![]() |
Muhammed Peygamber Kimdi?
Yazıyı komple alıntılıyorum..Yönetim idare edin lütfen..Çünkü önemli bir yazı ve önemli bir isim..İleride siteyi Türkiye yasaklayabilir..O yüzden yazı burada olduğu gibi dursun..Buyrun;
Fransız bilim adamı Ernest Renan 1851 yılında oldukça iyi bilinen ve sıkça alıntılanan bir açıklamasında diğer büyük dinlerinin kurucularının aksine Peygamber Muhammed "tarihin gözü önünde doğdu" diye yazmıştır. Nitekim, herhangi bir başvuru kitabına bakın, peygamberin hayatının ana hatları hiçbir şüpheye yer verilmeyecek bir şekilde sergilenmektedir: doğumu Miladı 570 yılında Mekke, başarılı bir tüccar, ilk vahiy 610, Medine'ye kaçışı 622, Mekke'ye muzaffer dönüşü 630 ve ölümü 632 yılında. Muhammed'in W. Montgormery Watt tarafından yazılan 610 sayfalık herkes tarafından kabul edilen hikayesini okursanız zengin detaylara sahip bir biyografi bulursunuz. Tarihsel Muhammed'i Arama (Prometheus Books) isimli ve Ibni Warraq tarafından yayına hazırlanan sürükleyici yeni bir araştırmada irdelendiği üzere herkesçe kabul gören bu biyografide iki büyük sorun var. İlki, Muhammed hakkındaki yığınla belge, peygamberin sözleri ve yaptıkları ile koleksiyon, daima Arapça yazılan kaynaklardan gelmektedir—ki, bu belgelerin en erkeni ölümünden bir buçuk yüzyıl sonrasının tarihine sahiptir. Aradan bu kadar uzun zaman geçmiş olması bu belgelerin doğruluğu konusunda sadece şüphe yaratmakla kalmamakta, aynı zamanda belgelerin içinde bulunan kanıtlar Arapça kaynakların peygamberin hayatı ile ilgili yoğun partizan kavgalar bağlamında oluşturulduğunu güçlü bir şekilde göstermektedir. Amerika'dan bir benzetme yapmak gerekirse: 1787 ABD Yasama Meclisi ile ilgili rivayetlerin sanki yeni yazılmış gibi olması ve Anayasa'nın bu tartışmalı görüşler bağlamında yorumlanması. İkincisi, peygamberin yaşamı ile ilgili hala var olan ilk kaynaklar herkesçe kabul edilen biyografi ile ciddi anlamda çelişmektedir. Bu ilk kaynaklar kısmen Arapça dışındaki (Ermenice, Yunanca veya Süryanice gibi) dillerdeki yazınsal kaynaklardır; kısmen de geriye kalan maddi (papirüs el yazmaları, yazıtlar ve sikkeler gibi) kalıntılardır. Arapça yazınsal kaynakların güvenilmezliğini bir yüzyıldır biliniyor olmasına rağmen, bilim adamları şimdilerde bu durumun doğurduğu sonuçları, İngiliz akademisyen John Wansbrough tarafından yapılan çığır açan çalışmalar sayesinde araştırmaya başlamışlardır. "Eğer doğruysa ilginç" ruhuyla Arapça yazılmış kaynaklara kuşkuyla bakmakta ve bunların –inananların sadece kendilerine hizmet eden, güvenilmez anlatımlarından oluşan bir "günahtan kurtulma tarihi" biçimi olduğu sonucuna varmaktadırlar. Revizyonist bilim adamları yığınla detayın neredeyse tamamının uydurma olduğunu keşfetmektedirler. Revizyonistler geleneksel hikayeleri öyle güvenilmez bulmaktadırlar ki, Patricia Crone unutulmaz yazısında "biri, gerçekten niyetliyse, Montogomery Watt tarafından yazılan Muhammed biyografisini tam tersi bir şekilde yeniden yazabilir" demiştir. Örneğin, bir yazıt ve bir Yunan bulgusu sayesinde Lawrence Conrad Muhammed'in doğum tarihini 570 değil 552 olarak düzeltmiştir. Crone Muhammed'in kariyerinin Mekke'de değil yüzlerce kilometre kuzeyde başladığını bulmuştur. Yehuda Nevo ve Judith Koren klasik Arap dilinin günümüz Suudi Arabistan'ında değil, Akdeniz'de geliştiği ve ilk halifelerden birinin koloni kurma çabaları sayesinde Arabistan'a ulaştığı bilgisine varmışlardır. Bu bulguları diğer şaşırtıcı sonuçlar takip etmektedir. Yedinci yüzyılda bölgenin büyük bir alanını fetheden Arap aşiretleri Müslüman değillerdi, belki de putperesttiler. Kuran "Muhammedin ya da hatta Arapların bir çalışması" değil, aksine daha sonraki bir çağın ihtiyaçlarını karşılamak için ilk Yahudi-Hıristiyan dinsel bilgilerinin bir araya getirilmesi ile oluşmuş bir koleksiyondur. Dahası, geleneksel versiyondan (Miladi 630'dan ziyade 830 civarları) iki ya da üç yüz yıl sonrasına kadar "bildiğimiz İslam ortada yoktu"; İslam Arabistan'ın uzak çöllerinde değil, Arap fatihlerin ve onların daha uygar halklarının etkileşimi ile gelişti. Hatta bir kaç bilim adamı daha ileri giderek, Muhammed'in varlığından bile şüphelenmektedirler. Tamamen bilimsel bir araştırma olarak gerçekleştirilmesine rağmen, Tarihsel Muhammed'i Arama çalışması Müslümanlar açısından peygamberin ahlak abidesi olarak rolü; İslami hukukun kaynakları; ve Kuran'ın Tanrı tarafından indirilmiş olması gibi temel konularda soru işaretlerini gündeme getirmektedir. Dindar Müslümanların bu konuları hala görmezden gelmeyi tercih etmelerini öğrenmek az da olsa sürpriz vericidir. Bugüne kadarki ana strateji aldırmamak—revizyonizmin diş ağrısı gibi gelip geçeceğini ummak—olmuştur. Ancak ne diş ağrısı ne de revizyonizm kendiliğinden ortadan kaybolur. Büyük ihtimalle, on dokuzuncu yüzyılda benzer bilimlerin soruları ile karşı karşıya kalan Yahudiler ve Hıristiyanlara olduğu gibi Müslümanlar da bir gün kendilerini bu sorulara cevap verme çabalarının içinde bulacaklar. Bu iki inanç bu deneyimden çıktı—ama bu süreçte derinden değiştiler—ki, İslam da aynı süreci deneyimleyecektir. http://tr.danielpipes.org/15547/muha...eygamber-kimdi |
Sevgili Ahlaksız, alıntınızın çoğuna itirazım var.
İtirazımın olmadığı, ve Kitap'ın desteklediğini düşündüğüm en önemli tespit şudur diye düşünmekteyim. Alıntı:
http://3.bp.blogspot.com/-XUiaQuF6-J...BHAL%C4%B0.jpg Yukarıda, maketi verilen, hayali de olsa Mekke, istendiğinde bir ordu çıkarabilecek, tüm dinlere kucak açan büyüklükte izlenimi vermekte midir ? Bay Muhammed'in kim olduğu kadar nereli olduğu da bir muammadır. :) Kur'an yoğun etkileşimleri anlatır durur. Bay Muhammed'in kim olduğunu aydınlatmaya, nerede yaşamış olduğu bilgisi katkıda bulunacaktır. :) |
Yazılarını özledik Asinus :) hiç uğramıyorsun :photo:
|
Asinus Orientalis;siyerin bize anlattığı Muhammed diye birisi tarihte hiç var olmadı..Bu kesin..%100..%99 demek için bile bir nedenimiz yok..
İslam'ı yaratanların Mekke'yi seçme nedeni,Mekke'de bir kilisenin bulunması ve bu kilisenin İsmail ve annesi Hacer ile bağlantısının kurulması.. |
muhammed diye biri var getirdiği din de var yok sayamayız. uçuk iddialar olabilir herşeyde olduğu gibi ama mekke çöllerinde bir din doğdu. ha muhammedten sonra yeniden yapılandırıldı geliştirildi buna itirazım yok.
|
Manas;bu konuda çok ciddiyim..Muhammed ile Allah arasında zerre fark yok..Bu uçuk bir iddia değil,gerçeğin ta kendisi..
Kimin uydurduğu/yazdığı bile belli olmayan metinlere güvenerek,hayali bir kişiyi tarihi bir kişi olarak kabul edemezsiniz.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Bu derece iddialıysan, Peygamber dediğinizin dünyada ki en belirgin işareti mezarıdır. Açın mezarı ve sergileyin. Nasıl olsa yaratıcı dediğinizin en mübarek kulu , bedeni çürümemiş , peygamberlik mührü bedenin de , nurlar içinde ışıl ışıl duruyordur . Günah , olmaz diyorsanız . Susun Be birader. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Tanrı yoktur un kanıtını getir!, Peygamber yaşamadının kanıtını getir! diyenler , öncelikle iddialarını ispata mahkumdurlar. Hikaye ve masallarla bu işi götüremiyorsunuz. Peygamberin çürüdü diyorsun yani, evet olmayan peygamberinizin ve tanrınız ın tüm anlatımları çürük. Sağlam bir tek kanıtınız yok mu be birader. Bakın size mezar önerisi yaptım...çürük mürük , kemikleri de mi yok ? |
Alıntı:
|
Peygamber dediklerinin çarığını, sarığını - kılını , tüyünü insanlara gösterip ahanda kanıt diyenler , çarığa bir hikaye , sarıya bir hikaye yazıp işte bunlarda tarihi kanıt diyip , haydi in cuma namazına deyince bağlantı kopuyor bizlerde .
Madem o çarık , sarık - kıl , tüy ona ait , bu kadar da kendinize güveniyorsunuz, tıp bu kadar ilerlemiş iken , açın şu tek işaret olan mezarı , elinizde ki , kıl ve tüylerle , çürük mü , sağlammı artık nasılsa bununla tıbbi karşılaştırmalar yapın. Haaaaa günah. Duydum sizi.. Elinizdeki tek kanıtın içerecek yer mezarı. Başkada yok. Bu gün Türkiye'de dağ bayır özel kabristan kaynıyor. Altında insan var mı , yok mu belli değil ancak insanlar tapınmaya oralara gidiyor. Çarpılırım korkusu hepinizin malumu. Peygamber deyince aklıma , hikayelerini bilen birisi olarak, ilkin karı kız geliyor . Bende böyle bir intiba uyandırıyor. Peygamber vasıflı birisinin neden karı kızla bu kadar işi olur diye sormak gerekir. Bunlardan başka ne geliyor aklıma ; çok yalan söyleyen , gaddar bir adam tiplemesi çıkıyor olmayan adamın hikayesinden. |
Alıntı:
Dert mış? Peygamberinı getir bana , hikayelerini değil. İşte o zaman derdini çözeriz. |
Alıntı:
Ha, tabii ondan sonra senin mezarının yerini bilemeyecek olsak da sorun yok. Kimsenin "Postalabd var mıydı, yok mu?" diyeceğini sanmam. Diyen olursa da biz forumdakiler tanıklık yaparız. :) Kuran'ın üslubu, içeriği, o kadar somut konular hakkında yazılmış onca somut ayet... bunların hepsi de Muhammed diye birinin yaşadığının belge niteliğinde kanıtıdır. Zaten böyle bir tartışma da bilim dünyasında yaşanmıyor. Bu forumda ve birkaç benzeri forumda ileri sürülen bu tür düşüncelerin bilim dünyasında kayda değer bir yeri yok. Maxime Rodinson gibi saygın marksist tarihçiler, yazarlar, bilim adamları "Muhammed diye biri var mı?" sorusunu sormayı akıl edememiş de birkaç forum meraklısı bu aklı üretebilmiş değil. |
Boşuna tartışıyoruz, elinizde hiçbir şey yok. Zaman kaybı. Peygamberle ilgili binlerce kaynak bulabilirsiniz, hatta arapçanız da varsa baya bir aydınlanabilirsiniz kaynakları okurken. O kadar kaynak yani tarihi kanıt varken sizin elinizde hiçbir kanıt yok. Hiçbir kanıt olmamasına rağmen keyfi olarak kanıtları reddediyorsunuz. Kanıta karşı onu yanlışlayan bir kanıt koyamıyorsanız kabul etmek durumundasınız. Ha kabul etmem diyorsanız orası sizin bileceğiniz iş, gerçeği kimse kabul etmek zorunda değil. Hayatın gerçekliği canımızı yaka yaka içimizde kendisini hissettirir. İnsanın keyfiyeti o kadar fazla ki başka hiçbir varlıkta böyle bi keyfiyet yoktur. İnsan pencereden aşağı atlayacağı zaman düşmeyeceğini ve kuş gibi uçacağını bile iddia edebilir(pokemon izleyen ufak çocukların yaptığı gibi), ama hayallerle yaşayana gerçeklerle ders veriyor hayat. Yani gerçeğe gözümüzü yumamayız, ateşe atlayıp da ben yanmam diye keyfiyetle hareket etsek bile yanmanın acısıyla gerçeği içimizde hissederiz. Siz gerçeği inkar ederek idealizme kayıyorsunuz. İdealist yorumlarla gerçeği çürütmeye kalkıyorsunuz. Her şey zihnin kurgusu ise sizin kanıta ihtiyacınız yok, zihninizde hayal edin kanıtı olsun bitsin. Yormayın kendinizi bu kadar, hayal gücünüz yüksekse hayalinizde istediğiniz şeyi canlandırabilirsiniz. E iyiya işte o zaman neden burda tartışıyorsunuz, tartıştığınızı hayal edin olmaz mı? Tartışacaksanız neden tartışmaktaki hayalinizi gerçekler üzerinden araçsal ve açısal formasyonlara dökmüyorsunuz? Hayal edin olsun bitsin. Nedir yani.
Tıbbi araştırmalardan bahsetmişsiniz ama şunu hiç unutmayın. O tıbbi veyahut biyolojik DNA verisini birisi öyle yorumlar, öbürü başka yorumlar. Kesin bir sonuç çıkacağını mı sanıyorsunuz? Bilimde kesinlik mi arıyorsunuz? Gidin bilimle uğraşın, veyahut kesinliği aklınızda hayal edin. Neden kesinlik peşindesiniz? Kesinliğin size yararı ne olacak ki? Ne yapacaksınız kesin olsa? Kesin olsa ne olur olmasa ne olur? Size faydası ne? Hayal kurmaya faydası ne? Kesinlik karın doyurur mu? O genetik ve DNA verilerini birisi öyle yorumlarken öteki de başka yorumlar. Siz mevcut olan kaynakları bir zahmet okuyun, burda kimse size kitap yazmak ve kanıtlamak zorunda değil. Kırın dizinizi ve üşenmeden okuyun kaynakları. Tonla kaynak bulursunuz isteseniz. Burda boşuna vakit öldürmeye ne lüzum var ki. O kadar kaynak ve kitap varken burda kimse sizin için kitap yazmaz, kimse İslam profesörü değil burda. Tonla kaynak var, açın okuyun bir zahmet. Hadi okumak istemiyorsanız bari video falan izleyin, birsürü video var nette. Bir şekilde ulaşın bilgilere, burda prof bulamazsınız. Tonla kanıt var arayın bulun. Google hazretleri size yol gösterir. |
Ne oldu bir kaç mesaj önce çok iddialıydın. Şimdi de boşuna tartışıyoruz diyip bana akıl vermeye yöneldiniz.
Soru açık m...... peygamber kim? Kim bu adama cevabın tarihsel kanıt olarak , iddianın kendi yazdığı hikayeler mi. Daha iyi hikayeler var! Daha eğlenceli, eğitici hikayeler mevcut. Tarihsel kanıt diyorsun . İddia sahiplerinin hikayeleri dışında varsa bir kaynak buraya yazın. O dönemde bu tanrı elemanını kayda alan kim var ? Ciddi kaynaklar istiyoruz. Bu adamın hikayesi , yaşadığı iddia edilen dönemden iki yüzyıl kadar sonra yazılmaya başlanmış. İki yüzyıl sonra Bu hikayeleri yazanları biraz kurcalayınca , sanki istedikleri insan profilini geriye dönük kurgulamışlar. İki yüzyıl sonra ortaya birden , saç , sakal, bıyık , kaftan , çarık çıkmış. Bunlara bakıp bu adam var diyorsanız, sadece inanıyorsunuz.Bize de neden inanmıyorsunuz! diyip , Kanıt getirin diyorsunuz! , Video izleyin diyorsunuz! Şu gerçek ki , dogmaları çürütmek imkansız, karşınızda elle tutulur somut bir kanıt yoktur. Şu konularla alakalı bir tek somut kanıt ortaya koyamayan adama ne dersen de . Karşılık olarak " inanç" çıkıyor. |
Muhammed'in
sahabe denen arkadaslari var idiyse kendisinin var oldugunu gösterir bu. Muhammed'in arkadaslari vardi, örnegin Ömer (http://www.islamic-awareness.org/His...kuficsaud.html), Osman (http://www.islamic-awareness.org/His...s/uthman1.html) Üzerinde MUHAMMED ALLAH'IN ELÇiSi yazan ve Miladî 685-686'da darbedilmis olan sikke Bkz 1. http://www.aramcoworld.com/en-US/Art...-of-Two-Realms 2. (55:32'den itibaren) Muhammed'in ölümünden yaklasik 50 yil sonra bu sikkeyle alis veris yapan birisi eger 70 yaşinda idiyse 70 yillik ömrünün ilk 20 yilini MUhammed'le birlikte yasadi. |
Alıntı:
Ancak ki, sn upuaut ' un arşivinde bu konuları çürüten paylaşımları var. Sikkeler ve uHud da taşa kazınmış, nebinizin ismi olduğu ileri sürülen kazıntı ile alakalı değerli bir çalışması var. Upuaut un bu paylaşımının linkiini bulursam eklerim buraya. |
Alıntı:
Biraz interneti taradım ve ders kitabında peygamberle ilgili bir bilgi buldum. Ülkenin ders kitabında peygamberin hayatı anlatılıyor. Ders kitabı kapı gibi biimsel kanıttır. Bilimsel içerikleri de kabul etmeyecekseniz yapacak bir şey yok. İdealizm yollarına gidebilirsiniz. Ders kitabından bi kareyi göstereceğim, Hz Muhammed'in hayatı diye arattırırsanız kitabın tamamını da bulabilirsiniz. https://i.hizliresim.com/YN5EQl.png |
Bana upuaut'un konuyla ilgili cevabi burada: http://turandursun.com/forumlar/show...=35744&page=11
ama itiraz etmiyor. |
Alıntı:
Sn Akçay bu http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=34221 |
Upuaut
benim sözünü ettigim yazilara itiraz etmiyor. Benim sözünü ettigim kaya yazilarinin biri kuzey bati Arabistan'daki el-Hicr'de bulunmus, ötekisi daha da kuzeyde, Tebuk'ta. Bunlar hac younun üzerindeki yerler. Upuaut'in itirazi Uhud'daki bir kaya yazisina. Bilindigi üzere Uhud Medine'dedir. |
Bir yazıtta veya bir parada Muhammed yazıyor olması,Muhammed diye birisinin yaşadığına delil olamaz..!
Hasan akçay;eğer isterseniz size Muhammed'in yaşamadığını anlatabilirim..Muhammed'in yaşadığı iddiası sizlere ait ve bu konuda bir deliliniz yok ama ben yine de Muhammed'in yaşamış/tarihi bir kişilik olamıyacağını size izah edebilirim..Şöyle yapabiliriz..Ben konuyla ilgili bir şey yazarım,sizde bu yazdıklarımı yorumlarsınız..Kabul mü? |
1 TL 1 Euro benzerliği
Alıntı:
İslamiyet en büyük dedektiflik hikayelerinden biri. Alıntı:
İsa (peygamber olan değil, anarşist olan, kurulu düzene başkaldıran) Kudüs'te belirir (belirdiği söylenir). Aziz Paul neden Efes'e gelir ? Çünkü ya herkes o sıralar Roma'da veya Efes'tedir de ondan. Efes bir metropoldür. Vaazınız yüzlere ve binlere kolaylıkla ulaşır. Şu sokaklarda dolaşmış kalabalıkları hayal ediniz. Tahminen çeyrek milyon nüfusla Paul'ü karşılamıştır. http://www.fortheloveoftravel.net.nz...e%20street.JPG Taraftar peşinde koşan Peygamberler (ve müritleri) köylerde hiç dolaşmamışlar (Yani bugünkü Mekke tanım gereği bile devre dışıdır). Bay peygamber devrine ait Arabistan'da bay Muhammed'e ait bu yüzden kazınmış bir M harfi bile yoktur. Bay Muhammed'e ait kanıtları ararken önce şehrini bulalım derim. Bir soruyla ilerlememe izin veriniz. Arap mitolojisinde (üzgünüm başka bir tabir bulamıyorum) yer alan Mekke-Medine arasındaki iç savaş (ilk 3 büyük savaş) bittiğinde ilk seferler nereyedir ? Kur'an bağıra bağıra ve alenen (ayetleri bay Muhammed'in zamanına atfetmek kaydıyla) bugünkü Mekke haricinde bir lokasyonu işaret eder. Kanıtları bu forumda verilmişti. Arabistan'da, Peygamber dönemine atfedilen her duvar kazısı veya yazısı, olsa olsa eski Mekke'den yeni Mekke'ye geçiş sonrasını temsil ediyor olmalı (yani bir anlamda sahte). Bir başka soruyla bitirmek isterim. Kitap'ta geçen para (ve ölçüm) birimleri nelerdir ? Bizim 1 TL'lik madeni paramız neden 1 Euro'ya benzer ? Sırf bu benzerliğe bakarak Türkiye'nin Avrupa Birliğine olan coğrafi yakınlığı hakkında bilgi edinebilir miyiz ? İlk islami sikkeler hakkında neler söylenebilir ? :confused: |
İslamcılar'ın açık çelişkisi!
Alıntı:
Şimdi senin yukarıdaki benzetmelerinden hareketle ben de bir benzetmede bulunayım. Hatırlıyorum da 2007'de Arşimet'in palimpsesti ile ilgili "The Archimedes Codex" kitabı çıkar çıkmaz Amazon üzerinden sipariş etmiş ve almıştım. Bu kitap tamamen ezber bozan bir kitaptır. Örneğin, kitabın başlangıcında "Arşimet'i tanımıyoruz!" başlıklı parçada Arşimet'in M.Ö. 287-212'de yaşamış olduğu 12. y.y. Bizans Tarihçisi tarafından uydurulmuş olduğunu, dolayısıyla parçanın sonunda "Arşimet hakkında çalışmaları dışında hiçbir şey bilmiyoruz!" açıklaması yapılmış idi. İşte aynı durum kimlikleri bilinmeyen ama çalışmaları günümüze kadar ulaşabilen diğer kişiler için de geçerlidir. Buna göre, Muhammed peygamber hakkında yukarıda söylediklerine tamamen katılıyorum; çünkü bu sözler daha önceden yaptığımız araştırma sonuçları idi. Yok, ben bu sonuçları kabul etmiyorum derseniz, ister istemez bugün YAHOO'daki bir haberde yayımlanan şu sonuçları kabullenmek zorunda kalırsınız ve hiçbir cevap veremezsiniz (Y.N. Haber için aşağıdaki resim üzerine tıklayınız): Evet, size göre Muhammed peygamber bu mu? |
Kabil kabul değil
Alıntı:
En başta, lojistik desteğiniz olmadığı için en yakın noktalara sefer düzenlersiniz. Hem bay Muhammed'in kişiliği hakkında hem de nerede yaşamış olabileceği hakkında en sağlam bilgiyi Rum suresi verir derim. Yaşadığı şehri ve tutkusunu Rum'da yalın olarak görüyorum. Rum'u daha önce biraz kurcalamıştık. :) Hatta, şu bizim meşhur "Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir" sözümüzün primitif versiyonu Rum 3'tür iddiasındayım. Önümüze konan "Akdeniz" hedefi hem kararlılığı, hem savaşma arzusunu, hem kendimizi haklı gördüğümüzü, hem de az sonra nereye doğru ilerleyeceğimizin bilgisini verir demekteyim. İç birlik, kılıç marifetiyle kemale erdiğinde ilk tırtıklanan yerler neredeyse (ilk) Mekke oradadır. Vakit olursa bu başlıkta tartışmaya umarım devam ederiz. Başlığa uygun olarak şu da söylenmelidir, Mekki ve Medeni ayetler arası hoşgörü uçurumu Makyevelist metotları benimsemiş bir karekteri önümüze koyar. :) Şunu da tartışmalıyız : "Şu an ismini koyamadığımız ama New York vari bir multikültürel şehrin sakini az sonra neden kendi kentini Kabil'e çevirme arzusu duyar ? :confused: Bay Muhammed, "New York'un" kozmopolitliğini hiç bir zaman kabul edememiş, hiç sindirememiş olabilir ? Kozmopolit bir kentin mazbutu mudur ?:pop2: |
Hasan Akçay'dan ses çıkmadı..Neyse..
Bende,kendi kendime bu konuda birşeyler yazacağım.. Öncelikle şunu belirtmek lazım.. Herhangi bir şey hakkında bir iddiada bulunuyorsanız ve kanıtınız da yoksa,ciddiye alınmazsınız..Mesela bir cinayet..''Ahmet Mehmet'i öldürdü'' diyorsunuz ama bu konuda kanıtınız yok..Kanıtınız yoksa,''Ahmet Mehmet'i öldürdü'' diyemezsiniz..Ahmet Mehmet'i öldürse bile bunu diyemezsiniz..Çünkü bu söyleminizi doğrulayacak bir şey ortaya koymalısınız.. Ya da yerçekimi mesela..Yerçekiminin var olduğunu iddia edebilirsiniz ama bunu kanıtlamanız gerek..Kanıtınız yoksa,kimse sizi ciddiye almaz.. Muhammed konusu da böyledir..Anası Amine,babası Abdullah olan Muhammed isminde bir Mekke'linin yaşadığını,tarihi gerçek bir kişi olduğunu söylüyorsanız,bunu iddia ediyorsanız;bu konuda kanıt sunmak zorundasınızdır..1400 yıldır böyle bir kanıt gösterilemedi..Haliyle otomatikman bu iddia geçersiz olur ve bu iddiayı dillendirenler ciddiye alın(a)maz.. Ben zaten var olmayan bir kişinin,var olamayacak bir kişi olduğunu izah etmek istiyorum..Yazacağım,gerisi okuyucuların bileceği iş.. İlk olarak 12 konusundan gireceğim..Nedir bu 12? Yakındoğuda yeniden doğuş ritüelinin binlerce yıl evvel yapıldığını biliyoruz..Farklı toplumlarda,farklı isimlerle yapılıyor ama bu ritüel aynı zamanda yapılıyor..Bu zamanda toprağın canlandığı bahar zamanı..Bu çok uzun bir konu..Kabaca bunu belirteyim.. Muhammed'in doğum tarihi,ölüm tarihi ve hicret tarihi yıl olarak tabi ki farklı ama ay ve gün olarak aynıdır..Bakınız; https://tr.wikipedia.org/wiki/Rebi%C3%BClevvel Linkte de göreceğiniz gibi rebi ''bahar'' demektir..Neydi bahar?Pagan diye belirtilen insanların tanrılarının yer altından çıktığı ve toprağın böylelikle canlandığı dönemdir.. Peki,niye özellikle Muhammed'i nisan ayıyla,ya da baharla özdeşleştirmişler? Çünkü Muhammed'de bir pagan tanrısının en son versiyonlarından birisidir..Mesela Adonis baharda yeryüzüne çıkar..Bakınız; https://tr.wikipedia.org/wiki/Adonis_(mitoloji) Bugün Müslümanlar kutlu doğumu hangi ayda kutluyorlar? NİSAN ayında..!Yani..BAHARDA..! Muhammed Adonis'in veya Tammuz'un devamı değildir..Muhammed,İsa'nın devamıdır..İsa'da Muhammed gibi bir pagan tanrısı olarak resmedilir..Aslında İsa=Muhammed diyebiliriz..Zaten bazı oryantalistler(ohlig gibi) bunu diyorlar.. Rakamlara özellikle DİKKAT EDİN..Aynı ay ve aynı gün..Bu tesadüf mü acaba? İsa'nın doğum tarihi nisan ayına denk gelmiyor ama ölüm tarihi nisan olarak belirtiliyor..İsa'nın doğum tarihi 25 aralık veya 6 ocak diye belirtilir ve bu tarihlerde pagan tanrıları ile alakalıdır..Burada da kışın bitişi,güneşin konumu konuları vardır..Neyse.. Ölüm tarihi nisan olarak belirtilir..Tabi aynı ayda yeniden dirildiğini de belirtmek lazım..Bakınız; http://www.sabah.com.tr/dunya/2012/0...tarihi-bulundu Burada bir detay da gizli..İsa'nın ölüm tarihi ile Müslümanların kutsal kabul ettikleri gün aynı..Yani CUMA günü..! 12'ye devam edelim.. Mesela Mitras gizem dininin inisiyasyon ritüelinde ortada duran Mitras'ın çevresinde 12 kişi çember oluştururlar...İsa ve 12 havarisi de bu pagan tanrının ve diğer tanrıların 12 bağlantısından gelmektedir.. Peki..Muhammed'le ne alakası var bunun? Muhammed'in de 12 havarisi olduğunu söylesem..Saf 14'ün Elmalılı tefsirine bakın..Buyrun; Resulullah'ın havarîlerinin: Ebu Bekr, Ömer, Osman, Ali, Hamza, Cafer, Ebu Ubeyde İbni'l-Cerrah, Osman b. Maz'un, Abdurrahman b. Avf, Sa'd b. Ebi Vakkas, Talha b. Ubeydullah ve Zübeyr b. Avvam olduğu nakledilmiştir. http://www.enfal.de/telmalili/saf.htm Saydınız mı isimleri? Kaç kişi? 12..! Devam edeceğim bu konuya.. |
Sn ahlaksiz bana meydan okudunuz, cevap vermedim çünkü didismeyi sevmiyorum. Efendi efendi görüs alip vermekten yanayim, o da canim isterse. Yani özgürlügüme düskünüm. Ve sizin özgürlügünüze saygi gösteririm. Kisacasi siz yazmakta özgürsünüz, birakin ben de cevap verip vermemekte özgür olayim.
Peki, niye özellikle Muhammed'i nisan ayıyla,ya da baharla özdeşleştirmişler? Çünkü Muhammed'de bir pagan tanrısının en son versiyonlarından birisidir.. Kusura bakmayin, Muhammed nebinin Nisan ayinda dogdugunu gösteren benim bildigim hiç bi kanit yok. Sizin bildiginiz bir kanit varsa lütfen getirin o kaniti. Bakin özdeslestirmisler filan diyorsunuz yani misli geçmis zaman, dedikodu dili. Sonra o dedikodunun üzerine çikarimlar kurguluyorsunuz. Siz bilirsiniz. Özgürsünüz. Kurun, kurgulayin ama bu üfürmelere beni bulastirmayin. Lütfen. Aslında İsa=Muhammed diyebiliriz.. Kanit? Bakin biz bunun müzakeresini daha önce yaptik, bombos bi iddia oldugunu gördük. http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=540475 |
Hasan Akçay;rebiülevvel bahar ayına tekabül etmiyor mu?
Bahar ayı da,nisan ayı değil mi? Kutlu doğum nisan ayında kutlanmıyor mu? https://tr.wikipedia.org/wiki/Kutlu_...m_Haftas%C4%B1 Mitolojide kanıt olmaz..Sadece karşılaştırma,analiz etme olur..Ben Muhammed'in İsa olduğunu söylerim ve eteğimde ne varsa dökerim..Bu konuda onu yapıyorum..Siz de tarihi bir kişilik deyip Muhammed'e iman edersiniz.. Allah yok dediğimiz de bu böyledir..Allah'ın yok olduğunu size kanıtlayamam ama Allah'ın bir mitolojik figür olduğunu size anlatabilirim.. |
Alıntı:
Hayir, kamerî yilin "rebiulevel"i bahar mevsimine tekabül etmiyor. Çünkü kamerî yilin "rebiulevvel"i o mevsim senin bu mevsim benim gezer durur, tipki kamerî yilin öteki aylari gibi. Bu söyledigimden gerçegin ayirdina varmis olabilirsiniz: Mevsimler vakten sabittir, o halde mevsimlere ait aylar da vakten sabit, örnegin şehru ramazan vakten sabit olup daima ama daima dolunay* evresi 21 Hazirandan sonra dogan ilk aydir. Demek ki gerçek nedir? 2:185'te geçen şehru ramazan baskadir, kamerî yilin "şehru ramazan"i baska. Ve... eger Kuran'da rebiulevvel geçseydi o rebiulevvel baska olurdu, kamerî yilin "rebiulevvel"i baska. Siz bu konuda gerçek kanit istiyorsaniz Kuran'a bakacaksiniz, örnegin Kureys 2'ye, Tevbe 36'ya... Kutlu dogum palavracilarina bakmiycaksiniz. ___________________________________ *https://kalender-365.de/ay-takvimi.php?yy=2015 02 Tem 2015 19 Tem 2016 09 Tem 2017 28 Haz. 2018 16 Tem 2019 |
Sevgili ahlaksiz,
bi daha belirteyim: Kamerî yilin "rebiulevvel"i hiç bir bahar ayina tekabül etmiyor çünkü bahar aylari ADI ÜSTÜNDE bahar mevsimine ait olup vakten SABiT aylardir, oysa kamerî yilin "rebiulevvel"i o mevsim senin bu mevsim benim GEZER. Kamerî yilin aylari islam takviminin esas aldigi kamerî yil uydurulurken uydurulmus yani kamerî yil uydurmadir, dolayisiyla onun aylari da uydurmadir. Kamerî yilin aylari vakit kavramindan yoksun, sanal seylerdir. Gerçek aylar ise dolunaylardir, Kuran ay anlaminda şehr derken dolunaylara gönderme yapar ve dolunaylar mevsim açisindan vakten SABiTTiR. Kuran'in indigi çagda Araplar aylari hangi adlarla taniyordu şu anda belirsiz ama şehru ramazan hariç, "şehru ramazan"in belli olmasi ise 2:185'te geçmesi yüzünden. Şehru ramazan hariç Kuran'da hiç bir ayin ismi yok, o kadar yok ki Tevbe 3'te müminlerin yaptigi bir "hac"dan söz edildigi halde Zilhicce geçmiyor, yok ve Tevbe 5'te "haram aylar"dan söz edildigi halde haram aylarin adlari da geçmiyor, yok. Belki bunlardi 4 haram ay: 1.Şehru ramazan 2.Zilhicce 3.Recep 4.Zilkâde Neden belki bunlardi dedigimi, gerekirse, anlatirim. |
Sn Akçay siz bu sene tutulan orucun yanlış zamanda tutulduğunu mu söylüyorsunuz.
Gerçekten öğrenmek için soruyorum. An itibarı ile ramadan orucu tam ne zamana geliyor , bunu hesap kitap işine girmeden net olarak söyleyebilirmisiniz. |
Alıntı:
Evet. Alıntı:
Açiklama istemediginiz için açiklamasiz: 10 Tem 2017 Ptesi sabahi. |
Alıntı:
Vermiş olduğunuz tarihe göre , bir sene sonraki tarihi de verebilirmisiniz. ( 2018) Söyledikleriniz BENDE daha iyi anlaşılacak. |
Alıntı:
Dr Ayman anadili Arapça olan biri, onun yazdigi makalelere ve makalelerdeki açiklamamlar konusunda belirtilen görüslere bakmak isterseniz (Ingilizce): https://free-minds.org/forum/index.php?topic=9188.0 Dr Ayman'a katilmadigim hususlar var, onu da belirteyim. * Alıntı:
29 Haz 2018, Cuma sabahi. |
Sn Akçay ,
Yazarı okudum ,yazarın söylediklerini, oruç ile alakalı konuda sizde belirtmiştiniz. Orucun 3- 10 gün olması v.b gibi. Ömer döneminde , eşari ile yazışmasında ki , eşarinin kafa karışıklığından bahsetmiş. Arapların hangi takvime uymak konusundaki sıkıntısı. Alinin işaret ederek hicreti başlangıç kabul edilmesi . Kuranın ise kozmolojk takvim işaretinde bulunduğunu anlatmış. Şimdi bu tespitlere bakınca , ortada uygulanan din ne ? Yazar bir başka tespitinde Alıntı:
Bu din hiç bir zaman uygulanmamış ki , insanlar tarafından , kendince yorumlarla hatta şiddet içerecek şekilde evrilmiş. Yazarın bu tespitlerinden de , tanrı dedikleri ve peygamber dedikleri gereksiz oluyor. Daha açıkçası, İslam denilen dine inanıyorum diyenler , o dinin tanrısını da, peygamberini de , İGNORE etmişler. Bu gün milyarlarca insan , insan yorumundan kaynaklı başka bir din oluşturup , bu dine tapıyorlar. İndiği iddia edilen din , uydurulan dine mağlup olmuş. Sonucu çıkıyor ortaya. Bu gün insanlar gereksiz ve zamansız bir orucu tutuyor ise , indiği iddia edilen din gereksiz ve baştan yere inmiş durumu ortaya çıkıyor. Uzatmayım. Yorum dinini değiştirmeye , tanrı dediklerinin bile gücü yetmez paradoksu çıkıyor. |
Hasan akçay;rebi ''bahar'' demekse,evvel ''evvel'' demekse;rebiülevvel'de ''bahardan evvel'' anlamına gelir..Müslümanlar buradan yola çıkarak,Muhammed'in nisan ayında doğduğunu söylüyorlar ve kutlu doğumu bu ayda kutluyorlar..
Sizin itirazınız kameri takvime..Tamam da kutlu doğumu hesaplayanlar,bu hesabı nasıl yaptılar?Hadi diyelim siz haklısınız..Tamam da ayın adı bir kere nisanı işaret ediyor..Muhammed rebiülevvel'de değil de,recep ayında doğmuş olsaydı;sizi anlardım ama ayın adı direk baharı işaret ediyor..! Kuran'da aylar yok..Sadece ramazan ayı var..Peki..Ramazan ne demek ve niye bugün il/vilayet/kent için kullandığımız şehir kelimesini,kuranda ay olarak kabul edelim?Madem diğer aylar belirtilmemiş,neden ramazanı ay olarak kabul edelim? Ramazan ne demek?Söyleyeyim..Ramazan,Sümer'deki çoban tanrı DUMUZİ'dir..Bu dumuzi,babilde TAMMUZ oluyor..Sonrasında farklı toplumlarda,farklı coğrafyalarda adı değişiyor..Kenan'da BAAL oluyor,hristiyanlıkta İSA oluyor..Ölüyor,tekrar diriliyor..Dirildiği zaman da bahar zamanı..Yani..''Şehru ramazan'' ifadesini,Ramazan'ın bulunduğu yer veya Ramazan'a tapılan yer veya Ramazan'ın yeri veya Ramazan'ın tapınağı gibi algılayabiliriz..Yani Ramazan aslında İsa,İsa'da aslında Muhammed'dir..Bugün Müslümanlar Allah için oruç tuttuklarını sanıyorlar ama aslında Muhammed için oruç tutuyorlar..Oruçta aslında bir yastır..Kişisel bir acıya katlanma durumudur..Bu acıya katlanılarak,Ramazan'ın (yani İSa/Muhammed) durumuna ortak olunur..Yalnız orucun tutulma zamanı farklılaşmıştır..Önceden insanlar muhtemelen Temmuz ayında yas tutuyorlardı..Bahar zamanı eğlenme zamanıdır ve genelde tapınaklarda seks yapılır bu zamanlarda..İslam bu eğlenme zamanı olan baharı,yani ramazan ayını yas zamanına çevirmiştir..Neden?Çünkü ramazan ayında,yani baharda,yani nisanda Muhammed ölmüştür..! Niye Muhammed'in doğum ve ölüm ayı,aynı ay? Buraya odaklanın lütfen..! Aynı güne de odaklanın..Niye ayın 12'sinde doğuyor ve aynı ayın 12'sinde ölüyor? |
Alıntı:
Ay dünya etrafında bir tur dönüşünü 29.5 günde tamamlıyor. 12 saatlik fazlalık bir sonraki aya eklenince kameri yılda bir ay 30, sonra gelen ay 29 gün oluyor. Ay'ın dünya etrafında 12 defa dönmesiyle ortaya çıkan 354 günlük süreye de Ay yılı/Kamerî yıl deniyor. Hicrî takvim de buna göre düzenleniyor. Hicrî takvim için "uydurma" deseniz belki anlaşılır olur da Kameri yıl için bunu kullanmanızı anlamış değilim. Hem kameri yıl süresi 354 gün olduğuna göre, Güneş yılından 11 gün evvel tamamlanıyor olması nedeniyle Ramazan ayı dört mevsimi de dolaşmakta. Siz, bir "vakten sabit" nitelemesi yaptınız. Yâni Kameri ayların da Güneş yılında olduğu gibi hep aynı mevsimlere gelmesi mi söz konusu ? 11 günlük fark nedeniyle bu nasıl olacak ? |
Sn Akçay ın iddiasının haklı olduğunu düşünüyorum. Verdiği linki okursanız ışık tutabilir. Akçay ın inancı ile alakalı değil mesele , gelenekçi İslamcıların kafalarına göre ramadanı bir takvim AYI gibi ortaya koymalarının yanlışlığına işaret etmesi.
Yanlışı tesbit edene hakkını vermek lazım gelir. Bence çok mükemmel bir tesbit. Birileri takvim belirlemek için , kendi yaptığı hatayı binlerce yıldır insanlara uygulatmış. Katlayarak da bu güne gelmiş. Yanlış anlaşılmasın. Akçay bunu tesbit etti diye tanrı var falan demiyorum. Uygulama esasla alakalı değil diyen Akçaya katılıyorum. |
Alıntı:
Simdi yazacaklarimi birtaz dikkatli okumanizi rica edecegim, sevgili Vefik Sami çünkü anlasildigina göre bu konuda yenisiniz, belki SIFIR bilgi sahibisiniz. Dolunaylarin en büyük ve en parlak görüneni 21 Hazirandan yani en uzun gündüzden sonraki ilk dolunaydir. Şehru ramazan iste odur - sicak dolunay. Kuran'in indigi ortamda o dolunay sicak dolunay adini almis çünkü ASIRI sicak günlerin habercisidir. Araplarin ekonomik ve kültürel yaşaminda dini fersah fersah aşan önemi var o dolunayin. Şehru ramazan tarihleri* 09 Tem 2017 28 Haz. 2018 16 Tem 2019. Kendiniz gözlemleyin diye veriyorum bu tarihleri. Dikkat ederseniz 8, 7'den 11 gün ERKEN oldugu halde 9, 8'den 19 gün GEÇ bi tarih. O dolunay 2019'da niçin 19 gün geç geliyor? Çünkü 13'cü bi dolunay var, devreye o giriyor ve bir sonraki "şehru ramazan"i 19 gün geciktiriyor. Yani gökteki kamerî aylar, öyle kamerî yilcilarin öne sürdükleri gibi, zincirleme 11 gün ERKEN gelmiyor. 11 günler** birikerek 29.5 güne ulastiginda ya da 29.5 günü aştiginda 13'cü bir ay olusup devreye giriyor ve gökteki kamerî aylar (dolunaylar) o yüzden 19 gün GEÇ kaliyor, geç geliyor. Gökteki aylarin kendi mevsimlerinde sabitlenmeleri zincirleme 11 gün ERKEN gelmeyip bazan 19 gün GEÇ gelmeleri sayesinde gerçeklesiyor. Buyurun 28 Haz 2018'de baslayan "dolunaylar dizisi"ndeki 13 dolunayin tarihleri: -------1----------2--------3-------4-----5-------6-------7----------8-----------9------10-----11------12------13 28 Haz. 2018-27 Tem-26 Agu-25 Eyl-24 Ek-23 Kas-22 Ara-21 Oca 2019-19 Sub-21 Mar-19 Nis-17 May-17 Haz 16 Tem 2019-… Gördügünüz gibi 28 Haz 2018'de baslayan dizide 13 dolunay var. Allah, 9:36'nin deyimiyle, gökleri ve yeri yarattigi gün (yevme halakas semavati vel ard) böyle düzenlemis gökteki aylari. Eger siz 12 kamerî ayli "kamerî yil"i (???) uydurmak için 13'cü dolunayi bir sonraki diziye KAGIT ÜZERiNDE ötelerseniz evet, 12 dolunayli kamerî yili uydurursunuz. Ama dikkat edin, yalnizca KAGIT ÜZERiNDE yaptiniz bunu çünkü gökteki 13'ncü dolunaya eliniz ulasamaz, ulasamadi. Ötelemis filan degilsiniz 13'ncü dolunayi, yerinden milim kipirdatamadiniz. O dolunay GÖKTE, kendi yerinde, öyle duruyor. Kamerî yil ucubesi iste böyle uydurulmus sevgili Vefik Sami. Gerçekte 12 kamerî ayli YIL mil yok, öyle bi yil yok. _________________________________ *Bkz. https://kalender-365.de/ay-takvimi.php **Bu 11 günller nereden kaynaklaniyor, sonra anlatmaya çalisayim Allah isterse. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:48 . |