya konan belgeler ki çoğu kilisenin kaynaklarıdır güvenilmez, bir zamanlar acayip öğretileri olan yahudilere göre azgın sapkın romalılara göre anarşist ruhlu meczup bir başka çoğunluk içinde gnostik karizmatik bir adamdır. Bu tarihsel kişilik ile İncil'in İsa sı doğrulanamaz hele Tanrı İsa asla. Lütfen uyanın artık.

milomanara 15-07-2010 13:34

1.000.000 kişi Hindu gurusu Sathya Sai Baba'nın uçtuğuna yemin billah ediyor. İnanacak mısınız[1]?

Kumbh Mela denen Hindu hacı olma töreni Dünya'nın en büyük, hatta uzaydan bile görüldüğü iddia edilen insan toplanmalarıdır. 70 milyon insanın bir araya geldiği oluyor bu törenlerde. Toplu delilikte keramet olsaydı, herkes Hindu olmalıydı.


AerA 15-07-2010 14:30

Alıntı:

Çarmıh Yolcusu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 319298)
Kaldı ki sen hala benimk sorularıma ve daha önce iddia lara yanıt dahi verememiş iken geçiştirmişken ben şimdi senin neyine cevap vereyim ki

Konuyu nereden nereye getirdiniz bravo...

Sizin sorularınız ne olaki, İsanın su üstünde nasıl yürüdüğümü?

Cevap veriyorum : Bu sizin iddianız, yok öyle bir şey. Hatta İsa'da yok.
Cevap Bekliyorum : Kanıtla var olduğunu? Kendi iddianın haricinde İsa mesihin yaşadığına dair Dünya üzerinde bir kanıt göster. tekrar ediyorum, kendi iddianızın haricinde.

Çarmıh Yolcusu 17-07-2010 02:26

Alıntı:

AerA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 319301)
Konuyu nereden nereye getirdiniz bravo...

Sizin sorularınız ne olaki, İsanın su üstünde nasıl yürüdüğümü?

Cevap veriyorum : Bu sizin iddianız, yok öyle bir şey. Hatta İsa'da yok.
Cevap Bekliyorum : Kanıtla var olduğunu? Kendi iddianın haricinde İsa mesihin yaşadığına dair Dünya üzerinde bir kanıt göster. tekrar ediyorum, kendi iddianızın haricinde.


Senin mantığın, buzun eriyip, daha sonra buhar olmasına ve sonra "buz nerede yok." demek gibi bir şey. Ayrıca, "İsa yaşamadı, öyle biri yok" diyen ve bu iddiayı ortaya atan sesnsin ve evvela bu iddiayı ortaya atıyorsan eğer, iddianı destekleyecek, tez(ler) ileri sürmelisin fakat sen bunu yapmıyor sadece farazi konuşuyorsun. Sana daha önce defalarca yazdım fakat, hala daha inatçılığın ve kibirli oluşun sebebi ile anlamak istemiyorsun. Ben, kendi düşüncemi değil, bilimsel, tarihsel ve en önemlisi Kutsal Kitabın söylediklerini söylerim. Sen ise sadece mesnetsiz fikirlerinle karşıma geliyorsun.

AerA 17-07-2010 09:34

İddiamı destekleyecek tez mi arıyorsun?

Yaşadığına dair tek kanıt Pavlus'un yazıtları, ki kendisi Mesihi yaşarken görme şerefine hiç erişememiş kişidir. Ayrıca birde Talcis'un tek kelimesi vardır "Chrestos". Ki Pavlus "Chrestos" kelimesini yahudi Kral 1. Herod için kullanırdı.

Pavlus'u ele alalım. İsa tahminen 33 yılında öldükten sonra bir süreliğine unutulmuş olsa gerekki, Mark'ın İncili 70 yılından sonra yazılmıştır. Çünkü Büyük Yahudi Tapınağının yıkımı M.S. 70 yılında gerçekleşti ise ve Mark bunu incilinde dillendirdi ise Mark İncilini 70 yılından sonra yazmıştır diyebiliriz. Peki arada geçen (İsanın ölümü ve Mark incili) 40 yıldan fazla bir süre içinde İsayı tanımlar bir kişi görebilirmiyiz? Bu kişi Pavlus olup (Tarsuslu Saul), Şam yolunda İsa'yı gördüğünü beyan etmiştir. Fakat ilginç bir şekilde yer verdiği hikayesinde sadece Çarmıh, Gömülme ve Göğe uçmadan bahseder. Görmediği Çarmıh, Gömülme ve Göğe Uçma. Ayrıca İsa yakın bir zamanda yaşamış birisi idi ise bile kimse Pavlus'a bundan bahsetmedi çünkü Meryem, Yusuf, Betüllayim, Vaftizci Yahya, Herod konularını yazıtlarında atlamış...

Meryemi mi atlamış.....Şu Kutsal Bakireyi..?

Evet, evet.Aynen öyle...Hatta İsanın mucizelerinden de haberi yoktu ki yazamadı. İsanın sözlerinden hiç birini alıntılamadı, Pontius Platus'tan, Kuduse girişten hiç bahsetmedi. Pavlusun tek bildiği "Çarmıh-Ölüm-Diriliş" dir. Tıpkı yaklaşık aynı çağlarda ve öncesinde yaşamış diğer kurtarıcı figürlerinde (Dionisos, Mithra, Osiris v.b.) olduğu gibi.

Eğer İsa gerçekten yaşamışsa, rahip bile değildi. (Hebrews 8:4)
(Şimdi sen Hebrews'i de bilmezsin. Yeni Ahit, İbranilere mektuplar)

""Eğer İsa'nın cinsel birleşme olmaksızın yaratıldığını çarmıha gerildiğini, ölüp dirildiğini
ve cennete yükseldiğini söylersek Zeus'un oğulları hakkında inanılanlardan farklı ve yeni hiçbir şey söylememiş oluruz." St. Justin Martyr (Latin Iustinus Martyr yada Flavius Iustinus). Bu adamıda tanımıyorum deme lütfen.

Bilimsel verilerle İsa zaten yoktur, o Osiris'in, Mithra'nın, Krişna'nın, Dionisos'un v.b. aynı potada kaynatılarak ve fazladan hiç bir şey eklenmeden Nasıriye'de sadece zihinlerde var edilmesidir. Pavlusun hayal ürünüdür. Bilimsel olarak yaşadığına kanıt yoktur.

Tarihsel olarak Pavlus'sun metinleri ve bir "Chrestos" kelimesinin haricinde yaşadığını gösterir telil yoktur. Pavlusunda İsa'yı ne kadar tanıdığındanm bahsettim yukarıda.

Lütfen, yeter artık....

Gündelik Ekmeğimiz 17-07-2010 12:33

Bu soru sorulduğunda soran kişi genellikle “Yani, Kutsal Kitap’ın dışında demek istiyorum” gibi ifadeler ekliyor. Oysa İncil’in tarihsel kanıtlar için kaynak olamadığı düşüncesine katılmıyoruz. İncil’de İsa Mesih’le ilgili yüzlerce referans var. İncil’in ikinci yüzyılda, yani İsa’nın ölümünden yüzden fazla yıl sonra, yazıldığını iddia edenler var. Bu böyle olsa bile (kaldı ki, o düşünceyi zaten kesinlikle reddediyoruz), eski tarih kanıtları bağlamında, adı geçen olaylardan ikiyüz yıldan daha az bir zaman sonra kaleme alınan yazılar, son derece güvenilir kanıtlar sayılıyor. Üstelik, hristiyan olsunlar olmasınlar, bilim adamlarının büyük çoğunluğu, Pavlus’un mektupları (hiç değilse onların bazıları) birinci yüzyılının ortasında, yani İsa’nın ölümünden en fazla 40 yıl sonra, yazıldığını kabul ediyorlar. Eski el yazıları ölçüsünde bu, milattan sonra birinci yüzyılında İsrail’de İsa adında bir adamın yaşadığına dair, son derece güçlü bir kanıttır.

Dikkat edilmesi gereken başka bir nokta şudur: M.S. 70 yılında Romalılar, Kudüs kentini ve İsrail’in çoğunu işgal edip yok ettiler, nüfusunu da kılıçtan geçirdiler. Bütün kentler ateşe verilerek yerle bir edildi. Durum böyle iken, birçok tarihsel kanıtların da imha edildiğine şaşmamalıyız. Büyük olasılıkla İsa’nın yaşadığını kanıtlayabilen birçok göz şahitleri de öldürüldü. Bütün bunlar birinci el tanıklıkların az olmasına sebeptir.

İsa’nın hizmeti büyük ölçüde Roma Emperatorluğunun geri kalmış bir taşra bölgesinde bulunan önemsiz bir kasabaya sınırlı olduğunu da göz önünde bulundursak, Hristiyanlıkla ilgili olmayan kaynaklardan şaşılacak kadar çok bilgi alınılabilir. İsa hakkında en önemli tarihsel kaynakların arasında şunlar var:

Birinci yüzyılda yaşamış olan ve eski zamanlarının güvenilir tarihçilerinden sayılan Romalı Tasitus, yazılarında ‘batıl inançlarına’ sahip olan “Hristiyanlar”dan söz ediyor (adları da, asıl eski Yunanca bir söz olan ‘Hristos’un Latince hali ‘Hristus’tan gelmiştir). O Hristus’un da emperator Tiberyus’un zamanında valilik yapmış olan Pontuslu Pilatus’un altında acı cektiğini söylüyor. Emperator Hadrian’ın başsekreteri olan Suetonius, ‘Hrestus’ (ya da Hristus) adında bir adamın birinci yüzyılda yaşadığını yazdı (Annali 15,44).

En ünlü Yahudi tarihçi Flavyus Yosefus’tur. ‘Kronikler’ adlı eserinde Yakup’tan söz ederken, onun “Mesih denilen İsa’nın kardeşi” olduğunu söylüyor. Aynı eserde bulunan 18:3 numaralı paragraf uzun tartışmalara sebep olmuştur: “O zamanlarda İsa adında bilge bir adam vardı (ki, ona adam demek yerinde mi, değil mi bile tartışılıyor). Çünkü şaşılacak işleri yapan biriydi... Mesih oydu... Onlara üçüncü gün yeniden diri olarak göründü. Allahtan gelen peygamberler zaten onun hakkında bunu ve bunun gibi daha on binlerce şey önceden bildirmişlerdi”. Aynı paragrafın başka bir versiyonu şöyle: “O günlerde İsa adında bilge bir adam vardı. Davranışı çok güzeldi ve erdemli biri olarak tanındı. Yahudilerden ve başka milletlerden birçok kişi onun öğrencisi oldu. Pilatus onu çarmıhta öldürülmek üzere idam etti. Oysa müridleri onu izlemekten vazgeçmediler. Çarmıha gerilmesinden üç gün sonra kendilerine göründüğüne ve hayatta olduğunu anlattılar. Ona göre, belki de peygamberlerin mucizeler atfettiği Mesih oydu.”

Yulyus Afrikanus, İsa Mesih’in çarmıha gerilmesinde baş gösteren karanlığı tartışırken, tarihçi Tallus’tan alıntı yapıyor (‘Baki Yazılar’, 18).

Genç Plini, ‘Mektuplar’ adlı eserinde, paragraf 10:96, en eski Hristiyan tapınma uygulamalarından söz ediyor. Hristiyanların İsa’ya Tanrı olarak ibadet ettikleri ve ahlaka çok önem verdiklerini söylüyor; her hafta kutlanan yemek paylaşımı ve Rabbin Sofrası ayinine de değiniyor.

Yahudilerin önemli bir eseri olan Babil Talmudu, ‘Sanhedrin 43a’ numaralı makalesinde, İsa’nın Fısıh Bayramı’nın arifesinde çarmıhta öldürüldüğünü tasdik ediyor, İsa’nın düşmanları tarafından büyücülük yapmak ve Yahudileri dinlerinden döndürmekle suçlandığını da kaydediyor.

Samosatalı Luçyan ikinci yüzyılda yaşamış olan bir Grek yazardır. İsa’nın Hristiyanlar tarafından tapıldığını, yeni öğretiler yaydığını ve onların uğruna çarmıhta öldürüldüğünü kabul ediyor. İsa’nın öğretilerinin arasında imanlılarının birbirlerini kardeş saymaları ve tövbe edip bütün başka tanrıları reddetmenin önemi de yer alıyor. Hristiyanların İsa’nın geri braktığı yasalarına uygun yaşadıklarını, kendilerini ölümsüz saydıklarını söylüyor. Ölümden korkmamak, gönüllü fedakar olmak ve maddi şeylerden feragat etmek özyapılarında bulunduğunu da vurguluyor.

Mara Bar-Serapyon, İsa’nın bilge ve erdemli bir adam olarak tanındığı, birçokları tarafından İsrail’in kralı sayıldığı, Yahudiler tarafından öldürüldüğü ve müritlerinin öğretilerinde yaşamakta olduğunu tasdik ediyor.

Sonra, Gnostik yazarların tüm eserleri de mevcuttur: ‘Hakikat İncili’, ‘Yuhanna Apokrifi’, ‘Tomas İncili’, ‘Diriliş hakkında İnceleme’ v.s. Bunların hepsi de İsa’dan söz ediyorlar.

Hatta, İncil’in özü olan İsa’nın müjdesi, hristiyan olmayan erken kaynaklardan adeta yeniden oluşturulabilir: İsa’ya Mesih denildi (Yosefus), İsa “büyücülük” (= mucize) yaptı, İsrail halkına yeni öğretiler sundu, onların yüzünden Yahudiye ilinde (Tasıtus) Fısıh Bayramında idam edildi (Babil Talmudu), fakat Tanrı olduğunu ve tekrar döneceğini iddia etti (Eliezar). Öğrencileri buna iman edip ona Tanrı olarak taptılar (Genç Plini).

Sonuç olarak, hem hristiyan hem de hristiyan olmayan kaynaklara bakarak, İsa Mesih’in yaşadığına dair kesin kanıtlar bulunduğu kanısındayız. Milattan sonra birinci yüzyılda, İsa’nın 12 havarisi dahil, binlerce hristiyanların hayatlarını seve seve feda edip öldürülmeye razı geldiler. İsa Mesih’in gerçekten yaşamış olduğuna en büyük delil, belki de budur. Kişi gerçek saydığı bir şey için ölebilir, ama kimse bir şeyin yalan olduğunu bilerek onun uğruna ölmez.

AerA 17-07-2010 12:51

Alıntı:

Gündelik Ekmeğimiz´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 319755)
İsa hakkında en önemli tarihsel kaynakların arasında şunlar var:

Birinci yüzyılda yaşamış olan ve eski zamanlarının güvenilir tarihçilerinden sayılan Romalı Tasitus, yazılarında ‘batıl inançlarına’ sahip olan “Hristiyanlar”dan söz ediyor (adları da, asıl eski Yunanca bir söz olan ‘Hristos’un Latince hali ‘Hristus’tan gelmiştir). O Hristus’un da emperator Tiberyus’un zamanında valilik yapmış olan Pontuslu Pilatus’un altında acı cektiğini söylüyor. Emperator Hadrian’ın başsekreteri olan Suetonius, ‘Hrestus’ (ya da Hristus) adında bir adamın birinci yüzyılda yaşadığını yazdı (Annali 15,44).

En ünlü Yahudi tarihçi Flavyus Yosefus’tur..........

Konuya nüfuz etmenizden memnun olsamda Suetonius metinleri hususnda hatalarınız var gibi.

Suetonius “Claudius’us Yaşamı” isimli eserinde İmparator Cladius’us, başlarında Chrestus’un olduğu isyancı Yahudileri Romadan sürdüğünü anlatmaktadır. İlginçtir ki Cladius’un imparatorluk zamanı 41-54 arasında iken İsa çoktan ölmüştü. O zaman kimdir bu Chrestus ve Talcius metinlerinde ismi geçince hemen İsa olarak lanse edilen kişi. Latincesinden aynen aktarıyorum;

Claudius Judaeos impulsore Chresto assidue tumultuantes Roma expulit. (Suetonius)

(Cladius, Chresto önderliğindeki Yahudileri Roma’dan sürdü)

Eğer sürülen Yahudilerin başında Chresto varsa bu Chresto'nun İsa olmasına imkan yoktur. Aynı Chresto, Talcius ve Josephus metinlerindede geçer ve
İmparator Cladius’un arkadaşı olan Yahudi Kral 1. Herod Agrippa ,Josephus tarafından Chrestos olarak isimlendirilmemiş midir?

Eklemeden duramayacağım;

Tacitus'un Annal (15.44)
isimli eserinde geçen bu tek bir satır Fransa Ruhban Okulu R.T France tarafından bile kabul görmemektedir.

Ve yüzyıllardır kasten polarize edildiği bilinen Josephus metinleride hiç bir şeyi kanıtlayamamaktadır.

Hristiyanlık öncesi Roma imparatorluğunda Mısır Tanrısı Osiris'e verilen isim ne idi? "Chrestos"



Gündelik Ekmeğimiz 17-07-2010 13:41

Siz ateister metinleri bölmeyi parçalamyı işinize geldiği gibi yorumlamayı ne kadar çok seviyorsunuz. Hala daha aynısınız. Kabul görmemektedir demenize rağmen bir argüman sunamamktasınız. Bu bir ikincisi; Dikkat edilmesi gereken başka bir nokta şudur: M.S. 70 yılında Romalılar, Kudüs kentini ve İsrail’in çoğunu işgal edip yok ettiler, nüfusunu da kılıçtan geçirdiler. Bütün kentler ateşe verilerek yerle bir edildi. Durum böyle iken, birçok tarihsel kanıtların da imha edildiğine şaşmamalıyız. Büyük olasılıkla İsa’nın yaşadığını kanıtlayabilen birçok göz şahitleri de öldürüldü. Bütün bunlar birinci el tanıklıkların az olmasına sebeptir.

En ünlü Yahudi tarihçi Flavyus Yosefus’tur. ‘Kronikler’ adlı eserinde Yakup’tan söz ederken, onun “Mesih denilen İsa’nın kardeşi” olduğunu söylüyor. Aynı eserde bulunan 18:3 numaralı paragraf uzun tartışmalara sebep olmuştur: “O zamanlarda İsa adında bilge bir adam vardı (ki, ona adam demek yerinde mi, değil mi bile tartışılıyor). Çünkü şaşılacak işleri yapan biriydi... Mesih oydu... Onlara üçüncü gün yeniden diri olarak göründü. Allahtan gelen peygamberler zaten onun hakkında bunu ve bunun gibi daha on binlerce şey önceden bildirmişlerdi”. Aynı paragrafın başka bir versiyonu şöyle: “O günlerde İsa adında bilge bir adam vardı. Davranışı çok güzeldi ve erdemli biri olarak tanındı. Yahudilerden ve başka milletlerden birçok kişi onun öğrencisi oldu. Pilatus onu çarmıhta öldürülmek üzere idam etti. Oysa müridleri onu izlemekten vazgeçmediler. Çarmıha gerilmesinden üç gün sonra kendilerine göründüğüne ve hayatta olduğunu anlattılar. Ona göre, belki de peygamberlerin mucizeler atfettiği Mesih oydu.”

Daha bunun gibi bir çokları var iken, sizin dahi içeriğini bilmediğiniz halde hala daha yazmaz dediğinizkitap da bile açıkça yazmaktadır.

Ayrıca James Montgomery Boice'nin yazmış olduğu "Hristiyanlığın Temelleri" adlı kitabının, "İsa Mesih, Tarihin Odak Noktası" adlı bölümde şunlra değinmiştir. CHRIST AND TIME (İsa Mesih ve Zaman) adlı oldukça etki yaratmış kitabın yazarı, Basel Üniversitesi Yeni Antlaşma ve Erken Dönem Hristiyanlığı profesörü Oscar Cullman şu konuya dikkat çekmiştir: Batı dünyasının zaman hesaplaması belli bir başlangıç noktasını ve ileri doğru akışı değil belli bir merkez noktayı ve bu noktadan ileriye ve geriye doğru akışı çermektedir. Yahudi takvimi bir noktadan başlar ve ileriye doğru hareket eder. Batı dünyası ise, Nasırali İsa'nın doğumu ile takvimlerinde belli bir nokta belirlemişlerdir. Bu sistem birden bire var olmamıştır. İsa Mesih'in doğumundan ileriye doğru sayımlandırma sistemini bizlere M.S. 525 senesinde tanıştıran Katolik Başrahip Dionysius Exiguus olmuştur. Önemli olan, bu takvimin ne zaman başladığı değil, bu sistemin tanıklığı ile her hristiyanın yüreğinde, İsa Mesih'in tarihin odak noktası olduğu bilincini pekiştirmektir.

Seküler bir tarihçi, İsa Mesih'in gelişinin, daha sonraki tarih üzerindeki devasal etrkisinden dolayı çok önemli bir olay olduğunun yargısına varabilir.Ancak Hristiyan kanati, zamanın bölünmesi ile ilgili olayı n çok daha ötesine dayanmaktadır.Cullman'ın dediği gibi, "Modern bir tarihçi zor da olsa, İsa Mesih'in tarihsel açıdan ıspatlanmış olan yaşamının, tarih için bir dönüm noktası olarak kabul edebilir. Sana tavsiyem bu adını verdiğim "Hristiyanlığın Temelleri" adlı kitabı bul. Orada çok detaylı bir şekilde anlatıyor. Daha yazardım da o kitapdan üşeniyorum bu sıcakta.

AerA 17-07-2010 14:24

Sayın Gündelik Ekmeğimiz ;

Clementia in falsus.

(Google'da aramayın bulamazsınız.)

Saygılar

özdekçi 17-07-2010 15:07

Tarihsel olan kişinin İncil'in İsa sı olup olmadığı hala muammadır fakat bundan daha önemli olan şudur.

İsevi inancının kilit noktası diriliştir. Bu konuda Pavlus bile dikkat çeker ve derki "eğer Mesih dirilmemişse inancımız boştur"

Hadi İncil dışı belgelerle İsa diye birisinin yaşadığını kabul ettik fakat en önemli konu diriliş konusunda tanıklık edecek İncil dışı tek dayanak yoktur.

Sonuçta İsa diye bir adamın yaşadığı bir şeyleri kurtarmıyor. Onun dirildiği ve göğe çıkışınada İncil dışında tanıklar lazım.

Bu adam Roma egemenliğindeki topraklarda yaşıyor ve Romalılar tarafından haçlanıyor fakat sonra bu adam neredeyse tarih sahnesinden siliniyor.
Romada, Romalılar tarafından öldürülen ünlü biri dirilecek ortalıkta gezecek fakat bundan Roma tarihi ve Yahudi tarihi tek laf etmeyecek. Yapmayın yapmayın...

Sonuç, İsa hiç bir zaman dirilmedi ve dolayısıyla boş bir inanç içindesiniz.

Gündelik Ekmeğimiz 17-07-2010 15:26

agnostik o dönemde yaşayan yahudi felsefeci ve dinbilginlerinin araştırmalarını ve yazdıklarını oku oldu mu? Hala daha kalkıp MAYMUNDAN GELDİK komedisine inanıyorsanız bırakın biz boş inanç içinde olalım siz de hayvanat bahçelerinde sirklerde eğlence unsuru olun. Araştırmayı bilmeyen iddialara cevabıda böyle saçma oluyor.İsa döneminde yşamış bir çok ateist felsefeci var bunların kayıtları hala mevcut iken bunu iddia etmeniz olaylara at gözlüğü ile yaklaştığınızı gösterir.

milomanara 17-07-2010 15:54

Alıntı:

Gündelik Ekmeğimiz´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 319790)
Hala daha kalkıp MAYMUNDAN GELDİK komedisine inanıyorsanız

MAYMUNDAN GELDİK komedisi dediğin, zamanında dünyanın yuvarlak olduğunu kabul etmeyen yobazların güncel versiyonları dışında kabul görmüş bir gerçektir.

özdekçi 17-07-2010 16:06

Alıntı:

Gündelik Ekmeğimiz´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 319790)
agnostik o dönemde yaşayan yahudi felsefeci ve dinbilginlerinin araştırmalarını ve yazdıklarını oku oldu mu? Hala daha kalkıp MAYMUNDAN GELDİK komedisine inanıyorsanız bırakın biz boş inanç içinde olalım siz de hayvanat bahçelerinde sirklerde eğlence unsuru olun. Araştırmayı bilmeyen iddialara cevabıda böyle saçma oluyor.İsa döneminde yşamış bir çok ateist felsefeci var bunların kayıtları hala mevcut iken bunu iddia etmeniz olaylara at gözlüğü ile yaklaştığınızı gösterir.

Bana özelden attığınız mesajıda buraya kolayımda kutsal ruh'un nelere kadir olduğunu herkes görsün sonra cevap yazalım.


"Hadi biz boş inanç içindeyiz de siz ne içindesiniz? Ben hayret ediyorum hayvanat bahçesine gidip, maymunlrın olduğu kafesin karşısına geçip hayran hayran "bu benim atam soyum" diye mi bakıyorsunuz. Yoksa bizim yaptığımız gibi, fındık, fıstık kuruyemiş miatıyorsunuz. Eğer öyle ise atanıza hakaret etmiş olmuyor musunuz?"

Kaç defa yazıldı çizildi fakat sizler okumuyorsunuz. Evrim yada ilgili teoriler maymunlardan türediğimizi söylemez ve atalarımız maymunlarda değildir.
Evrim bu grup ile ortak bir ataya sahip olduğumuz ile ilgili konuşur.

Ben size sorarım, insan soyu ile ilgili Adem Havva gibi mitolojik bir hikayemi daha inanılır yoksa bilimin ortaya koyduğu somut gerçekleremi.

Hadi teori filan diyelim, yahu inandığınız kitap düyanın 6 günde yaratıldığını söylüyor. Kozmolojik ve biyolojik evrim ise reddedilemeyecek kadar gün ışığına çıktı. Yapmayın.

Eski bir çok yazıtta görüldüki Musa yada kim yazdıysa (Ezra büyük ihtimal) efsaneleri oradan buradan almış ve bir amaca göre dizayn etmiş.

Bakın Tanrının varlığını tartışmıyorum ben zaten bir bilinmezciyim fakat dinler uydurmadır diyorum, kültürdür diyorum. İnsan zihninin derinliğinin ürünüdür diyorum. Belki gerekliydi belki bazıları için hala gerekli. Çünkü bazıları hala niye varım nereye gideceğimin cevabını bulamamış durumda.

Oysa cevapları bu dünyada ve algı sınırlarımız içinde aramak varken niye algımız dışında olana yöneliyoruz. En azından önce cevapları bu dünyada bu dünyanın elemanları ile araştırında sonra fizik ötesine yönelin.

Sanrılar, yanılsamalar zihin öyle çok gerçek dışı şey üretebiliyorki bunları modern tıp zaten açıkladı ve onayladı. Nasıl olurda bir iki yaşayıp yaşamadığı bile belli olmayan adamın zihinsen faaliyetinin ürünlerine kutsal diye inanırsınız.

Gündelik Ekmeğimiz 17-07-2010 16:17

Bakın evet dinler uydurmadır ama HRİSTİYANLIK değil. Kaldı ki sen hala daha var olan bir vrlığın olup oolmaması konusunda debelenip dur oldu mu? Nerde o ortak atanız<? Maymunlarla ortak atanız nerede? Sonuçta maymunlarla benzeyen yönleriniz var öyle mi? Buna göre bu sonuç çıkıyor da.

Eski bir çok yazıtta görüldüki Musa yada kim yazdıysa (Ezra büyük ihtimal) efsaneleri oradan buradan almış ve bir amaca göre dizayn etmiş. KESİN BELGELERLE KANIT SUN OLDU MU*

eVET SEN DE ONLARDAN BİRİSİN. hATTA SENİN DURUMUN DAHA VAHYİM . Ama ben nereden gelip nereye gideceğimi Hamdolsun ki bilmekteyim. Sizin gibi "bindik bir elamete gidiyoruz kıyamete" hesabı bu hayatta yaşamıyorum.

AerA 17-07-2010 16:33

Alıntı:

Gündelik Ekmeğimiz´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 319803)
Eski bir çok yazıtta görüldüki Musa yada kim yazdıysa (Ezra büyük ihtimal) efsaneleri oradan buradan almış ve bir amaca göre dizayn etmiş. KESİN BELGELERLE KANIT SUN OLDU MU*

Sayın Gündelik Ekmeğimiz ;

Anubis'in ölüler kitabı uyar mı?

İngilizcesini anlarsanız eğer bu yazıtların İngilizce çevirisini Amazon.com dan bile alırsınız. Yok anlamam derseniz Türkçe çevirileride var. 10 emir için ilham kaynağı olduğu çok açık gibi.

Burada bahsedilen 42 günah ve bu günahlara ait suçsuzluk açıklamalarının (Örn. Hırsızlık yapmadım, cinayet işlemedim vb.), Musanın 10 Emri için temel oluşturduğu öne sürülmektedir. ne dersiniz?



Tartışmak lazım bunları, saygı çerçevesinde.


Esen Kalınız.

özdekçi 17-07-2010 16:35

Yahu belge her yerde, bütün İncil mitleri çok daha eski metin ve yazıtlarda topraktan fışkırıyor. Atın gözlükleride araştırın burada size hangisini copy/paste edeyim. Alamet kıyamet olayı ise sizinle alakalı sanırım. 2bin senedir bir tanrı-adam bekliyorsunuz ve hala gelemedi bir türlü.

İnsanları çok seven ve bunun için insan olan ve acı çekip kendini öldüren bir tanrı senaryosu ne kadar akla yakın. Hiçmi düşünmezsiniz. Düşüncede ne kadar şüphesizsiniz? kendi kendinize kaldığınızda da içiniz çok rahatmı?

Gündelik Ekmeğimiz 17-07-2010 16:49

Hamdolsun ki çok rahat. Öylesine rahat ki. Evet ben o sizin tabirinizle "Tanrı - adamé dediğiniz varlığa iman ettim. Bilirsin. Ömer Sefettin'in güzel bir hikayesi vardır. Aslında bu, küçük Ömer'in hayatından bir kesittir. Ömer ve kankardeşi okula gidip gelirken dönüşlerinde karşılarına kuduz bir köpek çıkar. Köpek saldırdı saldıracak. Köpek tam saldıracağı esnada, Ömer'in kankardeşi Ömeri koruyacağım diye önüne geçer ve köpek Ömer yerine kankardeşini ısrır. Tabi bir süre sonra Ömer'in kankardeşi ölür. Kıssadan hisse. Bir insanın kankardeşi için ölüme göze alması bile takdire şayan iken, bir varlığın binlerce yıl önce bütün insanlık için, hiç tanımadığı insanlar için, tamamen sevgisi uğruna canını feda etmesi kadar harika bir şey olabilir mi? Ayrıca Tomas da sizin gibiydi. Ne demişti? "Yaralarına dokunmadan, elimi böğrüne sokmadan asla inanmam" demişti. Sonra ne oldu? İsa Mesih, bir sürü kişinin ortasına geldi oturdu ve Tomasa, "elini ver, böğrüme koy" dedi ve Tomas da bunu yaptı. Sonra Tomas RABBİM ve TANRIM diyeek secde etti Mesih'e ve Mesih de dedi ki: "Beni gördüğün için mi iman ediyorsun? Oysa beni görmeden bana iman edenlere ne mutlu" demiştir. Sizinkisi de bunun gibi. İncil de Yüce Tanrı boşuna yazmamış "Duyacak duyacak, ama hiç anlamayacaksınız. Bakacak bakacak, ama hiç görmeyceksiniz! Çünkü bu halkın yüreği duygusuzlaştı, Kulakları ağırlaştı. Gözlerini kapadılar. Öyle ki, gözleri görmesin, Kulakları duymasın, yürekleri anlamasın Ve bana dönmesinler. Dönselerdi, onları iyileştirirdim" demiştir. Sizin durumunuzu öyle güzel anlatıyor ki.

özdekçi 17-07-2010 17:34

Kitabı Mukaddes'i Kim Yazdı?
Who Wrote The Bible?

Richard Elliott Friedman

İncil'in nasıl ve kimlerce ne zaman yazıldığı ile ilgili güzel bir araştırma.
Merak eden okusun.

Gündelik Ekmeğimiz 17-07-2010 17:45

Bu adamın öne sürdüğü tezleri defalarca çürütüldü. Hala daha kalkıp yazdığı kitap hakkında ahkamlar kesiyorsunuz. İnsanda yürek yoksa tutunabileceği çürük dalları işte böyle buluyor. Öne sürülmektedir derseniz olmaz. Kesin olmayan argümanları bana karşı savunmayınız. Siz bu kitabı okudunuz mu? Belli ki okumamışsınız. AreA sen git kahvehanede okey oyna bablık. Yada git cami avlusunda yaşıtşlarınla konuş.

AerA 17-07-2010 17:55

Alıntı:

Gündelik Ekmeğimiz´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 319823)
AreA sen git kahvehanede okey oyna babalık. Yada git cami avlusunda yaşıtlarınla konuş.

Sayın Gündelik Ekmeğimiz ;

Kitap canınızı sıkmış olabilir. Şu Anubis hikayesi. (İstersen Mithra, Krishna, Osiris, Dionisos...... İsanın çalıntı olabilecek hikayesine kaynaklık yapanlarda var.) "Ortada kesinleşmemiş birşeyler var, tartışılmalı" diyorum siz bana "babalık" diyorsunuz.

Cidden ya çok ABD filmi izliyorsunuz yada psiko-sosyal problemlerinizi ancak klavye başında insanlara hakaret ederek çözümleyebilecek kadar cesaretiniz var.

Esen kalınız, SAYGIDA KALINIZ.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:57 .