![]() |
İslamın bir öğreti olduğuna dair bir kanıt: Dünya'da 20 saat oruç tutucak şehir var!
Önce kanıtla ilgili habere bakalım, daha sonra bu kanıtla ilgili yapılan bir araştırmaya.
20 saat oruç tutucak şehir Gece 02.49'da sahurunu tamamlayan kişi, ertesi gün 23.16'da iftar açacak. Diyanet, tüm dünyadaki sahur ve iftar vakitlerini sitesinden açıkladı. Bununla birlikte ilginç ayrıntılar da ortaya çıktı. İzlanda'nın başkenti Reykjavik'te oruç tutacak olan bir kişi 20 saat oruç tutmak zorunda. Burada Ramazan'ın ilk gününde gece 02.49'da sahurunu tamamlacak olanlar, ancak gece 23.16'da iftarını açabilecek. Kaynak: 20 saat oruç tutacak şehir ,19.07.2012-10:48. Haber altındaki yorumlara dikkat ediniz. Prof. Abdulaziz Bayındır kutuplarda namaz ve orucu araştırıyor! Kutuplarda oruç ve namaz saatleri sorununu çözmeye çalışan İ.Ü. İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Abdulaziz Bayındır'dan gece-gündüz oluşumuna ilişkin duyanları şaşkına çeviren açıklamalar geldi. Bayındır'a göre gece ve gündüz güneşe bağlı olmayan varlıklar imiş. Gece ve gündüzün dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesinden kaynaklandığı ve dünya dönerken güneş ışınlarını alan yerlerin gündüzü yaşarken alamayan yerlerin ise geceyi yaşadığı çok uzun süredir biliniyor. Ancak kutuplarda oruç ve namaz vakitleri üzerine bir araştırma yaptığını söyleyen İstanbul Üniversitesi'nden bir ilahiyatçı, takvimler 2011'i gösterirken gece ve gündüz oluşumuna yepyeni (!) bir açıklama getirdi. Cüretinin cehaletten mi kaynaklandığı bilinmeyen Bayındır, Kuran'a göre dünyayı güneşin aydınlatmadığını, dünyayı aydınlatanın gündüz denilen varlık olduğunu da söyledi. http://www.turandursun.com/forumlar/...&pictureid=250 Google Earth'teki Reykjavik/İzlanda-Tromsø/Norveç arasındaki hat. Resmi büyütmek için tıklayınız! İstanbul Üniversitesi (İÜ) İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi ve Süleymaniye Vakfı Din ve Fıtrat Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır, Norveç’in Tromsø kentinde (Reykjavik'in kuzeydoğusu) yapılan çalışmaların, kutuplarda güneş batmasa da gece, güneş doğmasa da gündüzün olduğunu gösterdiğini söyledi. Bayındır, Süleymaniye Vakfında yaptığı basın toplantısında, kutup bölgelerinde güneş hareketlerinin namaz ve oruç konusunun tartışılmasına neden olduğunu belirterek, Ocak ayında vakıftan bir heyetin Norveç’e gittiğini ve heyetin buradaki gözlemlerinin ardından, 5 vakit namazın 5’inin de Türkiye’deki derin vadilerde olduğu gibi tespit edilebildiğini kaydetti. Kutuplarda binlerce Müslüman’ın bulunduğunu ifade eden Bayındır, "Norveç’in Tromso kentinde yaptığımız çalışmalar, bize kutuplarda güneş batmasa da gece, güneş doğmasa da gündüzün olduğunu gösterdi. Kur’an-ı Kerim’e baktığımız zaman da bunu destekleyen ayetler görüyoruz" dedi. Enbiya Suresi’nin "Geceyi, gündüzü ve ayı yaratan O’dur. Her biri bir yörüngede yüzmektedir" mealindeki 33’üncü ayetini hatırlatan Bayındır, gece ve gündüzün güneşe bağlı bir varlık olmadığını, ikisinin de güneşten ayrı bir varlık olarak hareket ettiğini söyledi. Prof. Dr. Bayındır, şunları kaydetti: "Kur’an-ı Kerim şunu da gösteriyor ki Dünya’yı, Güneş aydınlatmıyor. Dünya’yı aydınlatan, Güneş ışınlarını aydınlığa çeviren gündüz dediğimiz varlıktır. Gündüz dediğimiz varlık ufkun altında da olsa, bunu aydınlığa çevirmektedir. Karanlığın oluşması, Güneş’in batmasından değil, gece denilen varlığın ortaya çıkmasıdır. Resim ve belgeseller üzerinde yaptığımız çalışmalarda da güneşin tepede olmasına rağmen karanlık olduğunu, Güneş’in yok olmasına rağmen gündüz denilen varlığın ortaya çıktığını görüyoruz. Güneş’ten yansıyan ışınları gündüze çeviriyor. Kutuplarda namaz vaktinin girmemesi gibi bir şey söz konusu değildir. "Vakitler çıplak gözle bile anlaşılabiliyor" diyen Bayındır, 22-26 Haziran’da Norveç’in Tromso kentinde ikinci bir çalışma yapacaklarını ve bunun kamuoyuna duyurulacağını anlattı. Bayındır, Kur’an-ı Kerim’de namazın ilk peygamberden son peygambere kadar kesintisiz kılındığının anlatıldığını belirterek, bu vakitlerin herkesi kapsadığını kaydetti. İ.Ü. Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Adnan Ökten’in bu çalışmalar sonucunda yeni bir takvimin yapılabileceğini söylediğini aktaran Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır, namaz vakitlerinin bölgesel nitelikte hazırlanması gerektiğini söyledi. Fantastik açıklamalar Bayındır, daha önce de katıldığı çok sayıda televizyon programında evrenin işleyişi ve dünyanın evrendeki konumuyla ilgili fantastik açıklamalarıyla dikkat çekmişti. Prof. Dr. Celal Şengör ile yaptığı tartışma ile ünlenen Bayındır, bilimi reddeden görüşler savunmuştu. Bayındır, sıkı bir evrim karşıtı olarak da biliniyor. Fantastico Sonuçlar Evet, arkadaşlar, gördüğünüz gibi "Evrensel (Universal)" olma iddiasında İslamiyet'te kutuplarda oruç ve namaz ibadetlerinin yapılabilmesi imkansızdır. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından tüm dünyadaki sahur ve iftar vakitlerinin açıklandığı sitede, İzlanda'nın başkenti Reykjavik'te Ramazan'ın ilk gününde gece 02.49'da sahurunu tamamlacak olanlar, ancak gece 23.16'da iftarını açabilecek. Demek ki Reykjavik'teki müslümanlar, 3:33 zaman içinde iftarlarını açıp sahura kalkacaklar ve bu yüzden 20:27 saat oruç tutmuş olacaklar. Bu sonuç ise % 85.21 (=0,85208333) oruç yüzdesini gösterir. Son tahlilde enlem farkı nedeniyle bu yüzdenin Bayındır Hoca'nın araştırma yaptığı ve yukarıdaki haritada görülen Norveç’teki Tromsø'de biraz daha fazla olacağı açıktır. Bu sonuç bana, Miraç gecesinde 50 vakit olarak verilen ve Hz. Musa'nın uyarısıyla 5 vakte indirilen namazı hatırlatıyor. Eğer Reykjavik, Tromsø ve kutuplarda oruç tutulacaksa namazın da 5 vakit değil, Miraç gecesinde bildirildiği gibi 50 vakit olmalıdır. |
Alıntı:
Yazıklar olsun. Gündüz denilen varlık-Gece denilen varlık!!!! Milletimizi tüm dünya önünde küçük düşüren şu adama Acımakmı ,gülmekmi gerekir karar veeremedim.Üzüntüden şu anda ağlıyorum. Yazıklar olsun Yazıklar olsun Yazıklar olsun........................ .............. Yazıklar olsun!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! |
Hahaa
çalişma yapacakmış da duyuracakmış mış mış... Hani Allah herşeye kadirdi , kuralı koyarken İzlandadakilere kini mi vardı? Kimbilir belki onlar lanetlenmişti .. |
Bakınız uyanık Türkler 20 saatlik oruç tutma sorununa nasıl çözüm bulmuş :)
İskandinav ülkelerinde oruç 20 saate yakın tutuluyor - Zaman Yaz aylarında "gece gündüz batmayan güneşiyle" bilinen İskandinav ülkelerinden İsveç, Norveç ve Finlandiya'nın kuzey bölgelerinde yaşayan Müslümanlar, 20 saate yakın oruç tutuyor. İsveç'in kuzeyindeki Kiruna kentinde, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan imsakiyeye göre Ramazan'ın ilk günü, imsak TSİ 03.48'de, iftar TSİ 22.18'de oldu ve teravih namazı TSİ 23.33'te kılındı. Uyanık Türkler İsveç, Norveç ve Finlandiya'da yaşayan Türkler arasında emekli olanlar ya da tatillerini bu aylara denk getiren Türklerin çoğunluğu, Ramazan ayını Türkiye'de geçirmeyi tercih ediyor. Bu kişiler, okulların başlamasıyla birlikte bu ülkelere dönmeye başlayacak. http://www.agnostik.org/13111-klasik...haberleri.html |
Selam bütün müslüman arkadaşlara bir soru sorayım. Hani ıslam evrensel bir dindi ya benim sorum da bunula alakalı. Şimdi ben nasada çalışan bir astronot olsam. Bir proje için jüpiter in uydusu europa ya iki yılligina gönderilsem. Ben orada nasıl oruç tutacagim. Bildiğiniz üzere orada 1 gün dünya günü ile 3 güne eşit. Yani buradakinden 3 kat daha fazla oruç tutmam mi gerekecek. 20 saat oruç tutması gereken kutup bölgeleri için bile bir kılıf uydurmaya çalışan bayındır hoca europa için yeni bir ayet bile uydurur belki. Evet müslümanlardan cevap bekliyorum iyi günler
|
Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden... Şaka lan şaka! Manyak mıyım ben fantastik bir hurafeye inanayım! Superman'e taparım daha iyi... :D
|
Temmuz sıcağında insanların oruç tutmasından haz duyan bir yaratıcı olabilir mi?
Sadist Allah. |
Dışarısı yanıyor, değil yaşlı ve hastaların sağlıklı gençlerin bile oruç tutması son derece sakıncalı. Bu sıcakta 16 saat susuz durmak ne demek yahu? Allah akıl fikir versin.
Allah'ın hicri takvim kullanması daha doğrusu ayın hareketlerine göre zaman tayini baştan faul zaten (Bkz. bizzat Kuran.). Arabistan'da mevsimlere göre gece gündüz süreleri arasında nasıl bir fark var bilmiyorum ama dinle ilgili herşeyi bir kenara koysak bile dünya genelindeki durum bu ritüelin insan uydurması olduğunu düşündürmeye fazlasıyla kafi. Adamlar doğal olarak dünyayı kendi coğrafyalarından ibaret sanıyorlardı ve dünyanın şeklinin ve hareketinin dünyanın farklı farklı coğrafyalarında farklı farklı etkiler yapabileceği konusunda bir fikirleri yoktu. Din üzerinde bu kadar laf etmeye dahi değmeyecek kadar akıl ve mantık dışı olmasına rağmen bu kadar geniş kitleleri dahi etkisine alabiliyor ya, biz ne desek boş. |
Youtube'da bir vatandaş Edip Yüksel'e bu konuyu şöyle soruyor;
Alıntı:
Alıntı:
|
Edip Yüksel'in cevabı dahi bu dine inanların ne kadar iki yüzlü , ibadetleri yapanların ne kadar içten olmadığıını gösteriyor ( sözüm tüm müslümanlara değil ama geneli budur).
Dün bir parka koşuya gitmiştim,baya bi 10-15 türbanlı genç kız vardı birlikte heralde cemaat falan getirmiş zaten birkaç adama hocam falan diyorlardı neyse.Barfiks , mekik hareketlerini uygulamak için onların bulunduğu alana gittim,orda kendilerince bir şey yapmaya çalışıyorlardı ben gelince tabi 2-3 metre uzaklaştılar.Konuşmalarından bir kaçını duydum birisi ben sabah 5-6 da uyurum sonrada akşam kalkar iftarımı açarım diyordu. Türkiye'de yazın kendi okul arkadaşlarımda aynı taktiği uyguluyor aç olarak açlığı hissetmeleri gereken saatte uyuyorlar , uyandıklarında yemek yiyorlar :) İzlanda'da benzer çözümü bulmuş 12 saat uyusunlar 8 saat oruç tutsun diyorlar işte.Bu ibadette bir gram içtenlik, samimiyet var mı? |
Alıntı:
edip yükseli dinledim,şarlatanın önde gideni,konuşmasıbile değişik,sanırım EDIT oruc sadece,yememek,içmemekle ibaret deildir:nono: gözlerinle,kulağınla,dilinle,elinle,belinle oruc tutacaksın bbbbyyy:argue: |
Alıntı:
Türkiye'de 16 saat oruç tutuluyorsa adam 12 saatini uyuyarak geçiriyor hiç tutmayın daha iyi...Bu nasıl bir samimiyettir,buna düpe düz düzenbazlık denir yani. |
Sen tut orucunuda 12 saatini uyu ,tut yeterki bı yerden başla,
Samimi olup olmadıgını Allah imtihan edecektir bunda kafan rahat olsun..Sen hiç merak etme ... Milletin samimiyetinden hem size ne, Neden hep vicdanlarınızı rahatlatmak icin açıklamalar ve açıklar arıyorsunuz, Bunu bence bir duşunun derim! Psikolojiniz cok kötü kendinizi rahatlatmak amacıyla Yok bu söyle yaptı yok su söyle dedi diyerek aklınız sıra davanızda ateist yada inanmayan biri olarak kendinizi vicdanınızı rahatlatmak..psikolojiniz bu.. Oh be yine hakliyim bak musluman adam 12 saat uykuya oruç tutuyor, Kapalı hanımlarda kendi aralarından 5-6 saat uyurum dedi bunların hepsi böyle, Ben inanmayarak hakliyim ya , İnkârınız sizi cepe cevre kuşatmıştır,,,kurtuluşunuz yok bu sekilde düşüncelerle hep kendinizi rahatlatmalisiniz aynı vampirler gibi sizde bu sekilde ancak yaşayabilirsiniz ... |
Allah O kadar nazik ki.
ben peygamber göndermediğin bildirmediğin yere azap etmem diyor. Kutuplara Peygamber Göndermemiş.. Orası istisna bölge.. |
Alıntı:
Bu ülkede 16 saat aç kalıp 5 vakit namazını kılan.Müslümanda var ona bakıpta endişelenmiyorum nede o kendi dinlerini uygulamak için düzenbazlığa başvuran insanlara bakıp içimi rahatlatmıyorum. İyi bir insan olurum ( eğer öbür taraf varsa cennete giderim) gibisinden bir çekincem olmadı.Çıkarlarım doğrultusunda hareket ederim kendimde iyiyim demedim hiçbir zaman,iyi insan diye bir şey yoktur zaten her şey tatmin ve çıkar üzerine kuruludur hern eylem karşılığında geri alınan bir dönüt vardır. Bir kediye su vermek karşılıksız iyilik gelebilir ama bu sizin kendinizi iyi hissetmek veya iyi bir insanım demek için yaptığınız bir eylemdir. Ben burda sadece dinin insanlara dayattıklarının ve insanların buldukları çözüm yollarının ne kadar alt zeka seviyesinde bir çözüm olduğunu belirttim.kendilerini 7/24 gözeten tanrıları bu hileye kanacak sanıyorlar bunu belirttim. |
Alıntı:
Konfüçyus peygambermiş, bilmem Oğuz Kağan peygambermiş, İskender Zülkarneyn'miş... Geçeceksiniz bunları. Saksıları çalıştırın ve sorun: Neden Kuran'da adı geçen peygamberler hep Ortadoğu kültürüne ait? Ve neden semavi denilen dinler sadece oortadoğu coğrafyasından çıkmış? Peki Kuran Yahudilerle ilgili onca şeyi nereden biliyor? Elinde kopya çekebileceği bir Tevrat var. Bu kadar basit. Budizmi tanısaydı İslam'ı kuranlar, Budistleri kendilerine çekmek için Buda da peygamberdir diye ayet eklerlerdi. Gene başkalarını da. Zaten Yahudilere ait dini figürleri peygamber saymakta (Tanah'a (Yahudiler'in kutsal kitabı) göre Davud, Süleyman ve diğerleri peygember falan değildir.) ve İslama'a adapte etmekte amaç Muhammed'in peygamberliğini yahudi ve Hristiyanların gözünde meşru ve anlaşılır kılmaktır. Roma Hristiyanlığı İmparatorluğu ayakta tutmak adına birleştirici olması amacıyla türlü katliamlarla Avrupa'ya yaymasaymış ve gene önce Araplar, sonra da Türkler önüne geleni keserek İslam'ı yaymasalarmış, bu iki dinin müntesibleri sayıları az deyip de beğenmediğiniz dinlerin müntesiblerinden çok fazla olmazmış. |
@sayokan
"Bir kediye su vermek karşılıksız iyilik gelebilir ama bu sizin kendinizi iyi hissetmek veya iyi bir insanım demek için yaptığınız bir eylemdir...." Diyorsunuz ya Aslında olayın psikoloji tarafiyla ilgili bu söylediğiniz cümle ile ilgili uzun uzun Düşünülebilir fakat gercekler bu kadar basit değil,, Ozaman annelik iç Güdüsü ile ilgili ne diyeceksiniz, Benim bildigim şeytanlasmis yani duygusallığını yitirmiş insanlar genellikle yukarıdaki cümleler kullanabilir senin bence saglam bir iliskin ve saglam bir arkadasında olucak gibi gözükmüyor...doğru düşünce bu değil, bir kiralık katil yada hayatta sevgi nedir bilmeyen bir insan gibi düşünüyorsunuz .. Bence kendinizi bir sorgulayın bu kadar çıkarcı bu kadar maddeci olmayın.. Ayrıca insanlığın ortadogudan yayıldığı ile ilgili araştırmalar ve kanıtlar mevcut, Bunun yani sıra amerika kıtası yada Çin tarafları yada Avusturalya'ya peygamber gelmediğini iddia edemezsiniz.. Biz ne toplumları helâk ettik diye ayetler mevcut. Bakınız Pompei halkına bir avrupalı halk.. Helâk edilme yöntemi aynı, insanlar sapitir uyarıları dikkate almaz uyarıcı peygamber gelir ve helâk olur.. |
Alıntı:
Duyguları çok karmaşık zannetmeyin hepsi bir bilgisayar programı gibi işler,duygularınızın sebebi hormonal sistemdir. Hormonal sisteminde veya genetik materyalinde problem olan insanlar dediğiniz gibi seri katil olabiliyor bende bu sorun yok,sadece her yaptığım eylemin bir çıkar doğrultusunda olduğunun farkındayım. |
Alıntı:
Ayrıca yayılsa ne olur? Sence bu dinlerin de Ortadoğu'dan çıkmasını mantıksal olarak gerektitir mi? İnsanların Ortadoğu'dan yayılması başka yerlerde semavi dinlere dair izlerin varlığına engel midir? Alıntı:
Alıntı:
- Pompeililer Avrupalı imiş. - Bunlar çok kötü şeyler yaparlarmış. - Bunların başına bir felaket gelmiş. - Demek ki Allah onları cezalandırmış. - Öyleyse Allah onlara peygamber göndermiş, onlar da sapmış olmalıymış. - Böylelikle Allah Avrupalı halklara da peygamber göndermiş olmuş. - Demek ki Allah her kavme sahiden peygamber göndermiş. - Ateistler imana gelmişler. Şu yazdıklarında neden sonuç ilişkisi sıfır. Bir kere İslam'ın dediği olsa, bize çok daha fazla iz kalması gerektiğini çocuk akıl eder. Adamlar Nuh Tufanı'nın en ince detaylarına kadar bize bırakmışlar ama nedense semavi dinlerdekine benzer bir peygamberlik kurumu yok ortada. (Bu durumda zaten sağlıklı akıl, semavi dinlerin Sümerliler'den (aracılar da olabilir elbet) etkilendiğini düşünür.) Gene bütün arkeolojik bulgular insanların çok tanrılıcıktan tek tanrılcılığa geçtiğini söylüyor. (Hatta geriye gidildikçe Tanrı kavramının bile henüz ortaya çıkmadığı biliniyor.). Ataların ruhları, totemler falan var.) Aksi olsaydı ilkel kavimlerde tek tanrı inancına yaygın şekilde rastlamamız lazımdı. Boru değil, her kavme peygamber. Her kavme tevhid dini. Geçmiş hakkında çok şey biliyoruz. Bunca şeyin arasında sizi doğrulayan doğru düzgün bir örnek yokken gayet de istediğimizi söyleriz. Nerde bu Çinli peygamberler? Nerde Aborjin peygamberler? Eskiden bu tarz durumlarda safsata klavuzunun linkini verirdim. Artık ona bile mecalim yok. Zaten verdiğimde de okuyan çıktığını sanmıyorum. |
Alıntı:
Yazdıklarının altına imzamu atmakla birlikte bıkkınlığını da anlıyorum ama son paragrafta bahsettiğin kaynağı ver bence o okumaz başkası okur. Elbet birileri okur. Bu arada bu oruçta farklı yerlerde kutup izlanda vs. paradoksunu açıklamaya çalışan ıkınan islam guruhu şu ihtimali birazcık olsun düşünseler ya. Bu kitabı muhammed yazdı muhammed dünyayı düz ve büyük ihtimalle güneş dünyanın etrafında dönüyor biliyordu. Bu kadar basit bunu anlamak için alim olmaya gerek yok. |
Sen kalk milyarlarca ışık yılı genişliğinde evrenler yarat ve bu evrenler hala sürekli olarak bizim tarif edemiyecegımız hızda büyüsün. Sonrada tut üç beş bin km ötedeki coğrafya ya peygamber gönderme :) ayıp ayıp. . . Sen kalk bir arap kadının deveye nasıl bineceğine kadar hangi saatlerde aile fertlerinin odaya nasıl gireceğine kadar ince ayrıntı ile anlattığın bir kutsal kitap yaz ama içine bir çinli bir kızılderili peygamberin ismini koyma. :) buda çok ayıp. Biz çinli peygamber hz çin çan çon ve kızılderili hz oturan boğanın da isimlerinin içinde geçtiği bir evrensel kitap istiyoruz. Buradan tanrılara duyurulur. :)
|
Bu Ülkeler 21 Saat Oruç Tutacak
Bu yıl en uzun orucu, İskandinavya ülkelerinde yaşayan Müslümanlar tutacak.
Bu yıl Ramazan ayında en uzun orucunu, İskandinavya ülkelerinde yaşayan Müslümanlar tutacak. Türkiye'de yaklaşık 17 saat oruç tutulurken, beyaz gecelerin yaşandığı ve güneşin hemen hemen hiç batmadığı İskandinavya ülkelerinde bu süre 21 saati bulacak. İsveç'in en kuzeyinde bulunan Kiruna ve Norveç'in Trömse şehirlerinde oruç tutma süresi 21 saat iken, Stockholm, Oslo, Kopenhag ve Helsinki'de Müslümanlar 20 saat oruç tutacak. Bu sene İskandinavya ülkelerinin son 60 yılın en serin ve yağışlı yazını yaşıyor. Oruç tutma süresi Türkiye'ye göre daha uzun olsa da, serin havadan dolayı, Müslümanların oruçlarını rahat ve zorlanmadan tutması bekleniyor. Hava sıcaklığının da ortalama 15 derece civarında olacağı kaydedildi. Gurbetçiler Türkiye'yi Tercih Ediyor Özellikle İsveç, Norveç ve Danimarka'da emekli olduktan sonra yaşamaya devam eden gurbetçiler Ramazan ayını Türkiye'de geçirirken, diğer gurbetçilerin büyük bir bölümü de tatilini Ramazan ayına göre ayarlayarak Türkiye'de geçirmeye çalışıyor. Türkiye'ye gitme imkanı bulamayan İskandinavyalı gurbetçilerin en büyük sıkıntısı, iftar geç saatlere denk geldiği için davetlere icabet edememek. İftarla imsak arasının sadece 3-4 saat olması sebebiyle Müslümanlar iftarı genelde evlerinde yapmayı tercih ediyor. 1980'lerde Haziran-Temmuz döneminde oruç tutanlar, o günleri, "İftarı yapıp acele teravihe yetişmeye çalışıyorduk. Teravih namazı bitince de birkaç dakika içinde cami boşalıyordu. Acele eve giderek imsak olmadan birkaç bardak çay ve su içmek için âdeta yarışıyorduk." diye anlatıyor. İskandinavya'da yazın 20-21 saat oruç tutan Müslümanlar kışın ise 6-7 saati oruçlu geçirerek ibadetlerini eda etmiş oluyor. http://www.haber61.net/news_detail.php?id=119391 |
Alıntı:
yahu buda daha birsey mi :P birgün felakat sonucu kutuplara göcmek zorunda kaldigimizda ozaman müslümanligin kökü kuruyacakdir. gelde 6 ay boyunca oruc tut :P Dipnot IFTAR 6 ay sonra xd |
Alıntı:
Alıntı:
Oruç mevzusuna gelirsek burda bir ibadetten bahsediyoruz imkan yoksa kıbleden başka yöne dönülebilir ayak yoksa abdestte ayak yıkanmaz vs.. Sizin gördüğünüzü Allah ta görüyor günleri daha kısa olan yakın bir bölgenin zaman dilimine uyarlar veya zamanı uygun şekilde takdis ederler gün heryerde 24 saatte tamamlanır uzaydada olsanız farketmez Allah imkanı yoksa hiçkimseyi mesul etmez yok vakit gelmemiş,güneş batmıyor,doğmuyor vs.. Bende 17 saat oruç tutuyorum zorlanmıyorum sağlığını etkiliyorsa tutmaz müslümanlık baskı zorlama dini değil. |
Alıntı:
Insanlarin ne sekilde oruc tuttugu sadece onlari baglar. Kisilerin oruc tutma sekilleri onlarin duzenbaz veya samimi olmayislarinin kaniti degildir. Kuran'da da oruc tut der, ancak uyuma vs. demez. Oyle bir emir yoktur. Sunu yap, sunu yapma seklinde. Adam gunun 12 saatini uykuyla gecirip, son 4 saat'te cok yogun ibadetini de yapabilir. |
Alıntı:
insan beyninin nasıl çalıştığına dair bildikleriniz hatalı olunca böyle şeyler söylemeniz normal. evet beyniniz bir bilgisayar gibidir. en önemli özelliği hafızası ve sürekli değişebilen yapısıdır. burada ve başka bir başlıkta yazdıklarınız ruh gerekir gibi söylemler aslında gerçekten komik. çünki insanın şefkat, acı vs.. gibi duyguları hissetmesi için ruha ihtiyacı olduğunu düşünmeniz son derece hatalı, beyin ile ilgili keşiflerimizin içine eder nitelikte yorumlar. sanırım siz öğrenme kavramını tam olarak anlamadığınız için gelişmiş bir bilgisayar olduğumuzu kabul etmekte zorlanıyorsunuz. o yüzden bu tür örnekler ile karşımıza çıkıyorsunuz. bakın hayal gücünüz sınırsız değildir. beyninizde öyle. öğrendikleriniz gördükleriniz, tecrübe ettikleriniz ile sonuca varırsınız. akıl hastası olsamda bunu anlasamda yine ortaya çıkacak sanrıların sebebi hastalıktır. beynin bir bölgesindeki sorundur. beynin farklı yapıları vardır. gelişmiş birbirini etklieyen parçalardan oluşan, sürekli değişim gösterebilen bir bilgisayardır. çünki organik bir bilgisayardır. elektrik akımlarını kullanıyor olması sorun değildir. o zaman kalp için ne diyeceksiniz? ilerde hem yazılımsal hem donanımsal olarak geliştiği zaman bilgisayarlar, aynı beynin farklı bölümleri gibi yetenekleri kazandığında (ki şu anda birçok bölmünün yaptığını yapabiliyor ama en zor kısımlar için uğraşıyoruz), yapay zeka dediğimiz kavram hepimizi şaşırtacak. tabi biz milyon yıllık evrimin sonucuyuz. bilgisayar dünyası 30 yıldır var. bizim dna mız etkiliyor çıkan sonucu. bilgisayarlar için düşünürseniz hem insan beynine benzer bir yapı hem hormonal hem sinir sistemi vs gibi sistemler eklemeliyiz ki daha insan gibi davranıyor diyebilelim :) dediğim gibi bilgisayar dünyası daha 30 yıldır adam akıllı aramızda. bir şeyide unutmayın bir bilgisayara grdiğiniz veriler ve çıkan sonuç belli ise insan içinde aynıdır. verdiğiniz karar sonrası diğer karar artık ilüzyondur. yani özgür irade bir ilüzyondur. aradaki fark bir insanın tam o an içinde yapacağı hareketi bilebilmek için son derece fazla ve ulaşılması çok zor verilerle uğraşmak gerekir :) |
Alıntı:
Benimki sadece insan duyguları ve hareketlerine felsefi bir bakış açısı getirme çabasıdır.Her insanın yaptığı eylemin bir amacı,sonucu vardır. Duygular hakkında hiçbir şey bilmediğiniz belli,duyguların hepsi bir hormondan kaynaklıdır. Örneğin mesela çok değişik bir örnek vereyim hayatından bezmiş sürekli ağlayan bir insana endorfin hormonu verirseniz yapay olarak ona ne olacağını düşünün bakalım. Veya çok güçlü anti-depresan alan insanların kişilikleri ilaç almadan önceki hallerine göre neden değişir ? Bu ilaçlar insanları yanlarında annesini babasını öldürseniz dahi sadece bakıp gülmesine sebebiyet verecek ilaçlardır.Ee hani nerde ? O adam psikopat mı?Zaten birini öldürmenize engel olan bu hormonal sistemin düzgün çalışmasıdır.Mesela birine öfkelendiğinizde onu öldürmek içinizden geçer(size değil sadece bir örnek) onu öldürmeyişinizin sebepleri çok,yazılı yasalar,empati kurmanız,ve onu öldürmediğiniz zaman aklınızdan şöyle geçmesidir (ben ne kadar merhametli bir insanım ne kadar erdemliyim) . Sen duyguları çok karmaşık zannediyorsun ama araştır derim her duygunun hangi hormona dayandığı. Zaten akıl hastalarına verilen ilaçların büyük bir kısmı hormonal dengeyi sağlamak içindir.O kişilerde olan anormalliği ilaçlarla ek hormon takviyesi veya vücudun ihtiyaç duyduğu bir maddeyi ona dışarıdan vermektir. Bu bağlamda incelendiğinde insan her eylemi bir çıkar , bir amaç , bir haz içindir dememde bir sorun göremiyorum ben. Dediğim gibi annelik iç güdüsününde, kediye su vermekten pek bir farkı yok.İkisinde de tamamen iç dünyanız huzurla dolar.Aynı duygu her insanda farklı şekilde yansır mesela bende kendi tavşanımla beslenir ilgilenirken aynı duyguların hissediyorum. Anne çocuğuna bakıp,büyüttüğünde görevini yapmış olmanın huzuru ve bir insanı yetiştirdiği için gurur duyar.Aynı zamanda soyunu devam ettirmiş,soyunu devam ettirecek kişiyi en iyi şekilde yetiştirmiş olur. İnsan beyni bir bilgisayardan farksızdır,zaten belgesel ve bilimsel gelişmeleri takip ediyor olsaydınız.İlerde insanların kolları yerine mekanik kollar takıp onları kontrol edebileceğini,ve ilerde belkide hepimizin cyborg olacağını tahmin ederdiniz. Her insanın yazılımı farklıdır her insan aynı olaya aynı tepkiyi vermez.Fakat kişilik dediğimiz o oturmuş kavram yazılımın bir parçasıdır.Ha tabi bu sabit kalmaz değişir,tıpkı pc ve programlarınızı update'lemeye benzer. İnsan beynide pc ile benzer bir biçimde kocaman bir sinir hücreleri ağı ürünüdür. Ben bunları savunuyorum diye sevgi duygusu bende yok mu demek ? Hayır , tabikide var.Sadece ona bilimsel açıklama getiriyorum. |
Alıntı:
Sn Sayokan birtakım yöntemlerle insanların davranışını duygularını etkileyebilirsiniz güzel bir kız gösterirsin aşık olabilir veya ayağa giden sinirleri kesersin felç olur biz ruhu bedenden bağımsız görmüyoruzki gözümüzden,kulağımızdan,hormonlardan,burumuzdan vs..gelen veriler anlamlandıran hisseden nedir pc programları düşünmez hissetmez hepsi bir amaca yönelik ,yapay zeka yeni taklit chiplerle ilerlemesine devam eder ama sadece taklit bundan öteyede gidemez ,kendimde bir ara yapay zeka programlama dilleriyle uğraştım . İnsanda bilinç nasıl oluştuğu bilinmiyor program gibi düşünemeyiz ben size şefkat sevgi,acı vs.. Algılyan bilinçten bahsediyorum siz bu bilinci oluşturan cansız atomlar ve sinyaller diyorsunuz bu mantıksız atomlar hissetmeyi nerden biliyor. |
Alıntı:
Yani siz tıpa tıp insana benzeyen bir cyborg yapmak isterseniz,kuantum bilgisayarlarına ve şu şekilde programlamaya ihtiyaç duyarsınız. Mesela merhaba denince merhaba karşılığı ver,merhaba duyunca karşılık verirkenki mimiklerin karşıdakinin suratına göre olsun.Somurtmak = hoşnutsuzluk , sende o zaman sıkılmış bir ses tonuyla söyle gibisinden.Ben zaten basit demedim çok karmaşık bir bilgisayara benzetebilirsiniz dedim sadece.His dedikleriniz tamamen 5 duyu ile algıladığınız şeylerdir.Mesela sevdiğiniz biri öldüğünde neden üzülürsünüz?O kişi sizin için önemlidir onun varlığı size huzur verir yani ama ölmesi artık onu bir daha göremeyeceğinizden dolayı olan eksikliğin üzüntünün dışa vurumu ağlamaktır hıçkırmaktır mesela. Basit atomlardan oluşan bir bilgisayar nasıl sesinizi algılayıp mesela yazı haline getirebiliyorsa beyinde aynı şekilde. İnsanın duygu-anlayış stillerini bir bilgisayara yüklenebilseydi yani o binlerce ihtimaller kombinasyonlar o da aynı sizin gibi diyecekti.Ben atomlardan oluşuyorum nasıl düşünüyorum nasıl üzüntü duyuyorum. |
Alıntı:
Robot bu durumda üzülmez ölüm koşulu gerçekleştiği için üzülmüş gibi taklit yapar program komutları bunu gerektirir bunun dışına çıkamaz iradesi yoktur. Peki insan neden sever, sevdiğimiz kişi neden önemli kaybettiğimizde onun yokluğu neden üzer nöronlar duyguları nasıl öğrendi nöronları oluşturan atomlar akıllımıydı bilinç dediğimiz şey program gibi olsa bile böyle bir proğramın taklidini bile yazamazken kendikendine nasıl oluştu bakın bir robotu dengeli birşekilde yürütmek için yazılan kodlar bile büyük emek harcanarak hazırlanıyor ve hala yetersiz bahsettiğimiz şey bilinç istediğin kadar kod yaz bilinci oluşturmaz . Alıntı:
Resmi yorumlaması için milyonlarca kombinasyon hazırla ne farkeder birtanesini seçecek ve o seçtiği aslında bizim önceden belirlediğimiz seçenek onun seçimi değil neden böyle bi yorum yaptığını bile bilmeyecek. |
Alıntı:
Robot için senin önceden belirlediğin tepkiyi verir diyorsunda,insan psikolojiside insanların vereceği tepkileri ön görür inceler.Bir insanda eline iğne batarsa vereceği tepki bağırmaktır,mazoşistse zevk alır. Bilinç dediğin şey tamamen dışardan aldığın verileri değerlendirme merkezidir.Karaktere göre yani programa göre farklı değerlendirme yaparsın. |
Bu gece varlığı ,gündüz varlığı islamın tüm dünyaya hediyesidir!.
Gözünü sevdiğim ,kutuplarda öyle bir gerçeği vururki ,akıl fukaralarına şaşarsınız! Bir müslüman kutuplara gitse ve islamı tebliğ etse ne derler oradaki insanlar; A) 6Ay oruç tutarsak ölürüz.(akla ve bilime aykırı.) B)Namaz(senede 5 vakit) yine çarpıklık var. Hac(kutuplara çok uzak)eskiden araç yokken bu imkansızdıYani dünya düz olmadığı için (Kuranın Allahının dediği gibi) Kutuplar islamın doğruluğuna temelden reddiyedir. Bunu müminler asla kavrıyamadılar ve kavramak istemezler.İbadet bile adil değil!!!!! ne yazıkki. Ve akla ve mantığa ters |
Alıntı:
Hacc Suresi 27. ayet: İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler. işin özü, 23 yılda inmesine(!) rağmen, biraz aceleye gelmiş kitap havası var. üzerinde derli toplu düşünülmemiş. başı-sonu belli değil. saygılar... |
Alıntı:
Benim sözüm bu inanan arkadaşlara. Şu yaya ve develi haç .Size göre Allah emrimi. Varlıklı müminler yüzer deve beslesede . HACI HOCA TAKİMI İBADETLERİNİ TAMDA ALLAHIN İSTEDİĞİ GİBİ DEVE SIRTINDA YAPSA Na sevap Aha cennet!!!!!!!! |
SONUÇ: Kesinlikle muhammed 17 saatlik oruç tutmadı.
peygamberlik 40 yaşında ölümü 63 yaşında 36 yıl da dönüyo başa ramazan |
Sanırım biraz elmayla armudu karıştırıyoruz hacc suresi 27. ayetinde.
yaya veya yorgun develerle gelsinler lafından develer kullanılmalı gibi bir anlam çıkarılamaz sanıyorum. Ayette yapılan şey sadece tasvir. |
''Yorgun deveyle gelsinler ''lafı şöylemi anlaşılmalı ;.Aküsü boşalmış farları kırık otomobiller.Metal yorgunluğu çeken tek motoru stop etmiş uçaklar?
Bu sözler niteliksel olarak tanımlamadır, fakat açık emir haçtır. tanımlama gereksiz olmuşmu diyorsunuz ?.Allahın hatası olmazmı?..gibi uzatılabilir.Emrin kendisinin insanlığa katacağı ne var?Anlıyamadım. |
Alıntı:
Muhammed akilli adamdir, bosa ipliklerini pazara cikarmiyor bunlarin. Bak simdi; Adama sormazlar mi, oku bakayim Felak suresini orada bir sabahin rabbi var. Sabahin bir rabbi varsa, aksamin da bir rabbi olmalidir.(ozunde tarihsel surecte namaz 2 kezdir gunde, ama sabah namazi ozeldir. Hatta Kuran'da da gecer, sabah namazi sahitlidir diye, cunku karanligin icinden cikarilmistir isik) Ama bunlar birbirinden ayrilmaz. Bu yuzden Allah birdir daima kitaplara gore.. Niye? Cunku hem isteyerek hem istemeyerek biraraya geldiler. Yani nedir? Yer ve gok. Bunlar felak suresini anlayamiyorlar diye gece gunduz birer varlik olmak zorunda degildir. Kitabi soyluyor zaten birbirleri ardinca giderler, akarlar vs.vs.. Egip bukmenin anlami nedir? Ying-yang gibi yani. Birbirinden ayiramassin. 1 yuzyilda da isigin azalmasina karanlik diyorlardi, simdiki yuzyilda da oyle. Sadece soyleyis degisti. Acip kitaplarinin basini okusunlar, hicbirseyi yaratmazdan evvel, Allah, su, Allah'in ars'i mevcut. Tabi bir de kendinde var olan ruh'u. Egsende buksende toplasan da cikarsan da Tevrat'in disina cikamazsin. Bunlar bu kadar, kitaplarindan habersizler iste. Muhammed veya kitabin yazari kimse, zaten ortalama zekali birinin anlayabilecegi tarzda yazmis. Ne diyor sana;ak iplik kara iplikten secilene dek. Daha bunun lami cimi var mi? Hem iman ediyorum diyorsun, hem 1400 yil sonra sanki sozumona senin peygamberin, Allah'in aktarmamis gibi , kalkip oyledir, boyledir diyorsun. Siki bir evrim karsiti olacagim azmiyle kendi ayetlerini bile inkar edecek durumdalar. Sonra ateistler acikladi mi, bidi bidi bidi, kafirler sizi... |
Herhangi bir anlam çıkarmaya gerek yok bence çünkü ayete baktığımda ana konunun haccın ilan edilip müslümanların zorunlu şartlardan birisinden haberdar olmasını görüyorum.
|
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:38 . |