![]() |
Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
Sitemizin en önemli eksikliklerinden biri de Hıristiyanlığın ve İncil' in eleştirisi konusunda. Din karşıtı bir site olarak bu konuya el atmak gerekiyor. Bu başlık altında konu ile ilgili ciddi makalelerinizi (alıntı da olabilir, ancak kaynak vermek kaydıyla) bekliyorum. Yabancı internet sitelerinden çeviriler olabilir, kitaplardan alıntılar da olabilir. Makaleler belli bir olgunluğa geldiğinde derlenip sitenin ana menüsüne link olarak konulacak.
[hr:92948d581b] Hıristiyanlığın ve İncilin eleştirisi grubunun başkanlığını Merwe'ye vermiş bulunuyorum. İngilizceden Türkçeye konuyla ilgili çeviriler yapılacak. Çeviri Grubuna katılmak isteyenler burada Merwe arkadaştan kendi paylarına çevirisi yapılacak metni isteyebilirler. Büyük ihtimalle Hıristiyanlığın bilimsel-akılcı eleştirisi konusunda geniş kapsamlı ilk Türkçe çalışmalardan biri olacak. Önemli boşluklardan birini dolmuş olacağımızı sanıyorum. Bu projemizi umarım en iyi şekilde başarıp sitemizin ana sayfasında yerini vereceğiz. Emek vereceklere şimdiden başarılar dilerim. |
Re: Hıristiyanlığın ve İncil'in Eleştirileri Buraya
(Aşağıdaki yazı bana aittir wikipedia'ya ve ateizm.org gibi birkaç yere daha yazmıştım daha sonra devamı gelecek)
GREKO-ROMEN PAGAN DİNİ HRİSTİYANLIK Hristiyanlığın aslında Yunan bir pagan dini olduğu günümüzde aralarında hristiyanlığı bırakmış sayısız rahip(Dan Barker gibi) ve eski hristiyan yazarlar tarafından dile getirilmektedir.(örnek olarak Tom Harpur, Timothy Freke,Arthur Weighall gibi) Hristiyanlık, aslında yahudiliğin hellenileştirilip(hellenizm), Pagan/putperest dinine dönüştürülmüş halidir. İncil'in içinde pek çok pagan öğesi bulunmaktadır.İsa'dan önce de ölen ve dirilen pagan Tanrıları vardı.Greko Romen etkisinde büyümüş hristiyanlık da bu Greko Romen pagan dinlerinin devamı niteliğindedir.(Greko Romen pagan inançları hristiyanlığı öyle etkilemiştir ki İncil bile İsa'nın konuştuğu dil olan Aramice ile değil, grekçe yani Yunanca ile yazılmıştır) İsa’nın “Tanrı oğlu” yahut “Tanrı’nın özünden Tanrı”...vs olması,İsa’nın kanıyla günahlardan/suçlardan arınma fikri(İbraniler 13:12,Rom 3:25-26..vs) ,İsa’nın ölüp dirilmesi ve şeytana karşı “zafer”kazanması ve daha pek çok öğe, Hellenistik dönemde oluşmuş Greko Romen Pagan dinlerinin ayrıca bunlara bağlı mistik gizem kültlerinin etkileri sonucudur. Hristiyanlığı direkt olarak etkileyen pagan Yunan tanrılarından biri Dionysos idi,Dionysos Greklerde “şarap Tanrısı” idi.Bu gizem kültünün MÖ 300-200 yıllarında oluşup çok hızlı bir şekilde yayıldığı söylenmektedir.Dionysos Roma’da Bakkhus ile özdeşleştirilmişti. Dionysos da 25 Aralıkta doğmuştur, geleneğe göre İsa’da 25 Aralıkta doğmuştur. İncil’deki bölümlerin hepsi Grek pagan dinleri etkisinde Grekçe yazılmış metinlerdir.Ama bütün incillerin arasından Grek pagan etkilerinin, gizem kültleri etkilerinin en çok görüldüğü İncil “Yuhanna incili”dir.Pavlus’un mektupları da aynı şekilde Grek pagan inançlarından büyük oranda etkilenmiştir.Bu incili paganlıktan dönmüş kişilerin yazdığı sanılmaktadır(olasılıkla Efesliler) Yuhanna incilinde paganizmden kaynaklanan pek çok “mistik” ve “gizem” anlatımları bulunmaktadır. Örneğin incildeki şu gizemli ve mistik anlatım: “Yu 6:53 İsa onlara şöyle dedi: «Size doğrusunu söyleyeyim, İnsanoğlu'nun bedenini yiyip kanını içmedikçe, sizde yaşam olmaz. Yu 6:54 Bedenimi yiyenin, kanımı içenin sonsuz yaşamı vardır ve ben onu son günde dirilteceğim. Yu 6:55 Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir. Yu 6:56 Bedenimi yiyip kanımı içen bende yaşar, ben de onda.” (benzeri anlatımlar Pavlus’un mektuplarında da bulunur) Bu oldukça "tuhaf" sayılabilecek ayetlerin yahudi kaynaklı olmadığı bilim adamlarınca belirtilmiştir. Peki bu ayetlerin kaynağı nedir? Greklerin pagan Dionysos ve Attis kültüdür.Bu ayin bir pagan ayiniydi,Dionysosçular da sembolik olarak (hatta bazen bir hayvanı kurban ederek onun etini sembolleştirip) Dionysos’un etini yiyip kanını içiyorlardı.Bu sembolik ayin ile Dinysos’un ruhuyla birleştiklerine,ölümsüz olduklarına, arınıp yeniden doğduklarına..vs inanıyorlardı.(Prof.Barry Powell’in belirttiği gibi Bugün kiliselerin hepsinde gizem kültlerine ait bu eski pagan ayini yapılmaktadır;özellikle katolik ve ortodoks kiliselerinde ekmek bölünür,İsa'nın eti ya da bedeni denilerek yenir. Kırmızı şarabın, gerçekten İsa'nın kanına dönüştüğüne inanılır "İsa'nın kanı" diyerek içilir. Yuhanna incilinin yazarı (yahut yazarları) da Paganların bu ayinini, İsa’ya uyarlamışlardır,İsa’nın ağzına yukarıdaki örnekte görüleceği gibi koymuşlardır. Ayrıca sadece Yuhanna incilinde bulunan (çünkü yuhanna incili Pavlus’un mektuplarıyla beraber Paganizmden en fazla etkilenmiş yazıdır) ilginç başka bir hikaye daha vardır: “Yu 2:7 İsa hizmet edenlere, «Küpleri suyla doldurun» dedi. Küpleri ağızlarına kadar doldurdular. Yu 2:8 Sonra hizmet edenlere, «Şimdi bundan alın, şölen başkanına götürün» dedi. Onlar da götürdüler. Yu 2:9-10 Şölen başkanı, şaraba dönüşmüş suyu tattı.” Evet “Suyu şaraba dönüştürme”.İlginç bir mucizedir. İsa’nın şarapla ne ilgisi vardı? Bu ayetin kökeni de şarap Tanrısı Dionysos'tan gelmektedir. Dionysos da aynı İsa gibi suyu şaraba dönüştürmüştü...Ve bu mucize Dionysos inanlılarınca sürekli dile getiriliyordu.Yuhanna incili yazarları bu mucizeyi kendi tanrıları olan İsa’ya uyarladılar. Peki İsa’nın üçüncü gün ölümden dirilmesi anlatımı nereden geliyordu? Bu fikir orijinal miydi? Hayır değildi... Bu fikrin kaynağı da pagan Dionysos kültüdür. Dionysos’un dirilmesi ile ilgili farklı anlatımlar vardır;çoğunda Dionysos ölür gömülür ve sonra ölümden dirilir!! Hatta Dionysos’un ölümden dirilmesi bu pagan dininin taraftarlarınca her yıl kutlanıyordu. İncil yazarları da bu “ölüp dirilme” hikayesini Dionysos’tan alıp İsa’ya uyarladılar. Ayrıca Grek pagan dinlerinde Mö400 yılından itibaren “pharmakos” kavramı önem kazandı.Phamakos “günah keçisi” anlamına gelir. Dionysos’da kutsal “pharmakos” idi.Yani aynı İsa gibi kaderinde acı çekmek ve “insanların iyiliği için” insanların menfaati için ÖLMEK vardı,ölmesi gerekiyordu.İnsanların günahlarını kanıyla affettiriyordu. İncilin yazarları da aynı teolojiyi İsa’ya uyarladılar,böylece İsa’nın da ölmesi günahları bağışlatmak için kurban olması gerekiyodu.Yani pagan dininden alıp hristiyanlığa koydular.(ilk önce Pavlus bu pagan fikrini hristiyanlığa geçirdi) Hristiyanlığın ikinci kaynağı ise Mitracılık idi.Bu da Dionysos kültü gibi bir gizem kültü idi,pek çok bilim adamı ve yazar Mitraizmin hristiyanlığı doğrudan etkilediğini söylemektedir. Bazı hikayelerde bazı ayrıntı farklılıları olsa da Roma Mitrasının da Hristiyan İsası ile benzeşen pek çok yönü vardır. Mitracılığın Roma versiyonunda (İran değil sadece Roma Mitra versiyonlarında Mitra ölür ve dirilir) Mitra ölüp dirilmiştir,kendini insanlık uğruna “feda” etmiştir.Dirilişi pagan taraftarları tarafından kutlanmıştır. Ayrıca genel olarak pagan dini inanırlarının önderlerinin giyim tarzları da bugünkü katolik ve ortodokslarınkine benzeiyordu çok şaşalıydı.Tapınaklarının süslemeleri de bugünkü katolik ve ortodokslarınki gibi çok süslü ve görkemli idi.haç ve “balık” sembollerinin zaten pagan kökenli oldukları biliniyor. Çeşitli hristiyan sanatları resimleri de direkt Mitracılık ve Dionysos sanatlarından ayrıca çeşitli pagan Yunan dini sanatlarından gelir. Ünlü putperest/pagan mitlerinden olan bakireden doğum da İsa'ya uyarlanmıştır ve bir başka insan uydurması kitap olan Kur'an'a da geçmiştir. |
Re: Hıristiyanlığın ve İncil'in Eleştirileri Buraya
"Mystica" arkadaşım da (eski bir hristiyan) güzel resimler ve altına açıklayıcı yazılar eklemişti yazıma önemli katkılarda bulunmuştu onları da yazıyorum:
http://img445.imageshack.us/img445/9...tsalruh8xm.jpg Yukarıda Baba Tanrı (Zeus gibi)... Çarmıhta, insanların günahları için bedenini fidye olarak veren insan ve Tanrı olan Tanrı'nın oğlu İsa...(Aynı Zeus'un oğlu Herkül gibi o da yarı insan ve yarı tanrı idi) http://www.biblia.com/jesus2/images/...ronation25.jpg Solda "Göklerin kralı" lakaplı Zeus gibi "Baba" Tanrı...En sağda Tanrı'nın oğlu olan Tanrı özlü İsa...Ortada "göklerin kraliçesi" lakaplı Tanrıça Meryem...Katolikler Meryem'e direkt "Tanrıça" demekten çekinseler de Meryem'i Tanrı olarak görüp, kiliselerinde Meryem'e dua ederler ona tapınırlar....Işıklar saçan kuş=Kutsal Ruh http://ocaphoto.oca.org/filetmp/2005...l/DSC_0017.jpg Pek çok uzmana göre Hristiyan Rahiplerin şaşalı giysileri, Eski pagan gizem kültleri din önderleri ve rahiplerinin giysilerine çok benzer.. http://ocaphoto.oca.org/filetmp/2004...e/DSC_0081.jpg Rusya'da bir Ortodoks kilisesi... Gösterişli kiliseler ve bu kiliselerin yapıları,süsleme tarzı ve gösterişi, İsa'dan önce ve ilk yüzyıllardaki,Dionysos,Mitra ve diğer pagan gizem kültlerinin şaşalı tapınaklarına çok benzer... http://ocaphoto.oca.org/filetmp/2004...e/DSC_0029.jpg Amerika'daki bir ortodoks kilisesi.. Her yanı saran ikonalar,melekler şeytanlar havarilerin ikonaları ve daha pek çok detay Mitra ve Dionysos + diğer gizem kültlerinin sanatlarından alınmıştır... |
Re: Hıristiyanlığın ve İncil'in Eleştirileri Buraya
Cem,
6 ay evvel yazdığım bir yazıyı aynen alıyorum. O zaman yarım bıraktığım bir topikti. Konu aynı olduğu için *aktarıyorum. Posted: 2006-01-09, 02:17:30 * *Post subject: PEYGAMBER'LİK GERÇEK MİDİR?..YOKSA BİR ZAN veya İDDİA MIDIR? * * * -------------------------------------------------------------------------------- Benim inancıma göre, Evvel emirde iddia.. velakin kavi bir iddia.. Hristiyan peygamberi İSA Mesihten başlıyalım.. Matta İncil(Müjdeli Haber)'e göre: "Rabbin meleği rüyasında Yusuf'a görünerek : Ey Davut oğlu Yusuf; Meryemi kendine eş al.Kutsal Ruh'tan olma bir çocuk doğuracak. Onun adını İsa koyacaksın.Çünki o halkını günahlardan kurtaracak." diyerek İsa'nın doğumunu ve kutsallığını müjdeledi. Gökbilimciler İsa'nın doğumundan sonra Yeruşalim'e gelip " Yahudilerin yeni doğan Kralı nerede ? Çünki O' nun yıldızını doğuda gördük. Tapınmaya geldik." dediler. Eve gelince de annesi Meryemle çocuğu gördüler, yere kapanarak O'na saygı gösterdiler." Demekkiii; MADDE 1 : İSA efendimiz,Musa veya Muhammet peygamberlerimiz gibi , belli bir yaştan sonra -Sonradan olma- değil,-Anadan Doğma-Peygamber. İncil'den sabit;Kuran'dan varit bu kesin.. Garib İsa da akli baliğ olduğundan itibaren, kendini Peygamber sayar ve başlar vazetmeye.. Babasından aldığı vahileri ardı ardınca sıralar,anlatır. Bu arada itiraf etmeliyim ki,bu garipde (Yaşadığı dahi tarihen kesin bile değilse de) ona ithaf edilen sözlerden bir çoğunu hümanist bulur ve sever. Yeri geldiğinde kullanır. Anlattıkça açılır, açıldıkça da kendisinin gerçekten Peygamber olduğuna inanır. Tabii bu arada bir sürü de mucize gösterir tevatüre göre... Ancak,bir insan hakkındaki söylentilerin esası kendi söylediği ile netleşir. MATTA 12/38-39 da İsa efendimiz,kendinden mucize bekleyen tayfaya en net cevabı verir: 38-Ferisilerden bazıları "Rabbi" dediler."Elinden bir belirti-mucize- görmek istiyoruz." 39-İsa şu karşılığı verdi: "Kötü ve tanrı tanımaz bir nesil-Mucize bekler durur.Ama onlara YUNUS PEYGAMBERİN MUCİZESİNDEN BAŞKA MUCİZE GÖSTERİLMİYECEKTİR.." Demekkiii, tevatürün haricinde, şunu yapmış bunu yapmış ın dışında Hoca diyor kiii " Bende mucizeee YOOOOK." Ama bu acı itirafa rağmen , kısa hayatı insanlara,doğruluğu,düzgünlüğü, belirten sözlerle ve Allah'ın peygamberi olduğu zehabı ile devam eder.. Ama en sonunda gerçek,acı gerçek karşısına arz-ı endam eyler.. MATTA 27/ 28-Kendisini soyup üstüne al bir kaftan attılar.Başına da dikenlerden bir taç taktılar. 30-Ona tükürdüler,elindeki kamışı alıp başına vurdular. 31-Alay ettikten sonra,kaftanı üstünden çıkardılar. O'na kendi giysilerini giydirip çarmıha gerdiler. Bütün bu olaylar zarfında, garib İsa'mız sabırla sevgili Baba'sının, peygamberliği yüzü suyu hürmetine, bir mucize ile kendisini kurtarmasını bekliyor ve ümid ediyordu.. O'nun bu zannı, Romalı askerin böğrünü dürtmesi ile söylediği son sözde bir tabanca gibi patlıyor : "Eli , Eli ...Lama Sabaktani..." Yani...Tanrım , Tanrım..Neden beni terkettin... Allah , Peygamberini terk eder mi..? Etmez... Gerisi miş , muş , uçtu kocaman bir kuuş.. İncil İsa adına uydurulmuş bir dinin kitabıdır. |
Re: Hıristiyanlığın ve İncil'in Eleştirileri Buraya
Bu konuda takılıp kaldık arkadaşlar. Yabancı sitelerden hıristiyanlığın eleştirilerini çevirmek isteyen var mı? Bu önemli bir konu. Mutlaka sitemizde yer alması gerekiyor.
Piyasada bu konuyla ilgili Türkçe kitap olup olmadığını araştırmak isteyen biri çıkarsa da memnun olurum. |
Re: Hıristiyanlığın ve İncil'in Eleştirileri Buraya
ben yardımcı olabilrim bu konuda cem, *bi kaç site var çevirebileceğim gusel, senin önerin de varsa soylersen onlara yogunlaşırım
|
Re: Hıristiyanlığın ve İncil'in Eleştirileri Buraya
Çok teşekkürler merwe. Arkadaşalr merwe'nin çeviri yapmak istediği sayfa http://www.angelfire.com/on2/strike/links.htm
Ancak bu sayfa çok uzun merwe'nin tek başına yapması zor ve çok uzun zaman alacak. Bu nedenle merwe ile koordinasyonlu şekilde çeviri çalışmasına katılacak adaylar bekliyorum. |
Re: Hıristiyanlığın ve İncil'in Eleştirileri Buraya
Madem eleştirilere yer vereceğiz, kutsal kitap link'i de verelim. Oldukça düzgün ve anlaşılır bir çeviri: Kutsal Kitap
Aslında özellikle eski ahit bölümü neredeyse neresinden tutsan elinde kalıyor. Hakimler bölümünü okuyorum bu aralar. Bu hristiyanlığın eleştirisi için sanırım bir miktar tarih de gerekmekte. İsrailoğulları nereden ortaya çıktı? Hangi aşamalardan geçti vs. Genelde gözden kaçan bir nokta, aslında israiloğullarının kendi içinde çıkan bir dinin Roma İmparatorluğu ve özellikle de Petrus sayesinde bir anda evrensel bir din haline gelebilmesi. Bu konuda sanırım Sargon oldukça güzel bilgiler verecektir. |
Re: Hıristiyanlığın ve İncil'in Eleştirileri Buraya
Alıntı:
*Arkadaş hitabımı bağışlayın, ancak daha önceki yazılarınızdan aynı yaşlarda olduğumuzu çıkarıyorum.''İncil İsa adına uydurulmuş bir dinin kitabıdır.''demişsiniz.O'nu bu şekilde inkar aynı zamanda İsa'yı ve incil'i doğrulayan Kuran'ı da inkar değilmidir,kocaman bir kuş'un daha uçması demek değilmidir.Kısacası hep birbirine koltuk çıkmış dinlerin toptan inkarı değilmidir?. * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *Saygılarımla |
Re: Hıristiyanlığın ve İncil'in Eleştirileri Buraya
Sevgili Neutrino,
Hıristiyanlıkla ilgili benim bilgim de yetersiz. İncelemeyi düşünüyorum ama konuştuğum misyonerler Yeni Ahit'ten önce Eski Ahit'i bitirmem gerektiğini söylüyorlar. İncil'in birkaç kitabını okudum sadece. O da merakımdan, ama dedikleri gibi Eski Ahit'in tamamını bitirmeden Yeni Ahit'e girmeyeceğim. O yüzden benim fazla katkım olamayacak şimdilik. Tabii Hıristiyanlığı anlamak sadece Kutsal Kitab'ı okumak değil. Ama önce bunu bir halletmek lazım. |
Re: Hıristiyanlığın ve İncil'in Eleştirileri Buraya
Sevgili Sargon,
Aslında benim de önerim buna yakın. Kutsal Kitap (Kitab-ı Mukaddes) in eski ahit bölümü İsrailoğullarının tarihi gibi biraz da. Ben de bu aralar eski ahit bölümünü okumaktayım. Tarih konusunda, internet'teki kaynaklara ne kadar güvenilir bilmiyorum ama birşeyler toparlamaya çalışacağım ben de. Gördüğüm (hatalı olabilirim) bir noktada kırılma olduğu ve Eski Ahit'in tanrısının Hristiyanlığın kurumsal bir din olması ile sadece İsrailoğullarının tanrısı olmaktan çıkıp, herkesin tanrısı durumuna gelmesi. Kolay gelsin. neutrino |
Re: Hıristiyanlığın ve İncil'in Eleştirileri Buraya
Merhaba Arkadaşlar,
bugünden itibaren Hristiyanlığın eleştirileri ile alakalı makalelerin çevirilerini koymaya başlıyorum. Yalnız Cem'in de dediği gibi elimde çok fazla sayıda makale var, hepsini yetiştirmem çok zaman alır ve zor olur, bunları kısa bölümler *halinde *sık aralıklarla koyacağım, çeviride yardımcı olmak isteyenler lütfen mesaj atsın. |
Re: Hıristiyanlığın ve İncil'in Eleştirileri Buraya
Baştan belirteim bahsi geçen İncil pasajları Türkçe İncil'den kontrol ederek buraya koydum ki bi anlam kayma problemi yaşanmasın. Bu makalede sadece İncil'deki çelişkiler konusuna giriş yapılıo.
Mevzu I Yorum (A) Hrıstiyanlıktaki en önemli kavramlardan bir tanesi “original sin” (kalıtsal günah Ç.N.), başka bir deyişle Adem ve Havva’nın davranışlarından dolayı tüm insanoğullarının günahkar bir tabiatı miras aldıklarıdır. Rom. 5:12 “Günah bir insan aracılığıyla, ölüm de günah aracılığıyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi.” Rom. 5:19 “Çünkü bir adamın sözdinlemezliği yüzünden nasıl birçoğu günahkâr kılındıysa, bir adamın söz dinlemesiyle birçoğu da doğru kılınacaktır” 1Cor. 15:22 “Herkes Adem’le öldüğü gibi….” Hala, hiçbir teolojik açıklama doğal olarak bir adaletsizliği haklı gösterememiştir. Bir kişinin davranışı yüzünden milyarlarca insanı cezalandırmak sadece adaletsizlik değil, *ayrıca İncil’in diğer pasajlarıyla da çelişmektedir. Deut. 24:16 “Ne babalar çocukları için ölmeli, ne de çocuklar babaları için. Ezek. 18:20 “Ölecek olan günah işleyen kişidir.Oğul babasının suçundan sorumlu tutulamaz, baba da oğlunun suçundan sorumlu tutulamaz.Doğru kişi doğruluğunun, kötü kişi kötülüğünün karşılığını alacaktır.” Bu pasajların her biri herkesin yalnız kendi işlediği günahlardan dolayı cezalandırılması gerektiğini gösterir, başkaları için değil. Kalıtsal günahın mantığı anlatacağım olaydaki mantıkla aynıdır. Bir akşam evde otururken polis kapıma gelir ve babam Avrupa’da bir yerde birisini vurup öldürdüğünü ve benim bu yüzden tutuklandığımı söyler, benimle ne alakası olduğunu sorduğumda verdiği cevap şudur “O, senin baban, değil mi?”. (B) Birçok Hristiyanın bağlı olduğu diğer bir yanlış kavram İncil’de çelişkilerin mevcut olmadığıdır. Bazı inançlar hatta hatalıdır. Bu yüzden, çelişkili ifadeler bu makale dizisinde aydınlatılacaktır. *Bu çelişkilerden birkaç örnek; Rom. 3:23 “Herkes günah işledi ve Tanrı'nın yüceliğinden yoksun kaldı.” Rom. 3:10 *“Doğru kimse yok, tek kişi bile yok.” 1.Kr.8: 46 "….. günah işlemeyen tek kişi yoktur..” Mar.10: 18 İsa, "Bana neden iyi diyorsun?" dedi. "İyi olan yalnız biri var, O da Tanrı'dır. - e karşı Luk.1: 5 Yahudiye Kralı Hirodes zamanında, Aviya bölüğünden Zekeriya adında bir kâhin* vardı. Harun soyundan gelen karısının adı ise Elizabet'ti. Luk.1: 6 Her ikisi de Tanrı'nın gözünde doğru kişilerdi, Rab'bin bütün buyruk ve kurallarına eksiksizce uyarlardı. Yar.6: 9 Nuh'un öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü Yar.7: 1 RAB Nuh'a, "Bütün ailenle birlikte gemiye bin" dedi, "Çünkü bu kuşak içinde yalnız seni doğru buldum. Eyüp.1: 1 Ûs ülkesinde Eyüp adında bir adam yaşardı. Kusursuz, doğru bir adamdı. Tanrı'dan korkar, kötülükten kaçınırdı. Eyüp.1: 8 RAB, "Kulum Eyüp'e bakıp da düşündün mü?" dedi, "Çünkü dünyada onun gibisi yoktur. Kusursuz, doğru bir adamdır. Tanrı'dan korkar, kötülükten kaçınır." (C) Başka bir açık çelişki ise Tanrı’nın düşüncesini değiştirip değiştirmediği, pişman olup olmadığıdır.( Burada kullanılan ‘repent’ kelimesi düşünceyi değiştirmek ve pişman olmak anlamında kullanılmıştır. İncil’de aynı kelime her iki anlamda da kullanılmıştır. Ç.N. ). Say.23: 19 “Tanrı insan değil ki,Yalan söylesin;İnsan soyundan değil ki,Düşüncesini değiştirsin.O söyler de yapmaz mı?Söz verir de yerine getirmez mi?” 1.Sa.15: 29 "İsrail'in yüce Tanrısı yalan söylemez, düşüncesini de değiştirmez. Çünkü O insan değil ki, düşüncesini değiştirsin." - e karşı 1.Sa.15: 11 "Saul'u kral yaptığıma pişmanım. Beni izlemekten vazgeçti.Buyruklarımı yerine getirmedi." Samuel öfkelendi ve bütün geceyi RAB'be yakarmakla geçirdi. 1.Sa.15: 35 Samuel ölümüne dek Saul'u bir daha görmediyse de, onun için üzüldü. RAB de Saul'u İsrail Kralı yaptığına pişmandı. Yun.3: 10 Tanrı Ninovalılar'ın yaptıklarını, kötü yoldan döndüklerini görünce, onlara acıdı, yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti. Yar.6: 6 İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı. (D) Tanrı’nın yüzünün görülüp görülmediği *sorusu da bir çelişki olarak burada not etmeye değer. Yu.6: 46 Bu, bir kimsenin Baba'yı gördüğü anlamına gelmez. Baba'yı sadece Tanrı'dan gelen görmüştür. 1.Yu.4: 12 Hiç kimse hiçbir zaman Tanrı'yı görmüş değildir. Ama birbirimizi seversek, Tanrı içimizde yaşar ve sevgisi içimizde yetkinleşmiş olur. Yu.1: 18 Tanrı'yı hiçbir zaman hiç kimse görmedi. Baba'nın bağrında bulunan ve Tanrı olan biricik Oğul O'nu tanıttı. - e karşı Yar.32: 30 Yakup, "Tanrı'yla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı" diyerek oraya Peniel *adını verdi.( "Peniel": "Tanrı'nın yüzü" anlamına gelir.Ç.N.) Eyüp.42: 5 Kulaktan duymaydı bildiklerim senin hakkında,Şimdiyse gözlerimle gördüm seni. Say.14: 14 Kenan topraklarında yaşayan halka bunu anlatacaklar. Ya RAB, bu halkın arasında olduğunu, onlarla yüz yüze görüştüğünü, bulutunun onların üzerinde durduğunu, gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu içinde onlara yol gösterdiğini duymuşlar. |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
Arkadaşlar bir önceki çeviri makale makale devam edecek, yalnız daha bilimsel bir temele oturmuş olan bu yazıyı cevirmenin daha öncelikli olacağını düşündüm.
Evdeki bilgisayarımda sorun olduğu için iş yerinde yazıyorum o yusden parca parca koyuorum. Merak etmeyin bu sefer arayı acmayacagım :) Çevirinin birinci bölümünü yazmadan önce bu makalenin yazarının kısa bir özgeçmişini vermek İstiyorum. Yazar,Theodore M.Drange, 14 yaşında Lutherian kilisesine bağlanıp E. Haldeman-Julius(1889 – 1951 yılları arsında yaşamışünlü bir ateist felsefeci )’un kitapçıklarını okuyup 1 yıl sonra ateist olmuş, daha sonra Brooklyn College, Yale ve Cornell universitesinde eğitim görmüş, felsefe dalında PhD sahibi , çeşitli universitelerde ders vermiş bir profesör. Type Crossings, ve Nonbelief & Evil adlı din felsefesi uzerine kitapları ve sayısız makalesi bulunmakta. Yazarın biografisi için ; http://home.earthlink.net/~writetdrange/bio.html “İNCİL ARGÜMANI Hemen hemen bütün evanjelik hristiyanlar İncil’in ilahi bir ilham olduğunu ve Tanrı’nın insanlığa olan mesajını ilettiğine inanırlar.Bu; kitabın özelliklerinin açık fikirli skeptiklere bile kanıtlanabilinir olmasından dolayı, Tanrı’nın varlığını doğrulanmış teolojiden çok doğal teoloji içinde ispatlanması için İncil’in kullanımı ile olacaktır. Dahası, ilahi ilhamdan kaynaklı çalışma doğru olmak zorunda olduğuna göre, bu özellikler aynı zamanda İncil’in doğruluğunu kanıtlar ve bütün bu kanıtlar Hristiyanlığın tek gerçek din olduğunu kanıtlamak için kullanılmalı. Bu şekilde ifade edildiğinde, bu mantıklama Tanrı’nın varlığı ve İncil’in çeşitli özelliklerinin ortaya koyduğu ilahi mesajların gerçekliği argümanı üzerinde doğrulanabilinir. Bu argümana biz burada kısaca İncil Argümanı diyeceğiz. Hemen hemen bütün evanjeliklerin bir haddeye kadar kabul etmesine rağmen, bu argüman büyük din filozofları tarafından görmezden gelinen bir argümandır. Bu görmezden gelmenin bir nedeni de, argümanın kolayca çürütelebilinecek olmasıdır. Biz bu çalışmada, birçoklarının ‘strawman’ (korkuluk yada piyon olarak çevirebiliriz - merwe) saldırdığımızı düşünecek olmalarına rağmen, bu çürütmenin nasıl formüle edilebileneceğini göstermeye çalışacağız. (İnanıyorum ki dışarıda bir yerlerde milyonlarca piyon var!) 1- Argümanın Formülasyonu İncil Argümanı genelde bir çeşit ‘cumulative-case’ (bir tezi kanıtlamak için önceki tezi temel alan, diğer bir deyişle gittikçe genişleyen diye çevirebiliriz. Hocalarımız daha iyi açıklayabilirler. –merwe) argümanı olarak kabul edilir. 1) İncil birçok gerçekleşmiş gelecekle ilgili kehanet içerir. 2) İncil gerçekleşmemiş kehanet içermez. 3) Yukarıdaki gerçekleri açıklayabilmek için geçerli tek mantıklı açıklama Tanrı’nın önbilgisini kehanetler için kullandığı ve İncil yazarlarına onarlı kaydetmesi için ilham verdiğidir. 4) İncil’de hatırı sayılır çoklukta Nazareth’li İsa’nın dirilişinin ve defalarca görülüşünün şahidi vardır. 5) Yukarıdaki gerçeğin tek mantıklı açıklaması ise, İsa ölümsüz bir varlıktır ki bu İncil’in ve gerçek mesajının doğruluğunu gösterir. 6) İncil çelişkiler içermez. 7) İncil dünya hakkında, bilimle çatışmayan, eski zamnalarda ise bilinmeyen bilgiler içerir. Ayrıca, İncil, modern bilimle hiçbir çelişkiler içermez. 8) İncil mükemmel bir ahlak öğretir, etik hatalar içermez. 9) 6-8. maddelerdeki gerçekelrin tek mantıklı açıklaması, İncil’in mükemmel yazarının Tanrı’nın kendisi olmasıdır. 10) 3,5,9 nolu sonuçları birleştirirsek, diyebiliriz ki; İncil, tamamen bir insan ürünü değil, Hristiyanlık gerçeğini ve gerçek hakikati anlatan ilahi bir esindir. Başka varsayımlar da zaman zaman bu formulasyona eklenmiştir. Mesela, Henry M.Morris(İncil’den esinlenip Büyük Sel teorisini ortaya atan yaratılışçı bilim adamı. Ayrıntılı bilgi için bkz. http://www.law.umkc.edu/faculty/proj...w/morrish.html - merwe ) daha çok İncil’in eşsizliğini vurgulamıştır.[1]. Ayrıca, içindeki harika sayısal dizaynlara dikkat çekmektedir.[2](Tanıdık geldi mi?:) -merwe). Fakat bizim amaçlarımız için yukarıdaki formülasyon yeterli olmalı. Bu İncil Argümanının ana faktörlerini içermektedir. 3, 5, 9 nolu varsayımları verilen dataya alternatif öneriler sunarak çürütebiliriz. 3 nolu madde için; ESP(extra sensory percerception, altıncı his, veya özel telepatik yeteneklere verilen ad- merwe) ihtimali ve bazı insanların öntanıları, 5 nolu madde için; bir insanın yeniden diriliş fenomeni, 9 nolu madde için; İncil yazarlarının ciddi bir zekaya sahip oldukları iddia edilebilinir. Fakat burada amacımız için bu ihtimalleri göz ardı edeceğiz ve basitbir şekilde argümanın temel maddelerine odaklanacağız, ki bunlar 1,2,4,6,7,8, nolu maddeler oluyor. Eğer ki bu maddeler hatalı ve gerçeği ifade etmiyorsa, o zaman 3, 5, 9 nolu iddialar temellerini gerçeklerden çok hatalardan aldıkları için suçlanabilinir. Bu öne koyduğum makale tamamen bir önçizimdir. Bu çizimi dolduracak detaylar [3] başka yerde verilmiştir. 1] Henry M. Morris, Many Infallible Proofs (El Cajon, CA: Creation-Life Publisher, Inc., 1974), Chapters II and V. [2] Ibid., Appendix A. [3] Amaç için harika düzinelerce kaynak var.İki tanesi : C. Dennis McKinsey, The Encyclopedia of Biblical Errancy (Amherst, NY: Prometheus, 1995) and A. J. Mattill, Jr. The Seven Mighty Blows to Traditional Beliefs, Second Edition (Gordo, AL: The Flatwoods Free Press, 1995). Devam edecek.. |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
"2. Gerçekleştiği iddia edilen kehanetler
Çoğunluğu Eski Ahit’te olmak üzere İncil’de tamamlandığı sanılan ve bu yüzden ilahi ilhamın devamlılığını gösteren yüzlerce tamamlanmış kehanet vardır. Öncelikle bunlardan birkaçınabakmak istiyorum. 1) Bethlehem (İsa’nın doğum yeri olarak bilinen, kutsal sayılan şehir-merwe ) Öncelikle Mesih’in Bethlehem’de doğacağını öncden bildiği iddia edilen Micah(Türkçesi Mika-merwe) 8:2 ‘yi dikkate alın. Yeni Ahit’e göre, İsa, Bethlehem’de doğmuş (Mt2:1) ve bu Mika kehanetinin tamamlanmasıdır. (Mt 2:5-6, John7:42). Yalnız bu konuyla alakalı birkaç problem bulunmakta: a) Mika bir kasabadan çok bir klandan bahsediyor olabilir. Davud eski zamanlardan beri Bethlehem Kenti'nden Efratlı İşay adında bir adamın oğluydu die tanımlanır. (1sa 17:12) Mika ise der ki ‘Sizden(Efratlı İşay’ın klanından)İsrail’in yöneticisi olacak kişi gelecek. Mika’nın demek istediği Mesih’in Davud’un soyundan olacağı da olabilir. b) İsa kan bağı açısından Davud’un soyundan olduğu iddia edilmiştir (Ro: 1:3)., ama bunun nasıl olabileceği belirsizdir. Hem Luka’ya, hem de Matta’ya göre, Meryem’in kocası Yusuf Davud’un soyundandır(her ne kadar ikisi de tam soy da anlaşamasa da.). Ancak her ikisi de Yusuf’un İsa’nın babası olduğunu inkar ederler, o halde Yusuf’un ataları İsa’nın atası olamaz. Bundan bahsedildiğinde Matta kızmıştır (Mt 1:1) c) Kehanet, Mesih’in İsrail’in kanun koyucusu, yöneticisi olduğunu söylediğinden, İsa'nın Mesih *olduğu iddia edilemez. İsa, İsrail’in yöneticisi falan değildi. Aslında, kendisinin krallığının bu dünyada olduğunun inkar ettiği sanılmaktadır (John 18:36). Ayrıca, Kral İsrail’i güvenli bir yer yapmalıydı. (Mika 5:4), bu kesinlikle gerçekleşmedi.Bu yüzden, yahudilerin Mika’yı okuduktan sonra hala Mesih'lerinin gelmediğine inanmaları anlaşılır olmaktadır. d) Kehanette Bethlehem kasabasının kastedildiğini düşünsek bile, İsa’nın orada doğduğu da şüpheli. Matta ve Luka’daki doğum ayetleri birçok açıdan birbiriyle tutarsız. Dahası, iki hikayede şüpheli unsurlar bulunmakta. Matta’nın bir yıldızı takip eden Mecusi hikayesi dayanaksız görünüyor. (2:1- 10). Ayrıca Luka’nın 2:1-5 te anlattığı Meryem ve Yusuf’un Nazareth’ten Bethlehem’e Romalıların nufus sayımına katılmak için yaptığı yolculuk hikayesi yapmacık ve zoraki geliyor. Tarihçilere göre, Romalılar Luka’nın tarif ettiği gibi insanların atalarının doğduğu yere gitmesini zorunlu kılan bir nufus sayımı hiçbir zaman yapmamıştır, boyle bir zorunluluk olmuş olsa bile anlamsız olurdu. Bütün bu sebeplerden dolayı, Mika kehanetinin İsa tarafından gerçekleşmiş olduğu ciddi şüpheler altında. Bu kehanet, şüphesiz İncil’in ilahi esin olmasının kanıtı olarak algılanmamalıdır. Devam edecek... |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
2) Virgin Birth ( Meryem’in Bakire iken İsa’yı doğurması - merwe)
Matta1:22 ve 23 ‘te İsa tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen bir başka kehanet ise, Isaiah 7:!4 te geçtiği belirtilen bakire doğum. Fakat bu iddia ile alakalı bazı problemler bulunmakta: a) Isaiah’ta geçen İbranice ‘almah’ kelimesi bakire değil, genç kadın anlamına gelmektedir. Tanakh, Yenilenmiş İngiliz İncili, Yenilenmiş Standard İncil ve Yenilenmiş DarüSalem İncil’inde doğru çevrilmiş, yalnız, Kral James versiyonu, ve Yeni Amerikan İncil’inde yanlış tercüme edilmiştir. Matta da muhtemelen Septuagint’in ( Eski Ahit’in yetmiş kişi tarafından tercüme edildiği için yanlış olduğu düşünülen Yunanca versiyonu-merwe) yanlış tercümesine dayandıgı için bu kelimeyi yanlış bir şekilde tercume etmiştir. İbranice’de ‘bethulah’ kelimesi tam anlamıyla bakireyi kasteder. Bakire doğum olağanüstü bir olay olduğu için,kadının gerçekten bakire olduğunu vurgulamak için *Isaiah’ın bu kelimeyi kullanmayı tercih ederdi herhalde. b) Isaiah’ta bahsedilen işaret,kimliği belirsiz hamile kalacak olan bir kadından *çok, konuşmayıcı ve dinleyici tarafından bilinen (tarihçiler bu kişinin Isaiah’ın karısı olduğunu düşünüyor), halihazırda hamile olan bir kadına hitap etmektedir. Doğru tercüme(Tanakh’tan) şöyle; “Bak, genç kadın çocuklu ve bir oğlan doğurmak üzere..” Bu milattan önce 8. yüzyılda gerçekleşen bazı olaylar göz önüne alınarak, Judah Kralı Ahaz’a verilen bir işaretti. Mesih’le ve uzak gelecekle bir alakası yoktu. c) Ahaz’a verilen işaretin bir parçasında çocuğun adının “Immanuel”olacağı belirtilir. Bu ad Tanrı bizimle demek olduğundan, Ahaz’a Tanrının onun yanında olduğunu gösterdiği sanılıyor. Matta’nın İsa’nın ‘Immanuel’ die adlandırıldığını anlattığı mantıksız iddiası (Mt 1:23) haricinde biliyoruz * ki Matta’nın da sonra belirttiği gibi *kendisi “jesus”(İsa) olarak adlandırılmıştır.(Mt 1:25) d) Konseptin tamamen yabancı İsarillilerle alakalı olmasından dolayı İsaiah’ın bakire dogumdan bahsetmiş olması mümkün görünmüyor. Musevi teoloji veya Musevi kaynaklı hiçbiryerde böyle bir konudan bahsedilmiyor. *Eğer Isaiah böyle bir iddiadan bahsetmiş olsaydı, bu tüm İsrail halkının tarihinde ilk olacaktı. Böyle bir durumda şüphesiz kendisi ‘almah’ kelimesi yerine ‘bethullah’ ı kullanacaktı, ve şüphesiz böyle önemli bir olaydan daha fazla bahsedecekti. Bakire doğum ise daha cok Romalılar ve Yunanlılar gibi antik gruplarda rastlanan genel bir kanıdır. Bir çok ünlü insan ve mistik kahramanın bu toplumlarda bakire bir anneden doğmuş olduğu anlatılır. Bunların içinde, Julius Caesar, Augustus(Roma imparatorluğunun kurucusu-merwe),Alexander the Great (Büyük İskender- merwe), Plato(Eflatun-merwe), Cyrus(Kardeşiyle yaptığı savaşta yenilen Persli prens-merwe), the elder Scipio(Anibal’i yenen Romalı general-merwe), bazı Mısırlı firavunlar, Buddha, Hermes (tanrıların habercisi olan ilim ile seyahat ve belagat tanrısı -merwe), Mithra(eski İran aydınlık ve hakikat tanrısı-merwe), *Hercules(Herkül -merwe), Cybele(Antik Yunan doğa tanrıçası-merwe), Demeter(Mitolojik evlilik tanrıçası-merwe), ve *Vulcan(mitolojik kahraman-merwe) yer alır. Bu açıdan bakılınca Matta’nın ve Septuagint’in yunan çevirmenlerinin bakire doğum konseptini Isaiah’ta keşfetmelerinden çok, bunu metne empoze etmiş olma ihtimalleri daha yüksek görünüyor. 20. yüzyılın başında “fundamentalist” (köktendinciler-merwe) akım tarafından bu konu Hristiyan inancının 5 temelinden biri olarak edilirken bu konu tamamen görmezden gelinmiştir. Devam edecek.... |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
3) Eşek
Zekeriya 9:9’ da Mesih’in Darussalem’e bir eşeğin sırtında geleceği kehanetinde bulunulmuş ve *İsa’nın bu kehaneti gerçekleştirdiği iddia edilmiştir. (Mt 21:1-7, John 12:14-15). Darüssaleme yapılan bu yolculuk ‘Zafer girişi’ olarak adlandırılır. Burada ufak bir problem var. Diğer 3 incil tek bir eşekten bahsederken, Matta iki eşekten bahseder. (Matta Zekeriya 9:9’u yanlış anlamış olabilir. Ayrıca, Matta “İsa onların üzerinde oturuyordu”derken, İsa’nın ikisini de aynı anda sirk usülü sürdüğünü mü kastediyordu belli değil. ) Fakat, nu sayıları içeren çelişkilere gömülmeyelim. Görüleceği üzere; bahsedilen kehanette daha ciddi çelişkiler bulunmakta: a) Zekeriya eşeği sürecek kişiyi “Zion’un ve Darüssalem’in kızının kralı” olarak tanımlıyor. (Tanakh’daki Zion ve darüssalem’in kralı). İsa, Yahudilerin çoğunluğu tarafından reddedildiği ve kendisinin de asla kral olmak gibi bir iddiası olmadığı için, bu ünvanı ona yakıştırmak çok zor. b) Bir sonraki ayette, Zekeriya 9:10’da, eşeği süren kişinin Ephrahim’den savaş arabaları , Darüssalem’den atları sürecek ve bir savaşçı selamıyla, halkları teslim olmaya çağıracak ve hükümranlığı bir denizden diğerine, bir okyanustan ötekine yayılacaktır. Nazareth’li İsa’ya bu kehanetin nasıl uyduğunu görmek çok zor. Bazıları diyor ki, İsa’nın getireceği barış ve krallık geleceğe ait bir olgu, fakat bu kehanetin gerçeklestiği iddia edildiğine göre bu içerikle alakasız olduğunu kabul etmek lazım. Şu bir gerçek ki İncil yazarlarının İsa’yı Darüssalem’e eşek üzerinde gelen kral olarak yansıtma çabaları özellikle Eski Ahit kehanetler isöz konusu olduğunda, *tamamen cürütlmüş ve başarısız olmuştur. Bu da argümanın birinci maddesinin bütün dayanaklarını elinden almaktadır. Devam edecek... |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
4) İhanet
Birçoklarına göre, Eski Ahit’te Mesih’in 30 gümüş karşılığında (bu para daha Tanrı’nın evine bırakılacak ve bir çömlekçinin tarlasını satın almakta kullanılacaktır.) bir arkadaşının ihanetine uğrayacağı kehanetinde bulunulmuştur. (Mezmur 41:9, Zekeriya 11:12-13) ve bu tam olarak İsa’nın başına gelmiştir. Söylenildiğine göre Yahuda, İsa’ya 30 gümüş için ihanet etmiş, daha sonra pişmanlık duyarak parayı kaleye fırlatarak iade etmiş, ve o para bir çömlekçinin tarlasının satın almasına harcanmıştır. (Mt 26:15, 27:3-10) Fakat, görüleceği üzere *bu kehanetle alakalı bir çok problem bulunmaktadır; a)Eski Ahit’teki konuyla alakalı olan *hiçbir pasaj *Mesih’le alakalı değildir. Zekeriya’daki pasajda, Yahuda’nın durumunda anlatıldığının tersine, 30 gümüşü alan iyi iş çıkardığı için yazarın kendisidir. Mezmur ‘da is Mesihİn kendisine herhangi bir ima bile bulunmamaktadır. *Aslında, önceki ayetlerde (Mezmur 41:4) açıkça belirtilmiştir ki ihanet edilen kişinin kendisi (yazar, Davud) bir günahkar, dolayısıyla bu ayeti İsa’yı belirtiyormuş gibi yorumlamak oldukça zor. b) Matta 27:9-10 *‘da çömlekçinin tarlasının satın alınmasının Yeremya’da gectiğini iddia eder. Fakat, Yeremya kitabında kesinlikle bu konu hakkında hiçbirşey yoktur, ve Zekeriya’daki pasajın bu konuda kullanılmasının da sebebi budur. Belki de Matta’nın kalemi sürçmüştür. c) Tanakh’daki Zekeriya 11:13 deki kısmın ilgili kısmının terümesinde ise şöyle denilmektedir: “ 30 gümüş alıp onu Tanrı’nın evindeki hazineye yatırdım.” Oraya paranın atılmasına veya bir çömlekçiye veya çömlekçinin tarlasına dair hiçbir referans bulunmamaktadır. Matta’da delil olarak getirilen kehanete Zekeriya’da da rastlanmaz. Matta’nın hayalinin bir ürünü gibi gözüküyor. |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
Sayın Cem’e
Aşağıdaki yazılar kitabımdan alıntılardır. İncil ise, aristokrat kesimin anayasası olmadığı için, ekonomiyle ilgilenmez ve bu nedenle şiddet içermez. Bu nedenle çok uzun zaman sonra devlet dini olarak resmileşmiştir. İlk zamanlarda, ezilen tabakanın negatif gereksinmelerini karşıladığından taraftar edinmiştir. Liderleri İsa, da nerdeyse topluma iyi bir örnek oluşturduğundan, zamanla çoğalmıştır. Zamanla bu dinin din adamları ekonomiye el atınca ve ekonomik olarak güçlendikçe yaptırımlara da başlar. Öyle ki, krallara borç verecek ve kralları aforoz edecek, Engizisyon adında dinsel mahkemeler kurup, yargılamalara kadar v.b. İlk ortaya çıktığında siyasal olmayan bu din, daha sonra siyasallaşmış ve Haçlı Seferleri’ne başlamıştır. Ekonomi, siyaseti doğurduğundan, bu dinin adamları da siyasallaştılar. Böylece İsevilik denen Hıristiyanlık da bozulmuş ve başlangıcındaki gerçek amacından çıkmıştır. Kısacası, yozlaşmayan din yoktur. Engizisyon (din mahkemeleri), Avrupa’da doğmuştur. MERYEM BAKİREYMİŞ Meryem’in bakire olduğuna nasıl inandıklarına şaşıyorum. Bir kere bu durum bilimsel doğaya terstir. Hadi diyelim ki; bu, Tanrı’nın bir hikmetidir ve İsa’nın babası Allah’tır. Bu nasıl bir babalık ki; oğlunu çarmıhtan kurtaramadığı gibi, sağlıklı bir şekilde de yaşatamadı? İsa’nın gerçekleştirdiği mucizeleri, babası neden gerçekleştiremedi? Oğlunun çarmıhta can çekişmesine, sadist bir baba bile katlanamaz. İsacılar kızacak ama bir düşünsünler bakalım: Kendileri 3 yıllığına evlerinden uzak olsunlar, 3 yıl sonra evlerine döndüklerinde karılarının kucağında, 1 yaşında bir çocuk görseler de, karıları dese ki; ‘bu çocuğu ben doğurdum ama babası Allah’tır. Ben senin dışında hiç erkek tanımadım.’ İnanır mısınız? *İnanırsanız, sorun kalmaz. İnanmazsanız, sorun o zaman başlar. Ben yukarıdaki paragraftaki örneği bir Hıristiyan arkadaşıma anlattım. ‘bu çocuğu ben doğurdum ama babası Allah’tır. Ben senin dışında hiç erkek tanımadım’ lafına inanır mısın? Dedim. “Hayır, inanmam!” dedi. Peki, İsa’nın babasız doğumuna nasıl inanıyorsunuz? Dedim. O da; “inanç bambaşka” dedi. İsa’nın mucizeleri saymakla bitmez. Bu bizim konumuzun dışında olsa da; yine burada, bir mucizesini anlatalım: İsa’nın yanındakiler acıkmış ve İsa’ya: “Ey İsa; şu yolun kenarındaki incir ağacına bizi götür. Biraz incir yiyelim” derler. İsa da söyleneni yapar. Ağacın yanına varırlar ki ağaçta hiç incir yoktur. İzleyen satırları İncil’den okuyalım: Meyvesiz İncir Ağacı (Mar.11:12-14,20-24) Mat.21: 18 İsa sabah erkenden kente dönerken acıkmıştı. Mat.21: 19 Yol kenarında gördüğü bir incir ağacına yaklaştı. Ağaçta yapraktan başka bir şey bulamayınca ağaca, "Artık sonsuza dek sende meyve yetişmesin!" dedi. İncir ağacı o anda kurudu. Mat.21: 20 Öğrenciler bunu görünce şaşkına döndüler. "İncir ağacı birdenbire nasıl kurudu?" diye sordular. Mat.21: 21 İsa onlara şu karşılığı verdi: "Size doğrusunu söyleyeyim, eğer imanınız olur da kuşku duymazsanız, yalnız incir ağacına olanı yapmakla kalmazsınız; şu dağa, 'Kalk, denize atıl' derseniz, dediğiniz olacaktır. Dikkat ediniz burada İsa; incir ağacına, “sonsuza kadar yaşa ve üzerinde incir hiç eksilmesin!” diyemez miydi? Bu laf onun için çok mu zordu? Benim dediğim gibi söyleseydi ve söyledikleri de olsaydı; O'nun bu mucizesi günümüze kadar ulaşmış olacaktı. O zaman ben de ona inanacaktım. |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
Sevgili Merwe,
Önemli olan bir iddiayı ortaya atıp çekilmek değil iddiaların arkasında durabilmektir, tercüme edip yazdığınız iddialar hristiyan teologlarca bilimsel manada defalarca çürütülmüştür, size ateist önyargılardan kısa bir süreliğine de olsa kurtulup aşağıdaki incelemeleri okumanızı tavsiye *ediyorum, kabul etmeyin o açıklamaları ama yine de bir kez okuyun ve iddianın (iddiayı ortaya atanların argümanları) mı yoksa açıklamanın mı daha bilimsel ve mantıklı olduğuna siz karar verin: Yazdığınız bölümlerle ilgili: 1)Bethelehem kehaneti: http://www.christian-thinktank.com/micah5.html http://www.christian-thinktank.com/fabprof3.html 2)Virgin birth kehaneti: "Almah" kelimesinin web teki belki de en detaylı ve teknik incelemesi: http://www.christian-thinktank.com/fabprof2.html 3)Eşek "çelişkisi" http://www.tektonics.org/qt/twodonkeys.html 4)Tarlayı kim satın aldı? (aşağıdaki yazının ikinci bölümü) http://www.tektonics.org/gk/judasdeath.html Hristiyanlık ve paganizm Webdeki en detaylı ve teknik inceleme/“çürütme” http://www.tektonics.org/copycat/copycathub.html Özellikle “mithra” kısmı (baştan dördüncü başlık) *okumaya değer. |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
Sevgili Dreamwave kaynaklar için teşekkürler, inceleyeceğim merak etme.
Bir noktayı vurgulamak istiyorum. Yaptığım bu çeviriler, tek bir kaynağa ait iddialar değil sadece, en az 4-5 kaynaktan daha inceledim bu iddiaları ve bilimsel olarak çürütüldüğünü göremedim. Ki çalışmamızın asıl noktası bu kehanet kısmı değil, İncil'in bilimle ve etikle olan çelişkileriyle alakalı bölüm olacaktır. Onu bu haftasonu içinde yetiştirmeye çalışacagım. Açıkçası, benim eleştirlerim bu hikaye bölümünden daha çok bu koyacagım bölümle alakalı. O konuda da yardımcı olursanız sevinirim. Sevgiler merwe |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
güncelleme..
|
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
teslis üzerine çalışma;
hrıstıyan inancında:İsa "baba" ile aynı kişi değildir fakat aynı özdendir, İsa bedensel olarak insandır fakat Tanrı doğasına sahiptir çünkü Tanrı ile aynı özdendir fakat yine de baba en üstün olandır bunun için baba'ya dua eder... bir bakıma isa hem yüzde yüz tanrıdır hemde insan yapısı vardır !! ne kadar da ilginç ..peki incil ne diyor . tercümelerde İsa'ya Rab olarak hitap edilmesi '' Kurios '' kelimesine İsa'yı Rab olarak göstermek amacıyla yüklenmiş bir anlamdır, kelimenin kendisinde böyle bir anlam olmadığını rahatça görebilmekteyiz. Kurios anlam itibariyle: '' mal sahibi, efendi, kişiler üzerinde söz sahibi, devlet kademesinde:egemen, prens, yönetici, ayrıca Roma imparatorlarına verilen ünvan'', olarak tanımlayabiliriz. Mat 20:8 «...bağın sahibi ... Mat 21:40 ...bağın sahibi... Luk 19:33 Sıpayı çözerlerken hayvanın sahipleri... bu alıntılarda '' bağın sahibi, gibi.burada İsa için Rab olarak tercüme edilen kelime olan '' Kurios '' kelimesidir. Diğer insanlar kullanılan bu Grekçe kelime '' Kurios '' ile ne kadar Rab oluyorsa bizce İsa'da o kadar Rab'dir. aynı doğrultuda yhn 1:1 de"Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı. geçer.hrıstıyan lar '' Söz Tanrı'ydı '' olan belirtiden de İsa'nın Tanrının kendisi olduğunu ileri sürerler. fakat kitabı mukaddes çevirisinde ve başka bir çok yerde söz( tansıral) idi.yada söz birtanrı idi denir.yani bu çevirilere göre söz bir tanrıdır .tanrı değildir.!!acaba başka gerçekler varmı? yuhanna 1.bölüm 18 ayetinde ' mutlak güce sahip tanrıyı ' hiç bir insan görmemiştir der.fakat oğulu yani isa yı insanlar gördüler ..peki nasıl isa tanrı olabilir..hem yhn 1 :1 de kelam ( logos, söz) tanrıyla beraberdi ..diye belirtir..ozaman şunu sormak gerekiyor isa hem tanrıysa ,nasıl oluyorda hem o kişi oluyor hemde onunla beraber oluyor?bu apaçık bir saçmalıktır.oğulun tanrı olması inancı 2. ve 3.yüzyılda gelişen bir doktrin dir.isa tanrıysa eğer,nasıl olurda geliş tarihini ve "o " günü bilmez? ' ne gökteki melekler nede oğul , yalnızca baba bilir ' eğer baba isanın kendisi olsaydı babanın bildiği şeyleri oda bilirdi..ayrıca dikkat etmemiz gereken bir nokta daha var..isa neden babanın bildiği şeyleri kutsal ruhunda bildiiğini sölemedi ? kutsal ruh üçlük inancının bir parçasıysa madem :) gelelim kutsal ruha ..peki o tanrımıdır? elçiler 2:4 ayeti bize ne diyor : kutsal ruhla doldular ve başka bir çok yerde ise kutsal runun dökülmesi,dolması,üfürülmesi terimleri gözümüze çarpıyor..acaba nasıl olurdatanrı bir insana dolar,dökülür üflenir !!! yani karşımıza teslis inancının çok saçma ve yanlış olduğu çıkıyor.hrıstıyan inancı tanrıyı anlaşılması güç bir çizgide bize sunuyor. |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
İSLAMDA VE HRISTIYAN İNANCINDA CEHENNEM İNANCI
cehennem inancıyla insanlar çoğu kez korkutuluyor ve kısıtlanıyor..acaba cehennem diye bir yer gerçekten varmı?bu "pagan felsefi dogması"hrıstıyanlığa ne zaman ve nasıl sızdı ? britanica ansiklopedisini kaynak olarak alırsak..bu inançta; belli bir yunan felsefesi eğitimi almış hrıstıyanlar,ms 2. yüzyılın ortalarından itibaren ,hem kendilerini entelektüel açıdan tatmin etmek ,hemde bazı eğitimli paganları kendi dinlerine çevirmek için ,inançlarını bu felsefenin terimleriyle ifade etme gereği duymaya başladılar.onlara en iyi uyan felsefe platanculuktu!! aynı doğrultuda aklıma aristoteles geliyor..çünkü oda canın bedene ayrılmaz biçimde bağlı olduğunu ve ölümden sonra bireysel varlığını sürdürmediğini ,ayrıca insanda sonsuz olabilecek şeyin kişiliği olmayan soyut us olduğunu öğretti..bu inanç rönesansın dönemi olan 14. ve 15. yüzyıllarda ,platon a ilgi yeniden canlandı..16. ve 17 . yüzyıllarda aristotales çi felsefi düşünce ilgisini azaltsada , reform hareketi canın ölümsüzlüğünü kabul etmiş ve canın sonsuz ıstırap çektiğini ruhun bir yerlere gidipte sonsuz gazaba uğradığı dogması kabul gördü..bu nedenledir ki canın ölümsüzlüğü ve cehennem inancı bugün bile çok çeşitli hrıstıyan kollarında ve evrensel kilise de kabul görüyor! peki islam inancına bu pagan dogması nasıl girdi onu da aydınlağa kavuşturalım *. bu konuda aklımıza hemen ibn sina ve ibn rüşd geliyor ..muhammed de zaten bu öğretiyi temel taş olarak ele almıştır..arap bilginlerin islami öğretilerle yunan felsefesinin bir sentezini yapmadığı söylenemez..bazı entelektüel bilginler yunan felsefesinden etkilenerek bu inancın devamını islam dada sürdürmüşlerdir.ve birçok masum insan halada bu inançta sabit kalarak boş yere kaygıya kapılıyorlar..acaba neden? dinden ayrılmamamız,tanrıya karşı günah işlemememiz için yapılan entrikalar, tanrı korkusuna sahip olmak, vs vs vs.uyanık arap bilginleri aristotalesçi ve platon cu düşünceyi islami kurallara uydurmak için giriştikleri bu yol gayet de başarılı olmuştur..bu gün bir çok insan bu karanlık çağların zihniyetini yansıtan doğmalara inanıyor..fakat bunu bazılarının açığa çılarması gerekir tabii kaynaklarla ,belgelerle.. gerçekler bu ..cehennem inancının nerden geldiği nasıl devam ettiği bu şekilde tarih ışığında aydınlığa çıkarılır ..umarım yardımcı olmuşumdur.. |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
ayrıca canın ölümsüzlüğü inancı hrıstıyanlık ve islam dışında daha bir çok dindede öğretiliyor.yahudilik ,afrika animizminde,şinto dinindeve hatta budacılıta bile ! *:)
|
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
Öncelikle herkeze sevgiler diliyorum ve sizi Tebrik ediyorum bu konulara eğildiğiniz için önceden belirtmeliyimki en azından küfür etmek yerine araştırmanız güzel...
Baştan belirtmeliyimki ben meşkul biriyim ve ne yazıkki her sorduğunuz soruya yanıt veremem ayrıca din adamı da değilim öncelikle "pagan" kelimesinden başlıyalım bana göre Ateist kültürüde pagan kültürüdür.. Bunun bir çok sebebi var Ateistler bana göre dünyasal olugulara okadar bağlanırlarki sonunda dünyasal öğeler insanın içindeki Tanrı boşluğunu doldurmaya çalışır dolayısıyla insan Tanrı boşluğunu dünyasal şeylerle doldurmaya çalışır bu da bana göre birnevi putperstliktir.... Hristiyanlık Dendiğinde ne yazıkki bir çok düşüncesinde putperst denebilecek tarikatlar mevcuttur... Fakat incilden putperstlik beklememiz doğru olmaz çeşitli tarikatler incili farklı algılayabilmektedir.... İsa mesihin dediklerine gelirsek sanırım herkez mecazi anlamlar kullanmakta en basiti "ettekleri zil çalmak" , "etekleri tutuşmak gibi" burda eğer sizin mantığınıza göre bakarsak olaya etteklerinin tutuşması olarak algılayabiliriz fakat bu anlamda gizli olan bir heyecandır.... Sanırım bazılarınız ne demek istediğimi anladılar Bana göre önemli olan şartlanmamaktır... Şartlanmak insanları Mutlak doğrulardan uzaklaştırmaktadır ne yazıkki... İsa nın bedeni Tanrı değildir fakat Biz İsa mesihin sözlerini kelammullah olarak kabul ederiz yani (Tanrı kelamı) ortada olan bir durum var bir çok kişi yorumlamış ve farklı tarikatlar ortaya çıkmış bu vesile ile insanlar İsa mesihi Tanrı olarak tanıtmış.... buna benzer Hristiyan aleminin defalarca çürüttüğü bir çok olgu vardır.... size Tevrattan ayet yazmak istiyorum Davutun mezmurlarından başlayalım... Mez.22: 1 Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettin? Niçin bana yardım etmekten, Haykırışıma kulak vermekten uzak duruyorsun? Mez.22: 31 O'nun kurtarışını, "Rab yaptı bunları" diyerek, Henüz doğmamış bir halka duyuracaklar. bu Zeburdaki mesih hakkındaki ayettir.. "Tanrım , Tanrım..Neden beni terkettin... " sorunuza cevap olacaktır bu ayrıca.. mesihle ilgili ayetler bunlarla sınırlı değildir... BÖLÜM 53 Yşa.53: 1 Verdiğimiz habere kim inandı? RAB'bin gücü kime açıklandı? Yşa.53: 12 Bundan dolayı ona ünlüler arasında bir pay vereceğim, Ganimeti güçlülerle paylaşacak. Çünkü canını feda etti, başkaldıranlarla bir sayıldı. Pek çoklarının günahını o üzerine aldı, Başkaldıranlar için de yalvardı. size Tavsiyem önyargısız davranın ... ve bir konuyu araştırırken cevabını sorgulayarak araştırınız bu şekilde yapılan araştırmalar daha sağlıklı bir zemin üzerine oturur ben sonradan hristiyanlığı tercih etmiş biriyim gerçektende araştırdım didikdidik hata aradım fakat kutsal kitabta açıklanamayan bir hata bulamadım herzaman tarikatlar hatalıydı... ayrıca hangi dine inanırsanız inanın yukarda muhazzam güç sahibi biri sizleri izlemektedir bunu hiçbir zaman unutmayın ve Tanrı sizleri seviyor herbirinize ayrı ayrı değer vermekte... Tanrının selameti sizlerle olsun..... Sevgili Ege-sum;sizi sitemizde uzun zamandır göremiyorduk hoş geldiniz.Kendi sunumlarınızın yanında ki destekleyici,uzun copy pastelere link verirseniz daha güzel olacağını düşündüğümüz için copy pastelere izin veremiyoruz.Dolayısı ile Mezmur 22:1 den 31 e kadar,Yşa 53:1 den 12 ye kadar arada olanları silmek zorunda kaldım. Lütfen bir daha ki sefer copy pastelerinize link verebilirseniz sevinirim. Hoş ve esen kalınız. Psikokemoterapi |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
Güzel kardeşim, her zaman katıklarını bekliyorum şahsen. Aslında elimde Hristiyanlık eleştirisi için oldukça fazla malzeme var ama polemik olmayınca da pek girmek istemiyor insan her konuya. Önemli olan senin eleştiriler konusundaki tutumun olacak. Şahsen ben isterim ki senin gibi 5-10 Hristiyan ve Musevi arkadaşda bulunsun bu sitede ve böylelikle "semavi dinler"i eleştiren bizlerde eleştirilerimize bir ivme kazandıralım. Zaten "tebliğicilik" konusunda Hristiyanlar oldukça dinamik hareket ederler ama gel gör ki bugüne kadar en azından bu sitede ve diğer sitelerde bir varlığınızı göremedim. Acaba umutsuz vakaa olarak mı görünüyoruz gözünüzde ? Yoksa yaşımız ikna edilmek için çok mu büyük ?
Neticede kutsal görevinizdir, gelin dininizi tebliğ edin. Saygılar ve sevgiler. |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
bu verdiğim özellikle mezmur 53 bütün olarak ele alınması gereken bir ayettir.. o yüzden kırpmak istemedim... diğer ayetlerde o yönde zaten...
*Benim din tebli gibi bir görev anlayışım yok öncelikle ben din adamı değilim o yüzden dini tebli etmeye ne zamanım müsahit nede bilgim çünkü herhangi bir dini eğitimimde yok.. sadece türkçe ingilizce hristiyanlıkla ilgili şeyler okudum o kadar onun harici Turandursunun eserlerini okuma fırsatı buldum tabiki o zamanlar müslümandım okuduğum zaman dini red ettim ve hristiyanligi tercih ettim... Bana kalırsa T.C devletinde Din ve Vicdan özgürlüğünün altı çizilmiyor isteyen istediği dini seçmekte özgürdür tabiki kimseyi bu konuda zorlamamak gerekmektedir... Gerçekten Türkiyede misyonerlik altında birçok şey (olumsuz yönde ) döndüğü söyleniyor ne yazıkki bir kısmı doğrudur... Bu tür şeyler diğer hristiyanlarıda derinden üzdüğünü düşünüyorum... Aynı şeyi müslümanlar içinde düşünmekteyim din kullanılmaya müsahit bir alandır ne yazıkki tarih boyuncada bu şekilde olmuştur aslında buraya Tanrı ile yazılanların hiç biri önemli değil Tanrıyı kötülüyorsanız cevabını Tanrı verecektir size Tanrı kendisini korumaktan aciz olmadığı düşüncesindeyim... fakat yinede sizler için üzülmekteyim bunun sebebide malum Atesit bir hayat Tanrısızlık Gerçekten kötü birşey ona hakaret edip birzaman sonra onun karşısına çıkacaksınız umarım bir gün tövbe edersiniz.... Benim hristiyan olan arkadaşlarım türkçe bilmez bildikleri diller "ibranice,çince,japonca,ingilizce,..." vs.. burdada sadece türkçe kullanılıyor ne yazıkki... Bence önce neye inanırsanız inanın karşınızdaki insana saygı duymasını bilmelisiniz çünkü insanı insan yapan değerlerden biride saygıdır, zaten dinin insana verdiği en güzel şeylerden biriside Ahlaktır.... Ahlak denince tek yönlü düşünmememiz gerekiyor "yalan söylememek,çalmamak(hortumlamamak),..." gibi nitelendirebilir peki bir Ateist nasıl bir ahlaka sahip olabilir ? normalde bir insan çalmaz neden ? çünkü Tanrıdan korkar yada hapse girmekten dünya kurulduğundan beri dinler ahlak kelimesine anlam kazandırmıştır toplumada faydalı olduğu malümunuzdur... Ateist düzende ise polisin yetkin olmadığı yerlerde at koşturmaya benzer yada kanunların esnek kaldığı yerleri kullanma gibi kanunlara ve vatanına saygı ve sevgi bağı kuran şey Tanrıya inançtır, Çünkü Tanrı adildir ve kutsaldır bu kutsallık anlamında aklıma gelen şu ayeti yazmak istiyorum... Rom.13: 1 Herkes, baştaki yönetime bağlı olsun. Çünkü Tanrı'dan olmayan yönetim yoktur. Var olanlar Tanrı tarafından kurulmuştur. burdaki ayette görüldüğü üzere Yönetimin tanrıdan geldiği görülüyor ve yönetimin tanrıdan geldiği öne sürülüyor... devam edelim Rom.13: 2 Bu nedenle, yönetime karşı direnen, Tanrı buyruğuna karşı gelmiş olur. Karşı gelenler yargılanır. burdaki yötim adil bir yönetimdir zaten toplumsal kurallar kurulurken adil kurallar konulmasına dikkat edilmiştir bu yönden bu ayeti incelersek birisi kanunlara karşı geliyorsa vergiden çalıyorsa bu yaratanı hoşnut etmiyecektir bu kurallara karşı gelende aynı zamanda tanrının kurallarına karşı gelmiş olacaktır... Rom.13: 4 Çünkü yönetim, senin iyiliğin için Tanrı'ya hizmet etmektedir. Ama kötü olanı yaparsan, kork! Yönetim, kılıcı boş yere taşımıyor; kötülük yapanın üzerine Tanrı'nın gazabını salan öç alıcı olarak Tanrı'ya hizmet ediyor. buna birşey demiyeceğim zaten kendini anlatıyor... ayrıca vergi olayına girersek; Rom.13: 6 Vergi ödemenizin nedeni de budur. Çünkü yöneticiler Tanrı'nın bu amaç için gayretle çalışan hizmetkârlarıdır. Rom.13: 7 Herkese hakkını verin: Vergi hakkı olana vergi, gümrük hakkı olana gümrük, saygı hakkı olana saygı, onur hakkı olana onur verin. Devletimizden hersene milyonlarca paranın vergisi ödenmiyor ve her türlü pahalılık zamlar insanların sırtına yük olarak bindiriliyor ve vergi yükünü halka yüklüyorlar eğer ahlaklı olsalardı bambaşka bir Türkiyede yaşıyor olurduk hortumcularda bu memleketin insanları değil mi ? devletin kasasını boşaltan insanların bir tanrı inancı olduğuna inanmak mümkün mü ? bana kalırsa önce çuvaldızı kendimize batırmamız gerekmekte incilderki; Rom.13: 5 Bunun için, yalnız Tanrı'nın gazabı nedeniyle değil, vicdan nedeniyle de yönetime bağlı olmak gerekir. şimdi düşünelim bu hortumcuların ne derece vicdanı var ? bunlar benim düşünceme göre dini olmayan insanlar sizler gibi Ateist büyük olasılıkla.... ayrıca vicdanları çürümüş insanlar sizce bu insanlar ne derece insanlara iyilik getirebilir ? Eğer din olgusunu yerinden sökmeye çalışırsanız din sizi yerinizden söker dünyada bir çok örneğini yaşadık zaten 1. Dünya savaşı 2. Dünya savaşı gibi... lafı daha fazla uzatmak istemiyorum gerçektende dini tabiki eleştireceksiniz size saygı duyuyorum ama sizde inançlı insanlara saygı duyun çünkü onların verdiği vergilerle yapılan yollarda geziyorsunuz... Saygılarımla.. |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
Sevgili ege-sum,
Siteye tekrar aktif katılım göstermeniz çok hoş. Dini tebliğ için gelmedim demişsiniz. Bu daha da hoş, yalnız biz bu forum başlığı altında aslında çok net bilmediğimiz hristiyanlığa dair eleştirleri gündeme getiriyoruz. Eğer katkıda bulunur bilmediğimiz yönlerini gösterirseniz cok seviniriz. Demişsiniz ki "peki bir Ateist nasıl bir ahlaka sahip olabilir ? normalde bir insan çalmaz neden ? çünkü Tanrıdan korkar yada hapse girmekten dünya kurulduğundan beri dinler ahlak kelimesine anlam kazandırmıştır toplumada faydalı olduğu malümunuzdur... " Bence bu lafınızla insanı çok basite indirgiyorsunuz. İnsanların bir olağanüstü varlıktan veya çevresinden korkunca iyi oldugunu soyluyorsunuz. Bu çok ilginç.. Ben bu yargınıza kesinlikle katılmıyorum. İnsanın değeri, inancı, ahlağı ve tanrısı , hepsi kendi içindedir, hepsi size bağlıdır. Ayrıca, insanları seven bir kişiye böyle genel yargıları yakıştıramadım. Diyorsunuz ki insanın ahlağı tanrı'ya bağlıdır. Ahlak nedir? önce bunu cevaplayalım, iyi güzel davranış, çıkar gözetmeyen davranış. Peki... Sizin tanımlamanıza göre ahlak, tanrı korkusuyla var olabilir. Yani ahlaklı kişi kendisine tanrı tarafından bir zarar gelmesin diye ahlaklıdır, diğer bir deyişle çıkarı için. Peki, çıkarı için ahlaklı olan kişi ahlaklı mıdır? Gösterdiği tavır ahlaklı davranış mıdır yoksa bir taklidi mi? Sorular çok bu konuda, ama uzatmamak için bir not geçip bu konuyu kapatmak istiyorum. İnsanlığın ihtiyacı olan sey etik değerlerdir, din değil. Etiği çiğnemediği sürece, din olsa da olur olmasa da. İncil'deki etik anlayışı ile alakalı eleştirileri çevirilerimiz olacak yakın zaman içinde. Lütfen katkılarınızı esirgemeyin, ve belki kuran ayetlerinde olduğu gibi, belki bir niyeti vardır da biz dinsizler gorememişizdir. İnsanların ahlaklarının dinleriyle değil kendileriyle ölçüldüğü bir dünya dileği ile... Sevgiler |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
sevgii hrıstıyan arkadaşlar . katılımınız için çok teşekkür ediyoruz..incili ve tevratı ratih ve bilimsel çizgide inceleyelim... duygularla hareket etmek herzaman en ii yol değildir... bilimsel olgulara dayanan gerçekleri ele alarak dini itikatlardan sıyrılmak en önemliside gerçeği öğrenmek .. amaç bu olmalı ..
|
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
Güncelleme...
|
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
Sevgili Ege sum , tekrar hos geldiniz,
* Merwe'nin iletisine katiliyorum, Hatta bir ateistin etiklere daha dikkat ettigi kanatindeyim, kendisini af edecek bir ust yaratiga inanclari olmadigindan vicdanlariyla bas basa kalacaklarini goz onune alirsaniz, eger ki inandiginiz bir tanri var ise, kendisinden korkmadan gosterilen ahlaki degerlerin onun gozunde daha degerli olmasi gerekir. Ancak hristiyan dostlarimla yaptigim tartismalarda, isayi inkar eden bir sahis tanri gozunde gunahkardir. Agziyla kus tutsa bile hicbir degeri yoktur Isa'yi inkar ettigi surece. Bilmem yanlis mi biliyorum ,sizin bu konudaki goruslerinizi merak ediyorum. |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
Tevrat ta yazan ve benim en cok tuhafima giden *Tekvin Bap 6 da yazilanlardir!
Bap 6: Ve vaki oldu ki,topragin yüzü üzerinde adamlar cogalmaya basladi,ve onlarin kizlari dogdugu zaman,ALLAH OGULLARI ADAM KIZLARININ GÜZEL OLDUKLARINI GÖRDÜLER,VE BÜTÜN SECTIKLERINDEN KENDILERINE KARILAR ALDILAR.Ve Rab dedi:Ruhum adam ile ebediyen cekismeyecektir,cunkü o da ettir;bunun icin onun günleri 120 yil olacaktir.ALLAH OGULLARI INSAN KIZLARINA VARDIKLARI,VE BU KIZLAR ONLARA COCUK DOGURDUKLARI ZAMAN,O GÜNLERDE,HEMDE ONDAN SONRA,YERYÜZÜNDE NEFILIM(Iri adamlar) VARDI;BUNLAR ESKI ZAMANDAN ZORBALAR,SÖHRETLI ADAMLARDI.(Yorum sizin) Bir diger konu bize pek yabanci degil! Tesniye Bap 25,Fers 5: Eger kardesler birlikte otururlarsa,ve onlardan biri ölürse,ve onun oglu yoksa,ölenin karisi disarida yabanci bir adama varmayacaktir;kocasinin kardesi ona yaklasacak,ve kendine kari olmak icin onu alacak,ve ona kayinbiraderlik vazifesini yapacaktir.Ve vaki olacak ki,kadinin doguracagi ilk ogul,ölen kardesinin adi ile onun yerini tutacaktir,ve onun adi israil den silinmeyecektir. Tesniye Bap 25,fers 11: Adamlar birbirile kavga ederken birisinin karisi yaklasip kocasini dövenin elinden onu kurtarmak icin elini uzatir,ve onu utanilacak yerinden tutarsa; o zaman kadinin elini keseceksiniz,gözün ona acimayacaktir. Tevrat ta olsun Incil de olsun tartisilacak cok konu var,ama sunu size söylemek isterimki Hiristiyan teologlarinin her tartisma konusuna bir cevabi var! Birgün bir konusmada mucize olarak bana Eyüp bap 25,fers 7 i örnek olarak gösterdi (Boslugun üzerine simali yayar,Ve hicligin üzerine dünyayi asar).Bende bunun belki ay ken dünya diye degistirilmis olabilecegini söyledim,bana hicbir kelimenin degismedigini titizlikle nasil korundugunu anlatti.Bende -O zaman Eyüp ün Tanrisiyla,Vaiz in(Süleyman oldugunu söylüyorlar)tanrisinin ayni olmadigini söyleyip Vaiz Bap 1 fers 4-5 i örnek gösterdim.(Bir nesil gidiyor ve bir nesil geliyor:fakat dünya ebediyen duruyor.Günes doguyor,ve günes batiyor,ve yerine, dogdugu yere kosuyor.)ve burada günesin dünyanin etrafinda döndügünü yazdigini söyleyince,benim yanlis yorumladigimi söyledi. Yoksa benmi yazilanlari yanlis algiliyorum? |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
Hristiyanlık dini, günümüzde batı dünyasında popülerlik bakımından bir numaralı din olduğundan batıda en çok eleştirilen dindir.Buna bağlı olarak da "savunması" (apologetics) en çok yapılan dindir, her iki tarafın da yazdıkları okunmaya değer..
Hristiyanlığı eleştirmek için en çok kullanılan "malzeme" aslında İncil değil Tevrat'tır.(hristiyanlar Tevrat'ı değiştirilmemiş/bozulmamış Tanrı sözü kabul ederler). Tevrat( Tevrat/Torah aslında Musa'nın yazdığı kabul edilen 5 kitaba denir Türkiye'de ise "Tevrat" kelimesiyle Eski Ahid'in tamamı kastedilir) yapı,mantık bakımından Kur'an'a çok benzer, aynı Kur'an'daki gibi efendi/yönetici bir Tanrı, onun köleleri olan insanlar bu Tanrı'nın vahşeti, yakıp yıkmaları..vs anlatılır, içinde" hukuk" kuralları, ilkel saptamalar ilkel kurallar bulunur, Aynı Kur'an gibi içinde sevgi mefhumu, ruhani veya felsefi derinlik bulunmaz sığ bir hukuk kitabı gibidir, bütün bu nedenlerle batıda hristiyanlık eleştirilirken en fazla eleştiri alan(en azından "etik" ve "çelişki" açısından) kitap ya da "bölüm"dür Eski Ahit. İncil ise daha farklıdır, her ne kadar "çelişkili" olduğu iddia edilse de veya çelişkili olsa bile,bu, incil'in içinde diğer iki kitapta(Kur'an, Tevrat) bulunmayan türden, güzel ve etkileyici ayetler olduğu gerçeğini değiştirmez. Bence bunun esas nedeni, her ne kadar hristiyanlar kabul etmese de, İncil'in semitik kültürden biraz olsun kurtulup Yunan/Pagan Hellenistik kültürüne yaklaşmış olmasıdır.İncil'in içinde(özellikle Paganizmin ve Hellenizmin etkili olduğu Yuhanna'nın yazılarında) bambaşka bir Tanrı portresi vardır önümüzde, Tanrı "sevgi"dir, Tanrı "ruh"tur, Tanrı'dan korkulmamalı onu sevmeli....vs gibi. İncil'de etik açısından şahsen eleştirilecek fazla birşey bulamadım (boşanma konusunda hariç) yalnızca saptırılan bazı ayetler (kılıç/ayrılık getirmek, vaftizle ilgili ateş yağdırmak, İsa'nın hikayesindeki karakterin sözü olan "önümde kılıçtan geçirin" benzetmesi..vs gibi) var ama incil'in tamamını önyargısızca okuyan biri her ne kadar saçma sapan/çelişkili bulsa da içinde söz güzelliği ve şiirsellik bakımından (diğer iki kitapta bulunmayan türden) çok güzel ayetler olduğunu inkar edemez ben bu ayetlerden bazılarını hatırlatmak istiyorum.Özellikle Yuhanna ve 1. Yuhanna bölümündekilerin etkileyici olduğunu düşünüyorum Mat 5:43 «`"Komşunu sev, düşmanından nefret et' denildiğini duydunuz. Mat 5:44 Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin. " Mat 5:45 Öyle ki, göklerde olan Babanızın oğulları olasınız. Çünkü O, güneşini hem kötülerin hem de iyilerin üzerine doğdurur. Yağmurunu da hem doğruların hem de eğrilerin üzerine yağdırır. " 1Yu 4:16 "Tanrı'nın bize olan sevgisini tanımış ve buna inanmışızdır.Tanrı sevgidir. Sevgide yaşayan, Tanrı'da yaşar, Tanrı da onda yaşar. " 1Yu 4:12 "Hiç kimse hiçbir zaman Tanrı'yı görmüş değildir. Ama birbirimizi seversek, Tanrı içimizde yaşar ve O'nun sevgisi içimizde yetkinleşmiş olur." 1Yu 4:7 "Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı'dandır. Seven herkes Tanrı'dan doğmuştur ve Tanrı'yı tanır. " 1Yu 4:8 Sevmeyen kişi Tanrı'yı tanımış değildir. Çünkü Tanrı sevgidir. Mat 7:12 "«İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın. Kutsal Yasa'nın ve peygamberlerin söylediği budur." Rom 12:14 "Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin. " Rom 12:21 "Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen." 1Ko 13:4 Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. 1Ko 13:5 Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolayca öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz. 1Ko 13:13 İşte böylece, kalıcı olan üç şey vardır: iman, ümit ve sevgi. Bunlardan en üstün olanı da sevgidir Gal 6:8 "Kendi doğal benliğine eken, benlikten ölüm biçecektir. Ruh'a eken, Ruh'tan sonsuz yaşam biçecektir." 1Pe 3:4 "Gizli olan iç varlığınız, sakin ve yumuşak bir ruhun solmayan güzelliğiyle sizin süsünüz olsun. Bu, Tanrı'nın gözünde çok değerlidir." Yuhanna bölümünde yazılanlar Tanrı'nın "sevgi" özelliği özellikle Gnostisizm ve Hinduizm dinindeki Tanrı anlayışına benzemektedir bir Hindu metni de şöyle der: "Tanrı en yüce gerçeklik, her yerde ve her şeyde bulunan saf sevgidir" Paganizm/Gnostisizm/Hellenizm etkisinin en çok görüldüğü Yuhanna bölümünde daha önce de bahsettiğim gibi çok farklı bir Tanrı portresi çizilmektedir.Örneğin artık Tanrı korkusu değil Tanrı sevgisi üzerinde durulmaktadır, şahsen bütün İncilde en sevdiğim bölüm olan 1.Yuhanna bölümünde şöyle denmektedir: 1Yu 4:18 "Sevgide korku yoktur. Tersine, yetkin sevgi, korkuyu siler atar. Çünkü korku cezalandırılma düşüncesinden ileri gelir. Korkan kişi, sevgide yetkin kılınmış değildir." 1Yu 4:19 Biz ise seviyoruz. Çünkü önce O bizi sevdi. 1Yu 4:20 Eğer bir kimse, «Tanrı'yı seviyorum» der ve kardeşinden nefret ederse, yalancıdır. Çünkü görmüş olduğu kardeşini sevmeyen, görmemiş olduğu Tanrı'yı sevemez. 1Yu 4:21 «Tanrı'yı seven, kardeşini de sevsin» diyen buyruğu Mesih'ten aldık." Artık Tanrı kölelere sahip bir efendi değil de oğullara sahip Baba haline gelmiştir incil'in deyişiyle Tanrı bizim Göksel babamızdır Mat 5:48 "Göksel Babanız yetkin olduğu gibi, siz de yetkin olun" 1Yu 3:1 "Bakın, Baba bizi o kadar çok seviyor ki, bize `Tanrı'nın çocukları' deniyor! Gerçekten de öyleyiz." Teslis konusu da bazen eleştirilmektedir, gerçekten de hristiyanlığın sunduğu Tanrı anlayışı kavranması zor ve anlaşılmazdır ama bence asıl değeri de burada yatmaktadır, bu inancın ve açıklamaların hristiyanlık dinine pagan gizem kültlerinde görülen mistisizm,derinlik havası verdiği kanımca inkar edilemez, hristiyanları felsefi ve özellikle soyut düşünmeye zorlar ve sonuçta ortaya güzel düşünceler/fikirler/açıklamalar çıkar mesela Carlos Madrigal'in yazdığı "Üç Tanrı mı tek Tanrı mı? Hristiyanlığın teslis inancının incelenmesi" eseri gibi, özellikle ortodoks kilisesi teslisi açıklarken "enerji" "güç" gibi doğu fikirlerinden de yararlanır, ayrıca ilk hristiyanlar da bunu açıklamak için YUnan pagan ve Gnostik terimlerini kullanmışlardır,bütün bunların, bir yerde hristiyanlık teolojisini "basitlik ve yüzeysellik"ten kurtardığı söylenebilir.Aksi halde "hayatın en büyük gizemi, en yüce ve mistik gerçeklik Tanrı bu kadar basit birşey mi yani? La ilahe illallah Muhammeden resulullah hayatın anlamı bu mudur? bu kadar basit midir?" şeklinde düşünen kişiler de çıkabilir. Sonuç olarak İncil saçma sapan, çelişkili, bir kitap olsa bile, içinde etik açısından artık günümüze uymayan birkaç ayet olsa bile, bilimsellikten uzak olsa bile hala içinde insanın yüreğini etkileyecek, semitik kültür içerisinde "benzersiz" diyebileceğim ayetler bulunduğunu düşünüyorum.Bu düşünceyi, ingilizce sitelerde gördüğüm kadarıyla İncili eleştiren çoğu ateist site de paylaşmaktadır. |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
matta 2:1 ayetinde astrolglardan ( yıldızbilimcilerden )ve onların tanıklıklarından bahsedilir..yani hrıstıyanlığın astrolojiyle alakası yok denemez!
* matta bir yüzbaşının ricada bulunmak üzere isaya geldiğini söylüyor. oysa luka bunun böyle olmadığını ve bu iş için temsilciler gönderildiğini anlatıyor ! acaba bunların hangisi doğru ? ( matta 8:5,6;luka 7:2,3) *markos 14 :62 de isa yargılanırken' sizler insanoğlunun göğün bulutlarıyla geldiğini göreceksiniz' der *..bunu sanhedrin mahkemesinin yetkililerine sölemiştir..fakat o bu şekilde hiç bir zaman onlara görünmemiştir ve bu olay gerçekleşmemiştir! *yahya isanın mesih olduğuna tam olarak inanıp "işte dünyanın günahını ortadan kaldıran tanrı kuzusu"demiştir..( yuh 1:29) fakat luka 7:18,19 ve matta 11:2-5 de isanın mesih olduğundan emin değil hatta o *mu ?diye soruyor..bu bir tutarsızlıktır!!! *1.petrus 3:18 isanın ruhça diriltildiğinden bahseder fakat luka 24:39 ( kitabı mukaddes) isa nın somut bir bedeninin olduğuna ilişki bilgi verir .. *yuhanna 1:1 de isa için tanrı denir fakat yine aynı ayette sözün ( isanın) tanrıyla beraber olduğu söylenir! isa hem tanrı olurken hemde nasıl oluyorda tanrıyla beraber ouyor ? |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
Tanrı karanlıktamı yoksa ışıktamı durur ?
karanlıkta :mezmurlar 18:11 Karanlığı örtündü,Kara bulutları kendine çardak yaptı. ışıkta 1 Tim.6:15-16 Mübarek ve tek Hükümdar, kralların Kralı, rablerin Rabbi, ölümsüzlüğün tek sahibi, yaklaşılmaz ışıkta yaşayan, ... İsa öldüğünde yüzbaşı ne söyledi? tanrının oğludurmu dedi yoksa o doğru bir adamdı mı dedi? Mt.27:54 İsa'yı bekleyen yüzbaşı ve beraberindeki askerler, depremi ve öbür olayları görünce dehşete kapıldılar ve, «Bu gerçekten Tanrı'nın Oğluydu!» dediler. diğer taraftan Lk.23:47 Olanları gören yüzbaşı, «Bu adam gerçekten doğru biriydi» diyerek Tanrı'yı yüceltmeye başladı. İsa herşeyi bilirmi ? *evet bilir *..hayır bilmez .. yuh.16:30 «Şimdi senin her şeyi bildiğini anlıyoruz. Kimsenin sana soru sormasına gerek yok. aynı doğrultuda;yuh.21:17 Üçüncü kez ona, «Yuhanna oğlu Simun, beni seviyor musun?» diye sordu. Petrus kendisine üçüncü kez, «Beni seviyor musun?» diye sormasına üzüldü. «Rab, sen her şeyi bilirsin, seni sevdiğimi de bilirsin» dedi. fkat yinede isa heşeyi bilmiyordu ! budoğrultuda :Mt.24:36 «O günü ve saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir; Baba'dan başka kimse bilmez. ayeti dikkatimizi çekiyor..nede oğul diyerek endisini belirtiyor..fakat o günü oda bilmiyormuş *:) İsa kimseyi Vaftiz etti mi ? evet etti ..hayır etmedi .. yuhanna 3:22 Bundan sonra İsa'yla öğrencileri Yahudiye diyarına gittiler. İsa onlarla birlikte orada bir süre kalarak vaftiz etti. *ayetine karşılık yine yuhanna 4:1-3 ayeti :Ferisiler İsa'nın Yahya'dan daha çok öğrenci edinip vaftiz ettiğini duydular. (Aslında İsa'nın kendisi değil, öğrencileri vaftiz ediyorlardı.) İsa bunu öğrenince Yahudiye'den ayrılıp yine Celile'ye gitti. evet isa ya ilişkin bu bildiriler tutarsızdır ve bir biriyle çelişir! İsa Başkahinlere( üst düzeydeki yargıçlar konumunda olanlar) cevap *verdimi? Mt.27:12 Başkâhinlerle ihtiyarlar O'nu suçlayınca hiç karşılık vermedi. Mt.27:14 İsa bir tek konuda bile ona cevap vermedi. Vali buna çok şaştı. *ayetleri ne karşılık ;Jn.18:33,34 İsa şöyle karşılık verdi: «Bunu kendiliğinden mi söylüyorsun, yoksa benim hakkımda başkaları mı sana söyledi?» İsa Mutlak Güce Sahip Tanrımıdır? * cevap karmaşık :) ayetlere bakalım ; yuh.10:30 Ben ve Baba biriz.»filipl.2:6 Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrı'ya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı. ayetlerine karşılık olarak ;yuh.14:28 Beni sevseydiniz, Baba'ya gideceğim için sevinirdiniz. Çünkü Baba benden üstündür . devamı gelecek... |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
İsa dirildikten sonra öğrencilerine nereye gidin dedi? *Celile'ye mi? yoksa kudüse mi?
Mt.28:10 O zaman İsa onlara, «Korkmayın!» dedi. «Gidip kardeşlerime haber verin, Celile'ye gitsinler, beni orada görecekler.» Markos.16:7 Şimdi O'nun öğrencilerine ve Petrus'a gidip şöyle deyin: `İsa sizden önce Celile'ye gidiyor. Size bildirdiği gibi, kendisini orada göreceksiniz.'» kudüse:elçiler 1:4 Kendileriyle birlikteyken onlara şu buyruğu vermişti: «Kudüs'ten ayrılmayın, Baba'nın vermiş olduğu ve benden duyduğunuz sözün gerçekleşmesini bekleyin. İsa'nın yaptığı herşey yazıldımı?yoksa yoksa yazılsaydı bunlar dünyaya sığmazmıydı ?elçiler 1:1-2 Ey Teofilos, İlk kitabımda İsa'nın yapıp öğretmeye başladığı her şeyi, seçmiş olduğu elçilere Kutsal Ruh aracılığıyla buyruklar verip yukarı alındığı güne dek olanları yazmıştım. yuh.21:25 İsa'nın yaptığı daha başka çok şey vardır. Bunlar tek tek yazılsaydı, sanırım yazılan kitaplar dünyaya sığmazdı. Yu 20:30 İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok mucizeler yaptı. Samiriyeliler İsa'yı kabul ettilermi? Lk.9:53 Ama Samiriyeliler Kudüs'e gitmekte olan İsa'yı kabul etmediler. yuh.4:39 O kentten birçok Samiriyeli, «Yapmış olduğum her şeyi bana söyledi» diye tanıklık eden kadının sözü üzerine İsa'ya iman etti. yuh.4:40 Samiriyeliler O'na gelip yanlarında kalması için rica ettiler. O da orada iki gün kaldı * "zaten iman etmeselerdi yanlarında kalması için ricada bulunmazlardı ! " Eriha'da kaç kör iyileştirildi? iki mi yoksa bir mi ? Mt.20:30 Yol kenarında oturan iki kör adam, İsa'nın oradan geçmekte olduğunu duyunca, «Ya Rab, ey Davut Oğlu, halimize acı!» diye bağırdılar. *ayeti bize iki adamdan bahsetmekte fakat Mk.10:46 Sonra Eriha'ya geldiler. İsa, öğrencileri ve büyük bir kalabalıkla birlikte Eriha'dan ayrılırken, Timay oğlu Bartimay adında kör bir dilenci yol kenarında oturuyordu. Lk.18:35 İsa Eriha'ya yaklaşırken kör bir adam yol kenarında oturmuş dileniyordu. burdada bir adamdan bahsediliyor! İsa saat kaçda çarmıha gerildi? dokuzda mı yoksa oniki sularındamı ? Mk.15:25 İsa'yı çarmıha gerdiklerinde saat dokuzdu. yuh.19:14 O gün Fısıh bayramına hazırlık günüydü. Saat on iki sularıydı. Pilatus Yahudilere, «İşte, sizin Kralınız!» dedi. İsa'nın son sözleri neydi ? Mt.27:46 Saat üçe doğru İsa yüksek sesle, «Elî, Elî, lema şevaktani?» yani, «Tanrım, Tanrım, beni niçin terk ettin?» diye bağırdı. Lk.23:46 İsa yüksek sesle, «Baba, ruhumu senin ellerine bırakıyorum!» diye seslendi. Bunu söyledikten sonra son nefesini verdi. yuh.19:30 İsa şarabı tadınca, «Tamamlandı!» dedi ve başını eğerek ruhunu teslim etti. İsa dirildikten sonra ilk kime gözüktü? Mecdelli Meryem ile öbür Meryeme mi ? ,Mecdelli Meryem'e ( tek kişi) mi? Mt.28:1 Sept gününü izleyen haftanın ilk günü, tan yeri ağarırken, Mecdelli Meryem ile öbür Meryem mezarı görmeye gittiler...(3)Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı. .. Mk.16:9 İsa, haftanın ilk günü sabah erkenden dirildiği zaman önce Mecdelli Meryem'e göründü. Bu kadından yedi cin kovmuştu. daha bu konuda yazacak çok şey var ! |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
KUTSAL KİTAPTA ( MUKADDES KİTAP)KAÇ TANE TANRI VAR ?
ÇEŞİTLİ AYETLERE GÖRE BİR TANE TANRI VAR FAKAT BAŞKA AYETLER VARKİ TANRI SAYISINI ÇOĞALTIYOR !! bir Dt.4:35 "Bu olaylar Yahve'nin Tanrı olduğunu ve O'ndan başkası olmadığını bilesiniz diye size gösterildi. YASANIN T.4:39 "Bunun için, bugün Yahve'nin yukarıda göklerde, aşağıda yeryüzünde Tanrı olduğunu, O'ndan başkası olmadığını bilin ve bunu aklınızdan çıkarmayın. YASANIN T.6:4 "Kulak ver, ey İsrail! Yahve Tanrımız'dır, O tektir. YASANIN T..32:39 Artık anlayın ki, Ben, evet Ben O'yum, Benden başka tanrı yoktur! Öldüren de, yaşatan da, Yaralayan da, iyileştiren de Benim. Kimse elimden kurtaramaz. Is.43:10 "Tanıklarım sizlersiniz" diyor RAB, "Seçtiğim kullar sizsiniz. Öyle ki beni tanıyıp bana güvenesiniz, Benim O olduğumu anlayasınız. Benden önce bir tanrı olmadı, Benden sonra da olmayacak. Is.44:8 Yılmayın, korkmayın! Size çok önceden beri söyleyip açıklamadım mı? Tanıklarım sizsiniz. Benden başka Tanrı var mı? Hayır, başka Kaya yok; Ben bir başkasını bilmiyorum." Is.45:5 Yahve Ben'im, başkası yok, Benden başka Tanrı yok. Sen beni tanımadığın halde seni güçlü kılacağım. Is.45:6 Öyle ki, doğudan batıya dek Benden başkası olmadığını herkes bilsin. Yahve Ben'im, başkası yok. Is.46:9 Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın. Çünkü Tanrı benim, başkası yok. Tanrı benim, benzerim yok. Mk.12:29 İsa şöyle karşılık verdi: «En önemlisi şudur: `Dinle, ey İsrail! Tanrımız olan Rab tek Rab'dir. Mk.12:32 Din bilgini İsa'ya, «İyi söyledin, öğretmenim» dedi. «`Tanrı tektir ve O'ndan başkası yoktur' demekle doğruyu söyledin. YUH.17:3 Sonsuz yaşam, tek gerçek Tanrı olan seni ve gönderdiğin İsa Mesih'i tanımalarıdır. ..DİYE GİDİYOR .fakat bazı ayetler kafamızı karıştırıyor ..ayetlere göre gidelim *bakalım bir ilah mı var yoksa yahveden ,yehova dan başka da tanrılar varmı *... çık.23:13 "Söylediğim her şeyi yerine getirin. Başka ilahların adını anmayın, ağzınıza almayın. çık.23:24 Onların ilahları önünde eğilmeyecek, tapınmayacaksınız; törelerini izlemeyeceksiniz. Tersine, ilahlarını yok edecek, dikili taşlarını büsbütün parçalayacaksınız. çık.23:32 Onlarla ya da ilahlarıyla antlaşma yapmayacaksınız. çık.34:14 Başka ilahlara tapmayacaksınız. Çünkü ben kıskanç bir RAB, kıskanç bir Tanrı'yım. yasanın t..6:14 Başka ilahların, çevrenizdeki ulusların taptığı hiçbir ilahın ardınca gitmeyeceksiniz. say.33:4 O sırada Mısırlılar RAB'bin yok ettiği ilk doğan çocuklarını gömüyorlardı; RAB onların ilahlarını yargılamıştı. Jg.11:24 İlahın Kemoş sana bir yer verse oraya sahip çıkmaz mısın? Biz de Tanrımız RAB'bin önümüzden kovduğu halkın topraklarını sahipleneceğiz. 1 Sam.6:5 Onun için, urların ve ülkeyi yıkan farelerin benzerlerini yapın. Böylelikle İsrail'in Tanrısı'nı onurlandırın. Belki sizin, ilahlarınızın ve ülkenizin üzerindeki cezayı hafifletir. 1 Sam.28:13 Kral ona, "Korkma!" dedi, "Ne görüyorsun?" Kadın, "Yeraltından çıkan bir ilah görüyorum" diye karşılık verdi. mez.82:1 Tanrı yerini aldı tanrısal kurulda, Yargısını açıklıyor ilahların ortasında: mez.82:6 'Sizler ilahsınız' diyorum, 'Yüceler Yücesi'nin oğullarısınız hepiniz!' mez.86:8 İlahlar arasında senin gibisi yok, ya Rab, Eşsizdir işlerin. mez.96:4 Çünkü RAB uludur, yalnız O övgüye değer, İlahlardan çok O'ndan korkulur. mez.97:7 Utansın puta tapanlar, Boş putlarla övünenler! RAB'be tapın, ey bütün ilahlar! yeremya.1:16 Yaptıkları kötülükten ötürü Halkımın cezasını bildireceğim: Beni bıraktılar, Başka ilahlara buhur yakıp Elleriyle yaptıklarına tapındılar. yeremya.10:11 "Onlara şunu diyeceksin, 'Yeri, göğü yaratmayan bu ilahlar, Yerden de göğün altından da yok olacaklar.'" Zeph.2:11 Dehşete düşürecek RAB onları, Yeryüzünün bütün ilahlarını yok edecek. Uzaklardaki bütün uluslar, Bulundukları yerde O'na tapınacaklar yuh.10:34 İsa şu karşılığı verdi: «Yasanızda, `Siz ilahlarsınız, dedim' diye yazılı değil mi? |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
Tanrı herkesi seviyormu? yoksa bazılarından nefret mi ediyor ? nasıl oluyorda sevgi tanrısı bazıları için nefret duygusu besliyor bu konu çok kafa karıştırıcı !!!
bir takım ayetlere göre evet seviyor: yuh.3:16 «Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlunu verdi. Öyle ki, O'na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, ama hepsi sonsuz yaşama kavuşsun. 1 yuh.4:8 Sevmeyen kişi Tanrı'yı tanımış değildir. Çünkü Tanrı sevgidir. 1 yuh.4:16 Tanrı'nın bize olan sevgisini tanımış ve buna inanmışızdır. Tanrı sevgidir. Sevgide yaşayan, Tanrı'da yaşar, Tanrı da onda yaşar. ama başka ayetlerde tam tersini dile getiriyor ... Lev.20:23 Önünüzden kovacağım ulusların törelerine göre yaşamayacaksınız. Çünkü onlar bütün bu kötülükleri yaptılar. Bu yüzden onlardan nefret ettim. mez.5:5 Böbürlenenler önünde duramaz, Bütün suç işleyenlerden nefret duyar, mez.11:5 RAB doğru insanı sınar, Kötüden, zorbalığı sevenden tiksinir. s.l.6:16 RAB'bin nefret ettiği altı şey, İğrendiği yedi şey vardır: s.l.6:17 Gururlu gözler, Yalancı dil, Suçsuz kanı döken eller, s.l.6:18 Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar, s.l.6:19 Yalan soluyan yalancı tanık Ve kardeşler arasında çekişme yaratan kişi. Mal.1:3 Esav'dan ise nefret ettim. Dağlarını viraneye çevirdim, yurdunu çölün çakallarına verdim." Rom.9:13 Yazılmış olduğu gibi, «Yakup'u sevdim, Esav'dan ise nefret ettim.» evet tanrıyakupu seviyor ama esavdan nefret ediyor İsa çarmıha gerilirken kadınlar neredeydi? yanındamı yoksa uzakta mı? belkide ikiside olabilir ,belkide olamaz = ) ayetler uzakta :Mt.27:55 Orada, olup bitenleri uzaktan izleyen birçok kadın vardı. Bunlar, Celile'den İsa'nın peşinden gelip O'na hizmet etmişlerdi. Mk.15:40 Olup bitenleri uzaktan izleyen bazı kadınlar da vardı. Aralarında Mecdelli Meryem, küçük Yakup ile Yose'nin annesi Meryem ve Şalome bulunuyordu. Lk.23:49 Ama İsa'nın bütün tanıdıkları ve Celile'den O'nun peşinden gelmiş olan kadınlar uzakta durmuş, olanları seyrediyorlardı. yanında :yuh.19:25 İsa'nın çarmıhının yanında ise annesi, annesinin kızkardeşi, Klopa'nın karısı Meryem ve Mecdelli Meryem duruyordu. İsa'yı ölümden kim geri getirdi? kendisi :JYUH.2:19 İsa şu cevabı verdi: «Bu tapınağı yıkın, üç günde onu yeniden kuracağım.» yuh.2:20 Yahudiler, «Bu tapınak kırk altı yılda yapıldı, sen onu üç günde mi kuracaksın?» dediler. yuh.2:21 Ama İsa'nın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi. 2:19 DA TEKRAR KURACAĞIM DİYE KENDİSİNİN BU İŞİ YAPACAĞINI BELİRTİYOR.. tanrı onu diriltti.. elçiler 2:32 Tanrı, bu İsa'yı ölümden diriltti ve biz hepimiz bunun tanıklarıyız. YANİ AÇIKÇA TANRI DİRİLTMİŞ... |
Re: Hıristiyanlığın Eleştirisi ve Çeviri çalışması
tanrının insanları cezalandırması ve VAHŞET !
TEVRATTAN tanrının emirlerini yerine getirirseniz siz özel bir toplumsunuz ..yok hayır yerine getirmesseniz tanrıdan korkun çünkü tanrı onun sözünü uygulamayanları mahvediyor..mecbursunuz yanii eğer hayatta kalmak istiyorsanızmecbursunuz ..gönül rızasıyla değil zorla..peki tanırının sözlerini uygulamassak ne olur ? bunu hep birlikte levililer 26 : 15 den itibaren görelim : 15 Kurallarımı çiğner, ilkelerimden nefret eder, buyruklarıma karşı çıkar, antlaşmamı bozarsanız, 16 sizi şöyle cezalandıracağım: Üzerinize dehşet salacağım. Verem ve sıtma gözlerinizin ferini söndürecek, canınızı kemirecek. Boşa tohum ekeceksiniz, çünkü ürünlerinizi düşmanlarınız yiyecek. 17 Size öfkeyle bakacağım. Düşmanlarınız sizi bozguna uğratacak. Sizden nefret edenler sizi yönetecek. Kovalayan yokken bile kaçacaksınız. 18 `Bütün bunlara karşın beni dinlemezseniz, günahlarınıza karşılık cezanızı yedi kat artıracağım. 19 İnatçı gururunuzu kıracağım. Gök demir, yer bakır olacak. 20 Gücünüz tükenecek. Topraklarınız ürün, ağaçlarınız meyve vermeyecek. 21 `Eğer karşı çıkmaya devam eder, beni dinlemek istemezseniz, günahlarınıza karşılık cezanızı yedi kat artıracağım. 22 Üzerinize yabanıl hayvanlar göndereceğim. Çocuklarınızı öldürecek, hayvanlarınızı yok edecekler. Sayınız azalacak, yollarınız ıssız kalacak. 23 `Bununla da yola gelmez, bana karşı çıkmaya devam ederseniz, 24 ben de size karşı çıkacağım, günahlarınıza karşılık sizi yedi kez cezalandıracağım. 27 `Bütün bunlardan sonra yine beni dinlemez, bana karşı çıkarsanız, 28 bu kez ben de öfkeyle size karşı çıkacağım ve günahlarınıza karşılık sizi yedi kat cezalandıracağım. 29 Açlıktan çocuklarınızın etini yiyeceksiniz. 30 Tapınma yerlerinizi yıkacak, buhur sunaklarınızı yok edeceğim. Cesetlerinizi devrilen putların üzerine serecek, sizden nefret edeceğim. 31 Kentlerinizi viraneye çevirecek, tapınaklarınızı yıkacağım. Beni hoşnut etmek için sunduğunuz kokuları duymayacağım. 32 Ülkenizi viran edeceğim, oraya yerleşen düşmanlarınız bile şaşkına dönecek. 33 Sizi öteki ulusların arasına dağıtacak, kılıcımla peşinize düşeceğim. Ülkeniz viran olacak, kentleriniz harabeye dönecek. 34 Siz düşmanlarınızın ülkesinde yaşarken, ülke ıssız kaldığı yıllar boyunca Şabatlar`ın* sevincini yaşayacak. Ancak o zaman dinlenip Şabatları`nın tadına varacak. 35 Üzerinde yaşadığınız Şabat yıllarında görmediği rahatı ıssız kaldığı yıllarda görecek. 36 `Düşman ülkelerinde sağ kalanlarınızın yüreğine öyle bir korku düşüreceğim ki, rüzgarın sürüklediği yaprakların sesinden bile kaçacaklar. Savaştan kaçarcasına kaçacaklar. Peşlerinde kovalayan olmadığı halde düşecekler. 37 Kovalayan yokken savaştan kaçarcasına birbirlerinin üzerine yıkılacaklar. Düşmanlarınızın karşısında ayakta duramayacaksınız. 38 Öteki ulusların arasında yok olacaksınız. Düşman ülkeler sizi yutacak. diye gidiyor...fakat incil in matta kitabında da :Matta:5-39 Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin. diyor..burda ufak bir anlaşmazlık war sanırım ! peki bun uzerine bide tanrının karakteristik özelliklerini ele alalım : '' Savaş eridir, değişmem, Kendisinden nefret edenlere ise üzerlerine yıkım göndererek karşılık verir, kıskanç bir Tanrı'yım. Benden nefret edenin babasının işlediği suçun hesabını çocuklarından, üçüncü, dördüncü kuşaklardan sorarım. İnsan soyundan değil ki, Düşüncesini değiştirsin '' ' YHWH'ye ait olan bu sözlerden onun hiç bir suçu cezasız bırakmayacağını hatta babaların suçunun cezasını sonraki kuşaklardan soracağını belirtirken görmekteyiz. En önemli noktada mal:3-6 «Ben RAB'bim, değişmem... demesidir. Kendisini böylesine tanıtan Tanrının daha sonra değişmem dediği halde değiştiğini ve Matta:5-39 Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin. diyerek karşımıza çıkmasını nasıl aynı Tanrı olarak görebiliriz. hatta ve hatta kurandada geçen bir şeriat kanununa bakalım : cık.21:23 lev.24:20; yas.19:21; mat.5:38 cik.21:24 cik.21:25 Acımayacaksınız: Cana can, göze göz, dişe diş, ele el, ayağa ayak." buun üzerine tanrının savaşlarda uygulanacak politikasıda war .[/b]insanları okadar seviyor ki bu emirleri halkına uygulatıyor :Yasa Kitabı_20-16 "Ancak Tanrınız RAB'bin miras olarak size vereceği bu halkların kentlerinde soluk alan hiçbir canlıyı yaşatmayacaksınız. Artık bu emirlerin bir savaş emirlerinin dışında katliam emirleri olduğu ortaya çıkmaktadır. Yasa Kitabı_20-17 Tanrınız RAB'bin size buyurduğu gibi, onları - Hititler'i, Amorlular'ı, Kenanlılar'ı, Perizliler'i,Hivliler'i, Yevuslular'ı - tümüyle yok edeceksiniz. ' YHWH' verdiği bu emirlerdeki '' RAB'bin miras olarak size vereceği bu halkların kentlerinde soluk alan hiçbir canlıyı yaşatmayacaksınız. '' fakat Matta:5-39 Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin. diyor tanrı sözünü uygulatır ve zaman geçince hayır der düşmanlaroınızı sevin ! tanrının karakteri üzerine yine ayetlerden bakacak olursak ;esenlik kaynağı, sevgidir!! yas.32:4 O Kaya'dır, işleri kusursuzdur, Bütün yolları doğrudur. O haksızlık etmeyen güvenilir Tanrı'dır. Doğru ve adildir. 2.Ko.13: 11 Son olarak hoşça kalın, kardeşlerim. Yaşantınızı düzeltin, çağrıma kulak verin, düşüncelerinizde birlik olun, esenlik içinde yaşayın. Sevgi ve esenlik kaynağı olan Tanrı sizinle birlikte olacaktır. 1.Yu.4: 8 Sevmeyen kişi Tanrı'yı tanımaz. Çünkü Tanrı sevgidir. cik.34:6 say.14:18; neh.9:17; zeb.86:15; zeb.103:8; zeb.145:8; yoe.2:13; cik.20:5-6; say.14:18; yas.5:9-10; yas.7:9-10 Musa'nın önünden geçerek, «Ben RAB'bim» dedi, «RAB, acıyan, lütfeden, tez öfkelenmeyen, sevgisi engin ve sadık Tanrı. evet tanrı sevgidir sevgi !! hatta kim senin yanagına vurursa ona öteki tarafıda çevir. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:36 . |