![]() |
“Süt”te Ateist Anne Uyarısı
Aşağıdaki yazı Yeni Akit gazetesinin 5 Mart 2013 tarihli sayısında yer almıştır. Aşağıdaki kopya http://www.habervaktim.com/haber/315...e-uyarisi.html adresinden alınmıştır.
Sağlık Bakanlığı tarafından kurulması planlanan ‘Süt Bankası’nın güvenirliliği tartışılmaya devam ediyor. Sağlık Bakanlığı’nın gündeme getirdiği ve özellikle dindar kesimde tepkiyle karşılanan “süt bankası projesi”ni Akit’e değerlendiren Fatih Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Döndüren, hayli önemli bir sakıncaya işaret etti. Dinimize göre bir Müslüman’ın ancak Ehl-i Kitap olan annelerin sütünü içebildiğini hatırlatan Prof. Döndüren “Çocuğunuza sütü verilecek annenin neye inanıp inanmadığını nasıl tespit edeceksiniz? Ateist, komünist veya inanmayan annelerin sütünü nasıl tespit edeceksiniz” diye sordu. "SÜTANNE EHLİ KİTAP OLMALI" Çocuğun sütannesi ve sütkardeşi ile evlenememesi durumu dışında sütannenin inancının da önemli olduğunun altını çizen Döndüren, “İslam dini Müslüman erkeğin Ehli Kitap bir kadınla evlenmesine izin veriyor. Buna göre sütannenin semavi dinlere inanması gerekir. Süt Bankasında; ateist, komünist veya inanmayan annelerin sütünü nasıl tespit edecekler? Bu konu zannedildiğinden daha önemlidir” şeklinde konuştu. "SÜTÜ VEREN ANNE İLE BEBEK BULUŞTURULMALI" Kafalardaki soruların giderilmesi için olası bir Süt Bankası uygulamasında süt veren anne ile bebeğin buluşturulması ve ailelerin tanışması gerektiğini dile getiren Prof. Döndüren, “Süt emzirme işinin genelde yakın çevrelerde olması gerekir. İlgisi olmayan yerlerden sütler gelmeye başlarsa çocuğun büyüme dönemlerinde kargaşa meydana gelebilir. Bunun önlenmesi de bu yolla gerçekleşebilir” dedi. Sitemizdeki dindar müslümanlar öncelikli olmak üzere tüm üyelerimize bu konu hakkında fikirlerini sormak isterim. Onlar bu helal sütanne işine ne derler? Bu tavrın dinde yeri var mıdır? Bu tip uygulamalar ve düşünceler bağnazlık mıdır, dinin gereği midir? |
Sadece bu değil ne yazık ki sayım Shibumi. Bir diğer sıkıntı da aynı sütü emmiş iki kişinin evliliği konusu. Bu sütü emen iki kişi ileride evlenirse bu dinen haramdır diyanete göre. Bu yüzden bir anneden alınan sütün o annenin erkek çocuğu varsa sadece erkek çocuklara, kız çocuğu varsa yalnızca kız çocuğa verilmesi yönünde görüş bildirmiş diyanet. Ayrıca sütler de karıştırılmamalıymış.
Anne sütünden mahrum kalacak bir bebeğin zihinsel ve fiziksel gelişiminin ne kadar büyük sıkıntılar doğurduğunu biliyorum. Hiçbir formül besin de anne sütü kadar besleyici değildir. Anne sütüne en yakın formül besinler ateş pahası. Kendi çocuğumdan biliyorum. Gerçekten zorlanıyor insan. Bu hizmet gerçekleşir ise ücretsiz olarak anne sütü temin edebilecek maddi durumu yetersiz olanlar. Ucuz, kalitesiz formül besinler yerine sağlıklı besinler tüketecek. Ama olmaz. Din mutlaka müdahale etmek zorunda buna. |
Bunun yanında bir de şu var:
Malum İslam'da kuzen kuzene serbest ama aynı memeyi bir kere dahi de olsa emenlerin evlenmesi yasak. Süt kardeşler evlenemezmiş yani. Bu projeye karşı çıkanlar ileride aynı sütü içenlerin evlenebilecek olmasından çekiniyorlarmış. Gavur akıl etmiş, bizdeki bazıları biz de yapalım demişler. Diğer bir kısım bazıları da gayet faydalı gözüken bir uygulamayı çağdışı zırvalıklarıyla baltalamaya çalışıyor. Kuzen kuzene serbest, aynı sütü içenlere yasak. Din böyle bir şey işte. Çarpık, akıl bir dışı, kendi içinde dahi tutarsız bir ahlakı size dayatıyor. Kimbilir, çoktan süt kardeşlerin evlenmelerinin sakıncaları üzerine her zamanki "bilimsel makalaleri"nden yazmışlardır bile. |
Sütverenin ateist olup olmadigi tespit edilebilirde,münafik olup olmadigi nasil tespit edilecek?.Sayin prfösör bu konuda ne düsünüyormus?,ben orasini merak ediyorum.saygilar
|
Bebeklerin inek, keçi, koyun gibi hayvanların sütünü içmesinde sakınca yok da sırf başka Tanrılara inanan veya Allah'a inanmayan bir insanın sütünün içilmesi mi harammış?
Yani hayvanlar o zaman insanlardan daha mı değerli olduğu sonucu çıkarıyorlar? Bu ne insan düşmanlığı, Adolf Hitler'in ruhunu mu şad ediyorlar? |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
İnek sütünü doğrudan bebeklere veremezsin. Bunun dışında inek sütüne veya herhangi bir kimyasalı istediğin değişikliğe uğrat, istediğin kadar zenginleştir, anne sütünün besleyiciliğine ulaşamazsın. Eşimin yeterince sütü yoktu. Formül gıdalar (senin bahsettiğin zenginleştirilmiş inek sütü tozu ve vitaminler) kesinlikle anne sütünün yerini tutamaz. Ayrıca anne sütü çocuğun bağışıklık sisteminin gelişmesindeki en önemli yardımcıdır. Doktorumuz bir yudum da olsa anne sütü almasını önerirdi her zaman. İnan bana bu konu çok önemli. Öte yandan her formül besin aynı kalitede değil. Şu anda piyasada yüksek kaliteli bir ürünlerden Aptamil 40 TL civarında (bizim kullandığımız). Bu süt yaklaşık 5 gün yeterli oluyor. demekki ayda6 kutu alınması gerekiyor. Bu da ayda 300 TL'lik bir ek masraf anlamına geliyor. Tabi ki bunu herkes kaldıramaz. Düşük kaliteli ürünler de artık zeusa emanet. |
Bu düşünce biçimini algılamak gerçekten güç. İnsani şeyler karşısında bile durabilmek için nasıl bir koşullanmaya tabi olmak lazım acaba.. Ya da o süreci atlattığım için mi algılayamıyorum, çözemedim. İnsan için, ya da daha genel haliyle bir canlı için neredeyse hayati önem arz eden bir konuda bile muhalefet yapmak şaşılası bir durum. Seceresini de isterler artık süt annenin bunlar..
|
Dinlerin en güzel yanlarından biri de size ne dayatılırsa dayatılsın, mantıklı olduğuna bakmaksızın bunu kesim bir emir olarak görüp hiç tereddütsüz uymaktır. Böylelikle düşünmek, sebep-sonuç ilişkisi kurmak ve bir karara varmak gibi pek çok zahmetten kendinizi kurtarabilirsiniz. Hatta size seçme şansı olsun diye dünya üzerinde o kadar din icat edilmiştir ki hangisi sizi daha çok zahmetten kurtarıyorsa onu seçebilirsiniz.
Bu sinler size herhangi bir mantıklı sebep sunmaksızın neyi yeyip neyi yiyemeyeceğinizi, kiminle arkadaş olup kiminle olamayacağınızı, ne giyip ne giyemeyeceğinizi, kiminle evlenip kiminle evlenemeyeceğinizi söylerler. Bu konuda güzel bir örnek kiminle evlenip kiminle evlenilemeyeceği konusundadır. Mantıklı bir şekilde kardeşlerin birbirleri ile evlenmeleri yasaklanmakla beraber kuzenler arasındaki evliliklere herhangi bir kısıtlama getirilmemiştir. Bir miktar pek de mantıklı durmayan evlilik daha yasaklanırken, araya bir de süt kardeşler konusu dahil edilmiştir. Ülkemizde kurulması planlanan “Anne Sütü Bankası” ile birlikte bu ilginç yasaklama da tekrar gündeme geldi. Gündeme getiren ise en güzide kurumlarımızdan biri olan “Diyanet İşleri Başkanlığı”(İlgili Haber). Diyanete göre, dikkatli olunmazsa insanlar arasında bilmeden dinen caiz olmayan evlilikler meydana gelebilir. Ancak, görev bilinci ile uyarıyı yapan diyanet, çözüm yolunu da üretiyor: Alıntı:
Bu önerileri için teşekkür etmekle birlikte, “Aynı Annenin Sütünü Paylaşmanın Mahrem” yanının ne olduğunu çok merak etmekteyim. Bir kaç neden sıralayıp, kendi kendime cavaplandırmaya çalıştım: 1) Genetik Bir Akrabalık Sorunu Olabilir mi? İlk bakışta biraz düşünebilen bir kişi için böyle bir ihtimal söz konusu değildir. Bunun nedeni ise genetik akrabalığın DNA ile ilgili bir durum olması ve insanın DNA yapısının yumurta ve spermin döllenmesinden itibaren oluşup bir süt ile değişmeyecek kadar kuvvetli bir bağa sahip olmasıdır. 2) Süt Kardeş Olan İki İnsanın Manevi Kardeşlik Bağından Kaynaklanan Ahlaki Çekinceler mi? Geçmişte bir çocuk süt anneye verildiğinde, bu süt annesinin yanında uzun zamanlar kalır, onun yanında yetiştirilirmiş. Bu bakımdan, süt annesinin gerek kendi öz çocukları ile gerekse diğer süt çocukları ile aynı ortamda gelişir, beraber geliştiği bu çocuklarla kuvvetli bağlar kurarmış. Ancak, bu bağ kişilerin kardeş olarak muamele görmeleri için ne kadar yeterlidir bu tartışılabilir. Kaldı ki, umudumuz diyanetin uyarısına baktığımız zaman, birbirini tanımayacak, belki de sokakta bile karşılaşmayacak kişilerin süt kardeş olup, ileride bir de evlenmelerinden çekinilmekte! Bu durum bizi tekrar en baştaki soruya geri dönmeye itmekte: Sütte bizim bilmediğimiz, kişileri genetik olarak da akraba haline getiren bir etken mi var? Yok. O halde bu korku neden? Mantıklı bir açıklaması olan varsa duymak isterim. |
şayet uygulamaya baslanırsa onada hayvan sütü ve süttozu katıp bebelere kakalamazlarsa bende insan diilim. ayrıca sütünden faylanılacak damızlık anne bulmak bu zamanda... umamam. ucunda para varsa olabilir.çok para ama.
|
Alıntı:
Daha neler! |
‘Süt kardeşliği’ nüfusa işlenecek
Alıntı:
Alıntı:
|
Modern dünyanın basıncı yla tahrip olup yeniden şekillenen islam bu süt anneligi sorununu da aşacaktır.
İlahiyatçıların zekasına ve dini modern dünya ya uydurabilme yetenegine inanıyorum(zaten bunu becerebildikleri için ayaktalar) bahse varımki Eger bu tartışma devam ederse, İlahiyatçılar süt kardeşlerin birbirleriyle evlenmelerinde dinen bir sakınca olmadıgını ancak geleneklerimizin buna müsade etmedigini açıklayacaktır. |
Burada atladığınız nokta, böyle birşeye karşılıkları olsa AKP iktidarında ortaya atılır mıydı?
Niye hep yıkıcı şeyleri konuşup duruyorsunuz? Biraz işin olurunu konuşun. Yurt dışında bir ülkede uygulaması var ise linkini paylaşırsınız, sütleri alınacak kadınlarda aranması gereken sağlık şartları var mıdır, bunları konuşalım... |
Alıntı:
|
İslam ve mantık? :D Yok yok, pardon. Bu gerçek İslam değil. Tamam kurtardık.
|
Alıntı:
Sut bankasi kuskusuz guzel bir fikir, ancak uygulamada cok dikkat gerektiren bir yatirim. Elbette linkleri var, ancak ornegin Kanada'da 1970'lerin sonuna degin 20'den fazla banka varken, sonradan bunlar AIDS/HIV riski yuzunden kapatildi. Su an yalnizca bir tanesi hizmet veriyor. Saglik sartlarina iliskin; -Oncelikle kadinin bir "inek" olarak algilanmamasi gerekiyor. Yani tamamiyla gonulluluk uzerinden isliyor dongu. -Yalnizca tibbi kriterlere gore, "saglikli" kadinlar sut verebiliyor. -Bu yuzden bir kerede verecegi sut miktari en fazla 3 litre ile sinirli. -Sut'u sagdiktan sonra, steril sekilde dondurucuda muhafaza ederek yolluyorsunuz. Surdan daha detayli bilgi edinebilirsiniz. https://www.hmbana.org/ Ne gibi getirileri olabilir Turkiye'ye? -Bir kisim kadinlarin evde oturup surekli hamile kalmalarini ve bu yolla para kazanma olanagi bulmalarini saglayabilir./ Zira dinen caiz olan bu isin bedel karsiligi yapilmasidir. Bununla birlikte tibbi acidan, bu tip kadinlarin sayica cogalmasiyla, surekli hamilelik-dogum dongusune iliskin, rahim sarkmalari, vajinal yirtiklar, dusukler vb. saglik problemleri bas gosterecektir. Ayrica hamilelik sureclerinde, kadindaki hormonal dengeler tamamiyla degistiginden daha sagliksiz, daha agresif veya tam aksi daha alingan vb. psikolojilerin yasanmasi artacaktir. Yine psikolojik olarak, kadin, artik kendi dogurmus oldugu cocukla da, olmasi gereken bagi kuramayacaktir. Olabilecekleri arttirmak mumkun elbette.. - Bunun disinda, bu bankaya kabul edilecek sutlerin tibbi kontrolu ve saklanmasi ne sekilde yapilacaktir? -Ehl-i kitap mensubu olmak, evlilik disi aile yasamina sahip olmayisin garantisi degildir. Orn; Bu bankalar ehl-i kitap mensubu, nikahsiz yasayan kadindan sut alacak midir? Malum dinlerin, farkli anlayislari var. -Bununla birlikte, ehl-i kitap mensubu diger dinlere iliskin, ornegin teslis inancini savunan bir ehl-i kitap mensubu kadinin sut'unu kabul edilecek midir? -Ayri bir komedi de, bu insanlar kendi dinlerinin gereklerini bilmiyorlar mi ki, diger dinlerin, ilgili liderlerinin de goruslerini almaya ihtiyac duymaktalar? -Ehl-i kitap mensubundan sut alinma halinde, sizlerin de onlara sut vermeniz gerekebilir. Malum batili gelismis ulkeler veya okyanus otesi, bebek emzirme konusunda cogunlukla yetersiz oldugundan(surekli kullanim formula seklinde zira bebek emzirme donemleri), oradan gelmesi muhtemel sut talepleri vs. nasil karsilanacaktir? -Bu bankalar, dogum yapmis anneden gelen ilk sut, halk arasinda "agiz" olarak tabir edilen ve genetik ve genetik arastirmalar acisindan inanilmaz degerli olan sutleri toplayip, batili veya okyanus otesi ulkelere, her anlamda endustriyel islenecek malzeme olarak kullanima acacak midir, pazar yaratmak icin? Hani sut alin, sut verin, ekonomiye can verin seklinde..? -Bu bankalarda istihdam edilecek personelin, olasi herhangi bir illegal davranista bulunmasi nasil izlenecektir? Tahminimce bir ikinci Babuna davasi benzeri olaylarin, bu kez kan yerine, sut uzerinden gitmesi muhtemel olabilir. Hani Cem Yilmaz'in tabiriyle, "Doktoor! Marshall Yardimi isine benzemesin! " diye dusunmuyor da degil insan. |
Alıntı:
Neymiş efendim?,,, " Aynı sütü içenler kardeşmişler,süt bankası olursa aynı sütü içenler kaza kudret evlenir ise evlilikleri Haram" olurmuş... 1- Evet, kısmen doğrudur. Aynı memeden emenler kardeş sayılır,süt kardeşidir, evlilikleri din'en caiz değildir... 2- Kur'an-ı Kerim de bu konu hakkında ap açık bir ayet yoktur...Bu konu Hadis ve Siyer konusudur... 3- Bu süt kardeşliği olayı İslamiyetten önceki bir olaydır, yani bir gelenektir... İslamiyetin gelişiyle ortaya çıkmış bir durum değildir... Son olarak; İslamiyete göre, emilen süt değil emilen meme ve sahibi önemlidir... |
Hal ve vaziyet ortada.
Yalnız benim bir kaç sorum olacaktı; Sorumu mecburen süt ve inek çerçevesinde sormak zorunda kalıyorum. Sahi bir çoğumuz, inek sütü içmiştir. Sütünü içtiğimiz onca ineğinde inancı sorgulanmalı mı? Ya mama tüketimi? |
Ayni kadindan süt emmeyle,ayni dereden su icmenin arasindaki fark nedir?.saygilar
|
Muhammed kadin olsaydi ,40 yasina kadar verdigi her sut haram/zikkim olurdu.Malumunuz 40 yasina kadar iman nedir,kitap nedir bilmezdi.
Sura Suresi 52. İşte böylece sana da emrimizle Kur'an'ı vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen doğru bir yolu göstermektesin. Ne sacma konular bunlar ya,kimin ne zaman ateist,ne zaman dindar olacagini bu yobazlar nereden bilecek ve insanlari fisleyecekler. Gerizekalilar,sut kardeslerinin birbiriyle evlenmesinin Kurana gore yasak oldugunu,ayni anneden sut ictikleri zaman birbirlerine es olamayacaklarini idda ediyor. Peki bu is sutun bunyeye girmesiyle bu kadar onemliyse.Bu ayeti okuyunca ne yapacaklar? TALAK SURESI 4. Kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları (doğum yapmaları)dır. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir. Bu ayetten anlasilacagi uzere,kadin dogum yaptiktan sonra iliskiye giriliyor.Yeni dogum yapmis kadininda sutunun en bol oldugu zaman,dogum sonrasidir. Peki adam olasi bir iliskide gogus fantezisine takilirsa, agizna gelen sutten sonra sut annesi ile iliskiye girmis mi oluyor? Kimse kusura bakmasin,yobazlar boyle sacma konulara takilirda ,bebeklerin ileride birbirleriyle evlenme olasiligini gundeme getirirse,bende boyle sacma mevzulari getirir,meme fantezisine son veririm.:bounce: |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:05 . |