![]() |
Büyük Ortadogu Projesi Nedir?
Yillardir duyup duruyorum, kisaca BOP diye geciyor. Ne oldugunu bir türlü tam olarak anlayamadigim birsey. Sitesini de yapmis birileri. Bir Kürdistan var, Irak parcalara ayrilmis. Projeden sözedenler hep nefretle sözediyorlar, demek ki kötü birsey. Bazen de ilimli islam projesi diye geciyor. Ortadoguda ilimli islam devletleri yaratilacak, laik rejimler yikilip yerine ilimli islami rejimler gecirilecek gibi seyler duyuyorum. Wikipediye bakarsak, ki en dogrusu o gibi, ABD Baskani Bush zamaninda müslüman ülkelere demokrasi ihrac edilme projesi olarak lanse edilmis bir proje.
Zaten bu anti-emperyalizm konusu spekülasyon yapmaya felaket uygun bir konu oldugu icin, herkes bu BOP üzerine de kolayca spekülasyon yapabiliyor. Hepsinde birilerinin kötü planlari falan var. Insan bu kötülükler denizinde ne yapacagini sasiriyor. Bir de BOP Esbaskanligi diye birsey duyuyorum. Recep Tayyip Erdogan BOP Esbaskani imis. En azindan Devlet Bahceli ve bir dizi insandan bunu duymuslugum var. Bu tür inanca dayali konularin kolay kolay altindan kalkilmaz, biliyorum ama, ben yine de bir comak sokayim dedim. Kücük internet arastirmamdan sunlari cikariyorum: 11 Eylül saldirilarindan sonra Bush iktidari terörizmi destekleyen ülkelerde rejimleri degistirmeye dönük bir proje planliyor. Daha dogrusu ortada somut birsey yoktur, bircok sey danismanlarin kafasindadir, ama ortalikta bir sürü iddia dolasmaya basliyor. 2004 yilinda olay somutlasir. G8 zirvesinde bu konu konusulur. Bu zirveye 7 ülkenin disinda davet edilen 12 ülke daha vardir. 3 ülkeden olusan bir "Demokrasi Yardim Diyalogu" grubu olusturulur. Bu ülkeler Italya, Yemen ve Türkiye'dir. "Demokrasi Yardim Diyalogu" bu ülkelerle ilgili calismalari yürütecek olan birer sivil toplum örgütü belirleyeceklerdir. Bu örgütler de bir dizi seminerler düzenlerler. 3 ülkede bu projeyi yürütmekle görevlendirilen örgütler sunlar Türkiye - Eczacibasinin kurucusu oldugu TESEV Italya - No Peace without Justice Yemen - Human Rights Information and Training Center Bu kuruluslar konferanslar, toplantilar vb. düzenlerler. Basliklar daha cok su tür konularda: - Kadinin kamusal hayata katilimin güclendirilmesi - cinsiyet esitligi - siyasi katilim - demokratik dönüsümler - sivil toplum örgütleri Kaynak TESEV'in bu cercevede yaptigi etkinlikler asagidaki linkte var. Gördügüm kadariyla etkinlikler 2005'te baslayip 2008'e kadar sürmüs, sonra kesilmis. http://www.tesev.org.tr/default.asp?PG=DPL03TR02 Yani ortada gizli sakli yada kisiye özel bir sey degil, Türkiye'nin de katilmis oldugu bir proje var. Benim anlamadigim sey su: Bir dizi seminer örgütlemek, kitap cikarmak ve birtakim benzer faaliyetlerden olusan bir etkinlik icin neden koca G7'de karar verilmis. Ortada görülen üc bes toplanti, kitap falan. G7'dekilerden bir tanesinin bütcesinin yüzbinde biri ile bunlarin hepsi yapilir. Ya verilerde bir eksiklik var, ya da ben tam anlayamiyorum. Ha, bu arada Kemal Kilicdaroglu'nun TESEV kurucularindan bir oldugu ortaya cikti, ben de anlamadiklarimi bir daha tekrar etmis oldum. Anlamadiklarim: - Ulusalcilardan, MHP'ye, kimi sosyal demokratlardan, kimi islamcilara ve kimi sol gruplara kadar bir dizi insan neden bu kadar hisimla BOP, BOP deyip duruyorlar, anlayamiyorum. - Birkac seminer, birkac kitaptan falan olusan bir ise G7 neden karar verir, anlayamiyorum. - Kemal Kilicdaroglu'nun TESEV kurucusu olmasi neden bu kadar sasirtici bir olaydir, onu da anlayamiyorum. Ozetlersek Anladiklarim: - Uluslararasi anlasmalarin, yada birkac ülke arasindaki anlasmalarin kimisi iyidir, kimisi kötüdür. Ornegin nükleer silaha karsi yapilan bir anlasma, yada personel mayinlara karsi yapilan anlasmalar iyidir, desteklerim. - Yukardaki projede de ben kötü bir yan göremedim. Eger varsa, bana gösterilirse karsi cikarim. Simdilik anladiklarimdan yola cikarak anlayamadiklarimi cözmeye calisiyorum, ama herhalde bol spekülasyonlu ve hararetli bir tartisma bu.. |
Alıntı:
|
murted, ne demek istedigini anlamadim? Türkiye, Yemen ve Italya ile birlikte esbaskan. Recep Tayyip Erdogan degil. Türkiye gizlice esbankanlik yapiyor falan da degil. Bunda garip olan ne var? Türkiye G7'ler toplantisinda iki ülke ile birlikte esbaskanlik görevi aldigi icin, Recep Tayyip Erdogan neden Cankaya'ya cikamiyor? Aradaki baglanti nedir?
|
Yani sunu demek istiyorum, bazi partiler Türkiye G7'de yaptigi anlasmadan cekilsin diye bir kampanya yapsa bunu anlarim, ama öyle bir sunum yapmaya calisiyorlar ki, sanki adam tek basina ayip bisey yapmis gibi. Sunumun kendisi hatali, ama sorun bu degil, yazdiklarimi serinkanli oku, tabi tamamini ve bilgilerinden yararlanmak isterim.
|
@sargon
Alıntı:
Ps: Son mesajını şimdi gördüm. Anladım mevzuyu. Videodan itibaren temizleyelim istersen son iletileri. |
Ben de anladıklarımı özet olarak yazayım.
ABD ve AB'nin resmi kurumlarının ve onlardan kısmen veya tamamen bağımsız olarak hareket eden insan hakları ve demokrasi yanlısı sivil toplum kuruluşlarının bazı ortak amaçları var. Resmi kurumlar daha çok terörizm tehlikesi, piyasaların küreselleşmesi ve enerji kaynaklarının yetersiz hale gelmesi konularında radikal İslami örgütlere destek veren, otoriter ve kısmen bağımsız yönetimlerden rahatsızlık duyarken, sivil toplumcuların nedenleri insan hakları, demokrasi eksikliği, islami şiddet gibi daha insani nedenlere dayanıyor. Bu durumdan dolayı gerektiğinde resmi kurumlar ve sivil toplum birbirleriyle ilişki kurup, beraber hareket edebiliyorlar. X veya y ülkesi olup olmaması pek önemli değil açıkçası.. Sivil toplumcular bu çalışmalarını her ülkede yürütüyorlar zaten. (Tabii resmi kurumlarca finanse edilenler değil) Ama resmi kurumlar piyasaların açıklığı, enerji kaynaklarının kontrol altına alınması, kendisine karşı bir tehdit olup olmaması gibi konularla daha çok ilgileniyorlar.. Bu yüzden de ilgi ve odağını belli coğrafyalara yönlendiriyorlar.. Bu sebeple de, gerekirse çıkarları uğruna uluslararası hukuku çiğneyebiliyorlar. Resmi kurumların bu harekete destek olmaktaki kendi çıkarını düşünen 'sınırları', kendi iç plitikalarına da çoğu zaman yansır zaten.. Örneğin ABD'nin kendi baharına dahi tahammülü olmaması, eylemcilerin polis şiddetine maruz kalmaları vs. bunu gösteriyor. Bir de Ulusalcıların iddialarının aksine, uğraştıkları laik rejimler değil radikal islami hareketlerdir.. Düne kadar tüm Baas rejimleriyle çok yakın ilişkiler vardı.. Ne zaman ki halk hareketlerinin bu laik ama otoriter rejimleri devireceğini, sonun kaçınılmaz olduğunu gördüler, bari yeni kurulacak 'ılımlı' rejimle aram iyi olsun dediler.. Ve bu hakaretlere destek verdiler. Bu proje konusunda yazılmış makaleler var.. orada laiklerin özellikle desteklenmesi, fakat piyasa karşıtı anti-emperyalist milliyetçilerden uzak durulması gerektiği felan belirtiliyor.. Radikallerin yerine ılımlı, hoşgörülü müslümanlarla ilişki kurulması gerektiği felan yazıyor. Ben bu tür konularda, hareketin her hangi bir yanlışlığını, sorununu görmüyorum açıkası. Fakat ne zaman hukuk dışı olarak o ülkenin insanlarının zarar göreceği bir durum olursa, burada bir sorun görürüm. |
bop zaten resmi olarak yeni amerikan yüzyılı politikasının adı olarak sunulur.
1997 ye dayanır. bana sorarsanız temelleri çok daha öncesine iran devrimine kadar geri götürülebilir. bazı kaynaklarda ise 11 eylüle atfedilerek ortaya konur. siz hangi bakış açısıyla nasıl temellendirirseniz temellendirin, sonuçta bir gerçek var. bu abd hükümet politikasıdır. uluslararası emperyalist kapitalist hegemonyanın tepe ülkesinin politikasından bahsederken, aman çok cici heryere demokrasi getirecekler türünden bir aymazlığa kapılmamak gerekir. evet bu bölge yarı feodal. bu bağlamda demokratikleşme=ilericilik olarak kolayca lanse edilebilinir. ancak olup biten islamın protestanlaşmasını sağlayarak bölgeyi hem radikal islama ve hem de sosyalizme karşı aşılamak ve uluslararası emperyalizme eklemlemekten ibarettir. |
Soguk savas sonrasi, ABD tarafindan yeni dunya duzeninin bicimlenmesindeki etaplardan birinin kisa adi da denebilir BOP icin..
|
Rice 2004 yılında projeyi anlatırken "Fas'tan çin sınırına kadar 22 ülkenin siyasi ve ekonomik coğrafyasının değiştirilmesi" demiş.
Bu değişikliğin nasıl olduğunu izliyoruz. Tüm bu "değiştirilme" işlemini kimimiz demokrasi baharı kimimiz de emperyalizmin dünyayı yeniden biçimlendirmesi olarak değerlendiriyoruz. Olay budur. |
CIA tarafindan hazirlanan Global Egilimler 2015/NIC 2020 vs. raporlari.. Goz atmakta fayda var.
http://www.dni.gov/nic/special_globaltrends2010.html |
D.O.P iyidir veya kotudur ama kesin olan sey kesinlikle ulusalcilarin lanse ettigi gibi bisey degildir. En azindan ortadogu halklarinin durumu eskisine nazaran iyilesecektir. Herseyi yaptiklari gibi bunu da kendi siyasi emellerine alet etmek istiyorlar o kadar diyim
|
Alıntı:
Oku bakalım hakkaten öyle mi demiş: http://www.iraqwatch.org/government/...ped-080703.htm Hatta ben bunu zamanında çevirmiştim. Buyur oku İngilizcen yoksa: Alıntı:
|
Bu konuyla yakından bağlantılı olarak..
Irak savaşı ne diye 1 sene değil 10 sene sürdü. Ne diye iç savaşın kıyısından dönüldü. Anlamak için Zerqawi'nin Bin Ladin'e yazdığı mektubu okuyalım: http://www.military.com/NewContent/0...Letter,00.html Bu hasta adamın hain planlarını çevirmedim. Bir ara çevirirsem yazarım. Alıntı:
|
bodos
sana yazı başına mı ödeme yapıyolar. 3 mesaj yazmana gerek yoktu. görevinin gereğini bir mesajda da anlatabilirdin. bu masalı 300 yıldır seyrediyoruz. emperyalizm sürekli bir yerlere özgürlük ve demokrasi getiriyor. sonra bakıyoruz; getirdiği özgürlük ve demokrasi doğal kaynakların ve pazarın sömürülmesinden, insanların sermayeye kul edilmesinden direnmeye kalkanların ise kitlesel olarak yokedilmesinden başka bişey değil. bu anlattıklarımı ısrarla kemalistlerin söylemlerine benzetmeye kalkacaklarını gayet iyi biliyorum. aslında sırf buna önlem olsun diye öncelikle kemalizmin bu emperyalist oyunla şu ana kadar nasıl da uyumlu olduğunu anlatmak gerekirdi belki de. şu an buna vaktim yok. |
"pazar sömürmek" bir kavram daha öğrendim :D
türk işi sosyalistlik oluyor galiba bu? |
Alıntı:
benimki laz işi, türk işi değil. teklifim hala geçerli. hatırlıyosun dimi teklifimi. |
BOP ilk zikredildiğinde araştırdığımda çıkardığım sonuç, kapitalizmin Ortadoğu ülkelerinde tam bir siyasal hakimiyet sağlamak için strateji geliştirildiğiydi. Tam bir siyasal hakimiyet çerçevesinde siyasal iktidarlar, yerelinden uluslararasına kadar bütün politikalarını burjuvazinin izni ile gerçekleştirecek ve burjuvazinin belirlediği politikalarla hareket edecek diye düşünüyordum. Tabii ki siyasal hakimiyet yoluyla ekonomik ve sosyal anlamda her tür politika yürütülebileceği için pazar oluşturma ve oluşturulan pazarın sözü edilen burjuvazi tarafından sömürülmesi söz konusu olacaktı. Kapitalizm, dünyadaki hakimiyet sınırlarını genişletirken hem hedef ülkeler hem de hedef ülkelere yakın coğrafyaya sermaye ihracında bulunabilecekti. Sermaye ihracının amacı, istihdam alanları yaratmak ve elde edilen geliri sömürmekti yani durağan ve dar ekonomik yapıyı dinamik ve ülke geneline yayılan bir duruma getirerek hem ucuz emekten yaralanacak hem de genele yayılmadan kaynaklı olarak diğer gelir getirici yapılara dayanak oluşacak geliri sömürecekti. Bugün olanlara bakılınca o yöne doğru gidildiğine dair ipuçları taşıyor.
|
Hain emperyalistlerin sömürü planlarını ayanbeyan gören pırlanta gibi insanlarımız var çok şükür. Bize külyutturamazlar.
Bakın ben de dünkü gazeteden bir haber getireyim. Hain emperyalistlerin sömürü projelerini uygulamalarını anlatıyor: "AKDENİZ İçin Birlik (AİB) oluşumunu hangimiz hatırlıyor? Oysa bir dönem, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin "zengin kuzey ülkeleriyle, yoksul güney ülkeleri arasındaki diyalogu" güçlendirmek için hayata geçirilmiş Barselona Süreci yerine ortaya attığı "Akdeniz İçin Birlik" projesi bayağı konuşuluyordu. Türkiye, önceleri "Akdeniz Birliği" diye anılan olan projeye "AB üyeliğini yerine öneriliyor" diye karşı çıkmıştı. Sonra adı "Akdeniz İçin Birlik" oldu ve günün birinde Türkiye'nin de 43 ülkeli projeye dahil olduğunu duyduk. Önceki gün The Marmara Oteli'nde TOBB'un ağırladığı "Euromed" toplantısında rastladığım Büyükelçi Yiğit Alpogan'dan Akdeniz İçin Birlik ile ilgili son gelişmeleri öğrendim. " http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19268621.asp |
Aferin ona. Uygulamaları anlatırken karşılaşılabilecek sorunları ve kimlere yararlılık sağlayacağını anlatsaydı memnun olurdum. Örneğin Mısır'a kurulan rüzgar panellerinin ilk beş yıl içinde bozulduğunu ve düzeltmenin maliyetinin ne olduğunu anlatabilirdi. Ayrıca güneş enerjisi için kurulacak yapının yansıtma etkisi nedeniyle küresel ısınmaya etki edeceğini ve elde edilecek enerjinin temel amacının Avrupa'ya enerji sağlamak olduğunu da açıklasaydı daha çok memnun olurdum. : )
|
Alıntı:
Bir ülkenin siyasi ve ekonomik coğrafyasının değiştirilmesi ne anlama gelir sence ? |
Basta da dedigim gibi spekülasyona cok acik bir konu. Benim istedigim sey, konuyla ilgili spekülasyonlar yapmak, buna dayali teoriler insa etmek degil. Tamam, bunlari da yapariz da önce ne oldugunu bir anlayalim istiyorum. Gördügüm sey bana anlasilmaz sekilde dengesiz geliyor. Size öyle gelmiyor mu? Dünyanin en gelismis 8 ülkesi bir araya geliyor ve bu toplantida Ortadogu'da demokrasiyi gelistirelim diyorlar. Iyi, güzel. Bunun icin 3 ülke seciliyor. Bu ülkelerde birer sivil toplum örgütü araciligi ile demokrasinin gelismesi icin etkinlikler yapilacak deniliyor. Digerlerini bilmiyoruz, ama Türkiye'de TESEV seciliyor ve hepi topu 15 tane (saydim) seminer, konferans vb. düzenleniyor. Daha önce birkac da kitap cikarilmistir demistim, onu da bulamadim. Simdi bunlarla mi Ortadogu'nun "siyasi ve ekonomik yapisi" degistirilecek. Ya dag fare dogurmus durumda, ya da benim bilmedigim baska bir takim faaliyetler de var. Bilen varsa yazsin lütfen.
Ben TESEV'in yaptigi 15 etkinlik icin ABD'nin dünya politikasi, su bu degerlendirmeleri yapmayi hic anlamli bulamiyorum. Bilgisi olanlardan rica ediyorum. Nedir bu "büyük" projeyi bu kadar büyük yapan somut faaliyetler? |
Sevgili sargon Irak, Libya, Mısır,sırada Suriye ve İran var. Daha büyük bir proje mi arıyorsun ?
|
|
sn.sargon,
Konu ile ilgili şimdiye kadar okuduğum en anlaşılır yazı İç İşleri Bakanlığı Araştırma ve Etütler merkezinin raporudur,yeterli olmayabilir ama sorularınızın bir kısmına yanıt bulabileceğinizi düşünüyorum. saygılar |
Alıntı:
Böyle düşündüğümüzde verilere dayanan, ayağı yere basan analizlerden ziyade komplo teorileri ile iştigal etmiş oluyoruz diye düşünüyorum. Alıntı:
http://mepi.state.gov/about-faq.html Bu MEPI'nin kullandığı bütçe yaklaşık 51.5 milyon dolarlık(Tunus için 20 milyon, Mısır için 16.5 milyon, 15 milyon) bir bütçe burada yazanlar doğruysa. Bunu da -yine sitedeki bilgiler kapsamında- demokratik dönüşümü desteklemek için Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki sivil toplum kuruluşlarına verilen ödenekler ile harcıyorlar. Bölgeyi tamamen ABD çıkarlarına uygun biçimde dönüştürdüğü iddia edilen dev bir planın bu bütçe ve yöntemlerle gerçekleştirilebileceği fikri size gerçekçi geldi mi? |
: )
2002'den başlayarak harcanan miktar, 580 milyon Dolar... http://mepi.state.gov/mepi/english-m...r-a-grant.html Demokrasi söylemleriyle girdikleri ülkelerdeki durumu da incelemek gerekir. Tunus'ta Ennahda, şeriata dayalı liberal politika uygulayacağını belirtiyor. Libya Ulusal Geçiş Konseyi yönetimin şeriata dayalı olacağını belirtiyor. Petrolün işletilmesi konusunu da sen açıklarsın. Cezayir'de karmaşıklık halen devam ediyor. Mısır'da ordu yönetimi eline geçirmiş durumda ve süreç belirsizlik dolu. Tunus ve Mısır'daki muhaliflerin bir kısmı durumdan son derece rahatsız. Suriye için de Müslüman Kardeşle avuçlarını kaşıyor. Kuzey Afrika ülkeleri ve Suriye için olması muhtemel yönetim şekli, şeriata dayalı liberal yönetim. En uygun model olarak görülen şeriat ve kapitalizmin yararına olarak görülen liberalizm birleştirilmiş. En uygun mayayı seçmiş görünüyorlar. Sonradan değişir mi? Bilemem. : ) |
Alıntı:
Alıntı:
Bu ülkelerde neler olacağını gelecekte izler görürüz. Başlık konusuyla doğrudan ilgili olmayan bu meselelere girmeye çok da gerek yok sanki. Alıntı:
|
Türk Kemalistleri ve Türk komunistlerinin Batı'ya bakışı hemen hemen aynı. Ne hikmetse. Birinci Dünya Savaşı'nın ve imparatorluğun yıkılmasının yarattığı travma hala Batı'yı şeytan olarak görmeye sebep oluyor. "Emperyalist" lafı hala kullanılıyor, her yapılana şüpheyle yaklaşılıp heröküz altındabuzağı aranıyor.
Lenin bu lafı kapitalizmle ilişkilendirip yeniden tanımladığı zaman İngiltere ve Fransa hala imparatorluktu. Bugün hala niye kullanılıyor? Ama bakarsan ulusalcıların da dilinde aynı kelime var. "Batı" ile eşanlamlı bir kelime. |
Alıntı:
söylediklerimiz kasıtlı olarak kemalistlerin söyledikleriyle karıştırılmaya çalışılacak, bu durumu önlemek için öncelikle kemalizmin emperyalizmle aslında sorunlu olmadığını ortaya koymak gerekli, ancak buna vaktim yok demiştim. argümanları üç beş demagojiden ibaret olanların ne yapabileceklerini artık biliyoruz. |
khaos keşke vaktin olsaydı da biraz bizi aydınlatabilseydin, sen gibi değerli filozof sosyologların hikmet pırıltılarına ihtiyacımız var
|
Alıntı:
Sosyalistlerin bir cogunun zeka seviyesi kemalistlerden farkli degildir ne yazik ki. Ama en azindan onlarin icerisinde daha makul dusunenler de var tabi yok degil. Bu arada bir arkadas demis ki BOP batililarin orta doguda butun kontrolu ellerinde tutmak icin surdurdukleri bir projedir. Yanlis, cunku batililar orada butun kontrolu yuz yildir ellerinde tutuyorlar zaten. Sanki abd karsitiymis gibi gorunen rejimlerin hepsi bati gudumludur baska turlu de olmaz zaten. Olursa atom ve hidrojen bombalari devreye girebilir Emperyalizm kelimesi ise her nedense bazi rejimlerin fa$izmi me$rula$tirmak icin kullandiklari bir arguman olmustur. Yani anti-emperyalist emeller ugruna fasist bir diktatore hayran olan cok sayida sosyalist adamcik vardir ve bunlarin varligi icimde kanayan bir yaradir |
emperyalizm diye birşey yoktur
1960'dan önce vardı, emperyalizm imparatorluk kurma ideali yayılmacılık falan demektir lenin'in kelimeyi kafasına göre yeniden tanımlaması değersizdir lenin kaale alınacak bir filozof ya da sosyolog değildir |
Alıntı:
ben sana teklifimi sunmuştum. sandığından daha kirli çıkıyım ben. onlar ne ödüyorsa bir fazlası. Alıntı:
jadı bop tartışılırken bile sosyalistlere hakaret edebilecek bir şeyler arayıp duruyorsun. sermayeye bu kadar kul olmanızın bir açıklaması var mı. sen kendi zeka seviyene bir baksana. kendini akıllı falan mı zannediyorsun. egemenin hizmetinde olmak ve bundan nemalanmak sana zeka olarak mı görünüyor. alelade sömürgecilik ile emperyalizm arasındaki farkı anlamaktan aciz kıytırık beyinliler emperyalizm üzerine konuşuyor. bak sen şu işe. |
khaos, ben de senin yaşındayken bu zırvalara inanırdım.. tereciye tere satma.. bunlar boş iş.. ezberden okuduğun bu zırvaları anlamıyorsun.. kendini geliştirmek için birşey de yapmıyorsun
senin yaşında insanların temel derdi "insanlığı kurtarayım" falandan ziyade kimlik derdidir, diğer gençler arasında sivrilmektir, karşı cinse daha çekici gelmenin yollarını aramaktır.. "cesur dava adamı, devrimci, aykırı adam, isyankar" falan imajı bu yüzden bazılarına çok cazip gelir ben de senin yaşlarında her tarafa anarşizm simgesini çizerdim, james dean falan posterleri asardım.. o yüzden bırak bu işleri.. ciddi olarak kendini geliştirmenin yollarına bak |
Alıntı:
Sadece Anti-emperyalist oldugunu dusundugu icin fasist rejimleri yucelten sosyalist tipi yok mu? Iftira mi atiyorum? Semayeye kul olmamak icin solcularin butun abukluklarini hasir alti mi etmek gerekir? Yoksa tedavi icin teshis koymak mi gerekir? Solcular neden bu kadar ilkel bir noktada? Boyle cag disi seylere gonul verdikleri icin elbette |
Mesajlarınızda kişisel sataşmalarda bulunmamaya özen gösterin arkadaşlar.
|
Alıntı:
EDIT söylenenleri kasıtlı olarak kemalistlerin söylemleriyle karıştıracağını öne sürmüştüm, iddiamı ertesi gün doğruladın. şimdi de abidik gubidik aşağılama denemeleri yapıyorsun. sen benim yaşım hakkında ne biliyorsun ki. boşver bunları iyice saçmalama. sen teklifimi düşün. |
Alıntı:
hayali solcular üzerinden sosyalizmi aşağılamak sonrada söylediklerini inkar etmek. bırak artık bunları. şu ana kadar kapitalizmi bir kez eleştirdin mi. nedir kapitalizm bir anlatsana. kapitalizmi bilmeden emperyalizmi nasıl konuşabilirsin ki. elbette konuşamazsın. zaten o nedenle gider gelir kim olduğu belirsiz hayali solcular üzerinden sosyalizmi itibarsızlaştırmaya kalkarsın. kemalizm hiç bir zaman anti-emperyalist olmadı. çünkü kemalistler anti-emperyalizmin ne olduğunu bile bilmez. tıpkı sizler gibi. |
Alıntı:
Beni en cok rahatsiz eden sey ne biliyormusun? Sosyalistlerin cogu o kadar koru korune ki, Lusifer in bizzat kendisi gelse, ortaligi yakip yiksa, katliamlar, soykirimlar, kimyasal silahlar ile kan revan icinde biraksa, ama diger taraftan uretim araclarini sosyalistlerin istedigi sekilde devletlestirse ona bile yoldas diyebilecek kadar genis bir mideye sahipler. Iste beni sogutan aymazlik bu Kapitalizm konusuna gelirsek, aslinda kapitalizm serbest piyasa ekonomisini asagilamak icin sosyalistlerin uydurdugu bir kelime. Patronlara da burjuva diyolar |
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:41 . |