![]() |
"İlah"ın Evrimi: "Al Lat" ==> "Al Lah" ==> "Allah" ==> "Al İlah"
Evet, arkadaşlar. Uzun süredir kafamı meşgul eden bir konuyu başlıkta belirttiğim üzere tartışmaya açıyorum.
Herkes Mezopotamya'daki tanrıların ve putların adının genel olarak "Al İlah" ile tanımlanmış olduğunu zanneder ama bu doğru değil. Bu genelleme İslamiyet geldikten sonra "Allah" ile diğer putları "Al İlah"ı birbirinden ayırt edilmesi için kullanılmıştır. Bu durumu en güzel şekilde "La ilahe illallah" ifadesiyle başlayan Kelime-i Tevhid'te görebilirsiniz. Anlamı, "Allah'tan başka bir İlah yoktur". İlk Müslümanlar bu ifadeyi mezarlarda, madeni paralarda, Kubbet-üs Sahra'da ve daha birçok yerde kullanmışlardır. Ama onlar bunu "Al Lat"tan türettikleri "Al Lah"tan keşfetmişlerdir. Çünkü "Al Lah" ile "Al İlah" kelimelerinin her ikisinin yazılışı aynıdır; fark, yalnızca seslendirilişindedir. Yoksa, ortada bir "Al İlah" kelimesi yoktu. Bu konuda "İsa kimdir?" tartışmasında aşağıdaki açıklamalarda geçen "Elohim"den "Al İlah" çıkarımı doğru değildir. Kaldı ki, İsa çarmıhta iken "Elohim" ilgili bir söz (ki bu, "Elî, Elî, lema şevaktani!" şeklindeydi) söyleyip söylemediği kesin değildir. Sadece bir rivayet bu! Alıntı:
Özetle, tartışmayla ilgili kısa bilgilendirmem budur. Daha sonra arkeolojik bulgularla açılımına geçerim. |
Alıntı:
Hasan AKÇAY kardeşim, bir de şu konuya el atsak: "İlah"ın Evrimi: "Al Lat" ==> "Al Lah" ==> "Allah" ==> "Al İlah" Arkeolojik kayıtlar ve Arapça'nın kronolojisi "İlah" kelimesinin evriminin böyle olduğunu gösteriyor bize. Örneğin, Safaitic (9)'daki şu kayanın üzerinde "E'Lat" ve "Slm (Selam)" yazar: |
Alıntı:
İkinci olarak, kaya yazıtlarından bahsetmişsiniz. İslam öncesi kaya yazıtlarında Arapça'dan başka bir dil (Nebatice, Güney Arapça, Grekçe, Süryanice vs.) kullanılması, Arapça'nın henüz emekleme devrinde olduğunu gösterir. Örneğin, Safaitic (9)'daki aşağıdaki kayanın üzerinde geçen "E'Lat" ve "Slm (Selam)" yazıtı buna güzel bir örnek teşkil eder: Burada gördüğünüz gibi, Arapça henüz emekleme devrindedir. Çünkü kaya üzerindeki Arapça harfler ayrı ayrı teker teker yazılıyordu. Buna göre, alttaki satırda sağdan sola doğru ilk 3 harf "Hal Lat" ve sonraki 3 harf de "slm" kelimesini gösterir. Ama bu kelimelerdeki harfler bitişik değil ayrı ayrı yazılmıştır. Oysa şimdi böyle değil. Bism-il-Late-el-Menat-el-Uzza (Lat, Menat ve Uzza'nın adıyla), Burada "Hal Lat" kelimesi düşeyde yazılmış "H" harfiyle başlar. Bu, bizim bildiğimiz "Al Lat" Tanrıçası'nın adıdır. "Al Lat" İslamiyet gelmeden önce Arabistan'da tapınılan en büyük Tanrıça idi. Araplar tıpkı günümüzde Besmele çeker gibi her işe onun ve muhtemelen diğer iki Tanrıça'nın adıyla (Menat ve Uzza) başlıyorlardı. Ben de onu diyorum işte! O günkü Araplar, adlı makalemde bu Tanrıçalara tapınırken (ki onlara ilişkin kayıtları Arabistan çöllerinden topladım), ne oldu da onları terkettiler? Acaba Araplar, siyasetimizdeki gibi kötü anlamda, değişip geliştiler mi? Neden Araplar, atalarını terkettiler? |
|
Alıntı:
|
...Arapça'dan başka bir dil (Güney Arapça)...
Sayin upuaut, Güney Arapçasi baska bir dil degil Arapçadir ama Arapçanin degisik bi agzidir. Ama o kadar degisiktir ki kuzeyde yasayanlar anlayamazlar onu. Ebrehe yazitina bakar misiniz. Güney agzindadir. Kuzeylilerin onu, birakin anlamalari, ordaki sesleri çikarmalari bile mümkün degil. Imrul Kays ise, yapilan kurgulamaya göre, güneyli bir kraldir ama kuzeyliler tarafindan gayet kolay anlasilir çünkü o uyduruk kralin uyduruk kasideleri kuzey agzindadir. Örnegin "Language Barrier"da sunulan kaside. Hani derler ya, seytan ayrintida gizlidir. Enayi yerine konmak istemiyorsak ayrintilara dikkat edecegiz. Arapça'nın henüz emekleme devrinde olduğunu gösterir. Yok öyle sey. Her dil mükemmeldir. Yani o devirde Arap diye bir halk mevcut olduguna göre o halk söylemek istediklerini o dilde gayet rahat söylemistir. Bakin "linguistics"in su yasasi bütün dilleri baglar: Hiç bir dil baska bir dilden daha gelismis, daha zengin degildir. Örnegin Swahililer çölde bol bol yürürler ve her yürüyüs için degisik bir kelime üretmislerdir: yavas yürümek, hizli yürümek, yan yürümek, öne bakarak geri yürümek, süklüm püklüm yürümek, gururla yürümek, öne egilerek ilerlemek, (ip altindan geçer gibi) arkaya egilerek yürümek... Hepsi tek kelime. Yani konu yürümek oldugunda dünyanin en gelismis, en zengin dili Swahilicedir. Ingilizce ise dünyanin az gelismis, en fakir dili. |
Alıntı:
Alıntı:
Buna göre, ilk Kuzey Arapça yazıtları Güney Arapçası'ndaki gibi harfleri ayrı ayrı, teker teker olarak yazılmıştır. Bu konuda elimizde sayısız örnek vardır (Bkz. "İslam Öncesi Arapça Yazıtları"na). Bu durum Kuzey Arapçası'nın henüz emekleme devrinde olduğunu gösterir. Peki, Hasan Bey, eğer Kuzey Arapçası henüz emekleme devrinde değil idiyse, o zaman "Sitchin Ahiret'ten Bildiriyor!" makalemin 5. sayfasında "İslamiyet ve Kuran (Inside Qur'an)" adlı belgeselde geçen şu sözlerin ne işi var? Alıntı:
Hayır. Çünkü bizim yazıtlardan gördüğümüz ve güç-bela söktüğümüz bu gerçeği Luxenberg biliyor ve programda onun sözcüsü Marcus Gross dile getiriyordu. Eğer bu doğru olmasaydı, bizim İslamiyet öncesi döneme ait daha çok sayıda metin ve daha büyük metin parçalarını görmemiz gerekmeyecek miydi? Kesinlikle öyle. Yani bu durum programda üstüne özellikle basılarak vurgulanır. İslamiyet öncesinde bazı Kuzey Arapça yazıtlar görmek mümkündü ama bunlar küçük metinlerdi. Çünkü Kuzey Arapça Güney Arapçası'na göre çok geride idi ve bu yüzden emekleme dönemini yaşıyordu. Kuran bu bakımdan Kuzey Arapçası ile yazılmış ilk metin olarak göze çarpar. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Bilindiği üzere, Kuran'ın bir kitap halinde ilk yazımı Emeviler döneminde 8. y.y. başına rastlar. Bundan önce (Kubbet-üs Sahra'daki birkaç ayeti saymazsak) elimizde herhangi bir kayıt yoktur. |
soruma cevap verilmemiş.
|
Alıntı:
Bildiğiniz gibi, Kuran daha ortada yokken Kelime-i Tevhid vardı. Bu, Müslümanların kendi aralarında anlaşmasında bir parola idi. Ne diyordu Kelime-i Tevhid: "La ilahe illallah (, Muhammedun Resullallah)" İslamiyet'in ilk yıllarında ikincisi yoktu. Bu yüzden onu pasifleştirdim. İlkinde ise, "Allah'tan başka bir İlah yoktur" denir. Buradaki "İlah" kelimesi "Allah"tan ve bu da "Al Lat"tan türetilmiştir. İşte gerçek bu kadar açık ve çıplak vaziyette bize bakıyor. Tabii ki önyargısız olana. Şurada, "LA LÉGENDE DE MAHOMET" bölümünde bir video var. Bir Fransız Papaz, Besmele'den "Al Lah" kelimesinin analizini yapmış. Fakat o, bu çıkarımın "Al İlah"tan geldiğini söyler. Yardımcı olalım. Besmelenin aslı şöyledir: Bism-Al-Lah-Al-Rahman-Al-Rahim Hristiyanlıktaki gibi bir "Üçleme (Trinity)" vardır burada. Şöyle ki: 1. Al Lah, 2. Al Rahman, 3. Al Rahim. Burada ve kelime-i Tevhid'te geçen "Al Lah" kelimesinin orijini "Al İlah" değil, "Al Lat"tır (Bkz. "Zebed Yazıtı"na). |
Alıntı:
Şimdi bu bir iddiadır. Kendinizce doöru ola bilir. Sizin söylediyinizin doğru olmasının kanıtı ne ? Yerleşdirdiyiniz videoda anlatılanlarmı ? Bir papazın sözlerimi ? Yoksa, sizin sözlerinizmi ? :) |
Vartor'dan Fransızca bir videonun çevirmesini istiyoruz!
Alıntı:
Merak etme, bu forumda Fransızca çevirmeni arkadaşlarımız var; onlar çevirirler. Ama o video web sayfasına gömülü olduğundan buraya alamadım. Vartor'a söyleyelim bakalım, bize nasıl yardımcı olabilir. O Fransız Papazı Arapça'ya aşina olmadığı için "Allah"ın orijinini bilemiyor. Benimkisi doğrudur. Çünkü "Zebed Yazıtı"nda "Al Lat/h" kelimesi geçiyor. Bildiğiniz gibi, Arapça'da "Al" takısı İngilizce'deki gibi "The" takısı gibi aynı işlevi görür. Buna göre, o yazıtı yazan Arap, "Al Lat/h" kelimesini yazdığına göre, kesinlikle Tanrıça "Al Lat"tan söz ediyor; daha doğrusu, orada "Tanrı" demek istemiş ama bunu "Al Lat/h" şeklinde yazarak "Al Lah"ın, dolayısıyla "Allah" kelimesinin nereden geldiğini açık etmiş durumdadır. Şimdi biz, kalkıp bu Arabı yalancı mı çıkaracağız? Adamdaki "Tanrı" anlayışı böyle. O Arap böyle buyuruyor, elden ne gelir ki! |
Alıntı:
BAKIN kardeşim Bi kere "Al-LAT" kelimesindeki "te" harfı şu ت şekilde yazılıyor. Yani, şu ة şekilde yazılmıyor. Şimdi bir az da ben size yardımcı olayım... ikinci yazdığım harfde noktalar var ya , bi zamanlar araplarda noktalar yokdu. Yani, eger "LAT" ismi o harfle yazılsaydı, "AL-LAH" gibi de okuna bilirdi, "AL-LAT" gibi de. Ama, böyle olsaydı bile bu "Al-LAH" kelimesinin, "AL-LAT" kelimesinden türemesi anlamına gelmezdi ) Yani, kelimeler benzeye bilir , ama, ikisinin de aynı şey olduğu anlamına gelmiyor ) şİMDİ, "SAMED" "SAD" ile yazılırsa "Allaha atf edilen bir sıfat. yok eger "SİN" ile yazılırsa, "gübre" manasına gelir. Şimdi, biri digerinden türedi demek degildir ) başka misaller de vere biliriz ) İkincisi : Sizin de söylediyiniz gibi "Al" ingilizin "the"si. "Al-LAH" kelimesinden "AL"ı alırsanız "LAH" olmaz, "İLAH" olur. Ama, "AL-LAT"dan "AL"I alırsanız "İLAT" olmaz, "LAT" olur ) ÜÇÜNCÜSÜ : "İlah" kelimesinin fiili de vardır ve anlamı da vardır. Ama, "LAT" kelimesinin ne fiili vardır, ne de anlamı...Sadece isim ) DÖRDÜNCÜSÜ : Hatta, doğru söylediyinizi kabul edersek bile ( Kİ, MÜMKÜN DEGİLDİR! ) yine de olağanüstü bir durumla karşılaşmayız ) Neticede türkler YARATANA "TENGRİ" demişler, ona put bile yapmışlar. Ama, İslamiyyetden sonra put kırılmış, TENGRİ deyişilmiş, TANRI olmuş. Araplar da YARATANA "AL-LAT" demişler, ona put demişler. Sonra başka şerikler de koşmuşlar. İSlamiyyetden sonra sonra put(lar) kırılmış, "AL-LAT" degişmiş, "AL-LAH" olmuş. Halbuki, yukarıda gösterdiyimiz argumanları göz önünde bulundurursak, bu doğru degildir! Digelim ki, dogrudur ) Yani, netice olarak demeye çalıştığınız ne ? Onu anlamadım ) |
Ha bi de ... "al-LAT" kelimesinde "LEM" harfinden sonra "elif" vardır. Ama, "İLAH" ve "Al-LAH" kelimesinde "LEM" harfinden sonra "elif" yoktur )
|
Mantıklı geliyor fakat.Allah ve allat arasında bir t harfi var birisini ekleyince dişilere diğerini ekleyince erkeklere hitap ediyor.
Şüphelerimde haklıymışsım.Bu din kadınları ikinci sınıf erkekleri yüceltiyor.Şaşırmamak gerek düşünsenize dediğim şekilde.Ben her zaman insan haklarını önemserim.İnsanlara özgürlük şansı veririm.Bunun böyle olduğu konusu ise biraz araştırma yapanlar dinlerin nasıl oluşturulduğu konusuna dikkat edebilirler. Kurana benzemeyen daha iyi bir kitap yazılabilir. Kuranda benzemeyen diyerek bir şey söylemiyor denilen şey benzeri bir ayet sure getirin demektedir.Bugün true Furkan yazıldı 7 senelik gibi bir süreçte Hristiyan bir papaz tarafından. |
Peki, Hasan Bey, eğer Kuzey Arapçası henüz emekleme devrinde değil idiyse, o zaman "Sitchin Ahiret'ten Bildiriyor!" makalemin 5. sayfasında "İslamiyet ve Kuran (Inside Qur'an)" adlı belgeselde geçen şu sözlerin ne işi var?
Sizin emekleme devrinde oldugunu öne sürdügünüz "Kuzey Arapçasi"ndaki Arapça nedir; yazi mi, konusma mi? Hangisini demek istiyorsunuz? Kardes, bu ricami da kulaginin ardina atma nolur! Rica ediyorum, istirham ediyorum; açikla. Bakin, dil konusmadir, yazi degil. Bugün dünyada konusulan ama yazilmayan her halde bir sürü dil var. Hepsi mükemmeldir. Swahili dilini örnek gösterdim. Swahilice mükemmel bi dil olup Swahili halkinin söylemek istediklerini söylemesine mükemmelen yeter. Ama Ingilizce... yetmez. Sizin "emekyen dil" iddianiz ciddiye alinirsa Swahlice gelismesini tamamlamis bir dildir, Ingilizce... tamamlamamis. Siz istediginiz kadar ciddi pozlar takinin leylekler takir takir güler buna. Eger Swahili halki çölde yaptiklari yürüyüs türlerini Ingiliz dilinde anlatmak zorunda kalsalardi bunalir, itiraz ederlerdi: "Pöh! Ne biçim dil bu! Kabiz midir nedir. Uzak tutun sunu benden! * Iddianiza kanit gösrerdiginiz alintida deniyor ki: "Arapça yazı henüz emekleme dönemindeydi." Bunu kanit diye kullanirken orda ne dendiginin ayirdinda misiniz siz? Siz ASIL örnegin Luxemburg'dan su anlama gelen bir alinti yapin kanit olarak: Kur'an Arap hakina "indiril"irken Arapça yetersiz kaldi çünkü Arapça emekliyordu o devirde. Hadi kardesim. Çagir Luxembur'u imdada. Eger bi kara cahil degilse yumurtlamaz Luxemburg o zirvayi. |
Alıntı:
Oysa 2 ve 3. mesajlarımda geçen Safaitic (9)'daki aşağıdaki kayanın üzerinde yazılı "E'Lat" kelimesinde "Elif" geçmez: İslam Öncesi dönemde hiçbir Arapça yazıtta "Al Lat" kelimesinin sonunda "Elif" harfi geçmez; İslam döneminde bu Tanrıça'nın adı "Al Late" olarak anılmaya ve yazılmaya başlandı. Yukarıdaki kayanın üzerinde bu isim hakkında yalnızca şu harfler geçer: İkinci satırın başında (sağdan sola doğru) "H L L T S L M" harfleri yazılıdır. Bunlar "H L L T" ile "Hal Lat" ve "S L M" ile "Selam" anlamına gelir. Hani burada "Elif" nerede? |
Alıntı:
Varsa, lutfen yazınız ) Kardeşim, kayaya bakıcağınıza eski kuran nushalarınıza baksanıza ) |
Yani, böyle kiyaslamalarla bi yerlere varamazsınız, lütfen alınmayınız.
Ortada bi kaya var. Kimin yazması malum degil. Hakikaten o döneme ait olup oilmaması malum degil. yazanın arap dilini bilip bilmediyi, arap olup olmadığı malum degil... Yani, genel kabul gören bi Kuranı nasıl oluyorda kabul edemediyiniz halde, menşeyi belli olmayan bir kayanı kabul ediyorsunuz ? |
İslamiyet Öncesi Yazıtlar'da "AL-LAH"
Alıntı:
Kaynaklar: 1. Zebed Inscription: A Pre-Islamic Trilingual Inscription In Greek, Syriac & Arabic From 512 CE. As the name suggests, it is a trilingual inscription. The Arabic, though, does not translate the Greek but merely listing six names, not all of which are mentioned in Greek.1.1. Lintelin renkli fotoğrafı için "NAISSANCE DE LA GRAPHIE ARABE AU FRONTON DES ÉGLISES" bölümüne bakınız. 1.2. Lintelin çok daha net ve üzerindeki yazıtları daha iyi görebilmek için "No 145-Inscription Triliıngue De ZEBED"e bakınız. 2. A Pre-Islamic Arabic Inscription At Umm Al-Jimāl. The grammar in this inscription is straightforward classical Arabic. The language in this inscription is closer to modern Arabic than the language of Shakespeare is to modern English.2.1. Littmann'ın makalesine şurada ulaşabilirsiniz: "Littman, E. 1913a “Arabic Inscriptions,” in Syria. Publications of the Princeton University Archaeological Expedition to Syria (Div. IV, Sect. D, Umm Idj-Djimal, Leyden) 1-3". |
Arkadaşlar CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu diyor ki:
"Allah diye bir Tanrı varsa, gösterin ben gidip ona tapınacağım", Kılıçdaroğlu hala Allah'a tapınmak istiyor haberinden. |
Alıntı:
Yani, Kuran ortada, "lat"ın yazılış biçimi ortada. Şimdi kalkmış biri takım "araştırmaçılar" işte efendim, taşda, kayada, ağaçta, bilmem nerede kimin yazdığı belli olmayan yazılara göre "lat öyle yazılmıyordu bi zamanlar, böyle yazılıyordu" diyorsa, bunun bir önemi yokdur zaten. Hem bu kayalarda, taşlarda, yazılarda yazılanların kim tarafından yazıldığı malum degildir. ( Şahsiyyet malum olsa bile, güvenirliyi malum degildir ) hadi diyelim şahsiyyeti de malumdur, güvenirliyi de. İddia edilen şey mütevatir degildir ) halbuki, Kuran mutevatirdir ) |
Kardeşim, şimdi, eski arap dili luğatlarına bakın derdim, ama, En eskilerinden tutun, en yenilerine kadar. her halde, "lat" hakkında bir bilgi bula bilseniz bile, bu luğatlar Kurandan daha eski degildir.
Siz en iyisi , cahiliyye dönemi şiirlerini araştırın. Eski metinleri arayın. İçinde "lat" ismi geçen şiirleri bulun. Yoksa işte avrupaların araplar hakkında yazdıklarını araplar kendileri kabul etmiyorsa, bir manası yokdur. Şimdi kalkıp araplara "siz bi zamanlar "lat"ı böyle yazıyordunuz" diyemezsiniz. nerden çıktı ? Falan avrupalı araştırmacı diyor. neye dayanarak diyor ? Kim yazdığı belli olmayan taşdaki, kayadai yazıya dayanarak . Sizin anlayacağınız bunlar boş işler. |
Alıntı:
İkinci olarak, "Bu yazıtların kimler tarafından yazıldığı belli değil" demişsin. Bak, ben sana bu konuda yardımcı olayım: "Kıble Yıldızı: Süheyl". Özetle, İslamiyet Öncesi bu yazıtları yazanlar, İslamiyet dönemindeki ve şimdiki Araplar'ın atalarıdır. Yani bir nevi, Tavuk çıktığı yumurtayı beğenmemiş hali. Araplar'ın ataları İslamiyet ve sonrasında ortaya çıkan Araplar gibi sahtekar değildi. Bu, benim için yeter ve artar bir kriterdir. Ben, Araplar'ın atalarını her zaman anacağım ve onların eserlerinden gururla söz edeceğim. Tıpkı bu makalede olduğu gibi. Zaten bu makaleyi, "Kadim ve Yeni Arap Münevverleri’ne" diyerek onlara adamıştım; sahtekar Araplar'a değil! |
[QUOTE=upuaut;508724]
İkinci olarak, "Bu yazıtların kimler tarafından yazıldığı belli değil" demişsin. Bak, ben sana bu konuda yardımcı olayım: "Kıble Yıldızı: Süheyl". Bi kere verdiyiniz link açmadı. Ama, siz yinede orda ne yazdığını kısaca aktarın lutfen. hem ben "kimin yazdığı belli degil" dediyim zaman , neyi kast etmiş olduğumu da söyledim. Alıntı:
Peki bu "arapların" atalarının ismi ne ? Lutfen en azından üçünün ismini verin bakalım kim bunlar ) Tavuk çıktığı yumurtayı beğenmemiş ifadesi tutmamış kardeşim ) Yani, dediyim gibi bu insanların başda kimlikleri belirsiz. Güvenli olup olmaması belli degil. Okuması yazması varmıydı, vardıysa da doğrumudur degilmidir onu bilmek lazım ) Şimdi, birilerinin ninesinin, dedesinin okuma yazması yoksa eger kendi adını da yalnış yaza bilir. İşte , böyle durumda birilerinin çıkıp, "tavuk çıktığı yumurtayı beyenmiyor demesi yalnış bir benzetme ) Yani, neticede sizin SÖZDE İslam öncesi bu bulqularınızdakı yazıları yazanlar belli olsa bile, guvenilir olup olmaması malum olsa bile, okuma yazmada ne derecede meşhur olması malum olmaz. Yani, bulmuşsunuz bir kaya parçasını, kimin yazdığı malum degil. ha, ismi malumsa da, hakikaten ona ait olup olmaması malum degil. ( neticede avrupalı bir kaç araştırmacı bunu o şahsa nispet veriyor ) Digelim ki, kime ait olması da malum. İsim belli. Güvenilir biri de ) Ama, okuma yazma da ne derece bir bilgiye sahip olması malum degil. Kalkmişsınız "bana bu yeter de artar bile" diyorsunuz. E öyle diyorsanız, öyle olsun! :) Alıntı:
|
Alıntı:
Korkma, Avrupalılar, onlara kıyıda köşede kalmış ve Arap vandalizminden korunmuş arkeolojik kayıtlarla geçmişini hatırlatıyor. Sahi, şu Araplar atalarından kalan her şeyi nasıl yok ettiklerini bir anlatsalar da öğrensek. Unutma, onların bu uğraşları bizi Araplar'ın atalarına şimşek hızıyla bağlayan tek şeydir. |
[QUOTE=Rafizi;508726]
Alıntı:
Bunun neden açılmadığını ben de bilemiyorum. |
Alıntı:
Alıntı:
hem "kıyıda köşede kaldığı" ne malum ? asıl, bunların gerçekten ARAPLARIN atalarına ait olduğu ne malum ? ) Alıntı:
Yoksa, bu iddiayı avrupalı araşdırmaçılardan duydunuz da mı, inandınız, sözlerine iman etdiniz ? ) Alıntı:
ha bi de ... verdiyiniz linkde araplara ait olan bir tek güvenilir kaynak bile görmedim ) Hepsi işte avrupalıların görüşleri, fikirleri... Ha tabi.. Araplar kendi kaynaklarını yok etmişler, o yüzden kaynak bulamıyorsunuz degilmi ? :) |
Alıntı:
Rafizi, önceki açıklamalarına hiçbir şey demeden sana yalnızca şu soruyu soracağım: Kuran'ın orijinali nerde? Ya İslamiyet Öncesi'nden kalma anıtlar (buna Kabe içindeki Putları da dahil edebiliriz), yazıtlar nerde? Sen bu sorulara yanıt ver, bana ne istersen sor; sana en içten şekilde cevap vereceğim. |
Sayın upuaut kardeşim,
Lütfen ama, lütfen... hani sizin iddialarınıza göre araplar eski kaynakları yok etmişler ya... Hani, işte saklamaya çalışdıkları bir şeyler var da saklayamamışlar yaa... Avrupalı bir kısım araştırmacılar o kıyıda köşede unutulan kayıtları bulmuşlar yaaa... hani, onların üzerinde "arapların atalarının" yazdıkları bir çok gerçekler var ya... Haaa! İşte! Lütfen , o "arap atalarının" kimliyini , ismini, ne kadar güvenilir olduğunu, cemiyyetdeki statüsünü, okuyup yazma durumunu... Lütfen bir zahmet söyeyiniz. En azından isimlerini verin şu "arap atalarının" ) |
Alıntı:
Alıntı:
Yo hayır, efendim, lütfen bi zahmet siz benim sorduğum soruya cevap verin, sonra SORUNUZA UYĞUN BİR KONU açarsınız ve ya varsa verirsiniz, ben de orda sizin sorunuzu yanıtlarım. Şimdi, sorunuza cevap vermem için hem konu müsait degildir, hem de dialogun uzaması ihtimali vardır. ) Siz en iyisi size sorduğum sorunun cevabını biliyorsanız, verin. Şayet bilmiyorsanız, bu qayet normal bir hal. |
Alıntı:
Alıntı:
Sen, kalkmış bize hala çocuk muamelesi yapıyorsun. Ayıp olmuyor mu? Benden Arap atalarından birkaçının adını istemişsin. Çok, sadece sana konuyla ilgili verdiğim kaynaklara baksan, orada bile istemediğin kadar isim görecektin. Örneğin, 21. mesajımdaki "1. Zebed Inscription: A Pre-Islamic Trilingual Inscription In Greek, Syriac & Arabic From 512 CE." kaynağına baksaydın, orada şu Arap atalarının adlarını görecektin: Alıntı:
|
Alıntı:
Bulgularımız ortak ne demek! Sadece Arapça bilen herkes öyle okur ve o sonuç çıkar. Dolayısıyla bu benim seçimim değil; sizin ve gerçeği görmek istemeyen diğer Müslümanlar'ın sorunudur. Bilirsiniz, Müslümanlar'ın neredeyse tamamına yakını "Takiye" yapar, yani yalan söyler. Oysa Bediüzaman bu konuda şöyle der: "Gözlerinizi (gerçeğe) kapamakla gece olmaz (gerçek unutulmuş olmaz); sadece kendisine gece olur (kendisini aldatır)" |
Alıntı:
Yahu kardeşim, siz hep böyle konuyla alakası olmayan şeylerdenmi konuşursunuz ? Konumuz ne ? "İlah"ın Evrimi: "Al Lat" ==> "Al Lah" ==> "Allah" ==> "Al İlah" yani, bura da "Al Lat" ve "Al lah" ilişkisini konuşuyoruz. Şimdi, biz burda arapların vandal oluşunu, kuranların orijinalini ve kopyalarını yakmasını büyük pramite girmek için delik açmasını ve ya bu gibi şeylerimi tartışıyoruz ? Yani, konumuz "arap vandalizmi"mi kardeşim ? Hem söyledikleriniz doğru bile degildir. Ama, işte, biz zaten doğru olup olmadığını bile tartışmıyoruz. konumuz bu degildir. Alıntı:
Ayıpmı oluyor ? Alıntı:
o kayada o kelimeyi yazanların kimliyini sordum. Siz de "arapların ataları" dediniz. Şimdi, o "ataların" isimlerini istiyorum. O KAYADA "LAT"ı O ŞEKİLDE YAZAN ATALARIN İSMİNİ İSTİYORUM. Kalkmış bana makale veriyorsunuz "bunu oku, orda isimler geçiyor" diye. İlla da makalenizi okutduracaksınız degilmi ? ) Yahu, arkadaşım, o kayada latı o şekilde yazan sonuçta bir kişidir. digelim üç kişi, olmadı, beş kişi. Olmadı 15 kişilik ve daha çok kişiden oluşturulan bir konsey yazdı digelim. Yahu, versenize şu "latı" o kayaya bu şekilde yazan atalardan bir kaçının ismini ) Alıntı:
Versene şu "lat"ı o kayaya yazan "arap ataları"nın ismini agabey :) Lutfen :) Bak hem ben ingilisce de bilmiyorum vallahi :) Lütfen, cevap veriniz :) |
Alıntı:
Alıntı:
O kayaya "lat" ismini o şekilde yazan "arap atalarının" isimlerini bekliyorum. Alıntı yapma lütfen, isimlerini direk yaz burda. Lütfen :) Sizin için kolay olmalı bu :) |
Alıntı:
Fakat lintel üzerindeki yazıtlardan güç-bela şu sökülmüştür: Alıntı:
Çok ilginçtir; linteldeki Haç ile Antik Homeh sitesinde bulunan şu Haç birbirinin tıpkısı aynıdır. Demek ki bu Haç'ın olduğu yer ile Aziz Sergius'un Mozelesi aynı döneme aitmiş. Bence, bu yazıtları sahte diye bir kenara atmaktansa, onunla eşdeğerde olan Harran Yazıtı'na bakıp, karşılaştırmalı, ona göre karar verilmelidir. Konunun uzmanları araştırmışlar ve bu yazıtların hepsinin orijinal olduğunu kabul etmişlerdir. Yani günümüzde ya da ona yakın bir zamanda bu yazıtları üretmek o kadar kolay bir şey olmasa gerek. Çünkü bu yazıtları bugünkü Araplar bile okumakta zorlanırlar ya da hiç okuyamazlar. |
Alıntı:
ya da "arapların ataları" turistlermiş :) demek ki neymiş ? "Al-lat"ı elifsiz yazan turistlermiş, arapların ataları degilmiş öylemi ? ) İşte sorun burda. turistler "lat" kelimesini elifsiz yazıyorlar. halbuki, araplar "lat" kelimesini "elif ile yazıyorlar. "elif" ve "te" ile yazılıyor. halbuki, "Al lah " kelimesi "elifsiz" yazılıyor. Şimdi, "araplar yalnış yazıyor, turistler doğru yazıyor" derseniz, kendi görüşünüz qardaşım. Ama işin garip yanı ne biliyormusunuz ? Alıntı:
maalesef orda "Al lah" yazılmamış. "al alah" , ve ya "al allah" ve ya "alla lah" ve ya "al ilah" yazılmış. "Al lah" yazılmamış. İşin daha da garip yani ne biliyormusunuz ? Yukarıdaki yazı ne olursa olsun "Allah" ile alakalı olan "lah" ve ya "ilah" kısmı , yine "elifsiz" yani, şimdiki haliyle yazılmış. Yani, aldığınız netice ? Tam bir fiyasko ! Demek ki neymiş efendim ? Eskiden de , şimdi de Allah ve ya ilah kelimesi "elif"siz, "lat" kelimesi "elif" ile yazılıyormuş ) P.S Tabii belki turistler "lat"ı elifsiz yazmışlardır. Bundan dolayı "Al lah" "Al lat" kelimesinden türemiş de ola bilir. Bunu da göz önünde bulundurmak lazım |
Ha bi de kafamı karıştıran bi şey daha var.
Şimdi, bir takım turistler gelmiş , oraya "lat"ı elifsiz yazmış. Neticede siz de "Al lah " kelimesinin , "Al Lat" kelimesinden türediyine " kanaat getirmişsiniz. Şimdi, bu kanıya turistlerin bu eyleminden dolayı gelmemiş ola bilirsiniz. Ama, bu turistler elinize bir argüman vermiş oldular. Şimdi, bu turistler "lat"ı nerden biliyor ? Yok digelim bunlar böyle işlerle uğraşan bir takım araştırmacı. "lat"ı oraya neden yazıyorlar ? Sizi gidi turistler sizi :) İlla da kafalara bir şübhe sokacaksınız degilmi ? :) |
Rafizi, yazdıklarına bakılınca gerçekten komik olmaya başladın.
Şimdi, ben yine de yazdıklarına ciddi bir şekilde cevap vereceğim. Alıntı:
"Al Lat" kelimesine gelince, bu kelime Güney Arapçası'nda "Hal Lat" ve Kuzey Arapçası'nda da "Al Lat" şeklinde yazılırdı. Burada "Ha" Güney Arapça'da ve "Al" da Kuzey Arapça'da birer artikeldir. İngilizce'deki "The" artikeli gibi yani. Şimdi bunlardan artikelleri çıkart, geriye ne kalıyor? "Lat" kalıyor, değil mi? Bu adın yazımında yalnızca (ki o zamanlarda sesli harfler yoktu, yani sesli harfler yazılmıyordu) "L" ve "T" harfleri kullanılıyordu. Yani bu harflerin arasında "Elif" yoktu. Fakat sen kalkmış, bunların arasında "Elif" harfi olduğundan söz ediyorsun. Kardeşim, bu harflerin arasında şimdi de "Elif" yazılmıyor; sadece, şekilde görüldüğü gibi şeddeyle seslendirme yapılıyor. Eski Araplar ise, bu ismi işaretsiz bir şekilde tastamam doğru olarak okuyorlar ve seslendiriyorlardı. Aradaki tek fark, İslamiyet Öncesi dönemde "Al Lah" olarak yazılan bu isim, İslamiyet döneminde "Allah" şeklinde bitiştirilerek yazılmaya başlanmıştır. Fakat "Al Lah"ın kökeni "Al Lat"tır. Özellikle Kuzey Arapları bu Tanrıça'ya tapar ve onun adını gayet iyi bilirlerdi. Burada okuyucu Güney Arabistan'ın Hristiyan olduğuna ve Hristiyan olarak onların koruması altında yaşadığına dikkat etmelidir. Korumasız olan ve putlara tapanlar, Kuzey Arapları idi. Şimdi, Kuran'daki "Allah", "Al Lah"tan ve o da "Al Lat"tan geldiğine göre, asıl fiyasko bu olmalı bence! FANTASTİKO gibi bir şey yani! |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:45 . |