Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   Araplar Diktatörlerini Deviriyor: Bin Ali Düstü, siradaki gelsin! (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=22870)

sargon 28-01-2011 19:54

Araplar Diktatörlerini Deviriyor: Bin Ali Düstü, siradaki gelsin!
 
Son günlerde dünya Arap dünyasindaki ayaklanmalari izliyor. Tunus'un 23 yillik diktatörü Bin Ali devrildi ve kurtulusu kacmakta buldu. Türkiye Disisleri Baskanligi da meydana gelen olaylardan derin üzüntü ve kaygi duydugunu belirtmis. Ben nedense hic üzünzü duymadim, tersine darisi diger Arap dostlarimizin basina dedim.

Neyseki cok beklemeye gerek kalmadi. Tunus'taki isyanlar Misir ve Yemen'e de sicradi. Misir'in 30 yillik diktatörü Hüsnü Mübarek'in su aralar gösterilerle basi fena halde dertte. Kahire'den sürekli catisma haberleri geliyor, bazi devlet binalarinin yanmakta oldugu söyleniyor. Polis siddet kullanimini artiracak gibi görünüyor.

Ayni anda Yemen'den de isyan haberleri geliyor. Oranin da 32 yillik bir diktatörü var: Ali Abdullah Salih. Yemen dünyanin en yoksul ülkelerinden biri. Halkin yarisi günde 2 dolarlik bir gelirle yasamaya calisiyor.

Arap dünyasi nerdeyse diktatör kayniyor. Libya'dan henüz ses gelmiyor. Orda da 41 yillik bir diktatör iktidarda: Muammer Kaddafi. Gecenlerde 40. yilini kutladiginda Türkiye'den de galiba basbakan gidip uzun diktatörlükler dilemisti.

Uzun lafin kisasi, birazdan Arap kardeslerimin gösterilere destek mitingine gidecegim. Darisi diger diktatörlüklerin basina diyorum. Bakalim Subat'ta kac diktatör devirebilecegiz?

aydoe 28-01-2011 21:17

Yıkılsın diktatörlükler ,halklar ayaklansın ve insanın ,insanlığın özgür dünyası kurulsun .

Bölgede neler yaşandığını tam olarak bilmiyorum .
Tunus'tan ,Mısır'dan dostlarım var ama Arapça yazdıkları için ne anlattıklarını anlamıyorum ,izlemedeyim .

Bu gelişmelerin artarak çoğalması ve küresel bir devrime dönüşmesi istemimdir.

Sangre 28-01-2011 21:19

Alıntı:

Ben nedense hic üzünzü duymadim, tersine darisi diger Arap dostlarimizin basina dedim.
Amin! diyelim.

Ben en çok Libya ve İran'ı etkilemesini diliyorum.. Ayrıca özellikle Mısır'da olmasını da olumlu karşıladım.

İran haricinde, bu bölgelerdeki muhalif hareketler konusunda çok fazla bilgim yok.. Bu konuda bilgi sahibi olan arkadaşlar bizleri bilgilendirirse çok iyi olur.

prozac 28-01-2011 21:21

Darısı diğerlerinin başına muhakkak etekleri tutuşmuştur ancak sıradaki kim olur bilemiyorum arap halkının üzerine çökmüş atalet bulutunun dağıtılması ve direnişlere destek gerekiyor..

dark planet 28-01-2011 21:27

araplar nihayet köle olmadıklarının farkına vardılar. bm nin baskısıyla kölelik 1950 de kaldırılmıştı. 60 yıl sonra nihayet neden bu haldeyiz diyebildiler.

ahmetsln 28-01-2011 21:49

darısı bize bende çok mutlu oldum diktatörlüğün yıkılmasından

Sangre 29-01-2011 00:49

Alıntı:

Sangre´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 360775)
İran haricinde, bu bölgelerdeki muhalif hareketler konusunda çok fazla bilgim yok.. Bu konuda bilgi sahibi olan arkadaşlar bizleri bilgilendirirse çok iyi olur.

Konu hakkındaki yazılara biraz bakındım.

İyi güzel hoş da, bu Müslüman Kardeşler grubu Mısır'da çok fazla etkiliymiş.. Hareket bir çok defa şiddetle bastırılmış, mensupları idam edilmiş, etkisizleştirilmiş.

Son zamanlarda tekrar güçlenip bağımsız olarak girdikleri seçimlerde dahi, parlamentoya 88 kişi sokmayı başarmışlar.

Otoriter sistemden rahatsız olan muhaliflerin İslami kesime yakınlaştığı da biliniyor.. Peki ya ikinci İran vakası olursa ne olacak?

Bence ABD bölgede ikinci bir İran'a izin vermez.. Gerekirse kendi girer bölgeye ve işi bitirir.

Sanırım Tunus'ta bu şekilde güçlü bir İslami hareket bulunmuyor.

Sangre 29-01-2011 01:19

Şu linke de bakmakta fayda var.

sargon 29-01-2011 02:22

Arap ülkelerinin bircogunda islami partiler muhalefet hareketleri icinde daha örgütlü tabii ki. Misir'daki Müslüman Kardesler Orgütü oldukca eski ve tecrübeli bir örgüt. Elbette ki bir özgürlük ortaminda Müslüman Kardeslerin hizla iktidara gelme sansi var.

Ancak olayin önemli olan yani bence orda degil. Onlarca yildir diktatörlerin sultasinda kalan bir Arap dünyasi var. Bu diktatörlerin cogu da Arap Milliyetciligine yaslanarak ayakta kalmayi basariyorlardi. Ama artik özgürlüklerin kisilmasi, yoksulluk ve yolsuzluklar öyle bir düzeye ulasti ki, insanlar ideolojik ve askeri yollarla tutulamaz oldular. Bu sürecten sonra islami yada baska bir tür diktatörlük kurmaya heveslenenler yine olacaktir. Sonucta demokrasi kültürünün güclü olmadigi bölgelerden bahsediyoruz. Ancak bütün olasi iktidarlar bundan böyle halki gözönüne almak zorunda kalacaklardir. Elbette ki kendiliginden patlayan böylesi eylemler belli bir süre devam edip sonra söner. Orgütlü olan gücler sürece agirliklarini koyarlar. Buna karsin Arap dünyasi cok önemli bir deneyim elde etmis oldu. Hicbir degeri olmadigini düsünmeye alismis olan kitleler, belki de ilk olarak aslinda kendilerinin bir gücü oldugunu farketmis olacaklar.

Ben bunun önemli oldugunu düsünüyorum. Benzer bir süreci aslinda daha hafif bir bicimde Türkiye ve Arjantin de 2001'de yasamisti. Türkiye'de de o zaman esnaf sokaga cikmisti, kendiliginden patlayan eylemler olmustu. Iktidar partileri olan DSP, ANAP ve MHP 2002'deki secimde yüzde 1, yüzde 2 falan oy aldilar. AKP daha yeni kurulan bir parti olmasina karsin, öne firlayip tek basina hükümete yerlesti.

Arap dünyasinda belki de secimlerin yapilmaya basladigi bir sürece girilecek. Muhtemelen Arap dünyasi Bati'ya daha cok acilacak. Zaten iletisim devrimi bütün engellemelere ragmen Arap dünyasina sizmis durumda. Arap ülkelerini dünyanin geri kalanindan ayiran politikalar degisir ve yalitilmisliklari kirilirsa önümüzdeki 10-20 yil icinde Arap dünyasinda Türkiye'deki gibi degisimlerin olmasi mümkün.

Bütün bunlara karsin su anda daha acil bazi sorunlar oldugunu düsünüyorum. Tabii ki, islerin nasil gelisecegini kestirmek mümkün degil. Ancak Mübarek rejimi Tunus gibi kolay devrilebilecek bir rejim olmayabilir. Zaten polisin tavri sertlesmis durumda ve galiba sokaga cikma yasagi ilan edilmis durumda. Böyle bir sürec devam ederse muhtemelen daha radikal hareketlerin büyüme sansi olur. Radikal hareketler icinde de islamci hareketlerin gelismesi en olasi durum. Olabilecek kötü bir senaryo bu, ama akla cok yatkin geliyor.

Khan 29-01-2011 03:36

Tunus bütün Kuzey Afrika ve Arap diyarına öncü oldu. Diktatörlüklerin hepsi tam anlamıyla yıkılacakmı bilemiyorum ama bu sene yakın çevrede ki bütün ülkelerde bu durumun etkisi sürecek gibi geliyor.

İran'a bu durumun bulaşacağını, bulaştığı takdirde başarıya ulaşılacağını düşünmüyorum. Zaten geçen senelerde isyanlar gerçekleşti ama İran bunlara taviz vermeyecek kadar güçlü ve otoriter bir devlet.

Sangre 29-01-2011 11:53

Farklı bir yorum için;

Araplar kaosta, İran sükûnetini koruyor

zahit 30-01-2011 00:39

tuzu kurular konusuyorlar?
 
kimileri güvercinler-kiminiz özgürlükcüler-öbürleri libosizimler-vs vs vs.
benim sizlere sözüm yok gencler-12 eylül fasist cuntanin,egitimleriyle insanligi unutturulmus idolejilerinle-yetistiginiz icin hayata tek bir pencereden baktirildiginiz icindirki-dünyada oynanan kirli oyunlari
ne yaziktirki böyle yorumlar oluyorsunuz-diyeceklerim cok amma anliyanlara
gercekler yoldasiniz olsun.

kaanuni 30-01-2011 20:54

Economist'te Tunus ile ilgili geçen hafta aydınlatıcı bir yazı vardı. Bir de eski bir karikatürden örnek vermişler, çok hoşuma gitti:

Tunuslu şişmanca, sağlıklı bir köpek Cezayir'e gidiyor. Orada sıska ve halsiz bir cezayirli köpek ile karşılaşıyor. Cezayirli soruyor, "Neden geldin buraya?" Tunuslu cevap veriyor, "Havlamaya geldim."

Bence bu hareketlerden korkmamak gerekir. Anladığım kadarıyla Mısır'da Müslüman Kardeşler resmi olarak gösterilere katılmıyor (en çok baskı gören oluşum oldukları için, eğer Mubarrak galip gelirse sonuçlardan korkuyorlar). Üyelerine isterseniz kişisel olarak katılabilirsiniz demişler ve tabiki de gösterilerde, şeriatçı insanlar da yer alıyor.

Tek boyutlu olaylar değil bunlar. Bizde de olduğu gibi İslamcılar ve Faşistler arasında bir kavga olarak görmek olayı fazla basitleştirmek olur. Protestocuların sağ duyusunu gösteren kısa bir anektod: Yağmacılar arkeoloji müzesine girmeye çalışmış, protestocular etrafında etten duvar örüp girmelerini engellemiş.

Lübnan'daki durum hakkında yeterince bilgim yok. Ne Almanca, ne İngilizce ne de Türkçe medyada doğru düzgün anlatılmıyor; garip bir sessizlik var. Ama buradaki durum, isyanlar'ın Suriye'ye yayılmasına bağlı bence.

Tunus'ta halen yeni (ve hilesiz) seçimler yapılmadı. Tunus'ta ve Mısır'da da bu olmadan olayaların durmasına pek ihtimal vermiyorum. Ben oldukça umutluyum. Sadece yağmacılar üzüyor beni. Darısı İran'ın ve Suriye'nin başına diyorum.

Termo 30-01-2011 20:55

"İyice bir durulsun ortalık, kime yarıyor bu durum bir bakalım" derim.

kaanuni 30-01-2011 22:33

Alıntı:

Termo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 361160)
"İyice bir durulsun ortalık, kime yarıyor bu durum bir bakalım" derim.

De bakalım. Ben insanlığa, özellikle orada yaşayan ve yaşayacak olan insanlara yarıyor derim. İsrail'e yaramadığı kesin. Mubarak İsrail'in tek dostu. Gaza sırf İsrail değil, Mısır tarafından da izole ediliyordu. Mubarak ayrıca Amerika'nın da desteklediği bir diktatör. Çin mi var sizce arkasında? Tunus'un plajlarının peşindeler belki, ne dersiniz? Aklınızı paranoya bürümesin, bazen orta kesim kendiliğinden de ayaklanır. Tarihte çok örneği vardır. Mesela Fransız devrimi.

naper 31-01-2011 10:22

Alıntı:

Termo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 361160)
"İyice bir durulsun ortalık, kime yarıyor bu durum bir bakalım" derim.

Arkadaşım tebrik ederim!Mükemmel bir soru, mükemmel bir yaklaşım!
Olaylar durulsun ve kime yarıyor bu durum bir bakalım.
Ben de şu an kafam karışık şekilde garip olayları inceliyorum.22 yıldır dışarıdaki elemanların tekrar dönmesi filan bana başka başka olayları hatırlatıyor.Nedense hedefin iran olduğunu düşünüyorum.Umarım yanılırım...
Yukarıdaki soru olayı çorap söküğü gibi ortaya dökecektir...

naper 31-01-2011 10:27

Alıntı:

kaanuni´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 361183)
De bakalım. Ben insanlığa, özellikle orada yaşayan ve yaşayacak olan insanlara yarıyor derim. İsrail'e yaramadığı kesin. Mubarak İsrail'in tek dostu. Gaza sırf İsrail değil, Mısır tarafından da izole ediliyordu. Mubarak ayrıca Amerika'nın da desteklediği bir diktatör. Çin mi var sizce arkasında? Tunus'un plajlarının peşindeler belki, ne dersiniz? Aklınızı paranoya bürümesin, bazen orta kesim kendiliğinden de ayaklanır. Tarihte çok örneği vardır. Mesela Fransız devrimi.

Genellikle orta kesim ayaklandığında özgün ve daha önceden sahnede olmayan lider/liderler ortaya çıkar.
Düşünelim ki ülkemizde aynı durum oluştu, bir de baktık ki güncel hükümet gitmiş, tansu, yılmaz, demirel yönetimde...:confused:
Kıllanırım!

Daha tunustaki olaylar yeni patlak verdiğinde, batı basınındaki -ısrarla- domino etkisi söylemi de enteresan!
Dominonun sonu iran, bu çok açık...
Umarım siz haklısınızdır ve buna inanın çok sevinirim...

sargon 31-01-2011 10:44

Misir'da protesto gösterileri, ayaklanmaya ve artik bir devrime dönüsmüs durumda. Mübarek'in daha fazla diretmesi mümkün olamayacak gibi. Acikcasi kitle hareketinin bu boyuta ulasabilecegini tahmin etmiyordum. Bu hareket birkac gün icinde yavaslar ve sonrasinda sert bir darbe yiyebilir diye korkuyordum. Muhtemelen Müslüman Kardesler de kitle hareketine fazla güvenmiyorlar ve evlerinde oturuyorlardi. Ama öyle olmadi. Kitle hareketi durulmadi, tersine giderek yayildi. Polis kontrolü tamamen kaybetti, ordu devreye girdi. Mübarek'in yaninda olmasina ragmen, halka karsi sert davranmaktan da kaciniyor.

ABD, Mübarek'e simdiye kadar verdigi destegi geri cekmek durumunda kalacak gibi görünüyor. Suudi Arabistan ve Kuveyt disinda Mübarek'in pek bir destegi kalmadi. Türkiye de nihayet Mübarek'e verdigi destegi geri cekiyor. Muhtemelen ABD-Türkiye isbirligi ile Arap dünyasinda yeni rejimler dogacak. Hosgeldin Baradey.

Bu devrimin en sevindirici yanlarindan biri de bence sudur. Gerci Arap dünyasinda artik diktatörlükler bitiyor, ama henüz bir demokrasi deneyimi olmadigi icin bazi yerlerde neo diktatörlükler olabilir. Yine de artik bundan sonra halk hesaba katilmak zorunda kalacak. Arap ülkelerinden daha ileri bir demokrasiye sahip olan Türkiye icin ise artik diktatörlük isteyen kesimlere birer ucube gözüyle bakilacaktir. Türkiye'de de diktatörlük egilimin güclü oldugunu, ama son yillarda zayifladigini düsünüyorum, en azindan 1999'dan sonra yapilan girisimler basarili olamamisti. Bundan sonra bu sans tümüyle ortadan kalkmis durumda. Elveda Türk diktatörseverleri.

Sangre 31-01-2011 13:10

Bundan önce ortadoğu konusunda çok fazla bilgim yoktu.. Son bir kaç gündür bu olaylar üzerine okumalar yapınca düşüncelerim şekillendi.

Anladığım kadarıyla, çeşitli Batı ülkelerinin sömürgesi konumunda bulunan ortadoğu ülkeleri, bağımsızlıklarını kazandıktan sonra Türkiye örneğinde olduğu gibi asker destekli milliyetçi, otoriter ulus-devlet modernleşmesine giriştiler.. Bu dönemde bölgede artan milliyetçilik ve Batı/Kapitalizm karşıtlığı, önce ülkeleri Sovyetlere yakınlaştırdı.. Daha sonra ise Sovyetlerin dağılmasından sonra, Arap milliyetçiliği politikası devam etmekle beraber diktatörler Batı'ya yanaştılar.. Ve ABD'nin çıkarlarını gözetmeleri şartıyla ülkelerdeki diktatörlükler pekişti ve siyasal islamcı/liberal/sosyalist muhalifler kanlı bir şekilde etkisizleştirildi.

ABD'nin müttefiği konumundaki diktatörlerin içine düştüğü bu durum, öncelikli olarak ABD'yi, daha sonra ise İsrail'i zor durumda bıraktı.. Bu bölgelerde yerleşik bir demokrasi kültürü olmadığı için, ilerde yapılacak olası bir çoğulcu seçimde siyasi İslamcıların başa gelmesi büyük bir ihtimal olarak duruyor.

Sanırım herkes diktatörlüklerin düşmesini, halkın siyasi yaşamı eline almasını olumlu olarak karşılıyor.. Şimdi ortada 2 farklı durum var;

Bu ülkelerde iktidarı ele alacak İslami partiler, Türkiye örneğinde olduğu gibi 'ılımlı' bir siyaset izleyip, kendilerine özgü yeni bir modernleşmenin önünü mü açacaklar, yoksa geçmişte çok benzer bir örnek olan İran'daki gibi yeni bir baskı rejimine mi girecekler?

Bence Diktatörlüklerin yıkılacağı artık aşikar.. ABD'nin müdahale edeceğini de pek ihtimal vermiyorum.. Sürecin 1. örnekteki gibi olmasını istemekten başka çare yok diye düşünüyorum.

Bir de okuduğuma göre, son dönemde Müslüman Kardeşler örgütü de ılımlı bir politika izliyormuş.. Demokrasinin kendileri için ne kadar önemli olduğunu baskı rejiminde iyice anladıklarını düşüyorum.. Bu yüzden bölge ülkelerinin Türkiye'yi örnek almaktan başka çareleri yok gibi gözüküyor.. Aksi halde yine kaybeden kendileri olacaktır.

kaanuni 31-01-2011 14:31

Alıntı:

naper´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 361224)
Genellikle orta kesim ayaklandığında özgün ve daha önceden sahnede olmayan lider/liderler ortaya çıkar.
Düşünelim ki ülkemizde aynı durum oluştu, bir de baktık ki güncel hükümet gitmiş, tansu, yılmaz, demirel yönetimde...:confused:
Kıllanırım!

Daha tunustaki olaylar yeni patlak verdiğinde, batı basınındaki -ısrarla- domino etkisi söylemi de enteresan!
Dominonun sonu iran, bu çok açık...
Umarım siz haklısınızdır ve buna inanın çok sevinirim...

Kısa vadede bu olaylar sadece Mısır'da dış güç olarak sadece İran'a yarayabilir. Kısa vadede diyorum, çünkü Irak'ta da başta İran'ın büyük etkisi vardı ama şu aralar İran'la çok yakın ilişkide olmak Irak'lı bir politikacı için (Şii de olsa) artıdan çok eksi getiriyor. Ne Tunus'ta ne de Lübnan'da İran'ın elinin olması mümkün değil. Zaten Lübnan'daki olaylar İran'a karşı.

Tunus'ta kanıtlanan ve dolayısı ile yaygınlaşan olgu, halkın diktatörlerini devirebildiğidir. İzlediğimiz şey bu fikir'in yayılması ve çeşit çeşit, birbirlerine hiç benzemeyen grupların cesaretlenmesi. Diktatörlerin devirelebildiği olgusu, eski diktanın yerine yenisinin gelmesini de zorlaştıracak. Zaten ilk tepki olarak bu ülkelerde, sandalye kapmaca oynu gibi, eski liderler bir değiş dokuş edildi, yeni kimse gelmedi. Ama zaten o yüzdendir ki hala ayaklanmalar bitmedi. Taze ve şikesiz seçimler olmadan da kolay kolay bitmezler.

Kilit nokta Suriye, bunu tekrarlamak isterim. Suriye'ye de yayılırsa bu olaylar, çok büyük bir değişim göreceğiz Arap ülkelerinde. Ancak bundan maalesef çok ümidim yok.

ahura mazda 31-01-2011 23:49

İlk önce belirtmek isterim ki amerika ve israil kesinlikle şu an Mısır'da olanları destekliyor,destekliyor olmasa bu kadar medya da yer almaz liberal medyanın tümü bu noktaya endeksli ve kesinlikle halkı gazlıyorlar ve her kesime ulaşmayı hedefliyorlar her telden çalacak bir alt mesaj veriyorlar ki isyana tüm dünya dan belli ölçekte bir destek gelsin.

"Peki Hüsnü Mübarek neden indiriliyor bu adam İsrail ve Amerika yanlısı onların güdümünde bir politika izlemiyor muydu zaten ?" Diye soracak olursanız ,Evet izliyordu ancak süresi doldu diyebilirim tıpkı Saddam gibi.Hedef İran ben açıkcası Irak'tan sonra İran'ı iç politika ile ve ekonomi ile yıpratılacağını düşündüm ki denediler ama Humeyni rejimi kendi içinde çok kapalı bir rejim olduğu için olmadı.(yazın olanları ve seçim olaylarını hatırlıyorsunuzdur ki medyanın desteği yine inanılmazdı.) E hali İran ile bir sıcak bir savaş şu hadde de düşünülemez çünkü hem ekonomiye sekte vurur hem kontrolü zayıflatır hemde orada hiç bir şirket ne olacağını bilmeden yer almak istemez,o yüzden ilk önce Ortadoğu'nun ve islam coğrafyasının şekli değiştiriliyor yani tam anlamı ile İran yalnız kalacak gibi görünüyor.Ancak tüm bu olaylarda Suudi Arabistan'da ne olacağını çok merak ediyorum hala monarşı ile yönetilen bir ülke yani
neler olacak asıl nokta burada İran'da bile demokratik olmasa da bir seçim var ancak Suudi Arabistan'da seçimin s si bile yok kral ve sülalesi ne derse o oluyor.

Beni endişelendiren nokta tabii ki katı rejimlerin yıkılması değil gelecek olan sistemin tüm bu coğrafya da yaratacağı etkidir.Ciddi anlamda çok olumsuz etkiler de yaratabilir ama olumlu etkileri olan bir düzende gelebilir bunu ancak tunus da ki ve mısır'da ki olaylar durulduğunda anlayabileceğiz sanırım.

ahmetaltan 01-02-2011 12:30

Konuya parelel bir konu olması nedeniyle Burada açtığım topic tede devam edilebilir sanırım.

sargon 01-02-2011 13:29

Radikal'de yayinlanan su haberdeki görüntüleri izlediniz mi?

Bu görüntüler 'Kıyamet' koparır



Mübarek rejiminin isi bitti. Bugün 1 milyon kisi bekleniyor. Merakla bekliyorum.

TurkceRap 01-02-2011 18:01

Alıntı:

sargon´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 360853)
Arap ülkelerinin bircogunda islami partiler muhalefet hareketleri icinde daha örgütlü tabii ki. Misir'daki Müslüman Kardesler Orgütü oldukca eski ve tecrübeli bir örgüt. Elbette ki bir özgürlük ortaminda Müslüman Kardeslerin hizla iktidara gelme sansi var.

Ancak olayin önemli olan yani bence orda degil. Onlarca yildir diktatörlerin sultasinda kalan bir Arap dünyasi var. Bu diktatörlerin cogu da Arap Milliyetciligine yaslanarak ayakta kalmayi basariyorlardi. Ama artik özgürlüklerin kisilmasi, yoksulluk ve yolsuzluklar öyle bir düzeye ulasti ki, insanlar ideolojik ve askeri yollarla tutulamaz oldular. Bu sürecten sonra islami yada baska bir tür diktatörlük kurmaya heveslenenler yine olacaktir. Sonucta demokrasi kültürünün güclü olmadigi bölgelerden bahsediyoruz. Ancak bütün olasi iktidarlar bundan böyle halki gözönüne almak zorunda kalacaklardir. Elbette ki kendiliginden patlayan böylesi eylemler belli bir süre devam edip sonra söner. Orgütlü olan gücler sürece agirliklarini koyarlar. Buna karsin Arap dünyasi cok önemli bir deneyim elde etmis oldu. Hicbir degeri olmadigini düsünmeye alismis olan kitleler, belki de ilk olarak aslinda kendilerinin bir gücü oldugunu farketmis olacaklar.

Ben bunun önemli oldugunu düsünüyorum. Benzer bir süreci aslinda daha hafif bir bicimde Türkiye ve Arjantin de 2001'de yasamisti. Türkiye'de de o zaman esnaf sokaga cikmisti, kendiliginden patlayan eylemler olmustu. Iktidar partileri olan DSP, ANAP ve MHP 2002'deki secimde yüzde 1, yüzde 2 falan oy aldilar. AKP daha yeni kurulan bir parti olmasina karsin, öne firlayip tek basina hükümete yerlesti.

Arap dünyasinda belki de secimlerin yapilmaya basladigi bir sürece girilecek. Muhtemelen Arap dünyasi Bati'ya daha cok acilacak. Zaten iletisim devrimi
bütün engellemelere ragmen Arap dünyasina sizmis durumda. Arap ülkelerini dünyanin geri kalanindan ayiran politikalar degisir ve yalitilmisliklari kirilirsa önümüzdeki 10-20 yil icinde Arap dünyasinda Türkiye'deki gibi degisimlerin olmasi mümkün.

Bütün bunlara karsin su anda daha acil bazi sorunlar oldugunu düsünüyorum. Tabii ki, islerin nasil gelisecegini kestirmek mümkün degil. Ancak Mübarek rejimi Tunus gibi kolay devrilebilecek bir rejim olmayabilir. Zaten polisin tavri sertlesmis durumda ve galiba sokaga cikma yasagi ilan edilmis durumda. Böyle bir sürec devam ederse muhtemelen daha radikal hareketlerin büyüme sansi olur. Radikal hareketler icinde de islamci hareketlerin gelismesi en olasi durum. Olabilecek kötü bir senaryo bu, ama akla cok yatkin geliyor.



Mubarek, Abd.nin desteğini alarak bu işten sıyrılacak gibi, Bunda muhalefette İslamcı yapılanmaların olmasının payı olabilir, Buna karşın Tunus'ta ise muhalefetten yana olabilirler.

Başka bir başlıkta, Dünya gidiyor Mersine, Biz gidiyoruz tersine demiştim, Arab dünyasındaki çözülme eğilimine karşılık biz de tam tersi bir gidişat söz konusu ve özellikle genç nesil uyanıp harekete geçmezse, seçimlere yeterince katılım göstermezse, Biz önümüzdeki yıllarda Arabları demokrasi örneği olarak göstermeye başlayacağız sanırım.

Esas beni şaşırtan İranda hale hazırda var olan muhalefetin bu ayaklanmalardan doğrudan etkilenmemiş olmasıdır.

kharon 01-02-2011 19:29

Alıntı:

ahura mazda´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 361289)
Ancak tüm bu olaylarda Suudi Arabistan'da ne olacağını çok merak ediyorum hala monarşı ile yönetilen bir ülke yani
neler olacak asıl nokta burada İran'da bile demokratik olmasa da bir seçim var ancak Suudi Arabistan'da seçimin s si bile yok kral ve sülalesi ne derse o oluyor.

sn.ahura mazda,

Suudi Arabistan'da neler olacağını bende merak etmekteyim, petro-dolar sistemi devam ettiği sürece Suud ailesinin iktidarı garanti gibi görünüyor, bildiğim kadarıyla aralarında böyle bir anlaşma var.

Saygılarımla

sargon 01-02-2011 19:50

Mübarek'in artik siyrilmasi mümkün degil. Bugün Tahrir meydaninda 2 milyon kisi toplanmis. Mübarek'in cekip gitmesi sadece bir zaman sorunu. Suudi krali disinda bütün desteklerini kaybetmis durumda zaten.

Arap dünyasinin anahtari Misir'dir. Suudi Arabistan ve Iran'da pek bir sey olacagini sanmiyorum. Yemen, Libya ve Suriye'de degisimler olabilir. Bunun her zaman devrim seklinde olmasi da sart degil, bazi rejimler yeni sürece daha agir da gecebilirler.

kaanuni 01-02-2011 20:46

Suriye'de anladığım kadarıyla Assad olaylar oraya da yayılmadan reformları hızlandırmaya çalışıyor.

walla 01-02-2011 22:37

Adamın adı Mehmet Kel imiş, herkes dalga geçtiğinden isim değiştirmek için mahkemeye müracat etmiş. Hakim sormuş: Neden adını değiştirmek istiyorsun? efendim demiş bizimkisi benle kel memet diye alay ediyorlar ondan değiştirmek istiyorum adımı demiş, hakim uygun bulmuş, tamam yeni adın ne olsun? Ahmet olsun efendim demiş bizim kel.

Arap 100 defa diktatörünü değiştirsede kaderi değişmez, dinini değiştirmedikten yada laik olmadan demokrasi ile tanışamaz.

dark planet 02-02-2011 00:49

bu esad çok akıllı adam. yangını gördü eve sıçramasını beklemiyor.
oysa çoğu zaman iş işten geçtikten sonra böyle adımlar atılır.

kaanuni 03-02-2011 03:38

Alıntı:

dark planet´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 361456)
bu esad çok akıllı adam. yangını gördü eve sıçramasını beklemiyor.
oysa çoğu zaman iş işten geçtikten sonra böyle adımlar atılır.

Aslinda, gec kalmis da olabilir. Cuma gunu orada da protestolar baslayacak. Tunus, Misir, Lubnan, Yemen, Cezayir, Urdun, Suriye, ne kaldi ki geriye? Suudi Arabistan, Oman. Emirlikler ve Katar saglam. Bunlarin disinda butun Arap dunyasi ayakta. Ancak su aralar medya Misir'a konsantre olmus durumda.

-------------

Bu Amerika'nin isi diyenler yaniliyor. Clinton Misir'daki olaylarin basinda refleksif olarak Mubarrak'i destekledi; ancak iki gun sonra cark etti. Sonra Beyaz Saray Mubarrak'a bir dahaki secimlere katilmamasini soyledi. Mubarrak televizyona cikti, Eylul'de secimlere katilmayacagini soyledi. Gostericiler, hem Musluman Kardesler, hem de Misir da olaylari alevlendiren demokrat genclik grubu (ismini unuttum simdi), kabul etmedi; bugun Kahirede bir milyon, Misir genelinde iki milyon kisi toplandi.

Tahir meydanindaki kalabaliga sivil polisler ve Mubarrakcilar at ve deve ustunde ellerinde kirbaclar ile daldilar. Simdi Kahire muzesinin bir kismi yaniyor; Mubarrakcilar baslatmis. Obama televizyona cikti ve gecisin eylul'de degil, en yakin zamanda olmasini istedi.

Kisacasi her adimda yavas yavas desteklerini cektiler Mubarrak'tan. Mubarrak, Saddam Huseyin ile kiyaslanamaz. Mubarrak Amerika ne istediyse hep yapti; Saddam ancak Kuveyt'i isgal ettikten sonra gozlerinden dustu. Amerika bir yuzyil boyunca utanmadan sikilmadan diktatorlerle isine geldiginde isbirligi yapti; simdi mi degistirecek politikasini?

Dun Daily Show seyrediyordum; polislerin kullandigi goz yasartici gaz tuplerinin ustunde made in USA yaziyormus. Mubarrak ve Urdun krali Amerika'nin adamlari. Amerika ve Israil icin kabus bu olanlar; olaylarin Suudi Arabistan'a sicrama olasiligi var. Amerika sadece Iran devrimindeki hatasini tekrarlamak istemiyorlar; bu sefer demokratlari destekleyecekler. Misir'da Al Baradai'nin sansi buyuk, Urdun Krali muhtemelen sadece sembolik bir rol oynayacak.

Calidan, copten, sundan, bundan barikatlar yapiliyor; halk kendi guvenligini kendileri guvene aliyor; check pointlar kuruyorlar. Harbi harbi devrim Arabistan'da olanlar.

TurkceRap 03-02-2011 14:00

Alıntı:

kaanuni´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 361613)
Aslinda, gec kalmis da olabilir. Cuma gunu orada da protestolar baslayacak. Tunus, Misir, Lubnan, Yemen, Cezayir, Urdun, Suriye, ne kaldi ki geriye? Suudi Arabistan, Oman. Emirlikler ve Katar saglam. Bunlarin disinda butun Arap dunyasi ayakta. Ancak su aralar medya Misir'a konsantre olmus durumda.

-------------

Bu Amerika'nin isi diyenler yaniliyor. Clinton Misir'daki olaylarin basinda refleksif olarak Mubarrak'i destekledi; ancak iki gun sonra cark etti. Sonra Beyaz Saray Mubarrak'a bir dahaki secimlere katilmamasini soyledi. Mubarrak televizyona cikti, Eylul'de secimlere katilmayacagini soyledi. Gostericiler, hem Musluman Kardesler, hem de Misir da olaylari alevlendiren demokrat genclik grubu (ismini unuttum simdi), kabul etmedi; bugun Kahirede bir milyon, Misir genelinde iki milyon kisi toplandi.

Tahir meydanindaki kalabaliga sivil polisler ve Mubarrakcilar at ve deve ustunde ellerinde kirbaclar ile daldilar. Simdi Kahire muzesinin bir kismi yaniyor; Mubarrakcilar baslatmis. Obama televizyona cikti ve gecisin eylul'de degil, en yakin zamanda olmasini istedi.

Kisacasi her adimda yavas yavas desteklerini cektiler Mubarrak'tan. Mubarrak, Saddam Huseyin ile kiyaslanamaz. Mubarrak Amerika ne istediyse hep yapti; Saddam ancak Kuveyt'i isgal ettikten sonra gozlerinden dustu. Amerika bir yuzyil boyunca utanmadan sikilmadan diktatorlerle isine geldiginde isbirligi yapti; simdi mi degistirecek politikasini?

Dun Daily Show seyrediyordum; polislerin kullandigi goz yasartici gaz tuplerinin ustunde made in USA yaziyormus. Mubarrak ve Urdun krali Amerika'nin adamlari. Amerika ve Israil icin kabus bu olanlar; olaylarin Suudi Arabistan'a sicrama olasiligi var. Amerika sadece Iran devrimindeki hatasini tekrarlamak istemiyorlar; bu sefer demokratlari destekleyecekler. Misir'da Al Baradai'nin sansi buyuk, Urdun Krali muhtemelen sadece sembolik bir rol oynayacak.

Calidan, copten, sundan, bundan barikatlar yapiliyor; halk kendi guvenligini kendileri guvene aliyor; check pointlar kuruyorlar. Harbi harbi devrim Arabistan'da olanlar.



Sözlerinizin çoğuna katılsam da, Ben Arab dünyasındaki bir çözülmenin zaten istenen birşey olduğunu düşünüyorum.

Ben öyle düşünüyorum ki, Ortadoğudaki bütün teokratik yönetimler önümüzdeki 20-30 yılda ya yıkılacak ya Sembolik hale gelecek, Her ne kadar bu ayaklanmalardan etkilenmedi gibi görünse de, en büyük değişimin İranda olacağını düşüüyorum.

Türkiye bu değişimden ne derece etkilenir bilinmez, fakat, Bence Amerika Türkiyede Akp.yi destekleyerek çok büyük strateji hatası yaptı.

Türkiyenin genç nufusu çok fazla, Gençler daha serbest bir yapı istiyorken, daha çok Orta yaş ve üzerinden destek alan Muhafazakar tabanlı bir partiye güvenmek çok büyük bir hata oldu.

Araplara dönecek olursak, Mübarek seçimlere katılmayacağını açıklamasına rağmen, Muhalefet eylemlere devam edeceğini söyledi.

ardamert 03-02-2011 14:49

türkiyede pek bir çözülme olacağını düşünmüyorum.
araplar pek birbirlerini tutmuyorlar
yani durumları ortada.

TurkceRap 03-02-2011 15:06

Alıntı:

ardamert´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 361657)
türkiyede pek bir çözülme olacağını düşünmüyorum.
araplar pek birbirlerini tutmuyorlar
yani durumları ortada.



Türkiyede hale hazırda bir çözülme var zaten, ama, Gençler Seçimlere katılıp Özellikle rakip partilere yeterince oy vermezse, boşa gidecek ve Biz Az da olsa var olan Özgürlüklerimizin de arkasından mendil sallamaya devam edeceğiz.

ardamert 03-02-2011 15:35

dediğiniz gibi bir çözülme olduğunu sanmıyorum.
tersine bir çözülme var.
olmak zorunda aslında.

TurkceRap 03-02-2011 16:04

Alıntı:

ardamert´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 361663)
dediğiniz gibi bir çözülme olduğunu sanmıyorum.
tersine bir çözülme var.
olmak zorunda aslında.



Bahsettiğim Tanzimattan günümüze devam eden Toplumsal çözülme, Genç nufusa bakarsanız, Bir önceki nesille arasında değer yargıları bakımından da birçok farklı konuda da uçurum olduğunu görürsünz, Kastettiğim buydu.

işte bu yüzden akp.yi yanlış yatırım olarak görüyorum.

Umarım bu seçimde Birçok genç özellikle sandığa gider, Çünkü Akp.nin yasakçı zihniyetinin zararı en çok biz gençlere dokunuyor.

Khan 04-02-2011 00:58

Alıntı:

TurkceRap´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 361669)
Bahsettiğim Tanzimattan günümüze devam eden Toplumsal çözülme, Genç nufusa bakarsanız, Bir önceki nesille arasında değer yargıları bakımından da birçok farklı konuda da uçurum olduğunu görürsünz, Kastettiğim buydu.

işte bu yüzden akp.yi yanlış yatırım olarak görüyorum.

Umarım bu seçimde Birçok genç özellikle sandığa gider, Çünkü Akp.nin yasakçı zihniyetinin zararı en çok biz gençlere dokunuyor.

Gençler tamamen ailelerinin etkilerinde sayılırlar.
Ve siyasetle ilgilenmeyen gençlerde seçimleri umursamıyor bile.

dark planet 04-02-2011 01:19

amerika için önemli olan kişiler değil, kendı çıkarlardır. mübarekten sonra kim gelirse gelsin ama abd nin söylediklerini yapsın yeter.
hangi kanalı açsam bu mısır tartışması dönüyor.bıktım artık.. ülkede ne olup bitiyo kimsenin umrunda değil..

TurkceRap 04-02-2011 13:33

Alıntı:

eRkistreet´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 361795)
Gençler tamamen ailelerinin etkilerinde sayılırlar.
Ve siyasetle ilgilenmeyen gençlerde seçimleri umursamıyor bile.


Bir insanın kendine dokunan zararı görebilmesi için siyasetle ilgilenmesi gerekmez, Ailelere gelince, Söylediğiniz bir bakıma doğru olsa da, Sandık başında kim kimi denetleyecek, Gençlerin çoğu dilediğini yapmak istiyor, yaşamına karışılmasını istemiyor.

Kaldı ki Ben bu Seçimde, Seçimlere katılımın bir nebze de olsa artabileceğini düşünüyorum, Ben de mesela daha önce iki yerel, 1 genel seçime gitmedim.

ama Bu Sefer TANRI'dan bir mani çıkmazsa kesinlikle katılacağım, Çünkü olanlar umursanmayacak gibi değil.

naper 04-02-2011 14:15

Alıntı:

TurkceRap´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 361857)
Sandık başında kim kimi denetleyecek

Hem de nasıl denetleniyor bir bilsen....

TurkceRap 04-02-2011 14:32

Alıntı:

naper´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 361864)
Hem de nasıl denetleniyor bir bilsen....


NE yapacak Hocam, Ailen gelip başında mı bekleyecek hangi partiye oy atıyorsun diye?


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:44 .