![]() |
Evrene varlık’a ve uçumlara
Evrene varlık'a ve uçumlara /var vadisi
(serbest defin/ serbest dökün) Başlangıç/Giriş; Merkez Bir tanrı olmayacağı sözetmesini, bir tanrı olmayacağının mantıksal çürütmesine, ve bunun çözümlemesine ve bunun düşün gözlemine temelleyerek ve düşüne dayanarak, indirgeyerek sözediyoruz... --- (Bir tanrı olmayacağı sözetmesini) Düşündüğüme/düşünüme dayanarak söylüyorum. Bir tanrı olmayacağını kendime dayanarak, bir tanrı olmayacağına dayanarak kendi irademle söylüyorum Bir tanrı olmayacağını düşüncelerime , düşünme yetime ve kavramsal yetime, aklıma dayanarak ve bunlara indirigeyerek sözediyorum/söylüyorum.... --- "Tanrı yok" Tanıklığımı ve tutanağımı, öğrenimime, bilgime ve varlığıma dayanarak/dayanak tutarak söylüyorum Tanrı yok tanımımı ve bildirmemi ve bu kertemi bağımsız imime kendi yürek imime/bilimime dayanarak, bağlayarak baskıladım. "Tanrı yok diyorum çünkü araştırmam, öğrenimim ve bağımsız irademle erdiğim sonuçlar ve yaptığım tüm düşünmelere bakarsak varlık var görece-si öylece var devinmektedir.bu açıktır..." "Zaman kör yapısı geriden gelmemektedir. bu açıktır" ve "Tanrı yok" düşünümümü, erdiğim sonuçlara indirdirgiyorum ve tanıklığımı bağımsızca ifade ediyorum çünkü diğerimiz bu sonucu dinlemeli ve diğer sonuçta ısrar etmemeliler. Varlık çözümlenmeli ve keşfedilmelidir. Diğerleri zaman kaybıdır? Çatışmak sizin işiniz mi? ve kanıtım ve tanıtım kendimdir-dürüstümdür-ifademdir-bilincimdir-istencimdir. Benimdir... Tanrı yok tanıtlığım ve tanıklığım benimdir. Tanrı yok (diye tanıklık etmem) tanıtlığım ve tanrı olmadığını bildirmem ve tanrı olmadığını dürüst pozitif istenç ve , değişim ve gelişim istenci ile ve bir şeylerin değişmesini iyi olmasını isteme umudum ile birlikte tanıklık ederek iletmem, çocuklarımın geleceği, neslim için duyduğum endişe ya da bugünlerimin karmaşasına ilişkindir. başka şeylere değil... , Tanıt ve kanıtlar benim /bağımsız/izgisiz/ irademe yaslanır-ben'e dayanır/bana yaslanır ben bilincime ben irademe/bağımsız irademe "Bir tanrı olmayacağını dilletmem, tanrı olmadığı bilgisine/bilgime –inanıma sade dürüst kefilliğim ve tanıklığım ve bağımsız kalbime inanarak söylemimdir… ve buna dayanarak esenlik ile tanrı yok bildiriyorum... ve umut ile, sana karşıtlık değil saçmalama- git işine, git işine... inanarak Bilim bize imkanlar vermedi-kafa karışıklığı verdi. Şimdi ben bu kafa karışıklığını aştım-kurtuldum Bir insanın olabileceği , yapabileceği şey/imkan; herşey ne oalbiliyorsa o olmaktır- olabileceği herşey/yapabileceği herşey olmaktır "Bir insanın olabileceği , yapabileceği şey/imkan; toplum olmaktır. Toplu-m kurmaktır/her türden birleşmedir-kaynaşmadır" --Evrim Üzerine Yorgunluk-- Evrim teorisi, başlangıca, "bir şeylerin başlangıcına" temellenmezse güzel teori.. Ateizimi evrime temellemeyin/merkezlemeyin. Bu haliyle/bu çelişkili/bu halde ki bir evrim düşüncesiyle felsefe işletmeyin. onda kanıt aramayın. bu büyük bir tuzak Her sey birden bir anda -aynı anda var, aynı var Evrim mevrim yok o anlamda yok Hareket mareket aynı anda heryerde Herşey birden var aynı yerde Birdenbire her yerde aynı anda Evrilerek gelmedi vardı şimdi var Neden gerisi (nedennin gerisi gerideki neden olan) yok Evrilmemiş halde-ki tüm imkanlar aynı şimdi de.var İlk şimdi denilen/sanılan ve denilecek olan şimdiyle son şimdi sanılan denilecek arasında fark yok. Hepsi her şey var. Evriminiz; evrim kuramınız mağara insanının taş baltası gibi… Ney bilmiyorum ama daha geçerli bir öğe lazım Size ölmüşlerinizin ruhu için el Fatiha –el fetih'a -- Evrim yerine koyulabilecek argüman, irade serbestisi, irade bağımsızlığı, dürüst seçilim- bağımsız kanunlar, bağımsız irade ve irade ve kendinden seçilimlilik doğal erkelilik/ varlıklılık Evrim teorisi yerine konulacak şey yine (geliştirilmiş) bir evrim teorisi olmakla birlikte yine de varoluşun doğal çalkalanması ve bu çalkalanmanın doğal dinamikleri Evrim yerine konulabilecek şey; çalkantı teorisi -- Yaratılışın karşısına yaratılmayış argümanı Yartılış teorisine karşı yaratılamayış teorisi güzel teori. Yaratılamayış kendini açıklar. Her şey birden yartılmadan öylece var demektir. İşler kendinden, kendiliğinde öylece oluyor demektir. Yaratılmadan var varoluş, yaratılmadan oluş; /öyle oluş -öylece varoluş Tanrının karşısına antitanrı argümanı Evrim teorisine varlık temellenemez/indirgenemez… evrim kendinden varlık'a içkin hareketin bağılı ve devamı Evrim teorisi şudur. Evrim demek şudur... Evrilmeyen hiçbir şey yoktur. Varlıkta hareket vardır. Varlık hareket etmektedir. Varlık hareketi ile vardır demek-tedir..kısaca... Varlık hareketinin/kendinin bir unsuru olarak türetgendir/üretkendir-değişimcidir demek evrim demektir... Evrim bir harekettir ve çevrimsel döngüsel bir hareketin parçasıdır. Evrim kavramı örneğin etimolojik olarak evrilme/evriliş fiiline-işine ve hareketine indirgenirse; bizatihi kımıldama ve yuvarlanma durumumunun kendini ifade eder.ileri sıçrayışı değil... Sizin sorununuz şu. Bir nasıl açıklamaya çalışıyorsunuz. Tanrı kımıldatmadıysa nasıl kımıldadı. Hiçlikte bekleme ile yoklukta zaman ile oluşma ile..nasıl? Hiçlikte beklemedi. yoklukta oluşmadı. Hiçlik yok... ne yazık ki yok. hep vardır.. Kımıldamadı, hep kımıldamadı; hep kımıldadı/hep kımılıyordu/şimdi kımıldıyor ya da hiç kımıldamıyor.... Evrim teorisi yapmacık/dogma bir ön-dindir. Kurulumu gereği ya da paradigma olarak daha bir yapıcı bir silah /dindir... /daha yaratıcı bir dogma-din Evrim az ilerisidir. Teizmin az ilerisi. daha geniş bir vadi için... Evrim teizimin üst katıdır/dairesidir- olmadı çatı katıdır ,ferahtır havadar mı? Evrim teorisi level atlamış teoloji ya da teolojinin ve tezimin üst leveli... --- Evrim kuramı ya da ona eşlik eden uzantı, bilimcilik/reddiyecilik ve karşı reddiye şunun için oluşturuluyor. doğuruluyor. Bir karşı cephe gücü, güçlü bir karşı cephe ve karşı cephenin gücü. Karşı cephenin gücü için oraya yığınak, barikat yapılıyor. Kurumlar reddediliyor. Karşı reddiyeler yazlıyor. Hep bunlar sistemli şekilde işliyor. Karşıcılık Karşı bilim olan şeyler dışlanıyor. Hurafeler dışlanıyor. Bunu yaparken görüyoruz ki, açık olarak görüyoruz ki arada kaynayan kaynıyor. Aslında bilim ve bilimsel olabilecek pek şey bu telaş içinde karşı bilim olarak kaynamakta ve reddiye yemektedir. gerekli-gereksiz reddiye ve can sıkıcı reddiyeler ve çok can sıkıcı reddiyeler ve daha ve ileri can sıkıcı reddiyeler... --- Antitanrının yaratmadığı evrenler canım Antitanrının yaratmadığı evrenlerde yaşıyoruz. Antitanrının yaratmadığı işler; Ben yaratılmayarak vargelen/varolan olumumu yaşıyorum –ve bunu düşünüyorum ; Yaratılamayagelenin/olanın keşfine uğraşıyorum/zorluyorum ve zaman harcıyorum bunun kavramlarını edindim/edinmeyi deniyorum –şimdi ve ilk ipuçlarını zihnimde elde ettim –olumsuzlamalar ne işe yarar? Ne yazik ki, tüm doğasal/hepsel sıçrama ve içiçelik /geçişkenlik/aynılılık/benzerlilik/ tümdenlilik /heptenlilik ve bilincin canlılığı gibi kavramlar.. canlı? evrim dediğiniz nedir? canlılığı onun yerine koyalım Evrim argümanı teizmi çürütüyor mu? Zorluyor mu? bir karşı güç müğ? Güçlendirilmiş bir kaşı güç mü canım... Benim için tezim diye bir gerçek yok ve onlarla iletişimim yok çünkü bu kamptalar Evrim argümanı teizmi çürütüyor mu? eline bir balta, korunaç ve ya da bir karşı güç/sopa yada silah mı alıyor sadece. ve onu sivrilttikeç sivriltiyor-güçlendirdikçe gülendiriyor...yeni bir silah mı? Evrim şunun gibi , eline bir şey tutmak .Babadan alma bir kitapla dur diyen kardeşe çorap çekmek gibi... Evrim fikrini savunmak ya da evrim inancını edinmek rahat yaşam-kolay yaşam için gerekli mi? rahat ve kola yaşam sağlıyor mu? çıkarımları ve edimleri ve rahatı ve güvencesi iyi mi? iyi yaşam getiriyor mu yani?/bari? kafa daha az karışık sade stabil yaşam anlamında --- evrimden başka bi şey lazım … -o bilgiyle /o oruspuyla , o organla kerhane işletilmez...Evrim veryansını bezgin bir veryansındır daha güçlü dinamik argüman.. ne? Çevrimde en az iki kol ve yön ve devrimde çok organlılık çok kollluluk/çokyönlülük var. Devrim kuramını ve kavramını öneriyorum. Varlık devrimseldir. Varlık devrim teorisine dayanır. Boşlukta sıkılan titreyen minimal atomlar devrim yapmıştır. Hiçlik varlığa karşı devrim yapmıştır. Bulunmayan tanrıya karşı ve hiç bir şey yapmayan hiçliğe karşı varlık devrim yapmıştır Varlık hiçlik içinden devrim yapmıştır Yaratılmayış var. Bende bunu söylüyorum. Biz de bunu söylüyoruz… Varlık durduğu yerde duruyordu/olduğu yerde oluyordu/olmaya devam ediyordu… Neden yaratılmadığımıza inanmıyorsunuz? Ben kendimden varım. Ben öylece varım. Ben kendimden öylece var bilirim kendimi.. Hiç bir boşluktan ve ve hiçbir yokluktan ya da hiçlikten aşağı yuvarlanmış ve devrilmiş varlık/ olma durumu devrimseldir... Düştüğünde/değişime girdiğinde/değiştiğinde kendini bilmiştir/her şey başlamıştır.. Evrim argümanıyla teizm karşıtlığı yapmayın. bunu yapmayın. bunu yapmayın artık. Bunu durdurun…. Evrim argümanıyla teizm karşıtlığı yaşmak kafa karıştırıcı. Kendi duygularını ve sade düşüncelerini açmak daha mantıklı ve daha az çaba ve daha da az çatışmacı. Anlam/anlamanı sağlar. tanrı yoksa yoktur. Olmadığı yerde olamaz. olmadığı –yer- zaten baki neden bir evrim kuruyor ki! Ya da neden evrimi böyle kuruyor/merkezliyor? Neden niye Teke indiriyor neden? canım! Olmayan'a yok derim. yerine neden bir evrim karşı ezberi/sentezi koyayım Evrimi yürüyen hale sokalım. Evrimi yürütelim/işletelim. Varlık kendini evirmektedir o halde bu. Varlık kendi kendine kendinden evrilmektedir/evrilgen varlık devinmektedir Evrilgen varlı kdevinmektedir/Varlı kevrilgen devinmektedir. Varlığın devinimi evrilgen , evriltili ve evrimsel içeçedir ve bu evriliş sonsuz-baki Tanrı yok. Olduğunu nerden çıkarıyor. Bunu irademe/istencime/bilimime/bilincime ve bilişime dayanarakta söylüyoruz araştırmalarıma dayanarak, keşiflerime indirgeyerekte söylüyorum. Aradımda buldum. Aradığıma bulduğuma dayanarakta söylüyorum okumalarıma dayanarak söylüyorum. Diğerlerime olan güvenime istencime, dayanarakta söylüyorum. Edindiğim bilgiye ve tecrübeye ya da değere ve saygıya güvenerek tesöylüyorum tüm bunları merkezlerim-merkezlerdim İrade var .. iradem var, gelde yıkın ,gelde değiştirin. gelip yıksınlar... gücü yeten değiştirsin. Kararımı anlağımı yıksın bozsun. Bilincimi ve tutumumu değiştirsin kırsın. bu mümkün mü? O halde ne var Öfkede bir duygudur? duygusal yazmak…. videolar izledim bıktım, usandım … yandaki videolardan, çatışamalardan midem kalktı.. evcil hayvanlar gibi küçük yapmacık hayvanlar/insanlar evrim de, başlamamış, başlangıçlanmamış bir varlığa olmaya ve şeye temellenmelidir/içerlenmelidir. Dürüst olun ve dikkat edin. Hiçliğe, bir bilinmeyene, öncele, boşluğa yaslanıyoruz.. Yaslanıyor muyuz diyoruz? Soruyoruz. Sadece dürüst olun ve bakın istiyoruz olma ve olmamaya değilde hep varolmaya evrim var evet evrim var ama başka türlü bir evrim /başlamamış başlamaya temellenmiş hep evrim, sürekli düngüsel-olağan/aynısal hep evrim tekrara dayalı dinamik çevrim-dinamik hareket tekrarı;çevrim…. evrim son kerte de hareketi tanımlar/indirger. Devinime/devince indirgenir.. devinç var o halde; _-evinç teorisi Evrim argümanı ateizm felsefesini batırıyor-su aldırıyor .Yoklukta boşlukta sallandırıyor canım /boşluklarla dolu haklarına sahip çık haklarınıza sahip çıkıyorsunuz demek yeme içme haklarına mı? insanca yaşama hakları insanca yaşama hakları nedir? ölme hakkı mı? acısız ölme hakkı mı? dünyayı rahat doğal deneyimleme hakkı , iyi hissetme hakkı, sorunsuzluk –az boğuşma hakkı son kertede tahlili de kolay ve mutlu ölüm/olum için evrim silahı o bir silahsa o bir çakmaktaşı ya da mağara çağı devri insanının elindek gibi bir argüman mı? bilgiden korkuyor musunuz? bilgiden korkuyor musunuz? ve görmekten hiçlik dizboyu.. hiçlik 1000 km hızla giderken bir duvara çarpı "tüm kaburgalarımı kırıyorum uzun zamandır böyle hissetmemiştim" Evrim mi; ? insanların yüzüne bakıp kaplanlar görüyorum. Horoz ve tavuk-lar görüyorum. Bazen kedicil ve bazen atçıl insanlar görüyoruz. Böyle bir evrimlilik var Doğal geçişkenlilik bir hipotezdir/doğal sıçrama Neden dalga konusu oluyorsunuz? Görmüyor musunuz?_ Bir neden ateist oldum videosu izledim hiç bir çekiciliği yoktu, sönüktü, coşku yoktu ondan video berbat Neden ateistim? Ateist oldum? Oldum çünkü tanrı manrı yoktu bunu fark ettim. bu etkileyici anlıyor musun? lan dalga mı geçiyorsun. gördüm sen salak mısın? sana açıklıyorum anlatıyorum görmüyor musun? Tanrı yok çünkü sana söylüyorum/ona inanıyorsun hala... Tanrı olmayışının tüm mantıksal çelişkisizliğini kendi irademe dayanarak söylüyorum sadece… Tanrınınolmayışını şimdi bağımsız aklıma dayanarak söylüyorum Cahillik, öğrenmemişlik ya da bilgisizlik eleştirmesinde bir iyiniyet bir karşı duruş gerekiyor. Evet pişkindir evet elindeki yalan ve yanlış bir doğrudur . ama öğrenmemişlik ya da bilgisizlik gibi ifadeler burda duruyor... --- |
Bir tanrı yok, bir var. O bir de hepimiziz. Biz şimdi parça pinciğiz, bölük pörçüğüz; ama sonra o birde birleşeceğiz, yeniden bir olacağız.
Bir tanrı yok, sadece bir var. O bir, sürekli olarak kendini var edip yok eden, yeniden başa dönen bir devr-i dâim. Evren onun sayısız tezâhürlerinden biri. Bu varoluşumuz, sayısız tecellilerimizden biri. Sonsuz nedir? Sonsuz, sayıya gelmeyendir. Sayılabilen herhangi bir şey sonsuz değildir. Ama sayılabilen her şey sonsuzun içindedir. Tanrı sonsuzdur. Onun içine bizler ve bütün evrenler giriyor. Tanrı bir kişi değildir. Tanrı bir kral, bir sultan, bir ihtiyar baba değildir. O biziz. Böyle bir tanrının olmadığını fark ederken iyiydin. Şimdi de içinde bulunduğun evrenin bir iluzyon olduğunu fark etmelisin. Asıl olanın, kalıcı olanın ruh olduğunu, bir olduğunu anlamalısın. İlk aşamayı geçtin. İkinci aşama asıl önemli olanı görme aşaması. Bu evrenin esas olmadığını, bu hayatımızın tek olmadığını, bunların defalarca tekrarlanan olaylar olduğunu, asıl anlamın kalıcı olanda olduğunu, bu anlamda senin asla var olmamış olamayacağını görmelisin. |
anladım. görmeliyim-anlamalıyım... fillieri bölersem
|
Hiçlik gibi bir öncele ve geriye 'varlık' yaslanamaz Varlık geriye(hiçliğe) yaslanıyorsa , arkasına/koltuğuna yaslanıp rahatına keyfine baksın ve bizim şovumuzun keyfini çıkarsın.. seyirci kalmamak ve seyirci olmamak? elinde... ---- Hiçlik gibi bir öncele geriye ve hiçlik kavramına (geri kavramına) varlık yaslanamaz.... (Belirsiz belirsizlik konumunda ki bir hiçlik olarak hiçlik, yapay konumdaki bir hiçlik-içi dolu/boş bir hiçlik) Varlık geriye/arda/arkaya yaslanıyorsa ya da hiçliğe biniyor ve hiçliğe basıyor ve yaslanıyorsa yoo dikkat etmesin ardına/arkasına yaslanıp rahatına keyfine baksın- bakmalı çünkü biz şimdi burdayız... zaman yolcuları olarak ve dünya kimlikleri olarak yapıncalı yapıncalar, sakıncalı piyadeler olarak şimdiki zamanda yaşıyoruz... hiçtenceler? olarak keyifli yapımlarda iz süreriz.... bekleriz... doyarız.... Arkasına yaslansın, keyfini çıkarsın ve rahatına baksın söyleyin ona bizim şovumuzu izlesin şimdi Ben burdan yazmasam da susmuyorum ve deviniyorum Seyirci olmak ve seyirci kalmak istemeyenler.......... -- o halde hiçlik/hiççilik kavramının -yoğunca içi doldurulmalıdır... kaynaksızlık (bir kaynaktan gelmemek-nedensizlik) yoktanlılık ve bir sebepten dinamikten türememek ve olmamak/gelmemek ve böylesi varolmamak duygusu duyuşu ve bunu çekiş anlamındaki yoğun hiçlikler hiçliktir... hiççiliktir. hiçtenliktir... evet buna inanıyoruz..bunu izleyin..bizi izleyin.... bir şeyin doğurmadığı ve oldurmadığı ben olarak, hiç olan hiç ben; ve hiç (köklü-kökenli) varoluşumdan sevgiler.... hiç durumuna bile kökenlenmemiş bir hiçlikten ve hiççilikten sözediyorum.... hiç olmama durumunun hep olduğu antisiz "her" Tanrı olmayan (tanrının içinde -var- olmadığı) boşluğun tanrısı olmayan ve tanrı olmayan şeyleri olarak olanlar hiçi ve hiççiliği.... -hiç- hep'in tamamının soyutlanması olarak hiç ya da antihep ya da hep'in 'bir'/'birincil' antisi olarak hiç; --- hiç olan heryerdeydi. hiç durumu heryerdeydi.. hiç durumu hepti. hiç hep var- hiç geri değil/art değil "Hiçlik gibi bir öncele geriye ve hiçlik kavramına (geri kavramına /önceki olan durum kavramına /önceden olan durum belitine; önceden olup sonra değişen durum belitine ) varlık /olgusu köklenemez/yaslanamaz...." varlık köksüzdür kökünsüzdür varlıkın kökü gök, içi/iç alanı /iç durumu kendi köküdür,kökenidir, yeridir.... varlık kendi durumunda vardır... durum değiştirmek beliti? --- yer/iç/bulunma/bulunma hali ve boşluk gibi kavramlara aynı zamanda kavramın kendini/varolanı köklüyoruz ya da dışavuruyoruz kavramlarla kendini/olanını kavramlar zaten bunu yapıyor... varlık kavramı, kendine, var olan varlık'a, çözümlenebilir -indirgenebilir....-varlık olana.... Gerideki hiç,(gerideki ve öncedeki hiç durumu ve gerideki hiç durumu olarak hiç) geriyi, önceyi ve öncedeki hareket ve olum değişimini vurguluyor/belirtiyor... değişimi belirtir-niteler değişimi/özdeğişimi karakterize eder ve niteler nitelik olarak hareket eder demektedir mi? bir önce vardı-bir önce var-bir değişim oldu ve gelişti; demektedir? aslında bunlar olmadı/olmuyor mu? demekteyiz:.. (yine de kavramlarla her zamanki gibi istediğini yapamamış hissetmek -kendide de anlamadı /anlamıyor da ondan. (yoğunlaşarak ve çaba ile) Bildiğinden ve anlayıp algıladığından fazlasını ve yükseğini üretmeye ve getirmeye çabalıyorsun da ondan.) Varlıkta; geride bir zaman merkezi, yer /yön/durum merkezi olmaması benzeri için belit geride değişiklik/değişiklik yeri olmaması beliti için çalışma belit için türetme ya da akıl/fikir yürütme benzeri önerme için; |
Savunu/Savuntu/SAvunmam
Olmayan tanrıyı yadsımak ya da yoksaymak gibi bir problematik ortaya konamaz /oluşturulamaz baştan... Biz bu problematiği baştan reddediyoruz. Bir şeyin karşıtı değiliz... İnanmıyor felan değiliz.. Bunu siz uyduruyorsunuz/söylüyorsunuz... bu ifadeyi reddediyoruz. Bu tanımı reddediyoruz. doğru tanımlayın lütfen... bu ifade diziliş ve algı -algılatma bu baştan saçmadır. yanıltmacadır.. inanmamak ? yanlış meşale ..olmayanı -biz ilan ediyoruz/bildiriyoruz. Tanrıya inan-ma-mak diye bir sistematik/olgu yoktur... Eğer iş belginse, kişi farkındaysa baştan olmayan tanrının baştan beri olmayışının belgin görülü ve kabulü ertesinde bu neyin reddidir... Siz reddediyorsunuz ve bu düşünceyi çarpıtıyıorsunuz... bunun, olmayanın varsızlığının deyimi ve iletimi pratiğini siz nasıl inanç reddine çürütüsünüz ve bağlarsınız, ve indirgersiniz. Tanrının varsızlığı iletmesi paradigması inanç reddine çözümlenemez.bağlanamz-indirgenemez Bu tahliliniz değiştirin önce: İnançsız ne demektir siz ne saçmalıyorsunuz? Kimmiş inançsız İş eğer tanrının varlığını yadsımak ve yoksaymak noktasına çekilecekse bu çelişki tartışılamaz - baştan olmayanın olmadığı yola ! olmayanın olmayışının gözlemci de belginleşmesi ve kabulü tanıtım tanıtlanır- belgin! açık! Tanrı/Tanrılık reddetmiyorum ben bayım. Sen ne diyorsun. sen kimsin? Tanrınızı felan inkar etmiyorum. Varlığımda varoluşumda tanrı/tanrılık bulamadığımı bildiriyorum duyrulur! biz olmayan Tanrının olmayışının sizce yadsınmaması taraftarıyız, bunu niçin tutunçtayız ve devindeyiz. siz kimsiniz? bunun için sizin için çırpıntıdayız... siz görmüyor musunuz? körce tersini vurgulamak! savgulamak-savunmak neden! düşünce çarpıtlamak neden! tanrının olmadığı bizce belgindir.. bu açık ilan edildi-söylendi... mutlak veri kabilinden yürek doğumu/doğuşu/bilimi-bilişi gibi imlendi... bunun altını böyle çizin önce benim anladığımı anlayın. Beni anladığınızı bir anlayım.anlayayım. sizi anlıyorum Bize şimdi olmayandan bir tanrı/tanrılık iddia eden sizseniz bize gösterin/bildirin. problematik sizindir size dairdir -size ait- ve sizin içinizdedir bunu böyle yazın Tanrının olmayışı güçlü argümandır oluşunu iddia eden sizsiniz Bakın varlık reddi noktasına benim iletimimi çeken-götüren ya da tartışmamı çeken tartışıcı hamisini-bilenini üstünü /amirini makamını yollasın tartışmamı anlamadığı heniz açıktır! Tanrının varlığını yadsımak ve yoksaymak gibi olgu ortaya konuyor. Bu düşünce yanıltmacadır Olmayanın yadsıması yapılamaz olamaz Benim alanımda gerçek bu değildir! Siz tanrının varolmayışını yalanlıyorsunuz/reddediyor ve inkar ediyorsunuz . Olmayan tanrıyı oldururak ve oluşturarak, olmayan tanrıyı var varsayarak tanrının olmayışını reddediyorsunuz --reddi inkardasınız varlıka karşı . Hür /açık varlıka karşı kayıp ve inkardasınız -bilmiyorsunuz diyorum boş mu konuşuyorum sanıyorsun...! Tanrının varlığını yadsımak ve yoksaymak gibi olgu ortaya konuyor. Bu düşünce yanıltmacadır Böyle bir problematik türetilemez varlığın doğal dinamiklerinin reddine sizi götüren nedir? Olmayan tanrıyı ilana sizi götüren/zorlayan ve baskılayan nedir? Sizi olmayan tanrıdan bahsettiren itki nedir? Sizi bir hamiye bağlayan nedir? Tanrının varlığını yadsımak ve yoksaymak gibi olgu ortaya konuyor. Bu düşünce yanıltmacadır Böyle bir problematik türetilemez Ve din karşılığı tanrı karşıtlığı gibi ikilemler yalancıdır-düzenbazdır.. Bunlar nihayetinde fikir özgürlüğü düşmanlığını ve fikir çarpıtma vurgulayacaktır. Konu zeminine alınmalıdır... Kökeninde bu sorun ve problematik inanıldığı varsayılan tanrının varsızlığının bilmediği için varlığını varsayanın problematiğidir ya da onun bilgisizliğine indirgenir ve ilişkindir. Eğer bilgimin inanımın gücüne, kanaatimin yalın ve yalkın gücüne bilişine inanmasam/güvenmesem bu lafı etmezdim/getirmezdim/söylemezdim... dikkate ve ciddiye alın lütfen.. Siz doğal -tanrısız- varoluşu reddiyorsunuz yahu! kaçırıyorsunuz herşeyi /bilgi körülüğü! "Tanrısızlık" ya da basitçe tanrıya inanmamak;, sizce onun/tanırının varlığını reddetmek bizce baştan varolmadığını kabullenmek görmek anlamı taşır denilebilse de benim tanrısızlığım tanrı olmayışının bulgulanması ve bilgilenmesi ile birlikte kalınan bir yalınlığa da ilişkindir- varoluşuyla başbaşa; yalın! orda tanrı karşıtlığı yoktur!bunu çarpıtmayın! Diğeri benim demem de senin tanrılılığın ise tanrının aslında olmayışını senin henüz düşünmemen, keşfetmemen, bakmaman ve bilmemen ya da görmediğin anlamı taşıyacaktır... neden? yanlış düşünüyorsunuz çünkü yanlış düşünüyorsunuz siz suçlamıyoruz çünkü bilmiyorsunuz çünkü öğrenmediniz çünkü bu düşünceyi kurcalamadınız- hiç öğrenmediniz ve kurcalamadınız küçük düşürülmüyorsunuz aksine yüceltiliyorsunuz. tanrı manrı olamaz yoktur olmayan bir tanrıda küçük düşürülemez olmadığına göre --bir düşünce incitlemedi ..insan yüceltildi...-insan düşüncesi yüceltilmiştir tanrı manrı olamacağı söyleniyorsa bu tanrınım manrının varolmayacağı anlamındaır bu cümlenin köküne böyle bakmayan bizle konuşmasın/anlaşmasın gerek yoktur... Tanrı manrı olamaz diyorsak bu uyuma bak dur düşün, bi daha bak, araştır anlamındadır İnanc-ı Reddiye /Giriş Önsöz deneme/deneyiş-1 Tanrının yokluğunu benle ancak tanrının yokluğuna ikna olduğunda tartışabilirsin! Bizce tanrının olmayışı belgindir ve baskındır? açık olan gerçek, hür ilan edilmiş baskın yargı-mız budur bu izgiden yola devam! Tanrıya reddiye, dine reddiye, karşıcı/karşı dinci gibi söylemler ve edebiyatlar çürük yaftalar olarak kalacaktır. Bu durumda böyle baskın karakterli bir yargı ve bildirim ışığı altından hür olarak kabul edilmiş yargımdan belgin yürekli ve gür bir tartışmada, böyle bir kabulden öne çıkarak ve ya da "Tanrı var mı acaba" "olabilir mi?" gibi bir soruşturma yakınından tartışacaksanız/dövüşüp güreşecekseniz (tarnınız için) buyrun....görüşelim... Şimdilik, Tanrı reddettiğim, din ve inanç reddettiğim/bilmediğim yönündeki çarpıtmalar ve yanlış yalan söylemler ışıklarını taşıyan cılız , genç yürekler; yolcular; öğrenmelisiniz ki, ben reddetmedim... aradım ve bulamadım. yoktu.. bilimiyordum. ben de inanarak aradım. düşüncemdeki gerçeklere/erkelere, aklımdaki sorgulara ve arama vicdanıma, gerçek araştırma dürtüme ve bilincime ,inancıma benzerlerine sığındım.... belgin olarak; tanrının yokluğu, aklın ve vicdanın, düşüncenin anlamasında belirginleşir/parlar /pekişir/anlaşılır-bilinir şey olur... kavramsal yokluk. yokluktan önellenememek... anlaşılır... yani tanrının yokluğu /kavramın yokluğu bizce açık-net kavranabilir-anlanabilir çözülebilir çözümlenebilir izgidir...deriz.demekteyiz.. tanrının yoksuzluğu yokluğu güçlü argümandır tersi ile kendinizi avutmayın.. milyonların meşalesi sönük yalan uykucudur/kedercidir... |
Bir armonideki deton nota o bellidir
Yazmayı kurgulayan bizler ne yazacağız ki? yazmanın mantığı? nedir? Yazma kurgulunda (gerçeğe temas eden) gerçeği gerçekleyen bizler (gerçeğe temas eden) ne yazacağız ki? Ne yazacağımı düşünüyorum. Bu yazmak ne? -- -eğer yazdığımı/yazacağımı sevmezsem benimsemezsem ölüyor gibi oluyorum (içim bunalıyor ) yardım edin! -- Bir alandayım ve benim cinsimden insanlar var insan ne? sen kimsin? önce onu tanımla... tanımlayı tanımla ama ne diyeyim ben... anlaşıyoruz.. neyle /var varlıklar/parça varlar var... -benim gibiler -benden olanlar/benim gibi olanlar var.. diğerleri. alan içindeki küçük alan bütünlükleri .yürüyorlar.. yürümek ne? temel olarak harekete indirgenebilir-soyutlanabilir. alan içindeki alan /küçük alan. alanın içinde bir alan mı kımıldıyor diyorsun?... onu demiyorum ama bu gülünç bir tür indirgeme çözümleme mantığı deniyorum. çünkü yazacağımı sıyıramadım.. yani insan demek şey demek. bu dünyada zıplayan şey. bilmiyorumz. herkes başka -tanımlıyor onu. sence? "bence varım".. öte gidemiyorum. insan demek ne? insan demek küçük kımıldayan hareketlerdir. küçük yaşam dilimleridir...parçalarıdır.. onlarla iletişiyorum ya da benzeri... kafam karışık ..şimdi bunu deniyorum. yeni olanı yazmak mı istiyorsun? tam bunu diyemiyorum ama kafam karışık işte . kafam karışık dedim çünkü kafam? anlarsın ya anlatmak kelimesi yetmiyor ya daha ne üstüme gidiyorsun ya da soruyorsun? diyeceklerin var gibi davranıyorsun demeyeceklerim var/yok ama başka türlü... herkesin diyecekleri var gibi bir kıvırma da kaçamam mı? bunu anlatamamaktan? dünyadayım. dünya denen yerde. bura bir gezegen . Gezegen atmosferde/evren bütünlükte bir öge gerçek bütünlükte bir salıncak. gezen uzay küre...üstündeyiz.var-hareket tanımla? yer -yer içinde yer-alan işte yer nedir? olmaktır-olmaktadır-genişlik düş/rüya/istem/bakma/his- açılma ve yarılma dünyayı daha geniş tanımlayamıyorum.. dünya demek bir genişlik ... alan genişliği ve içinde olmak../alan içinde olmak ( ( bakışa bağıl mı? burda keskinliğim yok beni oraya götürme (taşıma sürme) hemen ) ) dünya; (da olmak- yer) bir şeyin ve yerin içinde ve üstünde oynuyor olmak gibi ya da kımıldıyor ve hareket ediyor.. alanın genişliği içinde hareket ediyoruz. alan var/ alan değişkenleri var. alan gerçekliği var... gerçeklik var... /varolmak'a vurgu tutuyor /gerçek'e olmaka vuruyor. tanım olmak'a vuruyor çünkü ben insanım /gerçek var- alan var -yer var -olduğumuz yer .dünya yeri. atmosfer içinde.. evren içinde. küre. bura küçük ama büyük atmosfer genişlik-olmak'a vuruyor. varolmak'a, bakınmak'a ve oynamak'a vuruyorlar... olmak istiyoruz var. alan var-gerçek insan ne? insan bir canlı, varoluş ,kişi insan bir hareket tanesi .hareket eden küçük (yaratık demek istemiyorum bunu biliyorsunuz) alan tanesi ; alan hareketi/ alan alanı -küçük alan; (yaratık yerine kavram bulun) kapalı alan üç boyutlu tanımlanaiblir-gözlemlenebilir alan- hareket eden alan... kendi bağımsız alan- kendi özerk alan insan özerkliği kim yönetiyor? özerkliği biri yönetmiyor bunu demek yanlış ben neyim bilmiyorum maddeyim -canım ve bireyim..yaşamım sanırım ,yaşantıyım. yaşantı kesitiyim.deneyimim ve olumum. bilmiyorum ama biliyorum. tam açıklayamıyorum. diğerleri var. kavramsal uyuşma diğerleri var-bendenler iletişim nedir? o bir canavardır- bizi ayıran şey. bizi birbirimizden ayıran şey. zor olan. aktarım -eğer yazdığımı sevmezsem benimsemezsem ölüyor gibi oluyorum yardım edin! -eğer yazacağımı beğenemsem sindiremezsem yaşa-ya-mıyor gibi boğuculu oluyor hissediyorum yaşantımı bana verin hey (özgürlük taneleri her yerde) özgürlük istiyorum- özgürlük duymak/duyunç .esen -esenç ve kıvanç duymak istiyorum. rahat verin de bırakayım... , (hareket hareketin içinde kımıldar-bağımsız alan)... --- şimdi olduğun alanı tanımla? bir iletişim yeri -yazma penceresi. forum diyoruz... oradan insanlara bakıyorum. aslında bakmıyorum ama böyle tanımlamak geliyor. ne yazacağıma bakıyorum çoklu bir iletişim ağındayız. yazarak iletişiyoruz. yazmak kavramlara bağımlı. kavramlar konuşmaya- düşün ses ve ağzın çıkardığı seslere bağımlı. ağız organı insan organı. insan bedenini ses çıkaran ve yemek yiyen uzantısı. orda ses telleri var. sesler var. ses var. ses uzaysal .sesi tanımlayamıyorum. sesin varlığını düşünceler var bilmiyorum nasıl tanımlanır. yazmak bakışmak gibi. iletişim tersi/..benzer aslında tersi değilde... iletişim birbirinden bi şey almak gibi. almak vermek gibi daha çok. isteme. iletişim çok isteniyor. anlamak çok isteniyor-seviliyor bi şey bulmak çok sevilir... siz burda ne yapıyorsunuz? diğer parça varlıklarla benlerle anlaşmaya çalışıyoruz ya da bir bilgi üzerinde konuşuyoruz ya da daha çok kafamız karışık ben bunu nasıl açıklarım ki? birbirimize bir şeyler aktarı /alıp veriyoruz. iletişim olarak. söylem olarak ve sözlem olarak ne aktarıyorsunuz? düşünceleri ya da (düşündüklerimizi) onların yankılarını ..(ama burda bir konsept var-temel konu konsepti .üzerine konuşulan geniş çerçeve... alan gerçekliğine ilişkin tıkantılı veri his üzerine boğuşma var.. savaş var daha çok) düşüncelerin didaktiği-düşüncelerin verilmesi ve aktarımı evet ama benzer ama herkes bozuyor dikkat ediyorum buna düşünceleri aktarınca ne oluyor? temas paylaşma bilmiyorum. iyi hissediyoruz ve gelişiyoruz sanırım nereye neye? bu soru mu? başka soru seç sorucu ..hızlıca soru yetiştiriyorsun iç sesim. didaktik uyuma, didakte et sefil ben...sefil monoton. anlaşık --his.... düşünceler deneyimlerin sesleridir. ifade olmuş halidir. eğer her cümleyi ele alırsam ve eğer her kelimeyi bölüp açarsam bile neye indirgerim isteme ? oluyor... -- biri moralimi bozarsa buna çok bozuluyorum. en çok bu yüzden yazamam bir yere/sade de, gelecek misin sen? göğsümdeki ağrı, tıkanıklık geçer mi? seni ne tıkadı bilmiyorum dünya hisleri diyoruz. boğuşma. yaşamsal yorgunluk geçer mi? burda rahat var mı? orda var mı? ora nere önce? ne demeye getiriyorsun.... bok gibi hissediyorum ve bunun çıkışını arıyorum.... |
Ses titreşime dayanıyor ve hareketin titreşimi (boslukta ki dalgası ve etkileşimi) değilde tam
alan ya da alanda alan tutan nesnenin birbiriyle etkinliği çarpışması titreşmesi sonucu havaya yayılan (havayı titreştiren etkinlik) titreşim dalgasının algısı/tanımı... Sertlik katılık var. izafi.. Ses gitme gibi bir sey. İletme. Ben varım hissi. Ses nedir? Harekettir mi? Düşün Hep böylemisin sen? Çok çekilmezsin Ne yapabilirim ki Dürüst olmayı denesen... Ölüyorum. Herkes ölüyor. Çürüyorum. Bu yaşantı benim değil. Bunu sevmiyorum istemiyorum ve bu olanları onaylamıyorum sanki Başka türlü olmasını mı isterdin? Herkes ister. Ahkam kesiciler nerde? Onu bunu bilenler yaşam sıkışmasının ve daralmasını nasıl formülize ediyorlar?... Varım.materyal.dokunma.istenç-his. Dokunmak istiyorum . dokungaçtan duyulan zevk hissi.dokunmanın tadı...var... Nesneler birbirlerine dokunuyorlar ve kımıldıyorlar. His var... Yumşak ve sert nesneler dokular var. Algı var. Bunu neden böyle bölüyorsun? Zihnin bozuk mu? Bilmiyorum yardım istiyorum.gitmeliyim.... |
Alıntı:
Sen yaz ama yazdıklarını sonradan kendin okuma, zira o zaman "konuşan" kendi kendisini iptal eder ve biz yankıyı alamayız, o yüzden sadece sen olmayanlar okusun :) umarım devam edersin , merakla bekliyorum.. |
Kötü bir başlangıç!
bunları gönderip göndermeme telaşındayken yazdıklarımı sonradan kendim okumamam aklıma geldi... gönderildi... -*- Hiç ummamıştım sanki varolmayı! bunu ummamıştım. bunu ummamıştım diyorum. şimdi diyorum. neden oldu. umumu aşan durum ve varoluşun beni olmaya tükürmesi gibi sanki varoluşum -her gün/her an ırzıma geçiyor. bu yerde/bu kampta. bunu ummamıştım bok gibi hissediyorum anlıyor musun? anlama...anlamanı istemem ben sadece bitmesini istiyorum evet varoluşum ırzıma geçiyor. yani varoluşum beni zorla olduruyor ya da irademin dizgini benim elimde değil gibi paradoks mu bunu dayatan diyorsun yani bu cümleleri aşağıdakiler hep yazıp postlayayım mı yani? ummanın olmadığı yerden mi seslendik! ben ya da benim nedensizliğim nesinsizliğim mi ? daha güzel dizgiler için düşünce yoğuruyoruz oysa yukardaki saçma ifade çıkıp geliyor ve size/bize onu getirebiliyoruz her zaman böyle oluyor. Neden bir cümle yazıp varoluşu havaya uçuramıyorum ve dizginsiz hayretlerle birlikte sihirler magicler kuramıyorum ve uçuramıyorum ki?. bu olmuyor anlamam gerekiyor/anlaşmam gerekiyor.. -anlamam gerekiyor ..( bi daha) anlamam gerekiyor bir şeyi mi kaçırıyorum? Düşüncenin çığlık attığı yerler... Düşüncemde ya da bilişimde anlam istediğimde ve yaşam rahatı kurguladığımda ve istediğimde bu istence eşlik eden his/istenç gerçeğimi yaratmıyor ve şekillendirmiyor. İstemlerim bana direkt yaşam doğurmuyor. Acıdan zaten bıktım ve kahrolmadan yaşamsızlıktan bıktım usandım.... bu bok gibi yaşam yeri cehennem anti-cehennem tanımlamasına uygun saçmalık yer ve gerçeklik içindeki boğucu hislerle yaşayan bir ben saltası.. ondan da bıktım.. yine de kendini bırakmıyor avanak... Günlerim yaşam ve yaşama doğurmuyor/getirmiyor. İstence uygun gün yok/yer yok. acısızlık yok. acı biter mi? acı çeke çeke mi biter? ne ede ede biter? bilen söyleyen var mı? şimdi.. Aynı statiği sürdürüyorum bok gibi. bu ne biçim enerji devincesi. Yapanlar var-yapamayanlar var. Bilipte görüpte kaçırmalar var. İstek var istekler uçuyor. Para var, paranın ..(bilinmeyen yenilikte ve ölçütte sövmüş farzedin ki; keşfedilen bir sövme ölçütü öyle bir ölçüt olsun ki; varoluşun başından sonuna -hiçinden varına kadar gezmek biçimindeki bir makinenin icat biçimi gibi yeni yepyeni bir sövme biçimi olsun) Kaçan istekler kaçan uçaklar. olanlar var olmayanlar var... Bok gibi hissetmek bok gibidir-bundan bıktım-durmuyor.... Sanırım eylem /iyi eylem gerekiyor diyorsunuz. Bu gülünç ve yaşama uyumlu düşünce. bu da gülünç. sefil ve gülünç . durmamak gerekiyordur bence... acı olmamalıydı diyorum bu bir hata. bu hissettiğim hata. böyle bir varoluşu onamıyorum. böyle hissetmeyi . kesinlikle onamıyorum. makam yok onamımı alacak ve onu değiştirecek çok şaşırdım Durumun kendini. tıkanmanın kendini aşacak organ/makam benim /bu varoluşumla çelişiyor işte. İşler birden düzelmelidir. Birden düzene girmelidir/gelişmelidir. ... Onu /varoluşu/varolan bu potansiyel zırvalığı (kendi hislerimle birlikte tümden) yoketmek/hiçetmek ya da sökmek /gidermek benzeri hisler içindeyim. Bu hislerle boğuşuyorum her gün -bu olmamalıydı /diyorum anlamıyor musun? ve bu geçmiyor. Varoluşu patlatabilirdim ve yerinden de sökebilirdim anlıyor musun? Belki de elimde yoket kılıcım olsa onu yokederdim... Her gün aynı tantanayı/boğuşmayı yaşıyorum ve bu atmosfer değişmiyor. Zehir solumak gibi yaşamın yük, böylesi havanın ve durumun benzini soluyorum. Soluk bir yaşamı istemeye istemeye her gün soluyorum ve yaşıyorum bundan bıktım ama bıktım laf değil. Sönük soluk felan demek az. aha şimdi bok/bok gibi demekte az olacak... boktan daha boktan beter bir tabir lazım bize ama incitmeyen/iğretiliği düşük ama yüksek kötü durum anlatabilen yüksek kavramsal ifade aranıyor.... Buna/bu duruma durup varoluşu patlacağım yerinden uçuracağım. Ben bunu örneğin samimi açıkladığımda varoluşum bir şampanya patlatmalı gibi yapıp dönüp bana bir evren yaratmalıdır ve beni yanımda açacağı bir delikten içine çekmeli. Hayal dünyam istem dünyam buna uyumludur . Dışarsı paradoks, bok gibi. Bu hisleri taşırken ve coşkuma ve esenliğime eşlik varoluşum yok ya da yapamıyorum/yaratamıyorum... sosyal hatalardan mı dem vuracaksınız? sosyal benlikten -ilkeden kaynaşmadan ve diğer sorunlardan yok hiç sustum ben farzedin öğrenmiyorum sizin olsun... kolaycılığa kendimi kaptırırım.. günümü gün ederim.. size de gününüz bakın nasıl da gösteririm çözümler sorunlar? sorunlar neden var- sorunların doğası ters. aşma gücü sürekli yoksa ve sürekli tıkanıklık, aynının daimi başgösteriyorsa, aynı acı yineleniyorsa bunu iyleştir bu boğuculukun ölçütü ve çağpı boğucu anlıyor musun? elinde yeti varsa bunu değiştir yardım et doğaya yardım et. bana yardım et -insana yardım et-yardımlaş. bu boğucu dışardaki dünya hüsran mı desem. bok gibi yaa -izlemekten bıkılan meyhane/gözlemhane . gözlemcinin gözlemi. gözlem veriyoruz. herşeyin kötü gittiğine, herşeyin kötüye gittiğine ve küçük yaratıkcıklar olduğumuza dair gözlemler bütünlemesi... gözlem verip duruyoruz. gözlem notları düşüyoruz düşünce imlerde. Değişim istencimin gözlemini yapıyoruz. Herkese boktan durumları göstermeye ve düşündürmeye dair düşünce izleri tutup/yansıtıyoruz. Yani bunları varsayıyoruz... Bu olmuyor. değişim/değişimsizlik. bu yer bok gibi. sevmemek ve her gün bununla boğuşmak teranesi. değişmeyen terane Bunun olmayışı/değişimsizlik her gün varoluşuma tükürüyor/küfrediyor sanki. varım ve kımıldayıp kımıldatamıyorum. Yaşamımı istediğim yere biçime sokamıyorum ve götüremiyorum. Boktan koşullar her gün beni oradan oraya sürüyüp duruyor bu bir ceryan sanki beni yaratmaya yeniden yoketmeye itecek... Bu kadar kötü mü yahu? abartıyorsun... Eğer nesinimi ve gerçeğimi daha coşkunumu ya da benzersizimi ararsam bu olmuyor diyorum duyuyor musun beni? Beni mi suçluyorsunuz ve yargılıyorsunuz ben yapamıyorum diye. varlığımdan ben mi sorumluyum önce. tüm koşullarımdan.. ama yaşamımda parıldamalar/değişimler ve gelişimler istiyorum derken bu bambaşka bir haldi/varoluştu. Birden herşeyin değiştiği .Ben istediğim de olmuyor o halde ben tanrı değilim peki. Ben öğrenmedim mi? Ben yaşamadığım mı? Acı ve pişmanlık içindeyim. ğögüs üzerine basmış ağırlıklar gibi ya da göğüs yükü gibi atılmak-kusulmak istenen yüklü taşıncalar var- sıkıntı -boğucu- çekiyoruz. bu neden? --- Kavramları bölüp durduğum bu yerde nedir? Ya da olayları ve oluşları kavramlara böldüğüm bu terhane. Neden acı çekiyorum neden acı çekip duruyorum ve neden durmuyor bitmiyor? Bunu soruyoruz duyuyorum? Neden bunu durduramıyorum. Gelişmediğim için mi? Arzu içimi kemiriyor ve arzu yakıcı. İstemin yakıcı ve dizginlenmez doymaz pençesi...sömürücü. Ruhum/ varlığım rahat arıyor... Gönül rahatlığı diye bir şey var mı? Sen hissettin mi? Varoluş ağırsızlığı /arsızlığı ya da yük hissetmeden oluş var mı? bu yer tutarsız mı? Dokunmak neden can yakıyor? Heey sana diyorum.... olmak varı içindeki bu his ağır ve boğucu.... Olmak neden bu kadar -basmakalıp- ağırlıktır .. Kime sormalıyım. Yük istemiyorum. Kurumsuzum. Beden üzerinde acılar yürür. bunlardan sıkıldım...istemiyorum deyince durmuyorlar.. --- Varolmakın tadı, hissetmekin tadı ve dokunmakın tadı incinmekin burumu ,buruk hissi üzerinde yürüdüm/yaşadım İncinmek tadı ile yaşadım ve ve bu canımı yaktı ve bu can yanması şimdi yaşamımı yönetti. durmuyor-geçiremiyorum Suçluluk pişmanlık bağılı ve yakını olumsuzlamalar, olumsuz hisler beni yönetmemeliydi ve diger hisler.. Bunları nasıl boğmalıyım ve dizgine getirmeliyim... güçlenerek.... Bir insandan insan yaratmak. bir insanken isteyeceğin bir durum yaşayışı olmak Bu ağırlığı olumsuzluğu duyguyu ve beni boğan bu şeyi tam atacağım ve tam içimden sökene kadar durmayacağım diye hissettiğimde hiç bir güneş doğmuyor. Ben umutsuzlar umutsuzu muyum. Umut nedir.. İçimi kanatıp duruyorum ve anlamı ve kelimeleri (düşünceleri) dürtüp duruyorum. ayet indireceğim sanki. yaşamanın formülünü vereceğim birazdan. .en çokta kendime. bu yaşamsızlıkta... Yaşayanlar erdemsiz mi? Bölüşümsüz mü? Anlamın köküne sancı girsin. Bize istedigimizi vermeli... Dehlizler.dehlizler ve dehlizler İnsan olan yerlerim sancıyor. Güneşi yar! |
Egomun onaylanmasından büyük mutluluk duyuyorum. Hadi şımarık egomu doyur!
Hadi ezgin ve bezgin egomu onarmak için birlikte susalım/çalışalım... Ego yıkıntılarım ve sönmüş geçmişimden belki kendine ışıltı toplarsın. Kimbilir hangi mazi? Doymaz doymaz ego üç öğün bol karbonhidratlı bilgili öğünler şafşatalar ve cafcaflar tüketmeli... Bilge dedi ki; köpekli köyde çomaksız gezme. İçimdeki bu varoluş boşluğunu ne doldurur. Boşluğun çapına bağlı.... Vaoluşumu yıkamam. Olduğum yere yıkamam. Böyle biri var. Ben diye biri var. Bununla sizi yüzleştirmeliyim.. Bu yaşam zor geldi... İstenmeyen persona oluşumu ya da kendimi onamasızlığımı bitirecek ya da hiç bilmeyen köy var mı?araya kaynarım... |
Egomu kırbaçlıyorum. Egomu kırbaçlıyorum. Egom bir mazoşist bundan hoşlanıyor...
|
Alıntı:
|
gözlem topladım gözlem topladım
topladığım gözlemlerle bi güzel gözlem turtası yaptım |
--yaşam? gün? dönence?
Bir domuz olarak uyanıp/yaşayıp ölme kesitinde her gün yeniden başlayan, yemek- iyi yemek bulma telaşı ve savaşı gibi... Bu sabahta ben olarak , uyanmak aynı çıkmazdaki aa sorunlarım var/vardı ve onlar dün akşam bıraktığım yerde duruyormuş unutmadan hemen onları aklıma takmalıyım yoksa çok sorun olur sorunuyla güne başlamak... (bir alternatif lanet anılarım yerinde duruyorlar -acılarımda . hafızamı yokladım.. hemen elime almam gereken ve hemen aklıma takıp kendimi yiyip bitirmem gereken bir kaç sorunu ve takıntıyı da buldum. Aynı yerinde duruyorlarmış ay canım onlarsız yaşayamam ben durumu. ) -- Sanki; olma hali denilen şeyle ölüm arasına sıkışıp yaşıyoruz (Bir alternatif; Sanki; olma hali ile, ölüm hali arasına sıkışmış bir yaşamı ordan çıkarıp kendimize (ve belki de diğerlerine de) armağan etmeye çalışıyoruz ve çabalıyoruz. ) -- (Bunu çıkaranlar var değil mi? Bu ikisini mi umursamıyorlar? Ölüm sıkışıklığına mı yaklaşmadılar ve takılmıyorlar? Ya da boş inançla mı avunuyorlar. Özgür düşünceli ve takıntısızlar mı? Yaşamlarında sorun mu yok. Doğal devinim ya da doğal çalkalanmanın homojenizasyon mantığı onları şanslı yaşamalara mı savurdu.. doğal saçılımdaki ya da bu doğal saçmalıktaki doğal saçmalıklar...) Istekler boğuşması var? sosyal sorunlar -hep- var/sosyal dinamikler /sosyal dinamik eksikliği ve toplumsal eksiklikler var.. Toplumsal kurumlar ve dinamikler yoksanlığı var. Hep birey eksikliği görüyoruz. oysa görmemiz gereken bir toplum olmadığı mı? Çünkü tüm yönetim sorunlarını ve bu anlamdaki birey çıkmazını devlete hükümete ve yönetene) yüklemek gibi bireyin aslında sosyal hukuksal ve psiko dinamik tüm çıkmazlarını da toplum organizasyonuna mı yüklenmelidir? İşsiz bireyin parasızlığını develte, sakat bireyin yürüyememesini asıl neden olan hastalığa ve sorununa ve ya da hasta bireyin hastalığını kadere ve kedere yıkmak/yıkması gibi... Bireyin sorunları topluma indirgenir ve çözümlenir bağlanır. hukuk yoktur-düzen dizge yoktur-barış yoktur-hukuk yoktur -denge yok Bir birey, birey olarak kendinden menkul (kendini varetmiş ve kendinden oluşmuş türemiş ve kendini doğurmuş azınlık olarak var ve ) bağımsız özelik ve yaratık değil sanırım. Bireyin sorunları topluma çözümlenebilir. Birey tüm hatalarını topluma yıklamlamalı ve yıkmalı. Birey tüm yükünü tüm çöpünü topluma dökmelidir esasında... eğer toplumun bir bağrı yoksa.. Birey toplumun bağrına ağlayamıyor ya da kucaklayıcılığına sığınamıyorsa evet ... birey yardım almayı bilmiyorsa? birey birey değildir önce.. Birey sosyal yüklemini topluma yüklemlemelidir- iş etmelidir. bunun bilincini öğrenmelidir. birey sorun çekmekten bıksın lütfen... sorun analojisini -bırakın- yıksın lütfen Birey sosyal yüklemini (sosyal ya da kişiisel bireysel yoksunluk yüklemini) (bitirsin bırakın lütfen) topluma yüklemlemelidir- Bunu topluma iş etmelidir. Toplumunu suçla -toplumu suçla ama toplumu da ve toplumdan da insan dan müteşekkil ortak dağılımlı ve ortak paydalı motoru var ama yinede toplumunu ve diğer kitleyi suçla-bu iyi iş......mümkünse tüm kitleyi ve kütleyi... --- Yapmak istedigim? Bir hipopotamın gölün ya da derenin kimsece işgal edilmemiş bir yerine giderek orayı kullanması.. ---özerklik arıyorum.. ----- Birbirimizi rahatsız ediyoruz ve birbirimize batıyoruz.... batılmayan köy arıyorum..mu? bilemedim-batılmayan anti-varoluş dersem yokluk batar karnıma... --- |
Derdest Karalamalar;
Giriş;
Burada, bir üyenin imzasında "Ateizmi Anlamak" kitabını/linkini gördüm ve tıklayıp izleri takip ettim. Bir "Scrib" linki paylaşılmış olması beni bu kitap için yazılmış bir reddiyeye götürdü. bu beni biraz düşündürdü..Bu aklımı biraz kurcaladı. Beni biraz dürttü, rahatsız etti sanki. .Reddiye ya da karşı atak'ın ve karşı korumanın güdüsü mü demeliyim genel çıkmazı mı? Bu sahte öz-korunum ve değer koruma koruma mı? Buna şimdi ne demeli/yapmalı diye düşündüm... Hemen burda yukarıda hızlıca bir post girdim o istemle.. Burada bulduğum bu eseri o kitap ile özdeştirerek biraz karıştırmaya başladım.. https://tr.scribd.com/document/54278187/Ateizm Daha sonra buradan bir kaç sonuca gittim. Birincisi dürüst tanıklık çerçevesiydi. dürüst aktarım. dürüst bildirim ve objektif tanıklık.. Sonra belki, "Ateizm Nedir" ne değildirden ziyade "neden tanrının olmadığını düşünüyoruz" ya da "neden tanrının olmayışında ısrarcıyız" gibi bir paradigmayı dürüst biçimde söylemlemek ... Yani, bende ve düşüncemde, yaşantımda ve gözlemimde ne olmuşsa objektif dürüst gözlemini ve açılımı sunmak/bildirmek-iletmek Aklımda tek cevap beliriyor evet. objektif dürüst tutum. Yani bunun neresi eleştirilebilir ve yargılanabilir ki... Aslında belki bu da değil. Neden anlaşamıyoruz ve neden anlaşılmıyor. Bilgi kirliliği/algı kirliliği-tozluluğu ve diğer kirletme var evet. Anlatımın taşınabileceği, en dürüst/ en açık ve üst nokta iletişim noktası neresi olabilirdi., Gerçek bir iletişim temas noktası neresidir bunu düşündüm. Ateizm nedir den önce, ben de ne olduyu öne çıkararak, insanın duygularına ve düşüncelerine temas eden bir yaklaşım belki denemeliydik bilmiyorum... Daha iyisi yazılmalıydı. İnsanları çarpmalıydı. anlamlıar. Ben de biz de ne olduğunu... bu nasıl sağlanmalıyıdı? Yani gerçekten inanamadığım ve ben de gerçekten tanrı kavramının artık olmadığı ve bunun mantıksal olarak bence neredeyse kusursuz nedenleri olduğunu ve diğerlerinin bunu önemsemesi gerektiğini (çünkü bunun çok önemli olduğunu) düşündüğümü ve hatta bunda ileri biçimde ısrar savcı olduğumu/olacğaımı, güçlü arastırmalar -soruşturmalar yaptığımı (yalan peşine gidip yalana/yanlışa itibar etmediğimi) ve gerçekten -bence- çok ama çokta dürüst olduğumu diğerlerimize nasıl gösterebilirdim/geçirebilirdim.. bunu düşündüm... tanrının yokluğu sonucunun durup bir herkesin aklında kımıldamasını istiyordum/ istiyorum. şimdi yine... sarsılmalılar-sarsamalıyım.nokta. bilmeliler.bilmeliiler.görmelilier.nokta O arkadaş bir şeyler yazmış .bundan rahatsızlık duydum... Alıntı:
açık araştırma-özgür bilgi... İyi de onu da deyinde kurtulun bari. Bir ateist bunu yazmışsa bize yardım ettiğini, götürdüğünü düşünen bir zavallıdır (bize acıyordur) deyin kurtulun. Niye senin aklındakiyle uğraşsın.. Yo öfke değil karşılık değil ben buna empati derim. duygusal yazdığımı söylüyorlar. Duygularımı takip ediyorum ve kelimelerimi boyuyorum o yönde. teatral bir yoğunluk efendim... duygusuzda yazabilirdim yani.. bu ego kardeşim benim kov onu... İkinci paragrafa olan tutumum ve duyarlılığım şu... bu ekranda benim yazdıklarımı senin kafana sokmak, senin kafanda anlandığımızı görmek/bilmek duymak istemem... Daha da dürüst olmayı denemeliyim bunu biliyorum.. Başka kaynaklar veriler bulduk Eger insanligin tüm tarihi (dürüst ve objektif) incelenirse, eğer insanlığın tüm mitleri söylemi ve (bilinçaltı); gerçekten objektif bir tarih incelemesine girisirsek? (kısıtlı alan metodolojisi ve yargısıyla yazmak istemiyorum ) ki gnostik anlayışlardan ve mitlerden diger inanclara ve mitoslara kadar ? açık objektif inceleme;; --- Bu arada okumadığım ama atlaya zıplaya bakındıgım (Ateizm Nedir?) kitabının "mutlak ateizmin cikmazı" vb. adlı bölümüne takıldım-geçtim hemen. Bir özelestiri .... Tanri kavramının insandaki yansıyımının ve oluşturmunun; doğa bağıl kopuk varlık olmaktan, doğada güçlüler ve güçsüzler bulunmasından, bilgi çaresizliğidnen ve eksikliğinden , koruma güdüsü ve güven ihtiyacından, sevgi güdüsü gibi ihtiyaçlardan; dünyaya doğulduğunda fiziksel olarak 20 katın büyüklüğünde bir ebeveynce büyütülmekten ;bebegin çevreye, anneye özdeş ve dogaya bagli his duymasinin söylenmesi benzer örneklemeler ve önermelerle de özdeşip özdeşemeyeceğini de sorguluyoruz Fromm; insanin bitmek tükenmek bilmeyen sevgi ihtiyacı ve açlığından sözeder. Ve insanın, her türden birlik, birleşme ve kaynaşma -bütünleşme arayışından ve arzusundan sözeder Alıntı:
nietzsche üst insana özlemden sözeder Alıntı:
--Dini mitlerde ve kabullerde ya da gnostik/batıni anlayışlarda ise genel olarak insan; Eksik, düşkün, düşmüş, bir varlıktır. İnsan cennetten düşmüş kovulmuştur... Bu hikaye sanırım (çokluğun parçalılanması) ve bir parçanın kopmasını anlatıyor. Bütün olanın izafi parçalanışı/çokluğu; Parçanın bütüne/bütünlüğe göre kendini algısı demek olmayacak ama yakın imge -özçekim; ---- Deneme; Tanrısızlığımı /tanrısız oluşumu; (tanrı, varlık, var gibi kavramlar üzerine) yoğun bir şekilde düşünmem , ve bu konularda araştırma yapmam sonucunda mutlak olarak kendimi tersine, tanrısızlığa ve itkisiz kendinden bir varoluşa ikna etmeme bağlıyorum diyebilirdim... Siz buna bilgi diyebilirsiniz.. Biraz önce sen bilgi diyordun? Kendime doğrulamalar ve onaylamalar kurduğum da söylenebilir bence... ben kurmadım... --- Yazın/Giriş/Yazınç; Yazıntı-lar "Bir çok kişi tanrıyı reddettiği halde hatta tanrı kafasına yıkıldığı/göçtüğü halde özlemle ona inanmayı deniyor ve yokluğunda varlığına inanmaya devam ediyor. bunu gördük gözlemledik-bizde yaşadık" Bir çok kişi-arkadaşımız ,Mantıksal bir tutarlılıklı bir sorguda ve araştırmada tanrı bulamadığı halde ya da tanrıyı asla mantıklı ve makul sebep olarak bulamadığı ve bulgulamadığı halde içsel bir yoksanlıkla ve açlıkla (doyum hazmı istemiyle) birlikte -içsel bir tanrı oldurmaya ve varetmeye devam ediyor.... Bunları gördük.. bknz. çocuğun hayali kişilikler-kahraman yaratması-oyun arkadaşı; ay da gerçekten kaçışın acısı Tanrı denilen şey; doğadaki ebeven bağına ve ebeveynlilik ilişkisine; ya da evcil hayvan yakınlıkları çözümlemsine; ya da ben-biz ilişkisi bağına ve bu bağdaki kopukluklara ve güç organizasyonlarına ve bu lilişkilerdeki yüksek hami ve yüksek arkadaş bağına bile çözümlenebilir... -Dede kişisi örneğin çocuğa göre bin yaşında bir dağdır. yanakları buruş buruş kılları bembeyaz... Farklı türlerden sevgi ve ilgi yaklaşımlarımız ve arayışlarımız var. Ne zamandır/ne kadardır inançsızsın? İnançsızsın demenizle takışmak/çatışmak istiyorum ve çatışıyoruz şimdi. ben inançsız değilim... , Peki ne zamandır -ne zamandan beri tanrı olmadığını düşünüyorsun Çok uzun zamandan beri. bir hayli uzun Peki neden tanrının olmadığını düşünüyorsun? Kendimce sebeplerim var makul. anlamak istiyor musun? Aslında sana şunu diyebilirdim. peki sen neden bir tanrının olduğunu düşünüyorsun. Ve Gelen yanıtlar üzerine bir diyalektik inşa ederdik sanırım ... Peki; Ben de onun var olduğunu söyleyenlerle birlikte büyüdüğümü ve tanrı, varlık, evren gerçeğini (objektif-dürüst tutumcul) araştırıp reddetiğimi ,tersini bulguladığımı söylüyorum.... sen bunda hiç gerçek -payı- görmüyor musun? Varoluşuma düşman mıyım ben Bunda, bu dediğimde hiç araştırma payı yok mu? Deyinler; Zorlamalar; Tanrı bir saatten sonra özgürlüğün yadsınması olarak bir ikilem Tanrı bir saatten sonra özgürlüğün yadsınması, bağımlılığın ve tutsaklık benzerinin kabülü ilanı ve protokolüdür. yönetmenliğidir. ve bunun belgisidir/ilanıdır (Bağışık varlık) Bağımlı varlık görmek, (görelesi-görecesi) ....bağımını ve bağımının ucunu varlıkta arayarak bulamamak sonucuna erecektir.../gebedir.. ... Bu demektir ki kısaca anlayacağın dilde; Piç gibi ortada kalacaksın -dımdızlak/yapyalın... -kimsiz ve kimsesiz -oluşunu göreceksin.. ben gibi olacaksın sana söylüyorum ve yanıma/yanımıza geleceksin o zaman arkadaş olacağız işte; gerçek arkadaşlar şimdi burda yargılanmadığını ise göreceksin! Şimdi bir hiçsin... Mutlak ateizm gibi, mutlak ateizm benzeri bir kavram belirmelidir -kalmalı ve tutulmalı..tutumu olmalı belirginleşmelidir...Özgürlük yadsınamaz... kendini dayatır.. Bütün bilgi çıkmazları gebedir ona... Varın kökensizliği ve dayanaksızlığı tanınmalıdır. tanıtımlanmalıdır. Akıllara im gibi mim gibi çakılmalıdır, uç gibi vermelidir ki filiz boy versin sürgün tutsun... bu korkmadan, gürce, hürce sertçe ve mertçe söylenmelidir ... Akıl belgisinde; varoluş dayanaksızlığını aydıyan, görüşleyen biraz olsun anlayan ve çözümleyen insan susmamalıdır. (yerini zamanı ve ortamını koşulunu ve uygun insanı-arkadaşı bulduğunda.. bu anlamda) Varoluş senin tanrı dediğine kökenlenemez inemez.. Ben bunu -ben- söylüyorum Görüyorum kendimce bi şeyler. anlıyorum şimdi azdan çoktan bunu çünkü. Çünkü orayı düşündüm. Hiç debertmediğimi. Hiç debertmediğim kavramları ve yeri, şeyleri düşündüm. tanrı kavramının içine baktım-düşündüm onu... yokoluş gibi durumu hiç incelememiştim-düşünmemiştim daha önce...bunu farkettim. başlama/dayanak kavramına ya da zaman kavramına gerçekten inmemiştim-geçiştiriyordum-farkettim... Tanrı demek özgürlügün reddi ve yadsısıdır. kendi elinin bagili... kendini bağıla itmek ve bağıma teslim olmak/etmektir... Bağımlı varoluşu ve yaşamı arzulamaktır belki de ...Özgürlük korkuncu/korkması ve özgürlükten Kaçış; ve kendi ayakları üzerinde durma yoksanlığı...bağımsızlık korkuncu... bağımsızlıktan korkunç-korkma... kendine yeter olmanın hazırsızlığı... Varoluş otoritesizdir diyoruz ..bunu diyoruz. şimdi Ha ki; Otorite ilan eden/etmiş gelişmiş varlıklar/uygarlıklar ve varlar olsun hatta sonsuz (sayılacak -görülecekte) güçleri olsun ve bunlara kadar sorguladık ..kendimizce sonuçlarımız var... eğer bilmediğimizi düşünüyorsanız bi daha düşünün ve aklınızı kurcalayın/inceleyin. ben bunun tersini diyorum. bunu diyoruz. insan evladı bunu güvenle söylüyor. .. dan uydurmaz makul sebepleri vardır söylüyorsa diyoruz. Güçlü argümanlar-bilinç/biliş/ayırt, üzerine derin düşünme ve anlam-anlama vb. bilgilenme argümanları vb. diyoruz. Ordan uydurmadığımız da ısrarcıyız Getir o sebepleri Götür o sebepleri ... "Mantık çerçevesinde varlığın başlamaması (ve bir şeyden varolup gelmemesi ve türememesi) mantıklıdır. Bize bu kavra yeterlidir..Bize bu açıklama/deyiş (perçin gibi) yeterlidir/biliştir-kanıttır.. ". Boşa kürek çekmiyorum. boşa deyiş vermiyorum. imkanım dahilinde yazıyorum ve aklımı kanatıp zorluyorum. kelimelerin ucu bucağı yok ve onları zorluyorum deniyorum. iyiniyete beleli istençlerle ...; anlağımı görmelisin ------- Tanrı Özgürlüksüzlüktür-özgürlüğün reddidir, demek üzerine; bağımlı ilişiklerin ve ilişkilerin onaylanması Parçalar ve İnsanın Tanrıyla Yeni İlişkisi (Anlatamadıklarım-bütünleyemediklerim ve toplarlanamamış cümlelerim) Nasıl özel ilişkilerde baskınlı çekinlikli karakterlere özel ihtiyaçlara-durumlara ve özel dediğimiz iç ilişkilere karışmıyorsak yorumumuz? Tanri; modern bir toplumda; şu anlama gelecek olmalıdır... Nasıl özel ilişkilere nasıl karışmıyorsak ve saygı duyuyorsak; orneğin bdsm ya sa sado mazo bir ilişki türevinin iç bireyini ve iç iliskini yorup ezmiyor ve (bunu cehalet ya da bilgisizlik değilde isteme dönük bir eylem seçim olarak yorumluyorsak) bunu bir yasam ceşitlemesi turevi yada doğa kesfi olarak görüyorsak ( bir benzeri olarak dini anlayış ve tanrıya karşı serbesti ve yormama ilkesi iradesi ufkunu buraya benzerine kurmalıyız ) serbesti burada belirmeli/tanınmalı. Bir tanrıya adanmak, güçlü bir varlığın çekiminde, cazibesinde ya da korumasında ve himayesinde yaşamak'ın çekiciliğinin tartışmasızlığı (yargılanmaması gerektiği ve) ya da doğasallığı yorumumuz... , Bu doğada var ya da var mı? İnsan ilişkilerinde var mı? Kadın erkek ilşkilerinde benzeri var mı? Evcil hayvan insan ilişkilerinde? anne sevgisinde .baba hürmetinde Bir varlığın korumasına girmek ki (güç eksikliğidir-istencidir) ya da babacıl sevgi, annecil- kadıncıl sevgi ilgi ya da korumacıl ilgi ve güç ilgisi, koruma kollama ilgisi vb. leri ve güç ve otorite açlığı (ki korunma güven duygusu içindir) ve bunlarin psişik dinamikleri de sorgulanabilir Evcil bağımlılık. Kedinin dilendiği sevgi-ilgi okşanmak olacaktır. Bunun bir kölelik olup olmayacağı ve nahoş olup olmayacağı ve onaylanıp onaylanmaycağı yanında evrensel gerçeklik carpıtılmamalıdır.. Yukarıda sado mazo ilişkinin aile içi /kişiye özel kavranması örneğini verdik. Bu noktadan ve açıdan tanrı bağılı/bağıtı ve ihtiyacı ya da yüksek güç varlığı aranması ve adanması/bağlanması kavramı incelenebilir- yargısızlanabilir (Tapınma -güç istenci/güç ihtiyacı ve güç dilenme ve tapınç anlaşılabilir ve çözümlenebilir bir ihtiyaçtır ya da sonuçtur -güç açlığına dönük -anlaşılır) ve anlaşılabilir düzeye çekilebilir kanaatindeyiz Aslına bakarsak bütün iş iliskileri köleliktir -dünya kölelik üzerine kurulu/döner... Aile ve coçuk iliskileri bir yerde yarı köleliktir Toplumsal ilişkilerimiz köleliktir/bağıldır -iç açıcı değildir onda ozgurluk yoktur yada azdir. Tam bir ozgurluk belirmez bağımlıdır -yani insanı yönetir -iter .çeker- sürekli bunlar hep irade serbestisi dağınık zor burda... Vamp bir kadından ve güçlü otoriter bir erkekten hoşlanıyorum. Otorite yoksanlığı ve güç açlığı/istemi çekiyorum. Otoritemi teslim ederek mutlu doygun hissedebiliyorum evet bu psişik bir yoksanlık olabilir ancak ben bağılı mve bağıl hissediyoru mve böyle mutlu olabiliyorum Yatkin baskın (özgür-hür) karakterim budur (tıpkı mendel'in bezelyesinin genleri gibi) diyebilmek noktasina dogru Tanrı tutumu; .. Özgürlük bağımlılıklarım/yoksanlıklarım var demek gibi olmalıdır. Tanrı gerçeği; modern bir toplumda bu noktaya konumlanmalı ve yürümeli ve ilerlemelidir... Koruma korunma açlığı, güç açlığı/zafiyeti cekiyorum, güçsüzlük duyguları ile gebe ve bağılım ve bu beni güçlü ya da otoriter/merkezi bir karaktere ve egoya bağımlı ve ilintili çekinik kılıyor . bunu ancak böyle izah edebiliyorum. ve toplumsal özkorumaya/korunmaya ihtiyacım vardır... Modern bir ilişkiyi yargılamayız. Kimsenin de tanrıyla (evdeki) ilişkisine karışmayız. ya da toplum olarak özgürleşiriz... Bilgi özgürleşmelidir.... --- Deyişler/Karakterler /Uzatmalar -ve Ekstra Zorlamalar Varolus bir bağına bağınlamaz, kökenlenemez, indirgenemez... Bu bizi özgür kılar. Özgür olmak bir şeyin himayesinde olmamak demektir? ya da özgür olmak ne demektir? Orda bir dağ vardı kendinden otlar bitti. Daha iyi cümleleri sen getir şimdi. Senin getirdiklerini görelim... İyi de nasil? sorusundan öncesi -(şimdi varız-burda, zaten, zorun ve ) dürüst bir özkeşif ve özeleştiri ile de pekişirse; neden olmasın? Neden cevapların ışıkları zihinde yanmasın. Bu soru iyi bir özleşetiriyi ya da araştırmayı da hekediyordur... Yazdıklarımla çatışmadığım ya da coşku/kıvanç tamamlık/bütünlük hissi duyduğum/duyacağım bir satır için ölüyorum... --- Varoluşu bir boşluğa asarsak onu bir şeye bağlayamayız.. (Biz böyle böyle adım adım düşündük..) Varoluşu bir boşluğa koyarsak onu bir şeye asamayız (ki aslında bir geriye de gönderemeyiz-her şey orda vardır) büyük bir boşluk düşünün simdi Onun içinde her sey vardi dışardan bir şey gelmedi. Biri gelip dışardan bir şey getirip ona koymadı ve ekelmedi .Boşa kürek çekiyorsun. Bosa kurek cektigimi soyluyorlar siz buna inaniyor musunuz? Varoluşu sınırlamaya (ve bütünlemeye tümünü tutmaya) kalkalım ..onu kapsamaya akılda butunlemeye çalışalım.. Düşünce ile tarife çalışalım-şimdi... ve herseyiyle tarif etmeye Şimdi tanrı nerde? (Biz düşünmelerimizi yaptık/böyle yaptık ..neden sonuçsuz sanıyorsunuz ve öyle olmasını umuyorsunuz? neden bunu bunları küçümsüyorsunuz. tane tane adım adım düşündük. Örnekler vardik/ istediniz) (sadece hatta hic ve az ama baska sonuc) Bilim okumadik yarabbi!!! Neden düşüncenin gücünü, aklın erdemini ya da mantığın ?bulgularını küçümseyeyim ki? Siz bunları neden küçümsüyorsunuz Daha iyisini bildiğiniz için mi? Daha iyisini yaptiginiz ve simdi ya da az sonra yapacaginiz icin mi? Size öyleleri öğretildiği için mi? Düşüncemin içinde kanıt-kanaat getirilmeyecek büyüklükte, biçimde , karmaşada ve karmaşıklıkta bir tanrı çelişmesi bulamadım, yoktu bende açıklık getirdim -açığım tanrı-m yok... Düşüncemin için de /düşünme yeteneğim için aşılmayacak büyülükte ve karmaşa da bir tanrı çıkmazı, bilinmezi -benim için- maalesef yokmuş... Tanrının varolup olmadığını çözümlenemeyeceği ya da bunun çelişkili olduğu ve bu sonucun mantıkla akılla kavranmayacağı gibi önermeler benim mantığımda, tıkanık geçersiz ve onaylanmaca, oyalamaca-oyalanmacadır benim için çelişiktir/geçersizdir bu önermeleri asla sevmedim -onlar tutucu ve tıkanık duruyorlar asıl Görüyorsunuz ya ! Sözcüklerle bina kurulmuyor. Onlar cevap vermeye ve açıklamaya yarıyorlar. iyi bir yol.şimdi.. |
Bağsızlığın Keşfi; İlgisizliğin Keşfi;
Tanrısız olmak, tanrısızlık ya da antitanrıcılık gibi kalıp ve kutuplar yerine (ve uzağında) varoluşun/varolmanın (bişeydene) bağsızlığı sonucu bulması (buluntusu/bulunması) ve bunun anlanması/keşfi önermesi ve -buna- ilgi tutulması yorumumuz yerine önerme; Varoluşun bir bağın içermemesinin ya da otorite figüründen yoksun olarak var olmasının (anlanması) sonrasında patikasında gezinti .... .Özgürlüğün Keşfi ve Deneyimi Bu gezintideki sözde tanrı karşıtlıçılığı sanılan tanrı ve din üzerine diğer insanlarla yazışma tutumunun asıl olarak bilgi yardımlaşmasını ve karşı vermeyi ya da geçmiş umursamayı ya da diğer insanları umursamayı ve önemsemeyi içeren bir tavır olduğunu olacagini onermek.. Temelini yardımlaşma dürtüsü ve insan sevgisinden alan bu tavrın toplumsal bellek ve toplumsal ilişkilere dair bağımlılıklara ve sorunlara karşı duyarlılık yardımlaşma ve özgürleşme istemi ile ilgili olacagini onermek. Varoluşun bağımsızlığına ya da bağınsızlığına (ya da ilginsizliğine) dair kendi iradesinde kanaat (tanıklık/kanıt getirmiş) özgün -özgür varlık deneyimleyicisi yani ya da geçici ve olucu ölücü yolcu gün doldururken bu seçimi ve işleri yapmış yapmaktadır önermesini ve cümlesini kurmak getirmek... Tanrı kullanılmayan/ (patika da) ve tanrı adı artık posası bile işe yaramayan bir atık deyim olana kadar tanrı !buna dek! hürüz! --Önermeler İlgi ; tanrı yoktur değil varoluş bağsızdır önermesi tanrıdan değil de varoluşun bişeydenden geldiğinden sözetmekten yorgunsunuz mu? hala yorgun düşmediniz mi? varoluş otoritesiz olarak vardır derken tanrının yokluğundan sözetmek değilde (sözetmiyoruz şimdi evet) varoluşun bağsızlığından başsızlığından ve otoritesiz kimsiz varoluşun kim ortaya koyuşunun beraber çözümsüzlüğünden ve bunun varlığından dem vurmak ve bunun belgilinden sözediyoruz edecegiz onermesini yapilandirmak bişeydenden ya da bişey/bişeyden denilen tanrı -dil bu adı verebilirdi demek diyebilmek Varoluşun Varolmanın ;İkincile ve Kudrete Bağsızlığı Yolu Patikası/Söylemi Varoluşu bi şey bi arada tutmamaktadır o hep _bir_ aradadır. vardır .orada durmaktadır olduğu yerde Varoluş /varolma onu yapan (yapacak olan) bir ikincil e kudrete gebedir. nispetine bakış --- Tanrı (varlık a gore) ya ikincil olan şeydir/diğerdir ve antidir ya da . Tanrı anti olmayan her -hep tir. ya da Tanrı evren/varlık varoluş olmayan antidir ya da tüm her hep varlıktır tanrı neydir? . . . tanrı ya .çelişktir (heptir) ya da ikincidir/ikinci kudrettir/bağdır- inceleyin ve düşünün... - Varoluşun var tekliği (sonradan gelişen tanrıdan ayrı var kavramı) ile tanrı çelişir. Başlangıcın tümtanrılığı ve saltlığı içinde, tanrıdan gayrı ve tanrıdan soyutlanmış diğer bir yokluk olması (yaratılan yoğrulan alan şey nüve olarak ki bu tanrının yaratım yoğrağı olarak sunulur) ve aslında sonrada tanrıdan g-ayrı ikinciler türemesi de çelişir/çelişiktir. Tanrı tüm heptir. Başlangıç olarak soyutlanan yerde; Tanrı tüm hepse yani tanrıdan gayrı yoksa ? Olmayan yokluk bile tanrı saltına bağışık im ve nüvedir. Yokluğu içer ve içerir tanrı , gövdesinde tutar . yani tanrının gövdesine yokluk bileşiktir... Tanrıya ikincil tanrı değişiği şey (yoklukta) yoktur. Orda olamayan şey de yokluğun kendi de tanrıdır..Başkası yoktur. (biz h-asırlardır h-asıraltılardır bu savunmaları deyisleri kurmuyoruz ve vermiyoruz yap-m-ıyoruz dur cünkü suskunuzdur gibi önerme-me-leri ..ne yapsak? yapmak? ) başlangıçta sadece tanrı vardır tanrıdan başka bi şey yoktu demek; Aslında başlangıç olmayan yerden bu yana ya da ve aslında her yana artık bi şey olmayacak demektir. Çünkü Tanrı baslangıç sayılan ordaki tüm her hep kendi olduğuna göre ;oraya bir ikicilik/ikincilik türetilemez ve konamaz. Tanrı hepse yapıma Kendini kendi gövdesini kullanabilir.. Tanrı kendi antisini de doğurumaz yokluğunu da yoğuramaz .varlığını da yapamaz. Tanrı kendini varedemez önce, yokta edemez.... Bir kere başlangıçta yokluk diye bir nüve var demek ; Tanrının kendi yokluğu var demektir çünkü tek var tanrıdır .tek yok olanda anti-her o tanrı olacaktır Tanrı kendi başta hep ve her olarak kendi yaratım yoğrağının tek ve salt nüvesi kendisidir.toplam vardır.toplam varlıktır. Tümdür.heptir. Tanrıya anti kuruyorsunuz. Tanrıya dualite teklif ediyorsunuz. Tanrıya işleyeceği bir de yokluk toprağı harcı ve nüvesi (ikincisi-antisi) veriyorsunuz. ki kendi olmayan tanrı olmayan şey olarak bu anti/yokluk demek boşluğa yalnız bir tanrı koyup boşluğu tanrıdan soyutlamaktır tanrı her di hep ti diyorsunuz -başlangıç denen yerde? Başlangıç denen yerde tanrı her mi? hep mi? şimdi karar verin orda tanrı hep her şeyler mi? -biz böyle böyle tanrısızlığa karar kıldık.düşündük.....- |
Üstteki Postta Açlımsal Önermeler-
--- Başlangıçta tanrı vardır o herşeydir önermesi üzerine ve üstüne yürümek! /düşünmek-bakışmak! Başlangıçta tanrı var ve tanrı orda tanrı herşeyse, tanrı ordaki tüm durumu (toplam var miktarını da) kapsar ve belirtir. Sonra bir de yokluk ortaya çıkıyor? O tanrı olmayan mı? Tanrı olmayan şey/şeyler olarak mı yokluk var? Yoklukta tanrı mı değil mi? Yokluk tanrı cinsinden ve içinden mi? Tanrı tüm her şey midir değil mi? Bir de yokluk var mı yok mu? Yokluk tanrıdan ayrı bir varlık mı? Yokluk tanrı bedenine /tanrı içine karışık mıdır? dahil midir? Bağımsız dış alan ve başka mıdır? O halde; aksiyse; Başlangıçta tanrı ve ayrıca bir de yokluk vardır ya da sadece tanrı vardı karar verin.... Varoluşun var tekliği ile (ya da başlangıçtaki tanrının tüm herşey olan tekliği ile) sonradan tanrı tarafından geliştirelecek çeşitlemelerle çokluklanan varlıkın tanrıdan ayrı var/varlık kavramı ile ifadelenmesi ve sonradan 'ayrıl' yapılanan varlık-lar ayrıtı ikilemli midir? çelişik midir?. önermesini incelemek Başlangıcın tümtanrılığı ve saltlığı içinde, herşeyin tanrı olduğunu ifade ediyorsunuz. O halde tanrı olmayan durum var mı? nedir? İletimlerinizde ve anlatımlarınızda; tanrıdan soyutlanmış ve diğerlenmiş bir alan olarak bir de yokluk alanı ve nüvesi belirtilir... Ben böyle anlıyorum... ve bu alan (şey ve nüve) ki yaratım nüvesi olarak sunulur. Tanrı onu işleyecektir ve ondan varlık yapacaktır değil mi? Bu yokluğu tanımlar mısınız? lütfen ve üzerine düşünün ve ilerleyelim. Siz bunu düşündünüz mü? Tanrı olmayan şeyler ve yokluk cinsinden yokluk olan şey ve nüve (sonradan) tanrıca ustalıkla işlenerek var yapılacaktır. Tanrıınn boşluktaki şekilsiz ve imsiz yapma nüvesi olacak olan ham yoğrak yokluk olarak nitelendi ve belgilendi.. Ham bir potansiyelin yanına tanrı adında bir yapıcı konuşlandı.. Tanrı bir boşluktadır-yoklukta ve karanlıkta onun yanındadır (alanlardır -yerlerdir vb.) değil mi? öyle mi değil mi? İkincil bir alan var var/ mı orda? .Adı yokluk konulmuş . Öyle görülüyor.... "tanrı boşluğun içinde -suların üzerinde;" boşluk bir belirsizlik durumu var... üfleyecek birazdan ya da hayal etmeye/kurmaya başlayacak. öyle mi? bu tanrının tekliğini ifade eder mi? ve başlangıçta ki her şey oluşunu. Başlangıçta her şey olan tanrının yanında ya da içinde bir de yokluk mu oturuyor? Tanrı olanın herşey olduğu yerde Tanrıdan başka nüve ve ikinci-l olmayacağına göre bu düşünceler çelişki değil midir? başlangıçta tanrı vardı ve tanrı her şeydi ondan başka şey yoktu derken; tanrının sonradan olduracağı ve yapacağı şeylerin yapım nüvesi (ve beliti) zaten tanrı olarak (tanrının kendi bedeni ve bütünlüğü olarak) tanımlanmadı mı ve içerlenmedi mi ve belirlenmedi mi kapsanmadı mı? başlangıçta tanrı olandan ayrık tutulan nüve var mı şimdi? o her şey derken; o halde; o ya her şey değildir ya da tam tanrı değildir o halde Yoklukta tanrı olarak bir nüvedir ve tanrısal içrek bütüncül bir aynılıktır ya da yokluk bir ikincildir ve antidir... . tanrı ya heptir herşeydir ya da ikincidir/ikinci-l kudrettir/bağdır- önermesi- ---- başlangıçta sadece tanrı vardır tanrıdan başka bi şey yoktu demek; Aslında başlangıç (olmayan yer) den/dan bu yana, (aslında her yana) artık başka bir şey olamayacakta demektir. Çünkü Tanrı herşeyse yapım ve yaratım için kendi gövdesini/varını kullanmalıdır. İçeriğini/içrekini işlemelidir. Ayrıtını değil. ikinci olan (ve tanrıdan başka şey olan) yokluk önermesi hatalıdır ve kabulü yanlıştır . Tanrı tekliği ve bütünlüğü kavramı ile de kesin olarak çelişiktir .... Bir kere başlangıçta yokluk diye bir nüve var demek ; Tanrının kendi yokluğu var demektir çünkü, tek var tanrıdır .tek yok olanda anti olarak o tanrı olacaktır varolan başka bir şey olmadığı için yoku ve yokluğu olan başka bir şeyden de sözedilemez Ancak varolan bir şeyin yokluğundan sözedilebilir ... . Örneğin başlangıçta elma vardı/tekti. elma herşeydi. Orada öne sürebileceğimiz tek yoklukta elmanın yokluğudur .Bu açıktır Elma olmaya şeyin yokluğundan sözedilemez. Varlığı tanımlanmayan, nitelenmeyen şeyin yokluğundan sözedilemez. Yok bir şeyin varken kaybolması, değişmesi yıkıma, kayba uğramasıdır. Var halinden yok-a dönüşür. Ancak bir var, arkasında yok izi, kalıntısı ve kalıtı ve yok boşluğu oluşturabilir. Tanrı kendi başlangıçta hep ve her olarak varken ve herşeyken; kendi yaratım yoğrağının da tek ve salt nüvesi kendisidir. Tanrı toplam 'var'dır.toplam varlıktır. Toplam var miktarıdır. Tanrı toplam varın kendisine eşittir. İçine yokta katsak tanrı toplama var miktarını dengeler ve ifade eder. Yok olan şeyleri tanrı olarak saymıyoruz Başlangıç denen yerde tanrı tüm var toplamıdır... tanrı başlangıç denen yerde tümherşeydi ve toplam varlıktı ve toplam yoklukturda ...dengeler.. eşit... -biz böyle böyle tanrısızlığa karar kıldık.düşündük.....- (bunu hiç bir zaman beğendiğim gibi yazamadım..ama kafakarışıklığımı ve kendi çözümsüzlüğümü, tıkanıklığımı ve başlama ya da başlatıcı beliti bulamadığımı -neden- umarım belirtebilmişimdir ve az çok anlata/geçirebilmişimdir. bunun için yazıldılar...) |
tanrı varın içine yoktan bir şey katamaz. theodinamik'in hiçinci yasası/kanunu;
Tanrı aldığını vardan getirdi Tanrı yoktan bir şey koymuyor koyamaz. Tanrı varlığa olmayan bir şeyi katamaz. (olası tanrı varlığı olsa bile tanrı adı alan ) Tanrı, varlığa , varlık içinde olmayanı (ya da tanrı olanın kendinin olmayanı ve tanrının kendi bütünlüğünden sayılmayını) -dıştan- getirip katamaz-ve sokamaz. O halde tüm potansiyel imkan tanrının varlığı ile birlikte tüm olarak varlık içinde orda kendi-kendinden vardı demeliyiz. Tanrı bir hareket adı nı mı alır burda? Bu/bunlar gibi; Zaten öylece var olan varlık içine/ bir de var oldurucu hapsetmek ve var'ı düzenleyen çekip-çeviren bir merkezi figürü otorite getirmek/bulmak ya da merkez iradesi aramak ve irade merkezlemek benzeri açmazlar ise zaman içinde tabi ki çözümsüzlüğünü kaybedebilir ve ; insanın psişik dinamiği ve etkinliği/aktivitesi içinde incelenerek sonraları güçlüce çözümlenip/görgüllenip görüldüğünde -serbest enerjiye dair- şaşkınlık bunu takip ederken şaşkınlık ufukları tabi ki parıldayacaktır... |
her gün /ve her an nerdeyse boğuşmadayım
bir boğuşmadayım üzerimdeki kötü-cül yükler ve yaşanmayan/yapılmayan ve sanki kaçırılan yaşamlar ve ertelenip yenisi beklenen bir ben ve onun/bunun yaşamıyla takışıyorum yaşam durumumla duygularımla takışıyorum ve çatışıyorum boğucu durumlar, sanki beni yöneten durumlar, aşılmayan duygu hezeyanları, yönetilmeyen ve benim kontrolümde olmayan duygusal baskı ve hezeyanımsılar ve kör bakışlar ve takışmalar -dolu- yum.... kavgalar var içimde sanki bunlar nasıl çözülecek? bilmiyorum; kötü hissettiren ,sanki beni yere saplayan ve kendi çözümsüzlüğünü içime batıran ve bana dayatan aşılmaz dağ gibi imlenen duygusal körlük çıkmazı ve içime böylesi his vuran durumlarla ,yaşam aşmazlarıyla, takışmadayım/çatışmadayım yaşam koşullarım ile /varlık koşullarım ve kendim ile, (kimliğim ile) ve kimliğimin yaşantıladığı an yaşam hisleri, durumları -duygu halleri- ve bunun boğmaları/kopmaları ve değişimleri bütünsüzlüğü ile bazen karmaşıklaşıyorum/hissizleşiyorum ve çözümsüzleşiyorum kendini kaptıran ya da kendini yönetmeyi uman bu eylemin adı nedir? bu durumun çözümü nedir? bu çıkmazı-mı nasıl aşacağımı bilmiyorum bazen -yine geldi/yine oldu ve bu ben değilim -bu durumda neyi nesidir?- ne oluyor burda/ben de varlık çözümcülüğün ya da diğer din bilginliğinin, tıp bilginliğinin ve ilginliğinin ya da diğer insani ve yardımsal duygusal çözümcülüğün ve yardımlarının kuşatmacılığının aşamayacağı ve gerçekçil bir yardım alınmayacağı önsayılan bu çıkmazımsı tıkanmalı denklem ve varlık depremi beni yerle bir ediyor bazen -varlığımı talan ediyor sanki.- beni küçüçük ve zerre kılıyor İnsani geçiştirmelerin saramayacağı kadar bakir yara ve ilk ben-ce yaşanılan olası his sanki , çözümsüz gibi duran ve anlamsız duran ve öyle bulunan, çözüm ortaklığı ötelenen ve itelenen çözümü kendinden menkul sanılan ya da sayılıp kendince yüklenilen bu sırt yükü ve bu aşmaz ve bu metaforda -bazen- yaşıyorum ya da yaşam bilginliğinin insan anlağının üzerindeki kişisel temaslar içeren ve böylesi çözümsüz ya da anlatımsız duran boşluklarını ve boğuşkanlıklarını taşıyorum öyle ya da böyle olmak ve o ve durumda olmak ikilemi/ikilemleri ile çatışığım aşılmaz gibi gözüken seni yöneten ve isteklerini yöneten ya da ordan oraya savuran -bu ben değilim/olmamalıyım dedirten durum ikiliemi ile boğuşuk, duygusal karşıklıklar ve yaşam durumunu yöneten/dış duygu yükü gibi duran kör karmaşa belenmesi ve duygu durumunu yöneten , talan eden, seni saçıp savuran şeyler var sanki her gün /ve her an nerdeyse boğuşmadayım üzerimdeki (bedenimde ve -sözde benim olan yerde/ benim -içim- çemberimde) benim bilincim ve anlağım dışıdan bir karmaşa beliriyor gibi. onu durduramıyorum bazen bu hastalıksı tuhaf haller ve) kötü imlenen ve okunan durumlarla; kötü duygularla; yönetilemeyen duygu ve düşüncelerle yaşıyorum giderilmeyen istekler, erilemeyen yaşam sırrı/yönetmesi ve kendini ve yaşantısını daha iyicil yapma bilgisi ve iyicil olma hissetme durumu ile doğal koşullar (evren ve varlık koşullar ile) boğuşmalıyım/takıncalıyım ya da bu hayatı ve elimdeki yaşamı ve yaşam koşullarını daha iyi yapma, sorun hissetmem ve genel özgürlük düşüncesi ve duygusu hissetme yaşamın beni boğmaması ve iyi hissetme üzerine verilmiş bir karşı savaşa dönüşmüş yaşam ım... yaşamımı günümü yönetme ve özgürleşme/özgürleştirme istekleriyle tıkanık yaşam her gün soruyorum ve düşünüyorum bu olanlar niye nasıl oluyor ve nasıl düzeltilir açıklanır ve giderilir... yaşam stabilitesi ya da sorun duyulmayan (çatışmamış-takışmamış) bir gün nasıl yaşanır... her gün her an nerdeyse boğuşlamdayım bazen gideceği tutuyor-bazen esin geliyor /bazen iyi oluyor...bazen bğoğucu bazen sade oluyor bazen hayat tatlı ve dertsiz tasasız oluvveriyor bazen kaybediyorum kendimi ve bazen esriyorum bir duruma -beni götüren bir yönet hissi kaybediyorum kendimi |
birazdan bir düş varedip içine atlayacak gibi duruyorum
sanki bilinmeyen bir varoluş gelip beni koparacak ve içine katacak bu hiç yeri ne zaman dek beni sömürecek ya da ben daha ergil ve gelişkin bir varlık görüşe, duruşa ve öylesi bir yaşama bakışa nasıl -ne zaman- konaklanacağım? ben demelerim sapmalı mıdır? ben de duyuluyor tüm acılar oysa burdaki bu saptanmalı karmaşa onun çözümcesi kimlerdedir? nedir? yaşamın daha iyi yeri var mı? arka koltuktan izlemek anladım.araç yürüyorsa tekerler patlayabilir... |
yaratma fiili olarak olumlananın varetmeye dönüştürülmesi
yaratma fiili olarak olumlananın varetmeye dönüştürülmesi ve yaratma/varetme olarak sunumlananın irdemi ,düşünmesi ve olumsuzlaştırılması denemesi
varetme-yoketme varetme, olmayanken? varetme aynı zamanda yoketmeyi de mi içinde taşır/bünyesinde barındırır var etme.var yapma.... var yapan var yapıcı- var türevleyici ve -hiç- yoktan var olduran vardan var olduran mı demek istiyorsun? varı biçimlemek mi? elde varı varlaştırmak zaten elde var varlaşık ve varlaşmış olanı varetmeden ve olandan varetmeden ; varedilmemiş varı --- |
vardık, varız, var olacağız...
|
Olmayan bir özne olmayan şeyleri yaratamaz
Olan bir özne olmayan şeyleri -hiç- olmayan şeylerden yaratamaz Olan bir özne olduracağı şeyleri? Özne vardı.özne vardı anlıyor musun? Bir yaratıcı önce/öznesi; oluşturacağı şeyleri ve yaratacağı ve varedeceği şeyleri, olmayan şeylerden mi oldurmuştur.. /varetmiştir... oldurmuş mudur? |
Özne ne zamandan beri vardı? Hep vardıysa bu, "hep"in tanımını bile değiştirir. Hep, hiç olur.
Özne yaratıldı veya bir şekilde birdenbire oluverdi. Hep diye bir şey özne için söz konusu olamaz. "Ol" der olur... Gerçekten de böyle olur. :) |
Alıntı:
varız şimdi varolacağız sonra varız şimdi.. geçmiş ve gelecek yok gibi gözüküyor --- |
Alıntı:
|
Kendini vareden insan dersem elinde bir kendini öznesi/nesnesi var ..ve varetme yüklemi-işi var...
Evi inşa eden insan dersem inşa etme yüklemi var. var etmek nelerde kullanılır? ağacı varetmek -evi varetmek bunlar uymuyor ve gerçeğin bütünleri gibi duruyor yoktu bir kitabı varettim; /kitabı yazdım bir işi yaptım; kendi evimi kendim yaptım; varettiklerimiz ya da yokettiklerimiz; yoketme yüklemi nelerde kullanılır? , |
Var ettim, nerden var ettim? Yoktan var ettim.
Var ettim, neyden var ettim? Kendimden, bilincimden var ettim. Bunu biz de yapabiliriz. |
var/burda -- yok/burda değil
yok --> /şu an burada ya da ve eski (önceki) durumunda ya da konumunda değil olan şey'i belirten var/(burda yoktu/önceden burada yoktu/önceden bu yoktu ya da burda değildi) -->nesnenin şeyin durumunu/yerini belirtir yok (şu anda burda değil /önceden buradaydı -önceden burada olan bir şey şu an orada yok!) var-nesne belirtir yok nesne belirtir-->gözlemlenebilmiş nesne belirtir - yapma/etme; yapabilme edebilme var edebilmek ; yok edebilmek (oradan oraya götürebilmek, yerini değiştirebilmek ya da biçimini bozmak ve kullanılamaz hale getirmek ya da değiştirmek-ayrıştırmak) e-bilmek /yapabilmek, imkan grubumuz varolsun- varlığı sürsün anlamında orada varolan bitki örtüsü bu işte ben de varım-sen yok musun? sağol -varol!!! |
"Ol" dedi, oldu...
|
bir Türkmen dilinde;
hayır demek evet demek ve yok demek hayır demek http://www.hurriyet.com.tr/video/yet...imtihani-32115 yok! istemiyorum..../olmasın .olumsuz... yok ya! azıcık beynini yok'la, azıcık hafızanı yok'la ,varlamak? x onu eklemişken hafızam ilgi kurdu... Yine bir Türkmen dilinde (Kırgız olabilir) adam (Lady's and centilmen) çoğul olarak hem kadını ve hem erkeği belirtmekte... |
yoğunluk yoğ; yokunluk yok
yoksunluk; hiçlik /kaybetme ,eksiklik yoksulluk /azlık varsıllık/zenginlik /çokluk_fazlalık yokuş yokarı /okarı -u karı (yöresel ağızda ileri yukarı?) yoğun hiç yoktan yere olmadık yerde araba yolda kalır mı? yoo! yok yoo /hayır istemem ver evet- isterim /olsun bu olsun /bunu seçtim bu olmalı.... yoklaşma -- var - yok evet - hayır dolu - boş 1-0 olumlama olumsuzlama sağcı/solcu ilerici gerici ya ondansın ya bundan bizden değilsen onlardansın yoğuşma/ varlığım/malım benim olan -benim mülkiyetim -benim özelim/ hak sahipliği-m,,, sahip olma/ele geçirme yokluğumda -- onunla ya da orada olmadığımda varlık -buradalık yoksunuz! yoksunuz! bir hiçsiniz! |
"Evrene Varlık'a Uçurumlara;"nokta...
yoksulluk; mal azlığı -sahip olmama >>az sahip olma-aza sahip olma ,
varsıllık; mal çokluğu /çok mala sahip olma -kontrolünde bulunma /himayesinde bulunma /mülkiyet....şeyler... hiç yoktan yere /yoktan yere; -->haybeye ,/boşa /boşuna, /boşu boşuna; /olmadık yere vardık.. varmak.. sonunda oraya vardık.. (ulaştık/geldik. .varmak ulaşmak gelmek) -gelmekte ilginç fiil... oraya varmadan durma.. sonuna kadar gitmeye var mıyız? var mısın? yok musun? , ben bu işte varım arkadaş; varlığımı ortaya koydum/ varlığım >>/himayemde olan-yönettiğim-benim olan; vâr'ım.. >> himaye ettiğim-önemsediğim ya da benim için değerli olan Varol-erkek ismi - vârol ---hay yaşa... uzun sür anlamında /uzun yaşa --senin gibiler yaşasın varolsun-seçilme seçme /selektif vaar-vağar; -- varsın olsun... Alıntı:
burdan oraya varan/uzanan/kadar bir çember çiz... burdan oraya varana dek varsınlar olsunlar gelsin >> o varsın >> o gitsin >> o varabildiğin yere kadar var!' emir kipi vara vara oraya mı vardın, köye varmışlar mı? gidecekleri yere varmışlar mı? köye gidersen anaan yanına var... yanında olmak istiyorum! kocaya varmak!!! varmak?? var-gel-git-yap et var ulaş (orada ol /orada bulun) anlamında -- Alıntı:
Alıntı:
"yar ediliş;" yar edilme ! yar edilmek yar etmem!!! ('ayrı iken kavuşmak -ayrılmak yarlık) yaratma /yar etme ;;; (yar işi yapma) yapma -etme /etken yar -ayr- ayrı/yarı ;arık/yarık ; ayrılık ayrı olan -uçurumsu "etken" "edilgen" , başkalarının yaptığı işler çekinik dışarık-benim dışımda olan işler Alıntı:
(ayırma-bölme işi fiili yarlatılış olur/olurdu... birbirlerine yar olmadılar /yar -sevgili; yar ediliş /yar atılış /yaredilme > yar >eş >sevgili> diğer yarı> benzer eş-edilme yani yarediliş kökü yerine eşedilme yaratım fiili için kullanılabilir eşden tarı yeri göğü eşetti; eşetici-eşedici eşedek>eşeden > tanrı fiili eşeden laa yarlıklayış ;yarlıklayan yarlıklayıcı "eğlencesia etimologya" "eğlencesiz etimologya" |
"yaratkan etimoloji" ve "türetken yaratkanlık"
"yaratkan etimoloji"[/I]/etimologya/etimologia ve türetken yaratkanlık"[/B]
yar atma > yar etme yar atıcı > yar edici /yar eden > yar yapan /yarlayan /yaran-ayıran ve bölen /bölümleyen /bölmeleyen yaratılış > yar edilme /yarlanma-yarlanış /yarış /ayırış işi; ---- yar ediliş, yar etme,;yar etme işi yapma -yarlama /yarlayış/ ve yarış/yarma (bütün olanı ayırma-parçalarına ayırma fiili ve işi yarma işi fiili ayırma, ayırıcı (ayıraç/ayraç-ayraçkan) yaratgan-yaretgen/yaratkan -yarıtkan yarıtıç bu anlamda yaratıcı yaredici ayırıcıdır ayrıklama (ayrıklayan-ayrıklayıcı /bölen ve yarlıklayıcı yarıklayan ayıran fiili ve) bölme işlemi taşır/yapar ..uçurumlama -fiilleme ya da ? uçurumlayan/uçurumlayıcı... tanrı çevirimi ;yaratıcı > uçurum edici ; yaratan > uçurumeden yar edici seni sana /onu ona/bunu buna /şunu şuna yaretme -karşı karşı- yarlıklama -karşılama/karşılıklama /ikiye bölem /çoka bölme ---karşılama /karşılıklama; karşılıklayış karşı karşı karşılama karşılayıcı (dağları birbirinin karşısına koydu/ayırdı ) ya da kendinden olumu ayrıldı/yarıldı) etken olumu > yaptım. nokta...ben yaptım... edilgen > o yaptı kimsesiz > oldu... kendinden -iş sahibi -yok- işin kendisi var... ---- yaratkan/yar edici -yarıklayıcı/ayrıkalyıcı-ayırıcı ya da yarıcı- ayrışkan/ayrıçkan -ayrışkanlayıcı/ayrıçkanlayıcı yarışkan/ayrışkan ayrılatgan ayrılatganlayıcı ayrıklayıcı-yarıklayıcı digerse; epistemik; yar yar1 - << ETü yār dik yamaç yar2 ~ Fa yār يار yardımcı, arkadaş, dost << OFa ayār/ayyār/adyavār a.a. ≈ Ave aidyū- yardım << İr *adyāva-bara- yardım-g yar -bir bütünden ayrılmış aynı eş benzer parçalar ayr/yar yerine eş ya denk benzeri türkçede tanrı kökeni denk/deng -denglik dengir/denger köküne varır yardımlayıcı /yardımlayışkan /arkadaşlayan /arkadaşlayıcı -yarıdaşlayıcı /ayyarlayıcı yardımlaşkanlayıcı yarıdaşkanlayıcı yarıdaş/ayrıdaş ayrıdan-aynıdan yarı -ayrıdaşkanlayıcı- not- yarda/yard/yarıd; yarıdan -ayrıdan yar iden yar eden ya da ayrıdan "tümetken" -bölmedençeker ;bölmezçeker çeker tutar -tümçeker tümetkenlik ve tümetke /tümetki tümet varlık tanımı --- tümetken tümetkenlik ya da tümetken ayrılmazlık ya da tümet biaradalık tüm tüm -sevgiler.... tüm tümlere bölünemez ya da tersi; |
"hepkenar çokyon" ya da "heryerkenar (hiçyokgen) hepsigen"
"hiçkenar hiçyokgen"
"heryerkenar" ve (hiçyokgen) "hepsigen" "hiçyokgenin hepi/hepiz kenarı hepkenar sertgen ve yavgan "hiçbişeygen" den bölünme/olunma "hepsigen" tersi bişeydengen olma "herşeyçokgen" -herşeyçokken hiçbişeyyokgen" -hiçbişeyyokkenden çokuzkenar sertli yokkenar ikiz /yokkenar happyz not happyz monsturasyon yokkenar ikizi -yokknar hepizi ----- kenaryok ikizi --kenaryoksuz mantık türeli; kenarsız mantık türeli kenargen -kenargenik ;genitasyon genitasyoma tasyoma -astasyoma -masyoma -sayoma isyom hisyon ve hisyonogenik /hisyonogenetik not fonetik -tarafsız- dörtlü ikisiz mantık türeli hep her ker hiçyonkenar -hepyonkenar -çokyonkenar mantığı çokyon/azyon-azyonik izyonik mantık türeli hep_izyonik azyonik asım; severger -severger edim işi; mastus-gen tasamtus-ti ti-ta-tus tus-ti -ti-ti ti-ti-tus amila biçokkenar mantığı çokyon mantığı biçokyonkenar mantığı kenarlı mantık türeli kastasyon/takasyonkenar mantığı _a_mantık türeli verdirasyon? dirayetasyon... hiçyon --bizyon sizyon? olmadı ondanyon? /ondanyon not ,not ondanyon ;not ondan bundanyon şundayon.... bendenyon bizdenyon /sizdenyon bizdenyon bizlerdenyon-sizlerdenyon hepimizdenyon ondanyon yok unutma! mizilyon /bizilyon /sizilyon -sezilyon-tere bezginyon sezginyon; bizinyon /haydiyon....haydiya.... hiçilyonkere veryereasyon /ververasyon natılı... severasyon /rasyo...ırrasyo.. hiçilyonkere tizilyon sevi ;not sevi -hiçilyon iz; hiçilyonist mantık türeli; peşinden git;; hiçizyon kere hepilyon /happylyon "hepyonik ve hepyonya" natilyus/natilyüs verdema! hiçbişeygenik heryergen ya da yergengenik geniksizlikliği yersizlik genikliği gensizlik yenikliği yeniklik genikliği... genilim yenilimi yenilim genimi gengen geni genimi /gengenlik gengenkenar genkenar kenargen atıl /atıl kefere sayganı |
Tanrı kavramının gerçek olduğuyla dolandırılmak
Tını Başlıkları-/İmleri
Bir dolandırıcılık Olarak Tanrı Fikri / Tanrı Fikri Tarafından Dolandırılmak-Varlıksal/Varoluşsal Yüzleşiş-Yüzleşme Tanıklığın Keşfi-Dürüstlüğün Keşfi Patikası Yalan Tapım ve Aldatılım Olarak Tanrının Gerçekliğiyle ve Yokluğuyla Yüzleşim ya da Aldatılmış ve Kanmış olmanın Senteziyle -Dürüst ve Barışık Yüzleşme Üzerine Söylevler -Tanıştırmalar Tanrı kavramının gerçek olduğuyla dolandırılmak, kandırılmak ya da aldatılmak ve sözde psikozla yüzleşiş "bir tür yalan beyan ve dolandırıcılık olarak tanrının kanılması/onanması" ve kitle psikotif çoğunluksal kabul. Görmediğini görmüş /olmayanı olmuş ve varmış gibi ilan etme ve duyumsatma kapsamında toplumsal psikolojinin diğer örneklemelerle incelenmesi "Bir tür yalan beyan ya da yalancı tanıklık olarak tanrı" Olmayan hakkında atıp tutmak, tanıklık ve beyan vermek'in özgürlük ve bilgi ikilemi /Gerçeğin Yadsısı Özgür varlık içinde sahiplik/sahip düşünmesine saplanıp -sözde- sahibin diğer herşeye de ilintiliğini ya da -hak- sahipliğini iddia eden bilinçsizlik günleri yanılgılı ve yanlış yöneltilen zihnin kendi yanılgı ve yadsısını ve korkusunu diğerlerine dayatması "Özerk ve varoluş otoritesinden yoksun bağımsız varoluş"u tanımayan ikilemli varoluş günleri Varoluş icinden sahipler /hak sahipleri edinmiş iradelerce kınanmanın sentezi /sentezle barışma; İnkar edilmiş ve yadsıtılmış ve yadsınmış özgürlük ikilemi Özgürlük/Kökensizlik ve Bağsızlığı ve yalın gerçegi yalanla yadsıyarak Özgürlükçülük üzerinde tahakküm kurmayı deneyen bilgisiz irade --- Alıntı:
|
"Özgür İrade Tanrısı"
Arkadaşlar bu da bir başlık tasarısıdır ya da taslaktır
gelişim için (ya da yazım kayıt -açık objektif -saklama mantığı ve açık depo mantığında tutma için) yayına verildi/sunuldu; çoğu parça başlıklar ve kısa tutulmuş notlardır anlamsız parçalar gibi gelebilir.... çok fazla not alıyorum ve yayımsızda kalıyorlar-bekliyorlar geçiyorlar- ana taslak alanı/evrensel depo mantığı.... --- (Yazım anonimsel okuma mantığı önermekte ve geliştirme katkısı beklemektedir. Eleştirme tonali için değil de geliştirme, katılım ve katkı -yenileme- (ve eleştirgen için de mutlaka daha iyisini yapmasını/düzeltmesini isteme bekleme) tonalleri için yazılmıştır/adanmıştır..) Amaç tanrı düşüncesini karşılayacak/dengeleyecek büyüklükte (sonda) erke olgu yaratmaktır/türetmektir (Yazının ana sonucu ise; özgür irade kavramını yapılandırmak ;bilişsel yapılandırmak /yeniden yapılandırmak noktasına yürüdü. Bu nedenle bize önerilen, bu yazı da işleyemesekte, özgür irade kavramını göklere çıkarmak, abartmak, büyüttükçe büyütmek, koşullamak, insanlara sevdirmek, hatta insanlara yapılanmış gerçek bir kavram armağan etmek, süslemek ve pazarlamak ta olabilecektir -son tahlilde... ...) Bu cümleyi şuna atfediyorum-etiketliyoruz. Ateizm deyince örn. evrim kavramı ilk akla gelen kavramlardan biri... Özgür İrade güçlü ve savunulabilir bir silahtır.. .Kavram özgür bilince vurgu yapar/yaslanabilir. Bunu bu yazıda işleyemedik. .. Ama kavramla özgür irade kavramını yanyana birlikte yürütmek isterdim... -- Tanrı ve Özgür İrade Sorunsalı ya da aslında gerçek şu ki Özgür İradeyi Tanrı olarak yaratmak -desteklemek (ya da seçmek atamak! işbaşına getirmek) Tanrıya karşı güçlü bir mantık argümanı, çözümleme aramak fikri Tanrı yerine yeni tanrı aramak/koymak Tanrısını değiştirmek/tanrısını seçmek Tanrı düşüncesi yerine ondan daha dürüst gerçekçi bir bir öğe koyma sorunsalı Yaşamanın kendisi ve tıkanıklığı ile baş ediş İmgesi tanrıdan daha çaplı ve çarpıcı bir düş bulunur mu bilmiyorum çünkü tanrı barışçıl bir veri olarak bize doygunluk vermedi ve bizi beslemedi, barıştırmadı da. Dönüp toplumuza ve insanlara diyemiyoruz ki; bu kurmaca-yı âla da dönen işler hava civa... (bom bok yaşam bom bok! vaiz diyor ki!- vaize atıf!) İnsanlığın kaosu tanrı yakınlarında çarpışıyor.. Yani insanlık düşü ve serbest yaşam umuduyla yollarımız çakıştığında bu kavramla çarpışıyoruz... bu kavramla çarpışım vermek ve savaşım vermek felsefi bir sorunsal haline geliyor. /geldi bizim için-şimdi.... Yani bu kavramla savaşım vermeden barışçıl bir dünya kurulamıyor ya da bilgi özgürleşemiyor. Yaşam hakları olarak sayılabilecek şeyler hep bu kavramla geçişiyor. Önünüzü tıkayan güç bundan esin alıyor, ve diğer zırvalıklar da yok hükmü, kalası bir şey ama tüm gerçeği tıkamış ve tüm gerçek bundan tıkanıyor, besleniyor tüm sahte gerçek -kaos bundan besleniyor Ne kadar iyicil olursak olalım ve ne kadar barışçıl hümanist, iyicil bir tanrı düşlüyor olursak olalım ve ne kadar içten bir din umuyorsak umalım karanlıkcıl uçları var. yukarıdaki yüzleşmeyi görmeliyiz. ve dürüst bir dinden sözedebiliriz ancak biz bununla yüzleştik... Bir barış tanrısı oldurmuştuk. Objektif tutarlı kusurluksuz. Ama başımıza çöküşünü gördük bunun... diğer insanlığın kara kabusunu, kara tabuyu besleyen bu kavramla gerçekten yüzleşmeliyiz ve yüzleştiğimizde işler gerçekten değişiyor.... Sevgicilim ve sevgicil bir tanrı umuyorum. Benim tanrım yakmıyor. Aslında cehennem diye bir yer yok. Bunlar bana eski dinimi hatırlatıyor Ve kalanı, bu kavram savaşı beslemek için inşa ediyor.... Bu kavramdan kurtulmak o kadar büyük mecal ki ve mücadele ki kimimiz insanlığın barışını da ona atfettik. Yani tüm kötü koşulların yıkım yolu bu yoldan geçer çünkü doğma sönerse insanlık birleşecek,, savaşmayı bırakacak sanki…. Geleceklere ve gökyüzüne yüklenen anlamlarda bulunan mecalle, onu göklere bir yardımcı/yordamcı tam gözlemci olarak yapılandırdığımız çıkmaz bugün insanlığın ellerinde sürüklenmekte ya da yerlerde sürüklenmektedir. Bize, içbarışı ve yaşam günü -onuru- vermeyen, uğuldayan sonsuzluklu varoluşun burası kapanı ve bu atmosferde gerçeklik dapdar ve tıkalı sanki... ve çeliştiğimiz, varoluş dediğimiz, bizi kendi doğurup içine tükürüp atmış gibi O kadar dürüst barışçıl ve objektif bir tanrı yaratmıştım ki kesin kusursuzluktu. Göklere çıkardığım..... bana yaşam bulmacamı çözdürmedi. Korkmazdım ondan... babamdan baba evla varlık. Hatta güç ve güven merkezi. sarsılmazdım bu yüzden- sarsılmazdım... tanrı güvendir... Her şeyin çözümü,,, dinginliğin öbeği Bugün benim ve onun varolması arasında fark yok çünkü yok olmak, yok kalmak istemek kadar bazen umursamazlık ama çoğu bıkkınlık duyumsuyorum...bıkkınım.... ----- bütüncül anlam ve birlik bütünleşme arayışı sorduları İnsan varlığı/varlıkları olarak biz, büyük ve geçici bir bütünlüğün duyumsaması özleminde yaşayanlar, daha büyük bir bilme ve olma peşinde özlemle kıvranırken, sevilmemiş sevgisizler olarak varız.... güçlü bir birlik bir yaratmadan anlam yerine bir şey koymayı öğrenmeliyiz (bu cümleyi yapamadım. bozuk yapmışım onu) Varoluş u (şimdi burada) bir barış atmosferi olarak tanımasakta ve tanımlamasakta, onu diğer/genel koşullarında dingin addediyoruz -boşlukların varı biziz... Onu kutsadık bu vardı. -biz vardık Erdeme köklenen bilimlerde ve bilmelerde, bulmalarda benim zihnim der ki ;anlam arayışının ve gerçeklenme sorunlarının çözümü bizi şu sorularla/durumlarla baş başa bırakmıştır Yaşamak / yaşamakın kendisi bir sorunsal Zaman bizi yiyor. Hiçbir şey yemezse zaman yiyor. Zamana karşı bir zafer kazanamayız ya da bulunulan mekan ve gerçek ötesine ve dışına gidemeyiz. tıkanığız ya da hapisiz. ölüm belkliyor bizi.... Kadersi bir çözümleme de bu varoluşun zorunlu yükü olan bu..bunun doğasını yaşayıp öğrenip araştıracağız Tanrı yerine konuşulan en güçlü kavram bugün bilim. Bilimse tıkanık. Kendi anlamını yoramadı Müzik felsefe sanat estetik ve ruhsal doygunluk arayışları Varoluşun türetken dışavurumunun yadsınması ve onun gerçekliği ve ortaya koyduğu estetik Dünya çoraklığı bilimi . Bir çok problemin çözümünü görüp insanlığa armağan edemezsin. Sıradan hayatlarını yaşar dururlar. Elinde bilgi vardır bölüşemezsin. Eğlenme kültürü Barış kültürü-insan sevgisi bunlardan bazıları oysa yetmiyor Doğa bağlarla varoluşumuzu incelemeli çözümlemeli... ancak bunu neye indirip tamamlayabiliriz.... Yaşamak bazılarımız için zorsa? yani herkes kolay yaşamıyor Bir varlık çatışması ve tıkanması içinde varolmak tanrılığa kalkmak /soyunmaktan beter günler kaoslu günler yaşadığınızda ve bu dinmediğinde güç yetirisi ve savaşı içinde dinmediğinde bunu ya da benzerini atlatamadığınızda; adına her türlü delilik ya da delüzyon, nihilist bunalım ya da ne? denmesi tarafınıza bir çözüm değildir.... Bir varız bir boşlukta Ya da olanı olduğu gibi ilan etmek, bırakıp, kabullenip, cözümleyip, gidebildiğimiz kadar ileri ve sonra durgun ölümlülerin durağan dünyasında kabullenilmiş ölüm ve olası en barışık yaşamda ölüm kabulü.... Ve geleceklerin yoksanlığı… Ya da varlıkta varlık bulmak /varlık'a özdeşim kurmak gibi diğer felsefi dini fikirler/disiplinler ve çözümler ya da sahte tutarlı özgürlükler Bunlar –elele yürüyor? - nerde bulunabilir İnsanlığın dünyasında ve dünyamızda ve gerçeğimizde acı, kaos, kavga ve kan, gözyaşı vardır. Bunları gördük öğrendik. Coşkunluklarda, acılarda öğrenmelerde yaşadık. Bu olanların da kimi coşkun, kimi kaotik diye addettik ve izledik… oysa değişmez sarsılmaz şey .Zaman var ben burada Varoluşun bağrına dökülmüş, kazanılmış bu anılar ve bileşikler ,bilgi bağlar, varoluşa çözümlendi.... Doğal varoluşa-doğal kendinden varoluşa (ya da kendisizliği diyelim -kendi ben olan şimdi-bilinç var) kendinden bir itkiyle oldu bunlar Yaşayımın/yaşayımların erdemi geleceklere bağışlandı ben oluyum/ben ölüyüm... yokluklar kampına ve mutlaklar kampına gidiş /ölümün esaretinden kaçış; Tanrıya karşı güçlü bir mantık argümanı, çözümleme aramak fikri Gerçegin yerine ancak gerçek konulabilir Dünyadaki sapmalarla ve çarpıklıklarla açık savaşılmadığı sürece açık bir zafer kazanılamayacaktır. Kitle bilincin ortalama bir zafer kazanmasını beklemek ya da öğrenmesini ummak bir felaket gibi duruyor. Bunun adı umutsuzluk değilse de çözümlemedir. Burası böyle olacak . Aslanların kaplanların ceylan yediği yer ...o dünya burası Böyle bir gerçeği onamıyor ve onu değiştirmek gidermek istiyor oluşumu, oluşumuzu yadsıyamam. Onu tarihten ve varlık hafızasından silmek, yok etmek, buna kadar varan düşlemlerde biz yaşadık . gerçeği ve varoluşu yukardaki çatışkılarla birlikte, bazı ögeleriyle gerçeklemeyen yanım bunu söylüyor olacak/ben felsefeden eksikim. bakınız işte subjektivite var. Adı hayat denilen kalıbın içinde özgür mutlu ya da iyi hissetmek denen şeye bağlı bağlamda Tanrıya karşı güçlü bir var oldurmak fikri. Bir şeylere inanmalı güvenmeli ya da bu bir yana, umut -bilgi köklemeliyim.... Tüm şeylerle tüm zamanlarımda çatışıp duramam –kayıp bir yaşantının ve boğuşmanın peşinden gidemem. Barışın izginleri ….ni takip etmeliyiz<.. Bazı şeyler, bazı savaşmalar barışı getirmiyor. İnsanlık olarak bir çok aklı selim karar verdi ...her türden birleşme/çoğullaşma ve destekleşme barışı getirir .Her türden örgütlenme ve organizasyon bilinci geliştirilmelidir. Tuhaf dünya çözümlenmeli ve siyasal bilgi deşifre edilmelidir. Ortaklaşa kurulmayan yönetim ve yaşam kötüdür. Bunların formülleri bilimsel analizler gibi insanlığın elinde. Ne var oysa. Kan açlık gözyaşı ve kaos. Burada dünya gerçek doğası gereği kaotik demeliyiz. Yukarıdakilerin öğrenilmesi ya da sözde toplumlar üzerine sınırlı inşası Ama bu savaşları bitirmiyor. Güç tapıncı ve paranın akımında savrulan insanlık ve küçük düşürülen, küçük hayatlara kılınan, küçük insanlık, hayvansı doğadan öğrenerek ve terleyerek yücelecektir. Yukarılara tırmanacaktır. Dingin olmalıyım. Barışa gitmeliyim ve kaosu reddetmeli, olan bitene bakıp çözümlemeye ve yaşantımı sürdürmeye devam etmeliyim. Bu karaları kim veriyor. Mantık ikilemleriyle boğuşamam. Duygularım varlığımı ve günümü ve başedemediğim diğer şeyler yaşantımı süpürüp götürdüğünde sizlere dönüp demeliyim .Ne yapıyoruz ve yapmalıyız. Yani ben baş edemedim. Kaos ve karmaşam dinmez karmaşam bitmiyor Yeni bir var oldurmak fikri Insanlara bir üst gerçegin ve alt gerçeginde bağılı, varlığın bitişiği ve doğa kavramının ve doğal sembiyozunun bir parçası olduğumuz gerçeğini tanrılatmadan tanrılatılmış var kılınmadan tanıtlamak açıklamanın yolunu bulmalıyız. Kendimize de . gebe varlıklar olduğunu soylemekten baska çözum yoktur.. Her şey birbirinin gebesi. Taşın varlığı diğer vara-toplam maddeye çözümleniyor.. Tanrıdan olmak fikrinin ve fiilin en kötü yanı burada. Kişi bencil bir beni merkezliyor ve daha da saltıklaştırıp varlıktan daha da ayırıp bölüyor ve onu merkezleyip küçültmeye devam ediyor ve bunu onayıp duruyor ;Bağımlı Özgürlükten Doyumlanma/ Tanrı koşulu üzerinden sağlanan sınırlı özerklik ve varoluşa karşı özerk bağımsız –ben- var anlayışı Tanrı koşulu üzerinden sağlanan sınırlı özerklik ve varoluşa karşı özerk bağımsız var anlayışı ya da bağımı tanrıya bağımlı bağımsızlık ve özerk tanrının mal varlığı olmaktan ve tanrının özelinden ve özerkliğinden tın alan, ona bağlı özgün var/özgür var ikilemi doğa parçalılık anlayışını yıkıp yadsırken, bunu reddederken, seçilmiş /korunmuş- saklanmış sahipli özne ve bağımsız özne ve im olmanın keyfini sürüyor … tanrı budur... Ve bu olmanın -bu- tuhaf yalanını ve ferahını yaşayan bu birey diğer varlıktan kendine var addetmiyor.... Doğanın malvarlığı olan bedeninin farkında değil Ya da tüm varın ve toplam varın malvarlığı ve aidiyetliği olan parçalı duyumsamanın bütünsellik bağları kopuk ve bunlar hakkında da izler aramıyor /sanrılanmış.... Tanrının yıkımının burada/bunda olduğunu biliyorum….bunun tanrıdan büyülü ve büyük bir gerçek oldu oluşunun ise farkındayım… Yani maddenin de bağımı ve tüm varın da toplam varında aynısı tamamı bütünü ve bağıyız da… Bu tanrı yokmuş demek değil bir şey varmış demek ama aynı zamanda aldatılmışız demek Aldatılmayı herkesin öğrenmeye hakkı vardır. İyi bir dost tabi ki bir dosta dost olmayı göstermelidir. ---- Özgür varoluş dediğimizi, artık başımızda bir tanrı muhtar olmaması üzerinden konumluyoruz ve özerkliği buraya tanımlayıp, özerk iradeyi de buradan bölüp bağımsızlaştırıyoruz Buna özerk bağımsız iradenin kabulü ilanı ve doktrini diyebiliriz yaradılış varoluş –eşitsiz güç varlığı, son varlık, benim sahibim yok Bazı noktalarda kavram kargaşasını bitirmeliyiz. Yani bir yasanın yapımı ve onamı gibi bu böyledir denmeli artık.. özgür özerk irade bekçiliği... bunu tartışmayı bırakmalıyız tanrı yok diyorsak özgür ve serbesti tanınmalıdır. Tanım olarak yansımalı İrade serbestisini, eğer irademin bir sahibi yoksa ona/buna, yoksuzluğuna dayarım. Varoluşum özgürdür.. koşullarım özgürdür. ben koşullarım-burda şimdi.. yaratırım-türetirim ve yaparım -elimden geleni ya da elimden geleceğin en iyisini denerim ...bu benim koşulumdur mantığımdır Bugünümün hakları benimdir-bizimdir Koşulların, duyguların ya da dürtüler ve üst alt gerçekliklerin bağımı olabilirim bunların beni yönetmesi gibi diğer koşulumları bundan bölerim yine de özgürüm. özgür oluşumu ordan tanımlamadım... Buna yaradılışın ve yaradılışçılığında (/sınırlı/değişik etken) kabulü de (onaması da) diyebilirdik (özgür iradenin tanımı ve kabulünde- iradi -etkin/etken- bağlar bağlaşıklığı imi ile dost ya da ilkesel/türesel varlık bağlar tanınması ve onanması kabulü/varlıksal onama) oysa bizler varoluşlar ve yaradılışlar ve yaratanlar olarak tanınırsak... Özgürlük var mı yok mu? Ne? Bir ikilemdir . Özgürlük var bitti... Özgürlük var demek şu...bu ise yaptığım, bildiğim, tanıdığım ,onadığımkanundur-bilinçtir… Ben özgür insanlar ve seçimlik, -ortak mülk- hak sahipliği tanımlıyorum ve dünyanın böyle bir yer olmasını adaletin olmasını can bulmasını istiyorum diyebilirim demeliyim Tanrı yoksa özgürlük problematik değildir Doğaya karşı özgürlük arayışının anlamı yok-barışma var. tanrı boğuşması bitmişse özgürdür Kafesteki kuş varlığıyla barışamaz.diyene de diyeceğim olacaktır.... problemi çözülmüştür cevap verdiğimiz düşünerek inanarak diyebiliriz ki özgürüz. Doğaya karşı bir özgürlük nasıl fenomlanır.. Ya da onu korur (nasıl) her türlü insansı yasa İnsan yasaları varoluş yasalarıdır Yasa kavramı ve yasa yapma ve yasaya uygun hakka uyma bilinci Yasa kavramı ve yasa yapma ve yasaya uygun hakka uyma bilinci derinine incelenmelidir .Bu felsefe kadar, varlık araştırmak kadar felsefe de yer tutmalıdır Felsefenin ahlak ve etik kolu yasaya uygunluk ,yasa yapma, yasa tanıma ,hukuk tanımlama yani hukuk bir felsefe disiplini olmalıdır ya da öyledir Etik organı yasadır. Bu saçmaysa da yasa devletten büyük kavramdır bu saçmaysa geçin ama iyisini yazın ya da 'yasa' gerçek peşine koşmak kadar derin ve indili bir kavramadır yasa koruma bilinci insanlığın tüm sorunlarını dindirebilir ortak kabul edilmiş benimseniş yasalar bizi bir arada tutabilir yaşatabilir yasa dendiğidne onda hiç boşluk/tanımsızlık/çelişki olmamalıdır ve tüm herkese tam eşit aynı uygulanmalıdır yasa bizi birarada yaşatabilir.... ---- oysa gerçegin mekaniği bizi ağaç ve kuşlar ve insanlar olarak ortaya koymaktadır… Bu istemin dogası, enerjinin yönü, zorunlu varlığın/varlığının zorunlu devimi olarak tanımlanabilir… Tanrının korkusunun yerine konuşabilecek şeyin bu olduğunu düşünüyorum...... ---- Tanrı; özgürlüğü tanrıdan almıyorsak ? özgürlük ve açık özgür enerji ve açık özgür varoluş/gerçekleme gibi kavramlara ya da karşı özgürlük kavramına nasıl bir güç getirilir ve sağlanır bilmiyorum Açık özgür enerji varsa enerjinin doğasını araştırırız. Evreni ve gerçeğin doğasını araştırırız ve yeni gerçekler kurarız. Bu fikirler yabana atılacak fikirler değildir. Tanrı kavramı bir güçtür. Özgürlük yaratmak için. Bir antiyi silmek için… Fromm sevgi diye bir bağ ve ilgi/ilinti yaratmaya tanımlamaya girişmiştir örneğin… Froom'un büyük sevgi ideali vardı. Sevgicil insanlık Dürüst barışçıl bir hümanizm savaşsız kazanmıyor Hiç takip edemesem de, zor bulsam da, varlıktan öğrendim ki sonra; sonra siyasal mücadeleleri ve savaşları ve onların savaşlarını savaşçılarını onadım.. En çok onları varlıkladım. Mücadelecileri. Ondan sonra bir de; yazar çizerleri, düşün insanlarını, ideal insanlarını, müzisyeni-yönetmeni neyse şimdi… Yani başta dinsel ustalar tinsel ustalar ararsın … sonra sonra siyasi yordamcı insan gruplayan insan toplayan ve insanı birleştiren savaştıran ilkeleştiren ilkler sunan propagandacıları onarsın...... ----------- Benim kafamdaki varlık kararlı ve dingin ve oldukça da tinsel/tınsal/düşsel Bir düş öge olarak varlık- düşün öge; gerçeklin katılığı görece ---- -Barış Kanunun/Barışın Korunumu -Yasa Bilinci Ölmesizlik değil ama acı çekerli bir yokolum korkusunu yenmek gidermek /üstesinden gelmek karşı yasalar oluşturmak-güven vermek yokluğa yapışıp sıkışıp kalmak düşüntüsünden insanları kurtamak -arındırmak yokluğa ışıksızlığa hapsolmak kararlılığından ve saplantısından ve karanlıktan ölme sonrası sıkışma ve cehennmesi kabus vb. hisleri insanlardan söküp almak düşüntüsü arındırmada fizik kütle termodinamik ne kadar evrensel yasa varsa uyarlamak yararlanmak fikirleri İnsanlığın temel direngi noktası insanın ölümden sonra hapsolacağı, korunağı, köle olacağı gibi bir yasa temel korku ögesi bunun üzeirne/ gidermenin yolları düşünümü (-bilimi bu alanda mantıksal alanın dışına genişletmek- bilim ne yazık ki mantık dışı alana yürümelidir....) Yapılamak Dayandırmak ve İnsanları korkudan arındırmak Kütle Korunumu /Kütle Özerkliği Kütlenin, Şeyin, Öz-Korunumu -Doğa Bağırlılığı / Enerjini korunumu kaybolmaması üzerinden Benzerine Yaslanmış kaybolmazlık yeniden birebir yapılamazlık benin şeyin neyliği nasıllığı tartışmaları -özgür ben sahibi olmama- doğa bağlı -çoğul- olma fikirleri vb. Varlık korunumu ve kaybolmasızlık silinmesilizk ve hiçlenmesizlik bilinci Bilim üç çözümle söyleyemiyor mu? Duymak mı istemiyorlar İnsanların duymak istediği şu bir tanrı seni yakamaz/yokedemez -tutsak edemez mi? yeniden -birebir yapamaz mı? ya da bilgi geneldir- genel gelişir ama ne? -tüm varoluşa aitsin ve tüm varoluşa bağsın- tanrıya değil Tanrıya bağlı değil Tanrı seni atomlarına bölemez, atomlar sen değildin Seni atomlarından geri birleştirmez Tanrı yok diyorsak özgürlük ve özgür irade problemi çözülmüştür. Varoluş dayanaksızdır erinsizdir ama kendi içinde özgürdür demeliyiz Özgür irade tanrı yerine konulacak denklemdir irade denklemidir denenecektir Öyle bir özgür irade tanımı genişletmeliyiz ki; bu tanrıdan cazip olmalı. Tanrı karşısında bir yer yıkıcı olmalıdır Bireysel hakların ve hukukun dayandığı bir kavram. Birey olma bilincini besleyen. Kişi dünyadan her şey den hak istemeli hak idda etmeye başlamalıdır Özgür olmayan her şey yıkılmalıdır-eşit olmayan ve eşitliğe yanaşmayan İnsanları özgür irade kavramına inandırmalıyız.. Bana sorarsanız bilimsizlik denilenin eline alması gereken taş ve kavram hak bilincidir bu dur-insan onamasıdır irade onamasıdır ...izm ahlaklanmlalıdır/donanmalıdır bu kavramın tanımı yapılacaktır Özgür varlık ve özgür irade hak sahipliği bilinci kullanma hakkını devretmemek ve kendini evren koşullara ve diğerlerine yönettirmemek Tanrıdan alınmayan haklar ve doğavalrıklılık Tanrıdan veirlmeyen haklar ve doğa karşısında zaten şartsal eşitlik İnsanlara Bir Hak Bilinci Sunmak Aşılamak Hakları olduğunu öğrenirlerse duyarlarsa zorlarlar kütle haktır-var bilinci haktır-ortak bölüşümdür Yalan gerçeği gerçek yalanı yıkacaktır zorlayacaktır En temel itki varoluşa karşı özgün hakları olduğunu sözetmek tanrı çarpışması değil Varoluş karşısında varlık tanrı değil doğacıllık O çok yerken sen az yemek zorunda değilsin bilincini tam destekleyen vargı kadersiliğin eğimi burkumu... Sınırlar bizi bir arada tutan şeydir ayıran değil --- Birleşik Düşler kaleme aldı... (Başlık almak için şimdilik yeterli ve düzenli, derli toplu görmedik .... ama ne zaman düzenlemeye kalksak yazı ilk başladığımız halinin ya üç katına çıkıyor ya ya konsept kaybediyor, ya cümlelerin dörtte üçünü yitirip beşte dördü ekleniyor ya da yepyeni konu dışı bir hal alıyor Tanrı ve Özgür İrade Sorunsalı Desteklemek Sizlerde yardım istiyoruz-bekliyoruz Yazımın gelişimi için her türlü katkıya (düşün katkıya ve emek katkıya açığız/davetçiyiz) --- Birleşik yazım kalıbı Birleşik düşler -anonim- Gelişik düşler Anonim-ik düşler anonimik atmosfer anonimik düşünceler grubu /anonimik düşler ve açık kaynak kodlu yazım mantığı işleyen, anonymus, ya da çok kişi ya da yok kişi ve karakter olarak uydurtu düşünmemeyi öneren, yeğleyen öneri yazım/okuma... bu yönde yazım okuma geliştirme mantığı ve önermektedir -çoklu düş-paradigma anoninimk paradigma-kollektivist aşinalık |
Arkadaşlar bu da bir başlık tasarısıdır ya da taslaktır
gelişim için (ya da yazım kayıt -açık objektif -saklama mantığı ve açık depo mantığında tutma için) yayına verildi/sunuldu; çoğu parça başlıklar ve kısa tutulmuş notlardır anlamsız parçalar gibi gelebilir.... çok fazla not alıyorum ve yayımsızda kalıyorlar-bekliyorlar geçiyorlar- ana taslak alanı/evrensel depo mantığı.... --- (Yazım anonimsel okuma mantığı önermekte ve geliştirme katkısı beklemektedir. Eleştirme tonali için değil de geliştirme, katılım ve katkı -yenileme- (ve eleştirgen için de mutlaka daha iyisini yapmasını/düzeltmesini isteme bekleme) tonalleri için yazılmıştır/adanmıştır..) Amaç tanrı düşüncesini karşılayacak/dengeleyecek büyüklükte (sonda) erke olgu yaratmaktır/türetmektir (Yazının ana sonucu ise; özgür irade kavramını yapılandırmak ;bilişsel yapılandırmak /yeniden yapılandırmak noktasına yürüdü. Bu nedenle bize önerilen, bu yazı da işleyemesekte, özgür irade kavramını göklere çıkarmak, abartmak, büyüttükçe büyütmek, koşullamak, insanlara sevdirmek, hatta insanlara yapılanmış gerçek bir kavram armağan etmek, süslemek ve pazarlamak ta olabilecektir -son tahlilde... ...) Bu cümleyi şuna atfediyorum-etiketliyoruz. Ateizm deyince örn. evrim kavramı ilk akla gelen kavramlardan biri... Özgür İrade güçlü ve savunulabilir bir silahtır.. .Kavram özgür bilince vurgu yapar/yaslanabilir. Bunu bu yazıda işleyemedik. .. Ama kavramla özgür irade kavramını yanyana birlikte yürütmek isterdim... -- Tanrı ve Özgür İrade Sorunsalı ya da aslında gerçek şu ki Özgür İradeyi Tanrı olarak yaratmak -desteklemek (ya da seçmek atamak! işbaşına getirmek) Tanrıya karşı güçlü bir mantık argümanı, çözümleme aramak fikri Tanrı yerine yeni tanrı aramak/koymak Tanrısını değiştirmek/tanrısını seçmek Tanrı düşüncesi yerine ondan daha dürüst gerçekçi bir bir öğe koyma sorunsalı Yaşamanın kendisi ve tıkanıklığı ile baş ediş İmgesi tanrıdan daha çaplı ve çarpıcı bir düş bulunur mu bilmiyorum çünkü tanrı barışçıl bir veri olarak bize doygunluk vermedi ve bizi beslemedi, barıştırmadı da. Dönüp toplumuza ve insanlara diyemiyoruz ki; bu kurmaca-yı âla da dönen işler hava civa... (bom bok yaşam bom bok! vaiz diyor ki!- vaize atıf!) İnsanlığın kaosu tanrı yakınlarında çarpışıyor.. Yani insanlık düşü ve serbest yaşam umuduyla yollarımız çakıştığında bu kavramla çarpışıyoruz... bu kavramla çarpışım vermek ve savaşım vermek felsefi bir sorunsal haline geliyor. /geldi bizim için-şimdi.... Yani bu kavramla savaşım vermeden barışçıl bir dünya kurulamıyor ya da bilgi özgürleşemiyor. Yaşam hakları olarak sayılabilecek şeyler hep bu kavramla geçişiyor. Önünüzü tıkayan güç bundan esin alıyor, ve diğer zırvalıklar da yok hükmü, kalası bir şey ama tüm gerçeği tıkamış ve tüm gerçek bundan tıkanıyor, besleniyor tüm sahte gerçek -kaos bundan besleniyor Ne kadar iyicil olursak olalım ve ne kadar barışçıl hümanist, iyicil bir tanrı düşlüyor olursak olalım ve ne kadar içten bir din umuyorsak umalım karanlıkcıl uçları var. yukarıdaki yüzleşmeyi görmeliyiz. ve dürüst bir dinden sözedebiliriz ancak biz bununla yüzleştik... Bir barış tanrısı oldurmuştuk. Objektif tutarlı kusurluksuz. Ama başımıza çöküşünü gördük bunun... diğer insanlığın kara kabusunu, kara tabuyu besleyen bu kavramla gerçekten yüzleşmeliyiz ve yüzleştiğimizde işler gerçekten değişiyor.... Sevgicilim ve sevgicil bir tanrı umuyorum. Benim tanrım yakmıyor. Aslında cehennem diye bir yer yok. Bunlar bana eski dinimi hatırlatıyor Ve kalanı, bu kavram savaşı beslemek için inşa ediyor.... Bu kavramdan kurtulmak o kadar büyük mecal ki ve mücadele ki kimimiz insanlığın barışını da ona atfettik. Yani tüm kötü koşulların yıkım yolu bu yoldan geçer çünkü doğma sönerse insanlık birleşecek,, savaşmayı bırakacak sanki…. Geleceklere ve gökyüzüne yüklenen anlamlarda bulunan mecalle, onu göklere bir yardımcı/yordamcı tam gözlemci olarak yapılandırdığımız çıkmaz bugün insanlığın ellerinde sürüklenmekte ya da yerlerde sürüklenmektedir. Bize, içbarışı ve yaşam günü -onuru- vermeyen, uğuldayan sonsuzluklu varoluşun burası kapanı ve bu atmosferde gerçeklik dapdar ve tıkalı sanki... ve çeliştiğimiz, varoluş dediğimiz, bizi kendi doğurup içine tükürüp atmış gibi O kadar dürüst barışçıl ve objektif bir tanrı yaratmıştım ki kesin kusursuzluktu. Göklere çıkardığım..... bana yaşam bulmacamı çözdürmedi. Korkmazdım ondan... babamdan baba evla varlık. Hatta güç ve güven merkezi. sarsılmazdım bu yüzden- sarsılmazdım... tanrı güvendir... Her şeyin çözümü,,, dinginliğin öbeği Bugün benim ve onun varolması arasında fark yok çünkü yok olmak, yok kalmak istemek kadar bazen umursamazlık ama çoğu bıkkınlık duyumsuyorum...bıkkınım.... ----- bütüncül anlam ve birlik bütünleşme arayışı sorduları İnsan varlığı/varlıkları olarak biz, büyük ve geçici bir bütünlüğün duyumsaması özleminde yaşayanlar, daha büyük bir bilme ve olma peşinde özlemle kıvranırken, sevilmemiş sevgisizler olarak varız.... güçlü bir birlik bir yaratmadan anlam yerine bir şey koymayı öğrenmeliyiz (bu cümleyi yapamadım. bozuk yapmışım onu) Varoluş u (şimdi burada) bir barış atmosferi olarak tanımasakta ve tanımlamasakta, onu diğer/genel koşullarında dingin addediyoruz -boşlukların varı biziz... Onu kutsadık bu vardı. -biz vardık Erdeme köklenen bilimlerde ve bilmelerde, bulmalarda benim zihnim der ki ;anlam arayışının ve gerçeklenme sorunlarının çözümü bizi şu sorularla/durumlarla baş başa bırakmıştır Yaşamak / yaşamakın kendisi bir sorunsal Zaman bizi yiyor. Hiçbir şey yemezse zaman yiyor. Zamana karşı bir zafer kazanamayız ya da bulunulan mekan ve gerçek ötesine ve dışına gidemeyiz. tıkanığız ya da hapisiz. ölüm belkliyor bizi.... Kadersi bir çözümleme de bu varoluşun zorunlu yükü olan bu..bunun doğasını yaşayıp öğrenip araştıracağız Tanrı yerine konuşulan en güçlü kavram bugün bilim. Bilimse tıkanık. Kendi anlamını yoramadı Müzik felsefe sanat estetik ve ruhsal doygunluk arayışları Varoluşun türetken dışavurumunun yadsınması ve onun gerçekliği ve ortaya koyduğu estetik Dünya çoraklığı bilimi . Bir çok problemin çözümünü görüp insanlığa armağan edemezsin. Sıradan hayatlarını yaşar dururlar. Elinde bilgi vardır bölüşemezsin. Eğlenme kültürü Barış kültürü-insan sevgisi bunlardan bazıları oysa yetmiyor Doğa bağlarla varoluşumuzu incelemeli çözümlemeli... ancak bunu neye indirip tamamlayabiliriz.... Yaşamak bazılarımız için zorsa? yani herkes kolay yaşamıyor Bir varlık çatışması ve tıkanması içinde varolmak tanrılığa kalkmak /soyunmaktan beter günler kaoslu günler yaşadığınızda ve bu dinmediğinde güç yetirisi ve savaşı içinde dinmediğinde bunu ya da benzerini atlatamadığınızda; adına her türlü delilik ya da delüzyon, nihilist bunalım ya da ne? denmesi tarafınıza bir çözüm değildir.... Bir varız bir boşlukta Ya da olanı olduğu gibi ilan etmek, bırakıp, kabullenip, cözümleyip, gidebildiğimiz kadar ileri ve sonra durgun ölümlülerin durağan dünyasında kabullenilmiş ölüm ve olası en barışık yaşamda ölüm kabulü.... Ve geleceklerin yoksanlığı… Ya da varlıkta varlık bulmak /varlık'a özdeşim kurmak gibi diğer felsefi dini fikirler/disiplinler ve çözümler ya da sahte tutarlı özgürlükler Bunlar –elele yürüyor? - nerde bulunabilir İnsanlığın dünyasında ve dünyamızda ve gerçeğimizde acı, kaos, kavga ve kan, gözyaşı vardır. Bunları gördük öğrendik. Coşkunluklarda, acılarda öğrenmelerde yaşadık. Bu olanların da kimi coşkun, kimi kaotik diye addettik ve izledik… oysa değişmez sarsılmaz şey .Zaman var ben burada Varoluşun bağrına dökülmüş, kazanılmış bu anılar ve bileşikler ,bilgi bağlar, varoluşa çözümlendi.... Doğal varoluşa-doğal kendinden varoluşa (ya da kendisizliği diyelim -kendi ben olan şimdi-bilinç var) kendinden bir itkiyle oldu bunlar Yaşayımın/yaşayımların erdemi geleceklere bağışlandı ben oluyum/ben ölüyüm... yokluklar kampına ve mutlaklar kampına gidiş /ölümün esaretinden kaçış; Tanrıya karşı güçlü bir mantık argümanı, çözümleme aramak fikri Gerçegin yerine ancak gerçek konulabilir Dünyadaki sapmalarla ve çarpıklıklarla açık savaşılmadığı sürece açık bir zafer kazanılamayacaktır. Kitle bilincin ortalama bir zafer kazanmasını beklemek ya da öğrenmesini ummak bir felaket gibi duruyor. Bunun adı umutsuzluk değilse de çözümlemedir. Burası böyle olacak . Aslanların kaplanların ceylan yediği yer ...o dünya burası Böyle bir gerçeği onamıyor ve onu değiştirmek gidermek istiyor oluşumu, oluşumuzu yadsıyamam. Onu tarihten ve varlık hafızasından silmek, yok etmek, buna kadar varan düşlemlerde biz yaşadık . gerçeği ve varoluşu yukardaki çatışkılarla birlikte, bazı ögeleriyle gerçeklemeyen yanım bunu söylüyor olacak/ben felsefeden eksikim. bakınız işte subjektivite var. Adı hayat denilen kalıbın içinde özgür mutlu ya da iyi hissetmek denen şeye bağlı bağlamda Tanrıya karşı güçlü bir var oldurmak fikri. Bir şeylere inanmalı güvenmeli ya da bu bir yana, umut -bilgi köklemeliyim.... Tüm şeylerle tüm zamanlarımda çatışıp duramam –kayıp bir yaşantının ve boğuşmanın peşinden gidemem. Barışın izginleri ….ni takip etmeliyiz<.. Bazı şeyler, bazı savaşmalar barışı getirmiyor. İnsanlık olarak bir çok aklı selim karar verdi ...her türden birleşme/çoğullaşma ve destekleşme barışı getirir .Her türden örgütlenme ve organizasyon bilinci geliştirilmelidir. Tuhaf dünya çözümlenmeli ve siyasal bilgi deşifre edilmelidir. Ortaklaşa kurulmayan yönetim ve yaşam kötüdür. Bunların formülleri bilimsel analizler gibi insanlığın elinde. Ne var oysa. Kan açlık gözyaşı ve kaos. Burada dünya gerçek doğası gereği kaotik demeliyiz. Yukarıdakilerin öğrenilmesi ya da sözde toplumlar üzerine sınırlı inşası Ama bu savaşları bitirmiyor. Güç tapıncı ve paranın akımında savrulan insanlık ve küçük düşürülen, küçük hayatlara kılınan, küçük insanlık, hayvansı doğadan öğrenerek ve terleyerek yücelecektir. Yukarılara tırmanacaktır. Dingin olmalıyım. Barışa gitmeliyim ve kaosu reddetmeli, olan bitene bakıp çözümlemeye ve yaşantımı sürdürmeye devam etmeliyim. Bu karaları kim veriyor. Mantık ikilemleriyle boğuşamam. Duygularım varlığımı ve günümü ve başedemediğim diğer şeyler yaşantımı süpürüp götürdüğünde sizlere dönüp demeliyim .Ne yapıyoruz ve yapmalıyız. Yani ben baş edemedim. Kaos ve karmaşam dinmez karmaşam bitmiyor Yeni bir var oldurmak fikri Insanlara bir üst gerçegin ve alt gerçeginde bağılı, varlığın bitişiği ve doğa kavramının ve doğal sembiyozunun bir parçası olduğumuz gerçeğini tanrılatmadan tanrılatılmış var kılınmadan tanıtlamak açıklamanın yolunu bulmalıyız. Kendimize de . gebe varlıklar olduğunu soylemekten baska çözum yoktur.. Her şey birbirinin gebesi. Taşın varlığı diğer vara-toplam maddeye çözümleniyor.. Tanrıdan olmak fikrinin ve fiilin en kötü yanı burada. Kişi bencil bir beni merkezliyor ve daha da saltıklaştırıp varlıktan daha da ayırıp bölüyor ve onu merkezleyip küçültmeye devam ediyor ve bunu onayıp duruyor ;Bağımlı Özgürlükten Doyumlanma/ Tanrı koşulu üzerinden sağlanan sınırlı özerklik ve varoluşa karşı özerk bağımsız –ben- var anlayışı Tanrı koşulu üzerinden sağlanan sınırlı özerklik ve varoluşa karşı özerk bağımsız var anlayışı ya da bağımı tanrıya bağımlı bağımsızlık ve özerk tanrının mal varlığı olmaktan ve tanrının özelinden ve özerkliğinden tın alan, ona bağlı özgün var/özgür var ikilemi doğa parçalılık anlayışını yıkıp yadsırken, bunu reddederken, seçilmiş /korunmuş- saklanmış sahipli özne ve bağımsız özne ve im olmanın keyfini sürüyor … tanrı budur... Ve bu olmanın -bu- tuhaf yalanını ve ferahını yaşayan bu birey diğer varlıktan kendine var addetmiyor.... Doğanın malvarlığı olan bedeninin farkında değil Ya da tüm varın ve toplam varın malvarlığı ve aidiyetliği olan parçalı duyumsamanın bütünsellik bağları kopuk ve bunlar hakkında da izler aramıyor /sanrılanmış.... Tanrının yıkımının burada/bunda olduğunu biliyorum….bunun tanrıdan büyülü ve büyük bir gerçek oldu oluşunun ise farkındayım… Yani maddenin de bağımı ve tüm varın da toplam varında aynısı tamamı bütünü ve bağıyız da… Bu tanrı yokmuş demek değil bir şey varmış demek ama aynı zamanda aldatılmışız demek Aldatılmayı herkesin öğrenmeye hakkı vardır. İyi bir dost tabi ki bir dosta dost olmayı göstermelidir. ---- Özgür varoluş dediğimizi, artık başımızda bir tanrı muhtar olmaması üzerinden konumluyoruz ve özerkliği buraya tanımlayıp, özerk iradeyi de buradan bölüp bağımsızlaştırıyoruz Buna özerk bağımsız iradenin kabulü ilanı ve doktrini diyebiliriz yaradılış varoluş –eşitsiz güç varlığı, son varlık, benim sahibim yok Bazı noktalarda kavram kargaşasını bitirmeliyiz. Yani bir yasanın yapımı ve onamı gibi bu böyledir denmeli artık.. özgür özerk irade bekçiliği... bunu tartışmayı bırakmalıyız tanrı yok diyorsak özgür ve serbesti tanınmalıdır. Tanım olarak yansımalı İrade serbestisini, eğer irademin bir sahibi yoksa ona/buna, yoksuzluğuna dayarım. Varoluşum özgürdür.. koşullarım özgürdür. ben koşullarım-burda şimdi.. yaratırım-türetirim ve yaparım -elimden geleni ya da elimden geleceğin en iyisini denerim ...bu benim koşulumdur mantığımdır Bugünümün hakları benimdir-bizimdir Koşulların, duyguların ya da dürtüler ve üst alt gerçekliklerin bağımı olabilirim bunların beni yönetmesi gibi diğer koşulumları bundan bölerim yine de özgürüm. özgür oluşumu ordan tanımlamadım... Buna yaradılışın ve yaradılışçılığında (/sınırlı/değişik etken) kabulü de (onaması da) diyebilirdik (özgür iradenin tanımı ve kabulünde- iradi -etkin/etken- bağlar bağlaşıklığı imi ile dost ya da ilkesel/türesel varlık bağlar tanınması ve onanması kabulü/varlıksal onama) oysa bizler varoluşlar ve yaradılışlar ve yaratanlar olarak tanınırsak... Özgürlük var mı yok mu? Ne? Bir ikilemdir . Özgürlük var bitti... Özgürlük var şu demek ...bu ise yaptığım, bu ise bildiğim *tanıdığım ,bu onadığım, kanundur-bilinçtir… bu onadığımdır.. Ben özgür insanlar ve doğal seçimlilik ya da doğal seçimin yansıması- can bulması, -ortak mülk- hak sahipliği tanımlıyorum ve dünyanın böyle bir yer olmasını, adaletin olmasını -can bulmasını- istiyorum diyebilirim demeliyim Tanrı yoksa özgürlük problematik değildir Doğaya karşı özgürlük arayışının anlamı yok-barışma var. tanrı boğuşması bitmişse özgürdür Kafesteki kuş varlığıyla barışamaz.diyene de diyeceğim olacaktır.... problemi çözülmüştür cevap verdiğimiz düşünerek inanarak diyebiliriz ki özgürüz. Doğaya karşı bir özgürlük nasıl fenomlanır.. Ya da onu korur (nasıl) her türlü insansı yasa İnsan yasaları varoluş yasalarıdır Yasa kavramı ve yasa yapma ve yasaya uygun hakka uyma bilinci Yasa kavramı ve yasa yapma ve yasaya uygun hakka uyma bilinci derinine incelenmelidir .Bu felsefe kadar, varlık araştırmak kadar felsefe de yer tutmalıdır Felsefenin ahlak ve etik kolu yasaya uygunluk ,yasa yapma, yasa tanıma ,hukuk tanımlama yani hukuk bir felsefe disiplini olmalıdır ya da öyledir Etik organı yasadır. Bu saçmaysa da yasa devletten büyük kavramdır bu saçmaysa geçin ama iyisini yazın ya da 'yasa' gerçek peşine koşmak kadar derin ve indili bir kavramadır yasa koruma bilinci insanlığın tüm sorunlarını dindirebilir ortak kabul edilmiş benimseniş yasalar bizi bir arada tutabilir yaşatabilir yasa dendiğidne onda hiç boşluk/tanımsızlık/çelişki olmamalıdır ve tüm herkese tam eşit aynı uygulanmalıdır yasa bizi birarada yaşatabilir.... ---- oysa gerçegin mekaniği bizi ağaç ve kuşlar ve insanlar olarak ortaya koymaktadır… Bu istemin dogası, enerjinin yönü, zorunlu varlığın/varlığının zorunlu devimi olarak tanımlanabilir… Tanrının korkusunun yerine konuşabilecek şeyin bu olduğunu düşünüyorum...... ---- Tanrı; özgürlüğü tanrıdan almıyorsak ? özgürlük ve açık özgür enerji ve açık özgür varoluş/gerçekleme gibi kavramlara ya da karşı özgürlük kavramına nasıl bir güç getirilir ve sağlanır bilmiyorum Açık özgür enerji varsa enerjinin doğasını araştırırız. Evreni ve gerçeğin doğasını araştırırız ve yeni gerçekler kurarız. Bu fikirler yabana atılacak fikirler değildir. Tanrı kavramı bir güçtür. Özgürlük yaratmak için. Bir antiyi silmek için… Fromm sevgi diye bir bağ ve ilgi/ilinti yaratmaya tanımlamaya girişmiştir örneğin… Froom'un büyük sevgi ideali vardı. Sevgicil insanlık Dürüst barışçıl bir hümanizm savaşsız kazanmıyor Hiç takip edemesem de, zor bulsam da, varlıktan öğrendim ki sonra; sonra siyasal mücadeleleri ve savaşları ve onların savaşlarını savaşçılarını onadım.. En çok onları varlıkladım. Mücadelecileri. Ondan sonra bir de; yazar çizerleri, düşün insanlarını, ideal insanlarını, müzisyeni-yönetmeni neyse şimdi… Yani başta dinsel ustalar tinsel ustalar ararsın … sonra sonra siyasi yordamcı insan gruplayan insan toplayan ve insanı birleştiren savaştıran ilkeleştiren ilkler sunan propagandacıları onarsın...... ----------- Benim kafamdaki varlık kararlı ve dingin ve oldukça da tinsel/tınsal/düşsel Bir düş öge olarak varlık- düşün öge; gerçeklin katılığı görece ---- -Barış Kanunun/Barışın Korunumu -Yasa Bilinci Ölmesizlik değil ama acı çekerli bir yokolum korkusunu yenmek gidermek /üstesinden gelmek karşı yasalar oluşturmak-güven vermek yokluğa yapışıp sıkışıp kalmak düşüntüsünden insanları kurtamak -arındırmak yokluğa ışıksızlığa hapsolmak kararlılığından ve saplantısından ve karanlıktan ölme sonrası sıkışma ve cehennmesi kabus vb. hisleri insanlardan söküp almak düşüntüsü arındırmada fizik kütle termodinamik ne kadar evrensel yasa varsa uyarlamak yararlanmak fikirleri İnsanlığın temel direngi noktası insanın ölümden sonra hapsolacağı, korunağı, köle olacağı gibi bir yasa temel korku ögesi bunun üzeirne/ gidermenin yolları düşünümü (-bilimi bu alanda mantıksal alanın dışına genişletmek- bilim ne yazık ki mantık dışı alana yürümelidir....) Yapılamak Dayandırmak ve İnsanları korkudan arındırmak Kütle Korunumu /Kütle Özerkliği Kütlenin, Şeyin, Öz-Korunumu -Doğa Bağırlılığı / Enerjini korunumu kaybolmaması üzerinden Benzerine Yaslanmış kaybolmazlık yeniden birebir yapılamazlık benin şeyin neyliği nasıllığı tartışmaları -özgür ben sahibi olmama- doğa bağlı -çoğul- olma fikirleri vb. Varlık korunumu ve kaybolmasızlık silinmesilizk ve hiçlenmesizlik bilinci Bilim üç çözümle söyleyemiyor mu? Duymak mı istemiyorlar İnsanların duymak istediği şu bir tanrı seni yakamaz/yokedemez -tutsak edemez mi? yeniden -birebir yapamaz mı? ya da bilgi geneldir- genel gelişir ama ne? -tüm varoluşa aitsin ve tüm varoluşa bağsın- tanrıya değil Tanrıya bağlı değil Tanrı seni atomlarına bölemez, atomlar sen değildin Seni atomlarından geri birleştirmez Tanrı yok diyorsak özgürlük ve özgür irade problemi çözülmüştür. Varoluş dayanaksızdır erinsizdir ama kendi içinde özgürdür demeliyiz Özgür irade tanrı yerine konulacak denklemdir irade denklemidir denenecektir Öyle bir özgür irade tanımı genişletmeliyiz ki; bu tanrıdan cazip olmalı. Tanrı karşısında bir yer yıkıcı olmalıdır Bireysel hakların ve hukukun dayandığı bir kavram. Birey olma bilincini besleyen. Kişi dünyadan her şey den hak istemeli hak idda etmeye başlamalıdır Özgür olmayan her şey yıkılmalıdır-eşit olmayan ve eşitliğe yanaşmayan İnsanları özgür irade kavramına inandırmalıyız.. Bana sorarsanız bilimsizlik denilenin eline alması gereken taş ve kavram hak bilincidir bu dur-insan onamasıdır irade onamasıdır ...izm ahlaklanmlalıdır/donanmalıdır bu kavramın tanımı yapılacaktır Özgür varlık ve özgür irade hak sahipliği bilinci kullanma hakkını devretmemek ve kendini evren koşullara ve diğerlerine yönettirmemek Tanrıdan alınmayan haklar ve doğavalrıklılık Tanrıdan veirlmeyen haklar ve doğa karşısında zaten şartsal eşitlik İnsanlara Bir Hak Bilinci Sunmak Aşılamak Hakları olduğunu öğrenirlerse duyarlarsa zorlarlar kütle haktır-var bilinci haktır-ortak bölüşümdür Yalan gerçeği gerçek yalanı yıkacaktır zorlayacaktır En temel itki varoluşa karşı özgün hakları olduğunu sözetmek tanrı çarpışması değil Varoluş karşısında varlık tanrı değil doğacıllık O çok yerken sen az yemek zorunda değilsin bilincini tam destekleyen vargı kadersiliğin eğimi burkumu... Sınırlar bizi bir arada tutan şeydir ayıran değil hakları olduğunu öğrenmeliler yokluğa sıkışıp kalmayacaklarını bilmeliler/tanımalılar. bu bildirilmeli çözümlenmeli korku unsurunu besleyen herşey yokedilmeli ve kökünden kurtulmalıdır (bilim bu alanda evet azıcıkça coğudukça mantıkdışı alana genişeleme itkis almalı ve tıpkı evren gibi genişleeyceği dış/yerin orası olacğaını anlamalı ve -genişelmelidir -bilim kapanamaz -genişlemelidir) --- Birleşik Düşler kaleme aldı... (Başlık almak için şimdilik yeterli ve düzenli, derli toplu görmedik .... ama ne zaman düzenlemeye kalksak yazı ilk başladığımız halinin ya üç katına çıkıyor ya ya konsept kaybediyor, ya cümlelerin dörtte üçünü yitirip beşte dördü ekleniyor ya da yepyeni konu dışı bir hal alıyor Tanrı ve Özgür İrade Sorunsalı Desteklemek Sizlerde yardım istiyoruz-bekliyoruz Yazımın gelişimi için her türlü katkıya (düşün katkıya ve emek katkıya açığız/davetçiyiz) --- Birleşik yazım kalıbı Birleşik düşler -anonim- Gelişik düşler Anonim-ik düşler anonimik atmosfer anonimik düşünceler grubu /anonimik düşler ve açık kaynak kodlu yazım mantığı işleyen, anonymus, ya da çok kişi ya da yok kişi ve karakter olarak uydurtu düşünmemeyi öneren, yeğleyen öneri yazım/okuma... bu yönde yazım okuma geliştirme mantığı ve önermektedir -çoklu düş-paradigma anoninimk paradigma-kollektivist aşinalık |
Tikelizm ya da (seçilmiş tikelcilik ve) teizm (ya da tikelci teizm/seçkinci tikelcilik) varlığını mutlaklamak/mutlaklaştırma (durumu) ya da varlığını mutlaklanmaya götüren bir yol mudur ?
ya da mutlak güç istenci/beklenci midir? -başlangıcın başlangıcında;- Seçkinci Tikelcilik, mutlak güçlülük /mutlak güçlenme (mutlak güce erişme) ve tanrılaşma iradesi ve ifadesi tanrıdan tanrılanma ya da tanrılanma/tarılaşma/tanrılaştırılma (ve kendine tapınma/tapınç ve kendine tapındırma habercisi olan izlem olarak) kendine taptırma ya da her şeyi yönterek/yönetecek güce erişme??? değildir değildir... gelişim-öğrenme Kan-Tikelizm Non-Tikelizm Tikelcilik Varlıksal Seçkincilik Seçkinsel Tikelci ya da Varlıksal Seçkincilik , ötesi yokcilik ya da epistemecilik enginliği bunu emredercilik bakısı; minsiz'in hakkından gelse gelse Seçkin Tikelcilik (ya da seçkinci tikelizm) seçilmiş özneden doyumlanma ya da özel özne ile aşk yaşama =Tanrıcılık/Yaradancılk/Yarcılık/Sevgicilik/Sevgililikçilik/Birliktecilik/Sembiyozcilik/sembiyosembiyozcilik tapınmanın doyumuculuku/tapınçsal-tapınmasal doyumculuk sembiyo öykünme ya da sembiyoz öykünüş ve öykünme kökü sembiyotik öykünüş; varlıksal ilki; ;gerileşik varlık ya da aşağılaşık -yukarlaşık varlıklaştırılma; varlıksal ifade;çeşin-kendi; Sembiyo Tikelcilik/Tikelizm sembiyo varlıklaşma-k varlıksal ifadeler; ---- tikelist teizm tikelci teistik tikelist teistiklik ve tikelist elitist teistçilik tikel elizm tikel elitçi saptamacılık ve yapılandırmacılık ------ birleşik düşler krallığı; |
"tikelit özseçkincinin günlüğü"
(öz-seçkinci tikelcilik evet tezim; teizmin tanımı bu /özet ;
öz-seçkin narsizm kısaca ve kabaca) bütün tesitler narsist midir? diyorsun sen manyak mısın? ben manyak mıyım manyak kim? -- değillerse yüzleşsinler-görüyorum öyleyse körüm... --- öz-seçkincilik ya da narsizm ya da ötesi tümel özseçkinlicilik (ve tikelit özseçkinci) (öz-seçkin tümelcilik) ve seçkin narsistçilik ileri seçkin narsistçilik ve seçkin ileril narsiszm ; --?? göbeği..... öz seçkinci faşizm - bi çok tikelitte tümel özseçkinci (ya da tümel özcü) bağlamı yok. tikel özseçler tikelözseçer tikelözseçerler ve tikel benite tikel benitelilikte tikel özlem; ----- tikelci tümelleme ya da tümelist tikelcilik tümcü tikelcilik tümün tikele indirilmesi ve bağlanması değil? o da değil tamcı tüm ve tümcü tüm; tüm olan tam tüm; tümelci tekilizm; -- " bu saçmalıklar sona ermeli! " bir yolu bulunmalı. onu biliyorum...... -- kavramsal darlık -tikel tıkanıklık tikel bir adlandırması genelde şuna gider. en basit vurguda. bir iki diye sayama başladığımda başta olan...ilkin olan ve ilkinci -önem- olan.... birlerin öncülü/başı; baş öncül ; baş ilk tikel olmayan bir adlandırması da mı var dersek kavramlardan yana kafamız karışık diyeceğiz aynı şeyi ifade etmiyoruz herkes aynı kavramlarla aynı şeyi ifade etmiyor -tikel darlık- kavramlara insanların tutunma biçimlerini inceliyorum da kesinlikle aynı kavramlarla aynı şeyi ifade etmiyorlar başka şeyi başka kavramlarla ifade ediyorlar ve etmiyorlar; kavramsal ifade de başlayan ben şöyleyim ben böyleyim gibi düşüncelerinde kılığı var.... düşüncelerin kavramsal kılığı var ve birebir kılıksal düşünmeler; kılıksal düşünceler kavramsal öyle kılınmış adlandırmalar gerçeği-ni yansıtmıyor.... kavramlarla öğrenme ama kavramsal tabanının arkası doluluk -- matematiksel bir öğrenmede kavramlar (rakamlar) hesap yapar diyelim. bir hesaplama yöntemi tamamen ezberlenebilir kavramsal yöntem biraz tuhaf kavrmaların gerçeklerle yüzleşmsi lazım kavramsal gerçekliğin -- kavramların etkinliliği ve canlılığı? bu dediğini anlatabilme telaşıdır burda anlaşılma bir ölçken kendi içinde/çapında doğruyu söyleme, tutturma ve iletme değil bence anlaşılmayan önem önem midir? doğru belgi; doğru belgi tarihe karşı mı? başka ölçümler başka ölçümler başka önemlere /hedef kıstaslara vurur |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:23 . |