![]() |
EVRİM?
HAYVANDAN İNSAN YARATMAK MÜMKÜN DEĞİL
Stanford University biyo-etik uzmanı Christopher Scott, hayvan beynine insan hücresi enjekte etmenin, insana nispeten yakın bir tür olan maymunlarda dahi insanlık belirtileri yaratmayacağını söylüyor. Klonlama tartışmaları, İngiliz genetikçi Ian Wilmut’un Dolly adlı bir koyunu klonlamasıyla başlamıştı. Şimdiye dek bir hayvana enjekte edilerek en fazla insan hücresi verilen deney San Diego’da Salk Institute adlı bir kurumda yapıldı. Yine Parkinson hastalığı üzerine yapılan bir deneyde, fareye 100 bin insan embriyosu verilerek, bünyesinin yüzde 0.01’inin insan unsurlarından oluşması sağlandı. Bu oran, hayvanı ‘insan’ yapmıyor. Batı ülkelerinde genel olarak ulusal bilimler akademileri gibi şemsiye kurumlar insan ve hayvan hücrelerinin tıbbi deneylerde karıştırılmasına olumlu bakıyor. Ancak bilim akademileri gibi kurumlar yine de bu tip deneyleri amacına uygunluk açısından denetliyor. Şimdiye dek tıbbi amaçları aşan ve Frankenstein kuşkusu yaratan hiçbir deney yapılmadı. evrim teorisi hakkında bir çok acıklama yapan kuruluşlardan bunlarıda duymak sizce bu konudaki çelişkileri dahada cözülmez hala getirmiyormu? |
Re: EVRİM?
abi memleke tte o kadar insan görünümünde hayvan var onlara ne diyeceksin?:roll:
|
Re: EVRİM?
Sevgili Meas,
İnsana nakledilen domuz kalbi de insanı domuz yapmadı hatırlarsan. Embriyo'ya hücre nakli ile böyle bir sonucun alınmasını zaten nasıl bekleyebiliriz ki? Bir canlıya hücre nakli dediğimizde ne anlarız bundan? Belli bir genetik materyale sahip ve o genetik materyal ile oluşan bir hücre grubunun içerisine başka bir genetik materyale sahip birkaç tane hücre ekliyoruz. Bu konuda aslında lioplerodon daha düzgün bilgi verebilir sanırım, benim hatalarımı da düzeltir. Diyelim ki bir şempanze'ye %1 oranında insan beyin hücresi naklettik, birşey değişmesini bekleyebilir miyiz? İşlev olarak insan nöronu ile şempanze nöronu o kadar farklı mı ki? Yoksa farklılık bu nöronların sayısı ve bağlantılarından mı kaynaklanıyor? Bence ikincisi daha etkili. saygılar. |
Re: EVRİM?
Bilgiler doğru değil. Ama bu meselenin evrimle ne alakası olduğunu anlamış değilim. İnsana en yakın tür ile insan arasında %0.4 kadar bir fark mevcut. Ama bu özellik bazında binlerce farklılık anlamına geliyor. Zorlama ve seçme mutasyonla bir şempanzeyi insana doğru evrimleştirebilrsiniz. Yaklaşık 6000 nesil sonra insan gibi bir şempanzeniz olur. Ama gene insan olmaz.
Yapılan şey, genetik bir çalışma değil. Hücre bazında bir adaptasyon çalışması. Eğer farklı canlılardan alınan hücreleri başka bir canlıda yaşabilir ve fonksiyonel hale getirebilirseniz, tıbbi açıdan devrim yaratmış olursunuz. Böylece, klonlama ile elde edeceğiniz çeşitli bezleri veya organları ve organ hücrelerini tedavi amaçlı kullanabilir olursunuz. Mesela, karaciğer sorunlarını bu yolla çok etkili şekilde çözebilirsiniz. Alıntı:
Haber biraz magazin kokulu. Hayvandan insan yaratamazsınız, ama hayvandan hayvanda yaratamazsınız. İnsan da bir hayvandır biyolojik olarak. Bir maymun türü olan Şempanzeden insan yapamazsınız ama, goril veya Babun'da yapamazsınız. Bunu söyleyen birinin bilimsel olduğunu söylemek komik olur. Ama diyelim ki birisi başka bir amaçla, bir maymuna insan kök hücreleri veya nöronları aşılasın. Adam bunu açıklayınca elbette bir aklı evvel çıkar sorar. Siz onu insan yapmaya mı çalışıyorsunuz gibisinden. Adam da elbette cevap olarak böyle yaparak hayvandan insan yapılamayacağını, *çalışmanın bu hedefi gütmediğini filan söyler. Ama elbette magizinci zihniyet bunu alıp "Hayvandna insan yaratmak mümkün değil" gibi lanse eder. Evet doğru, bir hayvanı alıp insan nöronu filan vererek insan edemezsiniz. Ama evrime zorlayıp insan gibi düşünen veya konuşan vs. bir canlı elde edebilirsiniz. Biizm atalarımız şu anda dünya üzerinde yaşamıyor. Bu nedenle o canlıları alalım evrimle ilerletelim de insan olsunlar diyemeyiz. Maymunlar ise gene o atalardan maymun olma yolunu tercih etmiş olanlar. Bu evrimi geriye veya insana doğru yana ilerletmek pek mümkün değil.. Ama uğrşaılabilir, belki başarılı da olabilir. Fakat bir maymunu alıp bir şeyler ekleyip çıkarıp onu insan yapamk zaten külliyeten saçmalıktan başka bir şey değil. |
Re: EVRİM?
liopleurodon
Bu dediklerinin tamamı yanlış bilgi.Gerçeklikle hiç bir alakası yok Sizi saçmalıklardan men ediyorum.Bidaha olmasın ağzınıza biber sürcem Anneniz babnız size yalan sölememenizi,iftira atmamanızı öğretmediler mi... :D :D |
Re: EVRİM?
Biraz önce NTVMSNBC'ye uğradım, baktım gördüm ki, mesele buradan alınmış. Ve açar okursanız, durumun bahsettiğim gibi olduğunu görüyoruz, bu alıntının bir üstündeki paragraf:
DENEYLER TIBBİ AMAÇLI Bilim insanları ise, Bush ve yandaşlarının konuyu saptırdığını, hiçbir bilimsel kurumun bir ‘ara tür’ veya insan özellikleri gösteren ‘hibrid’ hayvan yaratmak gibi bir niyeti olmadığını, yapılan tüm deneylerin tıbbi amaçlı olduğunu vurguluyor. Bilim insanları, hayvan ve insan hücrelerinin karıştırılmasının hastalıkların anlaşılması ve tedavisinde işe yarayacağının altını çiziyor. Uzmanlar, deneylerin ahlaki açıdan sağlam temellere dayandığını, amaçlarının insanlar üzerinde yapılamayacak bazı deneyleri hayvanlar üzerinde yapmak olarak açıklıyor. Tümünü merak eden, http://www.ntvmsnbc.com/news/376898.asp adresinden okuyabilir. Ve görüyoruz ki, parkinson tedavisi üzerine uğraşan birileri, hormonal aktiviteyi monitör etmek için bir takım deneyler yapıyor. Birileri aynen söylediğim gibi "Siz insan yapmaya çalışıyorsunuz" filan diye tipik ortaçağ kafasını ortaya atıyor. Vaziyet bu yani. Konunun evrimle, hybrid yapmakla filan ne alakası vardır, anlamış değilim. Tipik H.Y. usulü çarptıma yapılıyor, bundan ibaret mesele.. |
Re: EVRİM?
liopleurodon;
bunları iyi araştırıyor göründün bakalım öylemi! aşagıdaki metni yazıp yayınlayanlar evrim teorisini senden daha fazla hararetli savunan insanların yazdıkları. Bu konu hakkında ne diyeceksin? Buda olmadı dersen bir tek şey daha yazacagım sana evrim ile alakalı! SEATTLE - Aşamalı meydana geldiği düşünülen evrim sürecinin, kısa sürede meydana gelen köklü değişimlerle gerçekleştiği ortaya atıldı. Buna göre, köklü değişimler kısa zaman içinde ve hızla oluyor; müteakip uzun dönemde ise sadece ufak değişimler meydana geliyor. Bu tez evrimin sanıldığı gibi uzun sürede aşamalı olarak değil, daha çok ani sıçramalar şeklinde gerçekleştiğini gösteriyor. Evrim sürecindeki aşamalar, kromozomlardaki DNA serilerinden okunabiliyor. Kromozomlardaki değişimler de DNA parçalarındaki kopyalardan ya da DNA suretlerinden tespit ediliyor. University of Washington uzmanı Evan Eichler, 2 numaralı kromozomdaki kopya DNA serilerini, başka maymun türlerindeki muadilleri ile karşılaştırdı. Bilim insanları ilk etapta DNA’lardaki değişimlerin milyonlarca yıl üzerinde aşamalı olarak gerçekleşmiş şekilde çıkacağını tahmin ediyorlardı. Ama, beklenenin tam tersi bir sonuç çıktı. Tahlilde, büyük kopyaların kısa zaman aralıkları içinde meydana geldiği gözlemlendi. Köklü değişim sıçramalarının arasında uzun ve değişim olmayan dönemler tespit edildi. 20 İLA 10 MİLYON YIL ARALIĞI Evrim tarihinde canlılar arasında en önemli çatallanmanın 10 ila 20 milyon yıl önce yaşandığı anlaşılıyor. Araştırma insanoğlu, şempanze, orangutan ve gorillerin de aralarında bulunduğu maymun familyasının, diğer ilkel maymun türlerinden bu 10 milyon yıllık aralıkta ayrıldığını gösterdi. Ancak, 10 milyon yıl, evrim süreci için uzmanların daha önce tahmin edemeyecekleri kadar kısa bir dönem. Öte yandan, insanla diğer maymun türlerinin birbirinden ayrılması ise daha sonra gerçekleşti. SADECE 2 NUMARALI KROMOZOM İNCELENDİ Bilim ekibi, 2 numaralı kromozomdaki DNA değişimlerinin neden bu kadar kısa aralıklarla ortaya çıktığını şimdilik açıklayamıyor. Ancak bu çalışma, evrimin aşamalı ve dengeli gerçekleştiği tezini sorguluyor. Hatta evrim süreci içindeki bu sıçramaların beynin genetik gelişiminde etkili olduğu da düşünülüyor. Evrimin ritmiyle ilgili bu çalışmanın geçerlilik kazanması için, diğer bilim merkezlerinin onayından geçmesi gerekiyor. Araştırmanın kurama dönüşmesi için ise, diğer kromozomlarında incelenmesi gerekecek. Ayrıntılı bilgi için tıklayınız: www.gs.washington.edu/faculty/eichler.htm Kaynak: The NewScientist Not: Araştırmanın tam metni hakemli bilim dergisi Genome Research (Vol, 15)’te yayımlanmıştır. |
Re: EVRİM?
ayrıca şunuda belirteyim H.Y'nin benim nezdimde tek acıklaması var. KAMYON LASTİĞİDİR kendisi (mecazi anlamda kimler için kullanılır) *:)
bu yeterli sanırım! |
Re: EVRİM?
Sevgili meas,
En son gönderdiğin yazıda "evrim" yadsınmıyor. Tam tersine nasıl gerçekleştiği irdeleniyor. Yine de teşekkür ederim bu yazı için. Liop ustamızdan bu konudaki fikrini öğrenmek isterim. Dana önce bir haberde okumuştum (nerede okuduğumu hatırlmıyorum); El nino nedeniyle gerçekleşen iklim değişiklikleri, tohumların kabuklarının daha sert olmasına neden olmuş. Bu nedenle Galapagos adalarında tohumlarla beslenen kuşların gagalarının ortalama kalınlığı bu kısa surede 0.4 mm artmış. Yazıda, evrimin uzun sürelerde yavaş yavaş değil, ortam koşulları değiştiğinde, hızlı bir şekilde gerçekleşmiş olabileceğini öne sürüyordu. Kabaca mutasyonların hızının sabit, evrimin hızının ise ortam şartlarına bağlı olarak değiştiğini düşünüyorum. Yani ortam şartları değişmediyse, populasyonda oluşan mutasyonlar populasyonda baskın hale gelip radikal değişikliklere neden olmuyor. Ortam şartları değişince mutasyonların etkisi radikal olmaya başlıyor. Öreğin Afrika'daki iklim değişiklikleri nedeniyle, ormanlık alanlardan çıkıp, açık alanlarda yaşamak zorunda kalan hominidlerin -evrim açısından bakıldığında- bu kadar kısa sürede bu kadar büyük farklılıklara uğramalarının sebebinin, eskiden kazanılmış özelliklerin yeni ortam şartlarında yaşamı devam ettirme açısından çok yetersiz kalması ve mutasyonlar sayesinde yeni ortam şartlarına uyum gösterebilen bireylerin populasyonda dominant hale gelmelerinin olduğunu düşünüyorum. |
Re: EVRİM?
mamuli;
liop ile bu tartışmam yeni degil aslında, kromozomlardaki DNA ve daha bir çok konu hakkında yazdım kendisine, evrim teorisinin gercekte çok saglam temellere oturmadıgının kanaatindeyim sadece. İnsanların en yakın kromozomlardaki DNA ile anılan maymunlar diyorum, pekte fazla ayrıntıya girmeden aslında bire bir kromozomlardaki DNA ile örtüşen patetes var yani şimdi herşeyin bire bir oldugu PATETES'i tutupta atamız diyemeyizki yanlış olur atamızın patates oldugunu düşünmek her neyse liop mutlaka bir acıklama getirecektir. insan=46 patetes=46 :) |
Re: EVRİM?
Sevgili meas,
Patatesin kromozom saysıyla insanın kromozom sayısının aynı olmasının seni neden güldürdüğünü anlayamadım? Evrim ile ne ilgisi var onu da anlayamadım? Patatese atamız deme ihtiyacını nereden duydun onu hiç mi hiç anlayamadım? Kromozomun içerdiği genler, sıralama vs. bunların önemli olduğunu biliyorsundur elbette. Bu açıdan bakınca yazını çok ciddi içeriği olan bir yazı olarak değerlendiremiyorum. Evrim teorisinin çok sağlam temellere oturmadığı kanaatinde olduğunu söylüyorsun. Ben tam tersi yönde düşünüyorum. Evrim konusunda tartışmayı da gereksiz buluyorum. Evrim'i yadsıyan, onun getirdiklerini kullanamayan, evrime dayalı teknolojiyi geliştiremeyen toplumlar için 21. yyıl'ın tamamen bir yıkım olacağını düşünüyorum. Sonuçta kanıtlar ortada. Bilim orta yerde duruyor: Anlayanın, geliştirenin, kullananın hizmetinde. Anlayamayan, geliştiremeyen, kullanamayana "abbas yolcu" dışında diyeceğim birşey yok. |
Re: EVRİM?
mamuli;
evrim teorisinin evrime dayalı teknolojiyi geliştiremeyen toplumlar için 21. yyıl'ın tamamen bir yıkım olacağını düşünüyorum bu konuda hem fikir oldugumuzu bilmeni isterim isterim lakin liop ve bir kaç arkadaşım var bunu bir dayatma gibi herşeyi bunun üzerine kurmaları ne kadar saglıklıdır onada herkez kendi inancı veya kendi dogrularınca karar verir bunada pekte diyecegim yok benden daha fazla bildigi nedir dogrusu okumak isterim günümüze nasıl geldigimizi? veya atalarımı yada atalarımın atalarını :) tartışmak bilimsel acıdan her yönü ile bunu kendi insanlarımızın ögrenmesini saglamak daha ayrı bir olay bana kalırsa. |
Re: EVRİM?
Sevgili Meas,
İlginç bir tartışma olabilir bu ama konu dağılmış gibi geldi bana. Birinci verdiğin alıntı ile ikinci ayrı konularda. Birincisinin bence evrimle ilgisi yok. Yani hücre aktarımı yada adaptasyonu ile ilgili bir konu. Ama ikinci verdiğin haber evrimle ilgili. Ama Mamuli'nin dediği gibi evrimi yadsımıyan, tersine savunan bir yazı. Bence bunu aktarman iyi de olmuş. İkinci yazıda tartışılan evrim sürecindeki köklü değişimlerin uzun sürelerde mi yoksa sıçramalı olarak, adeta devrimler gibi kısa sürelerde oluşup, sonra uzun süreler içinde sadece küçük değişiklikler mi olduğu konusu. Ben sanki bu konuda daha önce burda birşeyler okuduğumu hatırlıyorum. Belki de Liop dostumuz yazmıştır. Halbuki hep değişikliklerin uzun süreçlerde oluştuğunu düşünürdüm. Evrim teorisi bence inanılmaz zengin ve sürekli zenginleştirilebilecek bir teori. Günümüzün en hızlı gelişen teknolojilerinden birisi genetik teknolojisi ve bu alanda yapılan çalışmalar geliştikçe bu teori de sürekli gelişiyor ve güçleniyor. |
Re: EVRİM?
sargon;
evrim ile alakalı daha güncel ve bize gercekten bir şeyler kazandıracak şekilde yazılar asarsak buraya daha faydalı olur sanırım liop arkadaşımın actıgı bu http://www.turandursun.com/modules.p...ewtopic&t=2989 topikten dolayı bunu asmaya karar vermiştim bence başlıktaki zırvalıktan kendide haberdar! evrim bumudur yani! |
Re: EVRİM?
Açıkçası o tartışma beni aşan bir tartışma. Liop mutasyonun genetik olabileceğini gösteren bir örnek olduğunu iddia etmiş. Mutasyon genetik olmaz diyenlere karşı bu örneği göstermiş, bence buna gerek yoktu çünkü bu konuda zaten bir sürü araştırma yapılmış ve bu artık bilimsel bir gerçektir. Kabul etmeyenler bilimsel olmadığı için değil, inançları yüzünden karşı çıkıyorlar.
Mutasyonun genetik olduğuna karşı çıkmak için sanırım zencilerin çocuklarının beyaz olduğunu falan göstermek gerek. Adem ve Havva yaşamış olsalar ve biz de onların çocukları olsaydık bile farklı ırkların olabilmesi için mutasyon gerekirdi. Amann, bilimsel konuya dinsellik sokmayalım derim ben. HY gibi oluruz. (Allah göstermesin! *:D ) |
Re: EVRİM?
:)
|
Re: EVRİM?
Arkadaşlar 7,2 milyon yıllık toumai iskeleti acaba evrim şemasını değişikliğine neden olabilir mi?
Çünkü o bulunana kadar en eski iskelet 4,4 milyon yıllıktı toumainin daha insansı çıkması şemayı bence değiştirir gibi geliyor? Selamlar |
Re: EVRİM?
|
Re: EVRİM?
yukardaki resim insanın nerden nereye geldigini gösteriyor.
ciddi ciddi yapmış adamlar. |
Re: EVRİM?
Sağolsun, forum ahalisi teveccüh etmiş, fakat, önce bir soru sormak lazım:
10 Milyon yıl, sizce çok kısa bir zaman mı? İnsan ömrünün daha 2000 yıl önce 30 ortalama olduğunu düşünürseniz, bu 10 milyon yıla kaç nesil sığar? Evrim, kuramsal değil, gözlemsel bir teoridir. Elinizde kazma, fosil toplarsınız. Elinizde kavanoz tür toplarsınız. Elinizde analizör, DNA testi yaparsınız. Buralardan bir takım bilgiler elde edersiniz. Bu bilgiler size, insan ile zürafnın bazı özellikleri paylaştığını, bunların ortak bir atadan geldiğini gösterir. Yani evrimi gösterir. Tarihsel evrim sürecinde, mevcut türler için DNA üzerinde çok fazla bilgi edersiniz. Ama bu milyon yıllara sari olmaz. İşte elinizde bu bilgiler, bu gözlem sonuçları vardır. Sizde bu sonuçlara göre, insanın türleşmesinin atıyorum 40 milyon yılda olduğunu söylersiniz. Ama eliniz boş durmaz, gözlemlere devam edersiniz. Yeni tekniklerle, şüpheli sonuçları daha kolay bulabilmeyi, daha doğru sonuçlar elde etmeyi, aynı malzemeden daha çok biligi çıkarmayı vs. öğrenirsiniz. Bu halde elinizdeki bilgiler artar ve bu yeni bilgiler, büyük ihtimalle bazı eski bilgilerinizi geçersiz kılar. Dahası, eski bilgilerle yapacağınız değerlendirmeleri de geçersiz kılar. Sizde yeni değerlendirmeler yaparsınız. Bu yeni bir şey değil ki? Neanderthal ilk bulunduğunda insanın atası sanıldı. Ama başka keşifler gösterdi ki, o insanın amcasıymış. Ama kanımız da karışmış. Neanderthal insanın direkt atası değil. Fakat, pek çoğumuz neanderthal meleziyiz. İşte mesele bu yönde bir mesele. Evrim teorisinin, evrim denen ana ilkesine bir muhalefet yok. Ama, gerek türler bazında, gerekse dönemsel süreçler bazında bir sürü karanlık husus mevcut. Bunun sebebi, teorinin, teorik altyapısının yetersizliği değil, gözlem yetersizliği. Dinozr ile kuş kalça kemikleri benzerdir. Bu yüzden yıllarca kuşların atalarının dinozorlar olduğu düşünülmüştür. Ama ilerleyen dönemde bulunan yeni fosiller bize kuşlarla dinozorların yollarının çok çok daha önce ayrıldığını göstermiştir. İşte bu bilimdir. Bilimde, "Kuşların atası şudur" teorisi vardır. Bu teori eldeki kanıtların gösterdiğini ifade eder. Başak kanıtlar ortaya çıkarsa, bu kanıtlarla yeni bir teori ortaya konur.. Devri zamanında, ilk çekirdek bilimci biyologlar, çekirdeğin ne iş olduğunu anlamaya çalışırken, her canlı türünde hücrenin belli sayıda kromozom ihtiva ettiğini, eşeyli üremede kullanılan hücrelerinse yarı sayıda kromozom ihtiva ettiğini bularak büyük bir iş başardılar. Böylece, genetik mirasın nasıl ve nerde taşındığı ortaya konmuş oldu. Daha sonra bu bilgi nedne katırların yavrusu olmaz vs. gibi açıklamalara mevzu oldu. Eski bir görüşe göre, farklı iki cins bir yavru sahibi olamaz. Said Kürdi bile bu kavramı kullanmıştır. Bu halde bir şekilde değişen bir birey üreyemez ve bu evrimi engeller.. Oysa bugün biz kromozom sayısı mevzusunun değil, gen dediğimiz DNA Sekanslarının bu işte etkili olduğunu biliyoruz. Katırlarında yavru sahibi olabileceğini de. Bugün itibarıyla, kromozom sayısının bir sayı olmaktan öte bir anlamı yoktur. |
Re: EVRİM?
liopleurodon;
yukardaki şema dogrumudur? her yönüyle! |
Re: EVRİM?
İlkokul öğrencisine atomu nasıl anlatırsın? Bir çekirdek vardır. Burada artı yüklü protonlar ve nötronlar olur. Çekirdeğin çevresinde de elektronlar ha babam döner.. Bir atomu, bu kadarla özetleseniz, nükleer kuvvet, zayıf kuvvet vs. göz ardı etseniz, atom altı parçacıkları, elektronun dönmediğin vs. ortaya koysanız... Bu öğrenciye bir fikir vermiş olur musunuz, yoksa, kapasitesinden fazlasını mı istemiş olursunuz?
Yada bir lise öğrencisine, biyoloji dersinde gidip hormonları üreten sistemin genetik kod üzerinde nasıl oluşup mRNA sentezini sağladığına vs. girseniz, dolaşım sistemini öğretirken, EKG üzerinden kasılmaların nasıl Q dalgasına tekabül ettiğini filan anlatsanız? İşte bu resimd eböyle bir şey. Bu tür çalışmalar, phylogeny denen özel bir ihtisas dalıdır. Bu resim, ancak, özetin özetinin özeti gibi çok basit bir ifade olabilir... Dahası, resim yanlış. O canlılar, üstündekilerin atası değil :( Peki kim bunların atası? Cevabı böyle veremezsiniz, elinizde yeterli kanıt yok. Ancak, bir kaç türün içine alan bir grup çizersiniz, bu gruptan ortaya çıkan bir kaç farklı tür.. Yani, mesela, kuşların atası raptor'lar değil. Ama, resmin basitliğine bakarak, makul, kabul edilebilir olduğu söylenebilir. Aam bilimsel referans olmaktan uzak :( Eğer merak ediyorsanız, şöyle biraz elle tutulur bir şeyler sunan, şöyle bir yer var, buraya bir göz atarsınız, umarım: http://tolweb.org/tree/phylogeny.html |
Re: EVRİM?
teşekkürler yinede liop, lakin evrimin bana kalırsa elle tutulur bir yanı yok nasılki kitaplı bütün dinler için fikrin neyse bunada öyle bakman gerek bana kalırsa.
|
Re: EVRİM?
132 yıllık evrim yalanını kendi cizimleri ile burda zaten ortaya koymuş bunun tartışılacak veya yazılacak bir tarafı yok liop kendinde okursun artık....
http://www.answersingenesis.org/crea...0/i2/fraud.asp her iki resmin arasındaki farka kendinde bak! |
Re: EVRİM?
meas, 3 bin yıllık Tanrı (Yehova, teslis, Allah vs.) yalanını savunabilen birisinin savunabileceği bir laf üzerinde değilsin. Haeckel'in yanlış yaptığı 150 yıldan beri biliniyor zaten. Bunun yanlış olması, evrim teorisi ile ilgili bir sorun değil ki? Haeckel evrim teorisine destek olarak bu çizimler üzerinde uğraşmadı. O günlerde hala cevabı aranan kaltımı mevzusu üzerind eçalışırken bu çizimleri kullandı. Onun fikri, daha ilkel atalardan kalan kalıtsal özelliklerin, ilkel canlıda, yani embriyoda görüleceği idi.
Tüm canlılar, diyelim ki embiryonun ilk %30 gelişiminde, %100 aynı olsalar, bu evrim teorisine dair herhangi bir kanıt oluşturmaz. Size, evrim gözle görülen, gözlenen bir şeydir diyoruz, siz hala 100 yıldan geride kalmış, modern biyoloji tarafından çoktan çöpe atılmış yerlerde takılıyorsunuz. Darwin'in görüşlerinin hemen tamamı şu anda çürütülmüş haldedir, Değişim ve doğal seleksiyon tarifleri dışında. Ama siz hala yok Haeckel, yok Darwin.. Bunlarla uğraşacağınıza, Havaii'deki meyve sinekleri ile uğraşın. Sao Paolo'daki yılan adası sakinleri ile uğraşın. Galapagos ispinozları ile uğraşın. Tiktaalik gibi "araformlarla" uğraşın. Kalçalı yılanları yaratmak için tanrı ol mu demiş, "olur mu acaba" mı demiş, bununla uğraşın. Evrim, yarım yamalak bilgiyle anlaşılabilecek bir teori değildir. Tahminen trilyonlarca canlı türünün 3.5 Milyar yılda nasıl ortaya çıktığını anlatır. Yaratılışçılarda buna saklanır, mevzuyu bilmeyenleri böyle aldatmaya çalışır. Sizde zavallı beyin fukaraları o yalanlara kanar, onların iftiralarına sarılıp böyle pis laflar edersiniz. Sizin allah dediğiniz o şerefsiz tanrı, gelsin, bir tür yaratsın, sizin gibi adi insanları da silsin dünyadan da görelim bakalım, aslı var mıymış.. "Evrim yalanı" diyerek bunca bilim adamını "yalancı" olarak damgalamak, ancak adi ve şerefsiz insanların yapacağı bir iştir, ya sence? |
Re: EVRİM?
liop seninle nerde ayrılyoruz biliyormusun, yukarda verdigim linkte 1998 yılına kadar bunun böyle oldugunu savunmuyormuydu evrimi savunan insanlar? pekala senin dedigin şekilde dinleyelim o halde. Evrim, yarım yamalak bilgiyle anlaşılabilecek bir teori değildir. Tahminen trilyonlarca canlı türünün 3.5 Milyar yılda nasıl ortaya çıktığını anlatır. bu yazdıgını cidden saglıklı bir şekilde anlatıyor ve hararetle savunuyorlar öylemi?
şayet öyle ise helal olsun tek diyecegim bu! |
Re: EVRİM?
Bir kaç hususu birbirine karıştırıyorsun.
Evvela, "Evrim yalanı" dediğin zaman, evrim şudur diyenlerin "Yalancı" olduğunu iddia ediyorsun. Bu açıkca iftiradır. Farzedelim ki, evrim teorisi yanlış. Bu evrim şudur diyenlerin yalan söylediği anlamına gelmez, yanıldıkları anlamına gelir. Yalan dediğin zaman, doğrusunu bile bile adi bir eylem yapıp yanlışı söylemek anlaşılır. Ve sen bu noktada, yalancı diyerek utanmaz, rezil ve şeref noksanı bir iftiracı haline düşersin. Belki bizim yanıldığımızı gösterebilirsin, ama bu bizim çıkıp yalan söylediğimiz anlamına gelmez. Biz elimizdeki somut bilginin gösterdiğini söyleriz. Sen bizden başka bir şey biliyorsan, yanılmışız deriz, kabul ederiz. Ama sen şu ana kadar bizim yanlış bildiğimiz bir şey söylemediğin gibi, bizim şunun şöyle olduğunu bildiğimiz halde, böyle diyerek yalana müracaat ettiğimizi de göstermiş değilsin. Bu da apaçık bir şekilde, senin derdinin, iftira etmek olduğunu ortaya koyuyor, başka bir şey, bilhassa bilimsel olarak evrimi tartışmak olmadığını açıkca gösteriyor.. Evrim teorisi ne söyler bilir misin? Bilmediğin ayan.. Sana 3-5 cümle ile izah edeyim. Türler nasıl ayrılır? Yani şu başka bir türdür, bu başka bir tür diyebilmemiz için somut bir kaç kıstas söyle desem, ne söylersin? Uzak kıtalar, denizler vs. keşfedilmeden önce, inek, koyun, maymun vs. 3-5 çeşit canlı varken, bu soruya cevap vermek kolaydı. Ama 1700'lerde yapılan coğrafik keşifler, canlı çeşidini öyle artırdı ki, bu sınıflamayı yapmak bir sorun olmaya başladı. Bu sorunu çözmek için, canlıların özelliklerine bakılmaya başlandı. Ayak yapısı, iskelet yapısı, organ yapısı vs. vs. derken, bu sınıflandırmanın da güç olduğu ortaya çıktı. Yani, Timsah ile Komodo ejderini neye dayanarak ayrı tür diyeceksin? Aralarındaki farklar, iki insan türü arasındaki fark kadar ancak.. Bu halde, bu özelliklerin ne işe yaradığı ve nasıl ortaya çıktığı sorusu ortaya çıktı. Biyolojinin o devirdeki derdi bu oldu. Pek çokları pek çok fikir ortaya koydu. Ama bu soruya en makul cevap, bu canlıların hepsi birbiri ile akraba olduğuydu. İşte evrim teorisi bu şekilde ortaya çıkar, canlıların birbirleriyle olan akrabalıkları, melezleme, gözlem vs. yoluyla ortadadır. Peki o zaman bu canlılar nasıl bu hali aldılar, nasıl değişip başka canlılara dönüştüler? Bu sorunun cevabı Darwin ile geldi. hoş, Darwni kitabı ilk yayınlayandır. Wallace gibi başkaları da aynı fikirleri Darwin'den bağımsız olarak ortaya koymuştur. Mesela, Erzurumlu İ.Hakkı, tekamülün maymundan insana olduğunu, kusursuz ulama olması gerektiğini filan söyler.. Peki evrim teorisi ne söyler? Kaynaklar sınırsız değildir. Canlılar ise, bir defada (hayatları boyunca) kaynakların asla yetmeyeceği kadar fazla ürerler. Bu durumda, ancak daha avantajlı olan birey daha çok yavru üretebilir. Zayıf bireyler (güçsüz filan değil, yeterli biyolojik özelliğe sahip olmayan bireyler) doğadan ayıklanır. Güçlü özellikler bu şekilde yeni nesillerde gelişir. Kısaca, doğal seleksiyon yani. O dönemde ortaya konan evrim bunu ortaya getirir. Bu prensip bugünde hala geçerlidir. Peki, nasıl oluyorda, canlılar değişebiliyor. Bir canlıyı al, yavrularına bak. Bu canlı yavrularından farklı. Demek ki, canlılar her doğumda farklı canlılar ortaya çıkarıyor. O halde, bu fark uzun vadede, canlının değişmesine yol açacaktır. Dikkat edersen, o devirde mutasyon, hatta kalıtım filan bilinmez. Bakılır, canlılar nasıl çeşitleniyor? Lamark, örneğin, bakar ki, şu hayvan avını yakalamak için hızla koşuyor.. Sanır ki, o hızlı koştuğu için bacakları gelişiyor.. Bu yüzden, bacakları gelişen hayvanın güçlü bacakları olacağını savunur. Dikkat et, o devirde kalıtım henüz bilinmemektedir. Kalıtımın keşfi ile, bunun doğru olmadığı ortaya çıkar. Lamark'ın değerlendirmesi yanlıştır, yavru, bacakları gelişmiş doğduğu için hızlı olmaktadır. Fakat, aynı gözlemler, bir aslanın (atıyorum) 5 yavrusu olduğunu, bunların hepsinin aynı bacak yapısı ile doğmadığını da gösterir. Ve sadece bacakları daha güçlü olanların hayatta kalabildiğini de.. İşte evrimin ilk adımı budur. O dönemde bu değişimin neden böyle olduğu bilinmemektedir, ama böyle olduğu bilinmektedir. İşte milletin Darwin, evrim teorisi vs. olarak bildiği şey budur. Sizin yalan dediğiniz şey, apaçık bir şekilde bu gözleme dayanmaktadır. Otur, kaplumbağaları izle. Bir sürü yavrusu olur, ama çoğu, 1 yaşına ulaşamaz. Ancak belli özellikleri olanlar ulaşabilir. İzlemeye devam et, bir süre sonra bu özellğin öne çıkıp gittiğini gözlersin. Ama bu ancak mesela binde bir filan gibi bir oranda görülebilir. Eğer, 70 yılda binde bir o tarafa doğru bir ilerleme varsa, 7000 yılda tam ilerleme olacağı ortadadır. Bu gözlem herkesin kıra çıkıp yapabileceği basit bir gözlemdir. Eğer, yüksek sayıda canlıyı incelerseniz, türlerin bir kaç yüz bin yılda baya farklılaşacağını gözlerinizle görürsünüz. Bugün itibarıyla evrim teorisi çok yol almış haldedir. Artık genetik vs. bilim olarak elimizin altındadır. Mutasyon denen allele ötesi değişim mekanizması da keşfedilmiştir vs. vs. Ve evrim teorisi bu yeni biligilere göre yeni şekiller almaktadır. Fakat, size öğretilen "doğal seleksiyon" tabanlı evrimin ana prensibi hala hiç değişmeden durmaktadır.. Ama, evrim teorisi, biyoloji üst disiplininin kapsamında bir konudur. Ve bu kapsamda mevzu, bu kadar bir cümle ile izah edilecek kadar basit değildir. Doğal seleksiyonun hangi etmenlere nasıl bağlı olduğu, seleksiyon parametrelerine göre hayatta kalmanın korelasyonu, genetik ve çevresle etmenlerin standardı, sapmaları, izometrik izdüşümüne dair denklemler vs. bilinmek durumundadır. Bununla da kalmaz. İlgi alanına giren canlının evrimsel geçmişini, yani phylogenetic backgroundunu vs. çıkarmanız gerekir. İşte, evrim teorisini bu taraflarına dair veriler henüz yeterli olgunluğa sahip değildir. Elimizdeki veriler bize canlıların evrimleştiğini göstermektedir. Ama örneğin, son global ısınma sürecinin canlıları nasıl bir evrime götüreceği tespit edilememektedir. Biz, yıllarımızı bu işin içine vermişken, hala bu konuda hem fikir değiliz. Evet, evrim var, buna hiç kimsenin bir laf ettiği yok. Ama kuşlar nasıl ortaya çıktı dersen, bir sürü kafa ve her kafadan çıkan farklı bir ses duyabilirsin. Fakat "Evrim yok mu o zaman?" diye sorarsan, tek cevap alırsın: "Hayır, kuşlar evrimle ortaya çıktı".. İtiraz edenler yok mudur? Vardır elbette, her zamanda var olacaklardır. Önemli olan kabul veya itiraz edenlerin sayısı değil, ellerinde ne olduğudur. Bir kişi çıksa ve elinde yadsınamaz bir parametre getirse, o zaman bu seslerin tümü birden "Evrim teorisi yanlış" şekline dönecektir. Ama maalesef, böyle bir parametreye sahip hiç kimse yok.. Bir zamanlar "Tanrı öyle söylemiyor, o halde Evrim yok" diyenler, süreç içinde "Bu işler tasarım gerektirir, kendi kendine olamaz" gibi söylevlere doğru gerilemiştir. Çünkü, ortaya koydukları tüm argümanlar ya ilk anda, ya da *takip eden dönemde yapılan keşiflerle çürütülmüştür. Bu durumda, bu malum tayfa, evrim teorisi ile alakasız şeyleri kullanmaya başlamıştır, başlangıç olarak. Örneğin, "İnsan maymundan gelmiş diyorlar" gibi bir laf ederler. Oysa bunu söyleyen Darwni veya devam eden dönemde teoriye katkıda bulunanlar değildir. Mesela, Erzurumlu İ.Hakkı bunu söylemiştir, ama o evrimci ve biyolog değildir. Akabinde, çarpıtma ve yalan yoluna gidilmiştir. Mesela, piltdown adamı der çıkarlar. Bu sahte fosiller hiç bir dönemde bilimsel bir çalışmaya konu olmamıştır. Hiç bir dönemde insanın atasına dair bilimsel olarak bir kabulde filan bulunulmamıştır. Pek bilinmeyen bir şey, bilisel bilgilerin nasıl genel kabul gördüğüdür. Örneğin yayınlar ve konferanslar. Bu hususta, yapılan yayınlar bazı tabloid gazetelerin ötesine geçmemiş, hiç bir konferansta gündeme alınmamıştır. Yani, evrim teorisi bu gibi sahte fosilleri vs. hiç bir zaman kullanmamıştır. Amma, birileri çıkmış, ahanda piltdown adamı gibisinden vaveyla etmiştir. Şimdi bakalım, desem ki, şeyini öptüren şeyh.. Ali KALKANCI... Bunlar islam dini için mihenk taşı olur mu? Bu tür çabalar, ancak buna benzemektedir. Bu yöntemde iş yapamış, maskeler düşünce, bu kez, çarpıtma yoluna gitmişlerdir. Örneğin, bir yazıyı alırlar. Yazıda der ki, "İşte falanca ünlü bilim adamı şöyle demiş.." Bakarız kimmiş bu. Adam bir matematikçi çıkar. Dahası, bu adam bu sözü 1800 kusur yılında söylemiştir.. Çüşş derken başka birine bakarız. Gene "İşte falanca evrimci der ki: Kuşlar dinozorlardan türemiş olamaz. Görüldüğü üzere, bunlar bile evrimin olmadığını itiraf etmektedir.. " Hımm, der bakarız. Evet, adam böyle diyor, diyor ki, kuşlar dinozorlardan türemiş olamaz, bir pre-alosaur şu türden türemiş olmalı.. Yani, adamın evrim teorisine sözü gene yok. Pes diyelim derken, başka bir örneğe bakarız. "Darwin der ki, şöyle kötü oldum, ben bile artık inanmıyorum vs. v.s". Hımm deriz, biz neden okumadık bunları derken bakarız ki, Darwin bir dostuna yazdığı mektupta, ne bileyim komşusuyla olan kavgası gibi alakasız bir mevzudan bahsetmiş.. İşte mesele böyle olur hep. Şimdi bir bak bakalım, yalan söyleyen siz misiniz, evrimciler mi? Hal böyleyken bir de zeytinyağı gibi üste çıkma gayretiniz, acaba hafif adam oluşunuzdan mı kaynaklanıyor? |
Re: EVRİM?
Ve sen bu noktada, yalancı diyerek utanmaz, rezil ve şeref noksanı bir iftiracı haline düşersin.
bak liop adam gibi konuş bu sitede kimseye hakaret etmedim fakat sen hak etme gayreti içindesin. Evrim teorisi hakkında bilmedigimin ayan oldugunun farkında isen, ne anlatma gayreti içindesin. Daha önce senin yazdıgın bu yazıları okuyan bütün insanları aptal durumuna düşeren kim? Bu yalan 1866'dan bu 1998'e kadar sure gelmis, evrimclerin sozde bilimsel dayanagı olmustur. Dahası artık lafı degiştirerek hayır biz yanılmıştık, o zamanlar! işin dogrusu budur der durursun. Bunu derken efendi ol hakaret etme insanın canını sıkma boş yere. Anlatmak veya savunmak zorunda degilsin yapacaksan adam gibi olur yazarsın benim varsa bildigim bir şey yazarım yoksa zaten senin için ne ala. |
Re: EVRİM?
Alıntı:
Sn liop konuşmalarınıza biraz çeki düzen versenizde karşılıklı hep beraber adam gibi konuşsak Meas kardeş doğru söylüyorsun adamlar hem evrim şemasını tamamlayamamışlar evrimi teoriden başka bir yere taşıyamamışlar sonra kısayoldan sizli bizli konuşuyorlar. Evrimi bütün dünyaya ne zaman kabul ettirebilirsiniz biliyomusun kardeş siz evrimciler evrimi bir evrensel kanun olarak tam anlamıyla bütün delil gözlem ve kanıtlarıyla tamamlar önümüze korsunuz ha derizki hakkaten bu böyle bu adamlar doğru demiş deriz ama sizin şemanız falan alt üst oldu toumai bulundu hayde sil baştan evrim şeması işin yoksa kaz babam kaz hazır burda kazılmışı var uğraşmayın biraz mezarlıklara yakın kazında insansı fosilleri tamamlarsınız *:lol: Tabiki araştırma yapacaksınız ilim bilim çercevesinde Bulduğunuz fosillerin Bazıları iki ayak üzerinde yürüdüklerine karşı dizkapakları delili yok buna ne diyeceksiniz bulduğunuz insansı fosillerin yanlarında akıllı olduklarına dair belirtiler göstere bilecek aletler bulunmuşmudur? Kap kacak tencere vs vs .... :lol: Sn liop *bunlardan bahsedin bize bilgilerinizden yararlanmak isteriz Selamlar |
Re: EVRİM?
Homo erectus'tan sonra başlar alet kullanma yeteneği. Ve yeterince taş alet bulunmuştur merak etme. İki ayak üzerinde deve kuşlarıda yürüdüğü için, diz kapağı yok dediğiniz nedir anlamış değilim, fosil nedir, hangi türdür filan belirtirseniz, yardımcı oluruz..
Ve dahası, birine yalancı demek, daha hatta bir bilim dalı ile uğraşanlara yalancı demek, gayet makul oluyor, normal oluyorda, ben size şöyle dediğim zaman mı tu kaka oluyor? Önce bir kendi yaptığınıza baksanız? Söyleyin bakalım, hangi yalanı varmış evrim teorisinin? Siz gösterin, ben adi *ş e r ef siz rezil adamın teki olayım. Ama sizin bir yalanınızı gösterirsem, siz de öyle olmayı kabul ediyor musunuz? |
Re: EVRİM?
liop kaç kez daha yazmam gerek evrim teorisinin insanları kaç yıl boyunca aptal durumunda bıraktıgını yeterli degilmi bununda türkçesi yalandır bu kadar dokunmasın bence sana senin tezinmi yoksa?
|
Re: EVRİM?
Hangi yalan? Hadi söyle. Eğer sen yalan söylüyorsan, sen öyle bir kepazesin, yok haklıysan ben böyle madrabazın tekiyim. Hadi, buyur, bir görelim. Söyle bakalım, evrimin nesiymiş yalan?
|
Re: EVRİM?
daha önce bu linkte
http://www.answersingenesis.org/crea...0/i2/fraud.asp söylemiştim sende cevap vermiştin sanırım orayı atladınmı liop yoksa bilmem kaç senedir biliniyor uydurmasıda senden cıktı heralde ben 1998 kadar bunun daha ispatlandıgını okumadım senin varsa okudugun bir yer bizde istifade edelim? |
Re: EVRİM?
Hala aynı yerdesin. Haeckel'in çizimleri nerede Evrim teorisine dayanak olarak kullanılmıştır? Mesela, Darwin, kitabında bu çizimlerden bahseder mi?
Size, evrim teorisinin kaba tarihini çizdik. Nerden ortaya çıktı bunu anlattık. O dönemde, darwin ile birlikte, soruya cevap arayanlardan biri de Haeckel'dir. Bu çizimler olmadan Haeckel'in teorisi 1849 yılında ortaya konmuştur. Tekrarı ise, Washington Post (DC?) *Gazetenin 2000 yıllarında bir baskısı ile yapılmıştır. Bu teori yayınlandığında tartışılmış, kabul görmemiş ve üstü örtülüp gitmiştir. Dönemin biyologları gibi Darwin'de bundan haberdardır. Haeckel çalışmasını 1866'da yayımlar. Çizimler ise 10 yıl kadar sonra ortaya konur. Darwin hala sağdır, konuyu, bilimsel şekilde reddeder. Aynı şekilde, daha 1849'ta, Scintific'te ilk yayınlanan halide bilimsel olarak reddedilmiştir. Darwin'in teorisi gene kabul görünce, kendince bu teoriyi kendininkine yamayıp prim yapmaya çalışmış, bu nedenle de, "Evrimin maskarası" olarak anıldığı da olmuştur.. Kısacası, bu bahsedilen çizimler, Evrim teorisiyle alakasızdır. Bu, Haeckel'in kendi teorisidir ve mesnetsizdir. Şimdi, hal böyleyken, çıkıp, Haeckel ve hilesi diyerek bunu evrim teorisine yapıştırıp, gözümüzün içine baka baka yalan söyleyen size ne demek icap eder? Kendi sıfatınızı kendiniz koyunuz.. İtiraz edeceksen: E. Haeckel: http://en.wikipedia.org/wiki/Haeckel C. Darwin: http://en.wikipedia.org/wiki/Charles_Darwin Buralardan, kronolji ve teoriler hakkında dönemin ve bugünün görüşlerine ulaşabilirsin. |
Re: EVRİM?
okuduklarımı yazıyorum buraya ve linkide ekleyerek bir digeri birinin teorisinin mesnetsiz yalan olduğunu ortaya attıgında digeri tabiki kendine bir çıkış yolu arayacak verdigim link evrim teorisi hakkında seninle aynı fikirde sanırım tek ayrıcalıgı şu olsa gerek yeni halkalar dedikten sonra daha önce savunmuş oldugu teorinin bazı eksik bilgi içerdiğini ve hatalar oldugunu bunun düzeltmesini yayınlıyor sende bu yok.
farkın olması gerek ve varda. sen bir başına bu teorinin gerçekliliğini ispatlarsan emin ol darwin bile havasını alır senin yanında. kolay gele liop... |
Re: EVRİM?
Okuduklarını yazıyor olman(ız) kimseye yalancı deme hakkını vermez ama.. Bir şeye yalan, diğerine yalancı demek bu kadar ucuz değil. Verdiğin linkte zaten "Evrim yalanı" filan demiyor. Kabaca "Haeckel hile yapmış" deniyor. Evrim yalanı diyen sensin. Ve söylediğim gibi, böyle yaptığında hangi sıfatı üzerine yakıştıracağına kendin karar ver..
|
Re: EVRİM?
liop, hile yalanla birdir! sende okumuşundur bunu, kendi savundunduklarının böyle cıkıyor olmasının sana ne gibi bir sıfat verdigini sen biliyorsun. Bana kalırsa incelme modülüne girmiş gibisin, lakin ne yazdıgını kime nasıl hitap ettigini biliyorum ben, zahmet etme sen! Ben kendimin nasıl oldugunu biliyorum yazdıgım her şeyi araştırabilirsin hepsi sitede mevcut seninkilerde ortada bir tezi savunmak için hile yapılıyor ve her zaman farklı tezler ortaya atılıyor ise bunun adı yalandır.
Dahada önemlisi bu söylenen yalan bireysel degil tüm dünyaya söylenendir! |
Re: EVRİM?
İyide, bunun evrimle ne alakası var? Haeckel, Darwin'den 10 yıl önce kafasına göre bir teori ortaya atmış. Bir şeyler söylemiş, elindeki bilgilere göre. Ama destek bulamamış. 10 yıl sonra Darwin evrim teorisini ortaya koymuş. Evrim teorisi, yeterli kabul görmüş. Bundan 10 yıldan fazla bir süre sonra da Haeckel eski teorisini evrim teorisine havale etmeye çalışmış. Ama gene yüz veren olmamış.
Bu halde, alakasız birinin bir takım faaliyetleri (hile veya değil) yüzünden neden evrim teorisine yalan, söyleyenlere yalancı diyorsunuz? Farzı muhal, ben çıkıp, ebu cehil şöyle demiş, demekki islam bir yalandır desem, bu sizce ne olur? Evet, cahillik olabilir, giderilebilir. Ama sizin bu yaptığınız, cahilliğe değil, iftiracılığa, yalancılığa delalettir. Ve ötesi sıfatlarınızı kendiniz takdir edin.. |
Re: EVRİM?
Boşa sallama liop senin şöyle böyle dedigin Haeckel'e *Darwin neler yazmış. Sende oku bi istersen zamanım olmadıgından gecikerek yazıyorum lakin zamanım olacak liop o zaman sana daha detaylandırılmış olarak neler oldugunu bir ansiklopedi halinde buraya aktaracagım.
E. Haeckel'e yazdığı mektubundan: Evrim doktrinini yayarak çok müthiş bir iş yapmış olacaksın. Yararsız yapıların ileriki aşamalarda ortadan kalkmasıyla ilgili problem senin de kafanı karıştırdı mı? Bu problem son zamanlarda benim aklımı oldukça karıştırdı. 11. Francis Darwin, The Life and Letters of Charles Darwin, Cilt.II, New York:D. Appleton and Company, 1888, s.358 Fox'a yazdığı mektubundan: 12. Francis Darwin, The Life and Letters of Charles Darwin, Cilt.I, s.413 Doğanın tamamı gerçekten inatçı ve benim istediklerimi yapmıyor ve şu an sadece eski midyelerimden başka yeni hiçbir şey üzerinde çalışmak istemiyorum. Bazen tamamıyla çöküntüye uğrayacağımdan korkuyorum. 13. Francis Darwin, The Life and Letters of Charles Darwin, Cilt.I, s.430 evrim teorisini çok isterdim okullarda ögretilmesini lakin yanlışlarıylada dayatma olarak degil adam gibi anlatılarak. |
Re: EVRİM?
Sizin tartışmanızdan ben de birşeyler öğreniyorum bu arada. Bu Haeckel ile ilgili wikipedi'de ne yazdığına baktım. Şöyle demişler:
Although Haeckel's ideas are important to the history of evolutionary theory, and he was a competent invertebrate anatomist most famous for his work on radiolaria, many speculative concepts that he championed are now considered incorrect. For example, Haeckel described and named hypothetical ancestral microorganisms that have never been found. His concept of recapitulation has been disputed in the form he gave it (now called "strong recapitulation"). Haeckel did not support natural selection, rather believing in a Lamarckian inheritance of acquired characteristics (Darwin considered both of these paths for evolution viable)[1]. http://en.wikipedia.org/wiki/Haeckel Bu linki yukarda liop vermiş zaten. Buna göre Haeckel fikirleri Darwin'İnkinden biraz farklı. Sonuçta Almanya'da Darwin'in fikrinin yayılmasına katkıda bulunmuş birisiymiş ama mesela "hypothetical ancestral microorganisms" diye olmayan bir şey ileri sürüyor, ayrıca doğal seleksiyonu kabul etmiyor ve daha çok Lamarkçı bir teori olan kazanılmış özelliklerin kalıtımına inanıyor. Haeckel'in Darwin'le yazışamalarından yapılan bu alıntılar ikisinin aynı görüşte olduğunu göstermiyor ki. İki kişinin yazışmalarından böyle bir sonuç çıkarabilmek için epey çok sayıda mektubu incelemek gerek. Sevgili meas, mektupların kaynağını da verebilirmisin? |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:33 . |