Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Tarih (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=29)
-   -   Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı. (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=4593)

frodo 22-08-2007 18:42

Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
MESUT HASAN BENLİ
ANKARA - Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu, 'Türk Tarihi ve Kültüründe Avşarlar' konulu sempozyumdaki "Türkiye'de yaşayan Kürtler Türkmen kökenli, Kürt Alevileri ise Ermeni kökenli sözlerini savundu. "'Türkiye'de Kürt yoktur' demedim" diyen Halaçoğlu, "1500'lü yıllardaki Osmanlı tapu tahrirlerine göre Türkiye'de kendine 'Kürdüm' diyenlerin yüzde 30'u Türkmendir" diye konuştu. Halaçoğlu'na göre Kürtler Sünni, Aleviler Türkmen; bu nedenle de Kürt-Alevisi yok. Tunceli ve Sivas'ta kendilerine Kürt-Alevi diyenlerin bir bölümü Ermeni dönmesi. Alevi örgütleri ve DTP'liler Halaçoğlu'nun açıklamalarına sert tepki gösterdi.
Halaçoğlu, önceki gün Kayseri'deki sempozyumda "Araştırmalarımızda Kürt diye bildiğimiz insanların aslında yapısal olarak 'Türkmen asıllı' olduğunu, Kürt Alevi olarak bilinen vatandaşların ise 'Ermeni kökenli' olduğunu gördük" demiş ve 'TİKKO ve PKK örgütlerinin içinde yer alan insanların çoğunun Ermeni dönmesi Kürtlerden oluştuğunu' ileri sürmüştü.
Radikal'in sorularını yanıtlayan Halaçoğlu, Türkiye'de 41 binin üzerinde aşiret tespit ettiğini söyledi. Osmanlı döneminin tapu tahrir belgelerini incelediğini ve araştırmasının sürdüğünü söyleyen Halaçoğlu, "Bugün Türkiye'de 'Kürdüm' diyen bazı aşiretler, kayıtlara göre 1500'lü yıllarda Türkmen olarak görülüyorlar" dedi.
'Kilise kurma çabasındalar'
Kürt olarak bilinen Çukurova ve Kayseri Pınarbaşı civarında yaşayan Recepli Avşarları, Doğu Anadolu'da yaşayan Körekan aşireti ve Bitlis bölgesindeki Hasanilerin Türkmen kökenli olduğunu belirten Halaçoğlu, "Ben Türkiye'de Kürt yoktur demedim. Ancak, kendine 'Kürt' diyenlerin yüzde 30'u Türkmen asıllıdır. Herkes kendi kimliğini öğrenmelidir" dedi.
Alevilerin yüzde 99'unun Türkmen, Kürtlerin yüzde 99'unun Şafi-Sünni olduğunu anlatan Halaçoğlu, şöyle devam etti:
"1915'teki tehcir sırasında bazı Ermeniler bazı bölgelere yerleşerek kendilerini Alevi-Kürt olarak göstermeye başladılar. Mesela, Tunceli'nin Ovacık ilçesindeki ve Sivas'taki bazı Alevi Kürtler Ermeni asıllıdır. Ama buradaki Alevi Kürtlerin tamamının Ermeni asıllı olduğu sonucu çıkartılmamalıdır. Ermenilik'ten Alevi-Kürtlüğe dönenlerin birçoğu da samimi değil. Kilise kurma çabasında oldukları biliniyor. Mesela, bazı PKK'lılar sünnetsiz çıkıyor. Terörün hangi bölgelerden çıktığına iyi bakmak lazım. 1936-37'de devlet bu dönmeleri ev ev tespit etmiş."
Halaçoğlu, "İddialarımı belgeleriyle ispat ederim. Bu kişisel bir araştırmadır. Bilimsel bir çalışma yapıyorum. Bunun ırkçılık olarak gösterilmesini kasıtlı ve önyargılı buluyorum" dedi.
'Aleviler 72 millete bir bakar'
TTK Başkanı Yusuf Halaçoğlu'nun iddialarına Alevi örgütleri ve DTP'den sert tepkiler geldi:
DTP Grup Başkan vekili Selahattin *Demirtaş: "Bir bilim adamına yakışmayacak açıklamalar. Derhal görevden alınmalı. Bu işin takipçisi oluruz"
DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal: "Bu düşünceler İttihat Terakki'nin selanik kongresinde alınan kararlara benziyor. İç barışa zarar verici bir açıklamadır. Meclis araştırması açılmalıdır."
Pir sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kazım Genç: "Aleviler 72 millete bir bakar Bu tür kişilerin bilimden ne kadar uzak çalıştıklarını gösteriyor. Oralarda oturmaya hakkı yok. Koyu bir ırkçı milliyetçi düşüncenin dışa vurumu."
Alevi Bektaşi Federasyonu eski genel başkanı Fevzi Gümüş: "Böyle bir tanımlama yapan, bir kişinin objektif olarak bilimsel araştırmalar yapması gereken bir kurumda, memur olarak görev yapması bütün Türkiye için sıkıntılıdır."


Radikal gazetesinin haberi böyle idi. Kıyısından köşesinden biz de bulaşalım. Bakalım kim ne diyecek, neye yoracağız ?

frodo 22-08-2007 18:56

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Tabi bu haber gazetelerde yayınlanır yayınlanmaz herkes bir şeyler söyledi. Tartışmamızın derli toplu sürmesi açısından bunları da alalım ;

Tarihçi Necdet Sakaoğlu:
SOY ARAMA ÇABASI TEHLİKELİ
Ulusal bilinci yok etmek için herkes bir taraftan çekiştiriyor. Herkes kendine göre bir soy arıyor. Bu bir ayrıştırma çabasının sonucudur. Böyle bir soy arama çabasının faydası yok ve herkes için tehlikelidir. Hele ki Anadolu’da ayrıştırmanın sonu yok. Anadolu’ya Türkler 1071’de gelmiş değil. Anadolu o zaman bomboş muydu, ne kadar kişi geldi, buradaki insanlar ne oldu, o da belli değil.

Prof. Esra Danacıoğlu (Yıldız Üniversitesi):
NAZİ DÖNEMİNİ HATIRLATIYOR
Halaçoğlu’nun açıklamaları Nazi Partisi’nin uygulamalarını hatırlatıyor. Nazi Partisi’ne üye olmak için de yedi kuşak Alman olduğunu ispat etmen gerekirdi. Toplama kamplarına sadece Yahudileri değil, kökeninde bir kuşakta Yahudilik olan insanları da yolladılar. Bu, onlara göre ‘kötü kan’ın, ‘iyi kan’a baskın olduğuna dair dünya görüşünü yansıtıyordu. Halaçoğlu’nun açıklamaları, o dünya görüşünün 2007’deki temsilcisi.

1930’ların ırkçılığının kokusunu taşıyan bu açıklamalar bir akademisyene yakışmıyor. Ülkenin belgelerinin emanet edildiği kurumun başındaki kişiye hiç yakışmıyor. 500 yıl sonra bunlar ‘Ermeni’ diyerek geriye doğru ırkçı yolculuğa çıkmak, kendi dili ve kültürü olan insanlara ‘Kürt değil, Türkmensin’ demenin ırkçılıktan başka açıklaması yok. Bu zihniyet bölücüdür.

Tarihçi Orhan Koloğlu:
HEPSİNİN DİLİNDE TÜRKÇE VAR
Önce Sayın Halaçoğlu’nun belge dediklerinin ne olduğunu bilmek lazım.Türkler Orta Asya’dan küçük gruplar halinde geliyor. O zamanlar Anadolu’da yerleşmiş insanlar var. Bir kaynaşma var. Hepsinin dillerinde Türkçe var. Türkçe de onlardan yararlanıyor.

Yard. Doç. Ahmet Kuyaş (Galatasaray Üniversitesi):
TÜRKLERE KÖTÜLÜK YAPILACAK SÖYLEMİ
Halaçoğlu’nun iddiaları eski bir alışkanlıktan kaynaklanıyor. Bir takım insanların davranışlarından memnun olunmadığı zaman, ‘onun babası dönmeydi’ gibi atıflarda bulunup, ‘Bunlar aleyhimize çalışmayı, daha ilk Türk ve Müslüman yapıldıkları zaman karar vermişlerdi’ denilir. Bu Şemsettin Günaltay’ın Hürafattan Hakikata kitabından bu yana yerleşmiş bir şey. Bir takım kültürlerin Anadolu fethedildikten sonra Türklüğe karşı kötülükler yapacakları söylemi bir gelenektir. Demeçleri sorun yaratan kişinin de o gelenekten beslendiğini söylemek abartılı olmaz.

Anadolu’nun fethinden sonra Türklüğe ve Müslümanlığa geçen insanlar var. Herkesin Orta Asya’dan gelme, katışıksız olması mümkün değil. Bir kısmı tarihi verilerden, bir kısmı da uydurma olan bilgilerden böyle sonuçlar çıkarılması doğru değil. Çok nazik ve değişik bir takım sosyoekonomik ve kültürel unsurlar barındıran konuların uluorta konuşulması yavan kaçıyor. Konunun bir başka yönü de şu; Aleviler arasında da zaman zaman asıl Türklerin kendileri olduğunu iddia edenler çıkmıştı. Yusuf Halaçoğlu’nun da görüşleri benzer yanlış yorumları içeriyor.

Prof. Mehmet Ali Kılıçbay:
KÜRT HİSSEDİYORSA, KÜRTTÜR
O lafları eğer o şekilde söylediyse A’dan Z’ye yanlış... Köken hissetme meselesidir. Kimse kökenini bilemez. Hele Türkiye’de 3-5 kişi bilebilir, ama uzak geçmişi bilmek mümkün değil. Türkiye bir harman. Adam kendisini Kürt hissediyorsa Kürttür, Türk hissediyorsa Türktür. Kürdüm dedi diye öldürecek misin? Kalkıp ‘Sen Kürt değilsin’ demek kadar saçma birşey olamaz. Bunlar bir tarihçiye yakışmayacak laflar.

HALAÇOĞLU NE DEMİŞTİ?
TTK Başkanı Halaçoğlu, tartışma yaratan sözlerini geleneksel Dadaloğlu şenlikleri kapsamında düzenlenen sempozyumda söyledi. Kürtlerin Türkmen kökenli, Kürt Alevileri’nin ise Ermeni kökenli olduğunu iddia eden Halaçoğlu şöyle dedi:

“Kim olduğunuzu bileceksiniz. Mesela bugün Türkiye’de bir Kürt sorunu olduğu söyleniyor. Kürtlerle ilgili birtakım sözler sarf ediliyor. Araştırmalarımda şunu gördüm ki, pek çok Kürt dediğimiz insan aslında Türkmen asıllıdır. Yapısal olarak diyorum ama. Bununla beraber bir şeyi daha ifade ediyorum, söyleyeceklerim fantezi değil, bugün Kürt olarak bilinen hatta hatta Alevi Kürt olarak bilinen insanlar Ermeni’den dönmedir. Bütün bunları yabancı arşiv belgeleri ile o tarihlerde yapılmış birtakım araştırmalara dayanarak söylüyorum.”

“KURTULAN ERMENİLER DÖNDÜ!”
Halaçoğlu, Vatan gazetesine yaptığı açıklamada da, iddiasını şöyle destekledi:
“Dikkat ederseniz ben ‘bütün Kürtler Türk’tür’ demiyorum. Ben, bir bilim adamı olarak belgelerle konuşuyorum. Elimizde 1500’lü yıllara ait defterler, kayıtlar var. Zamanı geldiğinde bunların hepsi açıklanacaktır. Ülkede demografik yapı üzerine araştırma yapıyoruz. Bu çerçevede Ermeniler konusunda da çalışıyoruz. Ermeniler’in bir kısmı sürgün edildi, bir kısmı da Türkiye’de kaldı. Sürgünden kurtulan ve kendini Kürt Alevi olarak tanıtan pekçok Ermeni kaldı Türkiye’de. Ben bunlardan bahsettim. Bu konunun bilimsel olmadığını düşünenler iyi düşünsünler. Her söylediğimi belgelendirdiğimi bilsinler.”

21 Eylül 1993’ten beri Türk Tarih Kurumu başkanlığı yapan Halaçoğlu, bu konuda 8 ciltlik bir yayın hazırlığında olduklarını da bildirdi.

frodo 22-08-2007 18:58

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Kim ne dedi ye devam ;

BELGE: DÖNENLERLE DE MÜCADELEYİ DÜŞÜNÜYOR
Murat Belge, “1915’teki kıyım sırasında bir çok insanın canını bu şekilde kurtardığının bilindiğini” belirterek şöyle dedi:
“Bu 90-100 bin insanın o zaman canını kurtarmak için bu yola başvurması, o zaman böyle yapmayıp ölenler hakkında bir fikir veriyor. Böyle tanıdığımız insanlar var. Ama kimbilir kaç kişi var bilmediğimiz. Ancak kendi ve çok yakınları biliyordur. Ancak Halaçoğlu herhalde onlarla da mücadele etmek gerektiğini düşünüyor.”

“MAALESEF ERMENİ” İFADESİNE DİKKAT
Halaçoğlu’nun gazetelerde yer alan konuşmalarında “maalesef Ermeni kökenliler” ifadesini kullandığını gördüğünü belirten Belge şöyle devam etti:

“Bu kişinin ne kadar nesnel, insanlıktan ne kadar anlar olduğunu bu ‘maalesef’ kelimesinden anlıyoruz. Türkiye adına Ermeni konusu ile ilgilenmek üzere görevlendirilmiş, Türkiye’nin haklılığını savunmak üzere bulunan adam bu.”

IRKÇI BİR MİLLİYETÇİLİĞE DOĞRU GİDİYORUZ
“Türkiye’nin imparatorluktan yontularak çıkarılmış bir ulus devlet olmasından dolayı eskiden bu köken meseleleri açılmamaya özen gösterilirdi. Şimdi gitgide biz bir ırkçı bir milliyetçiliğe doğru gidiyoruz. Tek uluslu devlet olmaya yöneliyoruz. Herkes kökenini bilsin, kökenin kadar konuş, anlayışı hakim kılınmak isteniyor.”

Murat Belge, Halaçoğlu’nun bu açıklamaları neden yaptığının birincil önemde olmadığına dikkat çekerek “Önemli olan bu sözleri söyleyen birinin Türkiye’nin Türk Tarih Kurumu’nun başında tutulmasıdır. Bu zaten yeterli, başka söylenecek bir şey yok” dedi.



MAHCUPYAN: HALAÇOĞLU ESKİ BELGELERİ YENİLEMİŞ
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Etyen Mahcupyan da, devletin elinde ‘Ermeni dönmeleri’ listesinin olmasının mümkün olduğunu belirtti. Mahçupyan şöyle dedi:

“Çünkü, Türkiye’de Varlık Vergisi diye bir olay oldu. Devlet bir gecede bütün dönmelerin listesini yayınlayabildi. Demek ki zaten bu takip edilmekte olan bir unsur. Tarih bilenler 1820’lerden beri bunun yapıldığını bilirler. Osmanlı devleti köy köy, etnik ve mezhep taraması yapardı ve bunlar yenilerdi sürekli. Dolayısıyla Halaçoğlu da eski belgeleri çıkartmış ve yenilenmiş halleriyle mukayese etmiş olabilir.”

DEVLET VATANDAŞINI HÂLÂ HAZMEDEMEMİŞ
Türkiye’de devletin vatandaşlık kavramı üzerinden tüm etnisiteleri ve mezhepleri kuşatabilmiş olmadığını vurgulayan Mahcupyan şöyle devam etti:

“Devlet bir taraftan herkesi vatandaş olmaya davet ederken, bir taraftan kendisi bazı insanların niçin tam vatandaş olamadıklarını araştırıyor ve bunları yıllardan beri yapıyor. Ancak bu açıklamarın şimdi yapılmasını çok abartmamak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu açıklamalar bir konferansta yapılmış. Ancak burada önemli olan şu; Türk Tarih Kurumu’nun hala bunlarla uğraşıyor olmasını çok anlamlı buluyorum. Hala devletin kendi vatandaşını hazmedememiş olduğunu anlıyorum. Çünkü şunu görmek lazım zaten. Anadolu’da saf bir ırk vesaire yok herkes karmakarışık. Sadece Kürt ve Ermeniler değil Türkler de öyle. Onun için karışımı yeniden irdelemeye çalışmaktansa bugün vatandaşlık anlamında herkesi kuşatmaya çalışmak daha mantıklı olurdu. Tarih Kurumu gibi resmi bir kurum da bunun için çalışmalıydı.”

HALAÇOĞLU DEVLETİ TEMSİL ETTİĞİ İÇİN SORUN VAR
Etyen Mahcupyan, Halaçoğlu’nun “Bu listeyi açıklamamam, yaşadıkları huzuru bozmam, bu bir tehdit olarak da algılanmasın” sözleri çin de şunları söyledi:

“Devletin elinde böyle şeyler olduğunu biliyoruz. Toplumun büyük kısmı kendisinin ne olduğunu da biliyor. Dolayısıyla tehdit değil ama bunları resmi bir devlet kurumunun bilim siyaseti olarak kullanması zararlı bir algılamaya neden oluyor. Halaçoğlu herhangi bir üniversitede çalışan bir bilim adamı olsa sorun değil, burada Halaçoğlu devleti temsil ediyor olduğu için problem var.

DEVLET KONUŞTUĞU İÇİN TEHDİT
Toplumda konuşulmamış olanı konuşulur hale getirdiği için çok tehlikeli bulmuyorum. Ancak konuşmaya alışık olmayan bir toplum konuşmaya başlayınca bu konular olumluya da, olumsuza da gidebilir. Devletin bu konuların dışında olması lazım. Bu konuda devlet değil, tarihçiler, bilim adamları konuşmalı. Çünkü devletin geçmişi bu konuda zaaflarla dolu. 6-7 Eylül olayları, Varlık Vergisi gibi... Devlet konuştuğu için bir tehdit unsuru taşıyor. Yoksa içerikle ilgili değil. Halaçoğlu da istese de istemese de devleti temsil ediyor.”

frodo 22-08-2007 19:02

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Son olarak da Halaçoğlu'nun savunması ;


TTK Başkanı Halaçoğlu, düzenlediği basın toplantısında, sözlerine, “Ortalık çalkalandı. Bugün önemli belgeler sunacağım, benden belge isteyenlere cevabım olacak bu...” diyerek başladı. Halaçoğlu, Türkiye’nin çok önemli sorunları bulunduğunu, bu sorunların üzerine gitmek için de birtakım araştırmalar yapmak gerektiğini kaydetti.

“Kafamızı kuma soktuğumuz takdirde bu sorunları kimse gelip çözmez. Başkaları farklı bir biçimde ortaya koyar” diyen Halaçoğlu, TTK’nın, 1931’de Atatürk tarafından kurulduğunu ve çalışmalarını bilimsel olarak gerçekleştirdiğini ifade etti.

Halaçoğlu, şunları söyledi: “Birileri bağırabilir, birileri çağırabilir, birileri ‘istifa et’ diyebilir. Her şey olabilir. Bunların hiçbir önemi yok. Ben Yusuf Halaçoğlu, bu araştırmaları TTK Başkanı olduğum için yapmıyorum. Ben bir tarihçiyim. Tarih ne demektir? Tarihçi bir olayı dönemin belgelerine farklı pencerelerinden bakarak ortaya koyan insan demektir. Aksi takdirde yapılan çalışma ne bilimsel olur, ne de tarih olur. Ancak roman yazabilirsiniz.”

Başta Ermeniler konusunda belge göstermeden herhangi bir açıklama yapmadığını vurgulayan Halaçoğlu, “Sadece gazetede birtakım çarpıtılmış beyanlarım ile aslını bile bana sormaya tenezzül etmeden değerlendirme yapmaya kalkışıyorlar. Bir yargısız infazı da burada görüyoruz” diye konuştu.

BEN KİMİM?
Kendisinin söz konusu toplantıda, Afşarlarla ilgili bir toplantıda 41 bin 297 aşiret tespit ettiğini söylediğini aktaran Halaçoğlu, “Bunların kasetleri de filmleri de var. Kim çıkarsa, o kasetleri de gösteririm herkese” dedi.

Kendisinin menşeinin de bazı kimseler tarafından merak edildiğini belirten Halaçoğlu, “Ben kimim? Bazıları Ermeni’dir diyor. Ermeni de olabilirim ama Türk’üm. (Benim boyum), Gazne Devleti’nin kurucularındandır, Afşarileri kurandır İran’daki. Nereye kadar uzandığımı tarihçi olma avantajıyla biliyorum” açıklamasında bulundu.

Kendisinin ırkçılıkla suçlandığını, herkesin kimliğini bilmesi gerektiğini söyleyen bir insanın “ırkçılık” yapmasının imkansız olduğunu dile getiren Halaçoğlu, yurt dışındaki bilim adamlarının da Türkiye’de yaşayanların menşeine ilişkin araştırmalar yaptıklarını, ancak bunların eleştirilmediklerini ve suçlanmadıklarını kaydetti.

Halaçoğlu,”Eğer bilime önem vermeyeceksek, bilim adamlarının yaptığı alışmaları hiçe sayacaksak, polemiğe girip onları ortadan kaldırmayı, idam etmeyi, mahkum etmeyi düşünüyorsak o zaman yazık bu memlekete” diye konuştu.

‘HANGİ IRKÇILIKTAN BAHSEDİLİYOR?
Hazırladığı bir programla hangi aşiretin ne kadar olduğunun saptanabildiğini ifade eden Yusuf Halaçoğlu, bilgisayarda çeşitli aramalarla örnekler verdi. Halaçoğlu, programın arama hanesine veriyi yazdıktan sonra, “Bakın burada 2 bin 287 Kürt aşireti varmış. Peki ben ırkçılık yapıyorsam niye yazdım bunları? Hani Kürtler yok, Türkmenler var diyorsam bunları yazdım? Hangi ırkçılıktan bahsediliyor?” diye sordu.

Bu konuda “yargısız infaz” yapılmasını doğru bulmadığını belirten Halaçoğlu, “Bazı siyasetçiler, beni istifaya davet edenler, haklarında gazetelerde çıkan yalan yanlış haberler karşısında istifa edecekler mi?Türkiye’nin bölücülüğüne gayret eden bazı başkanlara aynı şekilde Meclis’te ‘istifa et’ diyecekler mi?” dedi.

Halaçoğlu, şöyle konuştu: “Ben Kürtleri bir defa reddetmedim. Kürtlerin Türkmen olduğunu söylemedim. ‘Bugün kendini Kürt olarak bilen bazı ailelerin 16. yüzyıl kayıtlarına göre Türkmen olduğu görülüyor’ dedim. Bu, Kürtler yok demek midir? Çatışma ortamı çıkarmak demek midir? İkincisi, Ermeniler konusunda araştırma yapıyoruz. Ermeniler’le ilgili araştırmada, ‘Anadolu’da 1.5 milyon Ermeni yaşıyordu, bunlar neredeler?’ diye sordular. Neredeler bunlar gerçekten? Ben bir bilim adamı olarak bunu araştırmak zorunda değil miyim? Siyasetçiler ya da birtakım dernekler mi söyleyecek? Onu ben söyleyeceğim. Onu araştırmakla mükellefim. Bunu araştırdım. Yoksa Ermeniler, Kürtler, Türkler diye araştırmadım. ‘Öldü’ denilen, ‘yok oldu’ denilen Ermenileri ben buldum.”

ERMENİ PATRİĞİ BENİM DOSTUMDUR
Terör örgütü PKK’nın nereden üye aldığına da dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Halaçoğlu, bunların araştırılması gerektiğini kaydetti. Ermeni Patriği Mesrob II’nin kendisinin arkadaşı olduğunu, birçok Ermeni ve Kürt arkadaşının bulunduğunu belirten Halaçoğlu, “Ben Kürtçülük yapmış olsaydım, aşiretlere Kürtleri yazmaz, hepsini Türkmen gösterirdim. Öyle şey mi olur?” sorusunu yöneltti.

Halaçoğlu, “Benim istifa etmem, benim var olmam, benim yok olmam ne değiştirir ki? TTK başkanlığı bana ne kazandırıyor, sadece sırtıma yük yüklüyor sürekli olarak. Ben buradan 380 YTL maaş alıyorum. Buradan bir avantajım yok” dedi.

Alevilerin yüzde 99’unun Türkmen olduğunu ve Hoca Ahmet Yesevi yolundan geldiklerini anlatan Halaçoğlu, yaptıkları araştırmaların kimsenin inancına zarar vermek için olmadığını söyledi. Halaçoğlu, “(1915 tehciri sırasında tehcirden kurtulmak için kendilerini Kürt ve Alevi olarak gösteren kişiler vardır) dedim. Bu, bütün Alevileri Ermeni yapmak demek midir? Aleviliği aşağılamak demek midir? Benim söylediklerim bunlardır” diye konuştu.

HÜKÜMETTEN ARAMA YAPILMADI
Toplantıda soruları da yanıtlayan Halaçoğlu, Kayseri’deki toplantıda yaptığı açıklamalarla ilgili kendisine istifa çağrıları yapanların bulunduğunu, hükümetten de bu yönde “bir sinyal alıp almadığının” sorulması üzerine, “Bir milletvekili konuşma yaptı diye ben başkanlıktan istifa etmem. Herhangi bir şekilde de hükümet kanadından arama yapılmadı, bir şey söylenmedi” karşılığını verdi.

Halaçoğlu, “Bugün kendini Kürt ve Alevi olarak bilen vatandaşlarımızın kökeni Ermeni mi?” şeklindeki soru üzerine de, “Kesinlikle değil. Öyle bir şey yok. Yani, ‘bugün kendisini Kürt Alevi olarak bilenler Ermeni’dir’ demedim zaten. Öyle bir şey de yok. Herkes kendine göre yorum yapıyor. ‘Tehcirden kurtulmak için kendilerini Kürt ve Alevi olarak gösteren Ermeniler var’ dedim. ‘Olan’ başka şey, ‘gösteren’ başka şey” dedi.

Halaçoğlu, bugüne kadar yaptığı açıklama ve araştırmalarla ilgili herhangi bir tehdit alıp almadığının sorulması üzerine de böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söyledi. Baskı olsa da olmasa da bilim adamı olarak çalışmalarını Türkiye’de sürdüreceğini vurgulayan Yusuf Halaçoğlu, “TTK başkanlığından giderim diye de endişe etmiyorum” diye konuştu.

HÜLYA AVŞAR” SORUSU
TTK Başkanı Halaçoğlu, bir başka gazetecinin, sanatçı Hülya Avşar’ın annesi Emral Avşar’ın, kendilerinin “Kürt kökenli” olduğu yönünde açıklamalarının bulunduğunu söylemesi üzerine de “Kendisi öyle düşünüyorsa öyle düşünür. Hülya Avşar’ın kökeninin ne olduğu beni ilgilendirmez. Kendileri Avşar olduğunu söylüyor. 24 Oğuz boyundan en büyüğü. Zaten kendisi ne söylüyorsa söylesin, bana ne” dedi.

http://www.ntvmsnbc.com/news/default.asp?cp1=1

22-08-2007 19:04

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
TİKKO ve PKK örgütlerinin içinde yer alan insanların çoğunun Ermeni dönmesi Kürtlerden oluştuğunu' ileri sürmüştü.

TIKKO ile PKK'nin ne alakasi var, yuh yani.

Ermenilik'ten Alevi-Kürtlüğe dönenlerin birçoğu da samimi değil. Kilise kurma çabasında oldukları biliniyor. Mesela, bazı PKK'lılar sünnetsiz çıkıyor. Terörün hangi bölgelerden çıktığına iyi bakmak lazım. 1936-37'de devlet bu dönmeleri ev ev tespit etmiş."

Ittihat ve Terakki benzetmesi cok yerinde olmus, linc meraklisi, kafatasci, riyakar bir irkcinin kustugu nefretin, kelimelere bulanmis halinden baska birsey degil burada okuduklarim. Kendisini esefle kiniyorum, hatta ne kinayacagim, adam yerine koyup kinamiyorum bile. Tarihin bize onca ogrettigine ragmen, hala boyle zihniyetlerin aramizda dolasmasi ne aci.

idrisi 22-08-2007 20:39

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Halaçoğlu’nun Söyledikleri Devletin Düşüncesidir
Hiç kuşkusuz Halacoğlu’nun bu “tez”leri sadece kendisinin değil asıl olarak devletin resmi bakış açısının da bir özeti durumundadır. Elbette bu ve benzeri saçmalıkları ilk kez ve de Halacoğlu gibi düşünme özürlü birinin ağzından duymuyoruz.
Bu topraklarda 80 yıldır aynı teraneler okunuyor, aynı bilim dışı, ırkçı şoven düşünceler insanlara pompalanıyor.
Çünkü bu topraklarda yaşayan herkes Türk ve Müslüman olmak zorunda! Aksi durum, malum; inkar ve asimilasyon...
Devlet politikasının aslı astarı bu.
Dolayısıyla Halaçoğlu’da bunun dışında bir şey söylemiyor aslında.

-------------------------------------------------

pante 22-08-2007 22:07

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Halaçoğlu'nun sözleri arasında doğrular var. Özellikle Ermeni konusunda.
Tabi ki katliamlar nedeniyle ve can güvenliği için dönenler vardır. Bırakın Ermeni'yi, dönme Rumlar biliyorum. Ama bunları konuşmak ve bir kesimin, bir toplumun adını vererek bunlarla ilişkilendirmek çirkindir.
Kürt ve Alevi konularında ise saçmalamış. Belki istisna örnekleri vardır ve belgeler bunlar içindir ama bir genelleme yapılamaz. Öyle olsa, 30 yıldır süren Kürt tartışmasında "Dağ Türklerinin karda çıkardıkları kart-kurt sesi nedeniyle Kürt denmiş" gibi saçma sapan iddialar yerine bu belgelerden yola çıkılırdı.
Aynı şekilde PKK ve Tikko konusu da öyle. Uzun yıllar eylem birliği nedeniyle kısmen de olsa ilgilidir ve içinde Ermeni asıllı olan da vardır. Özellikle Suriye'den katılan. Ayrıca geçmişte benim de bildiğim Tikko üyesi Ermeni tanıdığım vardı. Gayet normaldir ve istisnadır.
Bunların Ermeni kökenli olduğunu iddia etmek ise ırkçılıktır. Ermeniler de Türkiye'nin azınlık vatandaşlarıdır. PKK'nın içinde Ermeni olduğu gibi Türk olan da vardır.

Konuşmalarının basına çarpıtılarak aktarıldığı yolunda yaptığı düzeltmeler konuyu biraz hafifletmişse de inandırıcı olmamıştır. "O halde Avşarlar sempozyumunda techir nedeniyle milliyet değiştiren Ermeniler konusunun işi ne?" diye sorarlar adama.
Bayatlamış eski çarpıtma taktikleriyle asıl söylemek istediği;
" Türkiye'deki terörün kaynağı dönme Ermenilerdir ve Kürtlerin çoğu Türkmen'dir" şeklinde özetlenebilir ve artık bunları kimse tınlamıyor.

frodo 23-08-2007 11:19

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Genel olarak Halaçoğlu'nun söyledikleri ve ona karşı çıkanların paylaştıkları bir olgu var; 1915 yıllarında Ermeni'lerin can korkusu ile kürt-alevi kimlik benimsemeleri. Bu o iklimde, can pazarı yaşanırken yaşanması gayet olası bir durum. Sanırım bu konuda devletin belgeleri de var.

Ama daha ilginç bir saptama var. Erken Osmanlı döneminde Türkmen'lerin Kürt-alevi bir kimlik benimsemeleri. Hadi biraz çalışalım. Böyle bir olgu varsa -ki Halaçoğlu var diyor- neden "baskın" bir etnik yapı kendini yerel bir kimlikle kamufle etsin ki ?

dilaver 28-08-2007 12:08

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
27.08.2007

Turk Tarih Kurumu Baskani Yusuf Halacoglu'nun son gunlerdeki aciklamalari uzerine, aralarinda Prof. Dr. Edhem Eldem (Bogazici Universitesi) , Prof. Dr. Sevket Pamuk (Bogazici Universitesi) ,
Prof. Dr. Ilhan Tekeli (ODTU), Prof. Dr. Mete Tuncay (Bilgi Universitesi) , Prof. Dr. Uygur Kocabasoglu (Izmir Ekonomi Universitesi) , Doc. Dr. Esra Danacioglu (YTU), Doc. Dr. Suavi Aydin (Hacettepe Universitesi) , Yrd. Doc. Dr. Ferdan Ergut (ODTU), Yrd. Doc. Dr. Oktay Ozel (Bilkent Universitesi) gibi tarihcilerin bulundugu Tarih Vakfi eski ve yeni Yonetim Kurulu uyelerinin imzasiyla yapilan basin aciklamasi asagidadir.

Halacoglu'nu, tarihci olmanin sorumluluguyla hareket etmeye cagiriyoruz

Tarihcilerin birincil gorevi mesleklerini kotuye kullanmamalari dir. *Tarihin suiistimali, son tahlilde ahlaki bir soruna isaret etmesi nedeniyle, bir tarihci icin affedilemeyecek kusurlarin basinda gelir. TTK Baskani Halacoglu'nun 15 ila 16. yuzyillarda, bugun "Kurt" olarak gorunen kimi aile ve asiretlerin "Turkmen" olduklarina iliskin bulgularinin oldugunu aciklamasi ve buradan yola cikarak vehmettigi siyasal ve kulturel sonuclar, soz konusu suiistimalin en acik ornegidir. Unlu (ve muhafazakar) tarihci G. R. Elton'un lisans duzeyinde tarihci adaylarina ogretilen su sozunu Halacoglu'nun da aklinda tutmasi gerekiyor: "Gecmisin hemen her yorumu icin, bir yerlerde mutlaka bazi belgeler vardir. Yeter ki, diger belgeler gormezden gelinsin".

Meslek ahlakina iliskin bu cok kritik noktanin da otesinde, TTK Baskani'nin, uzerine kelam ettigi milliyetcilik ve etnisite calismalarinin son 30 yilindan da habersiz oldugu anlasilmaktadir.
Dunyanin butun saygin tarihci ve sosyal bilimcileri elbette bircok konuda tartismalarini surdurmektedirler. Ne var ki, son 30 yilin birikimleriyle uzerinde neredeyse tam bir mutabakat olusturduklari alanlar da var. Bunlarin basinda, ulusal ve etnik kimligin dinamik, degisken ve en nihayetinde oznel bir durum oldugu bilgisi yer alir. Kimlikler tarih icinde degisir, donusur, farklilasir. O nedenle bazi Kurt asiretlerinin uzak gecmiste Turkmen kutlesi icinde gozukmesinin,
kimlik bakimindan bir anlami yoktur. Onlar bugun kendilerine ne diyorlarsa, hangi dili konusup aidiyetlerini hangi cercevede acikliyorlarsa, kendilerini nasil hissedip tanimliyorlarsa, odurlar.
Modern sosyal bilim yaklasimi bunu sorgulamaz. Kaldi ki, kendisine bugun Turk diyen topluluklarin icinde de gecmiste Kurt kutlesi icinde yer alanlar mevcuttur. Buradan da siyasal ve kulturel bir sonuc cikmaz. Ayrica Halacoglu'nun ifsaati yeni bir sey de degildir. Bunlar
cogunlukla bilinen konulardir. Ornegin Urfa'daki Karakecili ve Turkmen asiretleri, buyuk ihtimalle uzak gecmiste –adlarinin ele verdigi vechile- Turkmen kutlesi icindeydiler. Ancak bugun tamamen Kurtce konusup o yorenin butun Kurt topluluklarina tesmil edilebilecek bir yasam bicimini paylasmaktadirlar. Simdi onlara gidip "siz aslinda Turksunuz, haydi asil kimliginize donun" demek, sadece irkcilikla izah edilebilecek bir tutum olur. Bunun gibi, eger bu tutumu esas alirsak, bugun kendisine "Turk" diyen yuz binlerce insanin uc-dort kusak oncesinde kendisini baska etnik kimliklerle tanimlayan kisiler oldugu dikkate alinirsa, onlarin eski mensubiyetlerini esas alan cesitli milliyetciliklerin de onlari "geri cagirmasini" dogal karsilamak gerekir. Ama bu dogallik sayiltisi sadece milliyetciligin ve irkciligin temel kabulleri acisindan dogru sayilabilecek, akademik, bilimsel ve insani bakimlardan kabul edilemez bir durum olacaktir. Nitekim Todor Jivkov doneminde Bulgar hukumeti benzer bir tutum takinarak, kendisine "Turk" diyen insanlara, siz aslinda "Bulgar ve Hiristiyandiniz, sonradan Turklestiniz" diyerek kendilerince "asil kimliklerine" geri cagirmis ve bu yonde kabul edilemez baskilar uygulamisti. Halacoglu'nun bugun soyledigi seylerle bu tutum arasinda yaklasim ve temel mantik
acisindan hicbir fark yoktur.

Halacoglu, otekilestirici bir bakisla kendi irkciligina dayanak ariyor Halacoglu, Alevi Kurtler icinde, tehcire ugramamak icin Alevilesen Ermenilerin bulundugunu da soylemistir. Bu aciklamayla kendince asagilayici buldugu "Ermeni" kimligiyle "Alevi Kurt" kimligi arasinda bir paralellik kurmaktadir. Soyleyenin zihniyeti konusunda oldukca aciklayici olabilecek bu iddialarin bilimsel hicbir anlami yoktur. Tarih boyunca farkli etnik gruplara mensup pek cok insan cesitli
nedenlerle –toplumsal, iktisadi veya guvenlik kaygilarina bagli- baska gruplara gecis yaparak onlarin icinde erimeyi tercih etmislerdir. Bazi Ermenilerin de bu bicimde Alevi Kurt gruplar icine
girdikleri ve bu gruplar icinde asimile olmalari mumkundur. Ancak bu Halacoglu'nun ima ettigi gibi Ermenilikle Alevi Kurtluk arasinda tam bir paralellik bulundugu anlamina asla gelmez. Zira yine pek cok Ermeni Osmanli vatandasinin tehcirden kurtulmak icin Muslumanlastigi
ve Sunni gruplarin icine katildigi da bilinen bir gercektir.

Halacoglu'nun bunlari yeni kesiflermis gibi aciklamasi ise ikinci bir garipliktir. Sonradan Muslumanlasip Turklesen Ermenilerin kendi ozel hikayelerinin yansidigi pek cok yayin bulunmaktadir. Ayrica bir diger gariplik, kisilerin belirli etnik kimliklere mensubiyetlerinin ya da
o etnik kimliklerle gecmiste belirli soy baglarinin bulunmasinin, onlari dogrudan dogruya bugunun sorunlari karsisinda eski aidiyetlerinin gerektirdigi dusmanca tutumlara sevk edecegi
dusuncesidir. Halacoglu'nun ima ve aciklamalarinin altinda yatan leitmotiv'lerden birisi de budur. Bunun acik adi irkciliktir. Halacoglu elinde "Ermeni donme"lerinin listesinin bulundugunu da
aciklamistir. Bu acik bir tehdittir. En basta ciddi bir bilimsel etik ve ahlak bakimindan cok sorunlu bir duruma isaret etmektedir. Bir bilimadamina yakisip yakismadigi bir yana, resmi bir kurumun basinda bulunan bir kisinin boyle seyler soylemeye hakki yoktur, zira bu sozler o kurumu baglar. Ayrica o kurumun basinda olmanin getirdigi arastirma avantajlarini bu sekilde kotuye kullanmak, en hafifinden adli bir vakadir. Ayrica Halacoglu'nun butun sozleri "Ermeni olmak"in
kotu bir sey oldugu temel kabulune dayanmaktadir. Insanlar kimliklerini secmezler, icine dogduklari toplulugun kimligini "edinirler". Bu ne bir suctur, ne de kacinilabilecek bir seydir. Belirli bir toplulugu belirli karakter ve tutumlarla ozdeslestirmek de acik bir irkciliktir. Turk Tarih Kurumu'nun basinda bulunan kisinin sozleri en basta Turkiye vatandasi olan Ermenilere
yapilmis buyuk bir haksizlik ve saldiridir. Iddia sahibinin isgal ettigi mevki dusunuldugunde, Ermeni yurtaslarimizin bizzat devlet tarafindan potansiyel tehlike ve sorun olarak goruldugu izleniminin dogabilecek olmasi, tablonun vahametini daha da artirmaktadir.

Halacoglu'nun yaklasimi tarih metodolojisi acisindan sorunludur Halacoglu, bugunku bazi Kurt topluluklarini n 15-16. yuzyillarda Turkmen oldugunu soyluyor. "Acaba ayni topluluklar 10. yuzyilda ne idiler?" sorusuna verilebilecek bir cevap varsa ve bu cevap anlamliysa, Halacoglu'nun tespitlerinin de bir anlami olur. Halacoglu ne etnisite ne de asiret konusunda bilgi sahibidir. Etniklik, durumsal ve degiskendir, yukarida belirttigimiz gibi... O yuzden, ornegin bahsettigi topuluklarin, yani Turkmen olanlarin belki de 10. yuzyilda hic umulmadik bir kimlikle karsimiza cikmasi mumkundur. Kaldi ki, asiretler etnik topluluklar degildirler. Daha cok siyasal
orgutlenmelerdir. Gunun kosullarina gore, kimi Kurt asiretleri buyuk Turkmen topluluklari icine girerek ittifak etmis; bazen de tersi olmustur. Yani "Asiretli" olmak icin ayni etnisiteden olmak gerekmez. Ornegin bugun Midyat bolgesindeki bazi koylerde yasayan Hiristiyan-Suryani yurttaslarin kendilerini bir Kurt asiretine mensup saymalari hic sasirtici degildir. Zira asiretli olmak baska seydir, etnik kimlik baska seydir. Bunun gibi, belirli bolgelerde birbiriyle
catisma halinde bulabilecegimiz Turkmen asiretleri oldugu gibi, ayni bolgede bir Turkmen ya da Kurt asiretine karsi ittifak etmis Turkmen ve Kurt asiretleri de gorebiliriz.

Halacoglu'nun hayal ettigi, kan uzerine kurulu bir "Turk" kimligi mumkun degildir 19. yuzyil boyunca Anadolu'ya Kirim'dan, Kafkaslar'dan ve Balkanlar'dan 4 milyonu askin gocmen geldi. Bugun Turkiye nufusunun cok buyuk bir bolumunun, belki de yaridan fazlasinin kokenlerinde 19.
ve 20. yuzyillar boyunca gelen gocmenler vardir. Bugun kendilerini Turk olan kabul eden bu insanlarin pek cogunun kokenlerinde Turkmen boylari yoktur. Gocmenlerin yakin tarihimizdeki guclu yeri, Turk kimliginin Halacoglu'nun yaptigi gibi kan ve irk uzerine insa edilmesinin mumkun olmadigini bir kez daha gosteriyor.

Halacoglu'nun "tarihci"ligi sorgulanmalidir Netice olarak, Halacoglu'nun bu son ornekte bir kez daha ortaya cikan, tarihcilik ve bilim insanligi acisindan bu sorunlu ve tartismali durumuyla TTK'yi nerelere surukledigini kamuoyunun takdirine sunuyoruz.

Bu vesileyle, bir anayasal kurum olarak TTK'nin konumunun, yeni anayasa hazirliklarinin esiginde oldugumuz bu gunlerde yeniden ele alinmasini yararli buldugumuzu belirtmek istiyoruz.

gerilla 28-08-2007 13:31

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
galata'da hepimiz ermeni'yiz diye bağırırken gerçekten ermeni olduğum aklıma gelmemişti. erbakan hoca ne demiş? hadi ordan be! hadi ordan!

ozgur_beyin 28-08-2007 13:43

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Sevgili gerilla, büyük!!!! bir bilim adamı!! sayesinde etnik kökeninide öğrendin. Bu akşam iki rekaat şükür
namazı kıl ve şükret, böyle büyük !! bir tarihçinin zamanında yaşadığın için :oops:

gerilla 28-08-2007 14:09

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
bu devletin anlattıklarına kalırsa kürt yoktur, kart kurt vardır. devletin inkarcı politikaları sayesinde aslımı öğrenmişim. hadi diyelim ki doğru, ben yine ermeni oluyorum. peki ya bu iddialar doğruysa:

http://www.milliyet.com.tr/2005/05/15/guncel/agun.html

afedersin ama senin ne olduğun belli olmuyor.

iki iddiada asılsızdır ve gayet saçmadır.

ozgur_beyin 28-08-2007 14:13

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
sevgili gerilla, yazdıklarımdaki ,ironiyi anlamamışsın. . lütfen bir daha oku

28-08-2007 14:21

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Ama *daha *ilginç *bir *saptama *var. *Erken *Osmanlı *döneminde *Türkmen'lerin *Kürt-alevi *bir *kimlik *benimsemeleri. *Hadi *biraz *çalışalım. *Böyle *bir *olgu *varsa *-ki *Halaçoğlu *var *diyor- *neden *"baskın" *bir *etnik *yapı *kendini *yerel *bir *kimlikle *kamufle *etsin *ki *?-Frodo

Frodo, Halaçoğlu erken Osmanlı döneminden değil de 16.YY belgelerinden bahsediyor. Sakın Yavuz Sultan Selim yüzünden olmasın?

pante 28-08-2007 14:26

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Alıntı:

Frodo, Halaçoğlu erken Osmanlı döneminden değil de 16.YY belgelerinden bahsediyor. Sakın Yavuz Sultan Selim yüzünden olmasın?
Tabi ki o nedenle. İhtimali konuşmak yanlış olur. Erken Osmanlı döneminin Kürt ve Ermenileri sadık millet kategorisi içindedir. Asi olanlar Alevi Türkmenlerdir. Özellikle Yavuz ve Kuyucu zamanı Türkmen kıyımları tarihi bir gerçektir.

frodo 28-08-2007 20:21

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
"1500'lü yıllardaki Osmanlı tapu tahrirlerine göre Türkiye'de kendine 'Kürdüm' diyenlerin yüzde 30'u Türkmendir"----> Halaçoğlu

Sevgili yfln, "Frodo, Halaçoğlu erken Osmanlı döneminden değil de 16.YY belgelerinden bahsediyor. Sakın Yavuz Sultan Selim yüzünden olmasın?" demişsin. Dikkat edersen böyük
tarihçimiz osmanlı tapu tahrirlerine atıfta bulunuyor. Yani "Türkmen"likten dönmeliğin o
tarihlerde olduğunu söylemiyor.

Anadolu'ya Türklerin gelişi *9.yy'dan itibaren başlar. Türkmen kavramına 11.yy bizans
kaynaklarında rastlarız. Daha sonraki süreçte Türkmen deyimi ile göçer Türk boyları anlatılır.
Merkezi güçlerin gelişimi ve bu güçlerin İran-arap kültürünü benimsemeleri ve toprağı mülk edinmeyen göçerlerle savaşımları sırasında Türkmenlik bozulmuş Türklük olarak görülmeye başlanır.(Timur Bayezıt'ı aşağılamak için onu Türkmenleşmekle suçlar) Giderek dinsel-düşünsel farklılaşma ile birlikte Oğuz boyları ile Türkmenler arasında bitmeyen iktidar mücadeleleri yaşanır.

Anadolu'da bu kargaşa sırasında bu tür geçişler ve etkilenmelerin olması kaçınılmazdır. Benim
erken-osmanlıdan kastım budur.

Sevgilerimle.

dilaver 29-08-2007 02:07

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Halaçoglunun açış konuşmasının tam metnini sunuyorum, ibretlik bir belge olarak arşivimizde bulunsun :

Turk Tarihinde ve Kulturunde Avsarlar Sempozyumu Acis Konusmasi

Sayin misafirler. Avsarelleri Dergisi’nin tertip ettigi Avsarlarla ilgili ilk toplantiyi yapiyoruz. Genelde 1000 kisilik 500 kisilik asiretler kendilerinin cok buyuk asiretler oldugunu, soz sahibi olduklarini ifade ederler. Avsar boyunun, Turkiye’de yasayan Avsarlarin tahmini sayisi ise rakam olarak 16. yy. da 600 bin civarinda tesbit edilmistir, dolayisiyla su an 5-6 milyon civarinda oldugu soylenebilir.

Boyle bir organizayonun yapilmasi ile, Turkiye’de cok buyuk bir kesimin, kendi kimligini kaybetmis insanlarin kimliklerine ulasabilmeleri mumkun olacaktir diye dusunuyorum. Birseyi hafizamiza iyi kazimamiz lazim. Biliyorsunuz surekli olarak bazi yabanci ulkelerin Turkiye uzerindeki oyunlarindan ve Turkiye aleyhine calismalarindan bahsediyoruz. Bu tabii bir seydir ve tarihin her doneminde gorulen bir husustur. Kimse baskasinin cikarina calismaz, kendine calisir. Burada onemli olan sey, bizim kim oldugumuzu bilmemiz, kendi kulturumuzu muhafaza etmemiz, kendi yonetimimizi kendimiz saglayabilmemiz, oyunlara karsi tedbir alabilmemizdir. Onemli olan budur. Bu suura erdigimiz zaman hem ayakta kalmayi, hem de buyuk devlet olmayi basaririz.,

Bugun Turkiye, Osmanli Imparatorlugunun varisidir. Dolayisiyla bir imparatorlugun cokusuyle birlikte kaybettigi topraklardan ice dogru gocler olmustur ve bu goc Turk demografisini, Turk nufus yapisini ortaya cikarmaktadir. Balkanlardan ve Kafkaslardan Anadolu’ya goc edenlerin sayisi yaklasik % 40 dir. Boylesine bir yapi ve imparatorluk bakiyesi olmamiz dolayisiyla bircok farkli milletten olan insanin da Turk topraklarina gelmelerine yol acmistir. Burada siyasetcilerin ozellikle dikkat etmesi gereken bir konu vardir ki, bu da boyle bir yapiyi, boyle bir nufus grubunu mozaik olarak nitelendirmemeleridir. Cunku o insanlar o ulkelerden cekilirken -zaten cok buyuk bir bolumu Turktur- Muslumanligi kabul etmis ve kendini Turk olarak hisseden insanlardir ve Anadolu’ya geri donmustur. Dolayisiyla bunlari ayri tutmak ve bir mozaik seklinde nitelendirmek aslinda farkina varmadan ulke icinde bir takim gruplasmalara yol acma anlamina gelir. Dolayisiyla bu konularda siyasetcilerin cok dikkat etmeleri gerekmektedir.

Nitekim zaman icerisinde gecmis donemlerdeki arastirmalarda sunu gordum ki; aslinda Kurt dedigimiz bircok insan da aslinda Turkmen asillidir. Yapisal olarak soyluyorum ama bununla beraber bir sey daha ifade ediyorum. Soyleyecegim seyler fantezi degil. Bugun Kurt olarak bilinen bazi asiretlerin, hatta ve hatta tehcirden kurtulmak icin kendilerini Kurt-Alevi olarak gosteren Ermenilerin de bulundugunu soylemem gerekir. PKK’nin ve TIKKO’nun icinde yer alan bircok insan da. Bu acidan baktigimizda bizim zannettigimiz gibi PKK veya TIKKO hareketinin de bir Kurt hareketi oldugunu soyleyemeyiz. Butun bunlari yabanci arsiv belgeleri o tarihte yapilmis birtakim arastirmalardan soyledigimi belirtmek isterim.
Simdi dolayisiyla Avsarlari arastirmak ve kim oldugunu ortaya koymak bir ayrim ve ya boluculuk olarak gorulmemelidir. Tam aksine Turk milletinin kendi ozune donusunu ve kendisini tanimasini saglayacak bir arastirmadir. Biliyorsunuz Turkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Buyuk Ataturk aynen soyle der :’Kulturunu kaybeden milletler baska milletlerin sikari/avi olur’

Simdi biz Turk Milleti olarak soyle bir baktigimizda; aile yapimiz bana gore dunyanin en medeni aile yapisidir ve burada ne buyuk bir yozlasma oldugunu gorebilirsiniz. Ben sahsen rahmetli babam karsisinda ayaklarimi uzatarak veya ayak ayak uzerine atarak oturdugumu, yuksek sesle konustugumu hatirlamam. Gunumuzde aile yapimizda nasil buyuk degisiklikler meydana geldi. Ama butun Anadolu icinde, bazi kesimler haricinde cok buyuk bir kultur yozlasmasi var. Genclerimiz gecmisi unutuyor. Radyolara bakin Turk Sanat Muzigi neredeyse hic kalmadi, Turk Halk Muzigi calinmaz hale geldi. Tabelalara bakin, ne kadari Turkce, ne kadari yabanci dilde? Butun bunlar kulturumuzdeki yozlasmayi cok acik ve net bir sekilde ortaya koyuyor. Bunlari dile getirmemiz lazim.

Gecenlerde Bitlis’ten bir arkadas bana geldi ve "Hocam biz Kurduz bize Hasaniler derler, asiretimi ogrenmek istiyorum dedi. Bilgisayara Hasaniler yazdigimda karsima Eski Il’den (Konya) Doger boyundan ciktilar. Kendisine de verdim, ama buna benzer gecmisini ogrenmek isteyen o kadar cok insan cikiyor ki…

Bu ne demektir? Turkiye’nin birligini bozmaya yonelik degil saglamaya yonelik bir calismadir.

Avsarlar Sempozyumu basarili gececek bir sempozyum olacak ve butun Turk boylarini bir araya getirip buyuk Turk Milletini ortaya cikaracaktir. Nasil ki Mustafa Kemal Ataturk’un her konusmasinda "buyuk Turk Milleti" sozune rastlarsiniz. Bugun Kirgizlar, Kazaklar, Ozbekler, Azerbaycan Turkleri ve Turkmenler deniliyor, bakin biz Turkmenleri kaldirdik. Ben de Turkmenin ve Avsarim. Turkmeni kaldirdik, Kirgiz Kipcak grubundan olan Kazaklari, Karapapaklari kaldirdik, Yazirlari, Dogerleri, Yuregirleri kaldirdik. Sibiryadan Afrikaya, Amerikaya kadar olan buyuk bir agacin govdesini olusturduk ve adina Turk dedik. Dolayisiyla sonunda Turk devletleri birlik haline gelecekler. Butun dunyanin korktugu da budur. Turk kelimesinin arkasinda hicbir zaman duramazlar. Cengizhan’in Avrupa iclerine kadar ilerledigini soyleyenler, Anadolu’daki mucadelesinde kimle savastigini soylemezler.
Avarlarin, Selcuklularin Turk oldugunu kimse soylemez. Osmanlilar icin l’Empire Turk demisler ve genelde Ottoman diyorlar. Biz hic kimsenin propagandasina kanmayalim Ermeni konusunda calisirken bize dedilerki; "Turkun Turke propagandasini yapiyorsunuz bosverin". Evet oyle yapiyoruz dedim. Once benim halkim inanmali bana, bu konuyu bilmeli. Yabanci toplumlarla kendi halkimizin destegini almadan nasil mucadele edebilriz ?

Oyleyse Turk oldugumuzu once kendi halkimiza gostermeliyiz. Bunu ogrettigimiz zaman dunyayla bas edebiliriz.

Dolayisiyla bu Sempozyum cok isabetli bir toplantidir. Komiteyi kutluyor ve hepinize saygilar sunuyorum.

eylull 29-08-2007 05:31

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
konu cok ilginc gercekten.yazilan mesajlari okuyamadim simdi..ama teyzemin bir arastirmasindan ogrendigim kadariyla bizim turkmen oldugumuz dogru..

:roll:

gerilla 01-09-2007 18:04

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
tikko sosyalist bir örgüttür. programında da herhangi bir halkı baz almaz.
kurucularından ibrahim kaypakkaya türk alevisi, ali haydar yıldız kürt alevisi, süleyman cihan türk.

tikko'nun kürt hareketiyle tek ilgisi pkk ile oluşturduğu "stratejik ortaklıktır".

Kont 02-09-2007 17:58

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Nuriye Akman'ın Halaçoğlu'yla yaptığı röportajı:

http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/ha...haberno=583130

Bazı sorularda Akman Halaçoğlu'nu oldukça sinirlendirmiş ve sıkıştırmış gözüküyor.

HarunKAHYA 03-09-2007 00:08

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
yaw *(bu hitabı Sn.şarap tanrısından ödünç alıyorum... :lol: ) bu Halacoğlu,
sakın Cüppeli Amet Hocanın talebesi olmasın...? veya Cüppeli zannettiğimizden büyük adam olmasın?
Neden mi böyle yazıyorum?Bakın videoya..
Cüppeli Ahmet Hocanın Yahudi Ermeni Kürtleri..

demokles 06-09-2007 22:09

buram buram ırkçılık kokuyor
 
ittihatçı tezlerin bu yüzyılda ki ulus-devlet artık aşılırken hala savunulması bana anlamsız geliyor ama T.C yi ve kuruluşundan bu yana olan ve bilimsellik adı altında bizlere sunduğu safsataları bildiğim için şaşırmadım.
öncelikle ulusal bilinç gibi en fazla 300 yıllık bir geçmişi olan bir olguyu politikanın merkezine oturtmak kapitalizmin oyunuydu ki artık kapitalizm bile bu yapmıyor.
hadi illa birilerine etiket yapıştırma ihtiyacından hareket ederek insanların etnik tahlillerini yapma olayına girişelim.
Objektif kimlik denen bireyin doğumu ile başlayan kimlik vardır. bu kimliğin belirleyicisi birey değil çevre ve aile aidiyetleridir. bu kimlik sanıldığı kadar önemli değildir.
asıl önemli kimlik bireyin 14-15 yaş civarında içselleştirmeye başladığı subjektif kimliktir. asıl belirleyici olanda budur. yani birey kendini Türk,Kürt, Alevi,Ermeni vs. kimliklere ait hissedebilir.
gerçek bir bilimsel tahlil bunlara saygıyı gerektirirken insanlara ki onlar aksini iddia etse bile yok sen Kürt değil Türksün demenin bilimselliğinden ne kadar söz edilebilir yorumu size bırakıyorum.

3.yol 07-09-2007 00:43

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Halacoglu , bu gidisle *"Gunes-dil teorisi"nin dogrulugunu da ispatlar sempozyumun birinde. *:lol:

3.yol 07-09-2007 05:13

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Bu arada sunu da ekleyeyim:
Benim Halacoglu hakkindaki gorusum onun Anadolu'nun bagrindan cikma saf delikanli cocugu olusu. Savlarina , soylediklerine kalben inanan ve bunu dile getiren bir insan. Yani kotu amacla soylenmemis sozler, ama bulundugu makamin kabini dolduramiyor ne yazikki. Onu o makama getiren de suc. Ermeni iddialarina ( 1915 olaylari hakkindaki) karsi da Turkiye'yi iyi temsil edemiyor. O konu da soyledikleri de cok komik kaciyor cunku.

gerilla 07-09-2007 12:34

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
aslında dünya türkler'den türemiştir, bütün ırklar mete han'dan türemiştir.

demokles 07-09-2007 13:10

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
zaten halaçoğlu'nun amacı burada hem Türklerden arda kalan halkları kötülemek hem de sosyalist partilerin zaten halkın gözünde azalmış değerini milliyetçi ajitasyonla daha da azaltmaktır.

KATOT 12-10-2007 00:35

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Arşivdeki bilgileri bilen bellidir.Bunları bilmeden atıp tutmak komedidir."Halaçoğlu böyle bir şey varsa belgeleri/bilgileri herkese sunun." diye diretilecek yerde arşivdeki bilgileri görmeden laf demek bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaktır.Halaçoğluna baskı yapılsa daha faydalı işler yapılmış olur.

AYATA 12-10-2007 13:43

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Kürtlerin Dili ve Zazalar * *
M. Şerif Fırat bir Zaza idi. Hormek aşiretindendi.
Zazalarla ilgili araştırmaları ilginç sonuçlar vermişti. 12 kuşaklık bir secere ortaya koymuştu. Zazaların 300 yıl öncesine kadar Türkçe konuştuklarını öne sürmüştü. Kendi yöresindeki birçok aşiret, köy ve türbe isminin Türkçe olduğuna dikkat çekmişti.
Ona göre Zazalar Türk kökenliydi. Ve Orhan Gazi ile Sultan Murat da bu durumu onaylamışlardı.
Kürt milliyetçiler M. Şerif Fırat'a çok kızıyorlardı. Vurularak öldürüldü.
*****
''Kürtlerin Kökeni Üzerine'' başlıklı yazı bu köşede yayımlanalı birkaç hafta oluyor.. Çok ilgi çektiği anlaşılıyordu. Üstelik konunun başka yanlarına da değinmek sözü vermiştim. Ama olaylar, bu sözü yerine getirmemi geciktirdi..
Sayın A. Tayyar Önder 'in beş yıllık araştırması, hemen tüm malzemeleri önümüze koyuyor.
Köken, büyük ölçüde ırkla ilgili. Oysa asıl önemli olan ırk değil, kültürdür. Kültür konusunda ise en önde gelen öğe dil. Ve Kürtler arasında bir dil birliğinin bulunmadığını da, Türk kamuoyunun geniş bir kesimi bilmiyor.
Kürtçenin birçok lehçesi var. Türkiye'de en yaygın olanı da Kırmançça.
Bir... Kırmançça ile Zazaca arasında hiç benzerlik yok. İki ayrı dil olduklarını, çeşitli yabancı uzmanlar kanıtlıyorlar.
İki... Zazaca Kırmanççaya uzak, ama Türkçeye daha yakın. Ve Türkiye dışında da Zaza yok.
Üç... Türkiye'de Kırmançça konuşanlar arasında da, birbirini anlamayan birçok grup var. Japon dilbilimci Goişi Kojima 'nın araştırması bunun somut örneklerini ortaya çıkardı.. Birbirini anlamayan komşu köyler bile bulunuyor.
***
Kürdolojinin babası sayılan Vladimir Minorsky , Kürtçeyi, çok farklılıkları olan bir ''Batı İran dili'' sayıyor. Ama Kürtçenin Türkçenin lehçesi olduğunu savunan Türk araştırmacılarının sayısı da bir hayli fazla.
Çeşitli somut verilerden yola çıkıyorlar:
Bir... Kürtçede de, tümce yapısı Türkçedeki gibidir. Özne, tümleç ve fiil sıralaması vardır.
İki.. Kürtçedeki bazı morfolojik özellikler de Türkçeyle aynıdır.
Üç... Kaşgarlı Mahmud 'un ''Divan-ı Lügat-ı Türk'' ündeki Oğuzcanın pek çok fonolojik özelliğine Kürtçede de rastlanmaktadır.
Dört.. Kürtçede, bugün Türkçede pek kullanılmayan çok sayıda Öztürkçe sözcük bulunmaktadır.
Beş... St. Petersburg Akademisi'nce yayımlanan Kürtçe sözlükte 8528 sözcük yer almaktadır. Bunun 3 bin kadarı ''halis'' Türkçedir, 2 bin kadarı ise ''Türkçeleşmiş'' sözcüklerdir.
****
Türkçe-Kürtçe hısımlığına dikkati çekenler, yalnız Türk araştırmacılar da değil. Bu vesileyle Prof. De Groot 'un araştırmasını bir kez daha anımsatmakta yarar var.
Alman bilim ada.ının, özellikle iki bulgusu çok önemli!
Orhun Anıtları'nda tam 532 sözcük saptamış ki, bugünkü Anadolu Türkçesinde kullanılmıyor.. Ama bugünkü Anadolu Kürtçesinde kullanılıyor.
Yenisey Anıtları'nda da, Uygur Hakanı'nın ''Ey Kürt Beyleri'' diye bir seslenişine rastlanıyor... Üstelik de Oğuz Han 'ın 24 torunundan birisinin adı da Kürt.
İki bulgu da düşündürücü.
Ve bu bulgular, Kürtlerin atalarının Sekalar, yani İskitler olduğu savını akla getiriyor.. İskitler de Turan kökenli bir boy!
****
Bir ''ulus'' u yaratan ne ırktır, ne kan bağıdır.
Ulusun temel öğesi ''biz'' duygusudur. Bu duyguyu ise ortak kültür yaratır.
Ve ortak kültürü yaratan da yüzyıllar boyu bir arada yaşamaktır. Yani kuşaklar boyu, aynı koşulları paylaşmış olmaktır.
Türk ana-babadan doğmuş Amerikalı da tanıdım; Arap babadan Alman anadan doğmuş Türk de..
Önemli olan insanın ne olduğu değil, kendisini ''ne hissettiği'' dir.
Ama insanların, kendi kimliklerini belirlerken bazı ''gerçek'' leri bilmeye de hakları vardır. Anadolu'da bin yıldır yan yana yaşayanları birbirinden koparmak için, bazı gerçekleri saklamak ya da tersyüz etmek hakkı ise herhalde yoktur.
Olmamalıdır!

DÜZELTME - ''Kürtlerin Dili ve Zazalar'' başlıklı yazımda, M. Şerif Fırat 'ın bir Zaza olduğu yazılmıştı. Oğlu Sayın Atilla Fırat bir mektup yollamış. Babasının ve Hormek Aşireti'nin ''Türk ve Alevi'' olduğunu belirtip düzeltilmesini diliyor. İsteğini yerine getiriyorum.


Ahmet Taner Kışlalı, 1998, Cumhuriyet Gazetesi

TheHebelehubu 20-10-2007 21:22

Re: Halaçoğlu Ortalığı karıştırdı.
 
Kürtlerin Türkmen olduğu doğrudur

Bütün mesajlara bakmadım belki bir üye yazmıştır ama bende bir kanıt sunayım

Googledan bakın isterseniz

Oğuzların yazgır boyu veya yazır 2side geçiyor

Kır manç Türkmenleridir.


Kürtlerin Türkiyedeki bir bölümü kendilerine Kurmanci demektedir. Kurmanci Kürtleri Türkmendir

Sorani Kürtlerinin soyu irandan sasani imparatorluğundan gelmektedir

Kuzey ırak'ın Gorani kürtleri ise İBRANİdir.

Bunun kanıtı ise kürdistan kurulursa israile bağlı bir devlet olacağı

barzaninin bazı kullandığı kelimelerin ibranice oluşu ve benim msnde konuştuğum bir kaç k.ıraklı kürdün nicklerinin ibranice oluşudur

Buda benden ...

Edit : Ibranice harflerle yazılmıştır bahsettiğim k.ıraklıların nickleri

dilaver 25-07-2008 13:06

TTK Başkanlığı'na tartışmalı isim

Halaçoğlu'nun yerine Atatürk'e hakaret eden Atilla Yayla'ya destek veren bir isim geliyor

Yusuf Halaçoğlu'nu görevden alan AKP hükümeti Türk Tarih Kurumu'nun başına tartışmalı bir ismi atamaya hazırlanıyor. Cumhuriyet'in haberine göre Fethullah Gülen'e yakınlığıyla bilinen Türkiye Yazarlar Birliği'nin yönetim kurulu üyeleri arasında yer alan Ali Birinci'yi kamuoyu, türbana özgürlük ve Atatürk'e hakaret eden Atilla Yayla'ya destek kampanyalarına verdiği imzayla tanıyor.

Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'ndan boşalan Türk Tarih Kurumu Başkanlığı'na getirilmesi beklenen Polis Akademisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Birinci ile ilgili ilginç ayrıntılar ortaya çıktı. Birinci'nin, AKP İzmir Gençlik Kolları panelinde yaptığı konuşmada, "Kemalizm ilerlemeden çok gerilemeye tekabül eder", "Neden her yerde bu adamın (Atatürk) fotoğrafları var diye soracaklar" diyen ve büyük tepki çeken Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Atilla Yayla'ya destek çıktığı öğrenildi. Birinci'nin, Yayla'ya destek için imza toplayan 208 akademisyenden biri olduğu ortaya çıktı.

Bir imza da başörtüsü için!

Birinci'nin "Başörtüsüne özgürlük" kampanyasına da imza koyduğu öğrenildi. Birinci, üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılması için başlatılan kampanyaya katılan öğretim üyelerindendi. Kampanyanın duyurusunda "Her demokratik ülkede olduğu gibi üniversitelerimizde kılık-kıyafet serbestliğinin din, inanç, düşünce, ırk, grup ve cinsiyet ayrımı yapılmaksızın bütün öğrencilere tanınması gereğine inanıyoruz" denilmişti.

Birinci'nin bir diğer özelliği ise Fethullah Gülen'e yakınlığıyla bilinen Türkiye Yazarlar Birliği'nin yönetim kurulu üyeleri arasında yer alması. Birinci, bir süre önce Türkiye gazetesi yazarı tarihçi Yılmaz Öztuna'ya "Müverrih-i Maderzadın Fülannamesi" adlı kitabından intihal yaptığı gerekçesiyle dava açmıştı.

Birinci'nin TTK Başkanlığı'na atanmasına ilişkin kararnamenin dün Köşk'e gönderildiği öğrenildi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Birinci ile yakın ilişkisinin olduğu, atamada sorun yaşanmayacağı belirtiliyor.

'Görev süresi bitmişti'

Devlet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Halaçoğlu'nun görev süresi, 6 aylık son uzatmanın bittiği haziran ayı sonu itibarıyla tamamlanmıştır. Dolayısıyla söz konusu olan 'görevden alma' işlemi değildir" denildi. Açıklamada, Halaçoğlu'nun 15 yıldan bu yana görev süresinin her yıl uzatılması suretiyle TTK Başkanlığı'nda değerli çalışmalarda bulunduğu vurgulandı.

Kimseye yakın değilim

Prof. Dr. Ali Birinci, teklifi doğruladı. Prof. Birinci, "Atama yapılmadan konuşmam doğru olmaz. Özkök Paşa doğru söyledi, kasaptaki ete soğan doğramam" dedi. (Cumhuriyet - Hürriyet)

kandahar 25-07-2008 13:47

Bu konunun da forumda açılmış olduğunu görmüş oldum, biraz inceledim. Gördüm ki ne kadar tarih cahili varsa saydırmış. Bir kere Yusuf Halaçoğlu ciddi ve değerli bir bilim adamıdır, ikincisi ben açıklamalarının orjinal metnini okudum, basın saptırmış bu metni (mesela "Alevi Kürtler Ermeni" demiyor "Ermeniler'in bir kısmı Alevi kimliğine büründü" diyor, ki doğrudur, Ahmet Kaya gibi meşhur bir örneği dahi var bunun) ve üçüncüsü orijinal metinde söylenenler tarihi gerçeklere uygundur, "Alevi Kürt"lerin çok ciddi bir bölümü Türkmen kökenlidir. Haklılığına inanan bağırıp çağırıp hakaret etmez, çıkarır nüfus kayıtlarını, tarihi verileri ispatlar Yusuf Halaçoğlu'nun yanlış olduğunu.

volkania 25-07-2008 15:06

Ne farkeder bir kısmımız Orta Asyadan geldi bir kısmımız zaten buradaydık.

mutluluk35 25-07-2008 15:16

Etnik aidiyet kavramını bireylerin gen haritalarıyla ilişkilendirmek doğru değildir.Bugün kendilerini ben Kürdüm,Türküm ya da Ermeniyim diyenler Kürttür,Türktür,Ermenidir.Kendil-erini o şekilde tanımlarlar,kendi dillerini konuşurlar,kendi kültürlerini yaşatmaya çalışırlar.
'Ermenilerin bir kısmı Alevi kimliğe büründü' ifadesi, Ermeni olmanın bir suçluluk durumu olduğunu çağrıştırıyor.Aynı yöntemi Vakit gazetesi de,şu paşa yahudiymiş,şu tapınakta
görülmüş şeklinde kullanıyor.

Hatta Halaçoğlu da değinmiş din konusuna ve 'kilise kurma çabası içindeler',PKK'lılar sünnetsiz çıkıyor gibi ifadeler kullanmış.Böylece azınlıkların ibadet özgürlüğüyle ilgili bakış açısını da ortaya koymuş.

Mesele artık insanları aslında kökeni şuymuş diyerek fişlemek değil,niçin kökeninden kopup
başka bir etnik kimliğe 'büründüklerini' anlama meselesidir.Diyelim ki Halaçoğlu'nun tezi doğru.Peki niçin Ermeniler Alevi kimliğine bürünmüşler ?

Kandahar arkadaşımız Ahmet Kaya'nın Ermeni olduğu tespitinde bulunmuş.Bu durum o kişiyi küçültmeyeceği gibi,aksine Ahmet Kaya'nın anti-asimilasyoncu duruşunun gerekçelerini güçlendirir.

Bir adam düşünün ki,mensubu olmadığı bir etnik grubun mücadelesini destekliyor.Sadece ülkemiz için değil dünya toplumları için acınacak bir durum bu..Laboratuarda Dna'sıyla oynansa herhalde bu kadar etkili bir sonuç vermez.

kandahar 25-07-2008 15:40

Alıntı:

mutluluk35´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 118978)
'Ermenilerin bir kısmı Alevi kimliğe büründü' ifadesi, Ermeni olmanın bir suçluluk durumu olduğunu çağrıştırıyor.Aynı yöntemi Vakit gazetesi de,şu paşa yahudiymiş,şu tapınakta
görülmüş şeklinde kullanıyor.

Ne alakası var? Ermenilerin bazı yerlerde toplu olarak Müslüman kimliğine büründüklerini söylemek neden Ermeni olmanın bir suçluluk olduğu anlamına gelsin ki? Türkmenler'in Kürtleştiklerini de söyledik aynı şekilde. Bunlar tarihi tespitlerdir, tarihi vesikaları vardır. Bunu anladığınız şekilde anlıyorsanız o sizin algılama kapasitenizin eksik ya da taraflı olmasından kaynaklanan bir durumdur.

Alıntı:

Hatta Halaçoğlu da değinmiş din konusuna ve 'kilise kurma çabası içindeler',PKK'lılar sünnetsiz çıkıyor gibi ifadeler kullanmış.Böylece azınlıkların ibadet özgürlüğüyle ilgili bakış açısını da ortaya koymuş.
Bunu da saçmasapan bağlamışsınız; "PKK'lıların sünnetsiz çıkması" ile anlatmak istediği bir kısım PKK'lının Ermeni kökenli olduğudur. Ne alakası var bunun azınlıkların ibadet özgürlüğüyle?

Alıntı:

Mesele artık insanları aslında kökeni şuymuş diyerek fişlemek değil,niçin kökeninden kopup
başka bir etnik kimliğe 'büründüklerini' anlama meselesidir.Diyelim ki Halaçoğlu'nun tezi doğru.Peki niçin Ermeniler Alevi kimliğine bürünmüşler ?
Çok basit; rahat rahat oturduğun yerde depreşip komşularını katletmeye başlarsan, yarın bir gün o silahlar da sana döner. Ermeniler için de aynen bu olmuştur. Doğal olarak bir kısmı tehcir ya da katliamdan kurtulmak için çareyi Alevilik'e sığınmakta bulmuşlardır. Ha bu arada bir de not vereyim; Ermeni katliamları Türk aşiretleri tarafından da yapılmıştır; ancak katliamların ezici çoğunluğu Kürt aşiretleri tarafından yapılmıştır. Hatta bunu eski İsveç büyükelçisi (Eric Carlsson) bile kitabında "Ermeni katliamlarını Kürtler yaptı" şeklinde yazmıştı. Yanlış anlaşılmasın, Ermeniler'e saldıran Kürt ve Türk aşiretleri yüzde yüz haklıdır, çünkü aynı Ermeniler durduk yerde Türk ve Kürtler'i kundaktaki bebesine kadar katletmişti. Bu yüzden Kürtleri kınıyor değilim. Sadece sizin bunlardan bihaber olduğunuzu bildiğim için mantığınızı çalıştırmaya vesile olması ihtimali olan bazı bilgiler veriyorum.

Alıntı:

Kandahar arkadaşımız Ahmet Kaya'nın Ermeni olduğu tespitinde bulunmuş.Bu durum o kişiyi küçültmeyeceği gibi,aksine Ahmet Kaya'nın anti-asimilasyoncu duruşunun gerekçelerini güçlendirir.
Ahmet Kaya'nın tavrının konuyla alakası yok. Küçültmek için de söylemedim Ermeniliğini, tarihi tezime bir örnek verdim sadece. Dolayısıyla böyle cümlelerim içinde geçen bazı kelimeleri seçip tamamen alakasız yerlere (anti-asimilasyon, ibadet özgürlüğü vb.) bağlayarak ancak bu kelimelere hassas olan kişileri aldatabilirsiniz; mantığı akamete uğramamış olanlar zaten söylediklerinizin ne kadar alakasız olduğunu görüyor.

mutluluk35 26-07-2008 12:59

Sayın kandahar

Öncelikle benim bihaber olduğumu iddia ettiğiniz konular,Ermeni katliamına meşruiyet zemini kazandırmaz.Oturduğu yerde rahat durmayan halka da topyekün yokedilmek reva görülemez.Sizin düşünüş yönteminize göre,Bosna katliamını yapan Sırplar,Halepçe katliamını yapan Saddam,Beni Kureyza katliamını yapan Muhammed de haklıdır.

Kişi olduğundan farklı bir kimliğe bürünüyorsa,ya suçludur,ya da toplum bu konuda ona suçluymuş gibi davranmaktadır.Bunun içindir ki,Ermeni bir kişi ,Kürt-Alevi kimliğine bürünmüş,buna paralel olarak dinini de gizlemiş,sinsice kendi inancının gereği olan ibadethaneyi inşa etmeye yönelmiştir.Sonra yasadışı bir örgüte katılmış,çatışmış,öldürül-müş,ulus devletin bireye bakış açısını daha anlayamamış olan laik devlet görevlileri,Osma-nlı'nın halkı müslim-gayrimüslim diye kategorize eden millet sisteminin etkisiyle hemen adamın cinsel organına bakarak sünnetsiz,dolayısıyla Ortodoks Hristiyan,dolayısıyla Ermeni olduğunu tespit etmişlerdir.


Peki bu insanlar niçin gizleniyor?.Cevabı kendiniz vermişsiniz:katliamdan ya da tehcirden kurtulmak için..Kim yapıyor bu katliamı ?.Cevap: Ezici çoğunluğu Kürt aşiretlerinden oluşan gruplar.Öyleyse devam edelim..Bu birliklerin özel adı Hamidiye alaylarıdır ve 1891 yılında 2.Abdülhamit tarafından oluşturulmuştur.Böylece Kürtler Rusya karşısında siper edilmiş,isyana kalkışması olası Ermeni unsurların yola getirilmesi amaçlanmış,ayrıca bizzat aşiretlerin kendisini askeri disiplin altına alınmıştır.

Yeri gelince Kürt yoktur ya da başkalaşmış Türktür diyen zihniyet,katliamı görmezden gelemeyeceği noktada,katliam vardır ancak yapan Kürtlerdir tezini ileri sürüyor.Ayrıca bu noktada bir yanlışa daha düşüyor.Fermanın Osmanlı devletinin padişahına ait olduğunu,ortada bir eylem varsa,bu devletin iradesinden kaynaklandığını göremiyor.

kandahar 26-07-2008 19:27

Alıntı:

mutluluk35´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 119112)
Sayın kandahar

Öncelikle benim bihaber olduğumu iddia ettiğiniz konular,Ermeni katliamına meşruiyet zemini kazandırmaz.Oturduğu yerde rahat durmayan halka da topyekün yokedilmek reva görülemez.Sizin düşünüş yönteminize göre,Bosna katliamını yapan Sırplar,Halepçe katliamını yapan Saddam,Beni Kureyza katliamını yapan Muhammed de haklıdır.

Hayır gayet de güzel kazandırır. Şiddet şiddeti doğurur. Rahat batarsa gidip yan köydeki adamı katledersen hesap dönünce o da gelir seni katleder. Nefsi müdafaa dünyanın bütün hukuk sistemlerinde meşrudur. Kaldı ki Ermeniler topyekûn yok edilmiş de değillerdir. Yalnızca yer yer katliamlar olmuştur, bu da devlet güçleri tarafından örgütlü yapılmış değildir. Ayrıca bahsettiğiniz diğer konuları da bilmiyorsunuz; sözgelimi Bosna'da yaşananlar gerçek bir soykırımdır çünkü ortada bir harp durumu bile yoktur, Bosna katliamları başladığında Bosnalılar'ın doğru düzgün silahı bile yoktu örnek vermek gerekirse, nitekim Bosna savunmasını da biz örgütledik ve ilah gönderdik. Bu yüzden Sırplar bizden nefret ediyor, aynı zamanda Avrupa'nın en ırkçı halkı da bu Sırplar'dır. Millet bilinci bile olmayan Türk ve Kürt aşiretlerin yaptığı katliamlarla bunu kıyaslayamazsınız.

Alıntı:

Peki bu insanlar niçin gizleniyor?.Cevabı kendiniz vermişsiniz:katliamdan ya da tehcirden kurtulmak için..Kim yapıyor bu katliamı ?.Cevap: Ezici çoğunluğu Kürt aşiretlerinden oluşan gruplar.Öyleyse devam edelim..Bu birliklerin özel adı Hamidiye alaylarıdır ve 1891 yılında 2.Abdülhamit tarafından oluşturulmuştur.Böylece Kürtler Rusya karşısında siper edilmiş,isyana kalkışması olası Ermeni unsurların yola getirilmesi amaçlanmış,ayrıca bizzat aşiretlerin kendisini askeri disiplin altına alınmıştır.
Abdülhamid'in politikası doğrudur. Fakat sizin buradaki sözlerinizde çıkan yanlış mesaj (Osmanlı Ermeniler'i katletti, Ermeniler de kendini savundu) tespit edilmeli; Hamidiye alayları bir savunma örgütü olarak kurulmuştur, saldırı değil; verdiğiniz kuruluş tarihi de hem Hınçak hem Taşnak terör komitelerinden sonradır, önce değil. Dolayısıyla Hamidiye alayları saldırı değil savunma amaçlı kurulmuş bir örgüttür.

Alıntı:

Yeri gelince Kürt yoktur ya da başkalaşmış Türktür diyen zihniyet
Kürt yoktur ya da başkalaşmış Türk yoktur diyen yok, demogoji yapmayın, bir kısım Kürtler'in Türkmen kökenli olduğunu söylüyoruz; Osmanlı'yı kuran Karakeçili oymağının Urfa kolu son zamanlara kadar kendini Kürt biliyorsa bunda da bir haklılık payımız vardır.

Alıntı:

katliamı görmezden gelemeyeceği noktada,
Katliam olmamıştır diyen tek bir Türk ya da Batılı bilim adamı yok. Ziya Gökalp'de bile olaylar "mukatele" olarak geçer. Bizim reddettiğimiz soykırım tezleridir.

Alıntı:

katliam vardır ancak yapan Kürtlerdir tezini ileri sürüyor.
Katliam vardır ancak Kürtler yapmıştır diyen ben değilim; eski İsveç büyükelçisi gidin tekrar okuyun yazımı sayın mutluluk35 ama bu sefer okuduğunuzu anlayın.

Alıntı:

Ayrıca bu noktada bir yanlışa daha düşüyor.Fermanın Osmanlı devletinin padişahına ait olduğunu,ortada bir eylem varsa,bu devletin iradesinden kaynaklandığını göremiyor.
Son dakkada gider ayak bir de ferman atmışsınız ortaya, neymiş bakalım bu ferman? "Ermeni kullarım tiz katledüle" falan demiş de biz mi bilmiyoruz?

oncugenc 26-07-2008 19:41

halaçoğlunun görevden alınmasının nedeni ne peki? halaçoğlu'da bilmiyor. zamanlamaya dikkat... ermenistan yetkilerileri ile türk yetkilileri gizli görüşme yapıyorlar. ermenistan cumhurbaşkanı ABDullah gülü maç izlemeye erivana davet ediyor... ve pat yusuf halaçoğlu görevden alınıyor. ermenistana bir jesttir bu. devamı da gelecektir. merak etmeyin...

kandahar 26-07-2008 19:49

Bence de Ermenistan'la normal ilişkiler kurulmalıdır. Bunun için de Ermenistan'a da mantıklı insanlar ve diaspora ırkçılarına uymayıp kendi halkını düşünecek insanlar lazım. Gitmiş ABD'ye, Fransa'ya 50-60 bin dolar yıllık geliri var oradan Türk düşmanlığı yapıyor. Burada Ermenistan'daki adam aç. Ermenistan Karabağ'dan çekildikten sonra düşmanlık yapmaya, Rusya'nın kucağına itmeye gerek yok. Zaten tahminimce ABD de bunu gördü Ermeni-Türk-Azeri yakınlaşmasını da buna bağlayabiliriz, buna göre zamanı gelince Ermenistan'ın da Karabağ'dan çıkacacağını düşünüyorum Öncü Genç.

oncugenc 26-07-2008 20:06

Normal ilişkiler kurulmalıdır.Evet ama Türkiye iyi niyet gösterisi olarak Ermenistan ile diplomatik ilişki kurmayı ve ekonomik ilişkileri geliştirmek istese de, Ermenistan Türkiye’nin bu girişimlerini şimdiye kadar değerlendirmemiş ve sözde Ermeni soykırımının Türkiye tarafından kabul edilmesini ve Ermeni halkından özür dilemesini talep etmiştir. Soykırımı talebinin yanı sıra Ermenistan bugüne kadar Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tanımamış, toprak ve tazminat konusunu gündeme taşımış, 1921 Kars ve Moskova Anlaşmalarının feshedilmesi için Rusya ve Avrupa’da lobi çalışmalarını hızlandırmıştır
İngiltere’nin Ermenistan Büyükelçisi Dorta Ebbot-Wott’un 20 Ocak’ta düzenlediği basın toplantısında sözde Ermeni soykırımı konusunda yaptığı açıklama ile Ermenilerin düşman listesine bir kişi daha eklenmiştir. Wott, basın toplantısında Ermenilerin iddia ettiği gibi 1915 olaylarının soykırım olmadığını ve “1915 yılında Ermenilerin toplu halde katledildiklerinin kabul edilmesinin yararı olmadığını” ifade etmiştir.
Wott tarafından yapılan bu açıklamanın yankıları halen devam etmektedir. Başta Ermeni Devrimci Federayonu (Taşnaksutyun Partisi) olmak üzere bütün siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları Wott’un bu açıklamasından rahatsız olduklarını ve tarihi Ermeni gerçeklerinin kabul edilmemesinden üzüntü duyduklarını açıklamışlardır. Wott’un 1915 olaylarını soykırım olarak tanımlamaması sadece Ermenistan’da faaliyet gösteren siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları değil, yurtdışında yaşayan Ermeniler tarafından da talihsiz ve önyargılı bir açıklama olarak değerlendirilmiştir.
(haberler.com)

Yani söylemek istediğim Ermenistan'da seçim propagandalarını bile soykırım iddiaları üzerine yapıyorken.... bu görüşmeyi iyi niyet olarak algılarsak ne kadar gerçekçi oluruz bilemem. Ama dilerim senin dediğin gibi olur kandahar.

gercekisim 26-07-2008 22:50

Halaçoğlu'nun açıklamalrına karşı belgeniz varsa siz de çıkar konuşursunuz,ama bu sözlerinden dolayı,üstelik te belgesi olduğunu söylediği sözlerinden dolayı O'nu ırkçılıkla suçlamak haksızlıktır.Bu düşünceyle,ırkını söyleyen herkesi IRKÇI olmakla suçlarsınız.
Halaçoğlu bir genelleme de yapmamış,dediklerinin doğru olduğu ortaya çıkarsa ne olacak? etnik temizlik yapılacak değil ya,tamam bu ülkede kürt te var ermeni de rum da,çerkez de v.s. Halaçoğlu bunlar yoktur da dememiş,sözlerinin NERESİ IRKÇILIK! pkknın içinde ermenilerin çıkması bütün ermenileri vatan haini yapmadığı gibi ,kürtlerin çıkması da bütün kürtleri vatan haini yapmıyor...neden bu rahatsızlık...varsa belgeniz siz de çıkın söyleyin o halde.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:15 .