![]() |
Bir Deistin Gözünde Tanrı
Bir deist, cinsiyetçilik yapıp kadınları aşağılayan tanrıya inanmaz.
Bir deist, kendi gibi düşünmeyen insanlara hakaret eden tanrıya inanmaz. Bir deist, insanların ilişkileriyle kafayı bozmuş bir tanrıya inanmaz. Bir deist, insanları kendine çekmek için tahrik edici ayetlere (nebe 33) gereksinim duyan tanrıya inanmaz. Bir deist, kol bacak kesin gibi emirler veren tanrıya inanmaz. Bir deist, mantıkla çelişen kitaplar yollayan bir tanrıya inanmaz. Bir deist, kendi ego tatminleri için insanları kullanan tanrıya inanmaz. Deistler her şeyi yaratan mutlak bir tanrı kavramına inanır. Bu, bakteri gibi tek hücreli basit bir canlının, ta insana kadar dönüşmesinde etkin rol oynayan tanrıdır. Deistler, tesadüf gibi basit bir şeyle ilişkilendirilemeyecek büyük olayların arkasında ki tanrıya inanır. |
sayın Deistic Though;
özetlersek, deistler Kur-an'da anlatılan Tanrı kavramına inanmaz demişsiniz. bir dönem ben de deisttim. müslümanlığı terketmiştim ama "yaratıcı tanrı" kavramını terkedememiştim. Not: şu anda panteistim (pan-enteist değil). bir deistin vermesi gereken cevaplar şunlar olmalıdır: 1) Tanrının insana ihtiyacı var mıdır (egosunu tatmin etmek bile olabilir)? 2) insanın Tanrıya ihtiyacı var mıdır? 3) Evreni yaratan Tanrı ise, bu Tanrı evrenin içinde midir, dışında mıdır? 4) Akıl, mantık ve bilimle çözemediğimiz her olguyu tanrıya mı mal etmeliyiz yoksa ısrarla çözmeye mi çabalamalıyız? teşekkürler... |
sevgili deistic,
bunun gibi bir tane yazı vardı. işte su linkte: http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=8825 |
Alıntı:
2- Olabilir. İnsanına göre değişir. Psikolojik olarak konuşmak veya sığınmak istediği tanrıya ihtiyaç duyabilir. Soyutsal olarak. 3- Bunun cevabı yoktur. 4- Evrimin nasıl olduğu çözsek bile, dediğim gibi tek hücreli bir canlıdan insan gibi aklını kullanan bir zeki canlıya aşamalı olarak nasıl ilerlediğimizi anlasak bile, bunların nasıl olabildiği soru işareti kalmaktadır. Aynı şekilde dünya'nın konumunu bilsek bile, nasıl bu kadar mükemmel bir yerde güneşin etrafından tesadüfen yerleştiğini açıklamak zordur. Ay bile olmasa, dünya'nın hali vahimdir. Bu kadar detay ve ince ince düşünülmüş şeylere tesadüfen gibi basit bir kelimeyle açıklanmamaktadır. Tanrı vardır ama insan onu algılayamaz, yada algılamaya çalışabilir. |
Alıntı:
Yalnız yukarıdaki örneğiniz için bir şey demek istiyorum.kendimi ifade edebilir miyim bilmiyorum. Mesela Dünya ve Ay ve Güneş'ten bahsetmişsiniz..Hassas dengelerden vs.. Güneş in başka boyutlarda olduğu, daha başka bir uydumuzun olduğu ya da olmadığı bir Dünya da yaşıyor olabilirdik, belki başka bir galakside... yani sayısız yıldız / gezegen var..sayısız galaksi kümeleri içinde..bunlardan herhangi birinde hayatın oluşması için zaten bir denge şart..yani ortam hazır olacak ki, hayatta oluşsun..böyle bir durumda, nerede hayat oluşmuş olursa , oradaki canlılar(düşünebilen canlılar), bu tesadüf olamaz diyecektir.. Şu sınırsız evrende, sayısız galaksi kümeleri içindeki sayısız yıldız gezegen vs..içinde bir tanesinde böyle bir hayatın oluşması istatistiğe ters midir? |
Alıntı:
son derece dürüstçe cevaplar verdiğin için teşekkür ederim. okuyucular için kendi görüşlerimi eklemek istiyorum. 2) bazı insanların Tanrı'ya olan ihtiyacı, Tanrı kavramını yaşatmıştır. Teistler (bir dine inananlar) için de, deistler (bir dine inanmayıp sadece tanrıya inananlar) için de bu ihtiyaç Tanrı kavramını beslemiştir. Tanrıya ihtiyaç olmadan da zorlukların üstesinden gelinebiliyor. Hatta bu, insanı daha güçlü yapıyor. 3) Bu sorunun cevabının olmaması, deizmi zayıflatmakta, agnostizmin (Tanrı vardır veya Yoktur, bu bilinemez) kapısını aralamaktadır. Deistlikten sonra, bir dönem agnostik olmama sebep olan da bu 3. sorudur. Fakat, yanıtsız bir soruyla yaşamak beni uzun süre rahatsız etmiştir. Şu anda kabullenmiş olduğum felsefe (panteizm) beni tatmin etmektedir. panteizm'den kısaca bahsedecek olursam, 1) Tanrı ve Evren kavramları, farklı kavramlar değildirler. Evren=Tanrıdır. 2) Evren cansız bir varlık değildir. Fizik kuralları çerçevesinde, mikrokosmosta da, makrokosmosta da bir organizma gibi davranır. 3) Evrenin, fizik kuralları dışında metafizik kuralları da vardır. Bir dindarın duasının kabul olması, bir kahve falının çıkması, telepati, uzağı görme vs bu kuralların içindedir. Bilimin henüz açıklayamadığı, ama açıklamak için uğraştığı bu kurallar da evrenin özelliklerinden biridir. Not: parantez içindeki açıklamaları, bu konulara yeni olan misafir üyeler için yapıyorum. saygılar... |
Alıntı:
muhammedin tanrısı , muhammedin keyfine göreydi. senin tanrın da senin keyfine göre. çıkıp sana nasıl biri olduğuna dair birşeyler anlatıyorsa, işin orasını bilemem. kendini ortaya koyamamış, varlığı salt inancın konusu olmaya mahkum, hayalürünü bir içerik. |
Alıntı:
tanrı ve evren kavramları tamamen farklı kavramlardır. evren, gözlemlenebilen, varlığını ortaya koyan bir bütünlüğün özel adıdır. tanrı ise nedir, bilemiyorum. bu kavram yaratıcısı olan insan teki tarafından içeriklendiriliyor. en ilginç ksım ise, evrenin fizik kuralları kadar metafizik kuralları da vardır cümlesi. özellikle bu cümle tartışmaya açılmalı. metafizik. sizler bu kavramın neyi işaret ettiğini zannediyorsunuz. |
Alıntı:
|
Alıntı:
ne zaman işin ucu metafiziğe dayansa dikenlerini çıkarıyorsun :) metafizik deneyimleri olan milyonlarca insan var. bunların %99'u palavra bile olsa %1'lik kısmı gerçektir. metafizik olaylar karşısında bir açıklama getiremeyen bir bilim camiası var. Telepati deneyleri var, CIA'nin medyumlarla çalıştığı ve pek çok olayın çözümünde sonuç aldığına dair belgeler var. Bilim camiası metafizik olgusunu reddetmiyor, aksine bunları araştırıp fizik bilimine dahil etmeye çalışıyor. Açıklanamayan fiziksel olaylar metafizik olarak kalmaya devam edecektir. 2004'te Endonezya'daki Tsunami felaketinde 250 binin üzerinde insan ölmüştür. Ölen hayvan sayısı ise 100'ü geçmemiştir ve çoğu kaçamayan hayvanlar olmuştur. Çünkü tsunamiden hemen önce hayvanlar (filler, kuşlar, köpekler vs.) yüksek bölgelere kaçmışlardır. Bilim camiası bunu açıklamak için hala uğraşıyor ve henüz sonuç elde edemedi. Herkes bir yana, bizzat şahit olduğum metafizik olaylar var, ve kimseyi bu deneyimlerimin gerçek olduğu konusunda iknâ etmeye de çalışmam. Not: Çevremdeki dindarlarla din konusunda tartışmalar yaparken (islamın bir palavra olduğunu onlara anlatırken) en çok karşılaştığım sorular metafizik deneyimler hakkında olmuştur. Sırf yaşadığı deneyimleri bir tanrı'nın varlığına yoran, hatta bunu Kur-an'la ilişkilendiren çok sayıda dindar var. Bu olayların metafizik olduğunu, ilkel Afrika, Zelenda kabilelerinde bile gerçekleştiğini söylediğimde ancak ikna oluyorlar. saygılar... |
Alıntı:
%1 falan da değil, buyrun bunu okuyun. Medyumluk ve Bilimsellik Nickinizin hakkını verin. :) |
Alıntı:
verdiğiniz Link, hiç bir belgeye dayanmadan kaleme alınmış bir makaledir. benim için değeri 0 (sıfır) dır. National Geograpic gibi bir kanal bununla ilgili bir sürü belgesel yayımladı. Hem de bu vakalara birer kulp takma gayretiyle. Röportaj yaptıkları o kadar bilimadamından bir tanesi çıkıp ta bunları reddedemedi. gelelim benim şahit olduğum vakalardan bir kaçına. ikişer yıl arayla beslediğim 2 köpek, belediye kurşunlarıyla öldürüldü (Tasmaları yok diye). ve bu köpekler, ölümlerinden 2-3 gün önce yemek yemeyi bıraktılar, onlara götürdüğüm 1. kalite etleri bile toprağa gömüp burunlarıyla üstlerini kapattılar. Bu köpeklerin biri Malatya'da diğeri Ankara'daydı. tıpa tıp aynı davranışı gösterdikten birkaç gün sonra öldürüldüler. 17 Ağustos'ta saat 01'gibi arkadaşımdan çıkıp eve gidiyordum. Apartmana girip yukarı çıkarken merdiven boşluğundan aşağı baktım. 10-15 kadar kedi, zemin katta toplanmışlardı. bir anlam veremedim. saat 03 gibi de deprem oldu. ABD'de telepati eğitimi almış, nişanlı bir çift tanıyorum. kız başka bir odaya geçiyor, biz başka bir odada atlastaki Türkiye haritasından bir yer seçiyoruz. Erkek, elini o noktaya koyuyor. Bu arada kimse kimseyle konuşmuyor. Kıza sorduğumuzda, nişanlısının haritada elini koyduğu yeri söylüyor (sesleniyor) ve biliyor. kimseden bunlara inanmasını beklemiyorum (ben yaşadım çünkü). saygılar... |
Alıntı:
sevgili dostum sen, adına islam denen savsata karşısında en güçlü argümöana sahip başlıklardan birinin sahibisin bu sitede. ki o başlık açıldıktan sonra bütün gücümle o başlığpa emek verdiğimin de şahidisin. metafizik kavramına hangi, anlamı yüklediğinizi zaten bu nedenle sormuştum. ortada deneyim varsa, metafizik yoktur. fizik vardır. çünkü deneyim vardır. metafizik kavramı aristodan bu yana oldukça talihsiz bir geçmişe sahip. ve emin ol, sırf bu kavramın tarihsel süreç içindeki içerik değişimini tartışmak bile bu başlığı fazlasıyla aşar. bazılarına sık sık hatırlatmak zorunda kaldığım bir cümleyi sana da hatırlatmak zorunda kalmak benimm için üzücü. ancak; kavramların gündelik, sözlük ve terminolojik anlamları vardır. metafizik kavramı cinler periler gibi uyduruk varlıkların yaşadığı varsayılan başka evrenleri işaret etmez. felsefeye ait bir terim olarak, soyutlamayı işaret eder. modern zamanlarda, diyalektik materyalizm gibi daha gelişmiş felsefeler tarafından ise, nesnel olmayan ÖNKABUlleri işaret edecek biçimde kullanılır. soyut varlıklar olmadığı gibi metafizik varlıklar da yoktur. çünkü soyut ve metafizik kelimeleri günlük dildeki anlamlarından farklıdır felsefede. fiziğin zıttı metafizik olmadığı gibi, soyutun zıttı da somut değildir. dolayısıyla metafizik OLAY diye bir cümle tutarsızdır. bir olaydan bahsedilebilmek ancak o olayın fizik olmasıyla mümkündür. klasik felsefede, olumlu anlamda, fiziğin insanzihnindeki yansımalarına metafizik, somutun yansımasına ise soyut denirdi. ancak bu anlamlar da dinamik tirler ve zaman içinde değişmişlerdir. ben diyalektik materyalist felsefeden yola çıkarak metafizik kavramını , evrenle uyumsuz soyutlama ve kavramsallaştırmaların tamamını içerecek biçimde kullanıyorum. son tahlilde cinler periler ve tanrılar da buna dahil edilebilir olsalarda, bu kavramlar bundan çok daha fazlasına ilişkindir. bir deistin/panteistin gözünde tanrı başlığı bence tutarsız. olsa olsa bir deistin/panteistin kafasında/hayalinde/imgeleminde tanrı daha uygun olurdu. |
Sevgili Khaos;
ben bu tür olayları hiç bir zaman cinlere, perilere, tanrıya vs. yormadım. bunlar yaşanmış deneyimlerdir. Zamanın izafi oluşu, beynimizde ne işe yaradığı bilinmeyen bölgelerin oluşu vs. günün birinde bilimadamları bunları çözeceklerdir, zaten uğraşıyorlar. Hele telepati, öğretilebilir bir yetenek bile olmaya başladı. bilimadamları telepatinin şaşırtıcı sonuçlarını kabul ediyorlar, iknâ oluyorlar ama altında yatan gerçeği henüz çözemiyorlar. bana kalırsa çözmeleri de an meselesidir. ama metafiziği külliyen reddetmek, ortaçağda Galileo'yu aforoz etmekle aynıdır. Metafiziği reddetmeniz için bu tür olayları fizikle açıklayabiliyor olmanız gerekir. saygılar... |
Alıntı:
|
Alıntı:
aynı kavramsal hatayı devam ettirmek zorunda değilsin. telepati diye bir şey şayet varsa, o zaman bu fizik bir olaydır. nasılının açıklanamıyor olması onu metafizik yapmaz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Metafizik bu linkte metafiziğin kaba tanımını bulabilirsin. metafiziği redetmek ne demektir hala anlayabilmiş değili,m. ben metafizik kavramın ı yanlış kullandığını söylüyorum. metafizik bilimin açıklayamadığı ancak bir gün açıklayabileceği şey değildir. böyle bir tanım yok. telepati vs gibi şeyler şayet gözlemlenebiliyorsa/deneyimlenebiliyorsa bunların olsa olsa fizik açıklamaları olur. metafizik açıklama demek, fiziksel olarak açıkalanamayan şeylerin açıklaması demek değildir. lütfen kavram üzerine kısa bir inceleme yap. söylediklerim netleşecektir. |
Bildiğim kadarıyla telekinezinin fiziksel olduğu söyleniyor bilim tarafından(yanlışsa düzeltiniz),telepatiye gelince artık bilim bile yapmaya başladı telepatiyi.Düşünce okuma adına büyüka adımlar atıldı.Düşünce ile hareket eden makineler emekleme döneminde.
İnsanın da en teknolojik makina olduğunu düşünürsek,insanda bu yeteneklerin olması hiç şaşırtıcı değildir.Örneğin insanın gözü bir kameraya oranla çok çok yüksek çözünürlüktedir.Fakat insanlar da yavaş yavaş aynı çözünürlüğe yaklaşmayı başarıyorlar.Bence bu yeteneklerin ruh ile ilgisi olmaya bilir en azından durugörü ve astral seyehat gibi paranormal olaylara da bilimsel bir açıklama getirilse tıpkı telekinezi ve telepatiye olduğu gibi ben de zaten direk ateist olurum. Rüyalar da ruhsal sanılıyordu fakat bilim ilerleyince öğrendikki ruh ile ilgisi yokmuş.Kısacası insanın fiziksel olarak böyle yeteneklerinin bulunması olasıdır.İnsan çok gelişmiş bir makinedir.Kamera icat edilmezden öncede insanın gözü mükemmel bir çözünürlükteydi aynı şekilde zaman makinesi icat edilmedi fakat insan zaman makinesi de olabilir. |
Alıntı:
kardeşim ben hepinize tek tek felsefe öğretmeye mecbur falan değilim. metafiziksel olay nedir ya. fizik olay olur. fizikdışı olay olmaz. olsa bile sizin bundan haberiniz olmaz. açıklanamayan bir şeyler varsa; bu onların fizikdışı olduğunu değil, sadece açıklanamadığını gösterir. gerçi sizin açıklanamadığını iddia ettiğiniz martavalların çok basit açıklamasını ben biliyorum. ancak yaşasın bilimi severim. kırmak istemiyorum. önce gidin metafizik nedir bir öğrenin bakalım. |
Alıntı:
|
Alıntı:
2. Günümüzde fizik her şeyi açıklamaya yetmiyor ki bunu sen de demişsin. Bu açıklanamayan olayları da açıklanana dek metafizik başlığı altında toplayabiliriz. Açıklanırsa metafizik ortadan kalkar, açıklanamazsa açıklanana dek metafizik başlığı altında kalmaya devam eder. 3. Bunda esip gürleyecek bir durum yok. |
Deizmi oldum olası sevmedim. Ben tesitken " ya teist olacaksın ya ateist, arası yok bu işin " derdim. Deistler tanrıya inanıyor. Bu tanrı hakkında biraz bilgi verebilirler mi acaba? Nasıl bir Tanrı'dır ? Ayrıca Onun hakkında söylediklerinizin doğruluğunu ve gerçekliğini gösterebilir misiniz?
Ben şöyle bir tanrıya inanıyorum diyen kişi, bunu neye yada hangi bilgiye göre söylüyor. Yoksa söyledikleriniz, içi boş bir fantezi mi? Ben etlisine sütlüsüne karışmayan, muhteşem zekası olan, gökkuşağı renklerine sahip görünmez, yaratıcı bir zürafaya inanıyorum. Herşeyin sebebi odur, diyorum. Görünmez zürafa____Evet, kesinlikle! Şimdi, ben mi bu görünmez, mistik zürafa fikrini yarattım yoksa o zürafa mı benim de içinde bulunduğum evreni yarattı? "Tanrı, yaratıcı güç, kadir-i mutlak" işte tam da idealistlerin safsataları..Ne yazıkki bazı arkadaşlarımız utangaç idealist oyunlar oynadığının farkında değil.:smash: |
Alıntı:
birazcık felsefe bilenlerin hepsi sana bi tarafıyla güler. açıklanamayn fizik olayları altında toplayabileceğin yegane başlık, açıklanamayan fizik olaylar başlığıdır. çünkü metafizik olaylar diye bir olay türü yoktur. metafizik ise senin/sizin zannettiğinizden çok öte terminolojik bir kavramdır. komik durumlara düşmeyesiniz diye karınca kararınca birikimlerimizi paylaşıyoruz burda. link te koyduk ki biraz olsun fikir saibi olun diye. kaale alınmıyorsa hiç yazmayalım bari. |
Arkadaşlar;
metafiziğin ne olduğunu gayet iyi biliyorum. bu nedenle parapsikoloji kelimesini özellikle kullanmadım. yazdığım mesajlarda da hep şunu vurguladım: "bilim bunu ergeç çözecektir". bilimin fizikle açıklayamadığı olaylara "metafizik" dedim. hatta, metafizik kelimesi bile sorgulamaya değer. metafizik=fizik ötesi. benim görüşüme göre, fizik ötesi diye bir şey yoktur, her şey fizikle açıklanabilme potansiyeline sahiptir. ama maalesef, metafizik kelimesi yerleşmiştir. insan, bilmediği şeye saygı duyar (bazıları da tapar). bir illüzyon numarası o illüzyoniste saygı duymamıza yol açar. ama illüzyon deşifre olunca o saygı ortadan kalkar. telepati yeteneği gibi daha pek çok metafizik (kimilerine göre parapsikolojik) olay fiziğin şemsiyesi altına girecektir. yeter ki bilimadamları, açıklayamadıkları olayları ruhani bir güce maletmesinler. zaten öyle de yapmıyorlar (ülkemizdeki otçu profesörler hariç) saygılar... |
Alıntı:
Zaten deistler de tanrıya tapmazlar,tanrı vardır deyip geçerler.Varmış ya da yokmuş iplemez onları. Şuan düşüncelerim ateizme kaynaya başladı çünkü açıklanamaz dediğim herşeyin fiziksel olarak açıklaması yapılmaya başlandı. Alıntı:
|
Alıntı:
|
"insan, bilmediği şeye saygı duyar"
"Tanrı, görünmez yaratıcı güç " fikrine neden saygı duyalım.??? Sen hiç tanrıyı gördün mü? Tanrı'nın insanlarla konuştuğuna şahit oldun mu? Bunu yaptığını söyleyen insanlara zaten inanmıyorsun. Fakat kalkıp da hem "tanrı vardır" diyeceksin kesin bir yargıya varıp hem de "bilmediğimiz bir şey" nitelemesinde bulunaaksın. Yunanlıların yarattığı tanrılara neden saygı duymuyorsun mesela? Yada hinduların? , müslümanların? Onlar da senin inandığın gibi bir yaratıcı var diyorlar. Neye göre bunu söylüyorlar? O tanrıları KİM yarattı? İnsanoğlu. Peki sen hangi türdensin? Sen ne idda ediyordun? |
arkadaşlar;
hepimiz nerdeyse aynı düşüncedeyiz. aramızda çok az fark var. bütün bu tartışmalara yol açan "Metafizik" kelimesinin yanlışlığıdır. Teoloji bile bu kavrama dahil edilmişse "Metafizik" yerine başka bir terim kullanmak icap ediyor. saygılar.. |
"Zaten deistler de tanrıya tapmazlar,tanrı vardır deyip geçerler.Varmış ya da yokmuş iplemez onları."
-Tanrı vardır. -Ölümden sonra hayat vardır. ( şöyledir, böyledir ..) -Şeytanlar, cinler ve benzeri görünmez varlıklar vardır. -Bizi uzaylılar yaratmıştır. gibi safsata idaları sıralayalım. Bu tür "vardır" lı açıklamayı kim neye göre yapıyor? Çok afedersiniz ama "kafasına göre" değil mi? Bir şeyin varlığından bahsedecekseniz bu apaçık ortada olmalıdır. Fizik ötesi bir şey: kesin vardır önermesi yanlıştır. Tamamen İNANÇtır. Gerçekliği ve bilimselliği yoktur. Ayrıca yaşasınbilim dostum; Hayır ben deist üyelerimizle aynı fikirde değilim ve olamam da. |
Sevgili Natan;
kendi düşüncenden olmayanlara karşı neden bu kadar saldırgansın? deizme inanan arkadaşlar gerekçelerini açıkladılar zaten. bilimle açıklanmayan pek çok olay varken bir Tanrı kavramına ihtiyaç duymaları doğal değil mi? Bu olaylar açıklandığına ateist olacaklarını bile söylediler. Bu başlıktaki 2. mesajımda panteist olmamın gerekçelerini yazmıştım. http://www.turandursun.com/forumlar/...99&postcount=6 Bu gerekçelere itirazlarınızı (metafizik dışındakiler) merak ediyorum. saygılar... |
metafizik kavramı her türlü mistik savsatayı içine tıkıştırmaya kullanışlı bir hale gelmiş.
kavramı ilk kullanan aristo (bazılarına göre öğrencileri) bu kavramla bunları kastetmiyor. bugün adına felsefe denen şeyin konusunu kastediyor. yani iyi/kötü ahlak nedir. güzel/çirkin estetik nedir. varlık/kavram nedir gibi. görüldüğü gibi, tanımlanamayan olaylarla ilgili değil bu kavram. zihinsel olarak tartışılan şeylerle ilgili. bu kavramın tüm bileşik biçimleri ise tamamen martavala dönmüş drumda. mesela metafizik alem tamlaması. bu tamlamanın felsefedeki metafizik ile uzak yakın alakası yok. çünkü öyle bir alem yok. bi tane alem var. o da fizik alem. zaten diyalektik materyalizm bu kavramı tümden mahkum etmiştir. temelsiz varsayımlar anlamında kullanmıştır. ki bu biçimde kullanmak aristoya atfedilen biçimiyle kullanmaktan çok daha makuldur. çoookk boktan bir kavram. tamemen idealist yanılsamalara çanak tutan bir kavram. bu kavramı bir tarafa bırakıyorum. hadi diyelim ki telepati gözlemlenebiliyor. şayet gözlemlenebiliyorsa bu tek kelimeyle fiziktir. peki deistin yada panteistin tanrısına ilkişkin hangi tanımlanamayan gözleminiz var. bakın özellikle tanımlanamayan diyorum. benim her türlü tanrıya ilişkin bir tane ortak gözlemim var. insan tarafından yaratılıp içerik verilen somutta hiç bir şeyi işaret etmeyen, tamamen hatalı bir soyutlamanın adı tanrı. yani sadece bir kavram. içi boş bir kavram. |
Alıntı:
1.Tanrı, 2.Sonsuz evren. Bugün bilim evrenin sonsuz olduğu görüşünde bende buna kaymaya başladım.Çünkü açıklanamaz dediğim herşey fiziksel olarak açıklanmaya başladı.Durugörü ve birkaç tanesi daha var onlar da açıklandığı zaman direk ateistim.Yani sonsuz evren görüşüne tabiyim. Cinler benzeri görünmez varlıklar -bana göre- evren sonsuzsa olabilir.Çünkü bildiklerimiz bu dünyadan ibaret evrenin öte yanlarında ne gibi maddeler-elementler olduğunu vb. bilmiyoruz.Artık insanoğlu bile görünmez olma yolunda adımlar atıyor diğer varlıklar neden atamasın?Tabiki görmediğin birşeye var demek de abes kaçar yani olasılık olması onu var yapmaz. Ben şimdilik inanıyorum hepsine sonrasında nolur bilemem,büyük ihtimalle ateizme kayacam ama hayat bu... |
sevgili DarkPrince,
ateizme kaymadan önce bir panteizme uğra bence ;-) sorularının cevapları orda var. ateizm, bu evrenin nerden geldiğini açıklayamıyor ve müslümanların kıytırık önermeleriyle başedemiyor. saygılar... |
sevgili dark prince
hiçlik diye bir 'şey' yoktur. hiçlik bir soyutlamadır. varlıktan soyutlanmış zihinsel bir kategoridir. varlığın olmaması durumunu ifade etmek üzere soyutlanmış bir kavramdır. dolayısıyla gözlemlenen değil kurgulanan bir şeyi işaret eder. sadece kafamızda hayalettiğimiz bir şeyi. siz hiçliği gördünüzmü. hayır. o halde varlığın hiçlikten nasıl türediği tuhaf iddiasını niye çözümlemeye kalkıyorsunuz ki. böyle bişey yok.varlık hiçlikten mi türedi de, varlık hiçlikten nasıl türedi diyebilelim. bunu kim söylüyor. bing bangin protestan versiyonları mı. soru saçma olursa cevapların da kaderi bellidir. bakın size, tanrı nasıl hiçlikten meydana geldi diye soruyormuyum. sormam. çünkü bu soru saçmalıktır. çünkü tanrı yok. hiçlik de yok. ama varlık var. nasıl meydana geldi sorusu absürttür. çünkü öncesinde bir hiçlik olduğu varsayımı metafizikdir. işte metafizik tam olarak budur. verlık hep var. hiçlik ise varlığın öncesi değil, varlığın tersinden niteliğidir. nasıl ki boşluk zihinsel bir kategori ise, hiçlik de öyledir. bu kısmı anladığınızda hiç bir şeye tanrı deme ihtiyacınıuz da kalmayacak. evrene de tanrı demeye ihtiyacınız olmayacak. |
kendi düşüncenden olmayanlara karşı neden bu kadar saldırgansın?- Y.B.
Hayır yaşasın bilim. Ben kendi düşüncemden olmayanlara karşı saldırgan bir uslup kullanmıyorum. Kelimelerimi seçerken becerebildiğimce özenle davranıyorum. Kimseyi kırmak da istemem. " bilimle açıklanmayan pek çok olay varken bir Tanrı kavramına ihtiyaç duymaları doğal değil mi?" Son derece doğal bir davranış bu. Dünya insanlığına bak; geçmişte yaşamış insan yığınlarını da düşün. Tanrı yada tanrılar yaratıp, bu yarattıkları kavramın kulu- kölesi oldular. Fakat bilimle henüz açıklanamayan olayları tanrı gibi maymuncuk anahtaıyla çözmeye çalışırsan bilimden çıkmış, fantezi yapmış olursun. Fantezilerin de ancak senin beyninin düşüncesidir; gerçek değildir. Henüz bilinmeyen olgular "tanrı"larla açıklanamaz. Örnek verelim. Dinoların tam olarak nasıl yok olduğu net bilinmiyor. Elbette çeşitli fikir ve teoriler mevcut; bilim insanları araştırıyor. Şimdi biz dinoların nasıl yok olduğunu bilmiyoruz diye " tanrı Thetan" hepsini helak etti diyebilir miyiz? Eğer bu düşünceyi (inancı) dile getiriyorsak bu gerçekten de böyle olduğu anlamına gelmez. Ancak ve ancak uydurmadır. Ki tanrı düşüncesi insan beyninin ürettiği bir fikirdir. Bu fikirlerin GERÇEK olmasını beklemeyin. " Bu olaylar açıklandığına ateist olacaklarını bile söylediler." Ateist olmakla ilgili bir durum değil bu. Asıl mesele henüz bilinmeyen bir durum karşısında işin içine ruhi yaratıkları karıştırmanız. Elinizde kanıt yok. Ben deistlere (teistlere) diyorum ki inandığınız ve gerçek olduğunu söylediğiniz tanrı'nın ismi Thetan'dır. Hadi bana inanın. Ben Onun isminin Thetan olduğunu söylüyorum. Neden inanmıyorsunuz? Bu önermenin tamamen benim beynimin ürettiği bir fikir olduğunu bildiğinizden. Bilinmeyenler karşısında ruh ve benzeri yaratıklara başvuracağınıza bilimsel bir tutum sergileyin; susalım, metafizik yargılardan uzaklaşalım ve bu işi biliminsanlarına bırakalım. Ben canlılığın tam olarak nasıl başladığını bilmiyorum. Üretilen sağlam teorilere karşı da çıkamam çünkü gerçekleştirilen bir deney var. Bakınız, teoriler yanlış da olabilir, fakat gözlemlenen veriler yanlış değildir. Bu durum karşısında Natan ne yapacak? Dinoların nasıl yok olduğunu yada hayatın tam olarak nasıl başladığını bilmediği için ruhlara, tanrılara yada tanrıçalara mı inanacak? Bilimde inanç yoktur. Açıklama yoksa kafasından uydurmak yerine, susmalı ve bilim insanlarını beklemelidir. |
Alıntı:
NatGeo'da 3 gün önce bununla ilgili bir belgesel vardı. Bir sürü hayvan üzerinde ultra-sound testleri yaptılar. sonuç koca bir fiyasko. bu önsezinin sesle falan alakası yok. Deprem konusundaki önsezileri bir biçimde çözülecektir. ama köpeklerimin kendi ölümlerini 2-3 gün önceden sezmiş olmaları sesle, elektromanyetizmayla falan açıklanamaz. saygılar... |
sevgili Natan;
son yazdıklarına aynen katılıyorum. saygılar... |
benim kedi ne depremden önce ne de deprem sırasında hiç oralı bile olmadı malesef :) oturduğu yerden kalkmaya bile tenezzül etmedi. benide hayal kırıklığına uğrattı bu umursamazlığı.
nat. geo da hayaletler ile ilgili, vampirler yada birçok alakasız şeyle iligli testler yapan bir program var. unuttum o programın adını, acaba ondan mı bahsediyorsun? uzun saçlı bi adam var genellikle o anlatıyo programı. |
Alıntı:
merak ettiğim için soruyorum. |
|
ilk linki okudum diğerlerini de bir okuyayım ama ben evreni sonlu biliyordum..
(sınırsız fakat sonlu) diğerlerine de bir bakayım |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:12 . |