![]() |
Diktatorun Eylul Sendromu
Eylul ayina girdik. Yakinda universiteler dahil tum egitim/ogretim kurumlari yeni sezonuna baslayacak. Artik tatil de bitti ve tum toplumu ve farkli halklarini ve kesimlerini artan zamlarla ve belirsiz ekonomi temelinde zorlu bir yasam mucadelesi bekliyor.
Aslinda diktator, hem 30 Agustos, hem 1 Eylul halk hasreketlerinde diktatorlugunu gene gosterdi. Baslayan lig sezonunda da KENDI TARAFKARLIGINI Adanademirspor macinda gezi parki halk direnisi sloganlarina verdigi ceza ve Kasimpasa macinda biatcilarin sloganlarina vermedigi cezalar ile gosterdi. Bugun korkusu oyle bir doruk noktasinda idi ki, Gezi parkini polis zinciri ile halka kapatti. Bu arada gezi parki halk direnisi bilinci cesitli forumlarda ve diktatorun kurumlarina karsitliklarda Suriye savas karsitliginda, Kurd katliamlari karsitliginda merdiven boyalarinda devam ediyor. Oyle gorunuyor ki, gezi parki halk direnisi hem kisisel hem grupsal, hem ideolojik inancsal hem de hak ve ozgurluk talebi temelinde toplumda devam edecek. Diktatorun bu bilinc karsisinda da nasil bir sendrom ile nasil bir karsilik verecegi her yonuyle gozlem verecek. Sonucta gorunen o ki, diktatorun savas cigirtkanligi elindeki her turlu kurum ve kurulusu toplumun aleyhine kiskirtacagi ve kullanacagi guin gibi asikar. Evet Eylul ile yeni bir tarih basliyor. Bu tarihi kimlerin ve nasil neyin/kimin adina yazacagini hep beraber gorecegiz. |
Emin olduğum tek bir şey var, 2014 çok çok farklı geçecek, dilerim ülkemiz için iyisi neyse o olsun.
|
Sizce Diktatör Olan birisi bunları yapabilir mi ?
Alıntı:
Cumhuriyet tarihi boyunca sizlerin desteklediği siyasetçiler inanın yapılanları hayal bile edemedi.. |
Sayin belangaz
Dinci Gerici ve Amerikan Usagi AKP`nin sozde yaptiklarini okudukca Turkiye halkini uyutma ve oyalama politikasini ne guzel surdurmeye calismissiniz. Turkiye`de sozum ona bir cok lider geldi gecti, hepisi Halklarin, Isci ve Emekci dusmanligini gizliyerek, gercek kan emici birer vampir olduklarini gizlemislerdir, Bunlardan biride, gunumuzdeki AKP iktidari ve onun basinda bulunan, Yalanci, Sahtekar, Iki Yuzlu R.T Erdogan`dir Türkiye'de ekonomisinin dünya kapitalizmine uyumu amacıyla kabul edilen 24 Ocak 1980 kararları, pek çok konuda olduğu gibi, o tarihten sonra çalışma yaşamına yönelik olarak hayata geçirilen düzenlemelerin de temelini oluşturdu. 1980 sonrasında IMF ile yapılan "yapısal uyum" anlaşmalarının ve Dünya Bankası'ndan alınan krediler ile hedeflenen, Türkiye'nin ekonomisinden siyasetine kadar bütün alanlarını ulusal ve uluslararası tekelci sermayenin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda yeniden biçimlendirmekti. Kapitalizm, geçtiğimiz yıllar içinde dünyada ve Türkiye'de sermaye birikiminin önündeki tüm engelleri aşmak, kâr alanlarını daha da genişletmek ve sistemi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden yapılanmak için çok önemli adımlar attı. ‘Reform' adı altında hayata geçirilen tüm düzenlemeler, başta işçiler ve kamu emekçileri olmak üzere, toplumun geniş bir kesimi açısından tam bir yıkım ve yoksullaşma yarattı. 2002–2011 döneminde çalışma yaşamına yönelik olarak gerçekleşen çok daha fazla yasal düzenleme yapılmış olması, Türkiye'de istihdamın yapısını temelden değiştiren, gerek kamu, gerekse özel sektör istihdamını sermaye sınıfının ihtiyaçları doğrultusunda dönüştürülmesini beraberinde getirdi. Kamu ve özel sektör çalışma ilişkilerinde kuralsızlaştırma ve emeğin aşırı sömürülmesini öngören düzenlemeler birbirine paralel olarak ve pek çok noktada iç içe geçmiş bir içerikle gündeme getirildi ve bazen yasal yollarla, bazen fiili uygulamalarla hayata geçirildi. AKP'nin Kasım 2002'de tek başına iktidar olmasıyla birlikte, koalisyon hükümetleri döneminde gerçekleştirilemeyen yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi için peş peşe somut adımlar atıldı. Kamuya ait işletmelerin özelleştirilmesi, kamu hizmetlerinin hızla ticarileştirilmesi, 4857 Sayılı İş kanunu ile birlikte esnek çalışmanın yasal hale getirilmesi, sağlık ve sosyal güvenlik alanında gerçekleştirilen köklü düzenlemeler, AKP'nin istihdam strateji ve buna paralel olarak yasalaşan Torba Yasa düzenlemeleri 2002–2011 döneminde en fazla öne çıkan emek düşmanı düzenlemeler olarak dikkat çekti. Özelleştirmeler ve istihdam üzerindeki etkileri 1980 sonrası dönemde Türkiye'de istihdamın dönüşümü açısından yapılanlar hiçbir zaman yeterli görülmemiştir. Özellikle özelleştirmeler, kamu hizmetlerinin piyasalaştırılması, çalışma yasalarının üretim sürecinde yaşanan esnekleşme ve kuralsızlaşma uygulamalarına paralel olarak yeniden düzenlenmesi gibi adımlar, 1990'lı yıllardan itibaren ülkenin ana gündemini oluşturmuştur. 1990'lı yıllardan 2002'ye kadar koalisyon hükümetlerinin iktidarda olması nedeniyle emek karşıtı uygulamaların ilerlemesi istenilen hızda olmamış, yerli ve uluslararası sermeye çevrelerinin özlemle beklediği yasal değişikliklerin gerçekleşmesi için AKP gibi bir sermaye partisinin tek başına iktidara gelmesi gerekmiştir. Özelleştirme, taşeronluğun yaygınlaştırılması, esnek çalışmanın hayatın her alanında egemen hale getirilmesi, iki yüz yıllık mücadeleler sonucu kamunun yükümlülüğünde olan bütün hizmetlerin piyasa koşullarında üretilmesi ve halka "piyasa fiyatından satılması" noktasında geçtiğimiz 9 yıl içinde önceden tahmin bile edilemeyecek kadar mesafe alınmıştır. Özelleştirme uygulamalarına 1986 yılında başlayan Türkiye, 25 yılda 42 milyar 33 milyon 904 bin dolarlık özelleştirme yapmıştır. Bunun 34 milyar dolarlık bölümü 9 yıllık AKP iktidarında gerçekleşmiş, 58., 59. ve 60'ıncı AKP hükümetleri döneminde yapılan özelleştirmelerin toplam özelleştirme içindeki payı yüzde 80'i bulmuştur. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından özelleştirme; "Özelleştirmenin ana felsefesi, devletin, asli görevleri olan adalet ve güvenliğin sağlanması yolundaki harcamalar ile özel sektör tarafından yüklenilemeyecek altyapı yatırımlarına yönelmesi, ekonominin ise pazar mekanizmaları tarafından yönlendirilmesidir… Özelleştirmenin temel amacı nihai olarak, devletin ekonomide işletmecilik alanından tümüyle çekilmesini sağlamaktadır"[1] şeklinde tanımlanmıştır. Tanımdan anlaşılabileceği gibi özelleştirmenin amacı, adalet ve güvenlik hizmetleri dışında kalan tüm alt yapı, mal ve üretim hizmetlerinin özel sektöre devredilmesidir. Alinti yapmayi beceremedigim icin, yapabildigim kadari ile asagidaki alintidan Devamini Yazinin sahibinden okuyabilirsiniz Erkan Aydoğanoğlu AKP ve Çalışma Yaşamındaki Başlıca Değişiklikler Fasist Duzenin ve kan emici vampirlerin, sahtekarlarin, yalancilarin vs vs savunuculugunu yapmak veya yapmaya calismak insanlik gorevi degildir. Insanlik dusmanligidir. |
Alıntı:
Bir de her turlu yapimdan kimlerin nasil bir rant sagladigini ve diktator ile iliskisini. |
107:AKP iktidarında,bahçemdeki ağaç 2 metre uzadı.
108:AKP iktidar olmadan 44 yaşındaydım ,şimdi 55 yaşındayım. 109:AKP iktidar olmadan 75 kiloydum,şimdi 95 110:AKP iktidar olmadan 2002 yılındaydık,şimdi 2013 |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Aslinda heRhangi bir yerden bilgi almaya gerek yok basini takip etmen ve ulkeye zarari olanlarin partiden ihracina bakman yeterli ..
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
3.köprü, 3.havalimanı, kanalistanbul gibi projelere "istemezük" deyu itiraz edenlere akp'nin icraatlarından bahsedip takdir beklemek, şeriat ilan edip laikçilerden takdir beklemeye benzer.
|
Alıntı:
Hem orman/agac katliami Hem toplumun gecim duzeyi ortadayken, gereksiz. Hem de RANT KONUSUDUR. |
http://www.ajansrize.net/resim/2013/...t-karnesi2.jpg
Bu şimdilik hayaller görenlere yeterli olur herhalde, gerçeklerin biraz anlaşılması için. Yetmezse, daha paylaşırız. :) |
orman/ağaç katliamıymış, hmmm... 3-4 ay sonra sizleri sokaklarda görmeyi bekliyoruz o halde.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
çarşambadan-perşembeden bahsetmiyorum, pazardan bahsediyorum. pazara gel sen pazara. gelmezsen de mezara kadar yolun var.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
3-4 ay sonra Kasim/Aralik olacak? Ne olacakmis, Kasim/Aralikta |
orman/ağaç katliamı
|
Alıntı:
|
işte o zaman da sizleri alanlarda "her yer yeşil, her yer direniş" deyu sloganlar atarken görmeyi bekleriz.
|
Alıntı:
|
zamanı gelince anlaşılır.
|
Alıntı:
|
90'lı yılarda o kadar çok orman yakıldı ki hiç bir kimsenin gıkı bile çıkmadı .Cudide daha bir kaç yıl önce günlerce süren bir yangın oldu kimsenin gıkı çıkmadı gezici arkadaşlar hiç merak edip bu cudi neresi yanan ağaçların neyin nesi diye merak etmedi ..
Ama ne hikmetse bir anda gezi parkında ki 10 ağaç için ayağa kalktılar ,ortalığı velveleye verdiler,hata kamu araçlarını ,kamuya ait durakları vb. bir çok kamu malını yaktılar.. Birde medya birden bunlara destek oldu hata 7 saat kesintisiz canlı yayın yaptı . sizce mesele ağaç mıydı yoksa güzelim ülkeyi koaso sürüklemekmiydi? |
Alıntı:
Buradaki "son damla" da agac kesimi olmustur. Mesele HAK VE OZGURLUK TALEBI, SAVUNUSU DESTEGI VE TESVIKI TEMELINDE "BANA VE YASAMIMA ILISKIME KARISMA, BENI TEK DUZE YAPMAYA CALISMA, BENI BANA DUSMAN ETMEYE, BENI BENDEN AYIRMAYA, BENI BANA OTEKILESTIRMEYE CALISMA" v.s. temelli mesajlardi. Not: Buradaki "ben" her turlu sosyo-etik fark temelinde bir arada yasayan toplum ve farkli halklari ve kesimleridir. |
-Sen kimsenin yaşam hakkını kısıtlamadığın sürece AK PARTİ NE ZAMAN SENİN YAŞAMINA KARIŞMIŞ?
-HANGİ DÜZENLEME İLE SENİ TEK DÜZE YAPMAYA ÇALIŞMIŞ? -BİR ZAMANLAR SIRF İNANÇLI DİYE YAŞAM HAKKI KISITLANMADIMI BU ÜLKEDE? -İBADETHANELERİ KAPATILMADI MI ? -ALLAH'A inanıyor diye görevlerine son verilmedi mi? sizce şu an bir Ateist veya Suni inancı dışında birinin yaşam hakkı kısıtlanıyor mu ? |
Alıntı:
Kurtaj yasagi, uc cocuk dogur istemi, sezeryen yasagi, icki yasagi, yurtlarin haremlik/selamlik ayrimi, "dindar ve kindar nesil yetistirmek" 4+4+4 egitim sistemi, T.C.Kurulus degerlerine konulan yasaklar v.s. sadece ateist ve sunni ile mi sinirli? Bence sen once Anadolunun tarihsel ve toplumsal her turlu sosyo-etik farkiknin zenginligini bir incele. Ayrica onemli olan gecmisten ornek verip, baskasinin hatasini kendine kalkan ertmek degil. Gecmiste ne oldugu degil, Diktatorun ve partisinin ne yaptigi onemli. Gecmis ile mukayese sadece MISILLEMEYI VE KINDARLIGI GETIRIR. |
Alıntı:
|
Sevgili Evrensel İnsan ,
Eğitm sisteminde yapılanlar bence çok yerinde kararlar 4+4+4 sistemi bu ülkenin baştan beri takip etmesi gerekn bir sistemdi zaten şimdiye kadar bu sisteme geçmedi diye hep AKP iktidarını eleştirmiştim . Post modern bir darbe ürünü olan 8 yılık eğitim sistemini değiştirmek bence çok doğru bir karar. -Kürtaj yasağına gelince; sizce bir insanın yaşama hakkını elinden alınması doğrumu? Yetişkin insanı öldürülmesine karşı çıkıyorsunuz ancak ;Anne karnında ki bir bebenin öldürülmesine karşı çıkmıyorsunuz gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum sizleri ....ALLAH'A ŞÜKÜRLER OLSUN Kİ TEKRAR DOĞRU YOLU BULMUŞUM. -Yılarca ailelere poşet dağıtıldı (Prezervatif) aile pılanlaması adı altında ülkemizin genç nufusu bitirilmeye çalışıldı hiç kimseden ses çıkmadı şimdi 3 çocuk istiyor diyemi ülke de tek düze yapılıyor . -İçki yasağına gelince,sizler kendi çocuklarınızın alkolik olmasını istermisiniz ,eğitim gördüğü okulların yanında birahanelerin ,pavyonların,gece külüplerinin ve daha bir çok sakıncalı yerlerin olmasını istermisiniz?. İçkiye özenmesini ,özendirici reklam veya kişilerin olmasını ? Bence çok yerinde bir karar olmuş . -Yılarca Dinsiz nesil yetiştirilmeye çalışıldı inançılar dinsiz mi oldu ? bu gün dindar kesim yetiştirilmeye çalışıyor diye bir şey söz konusu değil? - |
Alıntı:
Kimsenin kac cocuk doguracagina, nasil doguracagina kimse karisamaz. Tartisilan budur. Kimse her turlu sosyo-etik farklarin icerdigi bir topluma "dindar/kindar nesil yetistirmeyi" dayatamaz. |
herkes eşittir ama bazıları daha eşittir.
eşit olanlar, kimsenin kaç çocuk doğuracağına karışamazlar ve kimseye kürtaj sınırlaması koyamazlar ama daha eşit olanlar, herkesin kaç çocuk doğurmayacağına karar verebilir ve bunun için prezervatif dağıtabilirler. eşit olanlar, kimseyi müslüman nesil olarak yetiştiremezler ama daha eşit olanlar, herkesi kemalist/müşrik/putperest nesil olarak yetiştirebilirler. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Kim bu "bazilari" ve neye/kime gore belirleniyor? |
Alıntı:
Ben kilise açacaktım zamanında.. Arsa-yardım talebinde bulundum. Olmadı bir yer için ricada bulundum bir heyetle. HİÇ BİR SONUÇ ALAMADIM! Camiye yardım var ( eltrik-su, maaş vs) , Kiliseye YOOOK! eeee, nerede adalet kardeşim. Millete yalan atmayın artık. Halkı aptal zannedenlerin zekalarından şüphe ediyoruz. |
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:12 . |