Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Evrim (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=20)
-   -   Evrimin Kanıtları - Geçiş Türleri (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=23887)

Natan 28-03-2011 02:52

Evrimin Kanıtları - Geçiş Türleri
 
Gerek TD sitemizde gerekse diğer platformlarda yaratılışçıların sık sık dile getirdiği bir konudan bahsetmek istiyorum.Yaratılışçılar ısrarla türleşmenin mümkün olmadığını,mikro evrimin olabileceğini fakat bunun bir sınırları olduğunu en nihayetinde evrimde geçiş türlerinin ve fosillerinin bulunmadığını iddaediyorlar..

Halbuki canlıların sudan karaya geçtiklerini gösteren,balıkla dört ayaklı sürüngenler arasında yer alan balık-sürüngen karışımı pek çok türün fosilleri bulunmuştur.Yaratılışçıların,canlıların şimdiki halleriyle birlikte yaratıldığı ve hiç değişmediği yönündeki iddaların hiç bir geçerliliği bulunmadığını dilim döndüğünce göstermeye çalışacağım.
"Balıklar ile amfibyumlar,amfibyumlar ile sürüngenler,sürüngenler ile memeliler arasında ve pirimatların soy hattında o kadar çok geçiş türü/ara-form bulundu ki bir çok durumda bir türün başka bir türe tam olarak ne zaman dönüştüğünü belirlemek zor." ABD'deki Ulusal Bilimler Akademisi (NAS)



Sudan karaya geçişi yani balıklardan amfibyumlara evrimsel süreci fosil bulgularıyla kanıtlayan evrim teorisi,ne yazıkki bu konuda bilgisi olmayan heycanlı yaratılışçıların baskısına ve eleştirisine maruz kalıyor.Organizmaların bir bütün olarakdönüşmediği,ortama uyum sağlayacak bir düzenekte gelişim gösterdiği belirli bir süreçte evrildiği gerceğini unutmamak gerekir.Zaman faktörünü dikkate almak da bir o kadar önemlidir.

Yaratılışçıların türler arası geçiş fosillerine ilişkin saçma iddaları ne bilimsel ne doğrusal bir bakış açısı olup tamamiyle fantaziseldir.Olmadığını idda ettikleri geçiş türlerini göstermek de yine bize düşüyor.Yaratılışçıların ise, göstere -eceğimiz geçiş tür ve fosillerinin üzerinde biraz daha düşünmesi ve araştırması gerekir.


Balıklar ile Amfibyumlar arası Geçiş türleri


Panderichthys,380 milyon yıl önce Devoniyen Döneminde, Frasnian çağında yaşamış bir balık olup,lob yüzgeçli balıklarla karaya çıkma yetisine sahip tetrapodlar arasında önemli bir geçiş türü olarak yer edinmiştir.Türün en önemli ve dikkate değer özellikleri arasında,fizyolojik değişikliğini ifade eden bacaklar ve onları destekleyen göğüs ve leğen kemiğindeki eklem yapılarıdır.



Bilim insanlarının CT tarayıcısıyla yapmış olduğu incelemelerin bir önemli bulgusu ise yüzgeç iskelet yapısının uç kısmında belirginleşen kemik yapısıdır.Bu yapıyla birlikte,balık yüzgeçleriyle sürüngenler arasında önemli bir geçiş özelliği sergilemektedir.(1),(2)





Acanthostega ise ayırt edilebilir uzuvlara sahip ilk omurgalı canlılara örnek olup bir tetrapod cinsidir.Hem lob yüzgeç yapısına sahip olup hem de karaya adapte olmuş ve sudan kara geçişi gercekleştirebilen tetrapodlar arasında çok önemli bir geçiş türüdür.Gerek kafatası özellikleri gerekse parmak kemikleriyle kendisini bilim insanlığına hayran bırakır.(3) ,(4),(5)





Ichthyostega ;Yukarıda Acanthostega ile olan karşılaştırmayı incelemenizi ve araştırmanızı öneririm. Balıklar ile Amfibyumlar arasında önemli bir geçiş formu olup üst Devoniyen döneminde yaşadığı bilinmektedir.

Karşılaştırmada gördüğünüz gibi evrimsel bir olgu olup Acanthostega ile akrabadır ancak ondan farklı olarak kafatası özellikleriyle daha çok balığı andırmaktadır.Yani Acanthostega ile çok yakın bir evrimsel ilişkiye sahip olmasına rağmen çeşitli farklılıklar da göstermektedir.Bunlar arasında bazı özelliklerinden de kısaca bahsedelim;


Ichthyostega omuz,kalçadaki eklem yapısı ve güçlü kaburga sistemiyle daha yapılı bir formdur.
Bu da süreçte hayli bir gelişimi gösterir.Ayrıca arka uzuvlarında yapılan incelemeler yedi parmağının olduğunu göstermiştir.Bir diğer özelliği solunumu gercekleştirdiği akcigerlere sahip olmasıdır.Bu doğrultuda akcigerli balıklardan da bahsedebiliriz.

Güçlü omurga,ön ve arka uzuvları,kaburga ve kemik yapısı sudan kara geçişi sağladığını ve ara geçiş formu olduğunu şüpheye yer bırakmayacak biçimde kanıtlamaktadır. (6) , (7), (8)


(Henüz bahsetmediğimiz pek çok (geçiş) türün evrimini gösteren bir anatomik inceleme)

Yukarıda yer alan geçiş türleri ve fosilleri sadece bir kaçını oluşturmakta olup,çok sayıda geçiş türünün örnekleridir.Yaratılışçıların ve evrim teorisine ilgi duyan ,araştıran kişilerin dikkat etmesi ve incelmesini temenni ederek bu kısa çalışmaya ara veriyorum.

Umarım cahilce "evrimde geçiş türü yoktur" naraları atan,bilgiye ön yargıyla yaklaşmayı alışkanlık edinen bireyler,bu konuda daha fazla araştırma yapar ve kafalarındaki imana dayalı dogmalardan bir an önce sıyrulmayı başarabilirler.
Unutulmamalı ki bilimde dogma ve iman esasları yoktur.

Profesör Richard Dawkins'in de dediği gibi, "Evrim,güneşin sicaklığı kadar kesin bir gercektir" !..



Saygılarımla

Natan 28-03-2011 02:56

Başlığımızın yaratılışçılara net bir cevap niteliği kazanması için,sudan karaya geçiş türlerine ilişkin bilimsel temelde sizin de katkılarınızı bekliyor ve umuyorum.. Bu şekilde daha da zengin bir içerik kazanacak,bu konuda bir bilgi kaynağı olacaktır.



Saygılarımla

taylan 28-03-2011 20:42

Sayın Natan bu güzel ve bilgilendirici paylaşımınız için teşekkürler. Umarım kafasında bazı soru işaretleri olan arkadaşlarımıza yardımcı olabiliyoruzdur.

Yalnız tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum ki, bunu yaratılışçı arkadaşlar da mutlaka bilmeli. ARA FORM bilimsel bir terimdir. Bazı türler ara form olarak hayat sürmez. Bazı türler vardır, bir önceki türle bir sonraki tür arasındaki fenotibin homojen karışımını ihtiva eder. Biliminsanları bu türleri tanımlamak için ARA TÜR terimini kullanırlar. Oysa ki ara tür olarak adlandırılan türler de bağımsız türlerdir. Bu şekilde bir isimlendirme alışkanlığı, konuya yabancı kişileri bu canlılarda eksik bazı şeyler varmış algısına götürebiliyor bazen. Bir kere gezegendeki tüm türler ARA TÜR'dür.

Yalnız evrimsel süreci tanımlamak için bazı farklı özellikleri aynı bünyede eşit oranda barındıran canlılara ARA FORM ismi veriliyor.

Saygılar

Natan 13-05-2011 20:33

Pederpes : Fosili İskoçyada bulunan ve sudan karaya geçişte çok önemli bir yere sahip olan ilk karasal hayvandır. Kafatası ve kol, bilek, parmak ve omurgasıyla Karbonifer döneminde görülen karasal hayvanların bazı özellikleri ilkel tetrapodların bu gelişmiş türünde karışmış bir halde bulunduğu görülmektedir. Karaya adaptasyonunu sağlamasının yanında sualtında daha iyi çalışan bir işitme sistemi bulunmaktadır.

http://www.earthhistory.org.uk/wp-content/Pederpes.jpg

http://vertebresfossiles.free.fr/actu/img/pederpes1.gif

Kendinden önceki türlerden farklı olarak arka ayak şekli ve asimetrisi dikkat çekmektedir. Peltemsi bir yapıya göre karada daha rahat hareket edebilen asimetrik yapısı önemli geçiş özelliklerinden bir tanesidir.(9) Unutmadan söyleyelim, İskelet yapısı bütün haliyle bulunduğu için çok şanslı sayılırız.

Sudan karaya geçişi gösteren kanıtlar :

http://www.devoniantimes.org/opportu...s_patterns.gif

Tetrapodların evrimsel gösterimi

http://www.devoniantimes.org/opportu...imb_2006-1.gif


Suda daha rahat hareket edebilen canlıların milyonlarca yıllık evrimsel süreçleriyle karasal hayvanlara dönüşümünü gösteren kanıtları burada anlatmakla bitiremeyiz sanırım. Yinede görmüş olduğumuş bu bir kaç örnek evrim sürecinde canlıların geçiş özelliklerini nasıl kazandıkları ve form olarak günümüze dek geldiklerini anlamamızı sağlıyor.

Evrim karşıtı yani canlılardaki değişimi ideolojik görüşlerine göre yadsıyan insanların vermiş olduğumuz bu geçiş türlerini araştırmaları, değişime karşı olan görüşlerini de etkileyebilecek ve bu şekilde daha objektif ve bilimsel bakış açısı kazanmalarını sağlayabilecektir.

http://www.devoniantimes.org/opportu...ges/skulls.gif

(Kafatası ve boyun yapısındaki değişimi gösteren güzel bir karşılaştırma )

Yukarıda görüldüğü gibi, canlılarda değişim vardır; milyonlarca yıllık bir süreçte yapılarıyla birlikte bir gelişim, değişim, adaptasyon -çevresel -modifikasyon mümkündür.



saygılarımla

Natan 13-05-2011 20:48

Canlılarda değişime, biyolojik gelişime karşı olan yaratılışçı insanların "evrimde ara geçiş türleri yoktur" önermesinin de yanlış ve yalan olduğu ortaya çıkmaktadır.

Tekrar hatırlatmak gerekirse, yaratılışçılar evrim olgusunu bir inanç olarak görmekte ve algılamaktadır. Çünkü bu zamana kadar dinleriyle , imanlarıyla düşünmeye alışmışlardır.

İnanca o kadar alışıktır ki bilgi sahibi olmadığı olguları da inanış olarak kabul eder. Halbuki yukarıda gördüğümüz gibi evrim canlıların yapılarıyla ilgili nesnel bilimsel bir temel noktadır.

Örnekleri somuttur ve inkar edilemez.

saygılarımla

Onur_T 14-05-2011 00:34

zaten sistematikten elde edilen veriler, günümüz türlerinin geçmişte yaşamış ortak atalara sahip olduklarını gösteriyor..

TUBA 22-05-2011 12:22

günümüzde çamur zıpzıpı adıyla bilinen

japonyada yaşayan

atalarımızdan tiktaaliki andıran bir balık türü var

çamur zıpzıpı da aynı tiktaalik gibi yaşam koşulları nedeniyle karaya geçiş dönemi yaşamakta

bu geçiş döneminde yüzgeçlerini nasıl bacak veya kol gibi kullandıklarını görmenizi isterdim

Firestorm 22-05-2011 12:31

Alıntı:

TUBA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 385918)
günümüzde çamur zıpzıpı adıyla bilinen

japonyada yaşayan

atalarımızdan tiktaaliki andıran bir balık türü var

çamur zıpzıpı da aynı tiktaalik gibi yaşam koşulları nedeniyle karaya geçiş dönemi yaşamakta

bu geçiş döneminde yüzgeçlerini nasıl bacak veya kol gibi kullandıklarını görmenizi isterdim


Dediğiniz hayvanı daha önceden belgesellerde duymuştum. Bu gibi hala yaşıyan türler canlıların denizden kara geçişinin mümkün oldugunun canlı kanıtları, tabi inanmak istemeyene ise sadece allahın lütfü :heh:



http://www.youtube.com/watch?v=YOGP-Leq-AI

TUBA 22-05-2011 13:23

Alıntı:

Firestorm´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 385920)
Dediğiniz hayvanı daha önceden belgesellerde duymuştum. Bu gibi hala yaşıyan türler canlıların denizden kara geçişinin mümkün oldugunun canlı kanıtları, tabi inanmak istemeyene ise sadece allahın lütfü :heh:



http://www.youtube.com/watch?v=YOGP-Leq-AI

herbir canlı araforum olduğundan çamur zıpzıplarıda
gözümüzle görebileceğimiz geçmiş atalarımızın araforum örneğidir

ben artık yaratılışçılara birşey demek istemiyorum çünkü çok sıkılıyor insan

hem bilimin yanındayız diyorlar hemde bilimin kanıtlarını inkar ediyorlar,daha doğrusu işlerine geleni kabul ediyorlar

ben biyoloji mezunuyum diyerek insanları kandırmaya çalışıyorlar
ama farkında değillerki herkes aptal değildir
örneğin ben ev hanımı olmama rağmen buna kanmıyorum,kanamıyorum
eminim bu foruma girip kimin haklı veya haksız olduğunu anlayabilecek aydın zihniyetler dolu,
onlar hala kokuşmuş,çürük beyinlere hitap etsinler

o zatlara zaman makinesi yapıp zamanda geriye götürsen ve delilleri canlı olarak göstersen gene "hayır efendim biz yarı maymun yarı kuş görmek istiyoruz ,görmeden de evrime inanmayız" derler

çünkü beyinleri çıkarları uğruna kurulu olduğu için gerçekleri onlarda bildikleri halde saklama hatta karalama peşindedir

TUBA 22-05-2011 14:19

bu arada şu fikrimi de belirtmeden geçemeyecem;

ben bir bebeğin doğuma kadar geçen 9 ay 10 günlük sürenin
dünya üzerindeki yaşamın tek hücre ile başlaması ve takibinde gelişip,çoğalmasına benzetiyorum ( yaklaşık olarak 3 milyar yılı kapsayan bir zaman dilimi 9 ay 10 gün içinde var)

örneğin tek hücre olan sperm ve yumurta hücresi birleşerek zigotu
zigot bölünerek çoğalarak embriyoyu (kuyrukludur bu dönem,eski atalarımızdan miras)
son olarakta embriyo fetusa dönüşür (insansılara)

birde bebeğin gelişime ana rahminde su içinde olur (buda iyi bir kanıt olsa gerek)

troyya 22-05-2011 17:35

size bir soru : ÇAMUR zıpzıpının evrim haritasında genetik diziliminle şu an ki insan oğlunun genetik dizilimi baz alınarak analiz yapıldığında, çamur zıpzıpının genetik (+ ya dogru---zira çamur zıpzıpının genetik şifre sayısı ile insanın şifre sayısı arasında dağlar kadar fark vardır) evrimleşmesinde, genetik eklenmesinin haritasını kim çıkartacak bana?

bu baba soruya cevap verecek bir evrimci arıyorum içinizden...anlamadıysanız tekrar anlatabilirim...

evet bu soruya cevap verecek bir belgeli babayiğit arıyorum.photoshop çizimlerle yürümez bu iş...

TUBA 22-05-2011 18:16

Alıntı:

troyya´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 385965)
size bir soru : ÇAMUR zıpzıpının evrim haritasında genetik diziliminle şu an ki insan oğlunun genetik dizilimi baz alınarak analiz yapıldığında, çamur zıpzıpının genetik (+ ya dogru---zira çamur zıpzıpının genetik şifre sayısı ile insanın şifre sayısı arasında dağlar kadar fark vardır) evrimleşmesinde, genetik eklenmesinin haritasını kim çıkartacak bana?

bu baba soruya cevap verecek bir evrimci arıyorum içinizden...anlamadıysanız tekrar anlatabilirim...

evet bu soruya cevap verecek bir belgeli babayiğit arıyorum.photoshop çizimlerle yürümez bu iş...

sanırım sen biliyorsun cevabı
nede olsa biyolog olan sensin
merak ettim cevaplarsan sevinirim

taylan 22-05-2011 18:17

Çamur zıpzıpı modern bir türdür. Sadece balıkların karasal yaşama uyumunu gösteren bir örnektir.

Evrimleşme aşamasındaki anfibilerin çamur zıpzıplarıyla bir ilgisi yoktur. Bu aşamadaki anfibiler sürüngenlerin ilk örnekleri için hazırlık aşamasını temsil eder. İnsana kadar uzanan evrim ağacı oldukça karmaşık ve dallı budaklı bir ağaç gibidir.

Sürüngen olmadan memeli oluşmaz. Anfibi olmadan da sürüngen. Tüm bu kollar birbirine zaman zaman birarada da yaşayan ortak atalar ve ara tür denilen torun türlerle bağlıdır. Her canlı grubu içinden yeni bir dallanma bırakarak pasifize olur. Tamamen yokolmaz. Yeni türler gösterdikleri uyum oranınca hayatta kalırlar ve değişirler.

Yine de tüm türlerin tek bir ortak atadan geldiğini doğrulamak için iskeletlere bakmak yeterli olacaktır.

troyya 22-05-2011 18:20

Alıntı:

TUBA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 385982)
sanırım sen biliyorsun cevabı
nede olsa biyolog olan sensin
merak ettim cevaplarsan sevinirim


soru soran biri senin açından bilen biri mi oluyor ? az düşün yahu...el insaf ?

KOCAMAN UNDERSCORE MARK var ??????

TUBA 22-05-2011 19:05

Alıntı:

troyya´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 385986)
soru soran biri senin açından bilen biri mi oluyor ? az düşün yahu...el insaf ?

KOCAMAN UNDERSCORE MARK var ??????

buyur troyya

sanırım istediğin cevabı almışsındır taylanda tan

troyya 22-05-2011 21:13

Alıntı:

TUBA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 386028)
buyur troyya

sanırım istediğin cevabı almışsındır taylanda tan


:) kendisini tanıyorum...o genel bir cevap yazdı...benim istediğim sorunun cevabını vermedi.sen ne anladın o yazıdan bir söyle bakalım.birde benim soruma bak.

TUBA 22-05-2011 22:37

ben genetikçi gen bilimci veya laborant falan değilim

biryerde de henüz rastlamadım,ama araştıracam

merak ediyorsan,buyur sende araştır

OffSpring 22-05-2011 22:45

Fundamentalistler abi bu müslümanlar.
Siz hala neyi anlatıyorsunuz...

Bunlar bilimsel gerçekleri görmezler.
Kitaplarında yazan bilimle uyuşmasa bile kabul ederler.
Yetmezmiş gibi bu yanlışları bilimin tastiklemesi için çaba gösterirler.

taylan 22-05-2011 23:32

Canlıların genetik şifrelerindeki benzerlik soyağacı gerilere gittikçe azalmakta, yakınlaştıkça artmaktadır.

Balıklara anfibilerden daha uzağız. Anfibilere ise sürüngenlerden daha uzağız. Balık atalarımız bizlere trilobitlerden çok çok daha yakın.

Çamur zıpzıpı, karasal ortama uyum sağlamış ilk balık türlerinin soyundan geliyor. Bugün ara form özelliği gösteren canlıların varolması evrimin olmadığını asla göstermez. Çoğu insanın anlamadığı nokta budur. Bugün bazı canlılarda atalarının özelliklerini daha çabuk farkederiz.

Mesela Hoatzin kuşu pençe özellikleriyle teropodları daha çok andırır.

http://kodoman.files.wordpress.com/2007/06/hoatzin3.jpg

Ornitorenk memeli sürüngen arasındaki geçişi gösterir gibidir. Yumurtlayan bir memeli. Süt bezleri olan ilginç bir form.

http://graphics8.nytimes.com/images/...s.span.600.jpg

Çamur zıpzıpı bizlere şunu gösterir: Balıklar karaya uyum sağlayabilmişlerdir. Bunu görürüz ve deriz ki canlılar her ortama uyum sağlayabilecek özellikleri geliştirirler.

Çamur zıpzıpının genetik şifresi akrabası olduğu et yüzgeçlilere bizden çok daha yakındır. Bir çamur zıpzıpının insana dönüşmesini bekleyemeyiz. İnsana giden evrimsel süreç önce anfibi, sonra sürüngen sonra da memeli aşamalarını geçmek durumunda kalmıştır.

Tabi ki biz bu süreci sondan geriye doğru baktığımız için böyle söylüyoruz. Aslında evrimin bir nihai hedefi olmamıştır. Gelişen şartlar, tesadüfi süreçler ilkel memelileri önce bir primata sonra da bir hominide dönüştürmüştür.

BU aşamada tesadüfi olmayan şey ise, sürecin içindeki birikimdir. Eğer ormanlar bazı coğrafi değişimler sonucu yokolmuşsa, yeni arazilere uyum sağlayacak türlerin bu yönde değişimi tesadüfi değildir. Hominidler ormandan savanaya dönüşen bir ortamın zorunlu tipleridir. Çamur zıpzıpı gibi karaya çıkmaya çabalayan balık türleri de sığ suların zorladığı sürecin zorunlu sonucudur.

troyya 23-05-2011 11:40

taylan hocam bir işin içinde tesadüfilik varsa ben komple sıfırlıyorum kendimi zaten yani ağızla kuş tutulsa bana fos yani :) o yüzden bu tür - den + ya doğru gelişimlerde zamana bağlı olarak gen haritaları çıkartılmadığı sürece evrim debelenip dursun kendi içinde...karışan yok...böyle bir genetik değişimi kimse çıkartamayacağına göre...evrimde biryerde bir inanıştan öteye geçmez.

evrim bilimin icine sokulmuş bir kara lekedir.

TUBA 23-05-2011 12:22

sevgili troyya

madem burnunun dikindesin bu konuda
neden bilgi istiyorsun?
amacın ne?

troyya 23-05-2011 13:54

Alıntı:

TUBA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 386238)
sevgili troyya

madem burnunun dikindesin bu konuda
neden bilgi istiyorsun?
amacın ne?


sayın tuba, verdiğim sorunun cevabına yonelik bir bilgi yok..dolayısıyla evrim sürekli faraziler üzerinden bilgi üretir..anladınız mı şimdi..bir çamur zıpzıpına ortak ata der ama havada kalır bu bilgi...sonra photoshop cizimler...

TUBA 23-05-2011 14:01

Alıntı:

troyya´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 386281)
sayın tuba, verdiğim sorunun cevabına yonelik bir bilgi yok..dolayısıyla evrim sürekli faraziler üzerinden bilgi üretir..anladınız mı şimdi..bir çamur zıpzıpına ortak ata der ama havada kalır bu bilgi...sonra photoshop cizimler...

ben şimdiye kadar hiç photoshop bir çizime denk gelmedim
çamur zıpzıpına kimsenin de ortak ata dediğini görmedim

bilmem sen nereden okuyor veya duyuyorsun bu yalanları

KızıL 23-05-2011 14:06

photoshop çizimlerden kastı harun yahyanın yaradılış atlası olması grekli ;)

hani ordada vardı ya sahte balıklar photoshoplu çizimler!!!

troyya 23-05-2011 14:07

Alıntı:

TUBA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 386287)
ben şimdiye kadar hiç photoshop bir çizime denk gelmedim
çamur zıpzıpına kimsenin de ortak ata dediğini görmedim

bilmem sen nereden okuyor veya duyuyorsun bu yalanları


Allah taş yapar...aç oku yazılanları görürsün...hiç ps çizim yok haa..yapma gözünü seveyim..ps dedigim mecaz tabi direk ps olarak değil...çizim hiç mi yok...

TUBA 23-05-2011 14:09

Alıntı:

troyya´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 386295)
Allah taş yapar...aç oku yazılanları görürsün...hiç ps çizim yok haa..yapma gözünü seveyim..ps dedigim mecaz tabi direk ps olarak değil...çizim hiç mi yok...

pc çizimlerinin adı ne zamandan beri photoshop oldu?

herhalde o pc lerin özel olduklarını da biliyorsundur

OffSpring 23-05-2011 14:09

Alıntı:

KızıL´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 386294)
photoshop çizimlerden kastı harun yahyanın yaradılış atlası olması grekli ;)

hani ordada vardı ya sahte balıklar photoshoplu çizimler!!!

Balık yemi fotoğrafı koymuş bu canlı hiç değişmedi milyonlarca yıldır demiş.
Altınada bi masal uydurmuş yok bunun fosili bilmem kaç milyon yıl önce şurada bulundu şurada incelediler şaşırıp kaldılar hiç değişmemiş diye.
Dawkings çıktı böyle böyle dedi.
Harun yahya cevap verdi , nasılda oyuna getirdim dawkingsi ben bilerek öyle koydum hemen atladı dedi :D :confused:

troyya 23-05-2011 14:11

Alıntı:

TUBA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 386300)
pc çizimlerinin adı ne zamandan beri photoshop oldu?

herhalde o pc lerin özel olduklarını da biliyorsundur

ps dedim pc demedim ki :) PhotoShop ...neyse konu cok dagıldı...kaçalım en iyisi

taylan 23-05-2011 16:23

taylan hocam bir işin içinde tesadüfilik varsa ben komple sıfırlıyorum kendimi zaten

Troy benim tesadüfilikten kastım, coğrafi ve iklimsel değişikliklerin tesadüfi ve gelişigüzel oluşu. Mesela Hindistan'ın Asyayla çarpışma süreci olmasaydı Afrika'nın doğusu savanlaşmayacaktı. Bu yönde gelişen sürecin zorunlu kıldığı şey bölge primatlarının savanaya uyum sağlamak zorunda kalışlarıdır. Burada rastlantısallık yok. Rastlantısal olan gezegenimizin levha tektoniğinin sürekli olarak değişiyor olması ve hangi yöne değişecek oluşunun da pek kestirilemiyor olması.

Evrimde rastlantısallık temel değildir. Sürecin bir kısmını ifade eder. Bugünkü faunaların genel fenotibi tesadüfi bir çok doğal olayın zorladığı zorunlu ve rastlantısal olmayan hallerdir.

Sığ sular olmasaydı belki et yüzgeçlilerin karaya çıkma derdi de olmazdı. Başka türlü bir evrim gerçekleşirdi ya da canlılık sadece okyanusla sınırlı kalırdı.

Doğu Afrika hiç savanlaşmasaydı belki insan ırkı olmayacaktı.

Evrim bilime sürülen bir kara leke değildir. Bilimin ta kendisidir. Yaratılışçı fikir bilimsel değil varsayımlara dayalı hayali bir inanıştır. Hiç bir kanıtı yoktur. Biyolojik yapılardaki karmaşıklık bir yaratılışa değil bir evrime işaret eder.

Tüm canlıların bir anda yaratılmadığı ortada. Sürekli değişen ve farklılaşan bir gezegende yaşıyoruz canlılar evrim geçiriyor. 55 milyon yıl önce bugünkü atlara değil de onların çok farklı atalarına rastlıyorsak evrim var demektir.

Çamur zıpzıpı konusunu uzatmaya gerek yok. Çamur zıpzıpı bir ortak ata değildir. Balıkların karaya uyumunu gösteren bir örnektir sadece. Açıklamamızı yaptık çamur zıpzıpının bir ortak ata olduğunu iddia eden kimse kalmadı şu an. Ortak atalar bellidir. Natan'ın birinci kısımda gösterdiği çizimler ortak ata anfibilerini gösterir. Çamur zıpzıpı bu dönemdeki balıkların bir torunudur.

Artık bir tiktaalik yaşamıyor ama tatlı sularda ona benzeyen akciğerli balıklar bulunuyor. Demek ki bu tip anfibi ataları o dönemde pasifize olurken yan türler bırakmış. Evrimde bu anfibi atalar türleşirken bir kısım sürüngenlere bir kısım bugünkü modern balıklara dönüşmüştür.

Sürüngen denilen adaptasyon et yüzgeçli balığın zorunlu sonucudur. Memeli ise sürüngen denen adaptasyonun bir başka zorunlu sonucudur.

Evrim konuları çizimlerle anlatılmalı ki bu konuyu inceleyenler daha iyi kavrayabilsin. Bir atasal türü çizerek anlatmak onun olmadığını ya da hayali bir varlık olduğunu göstermez. Natan'ın koyduğu çizimlerin hepsinin fosili bulunmaktadır ama çizerek anlatınca insanlar konuyu daha iyi kavrıyor. İsteyen fosilleri netten bulabilir.

taylan 23-05-2011 16:37

- den + ya doğru gelişimlerde zamana bağlı olarak gen haritaları çıkartılmadığı sürece evrim debelenip dursun kendi içinde...karışan yok...böyle bir genetik değişimi kimse çıkartamayacağına göre...evrimde biryerde bir inanıştan öteye geçmez.

Ben evrim biyoloğu ya da uzman genetikçi değilim. Bildiğim ise evrimde gelişimin, eksiden artıya doğru tutarlı bir yol izlemediği. Farklı atalar farklı dönemlerde karışık bir yol izleyerek değişiyor. Bir çok tür atasıyla beraber yaşıyor.

Bugün genetikçiler bir çok canlının genetik şifresini çıkarıyor. Şempanze ve orangutanlarla olan genetik benzerlik çok fazla. Geride kalan çözülemeyen kısım ise bu benzerliği alt üst edecek seviyede bile değil. Çözülen kısımdaki veriler bu canlılarla aynı ortak ataya ait olduğumuzu gösteriyor.

Öncelikle sevgili Troy bu konunun uzmanı olarak bizlere "zamana bağlı gen haritası ne demek? Bu haritalar nasıl çıkartılıyor ya da çıkartılamıyorsa bunun sebebi nedir?" bunu bize anlatırsa biz de konu hakkında bilgi sahibi oluruz.

TUBA 23-05-2011 17:34

Alıntı:

OffSpring´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 386301)
Balık yemi fotoğrafı koymuş bu canlı hiç değişmedi milyonlarca yıldır demiş.
Altınada bi masal uydurmuş yok bunun fosili bilmem kaç milyon yıl önce şurada bulundu şurada incelediler şaşırıp kaldılar hiç değişmemiş diye.
Dawkings çıktı böyle böyle dedi.
Harun yahya cevap verdi , nasılda oyuna getirdim dawkingsi ben bilerek öyle koydum hemen atladı dedi :D :confused:


eminim offspring

pirupak görünen fosil kemiklerinide o mantıkla koymuştur:D:D

TUBA 23-05-2011 17:47

Alıntı:

troyya´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 386295)
ps dedigim mecaz tabi direk ps olarak değil...çizim hiç mi yok...

tabiki çizimler var ama onların hiçbiri senin bahsettiğin photoshop değil
photoshop farklı bir yöntemdir
mesela bir resmi başka bir resimle birleştirebilirsin gibi
ama bu çizimlerle hiçbir alakası yoktur

demekki hy photoshopa çok alışmış

taylan 23-05-2011 17:56

Evrim karşıtları tamamen siyasal amaçla hareket eden odaklardır. Sömürü için bilimsel bilginin reddi şarttır. Evrim gibi bir topluma fikirsel dinamizm kazandıracak bir bilgi sömürgecilerin işine gelmez. Bu üzden tüm parasal kaynaklarını bu tip sahtekarlıklara akıtırlar.

Asla ciddiye alınacak tarafları yoktur.

TUBA 23-05-2011 18:13

Alıntı:

taylan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 386385)
Evrim karşıtları tamamen siyasal amaçla hareket eden odaklardır. Sömürü için bilimsel bilginin reddi şarttır. Evrim gibi bir topluma fikirsel dinamizm kazandıracak bir bilgi sömürgecilerin işine gelmez. Bu üzden tüm parasal kaynaklarını bu tip sahtekarlıklara akıtırlar.

Asla ciddiye alınacak tarafları yoktur.

evrim karşıtı yaratılışçıların arkasında bulunanlara asıl yüklenmek gerekir
önde görünenler sadece piyon olarak kullanılanlardır

troyya 23-05-2011 19:59

olayı biraz dramatize ediyorsunuz gibime geliyor...evrimi savunma sebebiniz nedir ? açıkça tek dayanak noktanızın bu olduğu gerçeğini harbi harbi kim söyler...çünkü ateistsiniz ve ciddi manada düşünürsen darwinde belli bir zaman ateistti...ve dinleri yok edebilmek için elinizde bundan başka sağlam bir kozunuzun olmadığını düşünüyorum...

taylan 23-05-2011 21:48

Sevgili troy dinleri yoketmek gibi bir ütopya kimsenin harcı değil:) İnan din hakkında son derece nötr bir insanım ve fikrim sorulmadan bırakın eylemi açıklama dahi yapmam.

Evrimi savunma sebebim tamamen bilimsel bir kuram oluşu. Sınanabilen, yanlışlanabilen ve ölçülebilen bir kuram olmasından kaynaklanıyor. Elde o kadar çok somut veri var ki reddetmenin manası yok. Şimdiye kadar okuduğum tüm kaynaklar, tüm veriler, tüm deneyler evrimi doğrular nitelikte. Karşıt eleştirilerin hepsini okudum. HY'nin ve yerli yaratılışçıların özellikle senin bloğundaki yazıların tamamına yakınını okudum. Caner Taslaman'ın evrim hakkındaki yazılarını da okudum. Behe'nin eleştirilerini..

Tüm bu karşıt görüşleri yanlışlayan, evrimci tezleri içeren kaynakları dibine kadar okudum, aklım ve sağduyumla doğru olarak kabul ettim.

Yaratılış veya tasarım fikrinin bilimsel olmadığını düşünüyorum. Çünkü tasarımcı sorunsalını açıklayamayan bir görüşün varlık tezi beni ikna etmiyor. Gizemlerle dolu doğa dışı bir tasarımcı varlık fikrini ne aklıma ne de sağduyuma kabul ettiremiyorum.

Evrimi savunmaya devam :)

troyya 23-05-2011 22:10

Alıntı:

taylan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 386453)
Sevgili troy dinleri yoketmek gibi bir ütopya kimsenin harcı değil:) İnan din hakkında son derece nötr bir insanım ve fikrim sorulmadan bırakın eylemi açıklama dahi yapmam.

Evrimi savunma sebebim tamamen bilimsel bir kuram oluşu. Sınanabilen, yanlışlanabilen ve ölçülebilen bir kuram olmasından kaynaklanıyor. Elde o kadar çok somut veri var ki reddetmenin manası yok. Şimdiye kadar okuduğum tüm kaynaklar, tüm veriler, tüm deneyler evrimi doğrular nitelikte. Karşıt eleştirilerin hepsini okudum. HY'nin ve yerli yaratılışçıların özellikle senin bloğundaki yazıların tamamına yakınını okudum. Caner Taslaman'ın evrim hakkındaki yazılarını da okudum. Behe'nin eleştirilerini..

Tüm bu karşıt görüşleri yanlışlayan, evrimci tezleri içeren kaynakları dibine kadar okudum, aklım ve sağduyumla doğru olarak kabul ettim.

Yaratılış veya tasarım fikrinin bilimsel olmadığını düşünüyorum. Çünkü tasarımcı sorunsalını açıklayamayan bir görüşün varlık tezi beni ikna etmiyor. Gizemlerle dolu doğa dışı bir tasarımcı varlık fikrini ne aklıma ne de sağduyuma kabul ettiremiyorum.

Evrimi savunmaya devam :)

iyide ustam 2000 toplulugun nasıl olduguna dair somut veriyi nerden kim saglıyor...uydurulmuş rakam işte..neresi bilim bunun yahu :)


hadi hepsini geçtim...ilk oluşum tasarımdır işte..evrim bunu hayatta açıklayamaz...2000 topluluga kafan basıyorda ilk olusumun nasıl olabilecegi konusunda neden bir fikir yürütemiyorsun...

ilk aminoasit nasıl olustu...?

taylan 23-05-2011 22:15

Troycum 2000 yaklaşık bir rakam elbette. 10 ya da 20 tane eksik fazla çok önemli değil. Bilim insanlarının elindeki veriler bu. Soyumuzun bir dönem bu kadar az bir nüfusa düşerek bir darboğaza tıkıldığı ve bizim bu küçük topluluğun soyundan geliyor oluşumuz.

Bu konuyla ilgili gerekli araştırmaları nette yapabilirsin. Mitkondriyal DNA analizleri tüm insanlığın bu topluluktaki bir kadının soyundan geldiğini gösteriyor. Sen daha iyi bilirsin bu anne üzerinden izlenebilen bir veri. Biliminsanlarının bu verisini yanlışlayan bir karşıt görüş var mı bilmiyorum. Ama şimdiye kadar bu yanlışlanmadı.

İlk aminoasit nasıl oluştu? Bu konu hakkında bilgim yok. Tasarımcılar belki burada varsayım yürütebilir. Evrimin bu konuyla ilgili zorunlu bir açıklaması yok. Bazı biliminsanları son dönemlerde bazı göktaşlarında ilkel bakteri fosillerine rastladı. Yaşamın dışardan geldiği konusunda bazı görüşler var. Ama bu bile yaşamın o geldiği yerde nasıl oluştuğunu da açıklayamaz. Belki bu sır sonsuza kadar saklı kalacak bilemiyoruz.

troyya 23-05-2011 22:21

Alıntı:

İlk aminoasit nasıl oluştu? Bu konu hakkında bilgim yok. Tasarımcılar belki burada varsayım yürütebilir. Evrimin bu konuyla ilgili zorunlu bir açıklaması yok. Bazı biliminsanları son dönemlerde bazı göktaşlarında ilkel bakteri fosillerine rastladı. Yaşamın dışardan geldiği konusunda bazı görüşler var. Ama bu bile yaşamın o geldiği yerde nasıl oluştuğunu da açıklayamaz. Belki bu sır sonsuza kadar saklı kalacak bilemiyoruz.
işte bende diyorum ki hocam...din bunun öncesine gecen bir kavram oldugundan dolayı...ne yanlıslanabilir nede onun oncesine geçemediğimiz icin,ispatlanabilir...değil mi ? bu konuda hem fikiriz din hakkında...

öyleyse evrim var Allah yok demek...saçmalığın daniskasıdır...iyide sen hadi sevdiginden ilgileniyorsun...burda bir dunya bilimsel kariyeri olmayan adama ne oluyor?

klorofil ne diye sorsan filin yavrusu diyecek mantalideki adamın evrim bilgisinle yada evrimle ne işi olur ?

xcan 30-05-2011 20:03

Amino asitler doğada kendiliğinden oluşabilir Hatta yer yüzüne düşen gök taşlarının içindede bol miktarda amino asit bulunduğu bilim tarafından saptanmıştır Miller urey deneyi ilede bu olay ıspatlandı ve Şimdi miller urey deneyine hynin eleştirilerine mahal vermemek kusulası fikirlerine muhatap olmamak için o deneylerin daha modern ve bilimsel olanlarıda yapılmış Ve başarılı olmuştur hatta daha ileri gidelim deneylerde RNA oluşumu kesin bir şekilde saptanmıştır

Kusulası aptallıklarla bilime saldıran Yaradılışçı müminlerin tüm ilkel tezleri yerle bir edilmiştir.Evrim gelişimdir değişimdir Gelişmek ve değişmekten rahatsız dini doğmalar ve doğmacılar Kaybetmiştir Yıldızlar kum tanesi(şeytana atış tanes!) değil diyen Astronomiyede saldırıyorlar Bunlar ilkel saldırganlar Her geçen zaman diliminde yedikleri dayak artıyor. Uygarlığın postallarını öpmek zorunda kalıyorlar Mesele dinle sağladıkları maddi yararların ellerinden gidiyor olmasıdır Bazıları onlara buradan goygoyculuk yapıyor acıyorum.

Bilimde gelişemeyenlerin bilim düşmanlığı anlaşılır bir şeydir


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:23 .