Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Kur'an'da Mucize Yoktur (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=16)
-   -   Firavunun Suda Boğulmaması İddiasına Orjinallik Testi (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=39962)

world 07-08-2017 11:27

Firavunun Suda Boğulmaması İddiasına Orjinallik Testi
 
Forumdaki arkadaşlar veya forumda olmayan arkadaşlar firavunun suda boğulmadığına dair uydurulan resimlere, haberlere gayet güzel yanıt verdiler. Bense işim ve uğraşım gereği bu iddiaya orjinallik testi yapmaya karar verdim. Acaba Kuran bunu söyleyen tek İbrahimi din kaynağı mı? Ondan önce bu veya buna benzer bir şey söyleyen bir kaynak yok mu?

Tevrat,Tanah ve İncil'de böyle bir bilgi yok ama ''Aramice'' yazılmış en geç 4. yüzyılda redakte edildiği yani son kez gözden geçirildiği söylenen bir Midraş'ta (Tevrat tefsir ve teviline) baktığımızda ilginç bir şey görüyoruz. Eserin adı ''Mekhiltta D'Rabbi Ishmael'' 'dir.


https://scontent-frx5-1.xx.fbcdn.net...da&oe=59FD534D

Türkçesi : (Tevrat: Mısır'dan Çıkış 14:28) ''Geri dönen sular savaş arabalarını, atlıları,İsrailliler'in peşinden denize dalan firavunun bütün ordusunu yuttu.Onlardan ''bir kişi bile'' sağ kalmadı.'' bunlar Rabbi Yehuda'nın sözleridir ki Kutsal Kitap ( Tevrat Mısır'dan Çıkış 15:4) şunu da der: '' ''Denize attı firavunun ordusunu, savaş arabalarını, Kamış(Kızıl) Denizi'nde boğdu seçme subayları.'' Rabbi Nehemiah dedi ki: ''Firavununki hariç'' Mısır'dan Çıkış 9:16'da yazılmıştır: ''Gücümü sana göstermek adımı bütün dünyaya tanıtmak için 'seni ayakta tuttum'..... (Gerisi diğer görüşleri söylüyor konu dışı.)

Gördüğünüz gibi eserde Rabbi(haham,din adamı) Nehemiah firavunun boğulmadığını kurtarıldığını , ayakta tutulduğunu söylüyor. Şimdi bu kaynağın sağlamasını yapıp Rabbi Nehemiah ve ''death of pharaoh'' yazıp Google'da aratalım bakalım ne çıkıyor:


https://scontent-frx5-1.xx.fbcdn.net...e5&oe=59F6B255

Yukarda Rabbi Nehemiah'ın aynı şekilde ''firavunun boğulmadığını,kurtarıldığını söylediğini görebiliyorsunuz.

Şimdi bu Mekhilta d'Rabbi Ishmael'in yazılma ve son redaksiyonunun(gözden geçirilmesinin) tarihine bakıp Kuran öncesine mi ait inceleyelim:

https://scontent-frx5-1.xx.fbcdn.net...fc&oe=59F40DD8

Yazılma; Ms 135 diyor güzel...

ve şuna da bakalım redaksiyonla ilgili bilgi de var:

https://scontent-frx5-1.xx.fbcdn.net...83&oe=59F42C26

Redaksiyon 3 ve en geç 4. yüzyıl ... Gerçekten güzel bir haber.

.............

Bütün bu kanıtları saydıktan sonra Kuran'ın Yunus Suresi 90-91-92'de ne söylediğine bakalım:

Yunus Suresi 90-91-92

90 - Ve sonra İsrailoğulları'nı denizden aşırdık. Firavun, düşmanca saldırmak için derhal adamlarını ve askerlerini arkalarına düşürdü. Ta ki, suda boğulmaya başlayınca "İnandım, gerçekten de İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka tanrı yoktur. Ben de ona teslim olanlardanım." dedi.

91 - Şimdi mi? Oysa bundan önce hep isyan etmiştin ve fesatçılardan idin.

92 - Biz de bugün senin bedenini arkandan gelenlere bir ibret olsun diye kurtaracağız. Bununla beraber, insanların birçoğu âyetlerimizden yine de gafildirler.


Ayrıca ek bir bilgi olarak İslam'dan sonra yazıldığı düşünülen haham Eliezer'e ait ''Pirke De Rabbi Eliezer'' adlı Yahudi efsanelerini içeren kitapta ''firavunun ölmeyip tövbe ettiği, Ninevo'da Yunus'un zamanında kral olduğu ve bu yüzden , Yunus Ninova'yı günahları yüzünden gelecek azap için tövbeye çağırdığında yaşadıklarından ders almış olan firavunun halkını ve kendisini kurtarmak için tövbe ettirdiği efsanesi vardır.(Tanah'ın Yunus Kitabı 3. Bölüme bakınız.)

Bu bilgiyi şunun için verdim Kuran'ın 'firavunun bedeninin arkasından gelenlere ibret olsun '' diye kurtarıldığını söylediği sure Yunus suresidir.Belki sadece belki ,bu sözlü gelenekle(firavunun Nineova halkının kralı olmasıyla) Yunus Suresi'nin bir bağlantısı olabilir.

Bütün bunlara baktığımızda Kuran'ın bu konuda orjinallik testini pek de geçemediğini görüyoruz.İyi günler,esenlikler.

Abdullah Rzayev 07-08-2017 12:26

Firavunla Ninova krallığı arasında uzun zaman aralığı vardır,bu olamazdır,gerçek dışıdır.

world 07-08-2017 12:34

Alıntı:

Abdullah Rzayev´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607172)
Firavunla Ninova krallığı arasında uzun zaman aralığı vardır,bu olamazdır,gerçek dışıdır.

Konuyu niçin çarpıtıyorsun? Konuyu açma nedenim bunu sorgulamak değil ki onu ek bir bilgi olarak verdim konuda Kuran'daki bu iddianın daha önce de bilindiğini ve orjinal olmadığını dolayısıyla hani hiç beklenmeyecek bir şey olsa ve mucize olsa firavunun boğulmadığı ortaya çıksa bile bunun ilk kez Kuran tarafından söylenmediğini gösterdim.

Dediğin şeyi Firavun'un boğulmadığının tam da Yunus Suresi'nde geçmesinin nedeni olabilir mi diye paylaştım? ''Belki sadece belki'' diyerek. Ayrıca Midraşlar'da zaten gerçeklik önemsenmez muhtemelen Ninova kralının tövbe etmesi ile ''firavunun akıbeti'' arasında bağ kurulduğu için böyle bir şey söylenmiştir.

Bu arada gerçek dışılık demişken sence Kuran ve diğer kitaplar çok mu bilimsel? Kanatlı meleklerden (2şer 3er 4er) bahseden bir kitapta hangi gerçekliği arıyoruz söyler misin bilelim?

Abdullah Rzayev 07-08-2017 12:51

İslam dan sonra yaşayan hahamın yazdıklarına dedim sana değil.

world 07-08-2017 12:57

Alıntı:

Abdullah Rzayev´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607179)
İslam dan sonra yaşayan hahamın yazdıklarına dedim sana değil.

Yazıya geçiren İslam'dan sonra yaşamış büyük ihtimal ama aktardığı geleneğin İslam'dan sonra olup olmadığı belirsiz.

Vefik Sami 07-08-2017 13:04

Kur'an içerik olarak büyük ölçüde orta çağ Arap toplumunda bilinen-anlatılan hikâyeler ile - Bknz: Kalem: 15, Nahl: 24 - Tanah, Talmud ve Midraş'lardan aşırma kıssalardan oluşur. Ağırlık, "İsrailiyat" kökenlidir. Ne gariptir ki Kuran hâricinde, İslâm Peygamberine atfen rivâyet olarak gelen kimi anlatılar, müslümanlarca yine "İsrailiyat" denerek reddedilir. :)

Felâsife 08-08-2017 00:43

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607168)
Türkçesi : (Tevrat: Mısır'dan Çıkış 14:28) ''Geri dönen sular savaş arabalarını, atlıları,İsrailliler'in peşinden denize dalan firavunun bütün ordusunu yuttu.Onlardan ''bir kişi bile'' sağ kalmadı.'' bunlar Rabbi Yehuda'nın sözleridir ki Kutsal Kitap ( Tevrat Mısır'dan Çıkış 15:4) şunu da der: '' ''Denize attı firavunun ordusunu, savaş arabalarını, Kamış(Kızıl) Denizi'nde boğdu seçme subayları.'' Rabbi Nehemiah dedi ki: ''Firavununki hariç'' Mısır'dan Çıkış 9:16'da yazılmıştır: ''Gücümü sana göstermek adımı bütün dünyaya tanıtmak için 'seni ayakta tuttum'..... (Gerisi diğer görüşleri söylüyor konu dışı.)

Gördüğünüz gibi eserde Rabbi(haham,din adamı) Nehemiah firavunun boğulmadığını kurtarıldığını , ayakta tutulduğunu söylüyor.

Kaynakta mı sıkıntı var yoksa ben mi yanlış anlıyorum?
Mısır'dan Çıkış 9:16 dediğiniz yer, google de arayınca zaten deniz/boğulma filan ile alakalı değilmiş, "dolu felaketi" diye bir bölüm çıkıyor.
Boğulma hadisesi bundan çok sonra olsa gerektir.

manas 08-08-2017 01:57

Alıntı:

Felâsife´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607220)
Kaynakta mı sıkıntı var yoksa ben mi yanlış anlıyorum?
Mısır'dan Çıkış 9:16 dediğiniz yer, google de arayınca zaten deniz/boğulma filan ile alakalı değilmiş, "dolu felaketi" diye bir bölüm çıkıyor.
Boğulma hadisesi bundan çok sonra olsa gerektir.

musa kavminin gözünün önünde denizi ikiye yaracak ama onlar musaya secde edecekleri yerine heykel buzağı yapıp ona tapacaklar... çok saçma.
ilahiyatçı ihsan eliaçık'ın iddiasına göre bir tabiat olayı var yani suların çekilmesi.. bunu bilen musa kaçmayı o tarihe planlamış, suda açılan dar bir patikadan geçmişler, mısırlıların savaş arabaları o patikada dengeli gidemediğinden suya düşmüşler, yahudilerden de dengesini kaybedip suya düşenler varmış. bence bu daha mantıklı.

world 08-08-2017 02:01

Alıntı:

Felâsife´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607220)
Kaynakta mı sıkıntı var yoksa ben mi yanlış anlıyorum?
Mısır'dan Çıkış 9:16 dediğiniz yer, google de arayınca zaten deniz/boğulma filan ile alakalı değilmiş, "dolu felaketi" diye bir bölüm çıkıyor.
Boğulma hadisesi bundan çok sonra olsa gerektir.

Doğru Mısır'dan Çıkış 9:16 ile firavunun boğulmamasının hiçbir alakası yok bu yüzden bu bir Midraş zaten. Galiba Midraşlar konusunda bilgi vermem gerekti. Midraşlar kelime oyunlarıyla ,literal olmayan yani gerçekliğe dayanmayan referanslarla alakası olmayan bir konudaki ayeti alıp size ders vermek için veya belli bir görüşü savunmak için Tanah ayetlerini kullanabilir. Siz buna aşina olmalısınız tasavvuftan ,neler neler var. Bizim için bu ayetin alakası olmayan bir konuyla ilgili referans olarak kullanılmasının, Midraş olduğu için hiçbir önemi yok. Midraş olmasaydı da olmazdı, önemli olan tek şey şu: Bu Midraş Kuran öncesine mi ait? Evet. İfade 'firavunun boğulmadığına'' referans olarak kullanılmış mı? Evet. O halde sorun yoktur.

Dediğim gibi Midraşlar böyledir örneğin daha önce Yahudiler'in Maymuna ve domuza çevrilme öyküsünün kökenleriyle ilgili bir konu açmış Midraşlar'la ilgili şöyle bir şey yazmıştım:

Yahudi tefsir kitaplarından biri olan Tevrat'ın Levililer kitabı üzerine tefsirleri içeren Midraş:Levililer Rabbah 13:5'te Yahudiler'in düşmanı olan Edom halkı domuz olarak adlandırılır. Bunun nedeni Edom krallığından sonra Yahudiler'in üzerinde hakimiyet kuracak bir krallılığın olmadığına inanılmasıdır. Çünkü İbranice geviş kelimesi ''gerah'' diye telaffuz edilir ve bu kelime diğer bir İbranice kelime olan ve ''onu izleyen'' anlamına gelen ''gerirah'' ile benzerdir. Bu sebeple Midraş'a göre Edom'dan sonra başka büyük bir krallık gelmeyeceğinden ve onu izleyen ve Yahudiler'i hakimiyeti altına alan bir krallık var olmayacağından Edom Krallığı'nı ''izleyen'' bir krallık yoktur yani Edom gerirah(onu izleyen bir krallık yoktur) değildir yani benzer bir kelime olan ''gerah(geviş)''ı yoktur (Kelime benzerliğiyle ve kelime oyunlarıyla akılda kalıcı kavramlar yaratmak Midraşik bir yöntemdir) . Kısacası Edom'un gerah(geviş)'ı olmadığı için yani geviş getirmediği(onu izleyen krallık olmadığı için) için Edom'a mecazi olarak domuz denir.

Sanırım açıklayıcı olmuştur. Esenlikler.

world 08-08-2017 02:14

Ayrıca benzer kullanım Tanah'ta da vardır. Örneğin Tanah'ın Amos Kitabı 8:2'ye bakın:

''Bana, 'ne görüyorsun,Amos?' '' diye sordu.

''Bir sepet olgun meyve''diye yanıtladım.

Bunun üzerine Rab, ''Halkım İsrail'in 'sonu' geldi'' dedi.

Bu ayeti okuyan herkes ilk bakışta olgun meyve ile sonun ne alakası var diyebilir ama biraz inceleyince İbranice son (haq·qêṣ) kelimesi ile olgun (qā·yiṣ) kelimesinin birbirini çağrıştırdığına dair tercümelerde yer alan açıklamayı fark edecektir. Bunun gibi birçok örnek mevcuttur Tanah'ta da.

Felâsife 08-08-2017 02:21

Alıntı:

manas´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607224)
musa kavminin gözünün önünde denizi ikiye yaracak ama onlar musaya secde edecekleri yerine heykel buzağı yapıp ona tapacaklar... çok saçma.

Bu konuda Tevratta daha çok detay var, Kuran bir çırpıda anlatması insanları şaşırtıyor, yıllarca çöllerde dolaşıyorlar, açlık, sefalet, ah'lar beddualar havalarda uçuyor.
Ben okuduğumda çok şaşırmıştım, hatta Musa'ya bizi boş yere buralara sürükledin diye isyan bayrağını bile kaç kere çekiyorlar. O yüzden ben illada şu olmuş diyemem.

Eliaçığa gelince o der, adamın her şeye cevabı var. Hoca demek böyle bir şey zaten.
Ben bir kere onun iki doğunu ve iki batının Rabbidir tefsirini dinlemiştim, hiç anlamadığı bir konuda "tahmin" gücüne güvenerek, çok rahat cevap vermişti, o yüzden Musâ meselesinde de hiç sıkıntı çekeceğini sanmıyorum, her şeyi diyebilir.

world 08-08-2017 02:24

Alıntı:

Felâsife´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607230)
Bu konuda Tevratta daha çok detay var, Kuran bir çırpıda anlatması insanları şaşırtıyor, yıllarca çöllerde dolaşıyorlar, açlık, sefalet, ah'lar beddualar havalarda uçuyor.
Ben okuduğumda çok şaşırmıştım, hatta Musa'ya bizi boş yere buralara sürükledin diye isyan bayrağını bile kaç kere çekiyorlar. O yüzden ben illada şu olmuş diyemem.

Eliaçığa gelince o der, adamın her şeye cevabı var. Hoca demek böyle bir zaten.
Ben bir kere onun iki doğunu ve iki batının Rabbidir tefsirini dinlemiştim, hiç anlamadığı bir konuda "tahmin" gücüne güvenerek, çok rahat cevap vermişti, o yüzden Musâ meselesinde de hiç sıkıntı çekeceğini sanmıyorum, her şeyi diyebilir.

2 doğu 2 batı demişken İbranice,Aramice,Süryanice her dilde ''karn'' kökü ''boynuz'' demek yani Zulkarneyn çiftlik takısı ''eyn'' ile birlikte şu anlama geliyor: İki boynuz sahibi'' sizse tasavvufu ve bazı uçuk yorumları referans vererek Zulkarneyn ''iki zaman sahibi'' demek demiştiniz. Etimoloji de bunun böyle olmadığını kanıtlıyor ayrıca bütün kulanımlarda boynuz olarak çevriliyor ,zaman nasıl oluyormuş hala çözemedim.

world 08-08-2017 02:32

Zulkarneyn bal ve şeker gibi Büyük İskender'dir. Büyük İskender pagandır ama Yahudi ve Hristiyanlar Talmud'ta ve diğer yazınlarda onu kendi dinlerine sempatiyle bakan(hatta inanan) bir adam olarak göstermişlerdir zaten Kehf Suresi'nde ''Sana Zulkarneyn'i sorarlar'' der bu da soran kişilerin bu kişiyi bildiğini gösterir Yahudi-Hristiyanların hatta diğer birçok halkın, Çift Boynuzlu lakaplı, doğudan batıya her yere gidip hükümdar olan kişi dediğinizde akıllarına İskender'den başkası gelmez. Kuran'da bahsedilen İskender'dir vahim olansa İskender pagandır Kuran'sa onu imanlı olarak göstermiştir.

Felâsife 08-08-2017 02:36

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607225)
Doğru Mısır'dan Çıkış 9:16 ile firavunun boğulmamasının hiçbir alakası yok bu yüzden bu bir Midraş zaten. Galiba Midraşlar konusunda bilgi vermem gerekti. Midraşlar kelime oyunlarıyla ,literal olmayan yani gerçekliğe dayanmayan referanslarla alakası olmayan bir konudaki ayeti alıp size ders vermek için veya belli bir görüşü savunmak için Tanah ayetlerini kullanabilir.

Eheh, O zaman dersi geçtim mi n'oldu şimdi? :D
Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607225)
Siz buna aşina olmalısınız tasavvuftan ,neler neler var.

İllaki var, onları anlarım az çokta, Tevrat, midraş deyince bilmem.
Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607225)
Bizim için bu ayetin alakası olmayan bir konuyla ilgili referans olarak kullanılmasının, Midraş olduğu için hiçbir önemi yok. Midraş olmasaydı da olmazdı, önemli olan tek şey şu: Bu Midraş Kuran öncesine mi ait? Evet. İfade 'firavunun boğulmadığına'' referans olarak kullanılmış mı?
Evet. O halde sorun yoktur.

:third:

''Bana, 'ne görüyorsun,Amos?' ''
Bunda bir sıkıntı illaki bu "incelik" aslında, Sufi nazarda basirette denir, olgundan son anlamı çıkabilir. Çünkü "sonu geldi" diyor, Dolayısıyla öncesinde meyve orada sembolik, olgun 'a anlam yüklüyor.
Bu mantıklı tabide ama üste ki tam ters köşeymiş. :biggrin1:

world 08-08-2017 02:51

Alıntı:

Felâsife´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607233)
Eheh, O zaman dersi geçtim mi n'oldu şimdi? :D

İllaki var, onları anlarım az çokta, Tevrat, midraş deyince bilmem.

:third:

''Bana, 'ne görüyorsun,Amos?' ''
Bunda bir sıkıntı illaki bu "incelik" aslında, Sufi nazarda basirette denir, olgundan son anlamı çıkabilir. Çünkü "sonu geldi" diyor, Dolayısıyla öncesinde meyve orada sembolik, olgun 'a anlam yüklüyor.
Bu mantıklı tabide ama üste ki tam ters köşeymiş. :biggrin1:

Anlatabildiysem ne mutlu bana. Kuran'ın bu iddiasının veya haberinin tarihte daha önce de bilindiği veya söylendiği bizim için güzel bir bilgi. Bu da şunu bir kez daha gösteriyor: Kuran o dönemdeki insanın anlayamayacağı, bilmediği hiçbir şey söylememiştir , bazen çözülmesi güç ifadeler kullanmıştır ama hangi şair yapmadı bunu?

Felâsife 08-08-2017 03:16

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607231)
2 doğu 2 batı demişken İbranice,Aramice,Süryanice her dilde ''karn'' kökü ''boynuz'' demek yani Zulkarneyn çiftlik takısı ''eyn'' ile birlikte şu anlama geliyor: İki boynuz sahibi'' sizse tasavvufu ve bazı uçuk yorumları referans vererek Zulkarneyn ''iki zaman sahibi'' demek demiştiniz. Etimoloji de bunun böyle olmadığını kanıtlıyor ayrıca bütün kulanımlarda boynuz olarak çevriliyor ,zaman nasıl oluyormuş hala çözemedim.

Bu işlere ilk başladığımda ta 30 yıl kadar önceydi, kitap okurken özelliklede Arapça tabirlerde sıkıntı yaşayınca ilk aldığım kitaplardan biri bir Lûgat'tı, aslında öyle hacimlide bir şey değil, 800 s. kadar ama param anca buna yetmişti. Orada bu yazıyor mesela.

https://2.downloader.disk.yandex.ru/...824cfa63c86697

Bir tek bu lûgatta böyle yazıyor olamaz herhalde, dediğim gibi öyle devasa da değil.
Bunu sadece boynuz görmek, sadece anlamı budur demek, Arapçaya da aykırı biraz, zira zaten Arapça bir acayip bir dil, bir şey bir sürü anlama geliyor.
Eskiden biri bir şey demişse, ötekilerde onun peşinden gidiyor, kuran tefsirinin, mealinin olayı bu zaten, helede mealler Diyanetin onayından da geçiyor ki, boynuzdan başka bir şey diyemezler, elleri mahkum.

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607236)
Anlatabildiysem ne mutlu bana.

Eyvallah.

world 08-08-2017 10:39

Alıntı:

Felâsife´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607237)
Bu işlere ilk başladığımda ta 30 yıl kadar önceydi, kitap okurken özelliklede Arapça tabirlerde sıkıntı yaşayınca ilk aldığım kitaplardan biri bir Lûgat'tı, aslında öyle hacimlide bir şey değil, 800 s. kadar ama param anca buna yetmişti. Orada bu yazıyor mesela.

https://2.downloader.disk.yandex.ru/...824cfa63c86697

Bir tek bu lûgatta böyle yazıyor olamaz herhalde, dediğim gibi öyle devasa da değil.
Bunu sadece boynuz görmek, sadece anlamı budur demek, Arapçaya da aykırı biraz, zira zaten Arapça bir acayip bir dil, bir şey bir sürü anlama geliyor.
Eskiden biri bir şey demişse, ötekilerde onun peşinden gidiyor, kuran tefsirinin, mealinin olayı bu zaten, helede mealler Diyanetin onayından da geçiyor ki, boynuzdan başka bir şey diyemezler, elleri mahkum.


Eyvallah.

Bir de birinci anlam olarak yazılmış eğer bu doğruysa gerçekten trajik.

Ben size hiç mantıksız bir şey önermiyorum değil mi? Gelin bu kelimenin Arapça en bilinen manasına hatta akraba dillerdeki manasına bakalım. Gelin mesela İbranice bakalım:

http://biblehub.com/hebrew/6255.htm

Ashteroth Qarnayim nasıl çevrilmiş: Çift boynuzlu Ashteroth

Gelin bu sözcüğün İbranice köküne bakalım : http://biblehub.com/hebrew/7161.htm

Neymiş anlamları: Boynuz,tepe,güç...

Aramice'ye bakalım: https://www.atour.com/cgi-bin/dictio..._Field=Meaning
Horn(boynuz) yazdım bakın aşağıda ne çıktı Aramice okunuş olarak: Qarnaa


Her zaman kullanıldığı ilk anlam boynuz veya boynuzlarmış. İsterseniz başka yerlere de bakabiliriz.

Felâsife 08-08-2017 13:25

Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607249)
Bir de birinci anlam olarak yazılmış eğer bu doğruysa gerçekten trajik.

Arapçanın dünyasına hoş geldin :D

Ya bu insanlar niye sence böyle kıvranıyorlar, bir sürü anlamlar havada uçuyor dersin, Arapça denilen dil bir acayip zaten, bir kelime bir sürü anlama gelebiliyor.
Birde Türkçeye lastikli dil derler, oysa Arapça'nın eline su bile dökemez, bende görmeden önce öyle derdim, ama şimdi biliyorum ki Arapça adı gibi arap saçından farksız.
Alıntı:

world´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607249)
Her zaman kullanıldığı ilk anlam boynuz veya boynuzlarmış. İsterseniz başka yerlere de bakabiliriz.

Sufilerde "Kuran Arapçadır, manası Rabçadır!" diye bir tabir vardır, sizin midraşlar gibi, dikkatli bakmayan orada ki anlamı görmez. Hoş gerçi dikkatli baksada çok bir şey değişmez. Bu seferde anlamı çıkartamaz.
Bak Arabinin yaptığı yorumuna.
Kuran sadece lûgat bilgisi ile de anlaşılmaz demektir bu, Sufiler bunu bilirler. O yüzden orada ki ZAMAN meselesini ben kemik dense de çıkartabilirim, zira adamın gittiği yeri gidip görmesemde ne anlama geldiğini biliyorum.
Eğer Aynalı baba filan okusaydın ne demek istediğimi anlardın, orası başka bir zaman/mekan vs.
Bu dünya değil kısaca orası, o yüzden "iki boynuz sahibi" zahiri bir görüş, bir lakap zaten ismide değil, adamda batını bilmeyince buna ne anlam verecek ki, kervana uyacak ve kendinden öncekiler ne denmişse o da onu diyecek, kervanı takip edecek.
Bu yüzden ben Zülkarneyn hızırdırda demiştim hatırlarsan,
Adamlar iki doğu iki batıya anlam veremiyorlar, dünyada arıyorlar iki doğu/batıyı, dünyada iki doğu/batı olabilir mi?
iki zaman sahibine mi anlam verecekler, mümkün değil. Anca böyle iki boynuz derler, boynuz gözle görülüyor tabi.

Bence sende bu meseleye Yahudi kaynaklarında zahiri olarak bakma, adamlar "budur" demişlerse, "kesin" hüküm vermişlerse, bil ki o örtülmüştür... Anlamı gizlenmiştir. Bunu bilerek yapmalarına gerek yok, sorun orada zaten, bilmeden gizlerler, örterler. Tıpkı bizimkilerin yaptığı gibi.

Sevgiler

world 08-08-2017 14:01

Alıntı:

Felâsife´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607258)
Arapçanın dünyasına hoş geldin :D

Ya bu insanlar niye sence böyle kıvranıyorlar, bir sürü anlamlar havada uçuyor dersin, Arapça denilen dil bir acayip zaten, bir kelime bir sürü anlama gelebiliyor.
Birde Türkçeye lastikli dil derler, oysa Arapça'nın eline su bile dökemez, bende görmeden önce öyle derdim, ama şimdi biliyorum ki Arapça adı gibi arap saçından farksız.

Sufilerde "Kuran Arapçadır, manası Rabçadır!" diye bir tabir vardır, sizin midraşlar gibi, dikkatli bakmayan orada ki anlamı görmez. Hoş gerçi dikkatli baksada çok bir şey değişmez. Bu seferde anlamı çıkartamaz.
Bak Arabinin yaptığı yorumuna.
Kuran sadece lûgat bilgisi ile de anlaşılmaz demektir bu, Sufiler bunu bilirler. O yüzden orada ki ZAMAN meselesini ben kemik dense de çıkartabilirim, zira adamın gittiği yeri gidip görmesemde ne anlama geldiğini biliyorum.
Eğer Aynalı baba filan okusaydın ne demek istediğimi anlardın, orası başka bir zaman/mekan vs.
Bu dünya değil kısaca orası, o yüzden "iki boynuz sahibi" zahiri bir görüş, bir lakap zaten ismide değil, adamda batını bilmeyince buna ne anlam verecek ki, kervana uyacak ve kendinden öncekiler ne denmişse o da onu diyecek, kervanı takip edecek.
Bu yüzden ben Zülkarneyn hızırdırda demiştim hatırlarsan,
Adamlar iki doğu iki batıya anlam veremiyorlar, dünyada arıyorlar iki doğu/batıyı, dünyada iki doğu/batı olabilir mi?
iki zaman sahibine mi anlam verecekler, mümkün değil. Anca böyle iki boynuz derler, boynuz gözle görülüyor tabi.

Bence sende bu meseleye Yahudi kaynaklarında zahiri olarak bakma, adamlar "budur" demişlerse, "kesin" hüküm vermişlerse, bil ki o örtülmüştür... Anlamı gizlenmiştir. Bunu bilerek yapmalarına gerek yok, sorun orada zaten, bilmeden gizlerler, örterler. Tıpkı bizimkilerin yaptığı gibi.

Sevgiler

Ben size 3 dilden etimolojik bilgi veriyorum siz Zulkarneyn'i uzay-zaman yolcusu yapanları savunuyorsunuz yahu Arap tabii ki, kendi kitabına olağanüstü özellikler yükleyecek gerçekte yok öyle bir şey tasavvufçular sizi de yemiş kolay gelsin.

Felâsife 08-08-2017 20:09

Altın kural "Bu yolda babana bile güvenmeyeceksin!"
İman = güven çöpe atmazsan Sufizm de yol yok.
O yüzden Tanrıya, Tanrının nebilerine, adamlarına, kadınlarına, kitaplarına GÜVENİLMEZ

Kişi anca TEK yere güvenebilir o da kendidir. Tasavvuf bu yüzden "yalnızlık" yoludur.

Kendine güvenmeyen başkalarına güvenmek zorundadır, anlıyor musun?
Sana ait bir bilgi yok, onlar başkalarının bilgisi.

Bu arada Zülkarneyni uzay-zaman yolcusu kim yapmışta, ben onu savunuyorum, bilakis bunu ben söylüyorum, var mı benden başka söyleyen.

world 09-08-2017 14:45

Alıntı:

Felâsife´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607280)
Altın kural "Bu yolda babana bile güvenmeyeceksin!"
İman = güven çöpe atmazsan Sufizm de yol yok.
O yüzden Tanrıya, Tanrının nebilerine, adamlarına, kadınlarına, kitaplarına GÜVENİLMEZ

Kişi anca TEK yere güvenebilir o da kendidir. Tasavvuf bu yüzden "yalnızlık" yoludur.

Kendine güvenmeyen başkalarına güvenmek zorundadır, anlıyor musun?
Sana ait bir bilgi yok, onlar başkalarının bilgisi.

Bu arada Zülkarneyni uzay-zaman yolcusu kim yapmışta, ben onu savunuyorum, bilakis bunu ben söylüyorum, var mı benden başka söyleyen.

Yapan dolu özellikle Şifreler programı vardı TVem'de Zulkarneyn zaman yolcusu mu diye tartışıyorlardı. Ben kimseye güvenmem etimoloji bilimdir haberiniz ola.

Felâsife 09-08-2017 19:21

Ben sadece uzay zaman yolcusu demiyorum, Zülkarneyn Hızır'mışta diyorum.
Etimoloji bilim olabilir ama mesele Yahudilerin boynuz diye inanış meselesi değil mi? Bende diyorum ki "güvenme"

Ayrıca bu işi sadece Yahudiler de araştımış, bilmiş değil, adeta dünya araştırmış, bizde de çok araştıranlar olmuş, meseleyi ta Sümerlere kadar bile indirenler var. Edebiyatımıza bile girmiş.
Sorun şu ki hiç bir şey NET değil, bir sürü teori var, kim bu Zülkarneyn, belli değil!

world 10-08-2017 00:02

Alıntı:

Felâsife´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 607320)
Ben sadece uzay zaman yolcusu demiyorum, Zülkarneyn Hızır'mışta diyorum.
Etimoloji bilim olabilir ama mesele Yahudilerin boynuz diye inanış meselesi değil mi? Bende diyorum ki "güvenme"

Ayrıca bu işi sadece Yahudiler de araştımış, bilmiş değil, adeta dünya araştırmış, bizde de çok araştıranlar olmuş, meseleyi ta Sümerlere kadar bile indirenler var. Edebiyatımıza bile girmiş.
Sorun şu ki hiç bir şey NET değil, bir sürü teori var, kim bu Zülkarneyn, belli değil!

sayın felasife Yahudiler'in neye inandığı umrumda değil etimoloji yani sözcüğün anlamı,kökü Süryanice Aramice İbranice Arapça ve akraba diğer diller varsa onlarda da ''boynuz'' demek. Yahudiler isterse tepinsinler burda ''biz bunca yıl boynuz dedik ama felasife haklıymış boynuz demeyelim'' desinler bu hiçbir şeyi değiştirmez. Etimoloji kayda geçmiştir ''karn '' ilk ve en genel anlamıyla boynuz demektir.

Felâsife 10-08-2017 01:09

Yo ben "kalabalıkların" gittiği yoldan gitmem, öyle bir adetim yok, gitsem zaten böyle bir çıkarımda yapamazdım, hasılı isteyen istediğini diyebilir, zatende diyor.

Yalnız eskilerin adetleride bir acayipmiş, insana helede kos koca bir krala, madem kralmış, iki boynuzlu demek, iyi bir şey mi, kötü anlayamadım. Boynuzlu kral :D
Belkide Şeytan demektir, onunda boynuzları var, hemide sabit boynuzlu. :D

world 29-08-2017 14:08

Kuran orjinal hiçbir şey söylemez şöylemiş gibi görünen yerler yanlış alıntıdır.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:40 .