Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Ateist profesore Einstein'den ders... (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=25695)

_melek_ 13-08-2011 06:45

Ateist profesore Einstein'den ders...
 
http://www.youtube.com/watch?feature...16BwhQFbw#t=0s

Ben bu videoda geçen konuyu farklı ele almak istiyorum.
Kötülük profesorün dediği gibi Tanrının kendisiyse bile bu Tanrının yokluğuna dair delil olabilir mi?

Bu sitede ateist düşünce yapısı kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden ve insanları zorlayıcı hükümlerinin varlığından Tanrı yoktur ifadesini kullanıyorlar.

Bu ne kadar doğru sizce?

Kutsal kitap Kuranda kendince bulduğu çelişkiler sonucu Tanrı yoktur denilebilir fakat hükümlerinin ve getirdiği disiplinin eleştirisi sonucu sırf kendi düşüncelerine uymadığı için böyle bir Tanrı düşünülemez gibi ifadelerin kullanılması kendi içerisinde çelişiyor.

Gerçekten hayalinizdeki gibi bir Tanrı kitabı olsaydı Tanrı fikrini kabul edecekmiydiniz?

Bu soru çok önemli noktaya değiniyor.

Müslümanlara gelen eleştirilerden biride cennet ve bir takım mükafatlar sebebiyle Tanrı inancını kabul ediyorlar iddiasıdır.

Bu şekilde iddialara en güzel cevap bu soru olacaktır.

apsimon 13-08-2011 07:15

Alıntı:

_melek_´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 404208)
http://www.youtube.com/watch?feature...16BwhQFbw#t=0s

Ben bu videoda geçen konuyu farklı ele almak istiyorum.
Kötülük profesorün dediği gibi Tanrının kendisiyse bile bu Tanrının yokluğuna dair delil olabilir mi?

Bu sitede ateist düşünce yapısı kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden ve insanları zorlayıcı hükümlerinin varlığından Tanrı yoktur ifadesini kullanıyorlar.

Bu ne kadar doğru sizce?

Kutsal kitap Kuranda kendince bulduğu çelişkiler sonucu Tanrı yoktur denilebilir fakat hükümlerinin ve getirdiği disiplinin eleştirisi sonucu sırf kendi düşüncelerine uymadığı için böyle bir Tanrı düşünülemez gibi ifadelerin kullanılması kendi içerisinde çelişiyor.

Gerçekten hayalinizdeki gibi bir Tanrı kitabı olsaydı Tanrı fikrini kabul edecekmiydiniz?

Bu soru çok önemli noktaya değiniyor.

Müslümanlara gelen eleştirilerden biride cennet ve bir takım mükafatlar sebebiyle Tanrı inancını kabul ediyorlar iddiasıdır.

Bu şekilde iddialara en güzel cevap bu soru olacaktır.

Şahsen tanımasamda anlatılanlara ve kitabına göre müslümanların tanrısı kuluna karşı pekte iyi davranmıyor. Hurileri ve şarıl şarıl akan ırmakları pekte ilgimi çekmiyor, zira su sesi bende baş ağrısı yapıyor. Huriler desen bana bir tane yeter cinsel güç konusunda müslüman erkeklere yetişemem. Erkek kardeşim sırf hanımı yüzden isyankar oldu. Çocuğun gözü başkasını görmüyor :)

Tanrı istediği kadar kitap indirsin. Epostama ileti göndersin. Hani ilahi masalda diyor ya iblis ademe seçde etmedi. Bende seçde etmem. Dünyada kötülük var olduğu sürece suçlusu odur.

Niye biz yoktur diyoruz. Çünkü insanı ve doğayı seviyoruz. İnsan içinde ki pis irini değil ondan çıkan güzelliği, umudu...

Pis irin nedir? Pis irin düşmanlıktır,kindir,nefrettir. Nefret, düşmanlık nasıl beslenir. Duygu ile beslenir. Duyguyu da din eline alır. İnsanın içinde ki irini diri tutar.

Melek, tanrı diye bir şey yoktur. Tanrı insanın insana yaptığı kötülüğün kılıfıdır.

ereninthenature 13-08-2011 07:58

Kotulugun tanimini Allah/Tanri sevgisinin yoklugundan kaynaklanan bir kavram diye yapmak hatalidir.

Adama soyle bir soru sorarlar "Musluman olmayan herkes kotu kalpli mi?".
Gandi kotu kalpli mi?Carl Sagan kotu kalpli mi?Birinin amaci bir milleti ozgurlugune kavusturmak, digerininki bilimi topluma tasimak.

Ben kafamdan bir iyi cizsem, desem ki; "Kotuluk aslinda yoktur bu peynir sevgisinin eksik olmasindan kaynaklidir, ayni karanligin aslinda olmamasi gibi..." ve bu iddia mi boylece biraksam havada, rasyonel bir insan bir tarafiyla guler bana, rezil olur bir koseye cekilir aglarim bende kanitsiz, desteksiz iddia sicma huyumdan ne zaman vazgececem diye.

Einstein kisisel bir tanriya inanmadigini acikca belirtmistir defalarca hemde vazgecin su ikiyuzlu iddialardan, karsinizda Einstein gibi bir adamin acikca fizik kurallari tanridir demesine ragmen bunlari gercek sanacak insanlar yok!

Biz uyandik uykumuzdan, sizinde uyanmaniz dilegiyle.

Saygilar.

No God No Sadness 13-08-2011 11:15

"Benim dini bağlılıklarım konusunda okuduklarınız, sistematik olarak tekrar edilen yalanlardan başka bir şey değil. Kişisel bir tanrıya inanmadığım gibi bunu saklamayı bırakın, açık ve net bir şekilde ifade ettim. Eğer içimde “dini” olarak tanımlanabilecek bir şeyler varsa o da bilimin aydınlatabildiği kadarıyla Dünya’nın yapısına olan sonsuz hayranlığımdır." (1)

"Bir insanın ölümsüzlüğüne inanmıyorum ve ahlakın arkasında insanüstü bir otoritenin bulunmadığı, tamamen insani bir mesele olduğunu düşünüyorum." (2)

"Teolojinin tanımladığı gibi iyiliği ödüllendiren ve kötülüğü cezalandıran bir tanrıya inanmıyorum."(3)

Kaynaklar:
(1) : Albert Einstein, 1954, from Albert Einstein: The Human Side, Helen Dukas, Banesh Hoffman, Princeton University Press
(2) : Albert Einstein, 1954, from Albert Einstein: The Human Side, Helen Dukas, Banesh Hoffman, Princeton University Press
(3): [Albert Einstein, as quoted in a memoir by Life editory William Miller in Life, May 2, 1955]

Tekrar düşünün..

Olimpiyat 13-08-2011 11:47

melek hanım
yaklaşık 6 yıldır çeşitli sitelerde(türk ve yabancı sitelerde) bu olayın uydurma olduğunu söyleye söyleye dilimde tüy bitmiştir.
einstein böyle bir şey dememiştir..hayatında böyle bir şey yaşanmamıştır..
ne kitaplarında ne de onunla yapılan ropörtajlarda ne de başka bir yerde böyle bir şey yoktur..
2000 yıllara girdikten sonra uydurulmuş bir şehir efsanesidir..maalesef ki inanılmı ve yayılmıştır..

aşağıda bunun şehir efsanesi olduğu anlatılıyor..
http://urbanlegends.about.com/od/rel...nstein_god.htm

_melek_ 13-08-2011 12:48

Alıntı:

Olimpiyat´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 404242)
melek hanım
yaklaşık 6 yıldır çeşitli sitelerde(türk ve yabancı sitelerde) bu olayın uydurma olduğunu söyleye söyleye dilimde tüy bitmiştir.
einstein böyle bir şey dememiştir..hayatında böyle bir şey yaşanmamıştır..
ne kitaplarında ne de onunla yapılan ropörtajlarda ne de başka bir yerde böyle bir şey yoktur..
2000 yıllara girdikten sonra uydurulmuş bir şehir efsanesidir..maalesef ki inanılmı ve yayılmıştır..

aşağıda bunun şehir efsanesi olduğu anlatılıyor..
http://urbanlegends.about.com/od/rel...nstein_god.htm

Sayın Olimpiyat benim için o enistein söylemiş bu enistein söylemiş bu pek önemli değil.

Yazının verdiğiniz linkin ayrıca hiç bir dayanağı yok kişi kendi düşüncelerini yazmış.

Burada önemli olan yazıdaki geçtiği gibi onun bir üniversite öğrencisi tarafından hazırlandığı ve efsane olduğu filan değil yazının verdiği mesajdır dilerseniz bunun üzerinden gidelim..

antiputperest 13-08-2011 12:49

Alıntı:

_melek_´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 404208)
http://www.youtube.com/watch?feature...16BwhQFbw#t=0s


Gerçekten hayalinizdeki gibi bir Tanrı kitabı olsaydı Tanrı fikrini kabul edecekmiydiniz?

Bu soru çok önemli noktaya değiniyor.

Müslümanlara gelen eleştirilerden biride cennet ve bir takım mükafatlar sebebiyle Tanrı inancını kabul ediyorlar iddiasıdır.

Bu şekilde iddialara en güzel cevap bu soru olacaktır.

sayın melek ......

hayalimde ki gibi bir tanrı kitabı olsa tanrı da ben olurdum ..çünkü o tanrı kitabının yaratıcısı tanrıdır... hayal ederek o kitabı yaratan da ben isem o halde ben tanrıyımdır ......

neyse sorunuzu biraz değiştirerek asıl merak ettiğimiz şeyin aynı şeyler olduğunu varsayarsam tam anlaşılmamakla birlikte şu sorunun sorulması gerekiyor...
doğrumu yaklaşıoruz duruma?
inanan yobazlardan inanmayan yobazların farkı varmı?
inanmayan ama yobaz olarak inananlardan farklı olmak için hangi yolda gitmeliyim?
inanan fakat yobaz bir şekilde tapınan lardan farklı olarak inanmak nasıl mümkün? vs vs vs
ben bunların hiç birini sormayı tercih etmiyecem ben sorunun problemın farklı ayakalrından yukarda ki sorularla kısaca bahsetmiş olduğumu kabül ederek doğrudan olması gerekene yönelik fikrimi açıklayacam ....
Tanrı var mı yok mu,tanrının kitabı var mı yok mu önemli olan bu değil var ya da yok çekiştirmesi değil insanın ihtiyacı olan şey.
Yaratadan varsa bu insan aklı ile bilinebilirmi? bilinebilir değildir..... Eğer yaradanın varlığı ya da yokluğu bilinemiyorsa neye inanıcaz ?bir inanış oluşturmak zorunda değiliz ama insan doğası gereği bu konuya girildiğinde bilinemediğinden inanç oluşmak zorundadır..inancın olusturulacağı sey yaradanın varlığı ya da yokluğu değil var sa neden yaratmış bir iradesi varmı bize yönelik ?
yaradanın varlığı ya da yokluğu bilinemiyorsa ve yaradan tasarlayıcı böle tasarlamıssa demekki var bir bildiği bulunmak bilinmek istememiş diyebiliriz.....demekki o zaman yaradan var ise eğer insandan tapınma bulunma inanılma beklemiıor ne dior...hiçbir kutsal kaynak kanıt cevap bırakmayan yaradan dıor ki....

ATEİST OL.....

DÜŞME PEŞİME .......

KENDİNCE YOL ÇİZ.......

AKIL VERDİM GÖNÜL VERDİM YETER SANA PEŞİMİ BIRAK.....

AYAKLARININ ÜZERİNDE DUR........

EVRENDE YALNIZSINIZ KENDİ BAŞINAIZA ÇÖZÜN SORUNLARINIZI......

antiputperest 13-08-2011 13:08

başka br anlatımla dior ki ;

KENDİMİ KENDİM KAYBETTİM
BULA KENDİM KENDİMİ
KENDİME KENDİM GEREKSE
BULUR KENDİM KENDİMİ

Demekki kendime kendim lazım değil......... ihtiyacım olan sey kendime gelmek hiç değil........varoluş rüyasından uyanıp o unutulmak ıstenen olusuma dönmek hiç deil.....takdiri ilahiden sual sorulmaz ....böle cahıl bırakılmıssak vardır bir bildiği demek ki iradesi atesit olunmasıymış......

murted 13-08-2011 13:11

Aynı saçmalığı bir kaç yıl evvel sabah haberlerinin sonunda stv'de dallama bir spiker de anlatmış, okkalı bir küfürü yemişti benden.

Bu teistler neden bu kadar meraklılar kendi komplekslerini bir nebze hafifletebilmek için ünlü bilim adamı ya da düşünürleri kullanmaya. Falan müslümanmış, falan altmışından sonra müslüman olmuş, falan düdüklü tencereye taparken son nefesinde Allah'ı bulmuş falan fişman...

Çatlasanız da, patlasanız da, ölseniz de, geberseniz çap sahibi bilim adamı ve düşünürlerin ezici çoğunluğu non-teist. Her türlü araştırma, hatta sizin gözlemleriniz dahi eğitim seviyesinin arttığı yerde inancın azaldığını, bu seviyenin düştüğü yerde de inancın o derece hakim olduğunu gösterir. Haa, bunu bildiğiniz için bunun acısını duymamak, bunu görmezden gelebilmek, cahil halk yığınlarını kekleyebilmek için bu yollara sapıyorsunuz.

Sayıca çokluk mevzu bahşs olduğunda teist iki yüzlülüğü girer devreye, sayıca çokluk hani anlam ifade etmiyordu diye sorarlar. Biz hristiyanlar, biz müslümanlar bilmem şu kadarız, siz mi akıllısınız diye devam ederler.

Beyler bayanlar, nitelikli bir nüfustan bahsediyoruz. Bu elbette bir ölçüttür. Velhasıl kelam bilim ve felsefeyle içli dışlı oldunduğu oranda inançtan uzaklaşılıyor. bunların esamesinin okunmadığı yerde ise inanç hakim oluyor. Var mı itiraz edebilecek? Var mı aksine dair tek örnek getirebilecek (Flew öpmesin ama sizi, dikkat edin. Adam deist bile olsa kına yakmadan evvel düşünün, deizm nere teizm nere?)? Var mı falan toplum inancı kuvvetlendikçe bilimde ileri gidiyor, felsefeyi bir adaım daha ileri taşıyor diyebilecek?

Konu mu sapıyor? Einstein'e (aslında o ya da başkası çok da önemli değil) iftira atılırken sessiz mi kalalım yani? :D

Olimpiyat 13-08-2011 13:37

Alıntı:

_melek_´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 404255)
Sayın Olimpiyat benim için o enistein söylemiş bu enistein söylemiş bu pek önemli değil.

Yazının verdiğiniz linkin ayrıca hiç bir dayanağı yok kişi kendi düşüncelerini yazmış.

Burada önemli olan yazıdaki geçtiği gibi onun bir üniversite öğrencisi tarafından hazırlandığı ve efsane olduğu filan değil yazının verdiği mesajdır dilerseniz bunun üzerinden gidelim..

yazının verdiği mesaj, zaten verdiğim linkte son kısımda net şekilde eleştiriliyor..
tekrar olmasın diye yazmadım..

ilim 13-08-2011 13:52

Alıntı:

Şahsen tanımasamda anlatılanlara ve kitabına göre müslümanların tanrısı kuluna karşı pekte iyi davranmıyor. Hurileri ve şarıl şarıl akan ırmakları pekte ilgimi çekmiyor, zira su sesi bende baş ağrısı yapıyor. Huriler desen bana bir tane yeter cinsel güç konusunda müslüman erkeklere yetişemem. Erkek kardeşim sırf hanımı yüzden isyankar oldu. Çocuğun gözü başkasını görmüyor
Kendisi ve sevdikleri idam olmak üzere bekleyen birine "sen ve sevdiklerin idamdan kurtuldunuz ve harika saraylarda sevdiklerinle beraber yaşayacaksınız" ne kadar sevinç ve ferahlık duyar değil mi...Aynen öyle de, kendisi ve sevdiklerini başını vücuda çıkarmış ve ecel celladının satırıyla kesilip hiçliğe ve yokluğa atılacak zavallı mahluklar olarak gören ve idamını bekleyen bir insana "ölüm son değil, yokluk değil, ayrılık değil, tesadüfi değil, öteki tarafa geçmiş sevdiklerine kavuşmaktır. Ecel, bir terhis tezkeresidir. Kabir, cennet salonlarının bir kapısıdır" müjdesinin verilmesi, yani kendinin ve sevdiklerinin yokluğunu düşünen bir insana "sen ve sevdiklerin saraylar bahçeler ve köşklerle ve hurilerle süslenmiş ebedi bir alemde, ebediyen mutlu yaşayacaksınız müjdesinin verildiği halde bu müjdeyi beğenmeyen ve ehemmiyet vermeyene şu iki misal tam oturuyor: Bir ayı üzüm salkımının altına gelmiş. Hoplamış,zıplamış üzüme yetişememiş. "zaten ekşiydi" der. Gümler gider...Hem bir dünya güzeli kendine aşık olan birini hurundan kovmuş. O adam da kendine teselli vermek için "çirkindi" demiş...

Alıntı:

Tanrı istediği kadar kitap indirsin. Epostama ileti göndersin. Hani ilahi masalda diyor ya iblis ademe seçde etmedi. Bende seçde etmem. Dünyada kötülük var olduğu sürece suçlusu odur.
Dünyada kötülük varsa niçin o suçlu olsun ki..Asıl suçlu kötülüğe sebep olan. Çünkü, kötülüğü yaratmak bütün neticelerine bakar. Fakat, kötülük hususi neticelere bakar. Yani, mesela ateşin yaratılmasında çok büyük faydalar var. Fakat, bir kimse, yemeği pişiren ateşe elini soksa ve o hizmetçisini kendine düşman etse, "Ateşin yaratılması kötüdür" diyemez. Çünkü, ateş sadece onun elini yakmak için yaratılmamış. Eğer Allah, o adamın hatırı için ateşi yaratmazsa o ateşin yaratılmasındaki çok büyük faydalar ve hayırlar ortaya çıkmamış olurdu. Bu da daha büyük şer olurdu. Mesela, şeytanın yaratılmasında çok büyük hayırlar vardır. Çünkü, Allah şeytanı insanların mahiyetinde dercedilen tohumlar şeklindeki kabiliyetlerin ve istidatların inkişaf etmesi için yaratmıştır. Yani, insan şeytan ve nefisle ve kötülükle mücadele ve mücahede ederek manevi mertebesi yükseliyor, terakki ediyor. Eğer şeytan ve kötülükler ve bu dünya hayatındaki imtihan olmasaydı, insanların makamı melekler gibi sabit kalırdı. Bütün insanlar bir seviyede kalırdı. Ala-yı illiyyindeki Ebubekir(ra)in ruhu, esfel-i safilindeki ebucehilin ruhu aynı seviyede kalırdı.

Ayrıca, kötülükler ve çirkinlikler bir çok iyiliğin ve güzelliğin ve hayırların mertebelerini ortaya çıkarıyorlar. Yani, eğer çirkinlik olmasaydı, güzelliğin ve hikmetin derecelerini bilemezdik. Çünkü, daimi karanlıksız bir ışık hissedilmez ve bilinmez. Ne vakit karanlık ile kıyas etsek, o zaman o ışığın derecesini anlarız. Mesela, soğuk olmadan sıcak keyif vermez. Açlık olmadan yemek lezzet vermez. Mide harareti olmazsa su içmek lezzet vermez. Hastalık olmazsa afiyetin ve sağlığın kıymeti anlaşılmaz...vs..Bunun gibi kötülükler ve çirkinlikler çok güzelliklerin derecelerini bildirdiklerinden Cenab-ı Hak kötülüklere izin veriyor. Fakat, sebep olana da azabının olduğunu çok şiddetli bir tarzda haber veriyor.

Elhasıl, öyle ise kötülüğü Allahın niçin yarattığını şimdiye kadar bilememenizin kurbanı oluyorsunuz.

Alıntı:

Niye biz yoktur diyoruz. Çünkü insanı ve doğayı seviyoruz. İnsan içinde ki pis irini değil ondan çıkan güzelliği, umudu...
İnsan ve Doğa niçin güzel..Bu güzelliğin amacı nedir? Doğa, insanı kendine hayran bırakacak güzelliği nereden almış?

Alıntı:

Pis irin nedir? Pis irin düşmanlıktır,kindir,nefrettir. Nefret, düşmanlık nasıl beslenir. Duygu ile beslenir. Duyguyu da din eline alır. İnsanın içinde ki irini diri tutar.

Melek, tanrı diye bir şey yoktur. Tanrı insanın insana yaptığı kötülüğün kılıfıdır.
Allah vardır. Melekleri de vardır. Çünkü, Allah insana en basit bir sanat olan bir iğnenin bile ustasız ve bir harfin bile katipsiz ve bir köyün bile muhtarsız olamayacağını anlayacak ve kavrayacak akıl vermiş. Elbette nihayet derecede muntazam şu kainatın ustasız, sahipsiz, müdebbirsiz olması akıldan uzaktır. Bu kainatta abes, tesadüfi, hikmetsiz, vazifesi bir zerre bile yoktur. Allah bu kainatı çok yüksek ve ulvi gayeler için yaratmıştır. Allahı tanımayan bir insan lezzet cihetinde hayvanlardan çok aşağı düşer. En bedbaht mahluk olur. Çünkü, insan Allahı bilmezse kendini ve sevdiklerini başını vücuda çıkarmış ve ecel celladının satırıyla kesilip, kabir ejderhasının ağzına atılıp, hiçliğe ve yokluğa gittiğine inanır. Fakat, hayvanda akıl olmadığı için böyle bir sıkıntı yoktur. Yaşar, yatar halikına şükreder.

Elhasıl, ya aklını çıkar at hayvan ol kurtul. veya aklını imanla başına al.

yucemanitu 13-08-2011 15:39

Alıntı:

ilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 404273)
Kendisi ve sevdikleri idam olmak üzere bekleyen birine "sen ve sevdiklerin idamdan kurtuldunuz ve harika saraylarda sevdiklerinle beraber yaşayacaksınız" ne kadar sevinç ve ferahlık duyar değil mi...Aynen öyle de, kendisi ve sevdiklerini başını vücuda çıkarmış ve ecel celladının satırıyla kesilip hiçliğe ve yokluğa atılacak zavallı mahluklar olarak gören ve idamını bekleyen bir insana "ölüm son değil, yokluk değil, ayrılık değil, tesadüfi değil, öteki tarafa geçmiş sevdiklerine kavuşmaktır. Ecel, bir terhis tezkeresidir. Kabir, cennet salonlarının bir kapısıdır" müjdesinin verilmesi, yani kendinin ve sevdiklerinin yokluğunu düşünen bir insana "sen ve sevdiklerin saraylar bahçeler ve köşklerle ve hurilerle süslenmiş ebedi bir alemde, ebediyen mutlu yaşayacaksınız müjdesinin verildiği halde bu müjdeyi beğenmeyen ve ehemmiyet vermeyene şu iki misal tam oturuyor: Bir ayı üzüm salkımının altına gelmiş. Hoplamış,zıplamış üzüme yetişememiş. "zaten ekşiydi" der. Gümler gider...Hem bir dünya güzeli kendine aşık olan birini hurundan kovmuş. O adam da kendine teselli vermek için "çirkindi" demiş...

(...)

Allah vardır. Melekleri de vardır. Çünkü, Allah insana en basit bir sanat olan bir iğnenin bile ustasız ve bir harfin bile katipsiz ve bir köyün bile muhtarsız olamayacağını anlayacak ve kavrayacak akıl vermiş. Elbette nihayet derecede muntazam şu kainatın ustasız, sahipsiz, müdebbirsiz olması akıldan uzaktır. Bu kainatta abes, tesadüfi, hikmetsiz, vazifesi bir zerre bile yoktur. Allah bu kainatı çok yüksek ve ulvi gayeler için yaratmıştır. Allahı tanımayan bir insan lezzet cihetinde hayvanlardan çok aşağı düşer. En bedbaht mahluk olur. Çünkü, insan Allahı bilmezse kendini ve sevdiklerini başını vücuda çıkarmış ve ecel celladının satırıyla kesilip, kabir ejderhasının ağzına atılıp, hiçliğe ve yokluğa gittiğine inanır. Fakat, hayvanda akıl olmadığı için böyle bir sıkıntı yoktur. Yaşar, yatar halikına şükreder.

Elhasıl, ya aklını çıkar at hayvan ol kurtul. veya aklını imanla başına al.

Sen ne olağanüstü tesbitler s.çıyorsun böyle yaa. Seni insanlar mı büyüttü yoksa elim bir uçak kazasında ebeveynini kaybettin de ormandaki ayılar mı seni bulup büyüttü? Hakaret etmeden konuşamıyorsan sus hiç konuşma, ya da başkasına "hayvan" diyeceğine önce sen insan gibi konuşmayı öğren.

errata 13-08-2011 15:56

"Einstein, ateist bir zata din dersi veriyor" kabilinden başlık açıp, arkasından burada önemli olan Einstein'ler değildir demek...

2011 yılında hala "bir iğnenin bile ustasız ve bir harfin bile katipsiz ve bir köyün bile muhtarsız ..." edebiyatı yapmak...

Dinin doğrudan bilimsel gelişme önünde engel olduğuna inanmıyorum. Zira evrim teorisini, Darwin'in uyguladığı modeli anlamadan herhangi bir bilim kolunda arpa boyu ileri gidemeyeceğini öngörebilen, dindar ve her nasılsa rasyonel bilim insanları da var. Fakat din öğretisi, normal insanlarda ve çoğunlukla, dolaylı yoldan toplumsal bir körlük ve uyku hali yaratır mı? Yaratır.

Sağlam bir dindara evrim teorisi dediğimizde, cevaben alacağımız ani ve anlamsız geri beslemeyi sitede hergün yaşıyoruz. Bunun temel nedeni evrimin yaratılışa ters olması -ya da tam tersi-. Halbuki evrimi yaratılışın Allah tarafından geliştirilmiş bir mekanizması olduğunu söyleyebilen daha aydın müslümanlar ve yorumlar da mevcut. Bu noktada yorumlayıcı kişinin bilgi sığlığını ya da derinliğini apaçık görebilmemiz mümkün olabiliyor.

Çoğu dini tarikatte, cemaatte ya da irili ufaklı gruplarda bilim adamlarının boş işlerle uğraştığı, aslolanın diğer taraf ve "ilim" olduğu sık sık vurgulanır. Bu yalnızca İslam'la da ilgili değil. En hümanist ve insana dönük dinlerde bile insanlar bilimin "anlamak" için yeterli olduğuna inanmazlar. Bilimsel metodları destekleseler dahi hiç bir zaman muvaffak olamayacaklarını "bilirler".

Zira dini öğretilerin pek çoğu "yaratıcı" adındaki bir kutsiyetin varlığından emindir. Onun yüceliğine ulaşmaya çalışmak, anlamaya çalışmak gibi naif düşünceler dahi insanın kibrinin ve kendini bilmezliğinin göstergesi olarak yaftalanır. Bu bakımdan dini topluluklar içerisinde rasyonel düşünmeye çalışanlar "makbul" değildir. Ne kadar ilahi konuşursanız, din bürokrasisinin ne kadar renkli anlatıp felsefe üretirseniz o kadar sevilir, sayılırsınız. Çünkü Tanrı'nın insanla konuşma şekli budur ve bu olmalıdır.

Bana göre batı toplumunda bilimsel ilerlemenin en büyük nedeni; bireyselciliğin artması, kilisenin aşırılıkları karşısında toplumun özgürlük kavrayışının körüklenmesi ve aydınlanma devrimlerinin etkisidir. Elbette, Hristiyan topluluğu içerisinde şu zamanda dahi teorilerinden ve tezlerinden istifade edilen belki onlarca bilim insanı mevcut. Fakat onların çoğu zaten kendi zamanlarında da "yaftalanıyor", kemufle olabilmek adına "dindar" görünüyorlardı. Aksi halde, bir taraftan peygamberin insanları tükürükle, balıkla, şarapla tedavi edebildiğine bağlanıp, diğer taraftan cerrahi operasyonları ve etkin kimyasal ilaçları kullanmak gerektiğini düşünebilmek büyük bir tezat yaratmaz mıydı? Dinin, olanca güçle yaratıcı karşısında insanı bir hiç gibi göstermesine inatla kainatı anlama hevesi ancak bir inançsızda filizlenebilir. Bence inançlı sanılan çoğu bilim insanı, kilise ve toplumun genelinde yaygın cehalet karşısında yok olmamak için dindar davranmak ta haklıydılar.

Einstein, teorileri gün geçtikçe daha iyi anlaşılabilen bir bilim insanı ve dindarlar onun hakkında daha çok uzun süre efsane üretecekler. Fizik, kuantum mekaniği, astronomi gibi hayal gücümüzü de besleyen bilim alanlarında faaliyet gösteren önemli insanların kaderi budur.

murted 13-08-2011 15:59

Alıntı:

Sen ne olağanüstü tesbitler s.çıyorsun böyle yaa. Seni insanlar mı büyüttü yoksa elim bir uçak kazasında ebeveynini kaybettin de ormandaki ayılar mı seni bulup büyüttü? Hakaret etmeden konuşamıyorsan sus hiç konuşma, ya da başkasına "hayvan" diyeceğine önce sen insan gibi konuşmayı öğren.
Papağan besle daha iyi, Said ne diyorsa o da aynını diyor. Ne esksik ne fazla. Yazdıklarının da mantıklı olduğunu zannediyor; araya aklen, mantıken falan koyunca. Onu da gerçi o koymuyor, kitaplarını ezberleyip ötesine zihinlerini kapattıkları üstatları koyuyor. Papağan bunlardan iyidir zira papağana yeni bir şeyler öğretebilirsin.
Hakaretleri dahi ona ait değil. Cümlesi cümlesine Said'den.

_melek_ 13-08-2011 16:50

Alıntı:

Olimpiyat´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 404271)
yazının verdiği mesaj, zaten verdiğim linkte son kısımda net şekilde eleştiriliyor..
tekrar olmasın diye yazmadım..

Soğruk fizik kanunlaraına göre varmıdır sevgili Olimpiyat?

Hayır yoktur!

Soğuk ısının düşmesidir.

Verdiğiniz linkte ısının düşmesi ısının olmaması sebebiyle soğuk var demek değildir demiş ve enisteinin bu ifadesini iddia olarak tanımlamışlar.

Burayı açıklarmısınız?


Sıcakalık ve soğukluk bilimsel olarak nasıl tanımlanıyor?

Soğuk diye bir kavram varmıdır fizikte bilgi verirseniz memnun kalırım.

Saygılar..

Evren34 13-08-2011 17:18

Alıntı:

murteddd´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 404263)
Aynı saçmalığı bir kaç yıl evvel sabah haberlerinin sonunda stv'de dallama bir spiker de anlatmış, okkalı bir küfürü yemişti benden.

Bu teistler neden bu kadar meraklılar kendi komplekslerini bir nebze hafifletebilmek için ünlü bilim adamı ya da düşünürleri kullanmaya. Falan müslümanmış, falan altmışından sonra müslüman olmuş, falan düdüklü tencereye taparken son nefesinde Allah'ı bulmuş falan fişman...

Çatlasanız da, patlasanız da, ölseniz de, geberseniz çap sahibi bilim adamı ve düşünürlerin ezici çoğunluğu non-teist. Her türlü araştırma, hatta sizin gözlemleriniz dahi eğitim seviyesinin arttığı yerde inancın azaldığını, bu seviyenin düştüğü yerde de inancın o derece hakim olduğunu gösterir. Haa, bunu bildiğiniz için bunun acısını duymamak, bunu görmezden gelebilmek, cahil halk yığınlarını kekleyebilmek için bu yollara sapıyorsunuz.

Sayıca çokluk mevzu bahşs olduğunda teist iki yüzlülüğü girer devreye, sayıca çokluk hani anlam ifade etmiyordu diye sorarlar. Biz hristiyanlar, biz müslümanlar bilmem şu kadarız, siz mi akıllısınız diye devam ederler.

Beyler bayanlar, nitelikli bir nüfustan bahsediyoruz. Bu elbette bir ölçüttür. Velhasıl kelam bilim ve felsefeyle içli dışlı oldunduğu oranda inançtan uzaklaşılıyor. bunların esamesinin okunmadığı yerde ise inanç hakim oluyor. Var mı itiraz edebilecek? Var mı aksine dair tek örnek getirebilecek (Flew öpmesin ama sizi, dikkat edin. Adam deist bile olsa kına yakmadan evvel düşünün, deizm nere teizm nere?)? Var mı falan toplum inancı kuvvetlendikçe bilimde ileri gidiyor, felsefeyi bir adaım daha ileri taşıyor diyebilecek?

Konu mu sapıyor? Einstein'e (aslında o ya da başkası çok da önemli değil) iftira atılırken sessiz mi kalalım yani? :D

antiputperest
Üye

Üyelik tarihi: 11 Aug 2011
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 19

başka br anlatımla dior ki ;

KENDİMİ KENDİM KAYBETTİM
BULA KENDİM KENDİMİ
KENDİME KENDİM GEREKSE
BULUR KENDİM KENDİMİ


sizinde bu yazıda birşey dikkatinizi çektimi?internetde büyük harfle yazmanın hakaret manası taşıdığını umarım biliyorsunuzdur,Sakince tartışmalar = en doğru bilgi.Gereğinin yapılmasını rica ederim.

müşkülpesent 13-08-2011 17:33

Alıntı:

Evren34´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 404303)
antiputperest
Üye

Üyelik tarihi: 11 Aug 2011
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 19

başka br anlatımla dior ki ;

KENDİMİ KENDİM KAYBETTİM
BULA KENDİM KENDİMİ
KENDİME KENDİM GEREKSE
BULUR KENDİM KENDİMİ


sizinde bu yazıda birşey dikkatinizi çektimi?internetde büyük harfle yazmanın hakaret manası taşıdığını umarım biliyorsunuzdur,Sakince tartışmalar = en doğru bilgi.Gereğinin yapılmasını rica ederim.

YUH! Böylesi zorlama bir iddia/iftira daha önce hiç görmemiştim. Hakaretse ilim'in yazılarına bakın. Açık açık inançsızlara hayvan diyen birisine itiraz etmezken büyük harflerle yazılan bir yazıyı hakaret olarak algılamak hayret edici.

vartor 13-08-2011 18:20

Bazilarimiz hayvandan evrimleserek insan oldugu halde, bazilarimizin, yarattiklari dogmalar sayesinde, o sinifta kalmis olduklarini edepsizlikleriyle her an ispatlamaya devam ediyorlar.

murted 13-08-2011 18:52

Alıntı:

müşkülpesent´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 404306)
YUH! Böylesi zorlama bir iddia/iftira daha önce hiç görmemiştim. Hakaretse ilim'in yazılarına bakın. Açık açık inançsızlara hayvan diyen birisine itiraz etmezken büyük harflerle yazılan bir yazıyı hakaret olarak algılamak hayret edici.

İlim'in kendi fikri yok, Said'in cümleleri onlar. Çocuğun günahını almayın bize hayvan diyor diye. :D

Yazarın bağırmak kastı olmadığı belli, çünkü dörtlükte karşı tarafa hitap etmiyor, kendinden bahsediyor zaten. Bunun vurgulamak istediği yere dikkat çekmek isteyen bir başka yazarın ilgili kısmı renkli ya da punto olarak büyükçe yazmasından farklı tarafı yok. Uzunca bir şeyi böyle kocaman yazsaydı hakaretten dolayı değil, bu şekilde yazmasının okumayı güçlendirdiğini öne sürüp müdahale edebilirdik.

Alıntı:

KENDİMİ KENDİM KAYBETTİM
BULA KENDİM KENDİMİ
KENDİME KENDİM GEREKSE
BULUR KENDİM KENDİMİ

xzed 13-08-2011 19:12

Sayın _melek_;

Hangi cesaretle, hangi kaynağa göre böyle bir başlık açabiliyorsunuz gerçekten anlamıyorum,çok itici. Başlık ofsayt bir kere.

Soruna yine de cevap vereyim. Benim için kuran allahın kitabı değildir. Zaten allahın kitabı kavramı da uygun değildir. Herkese ulaşmak isteyen allah okuma yazma bilmeyenlere böyle bir dezavantaj yaratmaz, başka bir yol bulur.

Zaten tüm dini kitaptalarki çelişkiler birbirlerine aktarılmış, eskiye bağlı kalmaktan kurtulamamışlardır, hiçbiri evrensel olmayı başaramamışlardır. Bunlar da kitapların allahtan gelmediğine güzel örnekler.

Bir sınıfta çoğu kişi aynı soruya aynı hatalı cevabı verirse hoca bu durumdan şüphelenip kopya muamelesi yapar değil mi? Dinlerde öyledir işte hepsi birbirinden aynı hatalı cevapları geçirmiştir ve biz bu durumu fark edip 0 not veriyoruz :)

Soğuk kavramına gelince. Bilimde nicel ve nitel gözlemler vardır.

Soğuk nitel bir kavramdır.

Nitel gözlem kişilerin kanaatleri, tecrübeleri, algıları ve duyguları gibi subjektif verilerle (data) meşgul olur.

Nitel gözlem bir sosyal olayı doğal ortamı ve doğal oluşumu içinde tasvir eder. Deneysel nicel araştırmalar gibi olayın değişkenleriyle oynamaz

Nitel araştırma bir durumu ilişki bağlantıları içinde anlamaya çalışır (holistic perspective). Bir olayı etkileyen değişkenleri kendisi ortaya çıkarır.


Saygılar

Vela 13-08-2011 19:48

Allah'ı var ettiniz de masumiyetini mi ispatlıyorsunuz :)

Fizik kurallarına göre karanlık yoktur, ışığın eksikliğidir sadece

Einstein bu dersi ataizt profesörüne vereceğine Kuran'ın yazarına verseymiş ya

Naziat(79) Suresi; 29. Ayet
"Ve agtaşe leylehâ ve ahrece duhâhâ"
"Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı."

Allah geceyi nasıl karartıyormuş? Zaten bir şey yapmasa default olarak karanlık olması gerekmez miydi? :)

Ayrıca İslami felsefeye göre hayır da şerr de Allah'tan gelir.

Galiba bu hayali Einstein diyaloğunu Hristiyanlar yazmış, bunu çalan "günde beş öğün copypasta" zihniyetli Müslümanlarımız kendi dinlerine uyup uymadığını tam kontrol etmemişler.

Fakat Hristiyanlara şukuyu vermek lazım, adamlar hem ateist profesörü hedef almışlar hem de İslami bakış açısını (tevafuk değil tesadüf olsa gerek ama olsun... Sezarın şukusu sezara)
Bir de argümanları tamamen anlamsız olmasaydı ! Ah ki işte o zaman süper olacaktı; fakat heyhat! Vücutlarının arka kısmında bulunan karanlığa açılan kapıdan çıkardıkları argümanlar ile gelebilecekleri yol malesef(!) sınırlıdır.

apsimon 13-08-2011 21:04

ilim,

Kendisi ve sevdikleri idam olmak üzere bekleyen birine "sen ve sevdiklerin idamdan kurtuldunuz ve harika saraylarda sevdiklerinle beraber yaşayacaksınız" ne kadar sevinç ve ferahlık duyar değil mi...

Tabi adamı öldür sonra takma kafana cennete gidiyorsun de... ne büyük yalandır.

ölüm son değil, yokluk değil, ayrılık değil, tesadüfi değil, öteki tarafa geçmiş sevdiklerine kavuşmaktır. Ecel, bir terhis tezkeresidir. Kabir, cennet salonlarının bir kapısıdır

Ya bari bu yalanı yazma. Annem babam beş vakit namazında niyazında, yani cennetlik. Sevdikleri oğulları da cehennemlik. Anneme üzülüyorum. Kadın zaten babamdan şikayetci :) orda oda yanında üstelik sevdikleride yok.

Ayrıca, kötülükler ve çirkinlikler bir çok iyiliğin ve güzelliğin ve hayırların mertebelerini ortaya çıkarıyorlar. Yani, eğer çirkinlik olmasaydı, güzelliğin ve hikmetin derecelerini bilemezdik. Çünkü, daimi karanlıksız bir ışık hissedilmez ve bilinmez. Ne vakit karanlık ile kıyas etsek, o zaman o ışığın derecesini anlarız.

Çocuk öldüreceksin bunuda tanrı adına yapacaksın öyle mi ? Ve bu güzellik olacak. Nur olacak,sevgi olacak. Biz bir çocuğun göz yaşını bilmiyormuyuz. O saflığı güzelliği tanımıyormuyuz. Pis irin dedim, pis irin tanrı adına o çocuğun gözyaşı dökmesidir. Acı çekmesi, çektirilmesidir. Siz aydınlık biz karanlığız, öyle mi ?

En azından ben dini imanı ortaya sokuşturmadan, karanlığın nerden ve kimden kaynaklandığını görüyorum. Papazlarınızı, imamlarınızı ve hahamlarınızı tanıyoruz. Tarihte yaptıkları kötülükleride...

Irak'a bomba yağdıran uçakları, uçak gemilerinden dualarla papazlar uğurluyor. Camilerde cihada imamlar fetva veriyor.

Sen anlat şarıl şarıl akan suları ve hurileri... Efsaneleri severim, yerlerini bilsinler yeter ki !

Evren34 13-08-2011 21:22

Alıntı:

müşkülpesent´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 404306)
YUH! Böylesi zorlama bir iddia/iftira daha önce hiç görmemiştim. Hakaretse ilim'in yazılarına bakın. Açık açık inançsızlara hayvan diyen birisine itiraz etmezken büyük harflerle yazılan bir yazıyı hakaret olarak algılamak hayret edici.

Ben hertürlü hakarete karşıyım sevgili dostum,Geçenlerde bir arkadaşınız ki kendisi sohbet alanında bayabaya iyi hakaretler etmişdi,şimdi bunların yanında ilim denen arkadaşa kızıyorsunuz bende kızıyorum,Buranın seviyesinin yükseklerde olması beni tutan sebepdir,ama internetdede bazı alışıla gelmiş kurallar var değilmi?

_melek_ 14-08-2011 14:38

Alıntı:

Vela´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 404342)
Allah'ı var ettiniz de masumiyetini mi ispatlıyorsunuz :)

Fizik kurallarına göre karanlık yoktur, ışığın eksikliğidir sadece

Einstein bu dersi ataizt profesörüne vereceğine Kuran'ın yazarına verseymiş ya

Naziat(79) Suresi; 29. Ayet
"Ve agtaşe leylehâ ve ahrece duhâhâ"
"Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı."

Allah geceyi nasıl karartıyormuş? Zaten bir şey yapmasa default olarak karanlık olması gerekmez miydi? :)

Ayrıca İslami felsefeye göre hayır da şerr de Allah'tan gelir.

Galiba bu hayali Einstein diyaloğunu Hristiyanlar yazmış, bunu çalan "günde beş öğün copypasta" zihniyetli Müslümanlarımız kendi dinlerine uyup uymadığını tam kontrol etmemişler.

Fakat Hristiyanlara şukuyu vermek lazım, adamlar hem ateist profesörü hedef almışlar hem de İslami bakış açısını (tevafuk değil tesadüf olsa gerek ama olsun... Sezarın şukusu sezara)
Bir de argümanları tamamen anlamsız olmasaydı ! Ah ki işte o zaman süper olacaktı; fakat heyhat! Vücutlarının arka kısmında bulunan karanlığa açılan kapıdan çıkardıkları argümanlar ile gelebilecekleri yol malesef(!) sınırlıdır.

Karanlık diye bir kavram yoktur fizik kanunlarında ışık azaldığında cisimlerin görüntüleri kararmaya başlar o halde fizik kanunlarınca ayette bir terslik yok.:)

Kararmak ve ağartmaktan bahsediyor.

Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak anlamında kararmak.

Bilimsel verilere göre karanlık olmaması gerekiyor.
Sonsuz sayıdaki galaksilerde ışık saçan sonsuz sayıda yıldız ve sınırsız bir evren var deniyor.
Ama eğer sonsuz sayıdı yıldız olsaydı ve evrende sonsuz olsaydı geceleride aydınlık olurdu.
O halde şu söylenilebilir evren sonludur ama sınırsızdır.

Gecenin kararmasını sebep olarak güneşin batması olarak yorumluyoruz.

Fakat evrende sadece ışık veren güneşmidir?

Ondan daha güçlü ışık kaynakları var öyleyse neden gökyüzü kararıyor?

Kararmaya ilk başladığı zaman, geceye andolsun, ve nefes almaya başladığı zaman, sabaha;” (Tekvir Suresi, 17-18),

Ayetlerde biribiri ardınca takip ettiğini ve nasıl olduğunu hünüz çözemediğimiz havanın kararması ve ağrmasından bahsediyor gece ile gündüz birbirini takip ediyor havada kararıyor yanlış mı?


Diğer bir hususta şu ayet yeterli olur sanırım sizin için.

Şura suresi ayet 30: " Sizin başınıza gelen kötülükler ancak elinizle kazandıklarınızın, yaptıklarınızın sonucudur.

Alıntı:

xzed´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 404334)

Hangi cesaretle, hangi kaynağa göre böyle bir başlık açabiliyorsunuz gerçekten anlamıyorum,çok itici. Başlık ofsayt bir kere.

Soruna yine de cevap vereyim. Benim için kuran allahın kitabı değildir. Saygılar



Sayın xcan cesaret derken tam kavrayamadım rica etsem açarmısınız? İtici olan ne? Neden ofsayt verdiniz başlığıma.:)

Ateistler sitemizde hayli var dolayısıyla ben düşündüğümü doğru bilidiğimi yazarsam 10 kişi birden cevap verecek haklıyken haksız duruma düşeceğim diye filan mı düşünmem gerekiyordu?

Veya o videodaki çocuğun söyledikleri şeyler mi bilime mantığınıza ters geldi?

Hangisi?

Dinlerdeki benzerlik kopya olduğunu göstermiyor sonuçta en başından beri gelen dinin adı İslam ve benzerlik göstermesi gayet normal bunda bir çelişki göremiyorum.

Neva 14-08-2011 15:00

Alıntı:

_melek_´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 404519)

Ayetlerde biribiri ardınca takip ettiğini ve nasıl olduğunu hünüz çözemediğimiz havanın kararması ve ağrmasından bahsediyor gece ile gündüz birbirini takip ediyor havada kararıyor yanlış mı?

Sayin melek;

Havanin kararmasi ve agarmasi mi cozulememis olan? Yoksa ben mi yanlis anladim.

_melek_ 14-08-2011 15:10

Alıntı:

Neva´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 404523)
Sayin melek;

Havanin kararmasi ve agarmasi mi cozulememis olan? Yoksa ben mi yanlis anladim.

Bütün olarak okumadınız sanırım şu acelem var uzun uzun yazamayacağım.
Sizden bekliyorum havanın kararmasına karanlık olmasına ne sebep oluyor?Neden hava kararıyor?Bilim bu konuda ne diyor?
Birde iletiyi baştan sona okursanız verilmek istenilen mesajı yakalayackasınız değerli mod.

Teşekkürler..

Khaos 14-08-2011 15:52

hava hiç bir zaman 'mutlak' anlamda kararmıyor.

güneş battıktan sonra da cisimlere çarpan ve yansıyan ışık var.
ancak bizim algı eşiğimizin altında kalıyor.

mesela kedigillerin algı eşiğinin altında kalmadığı için,
aysız zifiri karanlık bir gecede dahi aslanlar avlarını görüyorlar.

aydınlık ve karanlık kavramları soyutlamadır.
sıcak ve soğuk da öyle.

insan bu soyutlamaları kendisini merkeze alarak yapmıştır.

eğer fizikte soğuk diye bir kavram yoksa sıcak diye bir kavram da yoktur.
sıcak ve soğuk insan hayatının devamı için gereken ortalama ısı miktarının altında ve üstünde kalan değerleri gösterir.
mihengi insan için uygun ısı miktarıdır.

aynştayn gerçek bir soyutlama ustasıdır.

bu videodaki ise tipik bir hristiyan demogojisi.
aynştayna atılmış bir iftira.

hiç merak ettiniz mi, aynştayn evreni neden uzay-zaman diye tanımladı.

bu başlıkta bunu tartışmak istermisin.

mutlak soğuk -273 c dir.

ama insan için -10 derece de soğuktur.
-10 c derece için ısının yokluğundan bahsedebilirmisin.
elbetteki bahsedemezsin.
çünkü -10 c derece de ısı vardır.
ama bizim için 'soğuk' tur.

soğuk ısının yokluğu değildir, ısının insan için gerekenden az olmasıdır.

lionawar 28-12-2011 16:12

albert eintein ve canlandırmasının tercümeli hali :

http://www.youtube.com/watch?v=bzw40ajq72g

vartor 28-12-2011 16:48

Bu hesaba gore, seytan yaratilmadi, Allah kendi yazdirdigi kitapta yalan soyluyor.

YasasinBilim 31-12-2011 03:19

Video'ya konu olan Einstein'dan başkası olsaydı hak verebilirdim.

1) Einstein nerdeyse okuldan atılma derecesine gelecek kadar başarısız bir öğrenciydi.
bu olay da ona atfedilmiştir (muhammede yapılan güzellemeler gibi). En aptal fizik hocasını bile etkileyebilecek bu cümleler, başarız bir öğrenciye ait olamaz. öyle olsaydı çoktan sivrilir giderdi.

2) Einstein yahudi bir aileye mensup olmasına rağmen hiçbir dine inanmadığını (sadece tanrıya- yaratıcı bir güce inandığını) defalarca vurgulamıştır. dinlerini savunurken Einstein'i örnek gösterenlere duyurulur.

saygılar...

upuaut 31-12-2011 19:29

Alıntı:

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 427536)
Video'ya konu olan Einstein'dan başkası olsaydı hak verebilirdim.

1) Einstein nerdeyse okuldan atılma derecesine gelecek kadar başarısız bir öğrenciydi.
bu olay da ona atfedilmiştir (muhammede yapılan güzellemeler gibi). En aptal fizik hocasını bile etkileyebilecek bu cümleler, başarız bir öğrenciye ait olamaz. öyle olsaydı çoktan sivrilir giderdi.

2) Einstein yahudi bir aileye mensup olmasına rağmen hiçbir dine inanmadığını (sadece tanrıya- yaratıcı bir güce inandığını) defalarca vurgulamıştır. dinlerini savunurken Einstein'i örnek gösterenlere duyurulur.

saygılar...

YaşasınBilim, Einstein kendi inancında yalnız değildir. M.Ö. 3-4. yüzyıllarda da eski Yunanlılar (Grekler) aynı şeye inanıyorlardı. Bunu Sokrates'in sohbetlerinde, Platon'un eserlerinde açıkça görebilirsin.

Örneğin, astronom Glaukon'un Astronomi'nin pratik faydalarını överken, Sokrates'in alaylı bir şekilde yanıt vermesi üzerine Glaukon'un Astronomi'yi nasıl Sokrates tarzında övmek istediğini şöyle anlatır:

"-Öyleyse sen de gerçek bir astronomun yıldızların hareketlerine baktığı zaman tamamen aynı şeyi düşündüğü fikrinde değil misin? Gerçekten de o, gökteki yaradanın göğü ve gökteki oluşumları olabildiği kadar ihtişamlı yarattığını düşünecektir; fakat sen de o astronomun, gecenin gündüze ve her ikisinin de aylara ve ayların yıla oranının ve diğer bütün yıldızların hareketlerinin bütün bunlara ve birbirlerine oranlarının -bu yıldızların cisimsel ve gözle görünür şeyler olmalarına rağmen- ebediyen aynı kaldıkları bu Evren'de hiçbir değişiklik ve sapma olmadığı zehabına kapılan, veya gerçeği tamamen o Zehabın içinde kavramaya çalışan bir kimseyi çok garip bir kişi sayacağı fikrinde değil misin?

-Buna, hiç değilse, senden dinledikten sonra inandım.

-Öyleyse Astronomi ile, Geometri'de olduğu gibi, sırf akıl için problemler elde etmek amacıyla uğraşalım; gökteki oluşumları da kendi halinde bırakalım."

Bütün bu sözler modern deneysel (ampirik) tabii ilimlere alışmış olan bizlere garip gelmekle birlikte beraber, aslında Platon tamamıyla haklıdır.

Platon, kendi felsefesinde herşeyi "gerçek" ve "ideal" olmak üzere ikiye ayırır. Matematik ise Gerçek'tir, çünkü Matematik kesin'dir. Ve Gerçek tanrısaldır. Platon, "Tanrı daima Geometri (Matematik) yapmaktadır" diyor. Platon'a göre, Tanrı görünür Evren'i gerçek, tanrısal ve salt matematiksel hareketler modeline göre düzenlemiştir.

Gördün mü YaşasınBilim: M.Ö. 3-4. yy. larda yaşamış bu insanlar da inanç konusunda Einstein'dan farklı değilmiş! Sen bunlara bir de Sümerliler'i, Babilliler'i, Eski Mısırlılar'ı eklersen, karşına çıkacak tabloyu hayal bile edemezsin.

Buna göre monoteist dinlerde "eski insanlar putlara tapıyorlardı" sözü doğru değildir. Bu insanların inanç konusunda senden, benden hiçbir farkı yoktur.

Einstein'a gelince, onun bizim gibi böyle eski metinleri okuduğunu sanmıyorum; o eskilerin ulaştığı bu sonuca bilimsel araştırmalar sonucunda ulaştı!


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:16 .