Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   HDP'ye oy vermeyi düşünür müsünüz? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=36934)

Dialectics 15-04-2015 10:27

HDP'ye oy vermeyi düşünür müsünüz?
 
Bu konu başlığı açıkçası bir süredir kafamı meşgul etmekte. Matematiksel açıdan baktığınızda HDP'nin meclise girmesi AKP'ye en az 50-60 milletvekiline mâl olacak deniliyor.

HDP'nin barajı aşması demek aslında bir koalisyon hükümetini gerekli kılacak. Peki böyle bir durumda AKP ile hangi parti koalisyona razı olur?

HDP, AKP'nin koalisyonuna balıklama atlar ve başkanlık sistemi dahil AKP'nin her icraatını destekler mi? Yoksa HDP şu anki dik duruşunu devam ettirir, "biz olduğumuz sürece başkan olamazsın" politikasına devam eder mi?

Öte yandan aday listesini biraz inceleyince HDP'nin bir etnik azınlık partisi hüvviyetinden, toplumun her kesimine hitap edecek bir partiye dönüşme çabasına girdiğini de fark ediyoruz. Sloganları da zaten "biz" temalı. Hemen hemen her ilden kadın aday göstermişler. Türbanlısı, solcusu, eşcinseli pek çok düşünceye adaylar arasında yer vermişler.

Evet içimizde geçmişten kalan bir takım kötü algılar var ama artık bu algıları bir kenara bırakmayı düşünüp, HDP'nin mecliste yer almasına destek vermeyi düşünür müsünüz?

Selmet 15-04-2015 10:42

hdp asla turkiye partisi olmadi. olmayacakta. takiye yapiyorlar. akp gibi onlarda bir proje partisi. turkiye cumhuriyetinin butunlugunu bozma projesinin bir parcasi. bu projeyi yonetenler buyuk olcude basardilar. ve ulkenin butunlugunu bozdular. ulkenin gidisati istikameti belli bolunmek, parcalanmak veya anayasanin ilk uc maddesinin degistirilmesiyle milli butunlugunun bozulmasi!

milli butunlugunu kaybetmis devletlerin sonu malum!

Dialectics 15-04-2015 11:06

Alıntı:

Selmet´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545305)
hdp asla turkiye partisi olmadi. olmayacakta. takiye yapiyorlar. akp gibi onlarda bir proje partisi. turkiye cumhuriyetinin butunlugunu bozma projesinin bir parcasi. bu projeyi yonetenler buyuk olcude basardilar. ve ulkenin butunlugunu bozdular. ulkenin gidisati istikameti belli bolunmek, parcalanmak veya anayasanin ilk uc maddesinin degistirilmesiyle milli butunlugunun bozulmasi!

milli butunlugunu kaybetmis devletlerin sonu malum!

Sayın selmet,

Sizce gerçekten bir bütün müyüz? Yani ülkenin güneydoğu tarafı harita üzerinde fiziken sınırlarımız içinde görünüyor da ama pratik anlamda güneydoğuya ülkemizin bir parçası diyebiliyor muyuz?

Sizce çözüm nasıl olmalı?

Selmet 15-04-2015 12:19

bir zamanlar butunduk buyuk olcude. bu ulkede kurtler ikinci sinif vatandas olmadilar. sadece bazi sorunlari vardi(devletin kurt kelimesini anmamasi, kurtce muzik ve yayin problemleri, kurtce isim vs)

hepsi bu ulkenin vatandaslarilar. h
epsinin kimlikleri var. devletin het imkanindan diger vatandaslar gibi faydalaniyorlar. ulkenin istedigi sehrine goc edip istedikleri isi yapiyorlar. okuyup memur, muhendis, doktor, asker olabiliyorlar.

turkiye haricinde irak, suriye ve irandada kurtler var. cok yakin bir zamana kadar suriyede bunlara kimlik bile verilmemis. yani insan! yerine koyulmamislar. irakta belli bir bolgeye sikistirilip kalmislar ve maruz kaldiklari katliamlar vs hep hatirmizda. irandada oyle belli bir bolgeye hapsedilmisler.

ama turkiyede oylemi?

tam tersine ulkenin tum kaymagini yiyorlar magdur edebiyati yaparak.

ulkenin en yasanilacak para getireck tum bolgelerini istila ediyorlar. istanbul, izmir, adana, mersin, antalya vs. isadamlari nin cogu kurt kokenl hele hele bu hukumet sayesinde dahada bir artis oldu sayilarinda.

bu ulkede suni bir kurt sorunu var.

bana kalirsa veririm guneydoguyu bunlara tek sartla! batida kalan tum kurtlerin guneydoguya goc etmeleri karsiliginda!? ucuk bir fikir gibi gorunsede.

ben 1951 bulgaristan muhacirlerinin torunuyum. bulgar devletinin bulgar turklerine yaptigini bizde kurtlere uygulariz.

tabi gonul bunu istemeZ turkiye cumhuriyeti semsiyesi altinda tum halklarin kardesce yasamasidir benim gonlumden gecen.

bu arada en iyi arkadaslarim kurt kokenlidir. belirtmek isterim.

Aleph 15-04-2015 14:14

Ankete cevabım olumlu oldu. HDP parlamento içinde yer almalı. Bu arada MHP ne kadar Türkiye partisiyse HDP de o kadar Türkiye partisi.. İdeolojilerin canı cehenneme. Ben sağduyuya vereceğim oyumu..

Dialectics 15-04-2015 15:09

HDP'nin parti tüzüğünde bahsi geçen bazı kritik tümceler şöyle:

Alıntı:

-Partimiz, hegemonyacılığa, sömürgeciliğe, işgallere, askeri müdahale ve darbelere karşı çıkar, emperyalist saldırılara karşı direnen halkların demokrasi, özgürlük ve sosyal kurtuluş mücadelelerinin yanında yer alır; ulusal kurtuluş hareketlerini, ‘ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı’ ilkesinden hareketle destekler.

-Partimiz, merkezi idarenin yerel yönetimler üzerindeki vesayetini, demokrasinin kazanılmasının önünde önemli bir engel olarak görür. Halkın kendi kendini yönetebileceği mekanizmaların geliştirilmesini savunur, bunun için mücadele eder ve yaşama geçirir.

-Partimiz, halkların ihtiyaç duyduğu özerklik modellerinin ve kendi kendilerini yönetmelerine olanak sağlayacak demokratik yönetim biçimlerinin geliştirilmesi ve yaşam bulması için mücadele eder.


- Yerinde ve yerelde yönetim modelini geliştirerek yerel demokrasiyi güçlendirmek ve özerk meclislere dayalı idari yapının benimsenmesi için mücadele etmek;

- Doğrudan demokrasi ilkelerine uygun olarak, katılımcı yerel yönetim modelini yerleştirmek;
Bu üstteki maddeler başkanlık sistemini çağrıştırıyor mu?

Aşağıdakiler de diğer konulardaki yaklaşımları:

Alıntı:

- Halkı mağdur eden ranta dayalı kentsel dönüşüm politikalarını durdurarak, sosyal projelerle desteklenmiş yerinde dönüşüm modelleriyle insanca yaşanabilir kentleri geliştirmek;

-Neo liberal yerel ekonomi politikaları yerine halktan ve emekten yana sosyal politikaları hayata geçirmektir.

-Kapitalizme, emek sömürüsüne, yolsuzluk ve talana; gelir dağılımındaki uçuruma, açlık ve yoksulluğa karşı, işçi ve emekçilerin insan onuruna yaraşır ekonomik ve sosyal koşullara sahip olmasını savunan Partimiz, esnek, sağlıksız, güvencesiz ve sigortasız çalışmaya; sendikasızlaştırmaya, taşeronlaştırmaya, kazanılmış hakların gaspına karşı, işçi sınıfı ve emekçilerin haklarını savunur ve kazanımlar için mücadele eder.

-Partimiz, sağlıklı olmayı toplumsal bir hak olarak kabul eder. Sağlık hizmetlerinin kamusal olarak, parasız, cinsiyetçi olmayan, halk sağlığının evrensel ilkelerine dayanan ve herkesin gereksiniminin karşılanması temelinde eşitlikçi, ulaşılabilir olmasını ve anadilinde sunulmasını hedefler.

-Eğitim bir kamu hizmetidir ve her yurttaşın yaşamı boyunca parasız yararlanabileceği bir haktır. Eğitim sisteminin bilimsel, demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü olmasını, ilköğretim ve ortaöğretim ile birlikte okul öncesinin de zorunlu hale getirilmesini temel ilke edinen partimiz, eğitim sisteminin tüm kademelerinde geçişlerin sınavsız olmasını savunur.
Anadilinde eğitim, herkes için bir haktır. Partimiz, eğitimin tüm aşamalarında ve tüm kamusal alanlarda anadili kullanımının serbest olmasını, yurttaşlara kendi anadillerinde kamusal hizmet sunulmasını hedefler.

-Partimiz, tarım ve hayvancılığı çökertme politikalarını durdurmayı hedefler. Dışa bağımlı ve çökme noktasına getirilen tarım ve hayvancılığın tekellerin ve tüccarın çıkarlarına endekslendiği, yani piyasanın insafına terk edildiği tablonun değişmesi ve ezilen üretici köylülüğün, çiftçinin hak ettiği insanca yaşama kavuşması için mücadele eder.

-Aleviler, Hıristiyanlar, Museviler, Ezidiler gibi ezilen ve dışlanan tüm inanç ve kültür grupları üzerindeki baskıların kaldırılması için mücadele eden Partimiz, devletin dini biçimlendirme aracı olarak işleyen Diyanet’in kaldırılmasını, inanç sembolleri üzerindeki her türlü baskıya son verilmesini, inanç ve ibadetin inananların vicdanına bırakılmasını savunur.

-Zorunlu din dersinin kaldırılması, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin kabulü, Cemevlerinin ibadet yerleri olarak kabul edilmesi, ayrımcılığa maruz kalan inançların ibadet yerlerine eşit muamele edilmesi, yaşanan tüm kimlik sorunlarının eşit haklar temelinde çözülmesi hedefi ile hareket eden Partimiz, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, inanan ve inanmayan tüm kimliklerin kendilerini özgürce ifade etmelerinin olanaklarının yaratılması, eşitlik ve özgürlük kapsamlı bir laiklik için mücadele eder. Bu tutum aynı zamanda Sünni Müslümanların da inançlarının devlet tekelinden kurtarılması, özgürleşmesi ve kendi inançlarını istedikleri gibi yaşamaları için mücadele anlamına gelir.

-İslamiyet’in sermaye düzeninin payandası yapılmasına ve siyasete alet edilmesine karşı çıkan Müslümanlar ile Türk-İslam sentezine, ırkçı ve şoven ideolojiye karşı tutum alan Türk ulusundan ve Sünni inançtan halkımızın ezilen halkların yanında yer alışına değer veren Partimiz, birleşik mücadeleyi geliştirmek ve güçlendirmek için gerekli çabayı gösterir.

-Partimiz, Türkiye'nin ABD ve NATO desteğinde Suriye, Irak ve diğer bölge ülkelerine rejim ihracı girişimlerinin ve müdahalelerinin karşısında yer alır.

Selmet 15-04-2015 15:30

Alıntı:

ulusal kurtuluş hareketlerini, ‘ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı’ ilkesinden hareketle destekler.
bu madde herşeyi açıklıyor. fazla söze gerek yok.. bölücü bir parti..
benim ikamet ettiğim mahallede üç farklı etnik grup var. Türk,kürt ve arap, zaza larıda hesaba katarsak 4 etnik grup.

ilkokulda hep beraber tek dilde türkçe eğitim gördük. şimdi bu partinin zihniyetine göre bir okulda bu üç veya dört etnik grup kendi dillerinde nasıl eğitim alacaklar?

her etnik gruba farklı okullarmı açılacak? veya bir okulu üçe, dördemi bölecekler?

ülkece bulunduğumuz bölgenin hali ortada. boş ve asla gerçekleşmeyecek sözde ileri! demokrat veya liboş düşüncelerle bir yere varamazsınız. bunlar asla gerçekleşmeyecek boş hayallerdir.

bakın ırak a sözde demokrasi getireceklerdi? geldimi demokrasi? ya suriye? suriye arap ülkeleri içinde belkide en demokratik ve laik ülke idi. ne hale getirdiler! kaç bin yıllık tarihi olan ülkeyi ve şehirleri.

bu ülkenin milli birliğe ihtiyacı var. milli ayrışmaya değil. iş işşten geçtikten sonra, son pişmanlık fayda vermez..

akepe, mehepe, hedepe,cehepe(atatürkün partisi değil) bunlar hep dışardan güdümlü partiler.. proje partileri. projede ortada.


Sundance 15-04-2015 16:05

Alıntı:

Dialectics´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545304)
Bu konu başlığı açıkçası bir süredir kafamı meşgul etmekte. Matematiksel açıdan baktığınızda HDP'nin meclise girmesi AKP'ye en az 50-60 milletvekiline mâl olacak deniliyor.

HDP'nin barajı aşması demek aslında bir koalisyon hükümetini gerekli kılacak. Peki böyle bir durumda AKP ile hangi parti koalisyona razı olur?

HDP, AKP'nin koalisyonuna balıklama atlar ve başkanlık sistemi dahil AKP'nin her icraatını destekler mi? Yoksa HDP şu anki dik duruşunu devam ettirir, "biz olduğumuz sürece başkan olamazsın" politikasına devam eder mi?

Öte yandan aday listesini biraz inceleyince HDP'nin bir etnik azınlık partisi hüvviyetinden, toplumun her kesimine hitap edecek bir partiye dönüşme çabasına girdiğini de fark ediyoruz. Sloganları da zaten "biz" temalı. Hemen hemen her ilden kadın aday göstermişler. Türbanlısı, solcusu, eşcinseli pek çok düşünceye adaylar arasında yer vermişler.

Evet içimizde geçmişten kalan bir takım kötü algılar var ama artık bu algıları bir kenara bırakmayı düşünüp, HDP'nin mecliste yer almasına destek vermeyi düşünür müsünüz?

Şu anda da AKP ile HDP anlaşması olduğunu düşünüyorum ben. HDP barajı aşsa da aşmasa da her türlü AKP'ye yarıyor. AKP'ye karşı HDP geçerli değil bence.

Hesap yapılırken de AKP 50 millet vekili kaybedecek HDP 50 millet vekili çıkaracak diye yapmamak gerekiyor. AKP zaten millet vekili kaybedecek. 2011 seçimine göre ciddi düşüş var. HDP barajı aşamazsa diğer partilere de bölünecek oylar, onların millet vekili sayısı da artacak. Ama barajı aşan HDP'nin çıkaracağı 50 millet vekili başkanlık oylamasında kimi destekler onu düşünmek lazım.

Ben şahsen ne AKP'ye ne MHP'ye ne HDP'ye ne de 20 senedir oy verdiğim CHP'ye oy vermeyeceğim bu seçimde.

ulyanov 15-04-2015 17:19

HDP li değilim .Fakat oyumu HDP ye vereceğim. Arkadaş HDP nin barajı aşmaması durumunda oyların AKP dışında diğer partilerede bölüneceğini söylemiş ki ,bu da devede kulaktır...Sadece doğu illerinde 2011 seçimleri baz alındığında ; örneğin 13 ilde (buna Diyarbakır, şanlı urfa dahil) CHP nin aldığı toplam oy 76 bindir...Bu 13 ilin toplam vekil sayısı 61 dir. yani kısacası bu sadece 13 ildeki 61 vekilin en kötü ihtimalle 57 tanesi akp ye gidiyor. Yani barajın aşılmaması durumunda %90 oranın da AKP ye yarar.

Selmet 15-04-2015 19:16

akp karsiti olupta hdp ye oy verecegim diyenlere gulup geciyorum.

akp ile hdp arasindaki fark nedir? tek birlestikleri nokta ulkenin birliginin bozulmasi.

akp ile hdp lilerin kavga ediyorlarmis gibi goruntu vermeleri bir takiyye..

hdp baraji asip meclise girse bile akp ile ortak hareket edecekler ulkenin milli birligini bozmada.

zaten kucuk eniste sdavutoglunun secim vaadi olan yeni!! anayasinda anayasadan TURK kelimesini cikaracaklarini vaad ediyor.

bi dahaki secimede ulkenin adini degistirmeyi vaad ederler...

xcan 15-04-2015 19:33

Hdp Akpnin suç ortağıdır.İkisinin otrtak efendisi Abd dir.
Bunlar ülkeyi birlikte yönettiler aralarında hiçbir fark yoktur.
Abd ve işbirlikçileri süpürülmeden bu ülkee hiçbir bokolmaz.
İki yılandan birinin zehrini seçmek zorunda değiliz ve bu ikisi halk düşmanı partiler.

Bedevi 15-04-2015 21:03

Bir muhafazakar olarak oyumu Halkların Demokrasi Partisi'ne vereceğim.Zira HDP, Kürt halkının adalet ve eşitlik talepleri ile Türkiye'de ki demokrasi mücadelesi arasında paralellik kurarak, günümüz siyasetindeki muhtevası en demokrat olan siyasal fraksiyon olma hüviyeti göstermektedir. Mamafih HDP; Kürt, Ermeni, Rum ve Süryani gibi yıllardır Türk kimliği üzerinden kurgulanan bir baskı ve şiddet politikasına maruz bırakılan etnik kimliklerin kendilerini ifade etmesi, hak ve taleplerinin dile getirilmesi gibi son derece insani ve vicdani bir misyonunda temsilcisi konumundadır. Zaten HDP'ye karşıt olan kesimlerin ideolojik olarak Kemalizm ve Türk milliyetçiliği gibi faşizan ve ırkçı eğilimler göstermesi de onun bu demokratik ve özgürlükçü niteliğinin somut birer delili konumundadır.

Diğer yandan yıllardır sürüdürülen ve Kürt halkının ulusal ve kültürel haklarının gasp edilmesi için bir mazeret olarak öne sürülen ''bölünürüz'' paranoyasından da kurtulmamızın artık elzem olduğunu düşünüyorum.. Zira bir ülkenin topraklarının kaç kilometre kare olduğu, o toprakların üzerinde yaşayan insanların mutluluk ve özgürlüklerinden daha önemli değildir. Özgürlük, toprak bütünlüğü veya vatanın birliği gibi demagojilerden daha önemli, üstün ve savunulası bir değer niteliği taşımaktadır.

Sonuç olarak içinde bulunduğumuz süreç, Türk kimliğinin, yıllardır bu toprakların kadim halkları üzerindeki baskı ve dayatılışını ifade eden tahakkümünün son buluşuna ve bu toprakların asli unsurları olan Kürt, Ermeni, Çerkez, Laz ve Rum gibi cemaatlerin kendilerini hürce ifade edip, kültürlerini yaşatabilmelerini mümkün kılacak bir döneme tekabül etmektedir. Buna çok az kaldı arkadaşlar, çok az....

spartacus 15-04-2015 21:32

Şu an kapitalizm koşullarında AKP ile HDP yi bir göstermek bence geçmiş şartlı subjektif, kof siyaset-av ve avcı- anlayışından geliyor.
HDP milletvekili adaylarına, söylemlerine bakmak gerekir. Diğerleri gibi ne kapitalizmin doğasına uygun bir iç örgütlenme ve işleyişe sahip ne de bir kaç tabu ile din ya da ırkçılık ile değerlendirilebilecek bir yapıya sahip ne de neredeyse 1 yüzyılı tamamlayan yarı askeri cezaevi devlet yapısıyla değerlendirilebilir.

Siyasi ve ekonomi-politik bilincimi dışta tutarak değerlendiriyorum, 1 oyum varsa ne yapmalıyım sorusuna yanıt arıyorum. Birileri yıllarca din ve mırkçılık, milliyetçilik dışında bir siyaset yapmadı(yani tipik subjektif siyaset, toplumu sadece koyun olarak gören ve birde seçim zamanları ayrıca sömüren sistem çarkı-. Siyaset demek sorunlara çözüm üretmek demektir, Türkiye de ise siyaset bir kaç sermaye uşağının ya da sermayedarın bas parayı al koltuğu hegomanyasından ileri gidemedi. Ne kofti dinler, ne mezhepler ne bayrak, ne vatan, ne sakarya değil, iş, ekmek, kendini ifade özgürlüğü, insanca -kimseye el-pençe-divan boyun büktürmeyen-ONURLU yaşam şartları, cepten sömürülen vergilerle hak edildiği halde sağlanmayan eğitim, sağlık, seyahat haklarının gasp edilmemesi, siyaset-oy-sömürü üçgeninde birilerine peşkeş çekilmemesi, sevgi, dostluk, insanların sosyal, kültürel birlikteliğine engel olan kof ama kazançlı(oy-güç getirici) etiket siyasetinin son bulması(gerçek laiklik!) vs.vs.vs...... Asgari ücret yoksulluk sınırının kaç kat altında? Toplum yoksulluk sınırı altında, bir haylisi açlık sınırı altında yaşarken sosyo-ekonomik sorunlar toplumu cinnet noktasına taşımış iken, gelecek kaygıları insanları psikolojik olarak sağlıksız koşullara itmiş iken, öte yanda 3-5 kariyer, topluma bariyer aşkıyla yanan sermayedar ya da dalkavuğu ya da siyaseti cep doldurma gören 3-5 sırtı sağlamın hamasi din ya da millet bezirganlığı yapan çobanlara koyun olmayı düşünemem. Hep aynıdır, önce bir kaç düşman ilan edilir sonrada bu siyasetçiler kendilerini kurtarıcı ilan ederler, bin yıllardır süregelen kıyamet senaryoları! Din üzerinden, geçmiş çağlarda yiyiciler, efendiler, bu sayede çok parsa topladı, şimdi aynısı siyaset de sürdürülüyor. Yahu adam çocuğunu okutamıyor öteki oradan bayrak elden gidiyor diye anırıyor, vatan gidiyor diye vs, bayrak her gün milyon kurumda direğe çekiliyor, birisi ezanı susturamazlar diyor, böylelikle bir düşman yaratıyor yahu ülkede her sokak başında bangır, bangır ezan okunan bir ülke!!! Bu kof, sahte siyasetlerin ahmağı olamam(diyorum kendime)..

Bilen bilir Tansu Çiller oy için İran ile Ülkeyi savaş haline getirmişti ki, oyunları bozuldu zaten seçimi de kaybetti, yani bırakın ne milleti, ne mezhebi, bu partiler kemiğini yedikleri yerlere karşı sorumludurlar, topluma karşı zerre sorumluluk hissetmezler, oy için her bir şeyi yapabilirler(bilhassa iktidar da iken)...

Örneğin, kaç gündür Bakırköy işçileri grevde, Bakırköy Belediyesi ise CHP'ye ait ve bu işçiler sendikalaştığı halde dahi işçileri hala taşeron statüsünde çalıştırıyor, belediye işçisi olarak görmüyor, iktidarda olsalar topluma bakış açıları o işçilere bakış açıları olacak(her zaman böyleydi-bir zamanların bir kısa dönem SHP'si hariç), bu durum tabiatlarına aykırı değil, tutarlı...

Zaten Türkiye garip bir ülke
Gericiler-tutucular kendilerine sağ diyorlar halbuki sağ bu demek değil.
Türkiye'de sağ Parti CHP'dir, çünkü kendisini statükoyu korumakla görevli görür. Statükonun korunumu ise muhafazakarlıktır. Örneğin AKP statükoyu korumak değil yıkmak için yola çıkan bir partidir, gerici burjuvazinin hem burjuvaziye, hemde uluslararası burjuvaziye karşı ekonomik temellerde kol çıkartması, kemik ya da pastalardan pay alma mücadelesi, en alçak sömürü aşkıyla hiç bir burjuva değer taşımayan(böylelikle tam koyun toplum, kurumlar, sınırsız sömürü, en geri söylem ve dinsel tabuların sömürü adına sınrısız kullanımı), tek ölçütü, tek dini para ve sermaye olan, zerre kültüre sahip olmayan, ağzı salyalı bir sermayeyi ve dalkavuklarını temsil eder Ötekiler(MHP, BBP vb) sağ filan değildir, çapulcu, gerici sermayenin ya da ABD menşeili soğuk savaş döneminden kalma kontrgerilla ve psikolojik harp örgülenmelerinin toplumsal paravan örgütlenmelerini temsil ederler.

Neyse AKP'ye karşı 3 tercih öne sürülüyor, Topluma karşı psikolojik harp yıllarının paravan örgütü MHP'ye hiç girmeyeceğim. Bu güne kadar geçerli verdiğim oy sayısı 2 kez(bağımsızlara). bu seferde geçerli 1 oy vereceğim, tercihim, 2 sebeple -ki en önemlisi HDP barajı geçemediği koşullarda örneğin şu an 34 milletvekili düşecek 28'i otomatikman AKP ye yazılacak, daha yüksek oy oranında bu rakam daha da yükselir- İkincisi söylemleri ve örgütlenme biçimi, vekil adayları, tanıdığım insanlar-çevrelerin katılımı, halktan insanlar ve her kesimi temsil eden çıkış-yapı, en önemlisi gönül birlikteliği. Köpekleşmiş(kemikçi) siyasetçiler yıllardır, yılardır oy için, toplumu subjektif bir kaç etiketle sömüregeldiler ve bunun sonucu insanlar birbirlerine artık nefretle bakar oldu. Açlık, yoksulluk, cehalet sınırları altına zorlanmışlık yetmezmiş gibi şimdi de çetin yaşam koşullarında toplumun devası diyebileceğimiz omuz, omuza, soluk, soluğalık, birliktelik ellerinden alındı, iler, tutar hiç bir şeyleri kalmadı.... HDP bu haliyle de köpekleşmişlerin ördüğü granit kin, nefret duvarlarını parçalamanın pratik göstergesi oldu. Çetin yaşam koşullarında insanlar birbirlerinin omuzdaşıdır, komşudur, arkadaştır, yoldaştır, çünkü aynı yolun yolcularıdır, tok olmasalarda(insanca yaşam koşulları!), acından ölmemek namına, bir çok şeyin farkında olmasalar bile, yolun, yolcusudurlar, geminin kürek mahkumudurlar....

Bu oy içindi, diğer görüşüm ise kürek mahkumları ve tayfanın birleşip, geminin dümenine geçmesidir ki, bu da ancak kapitalizmin dışında mümkün. Seçimler ise sistem içidir, kürek mahkumları kendilerine kimin kırbaç vuracağını, ya da imkan bulurlarsa içlerinden bir kaç kişiyi tayfalar arasına ya da bazı görevlere seçerler(kaptanlığa ise asla izin verilmez-ki en küçük bir hak araması dahi polisle, askerle, faili meçhullerle karşılanır ve her hak arayan = teröristtir katli vaciptir havası yaratılır-)..

İlahimasal 15-04-2015 22:25

bu günün şartlarında aslaaa

abdullah öcalanın çizgisinden çıktığı,kürtcülükden sıyrıldığı,akp nin bastonluğunu bırakdığı gün düşünürüz.

bu dediklerim olduğu gün hdp diye bir siyasi oluşum zaten kalmaz.

ne çabuk unuttuk bdp nin akp ile gizli flõrtlerini,osloda,kandilde,imralıda . bunlar olurken hiç renk vermediler araları müthişdi.

gezi olayında imralıdakinin talimatı ile demirtaş ne demişdi?...biz bu olaya dahil olmayız ,bizim tabanımızda dahil olmasın. SÜREÇ tıkanır..hükümet çaresiz kalır.işimize gelmez..

hele heleki cumhurbaşkanlığı seçimindeki , demirtaş ve grubunun cumhurbaşkanını ayakda,dişlerini gösterecek derecede gülerek alkışlamaları takdire şayan...

akp ve hdp(bdp) müttefik ve abd projesinin ortaklarıdır.


siz amerikan askerine kurşun sıkan bir pkk lı gördünüzmü,?duydunuzmu?

ama halkının askerine sıkmakda beyis görmezler..

kartopu 15-04-2015 22:38

seçimlerde sandığa gitmeyi düşünmüyorum. Çünkü bu seçim sistemini demokratik bulmuyorum. Seçmen iradesinin sandığa yansıyacağını sanmıyorum.
Seçimler vasıtası ile türkiyede demokratik bir değişimin olacağını ihtimal bile vermiyorum. Bence irade sokaklarda varoşların olduğu bölgelerde halkın haksızlığa isyan ettiği yerlerde olacaktır.

Seçimde sandığa gitmeye karar bile versem HDP ye oy vermem.

Çünkü HDP ve onun iştirakçılarının çok büyük bir günahı var türkiye soluna devrimci hareketine işçi sınıfına çok büyük ihaneti vardır. Ana dilde eğitim şartı nı zorlaması sebebi ile bütün sendikal sistemin etkisiz olmasına sebep olmuştur
O siyaset zorlamaları ile bu gün türkiyede sendikacılığı bitirmiş dolaysıyla sistemin ve onun yöneticilerine hizmet etmiştir bilerek veya bilmeyerek işçi sınıfına karşı çok büyük suç işlemiştir.

Bu günde solcuların bağımsız irade koymalarını çeşitli şantaj ve tehditlerle engellemekte devrimci insiyatiflerin gelişmesine mani olmaktadır.

Biz barajı aşamazsak AKP başkanlık sistemi getirecek diye sol siyasete şantaj yapmaktadır.

Ayrıca türkiyenin geneli için bir altanatif üretmemekte bütün seçmeni sadece kürd siyasetine yönlendirmektedir.
Kürtler madur edildi diyerek diğer maduriyetleri göz ardı etmektedir

Bu gün bu ülkede türkler ne kadar hakka sahipse kürtlerde o kadar hakka sahiptir.90 lı yıllarda devletin kürd siyasetini bahane ederek PKK yı masum gösterme derdine düşmekte o örgütün kürdlere ve genel devrimcilere yaptığı olumsuz davranışları gizlemektedir.

Buna ve benzeri sebeplerden ötürü HDP ye oy vermiyorum.

xcan 15-04-2015 22:55

Alıntı:

spartacus´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545335)
Şu an kapitalizm koşullarında AKP ile HDP yi bir göstermek bence geçmiş şartlı subjektif, kof siyaset-av ve avcı- anlayışından geliyor.
HDP milletvekili adaylarına, söylemlerine bakmak gerekir. Diğerleri gibi ne kapitalizmin doğasına uygun bir iç örgütlenme ve işleyişe sahip ne de bir kaç tabu ile din ya da ırkçılık ile değerlendirilebilecek bir yapıya sahip ne de neredeyse 1 yüzyılı tamamlayan yarı askeri cezaevi devlet yapısıyla değerlendirilebilir.

Siyasi ve ekonomi-politik bilincimi dışta tutarak değerlendiriyorum, 1 oyum varsa ne yapmalıyım sorusuna yanıt arıyorum. Birileri yıllarca din ve mırkçılık, milliyetçilik dışında bir siyaset yapmadı(yani tipik subjektif siyaset, toplumu sadece koyun olarak gören ve birde seçim zamanları ayrıca sömüren sistem çarkı-. Siyaset demek sorunlara çözüm üretmek demektir, Türkiye de ise siyaset bir kaç sermaye uşağının ya da sermayedarın bas parayı al koltuğu hegomanyasından ileri gidemedi. Ne kofti dinler, ne mezhepler ne bayrak, ne vatan, ne sakarya değil, iş, ekmek, kendini ifade özgürlüğü, insanca -kimseye el-pençe-divan boyun büktürmeyen-ONURLU yaşam şartları, cepten sömürülen vergilerle hak edildiği halde sağlanmayan eğitim, sağlık, seyahat haklarının gasp edilmemesi, siyaset-oy-sömürü üçgeninde birilerine peşkeş çekilmemesi, sevgi, dostluk, insanların sosyal, kültürel birlikteliğine engel olan kof ama kazançlı(oy-güç getirici) etiket siyasetinin son bulması(gerçek laiklik!) vs.vs.vs...... Asgari ücret yoksulluk sınırının kaç kat altında? Toplum yoksulluk sınırı altında, bir haylisi açlık sınırı altında yaşarken sosyo-ekonomik sorunlar toplumu cinnet noktasına taşımış iken, gelecek kaygıları insanları psikolojik olarak sağlıksız koşullara itmiş iken, öte yanda 3-5 kariyer, topluma bariyer aşkıyla yanan sermayedar ya da dalkavuğu ya da siyaseti cep doldurma gören 3-5 sırtı sağlamın hamasi din ya da millet bezirganlığı yapan çobanlara koyun olmayı düşünemem. Hep aynıdır, önce bir kaç düşman ilan edilir sonrada bu siyasetçiler kendilerini kurtarıcı ilan ederler, bin yıllardır süregelen kıyamet senaryoları! Din üzerinden, geçmiş çağlarda yiyiciler, efendiler, bu sayede çok parsa topladı, şimdi aynısı siyaset de sürdürülüyor. Yahu adam çocuğunu okutamıyor öteki oradan bayrak elden gidiyor diye anırıyor, vatan gidiyor diye vs, bayrak her gün milyon kurumda direğe çekiliyor, birisi ezanı susturamazlar diyor, böylelikle bir düşman yaratıyor yahu ülkede her sokak başında bangır, bangır ezan okunan bir ülke!!! Bu kof, sahte siyasetlerin ahmağı olamam(diyorum kendime)..

Bilen bilir Tansu Çiller oy için İran ile Ülkeyi savaş haline getirmişti ki, oyunları bozuldu zaten seçimi de kaybetti, yani bırakın ne milleti, ne mezhebi, bu partiler kemiğini yedikleri yerlere karşı sorumludurlar, topluma karşı zerre sorumluluk hissetmezler, oy için her bir şeyi yapabilirler(bilhassa iktidar da iken)...

Örneğin, kaç gündür Bakırköy işçileri grevde, Bakırköy Belediyesi ise CHP'ye ait ve bu işçiler sendikalaştığı halde dahi işçileri hala taşeron statüsünde çalıştırıyor, belediye işçisi olarak görmüyor, iktidarda olsalar topluma bakış açıları o işçilere bakış açıları olacak(her zaman böyleydi-bir zamanların bir kısa dönem SHP'si hariç), bu durum tabiatlarına aykırı değil, tutarlı...

Zaten Türkiye garip bir ülke
Gericiler-tutucular kendilerine sağ diyorlar halbuki sağ bu demek değil.
Türkiye'de sağ Parti CHP'dir, çünkü kendisini statükoyu korumakla görevli görür. Statükonun korunumu ise muhafazakarlıktır. Örneğin AKP statükoyu korumak değil yıkmak için yola çıkan bir partidir, gerici burjuvazinin hem burjuvaziye, hemde uluslararası burjuvaziye karşı ekonomik temellerde kol çıkartması, kemik ya da pastalardan pay alma mücadelesi, en alçak sömürü aşkıyla hiç bir burjuva değer taşımayan(böylelikle tam koyun toplum, kurumlar, sınırsız sömürü, en geri söylem ve dinsel tabuların sömürü adına sınrısız kullanımı), tek ölçütü, tek dini para ve sermaye olan, zerre kültüre sahip olmayan, ağzı salyalı bir sermayeyi ve dalkavuklarını temsil eder Ötekiler(MHP, BBP vb) sağ filan değildir, çapulcu, gerici sermayenin ya da ABD menşeili soğuk savaş döneminden kalma kontrgerilla ve psikolojik harp örgülenmelerinin toplumsal paravan örgütlenmelerini temsil ederler.

Neyse AKP'ye karşı 3 tercih öne sürülüyor, Topluma karşı psikolojik harp yıllarının paravan örgütü MHP'ye hiç girmeyeceğim. Bu güne kadar geçerli verdiğim oy sayısı 2 kez(bağımsızlara). bu seferde geçerli 1 oy vereceğim, tercihim, 2 sebeple -ki en önemlisi HDP barajı geçemediği koşullarda örneğin şu an 34 milletvekili düşecek 28'i otomatikman AKP ye yazılacak, daha yüksek oy oranında bu rakam daha da yükselir- İkincisi söylemleri ve örgütlenme biçimi, vekil adayları, tanıdığım insanlar-çevrelerin katılımı, halktan insanlar ve her kesimi temsil eden çıkış-yapı, en önemlisi gönül birlikteliği. Köpekleşmiş(kemikçi) siyasetçiler yıllardır, yılardır oy için, toplumu subjektif bir kaç etiketle sömüregeldiler ve bunun sonucu insanlar birbirlerine artık nefretle bakar oldu. Açlık, yoksulluk, cehalet sınırları altına zorlanmışlık yetmezmiş gibi şimdi de çetin yaşam koşullarında toplumun devası diyebileceğimiz omuz, omuza, soluk, soluğalık, birliktelik ellerinden alındı, iler, tutar hiç bir şeyleri kalmadı.... HDP bu haliyle de köpekleşmişlerin ördüğü granit kin, nefret duvarlarını parçalamanın pratik göstergesi oldu. Çetin yaşam koşullarında insanlar birbirlerinin omuzdaşıdır, komşudur, arkadaştır, yoldaştır, çünkü aynı yolun yolcularıdır, tok olmasalarda(insanca yaşam koşulları!), acından ölmemek namına, bir çok şeyin farkında olmasalar bile, yolun, yolcusudurlar, geminin kürek mahkumudurlar....

Bu oy içindi, diğer görüşüm ise kürek mahkumları ve tayfanın birleşip, geminin dümenine geçmesidir ki, bu da ancak kapitalizmin dışında mümkün. Seçimler ise sistem içidir, kürek mahkumları kendilerine kimin kırbaç vuracağını, ya da imkan bulurlarsa içlerinden bir kaç kişiyi tayfalar arasına ya da bazı görevlere seçerler(kaptanlığa ise asla izin verilmez-ki en küçük bir hak araması dahi polisle, askerle, faili meçhullerle karşılanır ve her hak arayan = teröristtir katli vaciptir havası yaratılır-)..

Sistem analizi şart oldu.
Türkyede ekonomik gücü elinde tutan emperyalizm ve iş birlikçi sermaye-banka,burjuvazi ve büyük toprak sahipleri ve sistemden beslenen diğer asalaklar.
Burada emperyalizmin kahredici hegomonyası hayatın her alanında görülebilir.
Özal ile birlikte başlayan emperyalizme peşkeş süreci sürmekte vahşice tüm zeginliklrimiz itler marifetiyle emperyal patronlara anahtar teslii bedava hibe edilmekte.madenler,nehirler, limanlar,ormanlar tümden yağmacıarın midesine akmakta.Özaldan bugüne olan budur.Artık yandaş olmayan burjuvalarda yağmalanmakta.
Bu tespitimiziyaptıktan sonra halk kendiliğinden ortaya çıkıyor zaten.
Başta işçi sınıfı olmak üzre köylüler,aleviler kürtler,gerçekten emperyalist yağmaya tavır alabilen milli unsurlar.,laiklikten ödün vermeyen unsurlar vb...
Şimdi çerçevemiz belirlendi.
ABd ve suç ortakları baş düşman.
Bu sınıf eksenli bir analizdir.
Bu perspektiften dost belirlenir rahatça.
Chp ve mhp ile ilgilieleştirilerinii paylşıyorum.
Kürt yurttaşlarımız devrimci dinamikler arasında Hdp Abd çizgisine aykırı şu söyleme sahip diyebilirmisinic.Apo yavuz zamanındaki şer ittifakının kurulması ve alevilerin asimile edilmesini savunurken üstelik.
Sevgili spartakus Hdp devrimci bir çizgi tuutturabilseydi AkpEğitimi 500 yıl geriye götürebilirmiydi.Saidi nursinin heykelleri dikilirmiydi.Abd devrimciliği Biji Obama dedirtir adama saygılar.

Selmet 15-04-2015 23:33

emperyal guclerin en buyuk kozu kendileri kadar gelismemis toplumlari kendi aralarinda bolup; catistirarak somurmektir.

ha birde dogal secilim diye bir nane var. duzene ayak uyduramayanlar yok olup gidiyorlar, ayak uyduranlara yem olarak.

!?

Dialectics 16-04-2015 00:11

HDP proje partisi, mhp kotrgerilla örgütlenmesi, chp statükocu. Oy vermesen akp ye yarıyor, versen sistemin istedigini yapmış oluyorsun... Çıkış yok yani...

jumanji 16-04-2015 01:01

HDPye oy veririm ama türkiye partisi olursa veririm. Fakat olmayacak. Olması zaten eşyanın tabiatına da aykırı. Kendi davalarında haklı görüyorum fakat, bölücü bir düşünce olduğu için, belkide 'içgüdüsel' savunmaya geçiyorum. Dolayısıyla oy vermiyorum. Keşke dediğim çizgiye, bir örgütün değil de bu memleketin bir partisi olma yolunu seçselerde, biz de yepyeni, gıcır gıcır bir sol partiye kavuşsak.

kartopu 16-04-2015 09:02

Alıntı:

Dialectics´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545342)
HDP proje partisi, mhp kotrgerilla örgütlenmesi, chp statükocu. Oy vermesen akp ye yarıyor, versen sistemin istedigini yapmış oluyorsun... Çıkış yok yani...

Çıkış her zaman vardır.Sn Dialectics.
Seçimler bizlere 4 yılda bir önümüze konulan seçeneklerdir bu seçimler 2 ay önceden 2 ay sonra tartışılır ve hayat normale döner.
Bize bir korku salarlar sanki seçimde katılımcı olmadınmı yaşam duracak hayattan çıkışı bulamayacağımız anlatılmak istenir ama hiçte öyle olmuyor.

Bu ülke 1950 den bu yana merkez sağ hükümetler tarafından yönetildi bazen önleri farklı şekilde kesilse de yine o program devam etti yine öyle olacak.

Bu ülke sermaye sistemi bu şekilde yapılanmış.
Bizim seçimlere katılımcı olmamız bir değişim yaratmayacak yani bu durumda seçmen seçimin kaderini belirleyecek özne değil sadece onların nasıl yönetmek istediğini sağlayacak nesne olmaktadır.

Seçimlerde bu 4 partiden başka partilerde var bağımsız adaylarda bunlarda katılımcı olunabilir.

türkiyeyi yönetmek için bizim fikrimiz sorulmuyor sadece önümüze konulan bir kaç seçeneği birini onamamız isteniyor.

Karar kişiye ait çıkan sonuç sistem yöneticilerine ait.

Khaos 17-04-2015 16:16

Alıntı:

xcan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545340)
Sistem analizi şart oldu.
Türkyede ekonomik gücü elinde tutan emperyalizm ve iş birlikçi sermaye-banka,burjuvazi ve büyük toprak sahipleri ve sistemden beslenen diğer asalaklar.
Burada emperyalizmin kahredici hegomonyası hayatın her alanında görülebilir.
Özal ile birlikte başlayan emperyalizme peşkeş süreci sürmekte vahşice tüm zeginliklrimiz itler marifetiyle emperyal patronlara anahtar teslii bedava hibe edilmekte.madenler,nehirler, limanlar,ormanlar tümden yağmacıarın midesine akmakta.Özaldan bugüne olan budur.Artık yandaş olmayan burjuvalarda yağmalanmakta.
Bu tespitimiziyaptıktan sonra halk kendiliğinden ortaya çıkıyor zaten.
Başta işçi sınıfı olmak üzre köylüler,aleviler kürtler,gerçekten emperyalist yağmaya tavır alabilen milli unsurlar.,laiklikten ödün vermeyen unsurlar vb...
Şimdi çerçevemiz belirlendi.
ABd ve suç ortakları baş düşman.
Bu sınıf eksenli bir analizdir.
Bu perspektiften dost belirlenir rahatça.
Chp ve mhp ile ilgilieleştirilerinii paylşıyorum.
Kürt yurttaşlarımız devrimci dinamikler arasında Hdp Abd çizgisine aykırı şu söyleme sahip diyebilirmisinic.Apo yavuz zamanındaki şer ittifakının kurulması ve alevilerin asimile edilmesini savunurken üstelik.
Sevgili spartakus Hdp devrimci bir çizgi tuutturabilseydi AkpEğitimi 500 yıl geriye götürebilirmiydi.Saidi nursinin heykelleri dikilirmiydi.Abd devrimciliği Biji Obama dedirtir adama saygılar.

bu işin miladı, özal'dan çok eskiye gider.
açık konuş ya,
m.reşit'le başlar, m.kemal'le devam eder.
devrimci çizgi dediğin şey; kemalizmle hesaplaşamamış,
burjuva bonapartizmini tasviye edememiş olanlar tarafından mı tanımlanıyor artık.
hadi bi şekilde kendinizi kandırdınız diyelim, ama yemezler be.
bu arada kimseye verilecek oyum yok.

xcan 17-04-2015 18:24

Alıntı:

Barikat´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545407)
bu işin miladı, özal'dan çok eskiye gider.
açık konuş ya,
m.reşit'le başlar, m.kemal'le devam eder.
devrimci çizgi dediğin şey; kemalizmle hesaplaşamamış,
burjuva bonapartizmini tasviye edememiş olanlar tarafından mı tanımlanıyor artık.
hadi bi şekilde kendinizi kandırdınız diyelim, ama yemezler be.
bu arada kimseye verilecek oyum yok.

Özala kadar karma ekonomi var.
Karma eonomi kapitalizm baskın bir ekonomi.
Yağma özalla başlayan bir süreç.
Eleştrini biraz ne yazıldığını okuyarak ve dahası,anlayarak yapsanız,isabet olur.
Kemalizm bitti...
Yerlermi yemezlermi gibi zırva tepki değil,fikre tepki bekliyorum.
Acınası olmamanız adına.
Devrimci hayali düşman ve dost yaratmaz.
Bu iş trollerin işi.

Khaos 17-04-2015 20:14

Alıntı:

xcan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545430)
Özala kadar karma ekonomi var.
Karma eonomi kapitalizm baskın bir ekonomi.
Yağma özalla başlayan bir süreç.
Eleştrini biraz ne yazıldığını okuyarak ve dahası,anlayarak yapsanız,isabet olur.
Kemalizm bitti...
Yerlermi yemezlermi gibi zırva tepki değil,fikre tepki bekliyorum.
Acınası olmamanız adına.
Devrimci hayali düşman ve dost yaratmaz.
Bu iş trollerin işi.

acınası olmak falan filan.
asıl bu tarz cümleler kurmak trollerin işi.
hdp'nin abd köpeği olduğunu söylemek mi fikir.
buna mı tepki bekliyorsun.
içindeki ırkçılığı mı kusuyorsun yoksa sınıfa dayalı tespit mi yapıyorsun sandığın kadar açık değil.

bu arada siteye geldiğinde cümle kurmayı beceremiyordun, bakıyorum adam olmuşsun da başkalarını zırva tepki vermekle suçlayabiliyorsun
vay be buralar demek size kaldı.

xcan 17-04-2015 20:26

Alıntı:

Barikat´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545441)
acınası olmak falan filan.
asıl bu tarz cümleler kurmak trollerin işi.
hdp'nin abd köpeği olduğunu söylemek mi fikir.
buna mı tepki bekliyorsun.
içindeki ırkçılığı mı kusuyorsun yoksa sınıfa dayalı tespit mi yapıyorsun sandığın kadar açık değil.

bu arada siteye geldiğinde cümle kurmayı beceremiyordun, bakıyorum adam olmuşsun da başkalarını zırva tepki vermekle suçlayabiliyorsun
vay be buralar demek size kaldı.

İfademde köpek ve kedi yok.Bok atma.
Cümle kuramayabilirim,hatta yanlış cümlede kurabilirim,belirtirsin düzeltirim .
Kişiselleştirme burada yazma ve görüş belirtme hakkıma tahammül et,çünki ben öyle yapıyorum.

Khaos 17-04-2015 20:38

Alıntı:

xcan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545444)
İfademde köpek ve kedi yok.Bok atma.
Cümle kuramayabilirim,hatta yanlış cümlede kurabilirim,belirtirsin düzeltirim .
Kişiselleştirme burada yazma ve görüş belirtme hakkıma tahammül et,çünki ben öyle yapıyorum.

ifadende kedi yok ama;
akp ve hdp'nin efendisi abd cümlesi ile bu ülke itler vasıtasıyla emperyalizme peşkeş çekiliyor cümlelerinin gizli olarak köpek var.

burada yazma ve görüş belirtme hakkına gelirsek; istediğini yaz ya.
neden tahammül edemeyeyim ki.

hdp türkiye'nin partisi olmak zorunda falan da değil üstelik. bu ülkenin bölünmesi o kadar önemli falan da değil.
ama bonapartist ağızların devrimcilik taslaması biraz cansıkıcı, hepsi bu.

xcan 17-04-2015 20:47

Alıntı:

xcan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545340)
Özal ile birlikte başlayan emperyalizme peşkeş süreci sürmekte vahşice tüm zeginliklrimiz itler marifetiyle emperyal patronlara anahtar teslii bedava hibe edilmekte.madenler,nehirler, limanlar,ormanlar tümden yağmacıarın midesine akmakta.Özaldan bugüne olan budur.Artık yandaş olmayan burjuvalarda yağmalanmakta.
Bu tespitimiziyaptıktan sonra halk kendiliğinden ortaya çıkıyor zaten.

Bu cumlede Hdp nerede*

Khaos 17-04-2015 20:50

Alıntı:

xcan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545448)
Bu cumlede Hdp nerede*

şu anda bu süreç akp eliyle yürütülüyor.
eğer hdp ve akp'nin efendisi abd ise, ordaki ''itler'' kelimesinin kapsamı oldukça kapsayıcı olur.

xcan 17-04-2015 21:03

Doğmamış çocuğa don biçme.

Khaos 17-04-2015 21:13

Alıntı:

xcan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545458)
Doğmamış çocuğa don biçme.

puuuffff, can sıkıcı.


''Hdp Akpnin suç ortağıdır.İkisinin otrtak efendisi Abd dir.
Bunlar ülkeyi birlikte yönettiler aralarında hiçbir fark yoktur.
Abd ve işbirlikçileri süpürülmeden bu ülkee hiçbir bokolmaz.İki yılandan birinin zehrini seçmek zorunda değiliz ve bu ikisi halk düşmanı partiler.''

bu paragraf sana ait.

''Özal ile birlikte başlayan emperyalizme peşkeş süreci sürmekte vahşice tüm zeginliklrimiz itler marifetiyle emperyal patronlara anahtar teslii bedava hibe edilmekte.''

bu da öyle.

xcan 17-04-2015 21:46

Özalla başlaya ve şimdiye kadar süren süreç yalanmı*
Abd Pkk ,hdp dayanışması yalanmı*
Abd ye giden Hdp heyetlerive işbirliği demeçleri yalanmı*
Bop projesi gereği büyük kürdistan *Yeni İsrail yalanmı*
Konunun özü bunlar.
Söylemediğim şeyler üzerinden paranoid zırva dökme ortaya.
Obamaya biji *
Eleştrilecek çok şeysayarım.
Keşke ben yanılıyor olsam.
Demirtaş*Go home yanke*dedide benmi duymadım.

Khaos 17-04-2015 21:55

Alıntı:

xcan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545466)
Özalla başlaya ve şimdiye kadar süren süreç yalanmı*
Abd Pkk ,hdp dayanışması yalanmı*
Abd ye giden Hdp heyetlerive işbirliği demeçleri yalanmı*
Bop projesi gereği büyük kürdistan *Yeni İsrail yalanmı*
Konunun özü bunlar.
Söylemediğim şeyler üzerinden paranoid zırva dökme ortaya.
Obamaya biji *
Eleştrilecek çok şeysayarım.
Keşke ben yanılıyor olsam.
Demirtaş*Go home yanke*dedide benmi duymadım.

ya xcan
söylediklerini daha önce alıntıladım.
iki paragrafı birleştirecek kapasite burdaki herkesde var.

gelelim kürdistana; kardeşim adamlar kendi devletlerini kurmak istiyor.
yahu ben anarşistim. bütün devletlerin düşmanıyım.
de, sen nesin onu anlamadım.
bi yandan devrimci ağızlar, diğer yanda ulus-devletçi burjuva bonapartizmi.

üstelik kimseye verilecek oyum olmadığını da daha önce belirtmiştim.

xcan 17-04-2015 22:37

Ulus devlet umrumda değil .
Kendi devletlerini kurmalarıda umrumda değil.
Hdp Abd paralelliğinden söz ediyorum.
Emperyalizin dünyayı yok ve köle etmesinden rahatsızım.Abd karşıtı bir dünya istyorum.Yanlış anlama proleter devrim falanda istemiyorum.Abdsiz bir dünya.
Daha makul bir dünya. sadece bu kadar talebi olan biriyim.

Khaos 17-04-2015 22:45

Alıntı:

xcan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545481)
Ulus devlet umrumda değil .
Kendi devletlerini kurmalarıda umrumda değil.
Hdp Abd paralelliğinden söz ediyorum.
Emperyalizin dünyayı yok ve köle etmesinden rahatsızım.Abd karşıtı bir dünya istyorum.Yanlış anlama proleter devrim falanda istemiyorum.Abdsiz bir dünya.
Daha makul bir dünya. sadece bu kadar talebi olan biriyim.

bak dostum,
muhalefet olsun diye söylemiyorum,
ama;proleter devrim olmadan daha makul bi dünya mümkün falan değil.
izninle bu tartışmadan artık çekilmek istiyorum.

xcan 17-04-2015 22:55

Alıntı:

Barikat´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545483)
bak dostum,
muhalefet olsun diye söylemiyorum,
ama;proleter devrim olmadan daha makul bi dünya mümkün falan değil.
izninle bu tartışmadan artık çekilmek istiyorum.

Keşke oabilse yakın bir gelecekte böyle bir olasılık görmyor olduğum için öyle söyledim.
Seni tekrar burada gördüğüme çok sevindim.
Belki yakın vadede Abdy dengeleyecek bir uluslar arası oluşum olur ve frenler.Seni tanıyabilsem zten tartışmazdım dostum kardeşim

kartopu 19-04-2015 11:16

ABD karşıtı bir dünya -Proleter Devrim .
Bu iki düşünce ne kadar idalist ama hiç kötü niyetli değil.
Dünyada bütün işlenen suçları ABD ye atmak kurtuluşu Proleter devrimde görmek.Acaba bu kötü gidişte hiç mi bizim suçumuz yok bu kötülük dünyasında. Bu dünyada ABD kaşıtı yapılanmalar var ama hepsi yoksul. Proleter devrimlerde var onlarda yoksul. Bizi ABD karşıtı ama yoksul olmak mutlu edecekmi,veya proleter devrimi yapmış ama zenginleşememiş bir vatanda yaşamak mutlu edecek mi.

İçinde yaşadığımız bu topraklarda bütün askeri darbeler ABD destekli 1950 den sonraki seçilmiş olan bizi yöneten bütün partiler ABD destekli o zaman bu halk ABD dostu olmuyormu.

böyle bir ülkede hayallerimizle ayaklarımızı bastığımız topraklar arasında bir uçurum yokmu.Veya biz ABD karşıtı olmadan güzel bir dünya yaratamazmıyız

Dünyaya baktığımızda kapitalizm artık ulusal sınırları aşmış sermaye küreselleşmiş kapitalistlerde ilk kurulduğu zamandan farklılaşmış çok ortaklı şirketler kurmuş niçin bizim hayallerimiz çok gerilerde kasın.

Proleter Devrimlerde öyle koca sosyalist sistem çökmüş küçük direnişlerde çaresizlik içinde Kuba ABD ile anlaşmak için çaba harcıyor tek derdi ambargoyu aşmak. İran dünyaya açılmanın ABD nin izin vermesinde görüyor.
Biz ABD nin varlığını tanıyarak niçin insanlığa yakışan bir devrim yapmıyalım

Dünyayı yeniden analiz etmek gerek neleri ereksiz neleri gerekli göreceğimizi yeniden gözden geçirmemiz gerekir.

Birde üretimin enerjisinin pek azının insan enerjisi olduğunu düşünmemiz gerekir.
Böyle baktığımızda yeni şeyler göreceğiz belkide bu gün düşman dediğimiz sosyal çevrelerin düşman olmadığını dost dediklerimizinde dost olmadığını anlarız.
Yeniden yeni şartlara göre bakmakta fayda var.Bence.

Khaos 22-04-2015 23:06

alayınıza inat HDP'ye bir oy benden.
aslında ne sandığa ne domokrasiye inandığımdan değil ama olsun.

Aleph 22-04-2015 23:27

Hacı demişken:
http://www.karsigazete.com.tr/upload...4839b36a5d.jpg

İlahimasal 22-04-2015 23:28

Alıntı:

Aleph´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 546117)

haklısın.

bide şeytan taşlanacak yer olsa....yapar bizim hacılar..

Dialectics 03-05-2015 09:29

Alıntı:

Halkların Demokratik Partisi (HDP) yöneticileri, aynı akşam iki televizyon kanalında (Habertürk ve CNN Türk) ağız birliği etmişçesine seçimden sonra AKP ile bir koalisyon hükümetine kapıyı açtılar. 22 Nisan Çarşamba akşamı Habertürk kanalında programın sunucusu ile HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş arasında şöyle bir diyalog geçti:

- HDP barajı geçerse Ak Parti ile bir koalisyon yapar mı?
- Bu da 7 Haziran’dan sonra konuşulacak bir şey doğrusu. Biz Türkiye’yi kaosa, istikrarsızlığa sürüklemek için seçime girmiyoruz. HDP’in amacı Türkiye’de kaotik bir durum yaratmak değil. Seçim sonrası koalisyon ihtimali ortaya çıkarsa ilkelerimiz neticesinde kurulacak bir hükümete dışarıdan-içeriden destek verebiliriz. Biz istikrarsızlık oluşturmak için seçime girmek istemiyoruz. Tek başına iktidar olabilecek bir güce sahip olamayacağımızı da biliyoruz. Ülkenin hükümetsiz kalmasına izin vermeyiz. 8 Haziran günü esnafımız dükkânını açması lazım, memurumuzun maaşını alması gerekiyor.

Aynı akşam CNN Türk’te ise Deniz Zeyrek’in koalisyon ihtimali üzerine sorduğu soruya Ahmet Hakan’ın “AK Parti ile de koalisyon kurar mısınız?” diye katkıda bulunmasından sonra HDP Eş Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş şöyle cevap verdi:

Şöyle söyleyeyim, bizim şimdiden, daha seçime 45 gün kala, şununla koalisyon yaparız, bununla yapmayız diye bir yargımız yok. Biz 8 Haziran sabahı çıkan oy tablosuna göre gerçekten Türkiye yurttaşlarının, Türkiye’nin çıkarına ne gerekiyorsa onu yaparız.



http://www.gunzileli.com/2015/04/26/...aciklamalidir/

http://odatv.com/n.php?n=ulkenin-huk...yiz-2304151200

http://haber.sol.org.tr/turkiye/sela...klar-mi-114402



HDP'nin AKP ile koalisyona açık kapı bırakmasını, şüphe edip dura geldiğimiz "HDP'nin söylemlerindeki samimiyeti" konusunda kendi bacağına sıkılmış bir kurşun olarak görüyorum. Demokratiklikten, adaletten, inanç özgürlüğünden, şeffaflıktan bahsederken bunları katleden zihniyet ile olası bir ortaklık ihtimalini reddedebilme basiretini gösterememek; "sen biz varken başkan olamazsın" deyip o kişinin partisi ile ilgili koalisyon sorusuna verilecek cevabı eveleyip gevelemek samimiyetsizliğin deşifresi olmuş sanırım...

Selmet 03-05-2015 13:09

akp,chp,mhp,hdp birbirlerinden farki yok. ayni b.k un farkli tonlari. hepsi amerikan gudumlu.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:12 .