![]() |
% 0 Hata; var mı böyle bir şey?
belagat diye bir teknik var
edebi eserlerde buna günümüzde retorik de denir süslü anlatım diyebiliriz türkologlar Kur'an'ı belagat tekniği ile incelediler %0 kusur yani kusursuz sadece bu kapsamda sonuç şu hz.muhammed ya dünyanın gelmiş geçmiş ve henüz gelmemiş en büyük şairi ya da peygamber çünkü %0 kusurla hiçbir eser yazılamadı henüz Kur'an bu anlamda tek ilginç değil mi? bu konu üniversitelerde akademik bilgi olarak öğretiliyor yaniii kesinliği kanıtlanmış.... Belagat :anlatılan en kısa-öz ve süslü şekilde anlatmak tekniği |
Re: % sıfır hata varmı böyle bir şey...
"Belagat *:anlatılan *en *kısa-öz *ve *süslü *şekilde *anlatmak *tekniği"
sen kuranı okudun mu, emin misin? ilk 50 sayfasında her 3 cümlenin sonunda aynı şeyi tekrarlamıyo mu.aman ne kısalık ne özlülük... inana huri inanmayana azap; bunu her şeyin sonuna koymak nası bi kısalık ve özlülük anlayısı? kurandaki yinelemeleri çıkarsak yarıya iner kalınlığı.. ve bunun okutululması kanıtlandığını göstermez(ki nerlerde okutuluyo lütfen belirt) amerikada yaratılış okutuluyo bazı eyaletlerde; kanıtlanmış mı? *eğer kulaktan dolma bi bilgi değilse kanıtlandığına dair çalışmayı (tez/makale/inceleme) buraya getir (linkini ver) biz de görelim |
Re: % sıfır hata varmı böyle bir şey...
Kuran'ı bu belagat tekniğiyle Türkologlardan başka 'log'lar da * incelemiş mi? :wink:
|
Re: % sıfır hata varmı böyle bir şey...
Arkadaşlar bu üniversitelerde öğretilen bilimsel bilgi imiş...bunu tarafsız edebiyat tarihçileri incelemiş, bana söylenen bu, konu türkoloji biliminde dile getirilmiş ... dincilerde sıkı sıkıya buna sarıldılar son dönemde, bu knuda bilgisi olan akademik arkadaşlar...neredesiniz yahuuu *:(
|
Re: % sıfır hata varmı böyle bir şey...
Kuran'ı bu belagat tekniğiyle Türkologlardan başka 'log'lar da * incelemiş mi? TİTAN
sevgili titan, birde *vantrologlar incelemiş, ve bir vantrolog ,elindeki ''kuklaya'' sormuş.? kuranda hata varmı? vantrologun elindeki *''kukla'' şöyle demiş'' biz '' kuklalar'' belagat tekniği ile kuranı inceledik sıfır hata olduğunu tesbit ettik :lol: bu belegatçılara sormak lazım ..palavralarında ''belagat ''ölçümlerinide yapıyormusunuz? |
Re: % sıfır hata varmı böyle bir şey...
Arkadaşlar bu üniversitelerde öğretilen bilimsel bilgi imiş...bunu tarafsız edebiyat tarihçileri incelemiş, bana söylenen bu, konu türkoloji biliminde dile getirilmiş ... dincilerde sıkı sıkıya buna sarıldılar son dönemde, bu knuda bilgisi olan akademik arkadaşlar...neredesiniz yahuuu SİRİUS
Sevgili sirius benim en az onbeş sene önce duyduğum bir palavra.bir kere sorgulamalı aklını kullan adı üstünde türkolog .türkolog türkçe uzmanıdır. ne anlar arapçanın beleğatından fesahatından. bunu el-ezher yapmamışta , üç beş tane ''müslüman'' türkologmu yapmış? bunlar aynı ''ayda duyulan ezan sesleri'' gibi palavralar. ne ilmi değeri var .nede belagat tekniği diye sabit! bir sayı var. bu beleğatki, tekniği mekniği yoktur dinleyene göre değişir. eyy, nurlu ufuklardan çıkıp ,anadolunun dağlarını, bağlarını bir birine kavuşturan tren rayları, anadoluyu ortadan yaran deprem fayları, birilerinize girsin tren *rayları.........diye bir nutuk irad etsem. bazıları gene ''sallıyor'' der bir kısmıda ''ne bilgili adam ne güzel konuşuyor'' der. işte sana belağat ölçüsü. bunu ölçüp ! deklare edenlere ve ona inananların aklına tüküreyimde yüzü ıslanmasın |
Re: % sıfır hata varmı böyle bir şey...
yahu özgür beyin kardeşim bu bizim üniversitelerde değil uluslar arası üniversitelereden bir ekip içinde sanat tarihçileri olan tarihçiler edebiyatçılar olan ve edebiyat tarihçilerinin olduğu bir ekip tarafından yapılmış bir araştırma imiş ve akademik bilgi olarakta onaylanmış....diyorlar...duyan tarafsız arkadaşlar...
|
Re: % sıfır hata varmı böyle bir şey...
sevgili sirius ''onaylanmış diyolar'' belgemidir?allahaşkına.
bugün sinema dünyasında verilen oscar ödülleri bile her seçilişten sonra hakkıylamı aldı ?yoksa haketmedimi? tartışamaları olur. sevgili sirius ,bunlar ''kişisel beğenidir'' bana hiç bir kimse, beğenmediğim bir şeyi ''belağea şaheseridir '' diye yutturamaz. buna kuranda dahil, kuranın yarısı tekrardır. ne şaheseriymiş *ne belağatıymış.? kuran ,çok tekrarlı, mantık hataları olan, muhammedin şiirleridir |
Re: % sıfır hata varmı böyle bir şey...
Bu yaygaraya 3 değişik açıdan yaklaşmak istiyorum:
1- "Yüzde sıfır hata" söz dizisi, bir kitap ya da yapıt için kullanıldığında anlamca yanlıştır. Doğru ifade "Hiç hata yok" olmalıdır. 2- Sözü edilen 'log'ların kullandığı bu teknik kaynağı açısından İslam'a terstir. 26-eş-ŞUARÂ Mekke'de nâzil olan bu sûre, 227 (ikiyüzyirmiyedi) âyettir. 224, 225, 226, 227. âyetleri (dört âyet), Medine'de nâzil olmuştur. "Şuarâ", şairler demektir; 224. âyetinde şairlerden sözedildiği için, sûre bu ismi almıştır. Muhaliflerin Kur'an'a karşı ileri sürdükleri iddialarından biri de, onun bir şair tarafından meydana getirilmiş olduğu idi. İşte Kur'an, Hz. Peygamber'in irşadı ile daha önceki peygamberlerin irşadlarının özde birleştiğini ve Kur'an'ın bir şair eseri olmadığını isbat ederek, bu iddiayı çürütmekte ve reddetmektedir. Şuara: 224: Şairler(e gelince), onlara da sapıklar uyarlar. (Şairleri sapıklıkla suçlayacak ve sonra Kuran'ı güzel, süslü söz dizimi açısından inceleyip bu açıdan kusursuz olduğu iddiasıyla mutlanacaksın...?) 3- Neden böyle bir incelemeye gerek duyulmuştur; Kuran'ın kusursuzluğundan şüphe mi duyulmuştur ki? *:lol: ) Sevgiler... |
Re: % sıfır hata varmı böyle bir şey...
Belagat bir çırpıda inen ayetin, sorulan soruya verdiği cevap olarak Kuran'da kullanılmıştır. Bugün Kuranda belagat ile bir şey çıkmaz. Zira hangi ayetin hangi olay için olduğu karışmıştır.
Bu Kuran'da aslında belagat olmadığının ispatı olmayacağı gibi Kuran'ın belagi bir mucize olduğunu da ispat etmez. En eski nüshanın ne olduğu dahi bilinemezken ve metinde ihtilaflar tartışmaları bu kadar açıkken ihtilaflı metinin neresinden belagat mucize olsun ki. *Belagati ispat etmek için yapılan çalışmaların yarısı kadar asıl nüshanın ispatından çalışma yapılsa gerçek çok daha net ve seri olarak ortaya çıkacaktır oysa. Hele hele belagati bir delil gibi sunmak, truva atı gibi işlev görür. Zira iddia eden ispat etmek zorundadır bir kaidedir. Bu kaideye göre Kitap iki kalın cilt arasındaki Mushaf olarak ele alındığında bu belagatin olmadığı açıkça görülür. Kuran da belagat olup olmadığını anlamak için yapılacak tek şey, o anki halkın o konu üzerindeki soluduğu havayı çok iyi bilmekten geçer. Bu da maalesef artık imkânsız denecek kadar karışıktır. Denilirse; Arapçanın cümle yapısı ve kelimelere verilen manalar ile bu belagat bulunabilir. Buna karşı derim ki, zahirde görünmeyen belagati ben ne yapayım. Zira belagat öyle olmalıdır ki, ahkâmda halkı hayran bırakırken, batında âlimi şaşırtmalıdır. Elhasıl; Kuran'dan kasıt Mushaf ise belagatten amaç mucize ise, Bu kitapta, bu mucize tanımlanamaz. Bu, aslında belagat olmadığı anlamına da gelmez. Bence belagat mevzuunu Peygamberin söylediği kelimelerin zahirinde değil, etkisinde aramak gerekir. Ama haklı olarak itiraz edileceği gibi; Bunun da adı belagat olmaz zaten. Sonuç olarak; Bu asırda belagat insanlar için delil olamaz. *Aksine, delil olarak öne sürülmesi belagat kuralına göre aykırıdır. Belagatin anlaşılması için çok çok derinlemesine esbabı nüzul araştırmaları doçentlik tezi olmaktan çok daha halka inmiş olarak araştırılmalıdır. Bunu kim yapacak? İşte asıl soru budur. Bu nedenle belagati evrim konusuna bir şekilde zorlama ile de olsa iliştirmeli ve Bilimsel tarihçilere bu konuda evrim için sonuçlar hedef gösterilmeli, bu araştırmayı Müslümanlardan değil ateistlerden beklemeliyiz. *Bu sayede inanmayan Allah’ı yok olarak ispat etmek isterken, İnananda işin doğrusunu bilimsel olarak ancak öğrenebilir. Yoksa biri çıkar haklı olarak; "Allah'tan daha iyi kim boya vurabilir der dalga geçer" Öbürü vay sen dalga geçtin diye köpürür. İyi de gerçek ne? Zahirde adam ben Allah'tan daha iyi boya yaparım diyor. Aha da evi ben boyadım diyor. Bu kadar basittir aslında her şey. Demek ki maddesel algılar ile Mutlak gücün delillendirilmesi imkânsızdır. Ancak kavranması söylenebilir. Bunun da yolu beşeri mucizelerde değil, vasat akıllarda ortak payda da gerçekleşmelidir. *Mutlak olarak gücün varlığı yoktur diyenler ile Allah’ın varlığını kabul edenler böylece ortak bir çalışma ile bir adım daha atmış olurlar geleceğe birlikte. Hedefler farklı olsada sonuç aynı olacağı için bunda bir beis de olamaz. Yoksa belagate inananmak günahtır diyen safdiller gibi, imanın altı rüknü olur size 6000 rükn. Sonrada başlar olmayan rüknlar ile iman sınıflandırmaları ve binlerce yıldır süren ve binlerce yıl sürecek savaşlar. Doğru ne mi? Doğru, çoğu zaman kimsenin umurunda değildir malesef!!! Selamlar |
Tanri'nin belagat yapmaya, belagat sanatina ihtiyaci mi var? Belagat yapildigina gore ihtiyaci var demek ki..!
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Orjinali olsaydi kitabin birseyler soyleyebilirdik. Ancak ne yazik ki yok. |
Öncelikle konunun ilk mesajında belirtilen durumun gerçekliğine dair bir kanıt var mı? (Üyenin yazdığı mesaj dışında)
Eğer var diyorsanız, aşağıdaki resimde bulunan açıklama konusunda ne düşünüyorsunuz? http://imageshack.us/a/img40/7084/ibnzekeriya.jpg Burada, dili daha uygun kullanabilen kişilerce, daha etkili bir kitabın yazılabileceği öne sürülmekte. |
Belagatta Tanrısallık olduğu iddia ediliyorsa...
Tahir efendi bana kelp demiş İltifatı bu sözde zahirdir, Maliki mezhebim benim zira, İtikadımca kelp tahirdir. (Nef'i) Kuran'da yukarıda verdiğim dizeler kabiliyetinde tek bir ayet yok. Sonuç: Öyle bir tanrı tasavvur edin ki...Yarattığı kul ondan kabiliyetli... La havle.. Şaka bir yana...Müslümanların bu türden meselleri bana hep garip gelmiştir.Örneklerini verirken zaman,mekan,olay.kişi hiç bir şey yoktur. -Ne zaman Olmuş...el cevap -Zamanın birinde... -Kim -Adamın biri -Nerede -Memleketin birinde....Bu uzayıp gider. Şimdi konuyu açan arkadaşa sormak lazım. Hangi üniversite,Hangi okul,Hangi Prof,Hangi konu,Hangi bilimsel kurul incelemiş,Hangi bilimsel dergilerde yayınlanmış... Afaki konuşmayalım.Cevabınızı bekliyoruz... Bu arada Saygıdeğer İstatistik'in yazısıda güme gitmesin.Çünkü Olayın bam teli orası... |
Kuran ve belagat, ben hayatımda şu dizelerde anlatılan kadar derin ve nasıl yazılmış bu sözler diyebileceğim belagat örneği görmedim.ve kuranla kıyaslanmaz bile.kuran yanından dahi geçemez.
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi... Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın? 'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın. Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb... Seni ancak ebediyyetler eder istiâb. 'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına; Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle, Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle; Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan, Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan; Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına, Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına, Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem; Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem; Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana... Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana. özellikle şu dizeler kimin aklına gelir muhteşem bir şiir Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor ..... Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana... Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana. |
Alıntı:
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:11 . |