![]() |
MU Kıtası ve Muhammed
Arkadaşlar Kaynak Yayınlarının yeni bir kitabı çıktı.Türk Tarih Tezi ve
Mu Kıtası yazarıda arkadaşım olan Kemal Şenoğlu.Bu kitapta zamanın Meksika Maslahatgüzarı olan Tahsin Mayatepek'in Atatürk'ü sunduğu bazı raporlar ele alınmış.Bunlardan 14 nolu rapor daha önce Turan Dursun tarafından ilgi çekici bulunduğundan Bin BU-2 ' nin 53-90. sayfaları arasında yayınlanmıştı.Ancak daha önce ki raporlar kayıptı.Şimdi Kemal arkadaşın TDK'da yaptığı çalışmalar neticesinde 7-14 arasında kalan raporlara da ulaşıldı.Ve Bu raporlar bahsettiğim kitapta yayınlanıyor.Bunlardan özellikle 7 Nolu rapor ilginç.Bu rapordaki çarpıcı iddialara girmeden önce raporda adı geçen MU Kıtası ile ilgili bilgi vermem gerek.Buna göre ;MU Kıtası bundan 200.000 sene evvel Pasifik Okyanusunda oluşmuş bir büyük kıtadır.Gene inanışa göre bundan 70.000 sene evvel bu ada kıtadan Asya kıtasına geçen kişilerce dünya üzerine ilk yüksek medeniyet,dil ve ilk din ve de ilim ve fen yayılmıştır.Gene inanışa göre bu kıta bundan 11500 yıl önce 24 saat içinde 64 milyon nufüsuyla batmıştır.Tüm bu bilgileri ve Muhammed Peygamberle ilgili olanları Tahsin Mayatepek ;Amerikalı bir araştırmacı olan Colonel James Churchward' ın 50 yıl süren araştırmalarının sonunda 1931-34 arası yazdığı 4 kitaba dayandırmaktadır. Gene bu 7 no'lu rapora göre; MUSA peygamber MU'nun din ve uluhiyet hakkındaki telakkilerini Sina dağındaki OZİRİS mabedinde tahsil edip Beni İsrail'e telkin etmiştir.Aynı yolu sırasıyla İSA ve Muhammed de izlemiş;Mekke dışına türlü vesilelerle çıkan Muhammed bu sıralarda vaktini Mısır'da ve müteakiben Himalaya (!) manastırlarında MU'nun dini ve ilmi eserlerini tetkik ve tebebbu ile geçirmiş ve akabinde buradan öğrendikleri ile İslamı yaymaya karar vermiştir !!! Rapor'un uslup ve anlatımından tüm bu iddialara Maslahatgüzar Tahsin Mayatepek'in samimi olarak inandığı anlaşılmaktadır.ATATÜRK'ün ise bu iddiaları ne kadar geçerli bulduğu o dönemlerde kendi el yazısıyla yazdığı çeşitli belgelerde bulunabilinir. (BAK.Dİn ve Allah /Doğu Perinçek-Kaynak Yayınları ). |
Re: MU Kıtası ve Muhammed
Atatürk'ün okuduğu kitaplarda "Mu'nun Çocukları" vardı. Oradan öğrenip Tahsin Mayatepek'i Meksika'ya göndermiş olabilir. Zaten ilk 6 kişilik araştırma görevlisi ABD tarafından öldürülmüştü.
|
Re: MU Kıtası ve Muhammed
selamlar
Muhammed bu sıralarda vaktini Mısır'da ve müteakiben Himalaya (!) manastırlarında MU'nun dini ve ilmi eserlerini tetkik ve tebebbu ile geçirmiş ve akabinde buradan öğrendikleri ile İslamı yaymaya karar vermiştir !!! hadi mısırı anladıkta himalaya nerden çıktı?Pes doğrusu,yakında peygamber sav. bu dini mayalardan,kızılderelilerden falan duymuş dersiniz artık.daha neler görücez hayret. |
Re: MU Kıtası ve Muhammed
Alıntı:
Aslında senin gibi cahile Atam ile ilgili yazdıklarından sonra atıp tutarak, tarihten anlamadan) ceva vermiyecektim ama seviyene indirdin. Mehmet önce bi oku, sonra gel, tamam mı? |
Re: MU Kıtası ve Muhammed
Alıntı:
kardeş ben biraz cahilim de kusura bakma sen şu çıktığın yerden bir zahmet bir kere daha benim seviyeme inde izah et ne demek isteniyor burda?Kardeş tekrar ediyorum senin atan beni ilgilendirmiyor bu konuda atıp tutmadım bu sizin metodunuz. |
Re: MU Kıtası ve Muhammed
SEvgili mehmetk_kk
Kizmana gerek yok. Zaten bu kadar kapsamli bir komplo teorisinin mumkun olmadigini soyluyor arkadaslar. Ayrica Muhammed tanidigi kultur ve dinlerden (Hristiyanlik, Musevilik, Mandeyanlik, Zerdustilik, Manicilik vb) bir seyler alacakken Himalayalarda veya varligi tam ispatlananamis Mu kitasinda isi ne? Oyle olsa Ortadogu dsinda yerler kavimler ve peygamberlere de yer verilirdi Kur'an'da |
Re: MU Kıtası ve Muhammed
Gene inanışa göre bundan 70.000 sene evvel bu ada kıtadan Asya kıtasına geçen kişilerce dünya üzerine ilk yüksek medeniyet,dil ve ilk din ve de ilim ve fen yayılmıştır.
---------- * * * *Böyle bir şey olmuş olsaydı ilkel kabilelerde ve dinlerde hep aynı temayı bulurduk, halbuki totemizmi buluyoruz. Bu Mu uygarlıgının totemci oldugunu gösterir ki o zaman lafını bile etmeye deymez ya da bu iddiaları ortaya atanların esrime halinde oldugunu gösterir. Bu düşünülebilinir. ---------------- Gene bu 7 no'lu rapora göre; MUSA peygamber MU'nun din ve uluhiyet hakkındaki telakkilerini Sina dağındaki OZİRİS mabedinde tahsil edip Beni İsrail'e telkin etmiştir. * * * Sina dagında bulunmuş Osiris mabedi var mıy mış, Osiris kültü anaerkil bir külttür, Musa dini ise ataerkil. -------------- Aynı yolu sırasıyla İSA ve Muhammed de izlemiş;Mekke dışına türlü vesilelerle çıkan Muhammed bu sıralarda vaktini Mısır'da ve müteakiben Himalaya (!) manastırlarında MU'nun dini ve ilmi eserlerini tetkik ve tebebbu ile geçirmiş ve akabinde buradan öğrendikleri ile İslamı yaymaya karar vermiştir !!! ------------- * * * *Bu noktada Mehmet ile hemfikirim, el insaf diyorum. * * * saygılarımla |
Re: MU Kıtası ve Muhammed
Şimdiye dek katkıda bulunan arkadaşlara teşekkür eder küçük bir
düzeltme yapmak gereği duyduğumu belirtirim.Yukarıda ki yazımın sonunda bahsettiğim "Din ve Allah "kitabında Atatürk'ün kendi el yazısı ile İslam ;Allah kavramı ve Muhammed Peygamber le ilgili özgün görüşlerinin olduğundan bahsetmiştim.(Halktan gizlenen). Bu görüşlerin yazım tarihi 1930 dur.Tahsin Mayatepek'in Atatürk'e gönderdiği 14 raporun yazım tarihleri ise 1935-1937 arasıdır.Bu durumda görüş olarak Mayatepek'in Atatürk'ü etkilediği değil;Atatürk'ün Mayatepek'i etkilediği öne sürülebilir.(Tabii Mayatepek'in iddialarındaki kimi aşırılıklar ancak kendini bağlar).Son olarak sevgili Jayjay'ın söylediği gibi Mayatepek'i Meksika 'ya araştırma yapması için gönderen bizzat Atatürk'ün kendisidir.Bunu da belirteyim...... |
Re: MU Kıtası ve Muhammed
Bir daha düzelt istersen vacsmt :) Tahsin bey'i gönderen Atatürktür ama yanılmıyorsam meksika büyükelçisi olarak gönderdi (tabii gizli görev de belli).
Bu arada Atatürk bu raporlar sonucu güneş dil kuramını ortaya attı. Dillerin nasıl doğduğu ile ilgili çeşitli kuramlar var. Atatürk te insanlığın buradan yayıldığını, inançları ve sosyal yaşamlarını göz önünde bulundurarak dillerin güneşin etkisi ile ortaya çıktığını söyledi(ilk kelimeler güneş ile ilgilidir demiş). Eksiğin ya da yanlışım varsa düzeltmenizi beklerim. Saygılar... |
Re: MU Kıtası ve Muhammed
Bu topikteki bazı mesajları ayırıp sandık odasına gönderirken yanlışlıkla Pante ve vac'ın son yazdıkları mesajlar da oraya gitmiş.
Yeniden buraya ekleme yeteneğim olmadığından Pante'nin mesajını copy-paste yapıyorum. .................................................. .................................................. .. Arkadaşlar Vacsmt kardeşimizin topiğine saygılı olsak ve konu üzerinde katkılarda bulunsak daha doğru olur herhalde. Konu aslında çok önemli. Şaçmalık denilerek geçmemek gerek. Eric Van Daniken'in kitaplarını heyecanla takip ettiğimiz dönemi hatırlıyorum da, Türklerin ve Anadolu halklarının kökenini araştıran ve tarihe büyük merakı olan Atatürk'ün o dönemlerde İngiliz araştırmacı James Churchward'ın kayıp uygarlıklarla ilgili kitaplarını ve incelemelerini araştırması çok doğal hatta takdir edilecek bir girişimdir. Gerçi Mayatepek'in raporlarına tam katılmamış ve desteklememiştir ama kayıp uygarlıklara ve Türklerin dünyanın en eski uygarlıkları arasında yer aldığına, anavatanlarının sadece Orta Asya ile sınırlı olmadığına inancını sürdürmüştür. Mayatepek raporlarını din, dil ve tarih olarak üç ayrı alanda değerlendirmek gerek. Yani İslam'ın kökeni ve güneş kültü, güneş dil teorisi-ortak Türkçe sözcükler ve tarihteki kayıp uygarlıklar-Türklerin kökeni olarak. Tabi komplo teorilerine, Himalaya mabetlerinde eğitime vs. katılmak mümkün değil, ki buna Atatürk de katılmamıştır. Ayrıca güneş kültünün islamiyetle değil daha ziyade mevlevilikle olan benzeşiminden söz edilebilir. |
Re: MU Kıtası ve Muhammed
vacsmt'ın yanlışlıkla silinen mesajı:
afedersin vac, bazı mesajlara tıklamadığım halde sistem yanlışlıkla silmiş. Anlayamadım ben de. .................................................. .......... Jayjay tekrar düzeltecek birşey yok !Tahsin Mayatepek 'i gönderen Atatürk onun için özellikle Meksika yöresini seçiyorki burada araştırma- larda bulunabilsin.Zaten son raporu olan 14.raporun sonunda Mayatepek Atatürk'e hitaben ;izninizle benim burada 3 yıllık görevim sona ermiş bulunuyor müsedelerinizle Rio de Jenore(Brezilya) büyükelçiliğine tayinimi istiyorum diye yazıyor. |
Re: Mu kıtası ve Muhammed
güncelleme
|
Güncelleme..
http://www.tdkkitaplik.org.tr/tzk/mu010401.pdf http://www.tdkkitaplik.org.tr/tezler.asp Burada da Komisyon üyelerinin tam listesi var. Sismler ve makamlar bazılarının ilgisini çekebilir. Bu konu neden ilgi görmemiş acaba :eek::eek::eek: |
Mu dininin dört temel kavramı varmış:
1. Tanrı tektir. Herşey ondan varolmuştur ve ona dönecektir. 2. Ruh ile beden birbirinden ayrıdır. Beden ölür ve ayrışırken ruh ölmez. 3. Ruh, mükemmeliğe ulaşmak için değişik bedenlerde yeniden doğar. 4. Mükemmeliğe ulaşan ruh Tanrıya döner ve onunla birleşir. Naacal öğretisine göre, Tanrı, sevginin ta kendisidir ve tüm evreni de sevgi üzerine kurrrıuştur. Ancak bu evrensel sevgiyi kavrayabilecek vasıfta olan ruhlar ona geri dönebilecek yeterliliktedir. Bu vasıflara sahip bir insan olabilmek ancak Naacal kardeşi olmakla ve kardeşlerin de öğretiyi derece derece sindirmeleri ile mümkündür. Naacaller, yalnızca üstad rahiplerin bu atamaya ulatabileceklerini kabul ederler. Naacal öğretisinin bir diğer temel dayanağı, Tanrısal Nurdan çıkmış olan dört temel gücün kainatı kaosdan düzene geçirmiş oldukları teorisidir. Tanrının kendi asli nitelikleri olarak kabul edilen bu dört temel güç, "dört büyük inşaatçı", "dört büyük mimar", "dört büyük geometri üstadı" olarak adlandırılır. Bu dört temel eleman, ateş, yel, su ve toprak'dır . Semavi dinlerin doğuşu ile bu dört temel eleman, "dört baş melek" olarak adlandırılmışlardır. Naacaller bu dört temel gücü gamalı haç ile sembolize etmişlerdir. Jeolog Niven'in bulduğu tabletler üzerinde rastlanan bu haçlardan, kollanının dördü de aynı uzunlukta olanının dört gücün eşitliğini, uçları kıvrık gamalı haçlardan ağızlarr sola dönük olanların iyiliği, sağa dönüklerin ise kötülüğü simbelediklerini görüyoruz. Bu konular üzerinde derin araştırmalar yapmış olan Hitler'in, imparatorluğuna sembol olarak ucu sağa dönük gamalı haçı seçmiş olması bir tesadüf değildir. İsa'nın da öğretisinde kullandığı haç sembolü aynı kaynaktan, Mu'dan gelmektedir. Tabletlerin doğruluk derecesini bilemiyorum ama öne sürülen Mu dini ilginç. Mu dinindeki 4 temel kavram Alevilikte de mevcut. |
Aynı zamanda, Mu kıtasının kullandığı dilin günümüz nerdeyse tüm dünya dillerinin kullandığı dillerin kökü olduğunu ispatlayan kitaplar okumak da bir o kadar ilginç
Colonel James Churchweard'ın; Mu'nun çocukları 1934 basım, Kaybolmuş Mu Kıtası 1934 basım, Mu'nun mukaddes remzleri 1934 basım, Mu'nun Feleki kuvvetleri 1934 basım. adlı kitapları bu konudaki tek kaynak. Ayrıca Platon'un dile getirdiği Atlantis de MU oluyor büyük bir ittifkala. Ancak Atlantis'in de Mu'nun daha kuzeyinde başka bir yer olduğu ile ilgili de araştırma yok değil. Mu'dan sonra özellikle Dil; Devasa UYGUR imparataorluğunda ortaya çıkıyor. Ve Konu geliyor geliyor B harfinde paketleniyor. Bu konu 1930 lu yıllarda Mustafa Kemal tarafından, çok araştırılıyor ve bugünkü Güneş Dil Teorisi kavramı ortaya çıkıyor. Güneş Dil Teorisinde oluşan uzman heyetinin isimlerini ve milliyetlerini ve yapılan yazışmaları aşağıdaki linkte vermiştim zaten. Özellikle bir Ermeni olan Tahsin Mayokan'ın, Bir büyükelçi olarak güneş dil teosrisine sahip çıkması ve bir büyükelçi olarak Meksikada bulunabilmesi özellikle yakın tarihimizin yeniden dikkatle tetkik edilmesi ve bu halkın nasıl sarsılmaz bir bağ ile milliyet sınırlarını aşarak birbirine kenet olduğunu anlatması açısından da önemli. Buna mukabil, Güneş Dil Teorisine tabiri caiz ise taş koyanlarında dini baskı etkilerinin ellerinden gitmesinden korkanlar olduğunu hayretle yazışmalardan müşahade edebilirsiniz. Bu konu daha sonra bildiğim kadarı ile Turgut Özal tarafından da Baba bush a bilgi verilerek dile getirilmiştir. Bu konunun hala güncel ve araştırmaya değer olmasının tek dayanağı dediğim gibi dil deki etimolojik neredeyse tıpatıp eşililik. Zaten Mu-ham-med; olarak okuduğunuzda o dönemlerde adı Muhammed olan çocuk sayısının ne kadar az olduğu ve ne kadar ilginç olduğunu anlarsınız. Mesala adamın adı Tezinç. Yaşı 75.. gibi. Veya Sabih yaşı 80 gibi. bir izdir isimler. Yani isimler tarihten günümüze kadar bir iz olarak kullanılmıştır. Bu yakın dönemde işin cılkı çıkmıştır. Mesela benim kızımın adı Nehir.. İstedim ki bir gün köklerim kaybolduğunda olaki merak eden torunlarımdan birisi nehir adı ile nehir kenarındaki şehirleri takip ederek köklerini bulabilsin. Bunun gibi işte.. Sevgili Pante'nin örneği ile de konuyu etraflıca düşündüğünüzde Doğu'nun nasıl ve ne şekilde batıdan daha önce mamur olduğunu anlayacak tezler öne sürülebiliyor. İşi biraz daha zorlayınca bir kelime ile karışlaşıyorsunuz. Ve diyorsunuz ki; Anaaaaaaaaa, lannnnnnnnnn, bu bizim OKİNONO'nun kökü OKİONO değil mi? :) İşte size bu vesile ile de OKİNONO'nun sırrını söyledim. Pantolon indi; Rahibeyi sittin sene yakalayamam artık Özgür abi :) Selamlar |
Colonel James Churchweard Tibet mabetlerinde bir tablet buluveriyor. Bu tablette bir dil varmis, hem de yazili bir dil. Cok cok eski, 15 bin yil kadar. Bu dili Tibet rahipleri biliyormus. Churchweard'in israrlarina dayanamayip bu dili ona da ogretiyorlar. Boylece asirlardir karanlikta kalan dunya tarihimiz aydinlaniyor. Aslinda oyku 15 bin yil once degil 70 bin yil once basliyor. Nacaal tabletleri bize iste bu bilmedigimiz 55 bin yili da anlatiyor. Bilim dunyasi bu buyuk bulus sayesinde neler ogrendi bir bilseniz.
Buna gore aslinda Babil kulesi olayindan once bir Mu kitasi vardir. Bu kitada Adem ve Havva mesut bahtiyar yasamaktadir. Ama sular gelip kitayi batirinca Adem ve Havva'nin torunlarindan olan MuNuh adli kisi gemisine cocuklarini alarak denize acilir ve homo erekticus'larin hala yasamakta oldugu Hindistan bolgesine gelir. NuMuh'un ogullari cesitli bolgelere giderek dinlerini ogretirler. Sirlarla dolu bu ogreti sozlu olarak yayildigi icin bazi farkliliklar olusmustur tabii. Ama arastirirsaniz Misir dininin de Hint dininin de Islamin da aslinda bu Mu dininden geldigini tespit edebilirsiniz. Churchweard sadece elindeki bir iki tabletle 70.000 yillik Mu uygarligina dair bilgileri bize verir ancak 15 bin yil onceden bu yana neler oldugunu anlatmaz, cunku elindeki tabletlerde bu konuda bir sey yoktur. Ben size ilerde son 15.000 yili da aydinlatacagim. Benimde elimde bilinmeyen bir dilde yazilmis onbes adet tablet var. Her biri bin yili anlatiyor. Bu dili bilen bir Monkinco kabile sefi var. Kafaladigim zaman tabletleri de cozecegim. O zaman dunyamizin geri kalan bolumu de aydinlanmis olacaktir. |
Alıntı:
Öğretilerini maddeler halinde veriyorum, bakın ne kadar benzer nitelikler taşıyor mu dini ile. - Ruhun dünyevi kurtuluşa ermesi için pek çok defa bedenlenmesi gerekir. - Ruhun kurtuluşunu maddi bağlardan kopma yoluyla aramak gerekir. - Nefis terbiyesi ruhun kurtuluş sürecini hızlandırıcı bir yoldur. - İsa Tanrı’nın oğlu değildir, o da hepimiz gibi, bir ruhtur.( Tanrı tektir ) |
Colonel James Churchweard ı bir bilim adamıu olarak kabul eden yok. Ulema sınıfınında 0 zamanda bastırdığı yer aynen söylediğiniz gerekçeler ile benzer.
Ayırca Colonel James Churchweard'ın MU kıtasına delil olarak DİL gösteriliyor. Büyük olasılıkla Monikonco da ki köklerde buraya bağlı çıkacaktır :) Belki de MU hiç yoktu.. Aslında bugün dilin teke indirgenebilmesi için yine de araştırmaya değer bence. Zira MU ne tanrıyı ispat eder ne de çürütür. Unutmayalımki efsaneler gerçek insanların hayal güçlerinden beslenir. Tıpkı bilim gibi. Birisi hayali ortyaya koymuştur, diğeri o hayali inşaa etmeye koyulmuştur. Selamlar |
Onu etkileyen ve tetikleyen....Asyada Tibette bulduğu tabletlerin aynılarını güney Amerikada bulmasıdır...
|
Okinono'nun verdigi linklerden ilkine bir baktım ve iki üç sayfa kadar okuduktan sonra ilk izlenimlerimi yazma geregi duydum.
Öncelikle homo sapiensin çıkışı Afrikadır ve takriben 160 bin sene önce ilk olarak başarısız bir çıkış ile Afrikayı terk ediyorlar. Dolayısıyla 200 bin sene uydurma bir tarih. En eski sapiens fosilleri 196 bin senelik ve Afrikalı. İlk izlenimim 70 bin sene evvel Hindistan ve yıkım. Yazılar 1930 yılına ait olduguna göre o yıllarda Trobriad patlamasına ait bilinenlerin olmaması gerekiyor, ama bugün 74 bin sene evvel Hindistanda Trobriad yanardagı patlamasının insanlıgın 2 milyon senedir tanıklık ettigi en büyük yıkım oldugunu biliyoruz. Bu bellek günümüze kadar gelmiş olmalı. Son olarak ise ben yazının bulunuşu ile ilgili İÖ 3200 den evvel ki bir tarihe hiç bir bilim çevresinde denk gelmedim. ( Yazı, çizi, makale, dergi vs ) Dinlerin geçmişi ve ilkel dinler özel ilgi alanımdır, böyle bir Mu dini vs sine de hiç bir ciddi antropologun degindigine bile hiç bir yerde rastlamadım. Neyse tamamını okuyunca daha net bir yorum yapabiliriz. saygılarımla |
Alıntı:
Hımmm Sayın Vacsmt; Sayın Kemal Şenoğlunun kitabındaki 7 no'lu raporda; MUSA peygamberMu´ya ait şekilleri Sina Dağında, mısırlıların meşhur oziris mabedinde MU'nun ulumü fünununu ve din prensiplerini tahsil ettiği esnada iktibas ederek kurduğu yeni dinine soktuğu; Aynı yolu sırasıyla İSA ve Muhammed de izlediği; Mekke dışına türlü vesilelerle çıkan Muhammedin bu sıralarda vaktini Mısır'da ve müteakiben Himalaya manastırlarında MU'nun dini ve ilmi eserlerini tetkik ve tebebbu ile geçirdiği ve akabinde buradan öğrendikleri ile İslamı yaymaya karar verdiği yazıyor olabilir. Ayrıca bu kitaptaki tahsin mayatepek´e ait raporlarda MU Kıtasının bundan 200.000 sene evvel Pasifik Okyanusunda oluşmuş bir büyük kıta olduğu; bundan 70.000 sene evvel bu kıtadan Asya kıtasına geçen kişilerce dünya üzerine ilk yüksek medeniyet,dil ve ilk din ve de ilim ve fen yayıldığı yazıyor olabilir. Olabilir ama; Sayın Şenoğlu kitabının ilk sayfalarında Mu kıta´sının bir hurafe olduğunu, bir safsata olduğunu söylemiş. Ayrıca kendisi kitabının yine ilk sayfalarında kayıp Mu kıtasının, kayıp bir kıta değil animisti inançlara sahip insanların sığındığı bir tür "Tanrı"nın adı olduğunu Atatürk´ün tespit ettiğini, ve bunu da Churcward´a ait kitaplara görülen, Atatürk´ün özel işaretlerinden ve notlarından anladığını söylemiş. Kısacası kendisi Mayatepek´in raporlarını kitabında sunmuş ama Mu Kıtasına karşı pek olumlu bakmamış. Sizden bir ricam var. Sayın Şenoğlu´nun arkadaşınız olduğunu söylemişsiniz. Fırsatınız olursa adıma ona bir sorun lütfen; Neye dayanarak Mu Kıtasının bir safsata bir hurafe olduğunu söylüyor Ve; Mu kıtasının, kayıp bir kıta değil animistik inançlara sahip insanların sığındığı bir tür "Tanrı"nın adı olduğunu ispat eden Atatürk´ün notlarını ve özel işaretlerini neden kitabında değindiği halde belirtmemiş/göstermemiş. Ve; Bu notları ve özel işaretleri herhangi bir şekilde yayınlama durumu varmı imiş? Ricamı gerçekleştirir iseniz çok müteşekkür olurum. Size yazdığım bu yorumu direk kendisine iletirseniz belki daha anlaşılır olabilir sorularım. Saygılarımla Merodach |
Alıntı:
Saygılarımla... |
Alıntı:
Saygılarımla. |
mu kıtası için cok üstün bir medeniyet olduğuna dair yazılar okumustum eğer öyleyse muhammed EDİT nasıl olurda böyle bir medeniyetten cıkar ?
cok sacma... |
pante den
Alıntı:
|
Alıntı:
|
iyide kardeşim ,önceki mesajımda mu uygarlığı için cok medeni insancıl diye okuduğumu yazmıştım
böyle bir uygarlıktan esinlendiyse ozaman islamın son derece medeni insancıl bir din olması gerekmezmiydi ? hani naziler amerikalılar desen anlardım |
Alıntı:
İlla böyle olacak diye birşey yok ki. Bunu bilerek yapıp yapmadığı ne malüm. Gerçek ve sağlam bir inancın değerlerini kullanıp, bundan kendisine ait yeni bir din oluşturup, kendi çıkarları ve kişisel zevkine göre bu dini tasarlamak istemiş olması ve bu yüzden islamın son derece medeni ve insancıl olmaması gibi bir sebeb olamaz mı mesela??? Biraz daha geniş düşünelim lütfen. Yani illa medeni bir medeniyetten esinlendi diye, medeni ve insancıl olacak diye bir kural yok. |
evet mümkündür
peki muhammedin ismi MU-hammed inde bunla bi alakası olabilirmi ? |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Haç eski Türklede tanrıya ulaşmak için günahsız olmayı temsil eder. Tanrı ise gezegendir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Evet Mayalardan duymuştur... Namazın aynısı onlarda da var .. Secdeyi güneş ışınlarını öpmek için yapıyorlar. Aslında namazın aslı da 3 vakittir bu arada |
Antik donem inanclari ve ogretileri sagolsun. Girmedigi, bulasmadigi semavi din yok..
|
Alıntı:
Namazın geçmiş ümmetlere de emredildiği hususu bizzat Kur'anı Kerîm'de ifade edilmektedir. Meselâ, bir âyeti kerimede Hz. İbrahim'in devamlı namaz kıldığı ve neslinin de namaza devam etmelerini istediği şöyle haber verilir: "Yâ Rabbi, beni ve benim neslimden olanları namaz da devamlı kıl. Ey Rabbimiz, duamı kabul buyur." (İbrahim Sûresi, 40) Hz. Musa da namazla emrolunmuştu. Mâide Sûresinin 12. âyeti kerimesinde İsrailoğullanndan namaz kılmaları hususunda kesin söz alındığı ifade edilir. Hz. Şuayb da çok namaz kılardı. Hatta bu sebeple kendisine hakaret edilmek istenmişti. Bu da Kur'anı Kerîm'de şöyle beyan buyurulur: "Onlar dediler ki: 'Ey Şuayb, atalarımızın taptıklarını terk edip mallarımız hakkında dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi sana namazın mı emrediyor?" (Hûd Sûresi, 87) Yine Kur'anı Kerîm'de Hz. Ishak ve Yakub'un, Hz. Zekeriya'nın, Hz. İsa'nın namaz kıldıkları bildirilmektedir. Görüldüğü üzere namaz ibadeti insanlığın varoluşuyla birlikte var olduğundan tüm eski inanışlarda şeklende olsa benzeşen ibadetlerin bulunması doğaldır. |
Alıntı:
yararlanmadığı antik dönem inancı kalmamış... (. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:01 . |