![]() |
Firavunun Suda Boğulmaması İddiasına Orjinallik Testi
Forumdaki arkadaşlar veya forumda olmayan arkadaşlar firavunun suda boğulmadığına dair uydurulan resimlere, haberlere gayet güzel yanıt verdiler. Bense işim ve uğraşım gereği bu iddiaya orjinallik testi yapmaya karar verdim. Acaba Kuran bunu söyleyen tek İbrahimi din kaynağı mı? Ondan önce bu veya buna benzer bir şey söyleyen bir kaynak yok mu? Tevrat,Tanah ve İncil'de böyle bir bilgi yok ama ''Aramice'' yazılmış en geç 4. yüzyılda redakte edildiği yani son kez gözden geçirildiği söylenen bir Midraş'ta (Tevrat tefsir ve teviline) baktığımızda ilginç bir şey görüyoruz. Eserin adı ''Mekhiltta D'Rabbi Ishmael'' 'dir. https://scontent-frx5-1.xx.fbcdn.net...da&oe=59FD534D Türkçesi : (Tevrat: Mısır'dan Çıkış 14:28) ''Geri dönen sular savaş arabalarını, atlıları,İsrailliler'in peşinden denize dalan firavunun bütün ordusunu yuttu.Onlardan ''bir kişi bile'' sağ kalmadı.'' bunlar Rabbi Yehuda'nın sözleridir ki Kutsal Kitap ( Tevrat Mısır'dan Çıkış 15:4) şunu da der: '' ''Denize attı firavunun ordusunu, savaş arabalarını, Kamış(Kızıl) Denizi'nde boğdu seçme subayları.'' Rabbi Nehemiah dedi ki: ''Firavununki hariç'' Mısır'dan Çıkış 9:16'da yazılmıştır: ''Gücümü sana göstermek adımı bütün dünyaya tanıtmak için 'seni ayakta tuttum'..... (Gerisi diğer görüşleri söylüyor konu dışı.) Gördüğünüz gibi eserde Rabbi(haham,din adamı) Nehemiah firavunun boğulmadığını kurtarıldığını , ayakta tutulduğunu söylüyor. Şimdi bu kaynağın sağlamasını yapıp Rabbi Nehemiah ve ''death of pharaoh'' yazıp Google'da aratalım bakalım ne çıkıyor: https://scontent-frx5-1.xx.fbcdn.net...e5&oe=59F6B255 Yukarda Rabbi Nehemiah'ın aynı şekilde ''firavunun boğulmadığını,kurtarıldığını söylediğini görebiliyorsunuz. Şimdi bu Mekhilta d'Rabbi Ishmael'in yazılma ve son redaksiyonunun(gözden geçirilmesinin) tarihine bakıp Kuran öncesine mi ait inceleyelim: https://scontent-frx5-1.xx.fbcdn.net...fc&oe=59F40DD8 Yazılma; Ms 135 diyor güzel... ve şuna da bakalım redaksiyonla ilgili bilgi de var: https://scontent-frx5-1.xx.fbcdn.net...83&oe=59F42C26 Redaksiyon 3 ve en geç 4. yüzyıl ... Gerçekten güzel bir haber. ............. Bütün bu kanıtları saydıktan sonra Kuran'ın Yunus Suresi 90-91-92'de ne söylediğine bakalım: Yunus Suresi 90-91-92 90 - Ve sonra İsrailoğulları'nı denizden aşırdık. Firavun, düşmanca saldırmak için derhal adamlarını ve askerlerini arkalarına düşürdü. Ta ki, suda boğulmaya başlayınca "İnandım, gerçekten de İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka tanrı yoktur. Ben de ona teslim olanlardanım." dedi. 91 - Şimdi mi? Oysa bundan önce hep isyan etmiştin ve fesatçılardan idin. 92 - Biz de bugün senin bedenini arkandan gelenlere bir ibret olsun diye kurtaracağız. Bununla beraber, insanların birçoğu âyetlerimizden yine de gafildirler. Ayrıca ek bir bilgi olarak İslam'dan sonra yazıldığı düşünülen haham Eliezer'e ait ''Pirke De Rabbi Eliezer'' adlı Yahudi efsanelerini içeren kitapta ''firavunun ölmeyip tövbe ettiği, Ninevo'da Yunus'un zamanında kral olduğu ve bu yüzden , Yunus Ninova'yı günahları yüzünden gelecek azap için tövbeye çağırdığında yaşadıklarından ders almış olan firavunun halkını ve kendisini kurtarmak için tövbe ettirdiği efsanesi vardır.(Tanah'ın Yunus Kitabı 3. Bölüme bakınız.) Bu bilgiyi şunun için verdim Kuran'ın 'firavunun bedeninin arkasından gelenlere ibret olsun '' diye kurtarıldığını söylediği sure Yunus suresidir.Belki sadece belki ,bu sözlü gelenekle(firavunun Nineova halkının kralı olmasıyla) Yunus Suresi'nin bir bağlantısı olabilir. Bütün bunlara baktığımızda Kuran'ın bu konuda orjinallik testini pek de geçemediğini görüyoruz.İyi günler,esenlikler. |
Firavunla Ninova krallığı arasında uzun zaman aralığı vardır,bu olamazdır,gerçek dışıdır.
|
Alıntı:
Dediğin şeyi Firavun'un boğulmadığının tam da Yunus Suresi'nde geçmesinin nedeni olabilir mi diye paylaştım? ''Belki sadece belki'' diyerek. Ayrıca Midraşlar'da zaten gerçeklik önemsenmez muhtemelen Ninova kralının tövbe etmesi ile ''firavunun akıbeti'' arasında bağ kurulduğu için böyle bir şey söylenmiştir. Bu arada gerçek dışılık demişken sence Kuran ve diğer kitaplar çok mu bilimsel? Kanatlı meleklerden (2şer 3er 4er) bahseden bir kitapta hangi gerçekliği arıyoruz söyler misin bilelim? |
İslam dan sonra yaşayan hahamın yazdıklarına dedim sana değil.
|
Alıntı:
|
Kur'an içerik olarak büyük ölçüde orta çağ Arap toplumunda bilinen-anlatılan hikâyeler ile - Bknz: Kalem: 15, Nahl: 24 - Tanah, Talmud ve Midraş'lardan aşırma kıssalardan oluşur. Ağırlık, "İsrailiyat" kökenlidir. Ne gariptir ki Kuran hâricinde, İslâm Peygamberine atfen rivâyet olarak gelen kimi anlatılar, müslümanlarca yine "İsrailiyat" denerek reddedilir. :)
|
Alıntı:
Mısır'dan Çıkış 9:16 dediğiniz yer, google de arayınca zaten deniz/boğulma filan ile alakalı değilmiş, "dolu felaketi" diye bir bölüm çıkıyor. Boğulma hadisesi bundan çok sonra olsa gerektir. |
Alıntı:
ilahiyatçı ihsan eliaçık'ın iddiasına göre bir tabiat olayı var yani suların çekilmesi.. bunu bilen musa kaçmayı o tarihe planlamış, suda açılan dar bir patikadan geçmişler, mısırlıların savaş arabaları o patikada dengeli gidemediğinden suya düşmüşler, yahudilerden de dengesini kaybedip suya düşenler varmış. bence bu daha mantıklı. |
Alıntı:
Dediğim gibi Midraşlar böyledir örneğin daha önce Yahudiler'in Maymuna ve domuza çevrilme öyküsünün kökenleriyle ilgili bir konu açmış Midraşlar'la ilgili şöyle bir şey yazmıştım: Yahudi tefsir kitaplarından biri olan Tevrat'ın Levililer kitabı üzerine tefsirleri içeren Midraş:Levililer Rabbah 13:5'te Yahudiler'in düşmanı olan Edom halkı domuz olarak adlandırılır. Bunun nedeni Edom krallığından sonra Yahudiler'in üzerinde hakimiyet kuracak bir krallılığın olmadığına inanılmasıdır. Çünkü İbranice geviş kelimesi ''gerah'' diye telaffuz edilir ve bu kelime diğer bir İbranice kelime olan ve ''onu izleyen'' anlamına gelen ''gerirah'' ile benzerdir. Bu sebeple Midraş'a göre Edom'dan sonra başka büyük bir krallık gelmeyeceğinden ve onu izleyen ve Yahudiler'i hakimiyeti altına alan bir krallık var olmayacağından Edom Krallığı'nı ''izleyen'' bir krallık yoktur yani Edom gerirah(onu izleyen bir krallık yoktur) değildir yani benzer bir kelime olan ''gerah(geviş)''ı yoktur (Kelime benzerliğiyle ve kelime oyunlarıyla akılda kalıcı kavramlar yaratmak Midraşik bir yöntemdir) . Kısacası Edom'un gerah(geviş)'ı olmadığı için yani geviş getirmediği(onu izleyen krallık olmadığı için) için Edom'a mecazi olarak domuz denir. Sanırım açıklayıcı olmuştur. Esenlikler. |
Ayrıca benzer kullanım Tanah'ta da vardır. Örneğin Tanah'ın Amos Kitabı 8:2'ye bakın:
''Bana, 'ne görüyorsun,Amos?' '' diye sordu. ''Bir sepet olgun meyve''diye yanıtladım. Bunun üzerine Rab, ''Halkım İsrail'in 'sonu' geldi'' dedi. Bu ayeti okuyan herkes ilk bakışta olgun meyve ile sonun ne alakası var diyebilir ama biraz inceleyince İbranice son (haq·qêṣ) kelimesi ile olgun (qā·yiṣ) kelimesinin birbirini çağrıştırdığına dair tercümelerde yer alan açıklamayı fark edecektir. Bunun gibi birçok örnek mevcuttur Tanah'ta da. |
Alıntı:
Ben okuduğumda çok şaşırmıştım, hatta Musa'ya bizi boş yere buralara sürükledin diye isyan bayrağını bile kaç kere çekiyorlar. O yüzden ben illada şu olmuş diyemem. Eliaçığa gelince o der, adamın her şeye cevabı var. Hoca demek böyle bir şey zaten. Ben bir kere onun iki doğunu ve iki batının Rabbidir tefsirini dinlemiştim, hiç anlamadığı bir konuda "tahmin" gücüne güvenerek, çok rahat cevap vermişti, o yüzden Musâ meselesinde de hiç sıkıntı çekeceğini sanmıyorum, her şeyi diyebilir. |
Alıntı:
|
Zulkarneyn bal ve şeker gibi Büyük İskender'dir. Büyük İskender pagandır ama Yahudi ve Hristiyanlar Talmud'ta ve diğer yazınlarda onu kendi dinlerine sempatiyle bakan(hatta inanan) bir adam olarak göstermişlerdir zaten Kehf Suresi'nde ''Sana Zulkarneyn'i sorarlar'' der bu da soran kişilerin bu kişiyi bildiğini gösterir Yahudi-Hristiyanların hatta diğer birçok halkın, Çift Boynuzlu lakaplı, doğudan batıya her yere gidip hükümdar olan kişi dediğinizde akıllarına İskender'den başkası gelmez. Kuran'da bahsedilen İskender'dir vahim olansa İskender pagandır Kuran'sa onu imanlı olarak göstermiştir.
|
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
''Bana, 'ne görüyorsun,Amos?' '' Bunda bir sıkıntı illaki bu "incelik" aslında, Sufi nazarda basirette denir, olgundan son anlamı çıkabilir. Çünkü "sonu geldi" diyor, Dolayısıyla öncesinde meyve orada sembolik, olgun 'a anlam yüklüyor. Bu mantıklı tabide ama üste ki tam ters köşeymiş. :biggrin1: |
Alıntı:
|
Alıntı:
https://2.downloader.disk.yandex.ru/...824cfa63c86697 Bir tek bu lûgatta böyle yazıyor olamaz herhalde, dediğim gibi öyle devasa da değil. Bunu sadece boynuz görmek, sadece anlamı budur demek, Arapçaya da aykırı biraz, zira zaten Arapça bir acayip bir dil, bir şey bir sürü anlama geliyor. Eskiden biri bir şey demişse, ötekilerde onun peşinden gidiyor, kuran tefsirinin, mealinin olayı bu zaten, helede mealler Diyanetin onayından da geçiyor ki, boynuzdan başka bir şey diyemezler, elleri mahkum. Alıntı:
|
Alıntı:
Ben size hiç mantıksız bir şey önermiyorum değil mi? Gelin bu kelimenin Arapça en bilinen manasına hatta akraba dillerdeki manasına bakalım. Gelin mesela İbranice bakalım: http://biblehub.com/hebrew/6255.htm Ashteroth Qarnayim nasıl çevrilmiş: Çift boynuzlu Ashteroth Gelin bu sözcüğün İbranice köküne bakalım : http://biblehub.com/hebrew/7161.htm Neymiş anlamları: Boynuz,tepe,güç... Aramice'ye bakalım: https://www.atour.com/cgi-bin/dictio..._Field=Meaning Horn(boynuz) yazdım bakın aşağıda ne çıktı Aramice okunuş olarak: Qarnaa Her zaman kullanıldığı ilk anlam boynuz veya boynuzlarmış. İsterseniz başka yerlere de bakabiliriz. |
Alıntı:
Ya bu insanlar niye sence böyle kıvranıyorlar, bir sürü anlamlar havada uçuyor dersin, Arapça denilen dil bir acayip zaten, bir kelime bir sürü anlama gelebiliyor. Birde Türkçeye lastikli dil derler, oysa Arapça'nın eline su bile dökemez, bende görmeden önce öyle derdim, ama şimdi biliyorum ki Arapça adı gibi arap saçından farksız. Alıntı:
Bak Arabinin yaptığı yorumuna. Kuran sadece lûgat bilgisi ile de anlaşılmaz demektir bu, Sufiler bunu bilirler. O yüzden orada ki ZAMAN meselesini ben kemik dense de çıkartabilirim, zira adamın gittiği yeri gidip görmesemde ne anlama geldiğini biliyorum. Eğer Aynalı baba filan okusaydın ne demek istediğimi anlardın, orası başka bir zaman/mekan vs. Bu dünya değil kısaca orası, o yüzden "iki boynuz sahibi" zahiri bir görüş, bir lakap zaten ismide değil, adamda batını bilmeyince buna ne anlam verecek ki, kervana uyacak ve kendinden öncekiler ne denmişse o da onu diyecek, kervanı takip edecek. Bu yüzden ben Zülkarneyn hızırdırda demiştim hatırlarsan, Adamlar iki doğu iki batıya anlam veremiyorlar, dünyada arıyorlar iki doğu/batıyı, dünyada iki doğu/batı olabilir mi? iki zaman sahibine mi anlam verecekler, mümkün değil. Anca böyle iki boynuz derler, boynuz gözle görülüyor tabi. Bence sende bu meseleye Yahudi kaynaklarında zahiri olarak bakma, adamlar "budur" demişlerse, "kesin" hüküm vermişlerse, bil ki o örtülmüştür... Anlamı gizlenmiştir. Bunu bilerek yapmalarına gerek yok, sorun orada zaten, bilmeden gizlerler, örterler. Tıpkı bizimkilerin yaptığı gibi. Sevgiler |
Alıntı:
|
Altın kural "Bu yolda babana bile güvenmeyeceksin!"
İman = güven çöpe atmazsan Sufizm de yol yok. O yüzden Tanrıya, Tanrının nebilerine, adamlarına, kadınlarına, kitaplarına GÜVENİLMEZ Kişi anca TEK yere güvenebilir o da kendidir. Tasavvuf bu yüzden "yalnızlık" yoludur. Kendine güvenmeyen başkalarına güvenmek zorundadır, anlıyor musun? Sana ait bir bilgi yok, onlar başkalarının bilgisi. Bu arada Zülkarneyni uzay-zaman yolcusu kim yapmışta, ben onu savunuyorum, bilakis bunu ben söylüyorum, var mı benden başka söyleyen. |
Alıntı:
|
Ben sadece uzay zaman yolcusu demiyorum, Zülkarneyn Hızır'mışta diyorum.
Etimoloji bilim olabilir ama mesele Yahudilerin boynuz diye inanış meselesi değil mi? Bende diyorum ki "güvenme" Ayrıca bu işi sadece Yahudiler de araştımış, bilmiş değil, adeta dünya araştırmış, bizde de çok araştıranlar olmuş, meseleyi ta Sümerlere kadar bile indirenler var. Edebiyatımıza bile girmiş. Sorun şu ki hiç bir şey NET değil, bir sürü teori var, kim bu Zülkarneyn, belli değil! |
Alıntı:
|
Yo ben "kalabalıkların" gittiği yoldan gitmem, öyle bir adetim yok, gitsem zaten böyle bir çıkarımda yapamazdım, hasılı isteyen istediğini diyebilir, zatende diyor.
Yalnız eskilerin adetleride bir acayipmiş, insana helede kos koca bir krala, madem kralmış, iki boynuzlu demek, iyi bir şey mi, kötü anlayamadım. Boynuzlu kral :D Belkide Şeytan demektir, onunda boynuzları var, hemide sabit boynuzlu. :D |
Kuran orjinal hiçbir şey söylemez şöylemiş gibi görünen yerler yanlış alıntıdır.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:40 . |