![]() |
Adnan hoca,al bizi cemaatine:)
“Adnan Hoca” olarak anılan Adnan Oktar'ın kedicikleriyle yaptığı kutlama gündeme oturdu.
Kartal Dragos'ta bulunan lüks bir villada gerçekleşen kutlamada, Cemaatteki kedicikleriyle yemek yiyen Oktar daha sonra havuz başına geldi. Burada kedicikler havuza girerken, Oktar onlarla poz verdi. http://odatv.com/turkiye-bu-fotograf...011171200.html Ateistler toplanın,Adnan hocamızın elini öpmeye gidiyoruz:) |
kızların hepsi silikon manyağı yalnız.. kâmil bir estetikçi olarak ben kendi halimde takılacağım, siz gidin :)
|
Oda tv bu haberi yapmış ve okuyucu yorumları yapılmış. İçlerinde bol miktarda trol hesap yorumları var. Aynı klavyeden çıkmışçasına bir üslup benzerliği görülüyor.
Bu paranın kaynağı ne? Eskiden zengin çocuklarının paraları olduğu soylenirdi ama o kaynak yeter mi?.. Fakir ailelerin kızları da olabilir mi? Son derece ruhsuz görünüyorlar. Silikonlu ama cansız... Tarihte bir Rasputin çıkmış. Ne büyük haltlar karıştırmış. Bizde ise bir F. Gülen var ona benzeyen, bir de bu adam. İkisi de kendi çaplarında büyük başarı ve düzen kurmuşlar. Özellikle buna kimse dokunmuyor. Acaba kim var arkasında? |
İktidara karşı olsa şimdi atmışlardı hapse Feto benzeri örgüt diye.
|
Nero;Adnan'ın İsrail'le bağlantısı var..Adnan'a birilerinin dokunması zor..
Tayyip sadece Fethullah'a dokundu,o da darbe oldu diye..Yoksa Fethullah'ta Adnan gibi dokunulmazdı.. Aynı şekilde Cübbeli Ahmet Hoca,Alparslan Kuytul,Nihat Hatipoğlu,Abdülaziz Bayındır gibi bir sürü hocaya da kimse dokunmuyor..Dur,bir tane daha var..Ömer hoca..Hamile kadınlar sokakta gezmesin diyen..Hem de bunu TRT'de söylüyor..Devlet bunları alenen koruyor/kolluyor..Olay bu.. |
Alıntı:
Adamın 7 ayrı raporu var, belki sonradan dahada almıştır, paranoid şizofren olduğu tescillenmiş. Yani cezai ehliyeti yok. http://arsiv.sabah.com.tr/1999/11/20/g07.html Arkasında Hukuk var yani, :) siz ona dava açamazsınız ama o size açar! Hukukun güzelliği! Alıntı:
Adnan öyle hararetli ateşli biri değil, bir raporun da geçtiği gibi aslında, kibar adam :) "Ayakta, yaşında, ciddi ve kendine bakımlı görünümde, giyiniş ve tuvaletine özeni çok iyi, çevresinde olup bitenlerden haberdar olma isteği tarzında artmış, mizacı şüpheci, sosyabilitesi son derece kibar, alıngan, konuşma ve ses tonu normal, mimik ve jestleri, düşünce içeriğindeki patolojilere uygun, mağrur ve kendine güven ifade eder tarzda, hareketleri düşünce içeriğindeki patolojiler yoğun artmış, serbest zamanları diğer hastalar ile sohbet etme, odasında temizlikle uğraşma tarzındadır. ..." Ben onu hiç görmedim öyle taşkın, hararetli, asarım keserim vs. lerini mesela, ama Fetö böyle miydi, buradayken bile adamın içine cin kaçmış gibiydi, elanda öyle kıpır kıpır yerinde duramıyor. :biggrin1: Hasılı birine dokunuldu neredeyse darbe olacaktı, bunada dokununca kesin skandal olur. Hukuk skandalı olur yani, adam hepten kahraman olur. :D |
Kizlar guzel. Ben bir ara email attim canli yayina. Bir soru sordum saolasin Adnan cevap verdi. Kibar adam. Keske diger cemaatler de boyle olsa. Fikirlerine katilmasam da, ara ara acar dinlerim A9 kanalini. Acaba roportaj felan mi yapsak?
Bir ara belki kediciklerle konusurum diye telefon actim bunlara, uc kitap sattilar. Selam verdik borclu ciktik misali. Eger okursa (seviyoz seni Adnan Hocam) |
Müslümanlar aslında farklı değil, evin içinde aynen böyle olduğu gibi 3-5 kadınla çıplaklar, aradaki fark sadece bunun teşhir etmesi.
Suudi Arabistan'da çalışan tanıdıklar da aynısını söylüyor, evin içinde kadınlarla anadan doğma otururlarmış. Peki Adnan hoca neden teşhir ediyor, bu tesadüf, öylesine yapılan bir teşhir değildir. Müslümanlara "Bakın iyi dindar olursanız siz de böyle hurilerle yaşarsınız" mesajı vererek onları kulluğa daha çok bağlıyor, teşhirin amacı budur... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Adnan konusunda ise, bence verdigi mesaj, musluman olsaniz da istediginiz gibi yasayabileceginiz uzerine kurulu. Lafta muslumanlik, ama cok da sinir koymayin, nimetlerden yararlanin tarzinda. Baska ne olabilir ki? |
Felasife;şizofrenliği de var tabi..Dediğin gibi dokunulmaz..:)
Yalnız..Şizofren,hoca falan filan da;adam yaşıyor:) Bir de ateistleri aşağılar bunlar..Ateistler şöyle böyle filan..Halbuki tam tersi.. Ben Müslüman gibi yaşıyorum..Adnan ateist gibi yaşıyor..Adnan ölünce cennete gidecek,ben cehenneme..Bu nasıl iş:) |
Alıntı:
Bu insandan önceki türe ait bir şey, kalıntı (kibarlığı bozmayalım :D) belgesellerde alenen gösterilen canlıların özelliği yani. Zaten Türkiyede Darwinizme en çokta bu kibar abimiz karşı çıkıyor, sebebi bu birazda, bu onu içsel olarak rahatsız ediyor. Sebebini de bildiğini hiç zannetmiyorum, zira dürtüler kuvvetli olunca, bilmek mümkün değildir, onlara teslim olup yargıladığı şeyi yapıyor. Alıntı:
Söylenenlerle, yapılanlar her zaman başka başkadır. Dünya böyle kurulmuş. İnsanlar sözleri ezberleyebilir-ki zaten çoğunca olanda budur-ama yaptıkları onları ele verir. |
Alıntı:
Demek ki müslümanların mazbut, tek eşli, mütevazı bir hayat yaşadığını kabul ediyorsun öyle mi? Ateistler ise sana göre hovardalık yapıyor sürekli. Bu mesajindan o anlam çıkıyor. :) |
Felasife;haklısın..''Darwinizm'' diye feryat edip,hayvanlığın âlâsını yapıyor..O kadar hayvanlığa,evrime filan karşıysan;insan gibi otursana yerinde..Değil mi ama?!
Hem insanız diye,eşrefi mahlukatız,bizi Allah yarattı diye çığlık at;hem de porno yıldızı gibi hatunlarla eğlen.. Bana bu hocaları ah bir verseler,aaah:) Nero;ateist birisinin sınırsız seks yaptığı,annesi/kız kardeşi ile bile seks yaptığı,istediği şekilde hareket ettiği,hırsızlık yapabildiği,rahatça içki içtiği,faize paraları yatırdığı gibi şeyleri;müslümanlar söylüyorlar..Müslümanlar ateistleri,kendi yapmak istedikleri şeyleri yapmakla suçluyorlar..Ateist olsam,şunu şunu yaparım diyorlar..Yani ateistliği serbest/rahat takılma olarak lanse ediyorlar..Böyle yaparak,aslında kendilerinin bir kapana kısıldıklarını,bir köle olduklarını söylemiş oluyorlar.. Türkiye'deki Müslümanların çoğunluğu tek eşlidir,tek eşlilikten yanadır,domuz yemezler,içki içmezler,kumar oynamazlar.. Bu anlamda bir Müslüman gibiyim dedim.. Ateistlik Adnan Oktar görüntüsünde bir şey gibi sunulur ama bu yanlış işte..Adnan Oktar ateist gibi dedim,çünkü rahat/serbest bir şekilde kadınlarla eğleniyor..Müslümanlara göre normalde ben Adnan Oktar'ın yerinde olmalıyım,Adnan Oktar'da benim gibi yaşamalı ama tam tersi işte.. Ben zahit gibi yaşıyorum nerdeyse,Adnan malı götürüyor..:) |
Yine güldürdü.:D
|
''Cennet'e seni umarım düdüklerim'' demiş..Daha ötesi yok artık..Türkiye'nin içinde bulunduğu psikolojik travmayı çok iyi özetliyor bu..Bir tv kanalında sokaktaki bir kıza böyle laflar ediliyor..
B.ka batmış ülke..Bu çok net.. |
Aralarinda Adnan Oktar'in da bulundugu cok sayida kisi gozaltina alindi.
https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem...tinda-2514671/ |
Ergenekon is basinda.
Bu deli alinacagina keske cubbeliyi alsalarmis. Bence Ergenekoncularin operasyonlari olacak ve diger cemaatler de toplanmaya baslanacak. Erdoganistler ile Ergenekoncular bir sure sonra birbirine girip, tekrar bir guc savasina giriseceklerdir. Habere nedense sevinmedim. Killi cuppelilerin alinisina sevinecegim. |
Alıntı:
Neyse, hayırlı uğurlu olsun. Kedicikler de göz altındaymış. (( = |
Alıntı:
Mehdiiiii olan , RAKİP mehdi istemez diyelim biz ona. Eski mehdi öldü yeni mehdi çok yaşaaaaa . Elinde ahit sandığı ile gelirse şaşırmam. |
Tarikatlara karşı da bir duruş var bu günlerde.
Bu sadece ilmeğin ilk hamlesi olabilir veya caydırıcılık esaslı olabilir. Önümüzdeki süreç kriz süreci ve ekonomi sırf inşaat-rant esaslı olarak piranhalaşmış yandaş egemen sınıfların soygunu, rüşveti, yolsuzluğuyla da götürüldüğü ve bu paşalar ülkenin kaynaklarını yağmalarken, paraları yurt dışına (özellikle İsviçre) taşıdıkları için de iflas etmiş durumda. Kısaca bu kriz hem finans krizi ama hemde sanayi-ekonomik kriz olarak şekilleniyor, ikisi bir arada... İktidar ilişkilerinde AKP nin taban oyu gereği, hayli etkin olan bazı tarikatlar, bu süreçte ileriye dönük tehlike arzedebilir, zira hırsızlığa da prim, ancak çıakr ilişkileri ekseninde işler yolunda gittiği ve katılımcıların kendi payını yeterince aldığı durumlarda geçerli. Ortada ciddi pastalar ve rekabet kızışıyor. Peker vb üzerinden mafya siyaseti ve kamplaşma ve şu alışageldimiz derin devlet faktörü, yoğun mesai halinde. |
Ne ergenekonu,yahu..!Saçmalamayın..
Kediciklerden bazılarıyla ilgili haberler çıkmıştı..Hatırlayalım.. Adnan Oktar yaptıklarının cezasını çekecek..Adnan'ı bu hale sokan da kendisidir..Kediciklerden birisi,bizzat bu oluşumu devlete şikayet ettiğini belirtmiş zaten..Yani,kendi kendilerini ifşa ediyorlar..Devlet,şikayetler üzerine savcılarıyla filan harekete geçmiş,seçimden sonra da tutuklamalar olmuş işte.. Şunu da es geçmeyin,çok önemli..Akplilerin bir kısmı,bu oluşumdan rahatsız..Muhakkak yüzlerce/binlerce kişi,bu oluşumu devlete yıllardır şikayet etmiştir.. Adnan'da arabaya atlamış,kaçıyormuş:) Nereye lan,g.t kılı..Akpye oy vermişte,falan da filan da..Ulan herif,en yakınındaki isimleri bile harcıyor..Sen kimsin?! |
Alıntı:
Lon erdoğan sonunda benide yaktin ya kitapsız. Bekle birtakine nah alırsın oy. |
spartacus
Rant falan yazmışsın ama halk olarak nereden bileceğiz ki bunları? Alım gücü düştüğüne göre herhalde bir şeyler dönüyor mu denecek? Kimin ne dediğine bakmayıp direk kaynağa bakmak nasıl mümkün olacak ki? |
Sayin Neva araciligi ile duydum ben bu haberi ve cikan her haber kaynagini takip etmeye calisiyorum. Akit, cumhuriyet, aydinlik, sozcu, odatv vb. Gunde 10/15 kere duzenli bakiyorum bu lanet haberlere. Bir turlu degistiremedim su huyumu..zamanimi aliyor cok. Neyse.
Oktar'in yedikleri boktan herkesin haberi vardi. Ne oldu da birden harekete gectiler? Daha once de yillardir sikayetler, deliller vardi. Recep Erdoganin izni ile perincekci kanat dugmeye basti... Kesinlikle sartlar olgunlastiginda diger cemaatlere de sira gelecektir. .... Ben, bu operasyonun Perincekci Ergenekon yapi ile Erdogangillerin anlasmasi sonucu gerceklestigini dusunuyorum. Bana kalirsa bugun Recep Erdoganin isbirlikcisi olan Perincek ve karanlik ekibi, gun gelecek Recep Erdogana unutulmaz bir kazik atip darbe vuracaktir. Gulen cemaatinin yiprattigi Ergenekoncu yapi, Gulenin bitirilmesiyle toparlanma surecine gitti. Suanda bunun meyvesini yiyor Turkiye. Ergenekon denilen mafyatik karanlik derin yapi, zamani gelince Recebimle de guc savasina girecektir. Kim kimi bitirir bilinmez. Bu soylediklerimde yaniliyor da olabilirim. Ama .. Yani nereden baksan bok ! Ulkede din ve milliyetcilik pasivize edilmedikce hayatlarimiz, bunlarin egemenliginde curuyup gidecek.. Ps: bu adam bi 10 yil once siteyi dava surecine suruklemis, baya cektirmisti bize. Sirf bunun yuzunden erisim engelleri ve saaldirilar yasanmisti....Hersey degisir iste... |
|
Bildiğim kadarı ile Caner taslaman hoca efendi hazretleri de ! bu dergahın müridi.
Hocası tutuklanmış. Mehdi tutuklanırmı ? Daş yağar daş. Piyasada dine dayalı Bilim adına tüm palavraların kaynağı bu adam. Caner taslaman hazretlerinin de zırvalarının temeli bu adama dayalı. Caner taslaman çıkıpta yeni mehdi benim der mi ? |
Alıntı:
|
|
2 senedir teknik takip altındaymışlar. İki sene önce ne olmuştu ?
https://www.google.com.tr/amp/www.hu...aylar-40893663 |
Alıntı:
Bilgi acisindan; http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=39807 http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=14024 http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=8017 Alıntı:
|
Durmak yok, tecavüze devam!!!
Adnan Oktar cemaatine yapılan operasyon bize bir kez daha şunu gösterdi: "Ben onların suratlarında yarasanın sevimsiz yüzünü ve karanlığı görüyorum", Eski Başbakan Mesut Yılmaz.
Her türlü karanlık işlerin döndüğü FETÖ, Adnan Oktar ve diğer cemaatler, bize bir kez daha Siyasal İslam'ın yarasa yüzünü göstermiştir. İşte Mesut Yılmaz, 28 Şubat'ta İmam Hatip okullarındaki bu tehlikeye dikkat çekmişti. Ama Siyasal İslam'da oyun bitmez. Onlar bu ifadeyi İslam'a karşı (ki gerçekte, kendi çıkarlarına) yapılan bir saldırı olarak lanse ettiler ve cahil Anadolu halkı da buna kandı. Cahil Anadolu halkı hiç merak etmesin; Siyasal İslam'ın her oyunu onlara taciz, tecavüz, yolsuzluk, makam işgali, din işgali vs. olarak geri dönecektir... Cahil Anadolu halkı madem ki laftan anlamıyor, o zaman yaşayarak öğrenecek (ki 100 yıl önce Yunanlılar'ın yaptığı gibi): Durmak yok, tecavüze devam!!! |
|
Ebenin örekene!
Cahil Anadolu halkının ebesini örekesine kaçırtacak bir foto:
Şimdi anladınız mı ebenizin örekenizi!?… Adnan Oktar'ın karşısındaki fötr şapkalı ve sakallı amca kim? Yukarıdaki foto bugünkü Jerusalem Post'tan alınma habere aittir. haberin başlığı "Türk seks kültü lideri ve takipçileri polis tarafından gözaltına alındı (Turkish 'Sex Cult' Leader and followers detained by police)"tir. Bu başlığın altında şunlar yazılıdır: "Oktar, ki İslami değerleri tartışan ve bazen "kedicik" olarak çağırılan dans eden genç kadınlarla ve "aslanlar"ı olarak adlandırılan genç erkeklerle, A9 televizyon kanalında talk şov programlarına evsahipliği yapar. Doğrudur. Richard Dawkins, Adnan Oktar'ın "Seks Kültü" olduğunu daha önceden tespit etmişti (Bkz. 1:57'ye): |
Macron'a kızılmaz; sevilir!!!
Şu Macron'u bir türlü çözmedim vesselam. Adama bir kızıyorum, bir seviyorum. Örneğin, #17 mesajımda Macron'a kızmıştım ve moderatör beni banlamış. Ama şimdi, dünkü TV24'ün "Adnan Oktar'a Operasyon" başlıklı haberin 4:16'sında şöyle bir altyazı geçti: "Provokatif Hamle... Fransa Cumhurbaşkanı Macron: Ülkedeki Müslümanları kontrole alacak düzenlemeler yapacağız".
Bu arada, Adnan Oktar'ı kontrol altına almadınız ne oldu? İşte Macron, bu tehlikeyi daha kaynağında bertaraf etmeyi amaçlıyor!... |
Alıntı:
Benim bilgilerim elbet bir ihtimal eski, bir ihtimalse yanlis olabilir. Bunlar olasi seyler. Verdigin basliklara baktim. Onlardan haberdardim. Tesekkur ederim. 3. Link karismis olmali. Fakat onemli degil. Cok tesekkur ediyorum. Ben sahsen Taslaman ile daha once konustum ve bu soruyu sordum. Bana gencliginde bazi cemaatlere katildigini [" birden fazla" dedi] bazilarina sadece meraktan bazilarina da ilgi duydugu icin katilmis. Daha sonra bu yapilarin [galiba] kendisine dar gomlek gibi geldigini ve [ancak burasini iyi hatirliyorum] akilci bulmadigi icin, bagini koparttigini ifade etti. [Ki yildiztozu kendisini bizzat tanir, sorabilirsin] Simdi ben bu olayi adamin kendisinden dinledim. Bende biraktigi algi, gercegi soyledigiydi. Hala da oyle dusunuyorum. Kendisinin en azindan tanrinin var oldugu tezine kesinlikle katilamam. Fakat, yalan da soyledigini sanmiyorum. Sadece biraz amatorce egolari var gibiydi. Ben, Taslaman hakkinda (sahip oldugu fikirlere katilmiyorum) sunu dusunuyorum: Bu adam bos da bir adam degil. Her kitabini okumuslugum vardir. Dawkins'in, Gould'un Harris'in ve digerlerinin oldugu gibi. Aslinda saydiklarim sadece turkce okuduklarim. Ne okudugumun da bir onemi ve burada soylemenin bir geregi yoktu...salakligima ver....insan okumali ve dusunmeli. Linkte diyor ki, bilim disi kitaplar yazmis. Kimin uumrunda. Felsefe bir bilim degildir ve materyalist olma zorunlulugu yoktur..Docent olmasi icin ateist yada non teist olma zorunlulugu mu var? Zaten bilim adami degil ki! Felsefeci. Felsefe ise bilim degil. Dunyada bizim gibi dusunmeyen insanlar da olmali. Tartisilmali, gerekiyorsa kavga edilmeli ama papagan gibi, bizi tekrar edenler olmamali, degil mi? Bu sebeple link bana biraz bir cepheden bakar hibi geldi. Akp diyor, ben akp li olmadigini kendim/sahsen biliyorum. Ortada ideolojik bir perspektif var. Bu da sana bir ateistin samimi elestirisi olsun. Seni seviyorum, Selam |
Kama Sutra (Zevk Kitabı)!
Adnan Oktar'ın boğaza nazır malikanesinin kapısının önündeki "Maşallah La havle velâ kuvvete illâ billah" yazısı ise oldukça dikkat çekici (Bkz. 3:00'a):
Çok ilginçtir, Eski Kedicik Ceylan Özgül'ün bugünkü "Yeni İddialar... İşte Adnan Oktar'ın Gerçek Yüzü!" ifşaatının altındaki yorumlara bakıyorum da, arkasındaki raftaki Kuran'dan rahatsız olanlar var. Sakın o, Kama Sutra olmasın! Davut Ergün, 2 saat önce (düzenlendi): "Arka rafta Kuran-ı Kerim var önünde yaptığınız muhabbetlere bakın yazık vallahi yazık" ibrahim karahan, 1 saat önce: "Arkada hâlâ kuranı Kerim War ya ya sabır" |
Alıntı:
Fakat konuyu yanlis anlamissin, insanlarin x,y,z.... Vb. Partili olmasi degil bahsedilen, keza tanri inanci olmasi da anlasilabilir bir durum, icerik bahse konu, Taslaman teoloji yapiyor, felsefe degil bence, felsefe objektif ele alis oldugunda kayda deger ve bilgilendirici... Yoksa Taslaman gibileri cok sayida medyada mevcut.. Elbette ki ateist olmamasi veya materyalist olmamasi bir olcut degil, kisisel olarak Boyle olmayabilir, evet yildiztozu'nun Taslaman hakkinda ki goruslerini asagidaki linkte okumustum. http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=38660 Sonuc olarak, Oktar'in tedrisatindan gectigi biliniyor. Evet Oktar'da sitemizle ugrasmisti, ama bunu yapmis olmasi, diger tarikatlarin da ortada olan durumunun esgecilmesini gormezden gelmeye engel degil kuskusuz objektif olana.. Bilim felsefe olmaksizin gitmez sevgili Nathan, keza Taslaman'in da yaptiginin teoloji oldugunu bildigi halde (kendisine yonelik), felsefe yaptigini zannetmesi gibi... Yoksa atiyorum bir King universitesinden biri, teoloji bahsinde kisisel olarak kapasiteli olabilir buna diyecek birsey yok, ama felsefe yapmak boyle birsey degil.. Bunu da bir ateistin kisisel gorusleri olarak al. Alıntı:
------------------------------------ Adnan Hoca'dan ahlaksiz'a nasil geldik? Kamuoyunda ‘Harun Yahya' ve ‘Adnan Hoca' isimleriyle bilinen Adnan Oktar'ın önceki gün gözaltına alınması gözleri bir kez daha tarikat ve cemaatlere çevirdi. Oktar hakkında çocukları taciz etmekten vergi kaçırmaya kadar 30'dan fazla suçlama bulunuyor. Türkiye'nin en ‘sansasyonel' tarikatlarından biri olan Adnan Hoca ekibine yönelik bu operasyon, yandaşlarca ‘sevinçle' karşılandı. Tıpkı FETÖ operasyonlarında olduğu gibi bu operasyonda da yandaşlar operasyonun hemen ardından sanki bugüne kadar bu grupla bağları yokmuş gibi kararı alkışladılar. https://www.birgun.net/haber-detay/s...ik-223017.html |
Çıplak namaz ve toplu seks!...
'Adnan Hoca' soruşturması bütün hızıyla sürerken bu yapıya ilişkin geçmiş dönemde açılan soruşturmalardaki bilgiler de ortaya çıkmaya devam ediyor.
© Milliyet 'Adnan Hoca' soruşturması bütün hızıyla sürerken bu yapıya ilişkin geçmiş dönemde açılan soruşturmalardaki bilgiler de ortaya çıkmaya devam ediyor. Adnan Oktar ve adamları hakkında açılan ancak 2013'te zaman aşımından düşen davanın dosyasındaki 'Gizli Tanık' ifadeleri örgütün o dönemdeki faaliyetlerine de ışık tutar mahiyette... Bu soruşturmada '3 Numaralı Gizli Tanık' olarak ifade veren bir mağdur, Adnan Hoca grubunun içinde kaldığı dönemde yaşadıklarını bütün ayrıntılarıyla anlatıyor. "Telkinlere inandım" İfadelerdeki detaylar yapılanmanın içindeki çarpık ilişkileri ve yapının nasıl işlediğini de ortaya koyuyor. Örgüte çocuk yaşta girdiği anlaşılan ve örgüt içindeki 40'tan fazla kişiyle ilişkiye girdiğini söyleyen gizli tanığın ifadeleri şöyle: "16 yaşımdayken, sonradan Adnan Hoca grubundan olduğunu öğrendiğim bir şahısla tanıştım. Bana dini telkinlerde bulundu, ibadet etmem gerektiğini ve bu ibadeti herkes tarafından bilindiği şekilde değil de günde iki vakit; sabah akşam ikişer rekât halinde ve her rekâtta birkaç kelime söyleyerek yapabileceğimi söyledi. Hatta çırılçıplak da yapabileceğimi söyledi. Bana mantıksız gelmişti ama yapılan telkinlerle ben de buna inanmaya başladım. Kısa bir süre sonra beni grubun diğer üyelerinin de kaldığı evlere götürmeye başladı. Erkek arkadaşımın telkinleri sonucunda kendisinin grubundaki diğer arkadaşlarıyla birlikte olmamın sevap olacağına inanmaya başladım." "Hastalık kaptım" "Bu dönemde arkadaş grubunun üyesi olan A.T, A.A, A.Ç, A.A.B, A.A, A.K, B.B, B.Y, B.S, H.A, C.Y, C.G, E.E, F.T, F.K, H.E, İ.T, K.K, M.M, M.D, N.A.K, N.N, O.B, U.Z, Ö.B, A.S.E, S.U, S.A, S.S, S.K, S.M, T.K, U.S.T adlı şahıslarla çeşitli şeklilerde ilişkiye girdim. Bu ilişkiler sebebiyle cinsel hastalıklara yakalandım. Tedavi gördüm. Bu hastalıklara diğer bazı kızlar da yakalanmıştı. Doktor bu hastalığın sebebini çok eşlilik olarak açıklamıştı. Grubun içinde 'Cariye' olarak bilinen kızların evine gidip gelmeye başladım. 'Abi' olarak nitelendirilen Adnan Hoca'nın yazdığı iddia edilen kitaplar sürekli okutuluyordu. 'Kardeşler' olarak nitelendirilen grubun evlerinde de sürekli ilişkiler oluyordu. Buradaki B.G, T.A.T, D.A, Ç.Y, S.S, B. ve İ. adlı kızlar da aynı şeyi yapıyordu." "Tevrat Antalya'dan çıkacak" "Adnan Hoca'dan '100 senede bir gelen kurtarıcı' olarak bahsediliyordu. Erkeklerle ilişkilerin Kardeşler'e ve Adnan Hoca'ya itaatin bir gereği olduğu, bunun bir 'hizmet' olduğu ve karşılığının da öbür dünyada görüleceği söyleniyordu. Onların arasından ayrılanın da cehenneme gideceği söylenerek sürekli baskı yapılıyordu. Grup üyelerine ağırlığın cinselliğe değil dini bilgilere verilmesi gerektiğini söylediğimde Abi'nin (Adnan Hoca) bu konuları iyi bildiğini, sadece itaat etmem gerektiğini söylediler." "Lüksün cazibesi..." "Evlerdeki koltuklar genelde altın varaklı aynalar, plazma televizyonlar, şirketlerde de genelde deri koltuklar kullanılarak lüks ve cazip bir hava oluşturuluyordu. Özellikle yatak odalarında yatağın karşısında aynalı bir dolap olurdu. Kişinin kendi boyun bölgesi ve (bazı mahrem noktalarına) bakması haram kabul edildiğinden bu bölgelerin ancak aynaya bakılarak görülebileceği söyleniyordu. Bir gün Ortadoğu'ya hâkim olunacağı, Antalya bölgesinden Tevrat'ın en eski halinin çıkacağı, bunun da bizim kutsal kitabımız ile aynı olacağı söyleniyordu. Kardeşler 'Abi'yi hayvanlarla konuşurken gördüklerini söyleyerek onu gözlerinde büyütmeye çalışıyorlardı." "İncel bel" kontrolü "Evdeki 5 kişiyle birlikte Adnan Hoca'nın Vaniköy'deki evine gittik. Gitmeden önce kardeşlerden birisi bana açık dekolte bir elbise giyerek gitmemi söyledi. Ancak ben kapalı bir kıyafetle gittim. Adnan Hoca geldiğinde yine kardeşlerin telkiniyle ayağa kalktım. Adnan Hoca oturduğu yerden yanına çağırdı. Elleri ile bellerimizin inceliğini kontrol etti. Dudağımı eliyle aşağı yukarı ittirip ağzıma baktı. Kitaplarını okumamızı, kardeşleri dinlememizi, şirket işlerine yardımcı olmamızı söyledi. Bir kadın ve erkeğin yalnız oldukları zaman ilişkiye girmeleri yasaktı. İlişki sırasında bir erkek odaya rahatlıkla girip çıkabiliyordu. Bizi ailelerimizden soğutmak için ailelerimizin 'münafık' olduğu söyleniyordu. Birinin tercih edilmesi gerekirse kendilerinin tercih edilmesi gerektiği ancak aileler tarafından para verilir ve bu paralar da 'Kardeşler' için harcanırsa ailelerin sevaba gireceği anlatılıyordu. 'Adamlık Dini' diye bir kitapları vardı. Bizim için ölçü bu kitaptı. Dış dünyayla temasa geçmeye başladığımda yaptığım şeylerin ne kadar korkunç şeyler olduğunu anladım. Bu şahıslarla irtibatı kestim." Bu haberden anlaşıldığı üzere ilk mesajımda neden o kadar tepki koyduğum anlaşılmıştır herhalde. İkinci olarak, bu kedicik gerçekten de cahilmiş. Çünkü Tevrat hakkında yanlış bilgilere sahiptir. Bir kere "Tevrat" değil "Eski Ahit"tir o. Onun Tevrat zannettiği şey Kuran'dan gelir ve Kuran yazarları da Yahudiler'in elindeki kitabın sadece Tevrat olduğunu zannediyorlardı. Yani Kuran yazarları da cahildi. Çünkü Dinler Tarihi bize bunun böyle olduğunu açıkça ortaya koyar. Şu cehalete bakar mısınız; Antalya'dan en eski Tevrat çıkacakmış ve bu da Kuran'ı doğrulayacakmış. Peki bu saplantı nereden geliyor? Tabii ki Kuran'dan. Çünkü Kuran'ın orijinali yok ve ilk kez Emevi Halifesi Abdülmelik tarafından bir kitap haline getirilen Kuran'ın meşruiyeti için 1400 yıldır çalmadık kapı bırakmadılar. Ancak ne var ki Kuran yazarlarının değiştirildiğine inandıkları Tevrat'ın bilinen en eski kopyası Kumran mağaralarında keşfedildi. En eski metinleri M.Ö. 1. yy.'a tarihlenen Kumran Yazıtları ya da Ölü Deniz Parşömenleri'nin, yapılan incelemeler sonunda günümüzdeki Eski Ahit'i % 100'e yakın doğruladığı görülmüştür! Peki bundan daha eski Eski Ahit'i ya da parçalarını bulabilmek mümkün müdür? Elbette, ama olasılığı oldukça düşüktür. Fakat öyle bile olsa, o da günümüz Eski Ahit'ini doğrulamaktan öteye geçmeyecektir. Sorun ne peki? Müslümanlarda Kuran'ı doğrulayacak bir Tevrat arayışı var ve bu 1400 yıldır devam ediyor. Şimdi bu açıklamalardan sonra o kediciğe maddeler halinde İslamiyet öncesi ve sonrasında elde ettiğim bulgularımı döşeneyim hemen aşağıya: 1. Kuran'daki Arapça Nebatiler'in son başkenti Busra'da Hristiyan Araplar tarafından icat edildi. Bu Arapça başlangıçta bölge dilleriyle birlikte 2, 3, 4 vs. dilli küçük küçük metin parçaları olarak ortaya çıktı. Örneğin, M.S. 512'ye tarihlenen Zebed yazıtında Yunanca+Süryanice+Arapça dilleri kullanılmıştır. Bunlar hemen hemen aynı metnin 3 dildeki sunumu olarak kullanıldı. Yani Arapça Yunanca ve daha çok Süryanice'ye dayalı olarak bir kopyalama dili olarak kullanıldı. İslamiyet öncesi küçük metinlerdeki Arapça'nın kullanımı hep böyle olmuştur. Yani bölgedeki yetkin dillerden kopyalama olarak. Fakat bölgedeki dillerden Arapça'ya en yakın olanı Nebatice idi. Kuran'daki Arapça bu dilden türemiştir. Bu yüzden bu Arapça'ya "Kuzey Arapça" derler. Çünkü bu dil Arabistan'ın kuzeybatısında ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde, Yemen ve civarındaki Arapça'ya "Güney Arapça" denilmektedir. Ancak şu unutulmamalıdır ki, kimse Arapça'nın bir kopyalama dili olarak kullanılmasını, bizim Latin alfabesine geçişteki gibi zannetmesin. Biz sadece alfabemizi değiştirdik ve bu geçiş 3.5 ay gibi kısa bir zamanda gerçekleşti. Oysa Araplar'ın Nebatice'den Arapça'ya geçmeleri öyle olmamıştır; çok daha eziyetli olmuştur: Önce Nebatice'deki harfleri değiştirerek (ki harflerdeki değişim % 100 değildir) yeni bir alfabe icat edilmiştir ve oradan da kelimelerin bu yeni alfabeye göre yeniden yazımları sözkonusu olmuştur. 2. Busra ve civarındaki yani kuzeybatı Arabistan'daki baskın din Hristiyanlık idi. Oradaki Araplar'ın, Arapça'yı icat eder etmez yaptıkları ilk şey dini metinleri yeniden ele almaktı. Örneğin, onlar, Tanrı'ya "El İlah" dediler. O sırada bölge dillerinde böyle bir yazım yoktu ve bu ilk kez yazılıyordu. Fakat asıl şok edici olay, "El İlah" kelimesinin geçtiği İslamiyet öncesi küçük metinlerde HAÇ işaretinin mevcut olmasıydı. HAÇ işareti metnin bazen başında, bazen de sonunda yer alıyordu. İşte bu, oradaki Araplar'ın Hristiyan olduğunu gösteriyordu. Kral Yezid yazıtı buna güzel bir örnek teşkil eder. Sözkonusu bu yazıtları inceler ve size burada PDF olarak sunarken beni asıl şoka sokan şey, İslam kaynaklarında böyle şeylerden hiç bahsedilmemesidir. Hiçbir İslam kaynağı, Arapça'nın kökeninin nereden geldiği ve İslamiyet'in kökenleri hakkında bu bilgileri vermiyordu (ki hatırlarsanız, 2017'nin son çeyreğinde İslamiyet öncesi taş yazıtların arka arkaya piyasaya çıkması üzerine sıcağı sıcağına size "Hristiyan Araplar'da ALLAH Çoşkusu" adlı makalemi sunmuştum). Çok ilginçtir, İslamiyet öncesindeki "El İlah" kelimesi İslamiyet döneminde bitişik olarak "Allah" olarak yazılmaya başlandı. Ama bu bitişik yazımın bırakın Arapça'yı, hiçbir dilde anlamı yoktur. Çünkü "El İlah" dediğiniz zaman bu, İngilizce'de "The God" olmaktadır. Ama bunları birleştirirseniz "Thegod" olur ki bu, hiçbir İngiliz'in anlam veremeyeceği bir şey olur. Yani Arapça'daki "Allah" kelimesinin İngilizce'deki karşılığı "Thegod"tır. Bu size doğru geldi mi? 3. İslamiyet öncesi ve sonrasına ilişkin sayısız sayıda yazıt okumuşluğum vardır; ama şimdiye kadar İslam Peygamberi olarak lanse edilen "Muhammed"in yaşadığı döneme ait ne bir yazıta, ne bir sembole (işaret), ne bir imaya denk gelmedim. Muhammed bir efsane olarak gözükür. Fakat bu efsanenin altındaki yaldızı kazıdığınızda karşınıza Kuran'ın ilk parçalarının Arabistan'ın kuzeybatısında çıkmış olduğu gerçeği çıkar. Kuran'ın ilk parçaları orda ortaya çıktıktan sonra Arabistan'ın aşağısına akmaya başlamıştır. Yani Kuran'ın Medine ve Mekke'ye gelişi böyle olmuştur. 4. Kuran'ın kitap haline getirilişi çok daha ilginçtir. İlkin parçalar halinde Arapları mest eden Kuran'ın Arabistan'a yayılışı tıpkı İncil'deki gibi olmuştur. Yani nasıl ki çeşitli yerlerde vaaz veren keşişler, İncilleri okurken halk en çok Matta, Markos, Luka ve Yuhanna'yı beğeniyorsa aynı durum Kuran için de geçerlidir. Aslında söylenen şeyler yeni değildi; hikayeler farklıydı. Eee Araplar da hikaye dinlemeyi sevince Kuran tüm Arabistan'da tutulmaya başlandı. Nasıl mı tutulmaya başlandı; işte şöyle: Bunun için JESUS'u örnek olarak verebiliriz. JESUS, artık çarmıha gerilmemiş, göklere alınmış ve hikaye mutlu sonla bitmişti. Bütün olay şurda bitiyor yani: Yukarıdaki "Jing Wu Wen (Fist of Fury)" adlı filmin ilk gösteriminde, "Chen Zhen" karakterini canlandıran Bruce Lee'nin, Japon işgali altındaki Şangay'da bir parkta duvarda asılı "Çinliler ve köpekler giremez!" tabelasına uçan bir tekmeyle parçalaması sahnesi üzerine tüm Çinliler sinemalara akın etmişlerdi! |
Bu konuda temkinli olmak lazım yine de.
Elbette ne olduğunu iyi biliyoruz, lakin bugünün Türkiyesinde ne hukuka ne savcılığa ne de yargıya güvenmemeli. Usülsüzlükler desteklenmemeli. Birçok iddia düzmece olabilir. Kim olursa olsun, hukuk gözetilmeli. Daha ortada mahkeme yok, SAVUNMA yok, bir şey yok, bunca iddia nasıl, neden servis ediliyor? Kısaca işimize geldiği gibi yaklaşmamalı, hukuku sırf işimize geliyor diye, silip atmamalı ve muhatap kim olursa olsun hukuksuzluklara sevinmemeli veya desteklememeliyiz. Tren kazası oldu, yayın yasağı getirildi, Peker ülkeyi kan havuzuna çevirdi, hiç bir şey yapılmadı, beraat ettirildi, A.Oktar yakalandı daha ilk saatte çarşaf, çarşaf suçlama, iddia, isnat servis edildi... Bunlar faşist bir anlayışın egemen olduğu ve hukukunda artık anlamını yitirdiğinin basit göstergelerindendir. Ülke faşist oligarşi ile yönetiliyor ve bunun bileşenlerinden birisi de tarikatlar. Bu bir Menzil taraflı operasyonda olabilir, Peker taraflı da olabilir-ya da yeri mafya ile dolduruluyor olabilir-, bileşenlerin çıkarları namına güç birliği sözkonusu ve bugün H.Yahya tarafı eleniyor olabilir. Kısaca kimin, kimi elediği noktasında bir tarafa destek vermek, aslında zaten suçlu ilan edilenle aynı olana destek vermek anlamına gelebilir. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:21 . |