Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   akıl her zaman önde (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=24982)

ozgur_beyin 24-06-2011 01:20

akıl her zaman önde
 
saçmalıkları açıklayan adam




http://www.fetva.net/goruntulu-fetva...rma-midir.html

ozgur_beyin 24-06-2011 01:27

bu vidooyu seyrettikten sonra lütfen şu çalışmayı okuyun



http://www.sonpeygamber.info/siyer-yaziciligi-uzerine

ozgur_beyin 24-06-2011 01:48

lütfen şunada bir bakın bir ilahiyatçı pygamberlerin ismet(günahsız) lafın yalan lduğunu söylüyor.bu siteye gelen müslümanlar bunu zındık değil ilahiyat profu söylüyor



http://www.fetva.net/goruntulu-fetva...mus-mudur.html

calvuss 24-06-2011 09:15

Tevbe 43 ' te konuşan kim Allah'mı, cebrail ' mi yoksa muhammed mi?


Abdülaziz hoca yada hayranım zaten, bu kadar konuşupta hiçbirşey söylememek meseledir hani...

ozgur_beyin 18-03-2012 22:03

anlaşılan oki tarikatların islamı başka bu işi ilim olarak yapanların islamı farklı.
cahil cühela ise islam deyince ne anlıyor bunuda anlamak zor.

http://www.youtube.com/watch?feature...&v=5-HmR5-e7I0

Dark_Prince 18-03-2012 22:40

Çok teşekkür ederim özgür hocam,ayın yarılmasının bir deyim olmasının söylenmesi bu ayetin İslam Öncesi şiirlerde de geçtiğinin İslamcılar tarafından kanıtıdır.

upuaut 18-03-2012 23:08

"Akıl, akıl gel koluma takıl!"
 
Arkadaşlar, Aydınlık gazetesinin 17 Mart 2012 tarihli 13. sayfasında "Basından" köşesinde "Akıl, akıl gel koluma takıl!" sözünü hatırlatan, ne hatırlatması, adeta kafalara çakan şöyle bir haber yer almıştı.

"BÖYLESİ DE VAR!

'Ayakta su içmemeli!'

Sual: İslam Ahlakı kitabındaki bir hadiste, 'Ayakta su içmeyin, vücuda zararlıdır!' deniyor. Tıp, bunu tasdik ediyor mu?

Cevap: Tıp bildirmese de, dinimizin bildirdiklerine uymak gerekir.

M. Ali Demirbaş-Türkiye Gazetesi."

Ben, sünnet icabı bu kuralı aklıma geldiği zaman uygularım. Çok da rahat ederim. Ama ilme uygun olmayan şeyleri sırf dini gelenek diye uymaya çalışmak da insanı bir yere kadar götürür ve orada bırakır.

Hatırlayınız; Çanakkale Zaferi son 10 yılda nasıl hurafelerle anılır oldu? Mustafa Kemal (Atatürk), üzerine basa basa bu savaştaki başarının maddi olarak, askerlerin ilim ve fennin icabına uygun davrandıklarını (örneğin Kara ve Deniz Savaşları'ndaki top atışları fizikteki eğik atış tekniğine dayanır) ve manevi olarak, askerlerin "Yüksek Ruh"a sahip olduğunu söylemesine rağmen, maalesef son 10 yılda akıldan yoksun kişiler, bugün 97. yıldönümünü kutladığımız Çanakkale Zaferi'nin değerini hurafelerle açıklamaya çalışarak düşürmüşlerdir.

Bu adamlar akılla hareket etmeye başladığı zaman beni uyandırın, arkadaşlar! Ben şu anda uyuyorum. Zzzt!

Dark_Prince 18-03-2012 23:27

Alıntı:

upuaut´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 434962)
Arkadaşlar, Aydınlık gazetesinin 17 Mart 2012 tarihli 13. sayfasında "Basından" köşesinde "Akıl, akıl gel koluma takıl!" sözünü hatırlatan, ne hatırlatması, adeta kafalara çakan şöyle bir haber yer almıştı.

"BÖYLESİ DE VAR!

'Ayakta su içmemeli!'

Sual: İslam Ahlakı kitabındaki bir hadiste, 'Ayakta su içmeyin, vücuda zararlıdır!' deniyor. Tıp, bunu tasdik ediyor mu?

Cevap: Tıp bildirmese de, dinimizin bildirdiklerine uymak gerekir.

Bugün çoğu insan ayakta su içmenin zararlı olduğuna inanıyor.Hatta deve sidiğinin hastalıklara karşı iyi olduğuna inananından(bir de deney yapmış araplar kanıtlamışlar sidiğin yararını) tut da sineğin kanadında antibiyotik olduğuna inanan kadar dolu ileri zekalı var toplumda,Muhammed b.k yiyin dese yiyecekler ayıptır söylemesi :)

upuaut 19-03-2012 00:06

"Kalp" ile düşünmenin kökeni nereden gelir?
 
Alıntı:

Dark_Prince´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 434967)
Bugün çoğu insan ayakta su içmenin zararlı olduğuna inanıyor.Hatta deve sidiğinin hastalıklara karşı iyi olduğuna inananından(bir de deney yapmış araplar kanıtlamışlar sidiğin yararını) tut da sineğin kanadında antibiyotik olduğuna inanan kadar dolu ileri zekalı var toplumda,Muhammed b.k yiyin dese yiyecekler ayıptır söylemesi :)

Sayın Dark Prince, madem ki bu adamlar akılla hareket etmiyorlar, o zaman Kuran'da "beyin" yerine "kalp" ile düşünmenin geçmesi, buradan kaynaklanıyor olmasın!

Evet, aynen öyle. Zaten kalbin düşünme organı olduğu Tevrat'tan beri bilinir. Yalnız, Eski Mısır'da "Kalbin Yargılanması" denilen bir hadise vardır. Bu hadise papirüslerde şöyle anlatılır:


Bu hadisede Osiris sağda, kendi konutunda kalbin terazide tartılmasını izliyor. Terazinin bir kefesinde ölen adamın kalbi, diğer kefesinde bir tüy vardır. Eğer kalp tüyden hafif kalırsa, ölen adam günahkar değildir, dolayısıyla şimdi olduğu gibi cennete gidebilir. Terazinin sol tarafındaki Yeraltı ve ölüm Tanrısı olan Anubis, kalbin yargılanması işlemini yürütürken, sağ tarafındaki bilge Tanrı Thot da, bütün bu süreci bir papirüse yazarak kayda alıyor. Osiris ise bütün bu süreci kendi konutundan izleyerek sonucu bekliyor.

Sorum şu: Kalp ile düşünmenin kökeni Tevrat ve Kuran değil de Eski Mısır mıdır? Bana göre öyle. Acaba sizin bu konudaki düşünceniz nedir?

Dark_Prince 19-03-2012 00:17

Alıntı:

upuaut´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 434973)
Sayın Dark Prince, madem ki bu adamlar akılla hareket etmiyorlar, o zaman Kuran'da "beyin" yerine "kalp" ile düşünmenin geçmesi, buradan kaynaklanıyor olmasın!

Evet, aynen öyle. Zaten kalbin düşünme organı olduğu Tevrat'tan beri bilinir. Yalnız, Eski Mısır'da "Kalbin Yargılanması" denilen bir hadise vardır. Bu hadise papirüslerde şöyle anlatılır:


Bu hadisede Osiris sağda, kendi konutunda kalbin terazide tartılmasını izliyor. Terazinin bir kefesinde ölen adamın kalbi, diğer kefesinde bir tüy vardır. Eğer kalp tüyden hafif kalırsa, ölen adam günahkar değildir, dolayısıyla şimdi olduğu gibi cennete gidebilir. Terazinin sol tarafındaki Yeraltı ve ölüm Tanrısı olan Anubis, kalbin yargılanması işlemini yürütürken, sağ tarafındaki bilge Tanrı Thot da, bütün bu süreci bir papirüse yazarak kayda alıyor. Osiris ise bütün bu süreci kendi konutundan izleyerek sonucu bekliyor.

Sorum şu: Kalp ile düşünmenin kökeni Tevrat ve Kuran değil de Eski Mısır mıdır? Bana göre öyle. Acaba sizin bu konudaki düşünceniz nedir?


Elbette benim düşüncem de aynı dostum.Her ne kadar şimdiki Müslümanlar mecaz olduğunu söyleseler de bu inanç aynen Mısır'dan Kur'an'a da girmiştir.

İnsan aşık olur kalbe yansır,korkar,heyecanlanır kalbe yansır,eskilerin buna aldanarak kalbi duygu ve düşünce merkezi sanmaları normaldir.Ama şimdikilerin bu çağda hala bunlara inanması gerçekten hayret verici,nasıl bir hipnoz altındaysalar artık :)

upuaut 19-03-2012 00:42

Aramızda böyleleri de varmış. Gel de kafayı sıyırma!
 
Ünlü romancımız Hüseyin Rahmi Gürpınar, Halley kuyrukluyıldızının 1910'da İstanbul semalarında görülmesi üzerine, İstanbul'un küçük bir muhitinde yaşanan olayları adeta fotoğraf çeker gibi "Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç"ta şöyle anlatır:

"Bedriye Hanım: —Korkma.. Hepsi yalan. Müneccim uydurması...Ne çarpacağı var, ne bir şey...."Küllii müneccimin kezzab...” (arapça bir cümle: bütün astronomlar yalancı). Hacı baban daima öyle söylemez mi? Geçenlerde de öyle dediler,... Yine bir kuyruklu görünmedi miydi? “Çarpacak” dediler, “Gök­ten ateş yağacak” dediler... bilmem daha ne haltlar ettiler.Hiçbirinin aslı çıktı mı? Hay söyleyenlerin kemikleri çarpıl­sın inşallah... O geçenki kuyruklu için bir ucu yerde bir ucu gökte dediler. Atiye Hanımın evinden gözüküyor imiş,. Bir gece akşam yemeğinden sonra oraya gittik. Şöyle Cerrahpaşa camisinin yanma doğru havada iri sorguç gibi bir şey gör­dük, işte o imiş. Bu kadar lâkırdı meğerse onun içinmiş....",

"Bedriye Hanım:«Ulemalar» kitapta yerini görmüşler!"

Arkadaşlar, burada Bedriye Hanım'ın söylediklerine gülüp geçebilirsiniz, hatta hoş bile karşılabilirsiniz ama, bu zihniyetin 102 yıl sonra başımıza gelip kendi dünya görüşlerini dikte ettirmesini acaba ne derecede hoş karşılabilirsiniz?

Natan 19-03-2012 02:02

Bir de kiyamet alamti olarak ayin yarrilma sindan bahsediyorlar. Guyaa smdi degil de kiyamette ay yarilacakmis.

Boyle mi inaniyor cogu musluman?

Dark_Prince 19-03-2012 02:40

Alıntı:

Natan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 435010)
Bir de kiyamet alamti olarak ayin yarrilma sindan bahsediyorlar. Guyaa smdi degil de kiyamette ay yarilacakmis.

Boyle mi inaniyor cogu musluman?

Evet öyle inananlar da var.Kur'an gelecekle ilgili kimi haberleri geçmiş zaman ve geniş zaman kipinde verir diyolar,buna da Cehennemle ilgili ayetleri örnek gösteriyorlar.İnanca göre Cehennem şuan yoktur ama Allah varmış gibi anlatır.

Bir de bunun ortadan ikiye bölünme değil de toprağı kazmayı anlattığı inancı var ki bunlar da insanın aya çıkıp ayın toprağını kazacağının anlatıldığını söylüyor ve bu aya çıkışla gerçekleşti diyolar ve bunu Kur'an'ın gelecekle ilgili mucizesi olarak lanse ediyorlar.

Anlayacağın herkes işine geldiği gibi yorumluyor.Ama bu ayetin olduğu gibi İslam Öncesi şiirlerden alındığı bir gerçek.

Natan 19-03-2012 04:16

Peki ayin topraginin kazilmasi olayi nedir?
Ayin yarilmasi belki bir isaret olarak algilanir da..
Sonrasi iddialar da oncekiler gibi mantiksiz.
İstelik bunlara inanan insanlrin olmasi da ayri bir sacmalik.

Ben kisisel olarak islamiyeti ciddi bir sekilde arastirmadigimdan kusura bakmayin
sorularim amatorce olabilir.

upuaut 19-03-2012 11:12

"Müneccim" kelimesinin anlamı
 
Alıntı:

upuaut´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 434981)
Ünlü romancımız Hüseyin Rahmi Gürpınar, Halley kuyrukluyıldızının 1910'da İstanbul semalarında görülmesi üzerine, İstanbul'un küçük bir muhitinde yaşanan olayları adeta fotoğraf çeker gibi "Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç"ta şöyle anlatır:

"Bedriye Hanım: —Korkma.. Hepsi yalan. Müneccim uydurması...Ne çarpacağı var, ne bir şey...."Küllii müneccimin kezzab...” (arapça bir cümle: bütün astronomlar yalancı). Hacı baban daima öyle söylemez mi? Geçenlerde de öyle dediler,... Yine bir kuyruklu görünmedi miydi? “Çarpacak” dediler, “Gök­ten ateş yağacak” dediler... bilmem daha ne haltlar ettiler.Hiçbirinin aslı çıktı mı? Hay söyleyenlerin kemikleri çarpıl­sın inşallah... O geçenki kuyruklu için bir ucu yerde bir ucu gökte dediler. Atiye Hanımın evinden gözüküyor imiş,. Bir gece akşam yemeğinden sonra oraya gittik. Şöyle Cerrahpaşa camisinin yanma doğru havada iri sorguç gibi bir şey gör­dük, işte o imiş. Bu kadar lâkırdı meğerse onun içinmiş....",

"Bedriye Hanım:«Ulemalar» kitapta yerini görmüşler!"

Arkadaşlar, burada Bedriye Hanım'ın söylediklerine gülüp geçebilirsiniz, hatta hoş bile karşılabilirsiniz ama, bu zihniyetin 102 yıl sonra başımıza gelip kendi dünya görüşlerini dikte ettirmesini acaba ne derecede hoş karşılabilirsiniz?

Arkadaşlar, Bedriye Hanım'ın ilk sözünde Arapça olarak geçen kelimedeki "Müneccim"in anlamını bilirsiniz. Yani orada yanlış bir çeviri sözkonusu. Örneğin, http://www.ebrulisozluk.net sayfasında bu kelimeyi yazarsanız, karşınıza şu yanıt gelir:

Müneccim: Yıldızlarla uğraşan, falcı.

Bu da orada "bütün astronomlar yalancı" değil, "bütün astrologlar yalancı" anlamına gelir, demektir. Çünkü bu işlerle uğraşanlar, astrologlardır. Astronomlar ise, yıldızlarla uğraşan bilim insanlarıdır.

ozgur_beyin 19-03-2012 14:38

sevgili upaut, arapçada necm kökünden gelmedir müneccim kelimesi bilindiği gibi arapça necm,
yıldız demektir. müneccim kelimesinin doğru anlamı yıldızlarla uğraşan falcı anlamı, tali anlamdır

upuaut 19-03-2012 15:13

Alıntı:

ozgur_beyin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 435043)
sevgili upaut, arapçada necm kökünden gelmedir müneccim kelimesi bilindiği gibi arapça necm,
yıldız demektir. müneccim kelimesinin doğru anlamı yıldızlarla uğraşan falcı anlamı, tali anlamdır

Aslında ben "Müneccim" kelimesinin çevirisini yaparken, birinin böyle demesini bekliyordum dersem, yalan olmaz. Çünkü astronomi her ne kadar 1910'da Avrupa'da bir bilim dalı olarak yeni yeni yerleşmeye başladıysa da, Doğu'da yıldızlara bakarak falcılık yapılan bir uğraş olarak kalmıştır. Yani o günlerde astroloji ile astronomi birbirine karıştırılan şeyler olmuşlardır.

Kimse kusura bakmasın; Osmanlı İmparatorluğu'nun son zamanlarında bile Halley, Huygens, Cassini, Lagrange vs. astronomlar tanınan kişiler değildiler. Bu kişiler hem matematik, fizik hem de astronomi ile uğraşmış kişilerdir. Bizim bu kişileri tanımamamız, dolayısıyla astronomi ile astrolojiyi karıştırmamızdan daha doğal bir şey olamaz.

Bu arada bir son not olsun diye şunu söyleyebilirim: Yukarıda adlarını saydıklarımın matematiğe inanılmaz derecede katkıları olmuştur. Öyle ki burada onların çalışmalarını anlatmaya yer yetmez.

Dark_Prince 19-03-2012 17:24

Alıntı:

Natan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 435032)
Peki ayin topraginin kazilmasi olayi nedir?
Ayin yarilmasi belki bir isaret olarak algilanir da..
Sonrasi iddialar da oncekiler gibi mantiksiz.
İstelik bunlara inanan insanlrin olmasi da ayri bir sacmalik.

Ben kisisel olarak islamiyeti ciddi bir sekilde arastirmadigimdan kusura bakmayin
sorularim amatorce olabilir.

Bu yeni dansözlüklerden biridir.Ay'ın ortadan ikiye ayrılmasının çağımızda ne kadar komik olduğu ortada,bunun onlar da farkında ve çağa göre ayet yorumluyorlar.

İnşakka kelimesi ortadan ikiye ayrılmayı değil de misal kazmayla bir mezar kazdığında da bu fiili uygulamış oluyormuşsun,bunu anlatıyormuş ve aya çıkılmayla gerçekleştirilmiş.

Dolayısıyla Kur'an'ın buna işaret ettiği ve geleceği bildiği öne sürülüyor,her zamanki gibi deli saçması bir iddia.

Yok dostum neden amatörce olsun.

ozgur_beyin 19-03-2012 19:58

madem laf yıldızdan açıldı bir ön bilgi daha vereyim.bu üfürükçülerin falcıların kullandığı
''yıldızname'' osmanlıca yazılmış. burçlar kitabıdır. bu halka arasında bilinen'' yıldıza bakmak'' olayı sadece budur. bu yıldıznameye bakarak hoca veya falcı döktürür becerisi ölçüsünde.

ozgur_beyin 12-07-2012 01:01

http://video.haberturk.com/haber/vid...egildir-/63846


bunu bir müslüman söylüyor. ateist söylese kimbilir ne yaparlardı

ozgur_beyin 23-07-2013 15:48

bu lafları ancak bir ateist söyler(islamcılara göre) biz söylesek islam düşmanı ilaN EDİLİRİZ



Elif Çakır: Neden ?

Abdülaziz Bayındır: Çünkü şuan da Müslümanlar yeniden yapılanıyorlar. Müslümanlar yeniden islama dönüyorlar. Yani İslamlaşma yeni başlıyor. Türkiye'de bu size biraz ters gelebilir

Elif Çakır: Hocam bu sözünüzü pek anlamadım ne demek yani yeniden İslamlaşma geliyor ?

Abdülaziz Bayındır: Geleneksel bir İslamcılık yaşanıyordu. Uzun asırlardır, Mesela Osmanlı dönemi gelenekseldir, Selçuklu dönemi gelenekseldir. Sorgulanmayan ve kabul edilen bir İslam anlayışı vardı. Şimdi size bir örnek vereyim; Mesela siz bir hanımsınız Hanefi, Şafi ve Hambeli mezhebinde hanımların eşleri boşama hakkı yoktur. Bir tek malikiler bazı özel durumlarda mahkemeye başvurma hakkı var Kuranı Kerim çok açık ve net, tartışmaya yer vermeyecek şekilde kadınlara boşanma hakkını vermiştir. Siz şimdi Kuranı Kerim'i ortaya koyduğunuz zaman resulullahın sünnetini ortaya koyduğunuz zaman, koskoca bir gelenek yerinden sarsılıyor. İnsanlar kitaplarını ona göre yazmışlar. Şimdiye kadar bu insanlara bu mezhepler haktır, bu mezhepler tamı tamına Kuran'a ve sünnete uyarlar demiştir, Oysaki şimdi tam tersi ortaya çıkmıştır.

Elif Çakır: Siz İslamın bozulduğunu mu söylüyorsunuz ?

Abdülaziz Bayındır: Tabi ortada bir yanlışlık var Kuran'ı Kerim'deki ayetlere göre söylüyorum yoksa ben size bu konuşmayı yapamazdım.

Elif Çakır: Teravih namazı için ne diyorsunuz.

Abdülaziz Bayındır: Teravih namazı için çok ciddi bir bilgi kirliliği var.

Elif Çakır: Siz bu bilgileri paylaşırken insanlar teravihe gitmenize gerek yok boşuna kılıyorsunuz demek için mi yoksa bilgilendirme için mi söylüyorsunuz

Abdülaziz Bayındır: İnsanlar namazlarını istedikleri gibi kılsınlar problem değil de problem şurda. Resulullah teravih namazı kılmıştır diyorlar, kılmamıştır. Böyle bir olay yok insanlara yanlış bilgi veriyolarlar. Resullullah hayatında bir kere bile teravih namazı kılmamıştır. Ebubekir kılmamıştır, Ömer kılmamıştır, Hz Ömer'den sonra yavaş yavaş oluşmaya başlamıştır.

Elif Çakır: Ramazan'da oruç tutan insanlar neye dikkat etmeliler?

Abdülaziz Bayındır: Ramazan'da bir insan müslümansa oruç tutmaması diye bir şey olamaz. Bunun iki istisnası vardır hasta ve yolcu üçüncüsü yoktur. Kur'an'ı kerim adetli kadını hasta saymaz. Adetli kadın ramazanda oruç tutmak zorundadır. 1 gün orucu yersen kasten 61 gün tutacaksın bu da yoktur.

Elif Çakır: Bunun bir bedeli olması gerekmez mi başladığınız bir ibadeti bozuyorsunuz?

Abdülaziz Bayındır: Bedeli şudur Hz Muhammed diyorki Bir kimse ramazanda orucunu yerse, ömür boyu oruç tutsa o 1 günü kapatamaz. Bedeli bu kadar ağırdır . Öyle 61 günle 611 günle ödenmez

Elif Çakır: Kaza tutulamaz mı?

Abdülaziz Bayındır: Kaza falan yok bir gün tutmadıysan kaza sadece hasta ve yolculara tanınan bir ruhsattır onlar da sadece sayıyı tamamlasınlar diye, öbürlerine böyle bir şey yok. Müslümansan ramazanda oruç tutmak zorundasınız. Tutmadıysan ömrünü oruçla geçirsen o bir günü kapatamazsın. Yapacağın şey tövbekar olmak bir daha böyle bir şey yapmamaktır. Biz insanlara şunu söylüyoruz Kur'an ve sünnet bütünlüğü içerisinde Allah ne emretmişse o şekilde hareket edin, asırlar içinde çeşitli müdahelelerle bu din tanınmaz hale gelmiştir diyoruz. Bunu söyleyince hop oturup hop kalkıyorlar. Öyle değilse söylediğimiz bir şeyin yanlış olduğunu çıkın konuşalım hadi bakalım.



Kaynak : http://www.haber3.com/islamda-teravi...#ixzz2Zs64l7bK


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:29 .