Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Felsefik Tartışmalar (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=148)
-   -   Bilimselligin, Ontolojik "Cikmazi (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=22150)

evrensel-insan 03-11-2010 03:51

Bilimselligin, Ontolojik "Cikmazi
 
Saygideger arkadaslar;

Bilinen, algilanan ve kabullenilen temelinde, notr algi ve disaridan bakis acisinin, epistemolojik gercekliginin gozlemi temelinde, ontolojinin altili ideolojisinin de bilimsel "cikmazi" vardir.

Bu cikmazlar.

Mustakil var olan varlik temelinde;

Idealizm-Dusunceyi one cikarir, fakat dusunceyi gozlem, yanlislanabilirlik, test edilebilirlik ve degiskenlik yerine akila, algiya tasir, insanoglunu gale almaz ve sabit, kalici, degismez inanca yonelir. Gercek varlik paraleli ozneldir.

Materyalizm-Maddeyi one cikarir, Dusunceyi maddeye baglar, fakat insanoglunun algi yonunu ve kendisini gale almaz, gozlem, yanlislanabilirlik ve test edilebilirlik yerine, aklin doyurucu, tatmin edici, dogrulayici yanini one cikararak ispatci, kesinlikci, mutlak v.s. yanasir. Gercek varlik paraleli nesneldir.

Pozitivizm-soyutlamayi one cikarir, maddeyi de dusunceyi de gale almaz, algiyi pozitif olarak ele alir, insanoglunu bir arac olarak gorur, gozlem, yanlislanabilirlik ve test edilebilirligi gale almaz. Gercek varlik paraleli isimciliktir.

Halbuki epistemoloji, bilimsel olarak fenomeni, yani gozlemlenebileni one cikarir ve bunun test edilebilirligini ve yanlislanabilirligini ortaya koyar. Ne sabit, kalici, degismez, ne kesinlikci, mutlak tir. Seyin ontoloji gibi ne oldugunu ortaya koymaz, sadece ortada olani gozlemler ve bilgi turetir. Soyutlamasi, bilimdir, soyutu teori, formul, tez, hipotez v.s. dir ve somutu da, gozlemdir. Metodu ise, test edilebilirlik ve yanlislanabilirliktir. Bu temelde de, surekli suregelen bir surec olarak bilgi turetir. Fenomen olarak, madde gozlemi, dusunce olarak teorisi, pozitiflik olarak ta soyutlamasi vardir. Ayrica, ontolojinin akilci temeli yerine, epistemolojinin deneyci temelini kullanir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

spartacus 03-11-2010 13:39

Sevgili Evrensel

tanımlarınız yine hep aynı, yanlış, sabit ve cevap vermek için dahi en azından benim 40 kez düşündüğüm, sabit çıkmazlarınızı içeriyor, ilgi göstersem nasıl olur göstermesem nasıl olur, sabit fikirli ve ölçütü uyumsuz bu tanımlarınız beni geriye çekiyor. Söylediklerim neden anlaşılmıyor veya ilgi görmüyor gibi söylemleriniz varsa da; tanımlar ve söyleylerinizin gerçeği yansıtmadığı gerçeği ve birde sabitfikirli ve dayatımsal tekrarlarınızdan kaynaklı bu paragrafımı dikkate alırsınız diye düşünüyorum...

İdealizm bildiğimiz algıya dayanmaz, idealist algı alınan değil üretilen algıya dayanır. Bu algı özneldir dolayısıyla düşünce de üretilir, tersidir, idealist metoda göre algılar nesnelerden hareketle bize değil, bizden(ama düşüncelerden, nesnel değil) hareketle nesnelere doğrudur, alınmazlarverilirler!.

Materyalizm ise epistemolojiye sıraladıklarının ölçütsel koyduğun şeylerin tümünü kapsar, zaten materyalizmin metodudur onlar felsefe değil!, karşı karşıya getiremezsiniz, birisi felsefe, bilgiyi aramak, diğeri ise ona ulaşmakdaki yoldur, beraberlerdir karşı, karşıya ve ayrı değil.

Materyalizm de gözlemlenebilenin algısı ve bilgisi değişkendir ve bu değişkenlik koşullara dayanır. Gözlemlenendeki değişkenliği ifade edip değişkenliği gözlemlemeyi epistemolojik olarak koyuyorsanızda materyalizm daha ileri düzeyde algının yolunu açarak değişimi koşullayan faktörlere de girer ve değişimin bu faktörlere bağlı olduğunu ifade eder. Eksik bıraktığınız nokta burasıdır, bir şeyin değiştiğini söylemek farklı, bu değişimi bilince etmek farklı bir şeydir.

Materyalizmin metodu diyalektik, yolu bilim, bilimde materyalisttir. Örneğin hiç bir materyalist veri mutlaklık içermez ancak ölçülebilirlik açısından bilimsel değerler verilir, ölçüler oluşturulur ve oluşturulan ölçülerde zaten baştan belirleyen bir değerin varsayıldığı üstüne basa basa belirtilir. Bu öznel bir durumdur ve burada ölçüt kıyastır, bu felsefeden ziyade insan için anlam verebilme ve anlamlandırma açısından geçerlidir, tekniktir. Yine bu insan hayatının koşullarına ve gözlemlenenin ve gözlemleyenin koşullarıyla ölçeklenen koşuta bağlıdır ve bu koşullar öznel ve nesneldir, sabit değildir. Örneğin materyalizm suyun 100 derecede kaynadığını değil, suyun kaynama derecesinin değişkenliğini belirleyenin koşullar olduğunu bu koşulların öznel ve nesnel, ve bunların yanında da nicelik ve nitelik olduğunu dile getirir. örneğin bir deniz suyu ile içme suyu aynı derecede kaynama noktasına erişmezler, ki bunu da özellikle dile getirir. Belirleyici ölçüt koşullardır ve koşullar hem değişkendir hemde uzay-mekan çerçevesinde(nesnel) özellikler taşır. Bir suyun kaynaması dahi bu derece önemle ele alınırken hatta, nitel değişimler bir yana, nicel birikimleri(örneğin suyun ısıyı tutması ve ısı birikmi niceldir) dahi gözlemleyip ifade eden materyalizmi, gözleme dayanmaz, akılcı ve düşünceye, tatmine dayanır gibi kaba ölçütler ile tanımlamak ciddi anlamda materyalizm hakkında bilgi sahibi olmamak ile mümkün ya da eşdeğerdir. peki bilgisinde olmadığınız bir şeyi neye, nasıl, hangi sorumluluğa dayanarak tanımlayabiliyorsunuz, şablonlayıp, idealist düşüncelere angaje edebiliyorsunuz? Yine bu da bilinçsiz ve düşüncelere(ideoloji) bağlı kalmakla yada az çok bilinen idealizmi, materyalizm sanmakla ifade edilebilir.

Örneğin yer çekimi dünya için geçerlidir, bu ölçümlenip ifade edildiğinde mutlak olarak sunulmaz, bu, bu ve bu koşullarda diye üstüne basa basa ifade edilir. örneğin öznel koşullar bir maddenin yoğunluğu, içeriğindeki bileşimler, özelliği vs iken nesnel koşullar atmosferik vb koşullardır. örneğin deniz seviyesine bağlı her türlü rakamsal değişim her şeyi etkiler bu nesnel koşuldur. örneğin bir demirin paslanması süreci yine koşullara bağlıdır ve gözlemci açısından mutlak bilgiyi oluşturmaz. Çünkü mutlak olabilecek şey düşüncelerdir, bilgi ise mutlaklık içermez ve materyalizmin temel kaynağı bilgi dir... Bilimde ise teknik ve kıyaslanabilirlik açısından ölçekler oluşturulur bu felsefik değil tekniktir.

Antik çağın materyalist filozofu Heraklitos, bu nedenle "aynı nehirde iki kez yıkanamazsınız" demiştir. materyalizme göre hareket işte böylesine bir şeydir ve durağanlık, sabitlik, mutlaklık gibi bilip yaptığınız tanımlar materyalizm hakkında bilgi sahibi olmamaktan veyada hali hazır idealist tanımları sahiplenmiş olmanızdan ileri gelir.

Bir diğer idealist ama her şeyde temel ölçütünüz düşüncedir. Görüldüğü gibi siz düşünceyi ölçüt alıyorsunuz, materyalizm ise bilgiyi ölçüt alır. Bunlar aynı şeyler değildir ve ölçüt olarak siz bunu yaptığınız sürece materyalizmi kavrayamaz ve tanımlarınız çıkmaza sürüklenir hep tepetaklak durur.

Materyalizm-Maddeyi one cikarir, Dusunceyi maddeye baglar, fakat insanoglunun algi(!) yonunu ve kendisini gale almaz, gozlem(!), yanlislanabilirlik ve test(!!!) edilebilirlik yerine, aklin(!!!!!!) doyurucu(!!!!!!!!!!!), tatmin(!!!!!!!!) edici, dogrulayici(!!'!) yanini one cikararak ispatci, kesinlikci(!!), mutlak v.s. yanasir. Gercek varlik paraleli nesneldir.

Bu güne kadar her zaman piyasa felsefesi üzerindeki terimleri, köklü bir bilgiye sahip olmadan, birbirine boca ederek tanımlar, şablonlar ürettiniz ve neredeyse tüm vaktinizi ürettiğiniz bu bir kaç ve üç-beş paragrafı aşmayan, kökten ve temelden yanlış paragraflarınızın tekrarı üzerine harcadınız. harcamaya da devam ediyorsunuz ve sürekli bir olumlanma bekliyorsunuz. örneğin yukarıdaki materyalizm tanımınız, materyalizmin tam tersidir, hatta tanımınız idealizmin tanımıdır : ). Bu tanımınızı az biraz tekrar etmek yerine hatta bu gün olması bile gerekmez 500 yıl evvellinin materyalist fizlozoflarından birinden birisini okusanız bu bile kendi tanımınıza tebessüm etmenize yeterli olacaktır. En basitinden materyalizmin gözleme dayanmıyor olması sözünüz, materyalizmin temelinin gözleme-bilgiye dayanırlığı ile ne kadar bağdaşırsa, mandanında söğüt dalına yuva yapması o kadar bağdaşır.

Daha önce sürekli söylemiştim şimdi bir daha söylüyorum, siz insnaların yazdıkları ile de ilgilenmiyor ve okumuyorsunuz, çünkü kendinizi mutlak ve doğru ve her şeyin üstünde ve bilirkişi olarak görme çıkmazına düşmüş durumdasınız, bunuda aşırı derecede belli etmektesiniz, felsefeyi sanki arama motorlarında bulunan edebiyat manzumeleri gibi ve kelime seviciliğine indirgemişsiniz. yazılan yazıları, verilen cevapları üstünkörü geçiyor ve size verilen cevapları bile örneğin 10 larca kez tekrar ettirip yine aynı soruyu sorabiliyor, çünkü okumuyorsunuz, çünkü başkaları bilemez, ancak kendiniz bilirsiniz sanıyor ve bilmediğiniz konularda dahi kendinize göre tanımlar yapmayı hem meşru görebilecek kadar doğrusal-inançsal(düşüncel-ideolojik) hemde sorumluluğunun ağırlığını taşımıyorsunuz, zora düştünüz mü dayanağa gerek yok deyip net ortamından 3 paragraflık konudan alakasız, yabancı dillerde olan ya bir link atıyorsunuz, ya da dayanağım kendi söylediklerimdir, benim düşüncelerimdir, ben kendime dayanıyorum diyebiliyorsunuz. Her şeyi ben bilirim üstünkörülüğüne kapılmışsınız ve aşamıyorsunuz. örneğin aşağıdaki yazım bir kaç gün önceye dayanır;

Alıntı:

spartacus´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 348564)

Bilgi salt insana ait değil, tüm canlılara ait bir olgudur. Sadece insan değil hayvanların da fiilayatı bilgiye dayanır. İçinde bulunduğu koşulları algılamak, yorumlamak içgüdüsel değil, gözlemseldir. örneğin yağmur yağarken, bir saçak altına giren bir köpeğin yaptığı bu davranış bilgiye dayanır... Daha önceki yazımda felsefenin anlaşılabilir biçimde basitlediğim söylemimde dile getirdiğim gibi, canlılar bilgi odaklı hareket ederler, hareketin temelinde bilgi, bilginin temelinde ise algı yatar.

Bir insanın salt içe dönük düşünme faaliyetleri, bilgiyi değil peşinden ya bir düşünceyi yada bir inancı doğurur, ben o yüzden başındna beri bu yazımda hem felsefeden bahsediyor, hem en doğal tanımlarını yapıyorum hem de bilgiden. Tüm çabam düşünceler, inançlar ile bilgi arasında ki bağı göstermek kadar farkıda dile getirmektr, bilgiyi deforme ederek geliştirilecek her düşünce sakattır, inançtır. örneğin neden felsefeye giriyorum ve neden idealizm ile materyalizm arasındaki karşıtlık yapısaldır diyorum, en önemli nedeni işte budur, birisinin algıyı dışlayan, salt zihni olması diğerinin(materyalizm b.n) ise algıyı dışlamayan, hatta bilginin temeline algıyı koyuyor olmasıdır. Kim ki bana bilgi algısızdır der, buyursun ispatlasın ama konu inanç-düşünce olunca algının köreldiği veya yetersiz kaldığı veya gereksizleştiği(!), bilginin yokluğun da ortaya çıktığını ben ispatlayabilirim...



Şimdi ben yazıyorum ya şunuda biliyorum ki(yukarıdaki uyarılarım dikkate alınırsa değişir tabi, belki okursunuz) hem okumayacak ve hemde aynı tekrarınız ve birbirini tekrar edecek olan sabit tanımlarınız-heleki materyalizm tanımınız nasıl olduysa tam tersi biçimde amuda kalkmış vaziyetde dururken- nakarat gibi devam edecek, asla da sabitlerinizden vazgeçmeyeceksiniz, çünkü bilgide ve algıda ve dahi tüm görüşlerinizde temel ölçütünüz düşüncedir(ve kendi düşünceniz ve dayanırlığınızda dahil) ve böylelikle haklarında tanımlar ve yorumlar yaptıklarınız ve felsefe konusunda ise ne kadar yetersiz, tanımladıklarınızı bir kez alıp okumadığınız, srekli kendini tekrar eden tanımlarınız için harcadığınız vaktinizin onda birini araştırmaya ayırmadığınızdan dolayı sürekli beyanını kendi adınıza vermeye devam edeceksiniz. Oysa bunu iki yolla yapabilirsiniz, bir örselemeden, indirgemeden, dir, dur gibi yargılar üretmeden, iki bildiğinizi sunmakla, ama sizin yazılarınız, A, B dir, C, D dir gibi sabitlemeler ve şablonlaştırmalar içerdiği için ikinciyi yapamıyor ve sürekli taraflılık içinde ifadelere yöneliyorsunuz..

Peki sizin felsefik dediğiniz ki ayrıca belirtmenize gerek kalmayan felsefik görüşünüz nedir? Onuda yine aynı başlıkdaki yazımdan aktarayım...

Alıntı:

spartacus´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 348708)
Bu gün düşünceyi hakim kılma çabası ideolojiktir. Kimki düşünsel alanı merkeze koyup, kendi düşüncelerini veya bazı toplumsal düşünceleri merkezine ve ölçütüne yerleştirmektedir bu ideolojik bir şeydir, ideolojide budur zaten, artık her ne ise o, belirlenmiş, sistematikleşmiş düşünceler bütünüdür, insan ideolojisidir.

Kimki bilgiye, evren ve doğaya, anlam ve algıya merkeze düşünce ölçütünü koyar, buda felsefik olarak idealisttir, düşünce ile bilgi arasında ki temel fark algı ile arasındaki dolaysız bağdır, bilgi-algı dolaysız, düşünce-algı ise dolaylı ilişkidir, özneldir, örneğin pinokyo düşüncelerin ürünüdür, algısallık ise nesnel değil özneldir ve pinokyo nun gerçekliği nesnel gerçeklik taşımaz.



Kimki bilgiye, evren ve doğaya, anlam ve algıya merkeze düşünce ölçütünü koyar, buda felsefik olarak idealisttir.... Materyalizm felsefesi ise felsefe ile çelişmez, temelinde, kaynağında ve yapısında yatan şey ve aradığı(felsefe bilgiyi aramaktır) bilgidir.

evrensel-insan 03-11-2010 19:13

Saygideger spartacus;

Dile gelenlere karsi iseniz, lutfen karsi ciktiginizi belgeleyici linkler sununuz.

Ya da sadece kendi goruslerinizi yaziniz ve baskasinin dusuncelerine, cevap veremiyorsaniz da satasmayiniz.

Birakin, yazilanlari okuyacak olan yazar ve okur arkadaslar kendileri degerlendirsin.

Onemli olan bir seyi kabullenmek ya da karsi cikmak degildir, duunce dile gelimidir.

Bir baslikta siz acin, dusunce belirtin de, bizde onu degerlendirelim.

Ayrica algilamakta zorlandigim bir konuda, ne cikis noktasini,, ne tabaninizi, ne temelinizi dusunce olarak dile getirememek bir yana, sadece ezberinizdeki ayni savunulari dile getiriyorsunuz.

Herseyden once neden dile gelenleri uzerinize aliyorsunuz?

Size o kadar soru sordum, cevap vermiyorsunuz, kendinizi ortaya koyamiyorsunuz? o zaman en azindan, kimseye satasmadan, baslik ile gorusunuzu yazarsiniz olur biter.

Eger size gore bilimin ontolojik bir cikmazi yoksa, oturur anlatirsiniz nedenini. Tabi ontolojinin de bilimin de ne oldugunu dile getirerek, varsa da oturur onu anlatirsiniz.

Cunku artik her baslikta sizlerin bu temelsiz, tabansiz elestiri ve suclamalarinizdan, gina geldi.

Bu da size bu konudaki son mesajim. Bilgi alisverisinden bihaber olan dusuncelerle mesajlasmanin da bir anlami yok.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 03-11-2010 20:01

Saygideger arkadaslar;

Konu daha detayli algilansin diye, bazi alintilar ve linkler verecegim.

Bilimsel yöntem çeşitli yeni bilgi edinmek veya bilinen bazı bilgileri doğrulamak veya düzeltmek amacıyla, çeşitli fenomenleri araştırmak için ve geçmişte kazanılmış, öğrenilmiş bilgileri tamamlamak için kullanılan yöntemlerin bütününe verilen isimdir. Bilimsel yöntem(ler) gözlemlenebilir, deneysel (ampirik) ve ölçülebilir kanıtların belirli bazı mantıksal prensiplerle incelenmesine dayanır-Alinti-

http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilim

Burada madde degil, fenomenden bahsediliyor. yukaridaki "duzeltmek" yanlislanabilirliktir.

Maddecilik, özdekçilik veya materyalizm, madde ve maddenin hareketleri ile değişimleri haricinde hiçbir şeyin varolmadığına dair felsefî teori sistemidir.-Alinti-

http://tr.wikipedia.org/wiki/Materyalizm

Ontoloji ya da varlık bilimi, temel sorunu varlık olan felsefi disiplin. Varlık ya da varoluş ile bunların temel kategorilerinin araştırılmasıdır. "Varlık" ve "varoluş" ayrımını; "Varlık vardır" ve "Varlık yoktur" fikirlerini tartışır.-Alinti-

http://tr.wikipedia.org/wiki/Ontolojik

Natüralizm iki farklı felsefik görüşte incelenir:

Yöntemsel natüralizm (veya bilimsel natüralizm) ki bu epistemoloji üzerine yoğunlaşır: "Dünya üzerinde güvenilir bilgiyi edinmenin yöntemleri nelerdir?". Metafizik ve dini inançtan bağımsız, özellikle "bilgi" edinmenin pratik yöntemleriyle ilgili epistemolojik bir bakış açısıdır. Buna göre varsayımların doğal neden ve olaylara göre açıklanıp test edilmesi gerekir.[1] Gözlemlenebilir eylemlerin açıklamaları yalnızca doğal nedenlerle ilişkilendirildikleri sürece pratik ve faydalı olur (mesela "kesin işleyişler" buna örnektir, ama "şüpheli mucizeler" değil). Yöntemsel natüralizm modern bilimin temel prensibidir. Bazı filozoflar bu düşünceyi daha da genişleterek yöntemsel natüralizmin felsefenin de temel prensibi olduğunu söylemişlerdir. Bu bakış açısına göre bilim ve felsefe bir bütündür. W.V. Quine, George Santayana ve diğer bazı filozoflar da bu düşünceyi desteklemişlerdir.

Metafizik natüralizm, (veya ontolojik natüralizm veya felsefik natüralizm) ontoloji üzerine yoğunlaşır: Bu bakış açısı daha çok varoluş ile alakalıdır: var olan nedir ve var olmayan nedir? Natüralizm "tabiat vardır ve bütün temel doğrular tabiatın doğrularıdır."[2] metafiziki pozisyonuna sahiptir.-Alinti-

http://tr.wikipedia.org/wiki/Nat%C3%BCralizm_(felsefe)

Yukaridaki link bazen cikmiyor. Cikan linkin arama sayfasina "nAturalizm" yazip, cikan sayfadan, ikinci baslik "Naturalizm (felsefe)" yi tiklarsaniz, yukaridaki alintinin yer aldigi sayfaya ulasirsiniz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

spartacus 03-11-2010 20:09

Sevgili Evrensel

Zaten iki şey vardı tahmin ettiğim, birisi ya soru yağmuruna tutulabilirdim diğeride, yazılanları kişiselleştirip, sataşma gibi temellendirilip, yine üstünkörü geçişlere maruz kalabilirdim, ikincisi olmuş.

Yazım zaten yeterince detaylı, asıl sorun ise benim başlık açıp açmamam değil, bir başlığı kimin açıp açmadığı o başlıkda ele alınanlar üzerinden bir değer oluşturmaz. Yazdıklarım eleştiridir ve detaylıdır. 2 satırlık dır, dur değil açıklamalıdır.

madem tanımlarınız var ve bu hiçde tanımladığınız şeylerle uyum sağlamıyor o halde tanımları, yargıları kaynaklamak daha doğrusu hiç olmazsa iddia ettiklerinizle, iddia edilenlerin birbiri ile olan uyumunu kaynağıyla sağlamak size düşüyor. Yani malesef temelsiz olan tanımlarınızdır ki bu kişisel bir şey değildir, ortada olandır. Buyrun kaynaklayın, temellendirin materyalizmin, gözleme ve algıya dayanmadığı, akla ve tatmine dayandığını, madem aksi her fikre karşı çıkıyorsunuz değil mi?...

Birakin, yazilanlari okuyacak olan yazar ve okur arkadaslar kendileri degerlendirsin.

Bu söylediğiniz ise malesef yine her zaman ki gibi ben söylerim olur, kararı başkaları versin. İyide ortada bir anket yok, sorun karar verme sorunuda değil, bir oylama durumuda değil, bu tarz bir yaklaşım yine ben söyledim oldu anlayışıdır, tribünseldir. Bende yazılanları okuyan birisiyim haliyle bu söylediğiniz anlamsız ve bende değerlendiriyorum-tribünlük işim olmaz-, aksi kaynaklarınız varsa buyrun koyun, tanımlarınızı temellendirin.

Herseyden once neden dile gelenleri uzerinize aliyorsunuz?

Size o kadar soru sordum, cevap vermiyorsunuz, kendinizi ortaya koyamiyorsunuz? o zaman en azindan, kimseye satasmadan, baslik ile gorusunuzu yazarsiniz olur biter.


Üzerime alınmışlığım yok, buna da gerek yok, aynı tanımlarınız onlarca forumda mevcut ama bu konuya o tanımlarla başlamışsanız değerlendirme şansına eriştim diyebilirim. Yazdığım yazı gayet açık ve net, tekrar tekrar değerlendirme yapmam gerekmiyor sanırım...

Size o kadar soru sordum cevap vermiyorsunuz demişsiniz, bunun bu konu ile alakası yok henüz ortada soru yok, ama yine yazıyı okumamışsınız, cevapları okumuyorsunuz ve zaten bu sorunu yazıda dile getirdim..

Eger size gore bilimin ontolojik bir cikmazi yoksa, oturur anlatirsiniz nedenini. Tabi ontolojinin de bilimin de ne oldugunu dile getirerek, varsa da oturur onu anlatirsiniz.

Eğer sorun bilimin çıkmazı ise, idealizm şudur, materyalizm budur deme gereği nerden doğdu? hayır doğdu ise dahi, 2 satıra sığdırdığınız gerçeğin tam tersi tanımlarınızın amacı ne? Geçerken de bunlara da vurayım mı yoksa önce bunları dile getirerek aksi gelecek tüm değerlendirmelerin önünü alayım mı? Ortaya koyduğunuz çıkmaz ne, yazınızdan kaynaklar mısınız?

Cunku artik her baslikta sizlerin bu temelsiz, tabansiz elestiri ve suclamalarinizdan, gina geldi.

yazdığım yazıda bu tür davranışlarınızı da açıkladığımı düşünüyorum, gına getiren diğer insanların düşünce, görüş yada fikirleri değil sevgili Evrensel, sizin bir türlü vazgeçemdiğiniz ama sizden de farklı düşünce ve tanımlara tahammül gösteremiyor oluşunuzdandır, harcanmış emek ve vakit sizin olumlamanız için sarfedilmiyor malesef.

Hadi materyalizm tanımızın materyalizmle kökten ters olduğunu detaylıca açıkladığım yazımda, temelsiz olanın ne olduğunu gösterin? Yani sizin tanımınız temelsiz değilde, neden benim izahatla verdiğim ve tanımlarınızın temelsiz olduğunu izah ettiğim açıklamalarım temelsiz oluyor? var mı böyle bir şey? Ben tanımınızı tekrar, ismi, cismi her şeyi bırakın, temeli GÖZLEME dayalı bir felsefede nasıl olurda böyle bir tanımı yapabildiğinizin temelini varın siz izah edin. Yani artık kendimizi dahi tanımlamamıza müsade göstermeyecek kadar tutucu bir durumamı geldiniz sevgili Evrensel?

Materyalizm-Maddeyi one cikarir, Dusunceyi maddeye baglar, fakat insanoglunun algi yonunu ve kendisini gale almaz, gozlem(!), yanlislanabilirlik ve testedilebilirlik yerine, aklin doyurucu, tatmin edici, dogrulayici yanini one cikararak ispatci, kesinlikci(!!), mutlak v.s. yanasir. Gercek varlik paraleli nesneldir.

Bu idealizmin tanımıdır. Maddeyi öne çıkarır kısmını ayırdığımızda geriye hem idealizm kalır ama hemde bu söze dayanarak bakarsak, maddeyi öne çıkaranın, maddeyi gözlemlemediği konusunda bir beyan vermenizle de hem kendinizle çelişir ama hemde böyle bir tanımlama, zaten buradaki ölçütlerin* kökten materyalizme tersliği bir yana bir zorlama olmaktan öteye gidemez. Gözlemlenen maddedir zaten, herneyse..

Ölçütler: Algı, gözlem, test edilebilirlik, yanlışlanabilirlik(ki bu bilgidir kısaca) yerine aklın doyurucu(idealist ölçüt) tatmin edici(idealist olumlama), doğrulayıcı(genel bir metod)... materyalizm, yerine dediklerinizden öncekileri baz alır(algı, gözlem, deney, doğrulanabilir-yanlışlanabilirlik=bilgi)...

evrensel-insan 03-11-2010 20:20

Saygideger spartacus;

Ben metafizik, ontoloji, epistemoloji, varlik (madde) ve fenomen ile konuyla ilgili linkleri verdim.

Sen de dile getirdiklerinin linklerini ver.

Yani ontolojinin, bilim ile olan bagini goster.

Varligin (madde) bilim ile olan bagini goster.

Materyalizmin bilimsel oldugunu ve bilimsel method oldugunu goster.

Bu linkleri ver, ondan sonra devam ederiz.

Algilayamadigim bir konuda, hodri meydan dahil; acilmis onca baslik varken, oralarda degil de buirada karsi cikman.

Ama bundan sonra karsi cikislar ancak link verilirse degerlendirilecektir. Madem ispat isteniyor, o zaman ispat gerekli.

Madem verilen linkler "idealist?!", sende "materyalist" link ver. Buradan bile senin dusunce olarak referans alginin bile tarafliligi anlasiliyor. Nedeni de acik, cunku dile gelenler senin dusuncenin ideolojik inancsal dogrulariyla, dogrulanmiyor. Akilcilikta budur, iste.

Saygilarimla;
evrensel-insan

spartacus 03-11-2010 22:40

Sevgili Evrensel

Şimdi sıra madem ben kaynaksızım, temelsizim o zaman sen göster demene geldi. Buda tahminimdi, ve malesef beni yanıltmadın..

Bir daha söylüyorum sizin yaptığınız yanlış tanımları temellendirmek yada tanımlarınız dışında hiç de alakası olmayan, şunu göster hadi bana bunu göster demeniz gibi şeyler yapmış olduğunuz tanımlarınıza dokunulmazlık oluşturma, değerlendireni başka yönlere çekerek ortada olanı gölegeleme ve çarpıtma, atışma gibi noktalara varır ki; benim değerlendirmem(ilk yazım) hem bu konuda yaptığınız tanımların temelsizliğini hemde asılsızlığını ifade eder ve hem de benim için bu da dahil sonrasında verdiğim cevaplardan daha önemlidir.

Bu tanımı siz yaptınız, şimdi değil, her an her konuda hem bilgi sahibisiniz(?) ve hemde her nedense sürekli aynı şablonlaştırma ve tanımlarınızı sürekli her konuda söyleyip duruyorsunuz.Yıllardır sürekli yanlış tanımlayıp her forum konusunda kendi yanlış ve yanlı tanımlarınızı bize dayattığınızda, hiç bir bilgiyi, paylaşımı, fikri, uyarıyı eleştiriyi ve dahi kaynaksızlığınızı dikkate almadığınız da, sürekli bu yanlışlarınız üzerinden bambaşka bir materyalist(idealist) yaratıp ha bire kendi yarattığınız yanlış tanımlarla ha bire böğrümüze böğrümüze üstelikde her konu başlığında vurduğunuz da biz şikayet ettik mi? Yadırgadık mı? gına getirdik mi? Sevgili Evrensel! O yüzden ben hiç bir söyleminizden şikayetçi değilim, olmam da olamam da.

Bir tanımın gerçeği yansıtmıyor
olmasında ne bu Evrensel insanın iradesi ile değiştirebileceği nede Spartacus'un değiştirebileceği bir şey değildir. Ortada bir tanım vardır ve bu tanım size aittir, konuyu hiç bir tarafa çekmeden, ortada olan tanımınızı ele alacağız. Olması gereken de bu değil mi? Keyfiyetimize göre değişmeyecek şey sizin tanımınızdır haliyle işte orada, katışıksız ve öylece durmaktadır....

Şundan emin olabilirsiniz ki, felsefe konusunu internetde sörf ile dillendirenlerden heleki öğrenenlerden değilim, alanıma da girmez, bir şey söyleyip ardından alakasız linkler vermek yerine, her insan gibi sizinde söylemlerinizi dayanaklandırmanız heleki bu bir tanım ise kimsenin size bunu söylemesini beklemeden yapmanız gerekir. Bu temellendirme görevide sorumluluğuda size aittir. kaldı ki bilgiye yönelmiş insan bir yazı yazdığında değerlendirmeleri düşmanca ve karşıca bir sürece çekmek yerine, aksine hem bundan mutluluk duyar hemde değerlendirmeleri önemser. Savuşturup, başka yönlere çekme çabasına girmez, hep bunu yaptığınız halde hala da sorularıma cevap vermiyorsunuz diyebiliyorsunuz, iyide siz önce size yönelmiş soru ve açıklamalara bir kez bile dönüp bakmıyor, hatta okumuyor ve değer vermiyorsunuz ki? neyin cevabını bekliyorsunuz en ufak bir eksiğiniz görüldüğünde hemen konuyu değiştirip başka yönlere çeken sorularınıza mı?

"materyalist, dünyamızdaki tüm olayların, bilinen yada deney(test) veya deneme aracılığıyla bilinebilen başka olaylarla veya süreçlerle açıklanabildiğini ileri sürer. Bilinmeyen veya bilinemez bir şeyin var olduğu varsayımına başvurmamız gereksizdir. Örneğin c(örneğin bir doğa olayı) olayını ve a ve b olayları ile açıklayabilirsek, açıklama için bilinmeyen bir x(örneğin tanrı) kullanmamız gerekmez ve kullanmamalıyız." sayfa: 52 Howard SELSAM, Din Bilim ve Felsefe - (alıntıdaki parantezler benim notum(b.n), renkli vurgulamalar bana ait, renksiz vurgulamalar ise kitaba aittir Spartacus)

Neydi sizin tanımınız;

Materyalizm-Maddeyi one cikarir, Dusunceyi maddeye baglar, fakat insanoglunun algi yonunu ve kendisini gale almaz, gozlem, yanlislanabilirlik ve test(!) edilebilirlik yerine, aklin doyurucu, tatmin edici, dogrulayici yanini one cikararak ispatci, kesinlikci, mutlak v.s. yanasir. Gercek varlik paraleli nesneldir.

Birincisi bu paragrafı açıklamama gerek var mı? deney ve gözlem kısmını geçsek bile yine bir başka şablonunda yanlış dile getirilmesindeki inatların çözümünü görürüz, hiç bir şeyi açıklamak için hiç bir biçimde bilinmeyen bir x(örneğin tanrı) in hem varlığı varsayımı gereksiz ama hemde bir olayı açıklamak için x'i kullanmak ve başvurmakda gereksizdir, kullanılmamalıdır. Bu kendi özgülünde(materyalizmin) ifadedir, yani ortaya sunumuş bir tez yada iddiaya cevap niteliğinde değil, yapısallık biçimindedir. Birisi çıkarda x vardır der ve her olayı ve her şeyi, bilgiyi buna göre açıklar, tezini sunarsa ona göre ele alınır, ama bu materyalizm açısından özgüllük taşımaz, tez sahibinin metodu tez sahibini bağlar.

"Materyalizmin ikinci ana ilkesi birinci ilkenin uygulanmasından ve temel gerçeğin us(zihin) ya da tin(!) olduğunu iddia eden idealizme karşı herşeyin "doğal olarak" açıklanabileceğini savunur. Bütün bildiği dünyadaki süreçler ya da olaylar(gözlem) materyalist bu "us" nedir diye sorar. Bilinç ya da düşünce, duygu, istek seçim ve benzeri unsurları içermeyenlerden ayırt edilmek için bu süreç ve olayların bazıları "ussal"(zihni) olarak tanımlanır. "Ancak siz Us'u bir soyutlama, düşünce, duygu, vb. için bir ad olarak kabul ediyorsunuz. Sizin maddeniz nedir? o da aynı derecede bir soyutlama, tüm olayların arkasında bulunduğu varsayılan bilinmeyen bir öz için bir ad(!) değil midir?" diye karşılık verir idealistler. İlk materyalistlerin bir çoğu bu tuzağa düştüler ve bundan nasıl kurtulacaklarını bilemediler." Adı Geçen Eser(a.g.e) sayfa 53
Sizin yönteminize daha önce idealist demiştim, bu gün de dedim ve garip ki sanki kendi bulduğunuz yeni bir felsefe gibi sunduğunuz soyutlama hem materyalist bir tanımlama hemde buna karşı geliştirdiğiniz karşıt görüşlerinizde ne garip ki 1938 yılında ABD li filozoflarcada dile getirilmekte, hemde temeli hem antik çağ idealizmine dayanmaktadır. "madde bir ad, bir soyutlama o zaman madde soyutlanmadan önce(zihne dayanmadan önce) yoktur" demekti idealist görüş değil mi? kim diyor bunu peki bunu?

peki materyalizme göre belirleyici olan nedir? nesnel gerçektir ve madde demek bir soyutlama ise buda demektir ki ortada somut olan bir şey vardır ve dolayısıyla O somut olan şeylerin kendisi değil onlar için bir ad olmaktan ibarettir.

"Materyalizmin, madde ile us'un ilişkisine ait üçüncü ilkesi daha karışıktır ve diğer ikisinden daha az anlaşılmıştır. Bu ilke insanların düşündükleri ve duydukalrı kişilik, özellik, düşünce, seçim, istek, sevgi, nefret gbi herşeyin insanların toplum ve doğa dünyası ile olan ilişkilerinden doğduğunu belirtir. "varlık bilinci belirler" cümselisyle ifade edilen bu görüş, bilincin varlığı belirlediği idealist görüşün tam karşıtıdır." (a.g.e syf:56)

materyalizm zihin, düşünce, doğru, yanlış gibi terimlerle değil, özgülünde ve ele aldığı ölçüt bilgidir, gözlemci için ise açığa çıkan bilinçtir..

materyalizmi "aklin doyurucu, tatmin edici, dogrulayici yanini one cikararak ispatci, kesinlikci, mutlak v.s. yanasir" gibi inanç faktörü ile tanımlamak ancak ve ancak materyalizm hakkında hiç bir şey bilmeden tanımlar yapma bahtsızlığıdır. Bu kimin yapıp yapmadığı, kim yapmış yapmamış gibi bir ayrım taşımaz ve böylesi bir bakışdan tamamen bağımsızdır.

"idealistin, dünyanın usuna(zihnine) bağımlı olduğunu gösterme çabalarına karşıt olarak antropoloji(insan bilim) ve psikoloji bilimleri inasnın düşüncelerinin dünya ile olan deneyleri sırasında nasıl elde edildiğini gösterir." a.g.e syf:57 (parantezler ve renkelndirip koyulaştırmalar bana aittir. bu paragraf ise bir üstteki alıntıyı izah etme, olumlama üzerinedir.

"İlkelerimiz geçmiş deneylerin genellemeleridir ve gelecekteki gözlemlerimize, deneylerimize ve uygulamalarımıza rehberlik ederler. Uygulamalarımız ise, karşılığında yine deneylere ve yeni uygulamalara ilişkin olan teorilerimizin daha ileri bir nitelik kazanmasını ya da gelişmesini sağlar." a.g.e syf:115

Benim ilk yazım ve değerlendirmelerim kaynak gerektirmeyecek kadar açık izahlarla yapılmış iken, ki tanımınızın temelden yanlışlığı üzerine bu verdiğim yüzeysel kaynaktır, en az incitici sonuçlar doğuracak olandır, ki ortada çok ama çok basit ve üstelik de bir paragrafı aşmayan, yanlış bir tanımın neden yanlışlığı üzerine dururken, hala ama hala siz bilgi sahibi olmadığınız bir konu hakkında yine 3-5 satır şablonlaştırılmış ve indirgenmiş, detay olmayan ancak kelimeleri ölçüt almış ama neye göreliği dahi belirsiz tanımınıza devam etmeye, bizleride kendi tanımlarınıza hapsetmek için baskı kurmaya, dayatmaya, sen sus ben ne dersem doğrudur, ben ne dersem sen O'sun demeye ısrar edeceksiniz ve dahi beni kötüleyeceksiniz. hatta bu yazımdan sonra yine hadi bunu söyle, hadi bunu göster diye hiçde tanımınızla alakası olmayan başka şeyleri önüme yığıp duracaksınız, asla söylediklerim kişisel olmadığı gibi sizi de anlıyorum. Bir teistin-yani inanç faktörünün baskısı gibi madem tanrı yok o zaman olmadığını göster demesi gibi, hem dayanağı kaynağı benden bekleyecek ama ne hikmetse zaten söylevleri çeken siz olduğunuz halde kaynak işi bana kalacaktır. Çünkü siz doğrucusunuz, inançsalsınız ve kendinizi tek doğru olarak görüyor ve her şeyi size göre, açıklıyor ve kendinizide ölçüt olarak görüyorsunuz, herkesin ölçütü olarak kendinizi görme çıkmazına saplanıp kalmışsınız. oysa bir şeyin olduğunu, ne olduğunu vs iddia ederseniz, olduğunu göstermek iddia sahibinin işidir değil mi? benim böyle bir derdim yok ki!

evrensel-insan 03-11-2010 23:08

Saygideger spartacus;

Akilciligin, inancsal ve dogrusal temelli ayrimci ve tartismaci ontolojik, metafizik, ideolojik, teolojik ortaya koyumlarini tartismak istemiyorum. Cunku tartisacak bir inancsal ve dogrusal dusuncem yok.

Ben sadece epistemolojinin, yukaridaki temeldeki, insanoglu soyutlamasinin insansal olmayan ve insanoglu turu ve birinin temelini teskil etmeyen sorunsal resmini ortaya koyuyrum. Bu da olanlarin gozlem temeliyle oldugu gibi, disaridan bakis acisi ve notr algi ile dile gelmesidir.

Sen kendi dogruluk tartismani, senin dogruna kendi dogrusuyla karsi cikanlar ile tartis. Beni yukarida belirttigim tabanlar ve temeller ilgilendirmiyor.

Oyuzden, aciklamalarin icin tesekkurler. Ayrica hic kimsenin yukaridaki temel ve tabanlar temelindeki dogrularina da karsi degilim, buna senin dusuncen de dahil.

Sen kendi akilciliginin, seni inandiran dogrusu ile yukaridaki tabanlari bilimsel de yapabilirsin. Sonucta bu, akilciligin kendine dogrulamasinin bir tezahurudur.

Yukaridaki taban ve temellerde, insanoglu farkli akilciligin, farkli ideolojik, inancsal dogrulari temelinde "benimki dogru" tartismasini yapiyorlar zaten. Benim yaptigim bu tartismaya katilim degil; zaten bu tartismanin soyutlamanin bir sorunu oldugunu dile getirmek. Sen istersen, bu dile gelen dusunceleri yukaridaki taban ve temel bunyesinde idealizme de bagliyabilirsin. Cunku dile gelenler, senin dogrularina paralel olamayacagina gore, ancak idealist olabiliyor.

Bu temelde de, senin dusunce olarak benim dile getirdiklerimi idealizme neden yamadigini dagayet acik ve net algiliyorum. Zaten bu onyargi ve akilci sabitlemek, ortada bilgi alisverisinin de kalmayacagini ve kalmadigini gosteriyor.

Benim de zaten epistemolojik gercekciligin disinda sunabilecegim bir sey yok. Sonucta insanoglu bunu algilayabilirse, bir tek orada tartismiyor ve gercekleri, kendi dogrusuyla olcmeden algiliyor. Rehber niteligindeki dile gelimlerde bunun icin var.

Ama rehber niteliginin disaridan bakis acisi ve notr algili dile getirimini de algilamak, kendi dogrularindan bakmamak ve kendi dogrularinla mukayese etmemekten geciyor.

Surasi cok acik algilaniyor ki, senin dogrularina girmeyen her turlu dile gelim, idealist olacaktir. Benim de bunu yanlisligini sana gosterebilmem, sen gormek istemedikce de mumkun olmayacaktir. O yuzden de fazla bu gereksiz tartismayi uzatmanin da bir anlami yok.

Sonucta dile gelen degil; onemli olan dile gelenin algilanmasidir. Bu da herkesin kendi ufku kadardir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

spartacus 04-11-2010 00:09

Sevgili Evrensel

Gösterdiğin yaklaşım için teşekkürler, eninde sonunda geleceğiniz nokta burası olacaktı, çünkü siz ben faktörünü aşmayan düşüncelere sahipsiniz, ben ne dersem öyledir, ben ne diyorsam doğrudur çünkü bana göredir gibi bir ölçütünüz var ve malesef başka ölçütde gereksizdir diyebiliyorsunuz ve dahi benim veya başka insnaların düşüncelerini hiçe, sizi hiçe sayıyorum ve sizi hiçe saymaya devam edeceğim, beni ilgilendirmez diyebiliyorsunuz. Ama, materyalizm, idealizm, bilim her ne olursa olsun insanların ortak değerlerini kendinize göre ve düşünceyi, salt kendinizi merkezi ölçüt(idealizm) alarak işinize nasıl gelirse reel anlamıyla tanımlama hakkını size vermez, kendinizi kandırırsınız, sende öyle tanımla demenizde bana bu hakkı vermez ve dahi sizin hatanızı görmek yerine, ısrarla sürdürme yolunu seçtiğiniz için yanlışa dönüştürdüğünüz gerçeğini örtbas etmez., Nesnel ve iradelerimizden bağımsız şeyler için böyle , sen elmaya ayva de, diğeri armut desin gibi bir bakış açısına sahip olacaksak forumda yazmamızın, heleki zerre kadar kalmayacak güvenirlilik ve tutarlılığımızın ne anlamı kalır.

ne demiştim düşünceyi ölçüt almak idealizmdir! iyide ben kimseyi suçlamıyorum ki, işte yine cevabınızı, senin düşüncen, benim düşüncem temelinde, yani düşünceyi merkez alan bazla verdin. Benim için ölçüt bilgidir, eğer bir kıstaslama yapacaksanız temeliniz bu olsun, sürekli tekrar etmem de yersizdir.

Sen kendi dogruluk tartismani, senin dogruna kendi dogrusuyla karsi cikanlar ile tartis. Beni yukarida belirttigim tabanlar ve temeller ilgilendirmiyor.

demişsiniz

işte hiç bir yorum katmıyorum, tane tane açıkladığım yazımı, ciddiye almadınız, sonra tanımınızda ısrar ettiniz-ki böyle yapacağınızıda önceki yazımda nedenleri ile açıkladım- sonra da kaynak verince, o taban ve kaynaklar beni ilgilendirmez dediniz.


bu son yazınızdan,

Sonucta dile gelen degil; onemli olan dile gelenin algilanmasidir. Bu da herkesin kendi ufku kadardir.

Buda tanımınız.
"Materyalizm-Maddeyi one cikarir, Dusunceyi maddeye baglar, fakat insanoglunun algi yonunu ve kendisini gale almaz, gozlem(!), yanlislanabilirlik ve test edilebilirlik yerine, aklin doyurucu, tatmin edici, dogrulayici yanini one cikararak ispatci, kesinlikci(!!), mutlak v.s. yanasir. Gercek varlik paraleli nesneldir."

ne kadar anlamlı oldular değil mi?

Onca detaylandırıp izah ettiğim ilk değerlendirmem de sonuç itibariyle ifade ettiğim ve üstüne üstlük materyalizmin temelinin gözleme-bilgiye dayandığını da açıkaldıkdan sonra;"En basitinden materyalizmin gözleme dayanmıyor olması sözünüz, materyalizmin temelinin gözleme-bilgiye dayanırlığı ile ne kadar bağdaşırsa, mandanında söğüt dalına yuva yapması o kadar bağdaşır."
Bu yine sizin tanımınız

"Materyalizm-Maddeyi one cikarir, Dusunceyi maddeye baglar, fakat insanoglunun algi yonunu ve kendisini gale almaz, gozlem(!), yanlislanabilirlik ve test edilebilirlik yerine, aklin doyurucu, tatmin edici, dogrulayici yanini one cikararak ispatci, kesinlikci(!!), mutlak v.s. yanasir. Gercek varlik paraleli nesneldir."

Buda Amerikan felsefeci Selsam'ın 1938 yılında yazdığı metinlerden bir alıntı, en azından gözlem konusunda karşılaştırabilirsiniz, bunu yapabilirsiniz, çekinmeyin, korkmayın, dünyanın sonu değil, kendinizinde dile getirdiği ve savunduğu yanlışlanabilirliğin aşkına!!!..
"İlkelerimiz geçmiş deneylerin genellemeleridir ve gelecekteki gözlemlerimize, deneylerimize ve uygulamalarımıza rehberlik ederler. Uygulamalarımız ise, karşılığında yine deneylere ve yeni uygulamalara ilişkin olan teorilerimizin daha ileri bir nitelik kazanmasını ya da gelişmesini sağlar." a.g.e syf:115

Ve şimdi tekrar sizin hem küçümseyen, hem salt düşünceye dayanan ve bu koşulla kestirip atan söyleminize;

Sonucta dile gelen degil; onemli olan dile gelenin algilanmasidir. Bu da herkesin kendi ufku kadardir.

Şimdi, sizin tanımınızla materyalizmin gerçekde ne olduğu kaynağından yola çıkarak yaptığınız karşılaştırma da! ne algıladınız? devam edelim mi? Yoksa yanlışlanabilirliğin aşkına!!Tanımınızı feda etmekden korkmakda ısrarı sürdürecek misiniz? işte kendi söylemlerinizle oluşan bu düğümü çözmek, yine kendi söylemlerinizi yanlışlanabilir kılabilme özverisinden geçmektedir, bunu yapıp yapamayacağınızı ise göreceğiz ve ardından bana istemesemde varsayıyorum ki tek bir söz kalacak, o halde söylediklerinizin(örneğin yanlışlanabilirlik) sizin için dahi bir anlamı yok ise geriye ne anlamı kaldı ki?...

evrensel-insan 04-11-2010 00:17

Saygideger spartacus;

Konunun basligi belli. Eger konunun basliginas yonelik, ya da karsi bir dusunce dile getirimin varsa, getir. Aksi taktirde karsilikli yazismaya donusuyor. Beni ve baskalarini birak, konu ile ilgili, bilgi, birikim, alis verisi yapabileceklerin varsa onu dile getir.

Basligi okuyanlarda, kimin ne dile getirdigini kendileri degerlendirir ve gerektiginde de kendi dusuncelerini dile getirirler.

Ne kadar ilginc degil mi, bir baslik acip, bilgi dile getirmek yerine, baslik acanin dile getirdikleriyle ugrasmak. Bu da akilciligin bir sorunu olsa gerek.

Cunku artik size bir yanit vermeyecegim. Bunu bile algilamak sorun olmus. Baslik ortada, kendi dusuncelerinizi dile getirin.

Bakin cok basit. "Bilimselligin ontolojik cikmazi yoktur, cunku....", ya da "Bilimselligin, ontolojik cikmazi vardir, cunku....."

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_beyin 04-11-2010 00:25

yahu spartacus başına belayı almışsın hayırlı olsun.
evrensele ne söylesen kar etmez . o bildiğini okur.senin lafların kar etmez çünkü evrenselde takıntılı bir felsefeyi iyi bilen adam kompleksi var ve bu konuda kendini üstad sanıyor.ben bir hakkı bulut'un şarkılarındaki melodi farklılığını anlamadım birde evrenselin yazdıklarının arasındaki farkı

evrensel-insan 04-11-2010 00:38

Saygideger ozgur beyin;

Gene firsati kacirmamissin. Spartacusun "bunu da biliyordum" kahinligine razi olusun, senin de herhalde su an ne dile gelicegini biliyor olusundur.

Ayinesi istir kisinin lafa bakilmaz,
Rutbe-i Asri gorunur, her eserinde.

Ama yoook, size ancak birisi "bu Adir" diyecek, sizde ancak karsi cikacaksiniz. Cunku "bu A dir" in bir sorun oldugunu bile algilayamadan. Peki sizin gorusunuz ne?, koca bir 0 "Baskalarinin dile getirdiklerini elestirmek, baltalamaya calismak varken, neden kendi goruslerinizi dile getiresiniz?" degil mi?

Oglum Ahmet, sen bu yolda devam et.
Cunku gorgului kuslar, gordugunu isler ve kargadan da baska kus tanimaz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

spartacus 04-11-2010 00:56

sevgili Evrensel

O zaman başlığı açtığın yazına bi zahmet bakıver. kendin cevapla söylediklerim ne alaka diye! madem alakası yok, ben durduk yeremi sizden alıntılar yapıyorum, işte buyur yazınız,

Saygideger arkadaslar;

Bu cikmazlar.

Mustakil var olan varlik temelinde;

Idealizm-Dusunceyi one cikarir, fakat dusunceyi gozlem, yanlislanabilirlik, test edilebilirlik ve degiskenlik yerine akila, algiya tasir, insanoglunu gale almaz ve sabit, kalici, degismez inanca yonelir. Gercek varlik paraleli ozneldir.

Materyalizm-Maddeyi one cikarir, Dusunceyi maddeye baglar, fakat insanoglunun algi yonunu ve kendisini gale almaz, gozlem, yanlislanabilirlik ve test edilebilirlik yerine, aklin doyurucu, tatmin edici, dogrulayici yanini one cikararak ispatci, kesinlikci, mutlak v.s. yanasir. Gercek varlik paraleli nesneldir.

Siz hem konuyu açacak hemde çıkmazlar diye yanlış ve bilinçsizce tanımlar getireceksiniz birde bu yanlış bilgilerinize inanacaksınız, sonrada çıkmazın dayanakları diye bunları göstereceksiniz, bende sizin bu tanımlarınızın anlamsız, gerçeği yansıtmayan ve dolayısıyla böye bir çıkmazdan bahsedebilmeniz için dahi, böylesi tanımlara ve dayanaklara dayanamayacağınızı anlatacam, siz konuyla ilgili yazmış, ben ise konudan bağımsız yazmış olacam öylemi?!!!! Kısaca çıkmazı oluşturduğunuz dayanaklarınız hem bilinçsizce hemde malesef çürük ve tabiki ben konu olarak dayanağınızı ele alacam! Derdim atışmak değil ki, net ve açık.

O yüzden bir o yana bir bu yana yönelmemeize gerek yok, madem çıkmaz gerçeği yansıtmayan tanımlarınıza dayanıyor,o halde hangi çıkmazdan bahsediyorsunuz, bunun dayanağı kaldı mı? daha başka bir dil mi kullanmam gerekiyor yoksa aynı dili kullandığımız ortada değil mi?

Şimdi özetleyeyim

Ya dayanaklarınızı tekrar ama gerçekçi-objektif tanımlayacaksınız yada çıkmaz dediğiniz şey sizin kavram kargaşanızdan öte gitmeyecek ve kendi başına da hiç bir anlam taşımayacak bir söylemden ibarettir.

evrensel-insan 04-11-2010 01:05

Saygideger spartacus;

Peki madem istiyorsun yeniden basliyalim. Yukaridaki yaptigin alintilar SORUNUN DILE GELMESIDIR.

Sana da yapacak iki sey kaliyor, ya bunlarin sorun olmadigini ortaya koyacaksin, ya da sorun olduklarini dile getireceksin.

Simdi once cevap ver ve uygula.

Sorun olmadiklarini mi ortaya koyacaksin?

Yoksa sorun olduklarini mi dile getireceksin?

Hangisi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

spartacus 04-11-2010 01:43

Sevgili Evrensel, kendi yazınla kendin karar ver, ortaya bir çıkmaz koymuşsanız dahi-ki kabul-, kendi tanımlarınıza dayanırlılık temelinde, kendi çıkmazınızı koymuş durumdasınız, haliyle ben çıkmazı ele alma şansına sahip değilim çünkü çıkmaz kelimesi kelime olarak kendi başına bir anlam ifade etmiyor. Böyle bir çıkmazınızın varlığı, biliminde böyle bir çıkmazı olduğu anlamına gelir mi? Gelmez, böyle bir şeyi bilgi açısından esas alabilir miyiz? hani epistemolojik ölçütleri örnek vermiştiniz, o açıdan düşündüğünüzde bile cevabımız hayır, bilim için bir çıkmaz olduğu anlamına gelmez olacaktır.

Saygideger arkadaslar;

Bu cikmazlar.

Mustakil var olan varlik temelinde;

Idealizm-Dusunceyi one cikarir, fakat dusunceyi gozlem, yanlislanabilirlik, test edilebilirlik ve degiskenlik yerine akila, algiya tasir, insanoglunu gale almaz ve sabit, kalici, degismez inanca yonelir. Gercek varlik paraleli ozneldir.

Materyalizm-Maddeyi one cikarir, Dusunceyi maddeye baglar, fakat insanoglunun algi yonunu ve kendisini gale almaz, gozlem, yanlislanabilirlik ve test edilebilirlik yerine, aklin doyurucu, tatmin edici, dogrulayici yanini one cikararak ispatci, kesinlikci, mutlak v.s. yanasir. Gercek varlik paraleli nesneldir.

Çıkmaz olarak gördüğün materyalizmi ele alalım, bu sizin çıkmaz olarak ifade ettiğiniz şeyi anlamlı kılan dayanaktır, ölçüttür. Oysa dünyada böyle bir materyalizm yoktur, materyalizm "fakat insanoglunun algi yonunu ve kendisini gale almaz, gozlem, yanlislanabilirlik ve test edilebilirlik yerine" demişsiniz ya, işte tam tersi materyalizm onları gale alır, sonra yazdıklarınızı "aklin doyurucu, tatmin edici, dogrulayici yanini one cikararak ispatci, kesinlikci, mutlak v.s. yanasir." almaz, karşı çıkar. Bunu siz böyle tanımladınız, dünyadaböyle bir materyalizm yok ise, çıkmazdan materyalizm elenmiştir.

idealizm kaldı geriye değil mi? idealizm de bilim açısından çıkmaz teşkil edemez çünkü idealizmin bilimi ideolojiktir, en nihayetinde teolojiktir, metodu, yolu yöntemi sizin epistemolojik olarak tanımladığınız ilkelere dayanmaz, aksine us'a dayanır ve algıyı ret eder, algı der nesnelerden bana değil, benden nesnelere yolladığım ama bununda nesnel bir yapısı olmayan düşünce öbekleridir der. örneğin oturduğum sandalye var olduğu için değil ben oturmayı düşündüğüm için vardır der, o benim düşüncelerimin ürünüdür der. örneğin gözümü kapadım mı evren yoktur, evimde değilsem ve evimi algılayacak ve dahi eşyaları algılayacak bir ben(zihnim) yok ise eşyalarda yoktur der. O halde idealizm bilimin çıkmazı olamaz, olsa olsa idealizm bilimin engeli olabilir ki bu durum bilimin çıkmazı olarak ifade edilemez, bilimin içinde ve ona özgü olmayan dışsal bir şeydir haliyle idealizmde elendiğine göre

geriye epistemolojik olarak sunduğunuz son paragarafdaki kelimeler kalır ki, o kelimeler(gözlem, deney, yanlışlanabilirlik, değişkenlik(mutlaksızlık), bilgi, algı vs) materyalizmin ilkelerini oluşturur, en azından 3 tanesini 1938 yılında materyalist bir filozftan üstelikde kendi ağzı ile ilke deyişinden kaynakladım, ki bu konuda onlarca ve onlarca kaynak verebilirim. bakın kelimenin düz-katışıksız anlamı ile söylüyorum ilkeleridir daha anlamlı bir cevap verilebilir mi? ve hiç bir felsefeyi, ilkelerinden kopartamaz ve ayrı bir felsefe gibi sunamayız, bunlar birbirine bağlıdır, o saydığınız ilkeler materyalizmin eli, gözü, dili, ayağı, kulağı vs'dir kopartılamaz. Materyalizmin eli, gözü, kulağı ayağı bilimdir, metodu ise diyalektik. İdealizmin eli, kolu, ayağı düşüncedir(ideoloji)ve metodu teolojiktir, bilimi ret eder.

Şimdi çıkmazlar elendiğine göre çıkmaz adına geriye bir şey kaldı mı?

evrensel-insan 04-11-2010 02:13

Saygideger spartacus;

Birincisi,, sen dusuncve olarak ontolojik bir taraf tuttugun icin, ontolojinin tum ideolojileri senin icin sorun olmaz. Zaten pozitivizmi bile alintilamamissin. Bu nedenle de senin, dusunce olarak ontoloji disi ve notr algin da mumkun olmaz. Cunku senin dusuncenin, ontolojinin icindeki bir ideolojinin tarafindadir.

Çıkmaz olarak gördüğün materyalizmi ele alalım, bu sizin çıkmaz olarak ifade ettiğiniz şeyi anlamlı kılan dayanaktır, ölçüttür. Oysa dünyada böyle bir materyalizm yoktur, materyalizm "fakat insanoglunun algi yonunu ve kendisini gale almaz, gozlem, yanlislanabilirlik ve test edilebilirlik yerine" demişsiniz ya, işte tam tersi materyalizm onları gale alır, sonra yazdıklarınızı "aklin doyurucu, tatmin edici, dogrulayici yanini one cikararak ispatci, kesinlikci, mutlak v.s. yanasir." almaz, karşı çıkar. Bunu siz böyle tanımladınız, dünyadaböyle bir materyalizm yok ise, çıkmazdan materyalizm elenmiştir.

Buradan da, ntolojik tarafiniz belli oluyor zaten. Benim materyalizmin ne olduguna dair dile getirdiklerim, benim degil; rehberlerin dile getirdikleridir. Bugun dunyada bu konuda bilgisi olan bir kisiye sorarsaniz, size rehber olarak materyalizmin, metafizigin ontoloji kisminin bir ideolojisi oldugunu ve idealizm ve pozitivizme karsi kendi tarafinin mucadelesini verdigini soyler. Cunku rehberler, bir taraftan bakarak bir seyi ortaya koymazlar, olan ne ise onu ortaya koyarlar. Eger materyalizm, insanoglunu gale alsa "hersey maddedir" demez, onun yerine "maddeyi ortaya koyan insanoglunun algisidir" der. Size daha once dedim tekrar diyorum ve soruyorum. Siz nasil tanimliyorsunuz? en azindan sorunu o zaman sizin taniminiza gore ortaya koyabilirim. Tekrar soyluyorum. Materyalizm, felsefenin, metafizigin, ontolojinin bir ideolojisi degil mi ki eliyorsunuz. Degil ise, ispat edin. En azindan, sizce bilimselse, HANGI BILIM DALI OLDGUNU ORTAYA KOYUN.

idealizm kaldı geriye değil mi? idealizm de bilim açısından çıkmaz teşkil edemez çünkü idealizmin bilimi ideolojiktir, en nihayetinde teolojiktir, metodu, yolu yöntemi sizin epistemolojik olarak tanımladığınız ilkelere dayanmaz, aksine us'a dayanır ve algıyı ret eder, algı der nesnelerden bana değil, benden nesnelere yolladığım ama bununda nesnel bir yapısı olmayan düşünce öbekleridir der. örneğin oturduğum sandalye var olduğu için değil ben oturmayı düşündüğüm için vardır der, o benim düşüncelerimin ürünüdür der. örneğin gözümü kapadım mı evren yoktur, evimde değilsem ve evimi algılayacak ve dahi eşyaları algılayacak bir ben(zihnim) yok ise eşyalarda yoktur der. O halde idealizm bilimin çıkmazı olamaz, olsa olsa idealizm bilimin engeli olabilir ki bu durum bilimin çıkmazı olarak ifade edilemez, bilimin içinde ve ona özgü olmayan dışsal bir şeydir haliyle idealizmde elendiğine göre

Ayni yere geldik, tabiki kendine gore edemez. Cunku goz kendini goremez.Epistemolojik olmadigini ben dedim, zaten. Idealizm bilimin cikmazi oldugu, en son akilli tasarimciligin bilim olarak sunulmasi ornegidir. Eger bugun incelersen, bir suru bilim adaminin idealist dusundugunu de gorursun. Ayrica, cikmaz ile engel farkini neye gore koyuyorsun. Cikmaz demek "herhangibir idealist yanasim, bilim olarak ortaya konamaz. Konursa, bu bir aldatmacadir." anlamindadir. Sorunun asil temeli AKILCILIKTA YATMAKTADIR. Cunku, akilciligin zaten kendisi soyuttur ve ideolojiler akilciligin bir urunudur. Ayrica bir seyin ne oldugunu kesin olarak ortaya koymak, zaten idealizmdir.

geriye epistemolojik olarak sunduğunuz son paragarafdaki kelimeler kalır ki, o kelimeler(gözlem, deney, yanlışlanabilirlik, değişkenlik(mutlaksızlık), bilgi, algı vs) materyalizmin ilkelerini oluşturur, en azından 3 tanesini 1938 yılında materyalist bir filozftan üstelikde kendi ağzı ile ilke deyişinden kaynakladım, ki bu konuda onlarca ve onlarca kaynak verebilirim. bakın kelimenin düz-katışıksız anlamı ile söylüyorum ilkeleridir daha anlamlı bir cevap verilebilir mi? ve hiç bir felsefeyi, ilkelerinden kopartamaz ve ayrı bir felsefe gibi sunamayız, bunlar birbirine bağlıdır, o saydığınız ilkeler materyalizmin eli, gözü, dili, ayağı, kulağı vs'dir kopartılamaz. Materyalizmin eli, gözü, kulağı ayağı bilimdir, metodu ise diyalektik. İdealizmin eli, kolu, ayağı düşüncedir(ideoloji)ve metodu teolojiktir, bilimi ret eder.

Burada da daha once dedigim gibi, sizin materyalizmden yana ontolojik taraftarliginiz soz konusu. Oyuzden tekrar sormak zorundayim. Sizin savundugunuz materyalizmin ne oldugunu ortaya koymaniz gerekir ki, ben de en azindan, bilinen materyalizmden dusunce olarak farklilasip, farklilasmadiginizi algilayayim.

Butun bunlar, nasil bir teistin Allah disina cikarak bir dile getirim yapamadigi gibi, sizin de ontoloji disina cikarak bir dile getirim yapamayacaginizi gosteriyor. Cunku ontolojik bir ideoloji olan materyalizmin tarafindasiniz. Oyuzden sizden, ontolojinin bir ideolojisi olan materyalizmi, bilimin bir cikmazi olarak gormeniz de beklenemez zaten. Ayni Allahin varligina inanmis birinin, teolojinin insanligin bir cikmazi oldugunu gorememesi gibi.


Ama dedigim gibi, ben nekadar size, ontoloji butununun bilimin bir cikmazi oldugunu gostermeye calissam, siz onun icinden tarafiniz olan materyalizmi her zaman savunacaksiniz.

Ayni seyi bir idealist ve pozitivist te kendi icin yapacak. Zaten ontolojinin bunyesinde materyalizm olmasaydi, sizin boyle bir tarafli karsi cikisiniz da olmayacakti. Dolayisiyle materyalizmi, bilime esitlemis bir dusunceye benim sorunu gosterme olanagim yoktur. Aynisi pozitivizmi bilime esitleyen dusunce icinde gecerlidir. Sorun icerden degil; ancak disardan gorunur. Cunku sorunun icinde sorunu gormenin olanagi yoktur. En azindan sorunun icindeki kendi penceresinden bakan, kendi penceresinin sorununu goremez.


Saygilarimla;
evrensel-insan

spartacus 04-11-2010 12:44

Sevgili Evrensel

Lütfen ya ciddiyetle yaklaşın yada kendi yazdıklarınıza dahi bu kadar saygısızlık etmeyin.

savurmayın, öz ve net olun. Yorum yapmaya dahi gerek yok aslında.

Ortada tanım var bu tanım size ait ve uydurma, ortada diyorum, çıkmazınızda yine sizin söyleminizle bu tanımlardır dediğinizi diyorum hala çıkıp ortamı bulandıran, söylenenleri saptıran, başka başka yönlere çekme telaşı taşıyan söylevlerinize devam ediyorsunuz? taraflı olan birisi var ise O'da bizzat sizsiniz ve taraflılığınızı ciddi anlam da anlamak istiyorsanız ilk yazımdaki tespitleri gale alırsınız. Almazsanız da siz bu başlıkda verdiğiniz sınavdan, kendi söylediklerinize(!) kendi ilkelerinize bile uyum sağlamayan, konu ben bilirim, evrensel insan herşeyi bilir noktasına geldimi bu ilkelerinizide çiğnediğinizi gözler önüne sermeye devam edersiniz. hata yapabileceğinizi kabul edebiliyor musunuz mesala? Hiç görmedik, aynen bu başlıkda da göremediğimiz gibi, zorda kalınca bana göre öyledir diyebiliyorsanız zaten, hata adına bir şey kalmamıştır, mesala elmaya bisiklet bile deseniz bu bir hata değildir, size göre elma bisiklettir, bir mantık böyle işlediği sürece anlamlı hiç bir ürün veya fikir üretme şansı yoktur...

bakın size hiç taraflılık içermeden, siz içermeden özetleyim;

Ortada bir çıkmaz var demiş olalım.

bu çıkmaz A, B ve C dir demiş olalalım. Sonra da biz A ve B ve C hakkında uydurma diyebileceğimiz, gerçeği yansıtmayan bilinçsizce, düzmece tanımlar getirelim, şimdi çıkmaz neye dönüştü, oda bir uydurma... basit, evet zor değil, basit ve anlaşılır, taraf yok, zümre yok bir şey yok, sade, tamamen sade...

materyalizm veya diğerlerinin tanımı sizin uydurduğunuz ve ardına sığındığınız rehberler öyle söylüyor diye izah edilemez. öyle söyleyen bir rehber yok, ne anlamsız ve dayanak olmayacak rehberler kelimesi gibi kerameti kendinden menkul laflar ile yanlışda ısrarınızı örtbas edebilirsiniz, nede örtbas etmeye çalıştığınız davranışınızlarınızla hatanızı ve dolayısıyla yanlışa sürüklenmeye devam edişinizi engelleyebilirsiniz.

Siz birisine şapşal dediniz diye o kişi şapşal olmak zorunda değildir, siz ise ben ne demişsem her şey öyledir öyle olacaktır deme cüretini dahi göstermekten bunuda aleni söylemekten, her başkıkda yapmakdan geri durmuyor ve bunun ne kadar incitici, sakat ve yanlı bir anlayış olduğunu anlamama gayretinden de geri durmuyorsunuz. tüm bunlar sizin çıkmazlarınızdır.

Siz, felsefe alanında en azından hakkında konuşup, onca savurmayı kendinize meşru gördükleriniz hakkında hiç bir bilince sahip olmayan ama olmadığı halde tanımlar üretip, sözde bilgilerle insanlarıda kendinide yanıltmaktan, Ben bilirim, ben her şeyi bilirim, her şey herkes bana göredir ve benim ölçütümde benim-kendimim diye bir meşruiyet oluşturup kendine dayanmak adına yanılır ve yanıltırsınız ve gidişatınızda bunu yapmaya devam edeceğinizi göstermektedir. Bu kişisel değildir, tespittir.

Evet ortada bir çıkmaz var doğru, bu sizin çıkmazınız, ister aşarsınız isterse uydurma dayanklarla çıkmazlar üretmeye devam edersiniz, siz devam ettikçe ben uydurma tanımlarınızı ve bunlara dayanarak türettiğiniz çıkmazlarında tanımlarınız(dayanağınızın) gibi uydurma olduğunu, alıntılayıp altına gerçeğini koymaya devam ederim.

Burada garip bir şey yok. bastığınız tahtalar çürük ise inat etmenin anlamı yoktur, düşeceksiniz, bastığınız toprak(çıkmaz) ayaklarınızın altından kayıp gidiyorsa(uydurma tanımlarınız) yapacak bir şey yok...

diamat 04-11-2010 14:10

bir yanda,
''düşünce maddeyi yarattı'' önermesi, ki asla gözlemlenemedi, gözlemlenemiyor.
tamamen kurgusal bir önkabul ve gerçekdışı, somuta da taban tabana zıt.

diğer tarafta 'madde düşünceyi varetti' tespiti ki, sürekli gözlemlenen bir olgu.

diğer yanda ise; sözde bir düalite varsayımıyla, birisi savsata ve diğeri de gerçek olan bu iki iddiayı eşitlemeye kalkan, bunu yapabilmek için de somutu tamamen bir tarafa koyup, kelimelerin sanal dünyasında bu sözde eşitliğin altını çizen evrensel-insan.


ALINTI:'Materyalizm-Maddeyi one cikarir, Dusunceyi maddeye baglar, fakat insanoglunun algi yonunu ve kendisini gale almaz, gozlem, yanlislanabilirlik ve test edilebilirlik yerine, aklin doyurucu, tatmin edici, dogrulayici yanini one cikararak ispatci, kesinlikci, mutlak v.s. yanasir. Gercek varlik paraleli nesneldir. '


yahu şimdi bu paragrafa bakıp düşünüyorum.
aslında belkide en iyisi hiç cevap vermemek.

ama ortada bu kadar fahiş bir hata varsa cevap vermeden de olmaz.

materyalizm maddeyi öne çıkarırmış.
pardon yani, neyin önüne çıkarır.
bas bas bağırıyoruz.
maddeden başka ne var diye.
bu defa sıkışınca oynaşacak yeni kelimeler icad edip fenemone sarılıyor .
sanki aynı sorun aynen devam etmiyormuş gibi.
o halde yeniden sorayım.
maddi olmayan bir tane fenomen koy ortaya.
sanki maddi olmayan başka şeyler de varmış da, materyalizm onları görmezden gelip maddeyi öne çıkarıyormuş.
boş gevezelikden başka bir içeriği var mı bu cümlenin.

materyalizm insanı kaale almazmış.
yahu materyalizm taşa toprağa mı kendisini öneriyor.
materyalizm madde düşünceyi üretti derken,ideler alemini mi kastediyor insanımı.
düşünce maddenin ulaştığı en üst formun ürünüdür derken kastettiği form insan değilmi, bilgisyarmı.
bu nasıl bir saçma sapan bir söz böyle.

materyalizm gözlem , yanlışlanabilirlik test edilebilirlik yerine kesinlikçi mutlakçı falanci feşmekancıymış.
artık ne diyeyim ben bu cümleye ya.
bir adamın felesefe biliyorum iddiasını kendi eliyle dümdüz ettiğinin resmi olan bu cümleyi eleştirmiyorum.
yorumunu size bıraktım.

boşuna değil.
materyalizmin dışında bir tane mümkün felsefe var oda en geniş anlamıyla idealizmdir.
o nedenle evrensel-insanın özgün idealizmini son tahlilde bir idealizm olduğu gerçeğini gözardı etmeden ele almak gerekir.

müstakil var olan varlık diye bir kelimenin varsayılan sihirli gücü üzerinden materyalizmin burnunu yakalayabileceğini zannedebilecek kadar boş inançlı bir idealist.

sevgili evrensel.

şu evrende evrenden bağımsız bir müstakil varlık olduğunu size hangi materyalist söyledi ise onu bana gönderin de bir göreyim, var mı böyle biri ya.

müstakil olarak varolan, ancak bir bütün olarak evrenin kendisidir.

bunları bir kenara bırakınız artık.

bana somutu izah edin.
düşünce maddeye aitt değilmidir.
algı maddeye ait değilmidir.
fenomen maddeye ait değilmidir.
bana maddeden başka bir tane varoluş örneği verebilirmisin.

hayır.

peki o halde ne yaparsın.

yeni kelimeler icad edersin.

yada edemez, bu defa uslubum yüzünden beni tartışılmayacak adam ilan edersin.

sana daha önce sorduğum ve asla etrafınan bile dolaşmadan doğrudan görmezden geldiğin cümleyi yineleyeyim.

hangi hakla, evreni ontolojik ve epistemolojik iki indirgenmiş soyut alana ayırabiliyorsun.
sonra hangi hakla bu iki alanı birbirinden bağımsızlaştırabiliyorsun.
sonra hangi hakla bu alanlardan birini metafizk ilan edebiliyorsun.
sonra hangi hakla bu alanlardan birini rededebiliyosun.
ve sonra hangi hakla bu alanlardan epistemolojiyi diğerinden bağımsızlaştırabiliyorsun.

bütün bu yaptıklarından sonra bile, epistemolojik olarak şu gerçeği yine de inakr edemiyorsun.

neyin bilgisine sahibiz.
sadece maddenin.
bilim ne diyor.
benim konum madde diyor.

ne olur bana fenomen falan filan yapma.
fenomen dediğin maddeye ait algımızdan başka bir şey değildir.

materyalizm bilim, bilim materyalizmdir.

üstelik onca hatalı çıkarımın sonunda gerçekliğin indirgenmiş biçimi haline hetirdiğin epistemolojik açıdan dahi durum sadece budur.

sevgiler ve saygılar.

kaba olduğumu düşünme.
kızgınlığım sana değil.
ortaya koyduğun düşüncenin içerdiği zayıflığadır.

evrensel-insan 04-11-2010 18:14

Saygideger spartacus;

Madem rehber yok, sizin de bir taniminiz yok. Bu tartismanin da bir anlami yok.

neyin ne oldugu belirlenemiyen bir muamma icin tartismak mantiksal degildir. Sen istedigin gibi, uyarlayarak materyalizmine sahip cikabilirsin.

Cunku tartismak icin tartismak gibi bir dusuncem yoktur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 04-11-2010 18:21

Saygideger diamat;

Sende bir keresinde hayatinda bir yenilik yap, hem algilayamadigin hem Turkcesini degerlendiremedigin basasini elestirmek yerine, Kendi dusunceni ortaya koy.

Evet ontoloji nedir?

Metafizik nedir?

Materyalizm nedir?

Varlik nedir?

Okadar alismissinizki, ortaya bir sey koymadan, ortaya konani elestirmeyi, bir de sizler birsey ortaya koyun da biz gorelim bakalim. Cunku hem ortaya konulan algilanmiyor hem elestirinin ne oldugu belli degil. Aslinda bu son mesajim temeli tabani olmayan bir tartisma olmaz. TARTISMAK ICIN DE TARTISMA DUSUNCEM YOK.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 04-11-2010 18:47

Saygideger spartacus ve diamat;

Biz neyi tartisiyoruz? Biz bir seyi tartismiyoruz. Sizler sadece hazira konup, benim dile getirdiklerimi ELESTIRIYORSUNUZ, KARSI CIKIYORSUNUZ?

NEYE GORE karsi cikiyorsunuz?

Elinizdeki verileriniz nedir?

Karsi cikis tabaniniz nedir?

Siz neyi savunuyorsunuz?

Tartisma demek ortaya bir konu konur, bu konu uzerinde IKI FARKLI GORUS KARSILIKLI DUSUNCELERINI DILE GETIRIR.

Nedir sizin dusunceleriniz, var mi bir dusunceniz, taniminiz, tarifiniz?

Varsa belirtin de bende sizin neyi savundugunuzu bilerek ona gore tartisayim.

Birincisi, tartismak icin tartismak ikincisi, sizin elestirilerinize cevap vermek zorunda degilim.

Koyun goruslerinizi ortaya ben de en azindan ne dediginizi bileyim.

Bunu yapacak bir durumda degilseniz, sizin benim dile getirdigim dusuncelere yaptiginiz elestirilere, anlamsiz, tabansiz, temelsiz karsi cikislara verecegim yanitlar burada benim icin bitmistir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 04-11-2010 19:04

Saygideger spartacus ve diamat;

Bundan sonra, benim SORUN OLARAK dile getirdiklerimi elestirmek, karsi cikmak yerine, savundugunuz materyalizmi, ontolojiyi ve metafizigi, ideolojiyi ve SIZCE OLAN DOGRUNUZU dile getirmedikce, sizinle yazismayacagim. Ben, sizin elestirilerinize ve karsi cikislariniza cevap vermek zorunda degilim.

Koyarsiniz goruslerinizi ortaya, bende o ortaya koyan gorusun temel olarak insanoglu turu ve biri olmadigini ve insansal bir zihniyet icermedigini, aksine insandisi oldugunu ve insanoglunu gale almadigini ve bunun da insanoglu turu ve biri icin nasil bir sorun oldugunu dile getiririm.

Buyrun savunun neyi savunuyorsaniz, neden savundugunuzu ve neyi savundugunuzu da dile getirerek, yeter artik.

En azindan savundugunuz materyalizmin ne oldugunu ortaya koyun, bu kadarini da yapabilirsiniz herhalde. NEDIR, MATERYALIZM?

Bir dahaki mesajiniz materyalizmin ne oldugunun tarifini, tanimini icermiyorsa; benim sizin ile dile getirdiklerime getirdiginiz, tabansiz, temelsiz, iceriksiz, anlamsiz ne idigu belirsiz elestiri ve karsi cikislariniza artik cevap vermeyecegim. Once kendi tarafinizi ortaya koyun ki, neyi tartisacak oldugumu bileyim.

Baslik ontoloji uzerine, NEDIR ONTOLOJI? ya da, siz ONTOLOJI DEYINCE NE ANLIYORSUNUZ?

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 04-11-2010 19:21

Saygideger spartacus ve diamat;

Bakin size bir ipucu vereyim.

Cocugunuz, kardesiniz, arkadasiniz v.s. yaniniza geldi ve "bugun felsefe dersinde sordular; Metafizik, ontoloji, teoloji, varlik, ideoloji, bilim, bilimsellik ve bilimsel method nedir diye, bunlari bana tanimlarmisin, nedir bunlar?"

Evet kardesinize, arkadasiniza, cocugunuza v.s. ne cevap verirdiniz? nedir cevabiniz?

Simdi size soyluyorum, bu sorularin cevaplari nedir? siz once bu sorularin cevaplarini kendi dusuncenizde kendinize aciklayin, sonra da burda, bu baslikta aciklayin. Iste TARTISMA ONDAN SONRA BASLIYACAK. Cunku ben size bunlarin birer sorun oldugunu dile getirecegim, sizde oturup o zaman yeni tanimlar arayacaksiniz.

Yani, birisinin dile getirdiklerini elestirmeden, karsi cikmadan once, dile gelenlerin ne oldugunu once kendi dusuncenizde berraklastirin ve dile getirin.

Eger bunu yapamayacaksanizda, ne temelde icerikte oldugu belirsiz elestiri ve karsi cikislarinizi, kendinize saklayin.

Hala benim dile getirdiklerimi elestirecek ve karsi cikacaksaniz da, benden bir yanit beklemeyin.

Sonra da bilimin ontolojik cikmazinin olup olmadigini aciklayin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

spartacus 04-11-2010 19:58

Sevgili Evrensel

Hiç uzatmaya gerek yok o halde. Sorun hazıra falan konmak değil, bu başlıkda sizden daha fazla emek haracayan birisi var ise o da benim, hiç emek harcamadan hazır bilgi ve bir kez zahmet edipde bu güne kadar haklarında söylevler verdiğiniz felsefeleri araştırma zahmetine bile girme lütfunu göstermeden cevaplar ve hazır ithamlarla yola düşen, ve sürekli savmacı yollarla baştan savan cevaplarla hazırcılığa ve kolaya kaçan ise baştan sona tekrar, tekrar okursanız kendiniz olduğunu göreceksiniz. Sizin yargılarınızı, vargılarınızı dayanaklamak bizim görevimiz değil ki, o sorumluluk size ait, kimseden beklememeniz gerekiyor. madem tanımlar yaptınız ve madem bunlar uydurma oldu, ya ben yeterince vakıf değilmişim der haliyle eksik bilgiye dayalı yargılarınızında eksikliğini, çürüklüğünü, yanılgısını(ki en önemlisi yanılgı, yanlışlanabilirlik) anlamaya çalışırsınız yada kendi eksiklerinizi de başkalarının düzeltmesini böyle bekleyemezsiniz.

Siz ne demiştiniz, materyalizm gözleme, deneye dayanmaz. materyalizm ne diyor gözlem, deney benim ilkemdir. Sizin dayanmaz dedikleriniz eğer bir felsefenin ilkesi ise sizce tanımını düzeltecek olan materyalizm mi yoksa siz misiniz? Bir evrensel-insan için, onun materyalizm budur demeye dayalı yanlış, gerçekle bire bir zıt tanımı için, nasıl oluyorda siz materyalizmin kendisini terk edip, sizin tanımınıza uymasını bekliyorusnuz, materyalizm mi sizin tanımınıza uyacak yoksa sizin tanımınız mı materyalizme uyacak hangisi? uzatmanızın anlamı var mı?

materyalizmin ne olduğu bakın bu konuda zaten özetlendi, siz ne dediniz, onlar beni bağlamaz! Nasıl böyle bir mantıkla bir olguyu, bir düşünceyi, bir felsefeyi, bir görüşü ve dahi bir çıkmazı ele alabalirsiniz, bu mümkün mü? değil.

materyalizm dediniz, gözleme, deneye, bilgiye dayanmaz, akıla, aklın tatminkarlığına, mutlağa dayanır dediniz, materyalizm ne peki tam tersi! yani, gözleme, deneye, algıya, bilgiye dayanır ve bunlar materyalizmin dayanmasını bırakın o'nun ilkeleridir! Sırf sizi mutlu etmek adına materyalizmin bu ilkelerinden vazgeçmesini bekliyor iseniz, böyle bir şey mümkün değildir, ama sizin eksik ve yanlış tanımınızı değiştirmeniz mümkündür! İşte sizin ihtiyaç duyduğunuz tanımınızın cevabı bu kadar basit ve sadedir, nedir? diye sormanıza artık gerek var mı? sizin tanımınızın tam tersidir materyalizm zaten 10 kez de söylendi, ifade edildi, yerli yerine kondu...

Size ne diyorum, idealizm bilimin çıkmazı olamaz, yapısı buna müsait değil! Bu bir
İkincisi materyalizm diye tanımladığınız şey materyalizmle ne uzak ne de yakından alakalı değildir, haliyle böyle bir materyalizm dünyada yoktur ve dolayısıyla olmayan bir materyalizm, olmayan yönleriyle çıkmaz oluşturma şansına sahip değil.

geriye epistemoloji dediğiniz şeyler kalır ki, orada ifade ettiklerinizde materyalizmin ilkeleridir, tüm idelaizm ve materyalizm dışındaki söylemleriniz yöntemdir, ilkedir vs.

şimdi bu çıkmazlar::: diye adlarını verdikleriniz, adres gösterdikleriniz yok iseler, çıkmazın varlığının anlamı var mı? zaten bu çıkmazlar diye onları kastettiniz, onlarıda onlara ait olmayan tanımla, uydurma diyebileceğimiz biçimde ifade edip, betimlediniğinize göre böyle bir çıkmazda uydurma olmak durumunda kalır, hatim indirmeye, uzatmaya gerek var mı?

evrensel-insan 04-11-2010 20:07

Saygideger spartacus;

Aferin size, benden fazla emek harcadiginizi soyleyerek egonuzu tatmin etmissiniz. En azindan yazilan mesajlar, sizi bir ego tatminine zorlamis.

Ikincisi hala benim dile getirdiklerimi elestiriyorsunuz.

Bu da zaten benim dile getirdiklerimi kanitliyor. Cunku siz yoksunuz dolayisiyla, gorusunuz, savundugunuz v.s. de yok. Sizin icin baskalari var, baskalarinin dusunceleri var ve sizde ancak ya onlari kabullenirsiniz, ya da karsi cikarsiniz.

Varliginizi ve kendi dusuncelerinizin varligini algilamaniz umuduyla. Ya da en azindan, bir sonraki mesajinin, yeni bir ego tatmininizi dile getirebilir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 04-11-2010 20:15

Saygideger spartacus;

Beni ve dile getirdiklerimi katmadan, bu basliga, metafizik, ontoloji, teoloji ve bilimsellik, bilimsel method ile ilgili sirf kendi dusunce dile getiriminizi yazmaninizi, sizden rica ediyorum. Emin olun bunu basaramayacaksiniz, hadi basarin da beni yaniltin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

spartacus 04-11-2010 21:28

sevgili Evrensel

Sizin kendinize göre tanımlayıp oluşturduğunuz, size ait çıkmazları oartaya koymak ne benim işim olabilir nede bunu yapmam mümkün olabilir. çıkmaz sizin, yanlış tanımlarınızdan kaynaklı ortaya çıkmış kendi çıkmazınız ne diyebilirim ki? Bir yazıya başlık atmak değil, önemli ve anlamlı olan içeriğe neyi koyduğunuzdur.

Bu başlığa bilimin ontolojik çıkmazı deyip(demişsiniz), içinde yemek tarifide verebiliriz, şimdi böyle yapsam sırf ortaya bir başlık atılmış diye bir anlam taşır mı?

Bilimin ontolojik çıkmazı -> bu çıkmazlar->materyalizm, idealizm dediğinize göre, bilimin böyle çıkmazı olduğunu kim iddia ediyor ki, ben mi?

Bilimin ontolojik çıkmazları diye oluşturduğunuz yargınızın dayanaklarının anlamsız, gerçeğe dayanmıyor olmasının dahi sonuçlarını hem bana yıkmaya çalışıyorsunuz ama hemde sadeleştirmemi, yargınızdaki anlamsızlığa anlam vermemi yine benden bekliyorsunuz. Yinede bunu zaten önceki cevaplarım da yapmıştım.

Bilimin ontolojik çıkmazı (evrensel insan)

Bu çıkmazlar(evrensel insan)
İdealizm. (Evrensel insan)

Daha önce yazdım ama bir daha yazayım, idealizm bilim için çıkmaz oluşturabilme şansına sahip değil, bir engel teşkili oluşturabilir ki buda bilimin çıkmazı olmaz.

materyalizm, bilimin ontolojik(!) çıkmazı olamaz çünkü bilim materyalizmden ayrı, bambaşka bir alan ve dünyada değildir, bilim materyalizmin eli, gözü, kulağıdır. başka bir başlıkda sorduğunuz soruları yine size yanıtladığım halde okumadınız, yine de ben tekrar edeyim, felsefeyi, yoldan ayıramazsınız, bilim, materyalizmin bilgiye giden yoludur, bu yolda ilerleyende insandır, bu ilerleme çabası ise felsefesidir(yani materyalizm). dolayısıyla bilimin çıkmazı ile, materyalizmin çıkmazı aynı şey olur, bilim bir çıkmaza girdiği anda o yolda ilerleyende çıkmaza girer(yani materyalizm). Buda demektir ki bilim ile materyalizm karşıt, birbirinden kopuk ifade edilerek tanımlanamazlar, aksine birbirini tamamlayan iki şeydirler.

geriye ne kadar ilke, yöntem vs tüm ilkeler, yöntemler, metodlar heleki temel esasınız ontoloji ise, idealizm ve materyalimzin kapsamındadır, alt başlıklarla teker teker, bu felsefelere ait metodları, ilkeleri, görüşleri, yolları vs sanki bu felsefelerden ayrı başka felsefeler gibi sunmamızın hem anlamı hemde artık gereği yoktur.

o halde ya idealizmin ontolojik çıkmazı denebilir, ya materyalizmin,,, yada bilimin mi dediniz, illa demek istediniz, bilimin bu çıkmazları işte şu felefelerdir(bilimide kapsayan şey) derseniz, anlamsız olur. benimde böyle bir iddiam olamaz, böyle bir iddia olursa da elbetde fikrimi yazmam gerekir, bunda bir kötülük yok ki...

evrensel-insan 04-11-2010 21:36

Saygideger spartacus;

Beni ve dile getirdiklerimi katmadan, bu basliga, metafizik, ontoloji, teoloji ve bilimsellik, bilimsel method ile ilgili sirf kendi dusunce dile getiriminizi yazmaninizi, sizden rica ediyorum. Emin olun bunu basaramayacaksiniz, hadi basarin da beni yaniltin.-e.i.-

Bak yukarida yazani basaramamis ve beni yaniltamamissin, kusura bakma.

Saygilarimla;
evrensel-insan

diamat 04-11-2010 21:55

sayın evrensel

'çamaşır makinesi kullanma klavuzu' tadında bir felsefeyle işim olmadığını sanırım size izah etmeyi başaramamışım.

sözde sorunsallara sözde cevaplar vermek ve terminoloji üretmekten ibaret olan ve adına klasik felsefe dediğim şeyi ısrarla getirip getirip öne sürüyorsunuz.

ben bunlarla uzun zaman önce ilgilenmeyi bıraktım.
klişe gelecek ama buna burjuva felsefesi diyorum.

benim için felsefe; jargonlardan ve terminolojiden bilinçli bir şekilde arındırılmış bir şeydir.
siz ise ısrarla tam tersini dayatıyorsunuz.

her bir felsefi düşünce sistemi dayattığınız o kavramları zaten yeniden kendi adına tanımlamıştır.
dolayısıyla hangi tanımı üzerinden tartışacağımız bile bir muammadır.

o süreç evreni açıklamayı başaramıştır.
tam tersine açıklanabilir ve anlaşılabilir olanı , anlaşılmaz kılmıştır.verili sömürü düzenlerini olumlulamak işlevine koşulmuş bir şeye ve onun sahte terminolojisine mi felsefe diyorsunuz.

eski usul felsefe ve onun sözde sorunsal ve kavramsallaştırmaları ve kategorileri üzerinden konuşmadım, konuşmam.

benim kendi sorularım var.
onları sorarım.
basit sorular.

varoluşu özne-nesne sahte sorunsalına indirgemeden, tartışırım.
dolayısıyla ontoloji-epistemoloji türünden sahte soyutlamalarla da işim olmaz.

felsefe evreni açıklama işidir.
evren fizikseldir.
fiziksel olmadığı ve özgün varoluşu olduğu düşünülen tüm ontolojik kategorilerin de aslında fiziksel olduğunu ise bilim bize öğretiyor.dolayısıyla bilim sizin ontoloji-metafizik bağınızın tam tersini ortaya koyuyor.
ontoloji-fizik bağını.üstelik bunun bilgisini ve bu bilginin mümkün olduğunu da ortaya koyuyor.

artık idealizm mi materyalizm mi diye bir şey yok.
bilim zaten bu düaliteyi tartışmıyor.
bitti, bilim safını seçti.
sadece materyalist felsefeden bahsedilebilir artık.

sorun artık hangi felsefe sorunu değildir, hangi metod sorunudur.

evrensel-insan 04-11-2010 22:19

Saygideger diamat;

Ayni seyler sizin icin de gecerli. Beni ve dile getirdigim dusunceleri mesajiniza katmadan, sirf kendi dusuncelerinizi dile getiren bir mesaj bekliyorum sizden.

Bu mesajinizda, metafizik, ontoloji, teoloji, ideoloji den ne algiladiginizi dile sizin; baskasinin goruslerini elestirmek ve karsi getirecek, nasil bir materyalizm taniminiz oldugunu ve neden materyalist oldugunuzu dile getireceksiniz.

Ben de sizin kendiniz ile ilgili kendi dusuncelerinizi algilayacak ve degerlendirecegim.

Eger bunu basarabilirseniz, en azindan kendi dusuncelerinizin sizin icin ne ifade ettigini dile getireceksiniz.

Boylece bende sizin, size ait olan dusuncelerinizden, sizin goruslerinizi algilamis olacagim.

Yoksa benim icin, sizin benim dile getirdigim hakkindaki elestiri ve karsi cikislariniza verecegim bir yanitim yotur.

Ama, sizlerin kendi ifadelerinizle ne dusundugunuz dile gelirse, o zaman en azindan benim de cevap verme olanagim dogar.

Saygilarimla;
evrensel-insan

diamat 04-11-2010 22:22

sayın evrensel

mesajlarda zamanlama hatası mı var.
bir üstte ben cevabımı verdim.

evrensel-insan 04-11-2010 22:29

Saygideger diamat;

sorun artık hangi felsefe sorunu değildir, hangi metod sorunudur.-diamat-
Metod olarak neyi oneriyorsun, diyalektigi mi, bilimselligi mi? her ikisini de farklari ile birlikte aciklar misin?

Madem oyle, sen; hangi temele dayanarak benim dile getirdiklerimi elestiriyorsun ve idealist damgasi veriyorsun, nedir temelin, tabanin?

Ayrica ontoloji ile epistemolojinin farkini biliyor musun?, biliyorsan nedir? Cunku benim dile getirdiklerimin temeli ontolojik yani varliksal degil; epistemolojik yani bilissel ve her turlu bilginin bir turev oldugudur. Buna seyin ismi de dahil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

spartacus 04-11-2010 22:41

sevgili Evrensel

Bak yukarida yazani basaramamis ve beni yaniltamamissin, kusura bakma.

Umarım neden başaramadığımın sebebi, yemek tarifi vermeyişime yorulmamıştır.(espiri)

kargaşa ve karmaşa ile başlıkları neden evirip çevireceğiz sevgili Evrensel.

Bilimin ontolojik çıkmazı diye bir sorunu yoktur.

Siz varlığa bir anlam yüklüyorsunuz, yüklediğiniz anlam ise belirlemedir(bir belirleyeni var). Konu varlık bilimi oldu mu, size göre varlık ise belirlenendir. ben şimdi bunun ne olduğunu söyleyeceğim siz bana kızacaksınız, yine kızacaksınız ama varlığı belirlenen olarak dile getirmek idealizmdir, bir belirleyeni olduğunu savunmak ise tam idealizmdir.

peki dünya da sadece idealizmin mi tanımları var? hayır, konu heleki bilim oldumu tanımalarımız ideolojik düşüncelere göre değil, bilimin, materyalizmin tanımlarına göre olmalıdır.

nasılki iki felsefeden bahsettik, kavramlarında bu felsefelere göre farklı anlamları, bilimlerine görede farklı kullanım değerleri vardır. peki materyalizme göre varlık nedir?
mavcudiyettir. belirlenmişmidir, hayır herhangi bir iradenin mevcudiyeti, varlığı belirlemesi gerekmez ama her irade mevcudiyeti tarafından belirlenmiştir, yani bir iradeniz var ise bu sizin varlığınızdan kaynaklıdır, bu materyalist yanı. Bilim yanı ise bilim zaten bu mevcudiyetle ilgilidir, bilim varlık için bir belirleyen olduğu gibi varlığında belirlenmiş olduğunu savunmuyor ki, bu idealist bir savdır, haliyle bilimin böyle bir çıkmazı yoktur, bilim mevcudiyetle ilgilenir, o nun belirleyeni, mevcut edeni kimdir gibi sorular bilimin, fiziğin alanı dışındadır. O zaman bilimin sorunu zaten mevcudiyetin sorunudur, bilim varlığı çözmek, bilgi edinmek gibi bir soruna her daim sahiptir bu kadar basittir ve bu sorun bilimin özüdür, hayat kaynağıdır, çıkmaz denemez.

Şimdi siz hala benden bilimin ontolojik sorunu olduğunu önce kabul etmemi, sonrada bu basliga, metafizik, ontoloji, teoloji ve bilimsellik, bilimsel method ile yazmamı bekliyorsunuz? Şu ana kadar zaten yazdım, sevgili Evrensel hala kaç kez yazmam gerekiyor...

katılıp katılmayacağımız şeyler yönler olabilir, ama bir link vermek istiyorum, özellikle felsefenin dili konusunda materyalist Afşar Timuçin*'den bir söyleşi, birde insanları felsefelerine göre şablonlaştırmanın ne kadar yanlış olduğunun canlı örneğidir Afşar Timuçin ve yararlı olacağını düşünüyorum..

Evcilleşmiş felsefe felsefe değildir.

Afşar Timuçin
Filozof, şair, yazar...

diamat 04-11-2010 22:42

sevgili evrensel

''Cunku benim dile getirdiklerimin temeli ontolojik yani varliksal degil; epistemolojik yani bilissel ve her turlu bilginin bir turev oldugudur. Buna seyin ismi de dahil.'' E.İ.

bu cümleni cımbızlamak için alıntılamadım.burdan başlamak istediğim için alıntıladım.

varlıksal olan ile bilişsel olanı hangi dayanakla birbirinden izole edebildiğini, bağımsızlaştırabildiğini ısrarla sordum.

varolmayanın bilgisi olur mu.
bilgisi olmayanın varoluşu üzerine nasıl konuşabiliriz.
o halde bu soyutlamanın bizzat kendisi hastalıklı değilmidir.

klasik felsefenin bu tanımları ve kategorileri bizim için postulatmıdır.
senin için öyleyse bile benim için de öyle olmasını gerekli kılan nedir.

türev olduğunu söylediğin her türlü bilgi neyin bilgisidir.
somut olarak adını koyarmısın.

evrensel-insan 04-11-2010 22:58

Saygideger spartacus;

Bakin hala algilanamamis, ben varliga bir anlam yuklemiyorum. Sadece yuklenen tum ontolojik anlamlarin, ki buna materyalizm de dahil; sorun oldugunu dile getiriyorum. O yuzden de varligin anlamiyla degil; senin algilayacagin icerikte, varligin gozlemlenmesi ile, yani epistemoloji ile ilgileniyorum.

Oyuzden dile getirdiklerimi elestirmeden ve karsi cikmadan once, en azindan ne dile getirdigimi algilamaniz gerekiyor. Bu da spekulasyon ile degil; yazarin dile getirdiklerinin ne oldugunu yazarin dile getirdigi gibi algilamak demektir.

En azindan o zaman elestiri de gelse, en azindan algilanilmis bir dile gelise elestiri gelir.

Madem varligin bir tanimi yok, siz hangi temelde kendinizi materyalist olarak dile getiriyorsunuz?

O zaman maddenin tanimini yapin, ya da materyalizm den vazgecin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 04-11-2010 23:04

Saygideger diamat;

türev olduğunu söylediğin her türlü bilgi neyin bilgisidir.-diamat-

Gozlemlenen, test edilebilen ve yanlislanabilen fenomenin bilgisidir. Fenomenin ne oldugunu ortaya koymak ise, ontolojinin konusudur, buna materyalizm dahil.

Bu bir soyutlama dan ziyade, soyutlama farkidir. Nasil bilimin dallari biribirinden farki ise, fizik, kimya, biyoloji gibi.

Felsefenin dallari da biribirinden farklidir. Metafizigin, ontolojisi ve teolojisi dallari ve bilginin dali epistemoloji gibi.

Fark ta; ontoloji varligi ortaya koyar, teoloji tanriyi ortaya koyar, epistemoloji de bilgiyi ortaya koyar.

Sen materyalizm ile bagli olarak ancak, varligi ortaya koyabilirsin, epistemoloji ise varligi ortaya koymaz, ismi dahil varliktan bilgi turetir.

Eger bu yazilanlara bir itirazin var ise, o zaman sen bir aciklama getireceksin, varlik ve bilgi farki konusunda.

Saygilarimla;
evrensel-insan

diamat 04-11-2010 23:05

sevgili evrensel-insan
ontolojiyi varlığa anlam yüklemek olarak tanımlamnın kendisi bile idealizmin bir davranışıdır.
bir de sizi idealist ilan ettiğim için beni kınamaya kalkıyorsunuz.

materyalizm varlığa hangi anlamı yükler sayın evrensel.

bu arada bilgi neyin bilgisidir sorusu güme gitmesin.

diamat 04-11-2010 23:11

madde evrendir sayın evrensel

diamat 04-11-2010 23:13

neyi gözlemliyoruz neyi test ediyoruz neyi yanlışlıyoruz, somut örnek verirmisin.

evrensel-insan 04-11-2010 23:15

Saygideger diamat;

ontolojiyi varlığa anlam yüklemek olarak tanımlamnın kendisi bile idealizmin bir davranışıdır.

Ontolojnin ne oldugunu sizden alalim o zaman. Ontoloji, metafizigin varlik felsefesidir. Bu felsefenin de bilinen ideolojileri, materyalizm, idealizm ve pozitivizmdir.

materyalizm varlığa hangi anlamı yükler sayın evrensel.

Madde anlamini Madde fenomene verilen bir addir, turevdir..

bu arada bilgi neyin bilgisidir sorusu güme gitmesin.

Eklemeyi sonradan yaptim, yeniden mesaji okursan, cevabini gorursun.

Saygilarimla;
evrensel-insan


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:51 .