![]() |
millet bi toplanın
millet bana evrimin amacını bi iki cümleuyle bi açıklar mısınız neden canlılar evrim geçirir asıl amaç nedir
ama açık ve net bi şekilde cevap istiyorum ve bi iki cümlelik bi cevap olsun lütfen canlılar neden evrim geçirir ? |
Evrim geçirmez!Evrim diye birşeyde aslında yok,İngilizlerin Yükselişine çanak tutan basit bir teori.
|
Burda yasinin 3-4 kati adamlar var terbiyeni takin.Sana cevap vermeye bile tenezzul etmez cogu boyle devam edersen haberin ola.
Evrimin amaci yoktur.Ortamina uyum saglayan yasar, saglayamayan ölür.Asidin icine baz atarsan tuz ile su cikar.Asidin amaci yoktur bazinda amaci yoktur.Doga kanunudur.Dusunen bir sey olmadigi icin amac yoktur tekrar ediyorum. |
Alıntı:
gerçekten anlamadım bu arada isteyen cevap verir isteyen vermez kmseyi zorlamıyorum heralde yani evrimin amacı yalnızca ortama ayak uydurup hayyatta kalabilmektir diyorsunuz yanlış mı anlamışım |
Alıntı:
Atom teorisi boyle bir seyi iddia etmiyor!Atom Teorisi Ayni atomun yada atom teorisinin bir seyler tasarlamadigi gibi evrim ve evrim teoriside birseyler tasarlamaz/dusunmez.Amac yoktur. Sinirlenmedim bu arada uyari yaptim sadece. |
sanırım dark başlığa kızdı
"Hacı bi toplanın ya... Bişey sorcam..." Gibi bir kaba ifade oluyor. Sonuçta bu sitede 1940 doğumlu insanlar var... Her neyse, Profesör Dawnkins'den bir video; http://www.youtube.com/watch?v=apImIgPtkqM Saygılar |
Canlılar evrim geçirmeye zorlanırlar desek daha doğru olur. Çünkü çevre ve seçilim baskısı evrimin itici gücüdür. Her hayatta kalan nesil bir öncekine göre daha fazla avantajlıdır. Nesli tükenen soy bir sonraki yeni türün ortak atası olabilir. Nesli tükenmeden önce yeni neslin ilk üyeleri ile birarada yaşayabilir. Eski soylar avantajlarını kaybedince tamamen yokolurlar.
|
başlık için özür dilerim herkesten o halde
aklıma bişey gelmedi hemen bunu yazdım bi saygısızlık yapmak istemedim yani neyse taylan tam olarak her canlı türü kendinden öncekilerden üstündür diyorsun öyle değil mi yani yanlış anladığım bi nokta yok değil mi? @Özgürcan ben video ile konunun alakasını anlayamadım desem |
Sayın dark ben üstün demedim avantajlı dedim. Üstünlük görecelidir. Evrimde yeri yoktur. Evrimde tanımlar bu şekilde yapılmaz. Avantajlı ya da uyumlu denilebilir.
Evet görünen odur ki her yeni nesil bir öncekinden daha avantajlı hale geliyor. Eğer avantajlı değilse yokolup gidiyor. Nişini başka bir tür dolduruyor. |
Alıntı:
evrimin(bir kendilik, iradilik anlamıyla) amacı yoktur. Neden evrim geçirdiğimiz ise çevre ve şartlara uyum sağlayabilmek, ayrıca süreç dahilinde organizmanın işlevselleşmesi denebilir... Basit iki cümle. |
Evrimle ilgili sorulan bu soruları her ramazan ısrarla sorulan "hocam, sakız çiğnersem orucum bozulur mu" sorularına benzetiyorum. Müslümanlar her yıl bu sorularına cevap alıyorlar ama her sene sormaktan da geri duramıyorlar. Bu olay bana evrimden daha ilginç geliyor.
Benzer türler arası rekabet, farklı çevre koşullarının oluşması sonucu yenilenen gen havuzu, mutasyonların bir kısmı evrimin mekanizmasından bir kaçı. Oldukça komplike olan bu mekanizmayı iki cümlede anlatmak zor. |
Alıntı:
1909 yılında İngiliz matematikçi G.H. Hardy (1877-1947) ve kalıtım araştırmacısı Alman Dr. W.R. Weinberg (1862-1937) birbirinden bağımsız olarak eşeyli üreyen canlı populasyonlarındaki genlerin ve dağılımlarının hangi sıklıkta gelecek nesillere aktarıldığına dair bir kuralın var olduğunu ortaya çıkardılar. Her iki bilim insanı da, belirli şartlar ve ön koşullar oluştuğunda alel frekanslarında, başka bir deyimle alellerin görülme sıklığında da bir değişme olmadığını buldular [Alel: Bir genin değişik biçimlerine genetikte verilen addır]. Daha basitçe söylersek bu iki bilim insanının bulduğu şey, canlı türlerin hangi şartlarda evrim geçirmeyecekleri veya hangi durumlarda evrimin meydana gelmeyeceğidir. Bu iki bilim insanı evrim geçirmeyen bir canlı popülasyonuna "dengeli popülasyon" adını koydular. Bazen evrim geçirmeyen bu varsayımsal popülasyona "ideal popülasyon" dendiği de olur. Belirli şartlar doğduğunda evrimin de meydana gelmesine gerek olmayan ideal veya dengeli popülasyonun tanımı ise şu şekilde yapılır: “bir populasyonun gen havuzundaki genlerin frekansı, dölden döle değişmeden sabit kalıyorsa bu populasyona ”dengeli Populasyon” veya "kararlı popülasyon" denilir (veya evrim geçirmediği için İdeal Populasyon da denir). Peki bu iki bilim insanına göre hangi şartlar oluştuğunda canlılar evrim geçirmezler veya genlerinde değişiklik olmaz?
Bu yukarıdaki şartlar oluştuğunda canlılar evrim geçirmezler. Eğer bu ön koşullardan biri ya da bir kaçı yerine gelmezse Hardy Weinberg Kuralı da böylece geçerli olamaz. Başka bir deyimle yukarıda sayılan koşullar yerine gelmezse populasyon içinde nesillerden nesillere değişimler baş gösterir, yani zorunlu olarak evrimleşme başlar. Doğadaki canlı populasyonlar ise bu şartlardan en azından biri veya diğerini yerine getiremezler. Bu da onların değişim gösterdikleri, evrildikleri ve türleştikleri anlamına gelir. Bu bilgi “Modern Evrimsel Sentez Kuramı”ın tanımlanmasına ön ayak olmuştur. |
Şimdi evrim bir nevi model yükseltmedir. Model yükseltmek iyidir. Bazıları klasik takılır ama genel olarak model yükseltmek iyidir. Örnek ile açıklayalım:
Şimdi muhammed gitti savaşa, kazandı. İşte erkekleri kılıçtan geçirdiler kadın ve çocukları topluyorlar pazarda satmak için(Bir kısmını kendi kullanacak evde ama konu bu değil). Şimdi diyelim bu insanlar evrilmemiş hala "hominin" aşamasındalar. Bunlar para etmez. Cariye de olmaz. Kıllı mıllı bir şey sonuçta. hayır çocukları al ev işinde kullan diyeceğim her an ağaca dala atlayacak gibi bir hali var keratanın. Yani iş görmez. Ne lazım model yükseltmek lazım. Gerçi yakın yaşadıkları için o sıralarda muhammed de hominini aşamasında olmalı. O zaman durum değişebilir. Değişmeyebilir de. Kafam karıştı. Neyse model yükseltmek iyidir iyi. |
bi soru daha sormak istiyorum
evrime göre şuanda en ileri derecede olan canlı türü hangisidir? kedigiller mi insanlar mı maymun türleri mi? |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Canlılar sadece belirli özelliklerine göre birbiri ile karşılaştırılabilir. Bunun dışında en gelişmiş canlı şudur gibi bir tespit yapılamaz.
|
Alıntı:
|
verdiğiniz cevaplar için hepinize teşekkür ederim ne düşündüğünüzü net bi şekilde öğrenmek istedim bu konuda
daha önce başka yerlerde tartıştığım kişilere bişeyler söyledim onlar evrimi yanlış anladığımı söyletip kendi tanımlarını yaptılar onların yaptığı tanımı başka biyerde bulunan evrimcielre sordum onlarda bu tanımın yanlış olduğunu söyleyip başka şeyler söylediler bu en az 4-5 kere devam etti hepsi evrimi yanlış anladığı söyleyip kendi savunduklrını anlatılar vs bu sitede bu problemin oluşmasını istemediğim için bu soruları sordum |
Bu sitede evrimci bir bilim insanı olmadığını tahmin ettiğim için herkesin bir yanılgı payı olması veya başka bir şekilde evrimsel süreçleri bilmesi olağandır. Tartışma ortamı içinde olduğumuz için biri diğerinin yanlışını düzeltebilmeli veya en iyisi bilimsel kaynaklar göstererek tartışmada argümanlarını sunmalıdır. Bazen güzel bir alıntı birçok şeyi açıklamada daha başarılı olabilir de. Bunun yanında herşeyi bildiğimizi iddia da edemeyiz. Bazı noktalarda fikirler öne sürebiliriz.
|
Alıntı:
bu problemin olmaması için ilk başta tartışmalara başlamadan önce sordum |
evrim birden fazla faktörün etkilediği bir süreçtir.
herşeyden önce, bireyin genlerini kendisinden sonraki nesile bir şekilde ''hatalı'' aktarmasından koşullanır. hatalı kelimesini özellikle tırnak içine aldım. birey kendisini kendisinden türeyen nesilde tam olarak aynı biçimde üretebilseydi evrimden bahsedemezdik. bu ''hatalı'' bir çok faktörden kaynaklanabilir. kısaca mutasyon denen bu durumun daha çok radyoaktif nedenli bozulmalardan kaynaklandığı düşünülüyor. o halde ''bozulma'' nasıl oluyorda, bir yandan daha uyumlu ama bir diğer yandan daha ''mükemmel'' türlerin ortaya çıkışını sağlıyor. bu tam olarak adına doğal seleksiyon denen sürecin etkisi. yani birden fazla etkenin belirlediği bir süreç derken bu kastediliyor. mutasyon ve sonrasında seleksiyon evrimi birlikte koşulluyor. çevre ise seleksiyon dediğimiz işlevin çalışmasının koşullarını belirliyor. aynı özellik bir çevrede bireyin/türün lehine olabilirken, bir diğer çevrede aleyhine olabiliyor. sanırım ortada ''amaç'' kavramının içeriğine dahil edilebilcek hiç bir olgusal ya da mantıksal durum yok. evrim ''amaçlı'' bir şey değil. bir süreç ve sonuç. ama hepsinden önemlisi, evrimin bir olgu olduğu. evrimi tartışmaya niyetlenen herkese öncelikle bunu hatırlatmak gereklidir. evrim olgusu ile evrim teorisi farklı bağlamlardır. bağlam farkı dikkate alınarak tartışılmalıdır. bununla ne kastetiğimi sanırım bir kaç mesaj sonra daha net göreceğiz. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:55 . |