Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Muhammet Öldürüldü mü? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=29849)

Yaltrack 14-10-2012 04:11

Muhammet Öldürüldü mü?
 
Arif Tekin'i araştırken Uludağ sözlükte aşağıdaki bilgilere ulaştım yorumlarınızı bekliyorum

ALINTI:


bilinmeyen yönleri ile hz. muhammed'in ölümü ismi kitabı çıkmış yazardır.

sünni kaynaklardan can alıcı örnekler vermesi güzel, hoş. fakat yine de şia'lığa has bir hz.ömer ve hz.ebubekir düşmanlığı var sanki. gerçi adam ateist, en başta peygambere karşı orası ayrı dava.

3 halife ile ilgili çok somut örnekler veriyor hadis kitaplarından fakat nedense hz.ali ile ilgili bu kadar acımasız davranmıyor. daha mazlum ya da masummuş gibi gösteriyor. örneğin peygamberin cenazesinin 3 gün yerde yattığını ve bu sırada ebubekir ve ömer'in hilafet peşinde koştuğu için cenazeye bile zar zor katıldıklarını söylüyor. peki bu arada hz.ali ne yapıyormuş sorusuna ise sadece "cenaze işleri ile ilgileniyordu" diye cevap verip çok fazla üstünde durmuyor.

ayrıca ibni kesir'in bidaye-nihaye isimli eserinden de çok önemli bir alıntı yapmış. kitaba göre ibni mesut harfi harfine şunları söylüyor.

"bana teklif edilse ki ey ibni mesut; sen yemin içer misin ki muhammed katledilmiştir diye? ben de derim ki değil bir kere; dokuz sefer bu konuda rahatlıkla yemin içerim ki muhammed suikaste kurban gitmiştir. ancan bana , yemin içer misin ki muhammed bormal eceliyle ölmüştür diye teklif gelse, bu konuda tek bir sefer bile yemin içmem."

neden bu örnek üzerinde durdum. çünkü gerçekten en önemli hadislerden biri. bir sahabe peygamberin suikast ile öldürüldüğünü söylüyor. merak edip kaynağı bir başka yerden buldum ve orda da bu hadis aynen şöyle aktarılıyor.

"beyhakî, abdullah b. mesudun şöyle dediğini rivayet etmiştir: «rasûlullah'm öldürüldüğüne dair dokuz kez yemin edişim, onun öldürülmediğine bir kez yemin edişimden daha çok hoşuma gider. çünkü allah, onu peygamber ve şehid olarak seçmişti.»"

bu da [ http://www.darulkitap.com...ihiibnikesir/indexana.htm kaynak]. 5. cilt 7. bölümde aratarak bulabilirsiniz.

aynı anlama geliyor iki ifade fakat yazarın eklediği ifadeler olmamış tam. ya da arapça orjinali üzerinden kırık meal vererek yaparsa daha iyi anlayacağımızı umuyorum.

ALKA 14-10-2012 04:38

Bazı hadislere göre Muhammed zehirlenmiştir. Bu konuda "Hazreti Muhammed Nasıl Zehirlendi?" isimli Ahmet Almaz'a ait İslami bir çalışma da var. Yani bu konu sadece Arif tekin tarafından ele alınmamış.

Bu hadislere örnek:

Sunan Abu Dawud 4489: "Muhammed, onun ölümüne neden olan sancı hakkında şöyle dedi: "Khaibar'da yediğim bir lokmadan sonra sancılarım başladı. Bu andan beri şahdamarım kesildi".

Sunan İbn Majah 1622: Ayşe dedi ki, "Allah'ın elçisi kadar acı çkene birini daha önce görmedim"

Sahih El Buhari 4428: Ölümüne neden olan hastalığı sırasında Allah'ın elçisi Ayşe'ye, 'ya Ayşe! Khaibar'da yediğim o lokma yüzünden hala ağrım var. Bu zehirin şahdamarımı kestiğimi görüyorum.

Muhammed, iddiaya göre Hayber’e sığınmış olan Benî Nadîr Yahudi’lerinin reislerinden Huyey b. Ahtab’ın kızı Safiyye ile evlenirken düğün yemeğinde ona ikram olarak sunulan koyun etiyle zehirlenmiştir. Zira Muhammed Safiyye’nin babasını ve kocasını savaş sırasında öldürtürmüştür.

Bu zehir onu hemen öldürmemiş tesiri 3 yıl sürmüştür. Rivayete göre aynı lokmadan yiyen başka bir müslüman ise orada hemen ölmüştür. Muhammed'in lokmanın tamamından yememiş olduğu için daha bir süre yaşadığını söyleyenler de var.

Alibey 01-07-2015 15:00

Muhammet ortalıkta yerime ali geçecek diye konuşmaya başlayınca taht kavgasıda başlamıştır.peki ayşe inanıyormuydu bu işlere önce ona bakalım.
MUHAMMED’E İNANMIYORDU

Bu konudaki en meşhur argüman, Aişe’nin “Bakıyorum senin Allah’ın, senin zevkin doğrultusunda acele ederek hemen ayet gönderiyor.” sözleridir. Senin Allah’ın ne demek?Açıkça Allah’ın Muhammed’e has bir şey olduğunu söylüyor. Yani kendisinin bir Allah’ı bulunmadığını, dolayısıyla Muhammed’in peygamberliğine de inanmadığını ilan ediyor. Çok çok önemli bir hadis bu ama nedense pek dikkate alınmıyor. Daha çok Aişe’nin yaşı tartışılması 1400 yıldır gündemde tutuluyor. Sanki Aişe 19 yaşında olunca tüm sorunlar çözülecekmiş gibi!
Ve ayşe ali kavgaları

Aişe, Hasan öldükten sonra dedesi Muhammed’in yanına defnedilmesine izin vermemiştir. Muhammed Aişe’yi de, Hasan’ı da çok seviyor ama Aişe’nin yaptığına bakarmısınız.! Aişe önce ”Osman’ı öldürün” diye fetva vermiş. Osman ölüp Ali halife olunca da ”keşke Osman öldürülmeseydi” demiş. Aişe ne dediğini, ne yaptığını kesinlikle bilmiyor. Böyle bir kişinin hadisleri ile müslümanlar hayatlarına şekil veriyorlar.!

Ve netice
MUHAMMED’İN ÖLÜMÜ

Bu yazıyı yazarken hadislerden faydalandım tabi. Hadislerden anladığım kadarıyla Muhammed ile eşleri arasında ciddi sorunlar var ve bunun nedeni de Muhammed’in ta kendisi. Eşleri arasında adaletli davranmayan, eşleri arasında kavga çıkması için özellikle eşlerini kışkırtan Muhammed’in sonunu da eşleri getirmiştir. Farklı kaynaklarda Aişe ve Hafsa’nın Muhammed’e birşeyler içirdiği ve Muhammed’i öldürdüğü rivayet edilir. Bu konuda Arif Tekin’in kitabı okunmalıdır. Arif Tekin kaynakları ile birlikte bu cinayeti gözler önüne sermiştir.

Muhammed’i Aişe ve Hafsa öldürmüştür ama bu cinayetin tek sebebi Muhammed’in eşlerine bakış açısı değildir. Bu olay daha çok siyasidir. Muhammed’in Ali’yi halife olarak öne sürmesi, daha önce Muhammed’i öldürmeye çalışan Muhammed’in en yakınlarının canlarını iyice sıkmış ve tekrar Muhammed’i öldürmeye karar vermelerine neden olmuştur. Hatta Muhammed öldürüldükten sonra halife olacaklar bile sıralanmıştır. Muhammed’in en yakınları Ebubekir ve Ömer gibi isimler, Muhammed’e tebük seferi ve veda haccı dönüşünde suikast düzenlemek isterler ama başaramazlar. Sonuçta,o zamanlarda etkili bir öldürme yöntemi olan zehirleme yöntemini denerler ve kızları sayesinde bunu başarırlar. Aişe ve Hafsa’nın babaları, kızlarını bir şekilde ikna etmişler ve bu cinayeti işlemelerini sağlamışlardır.

Bu kişiler Muhammed’i bir şekilde zehirleyerek yatağa hapsediyorlar. Muhammed yarı ayılmış şekilde uyanıyor ve kendisine birşeyler içirildiğini farkediyor ve buna çok kızıyor. O esnada odada Muhammed’in amcası Abbas, Aişe ve Hafsa var sadece. Muhammed ”amca, sen hariç bu iki eşim bu ilaçtan içecek” diyor. ”Çünkü sen plandan habersizsin” diyede ekliyor. Yani, Muhammed kendisine karşı bir plan yapıldığını ve planı yapanlarında kim olduğunu biliyor.

Muhammed bu hastalık (zehirlenme) durumunda ”Aişe sen benden önce ölseydin, ben sana dua ederdim” diyerek Aişe’nin ne yaptığını bildiğini ima ediyor. Muhammed daha öncede, Aişe’nin evini göstererek ”işte küfür/fitne buradadır. Şeytanın boynuzunun çıktığı yer burasıdır” demiştir. Hafsa içinde aynı sözleri söylemiştir.

”Müminlerin annesi” hakkında Muhammed’in söylediği sözlere bakarmısınız.

Birde Muhammed’in vasiyet etmesine izin vermiyor bu ekip. Çünkü Muhammed’in yazacaklarından korkuyorlar ve planlarının bozulmasını istemiyorlar.

Muhammed’in ölümü sonrası Aişe, Muhammed’in ailesine (Fatıma ve Abbas’a) mirastan hiç birşey alamayacaklarını söylüyor. Ömer zamanında ise, Hayber gelirlerinden mahsul alan Aişe ile Hafsa’ya (Muhammed’i öldürenler) o topraklara ortak olma hakkı tanınmıştır. Bu olaylar Muhammed’in öldürüldüğüne işaret eden ciddi argümanlardır

Yukardaki yazılar alıntıdır.:
Peki sizlerin bu konudaki fikirleriniz nedir.

dembaba3444 01-07-2015 17:15

sizce hangi hadislerin guvenirligi yuksek ?

Alibey 01-07-2015 19:52

Islamın 4 halifeside cinayetlerle öldürülmüştü. Ebubekir osnan ali ömer hepside öldürüldü muhammette bu kadersen kurulmuş değil. Bunların hepsi de
I siyasi cinayetler.
Ali nin muhammetten sonra halife olmasını engellemek için ebu bekirin kızı ayşe ile ömerin kızı hafza muhammedin iki eşi muhammedi zehirlemiştir.
Neticede hayberin akarı olan fedek arazisinin geliri muhammedin kızı fatımaya verilmemiştir Torunları yanına gömdürülmemiştir. En sonunda iş muaviye denen soysuza kalmıştır.şimdiki islam artık muhammedin değil muaviyenin kurup formatladığı islam olmuştur. Halen okunan kuranda onun kuranıdır.
Kurduğu imparatorluk en soysuza muhammedin düşmanı muaviye ye miras kalmıştır.
Tarih gerçenten çok farklı bilinen lerden.

dembaba3444 01-07-2015 19:57

Alıntı:

Alibey´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554488)
Islamın 4 halifeside cinayetlerle öldürülmüştü. Ebubekir osnan ali ömer hepside öldürüldü muhammette bu kadersen kurulmuş değil. Bunların hepsi de
I siyasi cinayetler.
Ali nin muhammetten sonra halife olmasını engellemek için ebu bekirin kızı ayşe ile ömerin kızı hafza muhammedin iki eşi muhammedi zehirlemiştir.
Neticede hayberin akarı olan fedek arazisinin geliri muhammedin kızı fatımaya verilmemiştir Torunları yanına gömdürülmemiştir. En sonunda iş muaviye denen soysuza kalmıştır.şimdiki islam artık muhammedin değil muaviyenin kurup formatladığı islam olmuştur. Halen okunan kuranda onun kuranıdır.
Kurduğu imparatorluk en soysuza muhammedin düşmanı muaviye ye miras kalmıştır.
Tarih gerçenten çok farklı bilinen lerden.

Bu anlattiginiz doğruysa İslam gerçek din ama kuran değiştirilmiş sonucuna varmaz miyiz?

Alibey 01-07-2015 22:37

Alıntı:

dembaba3444´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554491)
Bu anlattiginiz doğruysa İslam gerçek din ama kuran değiştirilmiş sonucuna varmaz miyiz?

Dinin gerçek olması için tanrı olması lazım. Kitabın ondan geldiğinin görünür ispatlı bir belgesi olmalı.
İncil gerçek ve doğru bir kitap yazarları belli. İsanın havarilerinin mektupları. Ortada bu tanrı yazısı diye kitap yok.

Felâsife 02-07-2015 00:37

Alıntı:

Alibey´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554426)
Peki sizlerin bu konudaki fikirleriniz nedir.

Olayın bir Suikast olduğu şüphe götürmez bir şey zaten, bu olayın öncesinden de sonrasında da, hatta olay anında bile, yanındakileri kovma meselesi var ki Muhammedin, adeta Muhammed kahrından öldü denilse yeridir.
Öldüğünde bile bir kaç kişinin defin işleri yapması, ölmeden önce gönderdiği görevlere gitmeyenler, evdeki iki kaplan kadın filan derken, olay öyle birilerinin anlattığı gibi tos pembe filan değil.

Arif Tekin bu makaleyi ne yazdı bilmiyorum ama bu Suikast meselesine 89-90 dan beridir vakıfım diyebilirim, o zamanlar bir hocam/abim vardı bu meseleyi anlatırdı, çok dinlemeşimdir, bu yüzden çok hır/gürde olmuştur malum sebeplerden dolayı.
Sonradan buralarda görünce de ben çok şaşırmadım zaten bu meseleyi, okuyan/araştıran bu tip şeylere illaki karşılacaktır.

Alibey 02-07-2015 01:26

Alıntı:

Felâsife´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554544)
Olayın bir Suikast olduğu şüphe götürmez bir şey zaten, bu olayın öncesinden de sonrasında da, hatta olay anında bile, yanındakileri kovma meselesi var ki Muhammedin, adeta Muhammed kahrından öldü denilse yeridir.
Öldüğünde bile bir kaç kişinin defin işleri yapması, ölmeden önce gönderdiği görevlere gitmeyenler, evdeki iki kaplan kadın filan derken, olay öyle birilerinin anlattığı gibi tos pembe filan değil.

Arif Tekin bu makaleyi ne yazdı bilmiyorum ama bu Suikast meselesine 89-90 dan beridir vakıfım diyebilirim, o zamanlar bir hocam/abim vardı bu meseleyi anlatırdı, çok dinlemeşimdir, bu yüzden çok hır/gürde olmuştur malum sebeplerden dolayı.
Sonradan buralarda görünce de ben çok şaşırmadım zaten bu meseleyi, okuyan/araştıran bu tip şeylere illaki karşılacaktır.

Evet sayın felesife bu iş sadece hadislerde değiil ayetlede sabit.
Bakınız ayette açıkça iki karısını suçluyor ve tövbe edin diyor

llah'a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, Salih mü'minler de (onun yardımcılarıdır). Bunlardan başka melekler de ona arka çıkarlar
Bana sabotaja devam ederseniz cebrail sağlam arkadaşlarım ve melekler bana yardım eder diye eşlerini tehdit ediyor. Kalbiniz kaydı diye suçluyor resmen
Gerçi allahı bırakıp cebrail ve arkadaşlarını yardıma çağırması da tuhaf.
Bu olayı esaslı anlamak için arif tekinin yazısı dikkatlice okunmalıdır.

Felâsife 02-07-2015 02:32

Düzeltme: Arif Tekin bu makaleyi ne "zaman" yazdı bilmiyorum ...

Alıntı:

Alibey´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554549)
Evet sayın felesife bu iş sadece hadislerde değiil ayetlede sabit.
Bakınız ayette açıkça iki karısını suçluyor ve tövbe edin diyor

Yani, kuran yönü zaten araştıran için, bu meseleyi olabilir yapıyor ki zemin oldukça müsait anlayana.
Nisa136 İman edenlere İman edin deniyor mesela, demek ki kalpler bayağı kaymış ki tek iman da yeterli değil.
Sonuçta iş taht ve siyaset noktasında ki entrikalardan ötesi değil.

Asinus Orientalis 02-07-2015 09:27

Ölümüne yakın bay Muhammed neye benziyordu ?
 
Bay Muhammed'i ölüm döşeğinde hayal ederken neye benziyor olabilirdi diye düşünürken, muhtemelen iri dudaklı, esmer bir elemandı. Bazen kelimeleri seçmeye zorlanan, hafif kekeleyen yaşlılıktan feri gitmiş bir bay Muhammed. Kocamış, kurdun ve tilkinin maskarası olmuş çok kükremiş yaşlı bir Arap.

Aşağıdaki video ve içeriğini boşverin, zaten videonun ismi barış vizyonu ki bir oksimoron. Benim ölüm döşeğinde gördüğüm bay Muhammed görüntülerdeki Arap'ın yatay hali.



Kocamış, eski kudretli bir çete lideri (her zaman) ortadan kaldırılması gereken biridir. Bu arada görüntülerdeki Arap da çok çok zengin öldü, bilmem haberiniz var mıdır ? Kişisel hesapta 1 milyar dolar veya üstüydü. Bu coğrafyada liderler fakir doğar zengin ölürler.

Alibey 02-07-2015 13:27

Bu kadar kadının canını yakan bu adamın rahat bir ölümle ölmesi uygun olmazdı. Bu kadar çok karısı olan bir kişinin karıları tarafından öldürülmüş olması da büyük bir gerçektir. Ayetinde zaten tahrim 4 ve diger sureler ve pek çok hadis bu öldürmenin şahitleridir. Bir hadiste muhammet ayşenin evini gösterip şeytanın boynuzu burada demesi de ayşe tarafından öldürülmüş olduğunun delidir. Ayşe aslında disiplinsiz bir kadındır. İfk olayında muhammet yeni rle geçirdiği bir kızı dönüş yolunda ırzına geçmeye başlayınca oda dayanamayıp muhammedi deveci ile boynuzlamıştır. Muhammet bundan sonra halkın yüzüne bakamamış sokağa çıkamamış ayşeyi anasının evine göndermiştir.
Muhammedi boznuzlayan bir kadının zehiirleyip öldürmesi de babası ile taht kavgası için olmayacak iş değildir.

Felâsife 02-07-2015 19:33

Alıntı:

Alibey´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554597)
Bu kadar kadının canını yakan bu adamın rahat bir ölümle ölmesi uygun olmazdı.

Muhammed'e de olan nefreti anlayabiliyorum ama bu olaylara nefret ile veya sevgi ile bakmak HİS dediğimiz duygularımızı devreye sokar ki olayları ister istemez perdeler.

Neyse, Antik toplumlarda da evlilik dediğimiz olay var ve bu evlilik olayını iyi irdelemek lazım.
Evlenme iki kişi arasında ki olaydan çok daha kapsamlı, olay genelde "akrabalık ve güç birleşimi" tesisi şeklinde oluyor, Antik dönemlere bu çok çok önemli, hem güçleniyorsunuz bağ kuruyorsunuz hemde akraba olduğunuz aile ile de savaşma riskiniz minimuma indiriyorsunuz.
Veya ortaklık yapıyorsanız, işinizi garantiye alıyorsunuz.
Ayrıca güç dediğimiz şeyin içinde altından ziyade, kalabalık aile/kabile ve çevre desteği ile mümkün ki bu yüzden Antik dönemler de kadınlar ister istemez dış çevrelere veriliyor ve alınıyorlar, duruma göre mal görevide görüyorlar, sigorta görevi de görüyor.

Bu yüzden bir kişi kızı aile büyüğünden istediği gibi, Aynı aile büyüğü kızı/kardeş veya köle hiç fark etmez, ben bunu sana uygun gördüm, kız/kardeş karşıya evlenme teklifi de edebiliyor.

Sorunda tam burada, bu teklifi kabul etmediğinize bu savaş*hır/gür nedeni olabiliyor, zira karşı taraf bunu kendine yapılan Saygısızlık, Onur kırılma, Aşağılanma olarak görüyor. Ve Ataerk bir anlayışta onur kırılmasının tek tedavi şekli var, bunu yapana misliyle ödetmek.

Bu yüzden Muhammedin evlilikleri zaten bu meyanda, dayatma evlilikler, bir gelmiş kızını, biri gelmiş kardeşini sunmuş filan, tek istisnası var o da Zeynep.
Sizleri Muhammed'le Babalarınız, erkek kardeşleriniz nikahladı, beni ise Allah nikahladı. der.

Muhammed'le akraba olduk diye, kalenin içeriden fethi, olayın çirkinleşmesi filan, zaten bu evlilikleri dayatma ve menfaat çerçevesine oturtuyor.
Birileri kendini bayağı garantiye almış görünen o.

Sevgiler

Alibey 02-07-2015 20:40

Felasife kardeşim.
Keşke öyle olsa idi.
Muhammedi öldüren karıları ayşe ve hafsa muhammedin kan kardeşi arkadaşları. Ebubekir ve ömer. Çevre genişletmek diye bir şey yok.Ömer zaten babasının muhammede inanmadığını öğrenince babasının kafasını o anda uçuran kanlı katil. İkisinin de kızlarını çok küçük yaşta muhammede peşkeş çekmişler . tabii bir hesapları var. İşte hesapları muhammetten kalan imparatorluk. İkiside kızlarına öldürtmüşler adamı.
Evet ben biraz sert yazıyorum kabul ediyorum. Özür dilerim. Bu dinler yüzünden insanların ve insanlığın gördüğü , çektiği eziyetleri görünce dayanamıyorum. Daha bundan sonra çekecekleri hariç.

Tabii ganimet cariye bunlar diye koynuna alıp ırzına geçtiği kadınların ahı tutmuştur diyorum. Hele o hayberin komutanın karısının çektiği. Anadını babasını kocasını öldürmüş ganimet almış gidiyorlar. Ağlayan acıdan ölen kadının dönüş yolunda çadırda ırzına geçiyor zavallı safiye nin. Namussuz herif. Demiyeyim de ne diyeyim. Sen söyle bakalım. Böyle ahlaksızlık lar karşınında dilsiz şeytanmı olalım?

Felâsife 02-07-2015 21:15

Alıntı:

Alibey´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554669)
Felasife kardeşim.
Keşke öyle olsa idi.
Muhammedi öldüren karıları ayşe ve hafsa muhammedin kan kardeşi arkadaşları. Ebubekir ve ömer. Çevre genişletmek diye bir şey yok.Ömer zaten babasının muhammede inanmadığını öğrenince babasının kafasını o anda uçuran kanlı katil. İkisinin de kızlarını çok küçük yaşta muhammede peşkeş çekmişler . tabii bir hesapları var. İşte hesapları muhammetten kalan imparatorluk. İkiside kızlarına öldürtmüşler adamı.

İllaki, benden bundan farlı bir şey demiyorum, sonuç bu olmuş, Alinin veliaht söylemleri ortaya çıkınca, birileri allem kullem edip, olayı oldu bittiye getirmiş, evliliklerde ki amaçta bir nevi güce ortak olmak değil, gücü ele geçirmekmiş, buda ortaya çıkmış oldu.
Tabi herkes böyle miydi, değil miydi bilinmez ama iki kurt kendilerince güzel planlar yapmış.
Tuhaf bir hikaye sonuçta.
Alıntı:

Alibey´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554669)
Evet ben biraz sert yazıyorum kabul ediyorum. Özür dilerim. Bu dinler yüzünden insanların ve insanlığın gördüğü , çektiği eziyetleri görünce dayanamıyorum. Daha bundan sonra çekecekleri hariç.

Sizi böyle özür dileyecek bir duruma soktuğum için, asıl ben özür dilerim, amacım bu işlere ne kadar sakin kafa ile yaklaşırsak, o kadar isabetli oluruzdur.

Alıntı:

Alibey´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554669)
Sen söyle bakalım. Böyle ahlaksızlık lar karşınında dilsiz şeytanmı olalım?

Yo ben bu işlere hiç bilindik yöntemlerle bakmam, helede birileri böyle anlattı diyede bir olayı öyle yorumlamam, zira onların dediği gibi yaparsam, onlar olurum.
Onlar olunca da onların kin, nefret veya sevgisini de üzerime almış olurum ki bu benim ele geçirilmem demek olur.

Özetle ben bu olaylara, belki diyeceğim tuhaf gelecek ama ruhsuz bakarım, tepkisiz bakarım.
Bu da beni Şeytan yapacaksa (birileri dedi diye) varsın yapsın n'olacak, bu ele geçirilmekten iyidir, diye düşünürüm.

Geriye kalan, bu devride insan yolunu bulamamışsa, zaten vah ki ne vah, bu hiç bir şey tesir etmez.

Sevgiler

Boolean 02-07-2015 21:24

Muhammed hayattayken eşleri arasında kimin babası halife olacak çekişmesinin döndüğü belli zaten. Muhammed de bunu biliyormuş.

Mesela; Hafsa kendisini Marya ile yatakta yakalayınca, Hafsa'nın gönlünü almak için ona....

"Sana bir müjdem var. Ebubekir'le Ömer, benden sonra, ümmetin işlerini ele alacaklar (halife olacaklar)."

diyor.

Önemliymiş demek ki Muhammed'den sonra kimin Halife olacağı kadınlarının arasında.

Alibey 03-07-2015 07:43

Alıntı:

Boolean´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554673)
Muhammed hayattayken eşleri arasında kimin babası halife olacak çekişmesinin döndüğü belli zaten. Muhammed de bunu biliyormuş.

Mesela; Hafsa kendisini Marya ile yatakta yakalayınca, Hafsa'nın gönlünü almak için ona....

"Sana bir müjdem var. Ebubekir'le Ömer, benden sonra, ümmetin işlerini ele alacaklar (halife olacaklar)."

diyor.

Önemliymiş demek ki Muhammed'den sonra kimin Halife olacağı kadınlarının arasında.

Evet sevgili boolean kardeşim. Aynen dediğin gibi olmuş.
Muhanmmet zaten kısırdı ve erkek bir evladı yoktu.yerine vekil burakacak . Bu durumda karılarının babaları yerine geçmek istemiş.
Bunlardan hariç olarak gelenlerde osman ve ali yi de karısı ayşe öldürtmüştü. Yani ayşe sadece muhammedin değil osman ve alinin de katilidir. Satyın arif tekinin makalesinde bu konular açıkça anlatılmalta. Ayşe osman boşuna öldü demiştir. Alide de muaviye ile işbirliği yaptığı her yerde yazılıdır.
Herkese günaydın.

mustafa sarp 03-07-2015 08:32

Alıntı:

Alibey´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554772)
Evet sevgili boolean kardeşim. Aynen dediğin gibi olmuş.
Muhanmmet zaten kısırdı ve erkek bir evladı yoktu.yerine vekil burakacak . Bu durumda karılarının babaları yerine geçmek istemiş.
Bunlardan hariç olarak gelenlerde osman ve ali yi de karısı ayşe öldürtmüştü. Yani ayşe sadece muhammedin değil osman ve alinin de katilidir. Satyın arif tekinin makalesinde bu konular açıkça anlatılmalta. Ayşe osman boşuna öldü demiştir. Alide de muaviye ile işbirliği yaptığı her yerde yazılıdır.
Herkese günaydın.

O degilde ben bu muhammedin kisir olmasi erkek evladi olamamasini gordukce, yukarda bir tanri gercekten var mi diye dusunmeye basladim. Dusunsenize bu soysuzun da soyunu uzatacak bir veliahti olsaydi.................. Sanki yukarda bunu goren bir tanri bu soysuzun soyunu kesmis resmen. Sebep olacagi pisligi,zulmu gormus gibi. Gerci tam olarak kesilmis degil baya zulm olmus ve devam etmekte ama hani kotunun kotusu de olabilirdi. Suan da bizler mesela recmle kizlarimizi taslayip, savaslarda kocalarini oldurdugumuz kizlarin sabi subyanlarin irzina geciyor da olabilirdik, bunlari konusmak yerine.

Bence cok kucuk bir nuans olan bu sey, ayni evrimin insani yaratmasi kadar buyuk bir iyi yonde degisime sebep olmus olabilir.

Ornegin ibrahimle hacer kac yasinda cocuk sahibi olmuslar. (Tabi hikaayedir o ayri, sonucta dine inanan herkes bunu gercek kabul ediyor.) Ama gel gor ki kainatin yaratilmasina sebep olan pis bedevinin soyu bicakla kesilir gibi kesilmis. Olasilik hesabi yapmak daha cok isime gelir normalde ama eski aliskanlik herhalde tanriya baglamak daha kolay mi geldi bana anlamadim.

Alibey 04-07-2015 05:59

OSayın mustafa sarp
Dediğiniz gibi birde kısır olmasaydı muhammed ardında 20 erkek evlat.gör sen cümbüşü. Evet allah acımışta kısır yapmış muhammedi.
Gelelim öldürülme sahnesine.

Muhammed’i Aişe ve Hafsa öldürmüştür ama bu cinayetin tek sebebi Muhammed’in eşlerine bakış açısı değildir. Bu olay daha çok siyasidir. Muhammed’in Ali’yi halife olarak öne sürmesi, daha önce Muhammed’i öldürmeye çalışan Muhammed’in en yakınlarının canlarını iyice sıkmış ve tekrar Muhammed’i öldürmeye karar vermelerine neden olmuştur. Hatta Muhammed öldürüldükten sonra halife olacaklar bile sıralanmıştır. Muhammed’in en yakınları Ebubekir ve Ömer gibi isimler, Muhammed’e tebük seferi ve veda haccı dönüşünde suikast düzenlemek isterler ama başaramazlar. Sonuçta,o zamanlarda etkili bir öldürme yöntemi olan zehirleme yöntemini denerler ve kızları sayesinde bunu başarırlar. Aişe ve Hafsa’nın babaları, kızlarını bir şekilde ikna etmişler ve bu cinayeti işlemelerini sağlamışlardır.

Bu kişiler Muhammed’i bir şekilde zehirleyerek yatağa hapsediyorlar. Muhammed yarı ayılmış şekilde uyanıyor ve kendisine birşeyler içirildiğini farkediyor ve buna çok kızıyor. O esnada odada Muhammed’in amcası Abbas, Aişe ve Hafsa var sadece. Muhammed ”amca, sen hariç bu iki eşim bu ilaçtan içecek” diyor. ”Çünkü sen plandan habersizsin” diyede ekliyor. Yani, Muhammed kendisine karşı bir plan yapıldığını ve planı yapanlarında kim olduğunu biliyor.

Muhammed bu hastalık (zehirlenme) durumunda ”Aişe sen benden önce ölseydin, ben sana dua ederdim” diyerek Aişe’nin ne yaptığını bildiğini ima ediyor. Muhammed daha öncede, Aişe’nin evini göstererek ”işte küfür/fitne buradadır. Şeytanın boynuzunun çıktığı yer burasıdır” demiştir. Hafsa içinde aynı sözleri söylemiştir.

”Müminlerin annesi” hakkında Muhammed’in söylediği sözlere bakarmısınız.

Birde Muhammed’in vasiyet etmesine izin vermiyor bu ekip. Çünkü Muhammed’in yazacaklarından korkuyorlar ve planlarının bozulmasını istemiyorlar.

Muhammed’in ölümü sonrası Aişe, Muhammed’in ailesine (Fatıma ve Abbas’a) mirastan hiç birşey alamayacaklarını söylüyor. Ömer zamanında ise, Hayber gelirlerinden mahsul alan Aişe ile Hafsa’ya (Muhammed’i öldürenler) o topraklara ortak olma hakkı tanınmıştır. Bu olaylar Muhammed’in öldürüldüğüne işaret eden ciddi argümanlardır.

Hasta yatağında bakınız tahrim:4 suresinde iki eşine ey prygamber eşleri siz ikiniz kalpleriniz kaydı allaha tövbe edin. Diye iki karını resman suçluyor. Ayetten foğru delilmi olur.

Diyanet Meali :
66.4 - (Ey peygamber’in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah’a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü’minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.

Neva 04-07-2015 08:51

Alıntı:

Felâsife´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554658)

Neyse, Antik toplumlarda da evlilik dediğimiz olay var ve bu evlilik olayını iyi irdelemek lazım.
Evlenme iki kişi arasında ki olaydan çok daha kapsamlı, olay genelde "akrabalık ve güç birleşimi" tesisi şeklinde oluyor, Antik dönemlere bu çok çok önemli, hem güçleniyorsunuz bağ kuruyorsunuz hemde akraba olduğunuz aile ile de savaşma riskiniz minimuma indiriyorsunuz.
Veya ortaklık yapıyorsanız, işinizi garantiye alıyorsunuz.

Cok dogru bir noktaya dikkat cekmissin sevgili Felasife.. Antik evlilikler kapsamli icerik olarak, hos gunumuzde de benzer bir kismi ile.

dembaba3444 04-07-2015 09:07

hz muhammed ile ilgili 3 soru
 
1. onun sehvetinden dolayi cok evlilik yaptigi soyleniyor ama nikahina aldigi kadinlarin yasinin 50 den fazla olmasi celiski degil mi?

2. eger zehirlendi ise neden kimisi aise ve hafsa derken kimisi de safiye diyor. hangisi gercek? sizce hangisi daha tutarli?

Sunan Abu Dawud 4489: "Muhammed, onun ölümüne neden olan sancı hakkında şöyle dedi: "Khaibar'da yediğim bir lokmadan sonra sancılarım başladı. Bu andan beri şahdamarım kesildi".

Sahih El Buhari 4428: Ölümüne neden olan hastalığı sırasında Allah'ın elçisi Ayşe'ye, 'ya Ayşe! Khaibar'da yediğim o lokma yüzünden hala ağrım var. Bu zehirin şahdamarımı kestiğimi görüyorum.

ve ayet : “Eğer siz ikiniz (Peygamber eşleri) Allah’a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, Salih mü’minler de (onun yardımcılarıdır). Bunlardan başka melekler de ona arka çıkarlar.”
ayet ve hadisler de birbiriyle celiskili


3. eger kisirsa fatima kimin kizi ? nerden cikti ? bi de diger olen cocuklari varmis.

bu konular hakkinda bilgi sahipleri beni kaynagiyla beraber aydinlatirsa sevinirim

Felâsife 04-07-2015 09:24

Alıntı:

Neva´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554931)
Cok dogru bir noktaya dikkat cekmissin sevgili Felasife.. Antik evlilikler kapsamli icerik olarak, hos gunumuzde de benzer bir kismi ile.

Teşekkür ederim, geçmiş yaşamlarının bu yönleri hep ilgimi çekti, insanlık bu günlere hiç kolay gelmemiş, onca zorluk içinden seçtikleri yollar hiç rast gele değil, hep bir amacı mantığı var, saygı duyuyorum bu yönlerine.

Günümüzde aile olayı bence zayıfladı ama devletler güçlü oldu bu seferde, geçmişte böyle olmadığı için, aileler her zaman güçlü olmak zorundaydı, buna mecburdular, yoksa yok olurlarmış.

İlahimasal 04-07-2015 10:15

C.1. 2 mesajda yazdıgın bayan isimlerinin hepsi subyan.çıtır Ne 50 si muhammedin eşleri diye her yere yaz çıkar..bi tane 50 lik gerisi subyan

C2 . Ebubekirin kızı ve ömerin kızları daha tutarlı muhammed ölürse yönetim babalarina kalacak

C3 . Bu fatima ile alakali konuyu alibey yazdı. Başlık zeyd ile alakalı.oradan bulunuz okuyunuz.

Asinus Orientalis 04-07-2015 10:32

Alıntı:

dembaba3444´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554934)
1. onun sehvetinden dolayi cok evlilik yaptigi soyleniyor ama nikahina aldigi kadinlarin yasinin 50 den fazla olmasi celiski degil mi?

2. eger zehirlendi ise neden kimisi aise ve hafsa derken kimisi de safiye diyor. hangisi gercek? sizce hangisi daha tutarli?

Sunan Abu Dawud 4489: "Muhammed, onun ölümüne neden olan sancı hakkında şöyle dedi: "Khaibar'da yediğim bir lokmadan sonra sancılarım başladı. Bu andan beri şahdamarım kesildi".

Sahih El Buhari 4428: Ölümüne neden olan hastalığı sırasında Allah'ın elçisi Ayşe'ye, 'ya Ayşe! Khaibar'da yediğim o lokma yüzünden hala ağrım var. Bu zehirin şahdamarımı kestiğimi görüyorum.

ve ayet : "Eğer siz ikiniz (Peygamber eşleri) Allah'a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, Salih mü'minler de (onun yardımcılarıdır). Bunlardan başka melekler de ona arka çıkarlar."
ayet ve hadisler de birbiriyle celiskili


3. eger kisirsa fatima kimin kizi ? nerden cikti ? bi de diger olen cocuklari varmis.

bu konular hakkinda bilgi sahipleri beni kaynagiyla beraber aydinlatirsa sevinirim

Sayin dembaba, bu baslik sayisiz kere islendi. Mesajlariniza bakinca once okumak yerine once sormayi tercih ediyorsunuz. Sorularinizin onemli bir kismini yukaridaki arastir butonunda bulabilirsiniz. Benim kisisel taktigim siradisi buldugum konularda baslik acmaktir, bu kismen tekrari onledigi gibi forumda gereksiz heyecanin da onune gecer.

Yeni bir basliga geldigimizde acaba yeni ne ogrenecegiz diye geliyoruz. Ama yeni bir kullanicinin okumamak icin bir kac bin defa islenmis bir konuyu herkesin ilgisini (yersiz ) cektigini gorunce bir hayal kirikligina uyaniyoruz. Sayin dembaba daha cok okumalisiniz, daha ilginc konulari da basliga cevirmelisiniz. Bu konular zaten islendigi ve basliklar mevcut oldugundan oradan devam edebilirsiniz, saygilar.

dembaba3444 04-07-2015 10:46

Alıntı:

Asinus Orientalis´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554943)
Sayin dembaba, bu baslik sayisiz kere islendi. Mesajlariniza bakinca once okumak yerine once sormayi tercih ediyorsunuz. Sorularinizin onemli bir kismini yukaridaki arastir butonunda bulabilirsiniz. Benim kisisel taktigim siradisi buldugum konularda baslik acmaktir, bu kismen tekrari onledigi gibi forumda gereksiz heyecanin da onune gecer.

Yeni bir basliga geldigimizde acaba yeni ne ogrenecegiz diye geliyoruz. Ama yeni bir kullanicinin okumamak icin bir kac bin defa islenmis bir konuyu herkesin ilgisini (yersiz ) cektigini gorunce bir hayal kirikligina uyaniyoruz. Sayin dembaba daha cok okumalisiniz, daha ilginc konulari da basliga cevirmelisiniz. Bu konular zaten islendigi ve basliklar mevcut oldugundan oradan devam edebilirsiniz, saygilar.

zaten ben bu 3 soruyu da burada okudugum basliklar uzerine sordum cunku farkli seyler okuyunca kafam karisti. size ilginc gelicek bir baslik ariyorsaniz simdi onu paylasiyorum , yeni konuma gelin http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=37443

Alibey 04-07-2015 15:15

Alıntı:

dembaba3444´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554945)
zaten ben bu 3 soruyu da burada okudugum basliklar uzerine sordum cunku farkli seyler okuyunca kafam karisti. size ilginc gelicek bir baslik ariyorsaniz simdi onu paylasiyorum , yeni konuma gelin http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=37443

Muhammed in yaşlı karısı yoktur ilişki kurduğu.
İlk eşi hatice ölünce sevde isimli bakıcı olarak aldı. Mağdur olmadın diye nikah kıydı. Fakat hiç beraber olmadı o yatma sırasını hep aişeye verdi. Gerisi hep 30 altında idi. Bak turan dursun sitesi muhammet kısrmıydı bölümü. Orada eşleri hakkında geniş bilgi var.

Safiye ye gelince muhammedi zehirleyen safiye berre değil onunla gelen bakıcı kadındır. O olay çok öncedir hayber baskında da dır. Muhammedin ölümünden çok öncedir. O hadis şapka bir hadis . Zehirli et yersinde 5 yıl sonramı etki eder.

Alibey 29-08-2015 04:10



Muhammedin cenazesini kaç kişi kaldırdı. Ölünce herkes islamı terk ettimi. Cenazeyi 3 gün kaldıran olmayınca arabİstan sıcağında koktumu.
Şimdi acıdım adama.

Turdur 21-11-2017 02:56

Alıntı:

Alibey´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 554920)
OSayın mustafa sarp
Dediğiniz gibi birde kısır olmasaydı muhammed ardında 20 erkek evlat.gör sen cümbüşü. Evet allah acımışta kısır yapmış muhammedi.
Gelelim öldürülme sahnesine.

Muhammed'i Aişe ve Hafsa öldürmüştür ama bu cinayetin tek sebebi Muhammed'in eşlerine bakış açısı değildir.


Kasım ve Zeynep kimdir o zaman ? Muhammed'in çocukları değil mi ?

Suikast gerçekten olduysa, odada Muhammed uzanmış yatıyor, karşısında 3 kişi var.
Biz hadisleri nereden alıyoruz, bu 3 kişinin anlatımlarından değil mi ?
Doğruluk payı nedir ve madem suikast yapıldı Muhammed'in etrafında curcuna çıkaracak birileri yok muydu. Sonuçta sürekli kazanan ve etrafında binlerce müridi bulunan bir liderdi.

Baskoylu 28-08-2021 15:07


Cemal 15-12-2023 22:19

Güzel açıklamalardı.. Emmecik gerçek payları ne kadar olabilir..

Baskoylu 26-06-2025 04:43

Hz. Muhammed, kendi olum fermanini kendisi vermistir.
Cinsi sapikligindan dolayi, canindan olmasi,
hak ettigi bir olumdu.

Savaslarda yagmaladigi ve talan ettigi yerlerde ganimet olarak alip paylastiklari 4 ile 7 yas aralarindaki kucuk cocuklara tecavuz etme aliskanligi hayatina mal olmustur.
Kucuk cocuklara tecavuz etme aliskanligi, Pedofilli (Aliskanligi) kisiligini ortaya cikarmis olmasi hayatina mal olmustur.

Ayse; en yakin arkadasi Ebu Bekir`in kizidir,
Ayse 6 yasinda iken, Ebu Bekir`e, Ayse cok guzel bir kiz, Eger Ayse`yi bana verirsen, savaslarda bana bir sey olmasi halinde yerime HALIFE OLARAK GECERSIN diye vaate bulunur.

Ebu Bekir; Aysenin daha cok kucuk oldugunu, Kadinlik cagina (ADET OLDUGU) geldiginde kendisine verecegi sozunu verir.
Ayse, 9 Yasinda Adet olur, Araplarda Kadinlik cagina geldigi gelenegi ile,
9 yasindaki zavalli cocuk, 52 Yasindaki Muhammed tarafindan tecavuz edilir.
Ebu Bekir ve Omer bir kac kez Muhammede pusu kurar, her seferinde pusudan Ali kurtarir.
Yakayi ele verebileceklerini goz onunde bulunduran bu ikili, Kizlarina zehiri saglayip, zehirle oldurmelerinin daha dogru olacagini dusunurler.
Ayse ve Hafsa tarafindan verilen zehirle hak ettigi olum sonu olur.

Aysenin dizinde olumunu bekliyen Muhammed, Pazar gunu etrafinda toplanan insanlara bakarak, Ayse ve Hafsa`yi gozleri ile isaret ederek bir sey anlatmak ister.
Bir ara kafasini Aysenin dizinden kaldirmak ve konusmak istemesi, Ayseyi kizdirir, Ayse Muhammedin kafasini sert bir sekilde dizinin ustune bastirmasindan rahatsiz olan insanlarin tepkisine yol acar.
Bunu fark eden Omer, kalabaligi disari cikmasini Peygamber efendimiz agir hasta yanlis bir sey soyliyebilir. diyerek insanlari disari cikarir. Pazartesi sabah hayata gozlerini yumar,
Carsamba gunune kadar ceset yerde kalir ve kokmaya baslar.
Kizlari, Torunlari, Diger Esleri ve Arap Ali ile birlikte 15 ile 17 kisiyi gecmiyen bir kalabalik tarafindan Kokmus cesedi, Burunlarini tutarak kazilan cukura atilir ve mezari kapatilir.

Sonuc olarak, Kucuk Yastaki Ayse ve Omerin kizi Hafsa ile evlenip kendi olum fermanini yazmis, Ibretlik bir olumu hak etmistir.

Baskoylu 26-06-2025 22:05

HZ. MUHAMMED'E KARŞI SUİKAST GİRİŞİMİ
Hz. Muhammed'in En Yakın Çevresi Onu Öldürmek İstiyor Hicri 9. yılında Hz. Muhammed Suriye tarafında Bizanslılara karşı Tebük (bir bölgenin adıdır) seferini düzenler. Ordusu hem sayı olarak az, hem de araç-gereç bakımından zayıf olduğu için, pek çok Müslüman savaşa katılmak istemez. Burada savaşın seyriyle ilgili bilgi vermiyorum; amacım, bu savaşta meydana gelen önemli bir konuda bilgi vermektir. Tebük seferine katılmak istemeyenler hakkında Kur'an'da (özellikle Tevbe suresinde) birçok ayet var, yeri gelince onlardan da örnek sunacağım... Demek istediğim şu: Hz. Muhammed Tebük'ten dönüp Medine yolunu tutunca, en yakın arkadaşlarından süvari bir grup -ki sayıları 12-15 olarak söyleniyor- gece karanlığından da yararlanarak onu vurmak ister. Ancak Muhammed bu planın duyumlarını alınca yol güzergâhını değiştirir. Yolda Ammar b. Yaser onun devesini önden çekmekte, Hüzeyfe b. Yeman da arkadan sürmektedir.

Muhammed'i öldürmeye karar veren grup, onun bu yol değişikliğini öğrenir ve aynı istikamette onları takibe alır. Bunlar yaklaşıp artık baskın yapma aşamasındayken, Muhammed'in arkadaşları tarafından fark edilirler. Bu arada Muhammed, arkadaşlarına, "Çabuk sürün, hızlı olun." diye emir verir. Arkadaşları bağırıp çağırır ve "Haberiniz olsun sizi gördük." deyince, baskını düzenlemek isteyen Müslüman grup korkar, kaçmak zorunda kalır ve İslam ordusu arasına dağılıp kaybolur. Karanlık olduğu için Muhammed'in etrafındaki insanların çok olduğunu sanmışlardır; yoksa onu kolay kolay bırakmazlardı. Bu arada Muhammed, arkadaşlarına, "Siz bunları tanıdınız mı?" diye sorar. "Yüzleri maskeliydi, göremedik; ancak atlarını, bindikleri hayvanları tanıdık/bugünkü tabirle, arabaların plakalarını aldık." derler... Muhammed yine sorar: "Sizce bunların niyeti neydi?". "Bilmiyoruz." karşılığını verirler. Muhammed bu kez: "Yemin ederim ki onların planı beni vurmak, ortadan kaldırmaktı. Ben onları teker teker biliyorum." der ve onların isimlerini Ammar-Hüzeyfe'ye söyler; ancak "Sakın ola, bu isimler sizde gizli kalsın, hiç kimseye söylemeyin." talimatını verir. Neden böyle bir talimata gerek duymuştur? Çünkü bunu yapanlar, Hz. Muhammed'in kendilerine cennet müjdesi verdiği en yakın arkadaşlarıydı. En başta halife Ebubekir, halife Ömer, halife Osman, Talha b. Ubeydullah, Sad b. Ebi Vakkas, Ebu Musa el-Eş'arî gibi seçme isimler vardı bu on beş kişilik baskın grubunda. Evet; bunu anlatan, ünlü İslam düşünürü İbni Hazm (ö. hicri 456). Gerçi kendisi bahaneler buluyor ama ne olursa olsun bunları o anlatıyor.

Bu baskını gerçekleştirenler arasında Ebubekir, Ömer ve Osman'ın isimlerini veren başka yazarlar da var. (7) Tabii ki burada savunma amaçlı uyduruk bazı sözler öne sürülmüş; ancak bunlar çok sığ ve gülünç savunmalar, yeri gelince onlardan birkaç çarpıcı örnek vereceğim. Benzer savunmaları İslami kesim hep yapıyor. Mesela ileride değineceğim gibi, halife olarak Ebubekir'in rakibi Sad b. Ubade, Ömer'in korkusundan Şam tarafına göç etmek zorunda kalıyor. Ömer adamlarını gönderip onu orada katlediyor ve "Tuvalete girince cinler onu öldürmüş." diye çok saçma bir bahane uyduruyorlar. Yine yeri gelince anlatacağım, Ayşe ile Hafsa, Muhammed'e ilaç içirince, "Biz yapmadık, ey Muhammed; senin amcan Abbas yaptı." diyorlar. O da diyor ki "Abbas masumdur, siz yalan söylüyorsunuz, siz yaptınız.". İşte yapılan savunmalar hep bu tarzda. Dediğim gibi, bağımsız bir başlık altında bu savunmalardan ilginç birkaç örnek vereceğim... Tabii ki İbni Hazm gibi ünlü bir İslam düşünürü bu olayla ilişkileri olan kişileri anlattığı için, İslam âleminde ona kimse bir şey de diyememiştir ancak savunma amaçlı farklı zikzaklara başvuran İslam düşünürleri çoktur. O savunmalardan önemli bir kesit sunacağım. Bu olaya karşı Muhammed'in arkadaşları Hüzeyfe ve Ammar kendisine şu öneriyi getirirler: "Madem ki onları tanıyorsun, biz Medine'ye dönünce onları öldürelim, ne dersin?". Muhammed, "Hayır olmaz.

Çünkü o zaman bana karşı olanların ellerine bir fırsat geçer, onlar olumsuz propaganda yapıp ‘Muhammed en yakın arkadaşlarını öldürdü.' derler. Onun için biz tedbirimizi alır o şekilde devam ederiz." der. Evet, Hz. Muhammed onların isimlerini gizli tutmuştur dedim. Ancak gerçeği saptırmak için, kimi kaynaklarda bazı sahte isimler de verilmiş: Şu şu kişilerdi gibi uyduruk bazı isimler ortalıkta dolaşıyor. Aslında onlar günah keçisi kesilen isimlerdir. Gerçek failler ise hep gizlenmek istenmiştir. Bu konu üzerinde yeterince duracağım.

Hz. Muhammed onların isimlerini gizli tutmakla iyi bir taktik uygulamıştır aslında. Çünkü eğer açıklasaydı, kendisinin de belirttiği gibi hem İslam'a karşı olanlarda olumsuz etki yapardı: "Demek ki bu dinde bir şey yok, Muhammed'in en yakın arkadaşları bile kitlesel olarak ondan uzaklaşıyorlar ve hatta onu vurmak istiyorlar." gibi olumsuz propagandalar yapılabilirdi. Hem de deşifre etmiş olsaydı, onlarla kuvvet yoluyla bir kere baş etmesi pahalıya mal olurdu, hatta mümkün bile değildi: Mesela Hz. Ömer'e ceza verebilir miydi, onu karşısına alabilir miydi? Ebubekir'e, Osman'a, Talha'ya, Sad b. Ebi Vakkas'a, Ebu Musa el-Eş'ari'ye... ne yapabilirdi! O zaman tüm lider kadro ona düşman kesilirdi ve Muhammed'in elinde kimse kalmazdı ve yalnız kalırdı. Komplocuları tespit ettiğine göre bundan sonra yapması gereken, hem fiziki olarak tedbirini almak, kendini korumak, hem de Cebrail-Allah kanalıyla Kur'an'a istediği ayetleri eklemektir.

Dediğim gibi zaten başka yöntem de mümkün görülmüyordu. Tabii ki bu arada sanki Muhammed'in onların komplosundan haberi olmamış da, inandığı Allah'ı ona vahiy yoluyla kendileri hakkında yeni bilgi iletiyormuş gibi mucizesini de göstermiş oluyordu. Onlar hakkında Tevbe suresinin 74. ayetini oluşturup ilan etmiştir. Diyanet'in Kur'an tercümesinden ilgili ayetin anlamını vereyim: "Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Hâlbuki o küfür sözünü söylediler ve Müslüman olduktan sonra kâfir oldular. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resulü kendi lütfü ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır.

Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost ne de bir yardımcı vardır." Sanki Muhammed bu suikastçılar hakkında hiçbir şey duymamış da; Allah'ından gelen bilgiyle ilk kez haberdar oluyormuş gibi yapıyor. Tabii ki bir taşla iki kuş misali, bu ayetle birkaç yere mesaj gönderiyor. Çünkü Tebük'te bir ara onun devesi kaybolunca, Müslümanlardan biri, "Hani dünyada olup biten her şeyi, geçmişi, geleceği... biliyorum diyen bir Muhammed, nasıl olur da yanı başında devesi kaybolmuş da nerde olduğunu bilemiyor, bu nasıl peygamber?" şeklinde alay ediyor. Cülas bin Süveyd, (8) "Eğer Muhammed'in anlattıkları doğruysa, eğer peygamberse ben eşek olayım." diyerek onunla alay ederken, Muhammed bunlardan haberdar oluyor. İşte Tebük'te hem kendine karşı komplo kuranlar/onu vurmak isteyenler, hem de onunla alay edenler için, mucize niyetiyle yukarıdaki ayeti oluşturuyor. Ayette her şey açık ve nettir: Onlar yemin ediyorlar ki, biz söylemedik. Peki, neymiş söylemedikleri şey? İşte az önce özetlediğim gibi, 'Muhammed'de tanrısal boyut varsa eşek olayım' diyen kişi. Güya ona baskı yapılınca ben bunu demedim demiş ve Tanrı için de onun sözü o kadar önemli olmalı ki bu ayeti onun yalanı için göndermiş. Bir de 'Yanı başında devesini bulamayan Muhammed, nasıl oluyor da geçmiş ve gelecek her şeyi bilirim.' diyen kişinin bu cümlesi Tanrı'nın hoşuna gitmemiş olmalı ki, gerek görüp az önceki ayeti yanıt olarak göndermiş. Tabii ki Muhammed'in bunların söyledikleri hakkında istihbaratı vardı. O yüzden hepsine topluca yanıt olabilecek böyle ayetler oluşturup anlatıyordu. Ayetin bir yerinde şu cümlecik de var: "Allah ve Resulü kendi lütfü ile onları (Müslümanları) zengin kıldığı için, inkârcılar intikam almaya kalktılar." diyor. Peki, bu parçanın olayla ne alâkası var? Bunu da müfessirler şöyle açıklamışlar ve zaten başka türlü de yorumu mümkün değil: Efendim, Hz. Muhammed Medine'ye

11. gelip savaşlarda elde ettiği ganimetleri yandaşlarına dağıtınca bunlar zengin olur. Bu arada başta Abdullah b. Selul olmak üzere muhalefettekiler onların bu durumunu kıskanırlar. İşte ayette sözü edilen zenginliğin kaynağı budur. Yani Allah'ın minnet ettiği zenginlik kaynağı, ganimetler, talan ve çapulculuk. Yoksa başka ne gibi yollarla onları zengin etmiş ki! Aynı ayetin bir yerinde de, başarılmayan bir plandan söz ediliyor. İşte o plan Tebük'teki suikasttir. Zaten Diyanet de, "Muhammed'i öldürmek demek" şeklinde almıştır. Biraz önce vurgu yaptığım gibi, Muhammed onlarla savaşmak yerine, ayet taktiğiyle kendilerini korkutmaya, bu yöntemle işi ayarlamaya çalışıyordu ve tabii ki artık fiziki olarak da tedbirini almaya devam ediyordu. Bu Tevbe suresinde konuya ilişkin oluşturulan başka ayetler de var. Bu ayetlerde söylenen bazı mesajlar şöyle: "Ey Muhammed; bu münafıklardan ölen olursa cenaze namazını bile kılma, kabirleri başında da durma. Ayrıca onlara 70 sefer dua etsen de ben (Allah olarak) kabul etmem." Yani ey Muhammed, onların bağışlanması için sen bile devreye girsen ben onları affetmem şeklinde ayetler var. (9) Hz. Muhammed, hadislerinde, arkadaşlarım arasında 12 kişi var ki (aslında Tebük olayına adı karışanların sayısı 15'tir; ancak bunlardan 12'si Muhammed'e çok yakın isimler olduğu için burada bu rakamı kullanmıştır!), deve iğne deliğinden geçmediği sürece bunlar da cennete girmeyecekler diyor, ayrıca onlar için bedduada bulunuyor.
Bu kişilerin sayıları hakkında ünlü Kur'an yorumcusu/müfessir Kadı Beydavi kesin rakam belirtiyor: Diğer Kur'an yorumcuları gibi o da olayın detayları hakkında bilgi verdikten sonra Tebük seferi dönüşü Hz. Muhammed'e karşı suikast girişiminde bulunanların sayısı 15'ti diyor. Bu suikast ile ilgili bilgileri içeren epeyce İslami kaynak var. Bazılarında bunların sayısı, parça parça da olsa isimleri de verilmiş; bazılarında ise yalnız olay anlatılmıştır. (10) Zaten olay net olarak Tevbe suresinde anlatılıyor; ayette sadece kişilerin isimleri yok. Tabii ki Muhammed onların isimlerini ayette belirtemezdi. Çünkü o zaman açıkça onları hedef gösterirdi ve aralarında savaş başlardı. Kaldı ki İbni Hazm'ın Muhalla'sı dışında, başta Müslim olmak üzere birçok İslami kaynakta bu konuda kanıtlar var; hepsini anlatacağım.

İbni Hazm her ne kadar katılmıyorsa da şunu da yazıyor kitabında: "Ömer, Hz. Muhammed'in yanında bulunan Hüzeyfe'den soruyor: ‘Madem sen o münafıkları tanıyorum diyorsun, peki ben de onların içinde var mıydım?' diyor." İslam tarihi aşırı derecede sansürlüdür; buna rağmen yine de değişik kaynaklara ve hatta değişik sayfalara dağıtılan bilgiler bir araya getirildiğinde bu konuda önemli bilgiler ortaya çıkıyor. (11) b) İbni Hazm'ın Suikastla İlgili İlginç Açıklaması Şimdi çok önemli, ses getirecek bir hadisi sunuyorum. Öyle bir hadis ki, İbni Hazm kendi meşhur kitabı Muhalla'sına almış. Her ne kadar eften püften savunmalar yapmışsa da (o savunmalarını da yazacağım) benim için önemli olan, onun böyle bir hadisi kaleme almasıdır. Hemen hadisi vereyim. Velit bin Cümey'den, "Halife Ebubekir, halife Ömer, halife Osman, Talha bin Ubeydullah ve Sad bin Ebi Vakkas gibi ünlü sahabeler, Tabük'te Hz. Muhammed'i katletme girişiminde bulunanlardandır." açıklamasını yapıyor ve devamla, "Aslında bu Velit denen kişi helak olanlardandır, İslam camiasında hiç kimse ondan hadis almamıştır, yalancı bir insandır. Dolayısıyla onun aktardığı bu hadis asılsızdır." diyor.
Alinti;

Esleri ve kayin pederleri tarafindan pilanli bir sekilde zehir verilerek oldurulmesi, Hak ettigi ibretlik bir olumdu.
Kucuk Cop, Buyuk Copten Ocunu Almasi, Bu olsa gerek.

1. Cesedinin 3 gun yerde kalmasi,
2. Cesedin Kokmasi.
3. 17 kisiyi gecmiyen yakinlari tarafindan, burunlarini tutarak cukura atilmasi.
4. Bu yakinlarin disinda uzulenin olmamasi.
5. Hak ettigi ibretlik olumun, bundan kotusu olamazdi.
Ne Peygambermis!!!!!
Hangi Cocuga, Hangi Cariye`ye, Evlatligin Karisina, En yakin arkadasinin 6 yasindaki kizina musallat olmasi, Kolye olayinda gozleri ile Ayse ve Safvanin cirilciplak sevismesini goren insanlarin yalan soyledigini, Aysenin iftiraya ugradigini vs vs yiginla vahiler gonderen, Muhammedin bu Allahi,
SANA ZEHIR VERECEKLER EY MUHAMMED DIYE BIR VAHI GONDERMEMESI DUSUNDURUCU DEGILMI?
Ya uykuda kalmis, yada Muhammed`den once geberip gitmistir.

Baskoylu 26-06-2025 22:59

AİŞE ve HAFSA'NIN HZ. MUHAMMED'E İÇİRDİKLERİ İLAÇ

En Başta Buhari ve Müslim'de Ledud Olayı Hz. Muhammed'in ölüm nedeni şu hadiste aranmalıdır demek, yerinde bir ifade. Kitabın ana teması, aslında bu bölümdür. Kalan kısımlar birer teferruattır, tabii ki onlar da önemli; ancak burası çok farklı. Bir şey anlatmadan hemen konunun başında yorum yapmak doğru değildir. Vurgulamak istediğim, Hz. Muhammed'in ölüm gerçeği bu başlıkta aranmalıdır. Buhari'nin anlatımlarının birkaç yerinde, Müslim'de ve başka da birçok İslami eserde ortak olarak işlenen şöyle bir olay var: Hz. Muhammed son hastalığında ölüm döşeğindeyken bir ara ayılınca bakıyor ki ona ağız yoluyla ilaç içiriyorlar. Bunu görünce çok kızıyor ve "Sizi, sakın ola bana bir şey içirmeyin diye uyarmadım mı? Neden bana ilaç içirdiniz? Hepiniz bu ilaçtan içeceksiniz, ben de bakacağım; ancak amcam Abbas hariç. Çünkü o sizinle beraber değil, planın içinde o yoktur." diyor. Bazı rivayetlere göre, Muhammed bu ilaç meselesini fark edince onlara soruyor, kim yaptı diye? Onlar da amcan Abbas yaptı yanıtını verince kendisi, içinizde zaten tek sağlam kişi amcamdır diyor.

Bu rivayet çok yaygın; ancak İbn'ül Cevzi'nin aktardığı cümleler daha da ilginç: Hz. Muhammed bu arada eliyle Habeşistan'a işaret ederek, bu ilaç içirme yöntemi Habeşli kadınların işidir diyor. Demek ki onlar bu yöntemle insanları zehirlemekle meşhurmuş ki böyle söylüyor. (57) Zaten bu konuda hem Buhari, hem de Müslim bağımsız bir bölüm açmışlar: Ledud bölümü. Ve her iki kaynağın sarihleri de, "'Ledud', hastanın istemediği halde, rızası dışında kendisine verilen ilaç demektir." tanımını da yapmışlardır. Hatta İbni Sad gibi bazı tarihçiler, Muhammed onlara, "Neden sizi uyardığım halde bana bunu yaptınız, üstelik ben oruçluydum." demiş. Hz. Muhammed'in o ağır hastalık haliyle oruç tutması bir kere inandırıcı değil. Ancak belki ona ilaç içireceklerini tahmin ettiği, bunu onlardan beklediği ve sezdiği için böyle bir taktiğe başvurmuş olabilir: "Bakın ben niyetliyim, sakın ola bana bir şey vermeyin." demek istemiştir. Ama buna rağmen onu dinlememişlerdir. İbni Sad gibi bazı İslam tarihçileri bu konuda net süre de veriyorlar.

Pazar günü ona ilaç içiriyorlar, ondan sonra çok ağırlaşıyor ve pazartesi günü, yani bir gün sonra vefat ediyor. Çok ağırlaştığını duyup da yanına gelen Üsame b. Zeyd, "Geldiğimde bana bakıyordu; ancak artık konuşamıyordu." diyor. (58) Hadisten, orada bulunanlar içinde yalnız amcasına güvendiği kesin. Kalanlar zaten eşleri Ayşe ve Hafsa (ki zaten hasta iken Ayşe'nin evinde kalıyordu). Çok açık ki onlara güvenmemiş. Çünkü onun ihtiyaç duyup böylesine bir uyarıda bulunması, sakın benden habersiz bana ilaç içirmeyin demesi, aslında birçok şey ifade ediyor. Demek ki kuşku duyduğu bazı emareler daha önce yaşanmış ki, onlara güvenmiyor. O nedenle kendilerini ilaç içirmeme konusunda uyarıyor. Gerçi burada Ayşe'nin yaptığı bir savunma da var. Şunu diyor: "Aslında bizim yaptığımız bir şey yok; ancak Muhammed ilaçtan korktuğu için kızıyor." (59) Herhalde Ayşe bu kadarını da becerebilir; hemen kalkıp "Ben yaptım." diyecek hali yok ya. Bir de benzer şüphe içerikli hadisleri hep Ayşe anlatıyor, neden diğer eşleri de bu anlatımlarda yok, neden bunlar hep Ayşe'ye dayalı? Bu durum Ayşe'nin aktif olarak bu planların içinde olduğunu gösteriyor. İlginçtir ki bu hadisleri açıklayan, bunlar üzerinde şerh yapan kişiler, eften püften noktalar üzerinde durmuşlar. Mesela buna bakarak, acaba hastaya, isteği dışında ilaç verilir mi gibi şeyler. Kimse, acaba Ayşe-Hafsa aracılığıyla böyle bir planın uygulanması mümkün mü, siyasi bir komplo ihtimali var mı diye bu konuda kafa yormamış veya bilerek değinmek istememiş.

26. Ayşe, "Hayatımda Muhammed'in ateşi ve ağrısı kadar şiddetli bir ağrı-ateş görmedim" diyor. (60) Muhammed kendi ateşi hakkında, "Bana yedi kuyudan su getirin, kullanayım da belki biraz serinlenirim; ama ateşimin düşüreceğini hiç sanmıyorum." diyordu. (61) Burada yineliyorum: Üç yıl önce yediği zehirli bir yemekten dolayı aniden bu kadar aşırı derecede ateş ve ağrı olur mu, bunu, ilgili dalın uzmanlarından sormak lazım. Belki tekrar olur ama bir kere Yahudi bir kadının ona zehirli bir yemek ikram etmesi ve onun da yemesi meşhurdur, buna kimsenin itirazı yok. Çünkü bu konuda kanıtlar güçlü ve hayli fazla. (62) Yalnız gerçekten üç yıl önce ve o günkü şartlarda zehirli bir yemek bu kadar zaman sonra kendini gösterir mi, bunu bilemiyorum. Bir de şu çok önemli; ister o zehirli etin etkisi olsun, ister olmasın; burada farklı bir komplo, farklı bir cinayet nedeni söz konusu: Ömer ve Ebubekir'in, kızları aracılığıyla Muhammed'i öldürdükleri iddiası var ortada. O nedenle, eski zehirli ilacı bunun dışında tutmak lazım: O konu ayrı, buradaki konu apayrıdır. Her ne kadar hadiste, hepiniz teker teker bu ilaçtan içersiniz deniliyorsa da, bir kere o an artık bunun pratik olarak uygulanması mümkün değildir.

Çünkü Hz. Muhammed ölüm döşeğinde ve o yataktan da artık bir daha kalkamıyor, vefat ediyor. Bir de şu da mümkün: Olayın izini kaybettirmek için, Ayşe tarafından böyle bir ifade bilerek uydurulmuş olabilir ki "Efendim tehlikeli bir ilaç olsaydı, onlar içtiğinde kendileri de ölmüş olacaktı. Dolayısıyla ona içirilen ölümcül bir madde değilmiş..." densin, gibi bir savunma amacı söz konusu olabilir. Bir kere Buhari ve Müslim'de geçen hadislerde, "O ilaçtan Ayşe ve Hafsa da içtiler." açıklaması yok. Buhari bu hadisi birkaç yere almış, hiçbirinde "içtiler" ifadesini almamış. Müslim de içtiler demiyor. Şayet alsalar da önemi yok. Çünkü bu gibi kelimelerin eklenmesi şüphe uyandırmak içindir, bunlar bilerek hadis metnine eklenmiştir ve asılsızdır. Bir kere Hz. Muhammed'in o ilaç için bu kadar sert reaksiyon göstermesi kafaları karıştırıyor: Demek ki bildiği bir şey varmış. Bir de Buhari'de geçen ve Ayşe'ye dayanan şöyle bir hadis var: "Muhammed ölüm döşeğinde iken dedi ki, Hayber'de yediğim o zehirli yemekten artık takatim kalmadı, beni şah damarından vurdu." Ama aynı Buhari, İbni Masut'tan rivayet ederek o zehirli etin mucize yoluyla konuştuğunu ve Muhammed'in o etten yemediğini de yazı yor. (63) Olayın izini kaybettirmek için Ayşe hep farklı ölüm nedenleri uydurmuş. Örneğin Ebu Ya'li'nin Ayşe'den aktardığı şöyle bir hadis de var: Ayşe, "Muhammed, Zatü'I cenb denilen normal bir hastalıktan vefat etti." diyor. Bu hadisi, zaten hadis uzmanları da kabul etmemişlerdir. (64) Tabii ki Muhammed'in vahiy yoluyla o ette zehir olduğunu bilmesi gibi rivayetler asılsız.

Bir kere realist olmak lazımdır. Peki madem haberdar oldu, o zaman o ölen insanları ne yapacağız: Niye yediler ve sonunda öldüler? Bu konuda iyi sonuç almak için hem var olan tüm bilgileri bir araya getirmek, hem de Ömer'le Ayşe'yi çok iyi tanımak lazım. Kısacası, halk arasında bilinen Ömer'le Ayşe, gerçek Ömer'le Ayşe değillerdir. Bunlar hakkında bilinmeyenleri anlatacağım zaten. Evet, bu ilaç içirme olayıyla ilgili hadisle giriş yaptıktan sonra, şimdi de doğrudan ilişkisi olan Kur'an ayetlerine geçeyim. b) Cinayetin Kanıtı Tahrim Suresinde Saklıdır. Gerçekten bu surede olup bitenler üzerinde dikkatle durulursa Hz. Muhammed'in büyük bir sıkıntı çektiği ve sonunda bedelini bedeniyle ödediği ortaya çıkıyor. Önyargılı olarak hemen birilerini katil diye ilan etmek gibi bir niyetim yok; ancak var olan kanıtlar bunu gösteriyor, tabii ki aklın hakemliği de önemli. Az sonra sunacağım ayetlerin hem anlamları insana bir fikir veriyor, hem de Kur'an yorumcularının bu ayetlerle ilgili açıklamaları dikkat çekicidir.

27. İlkin, ilgili ayetlerin anlamını vereyim: 1- Hani peygamber, eşlerinden birine gizli bir söz söylemişti. Ancak eşi o sözü (başkasına) haber verince Allah da bunu peygambere bildirmiş, peygamber bunun bir kısmını (ona) açıklamış, bir kısmından da vazgeçmişti. (65) 2- "Eğer siz ikiniz (Peygamber eşleri) Allah'a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, Salih mü'minler de (onun yardımcılarıdır). Bunlardan başka melekler de ona arka çıkarlar." (66) 3- "Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha hayırlı, Müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir." (67) 4- "Allah, inkâr edenlere Nuh'un karısı ile Lût'un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki Salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah'ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, 'Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!' denildi." (68) 5- "Allah, iman edenlere ise, Firavun'un karısını örnek gösterdi. Hani o, "Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun'dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!" demişti." (69) 6- "Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı Meryem'i de (inananlara) örnek gösterdi. O itaat edenlerdendi." (70) Aslında bu Tahrim suresinin ilk üç ayeti de aynı hadiseyle ilgilidir; ancak olayın anlaşılabilmesi için bunlar yeterli. Biraz önce, "Aslında ayetler tek başına bile konuya ilişkin bir şeyler çağrıştırıyor." demiştim. Gerçekten açıklama yapılmazsa da insan bu ayetlerin anlamına bakınca bir şeyler seziyor. Ama tam anlaşılabilmesi için detaylı bilgiye gerek var; yoksa var biçimiyle pek anlaşılmaz.

Ayetlerde peygamberin, eşlerinden birine gizli bir şey söylediği ve ona, bunu gizli tutacaksın dediği sözü çok açık. Yine burada Muhammed'in iki eşinden söz ediliyor ve onlar tövbeye davet ediliyorlar. Bir de onların kalplerinin kaydığı, Muhammed'e karşı birbirlerine destek oldukları, bu konuda birlikte çalıştıkları açık olarak vurgulanıyor ve üstelik de Tanrı tarafından tehdit ediliyorlar/uyarılıyorlar: Eğer peygambere karşı olmaya ve bu konuda birbirinize destek vermeye devam ederseniz, ilkin ben Allah başta olmak üzere, Cebrail, iyi insanlar ve diğer melekler de (topyekûn) Muhammed'e yardım ederiz deniliyor. Burada iki kadının yaptıklarına karşı, Tanrı'nın tek başına değil de; Cebrail, insanlar ve diğer melekleri de yanına alarak onlara karşı cephe alması ilginç! Konumuz bu değil; ben sadece Tanrı'nın bu yaklaşımını hatırlatmak istedim! Gelgelelim; bu sure Medine döneminin son 9-10 yılında (71) gelmiş (oluşturulmuş) ki, o zaman Muhammed 61-62 yaşlarındaydı ve 63 yaşında da vefat ediyor. Hele Tanrı'nın, Muhammed'in bu yaşından sonra, siz Muhammed'i rahatsız etmeye devam ederseniz ben her bakımdan sizden daha iyi olan kızlar, dul kadınlar ona verebilirim demesi, gerçekten ilginç. Zaman zaman konular arasında benzer tuhaf şeyler ortaya çıkınca, kısa bir vurgu yapmak zorunda kalırım! Çünkü konu dışına çıkmak, konuyu dağıtmak âdetim değil.

Muslumanlar,
Ayse ve Hafsa'nın Muhammed'i zehirleyerek oldurdugunu ve 3 gun yerde kalan cenazesine gitmediğini bilmezler.
Yaz sicaginda cesedin inanilmaz derecede koktuguna da inanmazlar.
Cunku, O Cocuklara Tecavuz Etme Aliskanligi Olan Bir Peygamber Oldugu Icin.
Cunku, Yeri geldiginde Himayesi altina alan, Yeri geldiginde Allahu taala tarafindan 40 erkegin sahip oldugu sex gucu verilmis, Her gun 40 cocuga tecavuz edebilecek, Evlatligin karisi ve kizi sayilan Zeynep Binti K. bile tecavuz etme karekterine sahip olan bir Peygamberdir.

Muslumanlar bunlari bilseler bile, bunun uydurma veya yalan oldugunu dusunurler,
Bunlar belgeli ve kanitli olmasina ragmen, Kabullenmesi imkansiz bir sey, Cunku kabul etmis olsalar Kuran denilen suc makinasina ihanet etmis veya Kuran`a karsi cikmis gorunurler en kotusu ise Ayse ve Hafsa Anne'miz deme imkanlari olmaz.

Butun eslerinin Babasi, Annesi ve yakinlari yasamaktaydi.
Himayesine almanin anlami, Korumasi altina almaktir, kimsesi olmadigi icin koruyup kollamak icin baskalari tarafindan zarar verilmemesi icin yapilan fedakarliktir. Yatagina atip TECAVUZ ETMEK DEGILDIR.
1. Ayse; en yakin arkadasi Ebu Bekir`in kizidir.
2. Hafsa; en yakin arkadasi Omer`in kizidir.
3. Zeynep binti cash`in zorla ayirdigi Esi Zeyid, Annesi ve kardesleri yasiyordu.
4. Ummu Habibe, Ebu Sufyanin Kizidir, Muaviyenin de kardesidir.
5. Saffiye. Buyuk bir kabile reisin kizidir.

PEYGAMBERİMİZİN HANIMLARININ İSİMLERİ
Hz. Hatice (r.anha)
Hz. Sevde (r.anha)
Hz. Ayşe (r.anha)
Hz. Hafsa (r.anha)
Hz. Zeynep Binti Huzeyme (r.anha)
Hz. Ümmü Seleme (r.anha)
Hz. Zeynep Binti Cahş (r.anha)
Hz. Cüveyriye (r.anha)
Hz. Ümmü Habibe (r.anha)
Hz. Safiye (r.anha)
Hz. Meymûne (r.anha)
Hz. Mariye (r.anha)
Bunlarin hangisini HIMAYESINE ALMISTIR?
Hangisini sokakta acliktan olurken HIMAYESINE ALMISTIR?
HIMAYESINEMI ALMIS BUNLARI?
YOKSA YATAGINA ATIP TECAVUZMU ETMISTIR?
TECAVUZ ETTIGI CARIYE VE KOLELER HARIC.
Dolayisiyla butun eslerinin yakinlari yasamasina ragmen, Himayesine alma gibi bir durum olabilirmi?
Islam denilen insanlik dusmani yer yuzunde diger dinlere gore en buyuk suc makinasidir.
Savaslarla, Katliamlarla, Soykirimlarla, Cinayetlerle ve insanligin kabul etmedigi vahsiliklerle kendisini kabul ettirmis.
Savaslarla, Katliamlarla ve Cinayetlerle basladigi gibi devam etmektedir.

ISLAM VARLIGINI SURDURDUKCE,
INSANLIK DUSMANLIGINA DEVAM EDECEKTIR


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:22 .