![]() |
Fizik Yasaalrı Nedir ve Neden/Nasıl Vardırlar?
Hep var mıydılar veya tek bir yasa mı var yani sadece bizim farklı algımızdan mı onları tek bir yasa olarak görmüyoruz?
Peki fizik yasalarının nasılı ya da nedeni nedir?Onlar zamansız ve sınırsız olarak hep var mıydılar?Görüşleriniz nelerdir? |
Hep var olduklarını daha sonradan fark edildiğini düşünüyorum
|
Bilgi değil ama fikir paylaşabilirim.
Fizik yasaları, olasılıkların sonucudur. Nedensellik de olasılıkların bir sonucu. Her şeyin en üst boyutunda olasılıklar, belirsizlikler, rastgelelikler etkin veya geçerli. Dolayısıyla mutlak güç, fizik yasalarında veya nedensellikte değil. Her şeyin teorisi sunacak olursak bu olasılıksal evrimdir. Evrim her şeyde geçerli. Fizik yasaları da evrilir. Olasılıksal evrilir. Yani kütleçekimi yasası hep bu şekliyle var değildi. Farklı olasılıkların evrilmesiyle farklı şekillerde de vardı ve bazen de hiç yoktu. Bunların hepsi olasılık dahilinde olduğu için gerçekleşiyor. Kuantum dünyasının yasaları farklı, kütleçekiminin dünyası farklı, karadeliklerin dünyası farklı.. Fizik yasaları neden bu kadar birbirinden farklı ve hatta bazen birbiriyle uyuşmuyor? Çünkü hepsi olasılıksal evrimin sonucu. Olasılıkların ise özelliği gereği bir nedeni olamaz. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Bugün ölme olasılığım var - Yarın ölme olasılığım var - 50 yıl sonra ölme olasılığım var. Kütleçekiminin bu halde olma olasılığı var - Farklı şekillerde olma olasılığı var - Hiç olmama olasılığı var. ve daha başka olasılıklar, belirsizlikler... nedensellik bile bu olasılıkların bir sonucu/evrimi/rastgele seçimi |
Yani olasılıklar soyut kavramlardır idea mıdır yani?Maddeden bağımsız mıdır?
|
Alıntı:
Ancak maddeye içkindir. |
Fizik yasalari yoktur, uzayzaman gercekliginin islevselligi vardir, yahut var olus karakteri;
Insan 'fizik yasalari' dedigi gozlemi kendi perspektifinden soyutlayip bicimlendiriyor, oysa kosul olan zaten oldugu seydir, bu da yasa degil, nitelik. |
Alıntı:
madde ezeli olmadıgı gibi, yasalar da ezeli degildir. En azından bilimden bunu ogreniyoruz. Nasılına bilim cevap verir sevgili world, Nasılına Felsefe cevap verir. Akılcılık ve bilim. Sen hangisine öncelik tanırsan o senın dünya gorusu sahanda dominant olur. Fakat gel gör ki, İkisini de birbirinden ayıramazsın. İllaki gelir biri bir gün, diğeri baska gün, senin zihnini karıstırır Olay aslında budur. |
Fizik yasalarının evrilebildiğine dair üç delilim var.
1- Bilinen fizik yasalarının bigbang ve karadeliklerde geçerliliğini yitirmesi. Bu, fizik yasalarının değişime uğrayabildiğini gösteren önemli bir ipucu. 2- Mikro dünyadaki kuantum yasalarıyla makro dünyadaki yasaların farklılığı. Yine bu da yasaların farklılaşabildiğini yani evrilebildiğini gösteriyor. 3- Özgür irademizin varlığı. Bilinen fizik yasaları determinist, nedensel veya olasılıksal oldukları için özgür iradenin varlığına aykırı görünüyor. Öte yandan irademizin varlığını da bariz bir şekilde hissediyoruz. O halde fizik yasaları her şeyi kontrol eden mutlak güçler olmadığı için iradeyi ortaya çıkaracak hale evrilebiliyor demektir. |
fizik yasaları diye bişey yoktur.
evrenin karakteri vardır. biz soyutlarız ve adına yasa deriz. evren bunlara yasa diye uymaz. kendi niteliklerini/karakterini/varoluşunu ortaya koyar. nitelikler süreç olarak sonludur. ancak evrenin ortaya koyabileceği nitelikler sonsuzdur. dinamik bir evrende mutlak yasadan bahsedilemez. yeni nitelikler yeni soyutlamalar ve bu soyutlamaların insan dilindeki kavramsal karşılığı da ''yasanın'' her an değişme dönüşme potansiyelidir. |
fizik yasaları bulunduğumuz boyutta hep sabittir. "Boyut"un kapsamı kara delikleri kapsamaz.
Onun dışındaki tüm evrende yasalar sabittir (aynı boyutta kalmak şartı), aksi halde çökme olur. Sistem ve madde bütünlüğü kararsız hale gelir. Bu da sonunda yıkımı getirir. Bu yasaların değişmesi için yoğun bir yapı, ve anti madde gerekir. Aksi halde değişmeyecektir. Yani bundan 1 milyon önce ile şimdi ki yasalar aynı. Gezegensel ayrımlar yasaların değiştiğini göstermez. Örneğin Ay da bir elmanın ağırlığı ile dünyada farklı olması yasaların farklı olduğunu söylemez. Çünkü kütle çekim yasası G ye bağlıdır. ve g gezegensel sabittir. Dolayısı ile kütle çekim yasası sabittir. Bir hidrojen atomu her yerde aynı karakterisitiği gösterir. Aksi halde değişkenlik evrenin ve galaksilerin düzenini bozar. Ünlü fizik bilgini Einstein ın yasası : https://en.wikipedia.org/wiki/Equivalence_principle Evrendeki fizik kanunları değişkenlik göstermez. Yani heryerde fiziğin kanunları aynıdır diyor Einstein. Türkçesi "eşdeğerlik ilkesi" dir. Bir yazı da şurada; http://www.pbs.org/wgbh/nova/blogs/p...lly-universal/ Burada ; Alıntı:
Esasen benim görüşüm ise biraz farklı. Gözlemlenebilir evren için evet diyorum, ancak gözlemlemediğimiz kısmın gözlemlediğimiz kısımdan büyük olduğundan bu ilkeyi genele yaymak için erken davranılmış olabilir. Einstein'a karşı çıkıyorum :) mu acaba :/ Eğer alpha sabiti (( duralım biraz açıklayayım bu da ne demeyin, alpha benim nickim ne olsa, niye alpha koyduğum da ortaya çıkacak ama ; https://en.wikipedia.org/wiki/Fine-structure_constant Bu fine structure constant, yani kısaca alpha (sihirli sabit de denir) evren de değişik noktalarda çeşitlilik gösterebilir. Şu ana kadar alpha sabit, ama değişkenlik gösterme ihtimali de yüksek deniliyor. Bana kalırsa değişkenlik gösterebilir. Bu durum da ise en yukardaki cümleme dikkat edin. BOYUT demiştim. Dolayısı ile alpha nın değişmesi boyutu değiştirir. Yani oyunu. Farklı bir boyuttasınız ve yasalar o boyutta ona göre olmalı. Tabii bu alphanın değişteğine dair bir bulgu yok, sadece tahminler var. Belki de farklı boyutları inceleme imkanımız olamadığı için bulamadık, biilmiyorum. Alpha yı clock frekansına benzetiyorum. Bilgisayarda clock frekansı yaşamı belirler. Eğer frekans değişirse bilgisayarda ki her iş umulduğundan farklı sonuçlar doğurur. Temel bir gereksinim yani. ------------------------------ Şimdi Kurana dönelim; Kuran derki "Allahın adetinde değişiklik bulamazsın." Burada adet "bilim" dir. Bilimsel yasalardır. Dolayısı ile Allah bilimsel kanunlara aykırı hareket etmez. Bu durumda ben bir oyun yazdım ama, kendim için hile yapıp şöyle yapacağım, hayır yapmıyorum. Ve herşey düzen içinde devam etsin diyorum.... Saygılar.. |
Alıntı:
Bilim ne zaman özgür oldu ki, başka taraflara götürsün!? Bilim, din ve sömürü sınırları içinde bırakıldı ve halen de öyledir. Bilimin esaret altında olduğunu görmezsen hiç bir şeyi göremezsin... |
Evet gerideyiz dostum. Louis Pasteur gibi gelmiş geçmiş en ünlü bilim adamları arasında sayılan birinin çizgisindeyiz.
Siz nerdesiniz ? Doğmatik evrimci deney yapmadan haberi olmayan Darwin mi ? Evrim bilimi esir almış. Evrim den başka bir şeyi düşün hemen ayıplanırsın, atılırsın.. Yukarda yazdığım cümlelere ve bilimsel kaynaklara cevap veremeyen bilgivehis, atıp tut sen. Einstein'in kuralına karşı bir kural söylesene. "Din" bilimi sınırlamaz. Belki "din adamları" yapmıştır. İkisi arasındaki farkı görememişsiniz. |
Hep yoktular. Sonradan yazıldılar. Maddesel alemin, sebeplere dayalı izahı ve işleyişi için.
|
Alıntı:
Bu noktada, sosyal bilimler ile doğa bilimi farkını bilmek gerekiyor. Doğa bilimleri keşfedilmiş ve var olan gerçekler ancak sosyal bilim dediklerimiz >>> felsefe,matematik,sosyoloji vs. gibi kavramlar insan zihni üretimidir. Mesela bu aşamada, pozitivist biri olarak felsefeyi bile kabul etmeyebilirim. :frog: |
Alıntı:
1.) Fizik yasaları geçerlilik yitirmemiştir. Makro evren deterministtir ve nedensellik geçerlidir. Mikro evren, indeterministtir. Indeterminism olayını biraz açayım ; herşeyin kökeni ,maddenin de kökeni en son enerjiye geldiğimizde, orada duruyoruz ; nedensellik yok ! 2.) Mikro evren yasaları ile makro evren yasaları farklı demek doğru değil ; mikro evren yasalarından makro evren yasaları elde edilebiliyor, bu bilimseldir. Bilim, olayların bir sistem içinde incelenmesini gerektirir. Çünkü olaylar karşımıza daima karma ve karışık bir yapıda çıkar. Bunları doğru düşüncenin ürünü haline getirmek için sebep-sonuç bağı altında birleştirmemiz gerekir. 3.) Özgür irade vardır demek de tam olarak doğru değil. Bazı durumlarda özgür irademiz vardır , bazı durumlarda yoktur. Çünkü, davranışlarımız nedensellik kapsamındadır. Bu sebepten dolayı çoğu davranışımızda özgür iradeden bahsedemeyiz bile. Ancak ahlaki karar süreci gerektiren uygulamalarımızda, nedensellik kapsamında verdiğimiz (özgür iradesiz) bir kararı, bilinçli olarak veto hakkına sahibiz. Yani sonuç olarak, özetle, davranışlarımızda-kararlarımızda, bazen özgür irademizi kullanırız, bazen ise robot gibiyizdir. :sad: |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:19 . |