![]() |
kutsal kefen ve Da Vinci'nin şifresi
Dan Brown’un “Da Vinci’nin Şifresi” romanı tüm dünyada epeyce gürültü kopardı.Ilümunati örgütünün gizemi,İsa Mesih’in biyolojik soyu devam ediyor mu sorusuyla kurgulanınca ,sadece heyecanlı bir roman okumakla kalmadık,üstünkörü de olsa Hıristiyan inanç sisteminin iç tartışmalarından da haberdar olduk.
Yasaklamalar,romanın filme çekilmesi ile tartışmalara yeni bir boyut getirmekle *kalmadı ,bir de kilise ve onun kutsal kavramlarının sorgulandığı platforma döndü. Aslında Leonardo da Vinci adı Hıristiyan kilisesinin başına çok daha önce de bir başka “şifre”ile dert açmıştı. Tarihte küçük bir gezi yapalım.1357 yılında Fransa’da ortaya çıkan keten bir bez Hıristiyan alemi için çok önemli oldu.Kutsal Kase gizemini koruya dursun bu bez efsanesi çabuk ve hızlı bir kabullenmeyle İsa’nın çarmıhtan indirilmesinden sonra sarıldığı kefen bezi olarak çoktan kutsallığını ilan etti.İsa Mesih’in siluetini ve hatta çarmıha gerilince oluşmuş yaraların kanını taşıyan bir kutsallığa terfi etti.Bu bezin tekrar karşımıza çıkması için 1500’lü yılları beklememiz gerekecekti.Yakın bir coğrafya da tekrar karşımıza çıktı.Bez İtalya’da iktidar mücadelesi veren soylu bir ailenin himayesinde idi.O zamana kadar sadece söylenti olarak varlığı bilinen kutsal kefen aniden bu aile tarafından halkın ziyaretine açıldı.Yalnız Da Vinci araştırmacıları Kutsal kefen sergilenmeye başlamadan hemen önce Leonardo ustanın da aynı soylu ailenin himayesine girdiğini söylüyor.Yani kutsal kefen efsanesine sahiplik yapan saray aynı zamanda Leonardo ustanın da sığındığı bir mekan olarak karşımıza çıkıyor.Bazı tarihçiler ki muhtemelen “zındık” tarihçiler,bu tarihsel kesişme sonrasında hiç sergilenmemiş kutsal kefenin sergilenmeye başlamasını manidar bulmaktalar.Siz onlara aldırmayın !!!!Sadece bu sergilenmenin Da Vinci’yi himayesine alan prensin iktidar kavgasında “birinciler içinde birinci” olmasını sağladığını bilin yeter.Daha sonraları da kutsal kefen İtalyan soyluların elinde gücün,sadece dini değil buna bağlı olarak siyasi gücün sembolü olmaya devam etti.Nerdeyse iktidarın hangi prensin elinde olacağını belirleyen bir güç sembolü oldu. Tarih akmaya devam etti.Kutsal kefen artık kilisenin korumasına geçti.Kilise yıllar boyunca Hıristiyan hacıların huşu içerisinde kutsal emaneti ziyaret etmelerini sağladı.Hakkını yemeyelim diğer yandan da ortaya çıkan kuşkular üzerine kefenin orijinalliğini bilime de(!) onaylattı.En ikna edici olanı Zürich kriminal laboratuarı müdürü Max Frei oldu.Kefen üzerinde polen araştırması yapan Frei bulduğu tüm polenlerin ağırlıkla İsa Mesih’in yaşadığı coğrafyaya ait florada bulunduğunu bildirdi.İsrail’li botanikçiler de bu bulguları onaylamakta gecikmediler.Arada Amerikalı kimyager Dr.Walter Cox McCrone gibi zındıklar çıktıysa da –ki bu bilim adamı kefen üzerindeki lekelerin kan değil kesinlikle boya olduğunu ısrarla söylüyordu- kilise ve inananlar rahat bir nefes almıştı:Kefen gerçekti.!!!!! Bu güvenle, kefen tarih yaşlandırma(karbon testi) testine tabi tutuldu.Kumaştan alınan bir parça üç ayrı üniversiteye gönderildi:Üç ayrı üniversite de aynı tarihi verdi. Kumaş 1260-1390 yılları arasında dokunmuştu !!!!!Bu şok gelişme sonrasında kilise tüm taleplere rağmen kutsal kefen üzerinde başka test yapılmasını kabul etmedi.Daha sonraları da teste gönderilen parçanın yanlışlıkla kumaşın tamir edilmiş bir kısmından gönderildiği açıklandı.Tarih olarak 1300‘lü yılların çıkmasının nedeni sadece buydu.(!) Ancak içlerinde sanat tarihi uzmanlarının da bulunduğu bir grup akademisyen kefenin Üzerindeki siluetin inanılmaz biçimde Da Vinci’nin kendi portresine benzediğini kanıtlamaları ile ortalık tekrar karıştı:yoksa Da Vinci tüm Hıristiyan inananlarla ,keskin zekası ile yıllardan beri alay mı etmekteydi.... Kefenin üzerinde tam anlamıyla bir inceleme yapılmasına kilisenin izin vermeyeceği belli.Ve kefen üzerinde Da Vinci Usta daha ne kadar gülümsemeye devam edecek bu belli değil. |
Re: kutsal kefen ve Da Vinci'nin şifresi
:D
|
Turin örtüsü - Mucize mi tesadüf mü
Eğer bu konu daha önceden yazılmışsa özür dilerim.
Turin üzerindeki kan lekelerinin Nasıralı İsa'nın resmini oluşturduğuna inanılan bir keten kumaştır. Tam hikayesi bilinmemekle beraber, bu örtü ile İsa'nın cesedinin taşındığına inanılır. Şimdi mucize peşinde koşan müslümanların bu konuda düşünceleri nedir? Bu örtü bize Hristiyanlığın hak din olduğunu ispatlar mı? Buyrun buda resmin oldugu bir link: http://news.nationalgeographic.com/n...pin_shroud.jpg Eğer Shroud of Turin diye ararsanız daha farklı resimlerde bulmak mümkün. |
Re: Turin örtüsü - Mucize mi tesadüf mü
sevgili *respendial o bez bulunduğunda (senesini hatırlamıyorum) hrıstiyan dünyasında *büyük bir heyecan dalgası yaratmıştı. daha sonra labaratuvarlarda bezin *tam hatırlıyamıyorum ama ya 14. y.y. veya 12. y.y. ait olduğu saptanmıştı.
*Bu tip mücizevi !bulguların peşinde olanlar sadece bizim bebekçiler değil demekki. :lol: |
Re: Turin örtüsü - Mucize mi tesadüf mü
Birtek buda'nın hiç mucizesi yok sanırım. Geçenlerde üzerinde Meryem ananın resminin olduğu taco* ekmeği de bilmemkaçyüzbin dolara satılmıştı. Ne Meryem'i altı üstü yakmış biraz taco'yu.
*bilmeyenler için söylüyorum taco Meksika'nın meşhur sert mısır ekmeğidir |
Re: Turin örtüsü - Mucize mi tesadüf mü
Sevgili respendial o coğrafyaya uzak duruyoruz. Alfabelerinden dolayı sitelerini okuyamıyoruz,ondandır.
Mucizesi olmayan ulu insan olur mu?. Said nursiye bile hurafeler düzüyorlarda budhayı boş bırakırlarmı? :lol: |
Re: Turin örtüsü - Mucize mi tesadüf mü
Sen varsın işte sevgili ozgur_beyin, ne mucizeni gördük bugüne kadar :)
|
Re: Turin örtüsü - Mucize mi tesadüf mü
respendial harika bir buddha resmi buldum, bir bak.
http://swahili.cri.cn/chinaabc/chapt...pter220102.htm |
Re: Turin örtüsü - Mucize mi tesadüf mü
Sidharta Gotama da(BUDA) kirk gün kirk gece bir incir agaci altinda meditasyon yapmis ve Nirvanaya ulasmistir.Bazilarina mucize gibi görünse de bir gercektir.Meditasyon durumlarinda bu tür ruhsal olgular olasidir.
|
Re: Turin örtüsü - Mucize mi tesadüf mü
Alıntı:
1.İslamiyete göre hristiyanlık hak dindir. 2.İslamiyete ve dolayısı ile Kurana göre *Nasıralı İsa çarmıhta ölmemiş,hatta hiç ölmemiştir.Ölen onu ispiyonlayan yahudadır ya da bir başkası bu önemli değil sonuçta ölmemiiştir.Göğe yükselmiştir 3.İsanın,tüm insanlığın günahları için çarmıhta işkence ile ölmesi hristiyanlık öğretisi içinde yer alır 4.kişisel olarak kesinlikle algılamayın lakin dersinize iyi çalışın.araştırın,sorun ve öyle reddedin.pireye kızıp yorgan yakmanın da alemi yok... |
Re: Turin örtüsü - Mucize mi tesadüf mü
evet böyle bir kumaştan bahsediliyor, isanın kefeni olarak kullanılmış olduğu varsayılıyor. ancak bilimsel bulgularda tarih belirlemek için kullanılan karbon-14 yöntemi için vatikan izin vermiyor. yani şaibeli.
|
Re: Turin örtüsü - Mucize mi tesadüf mü
şaibeli şaibeli
kandırıyorlar bizi... |
Re: Turin örtüsü - Mucize mi tesadüf mü
"respendial islamdan ,kurandan , hıristiyanlıktan hatta dinler tarihinden bihaber olduğunuz"
yahu sen beni bırak şimdi, mevzuya gel. Bu örtü 12-14 yy arasında dokunmuştur. Bu örtü dokunduğu sırada Hristiyanlık hak din değildi, kitapları değişmiş deniliyordu ve müşriklerden sayılıyorlardı. Üstüne üstlük bezdeki resim kafasında dikenli taç takan bir İsa'ya ait, bu hikaye Kuran ile örtüşmüyor. Çünkü Kuran'a göre İsa çarmıha gerilmedi ve kafasınada dikenli taç geçirilmedi. Bu muameleyi gören Nasıralı İsa değil, onu ihbar eden zattır. Bu durumda bu İsa'nın kafasında dikenli taç olan hali tek hak din kalan (!) İslam için birşey ifade etmez. Pigment lekelerinde, karpuz çekirdeklerinde, koyun postlarında bulutlarda Allah yada Muhammed yazısı arayıp, eğri büğrü muğlak şekillerle teselli olan müslümanlara şunu soruyorum, Bu mucize mi tesadüf mü, neden. Teşekkürler Türkiye. |
Re: kutsal kefen ve Da Vinci'nin şifresi
Sevgili respendial Kutsal Kefen'le ilgili daha önce bir başlık açılmış idi. Başlığını daha önceki başlıkla birleştirdim. Sevgiler.
|
Re: kutsal kefen ve Da Vinci'nin şifresi
Benim bildiğim buna benzer başka şeyler de olması lazım. İsa'nın gerildiği çarmıhın bir parçası gibi... 1500'lerde reform hareketi başladığı zaman bu tür şeylere sert bir şekilde karşı çıkmışlar. Ama katolik dünyasında hala revaçta.
Bizim müzlümanlardaki karşılığı da peygamberin sakalından bir tel, ayak izi, hırkası vb. |
Hz. İsa'nın kefeni sahte !
http://img19.imageshack.us/img19/168/isakefen.jpg
Torino Kefeni veya İsa’nın Kefeni olarak bilinen ve Hz İsa’nın çarmıhtan indirildikten sonra sarıldığı ve yüzünün siluetini taşıdığı iddia edilen keten kumaşın sahte olduğu bir kez daha ispatlandı. İlk kez 1350’lerde Fransa’da sergilenen kefen, 1578’de İtalya’ya getirilerek Torino’da San Giovanni Battista Katedrali’nde muhafaza edilmeye başlandı. 1988 yılında karbon-14 yaş belirleme testine tabi tutulan kefenin 700 yaşındaki keten bitkilerinden yapıldığı belirlenmişti. 1260-1390 arası bir tarihe ait olduğunun belirlenmesiyle gözden düşmesine rağmen, kumaş dini çevrelerde değerini hala koruyor ve çok ender olarak halka gösteriliyor. AA http://haber.mynet.com/detay/ilginc-...ahte-mi/473715 Murat Bardakçı :Hazreti İsa’nın kefeni, İsa’dan 800 yıl genç çıktı Vatikan, asırlar boyunca Hazreti İsa’ya ait olduğuna inanılan kefene, 1988’de Karbon-14 testi uygulattı. Ama testin sonucu kefen hakkındaki bütün inançları bir anda kökünden değiştirdi: 2,5 metrelik bu keten dokuma, İsa’dan en az 800 yıl sonrasına aitti. Kutsal Emanetler’e Karbon-14 testi yapılsın ... ! http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=-251919 |
Bunu da İsa'nın seçilmişleri yapmıştır. İsa'nın böyle bi derdi olmsa gerek :)
|
bilemiyorum bu kefeni gerçek kabul edersek de üzerindeki kan izleinden İsanın çarmıha gerildikten sonra ölmediği sonucu çıkıyormuş zaten... Çünkü ölen bir insandan asla o kadar kan yayılamazmış...
|
Farzedelim k öyle olsun.Ee?Amacınız nedir?RAB MESİH İSA'ya gölge düşürmez bu.
|
Alıntı:
Topli igne ucu kadar mini, minnacik bir ayrinti... Insanin bir yerine batsa, hic anlasilmaz. Acimadi, degil mi Paolo?:) |
BÖYLE ŞEYLEWR SÜREKLİ UYDURULUR ama bulunmaz tıpkı ahit sandığı kutsal kase
kutsal emanetler gibi yalanlar. yalanda olsa olmasada halk inanır böyle şeylere |
Bana acımadıda cigiciğim.Seni acıttığı beli;)))))).Özgür beyin belki bu böyle olabilir.Ama İSA MESİH gerçek.Kabul etsende etmesende.Böyle biline!KULAĞI OLAN İŞİTSİNNNNNNNN!
|
paolo mantıksal hiçbir açıklaman yok.bir fikir de üretip anlatmıyorsun.bu böyle şu şöyle bunu bilin bize bişi olmaz.bunları yaptkça nasıl da küçük düşüyorsunuz.diycek hiçbi şeyinizin olmadığı tekrar tekrar kendi tarafınızdan teyit ediliyor:D
işte bunu seviyorum:D |
Kutsal Kefen ya da Torino Kefeni bizim kutsal emanetlerimize benzer. Gerçekliği su götürür bir rivayetler zincirine bağlıdır. Daha önce bu konuda bir başlık açılmıştı.
http://www.turandursun.com/forumlar/...t=Kutsal+Kefen |
Açıklaması varda.Kılıfını uydurursunuz yine))))))))İşiniz bu.Herşeye bir kılıf bulma.Bende boş konuşanları çok severim hehehe)))))RAB boşuna mı diyor?Ahmağın yolu kendi gözünde doğrudur diye))))Kulağı olan işitsinnnnnn ve gerçekten yana olanda!
|
Buda hediyem olsun))))))))
3-5Eğer bir kişi farklı öğretiler yayar ve doğru sözleri, yani Rabbimiz İsa Mesih'in sözlerini ve Tanrıyoluna dayanan öğretiyi onaylamazsa, kendini beğenmiş, bilgisiz bir kişidir. Böyle biri, tartışmalar ve kelime kavgaları çıkarmayı hastalık derecesinde sever. Bu şeyler kıskançlıklara, çekişmelere, iftiralara, kötü kuşkulara, düşünceleri yozlaşmış ve Tanrı yolunu kazanç yolu sanıp gerçeği yitirmiş adamların durmadan sürtüşmelerine yol açar. |
Torino Kefeni'nin İsadan 800 yıl yaşlı olması dolayısıyla sahte çıkması, gerçekte bir İsa'nın yaşadığına dair inanca darbe vurur çünkü bu inancın varlığının dayandığı somut kanıtlardan biri sahtedir !
paolo, İnancınız tanrı ürünü değildir tüm inançlar gibi insanlar tarafından üretilmiştir. Bazen, tanrı gibi her şeyi yaratan ve bilen iddiasını taşıyan yüce (!) bir varlığın insanlarla iletişim kurmak için elçiler kullanarak son derece subjektif ve suistimale açık bir yöntem seçmesi beni düşündürüyor... :) |
paolo hiç yeni bir şey ya söylemiyoryada papağanlıktan vazgeçemediği için söylenini söylüyor.
yok rab böyle dedi . yok rab böyle dedi. halbuki dedi dedikleri rivayet tıpkı müslüman hadisleri gibi. aşık mahzuni derya bir türküsünde caferin beşiği tahta anası babası sahte... isada böyle işte |
Yanılmıyorsam 2 sene önce National Geographic Channel, bununla ilgili bir belgesel yayınladı. Orada bu kefene yapılan karbon testine Rusların itirazı olduğu anlatıldı. İkinci kere Ruslar tarafından yapılan testte ise kefen 11. yüzyıla ait çıktı.
Yine İtalya'daki bir kilisede, İsa'nın kanı olduğuna inanılan ve küçük bir tüp içerisinde muhafaza edilen kan pıhtısı gibi bir madde var. Her sene İsa'nın dirildiğine inanılan tarihte bu pıhtının sıvılaştığına inanılıyor ve Hıristiyanlığın en büyük delillerinden biri olarak görülüyordu. Bilim adamlarının yaptığı araştırmayla bunun bir simya oyunu olduğu, hafif bir sallantıyla sıvılaşan bir madde olduğu kanıtlandı. Ama kefen olayında olduğu gibi, o kilisenin müdavimleri bunu kabul etmekten kaçınıyor. İnancın insanlarca zorla yaşatıldığının bir başka çarpıcı göstergesi... |
yahu ahbap iş kanla bitmiyor isanın annesine ait zannedilen bir kilise var fransada hatta orasıda hac yeridir
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Dogru söze ne denir? Frodo'nun verdigi linki okuma zahmetine dahi gerkesinim duymadigin belli oluyor. Suyundanmidir, topragindanmi; müslümani, hiristiyani hepsi, ayni kalin dalga üzerinden yayin yapiyorlar. Sadece cizirtilarinin sesleri degisik vurgulamali.:lol: |
Alıntı:
|
İseviliĞİ TANRI kurmuştur.
Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen bana layık değildir.Rab Mesih İsa. Yine döktürmüşsünüz))))))))İseviliği öğrenmeniz için 100 fırın ekmek yemeniz lazım))))))))Özgür beyin beni kendinle karıştırma)))))))))RAB İSA MESİH gerçektir.Kulağı olan işitsinnnnnnnnn.Zaten GERÇEKTEN yana olan Ona gelir.Yani sizler gelmezsiniz Ona.Çünkü karanlıktan yanasınız!RAB İSA yol gerçek ve yaşam Ben'im demiştir.Anla artık özgür gerisini. |
Sayın paolo yorumlarınızı okurken dikkatimi şu çekti hep dediyiniz rab rab rab bu durumu aklıma 7 yaşında bi çoçuğa sorsanız bana nasıldı oda sizin gibi aynı cevaplar verebilir babam iyidir herşeyi bilir süperdir. Hadi onuda bırakın bu kadar somut kanıt var ama sizin bi somut kanıtınız dahi yok bu duruma ne diceksiniz ?
|
Kutsal Kitabı okumadığınız belli anlaşılan sorudan.Ölüleri diriltiyor.Cinleri kovuyor vs.Etrafa bakarsanız görürsünüz.Yok göremiyorum derseniz sizin sorununuz.
Gördükleri halde görmezler. Duydukları halde duymaz ve anlamazlar.' 14«Yeşaya'nın şu peygamberlik sözü onların bu durumunda gerçekleşmiş oluyor: `Duyacak duyacak, ama hiç anlamayacaksınız, bakacak bakacak, ama hiç görmeyeceksiniz! 15Çünkü bu halkın yüreği duygusuzlaştı, kulakları ağır işitir oldu. Gözlerini de kapadılar. Öyle ki, gözleri görmesin, kulakları işitmesin, yürekleri anlamasın, ve bana dönmesinler. Dönselerdi, onları iyileştirirdim.' Kulağı olan işitsinnnnnn! |
Kulağı olan ayrıca Gnostik Hıristiyanlığın İsa'sının neden önceki tanrıların bir kopyası olduğunu da duysun!
|
Sayın paola yine beni şaşırtmadınız bu bana yine alice harikalar diyarındaki beyaz tavşan ile konuşmasını anlatıyor bana somut kanıt gösterin demiştim hikaye anlatın demedim ?
|
Sayın Paolo bunu hep yapıyor.
Zaten herkesin değiştirildiğini bildiği kitaptan delilmiş gibi kanıtlar (!) öne sürüyor. Meryem'in sütüne mahkûm olan biri Tanrı olabilir mi? Gülünç :) |
Ahbapbu sana Gerçeği gören Işığa gelsin.Kulağı olan işitsinnnnnnn!Free etrafa bak dedim.Kutsal Kitaba değil.O zaman görürsün.Siparişçi Mesih İsa aynı zamanda insanı bunu unutma!
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:02 . |