![]() |
Bir Soru
Alıntı:
bir soru soruyorum bu kadar az ateist varken yaratıcıya inanan milyarlarca insan varken siz ateistler nasıl hala ateist olarak kalabiliyorsunuz |
Alıntı:
Benim yorumum : Dinlerin yayılma yöntemleri savaşladır.Bir devlet/beylik vb yapılar kabul edince halkta otomatikmen kabul eder. Ayrıca dinleri ortaya çıkaranlar hep tek kişi olmuşlardır. |
Alıntı:
ama tanrı inancı savaşla yayılmaz o zaten vardır dinlerin yayılmasından önce de sonrada sadece kostüm değiştirir sorum şu yeryüzündeki insanların çoğu tanrıya inanırken ateistler nasıl kendi düşüncelerinden emin olabiliyorlar |
Çok eskiden takip ettiğim bir dergi vardı. Bu derginin bir sayfasında espriler, şakalar, fıkralar yer alırdı. "Duvar yazısı" köşesinde, her hafta komik bir laf bulunurdu.
Başlık yazısını okuyunca, o duvar yazılarından birini hatırladım. Şöyle diyordu: "500000000000000000000000000000000000000000000 000 sinek yanılıyor olamaz. İnsanlar, b.k yiyin!" |
Alıntı:
Öncelikle çok eski zamanlardan bu yana tanrı inancı mevcut değildir bunu bilelim. Bu binlerce kez konuşuldu, tartışıldı, araştırıldı bunlarla ilgili kitaplar, dergi yayımları var alın okuyun. Böyle olmayan şeyler üzerine teori bina etmeyin. İşe en basitinden sitemizde mevcut şu yazıları okumakla başlayabilirsiniz. Tanrı kendi varlığının nüvesini insana yerleştirdi ve kendisinin var olduğunu bildirdi diyorsanız bende size şunu söyleyeyim kesinlikle "becerememiş". Zira binlerce yıldır hala insanlar birbirini kesiyor, hemde ilkel düşünceler, ayrımlar uğruna. Bu evren, herşeyi yarattığı iddia edilen bir varlığın geliştirebileceği bir sistemden çok kendiliğinden sallan yuvarlan gelişen bir kaoslar sistemini andırıyor. Ve ben tanrı olsaydım, sistemimi bilginin yolunu izleyerek keşfetmeye uğraşan insanları cehennemde yakacağıma, sabah akşam ibadet ibadet diyip boş işlerle uğraşan ve iki yüzlülüğü karakter edinmiş insanların icabına bakardım. Adaletli olmak bunu gerektirirdi. Zira ortada tanrının bir bilimi, bilgisi varsa bunu dindarlar değil kesinlikle bilim insanları arıyor. |
Alıntı:
|
Saçma bir soru olmuş.
Önemli olan nicelik değil niteliktir. Bunu en iyi bilmesi gerekenlerde esasında iman edenler olmalıydı. Yoksa peygamberleri açıklamak bir hayli güç olurdu. Saygı, herşeyden önce... |
çok eski zamanda diyelim ki tanrı inancı yoktu
ne değişecek insanoğlunun ortak aklı şimdi diyor ki tanrı var milyarlarca insan tanrıya inanıyor hemde bin yıllardır her doğruya karşı çıkanlar olduğu gibi tanrının varlığı gerçeğine de karşı çıkan küçük bir grup var benim de merak ettiğim buydu bu azınlık yanlışı tercih etmesine rağmen buna nasıl tahammül edebiliyor kimi savaşları bahane ediyor kimi dünyanın şeklinin konumunun hareketinin önceden bilinmediğini ancak sonradan öğrenildiğini söyleyerek teselli buluyor bırakın bu bahaneleri 1 artık insanların neredeyse tamamı savaşların yanlış olduğuna ve barışa inanıyor 2 dünyanın şeklinin konumunun hareketinin nasıl olduğunu da biliyor eğer ateistler siz de haklı olsaydınız 1 ve 2 nolu örneklerdeki gibi iddianızı şimdiye kadar kabul ettirmeniz gerekmez miydi |
Hayır efendim konu bir azınlığın "apaçık gerçek" olan tanrıya inanmaması değildir.
Konu, bu apaçık gerçek sandığınızın milyarlarca kişi seviyesinde bile yapısal farklılıklarının olmasıdır. Konu, ben inanıyorum dediğinizde elle tutulur hiç bir somut kanıta dayanmayışınızdır. Neden ilahi dinler arası diyalog varda müslüman hindu, müslüman budist diyaloğu yok? Siz bir milyar hindudan, bir buçuk milyar budistten daha iyi bir tanrıya mı inanıyorsunuz? Siz neden iki milyar insanın inandığı kutsal üçlemeye inanmıyorsunuz? Bakın bu dinlerin tanrı inancı ile sizinkiler arasında uzaktan yakından bir bağıntı yok. Hatta size göre hindu ve budist tanrıları put seviyesinde. Yapısal olarak her tanrının "insandan üstün olması" ve bazı şartları yerine getiren insanları "iyi" olarak nitelemesi dışında bir benzerlik yok. Siz bakın herkes inanıyor dediğinizde insanlığın üç buçuk milyarlık bir kesimi tamamen sizin kavrayışınızın ve algınızın dışında yarı put, yarı insan, yarı tanrı nesnelere, ineklere, maymunlara ve bazen kendine tapınıyor. Ha ne şekilde olursa olsun birileri bir şeylere tapınıyor bakın herkesin tapınma ihtiyacı var diyorsanız size şu kadarını söyleyeyim. -İnsanların gereksinim duyduklarından fazlasını yemeye de ihtiyacı yok. Ama insanların bazıları fazla yemekten ölüyor. -İnsanların heyecan duymaya, delicesine seks yapmaya, maceracı olmaya da ihtiyacı yok. -İnsanların dağa çıkmaya da dağcı olmaya da ihtiyacı yok. -İnsanların birbirini katletmeye, savaşmaya da ihtiyacı yok. Eşit bir paylaşımla herkes hayatını sürdürebilir. Peki bunlar neden var? Sizin teorinize göre bunların hep bir nedeni olmalı ve bu neden tanrı inancı gibidir. Elbette bir neden var. Ama bu neden yalnızca dürtülerimiz ve çevre. Kalıtımımıza kazınan istekleri kontrol edemeyişimizin cezasını çekmekteyiz. Ölüme karşı geliştirdiğimiz tanrıcılık teorisinin, hırsın cezasını dinlerle çekmekteyiz. Çünkü kendimize daha rahat bir dünya yaratabilmek için diğerlerini öldürmek, yok saymak, ötekileştirmek, hakir görmek bizim kalıtımımızda var. Buna ancak beynimizle, fikrimizle direnebiliriz. Direnmeyip yalnızca aklımızdan geçenleri uygulamaya koyulduğumuzda, düşünmediğimizde dinler, tanrılar, savaşlar, krallar ortaya çıkar bu kadar basit. İşte bu yüzden zulme karşı olduğunu söyleyen herkesin bilime, bilim adamına destek vermesi gerekiyor. |
sevgili filozof, beşerin tamamı bülent ersoy'un. sapına kadar erkek olduğuna inansa durum değişirmiydi. dinlerde böyle .çok inanan olursa durum değişirmi .ayrıca islamiyet sayı olarak
ikinci din. o zaman sizin tanrınızda yok sayılmazmı. |
insanların çoğu bir tanrıya inanmaktadır
sadece dinlerde de değil felsfelerde de durum böyledir konfüçyüs ve tao felsefelerinin ilahi dinlerle benzer tanrı inancı ortadadır hinduizmde de bir yaratıcı inanci var örneğin hinduizmle ilgili iki alıntı Alıntı:
insanların yüzde 90ına yakını açıkça tek bir yaratıcıya inanmaktadır budistler(bazı kolları hariç) ateistler ve bazı ufak dinlerdışında bütün felsefe ve dinlerde fark edilen şudur bir yaratıcı var neyse mesele dinler değildir zaten ortada bir dünya dini olmadığından dinin doğruluğu böyle kanıtlanamaz ama tanrı inancının doğruluğu böyle kanıtlanabilir asıl mesele şu dünyada tanrı inancı böyle yayılırken ateizmin hali ortada insanlar tanrıyı kabul ederken ateizmi de reddetmiş bu açıkça görülüyor benim sorum şu ateistler doğru söylüyorlarsa niye hala azınlıkta bir grup |
Filozof kardesim,
Akli kavramaya basladigindan beri, cocugun beynini din safsatasiyla yikayip, bir de ocu masallariyla korkutursan, hepimize oldugu gibi, ebeveynlerimizin ogretileri yerlesir beynimize. Bunu silkip atmak, once bilgi, ve bir ton da cesaret gerektirir. Daha once imanliyken, kimse aninda ateist olmaz, olamaz; Once kendinle, sonra etrafinla hesaplasma suresi genellikle zaman alir; arastirmaya baslamasindan ateist olmasina kadar gecen surec genelde acilidir, Anti sosyal kabul edilen bir statuye girmek kimseyi memnun etmez, ancak gercegi gormek de baska bir ic huzuru verir. Toplum ne kadar fanatik olursa, ateist sayisi da o derecede azdir. Ateistlerin cogunluk oldugu avrupa ulkeleri ise, nedense en refah duzeye erismis olanlari. Galiba allah onlari mukafatlandiriyor derdim eger sizin gibi inanabilseydim. |
Genellemeleriniz kendi inancınıza göre, tabi fazlası üzerinden yorum yapmak da uygun olmaz, doğaldır.
Örneğin Tao demişsiniz, Tao sizin veya size öğretilen ortadoğu dinlerindekine benzer bir tanrı değildir. örneğin iradi bir varlığı söz konusu değildir. Felsefeciler demişsiniz oda bir genelleme, sadece dinsel felsefeleri baz almışsınız. Bir zamanlar çok tanrılı dinler egemendi, haliyle onlarda binlerce yıl sürdü, biz buradan bir sonuca varamayız, yani sayısal çokluklar gibi şeylerden. Nasıl sonuca varabiliriz tabi ki, insanlığın yönetilmesi ve yönetimdeki yapı taşları ve insanlara nelerin aşılanıp şartlandırıldığı ile ilgilidir. Eğer elinizde bir sisteminiz var ve yeni doğmuşları bu sisteme entegre ediyor iseniz, ne verirseniz o nu alırsınız... Bu genelidir özelde ise insan düşünen, bilgi sahibi olan, üretebilen bir canlıdır, haliyle sistemde sürekli kendisini yenilemek zorunda kalır. Önemli olan sistemin yenilenmeden önceki haline burun kıvırmak değil bu sistemlerin kendisini görebilmektir. Sorun sisteme entegre olmak değil, sistemi çözümleyebilme sorunudur ki, buda şartlanılmış insan topluluklarımızla ne bir anda nede kolay olacak bir süreç değildir. En basitinden inancı bir sorun olmaktan çıkartamıyorsunuz, işte size basit bir mesele. Ne zamanki inancı sorun etmekten kurtulursunuz işte o zaman düşünmeye başlamışısnız demektir. |
Avrupanın gelişimini tanrı inancının olmamasına bağlarsak yanılırız
ben avrupanın gelişimini tanrı inancına ve bununla ilişkin olarak protestanlığa bağlıyorum bunu istatistiklerle açıklayım bazı anketler var vikipedide ama dikkate almayıp resni rakamları dikkate alınca ateizmin sayısal verisine ulaşamıyoruz ama dinsizlerin sayısının resmi sonucuna ulaşabiliyoruz ingilizce vikipediye göre Almanyada %34 fransada %21 ingilterede %14 dinsiz var dinsizlerin tamamını ateist saysak bile Avrupanın hristiyan olduğu gerçeği değişmiyor açıkçası hristiyan avrupa gelişti ateist avrupa değil kuzey kore %64ü dinsiz hali ortada demek isterdim ama bu resmi rakama! bir türlü inanamıyorum nedense insanlığın yıllar önce çok tanrılı dinlere inanması meselesine gelelim burdan varmak istediğim bir soru var tek tanrılı dinler bu eski dinleri silip atarken eski dinlerin yerleşik düzeni sistemi herneyse ve doğuştan itibaren belleğe kazınan inançları kendilerini kurtaramazken ateizmin doğruluğuna rağmen yeni dinlerin yerleşik sistemi ve doğuştan itibaren belleğe kazınan boş inançları kendini nasıl koruyor 21.yy da yaşıyoruz insanların yazıyı bilmediği bir dönemde değil ateizm apaçık bir gerçekse niçin insanlar kitleler halinde ateizme geçmiyor yeni dinlerin yaptığı gibi neden yerleşik sistemi ve doğuştan itibaren belleğe kazınan boş inançları silip atamıyor eğer kuzey kore gibi bir baskı rejimine ihtiyacımız var derseniz anlarım yada ateizm deizmden daha ikna edici değil derseniz de anlarım zaten dünyanın heryerinde tanrı inancının yaygın ateizmin ona oranla oldukça seyrek görülmesinin açık sebebi de budur |
Tek tanrılı dinler bu eski dinleri silip atarken?
Tek tanrılı dinler çok tanrılı dinleri silip atmadı, revize etti, aynı posayı taşır. Ne söküp atması, revize etmek dahi uzun süren savaşlar vs ve uzun yüz yıllar almıştır.. hangi dini, tarihsel motifi ele alırsanız alın altında çok tanrılı dinler dediğiniz dinleri görürsünüz. Hali hazır kazınmış, işlenmiş bellekler üzerinden istatistik yapmaya çalışıyorsunuz, bu anlamsız. Eğer bir insan bazı nedenlerden dolayı insan ve toplumdan uzak büyümüş ise herhangi bir dine mensup olmayacaktır. Siz istatistik yapmak istiyorsanız hiç bir biçimde beyni kazınmamış bir insanı düşünerek yapabilmelisiniz. Ha hayır ben fikri düzeyde bir sonuç elde etmek istemiyorum sadece ORANları söylemek sitiyorum derseniz o zaman bunu söylemiş olmaktan öteye zaten gitmemiş olursunuz. Siz ise salt böyle temeli olmayan bir oran üzerinden hala fikir üretmeye, yanlılığınıza dayanak oluşturmaya çalışıyorsunuz.. Anlamsız. Bir zamanlar müslüman dedikleriniz de azınlıkdı, tek tanrılı din dedikleriniz de, demek ki böyle gelir geçer ve insan öznesini dışlayan oranlar kurmak ile bir sonuca varılmıyor, sizin gayretlerinizde bir sonuç vermez, sadece tatmin olursunuz. Kılıç ve savaşlarla yayılan dinler ile insani bilinç ve aydınlanma bir kefeye konamaz, böyle genelleme oranlar yapmak yerine ister katılırsınız bu sürece ister katılşmazsınız ama hayat devam ediyor, binlerce yıl egemen olan granitden dinler nasıl tarih oldu ise, sonrasındakilerde olacaktır. Bu, bu günün değil geleceğin aydınlatacağı bir şeydir. Hep diyorum, inancı sorun etmekten çıkarttığınız an anlamaya başlayacaksınız demektir. |
insanlığın binlerce yıllık getirdiği bir birikim var bilgi çağındayız
artık insanların çoğu neyin doğru neyin yanlış olduğunun farkında şimdi insanların büyük çoğunluğunun doğrudur dediği ama bak bunu insanlar yapıyor inanıyor ama yanlıştır diyebileceğiniz bir şey varmı? tanrı inancı sırf bu yüzden doğrudur diyorum ikinci sorum örneğin günümüzdeki hiçbir din kadim değildir ve hepsi eski dinlerin inananlar topluluğunun inançlarını değiştirerek bugünkü hallerini almışlardır öyleyse inançlar değişirken niye ateizmin doğruluğuna rağmen hala kitleler halinde ateizme geçiş yok? bu sorulara verilen cevap ve itirazları inceleyelim 1 dinler savaşla yayıldı öncelikle konumuz dinler değil tanrı inancı yine de söyleyeyim dinler ve tanrı inancının olduğu felsefeler zaten savaşla yayılmadı konfüçyanizm taoizm ve hristiyanlık hinduizm zerdüşt hiçbiri savaşla yayılmadı islam tarihinden örnek verelim moğollar islam ülkelerini ele geçirdikten sonra müslüman oldu ikincisi ateizmin de yayılması için savaşa ihtiyacı vardır diyenler artık savaşların hem zamanı geçti hemde BURASI ÖNEMLİ gerçek savaşla yayılmaya itiyaç duymaz madem gerçek ateizm niçin sahte dinlerle aynı kefeye koyuyorsunuz 2'' insanların beyni yıkanmış'' hayır bu sözde bir mazaret elbette tanrı inancı anlatılmamış insanlar tanrıya inanmazlar ama dediğim gibi bilgi çağındayız ve insanlar hem ateizmin hem deizmin farkında onlar tanrı inancından vazgeçmiyorlar çünkü böylesi daha akla yatkın özgürlüğün vatanı olduğu avrupada dahi ateizm oranı bir ankete göre %18miş 3 bekle ve gör ateizm granitten dağları yıkacak bu vaade ömrüm yetmeyebilir bunu istatistiklerle desteklerseniz iddialarımı yeniden gözden geçirebilirim sonra vaktim olursa diğer mazaretleride eleştiririm |
sevgili filozof, ateizmi sizin anladiginiz sekilde bir tarif edebilirmisiniz? Sanki baska bir organize dinden bahsediyor gibisiniz.
|
Alıntı:
ateizmin benim anladığım şekilde tarifi: Tanrı yada herhangi bir yaratıcı güce inanmamaktır benim düşünceme göre ateizm içinde yaratıcı inancı olmayan dinleride kapsar budizmin çeşitli kolları gibi |
Sevgili FİLOZOF
Hiristiyanlık savaşlarla yayılmıştır. Eğer Roma olmasaydı böyle bir hıristiyanlıkda olmayacaktı, belkide hiç olmayacaktı... Diğer saydıkların sonraki dinlerden farklıdır, örneğin şamanizm de farklı idi, savaşların din adına olanı ile olmayan dönemi arasında , dinsel açıdan da fark vardır. Doğa dinlerinde Tanrı iradede değil, özde aranır, örneğin Tao konuşmaz, bilmez, duymaz, görmez, buyurmaz, fiiliyat göstermez, bir ismi bile yoktur tao ismini bile O'na ben verdim der insanlar, ama o her şeyin özündedir. Yani o özdedir ama iradi değildir... "ikincisi ateizmin de yayılması için savaşa ihtiyacı vardır diyenler artık savaşların hem zamanı geçti hemde BURASI ÖNEMLİ gerçek savaşla yayılmaya itiyaç duymaz madem gerçek ateizm niçin sahte dinlerle aynı kefeye koyuyorsunuz" Zaten bunu ben burada "Kılıç ve savaşlarla yayılan dinler ile insani bilinç ve aydınlanma bir kefeye konamaz, böyle genelleme oranlar yapmak yerine ister katılırsınız bu sürece ister katılşmazsınız ama hayat devam ediyor, binlerce yıl egemen olan granitden dinler nasıl tarih oldu ise, sonrasındakilerde olacaktır. Bu, bu günün değil geleceğin aydınlatacağı bir şeydir." diyorum, aynı kefeye koyuyorsun ama konamaz diyorum. Sorun anlayabilmek ise şöyle yapabilirsiniz Birincisi inancı sorun olmaktan çıkartın. İkincisi inanmadığınız tanrıları ve dinleri düşünün. Size nasıl geliyorsa bir ateist içinde inandığınızı o inanmadıklarınıza ekleyin. İşi gücü inancı sorun etmiş, tanrıyı sorun etmiş bir ateist tiplemesi yok, ha sorunumuz yok mu vardır ama bu sorun tanrılarla değil, dinler iledir, dinler ise inançla ilgili değil istismarı üzerinden örgütlenmiş çıkar gruplarıdır ve politik olarak hakim yerdedir, ayrımsız herkesin hayatına müdahale eder. Zaten tanrılarla kimsenin asla bir sorunu olamaz bu reel olarak mümkün değil. Sizin Zeus'la bir sorununuz olabilir mi? Olamaz. İstatistikde demek istediğim nedir, toplumsal olarak bir eğitim sistemi var bu aileden resmi eğitime, hakim olana kadar geniş bir yelpazedir. Siz doğumdan ölüme kadar geçen süreçde hayatın her alanında aşılanan ve insnaların bu temelde yönetildiği bir din olgusu ile, insanların ancak içinde oldukları çevre ve hayatda kendi gözlemleri ve çabası ile edindikleri bilinçle eriştikleri bilinci, bir kefeye koyup istatistik yapıyorsunuz. O yüzden böyle bakmanız ancak sizi tatmin eder bir şey sunmaz diyorum. Mesala önce terimlerin anlam kökenine inelim. Teoizm(teizm-tanrıcı), a-teoizm(a-teizm tanrıcı olmayan, karşıtı, yani buradaki a, anti ibaresi teist ibaresinin önüne eklenir, Teo(tanrı) ibaresinin değil, böyle düşünmek gerekir). Siz tüm diğer inançların ateistisiniz, kendinizi nasıl görüyorsanız şimdi öyle düşünün. 400 milyon küsür Hindu yanlış düşünüyor olamaz denebilir mi? Ateizmin kaynağına ineceksek bu insanlığın Teokrasi ile yönetildiği binlerce yıla gitmemiz gerekir. Teokrasi ile yönetilen bir ülkede ateoist ne olabilir? Tabiki teokrasi karşıtları. İster bilinçli ister bilinçsiz egemen kültür her daim tanımları kendine göre yapıyor ve egemen kültürün merkezinde teizm var. Haliyle teist tanım ateist tanımını tanrıyı inkar eden, tanrı tanımaz gibi yapıyor oysa bizim asıl kökenine ineceğimiz olgu dindir ve dinlerin politik oluşumlar olmasıdır. Bu durumda ilk sorgulayacağımız şey TEOkrasidir.. Bir çok insan inancını kaybedip ben ateistim diyor olabilir ancak bunun kökeninide bilmek gerekir diye düşünüyorum, bu ilişki dinlerle ve politik egemenliklerle dolaysızdır. Adına 21.yüzyıl dünyası, ülkesi demokrasisi deyin, dinler var olduğu sürece toplumsal ve sosyal yaşamımızda teokrasinin hakimiyeti devam edecektir. Meseleye buradan da bakmak gerekir. Örneğin bu gün Afganistan da, İran da yönetim şekli nedir? Bir çoğu diktatörlüktür diyebilir oysa aslen miladını binlerce yıl evvelden doldurmuş olan teokrasidir. İnancı, tanrıyı bırakalım, Teokrasiye karşı iseniz biraz da ateistsiniz demektir. Çünkü teokrasi teoistlerin yönetimidir, ateoist ise teist karşıtıdır. Bu politkadan kültüre kadar her alanda olacaktır, meseleyi, götürüp götürüp, hiç bir anlamı olmayan bir tanrıya dayamanın anlamı yok. |
Alıntı:
Ateist icin dinlerin hepsi de insan hur dusuncesini engelliyebilecegi icin zararlidir. Bazilarina daha tahamullu de olsa, hicbirini tasvip etmez. a-theos, yunanca tanri karsiti demektir. Bu da insanin tanrilastirdigi herseyi kapsar. Yaratici bir guc bence olabilir; Evrenin baslangiicina Bigbang'in sebep oldugu, eger dogrulugu kanitlanirsa ateist icin kabul edilebilir; kabul edilmeyen boyle bir gucun planli, iradeli hareket ettigi iddialaridir. |
Bir çok insanın, bir konu üzerinde ortak bir kanıya varmış olması, o kanıyı hiç bir şekilde doğru yapmaz. Zira hiçbirimizde doğuştan bir Tanrı algısı ya da fikri olamaz. John Locke'un İnsan anlığı üzerine deneme'sini tavsiye ederim bu konuda aydınlanmak için. Ortak bir tanrı fikrini her toplumda ya da her bireyde bulamıyoruz. Budalalarda ya da özürlü bir takım insanlarda tanrı fikrine rastlandığı olmuş mudur? Çocuklarda da başta bi tanrı fikri yoktur. Sonradan göre göre, duya duya onlar da bir takım "Allah babalar" yaratmamışlar mıdır? Şahsen ben eskiden tanrının minarelerin içinde yaşayan bi çeşit yaratık olduğunu düşünüyordum. Gerçek bana söylenmeye çalışıldığı zaman, yani Allah'ın aslında görülemez, duyulamaz olduğu izahıyla karşılaştığım zaman, minarelerde yaşayan o cin birden ölüverdi. yerine soyut bi tanrı geldi. işte çevresel faktörler insanda bu tanrı fikrini yaratır.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:27 . |