![]() |
Aişe
Muhammed'i bir kenara bırakırsak,İslam tarihinin kuşkusuz en önemli kişisi Aişe'dir..Müslümanlar ve gayrimüslimler,1400 yıldır sürekli bu kadını tartışmışlardır..Özellikle Aişe'nin yaşı,İfk hadisesi ve Cemel savaşı hep tartışılmıştır..
AİŞE'NİN YAŞI Birinci İslam halifesi Ebu Bekir'in kızı Aişe (Aişe binti Ebu bekir)614 yılında Mekke'de doğmuştur..6 yaşında hastalanmış ve saçları dökülmüş,sonrasında iyileşmiştir.. Bir gün annesi Ümmü Rûman,kızını salıncakta oynarken yanına çağırarak bir takım kadınların olduğu bir çadıra sokmuştur..Aişe çadıra girmekten korkmuş ve terlemiş,annesi Aişe'yi telkin etmiştir..İçeri girdiğinde bir takım kadınların ona ''hayırlı olsun'' dediklerini işitmiş ve bu durumu anlamakta zorlanmıştır..Kadınlar Aişe'nin elbisesini düzeltmişler ve yan taraftaki kişiye Aişe'yi sunmuşlardır..Aişe bu olay olduğunda ünlü muhaddis Buhari'ye göre 9 yaşındadır ve Aişe'nin çadırda servis edildiği kişi de Muhammed'dir.. İslam tarihinin belkide en fazla tartışılan konusu bu minvalde gerçekleşmiştir..Aişe'nin yaşı tartışmalıdır ama Buhari tartışılacak bir isim değildir..Ayrıca o dönemde küçük kızların evlenmesinde Araplar açısından bir sakınca olmadığını da belirtiyim.. Aişe,Muhammed ile evliliği sonrasında da arkadaşlarıyla oyun oynamaya devam etmiş ve Muhammed de buna müsaade etmiştir..Hatta Muhammed ile Aişe'nin sokakta koşarak yarıştıkları veya mescidde kılıç kalkan oynayanları,Muhammed ile Aişe'nin yanak yanağa seyrettiği rivayet edilir.. Aişe'nin Muhammed'den önce Cübeyr isminde biriyle nişanlandığı da rivayet edilir..Cübeyr,Muhammed'i himayesine alan Mutim'in oğludur..Cübeyr kafirdir ama sonradan müslüman olmuştur..Müellefe-i kulûbtan ganimet almış ve Muhammed'den de 60 hadis rivayet etmiştir.. İFK HADİSESİ Aişe 15 yaşına geldiğinde Muhammed ile birlikte Mureysi gazasına katılır..Bu savaşta babası/amcası/kocası öldürülmüş olan Cüveyriye isminde çok güzel bir kadın esir düşer ve Muhammed bu kadını kendine alır..Aişe kıskanç bir kadın olduğundan,güzelliği ile dikkat çeken Cüveyriye'yi Muhammed'in almasından çok rahatsız olur..Dönüşte Aişe yolda gerdanlığını düşürür ve meşhur İfk hadisesi başlar..Sonrasında kervan Aişe'yi unutup yoluna devam eder ve Aişe'yi arkadan gelen genç Safvan kervana yetiştirir..Aişe ile Safvan'ın beraber kervanın ardından gelmeleri dedikodulara neden olur..Muhammed bu durumdan çok rahatsız olur ve yakınındaki insanlara ne yapması gerektiğini sorar..Muhammed'in amcasının oğlu ve damadı Ali,Muhammed'in çok üzüldüğünü görür ve şöyle der;''Ya Resulullah,bu kadar üzülme..Bir kadın değil mi,onu boşa kurtul''..Bu sözleri duyan Aişe,Ali ile küser..Bu sözler,daha sonra bu ikilinin düşmanlığının kaynağı olacaktır..Aişe,babası Ebubekir'in evine döner ve sonrasında Muhammed Aişe'nin yanına gelir ve ona ''eğer günah işlediysen,tövbe et Aişe'' der..Aişe Muhammed'e tepkisini koyar ve böyle bir şey yapmadığını belirten sözler söyler..Muhammed'e de bu esnada vahiy gelir ve Aişe'ye iftira edildiğini, Allah ayetleri ile açıklar..Bu arada Aişe'yi devesinde kervana getiren Safvan'ın erkekliğinin olmadığı yönünde de iddialar vardır..Ne derece doğru bu,bilemiyoruz tabi..Aişe,ayetler ile kendisinin aklandığını bilmesine rağmen yine de Muhammed'e çok kızgındır..Babası Ebu bekir,''kızım,Allah senin suçsuz olduğunu söylüyor''demesine rağmen,babasına ''Allah'a teşekkür ederim..Sana ve dostuna(Muhammed'e)değil''diyerek babasına ve Muhammed'e olan öfkesini dışa vurur.. AİŞE'NİN KISKANÇLIĞI Aişe'nin Muhammed'in ilk eşi Hatice'yi çok kıskandığı ve Hatice için ''dişsiz ihtiyar karı'' dediği rivayet edilir..Aişe'nin Hatice'yi kıskandığı bir gerçekse de,Aişe'nin asıl kıskandığı kadınlar Zeynep,Safiye,Hafsa ve Mariya gibi genç ve güzel kadınlardır.. Diyanet işlerinin 12 ciltlik sahihi buhari muhtasarına göre Muhammed'in eşleri ikiye ayrılmıştır..Bir tarafta Aişe,Hafsa,Safiye,Sevde;diğer tarafta da Ümmü Gülsüm ve diğerleri vardır..Aişe kendisi ile aynı grupta yer alan Safiye'yi çok kıskanmaktadır.. Aişe Muhammed'in diğer eşlerinden kendisini üstün görüyor ve bunu maddeler halinde Muhammed'in diğer eşlerine bildiriyor..Söz Aişe'de;''Benim 10 üstünlüğüm vardır..1-Evlendiği bakire tek eşi benim.2-Anası ve babası Medine'ye hicret etmiş tek eşi benim.3-Allah benim namusluluğumu (ıfk hadisesinde)vahiy göndermek suretiyle ispat etmiştir..4-Peygamberle evlenmemi Cebrail sağlamıştır..5-Muhammed namaz kıldığı zaman benden başka hiç kimseyi önünde bırakmazdı..6-Muhammed bir tek kaptaki sudan yalnız benimle yıkanmıştır..7-Benden başka hiçbir kadınıyla bulunduğu zaman Muhammed'e vahiy gelmemiştir..8-Muhammed'in başı benim göğsümde olduğu halde ruhunu teslim etmiştir..9-Hayatta en son cinsi münasebette bulunduğu kadın benim.10-Benim odamda defnedilmiştir..'' Muhammed bir sefere gideceği zaman kura çeker ve kurada Aişe ile Hafsa çıkar..Muhammed Aişe'ye özel ilgi gösterdiği için,seferde Hafsa'nın yanına pek gitmez..Buna bozulan Hafsa,bir şekilde Aişe'yi kandırarak,Aişe'nin devesine biner ve Muhammed ile bir gece birlikte olur..Aişe bu durumdan çok rahatsız olur..Muhammed'e küfür etmek ister ama yapmaz bunu..Sonra ayaklarını,içinde yılan akrep gibi hayvanlar olan izhir otlarının arasına sokarak şöyle der;''Allah'ım beni akrep ya da yılan soksun da bende Muhammed'e birşey söylemeye fırsat bulamayım.''. Aişe,kıskançlığı yüzünden intihar etmeye yeltenecek kadar çılgın birisidir..! Müslümanlar Aişe'nin konumunu bildikleri için,Muhammed Aişe'nin hanesinde iken ona hediyeler yollarlarmış..Buna bozulan diğer eşleri bu durumu Muhammed'e iletirler ama Muhammed Aişe'yi savunur..Kızı Fatıma bile araya girmek ister ama kızına da ''Aişe'yi sevin'' der..Bu arada Zeynep Muhammed'in yanında Aişe'ye bağırır..Muhammed ise o arada Aişe'nin karşı atağa geçmesini vücut dili ile göstererek Aişe'yi gaza getirir..Aişe'de Muhammed'in yanında Zeynep'e bir ton laf söyler..Muhammed'de ''Aişe Ebubekirin kızıdır'' diyerek,Aişe'yi o arada över.. Muhammed eşlerini kızıştırmayı çok seviyor..Eşleri arasında adaletli davranmıyor ve kasıtlı olarak kavga çıkarmak için herşeyi yapıyor..Belli ki Muhammed bu kavgalardan çok hoşnut oluyor..Kılıcı olan bir peygamberden beklenen davranışlar tabi..! Birgün Safiye,Ayşe ve Hafsa'nın kendisi hakkında olumsuz konuştuğunu duyar ve ağlamaya başlar..Bunu duyan Muhammed Safiye'ye ''sende onlara,benden nasıl daha hayırlı olabilirsiniz ki,zevcem Muhammed,babam Harun,amcam Musa'dır'' desene demiş..Yani Safiye'nin nesebinin Musa'ya kadar dayandığını söyleyerek Aişe ve Hafsa'nın hayırsız/değersiz olduklarını söylemeye çalışmış..Duruma göre bir o tarafta,bir bu tarafta olan Muhammed..! Muhammed Ayşe'nin odasına girer..O anda odada diğer karısı Ümmi Seleme'de vardır..Ayşe,Ümmi Seleme'nin de odada olduğunu Muhammed'e kaş göz hareketleri ile anlatmaya çalışsa da,Muhammed aldırış etmez ve Ayşe ile ilgilenmeye devam eder..O esnada Ümmi Seleme Muhammed'e seslenerek ''görüyorum ki senin için diğer karılarının hiç önemi yok..''diye bağırır ve hatta ağır sözlerde eder..Muhammed de Ayşe'ye dönerek ''bu kadının hakaretlerine sen cevap ver'' der..Ayşe'de aldığı gazla Ümmi Seleme'ye demediğini bırakmaz..Ümmi Seleme odadan çıkıp Fatıma'ya durumu anlatır..Fatıma'da Muhammed'e gelerek Ayşe'yi şikayet eder..Muhammed ise kızına şöyle seslenir;''Ayşe senin babanın en tercihlisidir''. Ahzab suresi 50. ayetin bir yerinde deniliyor ki, Muhammed bir kadını eğer beğenirse, ona mehir ücretini vermeden/bedava alabilir. Yine 51. ayette, Muhammed'e tam özgürlük verilir: "Kadınlarından istediğini boşayabilir, istediğini geri getirebilirsin, eşlerin arasında geceleyin sıralama yapmayabilirsin' gibi avantaj ayetleri oluşunca,Aişe buna çok kızar ve o meşhur sözünü burada söyler: "Bakıyorum senin Allah'ın senin zevkin doğrultusunda acele ederek hemen ayet gönderiyor." Ayrıca kadınların kendilerini Muhammed'e mehirsiz hibe etmeleri konusunda Aişe çok kızar ve şöyle der;''Olacak şey mi? Bir kadın utanmaz mı ki, kendini bir erkeğe armağan etsin?" Aişe'nin ne kadar kıskanç/bencil olduğunu ve Aişe'nin Muhammed tarafından diğer eşlerine nazaran nasıl da tercih edildiğini alıntılarla(paragraflar halinde)aktarmaya çalıştım..Tüm çocukluğu ve gençliği Muhammed'in yanında geçen bu kişi,haliyle Muhammed'i inanılmaz derecede sahipleniyor ve onu aşırı derecede kıskanıyor..Bu kıskançlığı öyle bir hal alıyor ki;bazı açıklamalarına baktığımız zaman Aişe'nin psikolojik durumunun pekte iyi olmadığını anlıyoruz..Aişe bazen Muhammed'i çok yüceltiyor,bazen de Muhammed'i yeriyor..Aişe,Muhammed ve diğer eşleri arasındaki ilişkiler tam bir pembe dizi kıvamında aslında..Pembe dizi sözlerimi daha da netleştirmek adına meşhur bal olayını anlatan hadisi olduğu gibi aktarıyorum ki,Muhammed ve eşleri arasındaki ilişki daha iyi anlaşılsın.. Alıntı:
Bu konudaki en meşhur argüman,Aişe'nin "Bakıyorum senin Allah'ın,senin zevkin doğrultusunda acele ederek hemen ayet gönderiyor." sözleridir..Senin Allah'ın ne demek?Açıkça Allah'ın Muhammed'e has bir şey olduğunu söylüyor..Yani kendisinin bir Allah'ı bulunmadığını,dolayısıyla Muhammed'in peygamberliğine de inanmadığını ilan ediyor..Çok çok önemli bir hadis bu ama nedense pek dikkate alınmıyor..Daha çok Aişe'nin yaşı tartışılması 1400 yıldır gündemde tutuluyor..Sanki Aişe 19 yaşında olunca tüm sorunlar çözülecekmiş gibi..! Aişe gerçekten çok önemli biridir..Sahabe anlamadığı konularda Aişe'ye danışır,Aişe'de insanlara Muhammed'den ve ayetlerden bahsedermiş..Bu kadar önemli bir konumda olan birinin ne Allah'a ne de Muhammed'e inanmaması ve Muhammed'in de bu eşi için birçok defa ''en hayırlı/üstün kadın'' diye bahsetmesi,çok ciddi bir paradoks..! Üstelik bu kadın 2210 hadis rivayet etmiş ki,bu da İslam dini açısından son derece önemli bir durumdur.. Fahrettin er-Razi'den nakledilen bir hadis var ki,bu hadiste Aişe'nin inançsızlığını kanıtlar..Aişe miraç ile ilgili olarak şunu söyler;"Aslında Muhammed bedeniyle/fiziki olarak göklere çıkmamıştır; o ancak rüya yoluyla bunları anlatıyor." İslam aleminin Muhammed'den sonra en önemli ismi,İslam'ın en önemli konularından biri olan miracı inkar ediyor..Mevzuya gel müslüman:) Aişe'den nakledilen bir başka hadise göre de,Muhammed'e büyü yapıldığı söylenir..Muhammed öyle bir hale gelmiştir ki;''yaptığı şeyi yapmadım,yapmadığı şeyi de yaptım'' demeye başlamıştır..Muhammed'in bu durumda olduğunu anlatan Aişe'nin,Muhammed'in peygamber olduğuna inanması düşünülebilir mi?Kadın açıkça Muhammed dengeyi kaybetmiş diye hadis rivayet etmiş ve bunu da 1400 yıldır müslümanlar kabul etmişler..Yani,bu ve buna benzer hadisleri ortadan kaldırmayı denememişler bile..Ben olsaydım bu hadisleri yok ederdim:) AİŞE'NİN GÜZELLİĞİ Muhammed zamanında eş değiştirme(becayiş)adeti vardı..Bir gün Muhammed'in yanına Uyeyne bin Hısn isimli bir kişi geliyor ve Aişe'yi görerek Muhammed'e eş değiştirme teklifi yapıyor..Muhammed bu teklifi reddederek Ahzab suresi 52.ayet ile bu adeti ilga ediyor..Buradan anlıyoruz ki,Aişe güzel bir kadındı.. Muhammed'in Cennet'le müjdelediği Talha bin Ubeydullah ''eğer Muhammed bir gün ölürse,ben Aişe'yi eş olarak alırım'' diyor..Bunu duyan Muhammed ''benden sonra benim eşlerimi kimse alamaz'' ayeti ile de bu konuya noktayı koyuyor..Aişe'nin Talha tarafından ilgi görmesi ve beğenilmesi Aişe'nin güzelliğinin bir başka kanıtıdır..Aişe ile evlenmek istediğini söyleyen Talha,Osman'ın ölümü sonrasında Aişe ile yakınlaşmış,Cemel savaşında Aişe yanında savaşmış ve öldürülmüştür..Bu arada Talha,Aişe'nin amcasının oğludur..Talha ile ilgili şunu da söylemek lazım..Muhammed tarafından Cennet ile müjdelenen Talha,Ebubekir'in halife olduğunu duyunca kılıcını çekip ortaya çıkıyor ve ''biz Ebubekir'e mi(amcası) kaldık?''diyor..Ömer Talha'ya yönelip''dur durduğun yerde ey köpek''diyor..Gerçek İslam tarihi bu işte..! AİŞE HAKKINDA BİLİNMEYENLER Aişe hiperaktif birisi..Zaten hayatından belli olmuyor mu:) Aişe'nin kısır olduğu söylenir..Aişe'mi kısırdı,yoksa Muhammed'de mi bir sorun vardı,tam olarak bilemeyiz tabi ama Aişe'nin çocuğunun olmaması bence Aişe'yi çok farklı bir insan yapmıştır..Bir kadın gibi değil de,bir erkek gibi davrandığı bir çok konu vardır..En basitinden Cemel savaşında binlerce müslümanın ölümüne neden olması gösterilebilir..Aişe bu savaş sonrasında,''peygamber hanımları dışarı çıkmayın''(Ahzab 33)ayetini her okuyuşunda/duyuşunda başörtüsü ıslanıncaya kadar ağlarmış.. Ayrıca bu savaşta haklı olan tarafın Ali'nin tarafı olduğu da,nerdeyse tüm İslam alemi(sünni-şii) tarafından kabul görmüştür.. Aişe,Hasan öldükten sonra dedesi Muhammed'in yanına defnedilmesine izin vermemiştir..Muhammed Aişe'yi de,Hasan'ı da çok seviyor ama Aişe'nin yaptığına bakarmısınız..! Aişe önce ''Osman'ı öldürün''diye fetva vermiş..Osman ölüp Ali halife olunca da''keşke Osman öldürülmeseydi''demiş..Aişe ne dediğini,ne yaptığını kesinlikle bilmiyor..Böyle bir kişinin hadisleri ile müslümanlar hayatlarına şekil veriyorlar..! Aişe,vali Osman bin Hanif'in adamlarının/yakınlarının öldürülmesini emretmiştir..Muhammed'den öğrendi tabi bunu.. Aişe,Ali hakkındaki hadisleri gizlemiştir..Bu da ayrı bir felaket..Aişe,Ifk hadisesi sonrası Ali'ye küsüyor ve bir daha da asla Ali ile konuşmuyor..Dolayısıyla Ali'nin hadislerini de görmezden geliyor.. Aişe'ye göre yetişkin erkeklerde kadınların memesinden süt içebilirlerdi..Böylece mahremlik sağlanırmış..İmam Malik'in Muvatta adlı kitabında şöyle rivayet edilir;''Aişe,erkekleri kız kardeşi Ümmi Kulsum'a ve erkek kardeşinin kızlarına gönderir..Onlardan süt emzirir..Böylece Aişe onlarla görüşmeyi kendine helal bilirdi..Çünkü Aişe'nin içtihatına göre,bu erkekler artık ona mahrem oluyorlardı..''Aişe'nin zekasına hayran kalmamak elde değil:) Son olarak Aişe'nin şu sözleri ile bu bölümü de kapatayım..Aişe;''Allah keşke beni hiç yaratmasaydı''diyerek ölmüştür..Yaklaşık 50 sene dul kalsaydım,bende bu şekilde düşünürdüm.. MUHAMMED'İN ÖLÜMÜ Bu yazıyı yazarken hadislerden faydalandım tabi..Hadislerden anladığım kadarıyla Muhammed ile eşleri arasında ciddi sorunlar var ve bunun nedeni de Muhammed'in ta kendisi..Eşleri arasında adaletli davran(a)mayan,eşleri arasında kavga çıkması için özellikle eşlerini kışkırtan Muhammed'in sonunu da eşleri getirmiştir..Farklı kaynaklarda Aişe ve Hafsa'nın Muhammed'e birşeyler içirdiği ve Muhammed'i öldürdüğü rivayet edilir..Bu konuda Arif Tekin'in kitabı okunmalıdır..Arif Tekin kaynakları ile birlikte bu cinayeti gözler önüne sermiştir.. Muhammed'i Aişe ve Hafsa öldürmüştür ama bu cinayetin tek sebebi Muhammed'in eşlerine bakış açısı değildir..Bu olay daha çok siyasidir..Muhammed'in Ali'yi halife olarak öne sürmesi,daha önce Muhammed'i öldürmeye çalışan Muhammed'in en yakınlarının canlarını iyice sıkmış ve tekrar Muhammed'i öldürmeye karar vermelerine neden olmuştur..Hatta Muhammed öldürüldükten sonra halife olacaklar bile sıralanmıştır..Muhammed'in en yakınları Ebubekir ve Ömer gibi isimler,Muhammed'e tebük seferi ve veda haccı dönüşünde suikast düzenlemek isterler ama başaramazlar..Sonuçta,o zamanlarda etkili bir öldürme yöntemi olan zehirleme yöntemini denerler ve kızları sayesinde bunu başarırlar..Aişe ve Hafsa'nın babaları,kızlarını bir şekilde ikna etmişler ve bu cinayeti işlemelerini sağlamışlardır.. Bu kişiler Muhammed'i bir şekilde zehirleyerek yatağa hapsediyorlar..Muhammed yarı ayılmış şekilde uyanıyor ve kendisine birşeyler içirildiğini farkediyor ve buna çok kızıyor..O esnada odada Muhammed'in amcası Abbas,Aişe ve Hafsa var sadece..Muhammed ''amca,sen hariç bu iki eşim bu ilaçtan içecek'' diyor..''Çünkü sen plandan habersizsin'' diyede ekliyor..Yani,Muhammed kendisine karşı bir plan yapıldığını ve planı yapanlarında kim olduğunu biliyor.. Muhammed bu hastalık(zehirlenme) durumunda ''Aişe sen benden önce ölseydin,ben sana dua ederdim'' diyerek Aişe'nin ne yaptığını bildiğini ima ediyor..Muhammed daha öncede,Aişe'nin evini göstererek ''işte küfür/fitne buradadır..Şeytanın boynuzunun çıktığı yer burasıdır''demiştir..Hafsa içinde aynı sözleri söylemiştir.. ''Müminlerin annesi'' hakkında Muhammed'in söylediği sözlere bakarmısınız.. Birde Muhammed'in vasiyet etmesine izin vermiyor bu ekip..Çünkü Muhammed'in yazacaklarından korkuyorlar ve planlarının bozulmasını istemiyorlar.. Muhammed'in ölümü sonrası Aişe,Muhammed'in ailesine (Fatıma ve Abbas'a)mirastan hiç birşey alamayacaklarını söylüyor..Ömer zamanında ise,Hayber gelirlerinden mahsul alan Aişe ile Hafsa'ya(Muhammed'i öldürenler) o topraklara ortak olma hakkı tanınmıştır..Bu olaylar Muhammed'in öldürüldüğüne işaret eden ciddi argümanlardır.. AİŞE'NİN ÖLÜMÜ Kimi rivayetlere göre Muaviye minberde oğlu Yezit için propaganda yapınca Aişe ona karşı çıkıyor. Bunun üzerine Muaviye Aişe'yi bir çukura gömmek suretiyle katlediyor. Bir başka aktarım da, Aişe'yi damdan düşürmek suretiyle katledip geceleyin de gömüyorlar..Muaviye,Aişe'nin kardeşi Abdurrahman'ı da hem zehirliyor, hem de can çekişirken o halde mezara gömüyor. Diğer kardeşi Muhammed ise zaten Muaviye'nin talimatıyla Mısır'da yakalanıp bir merkebin içine konuyor ve eşekle birlikte onu yakıp o şekilde katlediyorlar. SONUÇ Muhammed'in en yakın eşi,en yakın dostu,Muhammed'den en fazla hadis rivayet edenlerden,müçtehit olarak görülen biridir Aişe.. Çocuk iken Muhammed ile evleniyor..Sivriliği sayesinde Muhammed'in onlarca kadını arasından,kendini en başa koymasını beceriyor..Muhammed'e inanmadığını alenen söylüyor ama buna rağmen müslümanlara fetva vermeden de çekinmiyor..Muhammed'in ölümü sonrası yaklaşık 50 sene dul yaşıyor ve kimseyle evlenemiyor..Muhammed'in damadı ve amcasının oğlu Ali ile savaşacak kadar kendinden geçiyor..Muhammed'i Hafsa ile beraber öldürüyor..Muaviye tarafından da katlediliyor.. Aişe'nin yaşamı hüzün ve çelişki dolu..Yüzlerce yıldır Şiiler tarafından kendisine küfredilen bir kadın..Sürekli aşağılanan/tartışılan bir kadın..Ne çocukluğunu,ne gençliğini,ne de hayatını doğru dürüst yaşayamayan bir kadın..Aişe'ye hem üzülüyorum,hem Muhammed'e/Allah'a inanmamasını takdir ediyorum,hem de inanmadığı bu dini hayatının sonuna kadar savunmasına kızıyorum.. Dipnot:Yöneticiler umarım bu yazımı başka bir başlığa almazlar..Çünkü Aişe ayrı bir başlıkta ele alınmayı hakeden bir isim.. |
Teşekkürler Sn. NOLAN, oldukça emek vermişsiniz; aydınlatıcı bir yazı olmuş...
|
Uzun zamandır okuduğum en güzel, emek verilmiş yazı. Eline koluna sağlık Nolan. Güzel ve ibret verici bir yazı olmuş.
|
Hadis rivayet kabul etmeyen inanirlar disinda, üzerinde düsünülmesi gereken bir yazi!
Aslina bakacak olursak muhammede peygamberlik verilmeside 1200 yil önce rivayet ile belirlenmistir, dolayisiyla hadisleri tümden alip cöpe atilacagi yere, ilk basta bu cinsten hadislerin ne kadar isabetli oldugunu gösteriyor. Islam peygamberi ile sahabilerin akibetini aciklayan hadisler varsa, bu türden rivayetlerin yanlis olduguna dair aksi kanitlar ortaya sürülmelidir, ki böyle bir rivayet de sanirim yoktur, burada görüldügü gibi özellikle Aise'nin rivayetleri yabana atilacak cinsten degildir!... Hele hele Ali'nin Ebu hureyre den daha az miktar da rivayet etmesi gercekten de ne kadar olaylarin örtbas edilmesine dair acikca bir isaretidir.... Adama bir bakarmisiniz! cariyeler üzerinde kalite kontröllügünü üstleniyor! yani köle pazarina getirilen yeni bir cariye'yi orasini burasini elleyen bir zatin, bugünkü islaminin ehli-sünnet'ine rivayetler ile yön vermis ve bicimlendirmis bir kisiligin, aslinda üzerinde durulmasi bir husustur... Tekrar, hadisler ile bizlere hatirlatigin bu degerli derlemelerli yazini herzaman göz önünde bulunduracagim sayin Nolan, iyiki varsin... Saygilar... |
Teşekkürler arkadaşlar..
Forumda Aişe'ye özel bir başlık olmadığını farkettim ve böyle bir yazı yazmaya karar verdim.. İslam'ı/Muhammed'i anlamak isteyenler Aişe'yi es geçmemeliler..Aişe eğer gerçekten anlaşılırsa,İslam da anlaşılmış olur..Müslümanlar;Muhammed'e/Allah'a inanmayan,Muhammed'i zehirleyerek öldüren bir kadının ''müminlerin annesi'' olduğuna inanıyorlar..21.yüzyılda,bilgi çağında,ne hazin bir durum..! |
Sayın NOLAN
Bu guzel yazınız için teşekkürler. Aişenin gerçekte nasıl bir kadın olduğunu ortaya koyan islam tarihindeki bilgileri güzel biraraya toplamışsınız. Ben bu müslümanları cidden anlamıyorum. Bukadar yamuk ve ilkel bir dine bunca kanıta rağmen daha nasıl inanabiliyorlar anlaşılır gibi değil. Muhammed daha yatağını paylaştığı kadını peygamberliğine ikna edememiş. Bizim müslümanlar ise 1400 yıl önce yaşamış bu akli dengesi bozuk olduğu kesin olan araba ayıla bayıla inanıyorlar. İslam saçmalığın daniskası ama gelde anlat |
Ben doğrudan kişi ve kişilikleri hedef alan mesajlara hep şüphe ile bakmışımdır. Bu tip ithamlar, adı geçen kişiye "Mü'minlerin annesi" şeklinde bakan, şartlanan; bu itibarla, nâmusunu da kendi öz anasının nâmusu gibi algılayan büyük yığınlar için son derece provakatif bir malzeme oluşturmaktadır.
Diğer taraftan, Aişe ile ilgili iddialara yine İslâmi kaynaklardan referanslar verilmeli değil miyidi ? Bir yazı var ama; kaynak, belge vs yok ortada. Arif Tekin'in kimi makâlelerinde Aişe ile ilgili ve hiç duyulmamış bilgilere rastlamıştım. Ama o, en azından her iddiasını ıspatlayacak kaynakları da vermekteydi. Bu makale sn. NOLAN'ın kişisel çalışması ise, Aişe'nin ağzından çıktığı iddia edilen sözlerin kaynağını ve yine Aişe'nin Muaviye ve oğlu Yezid tarafından öldürüldüğüne dâir iddianın kaynağını da vermelidir. Bu tip "saldım çayıra mevlâm kayıra" türü yazılar; inanç ile şartlanmışlık arasındaki çizgiden birhaber ve yukarıda arz ettiğim şekilde "Mü'minlerin annesi" etiketi nedeniyle, Aişe'nin nâmusunu kendi öz anasının nâmusu gibi gören kitlelere uyandırcı hiç bir etki yapmayacağı gibi, içten içe düşmanlıkları da körükleyecektir. "Niyet okuma" bilmem. Ama sn. NOLAN'ı uzun süredir tâkip ediyorum. Çoğu mesajlarında muhatabını inceden "ti"ye alan samimiyetsiz bir tavrı var. Üstelik astığı mesajlar bilgilendirici olmaktan çok öte kışkırtıcı. |
Alıntı:
BİLİNMEYEN YÖNLERİYLE Hz. MUHAMMED’İN ÖLÜMÜ (ARİF TEKİN) Konunun geçtiği paragraf; Kimi rivayetlere göre Muaviye minberde oğlu Yezit için propaganda yapınca Ayşe ona karşı çıkıyor.Bunun üzerine Muaviye Ayşe'yi bir çukura gömmek suretiyle katlediyor. Bir başka aktarım da, Ayşe'yi damdan düşürmek suretiyle katledip geceleyin de gömüyorlar Muaviye, Ayşe'nin kardeşi Abdurrahman'ı da hem zehirliyor, hem de can çekişirken o halde mezara gömüyor. Diğer kardeşi Muhammed ise zaten Muaviye'nin talimatıyla Mısır'da yakalanıp bir merkebin içine konuyor ve eşekle birlikte onu yakıp o şekilde katlediyorlar. Bu paragrafın kaynağı da şu şekilde geçiyor; Igtiyal'ül Halife Ebubekir, 1/108 vd. Aişe'nin söylediği sözlerin kaynağı hadislerdir..Hadisleri tek tek belirtmek istemedim..Yazımda belirtilen herhangi bir söylemim için istenirse kaynak belirtebilirim..Yani uydurma/karalama bir yazı değil bu..! |
Bana "kaynak" vermenizin bir anlamı yok sn. NOLAN. İslâmi konularda kişilere yönelik eleştiri getirdiğinizde, argümanlarınızın sağlam zemine oturması bakımından, İslâmi kaynaklarını da vermenizde fayda var. Aksi takdirde, tüm yazılanlar, ard niyetli/maksatlı ya da "kutsala saldırı" gibi algılanacaktır.
Arif Tekinden faydalanmış olabileceğinizi tahmin etmiş ve bunun imâsında bulunmuştum. Tamâmı değil ama "Bilinmeyen yönleriyle Hz. Muhammed" adlı esere şöyle bir göz gezdirmiştim. Aişe ve Hafsa ile ilgili söylediği iddia edilen "Şeytan'ın boynuzu" betimlemesi oradan aklımda kalmış. |
verdiğiniz bilgiler için tşk...yazdığınız sözlerin hepsi hadismidir.kaynakçada yazarsanız çok sevinirim.....
|
Alıntı:
Tabi ki,hadisleri baz alarak böyle bir makale yazdım..Kaynakları yazıda tek tek belirtmem uzun süreceği için üşendim açıkcası..İstenirse ilgili hadisleri belirtebilirim..Ayrıca İlhan Arsel ve Arif Tekin'in kitapları bu yazıyı yazmam da yardımcı oldu bana.. |
ayşe şia tarafından hiç sevilmez iranda ayşe ismi hiç yoktur. hatta daha kötü bir tanımla nitelendirilir
|
çok kaliteli bir yazı olmuş tebrik ediyorum
|
Yukari!Kendi karisini degistirten muhammed peygamber.
|
Ne hikaye be.. Pembe dizi senaryosu çıkar Ayşe'nin hayatından. Kesinlikle.
|
Her devirde güçlü kişiliklerin arkasındaki dişiler magazin konusu.
Muhammedin Ayşesi,Süleymanın Hürremi, Turgutun Semrası. Hikayede bir yer var ki çok duygulandım. Muhammed Ayşe ile sokakta yarışıyor. Peygamberin içinde büyütemediği bir çocuk var. Bu çocuk ruhundan dolayı küçük yaşlarda eş seçmiş olabilir:) Hadisteki ifadeler dönemin Arap toplumu hakkında önemli bilgiler veriyor. Kabile yaşantısı. Her şey ortada iç içe. Sayısal olarak azınlıklar. Akrabalar birliği. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
rainfall38;"Peygamber benimle evlendi; BEN O SIRADA 6 YAŞINDAYDIM ." (Bkz. Buhâri, e's-Sahih, Kitabu Menâkıbi'lEnsâr/44; Tecrîd, hadis no: 1553; Müslim, e's-Sahih, Kitabu'nNikâh/69, hadis no: 1422.)
9 yaşındaki zifaf olayı da,hadisin devamında belirtiliyor.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
rainfall38;elinde ''sahihi buhari'' varsa bulursun..Ya da google'a ''turan dursun din bu 1 pdf'' yaz..Çıkan kitabın içinde bu hadisi görebilirsin..
|
Alıntı:
|
rainfall38;Evet..Aynı konu hakkında yazılmış aynı veya benzer hadisler böyle not düşülür..
|
bu konuda çok rivayet var zannedersem benim okuduğum bir rivayette benimle 9 yaşında zifafa girdi diyordu öyle birşey yazıyordu.Ama hadisin kaynağını bulamadım.
|
rainfall38;çok rivayet/hadis olduğu doğrudur..Bu konularda yazılmış önemli kitaplar da var..Meraklıysan ilhan Arsel'in ''şeriat ve kadın'' kitabını tavsiye ederim..Ayrıca okumadım ama Arif Tekin'in de bu cinsellik konularında kitapları var..
|
Alıntı:
|
Aişe aslında,Aşera ola bilirmi??Fahişelik,aldatma falan
|
Yahu bırakın artık şu kişiselleşmis, seviyesiz paylaşımları.
Muhammed'e, Aişe'ye, Zeyneb'e "eleştiri" makyajında belaltı vurduğunuzda, inancı ile içine doğduğu kültürü birbirinden ayırd etmekten aciz insanları, kendilerinden olmayanlara karşı daha da keskinleştiriyorsunuz. Bu insanlar, "inanç" zannetikleri masallara daha sıkı bağlanıyorlar. Bir msülüman; İslâmi gelenekte "değerli" sayılan insanlara kem söz edildiğinde sessiz kalamaz. Tepki vermediğinde, kendi imanından şüphe eder duruma gelir. Siz küfrettiğinizde, o da karşılık verir. Sonuç ? İnsanları İslâm'a karşı uyarmak isteyenler, kişileri bırakıp fikirleri esas almalıdırlar. |
rainfall38;6 yaşında evlenmiş,9 yaşında oyuncakları ile oynarken annesi tarafından çadıra yollanmış..Çadırda ne yaptıkları hadislerde yazmıyor tabi..
Abdullah Rzayev;Muhammed İsa'nın ta kendisi..İsa'da Baal'in ta kendisi..Baal,bildiğimiz Dionysos..Dionysos ise Yahve..Yahve ise Rab.. Aşera EL'in eşi,aynı zamanda Yahve'nin de..Aşera aslında Herodot'un belirttiği Urania'dır..Herodot'un belirttiği diğer arap tanrısı Dionysos'ta Yahve'dir.. Karışık değil mi:) Aslında bu Aşera(farklı isimleri var),hem babanın hem de oğulun eşi..Baba ölünce,ya da takattan düşünce oğlu eşini alıyor..Baba Allah(el veya eloah),oğul da rab(Yahve,İsa,Musa,Muhammed,Baal) oluyor..Oğulun baba yerine geçmesi,oğulun baba olması demektir.. İslam'ın Allah'ı baba oluyor..Oğul Muhammed oluyor..Eş durumu karışık ama dediğiniz gibi Aişe bize birşeyler işaret ediyor..Aişe'nin aldatma dedikodusu veya deve üstünde savaşa katılması,Aşera'yı hatırlatıyor bize..Kelime olarakta benziyor zaten.. Vefik Sami;kaynaksız yazmıyoruz..Ne yazıyorsak kaynağını belirtiriz..Yani belaltı vurduğumuz yok..Ayrıca Müslümanları uyarmak gibi bir derdim yok benim.. |
Saygideger Ahlaksiz uye arkadasin yorum ve degerlendirmelerinin yani sira bu degerlendirmeyi de gozden gecirmekte yarar var....
Daha sonra kaleme alacagim bu rivayetlerin yani sira farkli rivayetlerin oldugu ve hangisinin daha mantikli olabileceginide tartismalara ve paylasimci dostlara birakmak gerektigine inaniyorum. Muhammed, Mustalıkoğulları'na karşı gece baskını için yola çıkma hazırlığında. Yıl, Miladi 627. Bu sırada Muhammed, Aişe' yi de yanına almıştır. Aişe -9 yaşındayken Muhammed' in koynuna verildiği tarih, eğer Hicri şevval ya da zilkade 1 / Miladi Mayıs ya da Haziran 623 ise- 13 yaşındadır daha. Aynı gece, baskının sonucunda, tutsaklar arasında güzelliğiyle göze çarpacak ve başkasına düşmüşken alınıp Muhammed in koynuna verilecek olan Cüveyriyye'yle aynı (yani 13) yaşta. Devenin üzerinde kapalı bir yer ("mahmil"); Aişe de içinde. Gidilir; baskın yapılır, elde edilecekler elde edilir ve dönüş başlar. Gidiş Medine'ye doğru. Derken bir konak yerinde biraz kalınır. Gecenin bir kesimi. Bir süre sonra kalkıp yola koyulmaya yöneliş. Tam bu sırada bir şey olur: Aişe, tuvalet ihtiyacı için birlikten ayrılır. Ayrılışını haber verse olmaz mıydı? Olurdu, ama kimseye haber vermemiş işte. Tuvalet ihtiyacını giderdikten sonra döner; ama bir terslik: Göğsünü yokladığında, kolyesini bulamaz ve kopup düştüğünü anlar. Geri dönüp gerdanlığını aramaya koyulur. O sırada Aişe devesinin üzerindeki kapalı yerinde bulunuyor sanıldığı için herkes habersizdir ve birlik uzaklaşıp gitmiştir. Aişe, kolyesini bulur; ama işte o saatlerde, yolda yapayalnızdır. Konaklandığı yere gelir, orada bekler. Gelsin götürsünler diye… Beklerken uyku bastırır ve uyur. Ve bu sırada Muattal Oğlu Safvan arkadan gelmiş, Aişe'yi görünce de şaşırmıştır. Şaşkınlığını anlatan sözler. Onun bu sözlerine de Aişe uyanır. Safvan, Aişe'yi devesine bindirir. Yola koyuluş. En sonunda, bir konak yerinde birliğe ulaşılır. Bu sırada da dedikodular başlar… Aişe'nin kendi anlattığına göre gerçek bu. (1) Olayda Akla Gelen Sorular: - Aişe tuvalet ihtiyacı için ayrılıp giderken kimseye neden haber vermemişti? Eğer bunun nedeni, çocuk yaşta oluşu idiyse; bu yaşta oluşu biri tarafından kandırılmaya da elverişli değil miydi? – Aişe ayrılıp giderken o denli insan içinde nasıl olmuştu da kimse görmemişti? Gören olmuştuysa, dönüşü neden izlenmemişti? Döndüğü görülmedikçe, "dönmüş; mahmil'ine girmiştir!" yargısı nasıl oluşmuştu? – Hadiste belirtildiğine göre, Aişe'nin deve üzerindeki "hevdec"ini (mahmil) indiren, sonra yine yükleyenler ve Aişe' ye "hizmet edenler" vardı. (Hadis'e aynı kaynaklarda bkz.) O "hevdec", dinlenme yerinde deveden indirildiğine göre, sonra deveye yüklenirken içinde Aişe var mı, yok mu diye niçin bakılmamıştı? Hizmet edenler bakabilirlerdi. – Yine hadiste belirtildiğine göre, "hicab" yani erkeklere karşı "örtünme, perde ardına geçip saklanma" gerektiren bir ayet hükmü bulunmadığı zamanlarda, Safvan, Aişe'yi görmüştü. (Hadise, aynı kaynaklarda bkz.) Yani Safvan'la Aişe birbirlerini tanıyorlardı. Bu "tanışma", ileri ölçülerde bir "anlaşma" ya varmış olamaz mıydı? Aişe "Zina" ile Suçlanıyor Aişe'nin Safvan'la yolda "neler yapmış olabileceği" üzerinde duruluyordu. Yoğunlaşan kuşku. Dedikodular alıp yürümüştü. Son derece yaygın bir duruma gelmişti giderek. Muhammed' in bile Aişe'ye karşı olan her zamanki tutum ve davranışında bir değişme olmuştu. Aişe diyor ki: - "Medine'ye gelince ben bir ay hastalandım. Meğer o sırada, iftiracıların dedikoduları dolaşıyormuş. Hastalığımda beni işkillendiren bir şey oldu: Peygamber'de, her hastalığımda gördüğüm ilgiyi, inceliği artık göremiyordum. Yalnızca gelip selam veriyor ve ‘Nasılsınız?' diyordu, o kadar." (Hadis'e aynı kaynaklarda bkz.) Aişe dedikoduları duyup öğrenince üzülmüştür. Hastalığı daha da artmıştır bunun üzerine. Muhammed'den izin alır ve babasının evine gider. Orada da, durumuna ilişkin "Tanrısal bir açıklama" bekler. (Bkz. aynı hadis) Beklenen "Vahiy" Bir Türlü Gelmiyor Hadiste, bu olaya ilişkin "vahyin gecikmesi"nden söz ediliyor. Ve Muhammed, karısından, yani Aişe'den ayrı kalışından doğan soruna çözüm için yakın çevresini topluyor. Bunların içinde Ali de vardır. Ali, görüşünü şöyle dile getiriyor: – "Ey Tanrı Elçisi! Tanrı dünyayı sana dar etmedi ya! Aişe'den başka da kadın var, kadın çok!" (Bkz. aynı hadis.) Ali, gerçeği öğrenmek için Aişe'nin cariyesi Berire'nin tanıklığına da başvurulabileceğini söylüyor Muhammed'e. Muhammed bu tanıklığa başvurduğunda, cariye, "hanımı için iyilikten başka bir şey bilmediğini" söylüyor. Muhammed sorup soruşturduğuna göre, belli ki adamakıllı "kuşkulu". Bu "kuşku", onun Aişe'ye söylediği yine aynı hadiste açıklanan şu sözlerden de çok açık biçimde anlaşılıyor: Muhammed: "Aişe! Böyle Bir Suçun Varsa Tevbe Et!" - "Aişe! Senin hakkında bana şöyle şöyle dedikodular geldi (Safvan'la ilişki kurduğundan söz ediliyor). Eğer bu suçu işlemedinse Tanrı seni aklayacaktır. Ama eğer işledinse bu suçundan dolayı Tanrı'ya yönel, tevbe et! Çünkü bir kul, suçunu boynuna alır ve tevbe ederse, Tanrı da onun tevbesini kabul eder." Aişe, Muhammed'in bu sözlerine, babasının ve anasının karşılık vermelerini ister. Onlar karşılık vermeyince de, Muhammed'e kendisi karşılık verip sonucu sabırla bekleyeceğini söyler. Ve Sonunda "Vahiy" Geliyor Konuşmadan sonra Aişe, yatağına dönmüştür. Beklemede… Aişe, kendisinin söylediğine göre, hakkında "Kur' an ayeti" ineceğini filan beklemiyordu. "Ben kim oluyorum ki Tanrı, Kuran'da benim sorunuma ilişkin ayet indirsin!" türünden açıklaması var Aişe'nin. Yine açıklamasına göre, beklediği yalnızca, "Muhammed' in rüya görmesi ve onun rüyasında aklanması". Ama beklediğinin ötesinde olur gelişme: Muhammed her vahiyde olduğu gibi özel bir duruma girmiştir. Daha sonra da konuya ilişkin "vahyin geldiğini" açıklar. Aişe'ye anası, kalkıp Muhammed'e teşekkür etmesini söyler. Ama Aişe bunu yapmaz; vahyi gönderen Tanrı olduğuna göre, Muhammed' e değil; O' na teşekkür etmesi gerektiğini belirtir. (Bkz. Aynı hadis.) Aişe'nin "Zina" Etmediğine İlişkin "18 ayet" Birden İniyor Onca (hadise göre bir ay) gecikmeden sonra "vahİy" gelmiştir. Hem de kimine göre "10 ayet", kimine göreyse "18 ayet" birden… (Bkz. Nûr Suresi, ayet 11-20. Buna göre toplam: 10 ayet. Ama tefsirlerde toplam: 18 ayet olduğu belirtilir.) (2) Bu ayetler, birinci ve ikinci orijinalleri yakıldığı için Muhammed dönemindeki biçimini tam olarak bilemediğimiz (bunun için daha sonraki yazılara bkz.) Kur'an'ın bugünkünde, Nur Suresinde yer alıyor. Bu ayetlerde, "zina"yı kanıtlamak için "dört tanık göstermek gerektiği", bu gösterilmediği zaman iftira olacağı açıklandıktan (bkz. Nur Suresi, ayet 13) sonra, ad vermeden "iftira edenler" çok ağır biçimde kınanıyor. İşte âyetlerden bir kesim (Diyanet'in resmi çevirisiyle): - "Muhammed' in eşine o yalanı uyduranlar, içinizden bir gürûhtur. Bunu kendiniz için kötü sanmayın. O, sizin için hayırlı olmuştur. O kimselerden her birine, kazandığı günâh karşılığı, cezâ vardır. İçlerinden elebaşılık yapana ise, büyük azâp vardır. Onu işittiğiniz zaman; erkek, kadın mü'minlerin, kendiliklerinden hüsn-ü zanda bulunup da: ‘Bu apaçık bir iftiradır!' demeleri gerekmez miydi? Dört şahid getirmeleri gerekmez miydi? Işte bunlar, şâhid getirmedikçe Allah katında yalancı olanlardır. Allah'ın dünyâ ve âhirette size lütuf ve merhameti olmasaydı o kötü sözü yaymanızdan ötürü, büyük bir azaba uğrardınız. Onu dilinize dolamıştınız. Bilmediğiniz şeyleri ağzınıza alıyordunuz. Onu önemsiz bir şey sanıyordunuz. Oysa Allah katında önemi büyüktü. Onu işittiğinizde: ‘Bu konuda konuşmamız yakışık almaz. Hâşâ, bu, büyük bir iftiradır.' demeniz gerekmez miydi?" (Nûr Suresi, ayet 11-16.) Yine Sorular 1) 12. ve 13. ayetlerde, Aişe konusunda söylentiler çıktığında bu söylentileri duyanlar, "Bu, apaçık bir iftiradır. Bu, büyük bir iftiradır." demedikleri için kınanıyorlar. Ayetlerin bu kınaması, Muhammed'in yakın çevresini, hatta kendisini de içine almıyor mu? Çünkü onlar da "açık bir iftira, büyük bir iftira" olduğu kanısını taşımıyorlardı. – Ali'yi ele alalım: Böyle bir kanıyı taşımadığı için, Muhammed'e Aişe'yi boşamayı önerdiği anlamına gelen sözler bile söylemişti. – Muhammed'in kendisini ele alalım: Böyle bir kanıyı (iftira olduğu kanısını) taşımadığı içindir ki, Aişe'ye, eğer ileri sürüldüğü gibi bir suç işlediyse, bundan dolayı "tevbe" etmesini önermişti. 2) Ayrıca, kimsenin elinde herhangi bir kanıt bulunmadan, "iftira" olduğu konusunda kesin bir yargıya varması nasıl beklenebilir? Kuşkusuz "kanıt" bulunmadığı için "zina" suçunun işlendiğine de yargıda bulunulamaz. Ama tersine bir kanıya varmadılar ve "iftiradır" hem de "apaçık bir iftiradır, büyük bir iftiradır" demediler diye insanlar nasıl kınanabiliyor? 3) Ayetlerden ve kimi "rivayet"lerden anlaşıldığına göre; Aişe konusunda dedikoduları yayanlar, yalnızca "münâfıklar" da değildi: – 14. ayeti ele alalım: "Allah'ın dünya ve âhirette size lütuf ve merhameti olmasaydı, o kötü sözü yaymanızdan ötürü, büyük bir azaba uğrardınız." deniyor. Demek ki, "o kötü sözü yayanlar" için Tanrı'nın "dünyada ve âhirette lütuf ve merhameti" olmuştur. Bu durumda olanlarsa, "Tanrı katında kâfir" sayılan "münâfıklar" olamazlar. Yani bunlar, "münâfıklar"ın dışındaki Müslümanlardır. – 11. ayette sözü edilen "elebaşi"nın kim olabileceği üzerinde durulurken, kimi rivayette bu kimsenin "münâfıkların başı Abdullah İbn Übey" olduğunu ileri sürerken, kimileri de buradaki anlatımın kapsamı içine, Muhammed'in ünlü şairi Hassan İbn Sâbit gibi önemli kişilerin de girdiğinden söz ediyor. (3) Bunlara ne demeli? 4) Tanrı "vahiy"le açıklama yapacaktı da, bu açıklamayı daha önce, yani dedikodular oluşup yayılmadan niçin yapmadı? Neden "bir ay" bekledi de, başta Peygamber'i ve sevgili karısı olmak üzere herkesi üzdü? Gelişmeler neden böyle olmuştur? 5) Bir "zina"nın kanıtlanması için "dört tanık" istemek, gerçekçi bir yaklaşım mıdır? Hadiste belirtildiğine göre; Aclanoğulları'nın ileri gelenlerinden Medineli Asım İbn Adyy'in ve aynı kabileden Uveymir'in Peygamber'den bir soruları olur: – Bir adam, karısını bir adamla zina ederken bulsa ne yapmalı? Karısının tam karnı üzerinde bulsa? Eğer gidip dört erkek tanık bulmaya yönelirse, zina eden adam işini bitirip gidecektir!!! Dört tanık mı aramalı, yoksa…? (4) Bu soru, "zina" için "dört tanık" isteniyor olmasından kaynaklanmıyor mu? ———————————————————————————————————— 1- Bkz. Buhari, e's-Sahih, Kitabu'ş-Şehadat/15; Kitabu'l-Meğazi/34; Tecrid, hadis no. 1151; Müslim, e's-Sahih, Kitabu't-Tevbe/56, hadis no. 2770 2- Bkz. Nesefi, Tefsir, 3/134; F.Razi, e't-Tefsirü'l-Kebir, 23/173. 3- Bkz. Taberi, Camiü'l-Beyan, 18/69-70; F. Razi, 23/174; Tefsiru'n-Nesefi, 3/134. 4- Hadisi ve soruyu çeşitli biçimiyle görmek için bkz. F. Razi, 23/164; Buhari, e's-Sahih, Kitabu Tefsiri'l-Kur'an/24/1; Tecrid, hadis no. 1716; Ebu Davud, Sünen, Kitabu't-Takak/27, hadis no. 1716; Ebu Davud, Sünen, Kitabı't-Talak/27, no. 2245. |
Rivayetlere gore Muattal Oglu Safvan 18 yaslarinda olan O donemde Hafiye gorevini yapan kisidir...
Savas`a gidildigi zaman atiyla etrafi dikizlemek ve gelebilecek her hangi saldirilari haberdar etmek, dusman tarafindan gizli bilgileri ve haberleri elde etmekle gorevlendirilmis atik ve cevik kisilerdir... Muattal Oglu Safvan oldukca cevik biri oldugundan dolayi, Aise ile duygusal baglarinin oldugu, Hz. Muhammed`in gazabina ugramamak icin surekli kacamak olarak gorustuklerini rivayet edilir. Gece Baskininda Aise`nin babasi Ebu Bekir, Hz Omer, Hz Osman ve Hz Ali gibi bas pehlivanlari da savas`da hazir bulunmaktadir. "Resûl-i Ekrem Efendimiz, ordusuyla Müreysi Kuyusu başına kadar geldi. Hemen orada kendileri için deriden bir çadır kuruldu. Sonra ordusunu harp nizamına koydu. Muhacirlerin sancağını Hz. Ebû Bekir'e, Ensarınkini ise Sa'd bin Ubâde'ye verdi. Hz. Ömer'e, "Lâ ilâhe illallah, deyiniz de canlarınızı, mallarınızı koruyunuz."diye seslenmesini emretti. Müstalıkoğulları bu teklifi kabul etmediler. Üstelik mücahidlere ok atarak çarpışmayı bizzat başlatmış oldular.6 Bunun üzerine mücahidler de onlara ok atmaya başladılar. Sonra Peygamber Efendimiz, ordusuna birden hücuma kalkma emri verdi. Hücum neticesinde Benî Müstalıklardan on kişi öldürüldü. Geri kalanları ise esir alındı.7" Goruldugu gibi Aise`nin Sozde Kolyesinin kaybolmasi olayinda, babasi Ebu Bekir ve diger baspehlivanlari da bulunmaktadir... Hz Ali`nin Aise`ye olan tepkisinin temel sebebi de budur... SUC USTU YAKALANMASINI VE DAHA SONRA AFF EDILMESINI KABULLENEMIYORDU. Aise nin ayni deve uzerinde kendi yaslarinda olan Cüveyriyye'yle yolculuk yapmasi, kiskanclikmi veya Muhammedin kendisini umursamadigimi, veya Muattal Oglu Safvan ile olan gizli askimi tam olarak kestirip atamayiz.... Deveden gizli inip sozde tuvalete cikmasi !!!! aklin almadigi bir sey.. Cunku sadece bir ordunun komutani degil, ayni zamanda Bir Dinin Peygamberinin Esi.. Hemde bu esi O zamanlar 13 yaslarinda olmasi dusundurucu... Ya babasi yada yaninda bulunan koleleri ve cariyeleri kendisi ile birlikte gitmeleri gerekirdi.... Dolayisiyla ne ihtiyacini gidermek, nede Kolyasini bulmak icin geriye gittigi mantikli gelmiyor... Rivayetlere gore, Aise; Muattal Oglu Safvan ile anlasir, yolunu ve firsatini buldugu anda ordudan ayrilacagini, ordunun arkasindan gelmesini, ve kisa bir sure de olsa yanliz bir arada kalmalari icin bir firsat olacagi iddasi...... Ordu yola cikar, bir sure sonra Aise nin devesinden sorumlu olanlardan biri emin olmak icin Ya Aise, Ya Aise diye seslenir, cevap alamayinca bu kez ya Cüveyriyye diye seslenildiginde, Cüveyriyye cevap verir ve Aise nin konak yerinde indigini ve geri gelmedigini soyler...... Bunu duyan gorevli korku ile atina atlar hizla onde giden Muhammedin yanina gider... Aise nin devenin ustundeki tahta olmadigini korkuyla kendisine bildirir... Muhammed orduyu konaklar. 3 ayri guruplara boldugu askerleri capraz sekilde geriye gonderir. Geldikleri istikamete gonderilen 150 kisi, daha once konaklan yerde Aise ve Muattal Oglu Safvan`i ciril ciplak sevisirken yakalarlar... Muattal Oglu Safvanin elleri bagli oldugu halde Hz. Muhammedin karsisina cikarirlar.. Ordu komutani gorduklerini Hz. Muhammed`e anlatir.... Kimi rivayetlere gore, Hz. Muhammed, Muattal Oglu Safvani orda kellesini ucurur ve colde gomer.. Kimi rivayetlere gore ise, bir sonraki savasta oldurtur... Ebu Bekir, Omer ve Ali gibi kisiler de buna tanik olmalari Muhammedi oldukca guc durumda birakir... Dondukten sonra, Aise`ye Babasi ile birlikte gitmesini, kendisi hakkinda daha sonra karar verilecegini soyler. Aise Babasi ile birlikte eve gider... Aise ye hasta gorunumu veriliyor, Hasta olan birine ceza kesilmesini ertelenmesi de goz onunde bulunduran kurnaz Muhammed... Bir kac gun sonra dedikodularinda onune gecmek icin kendisine Allah tarafindan vahi geldigini, Aisenin sucsuz oldugunu, iftira edildigini soyler... Allah demisse sorun bitmistir.... Gozleri ile goren 150 civarindaki asker buna tepki gosterir.. Kendi Gozlerimizle Gordugumuzu, Allah nasil olur da boyle bir vahi gonderir diye tepki gosterip, konusmalari kulaktan kulaga gider... Hz. Muhammed tellalciyi cagirir... "Bundan Sonra Benim Ehl-i Beyt`imle ilgili ileri geri konusup dedi kodu yapanlarin kellesi ucurulacaktir" sokaklarda cigirganlik yaparak bu olayi kapatir.... Iste bizim unlu EHL-I BEYT kelimesi de buradan gelmektedir.... Yani "EHL-I BEYT" Ali, Hasan ve Huseyinle sinirli degildir... Muhammedin Aylesi, Sulalesi, Ayle yakinlari, Ev Hanesi...... Saygi ve Insani Sevgilerimle |
9 yaşında zifaf yaptığı nereden belli muhammed peygamberin hadislerde geçmiyor diyorsunuz.
|
rainfall38;niye taktın bu zifafa?
Hadislerde bir çadıra Muhammed ve Aişe'nin girdiğinden bahsedilir.. Çadırın içinde ne olduğundan bahsedilmez.. Muhammed ile Aişe'nin zifafa girmesi,tartışılan bir durum değildir..Tartışılan konu,Aişe'nin yaşıdır sadece..Buhari 9 dediğine göre,bunu böyle kabul etmeliyiz ama Muhammed'in 9 yaşında biriyle zifafa girmesini rasyonel bulmayan bazı çevreler,Aişe'nin yaşını 15-16 gibi gösterirler..Aişe 15 yaşında olsa da,Muhammed sonuçta 50'nin üzerindedir.. Bugün yaşı 50'nin üzerinde olan,yaklaşık 10 eşi olan ama 15 yaşında bir kızı da eş olarak alana ne denir? |
Alıntı:
|
rainfall38;Yazılanlara göre Muhammed'in Ebubekir'in çocuğu Aişe ile zifafa girdiği kesin..Bu çocuğun 9 ya da 15 yaşında olması birşeyi değiştirmez..Sonuçta bugün 18 yaşının altındaki herkes çocuktur..
Diyelim ki Aişe 20 yaşında..Muhammed 50'nin üzerinde ama..Bugün 50 yaşında bir adamla,20 yaşında bir kız evlenebilir ama bu istisna bir durumdur..Genelde insanlar bu kadar yaş aralığına iyi bakmazlar.. Yani konuya hangi açıdan bakarsanız bakın,bir yamukluk görürsünüz.. |
Alıntı:
|
Nero;hahaha..YAZILANLARA GÖRE..!
|
Alıntı:
Yok diyorsun, sonra da yazılanlara göre kesin diyorsun. İlle de her türlü vuracaksın ya... |
Gözünü sevdiyimin islami :) nede güzel düsürüyor birbirine milleti :) Kafa karistima ve insani birbirine düsürmeye oscar verilse yüz yil arkaarkaya islamin olur :) Babasina on dakka ayirmayan adamlara nede güzel saatlerce yazdirip okutuyor :)
(Anasini satiyim o kadar zaman diliminde gel gelde islamin cagina tosla,sansmi ulan bu :) ,ben iki duble atmaya gidiyom ) |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:51 . |