![]() |
İnsan konuşan bir hayvan mıdır?
Şerefi olmayana şerefsiz bile denilse ne olur ki.
Üç paraya onurunu satan hep kazansa ne olur ki. Sonuçta hayvanlığın sınırı da bir yere kadardır. O sınırı aşan güruhâ hayvan denilse ne olur ki. Hayvanın ihtirası yoktur, İnsan gibi aç gözlü değildir.İnsanlık böyleyse hayvanlığı İnsanlığa tercih ederim. Aslında tercih ettimde, bu vesileyle duyulsun isterim. Eskiler "İnsan konuşan bir hayvandır" demişlerdir. Bu elânda böyle, belgesel izlemeye gerek yok derim. Bak çevrene İnsan kim, hayvan kim, bu belli değil mi? İnsanoğlu üzerine yazılmamış kitap, söylenmemiş söz, çizilmemiş resim kalmamakla beraber, hala da kendi için de derin sır ve gizemleriyle bir bilinmeyendir. Besin zincirinin en tepesinde ki dominant tür olması hasebiyle, çoğunca kendisini bir ilah bazen de otorite olarak görebilmektedir. Süper egosunu zannınca tüm noksanlıklardan sıyırmış, hemcinslerinin bile üzerin de görebiliyorsa böylelerine dikkat etmek gerekir. Şık giyinmesi, lüks için de yaşaması ağzının laf yapması kamuflajdan başka bir şey değildir. Sıradan bir insan bile süret'en(dış görünüm)insan görünür ama siret'en(iç görünüm)insan değildir. Velhasıl bu işin zenginlik ve ya fakirlikle de direk alakası yoktur. Peki böylelerini nasıl mı anlarız? ''Söylediklerine değil de yaptıklarına bakmanız yeterlidir'' Verdiği sözü tutmuyor, aldığı görevi yerine getirmiyor, hak mış hukuk muş dinlemiyorsa alın size ....''Süret'en İnsan, Siret'en hayvan''.. |
Sevgili arkadaşlar,
İnsanlar hakkında yazılan kitaplar içerisinde insan psikolojisini ve sosyal tepkileri yazanlar hep daha çok ilgimi çekmiştir. Hep böylesi kitapları, başlıkları görür/duyarız: "Kadınları tavlama sanatı" "8 dakikada evet dedirtme sanatı" "İkna etme sanatı" Veya, "Vücut dili" "Konuşmalardan insan karakteri tahlili" "Konuşuyor ama aslında ne diyor" Veya, "Nasıl lider olunur, liderlerin ortak özellikleri" "Karşınızdakini nasıl etkilersiniz" "Topluluğa hitap etme sanatı" Genelde insanların "ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol" düsturuna uymadıklarını düşündüğümden, "aslında nasıl birisidir, aslında ne diyor" diye söylediklerinin/yaptıklarının satır aralarını, mimiklerini anlamaya çalışırım. Yazıdan anlamak zordur da gözler çoğunlukla kişiyi ele verir. Yalnızca toplumumuzda değil, tüm dünya toplumlarında genel olarak yaygın bir "altı, içi boşluk, değer karmaşası" var. --/-- Köpeğimizi (adı Dost) gezdirirken başka hayvanseverlerle sık sık karşılaşır sohbet ederiz. Hayvanları çok sevdiklerini söylerler, ancak köpeğinin ona korkuyla bakışı hayvana hiç de iyi davranmadığını hemen ele verir. Hele, köpek verdiği her komutu korkuyla yerine getirdiğinde övünmesi, üzerine tüy diken hareket olur. Arkadaşlarımdan biri çok metroseksüeldir (iyi giyinir, parfüm kullanır, kişisel bakımına düşkündür) girdiği her toplumda baş tacı edilir, başkan seçmek gerekirse akla gelen ilk adaydır, lise mezunudur, yabancı dil bilgisi sıfırdır, kitap okuma sıfırdır, genel kültür, siyasi görüş, tarih, bilim, empati sıfırdır, ego tavandadır. Rol modeli Cem Yılmaz'mış bu arkadaşımın. Aynada saatlerce çalışırmış, zaten toplumda da öyle davranıyor, kendisini de öyle hissediyor. Sık sık iş değiştirir, girdiği işlerde genel müdür olur, veya öyle işlere girer, en pahalı saati, telefonu, televizyonu kullanır, lüks evler, arabalar kiralar. Konuşması insanı sıkmaz, illaki konuşacak bir şeyler bulur, çünkü başkası konuşmaya başlarsa "hönk" diye kalacak ve emme basma tulumbaya dönüşecektir. Hani "nevi şahsına münhasır" (kendine özgü) derler, işte öyle biridir. Alıntı:
--/-- Kişiyi, toplumu belli bir süre etkilemek, manipüle (kandırarak kendi menfaati için yönlendirmek) etmek mümkündür. Elbette gerçek er veya geç ortaya çıkar. Peki kişi/toplum, manipüle edilmiş olduğunu, yani birilerinin çıkarları için kullanıldığını anladığında nasıl davranması gerekir, gerçekte nasıl davranır? İşte hepimiz için 10 puanlık uzmanlık sorusu budur. Bunu çözdüğümüzde, anladığımızda, önlemini alabildiğimizde kapitalizmin de sonu gelecek, emperyalizmin de, faşizmin de. Sevgiler |
Alıntı:
Gerçekten bazı kişiler bazı şeyler için yaratılmış gibidir, rol yapmazlar ne ise odurlar. Pek çokları ise roller yapmaya çalışırlar ki zaten onlar değil midir esas problemi oluşturanlar. Öyle veya böyle kim olursa olsun, içinde pırıltıları vardır bana görede, zaten bu rol yapmaya iten sebeplerde bugün oluşan bir şey değildir, kökleri geçmişin derinliklerine kadar uzanır. Neyse uzmanlık sorusuna gelince, dayatmalar sona erdiğinde ne gibi bir dünya olur aslında çokta merak etmekteyim. |
hayvan konuşmayan insan mıdır?
|
Hayvanlar konuşur sevgili @knowledgetowisdom
Onların "hâl" dilini anlamadığımız için böyle söylenmiştir. Aslında konuşmaktan ziyade mesele anlaşmak meseledir ki insanların konuşa konuşa anlaştığı zaten nerede görülmüştür, :D |
bu şiirlerin sahibi siz misiniz ?
gerçekten çok etkilendim |
Evet bana aittir. :)
Keşke yazmasaydım dediğim cinstente bir şiirdir aslında, ama elde o kadar çok materyal var ki bu şiirde geçen anlatım İnsanoğlu için iltifattır! bile denilebilir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Evet her satiri verebilecek olan acisindan, oldukca anlam ve icerik dolu. Eline saglik. Bu arada lakabim ile paralel olarak benim de bir siirim var. :) http://www.turandursun.com/forumlar/...33&postcount=3 |
Alıntı:
Alıntı:
Mevlanaya adfedilen bir eser var "fîhî mâ-fîh" diye, kısaca anlamıda "Olması gerekenler içinde" diye çevrilir. Senin şiirde aynen bu meyanda olması gerekenleri içinde olmuş. En çokta; Hukuk yoluyla hak tanimaksa adalet,Burasını beğendim ki çok hoş olmuş. Gerçi şiirin akışı zaten hiç bir kıtasını birbirinden ayırmaya izin vermesede, bütünü zaten anlam olarak akıp gidiyor. Lakin 1 şiirim var kısmını yadırgadım, daha çook şiirler vardır; çıkar bu kalemden gibime geliyor. |
Alıntı:
Asagidaki linkte de iki tane var. http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=31586 Ben eskiden daha s1k siir yazardim. Hatta cocuklar icin ninniler bestelemistim. Siteye ilk katildigim yillarda, bir sohbet odasi vardi ve o sohbet odasinda, bazi yazar arkadaslarla "saz atismasi" gibi "dortluk atismasi" yapardik. Yani arkadas bir dortluk ekrana yazar, arkasindan ben yazardim. Aslinda gezi ve soma uzerine bir ara yazayim dedim, henuz beceremedim. Zannedersem siire yanasimdaki sorunum, o eski algida olan "kafiyeli olmasi" na takilmak. Bu da genelde cumle sonlarinin kafiyeliligini iceriyor. |
Aslında şiirin kafiyeli olmasına da gerek yok, ben öyle bazı kafiyesiz çalışmalarıda çok seviyorum beğeniyorum.
Neticede şiir düşünceden süzülüp gelen bir şey ve o bazen öyle kurgulanabiliyor ki bir kaç satır/dörtlük yetiyor anlatılmak istenileni. Şiirdeki sıkıntı yazıya nispetle daha çok yoğunlaşma gerektiriyor, açıkcası bende son bir kaç yıldır yazmadım diyebilirim, en son yazdığımda buydu o da sanki şiir yazmaya zaman yok gibi olmuş. Hoş gerçi neye zaman var ki ona olsun. Alıntı:
|
Ne denilebilir ki yüreğine gönlüne kalemine sağlık.
Ah anne ah boşuna günahını almışız hayvanların Ben En Çok İnsandan Korktum - Ahmet Selçuk İlkan & İntizar http://www.youtube.com/watch?v=114xa2NnHTI Ahmet Selçuk İlkan: Durup durup bana sorma bunu bilmek olay değil İnsan doğduk insan ama insan olmak kolay değil Ben ben en çok insandan korktum anne en çok insandan Okudukça tarih kitaplarını Yüzyıl savaşlarını, kardeş kavgalarını Bir saltanat uğruna kıyılan canları Ve okudukça bugün gazetelerin cinnet sayfalarını Tanıdıkça her gün biraz daha insan adlı insancıkları Ve yaşadıkça hala bu çağda taş devrinin mağara adamlarını Ben ben en çok insandan korktum anne en çok insandan Bir düşün anne bir düşün atılan bombaları patlayan silahları Yaşadığımız açlığı acıları savaşları Bir vuruşta kesilen başları O keskin kılıçları o cellâtları o katliamları O vahşetleri ve ardından yükselen çığlıkları Bir düşün bir düşün anne O kefensiz bebeleri, çocukları Hapishanelerde işkenceleri copları Bir düşün tankları tüfekleri topları Ben ben en çok insandan korktum anne en çok insandan İntizar:Ahmet Selçuk İlkan: İnsan değil mi anne emeğini ekmeğini çalan insanoğlunun Suyunu bulandıran dostuna çelme takan Sırtından vuran yollara mayınlar döşeyen Bütün köprüleri yıkan İnsan değil mi anne kendi ozanına kıyan sazını kıran Şairini sürgüne vuran sesini sözünü kesen en haklı olanın Ah anne ah ah anne ah boşuna günahını almışız hayvanların Masallarda anlattığın devlerin canavarların İnlerin cinlerin ejderhaların hiçbiri bu kadar korkunç değil be anne Baksana yaptığına insanların ah dili olsa bu gecelerin bu sokakların Haykırsa katili kim bu masum kurbanların Ve bir bir indirse maskesini bu sahte kahramanların Bu yalan yüklü karanlık suratların Ah anne ah anne onlar ki sadece adı insan soyadı insan Gel gör ki çoğu insanlıktan noksan be anne insanlıktan noksan Dünyada kim var anne kendi soyuna bu kadar düşman ve bu kadar pişman Ben ben en çok insandan korktum anne en çok insandan... En çok insandan |
Evet guzel anlamli ve icerigi olan bir paylasim.
|
İnsanın konuşan tek hayvan olmadığına dair bir video. :lol:
Bence evcil hayvanlar bizim hayvanca bildiğimizden daha fazla insanca biliyorlar. |
Manzaraya karşı muhabbetin belini kırmışlar. :D
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:28 . |