![]() |
15 Temmuz FETÖ mü RETÖ mü?
Bir süredir www.artigercek.com adresinden Ahmet Nesin'in 15 temmuz yazılarını okuyorum. İlginç şeylerden bahsediyor, ilginç sorular soruyor olmakla birlikte yine de bazı iddialarının boşlukta kaldığını düşünüyordum.
www.artigercek.com'un youtube'da Artı TV adlı bir de televizyonu var. Ahmet Nesin Artı TV'de konuyla ilgili program da yapmış. Konuğu 15 Temmuz olayından sonra ihraç edilen üst rütbeli bir subay. Mutlaka izlenmeli. |
Youtube'da KRT Kültür TV adlı kanalda Çağlar Cilara adlı sunucunun 15 Temmuz konusu ile ilgili davet ettiği konuklardan birisi 15 Temmuz olayıyla ilgili olarak yargılanan tutukluların avukatlarından biri olan Kemal Uçar.
15 temmuz ile ilgili yapılan yargılamaları yalnızca AKP milletvekilleri izliyormuş. Basın ve muhalefet partileri izlemiyormuş. Demek ki tutuklu olanların 15 Temmuz olayının failleri olduklarına herkes inanmış, veya basın mensupları ve muhalefet milletvekilleri de dahil FETÖ'cülükle suçlanma korkusu ile duruşmalardan uzak duruyorlar. Kemal Uçar yargılananların çoğunun 15 Temmuz olayıyla ilgili olmadıklarının kanıtlandığını söylüyor. Elbette başka ilginç şeyler de söylüyor, örneğin diyor ki, 249 kişinin çoğunun katili sivil tiplerdi, bulunan boş kovanlar devlete ait değildi, ancak soruşturma açılmadı. Direkt duruşmada kayda geçen resmi kayıtlardan anlatıyor. |
15 temmus tarihe bir entrika olarak geçecektir. Darbenin yapılış biçimi hedefin ne ve kim olduğu amaç ın ne olduğu belirsiz bir darbe girişimi.
Daha çok bir tezgah a benziyor. Bu birini canlı canlı (1980)yaşadık. Birini de (1960) büyüklerimizden duyduğumuz darbe oldu. muhtıralar verildi hatta başarısız darbe girişimi (Telat aydemir A.Türkeş gurubu olayı -21 mayıs 1963-) oldu hepsinde bir hedef ve amaç vardı Ama 15 temmus ta bunu hiç göremedik. Bir gün bu çözülecek gerçekler su yüzüne çıkacak ta. Bu darbe girişimi nedense dünyada ve ülkede iktidar dışında kimseyi ikna edemedi. Asıl darbe demokrasiye muhalefete ve halk a yapıldı OHAL le yönetme çok kolay ve ülkeyi yönetme biçimi haline dönüştü. |
Supheci,
Ahmet Nesin'i cok begeniyorum. Paylastigin icin tesekkur ederim cunku haberdar degildim. Simdi dinlemeye basladim bile. Selam ve sevgilerimle |
Benim kafamda gitgide oturuyor.
Bence kendileri yaptılar. |
Alıntı:
Fakat asıl şok, med-cezir olayındaki gibi sular çekildikten sonra, yani darbe savuşturulduktan sonra, bu ciddiyetsiz hareket içindeki kişilerin Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay'ın zirvesine tırmanmış oldukları ortaya çıktı ve bu işe kendileri bile şaşırdı!!! |
/ Ben Feto'nun Tayyibin düşmanı olduğuna da inanmıyorum. Biri İmam Biri sarıklı. Düşman olsalar bile Cumhuriyete düşman olmak açısından önce müttefik, sonra düşmanlar :)
|
Çok çok ilginç...
|
Darbeyi sivil giyimli birileri başlatmış.
04:28'den itibaren. |
✔ Feto'nun kendi ağzından "Sayın başbakan Tayyip Erdoğan'a oy verin, Ekmeleddin Bey'e vermeyin. mezardakileri bile kaldırarak referandumda evet oyu kulandırmak lazım. mezardakiler kalksın oy kullansın. ben zannediyorum kalkarlar da" |
Sevan Nişanyan'ın blog'undan ilginç bir kehanet yazısı.
http://nisanyan1.blogspot.com/2018/0...orundu-mu.html Alıntı:
|
Alıntı:
Guzel bir yazi. Blogunu takip etmiyordum. Bugunden itibaren edecegim. Tesekkurler |
Sevgili Supheci Dinsiz,
Linkler icin cok tesekkurler. |
|"| Babala tv'de Oğuzhan Uğur, Binali Yıldırım ile röportaj yaptı.
Oğuzhan Uğur'un "cumhurbaşkanı kandırıldık dedi, sizin gibi askeri lise öğrencileri de kandırılmış olamaz mı" sorusu dışında pek randımanlı bir röportaj değildi. |
Alıntı:
https://twitter.com/mutlakaokucom/st...95958553616384 |
Bu adamın , K.Kılıçtaroğlunun karşısına çıkıp " rüşvetini alıp paramı vermediniz " videosunda ki akp li yorumları okuyun , daha sonra uydurtunun dediği 15 temmuz muhabbeti ve ERDOĞANA ettiği hakaretleri.
Ben adama değilde akp li yorumculara hayret ediyorum. Trolde değiller. Bu adamlar kılıçtaroğluna neler diyorlar tamamı suç. Ancak bu adamın Erdoğana aleni hakaretlerine ne diyecekler bilemiyorum. Yorum yeri kapalı. |
15 Temmuz darbe girişimi bir ABD-Rusya restleşmesi miydi?
https://www.artigercek.com/15-temmuz...tlesmesi-miydi |
15 Temmuz delilleri karartılıyor mu? Görüntüler neden yok?
15 Temmuz darbe girişimi sırasında, kapatılan Kuleli Askeri Lisesi, Vaniköy, Beykoz'da yaşananlar ve Çengelköy Polis Merkezi'nin işgali ile burada çıkan olaylarda 8 kişinin şehit edilmesine ilişkin, 14'ü eski polis 117 sanığın yargılandığı davanın 30. duruşması dün tamamlandı. darbe girişiminde hayatını kaybeden Yeni Şafak gazetesi foto muhabiri Mustafa Cambaz'ın oğlu Alpaslan Cambaz da davada müşteki olarak yer aldı. Davaya ilişkin görüntülerin yetersizliğini dile getiren Alpaslan Cambaz sosyal medya üzerinden açıklamalarda bulundu. Alpaslan Cambaz, "Kimsenin vurulduğuna dair görüntü içermeyen Çengelköy Davasındaki delil görüntülerden biri. Darbeciler yol kesince Kuleli önünde oluşan araç trafiği.. Bir an, uçan balon taşıyan bir tuktuk giriyor kadraja. Alttan müziği de verdim, sanki Kiyarüstemi film çekmiş gibi oldu" mesajıyla şu görüntüleri paylaştı: -----/----- Hakim bey şöyle dedi: "Görüntüler yetersiz, daha başka görüntüler var diyorsunuz, 10 gündür görüntü getirin diye çağrı yapıyoruz kimsenin getirdiği yok?!" Çağrı yapıyorsunuz da hakim bey, nereye? Boş salonlarda kim duyacak sesinizi ve gereğini belleyecek? Bu davada hatırı sayılır bir avukat sayısı ve etkisi oldu mu? Olmadı. Medyamız duruşmalarda olanı biteni duyurdu mu? Hayır. Maaşı yatan veya herhangi bir yerden memurluğu kapan gaziler artık duruşmaları takip eder mi? Etmez. Elinde görüntüler olmasına rağmen başı belaya girebilir düşüncesiyle bunları mahkemeye sunmayanların dışında başı belaya girmesin diye davada hiç müşteki olarak yer almayanlar bile var. "15 Temmuz'da ölümü öldürdük" filan diye konuşuluyor sağda solda. Şu duruşma salonlarından nice cengaverler, milletvekilleri vesaire çıkardık da bir müşteki çıkaramadık hakim bey. Kusurumuza bakmayın. Kendi adıma da çokça özür diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın yükü altında ezildim. Özel Harekatı, Çevik Kuvveti hepsi durup beklerken bizlerin sivil vatandaşlar olarak darbe durdurmak, silahların önüne atılmak gibi bir görevimiz vardı ve o görevi yapanlardan oldum evet. Fakat sonrasında üzerinize afiyet tam bir amatörlük sergiledim. Askeri, Özel Harekatı, Çevik Kuvveti, devlet yetkilileri filan herkes saatlerce afallayıp şok yaşayabilirdi ama ben sivil bir Türk vatandaşıydım. Her şeyi anında çözümlemeli ve müdahale etmeliydim. Duygusallığa, amatörlüğe asla taviz vermemeliydim. Babam şehit olduysa olmuştu, oturup ağlayacak mıydım? Hemen otopsi yapanların da FETÖ'cü olabileceğini düşünmeliydim o an. Kimsenin yaklaştırılmadığı Adli Tıp'a sızıp bir şekilde raporu kimler hazırlıyor diye bunu araştırmalıydım. Babamın naaşından o kirli elleri uzak tutmalıydım.. Ama ben ne yaptım? Taziyeleri kabul etmek, cenazemi defnetmek gibi şeylerle oyalandım sadece. Oysa daha o gün Adli Tıp'tan çıkıp koştura koştura olay yerine de geçmeliydim. Kovanları kim topluyor, suç aleti tüfeklerin durumu nedir, balistik raporunu tutacak olanlar da FETÖ'cü müdür değil midir kontrol etmeliydim. Çengelköy Caddesinde ne kadar güvenlik kamerası varsa polis taklidi yaparak mı artık nasıl olacaksa onlara da el koymalıydım ki yine FETÖ'cüler görüntüleri karartmasın. Bitti mi? Bitmez. Sivil bir Türk vatandaşıydım ben, nasıl bitsin? İddianameyi yazacak savcımıza parmağımla işaret edip "Aha bak böyle yapsak daha iyi olur." diye akıl vermeliydim. Aynı zamanda derhal işlemleri başlatıp hukuk okumalıydım ve artık yine nasıl olacaksa yetişmeliydim, davalar sonuçlanmadan en azından avukat olarak mahkemelerde yerimi almalıydım. Özür diliyorum, bunların hiçbirini yapamadım. Hakim bey şöyle dedi: "Görüntüler yetersiz, daha başka görüntüler var diyorsunuz, 10 gündür görüntü getirin diye çağrı yapıyoruz kimsenin getirdiği yok?!" Çağrı yapıyorsunuz da hakim bey, nereye? Boş salonlarda kim duyacak sesinizi ve gereğini belleyecek? Bu davada hatırı sayılır bir avukat sayısı ve etkisi oldu mu? Olmadı. Medyamız duruşmalarda olanı biteni duyurdu mu? Hayır. Maaşı yatan veya herhangi bir yerden memurluğu kapan gaziler artık duruşmaları takip eder mi? Etmez. Elinde görüntüler olmasına rağmen başı belaya girebilir düşüncesiyle bunları mahkemeye sunmayanların dışında başı belaya girmesin diye davada hiç müşteki olarak yer almayanlar bile var. "15 Temmuz'da ölümü öldürdük" filan diye konuşuluyor sağda solda. Şu duruşma salonlarından nice cengaverler, milletvekilleri vesaire çıkardık da bir müşteki çıkaramadık hakim bey. Kusurumuza bakmayın. Kendi adıma da çokça özür diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın yükü altında ezildim. Özel Harekatı, Çevik Kuvveti hepsi durup beklerken bizlerin sivil vatandaşlar olarak darbe durdurmak, silahların önüne atılmak gibi bir görevimiz vardı ve o görevi yapanlardan oldum evet. Fakat sonrasında üzerinize afiyet tam bir amatörlük sergiledim. Askeri, Özel Harekatı, Çevik Kuvveti, devlet yetkilileri filan herkes saatlerce afallayıp şok yaşayabilirdi ama ben sivil bir Türk vatandaşıydım. Her şeyi anında çözümlemeli ve müdahale etmeliydim. Duygusallığa, amatörlüğe asla taviz vermemeliydim. Babam şehit olduysa olmuştu, oturup ağlayacak mıydım? Hemen otopsi yapanların da FETÖ'cü olabileceğini düşünmeliydim o an. Kimsenin yaklaştırılmadığı Adli Tıp'a sızıp bir şekilde raporu kimler hazırlıyor diye bunu araştırmalıydım. Babamın naaşından o kirli elleri uzak tutmalıydım.. Ama ben ne yaptım? Taziyeleri kabul etmek, cenazemi defnetmek gibi şeylerle oyalandım sadece. Oysa daha o gün Adli Tıp'tan çıkıp koştura koştura olay yerine de geçmeliydim. Kovanları kim topluyor, suç aleti tüfeklerin durumu nedir, balistik raporunu tutacak olanlar da FETÖ'cü müdür değil midir kontrol etmeliydim. Çengelköy Caddesinde ne kadar güvenlik kamerası varsa polis taklidi yaparak mı artık nasıl olacaksa onlara da el koymalıydım ki yine FETÖ'cüler görüntüleri karartmasın. Bitti mi? Bitmez. Sivil bir Türk vatandaşıydım ben, nasıl bitsin? İddianameyi yazacak savcımıza parmağımla işaret edip "Aha bak böyle yapsak daha iyi olur." diye akıl vermeliydim. Aynı zamanda derhal işlemleri başlatıp hukuk okumalıydım ve artık yine nasıl olacaksa yetişmeliydim, davalar sonuçlanmadan en azından avukat olarak mahkemelerde yerimi almalıydım. Özür diliyorum, bunların hiçbirini yapamadım. http://www.yurtgazetesi.com.tr/gunde...k-h104116.html |
Hulusi Akar ifadesinde "alınan tedbirlerle darbe öne çekildi ve akamete uğratıldı" demiş.
Yani CHP'nin "kontrollü darbe" söylemi doğru çıktı. |
15 Temmuz FETÖ yâda RETÖ değil. Natocularla Avrasyacılar. Erdoğan bilerek yazlığına gitti, korumaları bile bilemediler nerede olduğunu bu yüzden çatışmaya girdiler.
Orayı basanlarda Erdoğan'ın orada olduğundan çok emindiler ama tutturamadılar. Ergenekon ve FETÖ olabilirdi başlık. Erdoğan birini diğerini kırdırırken ortalıktan kaçtı. Diğeri sokağa inemesin diye milleti sokağa davet etti. |
Ahmet Nesin: 15 Temmuz darbe girişiminin liderliği Cemaat'te değil!
|
Ahmet Nesin
Alıntı:
|
Bütün darbelerin genel karakteri gözü kapalı imza attırmak, düzmece ifadeler hazırlamak, gizli tanık yaratmak, örgüt içi muhbirlik.Gibi uygulamalar Bunlardan en gizemlisi 15 Temmus ve arkasından gelen 60 temmus sanaryosu Bir de şu 1971 -12 mart muhtırasıdır.
15 Temmus olayı yakın tarih olduğu için unutulmuş değil Ama 12 mart 1971 unutulmuş neden yapıldığı bile hatırlanmaya bilir Şu da unutulmamalı ABD nin desteklemediği hiç bir darbe başarılı olmamıştır Türkiye de. Gelelim 12 Mart 1971 e 1960 darbesinden sonra seçimleri DP nin devamı olan Adalet Partisi kazanır 1 yıl sonra darbenin hazıradığı demokratik anayasadan şikayetler başlar Toprak ağaları ve kapitalist şiket yöneticileri bu anayasayı hiç beğenmezler değişimler söz konusu Ama ülkede sol hareketlerde özellikle öğrenci hareketleri güç kazanır İşçiler de sendika ve daha az çakışma daha çok ücret talabinde bulunu Öğrenci ve işçi hareketleri ortak eylemler yapar. Ordu içinde solcu askerlerde vardır onlara da dolaylı olarak işçi öğrenci hareketlerini destekler. Zaten zamanda dünyada sol bir rüzgar estirmekte idi. Tarih 1970 lere gelindiğinde hareket hızlanmakta bazılarını da korkutmaktadır. Ordu içinde bir taktik uygulanır Solcu subay ve askerleri deşifre ederek saf dışı bırakmak Faruk Gürler bu işte baş rol oynar- Hikaye uzunda ben sonuca geleyim.- F.Gürler solcu görümüne girer yeni bir darbe planlanır. Sonunda F.Gürler solculara kazık atar ve o solcu subayları ordudan attırır. Bu da Bir ABD oyunudur. Sonradan anlaşılır ki Demirel Gürlere söz vermiş onu C.Başkanı yapacak ama sözünü tutmadı bir başka genarali destekleyip onu C.Başkanı yaptılar Hatırlayacaksınız Deniz Baykal la Erdoğan arasın da da bu tür anlaşma olduğundan söz edilmişti o da aynı Gürler olayı gibi oldu Abdullah Gül C. Başkanı yapıldı. Bazen zaman tarihin tekrarı oluyor.Aynısı olmasa da benzerlikler. |
Gibi uygulamalar Bunlardan en gizemlisi 15 Temmus ve arkasından gelen 60 temmus sanaryosu
Burada bir yanlışlık olmuş düzeltiyorum 15 Temmuz arkasından gelen 20 temmuz senaryosu. |
Kim yaptı?
|
RETÖ, Sedat Peker'i kullanarak derincilerin başı Mehmet Ağar'ı ve devlete yerleştirdiği (başta Süleyman Soylu) tüm kadrosunu tasfiye ediyor anladığım kadarıyla.
Operasyon tamamlanınca RETÖ'nün önü dikensiz gül bahçesine dönecek. |
Soylu orada çok kilit bir şey söyledi, hatta sordular yine söyledi. Tüm bunlar olurken bir sessizlik oldu diyor. Açıkça cumhurbaşkanının sessizliğini kast ediyor, ben ve milyonlar böyle anladık, ama sorsak onu kast etmemiştim diyebilir. Ayrıca TV'ye çıkmak için de havuz AKP medyası yerine politik açıdan bağımsız görünen Habertürk'ü seçmesi de manidar.
|
Faşizmde alçaklığın sınırı yok.
FETÖMETRE NEDİR? ENGELLİ ÇOCUK FETÖMETRE KRİTERİ! / Sürgündeki Albayın Açıklamaları - 33 |
Erdoğan 'temizlendi' dedi, Yeni Şafak ikna olmadı: Bürokrasiye FETÖ suçlaması!
Yeni Şafak gazetesi bugün, birinci sayfasından bürokrasiyi hedef alan bir haber yayımladı. Hükümete yakın Yeni Şafak'ın haberinde şu satırlar yer aldı: Alıntı:
Geçen senelerde CB'lığının yaptırdığı bir ankete verdiğim cevapta CB hükumet sisteminin en öncelikli sorununun bürokrasideki fetöcüler olduğunu, bu sistemi sağlıklı şekilde test edebilmemiz için ilk önce sarayın içi ve bakanlıklar dahil ne kadar memur varsa hepsinin bir seferlik işten çıkarılması gerektiğini, çünkü çoğunun fetöcü olduğunu, yerlerine yine bir seferlik uygun meslek gruplarından "rasgele" atama yapılması gerektiğini cevaben belirttim. Çoğu kişi "bizi fişlerler" diye anketten kaçarken ben ülkem için doğruları söyledim. Kamuda çoğunluğu fetöcü memurlar oluşturmasına rağmen halk içinde oranları binde bir bile değildir. Tüm memurları işten çıkarıp uygun mesleğe göre rasgele atama yaparsanız bunların oranları yüzde 50'den bir anda binde1'e düşer ve tüm güçlerini yitirirler. Fetöden kurtulmak için kesinlikle başka çare yok. Çoğunluk oldukları için ya da %20-30 bile olsa kendi davalarına kendileri baktığı, kendi tutuklama kararlarını kendileri uyguladıkları için onların aleyhine -CB ya da tepelerden birileri bastırmadığı sürece- hiç bir işlem yapılamaz ve neredeyse tüm kamuda (belediyeler dahil) işler fetönün istediği gibi gider. Dediğim gibi tek çözüm tüm memurların bir sefer işten çıkarılmasıdır. Tazminat filan ödenecek, kurunun yanında yaşlar da yanacak, gerekirse kriz yaşayacağız ama onların varlığında yaşadığımız kriz kadar büyük olamaz. Saygılarımla. |
SimulasyonCUNUN dizayn ettigi DÜZ dunya da olur böyle şeyler neden şikayet ediyorsunki?
|
Alıntı:
|
Şikayetin , çözüm önerin ve düşünce dunyan çelişiyor ERORR veriyor .
Bundan bahsediyorum. Yoksa bahsettigin haberin konusu ile ilgilenmiyorum. Burokrasi kökten bitse daha iyi olmazmı diyebilirdim. Senin çözüm önerinle sorun bitmez , el degiştirir. |
Bence elmalarla armutları karıştırıyorsunuz. Error veren sizin beni anlama durumunuz.
Simülasyon ile ilgili olan durum benim inancım. Yani teizstler, ateistler, simülasyoncular, kaplumbağacılar, zeuscular filan. Bunların hepsi inanç çeşidi. Simülasyon da bir inanç çeşidi. Bunun alt türleri mesela simülasyona inanan müslüman, simülasyona inanan teist, simülasyona inanan ateist olabilir. Bu böyle bir şey. Sonuçta dünyada yaşadığımız şeyle ilgili çözümler üretmemizden doğal ne olabilir? simülasyon ya da değil. Bakın birisi inanç, öteki bu dünyanın kendisi. Benim önerim fetöden kurtulma yöntemi. Eğer amaç buysa çözüm budur, tüm memurların, bürokratların bir seferlik işten çıkarılıp yerlerine rastgele atama yapılmasıdır. Bu durum ilerde başka sorunlara neden olabilir. Elbette neden olacaktır. Oluşacak yeni sorunlara yeni çözümler geliştirmek lazım. Ama bir yerden başlamak lazım. |
"Simulasyona inanan ateist " ne demek?
Dunya nın gercekleri var diyorsun ve ayrıca simulasyon diyorsun! Burokrasinin tamamı fetocu zaten , fetocu fetocuLUGU niye tasviye etsin? Feto diyince aklına ne geliyor senin? |
Nusret Nesin' in de tahmin ettiği gibi bu mevcut kamucu ve illilerinin, ilişiklerinin %92 si fetoşcu veya türevi v.s.
Cumhur Reis' in uyuklar görüntüsünü o kadar rahat ve genişce basına verebildikleri ve bunun yayınlanması buna karine değilde nedir? Bu öyle çok basit münferit bir olay kesinlikle olamaz. Heleki sarayı bir itibar meselesi gören bir zihniyeti söz konusuysa. Reis Cumhur'un itibarı yerle yeksan edilmiştir. Fetoş veya türevcileri kamucularca. He bu tasviye edilenler(fetöcü) kimler? Kuvvetle ihtimal sözdeAtatürkçü-laik müslişlerdir. Hani şu bilindik hikaye 3-5 gr heroin yakalatırlar ya yalandan. Tonlarcası da geçer. Satan memnun, yakalayan piyon memnun misali... Hukuk içi görevini yapan devlet görevlilerine rağmen bu ülkede gerçekten suç işlemek imkansızdır. Hülasa bir basit memurluk için kılı kırk yaran kamuya fetöşcü getöşcü' nün kamuya sızma ihtimali yoktur. Bile isteye bunlar içeri alınıyor. Sonra içeride çıkar çatışmaları v.s. Dün iyi olan yarın terörist ilan ediliyor. O zaten bize göre hep aynıydı. Adam 35 sene önce zaten kılcal toplar atar damar mamar demiş mi? Demiş. E bunu bilerek onunla sağcısı-solcusunca işbirliği yapılmış mı? Yapılmış. Ecevit'i de, Türkeş' inde arşiv kayıtları orada duruyor mu? Duruyor. E daha ne fetö mücadelesi, ne fetöcüsü arıyorsunuz? %92 dedik teşbihen işte. Bu saatten sonra öyle kamu 10 binler 100 binler ile temizlenemez. Yeniden sıfırdan imarı şarttır. Anlayan anlamıştır. Yani hiç ümit ve ışık yok. Mülteci misali kendinizi kurtarın gari. Benden size tavsiye. Siz kimseyi kurtaramazsınız. Düzeltemezsiniz. |
ilahimasal Diyor ki
Alıntı:
Burada dünya simülasyon olsun veya olmasın, bunun kendine has kuralları var. Tanrı da yaratsaydı, simülasyon da olsaydı, simülasyonun başındaki kişi başka yollarla gelseydi veya Tanrı tarafından yaratılsaydı, her durumda bu dünyadayız ve buranın bizi bağlayan kendine has kuralları var. Fetö konusundaki görüşlerine bir şey diyemem. Elbette, yılan kendini yemeye başlarsa bir yerde tıkanır bu yüzden iktidar fetöyü tasfiye edemez. Bu ancak en baştakinin bir gecede yapabileceği bir iş. Hepinizi kovdum diyecek, etrafına en güvendiklerini alacak. Her şey dijital sistem üzerinden diyecek. Anca işte, bilmiyorum yani olursa öyle bir şey olur. Hepsini kovduğu gün fetöcüler kalkıp sen kimi kimin devletinden kovuyorsun esas biz seni kovduk da diyebilirler tabi, bahsettiğin bu sanırım. Bilal Gates'e anlatır gibi anlattım, çok efor kaybettim daha da bu konuya yazmam, yeter. |
Ahmet Nesin - İŞTE 15 TEMMUZ'UN ÖZETİ
|
15 Temmuz Fetullahçı Gladio'nun son sıçrayışıydı ve neyse ki başarısız oldu. 15 Temmuz'u Fetullahçılar değil de başka birisinin yaptığını söylemek tamamen Fetullahçıları aklamaya yönelik gerçek dışı bir iddia olur.
Ha ama Erdoğan 15 Temmuz'un ekmeğini yedi derseniz doğrudur derim, halen yiyor. Bu ayrı bir konu. Gerçek şu ki o gece ordudaki Kemalist subaylar da Fetullahçılara karşı Tayyip'in safında yer almıştır. 15 Temmuz'un kahramanları arasında pek çok Balyoz mağduru Kemalist asker de vardı ama elbette ki havuz medyası bunları dillendirmez. Aslında darbeyi engelleyen esas unsur Kemalist subaylar olmuştur. Tanklara atlet tıkayan çomarların darbeyi engellediğine ancak ahmaklar inanır. |
|
Ahmet Nesin
DARBECİ OLDUKLARINI POLİSTEN ÖĞRENEN ÖĞRENCİLER! --/-- Askeri Öğrenci Komitesi Mavi Otobüs | 15 Temmuz Gerçekleri: Harbiyeliler Konuştu! The Blue Bus | July 15th Facts: Cadets Speak Out! |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:56 . |