![]() |
Kasyopya celseleri, 9.12.2017
Celse Tarihi: 9 Aralık 2017
Tabla başındakiler Laura, Andromeda ve Artemis Pierre, Joe, Chu, Ark, Mikey, Scottie, Niall, Harika Köpek Noko, Ay Modülü, Prenses Leia Bugün 9 Aralık 2017. Fark ettim de, bu yılın rakamlarının toplamı 10, bu da 1 yapıyor, yani yeni bir döngünün başlangıcı. Demek ki geçen yıl bir 9 numara yılıydı. Berbat bir yıldı kesinlikle! Pekala… Kimse var mı? C: Kasyopyalı Fikola'dan selamlar. Herkese merhaba! S: (L) Bu gece için güzel bir soru listesi hazırladık ve öncelikle kısa cevaplı olanları aradan çıkarmak istiyorum. Bilmek istediğim ilk şey şu: Andrew Breitbart'ın ölümünde çevrilmiş herhangi kötü bir oyun var mıydı? C: Gerçekten ağır bir soru. Şunu söyleyelim ki, Hillary Clinton'ın geçerli bir aday olarak görüldüğü süre boyunca, "gelişmiş suikast teknolojisine" erişimi olan ajanlara yönelik mesaj niteliğinde bazı sözcükler vardı. S: (L) Işın teknolojisi veya ona benzer birşeyle kalp krizlerinin tetiklenmesi gibi mi? C: Evet S: (L) Hillary kendini tehdit edilmiş hissedildiğinde veya dalkavukları tehdit edildiğinde, "Neden Assange'ı bir İHA saldırısıyla ortadan kaldırmıyoruz?" örneğinde olduğu gibi belirli bir saldırı talimatı mı veriyordu? C: Evet S: (L) Ve sanıyorum ki Assange'ın hayatta olmasının nedeni… Assange neden hayatta? C: Teknoloji aktivasyon etkinliği için doğru parametrelere sınırlı erişim. S: (L) Bu gece teknolojik bir Kasyopyalıyla birlikteyiz! (Joe) Açık bir ortamda yapılması gerekiyor belki de. Breitbart öldüğünde neredeydi? (L) Açıkta ya da belki doğru şartlarda yapılması gerekiyor. Veya belki yakın mesafeden. (Joe) Şu adamın adı neydi, Robin Cook muydu? 2003'te Irak savaşına karşı geldiği ve El Kaide'yi falan ifşa ettiği süreçte öldürüldü. Dışarıda yürürken… CELSE SONU Orijinal celse metni: https://cassiopaea.org/forum/index.p...c,45195.0.html Devami icin tiklayiniz Kaynak: https://www.baskalarinahizmet.com/ |
Alıntı:
Başka gezegenler, ya da medyum filan mı? Kimler? Mantar olayını pek kâle almamışlar ama Amarika kıtasının köklerinde bu var, sanırım bu konuşanlarda oralı olduğunu gösteriyor. Buna bu kadar karşı olmaları ilginç olmuş. Aslında buna bende mantık olarak sıcak değilim ama o kültürlerde bu var. Tütün bile temelinde, ruhsal bir bitki, öğretmen bir bitki olarak anılıyor. Sevgiler |
Alıntı:
Ruhsal varlıklarla irtibat kurma tablası aracılığıyla irtibat kuruluyor. Medyum değil. Neden bu kadar karşı duruyorlar acaba mantara? Çok net bir hayır demişler. |
Merhaba,
Bu olayı Hans Von Ayberg mahyasıyla piyasaya sürülen kitaplarında yazmıştı yıllar önce, hatta bunu " Hızır Tezkiresi " ve doğruluğunu bilemiyorum ancak Apollo 14 uzay aracının " Blue File " daki gizli notlarıyla da desteklemeye gayret etmişti... Ne kadar doğru ne kadar yanlış bilinmez ( gelecekteki bizler ), ancak detayda sorgulanan ve oturmayan yerler var. Neyse biraz takip edeyim, konudan neler çıkacak göreyim. Sağlıcakla kalınız... |
Alıntı:
|
Nero , sakıncası yoksa bu başlığı Konu-dışı forumuna alabilir miyiz?
|
Alıntı:
Turandursun sitesinin böyle bir başlığa tahammül etmesi bile olgun bir tavır. Öteki forum olsaydı (ateistforum), onlar hiç sormadan etmeden, çoktan "tavanarası"'na kaldırmışlardı. :) |
Alıntı:
Gelecekte ki bizler olduğuna göre, onlar vakti zamanında şimdide de olmuşlardır, yani bizim yerimizdeydiler, anlaşılan onlara da o zaman gelecekte ki kendileri mi yardım etmiş? Var mı böyle bir detayları. Ama tabi ilginç olan, onlar doğru yolu nasıl buldular da geleceğe doğru gittiler. Mantarın yanlışlığını çözmüşler miydi ki? bu kadar tavır almışlar. Kullanmayabilirsin elbet ama kullanan içinde yanlışı ne olabilir ki, zaten yerliler kullanıyor bunu. Onların da bir şey dayattığı yok, kendi hallerindeler. Tabi esas mesele, onlar şimdiden geleceğe gittilerse, bizlerde gideriz, bu onlara mahsus bir şey değil. Aksine şu an kimse yanlış yolda değil demektir bu, demek ki kimse yanlış bir şey yaşamıyor demektir bu. Herkes doğru yolunda. Olması gerekenler oluyor. Yanlış olsa idi gelecek bizle nasıl irtibat kuracaktı, mümkün değil. O halde gelecekte ki bu üst düzey kişiler, bu güne niye karışıyor? İnsanların kafalarını karıştırıyor? Bırakın değil mi? Madem sen gitmişsin geleceğe, geçmişte ki gelir nasıl olsa, gelemese sen gelemezdin. Diyeceğim bu üst düzey abiler, şimdide çok mu zekilermiş. :D Bu da mümkün değil. Eğer öyle olsa idi, yav yaşayın yaşadığınızı, en nihayetinde nasıl olsa anlardınız filan derdi ki, böyle sözde yol göstermeye kalkmazdı. Kendi geleceğine dinamit koymazdı. Sıkıntı var bu öğretide. Aslında Sufizimde böyle bir şey var, iyi biliyorum bu mantığı, yani yol kesiciler, haramiler denilen bir olay var, mesela Hızır bile böyledir, manevi yol keser, maksat hedefi zorlaştırmaktır. Sanırım bu celselerde böyle olmuş, söyledikleri doğru gibi ama gibisi var işte. Ne söylediği değilde, nasıl söylediği, şekli önemli, şekle bakar mısın, yanlıştayız... Yok artık! Alıntı:
Alıntı:
Sevgiler |
Alıntı:
Daha ilginci ise şu: bu verdikleri bilgilerin %30'unun çeşitli nedenlerle hata içerdiğini de yine kendileri söylüyor. Mesela soran kişinin niyeti, arzusu vb cevabı etkileyebiliyormuş. Mesela ilk başlarda Laura (ekibin başındaki kadın) İsa hakkında sorular sordu ve cevaplar aldı. Ama çok sonra ortaya çıkan şu oldu: İsa hakkinda diye söylenen pek çok bilgi aslında Jül Sezar ile ilgiliymiş. Yâni İsa efsanesine temel oluşturan pek çok olay aslinda Sezar için doğru. Gerçekte İsa diye yerel bir figur varmış ama o figürün de bu efsanelerle ilgisi yokmuş. Çarmıha gerilme, 3 gün sonra dirilme vb zaten hiç olmamış. Ama bunu adamlar Laura'ya o zamanlar söyle(ye)memişler. Arzulu inanış ve soruş nedeniyle... o zamanlar dindar biri olan Laura'yı büyük olçüde hayal kırıklığına ugratmamak için sanırım. |
Alıntı:
Söyleyememişler :D Aslında kandırma işleri zaten doğrular ile olur ki inandırıcı olsun, kalıcı olsun, yanlışlar ile olan kandırmaca çok kısa sürer. Bu işlerde böyle, koca koca medeniyetler kandırılmış, kimileri yok olmuşlar, kimileri bu günlere gelmişler, bir kaç kişiyi kandırmak hiç zor olmasa gerektir. Üstede dediğim gibi neyin söylendiği değil, nasıl söylediği önemlidir, anlaşılan Laura da bunlara inanmış. Hasılı doğrular tuzaklarla doludur. |
Alıntı:
Evet, doğru. Doğrular tuzaklarla doludur. Tuzağı bazan farketmeden kendimiz de kurarız. Mesela celselerin birinde geçiyor; "en doğru ve net cevapları, en az önyargıyla sorduğumuz zaman aldık" diyorlar. |
Alıntı:
Alıntı:
(biz ama alturist (özgeci ya da bendışı, ben olmayan) bir ters ben/biz bizdeki ben kavramından o bize gidemeyiz (ben olmayan/ya da bilindik anlamda ben olmayan ve ya da ben tersinden gitmeliyiz ya da özne kavramsalından başka olum/varolum biçimi de belki düşünmeliyiz.) ben olmayan varoluş biçimi. ben kavramının tam tersi var ya da başka eğer söylendiği gibiyse eğer öyleyse/ aranılan özgeciliği vb. temsil ediyor gibi yaklaşım. (tanrı aramasından/aramasından büyük arayıştır sonuçta) (kırklar söylencesi diye bir mecaz var, yakın bir mecazdır buna) özge kimlik/çoklu kimliksiz kimlik ya da /mecaza kıyasla kırklar, kırklar diyarı diyebilirdik ve bu arada komünizmin (olduğu) varolduğu yer-den de diyebilirdik komünizm aleminden bize sesleniyorlar diyebilirdik... bu açıklamalar neden geliyor ben 17 yaşımda 3 kez kuran okudum bir ara da, bu metni bir yaşlarımda bir kaç kez okudum/devindirdim Karşıma çıkan bir çok şeyi okuduğum gibi yaşam karmaşam da bu vardı ,bu da vardı... tuhaf hissettim bunu burda gördüğüme girip girmemekte, yazıp yazmamakta, ne demekte kararsız kaldım evet nero nedir bunların dalgaları? sahi.., kim bunlar |
Alıntı:
Soru sormak şüphedendir, şüphen yoksa zaten soruda sormazsın. O zaman nasıl öğreneceğim denilirsede, sorarak öğrenme olmaz ki, bu şüpheye şüphe eklemek olur, yaşam zaten bir kitap o da anca yaşayarak öğrenilir. O üst düzey emmiler bunu bilmiyor mu? bal gibi bilirler. Onlar sorarak mı öğrenmiş, yoksa bu zamanları yaşayarak mı öğrenmiş? Sorarak öğrendilerse şüpheleri ondandır, yanlışı yaşamadıkları ne malum! yok yaşayarak öğrendilerse, soru/cevap işine niye giriyorlar! |
Alıntı:
Bu dünyada 3. Yoğunluk kendine hizmet eden varlıklar olarak yaşamaya başlamışız. Bu başlayış, aynı zamanda doğrusal zamanın da başlangıcıymış. Öte yandan bakıyoruz, insanoğlu milyonlarca yıl avcı toplayıcı olarak yaşamış ve o dönemde bir doğrusal zaman algıları yokmuş. Yerleşik döneme geçtikten sonra bu olay başlamış. Mevcut ilkel kabileler üzerinde yapılan incelemeler, onların gelecek zaman kipine sahip olmadıklarını ortaya koymuş. Plan yapmıyorlar. İlkel dönemde komünal hayat sürdürurlerken, yerleşik tarım toplumu olduktan sonra sınıflar ve savaşlar da ortaya çıkıyor. Kendine hizmet olgusu doğuyor. Ilkel komünal dönemde ise başkalarına, yani kabileye hizmet ediyorlardı. Geleceğin de bir tür komünalizm olacağı varsayılırsa, o zaman bizler yine başkalarına hizmet eden varlıklara olacağız diyebiliriz. Yâni kendisine ilgisiz, ama başkalarına ve hayata karşı ilgili. Sevmeyi sahip olmak olarak algılamayan... |
Alıntı:
O zamanlar bu olayı, yâni kendiliğinden harekete geçen kahve fincanı olayını kendi beyinlerimizin marifeti diye yorumlamıştım. Harflerin karşında gelip durarak kelimeler ve cümleler oluşturuyordu. Parmaklar dokunuyordu ama bazan fincan fazla hızlandığında parmaklar fincana yetişemiyordu. :) Bu nedenle beynimizin gizli bir gücü diye yorumlamıştım. Bir de, bu kasyopya celsesinde sözü edilen, parmakla ağır nesneleri kaldırma deneyini biz de yapmıştık ve başarılı olmuştu deney. Tüy gibi hafifmişçesine ağır masayı havaya kaldırmıştık. |
Alıntı:
Kral ruh Kralice ruh Hanedan mensubu ruhlar Alt duzey ruhlar Sıradan , halk tipi ruhlar falan . Vay be! Bilim Dünyasını dibinden sallayacak durumlar var MIŞ. |
Alıntı:
Tersi durumda olur, bir tüyü bile kaldıramazsın yeri gelir. Açıkcası bu tip şeyler show amaçlıdır, normalde kişiyi bilgilendirmez ama inandırır, artık ne amaçlanıyorsa ona inandırılır, o işe yarar. Daha ötesi olmaz. |
Alıntı:
Ama inanç bunu nasıl sağlıyor? Kocaman, ağır metal masayı normalde 4 kişi yerinden oynatmakta güçlük çeken biz, az bir telkinden sonra parmak uçlarımızla nasıl rahatça kaldırabildik? Merak konusu... |
Kendin diyorsun, telkinden sonra... Bunlar normal şeyler değil ama anormal olmasıda bunu bir sır etmiyor, telkini almışsın bir kere, belki bir çay, meyve suyuda içirilmiştir bilemezsin ki, adam seni yönetiyor işte, gerçekte hiç kaldırmadığın bir şeyi kaldırmış gibi de oluyorsunuz, yoksa inanmayana niye etki etmiyor, ona yerinde duruyor, çünkü zaten yerinde masa. Neticede yönetim işi, teknik bir iş esasında, manevi değil.
İzin vermişsin beni yönet diye, aslında zevkli de olmuştur ama o kadar, ötesi istesende olmaz. :D |
Alıntı:
|
Alıntı:
Telkin nasıl oluyor da böyle bir işi başarıyor? Bizim gücümüzde bir artış olmadı ki telkinle, masanın ağırlığı azaldı. Bu nasıl olur? Masa telkinden anlamaz ki? :) Gücümüz artmadı derken, ben şahsen öyle bir hisse kapılmadım o sırada. |
Alıntı:
öznesiz/ler /kimsizler bizler olacağız? bozuk kavramsallaştırma "bensizler" ülkesinde kimse yaşar mı? kim yaşar? bensizler ülkesi nerdedir? Alıntı:
şöyle diyelim.. şimdi de mi? gelecekte mi? gelecek nerde? şimdi nerde? Alıntı:
bunlar o metinin kipleri Alıntı:
komünizm örneği tamam kaba bir örnekleme/genelleme ama bir sebebim vardı ben tanımı gereği kavramı çarpıtmamak adına başka bir şey anlatmayı denedim tanrışık varlık olmayan; özneşik varlık/varoluş olmayan; ardıl olmayan, tekil olmayan-geniş.... Alıntı:
yeni ya da farklı bir varoluş deneyimleme kipi/biçimi, ikincil bir varoluş deneyimleme biçimi ve algısı,argümanı vb. (belki nesnel kimlik,nesne kimlik dışında, obje kimlik, konu kimlik gibi vb. de olabilir) önerilmeli idi. vb. algı yaklaşımı/değişimi ve yakınlaştırması için-bu olmasa da /böyle olmasa da varsa ya da yoksa ya da neyse ney/ o tartışmalara ben girmeyeceğim ama kavramın (STO denenin) bir an gerçek olacağını varsayalım.bir anti-ben ve anti-varoluş bu kavrama, subjektif öznel yakıştırmalar ve subjektif özne/öznellik üzerinden yakınlaşılamayacağını düşünüyoruz. |
Sevgili uydurtu,
Israrla okuyorum fakat seni anlamakta gucluk cekiyorum. |
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
bu bağlamda diyebilirim ki, komünizm toplumu düşünmesi 4 ya da 3+ denen de kavrama uyarlamak ya da yakınlaşmak için iyi bir model ya da yakınlaşma 6 için değil 4STO için kavram önerilebilir..tam komünizm..6STO için değil... |
Alıntı:
Bu duyguyu, yüceliği anlıyorum, ama deniliyor ki bu yoğunlukta insan BH olamaz. Anca 4.de olacak, o da kendi seçerse. Bu bana biraz çelişkili geliyor. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
Altaki videoya bi bak istersen, saat sorarken bile hipnoz ediyor, hatta arkadan yaklaşıp gene ediyor, daha olmadı kitle hipnozu ediyor. Hasılı hipnoza girdiğini anlamazsın bile, bu tamamen yönetenin insafına bağlı. Alıntı:
Haltercilerin doping ilaçları güçlü kanser ilaçlarıymış, bu nasıl gücü arttırır dersen. Kanser ilaçları güçlü ağrı kesiciler, ağrı sızı için yani, normal insan bunu alınca ağrı eşiği iyice yükseliyor, dolayısıyla daha fazla ağırlıkların altına rahatlıkla girebiliyor. Öteki türlü fazla ağırlığı kaldıramamasının nedeni fazla "acı" dır, dopingse bunu yukarı çekiyor. Yani güçlü hissi değil esas his, acı hissinin azalması ki bunlarında hipnozla yapıldığını çok gördüm medyalarda. |
4 kişi masayı kaldıramadı ve telkin aldıktan sonra , masayı parmaklarımızla kaldırdık !!!!!!!!!
Naim SÜLEYMANOĞLU , hangi telkinle o yükleri kaldırıyordu diye merak saldı şimdi beni. Yalnız rekor kırdığı ağırlığın üzerine 250 gram daha koysalar telkin etkisiz kalacaktı. Bu masa muhabbeti açık bir yalan , hemde bu forumda Yaşamda kontrolünü kayıp edip , bu tarz şarlatanların eline düşen bir çok insan var.Yöntemleri o kadar farklı ki , kimisi falcı, kimisi duacı , kimisi üfürükcü , kimiside TELKİNCİ . Bu şarlatanlar insanların zaflarından faydalanmayı çok iyi biliyorlar. Bu tiplere forumda musade edilmiyor ancak bu tipler bir delik bulur girerler. Bu konunun sonu , büyü fal gibi üfürmelere doğru kayacak. |
Alıntı:
Bu dediklerine iki itirazım olacak. Birincisi, biz o deneyde hipnotize edilmedik, bir dakika kadar kendimizi "yapabilirim, kaldırabilirim" diye telkine tuttuk. İkincisi, bu deney sonrasında parlaklarımızda bir zorlanma izi, bir kızarıklık vb olmadı. Daha sonradan da hiç bir ağrı sızı hissetmedik. Olsa bu dikkatimi çekerdi. Çünki bu tür olaylara çok kuşkucu ve sorgulayıcı bakıyorum. Ruh çağırma deneyinde de öyle her şeye dikkat etmiştim, masanın altına falan bakmıştım, mıknatıs vb var mı diye. |
Alıntı:
Neyse, sizin masa 130kg dan daha ağır mıydı? Şartlanmak anlıkta olsa bayağı etki ediyor anlaşılan. |
Alıntı:
Yâni bizi hipnoz yapan kimse yoktu. Zaten videodakiler de öyle. Onlar pek telkin de yapmiyor kendilerine. Hatta bir sonraki videodaki ögrenciler gülüyorlar ve yine de oluyor. Hayret... |
Bunda hipnozluk bişi yok elbet, bunlar teknik bir şekilde senkron oluyorlar.
İlk önce kaldıramıyorlar, çünkü senkronu sağlayamıyorlar ama ikincide bu sağlanıyor. Tabi birde hazırlığı var, o yüzden teknik diyorum. Zaten böyle garip gurup şeyler yapılarak pek çok şeylerde yapıyorlar, iş teknikte yani. Bu senkron işi ilginç tabi, hatta Çinde filan binlerce kişiyi aynı anda zıplattılar filan, bakalım ne olacak diye, bir şeyde olmamıştı. |
Alıntı:
Bu tür soytarılar, ne yazık ki çaresiz insanların bu durumunu kötüye kullanmakta-istismar, cehaleti sömürmekte ve faydalanmaktalar. başka bir espirisi yok bu başlığın. Daha tek bir soytarı çıkmamıştır ki, soytarılık yapmadığını ispatlasın. |
Bu iş aslında çocuk oyuncağı imiş... :)
|
Alıntı:
"bizimle irtibat kuran gelecekteki bizler " ve Kasyopya'lılar konusunu. Sağlıcakla kalınız. |
Alıntı:
|
Hocam; bu metne ve ilgili jargona eski dinsel metinlerin (mitlerin) incelenmesinin onda biri kadar deger kiymet ve vakit ayrilsa ki, gerekirse ayni refleksle (yani -halkin basina bir gun bela olabilecegi- ,-modern yuzyilin bugunun ve gelecegin de olasi dininin bunlar olmasi ve olacagi- ve -bugunlerde dinin cagdas yorumlarini bunlarin temsil etmesi- ve -dinsel olusumu yerinde ve canli gozler onune sermesi - -dinsel gelisim metaforu orneklemesi olmasi ve icerik incelenmesini 2000 yil sonraya ve 2000 yil sonraki okuyucuya birakmamak ve 2000 sene sonranin olasi bos inanclari dogmalari ve yanlis inanclari ve yanlis anlasilmis basbelalari yeni gelecek dinlerinin bunlar olabilecekleri karsi savi da dahil) ne kadar zaman kaybi olabilirdi ki?
ne kadar emek kaybi? Isterseniz muhammet donemiyle ve super eski ve super gecmis super hristiyanlikla ve mitleriyle metinleriyle ilgilenebilirsiniz Ya da isterseniz Paleo ya da neo hristiyaniyle de.. Ayni seyi yapiyorlar mi? karsilastirmali dinler tarihi? hristiyanlar ve hristiyanlik gozunden.ya da yeni din kurma ve dinlesme olusumu degil mi?..simdi yerinde?? Tek farki; bi gun evde oturduk .bir tahta aldik basina gectik. Isayi seven birileri heyy bize biseyler soyleyin dedik.tahta dondu .akislari kaydettik ve bunlar oldu/yazildi. bunlari sunduk sunuyoruz sunacagiz demeleri Eldekileri bunlarla karsilastirdik ve ilginc seyler.oldu/olabilir ve oluyor demeleri vb.. Gayet ayni reflekslerle hareket edilmis gibi duruyor Ayni refleks ve kafakarisikligi dersek? Ele tahta alinmasinin ve sozde tahtasal denemeler yapilmasinin da sebebi sozde RA Material denenin okunmus olmasi baglami ve olusumu ve icerigidir. Grubun/kisinin bunu okumasidir... Bagimsiz ya da ozel inceleme konusu hocam.. Tahta gercekligi kim ne desin? Tahtanin dini ve tahtanin peygamberligi sozkonusu olunca tanrisiz bu dinin vericisinin asıl kamu (kamunun kendi) oldugu ve olacagi soyleniyor... Ne derseniz diyin... Kamu kendi yazdiyor diyor tahta .ya da adamlar.. ne derseniz deyin Biz insaniz tahtadan peygamber yapmis yaratmis secmi olabiliriz..insandan degilde... Yok alici peygamber tahta(nin kendi) de vericide kamu olma-k idiiasinda Suphesiz kamuyu duyan tahtadir Suphesiz ki kamu bir tahtayi araci tutmustur kendine.. "Cagdas, yerinde (simdi ve bugunde) dinsel olusumdur/orgutlenmedir..."[/COLOR] cassiopaea.org Gunluk 8 bin tekil ziyaretci ve 50 bin + sayfa goruntulenmesi 300 kadar gunluk aktif 5 bin kadar uye sott.net -grup haber portali Gunluk 50 bin + tekil ziyaretci ve bir hayli sayfa goruntulenmesi/okuyucu + Yerel lokal kilise orgutlenmesi-radyo programlari ve konferanslar Hocam aylik celse bekleniyor/ bekliyorlar Bunun aktif sayisini bilemem yani celse takip yapan sayiyi.dindar diyebilecegimiz birincil ilgili sayisi... Ama 10 binlerin altinda olacagini da sanmiyorum.. Okuyucu sayisini bilmiyoruz. Çeviri dagitim sayisini bilmiyoruz. Kaç dile dizi film gibi yayinlanir yayinlanmaz ayni gun aksami hevesle ve merakla cevrildigini de okundugunu da beklendigini de bilmiyoruz. Yuzbinler olabilir. Bir ilgi ağıdır sonucta.. Benim tahminim en az 7-8 dil hizli ve ceviri ve dolayli ilgi ilgili ile de milyonlarca efektif okuyucu...bilici... Yuzbinlerce takipcisi olabilecegini saniyoruz.olgu yumagidir... |
Hocam; bu metne ve ilgili jargona eski dinsel metinlerin (mitlerin) incelenmesinin onda biri kadar deger kiymet ve vakit ayrilsa ki, gerekirse ayni refleksle (yani -halkin basina bir gun bela olabilecegi- ,-modern yuzyilin bugunun ve gelecegin de olasi dininin bunlar olmasi ve olacagi- ve -bugunlerde dinin cagdas yorumlarini bunlarin etmesi- ve -dinsel olusumu yerinde ve canli gozler onune sermesi - -dinsel gelisim metaforu orneklemesi olmasi ve 2000 yil sonraya bu isi birakmamak ve 2000 sene sonranin olasi bos inanclari dogmalari ve yanlis inanclari ve yanlis anlasilmis basbelalari olabilecekleri karsi savi da dahil) ne kadar zaman kaybi olabilirdi ki?
ne kadar emek kaybi? Isterseniz muhammet donemiyle ve super eski ve super gecmis super hristiyanlikla ilgilenebilirsiniz Ya da isterseniz Paleo ya da neo hristiyaniyle de.. Ayni seyi yapiyorlar mi? karsilastirmali dinler tarihi? hristiyanlar ve hristiyanlik gozunden. Tek farki; bi gun evde oturduk .bir tahta aldik basina gectik. Isayi seven birileri heyy bize biseyler soyle dedik.tahta dondu .akislari kaydettik ve eldekileri bunlarla karsilastirdik ve ilginc seyler.oldu/olabilir ve oluyor demeleri "Cagdas, yerinde (simdi ve bugunde) dinsel olusumdur/orgutlenmedir..."[/COLOR] cassiopaea.org Gunluk 8 bin tekil ziyaretci ve 50 bin + sayfa goruntulenmesi 300 kadar gunluk aktif 5 bin kadar uye sott.net -grup haber portali Gunluk 50 bin + tekil ziyaretci ve bir hayli sayfa goruntulenmesi/okuyucu + Yerel lokal kilise orgutlenmesi-radyo programlari ve konferanslar Hocam aylik celse bekleniyor/ bekliyorlar Bunun aktif sayisini bilemem yani celse takip yapan sayiyi.dindar diyebilecegimiz birincil ilgili sayisi... Ama 10 binlerin altinda olacagini da sanmiyorum.. Okuyucu sayisini bilmiyoruz. Çeviri dagitim sayisini bilmiyoruz. Kaç dile dizi film gibi yayinlanir yayinlanmaz ayni gun aksami hevesle ve merakla cevrildigini de okundugunu da beklendigini de bilmiyoruz. Yuzbinler olabilir. Bir ilgi ağıdır sonucta.. Benim tahminim en az 7-8 dil hizli ve ceviri ve dolayli ilgi ilgili ile de milyonlarca efektif okuyucu...bilici... Yuzbinlerce takipcisi oldugunu saniyoruz.olgu yumagidir... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:10 . |