![]() |
Tanrı 'zaten var' mıydı? Peki, öyleyse buyrun...
Soru:
- Tanrı nasıl ispatlanır? Yanıt: - En basit olarak bu denli kusursuz bir düzen nasıl var olmuş olabilr kendiliğinden? Pekiiii..... Tanrı en kusursuz en güçlü en mükemmel en en en bir varlıktır inançlılara göre. Bunun aksini söyleyecek yoktur sanırım. Bu denli kusursuz, muhteşem, güçlü; "BU KUSURSUZ DÜZEN" dediğiniz düzeni var edebilecek; hatta yoktan var eden bir varlık nasıl ZATEN var olabiliyor da kusursuz bir düzeni var dediğiniz bu evren ZATEN var olamıyor? Çifte standarta dikkat çekmek ve Müslümanlardan yanıt almak istiyorum. Lütfen yanıtlarınızı kitap yazar gibi yazmayın. Söz veriyorum noktasına, virgülüne kadar dikkatle okuyacağım ancak, konuya özellikle sonradan girenler için takibi zor olabiliyor. tabiiiii....... yanıtlayabilirseniz... |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
doğru cevap almanın ilk şartı doğru soru sormaktır Hrant.
Hadi sana ev ödevi. Sorduğun sorulardaki mantık yanlışlarını ya da eksik önermeleri bul. |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
tanrı evrenden daha kusursuz tanrının var olabileceğine inanılıyor da neden evrenin olabileceğine inanılamıyor bunu çıkarmanız gerekirdi sn aliminyum ormal olan çoğu insan da çıkarır sanırım gayet açık
hitaplarınıza ve deyişlerinize bakılınca normlara uymadığınız belli |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Evrende Tanrısal bir özellik yoktur. Yoktan var etme, inşa ve ibda suretiyle bir yaratma gücü yoktur evrenin. Evren mahluktur, yani yaratılmıştır. Dolayısıyla Evrenle Tanrı eşit kusursuzluğa sahiptir gibi bir düşünce yanlış olur. İnancımız bu kardeş. Anlaşılan sen bizi yanlış anlamışsın :)
"O ki, birbirine uygun yedi gök yaratmıştır. O Rahman'ın yarattığında hiçbir nizamsızlık göremezsin. Haydi çevir gözü(nü), görebilir misin hiç bir çatlak, bir kusur?" (Mülk-3) |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Abim bizim binada bi çatlak var tanrı yanlış yaratmış heralde..
Çatlak dediğimden yanlış anlama abim bu sıva çatlağı değil kafadan çatlak. Geçen gün bana diyordu kusursuz bi dünyadayız. Ne kusurmuş be abim be. Yaw merak ettim valla bak. Bu kusur nası bişi. Böle evrende hava kaçıran bir çatlak mı bekliyorsunuz kusur demek için. Bana kusur diyebileceğin bir şey söyle lütfen. |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Eğer anlayış buysa vay halinize.
Arkadaşım Birşey ya bizzat güzeldir ya da neticesi itibariyle güzeldir. Bu yüzden beşer zulmetse de kader adalet eder. Kötü ya da saçma gördüğün şeyin tek tarafına bakarsın halbuki sizin sonsuz zannettiğiniz evrende herşey herşeyle alakalıdır. Bir çatlağı sadece hava kaçıran bir çatlak olarak gördüğün sürece o sadece senin için bir kusur olacak. Benim için ise senin zihinsel paradigmanı ele veren mükemmel bir delil suretinde olacaktır. Hal böyle olunca napacaksın? |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
sn Aliminyum doğanın varedici gücünü tanrının doğa olduğu düşüncesini hiç duymadınız sanırım
dini konuda düşüncenizi öğrenebilir miyim |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
alimunyum abim bir köy düşün kendi halinde takılıyor hiç bir sorun yok yani-kusursuz- Bu köye dışarıdan yabancı birisi geldi -tanımlanamayan cisim:)- atıyorum bu köylülerin hepsi cahil ve bu gelen şahıs bilgili. ve bundan sonra bu gelen şahısın bilgisi sayesinde köyün düzeni değişiyor köy biraz daha bilgili veya şahıs biraz daha cahil oluyor
şimdi bundan yola çıkarak ilk baştaki olaya biz kusursuz bir köy demiştik değil mi? -elbette kusur göreceli kavramdır ama neyse burdan devam- Şimdi bu yeni gelen arkadaş aslında ilk geldiğinde bir kusur sayabiliriz. Ancak daha sonrane oldu ortama uyum sağladı değil mi ? bak asıl kelime şu ortama uyum sağlamak. Eğer bu canlı ortama uyum sağlayamasaydı ya yok olacaktı yada başka bir ortama geçmek zorunda kalacaktı veya ortam oa uyum sağlayacaktı neyse bunu geçelim. şimdi ilkini kusursuz kabul etmiştik elbette 2yide kusursuz kabul edebiliriz. Eh evrendeki kusurların-veya kusur sayılabilecek şeylerin örneğin kanser- bile başka bir şeye etki etiğini varsayarsak sizin düşüncenize göre bu kusurlar -hani kusur göreceli kavramdı ya bu noktada onu ihmal ettim- yine bir şeye etki ettiği için kusur olmayacak doğal olarak evren yine kusursuz bir evsen olacak. bana kusursuz bir evreni tanımlamadan önce bu evrende olabilecek bir kusuru tanımlayın tanımlarkende sakın etki tepki yi unutmayın. |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Benim evrenle pek bir alip veremedigim yok, ama herzaman soylerim. Insani yaratilisin merkezi yapan din, tum hayvanlari ve dunyayi insan icin yarattida, suveys kanalini neden insanlar acmak zorunda kaldi? Suveys kanalinin dunyada olmayisi buyuk bir kusur, bugun git basit bir muhendise, insanlar icin bir yeryuzu haritasi ciz, yada varolani duzelt desen, ilk isi suveys kanalini acmak olur. Bu benim gozumde kusurdur.
|
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Alıntı:
Kusursuz Bir yaratıcının yaratığı Kusurlu olabilirmi? |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
respendial abim aynı mantıkla senin dediğine allah insanlar süveyş kanalını açsında tecrübe kazansın bile denebilir -ki umarım denmez :D- *bence bu ortamda bu mantıkla kusur aramak yanlıştır
kusur aramak için önce ne mantıkla baktığımızı düşünmeliyiz sizin dediğinize göre dünyadki kaynakların yetersizliği meteorlar vb de birsürü kusur olabilir ama ortamla etkileşim halinde olduğu için bu mantık onu kusur saymayacaktır yani bu insanlar için kusurdur ama dünya için kusur değildir yeni bir düzen kurulur evren için hiç değildir Kusursuz bir yeri tarif etmeden önce orda olabilecek kusurları söyleyebilmeliyiz bence dünyada ne olursa kusur sayarım diyebilmeliyiz mesela benden dünya için kusur -neden normalde 1 günde güneş batıp doğuyorda kutuplarda öyle değil allah orayı ayarlayamamışmı -cevap allah her şeye kadirdir o ne yaptığını bilir bir nedeni vardır (sonunada belki olabilecek bir neden söylenir) kısaca bunla hiç bir yere varılmaz böyle dersek kusur kalmaz bunun nedeni kusur olmaması değil kusurur kusur saymamaktandır. Evren için kusur aramak biraz zordur çünkü evren hakında yeterli bilgiye sahip değiliz evren şu anda kafamızdaki bir kavram sonu varmı yokmu onu bile bilemiyoruz |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Insan cocukken daha dogru dusunebiliyor, bazen cocugunuzun sismanca bir teyzeye pat diye "sen bedeb boyle sismansin", veya burnunda egrilik olan bir amcaya "senin neden burnun egri" dedigine cogumuz sahit olmusuzdur.Sonralari egitimle, sartlandirmayla bu gercekciligi gizlemeye sartlandirirz cocuklarimizi. Din de, bende oldugu gibi, cogu cocuk beyninde sorular yaratmistir tahminimce. Sartlandirma sonucu tum kusurlari gomemeye sartlandirilir beyinler. kusurlar olmadigindan degil, onlara bahane uydurmaktan kaynaklanir kusursuzluk.
* *Bunu biraz da futbol takimi taraftarligina benzetebiliriz. Fenerbahceli'ye verilen penalti cezasini kendi taraftarlari elestiriken, karsi takim tm yerinde bir karar olarak gorur. gogrusu hata ya vardir ya da yoktur, ancak tuttugunuz takima gore degisir gorus aciniz. Dinler de aynen boyle, herkes kendi dininin ustunlugunden, insancilligindan bahs eder, digerini elestirir, hatta alay eder bu sacmaliklara nasil inanirlar diye. Bugune kadar gelmis gecmis tanri inanclarinin hepsi de aptalca gelir gunumuzun inanirina. Dusunemez ki kendi inanci da baskalarina aynen aptalca gorunmekte... * *Tanri adi verdigimiz sey, izah edemedigimiz tabiat olaylarini yaptiran guc olarak algilanmisti onceleri. Bunlar bilim sayesinde tanri isi olmadigi ogrenildikce, daha sofistik tanrilar yarata yarata gunumuzun inanc sistemlerine eristik. Geriye baktigimizda "ne aptalmis su insanla " diyebiliyoruz. Eninde sonunda hep bir guce inanmisiz veya inandirilmisiz. Eger bu guc, iradesi olmayan fiziksel guclerden ibaretse, ki gun gectikce tarif oraya dogru kaymakta, insanlarin var olusu veya yok olusunun bu guclerin umursamayacagi, iradeli olmadiklari ortada. Her zaman onumuze getirilen "herseyin bir yapicisi vardir, hicbirsey kendiliginden varolamaz" diyenler, tanriyi da yapanlarin biz insanlar oldugunu farkedecekleri gunler pek de geride degil artik... |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Sevgili vartor,
hicbirimiz kendimizi sahipsiz hissetmek istemiyoruz. Anne baba varken sorun yok, ama ondan sonra, hayatimiz boyunca kontrole ve siginmaya ihtiyac duyuyoruz. Bazi kimseler bu egilimleri gormus, kitleleri bu zayifligin zemininde bir araya getirip dinleri olusturmus. Bizi yaraticiya goturen guduler; -Adaletin er yada gec yerine getirilmesi beklentisi -Olum olayinin adini bilme ama kendisini tamamen anlayamama -Evrenden bahsedip durma ama disardan bakamadigi evreni, daha dogrusu sonsuz kavramini algilayamama -Dunyadaki yasamin kompleksligi -Her mizanda zemine ihtiyac duymak, baslangic aramak Bunlar hep vardi ve hep olucak. |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Yıldızların yakıtının bitmesi bence bir kusurdur.
Yakıtı biten küçük yıldızların beyaz cüce olması, büyük yıldızların ise kara deliğe dönüşmesi de kusurdur bence. Karadeliklerin etraflarındaki gök cisimlerini çekim alanlarına alıp yok etmeleri de (gerçi maddi anlamda yok olup olmadıkları da bilinmiyor ama bir değişim gösteriyorlar en azından) bence bir kusurdur. Gözümü çevirip bir bakıyorum (çıplak gözle göremiyorum tabii) en yakınımdaki Andromeda'da bir karadelik var. Çatlak gibi bir şey. İçine başka gezegenler kaçıp yok oluyor. Mülk suresi 3. ayeti de haliyle havada kalıyor. Onu yazan gök yüzünü duvar ya da beton gibi bişey sanıyordu galiba. Yoksa Ortadoğu ve mezopotamya yaratılış efsanelerinden etkilenerek yumurta'nın bir yarısı mı sanıyordu. İşte bu olabilir. Yumurta kabuğu çatlamaya müsaittir. Gök de zaten yumurtanın yarısı görünümünde bir kubbedir ve çatlaması mümkündür. :roll: |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Müslümanlara göre bu düzen kusursuzdur ama Tanrı kadar değildir.
Çok saçma gibi göründüğünün farkındayım ama gerçek böyle :) Örneğin uzay sonsuz derler. Tanrı'da sonsuz derlerdi ben küçük iken. Babama sorardım: "Yahu baba neden Tanrı kendi kadar sonsuz bişey yapsın ki?" derdim. Bu da ona benziyor. -------- Bu var olmak olayı zaman kavramı üstünde yoğunlaşmıştır bgenim kafamda ve ünlü astro-fizikçi Stephen Hawking şöyle demektedir: Zamani meydana getirmeye Tanri'nin sebep oldugunu soylemek ne manaya gelir? Sebeplilik zamansal bir etkinliktir. Zaman daima sebep olunmus seyden once var olmalidir.Tanri'nin naiv imgesinin evrenden once varolmasi, ‘zaman’ onceden yok idiyse, acikca sacmaliktir. |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Alüminyum demiş ki "Evrende Tanrısal bir özellik yoktur"
Tanrısal özellikler nedir peki? Hem herherde hem hiçbiryerde Herşeyi bilir herşeyi görür Herşeyi o yapar Herşeye kadir gücü yeter Zamansızlık içinde Başı yok sonu yok Bööölllleeee muazzam bişey Anlamak mümkün değil Zaten bizim beşeri aklımızın ne haddine onu anlamak. Anlamaya çalışmak gibi bir hadsizlik yapmak yerine sadece ona tapmalıyız. Kim söylüyor bunları peki kendisimi HAYIRRRR O bizimle konuşmaz ancak kendi seçtiği kullarıyla konuşur hatta onlarla da melekleri aracılığıyla konuşur. Bütün bunları temiz bir zihinle düşünmenizi tavsiye ediyorum. Tanrısal özellikleri ona kim vermiş o zaman idrak edebilirsiniz. Umarım !!! |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Kusursuz Tanrı!!
Olmayan bişey tabiki kusursuz olacaktır. Olsaydı bi kusuru mutlaka olurdu.. Arkanıza yaslanın..gözlerinizi kapatın..ve kusursuz bişey yaratın aklınızda..nasıl hiç kusuru yok değilmi..Hah! Alın size kusursuz bişey işte.. Tanrı kadar da gerçek..dimi ama? |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
mep dostum sen beni güldürdün hebelehübü de seni güldürsün.....
abi yarattım neredeyse hebelehübü kadar kusursuz ve gerçek oldu... |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Gördünmü dolfen abim..
Kusursuz hayali *bi şey yaratmak aslında ne kadar kolay.. Tanrıda böyle bişey işte. hiç bişeye benzemez eşi yoktur.zamandan ve mekandan münezzehtire heryerdedir.falan filan..kısaca yoktur ve kusursuzdur yani. abimin birinin imzasındaki gibi. tanrının tek kusuru... olmamasıdır. |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
mükemmel söz
"tanrının tek kusuru olmamasıdır" :Dmep tebrikler |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Sevgili ateest kardeşler.
Allah'ın varlığının(eğer size göre yoksa bile o kendini gizlediğinden dolayıdır) nasıl olabileceğiniz ile ilgili bir soru sormanız sizin için mükemmel bir adım olmuş. Evrenin sonradan olan bir şey olduğu herkesçe malumdur. Hacimsiz bir şey patlayıp evreni oluşturduğu da bir gerçektir. Şu anda da genişlektedir. Kur'anda buna da işaret vardır. Ve sonsuza kadar genişlemeyecektir. En sonuda sonradan olan herşeyin başına gelecek olan onunda başına gelecektir. Evrende ölecektir yani. Bu nedenle tanrı da sonradan olan bir şey değildir. Tatmin edeci bir cevap olması ve esenlik dileklerimlee... |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Hep aynı kelime "Kur'anda buna da işaret vardır. " *varsa göster
|
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
evren sonradan olan bişey degil ezelden varolan bir okyanustur...yaratılmamıştır...
varolmuştur |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Sevgili ebeladl
Allah'ın varlığının(eğer size göre yoksa bile o kendini gizlediğinden dolayıdır) nasıl olabileceğiniz ile ilgili bir soru sormanız sizin için mükemmel bir adım olmuş. Demişsin, bir şey kendisini gizliyor ise gizliyor demektir, bu söz bu kadar basit ve Siz kendisini gizliyor dediğinizde çelişki oluşturur. Kendisinin gizleyenein kendisini gizlediğini bilmek, peki o halde inanalım mı? Bende Hebelehübü diyorum peki nerede kendisini gizliyor peki bizene, ama nasıl böyle bir şey söylersin bizleri Yaratan Hebelehübü'dür. İşte her şey bitti. İnsanların bir yaratıcıya inanması herhangi bir büyücünün yada sözde elçinin ilahının var olduğu ve bu kişinin tüm sitek ve arzularının evren ve insanüstü bu gücün hükmü olduğu ön ve son kabulü anlamına gelmez, bir kez bu yapılırsa insan her şeye tapınabilir ve hiç bir nesnel ayrım noktası olmadığı gibi iş sadece insanın kafasına hitap eden ve kafası içine yerleştirilen bir çiviye dönüşür, eğer kendisini gizleyen bir Tanrı arıyorsanız size Tao öneriyorum. Bakın; Yer ile gök varolmadan önce Belirsiz ve bulanık bir şey vardı. Ne kadar bulanık! Ne kadar belirsiz! Buna karşın içinde imgeler vardı. Ne kadar soluk ne kadar karmaşık! Daima devimin(!) halinde olmasına karşın durağan. O, hiç bir şey yapmaz(!), ama genede her şey O'nun aracılığıyla olur. Oysa o, var etmek için(!) hiç bir çabada(!) bulunmaz. Her şeyi sever ve besler, ama hiç bir şeyi yönetmez(!). Onun adını bilmiyorum, Ona Tao demekle yetiniyorum. (Tao Sessizdir, R.M.SMULLYAN, S:15) Evet sadec Tao diyor ve bu adlandırma O'nun adı değil, sadece ben bu şekilde ifade ediyorum diyor. Çünkü O'nu bilmiyorum, bilme şansına da sahip değilim diyor, sonra ise evet sonra, Tao Konuşmaz, Tao Duymaz, Tao Emretmez, Tao herşeyin kaynağıdır ama hiç bir zaman kaynağın dışından seslenemez.... Gizlenmekten bahsediyordunuz sanırım Allah gizlenmeyi başaramamış en azından iradi olarak gizlendiğini biliyor olman çok garip! Devamla "Sahip olmadıkları bir şeyin peşinden koşmaktansa, sahip oldukları şeyin tadını çıkartmak, yani hayatın" işte Tao felsefesinin özeti ve hiç kimse Tao bana emretti, o halde hepiniz ben ne dersem yapacaksınız ki madem inandınız deme şansına sahip değil!!!!! Çünkü Tao herkese aynı mesafede ve herkesle aynı özdedir. Ayrıcalık mümkün değildir dolayısıyla çıkar ilişkisine tabi kılınamaz(!) Tao şekilsiz ve belirsizdir(!!!!) Gizli, Esrarengiz ve Karanlıktır! O, her şeyin kaynağıdır! (Lao Tzu) Yapılan araştırmalar göstermektedir ki Okült yani gizemli ve gizli olan(Tanrısallık) kaynak uzak doğu ve Hindistan dahilinde yayılmıştır. Tabiri caizse 3000 yılları bulan bir medeniyet beşiğidir Çin ve Hindistan. Ortadoğu ve batı daha kabile toplumlarını aşmamış çelik ve çomağa tanrım der iken Çin ve Hindistan feodal bir sisteme sahipti yani Avrupa'nın 1000 yıl sonra sahip olacağına. Uygarlığın okları doğuyu gösterirken Hindistan üzerinden yayılan göçler çok kez batıyı etkilemiş hatta Mısır Teolojisinin kaynağınında yine bu bölge olduğu görülmüştür. Kısaca Çiftçi Sümer Tanrıları ile gizemli uzakdoğu tanrılarının kaynaşması daha sonraları ise her ikisininde izlerini taşıyan bir bileşke sağlanmıştır. Ne derseniz deyin artık evlerin yada mabedlerin en güvenli yerlerinde temsil edilen Tanrılar evlerini değiştirmiş ve mekanlarını insan zihni olarak soyutlamışlardır. Artık o taş, tunç, bronz... tanrı heykellerin mekanı tam bir çeşitlilik karışımı ile insan zihni oluvermiştir. Artık o yerinde çividir. Taş düştüğü yerde ağırdır! Tao'ya gelince bir gün yeni yetme çekirge Bilgesine gidiyor ve soruyor, Bilge "Tao nedir?" Usta Bilge yanıt veriyor "Batı Nehrinin tüm suyunu tek yudumda içtikten sonra sana bunu söyleyeceğim" (!) Çekirge(: ) (öğrenci) "Batı suyunun tüm suyunu zaten tek yudumda içtim(*!)" deyince, Bilge O halde zaten sorunu yanıtlamış oldum(*!!)" diyor. Umarım insan düşüncesi ile hareket ettiğimniz ve düşüncenin ön plana çıktığı böylesi anlarda kendi yüklediğimiz sıfatlar sonrası, dır, dur, odur, budur gibi ezberden söylemek yerine yolu ayrımsız ve önyargısız düşünceye veririz... Çünkü Sıfat yüklenemeyendir ve yüklem sonrası yorum hem anlamsız hemde bir kandırmacadır, bunun için ilk paragrafta ki hebelehübü gerçeğine ve ispatıma(eğreti bir kelime) bakılabilir(!). |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Su 21.yüzyilda hala 7 kat gök yaratildi gibi laflar ediyorlar ya ,biz bu yobaz kafayla neyi tartisiyoruz diyorum.7 kat gök yer merkezli evren sistemidir ve Batlamyus sistemidir.M.Ö 150 yillarinda yasamis olan Batlamyus sitemi ,Kepler,Kopernik ve Galile ile tarihin cöplügüne atildi.Dincilerin bundan hala haberi yok.Batlamyus a göre, evrenin merkezinde Dünya var,Dünyanin etrafinda Ay,Günes,Merkür,Venüs,Mars ve diger yildizlar dönmektedir. Bunu o zamanlar bütün dünya böyle biliyordu.Muhammed de böyle bildigi icin kurana 7 gök diye yazildi.
*Prof.Carl Sagan Kosmos adli kitabinda, gök yüzündeki yildizlarin sayisi yer yüzündeki kum tanelerinin sayisi kadardir diyor.Su anda trilyonlarca trilyon km uzakliklarda aklin alamayacagi kadar sicak ve muhtesem büyüklüklerde yildizlar var.Karadelikler,beyaz cüceler,novalar,süpernovalar,nötron yildizlari,yeni dogan yildizlar,ölmekte olan olan yildizlar...var ki var.Yildiz olustuktan sonra bize hala isigi ulasmamis yildizlar var evrende.Bize isigi bile ulsmamis yildizlarin da bizim icin yaratildigini düsünmek ancak dar bir bakis acisina sahip düsünmeyen ,evrene iman gözlügünden bakan insanlara yakisir. *Bu siteye giris yapan bazi tarikatci arkadaslara bir tavsiyem olacak:Her tartismaya Kurandan ayetler yazarak katilmayin.Özellikle kadin,siddet ve bilim konularinda hep kaybedersiniz.Kuran bilimin cok cok gerisinde,kadinlara kuranin bakis acisi belli,siddet konusunda ise saymakla bitmez ayetler var.Aliminyum yazilarinin en altina 7 kat göklü ayeti koyunca bu yaziyi yazmak zorunda kaldim. |
Re: Tanrı zaten mi vardı? Peki öyleyse buyrun...
Sevgili *dostlar,
Allah,Yaradan,Rab,O *vs *gibi gerek lafz-ı celal gerekse isim diye *nitelendireceğimiz tanımlamaların hepsinde işaret edileni, neden yaratmış olduğu söylenilenden ayrı tutarak öteleştiriyoruz. Zannımca temel yanılgı burada.Gerek inananlar gerekse inanmayanlar ötelerde var olan ve bu sistemi yaratıp kürsüsüne kurulmuş bulunan bir varlığı ya *kabul veya *red ediyorar.Çoğunluğu müteşabi ayetlerden oluşan Kuran-Kerim de yer aldığı biçimle (ki, *Allah'ın yedi günde evreni yaratması ve sonra *arşa istiva etmesi) olayını sadece üç boyutlu olarak değerlendirip "O" nu zatlaştırıyorlar.Fakir *inanan grupta bu düşüncedeki arkadaşları *ahir zaman putperestleri olarak nitelendiriyor. Öteyandan * var olan herşeyi * "O"ndan gayri düşünmeyipte * tekliği *(vahdaniyet i) bu kül içinde kabul edip *,her şeyi bir noktaya *( *. *) *indirgeyebilirsek zannederim pek çok sorun aşılacak. Kaldı ki *Hallac-ı *Mansur *en el *hak dediğinde bazılarının dediği gibi *Allah olduğunu iddia etmemişti.Hallac *işte *bu tüm var olanları sığdırdığı bir noktanın *Allah ı tesbih ettiğinin farkındalığına ulaşıp *o noktanın içinde kendisininde *olması nedeni ile kendindeki * Hak *kı bulmuştu. "O" *nu zatlaştırıp ötelememek *ve içimizde bulabilmek dileğiyle. |
Re: Tanrı 'zaten var' mıydı? Peki, öyleyse buyrun...
Kainat denilen şu Sanat-ı Rabbani, Allah'ın Esmasının teceligahıdır..
Kainat mevcuttur, inkar edilemez.. Ama zaman ve Mekan ile kaimdir.. Allah ise zaman ve Mekan ile sınırlı değildir.. Allah sadece bu açıdan bile kainattan mükemmeldir.. Gerçi kyas yanlış.. Çünki mevcut ile vacip birbiri ile kıyas edilmez... Kainat neye göre mükemmeldir.. ? İnsan RUHU na göre.. Kainat Allah'ın Kayyumiyeti ile mevcuttur; bir an o irtibat kesilse herşey hercümerc olup dağılacaktır.. Kainatta herşey Kanunlara tabidir.. Mesela itme, çekme kanunu gibi.. Bu kanunlar perdesi arkasında ise Allah'ın kudreti tezahür etmektedir... Biz ilmen herşeyi bir kanuna bağlar bırakırız.. O kanunlar mevcuttur, ilim onları keşf etmiştir.. Yani İlim, Maluma tabidir.. Yoksa Malum ilme tabi değildir.. Mesela yer çekimi kanunu olduğu için cisimler yere düşer.. İlim bu kanunu bulduğu için düşmezler.. Yada ışık hızı, ışığın kendi zatındaki öelliktendir.. İlim bunu keşf etmiştir.. İlim keşf ettiği için ışık o hızda gitmez... Peki ilim neden bu kanunların perde arkasına bakmıyor..? Bu kanunlar teasdüf eserimi oluştu..? Akılsız ve şuursuz olan madde; nasıl böylesine hiç sapmadan ve şaşırmadan bu kanunlara riayet ediyor... Canlı ve cansız mahlukatın tabi olduğu bu kanunları koyan birisi olması gerekmez mi..? Cenab-ı Hak Mutlak ilmi sayesinde öyle bir program yazmış ki; kusursuz işliyor.. Her bir mevcut kendisine ait procedüre mutlak itaat ediyor... |
Re: Tanrı 'zaten var' mıydı? Peki, öyleyse buyrun...
Sevgili ahfa nurcu sitelerden derleme yapmamanı öneririm. örijinal ''ahfa''nın diliyle yazman daha iyi olur.
senin yazdıklarının binlercesi nurcu sitelerde var. kendi yazdıklarınla devam et |
Re: Tanrı 'zaten var' mıydı? Peki, öyleyse buyrun...
"- En basit olarak bu denli kusursuz bir düzen nasıl var olmuş olabilr kendiliğinden?"
Bana bir musluman cikip soylesin, kusurlu kainat nasil olurdu, yada nasil bir duzen olsa "yok canim bu duzen kusurlu, kesin kendiliginden olusmustur" derdiniz. Buna cevap verirseniz biz inancsizlarda duzenin muhtesemligine takdir edip hidayete ereriz. |
Re: Tanrı 'zaten var' mıydı? Peki, öyleyse buyrun...
Alıntı:
halen bu dünyanın tesadüflere bağlayan ateistler bu muhteşem kurulu düzeni nasıl görmezden gelir . güneş dünyaya birkaç metre daha yakın olmuş olsaydı yeryüzünde tek canlı kalmaz idi !! allahın kendini insanlardan gizlemesi ve belli seçilmiş insanlara bu tanıtım görevini vermesi ve kıyametye kadar da böyle devam etmesinin mutlaka bir hikmeti var. zaten allah insanların zulmü dolayısıyla hemen ceza kesseydi yeryüzünde tek canlı kalmaz idi !!! belli bir vaktin zamanına kadar yani ölene kadar bu süre sonra hesaba çekilmiyecek diye düşünen insanların ve bu gücün olmıyacağına kesin inanmış ateistler gördükleri manzara karşısında haliyle yanılgıda olduklarını bilecekler . gene birileri çıkar hikaye okuyor masal anlatıyor diye karşımıza çıkar . çıksın onların massallarını bizde dinliyoruz .. |
Re: Tanrı 'zaten var' mıydı? Peki, öyleyse buyrun...
Alıntı:
Tabii bu büyüklüklere kafanız ermiyor onun için bir kaç metre mesafeyi uzaklık sayıyorsunuz! *:lol: |
Re: Tanrı 'zaten var' mıydı? Peki, öyleyse buyrun...
thunderpoint işte senin aklında bukadar çalışıyor diyeyim
bana kızma bu hesap kitap okadar ince bir eleme ki bir kaç metre mesafe daha yaklaşmış olsa o güneşdeki patlamalar yeryüzüne daha yakın olmıyacak mı ? biraz daha düşün derim . ozaman yerçekim kuvveti daha farklı olmıyacak mı ? bunlarıda bir göz önünde bulundur .ben astro fizikci falan da değilim bu konuda daha geniş fikrim yok ama bu durumu anlamak için de uzay bilimcisi olmama gerek yok sanıyorum . herneyse sizler tesadüfen olduğuna inanmanıza devam edin bu zaten ateist düşüncesinde olanlar için gayet normal bir durum . boşver sen takma kafana yaşa hayatını . |
Re: Tanrı 'zaten var' mıydı? Peki, öyleyse buyrun...
Alıntı:
Dünya'nın güneş etrafındaki yörüngesi yuvarlak değildir bilirsiniz. Peki o yuvarlak olmayan, elipse benzeyen yörüngede güneşe en yakın mesafe ile en uzak mesafe arasında kaç bin kilometre olduğunu hiç düşündünüz mü? Birkaç metreden bahsetmiyoruz, binlerce kilometreden bahsediyoruz. |
Re: Tanrı 'zaten var' mıydı? Peki, öyleyse buyrun...
Alıntı:
Bir bilardo masası düşünün. Sürtünme kuvveti sıfır. Masaya pekçok top bırakın ve bir tanesine vurun. Uzun süre toplar arasında pekçok çarpışma olacaktır. Bir kısmı deliklerden masanın altındaki bölmeye yuvarlanacaktır. Masanın üstündeki kargaşa bir süre sonra sona erecek ve belki de sadece birkaç top kalacak geriye ve onlar da belli bir vektörle devinip duracaklardır. Çarpışmalar bittiğinden ve sürtünme kuvveti sıfır olduğundan masanın üzerinde hareket eden toplarda bir düzen olduğunu göreceğiz. Bir gözlemci eğer bu toplara deneye başlangıç anından beri baktıysa o kaostan o düzene nasıl geçtiklerini kolaylıkla anlayacaktır. Ama o gözlemci, sadece topların son düzenli hareketlerini gördüyse, "vay canına, ne kadar mükemmel hareket ediyorlar, hiç biri de birbirine çarpmıyor, bu gerçek bir mucize olmalı ve bunları bu kadar düzen içinde hareket ettiren bir süper güç olmalı" diyebilecektir rahatlıkla... (bu örnek tamamen bana ait olup, hoşuma da gitmedi değil hani:))) |
Re: Tanrı 'zaten var' mıydı? Peki, öyleyse buyrun...
uzaya baktığımız zaman ise bilardo topları değilde uçsuz bucaksız milyarlarca yıldızların aynı ortamı paylaştığını görürüz ve her biri bir görev içindedir ve bu düzenin de milyarlarca yıldır kusursuz hareket ettiği ve gitgide büyüdüğüne şahit oluyoruz ve nedense bu milyarlarca *yıldır süregelen bu yıldızlar herhangi bir sapma olmadığını görürüz .
bu güç ama ateizm tarafından tesadüflere bağlanır . |
Re: Tanrı 'zaten var' mıydı? Peki, öyleyse buyrun...
Sevgili *K.C.
Gerçekten *iyi bir örnek.. Telif *hakkı *bakikalmakkaydı ile *kullanmamıza *izin *var mı?:)) Sağlıcakla *kal........ |
Re: Tanrı 'zaten var' mıydı? Peki, öyleyse buyrun...
Alıntı:
Şimdi sorum şu: Samanyolu Galaksisi'ne çok yakın bu tür bir oluşum veya tüm galaksiyi içine alacak bir 'kara delik' sonucu yok olduğunda kusursuzluğa kusur mu bulacaksın? Ayrıca eğer sıkça bahsettiğin akıldan bir eser kaldıysa sende sevgili KC'nin sorusuna şöyle oturaklı bir kaçış bul ve hepimiz oturup bir güzel gülelim.. Hayırlı hidayetler kardeşim... |
Re: Tanrı 'zaten var' mıydı? Peki, öyleyse buyrun...
her şey kusursuzsa çirkin kavramı neden var, kötü kavramı neden var diye bir soru akıla geliyor ama hemen ardındanda şöyle diyebiliriz bu iki kavram vede iyi ve kötü kavramıda göreceli bir kavramdır....neye göre çirkin neye göre güzel neye göre kötü neye göre iyi....doğasında kötülük olan bir varlığa göre kötü güzeldir....hımmm tam bir paradoks bu....
|
Re: Tanrı 'zaten var' mıydı? Peki, öyleyse buyrun...
Alıntı:
Bu mesafeyi *göz önüne getirebilmek için ayın dünyaya en uzak olduğu zamanki mesafesinin 406.000 km olduğunu söyleyelim. Senin de itiraz ettiğin gibi 1 mt yaklaşırsak felaket olurdu söylemi "sazan" oltalarından biridir ve ne acı ki bu oltaya takılan çok yurttaşımız vardır. Alıntı:
içerisindedir. Sen gökyüzüne baktığında gördüğün bir çok yıldız gerçekte çoktan yok olup gitmiş olabilirler. |
Re: Tanrı 'zaten var' mıydı? Peki, öyleyse buyrun...
Kul aspendos' a,
din konusunda takıntılı olanların farklı bir genetiği var. İleride bu da keşfedilecektir. Kusur diye birşey yoktur. Kusur, günah ve kötüyü icad eden dinleri ortaya çıkaran ve ondan faydalanmak isteyenlerdir. Doğa ve evren niye kusurlu olsun yalnızca olması gerektiği gibiler. Ayrıca ateistler tesadüfi bir evren gibi kısır bir düşünceyi zihinlerinde barındırmıyorlar. KUL bilincine sahip olanların hep aynı tür kitap ve bilgileri okumaktan, pozitif bilimlere son derece uzak bir noktada olmalarından kaynaklanan bir zihin bulanıklıkları var. Şöyleki; güneş dünyaya bir metre daha yakın olamaz, bunun için hem dünyanın hem güneşin kütlesinden kaybetmesi gerekir. Gezegenlerin birbirine olan mesafeleri milyonlarca yıl içindeki gaz mineral yapısı, kütlesel ağırlığı, içerdiği madenlerin niteliğine göre, biribirleri arasındaki çekim ve itki dengelemesi sonucunda ortaya çıkıyor. Gezegenlerdeki yaşamı kuyruklu yıldızlar başlatıyor. Tek hücreli organizmalardan milyonlarca yıl sonra bugün rastladığın canlı türleri ortaya çıkmış. Hiçbirşey birdenbire olmamış yani. Eğer bir meteor dünyaya çarpmasa ve dinazorlar yok olmazsa idi, bugün senin ve benim bu yazışmayı karşılıklı yazabilmemiz imkansız olabilirdi, asla var olmayabilirdik. Şu ceza ve günah edebiyatı ise şükürcü bir toplum isteyen krallar ve iktidarların son derece işine gelmiş bir şey kuşkusuz. Öyle ya herşey ALLAH tan! Çocuğun ölecek sorgulamayacaksın, kader bu diye, oysa devletine sorman gerekir di madem kızamığın çaresi var bu aşı niçin benim çocuğuma yapılmadı diye? Bir lokma bir hırka, yeter ki imanın olsun, dünyadayken hiç bilmediğin bir ahiret hayatı için yaşayacaksın hep katlanarak, başkaları da inanç sömürüsü yapacak. Internette bulursun: bir afrikadaki açlık fotoğrafını bul, yerde sürünen bir deri bir kemik insanları, Somali de Nikaraguada binbir işkence ile öldürülen insanların resimlerine bak, sonra Beverly Hills' de, Miami' de, Nice' deki yeşillikler ve bahçelerinde en az 100 çeşit çiçeğin her mevsim özel yöntemlerle açtırıldığı malikanelerin resimlerini bul. Koy yanyana bak. Sana hangisi anlatılan cennet gibi geliyor, hangisi cehennemi çağrıştırıyor? Elbette KUL lara bunun yalancı ve geçici olduğu anlatılmış, buna inandırılmış, sömürülen zavallılar sürüsü yaratılmış. Yalan değil be kardeşim hepsi de gerçek. Benim gerçekten üzüldüğüm nokta ise, eğer öldükten sonra gerçekten senin dediğin gibi bir sonrası varsa, sen yattığın yerde İsrafil' in boru çalmasını beklerken, zihin saplantıları olmayan ve kendilerini kul hissetmeyenlerin, yani senin ateist bildiklerinin, orada da cennete senden önce çöreklenecek olmasının daha muhtemel bir olasılık olmasıdır. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:10 . |