![]() |
İbn-i Sînâ Kâfirdir!
Alıntı:
İbni Sina bildiğimiz kafirdir. Her zaman dediğim gibi müslüman beyinden filozof çıkmaz, çıkarsa müslümanlar ona ''kafir yahudi dönme sabetayis kemalis atayis camileri ahır yaptılar ilüminati mason hitler bıyığı inönü marksiz allahsız gomunis'' derler. Ama sıkıştıklarında 'ibni sinanın avrupada okutulan kitapları:)' derler. |
Alıntı:
Bunu o cümlesinden çıkarmak baya bir kendinize göre yorumlama olmuş.Takliden yaparız derken orda kast ettiği mananın bu olduğu kanısına nerden vardınız? Müslüman beyinden filozof çıkmaz demişsiniz ona %100 katılıyorum. |
Alıntı:
İbni Sina akılcıdır. Öldükten sonraki yaşamın akıl ve mantık çerçevesinde izah edilemeyeceğini, bu yüzden buna olan imanın akli delillere dayanmaktan uzak olduğunu söylemiş. Burada öldükten sonra yaşama iman etmediğini söylemiyor. Benim bildiğim kadarıyla İbni Sina'yı kafir yapan başlıca şeylerden biri Kuran'da mucize olarak anlatılanları doğa olaylarıyla izah etmeye kalkması, mucize niteliğini yok saymasıdır. Bugünkü geleneksel İslam anlayışının o zamanki temsilcisi Gazali'dir. Bu yüzden bunların, Gazali'nin tekfir ettiği yani kafir ilan ettiği İbni Sina ve Farabi gibilere sahip çıkmaları eğer cehaletten kaynaklanmıyorsa iki yüzlülükten başka bir şey değildir. |
Alıntı:
Birinin kafir dediğine,diğeri alim diyor... |
Akilcidir. Oz'den varolus felsefesinden etkilenmistir.
Cagdaslarindan da etkilenmis olmalidir, zira onlardan bazilari evrimi ongormuslerdir. Bu da Gazali'ye ve Ol ! emrine ters duser normal olarak. |
Simdi bu cümleden adamın kafir olduğunu nasıl çıkardınız ki?
Siz nerden bileceksiniz ki dini ,sizden daha iyi bilen said Nursî bile adama kafir demezken.. Bence siz kendinizi dindar görüyorsunuz.. Cennet ve cehennem yokduru nerde ve nizamdan demiş ?kaynak.? |
Alıntı:
|
Alıntı:
En azından din konusunu sizden iyi bilmekte..said Nursî.. |
Alıntı:
Risalelerden inciler... Tarihçe-i Hayat, c. II, s. 2123-2124 de geçen ".. daha çocukken asrın bilgini olarak tanınmış ve kimseye soru sormamış, ama sorulan bütün sorulara mutlaka cevap vermiştir" Peygamberden rüyada izin aldığını, hadis kitaplarında ve Kur'an ‘da Risale-i Nur kitaplarına dair işaretler bulunduğunu söyler. Kur'an ‘da, Risale-i Nur kitaplarından bahseden ayetler varmış. (Şualar 706) Kur'an'da Hz.Muhammed'e açıklanmadığı halde Said Nursi'ye açıklanmış gizli gerçekler var mıdır? Risalei Nur; Kur'an'nın gizli gerçeklerinin arştan inen kesin delili midir? Şualar, Birinci Şua, Yirmi dördüncü Ayette geçen; "Kur'an'ın gizli hakikatleri Risale-i Nur ile birlikte bize iniyor!!..." Kastamonu Lâhikası, 231, Yirmiyedinci Mektubda geçen; "Risale-i Nur, yüze yakın din tılsımlarını ve hakâik-ı Kur'aniyenin muammalarını keşfetmiştir ki; her bir tılsımın bilinmemesinden çok insanlar şübehata ve şükûke düşüp, tereddüdlerden kurtulmayıp, bazan îmanını kaybederdi. Şimdi, bütün denizler toplansalar, o tılsımların keşfinden sonra galebe edemezler." Şualar, Birinci Şua, Yirmi ikinci Ayet ve Ayetler, c. I, s. 841'de geçen; "Resailin Nur denilen otuz üç aded Söz ve otuz üç aded Mektub ve otuz bir aded Lem'alar, bu zamanda, Kitabı Mübin'deki âyetlerin âyetleridir". Bu iddiaları ileri sürenlere göre; Said Nursi yeni bir peygamber, Risaleler ise yeni bir ilahi kitap, Kur'an sırlarla dolu açıklanmamış gizli bir kitap, Risale-i Nur'lar imanı kurtaran kitap, Hz.Muhammed ise Kur'an'ın sırlarından habersiz veya haberi varsa bunları ümmetten saklamış bir peygamber olur ki böyle bir iddia küfürdür Risaleler itfayeciler gibi yangına engel olabilirler mi? Emirdağ Lahikası, Yirmi Yedinci Mektup, c. II, s. 1723. de geçen: " bîçare Ceylan yanıma geldi, dedi: "Biz yanıyoruz, mahvolduk." Ben de iki gün evvel mağazalarında bulunan Âyet-ül Kübra'nın bir kısım matbu' nüshalarını yanıma getirmek için söyledim, fakat getirmedi. Demek o ateşi söndürmek için orada kalmıştı. Ben de Risale-i Nur'u ve Âyet-ül Kübra'yı şefaatçı yapıp: "Ya Rabbi kurtar" dedim. Üç saat o dehşetli yangın hücumunda bütün o büyük daireyi mahvetti. Altında ve bitişiğindeki dükkânları bütün yaktı, yıktırdı. Risale-i Nur'un ve Âyet-ül Kübra'nın hıfzında (korumasında) olan mağazaya kat'iyyen ilişmedi ve altındaki şakirdin dükkânı da müstesna olarak sağlam kaldı." Sözleriyle Said Nursi Risalelerin yangına engel olduğunu, mağazayı koruduğunu iddia ederek şirk işlemiyor mu? Bu adam size göre din bilgini imiş vay be.. |
Alıntı:
Ben sana diyorumki bu adam sizden daha iyi bilir dini diyorum sen bana gelmiş ne anlatıyorsun, Ben ilm adamı yada din bilgini olarak savundummuda bana kopyala yapistir yapıyorsun.. Ne garipsiniz yahu... |
Alıntı:
Ben o kopyala yapıştır dediğin bölümde adamın din bilgisinin 0 olduğunu ispatladım. Senin antitezin varsa ortaya koy yoksa da edebinle susmayı bil. |
Alıntı:
Ama asıl mesele bu değil. Bildiğimiz klasik, apaçık, saf, yani gerçek İslam'a göre Kur'anda yazılan birşey hakkında 'aklen ispatı mümkün değil, ama inanırız' demek düpedüz kafirliktir. Kimin haddine ispat etmek, Allah diyorsa susacaksın. Aklın ermez. Böyle birşey demek, şüphe etmek, başkalarını da şüpheye çekmek kafirliktir. İslam'da boşuna dinden çıkan öldürülmüyor. Şüphe etmek, başkalarını da şüpheye sevketmek kabul edilemez islama göre. Gazali de öyle düşünmüş. Cennette ruhani muhani zevk falan demiş İbni Sina, bu apaçık bildiğimiz islama göre yanlış. Hala Türkiye'de bile organ bağışı yapmayın, diğer tarafta organınız eksik olur diye düşünenler var. Üniversite'de okuyup bunu mantıklı bulanlar var. Şimdi bu konuya müslümanlar gelmemiş, gelseler İbni Sina gibi bir adamın islamla ilgili değişik görüşleri olduğunu görecekler şüphe edecekler, o yüzden gelmiyorlar kafamız rahat etsin, beynimiz yorulmasın diye. Pembe hayallerim hurili gılmanlı şaraplı altın saraylı cennet hayalim bozulmasın diye birşey yazmıyorlar. Ha gelip de birşey yazarlarsa büyük ihtimal İbni Sina'nın görüşlerini mantıklı bulup, biz bilmeyiz Allah bilir gibi klasik argümanlara başvuracaklardır. ne Gazali ne İbni Sina yanlış dememek için. Aslında müslümanların bu konuda birşey yazmaması bile İbni Sina'nın kafirliğine delildir. Çünkü şüphe kafirliktir. O yolu açmak istemiyorlar. Açtılar mı kafirliğe kadar yolu var. İşte bu yüzden de müslüman beyinden filozof çıkmaz, çıkarsa zaten müslüman kalamaz. Anca İbni Sina gibi olur. |
Alıntı:
İki yüzlülükten ziyade kendini kandırma bence. Kendimden biliyorum. Cennet ve cehennemim kuranda apaçık nasıl olacağı yazdığı halde, onun hakkında şüpheye yol açacak düşünceleri söylemek kafirliktir Klasik, gerçek islama göre. Cennet cehennem yoktur, peygamber uydurmuş sözü biraz ağır kaçıyor ama cennet cehennemin sorguya açılması ileride kafirliğe yol açar. Dinden çıkanı öldürün diyen bir dinde de Ancak bu kadar diyebilirsin eğer ölümü göze almadıysan. İbni Sina da bana göre böyle yapmış. ''Cennet cehennem yoktur, peygamber uydurmuş'' ağır kaçıyor kabul ediyorum ama işte böyle :)) |
Alıntı:
Gazali İbni Sinayı kafir ilan etmiş. Ben değil. Cennet cehennem konusunu yukarıda açıkladım ama bi daha açıklayayım. İbni Sina kuranda tasvir edilen cennetin olmadığını söylemiştir. Bu da kafirliktir. Gazali de öyle düşünmüş. Gazali ki 1000 yılın en büyük İslam alimidir, kime sorsan öyle der. Kaynak istersen google'da 'gazali ibni sina' yaz. İstemediğin kadar kaynak bulursun. İşin ilginç yanı, İslama göre bir kişiyi bazı sözlerinden dolayı kafir ilan etmek de kafirliktir. Bu durumda Gazali de kafirdir. İslam bu. |
Alıntı:
Hani bunlar illüminati Madonna ayetleri ayaklarının altında çiğnedi diye günlerce kafadan beyinden ettiler ya... Sonra karşılamak için o "ayet çiğneyen"!!! ayaklarına kırmızı halılar serildi, müslümanlar tısss... Ne ses var ne seda! Bu topluma ben inanamıyorum, böyle yanar döner, böyle tutarsız bir toplum olabilir mi ya? |
var deseydi, vay efendim neden var, yok anam yok, siz sevinin diye yok demiş gibi.
|
Alıntı:
|
Guncelleme.
|
Muhammet zamanında yaşamış hiç bir doktor, şair, ressam, kimyager veya filozofa rastlayamazsınız. İlgi ve itaat delisi narsisist kült liderleri, kendilerinin ikinci plana atılmasına neden olacak kişilere tahammül edemezler. Kimbilir belki de kaç alim kişi, Muhammed zamanında öldürülmemek için susmuştu. İslamda Altın çağ diye tanımlanan devir Muhammed zamanında değil, tam aksineMuhammed'in ölümünden sonra gerçekleşmiştir. Saklanan bilginler ve akademik kişiler Muhammed'in ölümü ile sığındıkları yerlerden tekrar ortaya çıkarak yıldızları parlamıştır. Günümüzde İslami ülkeler dünyada en geri kalmış, en çağdışı ülkelerdir. Hatta petrol zenginliği olmasa dünyanın en yoksul ülkeleride diyebilecektik. Müslümanlar tarihte islam ülkeleri içinde doğmuş aydın kişiler ve bilim adamlarından övünerek bahsederler. Zekeriya Er Razi, Ebu Ali Sina, İbn Rüşt gibi aydın kişileri örnek göstererek islam yanlış bir din olsa idi,bu gibi alim kişiler neden bunun farkında olmadı ya da "Bunca alım kişinin müslüman olması İslam'in gerçek hak dinolduğunu kanıtlamaz mı" diye avunurlar. Oysaki işin doğrusu bu kişiler İslami ülkelerde doğmuş olmalarına rağmen müslüman değildiler.
Muhammed İbn Zekeriyye Er Razi : Er Razi, İslam dünyasının yetiştirdiği ender filozof ve bilimcilerden biri olarak tanınmaktadır. Bir çok dalda 200'ü aşkın eserleri bulunmaktadır. El Havi diye bilinen tıbbi ansiklopedinin yazarıdır. Kızamık ve Çiçek hastalığının tedavisini yazan ilk bilim adamlarından biridir. Er Razi zamanında zındıklıkla suçlanmış ve felsefi eserlerinin bir çoğu yine müslümanlar tarafından yok edilmiştir. Özellikle savunduğu İslam karşıtı dini görüşleri kınanmış ve kafir olarak tanınmıştır. Bakınız İbn Nedim, Er Razi'yi nasıl tanımlamaktadır; "Allahın varlığını tanımak, iyi ve kötüyü ayırdetmek için dinlere ve peygamberlere ihtiyaç yoktur, bu konularda akıl yeterlidir, der. Dinler ve peygamberler birbirlerini yalanlamışlardır. Onların tek ortak noktası Allahtan bahsetmiş olmalarıdır''. Din ve peygamberlik hakkındaki menfi/olumsuz görüşlerini Hiyelul Mütenebbin, Meharikul Enbiya ve Nakzul Edyan adlı eserlerinde ifade etmişti. Şu cümleleri onun bu konudaki görüşlerini özetler mahiyettedir: ''Bütün insanlar yaratılıştaneşittir. Peygamberlerin hiç bir akIi ve ruhi üstünlükleri yoktur. Mucizeler birer vakıa değil, efsanedir; tek olan ezeli hakikate aykırıdır. Savaşların çıkmasına ve insanlığın mahvolmasına dinler sebep olmaktadır. Din adamları felsefi düşüncenin ve ilmi araştırmaların en büyük düşmanı ve engelidirler. Filozofların eserleri, insanlık için mukaddes kitaplardan daha çok faydalıdır. Dine bağlı olmanın sebepleri, taklit, alışkanlık, ananecilik, tembellik, baskı ve hadiselerin meydana getirdiği korkudur." (İbn Nedim: Fihrist s.429; Ülken İslamda Felsefe Tarihi, İstanbul. 1957.C.II, s.9; Kraus(P.) A.g.e, s.295) Razi'nın eserlerinde geçen bir diğer tümce şöyledir; ''Bütün insanlar yaradılıştan eşittir. Peygamberlerin hiçbir akli ve ruhi üstünlükleri yoktur. Mucizeler birer vakia değil efsanedir, tek olan ezeli hakikate aykırıdır. Filozofların eserleri insanlık için mukaddes kitaplardan çok daha faydalıdır''. (İslam Düşüncesinin Yapısı, Süleyman Uludağ, sy. 240.) Razi'nin bilinen başlıca eserleri şunlardır ; 1) Hiyelul Mütenebbin : Peygamber hileleri. 2) Meharikul Enbiya : Peygamberlerin kurnazlıkları, oyunları. 3) Nakzul Edyan : Dinleri çürütmek. İbni Sina : İslam dünyasında adından sürekli övgüyle bahsedilen bir diğer sözde islam alimi ise İbni Sina'dir. Müslümanlar İbni Sina'dan söz ederken pekte hoşnutturlar. İbni Sina tek Tanrı'ya inanan ve Muhammed'ın elçiliğini kabul eden bir bilim adamıydı. Zaten bunun aksini apaçık iddia etmesi, kendi ölüm fermanını imzalaması demekti. İslam dinini çok iyi bilen bir kişi olarak kafirliğini ilan ettiği takdirde başına gelecekleri haliyle çok iyi biliyordu. Oysa İbni Sina islamın saçmalıklarını görerek otobiyografisinde ölümden sonraki yaşam hakkında görüşlerini şu şekilde dile getirmiştir; Ölümden sonraki yaşam, dinlerden öğrenilen bir kavramdır. Ölümden sonraki yaşamın gerçekliliğini kanıtlamak için dini dogmalara inanmak ve peygamber sözlerini kabul etmek mümkün değildir. (ibni sina ve teoloji by arthur arberry). İbni Sina'nın allahın huzurunda ölümden sonra dirilip hesap vermeye inanmadığını diğer felsefe tarihçileride yazmaktadır. Ona göre Muhammed, Arapları medenileştirmek isterken, bu amaçına ulaşabilmek için cesedlerin ölümden sonra yeniden dirileceğine inanma esasını ortaya atmıştır ve imanın 6 şartından 5nc'isini Ahirete inanmak olarak belirlemiştir. (islamda felsefe tarihi, T. S. Boer, sy. 102). İbni Sina bu sözleri ve düşünceleri yüzünden diğer bir islam alimi olan El Gazali tarafından kafir ilan edilmiştir. Cabir Bin Hayyan : Müslümanların ballandıra ballandıra anlattıkları bir diğer bilim adamı. Kendisine İslam alimi denilmesindeki tek neden İslam topraklarında doğup büyümesindendir. Cabir bin Hayyan bir kimyagerdir, İslam alimi değil. Bugüne kadar Kimya dışında Eczacılık, Metalürji, Astroloji, Felsefe, Fizik ve Müzik gibi geniş alanda 400'u aşkın esere imzasını atmıştır. Bu eserlerden hiç biri İslam ve din ile ilgili değildir. Cabir Bin Hayyan'a islam alimi demek, Edison'a Hristiyan alimi ya da İshak ibn Sid'e Musevi alimi demeye benzer. Müslümanlar bilim adamlarına dini sıfat koyarak kendilerini avutan nacizhane kişilerdir. Bilimde kafirlere olan ezikliklerini bu şekilde avutmaya çalışırlar. Müslüman topraklarda doğup büyümüş bilim adamlarına islam alimi demek, traji komik bir durumdur. İslam alimleri, İbn Sad, Tırmızı, Buhari, Müslim, İbn Hişam ve niceleri gibi tüm hayatlarını İslam dinine adamış, İslam dini hakkında eserler yazmış, hadis toplamış kişilere denir. Harezmli Ahmed El Biruni : Britannica'nın Biruni yörebinde biografisinden alıntı'da şöyle deniliyor; "in religion he was a shia muslim but with agnostic tendencies." "dinde şia bir müslümandı ançıp agnostik eğilimleri ile baraber." "agnostik eğilimleri olan şia bir müslümandı." Biruni, elle tutarak ve gözlemleyerek veri toplamanın insana, veriyi kitaptan okumaktan çok daha fazla yarar sağladığına inanmış ve bunu uygulamıştır. Sanskrit dilinden Arapça'ya çevirdiği Potancali adlı betiğinin önsözünde "insanların düşünceleri türlü türlüdür, dünyadaki gelişmişlik ve esenlik bu farklılığa dayanır" şeklinde yazmıştır. Er Razi, İbni Sina, Cabir Bin Hayyan ve de El Biruni gibi aydın ama islam ile özdeşik olmayan düşünç edimleri savlamış kişiler, bugün halen müslümanlar arasında islam alimleri olarak bilinmektedirler. Müslümanlar yüzyıllarca bu gibi göz boyamalara, aldatmacalara kanarak dinlerini tasdik etmektedirler. islam dini, üstteki anlattığım bilgin kişilerin dinden uzaklaşarak bilime doğru yönelmesi ile altın çağını yaşamıştır. Cabir bin Hayyan bile Sokrates'den söz ederken Filozofi'nin anası ve babasıdır demiştir. Günümüzün müslümanları gibi Kuran'da keramet aramamıştır. Müslümanlar islam alimi ve müslüman topraklarda yaşamış bilim adamlari arasindaki farki bilmezler. Onlara gore hepsi birer Islam alimidir. Bugün hıristolar hiç bir zaman Thomas Edison, Graham Bell, Clerk Maxwell gibi bilim insanlarını kalkıpta Hristiyanlığa yamamazlar. Çünkü böyle bir işe kalkıştıklarında ne kadar komik duruma düşeceklerini bilirler. Siz hiç Hristiyan alimi, ya da Budist bilgini diye adlandırılan bir bilim adamı işittiniz mi? Oysaki müminler kendi topraklarında yetişen, kendi ülkelerinde büyüyen tüm bilgin kişileri islam ile adlandırmışlardır. Bu kişilerin yaptıkları başarılı icraatleri islama dayatırlar, kur'an'a dayandırırlar ve bundan islam adına kredi kazandıklarını sanırlar. Bu da islam dininin mümin beyinlerini ne kadar körelttiğini açıkca gözler önüne sermektedir. İslam dünyasından ünlü kişiler çıkmıştır elbette ama bu çıkışların ve ünlenmelerin temelinde zerre kadar islamiyet yoktur. Üstelik bunların içinde safkan bir arapa da rastlayamazsınız. Biruni, Farabi, İbni Sina Türk'tür. Razi araplaştırılmış bir berberidir. Ayrıca tüm bu kişiler islam dışı veya tamamen dinsiz idiler, öyleki kafir addedilmişlerdir. Müminler bir yandan bunlar ile övünürler bir yandan da bunları kafir ilan eden Gazzali ile övünürler. Bunların ne yeyip içtikleri belli değil. Üstelik bilim dünyasında bu adı geçen ünlüleri bugün kimsenin çüküne takmadığı da cabasıdır. Çünkü bunların çoğu Aristo ve öteki Yunan düşünürlerinin yapıtlarını çevirerek en fazla ikincil bir konuma gelebilmişlerdir. Örneğin Farabi'nin nick adı Üstadı Sani dir. Yani iknci Aristo. Gerçekte müslümanların enbüyük alimleri Gazali'dir ve onun da enbüyük kuramı götlerin nasıl silineceği'dir. 3 tane yassı taş kullanarak ve duvar kenarında çömelmiş halde öksürerek olayıdır. |
Sevsekte sevmesekte bu eleman islamı biliyor.
İbni Rüşt'ü unutmamak lazım. Kafirin önünde gidenlerden mübarek bir şahıstır. |
İslam gerçekten barış dini olunca böyle müslümanları görürüz inşallah. İslamın evrim geçirdiği gerçeği var. Muhammed'in deve sidiği içmesi ve içtirmesi, hurma ağaçlarını araplar için halanızdır demesi ve hurma aşılaması yapan sahabeye, "siz bunu yapmamış olsanız da hurma olur" dedikten sonra hurmaların kuruması vesaire tartışıldıkça islamı bilmeden 5 vakit namazında niyazında akpartili müslümanlar TV programlarından birşeyler öğreniyorlar.
|
Alıntı:
sen nasıl iftira atabiliyorsun ya? ne haşa deve idrarı içmesi diye birşey, nede hurma ağaçları için halanızdır diye bir lafı olmadı hepsi hurafe bunların hepsi tahrif edilip Hadis diye ortalığa insanları saptırmak için atılan sözler. bunların hiçbir gerçekliği yok. ALLAH murdardan necasetten uzak durun buyuracakda kendisi haşa pisliğemi gidecek. Peygamberin vücudundan terlediğinde gül kokusu yayılacakda, devenin idrarından ne murad edecek? gerçekten akılsızsın sen. sen bunları iftira edebiliyorsan kendi ailen için de onlar hakkında neler diyorsundur kimbilir. aklından şüphe ediyorum. inkarı huy edinmişsin. |
Alıntı:
İbn-i Sina gibi bir Alim, Kur'an'ı bilipde içinden sadece Cennet yoktur demez. doğal olarak Gazalide sen kafirsin dememiştir. bunu kim uydurduysa haksız yere iftira attığı için günahını yüklenecek. bir kere İbn-i Sina reddedecek olsa Cehennem'i reddetmesi gerekirdi sizin gibi, hani insanların sırf saplantıyla bağlandığı uydurma Dinleri yüzünden niye Cehennem'de yanacaklar bu haksızlık değilmi gibi saçmasapan laflarınız varya. işte bunun gibi İbn-i Sina'nında reddetmesi gerekirse önce Cehennem'i reddetmesi gerekirdi. İslam Ehli insanlara bile bile iftira atıyorlar ya. ALLAH'ın laneti üzerlerine olsun. yalanınızın haddi yok, sen ne Gazaliye nede İbn-i Sina'ya iftira atamazsın önce kendi pabucunu kurtarmaya bak. yazının sonunada haşa "İslam bu" deyip nokta koyduğunu zannediyor. sen önce kendi iftiralarına bak yalanlarla dolanlarla bende senin için işte "adam bu" der geçerim. iftira atmak istedikten sonra bunda bir zorluk yok. önemli olan Hakikatleri bilmek. |
İslam kesin, mutlak, saltık, şüphesiz, kuşkusuz cevaplar getirdiğini iddia eder ve bu cevaplara inanmamak, bir müslüman için seçenek değildir. Burdan bakınca sadece İbni Sina kâfir olmakla kalmaz, deist argümanlarla islamı savunan Caner Taslaman da bu kafirliğe girer, kendisiyle karşı ideolojisinde tartışan Mustafa Öztürk de. İslam şüpheye hoşgörü göstermez çünkü şüphe imanı eritir.
|
Alıntı:
"devamlılık anlamında seçenekmidir" diye sorarsan inanmamakda yine seçenektir niye seçenek olmasın? mecusiyken hayatının bir anında İslam'la tanışıp İman edenler oluyorken, sizin gibileride İslam coğrafyasında dünyaya gelip sonrasında mürted olabiliyor. İman devamlılık bekler. sen yıllarca babana annene "babam annem" deyip sonrasında inkar edermisin? ama inkar eden "ben ALLAH'a iman ediyorum ama kitapları (haşa) yoktur yada Melekler var Peygamberlerde yaşadı ama ALLAH (haşa) yok" demez. çünkü İman'ın 6 şartından birine inanırsan diğerlerinede İman etmek zorundasın hepsi birbirine bağlıdır. sadece Cennet'i inkar edebilen biri için geriye ne önemlidirki İman etsin? saçmalıktan başka birşey değil. İbn-i Sina'ya da atılan ciddi bir iftiradır. İslam Ehlini nasıl yıpratmaya bölmeye çalışıyorlar. şüphe dersen o ayrı şeydir. sen inanıp inanmamakdan yani seçme hakkından başlıyorsun konuya sonrada şüpheye getiriyorsun seninkide ayrı bir tutarsızlık. şüphe ve inkar sizin aranızda var. başka kimsede yok İman'da ve İman edende şüphe yoktur. İslam'a inanan direk tersi olan herşeyi reddeder. çünkü hem İman hem inkar bir arada olmaz. su ile ateşi aynı kabda tutamazsın. insanlar tarafından biri seçilir. ama seçmesi içinde yol gösterilir yardımcı olunur. inkar insanı nereye çıkarırki? onu inkar et bunu inkar et nereye kadar? kendinide inkar et, ateşe dokununca canının yanmadığınıda inkar et bakalım öyle düşün inkar etmen bir işe yarıyormu gör bakalım? |
Alıntı:
bakınız size göre bu hadislerde yalan olmalı, üstelik çok güçlü sebepleriniz var, terin, gül kokmaması gibi, nalına, mıhına olma, sağlam diye kabul ettiğiniz hadisler ya hep yalandır ya da hiç. şeyh uçmaz, mürid uçurur, bozacının şahidi şıracı! ben de terlediğimde, terimden leylak, nergiz kokuları yayılıyor, havaya karışan her bir zere kanatlarında gül kokan kelebeklere dönüyor, buna gönülden inanıyorum, inandıysam tamamdır demek ki öyle oluyor... bu şekilde akıl dışı abartıları cevap diye verip, akıl dışı abartılarınıza katılınmadı diye de iftira, inkar, dalga geçmek diye işlemeyin, kimse sizin inandığınız masallara inanmak zorunda değil ve kimsenin de ne düşüneceğini sen belirlemiyorsun. Bana göre bu söylediğin püsküllü yalan. İftira atmıyorum, dalga geçmiyorum, bana göresini söylüyorum, sen inancına göresini söylerken sorun yoksa bende ne düşündüğümü söylerken sorun yoktur. |
Alıntı:
ben konuştuğumda delilsiz konuşmam, İslam'la ilgili ağzımdan çıkacak asılsız bir sözden Rabbime sığınırım. sen, Peygamberimizin göğsünün yarılmasıyla vücudundaki organların Cennet suyuyla yıkandığı mucizesini inkar ettiğin için ve herşeyide kolayca inkar ettiğiniz için söylediklerimi yalanlamana şaşmıyorum. O Mucizeden sonra Peygamberimizin ter kokusu bile gül gibi kokuyordu. ALLAH'ın insanlara bir mucizesidir ve İman etmeleri için bir ibrettir. sen bunları nerden bileceksin ya, inkar etmek için gardını alan birisin. güya üstte verdiğini sandığın cevabının boşa çıktığını görmüşsündür artık. |
İbni Sina, Farabi, Ebu Yusuf el-Kindi, İbn Rüşd ve diğer Aristocu filozoflar, Abbasi Halifesi Memun'un, antik yunan felsefe kitaplarının çevirisi için kurmuş olduğu Beytü-l Hikme kütüphanesi ve çeviri akademisinde görev yaparlarken, Beytü'l-Hikme'ye verdikleri çeviri eserlerinden kendileri de etkilenmişlerdir. Bu nedenle İbni Sina'yı, Farabi'yi, Ebu Yusuf el-Kindi'yi ve İbn Rüşd'ü islam bağnazlığından kurtaran, bir bakıma çevirisini yaptıkları antik yunan ve diğer dillerden çevirdikeri felsefe, matematik, geometri, tıp ve astronomi kitaplarıdır.
|
Alıntı:
ben ne Muhammed'in terini kokladım, ne de göğsünün yarıldığına tanık oldum-tanık olmadığımızı bile, bile asıl iftira atan sensin-, ne de mitolojik masallar gibi arkasından uydurulan ve senin de işine gelirse doğru işine gelmezse yanlış dediğin-ki bu tavrın bile kendine ziyan- hadislerin hiç birisine tanık olmadım. İşte din insanları bu hale getiriyor.. hangi hadisin doğru, hangisinin yanlış olduğunu bile keyfinle belirliyorsun, ne delillermiş ama! senin yolundan gidelim. Yalan Suresi 8 Onlar ki, eski inançlarının hurafeleri ve batılı, onlar ki, hiç bir nesneye ilahi, yüksek, olduğundan fazla anlam yüklenmeyeceği bildirimimizi unuttular. Bir insanı Allah'a eş koştular, biz nesnelere, resime, heykele ilahi, yaratılışlarının doğasında olmayan yüklemeleri, şeyh uçmaz mürid uçurur, putlaştırmayı ve puta taparlığı yasaklamıştık. Onlar için mutlak, korkunç bir azap vardır ve onlar kuşkusuz yanlış bir yol üzredirler. Peki sen bana alemlerin Rabbi tarafından bildirimlerde bulunulduğunu, tüm bu anlatılanların Arapların uydurduğu ve şirk olduğunu bildirdiğini söylesem ne yapardın? kendi kafa yapınla, iftira atacaksın, inkar ediyorsun değil mi, seni, seni, kabul et de bari iftira atmış olma!... ben konuşursam delilsiz konuşmam. İşte bak yukarıda Yalan Suresi, ayet 8 de yazıyor, senin delillerin ne kadar delilse benimkilerde o kadar... Siz batıldasınız, hurafeye saptınız, putataparlar gibi putlaştırdınız, Allah'a ortak koştunuz, Allah adına konuşup, bunu da bir kağıda yazdırınca delil saydınız, Allah adına, Allah'ı aciz gösteren, sırf kendi çıkarlarınız için, içinde Allah'ın kudreti, gücü, iradesiyle ters düşen şeyler tıkıştırdınız, sırf o zamanlar bazı insanlar Allah adını kullanıp çıkarlar elde etmek istedi diye. Allah kendisi için sizden savaş isteyecek, kendisine inanmanız için size yalvaracak, bana inan, bana inan diyecek(neden desin inanmanı isterse o an inanırsın zaten), bana inanın demişse dilemiştir zaten!, kendisine inanırsanız şeker, inanmazsınız sopa diye bir yol tutacak kadar aciz mi, hele ganimet için?... Dilerse inanır, dilerse inanmazsınız, bu dileğinden geçer, kimseye şahsen bana inan sana ödül vereceğim, inanmazsan döverim diyecek kadar aciz değildir, dilerse inanır, dilemezse inanmazsınız, dilerse kullarına topluca bildirebilir, aracı, postacı, aracıya aracı-Cebrail- tutmaz, ihtiyaç duymaz, siz bilmezsiniz yalnız o bilir. Allah'ın kararını sorgulamak size mi kaldı? Allah'ın dediği olur, ancak Allah'ın dilediği gerçekleşir, şimdi bunları inkar mı edeceksin? İnkar etme, din kurdunuz Allah'ın adını sermaye ettiniz. Sizin için korkunç bir azap var. |
[QUOTE=spartacus;606554]Ben iftira atmıyorum, bir şeyi inkar etmiyorum, İNKAR, İFTİRA, başka kelime bilmiyorsun. İnkar dediğin bir insan, yaptığı, ettiği veya tanık olduğu halde, tanık olduğu şeyi saklama, gizleme yoluna girmişse denir. iftira ise kasıtlı olarak, asılsız isnat, UYDURMA gbi durumlarda kullanılır. Biz uydurulmuş-ki uydurma olduğu içeriğinden belli- ve seninde bize yazdığın şeyler üzerine fikrimizi söylüyoruz sadece, ne inkar edebiliriz-tanık değiliz-, ne de iftira atabiliriz-uydurukları söyleyen sen, akıl mantığa sığdırmadığı için kabul etmeyen biziz sadece. sen aşikar olana hurafe dersen, inkardan farkın kalmaz. hurafe değilmi bile diyemezsiniz. çünkü vicdanına dön bak, Peygamberin yaşamını iyi biliyorsunuz siz. ne Hadiseler oldu neler ceryan etti çok iyi biliyorsunuz ama bilmiyormuş gibi davranıyorsunuz. bende bildiğinizi bildiğim için, bunları yemiyorum. o yüzden her amacınızın içinde Hak'kı inkar olduğunu insanları şüpheye düşürmeye çalıştığınızı çok iyi biliyorum. bu sitede İslam'ı savunanlar bir elin parmağını geçmiyor. geriye kalanda saldırıdan alaydan geriye durmuyor. kendin için bana dersenki "ben onlardan farklıyım" o başka, onuda göstermen gerek. mesajlarını arar bakarım. madem "ben inkar ve iftira etmiyorum" diyorsun mesajlarında İslam'la ilgili alay ve açık açık inkar farkedersem direk yüzüne vururum ama onada gerek yok bu sitede kıdemli üye olduğuna göre gayeniz apaçık ortada. ben kaç mesajı İslam'daki çarpıtılanlar üzerine açtım, kalkıp bir kere ateistlik şudur deyip destan gibi yazmadım. sizin derdiniz ne ki öğrenmek yerine hemen eleştirmeler Ayet'leri asılsız çıkarmalar falan? kötü niyetten iyi sonuç çıkmaz.
ben ne Muhammed'in terini kokladım, ne de göğsünün yarıldığına tanık oldum-tanık olmadığımızı bile, bile asıl iftira atan sensin-, ne de mitolojik masallar gibi arkasından uydurulan ve senin de işine gelirse doğru işine gelmezse yanlış dediğin-ki bu tavrın bile kendine ziyan- hadislerin hiç birisine tanık olmadım. İşte din insanları bu hale getiriyor.. hangi hadisin doğru, hangisinin yanlış olduğunu bile keyfinle belirliyorsun, ne delillermiş ama! madem öyle siz bile hangi Hadisin doğru olabileceği konusunda tereddüttesiniz. o zaman Kur'an'a uyun. Kur'an Hak'tır senin yolundan gidelim. Yalan Suresi 8 Onlar ki, eski inançlarının hurafeleri ve batılı, onlar ki, hiç bir nesneye ilahi, yüksek, olduğundan fazla anlam yüklenmeyeceği bildirimimizi unuttular. Bir insanı Allah'a eş koştular, biz nesnelere, resime, heykele ilahi, yaratılışlarının doğasında olmayan yüklemeleri, şeyh uçmaz mürid uçurur, putlaştırmayı ve puta taparlığı yasaklamıştık. Onlar için mutlak, korkunç bir azap vardır ve onlar kuşkusuz yanlış bir yol üzredirler. Peki sen bana alemlerin Rabbi tarafından bildirimlerde bulunulduğunu, tüm bu anlatılanların Arapların uydurduğu ve şirk olduğunu bildirdiğini söylesem ne yapardın? kendi kafa yapınla, iftira atacaksın, inkar ediyorsun değil mi, seni, seni, kabul et de bari iftira atmış olma!... ben konuşursam delilsiz konuşmam. İşte bak yukarıda Yalan Suresi, ayet 8 de yazıyor, senin delillerin ne kadar delilse benimkilerde o kadar... orda kafandan haşa Ayet diye salladıklarında da yine ALLAH'a ithaf ediyorsun. napmaya çalıştın şimdi, haşa Kur'an'ın benzeri bir suremi getirmeye çalıştın? haşa o sureyi getireceksen ALLAH'ın kainatının dışında birşey anlatacaksın. O çoktan kainatla ve insanla ilgili herşeyi daha biz olmadan önce anlattı. senin anlatacağın hem kainat dışında olacak hemde bizide ilgilendirecek? ya sen ne organlarını çıkarıp yaşamaya çalışabilirsin nede anne karnına kendini geri çevirebilirsin. ne bir güç ne bir haşa kudret var sende. hiçkimsede olmayıp sende olan ne varki sen sure getireceksin? x tarafından doğuruldun ve doğdun, bir başlangıcın ve bitişin var, susuz gıdasız yaşayamazsın. hal böyleyken kaldıki haşa yalandan sure sallamak anca sallamaktır hiçbir gerçekliği yoktur. ancak ALLAH bize insanlığın başından beri herşeyi bildirdi biz daha dünyada yokken. doğduğumuzda araştırmaya gerek kalmadan hazır gaybi bilgiye doğduk. bunu hala yalanlamak kafamı tutmak gerekir? Siz batıldasınız, hurafeye saptınız, putataparlar gibi putlaştırdınız, Allah'a ortak koştunuz, Allah adına konuşup, bunu da bir kağıda yazdırınca delil saydınız, Allah adına, Allah'ı aciz gösteren, sırf kendi çıkarlarınız için, içinde Allah'ın kudreti, gücü, iradesiyle ters düşen şeyler tıkıştırdınız, sırf o zamanlar bazı insanlar Allah adını kullanıp çıkarlar elde etmek istedi diye. Allah kendisi için sizden savaş isteyecek, kendisine inanmanız için size yalvaracak, bana inan, bana inan diyecek(neden desin inanmanı isterse o an inanırsın zaten), bana inanın demişse dilemiştir zaten!, kendisine inanırsanız şeker, inanmazsınız sopa diye bir yol tutacak kadar aciz mi, hele ganimet için?... Dilerse inanır, dilerse inanmazsınız, bu dileğinden geçer, kimseye şahsen bana inan sana ödül vereceğim, inanmazsan döverim diyecek kadar aciz değildir, dilerse inanır, dilemezse inanmazsınız, dilerse kullarına topluca bildirebilir, aracı, postacı, aracıya aracı-Cebrail- tutmaz, ihtiyaç duymaz, siz bilmezsiniz yalnız o bilir. Allah'ın kararını sorgulamak size mi kaldı? Allah'ın dediği olur, ancak Allah'ın dilediği gerçekleşir, şimdi bunları inkar mı edeceksin? İnkar etme, din kurdunuz Allah'ın adını sermaye ettiniz. Sizin için korkunç bir azap var. ALLAH Kendisine inanın dediği gibi imtihanda olduğumuzuda buyuruyor. 2 - Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden (erkek ve kadın sularından), işiten gören bir varlık olarak yarattık. 3 - Kuşkusuz biz ona yolu gösterdik; (artık) ister şükredici olsun, ister nankör." (İnsan Suresi) ardından bu Ayet geliyor; 4 - Çünkü biz, kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırlamışızdır. ALLAH, bize yol gösterdi ve bu yola uyarsın uymazsın diye tercihi sana bıraktı ama kendisine inkarcı olarak dönmesine müsade etmiyor. inkarla gelirsen bende seni reddederim diyor. o yüzden son paragrafda yok ganimet yok dilerse inanır dilerse inanmaz lakırdılarını bırak. bunlar boş laf. sen planlarını günlük yaparsın, O ise Ezeli ve Ebedidir. asıl onun planlarından sanane sen ne karışıyorsun imtihanda kurar. kalbinden bir anda geçen küfür için dilerse seni yakar kahreder. yinede bunu yapmıyor. normalde sen inkar ettiğinde hemen senden nefesi suyu gıdayı herşeyi kesmesi gerekir. Mülk O'nundur. O'nun Mülkünde olanlar O'na itaat ederler. kainattan hiçbiri itaat dışına çıkmıyorda senmi kendini haklı görüyorsun? bu saçmalıktır. sen kainatın yanında hiçbirşey değilsin, ölümün bile o kadar basit nedenlerle geliyorki, öldükten sonra az önce varmıydın yokmuydun kimse umursamıyor. |
Allah, kendisine inanmamı mı istiyor?
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Neden? Ne faydasi var bizim Allah'a inanmamizin, buna neden IHTIYACI var "adamin" ? Japonlar inanmiyor, hatta milyarlarca insan inanmiyor. Sadece Araplar ve Araplarin kiliçtan geçirdigi toplumlar inaniyor Arap Tanrisina. Japonlar ve dünyada ki milyarlarca insan sirf "inanmadiklari" için kötü insanlar mi oluyorlar? "Evet, sirf inanmadiklari için kötü insanlar ve sonsuza kadar derileri degistirile degistirile azabi hakederler" diyorsan, Allah o insanlara neden "kitap" ve "peygamber" göndermedi? Sadist mi? Adaletsiz mi? Psikopat mi? Gerizekali mi? Sen Allah olsaydin, koca dünya'da bu kadar kavim varken sadece birtanesine kitap/peygamber gönderip, sonra da simdi gidin benim "hak dinimi" kiliçla tüm dünya'ya yayin der miydin? "Onlarin kadinlari, evli olsalar bile size helaldir" der miydin? "Allah katinda din Islamdir" der miydin? "Mümin olmayanlar, ne kadar iyilik yaparlarsa yapsin, hepsi bosa gidecek ve onlar sonsuz azap görecek" der miydin? |
[QUOTE=Dusunen adam;606583]Neden? Ne faydasi var bizim Allah'a inanmamizin, buna neden IHTIYACI var "adamin" ? şu ağzını topla! erkek ve dişilik isnad edip ifadelendirme bende seni karşımda karı diye baz alır konuşurum. O'nun yarattığı suyu, gıdayı, havayı, gözü, ağzı, burnu, kulakları (bedeni) kullandığına göre O'nun değil senin ihtiyacın var. ölümle birlikte bunları geri almıyormu bizden? üstelik kafir olarak O'na döndüğünde nankörlüğün sebebiyle burnundan nasıl fitil fitil getireceğini sen düşün.
Japonlar inanmiyor, hatta milyarlarca insan inanmiyor. Sadece Araplar ve Araplarin kiliçtan geçirdigi toplumlar inaniyor Arap Tanrisina. Japonlar ve dünyada ki milyarlarca insan sirf "inanmadiklari" için kötü insanlar mi oluyorlar? madem o inanmıyor bu inanmıyorda, yeryüzünde 1.5 milyarı aşkın müslüman nasıl oluyor? günümüzde arapları toplasan kaç insandan oluşuyor? inkar için neyin palavrasını sıkıyorsun bana ya. "Evet, sirf inanmadiklari için kötü insanlar ve sonsuza kadar derileri degistirile degistirile azabi hakederler" diyorsan, Allah o insanlara neden "kitap" ve "peygamber" göndermedi? Sadist mi? Adaletsiz mi? Psikopat mi? Gerizekali mi? biz bile bu ülkede yaşıyoruzda bize Kitap'mı geldi? taa uzakta olan Araplardan başlayarak yayılan Din, bu topraklara nasıl geldi? onlarda arayıp bulup getirselerdi? hakikati arayanlar için hakikatler saklanıyormu gizleniyormu? günümüzde kafir bir ailede doğup sonrasında Müslüman olanlar olabiliyorken, senin gibi Müslüman bir toprakda ve ailede doğup mürted olanlarda olabiliyor. bu bahanelerin arkasına saklanıp, ALLAH'a asılsız iftiralar atma, sen doğduğundan zamandan beri aklını kullanarak uzaklarda yapılan (gavurun elindeki) teknolojiyi anladın idrak ettin kendi evine getirdinde, "bu kainata ben nasıl geldim bu kainatı Yaratan kim" diye sorup Hakikatlerimi anlayamadın cevapmı bulamadın? bırak bu bahaneleri. bunlar sıvışmaktan ibaret davranışlar. Sen Allah olsaydin, koca dünya'da bu kadar kavim varken sadece birtanesine kitap/peygamber gönderip, sonra da simdi gidin benim "hak dinimi" kiliçla tüm dünya'ya yayin der miydin? "Onlarin kadinlari, evli olsalar bile size helaldir" der miydin? "Allah katinda din Islamdir" der miydin? "Mümin olmayanlar, ne kadar iyilik yaparlarsa yapsin, hepsi bosa gidecek ve onlar sonsuz azap görecek" der miydin? O'nun Ezeli ve Ebedi Hükümlerine ortakmı çıktın sen, ne demek sen haşa O olsaydın? "(Ey Muhammed!) De ki: "Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, (tükeneceği endişesinden) fakirlik korkusunu elden bırakmazdınız." Doğrusu insan çok cimridir." (İsra Suresi 100. Ayet) hal böyleyken sen haşa O'nun adına konuşup, sen olsaydın deyip kitap gönderirmiydin yok şöyle yaparmıydın yok böyle yaparmıydın deme. sen, öyle bir Kudret'in haşa dengi olsan elindekileri paylaşmaz, oturduğun yerde kibirden kasıldıkça kasılırdın. sadece caka satardın. halâ da İslam'la kılıçla yayıldı diyor. bu ne terbiyesizlik ya. İslam kılıçla yayılacak olsa Peygamber taifde kendisine taş atılmasına müsade edermiydi? İslam, kan dökülerek yayılacak olsa kaç kere geçmiş toplumların başına gelen gibi helak Emri geldi Peygamberimize fakat O her defasında helak'ın önüne geçti. kan istese önüne geçermiydi? şu da var; Müslümanlar, kitab ehliyle ve kafirlerle kaç defa savaş yapılmaması hususunda anlaşma yaptılar, fakat bozanlar kalleşlik yapanlar onlar oldu öyle durumda kendilerine savaş açılıp öldürülmeleri Hak'tır. bunu durduk yere masum insana saldırmayla bir tutamazsın. İslam'dan sonra ümmet içinden gelenlerin zorbalıklarını niye İslam'a mâl etmeye çalışıyorsun? bu ikisini birbirinden ayırın önce, nasılki her Din, tebliğ ettiği Peygamberinden sonra (en fazla) 200 sene hakkıyla ifa edilmiş, sonrasında da inananların yanlış uygulayışları yüzünden emir ve yasaklarında sapmalar olmuş. İslam'da da aynı şey oldu. sen 10 parmağının 10'una da söz geçirebiliyormusun? Peygamberler ne zaman ümmetlerinin içinden (vefat ile) alındı. hemen şaşırmaya başladılar. çünkü emir ve yasak bozmak kendi zorbalıkları yüzünden iliklerine kadar işlemiş. İslam'da da Sahabelerin Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'inde şehitlikleriyle son bulmasıyla, ümmetin içinden bu zamana kadar şaşıranlar çıkmaya başladı. ama kimi şüphelere düşüp bocaladığından kimide nasıl olsa Peygamber yok istediğim gibi at koştururum diye kasten emir ve yasakları çiğnemekten oldu. bunların sebebini İslam'a yüklemeyin. insanların kendi nefislerine uyup yaptıklarından İslam sorumlu tutulamaz. ayrıca iftira atma onların kadınları evli olsalarda sana helaldir diye birşey yok. kafandan attığına göre sen yaparsın öyle bir fuhuşu. Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helâl kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helâl kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lâzım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir. (Ahzap Suresi 50. Ayet) |
Alıntı:
Alıntı:
Demek ki böyle bir isteği olmamış, çünkü inanca göre, Allah ne diler, isterse o gerçekleşir, Allah hem kendisine inanılmasını isteyecek hemde milyonlarca insan inamayacak ve milyonlarcası da başka tanrılara inanacak, bu kudretiyle, kadriyle, gücüyle, iradesiyle, dilediğinin gerçekleşmesi, dediğinin olmasıyla çelişir, aciz bir insanın mı iradesi, Allah'ın iradesini geçersiz kılacak?. Allah kendisine inanmamızı istiyorsa, sana maydonozluk düşmez, istemiş olsaydı öyle olurdu öyle değilse istememiş. Buradan 3 sonuç çıkar; 1.) Allah'ın insanların inanması gibi bir isteği, dileği yok! Allah buyurmaz, buyurmaya gereksinimi yok çünkü diler, dileği de gerçek olur. Bu bakımdan senin gibilerin Allah adına başkalarından istekte bulunup, kendi isteğini, Allahın dileği gibi göstermen şirktir, haddini bilmezliktir, inanca terstir, dindir-inanç siyasetidir-. 2.) Ya da Allah böyle isteklerde bulunmadı böyle beklentileri, muhtaçlığı olmadı, ama lafla, sözle kolayca Allah adına konuşanlar, kendileri Allah adına böyle şeyleri, bir çok çıkarı, arzusu için uydurdu, diğerlerini de bunu Allah söyledi diye kandırdı. Ama böylece de bir çok insanı kendi güdümlerine aldılar, kullandılar, yararlanabildiler-ganimetler için. Demek ki envai dinle, inandığınız tanrıların hiç birisi asıl tanrı değil, çünkü tanrı dilediği, istediği an gerçekleşiyorsa kimse dışında kalamaz, kalınıyorsa demek ki inanılanlar tanrı değil, onlar olmayan bir isteği varmış gibi gösteriyorlar. 3.) Allah diye bir şey yok, insanlar kendileri, kendi aciz kaldığı konularda, sığınacak şeyler uydurmuş ve arzualrını gerçekleştirsin diye de inanmış, inanmak sitemiş, öyle olsun istemiş, bu sebeplede arzualrını gerçekleştireceğini varsaydıkları veya sandıkları şeyler uydurmuşlar. Bu konuyla ilgili de vay efendim Gazalinin o kitabını kimler basmış vs, hadisleri, Kur'an'ı kimler yazıp, basıyorsa... Adamın kabak gibi kaynağı var, ötekide kabak gibi kendi eserinde dile getirmiş. Anlamadığın yukarıda basit açıklamalarda bulundum, bazıları senin inancının yapmacık, uydurma olduğunu anlamış çünkü Allah'ın dediği olur, Allah dilemişse gerçekleşir, eğer gerçekleşmemişse Allah dilememiştir diye düşünüyor, yani inancı sağlam. Sana böyle düşünenlere isnat hakkı düşmez, çünkü derler ki, doğrusunu Allah bilir, Allah adına söylenmiş, yazılmış hiç bir şeyin Allah tarafından söylendiğine emin olamayız, bilemeyiz der ve senin bildiğin hiç bir şeyin doğru olduğunu sen bilemezsin, biliyormuş gibi de yapamazsın, çünkü doğrusunu yanız Allah bilir der. Sen Allah mısın da doğruyu yalnızca kendin bildiğini iddia ediyorsun?. Allah buyurmaz, emretmez, ama bu dinde bir dolu buyruk var, buyurmak Allah'ı aciz göstermektir, çünkü o ne isterse gerçekleşir, o sebeple de kimseye buyurmaya, yapması için yalvarmaya, zorlamaya muhtaç değildir vs diye düşünerek senin masalalrını ret edip, yalnız Allah'a yönelir, Allah'da kaybolur... Artistliği bırak, her cevabında iftira, inkar isnatlarından vazgeç, para etmez, ikide birde insanlara yanacaksınız, azap olacak, zincirleneceksiniz tadında ha lafla ha yazıyla söylenmiş olan tehditler savurma, şimdi Zeus'a inanan birisinden de aynı lafları buraya koysak, ne yani o tehditler bizi ırgalayacak mı? Seni ırgalar mıydı Zeus'un tehditleri? Kimseyi kendi kafana göre bir kılıfa sokma, görüş düzeyinde yazacaksan yaz, ama bu kafayla yazacaksan ait olduğun yere, artistler, haddini bilmeyen cahiller diyarına git ya da olduğun yere göre davran... Doğru benim kibirini bırak, sen iddialarında en fazla öyle inandığını beyan edebilirsin, çünkü inancına göre doğrusunu yalnız Allah bilir, sen değil ve sen Alah değilsin. |
[QUOTE=spartacus;606607]Evet dediğin an sen Allah adına-yerine konuşmuş oluyorsun, şirk... Evet dediğin an bu isteğin gerçekleşmiş olması lazım, o zaman inanmayanlardan söz etme ya da anla ki Allah'ın böyle bir isteği yok, sen şirk yapıyor, adına gerçekleştirmeye gücünün yetmediği, aciz kaldığını iddia ettiğin lafla, kendin istek de bulunuyor, adına konuşuyorsun demektir, haddini bilmiyorsun! Şirk yapıyorsun... o yüzden evet deyip sadece cevap verdim. böyle bir densizlik yapacağını bildiğimden amacının bu olduğundan sadece "evet" dedim bakalım altından ne çıkacak diye. lafa bak evet dediğim an, ALLAH adına konuşmuş olurmuşum. ben, O'nun adına konuşmuyorum o zaten Kur'an'da açıkça ilan ettiği birşeyi sanada açıklamışım ne var bunda. eğer O hiçbirşey bildirmeseydi ben durduk yere olmayan birşeyi çıkarsaydım O'nun adına konuşmuş olurdum. neyin ergenliği bu ya. 0-6 yaş arası kaçtane adam var burda? bak Ayet'de ALLAH iman etmemizi istiyormu istemiyormu?
"Eğer inkâr edecek olursanız, şüphesiz Allah hiçbirşeye ihtiyacı olmayandır ve O, kulları için inkâra rıza göstermez. Ve eğer (iman edip)şükrederseniz ondan razı olur. Hiçbir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz, böylece yaptıklarınızı size haber verecektir. Şüphesiz O, sinelerin özünde saklı olanı bilendir." (Zumer Suresi 7. Ayet) Ayeti oku bak, kör adam. inkara razı olmayan ALLAH, neyi istiyormuş bizden? biz ne yaparsak razı olurmuş? ya sen kazı çevir durmadan çevir hep çevir. Demek ki böyle bir isteği olmamış, çünkü inanca göre, Allah ne diler, isterse o gerçekleşir, Allah hem kendisine inanılmasını isteyecek hemde milyonlarca insan inamayacak ve milyonlarcası da başka tanrılara inanacak, bu kudretiyle, kadriyle, gücüyle, iradesiyle, dilediğinin gerçekleşmesi, dediğinin olmasıyla çelişir, aciz bir insanın mı iradesi, Allah'ın iradesini geçersiz kılacak?. Allah kendisine inanmamızı istiyorsa, sana maydonozluk düşmez, istemiş olsaydı öyle olurdu öyle değilse istememiş. // bu paragrafda da şu Ayet'i inkar ettin sen "Şüphe yok ki biz insanı, bir katre sudan, erkeklik suyuyla kadınlık suyunun rahîmde birleşmesinden, onu işiten ve gören bir varlık olarak yarattık. biz onu deniyoruz. ona doğru yolu gösterdik. artık ister şükreden bir Mümin olsun isterse nankörlük eden bir kafir" (İnsan Suresi) işte nankör sensin. ALLAH inanmanı istiyor ama bunu zorla yaptırmıyor sana, eğer zorla yaptırsaydı senden inkar seçeneğini alırdı. zorla boyun eğdirirdi. Ayet göndermesinede gerek kalmazdı. O, seni deniyor kör cahil, buna karşın sen bana maydonozluk etme derken direk Peygamber (S.A.V.) bile bu hakareti etmiş oldun, çünkü asıl O insanları İslam'a İman'a çağırdı. Peygambere hakaret ettireceğime senin ailene hakaret ederim daha iyi. siz ailece nankör kafirsiniz o zaman. ebeveynlerinde böyle düşünüyorsa hepiniz kafirsiniz öylecede kalın. ALLAH'ın gazabı üzerinize olsun. üstte cevap verdim. ALLAH inkara sapmamıza razı olmadığı için Ayetlerini indirdi. bize doğruyu gösterdi. O'nu haşa inkar eden diğer milyonlarca insan sırf bilerek kasıtla inkar ettikleri için cezasını hakettikleri şekilde çekecekler. çünkü, ALLAH inkar edilemez. Buradan 3 sonuç çıkar; 1.) Allah'ın insanların inanması gibi bir isteği, dileği yok! Allah buyurmaz, buyurmaya gereksinimi yok çünkü diler, dileği de gerçek olur. Bu bakımdan senin gibilerin Allah adına başkalarından istekte bulunup, kendi isteğini, Allahın dileği gibi göstermen şirktir, haddini bilmezliktir, inanca terstir, dindir-inanç siyasetidir-. 2.) Ya da Allah böyle isteklerde bulunmadı böyle beklentileri, muhtaçlığı olmadı, ama lafla, sözle kolayca Allah adına konuşanlar, kendileri Allah adına böyle şeyleri, bir çok çıkarı, arzusu için uydurdu, diğerlerini de bunu Allah söyledi diye kandırdı. Ama böylece de bir çok insanı kendi güdümlerine aldılar, kullandılar, yararlanabildiler-ganimetler için. Demek ki envai dinle, inandığınız tanrıların hiç birisi asıl tanrı değil, çünkü tanrı dilediği, istediği an gerçekleşiyorsa kimse dışında kalamaz, kalınıyorsa demek ki inanılanlar tanrı değil, onlar olmayan bir isteği varmış gibi gösteriyorlar. 3.) Allah diye bir şey yok, insanlar kendileri, kendi aciz kaldığı konularda, sığınacak şeyler uydurmuş ve arzualrını gerçekleştirsin diye de inanmış, inanmak sitemiş, öyle olsun istemiş, bu sebeplede arzualrını gerçekleştireceğini varsaydıkları veya sandıkları şeyler uydurmuşlar. iftiracı nankör. sıkışıyorsunuz ve elinizde savunacak birşey olmadığında da yalanlara dolanlara başvuruyorsunuz. inkar ettiğinizi açık açık söyleyin bari mert olun biraz nankörler. Bu konuyla ilgili de vay efendim Gazalinin o kitabını kimler basmış vs, hadisleri, Kur'an'ı kimler yazıp, basıyorsa... Adamın kabak gibi kaynağı var, ötekide kabak gibi kendi eserinde dile getirmiş. densiz insan. sen, ALLAH katından inen Kur'an'ı aşikar inkar ediyorsun ama insan elinden çıkan bir yazıya itibar ediyorsun. sizin nankörlüğünüz böyledir. Gazali ve İbn-i Sina hangi yıllarda yaşadı? Peygamberimizin Hadislerinde bile tahrifler oluyorda ondamı olmayacak? Anlamadığın yukarıda basit açıklamalarda bulundum, bazıları senin inancının yapmacık, uydurma olduğunu anlamış çünkü Allah'ın dediği olur, Allah dilemişse gerçekleşir, eğer gerçekleşmemişse Allah dilememiştir diye düşünüyor, yani inancı sağlam. Sana böyle düşünenlere isnat hakkı düşmez, çünkü derler ki, doğrusunu Allah bilir, Allah adına söylenmiş, yazılmış hiç bir şeyin Allah tarafından söylendiğine emin olamayız, bilemeyiz der ve senin bildiğin hiç bir şeyin doğru olduğunu sen bilemezsin, biliyormuş gibi de yapamazsın, çünkü doğrusunu yanız Allah bilir der. Sen Allah mısın da doğruyu yalnızca kendin bildiğini iddia ediyorsun?. Allah buyurmaz, emretmez, ama bu dinde bir dolu buyruk var, buyurmak Allah'ı aciz göstermektir, çünkü o ne isterse gerçekleşir, o sebeple de kimseye buyurmaya, yapması için yalvarmaya, zorlamaya muhtaç değildir vs diye düşünerek senin masalalrını ret edip, yalnız Allah'a yönelir, Allah'da kaybolur... Artistliği bırak, her cevabında iftira, inkar isnatlarından vazgeç, para etmez, ikide birde insanlara yanacaksınız, azap olacak, zincirleneceksiniz tadında ha lafla ha yazıyla söylenmiş olan tehditler savurma, şimdi Zeus'a inanan birisinden de aynı lafları buraya koysak, ne yani o tehditler bizi ırgalayacak mı? Seni ırgalar mıydı Zeus'un tehditleri? Kimseyi kendi kafana göre bir kılıfa sokma, görüş düzeyinde yazacaksan yaz, ama bu kafayla yazacaksan ait olduğun yere, artistler, haddini bilmeyen cahiller diyarına git ya da olduğun yere göre davran... Doğru benim kibirini bırak, sen iddialarında en fazla öyle inandığını beyan edebilirsin, çünkü inancına göre doğrusunu yalnız Allah bilir, sen değil ve sen Allah değilsin. // söylediklerinin hepsi boş, üst paragraflara yazdığım cevaplarla bu kadar yazdığın yazıyı boşa çıkardım. ister inan ister inanma seni zorlayan yok. kalkıp, ALLAH adına yalan konuşamazsın, inkarcı nankör. asıl sensin inkarcısın, o Ayete aykırı konuştuğun için sensin iftiracı ve inkarcı. cümle alemde duysun şahit olsun buna. asılsız yazılarla ALLAH'a ve Dinine iftira eden siz nankörler ALLAH'ın lanetine uğrayın. artık bu apaçık belli ki siz şiddetle ALLAH'ı Kur'an'ı inkar eden kafir bir toplumsunuz. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Allah'ın isteği-dilediği olur mu? Evet mi? O halde sen yalancı bir maydanozsun. Çünkü ben inanmıyorum... Demek ki Allah kendisine inanılmasını istememiş, bu senin iftiran, yalanın, inkarın, şirkin. Senin açından bakarsam; kağıtlara insan mürekebbiyle yazılan şeylerin, dilinle, dişin arasından attığın yalanların, delil değildir. ben Allah'ın kendisine inanılmasını beklemediği, istemediğinin canlı deliliyim, delil bizzat benim, somut delilim ve ben burada, Allah orada dururken senin laklakların delil olmaz ve senin cik, ciklerin, şirkin delil değil, anlaşılıyor ki onlar yalan, çünkü Allah kendisine inanılmasını ister de, bu gerçekleşmez mi, kadirliği çöker mi? Evet çöker demedikçe senin laklakların anlamsız, evet diyorsan da tüm laklağın anlamsız... Sen kendi adına konuş, sen kimsin ki, kendi dururken, seni laklakçı tutsun, sana muhtaç olsun? Sen kimsin ki Allah bu işi beceremedi ama ben becereceğim modlarına giresin? Sen kimsin ki Allah'ın dilemesine mani olacaksın, sen kimsin ki Allah'ı bu kadar aciz göstereceksin.... Daha hiç bir kimseyi okumadan hep aynı şeyi yazıyorsun, okumuyorsun, okuduğunu da anlamıyorsun, kodlanmış bir robotsun, tek bildiğin iftira atma, inkar, 50 kere iftira neye denir, inkar neye denir izah ettik oysa, daha sen bu basit ifadeleri anlamıyorsun ki, sen kimsin ki Allahın ilmini anlayasın?. Allah seni ciddiye alsaydı senin dileğin olurdu, itin duası kabul olsaydı gökten kemik yağardı. |
[QUOTE=spartacus;606614]Allah inanmamızı mı istiyor? Evet mi?
Allah'ın isteği-dilediği olur mu? Evet mi? // işine gelincede soruyu değiştir hemen, ALLAH'ın dilediği olurmu? Evet diyor. noldu? az önce inkar ediyordun ya kafir. nolduda iki dakkada çark ettin? az önce ALLAH inanmamızı istemez diyordun? nolduuuu? şimdide ALLAH'ın herşeye Kadir olmasına Dilediğini yapmasına mı taktın? siz, vücutta bir açık buldumu içeriye giren bedeni hasta eden mikrop gibisiniz. yerli yersiz herşeyi inkar etmekde birebirsiniz. değilmi ki "ALLAH inanmamızı mı istiyor?" soruna, ben "Evet" dedikten sonra destan gibi kalleşçe inkar ve reddedici satırları sıraladın. sana bu son satırlardan sonra daha hiçbirşeyi anlatmam. ister inen ister inanma. O halde sen yalancı bir maydanozsun. Çünkü ben inanmıyorum... Demek ki Allah kendisine inanılmasını istememiş, bu senin iftiran, yalanın, inkarın, şirkin. ALLAH herşeye Kadir'dir ve herşey üzerinde dilediğini yapar, ama kullarınıda imtihan eder, kainatta herşey O'nun Kudretine boyun eğmiştir ama insanı iradeyle yaratıp deniyor. O'nun külli iradesiyle bizim cüzi irademizi nasıl kıyaslarsın? heryerden batıyorsun. inkara tam yol alan gemin titanik gibi battı batacak. Senin açından bakarsam; kağıtlara insan mürekebbiyle yazılan şeylerin, dilinle, dişin arasından attığın yalanların, delil değildir. ben Allah'ın kendisine inanılmasını beklemediği, istemediğinin canlı deliliyim, delil bizzat benim, somut delilim ve ben burada, Allah orada dururken senin laklakların delil olmaz ve senin cik, ciklerin, şirkin delil değil, anlaşılıyor ki onlar yalan, çünkü Allah kendisine inanılmasını ister de, bu gerçekleşmez mi, kadirliği çöker mi? Evet çöker demedikçe senin laklakların anlamsız, evet diyorsan da tüm laklağın anlamsız... Sen kendi adına konuş, sen kimsin ki, kendi dururken, seni laklakçı tutsun, sana muhtaç olsun? Sen kimsin ki Allah bu işi beceremedi ama ben becereceğim modlarına giresin? Sen kimsin ki Allah'ın dilemesine mani olacaksın, sen kimsin ki Allah'ı bu kadar aciz göstereceksin.... Daha hiç bir kimseyi okumadan hep aynı şeyi yazıyorsun, okumuyorsun, okuduğunu da anlamıyorsun, kodlanmış bir robotsun, tek bildiğin iftira atma, inkar, 50 kere iftira neye denir, inkar neye denir izah ettik oysa, daha sen bu basit ifadeleri anlamıyorsun ki, sen kimsin ki Allahın ilmini anlayasın?. Allah seni ciddiye alsaydı senin dileğin olurdu, itin duası kabul olsaydı gökten kemik yağardı. ben, ALLAH'ın kendisine inanılmasını istemediğim biriyim dersen yine Zümer Suresindeki "kullarının inkara gitmesine razı olmaz" Ayetine ters düşersin kör ve inatçı cahil. sen kendi yol seçimini ALLAH'a yükleyemezsin. O seni Yaratıp, sana yol gösterdiyse ve sen seçmediysen bu senin suçun. karşına deniz ve ateşten iki yol çıksa, ben zorla ateşi seçicem diyebiliyormusun? kesinlikle en doğru seçimin deniz olduğunu anlayabiliyorsunda, ALLAH'ın yolunumu anlayamıyorsun inatçı nankör? ama o an ateşten yolu seçicem diyemiyorsun değilmi çünkü Ateşin sana mühlet vermeden senin geri dönmene fırsat vermeden seni yakacağını biliyorsun. peki, ALLAH ömrün sonuna kadar size mühlet veriyorsa bu suçmu? inkarmı etmen gerek? "nede olsa bana dokunan yok istediğim lafıda söylüyorum" deyip inkarmı etmen gerek. siz böyle inat ederek bu Ayet'deki herşeye birebir uyuyorsunuz; "onlar (İnanmak için) ille meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin gelmesini, ya da Rabbinin bazı (azap) âyetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Ama Rabbinin (azab) işaretlerinin geldiği gün, daha önce iman etmemiş, yahut imanında bir hayır kazanmamış kimseye, artık inanması bir fayda sağlamaz. De ki: "Bekleyin; biz de beklemekteyiz." (En'am Suresi 158. Ayet) sen apaçık inkarcısın. Ayetlere hep ters düşen boş laflar ediyorsun. boş laf ettiğin gibi meydanda okuyorsun. sen küfrün koyusunda olan nankör bir kafirsin. bundan sonra asla durmayacağım, ister inanın ister inanmayın, bir "Evet" cevabıma karşılık, şiddetinden inkarın doruğuna tırmanıp, bile bile asılsız iftiralarla ALLAH'a ve Dinine saldırıyorsun ya; "Fitne tamamen yok edilinceye ve Din (kulluk) de yalnız Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık ve saldırı yoktur." (Bakara Suresi 193. Ayet) sizi ve hain planlarınızı yokedinceye kadar bana durmak yok. yılan olan sizlerin başını her fırsatta ezicem. inkar ettiğiniz Kur'an'la sizin bütün konularınızı mesajlarınızı eleştiricem ve size İslam aleyhine asla fırsat vermeyeceğim. imansız olarak yaşayın imansız olarak geberin. sizin hiçbir dostunuz yok. "(Rahmete nail olamadıklarından) hallerine yer de ağlamadı gök de. onlara mühletde verilmedi." (Duhan Suresi 29. Ayet) |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:28 . |