![]() |
Dönme ve big bang
Sabahın 5i ve ben bir noktaya takıldım cevap bulamadım. Şimdi big bang ilk başlangıç olsa neden galaksi ve diğerlerinin dönmesi gerekti? Big bang dönmeleri açıklaya biliyor mu? Bir fizikçi olsam belki cevap basitti ama ben bu noktada yeterli kaynak bulamadım. Bir noktadan patlama dönüşü beraberinde getirmek zorunda değil bence. Durağan galaksiler var mı? Galaksi merkezleri karta delikler mi? Kara delikler bildiğimiz gibi oluşmuşsa onu döndüren neydi? Ya gezegenler? Donmuş sönmüş aktif genelde hepsi döner. Sebep? Big bang hatalı olabilir mi? Çünkü şöyle olsa mesela benim düşüncem bu; iki süper parçacık süper hızda giderken ve aynı zamanda süper hızda dönerken kendi etrafında uzayda çarpışsa bu mantıklı geliyor. Cern misali! Ne dersiniz? Sadece dönüşler big bang teorisini çökertebilir mi? Ya da benim iddiam gerçek olabilir mi?
|
Alıntı:
Bu sebeple dönüş Big Bang'i çökertmez. Bu sefer de insanlar sorar efendim neden sağa dönüyorda sola dönmüyor vs... Uzay yönden bağımsızdır her dönen hem sağa döner, hem de sola, yukarı ve aynı anda aşağı döner(hareketin diyalektiği), neresinden baktığınız önemli... Zira siz bir objeye baktığınızda yön tayini gibi işlemleri, kendi konumunuza göre yaparsınız, gerçekte ise sizin yaptığınız gibi bir yön de yoktur tayinide ve kendinizi esas aldığınız konum/referans da. Sonra dilerseniz bir kaç nokta belirlersiniz, belirli bir kriter, kıstasa göre ölçeklersiniz, koordinatlarsınız bu halde de buna boyut denir... Neyse kabaca, dönmenin temelinde enerji salınımı var ve bu enerji dışa doğru açıldığında çepere baskı uygulanmış olur... Koşarken aniden duramazsınız gibi(metafor)... Kara delik varsayımları ise oluşumun çöküşle meydana geldiği model ile belirli bir anlam kazandı.(ELS modeli). Gerçi kara delikler için üfürlen masallarda bizleri sanırım biraz şaşırtıyor, efendim bir tarafından gir, diğer tarafından başka bir boyuta, zamana, çağa çık vs, hikaye. Big Bang'e gelince, Big Bang için evrenin başlangıcı denir, denebilir, en azından teoriye göre bu böyle, ama her şeyin başlangıcı denemez, zira bu fiziğe de, akıla da mantığa da, felsefeye de ters. Uzayda her şey hareket halinde, bu genişleme olabilir, yine de her şey birbirinden uzaklaşıyor değil. Örneğin Andromeda ile Samanyolu aksine birbirine yakınlaşmaktadır... |
Bigbang zaten herşeyin başlangıcı değil.Sadece bizim evrenimizin başlangıcı.
Daha öncesinde farklı boyutlarla birlikte farklı evrenler var. Bu hem bilimsel hem dinsel bi gerçek. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Galaksilerin çarpışmasının nedeni 13.7 milyar yıl geçmesine rağmen hala çok yakın olmaları ve birbirine çekim kuvveti uygulamalarıdır. Milyarlarca yıl sonra galaksiler birbirinden o kadar çok uzaklaşacaklar ki hiç bir çarpışma yaşanmayacak. Bu kütle çekimi etkisiyle evrende süper kümeler denen yapı ortaya çıkar. Ayrıca süper kümelerin içindeki galaksiler rastgele dağılmamıştır. Belirli bir düzenleri vardır. |
Alıntı:
Ayrıca tanrının doğa yasalarıyla hareket ettigini görüyoruz.Bigbang öncesinde de doğa yasaları bir şekilde vardır. |
Alıntı:
"Donme" den kastin nedir? Bir de sunu sorayim: Hareketsizlik ya da fonksiyonsuzluk mumkun mu? Mumkun ise nasil mumkun? Iki super parcacik nerede gidiyor ve nerede donuyor ve nerede carpisiyor? Bunun zemini/mekani nedir? |
Anladığım kadarıyla big bang öncesini bir ben bilmiyorum :) Tam olarak ne vardı başlangıç big bang değil ise yani karanlık/kara madde veya kara enerji dışında? Big bang öncesinin bilinmesi müthiş bir bilgi olmalı ben nasıl kaçırdım bu ayrıntıyı!
Dönüşler için enerji salınımı konusunu aslında düşündüm ama şöyle bir detay var. Her büyük gezegen küçüğüne göre daha hızlı dönmeli! Fakat öyle olmayan gezegenler gözlemliyoruz. Sebebi yoğunluğu ve enerji miktarı ise bu ayarı gezegenler nasıl paylaşmış olabilir? Ben fındık veya atom zerresinden bir doğuş, başlangıç veya ne olduğunu bilmediğim ama devamı dediğiniz olayın olabileceğine oldum olası ihtimal vermiyorum. Gerçekten biraz fazla fantastik değil mi big bang teorisi? Bence bu dönüş olayında bir açıklık var tam izah edemesem de, sanki bu teorinin gerçek dışı olduğunun kanıtına giden yol dönüş detayından geçiyor gibi... Belki hadron çarpıştırıcısı misali iki süper kütlenin uzay boşluğunda falsolu bir çarpışması sonucu bu dönmeler ve genişlemeler olabilir. Burada iki süper kütle nereden geliyor dememize gerek yok çünkü big bang içinde bir çok teori olsa da gerçekte nereden veya başlangıcının ne olduğu bilinmiyor (üstte bilindiği iddia ediliyor ama cevap alana kadar ben bilinmiyor diyeceğim). Yani big bang olayına inan bu çarpışmaya da inanabilir. |
Alıntı:
Evrenin zamana ihtiyaci yoktur ve hic bir patlama mekan olmadan olamaz. Alıntı:
|
Alıntı:
Galaksilerin dönmesinin nedeni galaksinin içindeki yıldızların, galaksinin çekirdeğinin etrafında dönmesidir. Yıldızların dönmesinin sebebi ise çekirdeğin çok güçlü kütle çekimi uygulamasıdır. Galaksilerin çekirdeğinde genellikle dev kara delikler vardır. Ayrıca yıldızların en yoğun bulunduğu bölgedir. Birde düzensiz galaksiler vardır. Ancak bunların dönüp dönmediğini bilmiyorum. Benim tahminin dönmediği yönünde. Gezegenlerde aynı mantıkla döner. Gök cisimlerinin kendi etrafında dönüşünü de Sn. spartacus açıklamış. Uzayda senin söylediğin kadar hızlı giden bir cisim bilmiyorum. Cern'de ki gibi bir durum olacağını sanmıyorum. |
Alıntı:
Galaksilerin ve herbir galaksi içindeki yıldız, gezegen, uydu, meteor vs. gök taşlarının dönmesinin tek nedeni, herbirinde bulunan yerçekimi gücüdür. Bu nedenle içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisindeki en büyük yerçekimi Güneş'te olup, diğerlerinin ona tabii olur. Misal, Dünyamızın Güneş etrafındaki dönmesidir. Eğer Güneş'in yerçekim gücü şimdikinden çok daha fazla yani Dünya'yı çekebilecek güçte olsaydı, o zaman Dünya Güneş'e doğru hareket edecek, büyük bir çarpışma olacak ve Güneş ile birleşecekti. Fakat hem Güneş'in hem de Dünya'nın yerçekim güçleri aralarında belli bir mesafe (ortalama 150 milyon km) olacak şekilde etki edebilmektedirler. Bu da, Dünya'nın daha büyük yerçekim gücü olan Güneş'in etrafında dönmesine neden oluyor. Aynı şekilde, Güneş de galaksimizin içindeki gök taşlarının yerçekimleri nedeniyle sabit değil, kendi yörüngesinde dönmek zorunda kalmaktadır. Umarım, bu açıklama soruna bir yanıt olmuştur! |
Alıntı:
Yıldız etrafında dönüşün nedeni kütle çekimidir. Gezegen hızlarında bir sorun yok yani. |
Alıntı:
Ben diyorum ki sabahın kör saatinde big bang olsaydı evrende ki her madde neden dönsün? O ilk patlamayı dikkate alarak yazıyorum. Fizik kuralları yok. Sürtünme yok, peki gezegenler, yıldılar, galaksileri döndüren şey ne? Sıcak ve soğuk enerji (yayılımı), çekim kuvvetleri... Hareketsizlik ve fonksiyon yoksunluğu mümkün mü? bilemiyorum bende mesajımda onu sordum. Acaba gezegenleri dikkate alarak salınım bittiğinde durağan olan büyük bir gezegen tespit edildi mi veya uygun şartlarda 0 dönüş mümkün mü? Birde Dünya mesela ilk oluşum zamanlarında bir kuyruklu yıldız üstünde ki buzların sıcakla karşılaştığında etki tepki misali dönüşü ile mi dönmeye başlamış? Şunun için soruyorum, Dünyanın kendi eksenindeki dönüşümünü ne sağlıyor olabilir? Ay frenliyor ise bu dünyanın hızının kaynağı neydi? Gök taşları gazlar birleştikçe manevra oldu ve dönme başladı. O zaman ilk patlama da uzaya dağılan maddeler sabit mi dönüyor muydu? Çok saçma gibi görüne bilir konu. Hayır neyi ispat edeceğiz! Big bang olayının nasıl gerçekleştiği ile ilgili çok animasyon film ve yazılar vardır ama bu patlama dediğim gibi neden tüm maddelere dönme kabiliyeti kazandırmıştır? Önemli bir detay gibi bence. |
Alıntı:
Newton yasalarına göre cisimlere etki eden kuvvete aynı büyüklükte fakat zıt yönde bir kuvvet etti ettiğini söylüyor. Yani Güneş'in çekim kuvveti ne kadar olursa olsun Dünya'da ona eşit büyüklükte bir kuvvetle etki etmesi gerekmez mi ? Yani Güneş'in gezegenleri çekerek yutması imkansız diye biliyorum ben. Güneş'e çok yakın olan gezegenlerin yutulması gerekmez mi ? , Ben mi yanlış biliyorum acaba. |
Alıntı:
Benim sorularim senin ne bildigini ogrenmek icindir. Yoksa sitede konu ile ilgili cok baslik ve mesajlarim var. Alıntı:
Alıntı:
Yukarida bunu detayli acikladim. Zaman ve zamansallik sadece insaanoglunun urunudur, evren ya da ustundeki irili ufakli her bir parca ise zamandan bagimsizdir. |
Alıntı:
Gezegenler, yıldızlar ve diğer gök cisimleri Big Bang'ten çok sonraları oluşmuştur. Evren'deki kuvvetler ise gök cisimlerinden önce oluşmuştur. Dünya'nın kendi ekseni etrafındaki dönüşünün nedenini Sn. spartacus açıklamıştı. Patlamanın dönmeyle alakası yok. |
Peki mesajlarınız için teşekkürler. Yani mesela dünyanın dönmesi kendi kütle çekimi sayesinde oluyor anladığım kadarıyla! Yani dünya kendi etrafında dönüşünü (gece gündüz) kütle çekimine borçlu! O halde big bang doğru ise big bang bir kara delik veya tek bir süpernova olmalı diyebilir miyiz?
En iyisi siz konuyu unutun çünkü yakaladığım detayı anlatamıyorum, şuan hazır değilim sanırım. |
Alıntı:
Yıldız etrafında dönüş kütle çekimi. Yazılan mesajları tekrar oku. En iyisi bu olur bence. Yeterli açıklama yapıldı diye düşünüyorum. |
Alıntı:
Konu big bangin bir baslangic olarak mekani ortaya cikarmamasi. Yani bir mekandaki bir zamansal patlama olmasi. Bundan sonrasi da zaten bilimin gozlemi ile ortaya koydugu nasil sorularinin yaniti. Kisaca "hic bir sey hic bir seye borclu degil" :) Ne gozlem veriyorsa o. Ayrica bilim bir seyin ne oldugunu degil, neyin nasil oldugunu ortaya koyar. Yani her bir fenomenin kendini degil, fenomenin ve fenomenler arasi fonksiyonun gozlemini ortaya koyar. Bunu da genelde "nasil?" sorusuna yanit olarak gerceklestirir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Öncelikle bu bilgi bana ait değil; Einstein'a aittir. Hani hatırlarsanız, Newton Güneş sistemindeki gezegenleri neyin yörüngelerine soktuğunu bilmiyorum ama yörüngelerinde hareket etmeleri Tanrı'nın eseridir, demişti. İşte Einstein yüzyıllardır yanıtsız kalan bu soruya, Özel Rölativite Kuramı ile "Kütle Çekimi" olduğunu söyleyerek yanıt vermiş (ki bunun kanıtı 1919'da Principe adasında yapılan tam Güneş tutulmasıyla ortaya konulmuştu) ve Newton Fiziği'ni tarihin çöplüğüne atmış, daha doğrusu bir alt fiziğe indirgemişti. |
Alıntı:
Yinede, kabacası; Evet, kütle ne kadar artarsa salınacak enerjide o derecede artacaktır, haliyle dönüş küçüğe oranla daha uzun süreçle ivmelenecektir, fakat eksenel çap, salınım yüzeyi ve kat edilecek mesafe artacaktır. yani bunu bir akarsu debisine bezetebilirsiniz, örneğin debi yüksekliği saniyede aktarılan suyu yüksek tutacaktır diye düşünülebilir, ama debisi çok düşük geniş satıh, çok yüksek debi değerlerindeki bir akıntıyla bir birimde aynı, hatta daha fazla miktarlarda su taşımış olabilir(yani mantık yürütürken, tüm etkenleri ve etkiyenleri, etkileşenleri kapsayacak düzeyde açımızı geniş tutmalıyız). Yani büyük gezegen büyük, ama enerji salınım yüzeyide büyük, kısaca küçük dediğiniz dar bir satıhta akan bir akarsu gibi, itme/çekme etkisi yüksek, enerjisi az kabul ama ivmelemesi yüksek, geniş satıhlı gezegenlerde de süreç daha uzun kabul evet, ama ivmelenme oranı diğerine göre düşük.... Alıntı:
Alıntı:
Yok çok fazla detaya inersek, Big Bang'in ya sınırları çöker ya da kapsamı aşırı genişletilmek zorunda kalınır, o nedenle girmiyorum, konuda Big Bang teorisine göre yorumlar yapılmış haliyle bende teoriyie göre değerlendirip, yorumluyorum. |
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:54 . |