Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   Büyük Ortadogu Projesi Nedir? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=26905)

sargon 18-11-2011 17:19

Büyük Ortadogu Projesi Nedir?
 
Yillardir duyup duruyorum, kisaca BOP diye geciyor. Ne oldugunu bir türlü tam olarak anlayamadigim birsey. Sitesini de yapmis birileri. Bir Kürdistan var, Irak parcalara ayrilmis. Projeden sözedenler hep nefretle sözediyorlar, demek ki kötü birsey. Bazen de ilimli islam projesi diye geciyor. Ortadoguda ilimli islam devletleri yaratilacak, laik rejimler yikilip yerine ilimli islami rejimler gecirilecek gibi seyler duyuyorum. Wikipediye bakarsak, ki en dogrusu o gibi, ABD Baskani Bush zamaninda müslüman ülkelere demokrasi ihrac edilme projesi olarak lanse edilmis bir proje.

Zaten bu anti-emperyalizm konusu spekülasyon yapmaya felaket uygun bir konu oldugu icin, herkes bu BOP üzerine de kolayca spekülasyon yapabiliyor. Hepsinde birilerinin kötü planlari falan var. Insan bu kötülükler denizinde ne yapacagini sasiriyor.

Bir de BOP Esbaskanligi diye birsey duyuyorum. Recep Tayyip Erdogan BOP Esbaskani imis. En azindan Devlet Bahceli ve bir dizi insandan bunu duymuslugum var. Bu tür inanca dayali konularin kolay kolay altindan kalkilmaz, biliyorum ama, ben yine de bir comak sokayim dedim.

Kücük internet arastirmamdan sunlari cikariyorum: 11 Eylül saldirilarindan sonra Bush iktidari terörizmi destekleyen ülkelerde rejimleri degistirmeye dönük bir proje planliyor. Daha dogrusu ortada somut birsey yoktur, bircok sey danismanlarin kafasindadir, ama ortalikta bir sürü iddia dolasmaya basliyor. 2004 yilinda olay somutlasir. G8 zirvesinde bu konu konusulur. Bu zirveye 7 ülkenin disinda davet edilen 12 ülke daha vardir. 3 ülkeden olusan bir "Demokrasi Yardim Diyalogu" grubu olusturulur. Bu ülkeler Italya, Yemen ve Türkiye'dir. "Demokrasi Yardim Diyalogu" bu ülkelerle ilgili calismalari yürütecek olan birer sivil toplum örgütü belirleyeceklerdir. Bu örgütler de bir dizi seminerler düzenlerler. 3 ülkede bu projeyi yürütmekle görevlendirilen örgütler sunlar

Türkiye - Eczacibasinin kurucusu oldugu TESEV
Italya - No Peace without Justice
Yemen - Human Rights Information and Training Center

Bu kuruluslar konferanslar, toplantilar vb. düzenlerler. Basliklar daha cok su tür konularda:

- Kadinin kamusal hayata katilimin güclendirilmesi
- cinsiyet esitligi
- siyasi katilim
- demokratik dönüsümler
- sivil toplum örgütleri

Kaynak

TESEV'in bu cercevede yaptigi etkinlikler asagidaki linkte var. Gördügüm kadariyla etkinlikler 2005'te baslayip 2008'e kadar sürmüs, sonra kesilmis.

http://www.tesev.org.tr/default.asp?PG=DPL03TR02

Yani ortada gizli sakli yada kisiye özel bir sey degil, Türkiye'nin de katilmis oldugu bir proje var.

Benim anlamadigim sey su: Bir dizi seminer örgütlemek, kitap cikarmak ve birtakim benzer faaliyetlerden olusan bir etkinlik icin neden koca G7'de karar verilmis. Ortada görülen üc bes toplanti, kitap falan. G7'dekilerden bir tanesinin bütcesinin yüzbinde biri ile bunlarin hepsi yapilir.

Ya verilerde bir eksiklik var, ya da ben tam anlayamiyorum.

Ha, bu arada Kemal Kilicdaroglu'nun TESEV kurucularindan bir oldugu ortaya cikti, ben de anlamadiklarimi bir daha tekrar etmis oldum.

Anlamadiklarim:

- Ulusalcilardan, MHP'ye, kimi sosyal demokratlardan, kimi islamcilara ve kimi sol gruplara kadar bir dizi insan neden bu kadar hisimla BOP, BOP deyip duruyorlar, anlayamiyorum.

- Birkac seminer, birkac kitaptan falan olusan bir ise G7 neden karar verir, anlayamiyorum.

- Kemal Kilicdaroglu'nun TESEV kurucusu olmasi neden bu kadar sasirtici bir olaydir, onu da anlayamiyorum.

Ozetlersek
Anladiklarim:

- Uluslararasi anlasmalarin, yada birkac ülke arasindaki anlasmalarin kimisi iyidir, kimisi kötüdür. Ornegin nükleer silaha karsi yapilan bir anlasma, yada personel mayinlara karsi yapilan anlasmalar iyidir, desteklerim.

- Yukardaki projede de ben kötü bir yan göremedim. Eger varsa, bana gösterilirse karsi cikarim.

Simdilik anladiklarimdan yola cikarak anlayamadiklarimi cözmeye calisiyorum, ama herhalde bol spekülasyonlu ve hararetli bir tartisma bu..

murted 18-11-2011 17:33

Alıntı:

Bir de BOP Esbaskanligi diye birsey duyuyorum. Recep Tayyip Erdogan BOP Esbaskani imis. En azindan Devlet Bahceli ve bir dizi insandan bunu duymuslugum var.
http://www.youtube.com/watch?v=19ePFuDFBFQ

sargon 18-11-2011 19:31

murted, ne demek istedigini anlamadim? Türkiye, Yemen ve Italya ile birlikte esbaskan. Recep Tayyip Erdogan degil. Türkiye gizlice esbankanlik yapiyor falan da degil. Bunda garip olan ne var? Türkiye G7'ler toplantisinda iki ülke ile birlikte esbaskanlik görevi aldigi icin, Recep Tayyip Erdogan neden Cankaya'ya cikamiyor? Aradaki baglanti nedir?

sargon 18-11-2011 19:41

Yani sunu demek istiyorum, bazi partiler Türkiye G7'de yaptigi anlasmadan cekilsin diye bir kampanya yapsa bunu anlarim, ama öyle bir sunum yapmaya calisiyorlar ki, sanki adam tek basina ayip bisey yapmis gibi. Sunumun kendisi hatali, ama sorun bu degil, yazdiklarimi serinkanli oku, tabi tamamini ve bilgilerinden yararlanmak isterim.

murted 18-11-2011 19:46

@sargon

Alıntı:

Bir de BOP Esbaskanligi diye birsey duyuyorum. Recep Tayyip Erdogan BOP Esbaskani imis. En azindan Devlet Bahceli ve bir dizi insandan bunu duymuslugum var.
En azından bazı insanlardan bunu duyuyorum demişsin ya, konuya katkısı olsun diye onlardan evvel kendisinin de bunu bizzat dile getirdiğini gösteren bir video astım. Yoksa videonun vermeye çalıştığı mesaj ile konuyu ilişkilendirmek gibi bir niyetim yoktu. Sadece başbakanın konuştuğu kısım bizi ilgilendiriyor özetlen.

Ps: Son mesajını şimdi gördüm. Anladım mevzuyu. Videodan itibaren temizleyelim istersen son iletileri.

Sangre 18-11-2011 20:15

Ben de anladıklarımı özet olarak yazayım.

ABD ve AB'nin resmi kurumlarının ve onlardan kısmen veya tamamen bağımsız olarak hareket eden insan hakları ve demokrasi yanlısı sivil toplum kuruluşlarının bazı ortak amaçları var.

Resmi kurumlar daha çok terörizm tehlikesi, piyasaların küreselleşmesi ve enerji kaynaklarının yetersiz hale gelmesi konularında radikal İslami örgütlere destek veren, otoriter ve kısmen bağımsız yönetimlerden rahatsızlık duyarken, sivil toplumcuların nedenleri insan hakları, demokrasi eksikliği, islami şiddet gibi daha insani nedenlere dayanıyor.

Bu durumdan dolayı gerektiğinde resmi kurumlar ve sivil toplum birbirleriyle ilişki kurup, beraber hareket edebiliyorlar.

X veya y ülkesi olup olmaması pek önemli değil açıkçası.. Sivil toplumcular bu çalışmalarını her ülkede yürütüyorlar zaten. (Tabii resmi kurumlarca finanse edilenler değil)

Ama resmi kurumlar piyasaların açıklığı, enerji kaynaklarının kontrol altına alınması, kendisine karşı bir tehdit olup olmaması gibi konularla daha çok ilgileniyorlar.. Bu yüzden de ilgi ve odağını belli coğrafyalara yönlendiriyorlar.. Bu sebeple de, gerekirse çıkarları uğruna uluslararası hukuku çiğneyebiliyorlar.

Resmi kurumların bu harekete destek olmaktaki kendi çıkarını düşünen 'sınırları', kendi iç plitikalarına da çoğu zaman yansır zaten.. Örneğin ABD'nin kendi baharına dahi tahammülü olmaması, eylemcilerin polis şiddetine maruz kalmaları vs. bunu gösteriyor.

Bir de Ulusalcıların iddialarının aksine, uğraştıkları laik rejimler değil radikal islami hareketlerdir.. Düne kadar tüm Baas rejimleriyle çok yakın ilişkiler vardı.. Ne zaman ki halk hareketlerinin bu laik ama otoriter rejimleri devireceğini, sonun kaçınılmaz olduğunu gördüler, bari yeni kurulacak 'ılımlı' rejimle aram iyi olsun dediler.. Ve bu hakaretlere destek verdiler.

Bu proje konusunda yazılmış makaleler var.. orada laiklerin özellikle desteklenmesi, fakat piyasa karşıtı anti-emperyalist milliyetçilerden uzak durulması gerektiği felan belirtiliyor.. Radikallerin yerine ılımlı, hoşgörülü müslümanlarla ilişki kurulması gerektiği felan yazıyor.

Ben bu tür konularda, hareketin her hangi bir yanlışlığını, sorununu görmüyorum açıkası.

Fakat ne zaman hukuk dışı olarak o ülkenin insanlarının zarar göreceği bir durum olursa, burada bir sorun görürüm.

Khaos 18-11-2011 21:42

bop zaten resmi olarak yeni amerikan yüzyılı politikasının adı olarak sunulur.
1997 ye dayanır.

bana sorarsanız temelleri çok daha öncesine iran devrimine kadar geri götürülebilir.
bazı kaynaklarda ise 11 eylüle atfedilerek ortaya konur.

siz hangi bakış açısıyla nasıl temellendirirseniz temellendirin,
sonuçta bir gerçek var.

bu abd hükümet politikasıdır.

uluslararası emperyalist kapitalist hegemonyanın tepe ülkesinin politikasından bahsederken,
aman çok cici heryere demokrasi getirecekler türünden bir aymazlığa kapılmamak gerekir.

evet bu bölge yarı feodal.
bu bağlamda demokratikleşme=ilericilik olarak kolayca lanse edilebilinir.

ancak olup biten islamın protestanlaşmasını sağlayarak bölgeyi hem radikal islama ve hem de sosyalizme karşı aşılamak ve uluslararası emperyalizme eklemlemekten ibarettir.

Neva 19-11-2011 00:16

Soguk savas sonrasi, ABD tarafindan yeni dunya duzeninin bicimlenmesindeki etaplardan birinin kisa adi da denebilir BOP icin..

frodo 19-11-2011 00:19

Rice 2004 yılında projeyi anlatırken "Fas'tan çin sınırına kadar 22 ülkenin siyasi ve ekonomik coğrafyasının değiştirilmesi" demiş.

Bu değişikliğin nasıl olduğunu izliyoruz.

Tüm bu "değiştirilme" işlemini kimimiz demokrasi baharı kimimiz de emperyalizmin dünyayı yeniden biçimlendirmesi olarak değerlendiriyoruz.

Olay budur.

Neva 19-11-2011 00:33

CIA tarafindan hazirlanan Global Egilimler 2015/NIC 2020 vs. raporlari.. Goz atmakta fayda var.

http://www.dni.gov/nic/special_globaltrends2010.html

jadi 19-11-2011 01:58

D.O.P iyidir veya kotudur ama kesin olan sey kesinlikle ulusalcilarin lanse ettigi gibi bisey degildir. En azindan ortadogu halklarinin durumu eskisine nazaran iyilesecektir. Herseyi yaptiklari gibi bunu da kendi siyasi emellerine alet etmek istiyorlar o kadar diyim

bodos 19-11-2011 15:51

Alıntı:

frodo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 421905)
Rice 2004 yılında projeyi anlatırken "Fas'tan çin sınırına kadar 22 ülkenin siyasi ve ekonomik coğrafyasının değiştirilmesi" demiş.

Bu değişikliğin nasıl olduğunu izliyoruz.

Tüm bu "değiştirilme" işlemini kimimiz demokrasi baharı kimimiz de emperyalizmin dünyayı yeniden biçimlendirmesi olarak değerlendiriyoruz.

Olay budur.

Hakkaten öyle mi demiş?

Oku bakalım hakkaten öyle mi demiş:

http://www.iraqwatch.org/government/...ped-080703.htm

Hatta ben bunu zamanında çevirmiştim.

Buyur oku İngilizcen yoksa:


Alıntı:

Ortadoğuyu Dönüştürmek

Dr. Condoleeza Rice
Milli Güvenlik Danışmanı

Birleşik Devletler Beyaz Saray

The Washington Post
7 Auğustos, 2003

İkinci Dünya Savaşı'nın sonuçlanmasından hemen sonra, Amerika kendini Avrupa'nın uzun vadede dönüştürülmesine adadı. Savaşın geride bıraktığı ölüm ve yıkımı (ki yüzbinlerce Amerikalı da dahil olmak üzere) gözönüne alan devlet adamlarımız bir daha savaşın düşünülmeyeceği bir Avrupa'yı yaratmak üzere işe koyuldular. Biz ve Avrupa'nın insanları kendimizi bir demokrasi ve refah vizyonuna adadık ve beraberce bu işte başarılı olduk.

Bugün Amerika ve müttefiklerimiz olarak kendimizi dünyanın başka bir yerinin uzun vadede dönüştürülmesine adamalıyız: Ortadoğu'nun. Öyle bir bölge ki 22 ülkesi ve toplam 300 milyon nüfusu ile Ortadoğu'nın toplam gayri safi yurtiçi hasılası 40 milyon nüfuslu İspanya'nınkinden daha az. Arap entelektüellerin politik ve ekonomik "özgürlük açığı" adını koyduğu şey bu ülkelerin geri kalmasının sebebidir. Pek çok bölgede, umutsuzluk hissi, nefret ideolojilerinin yeşermesi için uygun ortam hazırlıyor ve insanların üniversite eğitimi, kariyer ve aile yetiştirmek peşinde koşmaktan vazgeçip kendilerini patlatmaya (ve bunu yaparken kendileriyle birlikte mümkün olduğunca masum canı da almalarına) özenmelerine onları ikna ediyor.

Bu bileşenler bölgesel istikrarsızlık reçetesidir -- ve Amerikan güvenliğine karşı devamlı bir tehdit oluşturmaktadır.

Bizim amacımız Ortadoğu'da daha fazla demokrasi, tolerans, refah ve özgürlük için ilerleme isteyen Ortadoğu'lularla beraber çalışmaktır.

Başkan Bush'un Şubat'ta dediği gibi, "Dünya'nın çıkarı açıkça demokratik değerlerin yaygınlaşmasında yatar, çünkü istikrarlı ve özgür ülkeler cinayet ideolojileri üretmezler. Bunun yerine daha iyi bir hayata barışçı bir şekilde ulaşmaya uğraşmayı teşvik ederler."

Açıkça ortaya koyalım: Amerika ve Koalisyon Irak'la savaşa girdi çünkü Saddam Hüseyin'in rejimi Birleşik Devletler'e ve Dünya'ya karşı bir tehdit oluşturuyordu. Bu öyle bir rejimdiyki, kitle imha silahlarına sahip olmuş, bunları geçmişte kullanmış ve hala bunları elde etme peşinde koşan; terörle bağlantıları olan; iki kere başka ülkeleri istila etmiş; uluslararası toplumu ve 12 sene içinde 17 BM kararını hiçe saymış -- ve hiçbir zaman silahsızlanmayacağına ve Dünya'nın haklı talepleri karşısında hiçbir zaman uyum göstermeyeceğine dair her türlü işareti vermiş bir rejimdi.

Bugün bu tehdit ortadan kalkmıştır. Ve Irak'ın özgürleştirilmesiyle Ortadoğu için bölgede ve devamında dünyada güvenliği güçlendirecek olumlu bir gündemi ilerletmek için özel bir fırsat doğmuştur. Daha şimdiden İsrailliler ve Filistinliler arasında barış görüşmelerine devam etmek üzere bir bağlılık göstereceklerine dair deliller görmekteyiz.

HAziran'daki Kızıl Deniz Zirvesi'nde, İsrailliler, Filistinliler ve komşu Arap ülkeleri, Başkan'ın çizdiği vizyon etrafında birleştiler -- bu vizyon iki devletin yani İsrail ve Filistİn'in yanyana barış ve güvenlik içinde yaşamasının vizyonudur. İsrail liderleri gitgide anlıyorlar ki, Filistinliler'in barışçı, demokratik ve terörle savaşmayı ilke edinmiş tutarlı bir devletle kendi kendilerini yönetmeleri İsrail'in çıkarınadır. Filistinli liderler gitgide anlıyorlar ki, terör, Filistin devletine giden yolda bir araç değil, tam tersi bu yoldaki en büyük engeldir.

Saddam Hüseyin'in rejiminin sonu, bölgede zaten halihazırda devam etmekte olan ilerlemeyi sağlamlaştırıyor. Arap entelektüelleri Arap liderlerinden özgürlük açığını ele almalarını istiyor. Bölgesel liderler, iç reform, daha çok politik katılım, ekonomik açıklık ve serbest ticareti savunacak yeni bir Arap bildirgesi yayınlamaktan bahsediyor. Fas'tan İran Körfezi'ne, ülkeler politik ve ekonomik açıklığa doğru samimi adımlar atıyor. Birleşik Devletler bu adımları desteklemektedir, ve bölgedeki dostlarımız ve müttefiklerimizle daha fazlası için beraber çalışacağız.

Saddam'ın haydut rejiminin yerine, adil ve uygar olacak, ve demokratik ilkeler üzerine kurulacak bir Irak devleti kurulacağı zaman ise bu amaçta daha da fazla fırsatlar doğacak. Nasıl demokratik bir Almanya bugün bütünleşmiş, özgür ve barış içinde bir Avrupa'nın kilit noktası olmuştu, aynı şekilde dönüşmüş bir Irak da, nefret ideolojilerinin yeşermediği çok farklı bir Ortadoğu'nun anahtar unsuru olabilir. Ve asıl savaş operasyonlarının son bulmasının üzerinden geçen 100 gün içinde Irak halkı ülkesini sahiplendi ve daha umut dolu bir geleceği hazırlamaya başladı. Özgürlüğe doğru olan bu geçiş devam ettikçe, Amerika, Iraklılar'ın daha fazla güvenlik ve daha fazla fırsat elde etmelerine yardım etmek için diğer ülkelerle birlikte çalışacak.

Ortadoğu'nun dönüşümü kolay olmayacak, ve zaman alacak. Bu amaç Amerika'nın, Avrupa'nın ve bütün özgür ülkelerin geniş bir katılımı ile bölgede bizim gibi insan özgürlüğünün gücüne inananlarla tam bir ortaklık içinde çalışmalarını gerektiriyor. Bu öncelikli olarak askeri bir katılım değil, ve ülkesel gücün bütün boyutlatını (diplomatik, ekonomik ve kültürel) ele almamızı gerektiriyor. Mesela, Başkan Bush, bizleri somut projelerle daha iyi bir geleceği hazırlamak üzere bir araya getirmek için Ortadoğu Ortaklık İnisiyatifi'ni başlattı. Bunun ötesinde, bölge insanını genişleyen bir fırsat dairesine taşımak için on yıl içersinde bir ABD-Ortadoğu serbest ticaret alanı yaratmayı önerdi.

Bütün problemlerine rağmen Ortadoğu büyük bir potansiyele sahip bir bölgedir. Dünyanın büyük dinlerinin üç tanesi bu bölgede doğmuştur ve ruhani merkezleri bu bölgededir, ve gene dünyanın en eski öğrenim, tolerans ve ilerleme merkezlerindendir. Bu bölge kendilerine daha fazla politik ve ekonomik özgürlük ve daha önemlisi daha fazla modern eğitim bahşedildiğinde çağımızın ilerlemesine tamamen katılım gösterebilecek yetenekli ve becerikli insanlarla doludur.

Amerika Ortadoğu insanlarının gerçek potansiyellerine ulaşmalarına yardım etmeye kararlıdır. Bölge insanı için daha fazla özgürlük ve fırsat istediğimiz için, ve tabii ki Amerika insanı için daha fazla güvenlik istediğimiz için harekete geçeceğiz.

bodos 19-11-2011 16:00

Bu konuyla yakından bağlantılı olarak..

Irak savaşı ne diye 1 sene değil 10 sene sürdü.

Ne diye iç savaşın kıyısından dönüldü.

Anlamak için Zerqawi'nin Bin Ladin'e yazdığı mektubu okuyalım:

http://www.military.com/NewContent/0...Letter,00.html

Bu hasta adamın hain planlarını çevirmedim. Bir ara çevirirsem yazarım.

Alıntı:

frodo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 421905)
Rice 2004 yılında projeyi anlatırken "Fas'tan çin sınırına kadar 22 ülkenin siyasi ve ekonomik coğrafyasının değiştirilmesi" demiş.

Bu değişikliğin nasıl olduğunu izliyoruz.

Tüm bu "değiştirilme" işlemini kimimiz demokrasi baharı kimimiz de emperyalizmin dünyayı yeniden biçimlendirmesi olarak değerlendiriyoruz.

Olay budur.

http://www.google.ca/search?q=Rice+2...w=1344&bih=593

Khaos 19-11-2011 17:41

bodos

sana yazı başına mı ödeme yapıyolar.
3 mesaj yazmana gerek yoktu.
görevinin gereğini bir mesajda da anlatabilirdin.

bu masalı 300 yıldır seyrediyoruz.
emperyalizm sürekli bir yerlere özgürlük ve demokrasi getiriyor.
sonra bakıyoruz; getirdiği özgürlük ve demokrasi doğal kaynakların ve pazarın sömürülmesinden,
insanların sermayeye kul edilmesinden
direnmeye kalkanların ise
kitlesel olarak yokedilmesinden başka bişey değil.
bu anlattıklarımı ısrarla kemalistlerin söylemlerine benzetmeye kalkacaklarını gayet iyi biliyorum.

aslında sırf buna önlem olsun diye
öncelikle kemalizmin bu emperyalist oyunla şu ana kadar nasıl da uyumlu olduğunu anlatmak gerekirdi belki de.

şu an buna vaktim yok.

bodos 19-11-2011 18:01

"pazar sömürmek" bir kavram daha öğrendim :D

türk işi sosyalistlik oluyor galiba bu?

Khaos 19-11-2011 18:21

Alıntı:

bodos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 421954)
"pazar sömürmek" bir kavram daha öğrendim :D

türk işi sosyalistlik oluyor galiba bu?

sen boşver türk işi sosyalistliği
benimki laz işi, türk işi değil.

teklifim hala geçerli.
hatırlıyosun dimi teklifimi.

c m 19-11-2011 18:32

BOP ilk zikredildiğinde araştırdığımda çıkardığım sonuç, kapitalizmin Ortadoğu ülkelerinde tam bir siyasal hakimiyet sağlamak için strateji geliştirildiğiydi. Tam bir siyasal hakimiyet çerçevesinde siyasal iktidarlar, yerelinden uluslararasına kadar bütün politikalarını burjuvazinin izni ile gerçekleştirecek ve burjuvazinin belirlediği politikalarla hareket edecek diye düşünüyordum. Tabii ki siyasal hakimiyet yoluyla ekonomik ve sosyal anlamda her tür politika yürütülebileceği için pazar oluşturma ve oluşturulan pazarın sözü edilen burjuvazi tarafından sömürülmesi söz konusu olacaktı. Kapitalizm, dünyadaki hakimiyet sınırlarını genişletirken hem hedef ülkeler hem de hedef ülkelere yakın coğrafyaya sermaye ihracında bulunabilecekti. Sermaye ihracının amacı, istihdam alanları yaratmak ve elde edilen geliri sömürmekti yani durağan ve dar ekonomik yapıyı dinamik ve ülke geneline yayılan bir duruma getirerek hem ucuz emekten yaralanacak hem de genele yayılmadan kaynaklı olarak diğer gelir getirici yapılara dayanak oluşacak geliri sömürecekti. Bugün olanlara bakılınca o yöne doğru gidildiğine dair ipuçları taşıyor.

bodos 19-11-2011 20:08

Hain emperyalistlerin sömürü planlarını ayanbeyan gören pırlanta gibi insanlarımız var çok şükür. Bize külyutturamazlar.

Bakın ben de dünkü gazeteden bir haber getireyim. Hain emperyalistlerin sömürü projelerini uygulamalarını anlatıyor:



"AKDENİZ İçin Birlik (AİB) oluşumunu hangimiz hatırlıyor?

Oysa bir dönem, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin "zengin kuzey ülkeleriyle, yoksul güney ülkeleri arasındaki diyalogu" güçlendirmek için hayata geçirilmiş Barselona Süreci yerine ortaya attığı "Akdeniz İçin Birlik" projesi bayağı konuşuluyordu.

Türkiye, önceleri "Akdeniz Birliği" diye anılan olan projeye "AB üyeliğini yerine öneriliyor" diye karşı çıkmıştı.

Sonra adı "Akdeniz İçin Birlik" oldu ve günün birinde Türkiye'nin de 43 ülkeli projeye dahil olduğunu duyduk.

Önceki gün The Marmara Oteli'nde TOBB'un ağırladığı "Euromed" toplantısında rastladığım Büyükelçi Yiğit Alpogan'dan Akdeniz İçin Birlik ile ilgili son gelişmeleri öğrendim. "

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19268621.asp

c m 19-11-2011 20:47

Aferin ona. Uygulamaları anlatırken karşılaşılabilecek sorunları ve kimlere yararlılık sağlayacağını anlatsaydı memnun olurdum. Örneğin Mısır'a kurulan rüzgar panellerinin ilk beş yıl içinde bozulduğunu ve düzeltmenin maliyetinin ne olduğunu anlatabilirdi. Ayrıca güneş enerjisi için kurulacak yapının yansıtma etkisi nedeniyle küresel ısınmaya etki edeceğini ve elde edilecek enerjinin temel amacının Avrupa'ya enerji sağlamak olduğunu da açıklasaydı daha çok memnun olurdum. : )

frodo 20-11-2011 01:42

Alıntı:

bodos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 421948)
Hakkaten öyle mi demiş?

Oku bakalım hakkaten öyle mi demiş:

http://www.iraqwatch.org/government/...ped-080703.htm

Hatta ben bunu zamanında çevirmiştim.

Buyur oku İngilizcen yoksa:

Teşekkürler çeviri için. Bir yüksek lisans tezinde okuduğum tümcenin Rice ağzından daha geniş halini vermişsin. Anlamadığım tek şey"hakkaten ne demiş" anlayamaman . Yoksa çeviri ile uğraşırken anlamları kaçıranlardan mısın ?

Bir ülkenin siyasi ve ekonomik coğrafyasının değiştirilmesi ne anlama gelir sence ?

sargon 20-11-2011 02:16

Basta da dedigim gibi spekülasyona cok acik bir konu. Benim istedigim sey, konuyla ilgili spekülasyonlar yapmak, buna dayali teoriler insa etmek degil. Tamam, bunlari da yapariz da önce ne oldugunu bir anlayalim istiyorum. Gördügüm sey bana anlasilmaz sekilde dengesiz geliyor. Size öyle gelmiyor mu? Dünyanin en gelismis 8 ülkesi bir araya geliyor ve bu toplantida Ortadogu'da demokrasiyi gelistirelim diyorlar. Iyi, güzel. Bunun icin 3 ülke seciliyor. Bu ülkelerde birer sivil toplum örgütü araciligi ile demokrasinin gelismesi icin etkinlikler yapilacak deniliyor. Digerlerini bilmiyoruz, ama Türkiye'de TESEV seciliyor ve hepi topu 15 tane (saydim) seminer, konferans vb. düzenleniyor. Daha önce birkac da kitap cikarilmistir demistim, onu da bulamadim. Simdi bunlarla mi Ortadogu'nun "siyasi ve ekonomik yapisi" degistirilecek. Ya dag fare dogurmus durumda, ya da benim bilmedigim baska bir takim faaliyetler de var. Bilen varsa yazsin lütfen.

Ben TESEV'in yaptigi 15 etkinlik icin ABD'nin dünya politikasi, su bu degerlendirmeleri yapmayi hic anlamli bulamiyorum. Bilgisi olanlardan rica ediyorum. Nedir bu "büyük" projeyi bu kadar büyük yapan somut faaliyetler?

frodo 20-11-2011 02:44

Sevgili sargon Irak, Libya, Mısır,sırada Suriye ve İran var. Daha büyük bir proje mi arıyorsun ?

c m 20-11-2011 02:54

Fikir edinmek için Orta Doğu Ortaklık İnisiyatifi'ni inceleyebilirsin...

http://mepi.state.gov/

kharon 20-11-2011 03:03

sn.sargon,

Konu ile ilgili şimdiye kadar okuduğum en anlaşılır yazı İç İşleri Bakanlığı Araştırma ve Etütler merkezinin raporudur,yeterli olmayabilir ama sorularınızın bir kısmına yanıt bulabileceğinizi düşünüyorum.

saygılar

Astur 20-11-2011 03:10

Alıntı:

frodo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 421995)
Sevgili sargon Irak, Libya, Mısır,sırada Suriye ve İran var. Daha büyük bir proje mi arıyorsun ?

Hani Irak'ta ABD'nin doğrudan müdahalesi söz konusu; peki diğer örneklerdeki tüm ülkeleri, burada olan biten her şeyi neye dayanarak bir ABD projesi olarak görebiliyoruz? Bu ülkelerin içinde hiç mi sosyal dinamik yok? ABD'de bir avuç adam plan yapıyor, dünyanın başka bir ucundaki milyonlar da bunlara harfiye uyuyor mu? O planlar tıkır tıkır işliyor mu? İşliyorsa, ABD ile yıllardır fiili ya da retorikte çatışma içinde olan İran gibi ülkelerdeki rejimler nasıl ayakta, ve Batı ile yakın zamana kadar yakın ilişkileri olan Libya gibi yönetimler devrildi?

Böyle düşündüğümüzde verilere dayanan, ayağı yere basan analizlerden ziyade komplo teorileri ile iştigal etmiş oluyoruz diye düşünüyorum.


Alıntı:

c m´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 421996)
Fikir edinmek için Orta Doğu Ortaklık İnisiyatifi'ni inceleyebilirsin...

http://mepi.state.gov/

Şu linke bir bakalım:

http://mepi.state.gov/about-faq.html

Bu MEPI'nin kullandığı bütçe yaklaşık 51.5 milyon dolarlık(Tunus için 20 milyon, Mısır için 16.5 milyon, 15 milyon) bir bütçe burada yazanlar doğruysa. Bunu da -yine sitedeki bilgiler kapsamında- demokratik dönüşümü desteklemek için Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki sivil toplum kuruluşlarına verilen ödenekler ile harcıyorlar.

Bölgeyi tamamen ABD çıkarlarına uygun biçimde dönüştürdüğü iddia edilen dev bir planın bu bütçe ve yöntemlerle gerçekleştirilebileceği fikri size gerçekçi geldi mi?

c m 20-11-2011 03:36

: )

2002'den başlayarak harcanan miktar, 580 milyon Dolar...

http://mepi.state.gov/mepi/english-m...r-a-grant.html

Demokrasi söylemleriyle girdikleri ülkelerdeki durumu da incelemek gerekir. Tunus'ta Ennahda, şeriata dayalı liberal politika uygulayacağını belirtiyor. Libya Ulusal Geçiş Konseyi yönetimin şeriata dayalı olacağını belirtiyor. Petrolün işletilmesi konusunu da sen açıklarsın. Cezayir'de karmaşıklık halen devam ediyor. Mısır'da ordu yönetimi eline geçirmiş durumda ve süreç belirsizlik dolu. Tunus ve Mısır'daki muhaliflerin bir kısmı durumdan son derece rahatsız. Suriye için de Müslüman Kardeşle avuçlarını kaşıyor. Kuzey Afrika ülkeleri ve Suriye için olması muhtemel yönetim şekli, şeriata dayalı liberal yönetim. En uygun model olarak görülen şeriat ve kapitalizmin yararına olarak görülen liberalizm birleştirilmiş. En uygun mayayı seçmiş görünüyorlar. Sonradan değişir mi? Bilemem. : )

Astur 20-11-2011 04:36

Alıntı:

c m´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 421999)
: )

2002'den başlayarak harcanan miktar, 580 milyon Dolar...

http://mepi.state.gov/mepi/english-m...r-a-grant.html

Wiki'de yazana göre 530 ama fark etmez, yine de bu bağlamda küçük bir para. En basitinden Hüsnü Mübarek'in kişisel servetine bak, 600 milyon dolarla koca bir coğrafya değiştirilebilseydi milyarlarca doları olan bu liderler kafalarına göre bölgeyi değiştirebilir, ülkelerinde koltuklarından olmazlardı.

Alıntı:

Demokrasi söylemleriyle girdikleri ülkelerdeki durumu da incelemek gerekir. Tunus'ta Ennahda, şeriata dayalı liberal politika uygulayacağını belirtiyor. Libya Ulusal Geçiş Konseyi yönetimin şeriata dayalı olacağını belirtiyor.
Tunus'a ve Libya'ya girmediler ki. Libya'da muhalifleri askeri açıdan desteklediler, Tunus'ta o tarz durumlar dahi olmadı yanlış hatırlamıyorsam.

Bu ülkelerde neler olacağını gelecekte izler görürüz. Başlık konusuyla doğrudan ilgili olmayan bu meselelere girmeye çok da gerek yok sanki.

Alıntı:

Petrolün işletilmesi konusunu da sen açıklarsın.
Açıklanacak ne var? Bu konuya ilişkin ddian nedir anlayamadım.

bodos 20-11-2011 12:54

Türk Kemalistleri ve Türk komunistlerinin Batı'ya bakışı hemen hemen aynı. Ne hikmetse. Birinci Dünya Savaşı'nın ve imparatorluğun yıkılmasının yarattığı travma hala Batı'yı şeytan olarak görmeye sebep oluyor. "Emperyalist" lafı hala kullanılıyor, her yapılana şüpheyle yaklaşılıp heröküz altındabuzağı aranıyor.

Lenin bu lafı kapitalizmle ilişkilendirip yeniden tanımladığı zaman İngiltere ve Fransa hala imparatorluktu. Bugün hala niye kullanılıyor? Ama bakarsan ulusalcıların da dilinde aynı kelime var. "Batı" ile eşanlamlı bir kelime.

Khaos 20-11-2011 14:43

Alıntı:

bodos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 422010)
Türk Kemalistleri ve Türk komunistlerinin Batı'ya bakışı hemen hemen aynı. Ne hikmetse. Birinci Dünya Savaşı'nın ve imparatorluğun yıkılmasının yarattığı travma hala Batı'yı şeytan olarak görmeye sebep oluyor. "Emperyalist" lafı hala kullanılıyor, her yapılana şüpheyle yaklaşılıp heröküz altındabuzağı aranıyor.

Lenin bu lafı kapitalizmle ilişkilendirip yeniden tanımladığı zaman İngiltere ve Fransa hala imparatorluktu. Bugün hala niye kullanılıyor? Ama bakarsan ulusalcıların da dilinde aynı kelime var. "Batı" ile eşanlamlı bir kelime.

daha bir sayfa önce,
söylediklerimiz kasıtlı olarak kemalistlerin söyledikleriyle karıştırılmaya çalışılacak,
bu durumu önlemek için öncelikle kemalizmin emperyalizmle aslında sorunlu olmadığını ortaya koymak gerekli,
ancak buna vaktim yok demiştim.

argümanları üç beş demagojiden ibaret olanların ne yapabileceklerini artık biliyoruz.

bodos 20-11-2011 14:45

khaos keşke vaktin olsaydı da biraz bizi aydınlatabilseydin, sen gibi değerli filozof sosyologların hikmet pırıltılarına ihtiyacımız var

jadi 20-11-2011 14:46

Alıntı:

bodos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 422010)
Türk Kemalistleri ve Türk komunistlerinin Batı'ya bakışı hemen hemen aynı. Ne hikmetse. Birinci Dünya Savaşı'nın ve imparatorluğun yıkılmasının yarattığı travma hala Batı'yı şeytan olarak görmeye sebep oluyor. "Emperyalist" lafı hala kullanılıyor, her yapılana şüpheyle yaklaşılıp heröküz altındabuzağı aranıyor.

Lenin bu lafı kapitalizmle ilişkilendirip yeniden tanımladığı zaman İngiltere ve Fransa hala imparatorluktu. Bugün hala niye kullanılıyor? Ama bakarsan ulusalcıların da dilinde aynı kelime var. "Batı" ile eşanlamlı bir kelime.

Bir kemalist icin BOP batililarin Sevr'i hayata gecirme projesidir :)

Sosyalistlerin bir cogunun zeka seviyesi kemalistlerden farkli degildir ne yazik ki. Ama en azindan onlarin icerisinde daha makul dusunenler de var tabi yok degil.

Bu arada bir arkadas demis ki BOP batililarin orta doguda butun kontrolu ellerinde tutmak icin surdurdukleri bir projedir. Yanlis, cunku batililar orada butun kontrolu yuz yildir ellerinde tutuyorlar zaten. Sanki abd karsitiymis gibi gorunen rejimlerin hepsi bati gudumludur baska turlu de olmaz zaten. Olursa atom ve hidrojen bombalari devreye girebilir

Emperyalizm kelimesi ise her nedense bazi rejimlerin fa$izmi me$rula$tirmak icin kullandiklari bir arguman olmustur. Yani anti-emperyalist emeller ugruna fasist bir diktatore hayran olan cok sayida sosyalist adamcik vardir ve bunlarin varligi icimde kanayan bir yaradir

bodos 20-11-2011 14:49

emperyalizm diye birşey yoktur

1960'dan önce vardı, emperyalizm imparatorluk kurma ideali yayılmacılık falan demektir

lenin'in kelimeyi kafasına göre yeniden tanımlaması değersizdir

lenin kaale alınacak bir filozof ya da sosyolog değildir

Khaos 20-11-2011 14:52

Alıntı:

bodos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 422021)
khaos keşke vaktin olsaydı da biraz bizi aydınlatabilseydin, sen gibi değerli filozof sosyologların hikmet pırıltılarına ihtiyacımız var

senin aydınlatılmaya ihtiyacın yok.
ben sana teklifimi sunmuştum.
sandığından daha kirli çıkıyım ben.

onlar ne ödüyorsa bir fazlası.

Alıntı:

jadi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 422022)
Bir kemalist icin BOP batililarin Sevr'i hayata gecirme projesidir :)

Sosyalistlerin bir cogunun zeka seviyesi kemalistlerden farkli degildir ne yazik ki. Ama en azindan onlarin icerisinde daha makul dusunenler de var tabi yok degil.

Bu arada bir arkadas demis ki BOP batililarin orta doguda butun kontrolu ellerinde tutmak icin surdurdukleri bir projedir. Yanlis, cunku batililar orada butun kontrolu yuz yildir ellerinde tutuyorlar zaten. Sanki abd karsitiymis gibi gorunen rejimlerin hepsi bati gudumludur baska turlu de olmaz zaten. Olursa atom ve hidrojen bombalari devreye girebilir

Emperyalizm kelimesi ise her nedense bazi rejimlerin fa$izmi me$rula$tirmak icin kullandiklari bir arguman olmustur. Yani anti-emperyalist emeller ugruna fasist bir diktatore hayran olan cok sayida sosyalist adamcik vardir ve bunlarin varligi icimde kanayan bir yaradir


jadı

bop tartışılırken bile sosyalistlere hakaret edebilecek bir şeyler arayıp duruyorsun.
sermayeye bu kadar kul olmanızın bir açıklaması var mı.

sen kendi zeka seviyene bir baksana.
kendini akıllı falan mı zannediyorsun.
egemenin hizmetinde olmak ve bundan nemalanmak sana zeka olarak mı görünüyor.

alelade sömürgecilik ile emperyalizm arasındaki farkı anlamaktan aciz kıytırık beyinliler emperyalizm üzerine konuşuyor.
bak sen şu işe.

bodos 20-11-2011 15:00

khaos, ben de senin yaşındayken bu zırvalara inanırdım.. tereciye tere satma.. bunlar boş iş.. ezberden okuduğun bu zırvaları anlamıyorsun.. kendini geliştirmek için birşey de yapmıyorsun

senin yaşında insanların temel derdi "insanlığı kurtarayım" falandan ziyade kimlik derdidir, diğer gençler arasında sivrilmektir, karşı cinse daha çekici gelmenin yollarını aramaktır.. "cesur dava adamı, devrimci, aykırı adam, isyankar" falan imajı bu yüzden bazılarına çok cazip gelir

ben de senin yaşlarında her tarafa anarşizm simgesini çizerdim, james dean falan posterleri asardım.. o yüzden bırak bu işleri.. ciddi olarak kendini geliştirmenin yollarına bak

jadi 20-11-2011 15:02

Alıntı:

Khaos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 422025)
jadı

bop tartışılırken bile sosyalistlere hakaret edebilecek bir şeyler arayıp duruyorsun.
sermayeye bu kadar kul olmanızın bir açıklaması var mı.

sen kendi zeka seviyene bir baksana.
kendini akıllı falan mı zannediyorsun.
egemenin hizmetinde olmak ve bundan nemalanmak sana zeka olarak mı görünüyor.

Khaos,

Sadece Anti-emperyalist oldugunu dusundugu icin fasist rejimleri yucelten sosyalist tipi yok mu? Iftira mi atiyorum? Semayeye kul olmamak icin solcularin butun abukluklarini hasir alti mi etmek gerekir? Yoksa tedavi icin teshis koymak mi gerekir? Solcular neden bu kadar ilkel bir noktada? Boyle cag disi seylere gonul verdikleri icin elbette

istatistik 20-11-2011 15:03

Mesajlarınızda kişisel sataşmalarda bulunmamaya özen gösterin arkadaşlar.

Khaos 20-11-2011 15:04

Alıntı:

bodos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 422029)
khaos, ben de senin yaşındayken bu zırvalara inanırdım.. tereciye tere satma.. bunlar boş iş.. ezberden okuduğun bu zırvaları anlamıyorsun.. kendini geliştirmek için birşey de yapmıyorsun

senin yaşında insanların temel derdi "insanlığı kurtarayım" falandan ziyade kimlik derdidir, diğer gençler arasında sivrilmektir, karşı cinse daha çekici gelmenin yollarını aramaktır.. "cesur dava adamı, devrimci, aykırı adam, isyankar" falan imajı bu yüzden bazılarına çok cazip gelir

ben de senin yaşlarında her tarafa anarşizm simgesini çizerdim, james dean falan posterleri asardım.. o yüzden bırak bu işleri.. ciddi olarak kendini geliştirmenin yollarına bak

:)

EDIT

söylenenleri kasıtlı olarak kemalistlerin söylemleriyle karıştıracağını öne sürmüştüm, iddiamı ertesi gün doğruladın.

şimdi de abidik gubidik aşağılama denemeleri yapıyorsun.
sen benim yaşım hakkında ne biliyorsun ki.

boşver bunları iyice saçmalama.
sen teklifimi düşün.

Khaos 20-11-2011 15:09

Alıntı:

jadi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 422030)
Khaos,

Sadece Anti-emperyalist oldugunu dusundugu icin fasist rejimleri yucelten sosyalist tipi yok mu? Iftira mi atiyorum? Semayeye kul olmamak icin solcularin butun abukluklarini hasir alti mi etmek gerekir? Yoksa tedavi icin teshis koymak mi gerekir? Solcular neden bu kadar ilkel bir noktada? Boyle cag disi seylere gonul verdikleri icin elbette

hangi solculardan bahsediyorsun sen.
hayali solcular üzerinden sosyalizmi aşağılamak sonrada söylediklerini inkar etmek.
bırak artık bunları.

şu ana kadar kapitalizmi bir kez eleştirdin mi.

nedir kapitalizm bir anlatsana.
kapitalizmi bilmeden emperyalizmi nasıl konuşabilirsin ki.
elbette konuşamazsın.

zaten o nedenle gider gelir kim olduğu belirsiz hayali solcular üzerinden sosyalizmi itibarsızlaştırmaya kalkarsın.

kemalizm hiç bir zaman anti-emperyalist olmadı.
çünkü kemalistler anti-emperyalizmin ne olduğunu bile bilmez.
tıpkı sizler gibi.

jadi 20-11-2011 15:17

Alıntı:

Khaos´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 422034)

kemalizm hiç bir zaman anti-emperyalist olmadı.
çünkü kemalistler anti-emperyalizmin ne olduğunu bile bilmez.
tıpkı sizler gibi.

khaos,

Beni en cok rahatsiz eden sey ne biliyormusun? Sosyalistlerin cogu o kadar koru korune ki, Lusifer in bizzat kendisi gelse, ortaligi yakip yiksa, katliamlar, soykirimlar, kimyasal silahlar ile kan revan icinde biraksa, ama diger taraftan uretim araclarini sosyalistlerin istedigi sekilde devletlestirse ona bile yoldas diyebilecek kadar genis bir mideye sahipler. Iste beni sogutan aymazlik bu

Kapitalizm konusuna gelirsek, aslinda kapitalizm serbest piyasa ekonomisini asagilamak icin sosyalistlerin uydurdugu bir kelime. Patronlara da burjuva diyolar

bodos 20-11-2011 15:19

Alıntı:

jadi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 422039)
khaos,

Beni en cok rahatsiz eden sey ne biliyormusun? Sosyalistlerin cogu o kadar koru korune ki, Lusifer in bizzat kendisi gelse, ortaligi yakip yiksa, katliamlar, soykirimlar, kimyasal silahlar ile kan revan icinde biraksa, ama diger taraftan uretim araclarini sosyalistlerin istedigi sekilde devletlestirse ona bile yoldas diyebilecek kadar genis bir mideye sahipler. Iste beni sogutan aymazlik bu

Kapitalizm konusuna gelirsek, aslinda kapitalizm serbest piyasa ekonomisini asagilamak icin sosyalistlerin uydurdugu bir kelime. Patronlara da burjuva diyolar

evet jadi, çok doğru bravo


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:41 .