![]() |
Görmediği hiç bir şeye inanmayan adam
Sizlere görmediği hiç bir şeye inanmayan adamın hikayesini anlatacağım;
Görmediği hiç bir şeye inanmayan adam Allah'a inanmaz çünkü onu görmüyordur inanması için eliyle tutup gözüyle görmesi lazımdır görmediği hiçbir şeye inanmayan adamın.... Görmediği hiçbir şeye inanmayan adam evrime inanır gözüyle görmediği,eliyle tutmadığı bir şeye.... onun ötesinde balıkların denizden karaya nasıl çıktıklarını bilmem ne adamının ailesiyle olan yaşantısına gözüyle görüp eliyle tutmuş gibi inanır ve kafasında canlandırır görmediği hiç bir şeye inanmayan adam. Görmediği hiç bir şeye inanmayan adam H.z musa'nın yaşadığına inanmaz çünkü görmediği hiç bir şeye inanmaz, ama pekin adamına inanır onun ilkel bir insan olduğuna, ailesiyle olan yaşantısına, avcılığına varıncaya kadar kafasında canlandırır.... H.z isanın varlığınada inanmaz görmediği hiçbirşeye inanmayan adam, ancak ne yazıkki bu prensibiyle yine çelişir ve görmediği tam olarakda anlayamadığı halde karadaki hayvanların nasıl olupta kanatlanıp uçtuğuna inanır. H.z Muhammedin yaşadığına inanmaz görmediği bir şeye inanmayan adam ama görmediği bir şeye inanmayan adam h.z ayşe nin evlilik yaşına inanıverir. Görmediği hiç bir şeye inanmayan adam görmediği halde, h.z muhammedin yaşadığına inanmadığı halde şeytan ayetleri masalına inanır. Biz aslında görmediği hiç bir şeye inanmayan adamada onun prensibinede kızmıyoruz biz aslında onun bu prensibiyle günlük hayatında ne kadar çeliştiğini gösteriyoruz biz aslında onun evrim teorisi gibi teorilerede bu prensibinin en azından yüzde bir i ile yaklaşmasını istiyoruz. O zaman bu prensibiyle gurur duyabilir bizde görmediği hiç bir şeye inanmadığı için onu takdir edebiliriz. Ancak sığınacak başka bir kapı olmamasındanmıdır nedir bazı yerlerde görmediği her şeye inanıyor!!! |
Saygideger Kemaloglu;
Sence hangisi "olmasi gerekendir?" Bir kisinin bu dunyaya geldikten sonra, ona her turlu soylenene inanmasi mi? Yoksa, bir kisi olarak kendi caba ve gayretiyle, bir seyleri ogrenmesi ve ogrendiklerini bilmesi ve dusunmesi mi? Yani kendi dusunceleri mi?, yoksa; kendisine soylenenler ve kendisinden inanmasi istenenler mi? Saygilarimla; evrensel-insan |
saygıdeğer kemaloğlu;
dünyanın 6 günde yaratıldığına, önce yerin sonra göğün yaratıldığında, beynimizle değil kalbimizle düşündüğümüze, güneşin dünya etrafında döndüğüne, insanın bazen balçık, bazen su, bazen toprak, bazen kan pıhtısından yaratıldığına, hacca develerle veya yaya olarak gidilmesi gerektiğine, kullarına küfreden, beddua eden (bunlarına arasında "Allah belalarını versin" de var. Tevbe30) bir tanrının emirlerine, ve buna benzer 100'lerce çelişkiye 2000 sene önce inanabilirdik, şimdi değil. Tüm bilim dünyası Evrim teorisi konusunda hemfikirken, Harun Yahya gibi üniversite terk, paleontoloji, mikrobiyoloji konusunda bilgisiz, yarı kurbağa yarı tavşan biçiminde bir ara fosil beklentisinde olan birinin bu teoriye savaş açmasına tüm bilim dünyası gülüp geçmektedir. ABD'de bir dönem evrime karşı çıkan bilimadamları (ki çoğu kiliseden yetişmiştir), mahkeme kararlarıyla bu teorinin önünde diz çökmüşlerdir. ABD'de 500 üniversitenin tamamında evrim teorisi kabul görmüştür. Bizim üniversitelerimize bakmayın, bugün evrime karşı çıkarlar, yarın dünyanın yuvarlak olmadığını söylerler. Çok değil daha geçtiğimiz Temmuz ayında bir profesör (Orhan ...) beynimizle değil kalbimizle düşündüğümüzü Biyoloji kongresinde vaaz olarak verdi. saygılar... |
Alıntı:
Ben yanlış olanını söylüyorum ben inançlı bir kişiyim herşeye inanmam beklenebilir aksini iddia etmiyorum adı üstünde bu bir inançtır Ancak başlığı açtığım konuyu kendine prensip edinmiş insanlar yani "inanmam" diyen insanlar birde bakıyorsunuz en olmayacak şeylere inanıveriyorlar size soruyorum; bu kendi çaba ve gayretiyle bir şeyleri öğrenmesindenmidir yoksa sığınacak bir kapı olmamasındanmı? |
Alıntı:
|
Saygideger Kemaloglu;
bu kendi çaba ve gayretiyle bir şeyleri öğrenmesindenmidir yoksa sığınacak bir kapı olmamasındanmı?-Kemaloglu- Aslinda once inancin ne oldugunu algilamak lazim. Inanc, aklin bilimsel cevap veremedigi sorulara, kendi tatmini ve teslimiyeti temelinde kendine verdigi cevaptir. Burada senin "siginacak kapi" ifaden, tam da akilciligin; kendisini tatmin ve teslim ettigi inanctir. Cunku bir seyleri ogrenmek, sadece bilimsel bilgi ile hem sinirli degildir, hem de akilcilik icin; bu bilgiler "yeterli" degildir. Oyuzden konu, aslinda bilimin bilimsel bildiriminin bilgisine "sadik kalip, kalmamak" ve epistemoloji ustu bir akilci, "siginacak kapi" aramaktir. Bu da zaten kisinin, akilciliginin tatmin ve teslimiyeti ile; bilim ve bilimsellige "sadik kalamamasinin" bir ifadesidir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
elinizde bilim baltasıyla beni avlamaya çıkmassınız değilmi size denizdeki canlıların karaya çıktıklarına inanamadığımı bunu aklımın almadığını, karadaki canlıların nasıl olurda uçabildiklerini bir türlü beynimin almadığını söylesem bana saygı duyarsınız değilmi ABD'de 500 üniversitenin tamamında evrim teorisi kabul görmüştür. Birde esasında sizin fikriniz olan çoğunluğun kabul ettiği şey doğru olmayabilir desek... sizde öyle diyorsunuz ya körpe ateistleri kandırmak hani bu dünyada çoğunluğun inançlı olduğuna bakmayın çoğunluğun kabul ettiği bir fikir doğru olmayabilir. desek kızmassın değilmi |
Alıntı:
bence sen konuyu kavrayamamışsın forumlarda "hacı" diye biri dolaşır bildinmi onu işte o adamcağız hem h.z muhammedin yaşamadığına hemde haşa "sapık" olduğuna inanır işte öyle birşey öyle acayip bir şey bilmem anlatabildimmi |
Alıntı:
tabii ki kızmayız. Hindistanda inekleri tanrı (ya da tanrının en büyük nimeti) olarak kabul edip önünde secde edenler de var. onlara kızıp savaş açmayız. "Hiç aklım almıyor, uçaklar nasıl uçuyor, dünya yuvarlaksa neden uzaya düşmüyoruz" diyen arkadaşıma da kızmam. İnançlara saygılıyım. Herkes her istediğine inanabilir. saygılar... |
Sayın Kemaloğlu
Yazdığınız bir çok yazının ana fikrini benimsemediğim için genellikle eleştiriyorum. Burada yazdığınız konuyu da yine ana fikrini beğenmediğim eleştireceğim. Bakınız, ateist insanların bir çoğu ''görmediğim şeye inanmam'' demez. Bu söylemi genellikle 8-10 yaşlarında fikirleri tam oluşmamış çocuklar söyler. Ateizmin genel söylemi ''Bilimsel olarak ispat edilmemiş&ispat edilebilir teoriler ile açıklanmamış hiç bir şeye inanmam'' der. Bu iki söylem arasında ciddi farklar vardır. Örneğin; allahı görmüyorsun inanmıyorsun, havayı da görmüyorsun ona da mı inanmıyorsun gibi bir söylemde bir fikir cevap veremezken bir fikir cevap verebilir. Bu alıntıladığınız fikir genellikle dini sitelerin ve basit fikirli yobazların kullandığı bir argümandır. Tarih bilimine göre muhammed denen kişi yaşamışdır. Ama ortaya attığı tanrı kavramı varolmamıştır. Gözle görülmediği için değil; bilimsel olarak hiç bir şekilde doğrulanamadığı herhangi bir çürütülemeyen teorisi olmadığı için varolmamıştır. Hele ki tüm vaktini insanların uçkuru peşinde harcıyan islamın tanrısı gibi bir tanrı hiç bir şekilde var olmamıştır. Bir gün vaktin olursa Ahura Mazda'yı araştır. Emin ol inandığın islamın tanrısından daha az tutarlı değildir. |
Kuvvet haktadir!!!
Alıntı:
İLK OLARAK SİTENİZDE CİDDİ, SİZİ SUSTURAN, GERÇEĞİ AÇIKLAYAN, SORULARINIZA CEVAP VEREN KİŞİLERİ YASAKLAMANIZ ÇOK DİKKAT ÇEKİCİ... BU SİZİN SORULARINIZIN CEVAP BULUP FOYANIZIN ORTAYA ÇIKMASINDAN KORKTUĞUNUZU GÖSTERİYOR... İKİNCİ OLARAK KARDEŞ, SAKIN İSLAMDAN VAZGEÇME!!! O SENİN KURTULUŞ REÇETEN... SEN EĞER DÜNYAYA GELDİYSEN BAŞINDA AKIL DENEN ALET VARSA HAYVAN GİBİ YAŞAYAMAZSIN...YANİ HAYVAN ŞUURSUZCA YER İÇER YATAR KEYFİNE BAKAR,GEÇMİŞTEN GELEN PİŞMANLIĞI VE GELECEKTEN GELEN KORKU VE ENDİŞELERİ YOKTUR... AMA BİZE ALLAH-U TEALA AKIL DENEN NİMETİ VERMİŞ, BİZ ONLAR GİBİ OLAMAYIZ... HA SEN DERSEN ''KARIŞMA BEN HAYVAN GİBİ YAŞAR ÖLÜR GİDERİM'' ÖYLEDE OLAMAZSIN ÇÜNKÜ AZ ÖNCE DEDİĞİM GİBİ SENDE GEÇMİŞİN ÜZÜNTÜLERİ, SIKINTILARI, PİŞMANLIKLARI, GELECEĞİNDE İSE 1 DAKİKA SONRA NELER OLABİLECEĞİNİ BİLEMEDİĞİN İÇİN DAİMA AZAP İÇİNDE KALIRSIN..KONUNUN ÖZÜ ÖZETİ; BİZ BU DÜNYAYI ANLAMAK DÜŞÜNMEK İÇİN AKIL SAHİBİ OLARAK YARATILMIŞIZ. BU KADAR ,HARİKA ŞEKİLDE YARATILAN DÜNYADAN,AYDAN, SAYISIZ YILDIZLARDAN, GEZEGENLERDEN, GÜNEŞDEN, VE DAHA SAYISI BİLİNMEYEN GÜNEŞLERDEN, ARALARINDAKİ ÇEKİM KUVVETİNDEN TUT TAA EN UFAK BİR ATOMDAN ATOMUN ETRAFINDA DÖNEN ELEKTRONDAN(Kİ BU GÜNEŞ SİSTEMİNİN SANKİ KÜÇÜLTÜLMÜŞ BİR ÖRNEĞİDİR)HÜCREDEN (Kİ HÜCREDE KÜÇÜK BİR VÜCUD GİBİDİR, BÜNYESİNDE DOLAŞIM,SİNDİRİM, BOŞALTIM vs İÇİNE ALAN KÜÇÜK ORGANCIKLAR BULUNUR) ALYUVARLAR, AKYUVARLAR, BİRDEN FAZLA GÖREVİ OLAN VE YARATILIŞ HARİKASI OLAN ORGANLARDAN, 5 DUYU ORGANLARINDAN,ONLARIN ÇALIŞMA SİSTEMLERİNDEN,KOLLARIMIZDAN BACAKLARIMIZDAN,AYAKLARIMIZDAN,PARMAKLARIMIZDAN,ET RAFIMIZDAKİ BÜTÜN HAYVANLARIN ÇEŞİTLERİNE,CİNSLERİNE GÖRE AYRI AYRI YARATILIP,ŞEKİLLER VERİLMESİ, ONLARA UYGUN KAS YAPISI , VÜCUD YAPISI, DERİ, DİŞLER VERİLMESİNDEN( Kİ ALLAH'IN ETÇİL BİR HAYVAN OLAN ARSLANA KUVVETLİ PENÇELER VE ÇOK GÜÇLÜ ÇENE VERMESİ,OT YİYEN İNEĞİN ONA UYGUN SİSTEME SAHİP OLMASI VE KAN VE DIŞKI ARASINDAN BEMBEYAZ SÜTÜN ÇIKMASI, BUNA UFAK BİRER ÖRNEKTİR)VE AĞAÇLARIN VE BİTKİLERİN SU, BİR AVUÇ TOPRAK ARTI BİRAZ GÜNEŞ IŞIĞI İLE KÜÇÜCÜK TOHUMUNDAN ÇEŞİT ÇEŞİT YAPRAKLARIN,RENK RENK ÇİÇEKLERİN VE TÜRLÜ TÜRLÜ MEYVELERİN YARATILMASININ KÖR TESADÜFÜN, ŞUURSUZ TABİATIN YADA KENDİNDEN HABERİ OLMAYAN SEBEPLERİN(YAĞMUR,GÜNEŞ,BULUT,TOPRAK vs) İŞİ OLMADIĞINI BUNLARI ANCAK BİR OLAN ZAT'IN; ALLAH'IN İLMİYLE , İRADESİYLE, TEDBİRİYLE, TERBİYESİYLE OLDUĞUNU SADECE O'NA GÜVENİP DAYANMAMIZ GEREKTİĞİNİ BURAYA GÖNDERİLİŞ SEBEBİMİZİN O'NU HAKKIYLA TANIYIP İDRAK ETMEK OLDUĞUNU GÖRÜP İMAN ETMEMİZDİR. ŞÜPHESİZ CENNET HAKTIR, CEHENNEM HAKTIR. SEN BU UCUZ ŞEYTAN OYUNLARINA ALET OLMA!!! BIRAK KARDEŞİM SEN İMANINI KURTAR!!! |
Saygideger risaleinur;
Birincisi, internet dilinde ve algisinda, buyuk harfle yazmak; bagirmak anlamina gelir. Ustelik tuzuk acisindan da tuzuge ters duser ve ceza gerektirir. Ikincisi, benden yapmis oldugun alinti ile o alintiya vermis oldugun yanit arasinda ben, bir iliski kuramadim. Ucuncusu "İLK OLARAK SİTENİZDE CİDDİ, SİZİ SUSTURAN, GERÇEĞİ AÇIKLAYAN, SORULARINIZA CEVAP VEREN KİŞİLERİ YASAKLAMANIZ ÇOK DİKKAT ÇEKİCİ... BU SİZİN SORULARINIZIN CEVAP BULUP FOYANIZIN ORTAYA ÇIKMASINDAN KORKTUĞUNUZU GÖSTERİYOR... -risaleinur-" alintinda, kimden ve neden bahsettigin de acik ve net degil. Ayrica, bu ifadelerinin, benden yaptigin alinti ile de bagini kuramadim. Eger, benden yaptigin alintinin altina yazdigin mesajin neye dayanarak ve neye yonelik yazildigini ve de benden yaptigin alinti ile bagini aciklarsan; neden o mesaji yazdigin anlasilir hale gelir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Sayın Risaleinur
Sevgili evrensel-İnsan hiçbir zaman üslubunu bozmadan ve sizin gibilerin seviyesine inmeden yazı yazar. Her zaman üslubunu ve saygınlığını korur. Ben de forumda ilk yazmaya başladığımda benzer şekilde hareket etme umuduyla başladım. Fakat sizin gibi ne düşündüğünü ne yazdığını ve neye inandığını bilmeyen kişiler ile karşılaşa karşılaşa üslubumu değiştirdim. Belki şeker bende çabuk oynuyor ve o yüzden çabuk tepki veriyorum. Ama yazdığınız yazının içerisindeki tutarsızlıkları, gerçekle çelişen noktaları gördükçe dayanamıyorum. Alıntı:
Alıntı:
Dünyada insanlık adına hiç bir şey yapmadan yiyip içip yatan müslümanlar değil mi? Dünyada bilim adına tek bir şey yapmış bir müslüman gösterebilir misin son 100 yılda? O da sizin kaynaklarınıza göre sonradan müslüman olmasın. Hani diyorsunuz ya müslüman fıtratına göre doğup müslüman yetişmiş olsun. Senin doğruyu yapan bir insan olman için tanrıya inanman mı gerekiyor? Tanrıya inanmazsan geçmişini sorgulamayacak mısın? Çok afadersin ama eğer böyle düşünüyorsan senin özünde zaten insanlık yokmuş. Seni insan sınıfına tanrı düşüncesi sokuyorsa, başını elerinin arasına al ve uzun uzun düşün nasıl bir insan olduğunu. Alıntı:
Alıntı:
Bir de işin içerisine bilimsellikleri ekliyorsun ya işte orada bitiyorum. Madem atomun elektronuna kadar inip bilgi verebiliyorsun, hadi ruh ile ilgili bir şey ispat etsene! Atomdan bahsedip bunu evren ile ilişkilendirip, insan ve inanç için en önemli kavram olan ruh ile ilgili tek bir bilimsel bilgi bile verememen ilginç değil mi! Ama yok illa ki bilmediğin bilimsel olarak ispatlanamayan şeyler doğru, ispatlananlar ise tanrınızın işi değil mi! Beyin ile Kalbin işlevini bile bilmeyen bir arabın yazdıklarının peşinden 21. yy'da yaşadığın halde nasıl gidebiliyorsun? Alıntı:
Bu arada bak burada hepimiz bire meleğiz, buyazıları yazıp imanını kurtarıyor, imanını kuvvetlendiriyoruz. Bu sayede sen de memeleri tomurcuklanmış hurilerle alem yapıyorsun. Ne güzel değil mi? Uçkura bu kadar düşkün bir tanrıya sahip olmak! |
Alıntı:
Yukarıdaki cümleyi neden kurduğunuzu anlamış değilim. Ben Tanrı-Tanrısallık konularına inanmıyorum diye hemen Evrime mi inanmalıyım... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Allah"a varana kadar kaç tane Tanrı var, bilirmisin... |
Alıntı:
|
karadaki canlıların nasıl olurda uçabildiklerini bir türlü beynimin almadığını söylesem
Sayın kemaloğlu, bunda akıl almayacak bir şey yok. Bu sitede defalarca açıkladık. Bir kara canlılarının bir kısmı uçabilmiştir hepsi değil. Bunun da belli başlı aşamaları olmuştur. Zar kanatlı memeliler ve bazı theropodlar uçma yeteneğini geliştirmiştir. Evet bu bir yetenektir ve geliştirilmiştir. Theropodlar zaten uzun ve tüylü kollara sahip canlılardı. Bunlar öncelikle, uçmaya değil ısı yalıtımı, cinsel seçilim ve avlanmaya yarıyordu. Tüylü uzun kollar avlanma sırasında yerden belli bir süre havalanmaya müsait bir yapıdır. Theropodlar hafif canlılardı. Tüm reptiller gibi onların da kemiklerinin içi boştur. Zaman içinde daha uzun süre havada kalan bireyler seçildi. Rakiplerinden kaçabilmek için yüksek ağaçlara ve yüksek kayalıklara yerleştiler. Buralarda daha uzun süre süzülmeye başladılar. Tüm bunlar aklın alabileceği mantıklı gelişmeler sayesinde olmuştur. Günümüz kuşlarının bir kısım theropod dinozorlarının torunları olmadığını gösteren hiç bir kanıt yoktur. Evrim gözlenebilen, elle tutulabilen, fosillerle kanıtlı, yığınla kanıtı bulunan somut verilerin toplamıdır. Görmediğimiz kısım milyonlarca yıllık seçilim aşamalarıdır. Bunları göremeyiz ama bunları lobaratuvar koşullarında somut ve akla yatkın verilerle modelleyebiliriz. Akla sığan bu kısımdır. Hayali ve kana susamış bir arap putundan çok daha akla yatkındır. |
Alıntı:
kemaloglu arkadaşımız bizim mahalledeki kahvede oyun oynayanların çogunluguyla bilim yapılan üniversiteleri karıştırmış. |
Alıntı:
theropod dinozorların elleri (önkol kemiklerindeki) birinci, ikinci ve üçüncü hanelerden türemiştir, ama kuşların kanatları, ikinci, üçüncü ve dördüncü hanelerden türerler... İkinci bir çalışma göstermektedir ki, theropod dinozorlar, kuşlarınkine evrimleşebilecek bir iskelet ya da akciğer yapısına sahip değildir. (Theropod dinozorlar diyaframlı solunum yapar, kuşların ise diyaframı yoktur.) Theropod bir dinozorun kuşlara evrimleşmesi, diyaframında ciddi bir handikap oluşmasını gerektirecektir, ama bu durum canlının nefes alma yeteneğini çok kritik bir biçimde sınırlayacaktır. |
http://www.evrimteorisi.org/images/s...ir_sac_ger.jpg
Theropod dinozorları ve kuşların karşılaştırılması Lades kemiği ve göğüs kemiği Birçok theropod dinozorun iki clavicula (köprücük kemiğinin) kaynaşmasıyla oluşan bir lades kemiği(furcula) vardır. Göğüs kemiği(sternum) ise hem dinozorlara hem de kuşlara özgü bir özelliktir. Omuz bıçağı Kuşların ve dinozorların uzun ve ince omuz bıçakları vardır. Kemik kütlesi Kuşlar ve dinozorların içi hava keseleriyle dolu ve ince bir duvara sahip kemikleri vardır. Dolayısıyla vücutları hafiftir. Dönebilen bilek kemikleri Yarım ay biçimli kemikler, ellerin alt kola ve vücuda doğru katlanmasını sağlar. El tasarımı Hem kuşlar hem de kuş gibi olan theropodlar iki parmaklarını kaybetmişlerdir. Kalan üç tane parmaktan, ortadaki en uzunudur Pubis Pubik kemik birçok dinozorda ileriye doğru, ancak theropodlarda ve kuşlarda geriye uzanır Bacaklar Kuşlarda theropodlarda iki ayak üzerinde yürüyecek biçimde tasarlanmıştır. Ayaklar Kuşların da, theropodların da üç tane ileriye doğru bakan tırnakları ve bir “hallux’u(I. parmak)” vardır. Diğer birçok tüneyici kuşlarda olduğu gibi, dinozorlarda “hallux” tam geriye doğru dönmemiştir. Bu soy ağacı, kuşların atasını en erken dinozorların atasına kadar geriye uzandırıyor. Buna kladogram adı veriliyor. Bir kladogram üzerindeki, her bir dal(nokta) yeni bir geliştirilmiş özelliği temsil eder. Bu kladograma göre, Therapoda, içerisinde hava boşlukları bulunan kemikleri ve üç tırnağı olan bir dinozor atadan türedi. Bu şemaya göre, theropodlar, aslında yalnızca Saurischian dinozorların bir alt sınıfı olan bir dinozordur. Her bir nesil (dal), ya da klad, daha büyük bir kladın içinde yer alıyor (renkli dikdörtgenler). Bu sınıflamaya göre, Aves (Kuşlar) maniraptoran, tetanuran ve theropod dinozorlardır. Kuşların evrim sürecinde bazı theropodlar, araştırmacıların kuşlarla dinozorlar arasındaki bağlantıyı kurmasına yardımcı oluyor. Üç ayrı tırnağı olan ayak (Mor), üç parmaklı el(yeşil), yarımay biçimli bilek kemiği(kırmızı). Bilinen en yaşlı kuş, Archaeopteryx, bazı yeni özellikler sergiliyor. Anatomik yapıların karşılaştırılması Pelvis’de, pubik kemik(kahverengi) başlangıçta ileriye doğru bakıyordu(sağa doğru), ancak daha sonra dik hale geldi ve geriye bakmaya başladı. Ellerde, kemiklerin birbirlerine göre oranı ilk kuşlara kadar hemen hemen sabit kaldı ancak bilek değişti. Maniraptoranların bileği, kuşlarda kanat çırpmaya yarayacak yarım ay biçimini aldı(kırmızı). Geniş, bumerang biçimli lades kemiği (kaynaşmış klavikulalar), ilk kuşlar, tetanuranlar ve diğer gruplarda birbirinin neredeyse aynı. Bir maniraptoran theropod türü olan, Oviraptor yuvasında yumurtalarını koruyor(çizim); tıpkı bugün devekuşlarının yaptığı gibi. Başka deyişle, kuluçkaya yatma özelliği kuşlardan önce ortaya çıktı. Oviraptor’ın bu fosilinde ise, tırnakların pozisyonu, üyelerin yumurtaları koruduğuna işaret ediyor. Gördüğünüz gibi kuşlar gökten sihirli bir sandık içinde inmedi. Yaratılmadı da. Varolan en yakın kuşak olan theropodların adaptif bir değişimidir. Yukarda verdiğiniz biliminsanının alıntısını tüm makalesiyle birlikte koyun. Tahminim, sadece evrimsel mekanizmaların farklı olabileceğine dair bir karşıt kuram geliştiren bir açıklamadır. Alan feduccia'da farklı bir reptil grubunun kuşlara öncülük ettiğini söyler. Ama hiç bir zaman kuşların reptillerden türediğini inkar etmemektedir. |
Alıntı:
ateistlerin %99 u evrim teorine inanıyor belkide hepsi bu bir inançtır bunu kabul edin sizden bahsetmiyorum ama o bebelerin çoğu fosillerin bırak kendisini fotoğrafını bile görmemişlerdir görselerde ondan birşey çıkaracak yapıda değiller ben sadece şunu demeye çalışıyorum sorgu mermilerinizin binde birini bu teoriye harcayın harcayamazlar!!! bu teori ilkel insanların gözünü alan o yıldızlara ne çok benziyor ilkel insanların tapındıkları o yıldızlara |
Aslında güzel bir soru. Konu inanma ihtiyacı değildir. Şartlanma ve bazı elde olmayan durumları iyi irdelemek gerekiyor. Ben gözümle gördüğüme inanırım demekte yeterli değildir. Neticede hilelerin büyüğü gözle görülenlerde saklıdır. Burada bilimsel mentaliteyi öne çıkarmak biraz daha akılcı düşünmeye odaklanmak önemlidir. Kimse inanmayı bıraktığında selamete erecek diye bir şey yok. Hayat mücadelesi sürüyor, hayat olanca hızıyla akıyor, mutlak bir şey yok öğrenmeye devam ediyoruz hepsi bu.
|
Sayın Kemaloğlu
Bakınız, ben günde yaklaşık yarım saat kadar, evrim ve evrim ile açıklanmış hastalık çözümleri üzerine makaleler okuyorum ve size şunu garanti ederim, tek başına evrim kuramının içerisinde hiç bir tutarsızlık yoktur. Bu durum bir inanç değil bilimsel bir gerçkliktir. Eğer ki ateistler evrimi bilmeyip sadece inanıyor diye bir teoriniz varsa ispatlayınız. Sorular sorunuz(Tanrıyı arayarak değil cevap arayarak) cevap alamazsanız o zaman dersiniz ki siz bilmiyorsunuz inanıyorsunuz. Bilmeden inanmak, bilimsel ispatı olmadan inanmak dinlere özgü bir düşünce tarzıdır. dolayısıyla kendi yaptığınız hatayı ateistlere maletmeyiniz. Saygılar |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:51 . |