![]() |
İlhan Arsel kimdir?
İlhan Arsel Turan Dursun'un dava arkadaşıdır. Nitekim kaynak yayınları birbirlerine yazdıkları mektupları iki kitap halinde yayınlamıştır: http://www.kaynakyayinlari.com/web/index.asp
Kapitalist Rahmi Koç'un eniştesi olan İlhan Arsel aynı zamanda komünist Doğu Perinçek'in de dava arkadaşıdır!!! Zaten Turan Dursun ile İlhan Arsel'in kitaplarını yayınlamayı kabul eden tek kişi komünist Doğu Perinçek olmuştur: http://www.kaynakyayinlari.com/web/index.asp PKK(Patia Karkeren Kürdistan:Kürdistan İşçi Partisi) komünist bir terör örgütüdür. PKK bayrağında da orak-çekiç vardır: www.pkk-info.com PKK kamplarında silahlı eğitimden önce teorik eğitim verilmekte ve bu eğitimde militanlara komünist literatürün yanısıra Turan Dursun ile İlhan Arsel'in kitapları okutulmaktadır. Müslüman Kürt halkını komünistleştirmenin bu yolla mümkün olduğunu düşünmektedir Abdullah Öcalan. Kısacası ateizm propagandasının sonuçları ortadadır... |
Re: İlhan Arsel kimdir?
Bütün bu "örüntüyü" tek başına keşfettin öyle mi ? Seni hafife almamak lazım netekim.
|
Re: İlhan Arsel kimdir?
Alıntı:
|
Re: İlhan Arsel kimdir?
İlhan Arsel: kapitalist Rahmi Koç'un damadı ve komünist Doğu Perinçek'in kankası!!!
ne ayak?! |
Re: İlhan Arsel kimdir?
Tardu;
Saçmaladığının farkındasın herhalde. Bunu PKK, ya da terör örgütü kullanmış olabilir. Kitaplarını da okutmuş olabilir. Bu kadar sığ bir zihniyetle bunu dinsizlikle bağdaştırman çok iğrenç. İlhan Arsel denilen kişi; Prf. Dr. İlhan ARSEL, Bir hukuk profesörüdür. Kendisi yurtdışında saygın üniversitelerde eğitim almış, yıllarca da Türkiye'de öğretim üyeliği yapmış bir adamdır. Sen Turan Dursun'u iyi okumamışsın herhalde. Adamın çalmadığı kapı, gitmediği yayın evi kalmamış ve bir tek ona yanıt veren Doğu PERİNÇEK olmuştur. İlhan ARSEL öğretim üyeliği sırasında, Turan DURSUN yazılarından etkilenerek onunla görüşme talebinde bulunmuş, görüşmeden sonra arkadaş olmuşlardır. *Dinsizlik = Terör diyebilecek kadar sığ zihniyete sahip yıllardır dini sömürerek Türkiye'yi gerileten sözüm ona dinci partilerden de geri kalmamışsın. Bu arada, bu kadar sığ düşünceyle Komunizm = Dinsizlik gibi propagandayla yola çıkmak ve bir iki internet siteden aldığın bilgilerle sığlığını belli etmenin hiçbir anlamı yok. Sende Turan DURSUN eserlerini okuyacak yürekte yoktur. Bu arada hem İlhan Arsel'in hem de Turan Dursun'un eserlerini herhangi bir kitapçıya gidip bulabilirsin. Bu da *demektir ki, bu kitapları, senin sığlar hariç Bütün Türkiye'de okumaktadır. *Erbakan, Tayyip, Özal, Demirel ve bilimum inançlı insanlar Türkiye'ye terörün oluşmasına zemin hazırlayanlar mıydı ? Yoksa dinsizler miydi? Son olarak; Ne tesadüfse, dinsiz diye nitelendirdiğin onca insanlar Dünya'yı bir yere getirmişlerdir. Voltare, Monteigne, Nietczhe, Atatürk, Einstein, Edison, Galileo, Stephan Hawking, Tolstoy, Dostoyevski, Jack London, Karl Marks, Maksim Gorki Sen bunları nereden bilecen, korkarsın bunları okumaktan |
Re: İlhan Arsel kimdir?
Tardu, asıl sen ne ayaksın?
Bu aptalca sorularla amacın ne? Ateistlerin komünisti de *olur, kapitalisti de,, Aynı müslümanın komünisti ya da kapitalisti olması gibi. PKK'lıların da müslümanı da vardır ateisti de. Komünisti de vardır faşisti de. Ama deistin dincisi olmaz. *:) |
Re: İlhan Arsel kimdir?
Sığ Arkadaşımıza birkaç daha bilgi verelim de öğrensin.
Profesor Ilhan Arsel'in Özgeçmisi Prof. Dr. Ilhan Arsel, Cenevre (Isviçre) Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde doktorasini yaptiktan sonra, otuz yildan fazla bir sure boyunca üniversite ögretim üyeliginde bulundu; Ankara Hukuk Fakültesinde "Anayasa Hukuku" dersleri verdi. 1960 Ihtilali'nin ardindan yeni bir anayasa tasarisi hazirlamakla görevli on kisilik Istanbul Komisyonu'na, ve daha sonra Kurucu Meclis Öntasarisi'ni olusturan bes kisilik komisyona üye seçildi. 1966 yilinda Cumhurbaskani Cevdet Sunay tarafindan T. B. M. Meclisi Senatosuna "Kontenjan Senatörü" olarak atandi. Az sonra tekrar üniversiteye döndü. 1971 yilinda, merkezi New York'ta bulunan "Inter-University Associate" kurulusuna danisman ve arastirmaci olarak alindi ve bu kurulusun "kronolojik yorum" esasina göre yayinladigi "Constitutions of the Countries of the World" (Dünya Ülkeleri Anayasalari) adli 14 cild'lik yapitin "Türkiye" ve "Belçika" bölümlerini (1971 yili itibariyle) hazirladi. 1975 yilinda, ders vermekte bulundugu Ankara Polis Enstitüsü'nden istifa etti; istifa sebebi, özgür düsünceli bazi ögrencilerin Enstitü'den atilmasi oldu. Enstitü'nün, polis gücünü belirli inançlar ugruna dögüsken olmakta gören zihniyetine karsi bir tepki niteligini tasiyan bu istifadan bir süre sonra, 1977 yilinda Prof. Arsel, Ankara Hukuk Fakültesi'nden de istifa etti. Bu kez istifa sebebi, seriatçi zihniyetin tehlikeli sekilde güçlenmesine karsi suskun kalan Üniversite ögretim üyelerinin yetersizliklerini kamu oyu önünde sergilemek arzusuydu. Bu tarihten itibaren arastirma ve ögretim faaliyetlerine devam etti, ve özellikle seriat'in olumsuzluklarini ortaya vuran yayimlarda bulundu. Yirmi'yi askin çesitli yapitlari arasinda sunlar bulunmaktadir: Anayasa Hukuku'nun Genel Esaslari (Ankara 1955) Civil Litigation in Turkey (Türk - Amerikan Usul Hukuku Kiyaslamasi; Prof. Delmar Karlen ile birlikte. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile New York Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortak yayinlari, Ankara 1957) Turk Anayasa Hukuku (Ankara 1959) Amerikan Anayasasi ve Federal Yüksek Mahkeme (Ankara 1958) Arap Milliyetciligi ve Türkler (Inkilap Kitabevi, 4cü baski, 1987) Seriat ve Kadin (Ilk baskisi 1987 yilinda yapilan bu kitab, 1996 yili itibariyle 13 baski, ve altmis binden fazla dagitim yapmistir.) Biz Profesörler (Inkilap Kitabevi, 4.cü baski, 1995) Aydin ve "Aydin" (Inkilap Kitabevi, 2.ci baski, 1992) Teokratik Devlet Anlayisindan Demokratik Devlet Anlayisina (Ilk baski, Ankara Hukuk Fakültesi tarafindan 1975; 2.ci baski 1993) Toplumsal Geriliklerimizin Sorumlulari: Din Adamlari (Ilk baski 1977, 2.ci baski 1995) Seriat'tan Kissa'lar ve Hikayeler (Istanbul 1966) Seriat ve Kölelik (1997) Kur'an'daki Kitaplilar Kur'an'in Elestrisi Prof. Dr. Ilhan Arsel, serbest düsüncenin Türk fikirsel hayatina kazandirilmasindaki çabalariyla taninmistir. |
pante'ye sorular
1-"müslümanın komünisti" nasıl oluyor?
2-"pkk'lının müslümanı" nasıl oluyor? 3-"pkk'lının faşisti" nasıl oluyor(pkk komünisttir)? pante bu soruları cevapla bakalım... |
Re: İlhan Arsel kimdir?
Sonra, Tardu Beyfendi;
O kaynak yayınları diye bas bas bağırdığın dinci yayınevinin rezillikleri saymakla bitmez. Yine o kaynak yayınlarının; Tolsay'un eserlerini kendi zihniyetine göre çevirip yayınlayarak sözde müslüman kazandırmaya çalışması kadar *seviyesiz bir çalışma olamaz. Tabii okumayan ve bi haber insanlar, Tolstoy'un bir eserini dahi ciddi anlamda incelemeden hemen atladıklarından inanıyorlar; Tolstoy "İTİRAFLARIM" adlı, kaynak yayınlarından çıkan ve bu kadar çarpıtılarak yazılan eser ve bu rezilliği yapan bir yayın evi daha görmedim. Tolstoy'u müslümanlık sempatizanıymış gibi, hale getiren bir kitapları yayınlayan zihniyetleri kınıyorum. Geçenlerde daha rezilini yapmışlar Tolstoy "Hz. Muhammed"; böyle birşey olamaz. Bunlar sizi güçlendirdiğini mi zannediyorsunuz. |
Bayraktaro'nun Cehaleti
Ey cahil bayraktaro!
Kaynak yayınları İşçi Partisinin yayın organıdır. Doğu Perinçek,Turan Dursun ve İlhan Arsel'in kitapları bu yayınevi tarafından yayınlanmaktadır: http://www.kaynakyayinlari.com/web/index.asp |
Re: İlhan Arsel kimdir?
Tardu,
hepimiz burada "sallamasyon" ve "atmasyonlara karsiyiz" yani bu forumdaki tüm üyelerin bu gibi basitliklerden uzak düsüncelerimizi yaziyoruz...... ama sunu bilmeni isterim ki , dogu perincege "komunist" demen, gercek manada komunist olanlar icin bir hakaret'dir. dogunun ne kadar sosyalist olup olmadigi ise tabiki tartisilmali...... tabiki müslüman sosyalistler / devrimciler vardir , bunlar genelde materializimden uzak bir sosyalist yol cizmislerdir ki kendine , bu da ne kadar gercekci ve basarli olabilecegi tabiki tartislir bir durumdur.... Pkklilar biz kabul etsek de etmesek'de cogu müslümandir, yani bir yaratan ve ahiret sonrasi inanci olan insanlardir, gözlemledigim kadari ise bunlar hanefi / saafi meshebine bagli olan insanlardan olusuyor, tabiki bu pkkci hareket icinde sadece bunlar degil , diger mesheplerden veya bizim ateist diye tabir edecegimiz insanlarda vardir..... Almanya Hamburg'da cemaatin cogunlugun PKKilarin olusturdug bir Cami vardir, mescit disindaki lokal'de "baskanlarinin" fotograflari yaninda , ambelm ve propaganda kitaplari , kurani kerim ile yan yana durmaktadir. fasizim nedir ne degildir üzerine önce bildiklerini bizem ile paylas sonra bu konu üzerinde de devam ederiz. evet turan dursun ve ilhan arseli sevip sevmemk , sahip cikip cikmamk ise ayri bir konudur , az bilginin sonucu yalan yanlis yorumlar yazmak ayri bir konudur..... |
Re: İlhan Arsel kimdir?
daha dün bunun gibi cahilin biri ateist forumda pkklı atesitler 15 erimizi öldürdüler diye bir başlık açmıştı da cevabını almıştı neden müslümanlar insanları hep bir kefeye koyar çünkü dinin amacı odur zaten insanların hep aynı şeye inanıp aynı yaşamasını sağlamak hal böyle oluncada bunun gibiler bütün ateistleri pkklı yapar ama hiç demezki cihat yapıyorum diyerek üstüne bomba bağlayıp masum insanları öldüren ve bunuda allah adına yapan insanlardan hiç bahsetmez şimdi bizde seni onlarla bir tutalım bende *koministim değilim *tam aksine türklüğümle gurur duyan bir türkçüyüm
|
Re: İlhan Arsel kimdir?
Ey Sığ Tardu;
Senin ve senin gibi seviyesizler yüzünden yayın evlerini karıştırdık. Kaynak yayınları hakkındaki bilgilerin doğrudur. Senin gibi sığların bilgileri SEÇİLEN HADİSLER Tolstoy'un eserine aldığı hadis-i şerifler, genel olarak şu konuları ihtivâ etmektedir: Allah sevgisi, merhamet, hoşgörü, yardım, hayır işlemek, yoksullara yardım, öfkeye hâkim olma, din kardeşinin hayrını isteme, sadaka verme, başkasının ayıbını gizleme, tevazu, ölüm, nefse galebe, ibadet, duâ, helal kazanç, ilim öğrenmek, doğruluk, güzel söz söylemek vb. Tolstoy'un derlemelerini yayına hazırlayan yazarlar, hadis olduğu belirtilen örneklerden bir kısmının hadis değil, güzel söz veya kelâm-ı kibar olabileceği de ifade etmişlerdir. Nitekim yirmiye yakın örneğin hadis kitaplarında bulunmadığı veya kaynaklarının bilinmediği belirtilmektedir. Tolstoy'un derlediği bazı hadis-i şerifler: "Allah'ım! Senden sevgini ve Seni sevenlerin sevgisini ve senin sevgine beni ulaştıracak ameli istiyorum. Allah'ım! Senin sevgini nefsimden, ailemden, malımdan, soğuk sudan daha sevgili kıl." (Aliyev, Halilov, s. 25) "Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz." (age, s.26) "En hayırlınız odur ki, iyilik bulunca Allah'a şükreder, kötülüğe maruz kalınca sabreder. O daima Allah tarafından mükâfatlandırılır." (age, s.26). "Ölüm bir köprüdür, dostu dosta kavuşturur." (age, s.32) "İnsanlara merhamet edin ki, Allah da size merhamet etsin!" (age., s.40) Hıristiyanlığın hayatın varlığı ve anlamına tatmin edici bir cevap verememesi karşısında, geleneksel Ortodoks Hıristiyanlığına olan inancını kaybettiğini söyleyen Tolstoy, birçok eserinde "hayatın anlamını" sorgular. Onun bir sanatçı hassasiyetiyle içine düştüğü derin şüphe, Allah'ı tanıma ve saf, sade, şeriksiz bir iman arayışına vesile olur. O, yakın çevresindekilerin ölümleri karşısında duyduğu elemi, Allah'a imanla tedavi etmenin sırrını yakalamıştır: "Ölmeye ve dirilmeye dair yüzlerce olay hatırladım. Gördüm ki ben yalnızca Allah'a inandığımda yaşıyordum. Allah'ı düşünmem yetiyordu, o zaman hemen diriliyordum. O'nu unuttuğum, O'na inanmadığım zamanlarda ise, yaşam da yok oluyordu. Yaşamın bu diriliş ve ölümleri neydi? Allah'ın varlığına inancı kaybettiğimde, sanki yaşamla ilgili bağlarım da kopuyordu. Allah'ı bulmak konusunda az da olsa umudum olmasa, yaşamıma çoktan son verirdim. Fakat yaşıyordum. O'nu hissettiğim ve O'nu aradığım zaman yaşıyordum. Öyleyse, O vardır. O, O'nsuz yaşanmayan şeydir." (İtiraflarım, s. 97) Tolstoy, Kilise'nin gittikçe putperestliğe (paganizm) ve çoktanrıcılığa kaydığını söylerken (Din Nedir?, s.18), İslamiyet'in de "Allah'ın birliğini esas alan bir öğretiye" sahip olduğunu kabul eder. Buna rağmen onun Müslüman olduğu yolunda -yukarıda da belirtildiği gibi- elimizde kesin bilgiler yoktur. O, sadece aklı değil, gönlü de aydın biri olarak hakikati aramaya çabalamış ve ulaşıp anlayabildiği ölçüde İslâm'ın kendine özgü farklılığı ve orijinalliği ile ilgili samimi görüşlerini ifade etmiştir. İnanıyoruz ki bugün ortaya çıkan hadis derlemeleri gibi, ilerideki çalışmalar bu hususta daha açık ve kesin bilgilere ulaşmamızı da sağlayacaktır. KAYNAKLAR Tolstoy, Muhammed, Kara Kutu Yay., İst. 2005. Bu eser, Prof. Telman Hurşidoğlu Aliyev ve Vakıf Tehmezoğlu Halilov tarafından Rusçadan Azerîceye tercüme edilmiş, Dr. Arif Arslan tarafından da Azerîceden Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. www.ltolstoy.com Tolstoy, İnsan Ne ile Yaşar, Türkçesi: Murat Çiftkaya, Şule Yay., İst. 2004. Tolstoy, Sivastopol Hikâyeleri, Türkçesi: M.Ali Özkan, Şule Yay., İst. 2002. Tolstoy, Diriliş, Türkçesi: Nedim Önal, Cem Yay., İst. 2002. Tolstoy, İtiraflarım, çev. Prof. Dr. Kemal Aytaç, Furkan Yay., İst. 1994. Tolstoy, Ateşi Kıvılcımken Söndürmeli, Şule Yay., İst. 2003. Tolstoy, Din Nedir, Türkçesi: Murat Çiftkaya, Kaknüs Yay., İst. 2003. Tolstoy, Çocukluk ve Gençlik Yılları, Türkçesi. G. Betül Aslan, Şule Yay.,1999. DR. SELİM HANCIOĞLU 05 Haziran 2005, Pazar Yorum Yaz | Gönder | Yazdır * Nereden saldırdığınız belli değil ki, senin yüzünden yayın evlerini *karıştırdım. SIĞLIĞINIZI BİRAZ GÖRÜN |
Re: İlhan Arsel kimdir?
İnvi'den alıntı;
hepimiz burada "sallamasyon" ve "atmasyonlara karsiyiz" yani bu forumdaki tüm üyelerin bu gibi basitliklerden uzak düsüncelerimizi yaziyoruz...... İnvi Beyfendiye yanıt; Önce sen kendine bak ondan sonra başkalarına çamur at. Kendi basitliğini, *çamur atma taktiğini başkalarına yükleme.. Sana ne kardeşim, benim yazdıklarımı eleştirmek sana mı kalmış. Sen kimsin kardeşim. Elinde zeka ölçme test kitapçığı falan mı var? Benim yazdıklarım seni neden ilgilendiriyor. Psikoloji eğitimi falan mı aldın ? Neye göre kapasiteden bahsediyorsun. Burada atıp tutmakla olmuyor işler. |
Re: İlhan Arsel kimdir?
Sayın Sığ Tardu;
Sen hiç hayatında Calcülüs'ü okudun mu? O ne diyeceksin. Bir çok kitaptan daha kalın bir kitaptır. Tabii sen ve senin gibi sığlar (sayısı belli değil); Calcülüs'ten daha ince olan bir kitabın, bütün herşeyi açık seçik anlattığına, bütün bilimleri çözdüğüne ve alt yapısının ne olduğu belli olmayan, o döneme kadar okuma yazma bilmediğini savunan birisinin Calcülüs'ten daha gerçekçi bir kitabı olduğunu savunması, daha bilimin dahi emeklemediği bir dönemde herşeyi çözüp bitiren ince ve sadece efsanelerden ibaret olan bir kitaba inanan senin gibilerin yazacağı pek birşey olacağını zannetmiyorum. Yukarıdaki sığlığını görüyoruz zaten. |
Re: İlhan Arsel kimdir?
Kapitalist Rahmi Koç'un eniştesi olan İlhan Arsel * *tardu
* * * * bu yazıya daha evvelce de bir yerlerde rastlamıştım. Yahu bu tardu ve geldigi yer o kadar cahil ve o kadar Türkiye gerçeginden bihaber ki İlhan Arsel'i Vehbi Koçun kızı Semahat Arsel'in eşi zannediyor . Hadi hangi cahil o bilgiyi bunların ellerine tutuşturdu bilemiyorum ama tardu da bunu gerçek zannedip kalkıp utanmadan buralarda yayınlıyor. * * * * *Ben tardu nun degil 46.000 sayfa, 4 sayfa bile okudugundan kuşkuluyum. Biraz daha üzerine varırsak Kuran dan da bihaber oldugunu görebiliriz zannediyorum. * * * * *Yazık , hem de çok yazık. Ciddiye bile almaya degmez. * * * * *saygılarımla |
Re: İlhan Arsel kimdir?
Sayın Sığ Tardu;
Usame Bin Ladin, Hizbullah, El Kaide ve bilimum terör örgütleri de inançsızlıktan doğdu demi .... Onların sorunu da tek kitaba inanmaları olmasın, senin gibi Sen nasıl ateism ile terörizmi bir tutarsın kardeşim. El kaide de senin kitaplarını okuyor. Kur'ana inanmanın sonuçları; Usame Bin Ladin, Hizbullah, El Kaide terör örgütleridir. On binlerce masum insanın katlini yapanlar, Kur'an ve Şeriat propagandasının sonuçları ortadadır. |
cehalete son
1-vehbi koçun bir tane kızı yok cahil arkadaş. hepsen koç oldu hepsen arsel.
2-dünyadaki terör örgütlerinin çoğu komünisttir. dolayısıyla ateist. şimdi bana listesini yaptırmayın... |
Re: İlhan Arsel kimdir?
Tardu;
Sana bir soru. Madem HY'nin tüm kitaplarını okudun, bil bakalım: HY, İntihar komandosu gibi canlı bomba timleri olan kolonilere sahip ve zehir püskürten hayvanı hangi kitabında geniş olarak ele almıştır? |
Re: İlhan Arsel kimdir?
Temit Mucizesi isimli kitabında bahseder intihar komandosu termitlerden.
Ayrıca Kur'an da ezberimde. |
Re: İlhan Arsel kimdir?
Tardu, inandım.
Sen HY'yi tamamen okumuş olabilirsin. Ama bravo diyemeyeceğim. Çünkü aynı çizgide yayınları sürekli okumak, zikir yapmaya benzer. Ufku daralır insanın, analitik düşünemez, analiz yapamaz, beyni sulanır. Meselelere basit gözle bakmaya başlar. İlhan Arsel'in eşinden sonuç yaratmaya kalkar. Konuları daima ak ve kara olarak görür. Madem okumaya meraklısın, her alandan, her yazardan oku. Daha nitelikli düşüneceksin ve o zaman bilgilerini de paylaşabileceksin. Ama şimdi, bunca kitabı okuduğunu söyleyen arkadaşımız İlhan Arsel'den çıkıp Pkk'ya varıyor. Bir de Uğur Mumcu'yu soruştur bakalım. O da solcuydu, o da katledildi ama Pkk'ya karşıydı, hatta öldürülme sebebi Pkk'nın perde arkasını çözmesi ve bunu kitaba dökmeye hazırlanması olarak açıklanır. |
Abdullah Öcalan=Turan Dursun
Öcelikle şunu belirtmek isterim ki; forumda bazı yazılarım yayınlanmıyor!!! Anlaşılan bazıları gerçeklerin öğrenilmesini istemiyor.
Aşağıdaki ifadeler bizzat Abdullah Öcalan'a aittir(kaynaklar parantez içinde belirtilmiştir): - İlkel komünal topluluk dönemi, İNSANLIĞIN HAYVANLAR ALEMİNDEN KOPARAK tarih sahnesine çıktığı, son derece geri üretim güçleri ve bu temelde şekillenmiş basit üretim ilişkilerinin hüküm sürdüğü bir aşamayı ifade eder. (Kürt Hümanizmi ve Yeni İnsan, İstanbul, Nisan 2001, s.25) - Başlangıçta insanın kendine yakın hayvan türlerinden pek farkı yoktur. Doğada hazır bulduklarını yer, ağaçlar üzerinde ve kavuklarda örgütsüz bir şekilde barınır. Ama düşünme ve konuşma yetisini kazanmasıyla birlikte, yiyecek toplamada, DİĞER HAYVANLARA karşı kendini savunmada, doğal afetlere karşı kendini korumada, bazı ilkel taş araçları geliştirmek ve hemcinsleriyle dayanışma içine girmek kaçınılmaz olur. Bu aşamaya kadar, HAYVANLAR ARASINDA GEÇERLİ OLAN; BİYOLOJİNİN EVRİMLER KANUNU hüküm sürmektedir. (Kürt Hümanizmi ve Yeni İnsan, İstanbul, Nisan 2001, s.13) - HAYVANIN EN İLERİ SOSYALLEŞMİŞ BİÇİMİ İNSANDIR. En vahşi hayvandır insan, en acımasız hayvandır. (Kürt Hümanizmi ve Yeni İnsan, İstanbul, Nisan 2001, s.106) - Lise dönemlerinde büyük felsefik bunalımı yaşadım. Tanrı ile savaşı verdim, bu savaştan başarı ile çıktıktan sonra yarı Tanrı oldum. (Özgür Yaşamla Diyaloglar, Ekim 2002, s. 257) - Tek tanrılı din ideolojileri, baştan sona siyaset ideolojileridir. Dini söylem, Allah, peygamber ve melek gibi kavramlar dönemin siyasi literatürüdür. (Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 204) - Allah bir nevi ortaçağın feodal manifestosudur, temel yasası ve bildirgesidir. (Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 313) - Namazın kendisi de genel anlamda bir tiyatrodur. (Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 354) Turan Dursun ile Abdullah Öcalan: İkisi de ateist, ikisi de materyalist, ikisi de marksist, ikisi de darwinist. ÖNEMLİ NOT: İtiraz edecekseniz benim gibi somut deliller getirin. Yoksa boş lafa karnım tok. |
Re: Abdullah Öcalan=Turan Dursun
Turan Dursun= Bilim adamı
abdullah öcalan=Terörist Turan Dursun=İnsan abdullah öcalan= insanın insan olmadan önceki vahşi ilk haidir o zaman,o hayvanlar aleminden kopamamış halidir.Ve onu savunanlar da aynıdır ! yeter mi bu kadarı ! ? |
Re: Abdullah Öcalan=Turan Dursun
Sevgili tardu,
İkisi de ateist, ikisi de materyalist, ikisi de marksist, ikisi de darwinist. demişsin, peki ne anlatmak istedin. Aslında Turan Dusun Abdullah Öcalan şeklinde yeniden zuhur mu etti diyorsun? Komik olma. İki insanın asgari müşterekte anlaşması birini diğeri yapmayacağı gibi, birbirlerinin şahidi veya kefili de yapmaz. Ayrıca öyle olduğunu farz etsen bile böylece neyi kanıtlayacaksın onuda anlamadım. |
Re: Abdullah Öcalan=Turan Dursun
ikisi "asgari müşterekte" değil azami müşterekte anlaştı.
evet tekrar söylüyorum ikisi de ateist,materyalist,marksist,darwinist. aksini iddia eden varsa delil getirsin benim gibi. |
Re: Abdullah Öcalan=Turan Dursun
elma=yuvarlak
Kiraz= yuvarlak Elma=kırmızı Kiraz= kırmızı Aslında bu ya da tardunun verdiği örnek sonuçta bir eşitlik değildir ve elma kırmızı olduğu halde tek özelliği bu olmadığından sadece kırmızı değildir ya da sadece yuvarlak değildir yani bir eşitlik yok ! bu mantıkla düşünürsek elma=kiraz demek lazım...var mı böyle bişey? saçma sapan bir durum (mantık demiyorum çünkü mantık bu değil) ve bu başlığı kaldırın ! Turan Dursun gibi bir insanı abdullah öcalan gibi bir cani ile eşit göstermek kimsenin haddine değil,daha bu sitenin girişinde yazılan insancıl mesajlara da Turan Dursuna da ters bir başlık ve bu Turan Dursun'a,onun davasına ihanettir ! |
Re: Abdullah Öcalan=Turan Dursun
Sevgili bay tardu,
Sen bence sömürgen-düz mantığınla şunu söylüyorsun bize: Başta RTE olmak üzere tüm Müslüman *liderler teröristtir; doğru mu? Çünkü Usame bin Ladin teröristtir. |
Re: Abdullah Öcalan=Turan Dursun
Sevgili tardu,
İkisi de ateist, ikisi de materyalist, ikisi de marksist, ikisi de darwinist. bunlar asgari müştereklerdir. Bunlar üzerinde anlaşacaklar tabi. Seninle bile anlaşırlar bunlar üzerinde. Galiba hatayı anladım; insan olma fikrinden vazgeçmenin zamanı geldi. İnsanlığiın yüce değerlerini sana bırakıyorum ve aklının ucundan bile geçmeyecek başka bir canlanmış olmayı yeğliyorum. |
Re: Abdullah Öcalan=Turan Dursun
materyalist,marksist, değildir abdullah öcalan. Bunu terk edeli yıllar olmadı mı? (1991)
KAldı ki diğer örneklere sonuna kadar katılıyorum. bir kaç benzerlikle herkes aynı olamaz. İnsanların bilincini belirleyen maddi koşullarıdır. Değil mi ama? |
Re: Abdullah Öcalan=Turan Dursun
Seyh sait Namaz kilardi ama isyanini "din elden gidiyor"diye baslatan aslinda Öcalanla ayni hevesin pesinden kosan bir kürt milliyetcisiydi.Öcalan dinsiz ötekisi dindar diye geciniyorlardi ikisininde niyeti oradaki halki su veya bu sekilde ayaklandirip o topraklara egemen olan aslinda o topraklari bir baskalarindan savasarak alan bizlere düsmanlik yapmaya yeltendiriyorlar.Bilimsel birseyleri benimsemek bir kitap haline sokmak baska bunlari aslinda o kitaptaki degerlere karsi kullanmak daha baska seylerdir.Yani dünya yuvarlaktir Türklerle savas,sebze meyve kanserden korur Türklerle savas,böyle sey varmidir bilimde?Dillerimiz bile kendi aramizda tutmuyor bu yüzden devletlesemiyoruz,asiretcilik kabilelecilik yüzünden devletlesemedik,el ayak öpmek örf ve ananelerimiz devletlesemedik diyemiyorsunda bunlari bildigin halde görmezden gelip baskalarina kin ve düsmanlik etmek mertlik olmasa gerek.
Bunun belirtilmesi gerektigini savunuyorum,bakalim bazi görüslere ne kadar tahammülünüz olacak. |
Re: Abdullah Öcalan=Turan Dursun
turan dursunun darwinizmi savunan bir çok makalesi var. hatta trt deki programında bile darwinizm propagandası yapmıştır.
doğu perinçeke "yoldaş doğu" diye başlayan mektuplar gönderip, onun 1989 da abdullah öcalan ile lübnanda görüşmesini taktir ettiğini belirtip,apoya övgüler düzmüştür. çünkü üçü de marksistti. yine turan dursun her fırsatta radyoda,tv de,röportajlarında ve makalelerinde ateist-materyalist olmaktan gurur duyduğunu defalarca belirtmiştir. tıpkı apo gibi. |
Re: Abdullah Öcalan=Turan Dursun
Tarih: Cum Ekm 12, 2007 1:13 pm * *Mesaj konusu: Merhaba..
Ben İlhan Arsel ile Harun Yahya arasında kararsız kaldım. Yardımcı olursanız sevinirim... Tarih: Çar Ekm 17, 2007 2:16 pm * *Mesaj konusu: Re: HARUN YAHYA'YA CEVAP Adnan Oktar(Harun Yahya) günümüzde dünyada İslam'ı en iyi savunan bir yazar. Nitekim kitapları 57 dile tercüme edilmiş durumda. www.harunyahya.com Turan Dursun ile İlhan Arsel ise günümüzde İslam!ı en iyi eleştiren iki yazar. Esas önemli konu şu: Adnan Oktar(Harun Yahya) her konuda kitap yayınlamasına rağmen Turan Dursun ile İlhan Arsel'e cevap yayınla(ya)mıyor. Bunun iki sebebi olabilir: ya cevap yayınlamaya tenezzül etmiyor (ki bu mantısız çünkü her kitabını başında "dine yöneltilen tüm itirazları tam olarak susuturacak son sözü söyleme niyetinde olduğunu" bildiriyor). Ya da cevap vermekte aciz kalıyor. Anlatmak istediğim işte bu. Tarih: Çar Ekm 17, 2007 2:32 pm * *Mesaj konusu: Re: HARUN YAHYA'YA CEVAP Ben deistim yani tanrıya ya da yaratıcıya inanıyorum ama "vahy"e inanmıyorum. Yaratılış bilimsel bir gerçektir o yüzden inkar edilemez. Din ise bilim ile çelişmektedir o yüzden kabul edilemez. İşte temel konu bu. Tardu forumlarımızda boy göstermeye başladığın dönemde yazdıkların yukarıda. Anlaşılan o ki İnançlı ve dahi harun Yahya müridi olduğumu anlarlarsa bu ateistler beni konuşturmaz diye kendince kurup yalanlarla başlamışsın. Şimdi ise bu kurgunun yanlış olduğunu görüp bir de “yazılarım yayınlanmıyor” diye feryada başlamışsın. Sandık odasına kaldırılan mesajını göremedim bir deyiver bakalım neymiş silinen yazıların ? Merak etme rahat ol “edep sınırlarını aşmadığın ve forum tüzüğüne uyduğun sürece düşüncelerini yazabilirsin. Yalnız “fikrin” geldikçe başlık açma. Benzer konuları aynı başlık altında sürdür. Bu başlık mesela İlhan Arsel başlığınla aynı içeriğe sahip. Yalnız uyanıklık yapıp A.Öcalan tepkisini kullanıp T.Dursun’u karalamaya kalkma. “Kötü yola düşmüş” kadınların % 99’u kendini inançlı olarak tanımlıyor,veya mafya babalarının hepsi inançlıdır o halde inançlılar….. kötüdür mantığı sence doğru mudur ? Değilse böyle garip bağlantılar seni ikna edebilir belki ama bize çok çocukça geliyor. |
Re: İlhan Arsel kimdir?
sevgili tardu,
senin sayende kafama takılan bir sorunun cevabını buldum galiba; ne zamandır insanların hayal ettiği uzaylı tipler kafama takılmıştı, bilirsin ki bu tiplerin kafaları vücutlarına göre büyük tasvir edilir, sayende bu büyüklüğün nedeninin insanın kendine güven eksikliği olduğunu anladım saol. EEE tabi tasvir edenler bu kadar beyinle bu kadar oluyor deyip ileri olduğunu düşündüğü uzaylıların kafalarını vücutlarına göre büyük hayal ediyordu. Canlanmış olan herşey adına sana teşekkür ediyorum :) |
Re: İlhan Arsel kimdir?
Örgütün kuruluş kongresinde yer alan ve örgütün internet sitesinde yayınlanan ifadeler son derece açıktır:
"MARKSİST-LENİNİST TEORİ ÇOK İYİ ÖZÜMSENMELİDİR. Önder kadrolar sık sık Marksizm'e müracaat etmeli, Marksizm'in uygulanmasını başlangıç şekli yapmak için bu öğretiyi gerçekten özümsemeliler. ...Biz SOSYALİZMİ SİYASAL SORUNUN ÇÖZÜMLENMESİNDE DAHA ÇOK BİR EYLEM KILAVUZU OLARAK ELE ALACAĞIZ. Mutlaka böyle bir öğretinin temsilcisi olarak, böyle bir öğretinin savunucusu olarak, bunun en önemli koşulu olarak bulunulan ülkenin siyasal iktidar meselesine uygulayarak, mevcut iktidarı parçalamada bir araç olarak, bir eylem kılavuzu olarak kullanarak üzerimize düşeni yapacağız.” Bölücü örgütün elebaşının, 13. kuruluş yıldönümü mesajından: "Sosyalizm yıkıldı, komünizm yıkıldı" diyenlere en iyi cevap olarak, ‘tam tersine, SOSYALİZMİN EN GÜÇLÜSÜ, EN DOĞRUSU, EN YÜCESİ PKK'DE GERÇEKLEŞMİŞTİR' diyoruz." Bölücü örgütün elebaşının 1 Mayıs 1982 tarihli konuşmasından: "Ama şunu iyi bilmeliyiz ki, Kürdistan tarihi bugün çağa ulaşmak istiyorsa, tamamıyla işçi sınıfı gerçeğine dayanmak zorundadır. Ne kadar elverişsiz koşulları yaşarsa yaşasın, işçi sınıfının objektif gücüne ve onun eylem kılavuzu olan bilimine, MARKSİZM-LENINİZM'E DAYANMAK ZORUNDADIR VE DİKKAT EDİLİRSE BİZİM VARLIK NEDENİMİZ TÜMÜYLE BU GERÇEK ETRAFINDA OLUŞMUŞTUR. ...Eğer o aşiret duvarları, o feodal çitler aşılmasaydı, MODERN DÜŞÜNCE, EN DEVRİMCİ DÜŞÜNCE OLAN MARKSİZM-LENINİZM kafalarımıza sıçramayacaktı, onun için zemin bulamayacaktı.” Bölücü örgütün elebaşının yazdığı kitaplardaki aşağıdaki ifadeleri de örgütün komünist olduğunun net birer delilidir: "PKK, Marksizm-Leninizm geleneğine uygun bir gelişme yaşamıştır. Bundan sonrası açık ki etle tırnak gibi birbirinden ayrılmayan bu miras üzerine şekillenecektir.” (Kürdistan'da Halk Kahramanlığı, s.78) "Lenin 1900'de ne ise ben de 21. yüzyıl sosyalizmini temsil ediyorum, reel sosyalizmle savaşarak, emperyalizmle savaşarak yeni sosyalizmi inşaa ediyorum.” (Özgür Yaşamla Diyaloglar, s. 201) Partimizin Merkez Komitesi üyesi ve kurucularından olan DEĞERLİ KOMÜNİST Mazlum Doğan yoldaş... Halkın engin değerlerini SAĞLAM VE AYDINLANMIŞ KOMÜNİST KİŞİLİKLE BİRLEŞTİREN BU YOLDAŞIMIZ... (Kürdistan'da Halk Kahramanlığı, İstanbul, Mart 2004, s.43) Bölücü örgütün elebaşı, marksizm ve leninizmi "soylu düşünce sistemi”, "soylu bilim” gibi tabirlerle övmektedir: Kapitalist-emperyalist sistem ve onun en zorba yönetim biçimi olan faşizm, halklarda böylesine soylu bir isyan ve bu isyana yol gösteren MARKSİZM-LENİNİZM GİBİ SOYLU BİR DÜŞÜNCE SİSTEMİNE yol açmıştır. (Kürdistan'da Halk Kahramanlığı, İstanbul, Mart 2004, s.22) MARKSIZIM-LENİNİZM ADLI SOYLU BİLİME dayanmaktan başka az bir olanağı olan bu insanlar... (Kürdistan'da Halk Kahramanlığı, İstanbul, Mart 2004, s. 39) BÖLÜCÜ TERÖR ELEBAŞI, KOMÜNİST LİDERLERİ ÖVMEKTEDİR "İşte PROLETARYANIN KAHRAMANLARI MARKS VE ENGELS. İşte onun TEORİK, SİYASAL DAHİSİ LENİN ve yine ONUN PRATİK USTALARI STALİN, HO CHİ MİNH VE MAO. Ve bunların önderliğinde yürüyen birçok ulusal ve enternasyonalist kahraman. İnsanlığın özgürlük bilincini ayaklandıran, örgütlendiren ve halk ordusu denilen orduları ortaya çıkaran bu büyük kahramanların insanlık tarihindeki yeri gerçekten büyüktür.” (Kürdistan'da Halk Kahramanlığı, İstanbul, Mart 2004, s.87) BÖLÜCÜ ÖRGÜTÜN ELEBAŞININ EVRİM TEORİSİNİ SAVUNAN BAZI DARWINİST İZAHLARI Bölücü örgütün elebaşı, her komünist gibi Darwinizm'i mutlak bir gerçek olarak benimsemiş, örgütün tüm ideolojik alt yapısını bu bilimdışı aldatmaca üzerine bina etmiştir. - İlkel komünal topluluk dönemi, İNSANLIĞIN HAYVANLAR ALEMİNDEN KOPARAK tarih sahnesine çıktığı, son derece geri üretim güçleri ve bu temelde şekillenmiş basit üretim ilişkilerinin hüküm sürdüğü bir aşamayı ifade eder. (Kürt Hümanizmi ve Yeni İnsan, İstanbul, Nisan 2001, s.25) - Başlangıçta insanın kendine yakın hayvan türlerinden pek farkı yoktur. Doğada hazır bulduklarını yer, ağaçlar üzerinde ve kavuklarda örgütsüz bir şekilde barınır. Ama düşünme ve konuşma yetisini kazanmasıyla birlikte, yiyecek toplamada, DİĞER HAYVANLARA karşı kendini savunmada, doğal afetlere karşı kendini korumada, bazı ilkel taş araçları geliştirmek ve hemcinsleriyle dayanışma içine girmek kaçınılmaz olur. Bu aşamaya kadar, HAYVANLAR ARASINDA GEÇERLİ OLAN; BİYOLOJİNİN EVRİMLER KANUNU hüküm sürmektedir. (Kürt Hümanizmi ve Yeni İnsan, İstanbul, Nisan 2001, s.13) - HAYVANIN EN İLERİ SOSYALLEŞMİŞ BİÇİMİ İNSANDIR. En vahşi hayvandır insan, en acımasız hayvandır. (Kürt Hümanizmi ve Yeni İnsan, İstanbul, Nisan 2001, s.106) Aşağıdaki alıntılar, bölücü örgütün elebaşının kitaplarından alınmış, bizzat kendisine ait ifadelerdir. Bu ifadelerin tümü, bu kişinin ateist olduğunu ve İslam'ı kendi sığ materyalist anlayışıyla yorumladığını ortaya koymaktadır: - Lise dönemlerinde büyük felsefik bunalımı yaşadım. Tanrı ile savaşı verdim, bu savaştan başarı ile çıktıktan sonra yarı Tanrı oldum. (Özgür Yaşamla Diyaloglar, Ekim 2002, s. 257) - Tek tanrılı din ideolojileri, baştan sona siyaset ideolojileridir. Dini söylem, Allah, peygamber ve melek gibi kavramlar dönemin siyasi literatürüdür. (Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 204) - Allah bir nevi ortaçağın feodal manifestosudur, temel yasası ve bildirgesidir. (Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 313) - Namazın kendisi de genel anlamda bir tiyatrodur. (Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 354) |
Re: İlhan Arsel kimdir?
Sevgili tardu, canlandırılmış olduğuna olan inancın her geçen gün artsın, hep böyle kal.
|
Re: İlhan Arsel kimdir?
USAME BİN LADİN (Bir Müslüman)
Dünyanın çeşitli bölgeleri bugün kadar binlerce terör saldırısına hedef oldu. Amacı ve ideolojisi ne olursa olsun bu saldırılarda milyonlarca masum insan yaşamını yitirdi. Ama hiçbirisi 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika'nın en büyük merkezlerini vuran ve onbinlerce insanın hayatını kaybettiği saldırı kadar geniş çaplı olmadı. Amerika'da gerçekleştirilen dünya tarihinin en büyük terör eyleminin sorumluları arasında ilk akla gelen isimlerden Usame bin Ladin'in kim olduğu ve hangi olaylarda adının geçtiğini hatırlayalım... Kendi kampını kurdu Azzam'ın yanında asistanlık görevi üstlenen Usame bin Ladin, çeşitli muharebelere girdi. Bir çarpışma sırasında yaralandı da... 1986 yılına gelindiğinde ise kendi eğitim kamplarını oluşturdu. Kısa sürede zenginliği, mütevazı yaşantısı ve harp meydanlarında cesareti ile büyük ün kazandı, hatta efsaneleşti. 1988 senesinde gönüller ile ilgili yaptığı veritabanı ile kurumsallaşmaya da başladı. Bu kayıtlar 'El Kayda' isimli bir yapılanmaya da yol açtı. Gittikçe güçlenen Ladin'den çekinmeye başlayan Suudi yönetimi bir yıl sonra pasaportuna el koymak durumunda kaldı. Usame bin Ladin'in eylemleri Aralık 1992: Yemen'de Amerikalı askerleri hedef alan otel bombalama olayları. 1993: Somali'de Batılı güçlere karşı Aidid'e destek verip Mogadişu'da 18 Amerikalı'nın öldürülmesi. Şubat 1993: New York'ta Dünya Ticaret Merkezi'nin bombalanması. Ocak 1995: Filipinler'de Papa'ya suikast girişimi. 1995: Cezayirli Silahlı İslami Grubun Fransa'ya karşı yürüttüğü savaş. Haziran 1995: Etiyopya'nın başkenti Adis Ababa'da Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'e suikast girişimi. Kasım 1995: Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da beş Amerikalı askerin ölümüne yol açan kamyonla bombalama olayı. Kasım 1995: 17 kişinin öldüğü Pakistan'daki Mısır Büyükelçiliği'nin bombalanması Haziran 1996: Suudi Arabistan'ın Hobar kentinde 19 Amerikan askerinin ölümüne yol açan patlama. 23 Ağustos 1996: 'Kafirleri kutsal topraklardan kovun' çağrısıyla ABD'ye cihad ilan etti. Şubat 1998: Mısır, Bangladeş ve Pakistanlı birkaç küçük grupla birlikte 'Yahudilere ve Haçlılara' karşı Uluslararası İslami Cephe'yi kurdu. Kuruluş bildirgesinde "Her Müslümana, dünyanın her köşesinde, sivil veya asker Amerikalı öldürmek farzdır" dendi. 7 Ağustos 1998: Amerikan askerlerinin Kutsal Topraklar'a girişinin sekizinci yıldönümünde Kenya ve Tanzanya'daki ABD büyükelçilikleri havaya uçuruldu ve toplam 257 kişi öldü, 5 bin 500 kişi yaralandı. 20 Ağustos 1998: Amerika misilleme olarak Sudan'da bir fabrikayı ve Afganistan'daki eğitim kamplarını bombaladı. Usame bin Ladin'in yakalanması için 5 milyon dolar ödül kondu. 12 Ekim 2000: Yemen'in Aden limanında USS Cole destroyerine yönelik intihar saldırısında 17 Amerikan denizcisi öldü. EL - KAİDE (Müslüman Terör Örgütü) El Kaide’nin son Londra ve Mısır saldırılarından sonra dünyada hemen herkesin aklına takılan soru şu “Acaba yeni hedef neresi?” GÜNEYDOĞU HİZBULLAHI- (Müslüman Terör Örgütü) Vahdet isimli kitapevi çevresinde aynı fikrileri benimseyen Hüseyin VELİOĞLU, Nihat EKİNCİ, Fidan GÜNGÖR, Mansur GÜZELSOY gibi öne çıkan bazı kişilerin yönlendirmeleriyle 1988 yılından itibaren özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgemizde faaliyet gösteren bir örgüttür. Çıkış itibariyle, terör örgütü PKK'nın bölgedeki islami kesimi baskı altına alma gütmesi üzerine mevcut anayasal düzeni yıkarak yerine dini esaslara dayalı bölgede teokratik bir devlet kurmak anlayışa sahip bir örgüttür. Bu terör örgütü iki ana grupta değerlendirilmektedir: 1. İlim Grubu : Başını Hüseyin VELİOĞLU'nun çektiği, Diyarbakır'daki İlim Kitapevi çevresinde örgütlenmesini kuran ve alınan karalardan örgüt başının kararlarının otoritesinin ağır bastığı ve dini cemaat özelliği gösteren bir terör örgütüdür. 2. Menzil Gurubu: İlim grubunun terör örgütü PKK ile silahlı mücadeleye girmesinden sonra şiddeti benimsemeyen bir kesim tarafından Menzil Kitapevi etrafında örgütlenen ve Siyasi başının Fidan GÜNGÖR dini yöneticiliğini ise Molla Mansur GÜZELSOY'un çektiği bir örgüttür. Marksist_Leninist ideoloji ile Güneydoğu Bölgemizde dini inançlara sahip olan vatandaşlarımız arasında yer bulamamasının ardından bir maske takarak daha fazla taraftar toplamak için Kürdistan İmamalar Birliği, Kürdistan Dindarlar Birliği gibi bazı oluşumlar kurarak halkı kandırma yoluna gitmiştir. PKK'nın bu maskesinin arkasındaki yüzünü bilen dini gruplar bu örgüte karşı cephe almış ve ve PKK terör örgütünün 1991 yılında Mardin'in İdil ilçesinde bölgedeki en geniş alanda örgütlenmeye sahip olan Hizbullah'ın İlim kanadının elemanlarına boyun eğdirmek, ve kendi hakimiyetlerini tesis etmek için bazı taraftarlarını öldürmesi ile PKK-Hizbullah arasında çatışma başlamış oldu. Bölgede hakimiyet kurma ve öç alma duygusuyla hareket eden iki örgüt, 1991-1995 tarihleri arasında 200'ünün PKK tarafından 500'ünün de Hizbullah tarafından öldürülmüş olduğu sanılan karşılıklı infazların olduğu değerlendirilmektedir. Hizbullahın Menzil grubu bu silahlı çatışmaların İslam-Kafir arasındaki mücadele değil de Türkiye Cumhuriyetine faydası olacağı gerekçesi ile taraf olmamış ve 1993-1994 yılları arasında silahlı çatışma yaşanmasına neden olmuştur. Örgütün Yapısı * Örgütün Başı: 17 Ocak 2000 tarihinde İstanbul-Beykoz'da hücre evine polis tarafından operasyon düzenlenerek ölü olarak ele geçirilmesine kadar örgütün başı Hüseyin VELİOĞLU idi. * Örgütün Üst Düzey Sorumluları, * Örgütün Bölge Sorumluları, * Askeri Kanat ( Silahlı Eylem Kanadı): Bu grup özellikle camilerde yapılan haftalık değerlendirmeler neticesinde bu işe yatkın kişiler tarafından bıçak grubu, satır grubu, tehdit grubu, adam kaçırma grubu, sorgulama grubu, istihbarat gruplarından oluşur. * Siyasi Kanat: Cami, yüksek öğrenim, ortaöğrenim ve esnaf yapılanmalarından oluşan örgütün eleman temini ve tebliğe yönelik her türlü faaliyetlerinin yürütüldüğü bölümdür. Örgüt stratejisini üç aşamalı olarak benimsemiştir. Bunlar: 1. Tebliğ: Terör örgütü, eleman kazanmak için gizli ve açık propaganda yapmaktadır. 2. Cemaat: Tebliğ edilerek kazanılan elemanların oluşturulduğu ve örgüte kazandırılan kişilerin genel adıdır. 3. Cihad : Topyekün silahlı eylem yapabilecek aşamaya gelindikten sonra yapılacak olan silahlı mücadele aşamadır. Satırlı saldırı, molotof kokteyl atma, silahla adam öldürme, bıçaklı saldırı, kundaklama, adam kaçırma ve sorgulama şeklinde eylem yapan terör örgütü, özellikle bire bir görüşmeler yaparak taraftar kazanmayı amaçlamaktadır. Kazandıkları taraftarlarını eğitmek için camilerde "seyda" olarak adlandırılan kişiler tarafından ilk önceleri Kuran-ı Kerim, İslam tarihi,Peygamberimiz Hz.Muhammed'in hayatı gibi tamamen masumane dini bilgiler verilmekte daha sonraları elemanın durumuna ve meyline göre ideolojik eğitime tabi tutunmaktadırlar. Muhasebe grubu olarak adlandırılan küçük bir istişare grubu tarafından camilere gelen kişilerin kabiliyetleri ve gelişmeleri değerlendirilir. Her örgüt üyesinin gitmek zorunda olduğu bir camisi vardır ve devam durumları haftalık olarak düzenlenen çizelgeler ile örgütün merkez bilgisayar kayıtlarına geçilmek üzere gönderilir. Örgütün çalışmalarını ve eleman teminin cami olarak seçmelerindeki amaç orada da daha iyi kamofile olabilmeleridir. Örgüt, yakalanan veya polis tarafından sorgulanan elemanlarını bir de kendileri açısından, konusunda uzman kişiler tarafından sorgulamaya alır ve polisin neyi ne kadar bildiklerini, etrafta olan bitenlerin neler olduğu ve sorgulandıkları bu süre esnasında ne gibi şartlarda kaldıklarını öğrenmeye çalışarak, polis sorgulamasına karşı taktik geliştirmeyi planlarlar. Örgüt, şüphelendiği elemanlarını da sorguya çeker. Örgütün uygun gördüğü kişiler genellikle kırsal bölgelerde özel olarak yapılmış sorgu yerlerinde titiz bir sorguya tabi tutulur ve hiç bir açık vermemeye çalışılır. Eğer sorgulama esnasında kişi işkenceye dayanamaz ve ölürse, devletin öldürdüğü izlenimini vermek için hiç kendilerinin ilgisi yokmuş gibi taziyesine ve mevlüdüne giderler. Örgüt içi disiplin çok önemlidir. Kesinlikle herkes bilmesi gerektiği kadarını bilir. Kuryeler taşıdıkları gizli belgeleri ve notları özel yöntemler ile taşırlar. Bir örgüt kuryesinin notları gofretlerin paketini açıp içerisine koyduktan sonra yapıştırıp öyle taşıdığı bilinmektedir. Hizbullah'ın Yaptığı Eylemler - 1991-1995 yılları arasındaki dört yıllık bir süreç içerisinde PKK ile aralarındaki husumet sonucu karşılıklı infazlara dayanan ve bu örgütün gerçekleştiği eylemler ile basın mensupları, aralarında DEP-HADEP yöneticisi ve üyesinin de bulunduğu 500'e yakın kişiyi öldürmüşlerdir. - Hizbullah ile PKK'nın aktif olarak azaldığı 1994 yılının sonlarından itibaren 1993 yılında başlayan İlim-Menzil grupları arasında çatışmaların yoğunlaştığı görülmektedir. Terör örgütü kaçırdıkları kişileri işkenceler yaparak sorguladıktan sonra örgütün hücre evlerine ve kırsal bölgeler gömdükleri daha sonraki yıllarda mezar evlerinin içerinden çıkartılan cesetlerden anlaşılmıştır - 24.01.2001 tarihinde Diyarbakır-Şehitlik semtinde İl Emniyet Müdür Ali Gaffar OKKAN ve 5 polis memurunun şehit edilmesi. TARDU = El Kaide = Usame Bin Ladin = Hizbullah = Müslüman Ne benzerlik |
Re: İlhan Arsel kimdir?
cevaplarınızı bekliyorum.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:09 . |