![]() |
Maraş'lar Unutulmasın !!!
MARAŞLAR'IN YAŞANMAMASI İÇİN!...
* "… Küçük çocukların ve yaşlı adamların üzerine gaz dökülerek yakılmış, insanlık dışı olaylar işlenmiştir. Toplu katliam olayları, toplu halde ceset bulunmasıyla doğrulanmaktadır. Ölü sayısının resmi miktarı aşarak iki yüzü aşacağını tahmin ediyorum." (Dündar Saner/ Dönemin Maraş Davası Savcısı) * "Hastaneye getirilen ölülerden elli ikisini inceledim. Bunlardan üç tanesi sopayla öldürülmüş, diğer ölüler mermilerle… Boğularak öldürülenlerin olduğunu söylediler. Yetmişlik yaşlıları, üç yaşında bebekleri vurmuşlardı. Bir cehennem aleminden geldim." (Mete Tan / Dönemin Ecevit Hükümeti Sağlık Bakanı) * * "… Karşımızda oturan ve bir gözü görmeyen 80 yaşındaki, yaşlı Cennet Çimen'in evine gittiler. Bu kadını, 'Gel nene, gel' diyerek elinden tutup dışarıya çıkardılar. Cennet Kadın, gözleri görmediği ve yaşlı olduğu için öldürülenlerden ve yakılanlardan habersizdi. Sanıklardan Cuma Yalçın ve Nuri Boğa *tornavida *ile onun gözlerini oydular, sonra silah sıkarak öldürdüler. Yakınında bulunan helanın çukuruna baş üzeri atıp, üzerine at arabasını devirdiler…" (Maviş Toklu/ Katliam mağduru ve tanığı) * *Günümüz genç nesillerinin havsalasının alamayacağı vahşet örneği bu olaylar Maraş'ta yaşandı. * *Maraş, Maraş olalı böyle bir zulüm görmedi. * *Neden? * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *Maraş Katliamına Doğru… * * 1960'lı, 70'li yıllar sol değerlerin yükseldiği yıllardı . * * 12 Mart darbesi, gelişen sol mücadeleyi kesintiye uğratmış olsa da solun üzerinde geliştiği toplumsal mecraya nüfuz edemedi. *İki yıllık bir sessizlikten sonra 1973 *Genel Seçimlerinin ardından, sol topraktan fışkırırcasına boy attı. * * 1973 Genel Seçimlerinin galibi Ecevit'in CHP'siydi. Gerçekte ise Ecevit'te sembolize olan halkın geleceğe dair umutlarıydı galip olan… * *Halk, cumhuriyet tarihinde ilk kez geleceğe umutla bakmaya başlamış, kendi kaderini ele alma düşüncesiyle devlet sınıfından kaçmıştı. Mevcut düzenin de, Ecevit'inde *ötesinde bir gelişmeydi bu… * * Genel seçimlerden sonra kurulan CHP-MSP koalisyon hükümeti bir şekilde dağıldı. 'Komünizme karşı Milliyetçi Cephe' adı altında, asıl işlevi, her türlü sol ve ilerici düşünceyi yok etmek olan bir hükümet kuruldu. Yeni hükümetin konseptine göre MC'nin mimarı olan Demirel, bürokrasiyi ve meclisi; Alparslan Türkeş ise sokağı kontrol edecekti. * *Faşistler artık hükümet ortağıydı. İlk elden, İstanbul ve Ankara gibi büyük kent merkezlerinden başlayarak lise ve üniversiteleri işgal edeceklerdi. İlerici-devrimci öğrenciler okula alınmayacak, "tarafsızlar" faşist beyin yıkama mekanizmasının bombardımanına tabi tutulacak, direnenler dövülecek, mücadelede ısrar edenler öldürülecek, polis olan biteni görmezden gelecek, faşistlerin yetmediği noktada yedek destek güç olarak hazır bekletilecekti. * Hadise büyük kent merkezleriyle sınırlı değildi elbette. Çorum, Amasya, Tokat, Sivas, Erzincan, Malatya, Maraş gibi Türkeş'in "Altın Hilal" diye adlandırdığı kentlere ve ilçelere de yayılmıştı toplumsal uyanış. Türkeş'e göre *'Altın Hilal, tarihsel ve kültürel olarak Türklüğün köklerini derinlere saldığı topraklardan oluşmuştu. Komonist ideoloji ve Kızılbaşlar bu kökleri bozuyordu. Etnik temizlik ve öze dönüş şarttı.' Ona göre 'Türklüğün ve Türk milliyetçiliğinin Anadolu'daki bekası bir yerde buna bağlıydı.' * * Yaşanmış tarih bu kanlı hesabın yalnızca Türkeş'in ideolojik sapkınlığından kaynaklanmadığını gösterdi. Türkeş ipleri Pentagon'un elinde olan devlet çekirdeği mensubuydu neticede. * *MC'nin kurulduğu tarihlerde Altın Hilal'in kent ve ilçe merkezlerinde bir yabancı dolaşıyordu. ABD büyükelçiliği ikinci katibi Aleksander Peck'ti bu! AP'li v e MHP'li il başkanları ve yöneticileriyle, milliyetçi iş adamlarıyla, eşraftan ileri gelenlerle, toprak sahipleriyle toplantılar düzenliyor, tam da Türkeş'in söylediği gibi Altın Hilal'de 'etnik temizlik'ten bahsediyordu. Etnik temizlik yapılacaktı. Asıl üzerinde durulan nokta bunun sağ-sol mu, Alevi- Sünni *çelişkisi kullanılarak mı uygulanacağıydı. Bu topraklar binlerce yıldır farklı mezheplerden kesimlerin iç içe yaşadığı, dinsel duyarlılıkları hassas topraklardı. Geçmişte Ermeni katliamları başta olmak üzere gayrimüslim halklara dönük en büyük katliamların bir kısmı Maraş'da gerçekleşmişti. Yani maziden gelen olumsuz bir miras vardı. Sonuçta, Alevi-Sünni çelişkisinin körüklenmesi üzerinde karar kılındı. * *Elazığ, Malatya ve Sivas'taki ilk denemeler, gelişen güçlü direnişler nedeniyle istedikleri sonucu vermemişse de Alevi-Sünni çelişkisi üzerinden hızlı bir kamplaşma yaratılabileceğinin verilerini ortaya koymuştu. * Bu çerçevede en kapsamlı katliam Maraş'ta düzenlendi. * Her katliam öncesinde ortaya çıkan CIA ajanı Peck' de Katliam arifesinde Maraş'taydı. Bu şaibeli unsur, 1980 Çorum katliamında da görülecekti. *Bir daha kimse görmedi onu. Kısa bir süre sonra da 12 Eylül darbesi gerçekleşti. Peck, kendisine verilen görevi hakkıyla yerine getirmiş ve ortadan kaybolmuştu. * *1975 yılında kurulan MC'nin başbakan yardımcılığına getirilen Alparslan Türkeş'e MİT bağlanmıştı. Bir süre sonra MİT, asıl görevinden kopacak, kontrgerilla ve MHP ile ortak bir çalışma içine girecekti. * *1978 Ocak'ında hükümet olan CHP, MİT'e hakim olmamıştı. Türkeş Hukuk Müşavirliği, Psikolojik Savunma Başkanlığı; İstanbul, Ankara ve Diyarbakır Bölge Daire Başkanlıklarındaki yandaşları aracılığıyla MİT'i kontrol ediyordu. * *Maraş katliamından aylar önce Türkeş; *MİT'teki *üst düzey ilişkiler aracılığıyla, MİT Güney bölgesini ele geçirmişti. MİT'in desteğini arkasına aldığından, Maraş olaylarını rahatlıkla düzenleyeceğine emindi. Bölgeden merkezi hükümete istihbari bilgi akışı kesilecek, her şeyi sola bağlayan, sağ ile ilgili masumane tasvirlerle hükümet 'uykuya yatırılarak' tezgahlanan plan uygulamaya konulacaktı. * *Maraş katliamının planlamasını dört MİT mensubu yapmıştı. MİT'in katliamın içinde olması, sağlıklı istihbarat akışını engellerken, vahşete varan sonuçlara yol açtı. * *MİT bu rolünü sonrada sürdürdü. Faşistlerle ilgili raporlar mahkemelerden gizlenirken, *sol gruplar *hakkında gerçek dışı raporlar düzenlendi. MİT raporlarının bu şekilde tanzim edilmesi, bizzat Türkeş'in talimatı ile olmuştu. Nitekim 12 Eylül darbesinden sonra Maraş Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Yusuf Haznedaroğlu, bu tek yanlı raporlara dayanarak katliamı tersine çevirip, işkenceyle sol bir gruba mal etmeyi deneyecekti. * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * Yargısız Hukuktan Yargılayan Vicdana! * *12 Eylül sonrasında Maraş olayları hakkında açılan davalar tam bir hukuk skandalıydı. Katliamın faili olarak 804 kişi yargılandı. Katliamda birinci dereceden rol oynayan 68 kişi hiç yakalanmadı. 379 kişi beraat etti. 1 ila 15 yıl arasında mahkumiyet cezası ile yargılanan 314 kişinin cezalarında önce 1/6 oranında indirim yapıldı, sonra hepsi mahkeme sürecinde salıverildi. 29 kişi hakkında verilen idam ve *yedi kişi hakkında verilen müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından bozuldu. 1991'de çıkan Terörle Mücadele Yasası'nda yapılan değişiklikle katliam sorumlularının hepsi salıverildi. Böylece Maraş Katliamı dava dosyası sessiz sedasız kapatılmış oldu. Bundan sonra da bu dosya hiç açılmadı. Tarihe kara bir leke olarak geçen katliam unutulmaya bırakıldı. * *Unutuldu da! * Maraş'ta öldürülenlerin çocukları, eşleri, anne, babaları katliamdan nasıl etkilendiler, bugün nerede ve nasıl yaşarlar, bilmiyoruz. Maraş'taki solcu, Alevi halkın yüzde sekseni büyük kentlere ve yurt dışına göçerek köklerinden koptular. *Bu insanların yaşadığı evsizlik ve memleketsizlik nasıl bir haldir, yarattığı kırılmalar, eziklikler, travmalar nedir ve nasıl yaşanır, araştırmadık. * *Maraş'ın filmini, tiyatrosunu yapamadık. Romanını yazamadık. Maraş katliamı üzerine kaç şiir yazıldı, bilemiyoruz. Maraş üzerine bir ağıtımız yok. Ağlayamıyoruz. * Maraş'ta yaşananları bugünkü kuşakların havsalasının alamayacağı gerçeğini ifade ettik. Bu denli unutkanlık, umarsızlık, mazisizlik nasıl bir şeydir, nasıl yaşanır? Canıyla kanıyla yaşayan bir insandan, hem-türleri tarafından işkenceyle, tecavüzle, boğularak, yakılarak öldürülen bir insanın yokluğuna nasıl geçilir, geçişte hiç mi evrim olmaz? Yok mudur? Olması gerekmez mi? Evet, bunlar genç kuşakların havsalasının alamayacağı şeylerdir ama gerçektir. * *Kim bilir, belki Maraş katliamı başta bizim kuşağımız olmak üzere, toplum olarak hepimizin yüzünü kızartıyor, vicdanımızı kanatıyor. Zayıflığımızla, güçsüzlüğümüzle, çaresizliğimizle yüzleşmekten korkuyoruz. Belki de bu yüzden kimsenin ulaşamayacağını düşündüğümüz derinliğimize gömdük Maraş katliamının izlerini… Nesneleştirdik, ona yabancılaştık. * Bu ruh hali bir şekilde katliamla ve katliamcılarla suç ortaklığı yaptığımız gerçeğinin üstünü örtmüyor. * Katliamı yapan partinin yıllar yılı Maraş'ta en güçlü parti olduğu, böylece 'en doğruyu bilir' halkımızın katliamcılığı ödüllendirdiği, katliamcılarla suç ortaklığı yaptığı gerçeğini değiştirmiyor. Katliamı örgütleyenlerden birinin basit bir soyadı değişikliği ile kendini unutturduğu, hatta halkın temsilcisi olarak TBMM'ne girdiği gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Katliamı kontrgerilla, dönemin MİT görevlileri ve MHP'nin ortaklaşa düzenlediğini gayet iyi bilen, bu konuda elinde MİT'deki MHP kadrolaşması hakkında MİT'den kendi deyimiyle 'güvenilir' kadroların verdiği raporlar bulunan 'vicdanlı ve dürüst' Ecevit'in tarih önünde suçluluğu yetmezmiş gibi MHP'yi iktidara taşıdığı gerçeğini de değiştirmiyor. * Katliamın asıl kurmaylarına gelince… Darbe koşullarını yaratmak için Türkiye'yi istikrarsızlaştırma siyaseti güden, darbeyi "kendi çocuklarına" yaptıran ABD'nin, simgesel olması bakımından CIA ajanı A. Peck'in, Alparslan Türkeş'in, dönemin MİT yetkililerinin; bölgedeki AP'li ve MHP'li il başkanları ve yöneticilerinin, iş adamlarının, toprak sahiplerinin, eşrafın, Abdullah Çatlı ve Haluk Kırcı başta olmak üzere Susurluk Çetesinin katliamdaki sorumluluklarının kamuoyunun gündemine gelmediği, gerçekle yüzleşilmediği, sorgulanmadığı ve bir yargılanma yaşanmadığı açıktır. * Peki bir yüzleşme, sorgulama ve yargılama yoksa adalet nasıl sağlanacaktır? * Adalet yoksa, toplumsal barış, demokrasi ve özgürlük nasıl olacaktır? * Bir daha aynı şeylerin yaşanmaması için toplumun ortak vicdanı nasıl oluşacaktır? * Yaptırım olmayan bir suç her daim işlenmeye açık değil midir? * *2 Temmuz Sivas katliamı, aynı makus tarihin tekerrürü değilse nedir? Süren linç kampanyaları aynı makus tarihin ayak sesleri değilse nedir? * * *Maraşların bir daha yaşanmaması için 78'liler Girişimi olarak *açtığımız dosya çalışmasını ülke çapında bir dizi etkinlik eşliğinde sürdürüyoruz. * *Gerçek, adalet, toplumsal barış ve demokrasi için, sonuç alıncaya kadar Maraş katliamını kamuoyunun gündeminde tutmayı 78'lilerin tarihi sorumluluğu olarak kabul ediyoruz. * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 78'liler Girişimi not : 78 liler girişiminin bu çalışmasını yeni nesillerin bu katliamı unutmaması ve dersler çıkarması için buraya asıyorum. saygılarımla |
Re: Maraş'lar Unutulmasın !!!
|
Re: Maraş'lar Unutulmasın !!!
sevgili dilaver,
maraş nasıl unutulur ya da unutturulmaya çalışılır. faşizmi şiddet ve savaşla ülkemize getirmeye çalışanları kimse unutmadı. nasıl bahçelievler de katliam yapan abdullah çatlı ve haluk kırcı ları unutmadıysak. ama her zaman bu kişileri ve şu andaki bağlantılarını nasıl yaşadıklarını hep ama hep ülkemizdeki insanlara anlatalım. maraşta öldürülen insanların o günden sonra bir geleceği olmadı tıpkı ankarada öldürülen öğrenciler gibi. ama haluk kırcı ve diğerleri evlendiler çoluk çocuk sahibi oldular. alparslan türkeş gibi bir adam bile 12 eylülden sonra melek gibi gösterildi. ve hatta şimdiler de yaşar okuyan gibileri de sanki o günlerde olan olayların sorumlusu değillermiş gibi rahat rahat tv lere çıkıp ağlayıp sızlıyorlar. asıl bunları unutturmayalım. ve faşizmin şimdilerdeki ülkemizi akp ile ele geçirmesine izin vermeyelim. kolay gelsin |
Re: Maraş'lar Unutulmasın !!!
marası dersımı unutan ınsan degıldır
|
'Ellerinde Alman tüfeği, mavzer, makineli tüfekler vardı. Kadınlarımızın memeleri kesildi. Altı aylık çocuğumuza kurşun sıkıldı. Kolları kesildi, kafaları ezildi. Kadınlarımızın hem ölüsüne hakaret ettiler, hem dirisine. Kocasının yanında yaptılar. Kocası dedi; 'Allah'tan korkun.' Kocasını çektiler öldürdüler. Ardından kadını öldürdüler. 20 yaşında bir babayı oğluyla birlikte öldürdüler. Gözlerine şiş soktular insanların. Seyrantepe'de Kaşanlı ....'ün karısının ırzına geçip, kurşuna dizdiler. Daha sonra külotunu çıkarıp sokağa attılar. Kalaycı Şah İsmail'e de baltayla vurup beynini parçaladılar...'
İnsanın kanını donduran bu ifadeler, 30 yıl önce 21 Aralık 1978'de yüzlerce kişinin öldürüldüğü, bin 500 kişinin yaralandığı Maraş'ta yaşanan katliamın 'devlet sırrı' olarak gizlenen resmi raporlarda yer alan satırlarından bir bölümü. Bu resmi rapor uzunca bir süre devletin karanlık kasasında 'devlet sırrı' olarak saklandı. Saklanmasının nedeni katliamda devlet görevlilerinin aldığı roldü. MİT ve CIA ajanları katliamda önemli roller üstlenmişti. Dönemin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı'nın kurduğu özel ekibin ve dönemin Cumhuriyet Savcısı Dündar Saner'in hazırlattığı raporun bazı bölümleri ise yıllar sonra Gündem Dergisi'nde, ardından da ÖzgürGündem Gazetesi'nde yayınlandı. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in ölümünün ardından açılan arşivlerinde ortaya çıkan belgeler de katliamın MİT görevlileri tarafından planlandığını ortaya koyuyordu. Bugün ise artık 1 Mayıs 1977 Taksim katliamı ile Sivas, Malatya, Çorum ve Maraş katliamlarını devlet çetelerinin gerçekleştirdiği çok iyi biliniyor. Asla unutmayalım, unutturmayalım. saygılarımla |
Alıntı:
|
Alıntı:
Sorarım Maraş'ta bu katliamı kim yaptı? Kimler gaza gelip dinsiz diye adlettikleri alevileri insanlığa sığmayacak yöntemlerle öldürdü? Bunlar "Allahüekber" diye naralar atan "İslamcılar" değil miydi? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye sormazlar mı? Hani islam kardeşlik, barış bilmem ne diniydi? Bu mudur kardeşlik? Sizden olmayanı kıtır kıtır doğramak mıdır? Bu mudur hoşgörü? Yapmayın artık ya! Şu islam hoşgörüdür dinidir falan demeyin! Maraş katliamı görüntülerini görünce yüreğim sızlıyor, peki siz islamcılar siz neler hissediyorsunuz? "İyi oldu, öldü kafirler!" değil mi? Böyle düşünen bir müslüman olacağıma, "dinsiz" olup cehennemde yanmayı tercih ederim!!!!!! |
utanç dolu bir hareket
|
|
Bir baska utanc abidesi olarak duruyor onumuzde...
|
Bu gün 19 Aralık. Maraş katliamı 19 Aralık 1978'de başlamış, 1 hafta sürmüştü...
İnci Aral, Kıran Resimleri kitabında Kahramanmaraş'ta konuştuğu 9 kişinin anılarını toplamış. Duyduklarına inanamamış, şöyle anlatıyor: Alıntı:
Alıntı:
|
Maraş ı nasıl unutmayız .
Her 19 aralık geldiğinde beylik laflar söyleyerek mi hiç aklımızdan çıkarmayız.Yoksa doğacak çocuklarımıza maraşta ölenlerin ismini koyarak mı. Her 19 aralıkta sokaklarda kahrolun faşizm sloganları atarak mı maraş,ı aklımızdan çıkarmayız. Dün maraşı yapanlarla bu günün Ethem, İsmail, Apdullah, Mehmet, Mustafa İrfan,Berkin.değişik mi. Dün maraşta ölenlerden bugün gezi olaylarında öldürülenler bundan sonra ölecek olanlar bu sistemin ürünleri değilmi. O gün işlenen cinayetleri devlet eli ile yapanlar bu gün işledikleri cinayetleri yine aynı elle yapmadı mı. Bu eller uğur mumcuyu bahriye Üçok u öldürmedi mi. Hep bu cinayetlerde kapitalist sistemin izleri yokmu onun krizleri sonucu işlenmiş cinayetler değilmi. Dünün faşistleri kılık değiştirmiş olarak bu günde karşımıza çıkmıyor mu. İşte maraşı sivası çorumu eskişehiri hatayı istanbulu anmanın ve hiç aklıdan çıkarmamanın yolu caninin elini tutmamak eğer tesadüfen onun ilene değmişse elimiz 40 kere bol suda yıkamak. Adımız onun adına benzemişse hemen üstümüzden o adı atmak. |
|
Gezite.org
Alıntı:
|
Dün günlerden Maraş'tı.
|
Alıntı:
Ondan önce 10 ekim 2015 Ankara katliamı idi. Bu ülkenin tarihinde yüzlerce katliam var saya saya bitiremiyeceğimiz kadar . Sivas tı çorum du Hatay dı İstanbul du Ankara dı Maraş tı. 1 Mayıslardı 10 Ekimler 19 Aralılar daha çok bu halka reva görülen eziyet katliam cinayetler. |
O günlerde yaşananları gazeteler sıradan sağ-sol kavgası gibi gösteriyordu, solcuların Maraşı işgal ettiklerini yazıyorlardı, ölen bir kaç kişinin sağcı olduğunu ve sağcılar için taziyede bulunuyorlardı, orada bir katliam yaşandığını kimse bilmiyordu. Gerçekler katliam bittikten sonra anlaşılmıştı. Katliamı yapanlar ve yaptıranlar, devlet tarafından saklanmış, korunmuş ve ödüllendirilmişti. Katillerin ödüllendirilmesi 12 Eylül'den sonra da devam etmişti. Daha sonraları sistemin kendisi potansiyel katil haline getirildi. Kindar nesil ülkeye egemen yapıldı ve günümüze kadar ulaştı. Her an tetikle bekleyen katil sürüleri her an yeni Maraşlar yapmaya hazır hale getirildi...
Aleviler her ne kadar dağınık olsalar da sonuçta örgütlü bir topluluktur, solcular yine aynı keza, örgütsüz sol zaten olmaz. O halde binlerce yıldır Aleviler, yüzlerce yıldır solcular aynı saldırıları yaşamasına rağmen neden önlem almazlar, neden güçlenmezler, dahası neden ülkede etkin ve yetkin konuma gelmezler? Eline-beline-diline yaşam içinde önem kazanır, bu gibi saldırılara karşı bir şey yapmaz, sanki Alevileri Aleviler kandırıyor gibi bir his var içimde... |
Alıntı:
Baksan iki tarafın altından aynı grup çıkar. Böyle olayların hatırlatılmaması bilinmemesi de böyle cihadçı islamcı pisliklerin güzellenmesini kolaylaştırıyor. Bak biz barışçıyız zart zurt bıraksan türkiyede ne kadar gayrimüslim varsa kesecekler o yüzden dinciye demokrasi olmaz aynı şekilde ben pazarcıklı pkklıları da biliyorum onlar almanyada yaşayıp farklı şekillerde saldırıyorlar, bu tip hastalıklı grupların artık şerbetlenmesi lazım. Diğer bi konu da Ben gidip chpye oy veriyorum sonra aleviler geliyorlar chp belediyelerinde tepeden inerek(HA gerçekten aleviler mi onu bile bilmiyorum hani adamlar aleviyiz takılıyor da olabilirler). bütün kadroları, işçisinden üstüne dolduruyorlar. hani bi akp belediyesinin farklı bi versiyonu gibi oluyor. bırak bu bölgeler alevilerin yaşadığı bölgeler bile değil hani halktan aynı şeyi paylaşan kişi anlar gibi bi durum da yok ki göç edip geliyorlar. Bu da diğerlerinin hakkının yenmesini ve düşman olmasına sebep oluyor. Umarım böyle saçma sapan din grupları öyle din grubu hemşeri zart zurt diye bi yere gelmez. bi reisimiz var zaten bi de başka varyetesiyle mi uğraşacaz. |
Alıntı:
Alıntı:
Bunları anlatmaya karşı gelecek tepkileri de göze almak gerekir. Alevilerin içinde ki bağnaz bir kesim anında saldırıya geçiyor. |
Neticede olayın CIA kökeni ve maşaları belli olsa da maşa olanlar gerizekalılar.
onları gerizekalı yapan sosyokültürel olarak çökmelerine sebep olan şey de islam ve islam kökenli safsataları. islamcılar çok gerizekalı da aleviler de muhteşem değil. azınlık kalıp izole olduklarından otomatik biraz pişmişler. islamcılar ise her zamanki pişkinliğinde. bi de ülkücü havası katmışlar. bu ülkücü denen maymunları anlamak hiç mümkün değil zaten. bi tabanca bulup onu bunu ensesinden vurup ülküyü yükseltmeyi planlamışlar o da amerikan ülküsü heralde. türk kürt pek tutmayınca ara ara din deniyorlar ara ara etnik deniyorlar. din her zaman insanları daha kesin ayırıyor. bir kişi ateist olursa ona kimse güvenmez hesabı. |
Alıntı:
Aleviler bugüne kadar bir devlet kurmayı sadece hayal etmişler ama onun için hiç bir girişimde bulunmamışlar. Süreç içerisinde çektikleri acılarla yaşamaya aşina olmuşlar ama acıları bitirmede herhangi bir kalkışmada bulunmamışlar. Oysa Türkiye Cumhuriyeti onlar için en büyük fırsattı, en önemli makamlara gelme olanağı buldular, ülkede etkin ve yetkin konuma geldiler, lakin gelenler Alevileri güçlendirmek yerine onları sömürmeyi tercih ettiler, daha doğrusu kapitalist sisteme ayak uydurdular. Bir başka Alevi çelişkisi ise bugün PKK içinde de Aleviler var, hatta yönetici sıfatında olanlar da var ve hatta örgütçülük deneyimlerini en iyi uygulayan yine Alevilerdir. Lakin PKK ile Alevilik örtüşmediği için Alevilik adına herhangi bir getirisi yoktur. Kısaca Aleviler örgütçülük deneyimlerini başkaldırı olarak kullanmadıkları müddetçe Maraş gibi olayların potansiyel mazlumu olarak kalacaklardır. |
Alıntı:
Pratikte baktığımızda yetmiyor ki İslam da da hristiyanlıkta da yetmiyor. Şimdiye kadar kurmaya ihtiyaçları ve niyetleri olsa kurarlardı. Demek ki olmamış. Üniter Alevi milletinin devleti mi olacaktı yani. O zaman alevilik bir din değil midir? :S Bir alevi üst yere geldiğinde alevileri kayırırsa bu adilik olmaz mı? kayırma olayını sağ hükumetler hep yaptı nefret de kazandılar. islamcıların rutin yaptığı bir adilik. Ben alevilerin alevi olduklarından değerlerinden vesaire de hoşgörülü olduğunu zannetmiyorum ben ve turdur aleviler tarafından nette saldırıya uğramıştık, genelde laf kondurtmuyorlar. biz burada islama istediğimiz gibi saydıralım ama aleviler ateist bile olsalar aleviliğin pek eleştirilmesine sıcak değiller. tolerans gösterenler zaten aklı başında ee durum islamda da aynı. facebook gibi saçma sapan çöp platformda zaten alevilerin bazı gruplarına karışırsanız felaketi görürsünüz. İslamcı grupların kırmızısı yani bi fark kalmıyor ki. Örgütlü olmak konusunda da toplumda kabul görmemiş hissetmelerinden ötürü örgütlenmeyi öğrenmişler. Ben Türkiyedeki alevi düşmanlarının yine alevilerle beraber iç anadoluya doğu anadoluya göçmüş arap kökenlilerden ibaret olduğunu düşünüyorum. ben hiç aleviliğe düşman olunduğunu falan duymamıştım şimdiye kadar hiç hissettiğim bişey değildi. demek ki alevilerin çevresine özgü ve radikal islamcılara özgü bi kin. |
Nikola Teslis Önce aleviliğin ne olduğunu aleviler anlasın. Sonra bize anlatsın bizde bilelim . Herkes farklı bişey diyor. Bak şimdi sen devlet kurmaktan bahsettin. Aleviler etnik bir kimlik bir millet midir? Türkmen Alevi Kürt Alevi Zaza Alevi aynı çatı altında sorunsuz yaşayabilir mi pratikte? Aynı değerleri mi paylaşır? Bu yeter mi?
------------------- Ben anlatayım. Alevi değilim ama onlar hakkında bayağı kitap okudum bazı sohbetlerine gittim .Alevi arkadaşım çok. Bir üçlemeden ibaret kısacası. Hak, Muhammed, Ali - 4 kapı, 40 makam - Bir meshep değil her hangi milliyete veya ırk a mensupta değil. Dondan gelinmez yolu güdülür, Bu yol eline, beline, diline sahip olanların yoludur. Kısacası ben Aleviyim demek alevi olmak değildir. Allaha ibadet yoktur Allahın kulundan ibadet istemediği ve ihtiyacı da olmadığı düşünülür. İbadet insanın kendi bedenini ruhunu temizlemek için yapıldığı söylenir. Senin anlayacağın temizlenmek öbür dünyaya bırakılmaz bu dünyada bütün pisliklerden kirlerden temizlenerek gideceksin Allahın huzuruna Zor demi, bence de zor. Onun için demişler, Bu yol ateşten gömlektir giyebilen, Kurşundan leblebidir yutabilen gelsin. |
Alıntı:
Ben Alevilerin saldırısına uğramadım, mezhepçi kafada olan bir kaç kişi yapmıştır bunu. Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
Katliamcı, ahlaksız, tecavüzcü müslümlerin içinde yaşayan Aleviler, hakim oldukları bir devlet içinde ve kendi aralarında daha rahat yaşar. Alıntı:
Böyle bir devletin İslamın olduğu yerde olması imkansızdır. Ya İslamcılar evrilecek ya da İslamın kendisi bir şekilde deforme olacak. Alıntı:
Ayrıca zaman güç zamanıdır, önemli olan güçlü olmaktır, gücü nasıl elde ettiğin kimsenin umrunda olmaz, tam tersi güçlüyü alkışlayan bir süreci yaşıyoruz. Aleviler, solcular ve komünistler hep bu yüzden kaybetti. Oysa ezilen sınıf da olsa haklının değil güçlünün yanında olur. Bu gerçeği devrimciler dahi halen kabullenemiyorlar. Alıntı:
Ayrıca Aleviler bir dine değil, kültürlerine toz kondurmuyorlar, çok farklı olan bu ikisini ayırtetmek gerekir. Alıntı:
|
|
Evet unutmadık ne katledilenleri, ne katledenleri, bir de onları güdenleri unutmadık unutmayacağız. Ne Maraş ı ne Çorum u Malatya yı, ne Sivas ı unutmadık Ankara gar katliamını da.
Kimseye de unutturmayacağız. |
Alıntı:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Katego...eki_katliamlar ne çok katledilmişiz |
Alıntı:
İnsan olduğumuzu insan olmak için çaba harcamak gerektiğini unutmayacağız. Ve iki ayağının üstünde duranların hepsinin insan sayamayacağımızı unutmayacağız. |
Toplam 1 Eklenti bulunuyor.
|
Maraş'ın yıldönümünde Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve Kaftancıoğlu Türkeş'in eşini ziyarete gitmiş.
|
Alıntı:
|
Ne diyebilirim ki sevgili Ahlaksız.
Atatürk zamanında Aleviler kendisine çok destek vermişler. Sonrasında devlet eliyle katliama, asimilasyona uğramışlar. Bu bir devlet politikası anlayacağınız. CHP'nin vaktiyle, CHP'den türeyen MHP'nin tüm zamanlarda yaptıkları ortada. Bu örnekte gördüğümüz üzere CHP'nin başına Alevi biri geçse de durum değişmiyor. Ben Alevi derdinde değilim. Maraş katliamını devletin planlamasıyla-desteğiyle-korumasıyla MHP'li faşistlerin eliyle gerçekleştirdiler. Hadi İmamoğlu ülkücü tabanlı veya fırıldak-fırsatçı diyelim, Kılıçtaroğlu ne halt etmeye oraya gitmiş? Hadi Kılıçtaroğlu mal diyelim, ya Kaftancıoğlu? Yahudilerin Hitler'in mezarına çiçek bırakması gibi birşey bu. |
Alıntı:
Türkiye'de muhalefet filan yok. Bu muhalefet halkın gazını alıyor sadece. İmamoğlu camide Kuran okuduğunda, ''reisin aynısı bu'' demiştim, millet ''olur mu canım, her şey çok güzel olacak'' demişti. Oldu mu? Geleceğin cumhurbaşkanı denilen isim bu. Bu muhalefet iktidara çalışıyor. Geçmişte Mhp'de iktidara çalışıyordu, şimdi iktidarla beraber. Gelecekte akp+chp birlikteliği olabilir. Chp'liler bir türlü anlamıyor bunu. Chp içinde gerçekten muhalefet olanlar tabi ki var ama onlar da gaz alma görevi icra ediyorlar. Bilerek parti içine konuluyorlar veya parti içinde korunuyorlar. Millet boka batmış artık, chp her seçimi kaybetmesine rağmen, gelecekteki seçimi kazanacağını söylüyor. Dün bir hastane havaya uçtu, tv'yi bir açıyorum, 2023 seçimi hakkında beyanat veriliyor. Biri ben kazanacağım diyor, öteki ben. Biri diktatörsün diyor, öteki değilsin diyor. 18 senedir bu oyunu oynuyorlar. |
Uzun bir yazı ama okumaya çalışın lütfen. Sadece Maraş değil, Malatya ve Sivas'ta da olaylar olmuş.
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/a...liami-1255547/ |
Sermayenin iki güçlü ismi ve yancıları , 1980
de çuvallarını dolduracak yasaların çıkması için, hedef olarak alevi , Kürt , komünistleri tetikçi olarak, İslamcı , Turancı faşizanları bulamasaydı , hedeflerine -->( para kar)<-- başka bir eleman bulucaktı. Onlar para için herkesi öldürtür ,soyar Açık söylüyorum bu olaylardaki isimler değil , sermayeyi yönetenler suçludur. Halende böyledir. Ne zaman çuvallarındaki miktarı arttırmak, uluslararası soyguncu sermaye ile yeni bir bağlantı kurmak isterlerse , aktörleri provake edip o pis sanatları icra ederler. Bu olaylarda cambaza değil aşşagı bakın derim. Her türlü cinayeti , soygunu, talanı yaparken görebilirsiniz. Bu iki grubun o taptıkları mallarına komünistler değil , bir ömür boyu soymak için tuttukları tetikçiler çökecek İşte o gün benim yüreğimin yağı soğur. Nede güzel olur. Bu zengin züppelerin , çocuklarının şimarıklıklarını , halkın çekmesi kabul edilemez. Tetikçiler degil , onları tutanlara bak |
İşte böyleee,
Solcular KIZIL, müslümanlarsa YEŞİL komunistlerdir.İki gurubunda işi gücü TERÖRDÜR. Solu olsun sağı olsun ,Tutanların çoğu CAHİLDİR. Bu nedenle şüyle düsünür. Zenginden alacak bana verecek. Nah verecek sana. Romanyada bir köyden geçerken yolumuzun üstündeki bir aileye uğradık. Ayle felaket yoksulluğu yaşıyordu. Kahvelerimizi evin gelini getirdi, tasların sapları kırılmış yok. Bizden özür diledi.Yoksuluz yenisini alamıyoruz. Hani sol kurtaracaktı bu ülkeyi. Devlet başkanı Çavuşeskonun muazzam bir sarayı vardı 1100 odalı.Reisin sarayı büyüklügünde. - Nazım Hikmet ne diyordu,GARIDAN gayrı herşeyde ortak olmalıyız. Caahal insanlar bunu bir kurtuluş yolu sanırlar. Bu bir kurtuluş yolu degil batış yoludur. Ukraynalı bir alman anlatıyor. Ukraynnaya komunizim gelinde,köyde bir lokanda acıldı .Yemek vakitleri gidip orda yıyorduk. Evlerde tek yiyecek birşey koymadıydı komunist rejim. Çocuğa süt vereceyiz ama evde süt yok. 9 ay bu terörü yaşadık,hükümet baktıki bu iş işlemiyor. Tekrar halkı evlerde yemege döndürdüler. Doğu almanyaya geziye gittik,millet daha hiç MUZ yememiş MUZUDA tanımıyorlar. Batı almanyanın denizi tertemiz,PIRIL PIRIL. - Doğo almanyanın denizi dersin çöplük. - Hani,doğusuda alman batısıda. - Doğu almanyanın gümrügü,TAVUK kümesi. Batınınkiyse dersin SARAY. - Nazımın komunist anlayışı RUSYADA geçmedi. Bu nedenle Nazıma paraport bile vermediler.Hüviyete benzer bir kagıt verdiler eline okadar. 70 yıl sonra SSCB paldur küldür yıkıldı. Yıkanlarda Rusyanın basındakıler.Bizim komunistlere biri takılır. Gördünüzmü komunist devletler nasıl çöktü. Ordan komunistin biri şöyle der. Bizde 70 yıl komunizmi yaşıyalım,o bize yeter. Komunist kafası. Kalkınma REJİMLE olmaz İnsan gibi yaşamakta REJİMLE olmaz. İyi insan yetiştirmekle olur İNSANLIK. Bakın Japonyaya. İkinci dünya savaşında ekmek kuyruğuna girip ekmek alanların hiçbirinin elinde birden fazla ekmek yokmuş.Yabancının biri sormuş hepinizin elinde birer ekmek var.İçinizden fazla ekmeye ihtiyacı olan yomu?Olmaz olurmu?Tabiki fazla ekmeyede ihtiyacı olan var. Amaaa bir diger ihtiyaç sahiplerinide düşündügümüzden birer ekmek alıyoruzki,geridekilerede kalsın. . Bizde öyle birşey olsa çuvalı doldururuz ekmekle. Çünkü başkasını düşünmek yok bizde. Japonya 1700 yıllarından beri bir sistem tutmuşlar. Kim gelirse gelsin o sistemi sürdürürler. - Amarikan başkanı bile Japonlara hayran. Japonyada bir türk şuna şahat olmuş. Tiren yolcularından hiç kimsenın tıreni kaçırmıyım diye kostuğunu görmedim demiş.. Herşeyin başı EGİTİM. Bizdeki sağcılarda,solcularda,ortacılarda suçlu. Aslında baş suçlu devletin basındakıler. Aslında onlardada suç yok.. Öyle yetiiştirilmişler.. Bütün sorun yanlış yetiştirilmekte. Almanyada televizyona bakıyordum. Boş sandalyaya bir imce ıyıklı bir adam getirip oturttular. Bu adam kapıtalıst. adamın ince bıyıgını çıkarıp bir posbıyık taktılar adama.Dedilerki buda komunist. O bıyığı alıp adamı bıyıksız bıraktılar. Buda faşist dediler. Sonrada adam şöyle dedi. Bu ülkenin başına kim gelirse gelsin.Bu ülkenin sistemi degişmez. Bizdeyse Biri gelir ülkeyi araplaştırır. Öteki konunistleştırmeye, Öteki gelir Kürtleştirmeye çalışır. Bir başkası gelir,ermenileştirmeye bir başkasıyla FALANlaştırmaya çalışır. Netice SIFIR var elde SIFIR olur ülke. - Japonya ve Almanya 1945 de savaşdan çıktığında yerle bir olmuştu. Almanya 1962 de yabancı işci almaya başladı,17 yıl sonra. - Biz cumhuriyeti kuralı 100 yıl oldu.,Başka ülkelerde çalışmaya gidenlerimiz nerdeyse 10 milyonu aşmış durumda. Eeeeeeeee,milli egitimimizi FULBIRAYIT anlaşmasıyla Amarıkaya teslim ettigimizden BAŞIMIZ BİTTEN ,götümüzde...........kurtulmuyor. 1947 deki İsmetin bu yasası hala geçerli. Demekki bizi bu hala aMARİKA getirmiş getirmeye devam ediyor. Bizi birbirimize düşman ettiren AMARIKA. Solu RUSYA, Sağda AMARIKA, Dincileride araplar FİTLİYOR. Bizde birbirimizi yıyoruz. Alpaslan TÜRKEŞ 2 yıl Amerikada egitim aldı boşunamı. Rizeli Yılmaz başlarındayken Rusyayla gaz anlaşması yapmaya çalıırkan Amarıka Yılmaza habar salar.Eger bu anlaşmayı Rusyayla yaparsan yerinde ençok 2 ay daha kalabilirsi. Yılmaz AMARIKAYI sallamıyarak bu gaz anlaşmasını yapar.İki ay sonra Yılmaz düşürülür. Yaniii ülkeyi bizimkiler yönetiyor sanmayın Bu olayıda Yılmaz Türk halkına 3 yılsonra duyurur. TC nın başına ATATÜRKTEN başka doğru biri daha gelmedi. Sevgiler Dedeniz |
sol.org.tr
Alıntı:
|
Oha yani.
sol.org.tr Alıntı:
|
Bunlar muhalif filan değiller. Bunlar akpye muhalifler sadece. Muhalif olmak, muhalif kafa yapısına sahip olmak başka bir şey. Ben bu yüzden ''Türkiye'de muhalefet yok'' diyorum.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:53 . |