![]() |
Aklın yolu 2 dir.
Tümevarım ve tümdengelim. Hemen ikisi birbirini yadsımaz argümanları gelecektir. Tanrısal bir akıl için evet, insani olan için hayır.
Burada inananların ciddi bir avantajı vardır, Allah vardır ve gerisi ayrıntıdır, Muhammed dahi. İnanmayanlar çoğu zaman tek hücrelilerin evrimi noktasında boğulur kalırlar, soyutlamanın(matematik) en üst noktasında dahi paradox üretilebilir. *Örneğin; önünüzde 100m uzunluğunda bir köprü, her adımda önünüzde kalan yolun yarısını alırsanız, köprüyü kaç adımda geçersiniz daha da doğrusu geçebilirmisiniz. *Ben evrenin kaotik olduğuna, hiç bir düzeni olmadığına, düzen denilenin çatışmadan ibaret olduğuna, dengenin olmadığına (olsada kararsız ve geçici), evrenin dengesizlik üzerine kurulduğuna ki bu devinimin temelidir, kimi ateistlerin aksine alt gruplarda da bunun gözlemlenemeyeceğini düşünüyorum. Kapalı evren modelinin (Stephen Hawking), "bir tek kapanmanın nasılı üzerine *kafam karışık" açıklama getirdiğine ikna oldum. Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
sevgili peker 1i emeklimi ettin :lol:
|
Re: Aklın yolu 2 dir.
:D
|
Re: Aklın yolu 2 dir.
Sevgili Peker
Mantık tektir mesala matematik gibi. Aklın yoluda birdir. Burada akıl olarak ifade ettiğimiz elde tüm veri ve donelerin esas alınması, hiç bir düşünsel yada dinsel düşüncenin, kişiselliğin öne çıkartılmaması, etkin kılınmaması şeklinde en mantıklı ve en akla uygun yolun seçilmesi şeklindedir. Bu duruma, düşünsel bir görüş durumundaki tercihler şeklinde yaklaşılamaz. Mesala birisi düşünsel olarak bir dine, diğeri bir başkasına bir başkasıda hiç birisine inanmayabilir. Burada yine temel ölçütün objektif yaklaşım olması beklenirdi, ancak insanlar doğumlarından ölümlerine kadar geçen sürede ve bilhassa gelişim döneminde ebeveynlere uzun süre muhtaç oldukları için, ebeveynlerinin bir çok konuda enjeksiyonuna maruz kalırlar. Bu durumlarda akıl objektif değil aşırı subjektif verilerle donanmıştır, dolayısıyla çok çeşitli yollar ortaya çıkacaktır. Yinede kişi tüm subjektif etmenleri bir kenara koyarak, objektif yaklaşımlar gösterdiğinde, aklın yolu dediğimiz ama en ideal ve evrensel özellik taşıyacak noktaya ulaşabilir.. Bu söz özünde bu noktaya varmak ile ilgili diye düşünüyorum. Mesala bir derenin üzerinde köprü var, nasıl ve nereden geçersiniz ? gibi sorabiliriz... |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Denge ve dengesizlik süreklidir.
Sistemler devamlı kendini dengelemeye çalışır. Doğanın dengesi vardır,dengenin bozulması bir çok yeni dengesizlikler yaratmakta ,tekrar bir denge kurulmakta ve tekrar dengesizlik ve tekrar denge diye zaman geçmektedir. Doğal seçilimde dengesizleri elemektedir,var olmak için uyumlu olmak şarttır. Durağan denge yoktur,dengesizlik yeni dengeler ve yeni dengesizlikler var olacaktır. Saygılar,sevgiler |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Sevgili spartacus;
Söylediklerim bir vidadan yola çıkarak arabayı tanımlamanın çok zor olcağına dair dir. Çamaşır makinasına ulaşılabilir. Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Örneğin yazılımda yukarıdan aşağı analizle (top-down analysis) beraber çığır açılmıştır. Önce sistemi tanımlayıp (ne yapacağınızı) sonra bunu alt yordamlara (sub routine) bölerek, tümden gelim diye tanımlayacağımız türden.
Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Alıntı:
|
Re: Aklın yolu 2 dir.
"Hehehee, ama hiç bir mühendis arabanın şoför koltuğunu öne, vitesi arka koltuğa, dreksiyonu ise bagaja koymamıştır *" sapartacus
Gülmeyin konmuştur, tarih bunun örnekleri ile doludur. Depremler olduğu zaman öküz kafasını salladı diye düşünülmüştür. Bence sıralama şöyle, 1 dünya düzdür 2 depremler olur 3 dünyayı sallayan bir şey var 4 dünya öküzün bonuzları üzerinde duruyor 5 öküz kafasını sallıyor * Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Mühendislik uygulamalarında örnekleri de çoktur sonrasın da yazacağım.
Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Aklın yolu ya 1 *dir,yada 1 dir.
2 olmaz oluyorsa o zaman sonsuzdur. Saygılar,sevgiler |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Sevgili Peker
Gülüşüm kendi sözümedir. Elbette aklın yolu sözünün kullanılış amacına dönük yazdım... Bu bir genel sözdür. Aklın yolu birdir. Aklın yolu ile kasıt bir olayda, bir durumda en ideal olanın ama tamamen objektif bir şekilde, biribirinden bağımsız kişilerin yada bağımsız zaman ve mekanda kişilerin dünya görüşü, ideolojisi, düşünce yapısı, inancı vs etki etmeden seçilmesidir. Mesala bir dere dedik, birde derenin en dar yeri, insanlar nereden geçecekler? gibi... Yani demek istenen bence budur. Kimileri derenin en dar yeri dururken en geniş ıslanmadan atlaması muhtemel olmayan yerinden geçebilir önemli olan bunun akıllıca bir seçim olup olmadığıdır. Birazcık çaba yada ıslanmanın sonunda aynı kişi sanırım en dar yerini tercih edecektir yani öncekilerin geçtiği yeri(direksiyon örneğinde demek istediğim bu idi, elbette insan çabaları bir çok hata ve yanlışla ilerleyecektir)... İşte buradaki aklın yolu kişiler bazında değil, geçilmesi en muhtemel ve akıllıca olan dar yer için -aklın yolu- söylenmiştir... Aklın yolu orası, derenin en dar yeridir. Peki sizce deprem açısından öküz kafasını sallıyor demek aklın yolumudur? Bu aklın yoluna artı bir ekler mi? Bu sözün söyleniş tarzıyla ilgili elbette. Ama aklın yolu bir değildir. |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Kastımı iyi tanımladım :) *yol: ulaşmak , metod , nasıl anlamında "tümevarım, tümdengelim". Ben hiç alıngan değilimdir gülün komik geldiyse, dalga geçin, aksi sıkıntı veriyor şunu desem bozulurmu, kırılırmı kasıyor.
Tüme varım için matematikte sonlu elemanlar metodu "finite element method". Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Simdi su dere misalini dusunuyorum da, ben once dereboyu suyun en sig oldugu yeri secerdim . akil belki en dar yeri onerir ama mantik, bu noktada akintinin daha kuvvetli, en genis yerde ise suyun daha sig olacagini soyler.
|
Re: Aklın yolu 2 dir.
Vartor hocam, ırmak değil dereden bahsettim üzerinden zıplayıp geçeceksiniz, bu anlamda en dar yer, zıplayıp geçemeyeceğiniz yerde ise paçanız ıslanır, su sizi alıp götüremez. Eğer akıntısı hızlı, suyu bol bir yer olsa idi, geçiş için aranacak yer en sığ yeri olacaktı, doğal olarak o sığ nokta içinde "aklın yolu" denecekti. İlla herkes oradan geçmeyebilir ama en mantıklısı ve akıllıcası *sığ yerden geçmektir (bende sizinle aynı fikirdeyim->işte aklın yolu ile kasıt bu), gidipde gırtlağına kadar boğulacağı hemde akışı hızlı bir yerden geçmek olsa olsa akılsızlığın yolu olarak ifade edilirdi :) Yani şöyle ifade edeyim, 100 kişi ayrı ayrı aynı noktaya getirilecek. Orada bir dere var. 100 Kişi ne birbirini gördü ama nede nereden geçtiklerini biliyor. Sizce bu 100 kişi derenin neresinden geçmeyi düşünecektir, ilk neyi arayacaktır? Peki dere değil vartor hocamın aradığı sığ yere göre yaklaşırsak çok su taşıyan bir ırmak olsun, nereden karşıya geçilmeye çalışılacaktır ? Bir günde gelecektir atıyorum aynı noktaya bir köprü yapılacaktır-ki köprü muhtemel en dar yere yapılacaktır!), artık hiç kimse ırmağın sığ bir yerini aramayacaktır, köprüyü kullanacaktır.... Demek ki aklın yolu diye adlandırılan, kullanım açısından pratik çözümlerde koşul ve duruma göre değişebiliyormuş, yani burada değişen akıl değil "aklın yolu" olarak ifade edilen çözümler ve bu çözümleri olumlayan koşullarmış- örnek ırmağın en sığ yeri aklın yolu olarak görülebilir, 10 kişi ile deney yapılabilir-...
Tabi felsefik yaklaşımda, aklın yolunun bir olduğunu ifade edemeyiz. Bu halde bu sözün genel kullanım alanı ve taşıdığı genellemeye bağlı kalamayız, bir anlamda taşımaz. |
Re: Aklın yolu 2 dir.
[/quote]
Örneğin; önünüzde 100m uzunluğunda bir köprü, her adımda önünüzde kalan yolun yarısını alırsanız, köprüyü kaç adımda geçersiniz daha da doğrusu geçebilirmisiniz. [quote] Bu soru matematikçi yada bilim adamı ile mühendis farkını anlatmak için kullanılırdı. Bilim adamına göre hiç bir zaman varılamayacaktır, mühendis için ise arada kısa bir mesafe kaldığında sorun yoktur. İş bitmiştir. Ama bence bu esprinin denge/dengesizlik ile pek ilgisi yok. Anladığım kadarıyla bu tartışmanın tarafları kaotik evreni savunan Peker ile dengeli evreni savunan Aydoe. Hadi bakalım, biz de birşeyler öğrenelim, ben de hiç böyle bir tartışma izlememiştim. |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Dere örneğinde ,derenin geçilmesi gereken doğru yer tektir.
Ama siz şurdan da geçilir,böylede geçilebilir derseniz ,sonsuz yaklaşım ortaya çıkar. Saygılar, |
Re: Aklın yolu 2 dir.
"Tarihsel Gelişim
* * Tümdengelim yöntemi mantıkta, bir ya da daha fazla öncülden zorunlu olarak sonucun çıkarılmasıdır ve tümelle tikel (genelle özel) arasında sıkı bir ilişki gören ve bu ilişkiyi en doğru olarak ortaya koymanın yollarını araştıran Aristoteles’in buluşudur. * * * Aristoteles, antikçağ Yunan düşüncesinde çağdaş anlamıyla ilk bilgindir. Kendisinden önce bütün bilgileri toplamış, iç içe geçmiş olanları birbirinden ayırmış, sınıflandırmış, eleştirmiş ve bütünlemeye çalışmıştır. Özellikle sonradan Metafizik adı verilen Prote Filosofia (İlk felsefe) adlı yapıtı Thales'den kendisine kadar gelen felsefe tarihinin çok başarılı bir özetidir ve en güvenilir kaynağıdır. Topladığı bilgilerin doğruluklarını ölçmek için bilimsel bir düşünme yöntemi aramış ve doğru düşünmenin kurallarını bütün ayrıntılarıyla saptamaya çalışarak bunlara doğru düşünmenin aletleri anlamına gelen organon adını vermiştir. Aristoteles'in bu doğru düşünme kurallarına sonradan mantık adı verilmiştir. * * * *Genç Aristoteles henüz Akademia'da bir Platon öğrencisi iken kendisine kadar gelen düşünmede üç bakış bulunuyordu: İnsanın görünene bakışı (doğa), insanın kendisine bakışı (insan) ve insanın görünmeyene bakışı (doğaüstü)... Düşünür Aristoteles yöntemsel aletler bularak bu ilkel bakışı doğru bakışa çevirmek istedi: Görünmeyenden görünene bakmak (tümdengelim "doğrulama") görünenden görünmeyene bakmak (tümevarım "araştırma")... Ne var ki bu doğru bakışı gerçekleştirmek için düşünmenin bilimden yararlanması, eş deyişle düşünce-doğa bilim diyalektiği gerekiyordu. O çağın bilimleriyse düşünmenin pek gerisindeydiler. Bu yüzdendir ki düşünür Aristoteles, düşünmesine karşılık verecek bilimi de kendisi yapmak zorundaydı. Çeşitli bilim alanlarındaki, çağının ölçülerine göre pek geniş, bilimsel çabalarının nedeni budur. Bu bilimsel çalışmalardan ve bu çalışmalar sırasında ilk felsefe (Prote Filosofia) doğdu. Artık çağıyla zorunlu imkânlar içinde, geleneksel büyük soruya karşılık aranacaktır: İlk neden nedir? İlk neden en son ve en gelişmiş, Platon'un ideası olamaz. Çünkü idea görünen sayısız gerçek biçimlerinin içindedir ve o biçimlerden soyularak, eş deyişle içlerinden çıkarılarak elde edilmiştir. Kaldı ki Platon, bu idealara nesnelere özü demektedir, öyleyse öz nasıl biçimsel nesneden ayrı ve onun dışında olabilir? Öz'süz biçim ve biçim'siz öz olamaz. * * * Öyleyse görünenden görünmeyene bakıp araştırmalıyız ama bulduğumuzu da görünmeyenden görünene bakıp (tümdengelim) doğrulamalıyız. Tümevarımla araştırıp ideayı buluyoruz, şimdi onu tümdengelimle doğru yerine oturtmalıyız. Genelden özele inen tümdengelim yöntemi ile özelden genele çıkan tümevarım yöntemi 17. Yüzyıldan itibaren bir hayli geliştirilmiştir. Özellikle bu iki yöntem arasındaki bağlılık, ikisinin birlikte kullanılması diyalektik mantıkla gerçekleşmiştir. 19. ve 20. yüzyıllarda matematiksel mantığın problemlerine ilişkin araştırmalar tümdengelimle bağıntılı nosyonlara açıklık kazandırmış ve genelden özele bir dedüksiyon, olarak tümdengelim kavramının yetersizliğini göstermiştir. Modern tümevarım kavramı Aristotelesçi sillojistik tümdengelim (genelden özele) yorumunun geniş çaplı bir genelleştirilmesidir. Dar olarak, tümdengelim, herhangi bir tümdengelimi veya çıkarsamayı belirtir." Vikipedi Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Sevgili arkadaşlar; çıkın şu dereden :)
* * * Tartışma konumuzun temeli idealist felsefe mi, materyalist felsefe mi ve asıl olarak yöntemi. İdealist felsefenin yöntemi görünmeyenden, görünene yani tümdengelim, onun için bu kadar dirençli ve güçlü ispat için hiç bir efor sarfetmesine gerek yok (idealistler eforunu materyalist felsefeyi çürütmek yerine, materyalistleri yok etmek için kullanır). Tembel işi. Herkesin duygularını okşar. Kolay (zahmetsiz) anlaşılabilirdir. * * *Aslında Platon'dan beri dir yöntemde değişiklik olmamıştır. * * *M.Ö. 500 lerde Anaksagoras'ı da babası beyzbol maçına götürmemiş, bu travma sonucu dinsiz olmuştur. * * Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
"İdealist felsefenin yöntemi görünmeyenden, görünene yani tümdengelim" Peker
* * *İdealist felsefe yukarıda yazılan (çıkış noktası olarak görünmeyenden hareket) nedenledir ki kendisine karşıt olan her kanıtı vulgar (ahlaksızca, tam karşılığı değil) bir biçimde kullanır. Örneğin; tanrının ispatı diye Big-Bang teorisinin üzerine atlar, zamanın ve tanrının başlangıcının da bu olduğunu görünce, hemen bir başlatan (patlatan) olduğuna yönelir, bu ahlaksızlık değilde nedir.En son Vatikan-Stephen Hawking "Zamanın Kısa Tarihi" örneği. Utanmazca hiç emek vermediği teorileri çarpıtarak sahiplenir, yüzlerce yıldır bilim insanlarının hayatları pahasına yaptıkları çalışmaları (Evrim Teorisi) engellemeye çalışır, hiç bir bilimsel çalışma yapmadan tamamen hayali ve yalan argümanlarla eleştirip, köşe yazarlığı yapar, emeğe saygısı yoktur çünkü. İşte asıl bu, tam bir ikiyüzlülüktür emeğe saygısı olursa kendi tembelliği açığa çıkacaktır. * * İdealistlerin, inananların bilimsel araştırmalara destek verdiklerini göreniniz, duyanınız var mı. Haşim Bayram hariç, düşünceleri okuyan makinası. Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
" İdealistlerin, inananların bilimsel araştırmalara destek verdiklerini göreniniz, duyanınız var mı?" peker Ben bir tane tanıyorum *:) Nossrat Peseschkian 1933 yılında İran’da doğmuştur, 1954’ten beri Almanya’da yaşamaktadır. Psikiyatrist ve psikoterapist olan Peseschkian psikoterapi eğitimini Almanya, İsviçre ve Amerika Birleşik Devletlerinde yapmıştır. Pozitif Psikoterapi’nin kurucusudur ve Almanya’da lisanslı bir psikoterapi enstitüsü olan Wiesbaden Psikoterapi Akademisi’nin başkanıdır. Üretken bir bilim adamı olan Peseschkian’ın 10 taneden fazla kitabı basılmıştır. Bunlardan üç tanesi: Pozitif Aile Terapisi, Günlük Yaşamın Psikoterapisi ile Doğu Hikayeleriyle Psikoterapi Türkiye’de yayınlanmıştır. http://www.ailerehber.org/haber/nusret.asp |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Sevgili pisiko; uydumu :)
Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Sevgili peker ; Psikoloji,"ANA BİLİM" dallarından biri midir ? Değil ise "Bilimsel araştırma" dan kastın nedir ? |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Bilimsel gerçekler onu gerçekleyen *bilim adamının inancı varsa tartışılır duruma mı geliyor?İnancı olanlar gerçek bilim adamı değil midir?İnançlı bir bilim adamının vardığı sonuçlar bir kere de inançsız bir bilim adamı tarafından sınanmalı mıdır?Yoksa inanan biri bilim adamı olamaz mı?
Eğer bir bilim adamı inançlı ise ben onun bilimsel verilerini tanrı ile nasıl bağdaştırdığını *öğrenmeye çalışıyorum,çünkü bazıları fiziği baz alan çok güzel felesefi yorumlar olabiliyor. Bu sizden veya şu bizden diyerek kelle sayıyorsak Einstein inanan bir bilim adamıydı. |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Sevgili psiko tüm yazdıklarımda itirazın oraya mı, kastım kişisel değil, inanan bilim insanları da var, dolu.
* * * Genel anlamıyla idealizm, materyalizmin hep karşısında olmuştur, bunu da çoğu zaman moral değerlerin dışındaki yöntemlerle yapmıştır. Dolayısıyla idealizm bilminin enstrümanlarını kullansada bilim ve akıl dışı olmaktan öteye gidememiştir, gidemez de. Çünkü metodu görünmeyenden, görünenedir. Benim önermelerim şunlardır; 1. * * İnsan aynı anda inanan-akıllı, moral değerlere sahip değildir (görünmeyenden * * **gelmektedir,vulgar burada başlar ) 2. * * İnsan aynı anda inanan-moral değerlere sahip se, akıllı değildir (yöntemi akıl ve bilim * * * değildir) 3. * * İnsan aynı anda akıllı-moral değerlere sahip se, inançlı değildir (her ne kadar kendisi böyle * * olduğunu iddia etsede) * * * Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Sevgili peker ;
Senin yüzünden hem işkenceci olduk hem de inatçı *:lol: Bu senin ifaden değil mi ? "" İdealistlerin, inananların bilimsel araştırmalara destek verdiklerini göreniniz, duyanınız var mı?" * * * peker Peki bu ? "kastım kişisel değil, inanan bilim insanları da var, dolu. " Sevgili ikikereiki ve diğer bir çok arkadaşımızın da ifade ettiği gibi,A.Einstein "Din"lerin Tanrısına inanmıyor denilse de,bir "Tanrı" inancı vardı. O halde önermelerini bana değil A.Einstein'a yap. Uysa da ,uymasa da *:) |
Re: Aklın yolu 2 dir.
"Panteizmin üzerini biraz kazıyın, altından idealizm çıkar." Lenin
* Stephen Hawking'in teorisi artık onun niyetlerinden bağımsızdır, şimdi rahip de olsa teorisiyle materyalizmden taraf olmuştur işin özü budur. 3. önermeme bakınız lütfen, sizin içinde geçerli olabilir. :) * Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
ALBERT EINSTEIN
Ünlü fizikçi A. Einstein'ın Tanrı'ya inandığı çok söylenir. Fakat Einstein'ın Tanrı'dan bahsederken kastettiği ile teistlerin Tanrı'dan kastettiği aynı şey değildir. Bakın Einstein Tanrı konusunda neler demiş: "Hayatın gelişmesi ve yüceltilmesine ilişkin temel ahlaki ilkelerin öneminin bilince çıkarılmasında, kural koyucu inancına özellikle de ödüllendiren ya da cezalandıran bir kural koyucuya gereksinim olmadığından eminim." M.Berkowitz'e mektup, 25 Ekim 1950 "Yarattıklarını cezalandıran ve ödüllendiren ya da bizim yaşayacağımız bir irade türüne sahip bir tanrı düşünemiyorum. Bedensel ölümden sonra kişinin yaşamını sürdürdüğüne ne inanırım, ne de inanacağım..." 1930, Ideas and Opinions, s.80 "Algılanamaz bir varlığın olduğunu varsaymak....algılanabilir dünyada bulduğumuz düzenliliği anlamaya yardımcı olmaz." "Tanrı nedir?" diye soran bir Iowa öğrencisine mektup, Temmuz 1953 Einstein panteist görüsü benimsemişti kesinlikle bir teist değildi. Benim Tanrım Spinoza'nın Tanrısıdır demiştir copy/paste ateistforum sitesinden Saygılarımla; Son cümleyi saklamak idealizme yakışırdı. |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Sevgili peker ; Bir inanan olarak diyorum ki ; Din dindir. Tıpkı Bilimin bilim olduğu gibi. Her ikisi de insanda olabilir. Ne önde Ne arkada Yanyana yürüdüklerinde "Fayda" verir "Zarar" vermezler. Ama birini öne,ötekini arkaya aldığınızda,din adına yapılan "Vahşet"leri de,"Hiroşima ve Nagazaki"leri de her zaman görebileceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. |
Re: Aklın yolu 2 dir.
"Bilimsel gerçekler onu gerçekleyen *bilim adamının inancı varsa tartışılır duruma mı geliyor?" 2x2
4x4 ler daha performanslı :) Sevgili 2x2 (kısa olsun diye), Bilim adamının inancı tartışılır duruma geliyor. 3. önerme. Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
"Bir inanan olarak diyorum ki ;
Din dindir. Tıpkı Bilimin bilim olduğu gibi. " psiko Sevgili psiko; Ejderha, ejderhadır, Orklar orktur, Elfler elftir Ankakuşu anka kuşudur Frodo hobbittir. * "Yüzüklerin Efendisi" Tolkien "Her ikisi de insanda olabilir." psiko Evet, fakat sürekli bir çatışma halindedirler ve uzlaşmazlar Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Dinleri fantazi veya masal olarak almadığınız sürece, bilimsel yanınız hep güdük kalır.
Masallara karşı değilim, bu manada edebi değerleri bile olmamasına rağmen, dinlerede karşı değilim. * Nostradamus kendini peygamber ilan etse karşı çıkabilecekmiydiniz(hangi argümanla karşı çıkacaktınız, eminim bu seferde bilimin yanında saf tutardınız 1. önerme) sayın inananırlar, kehanetleri bütün din kitaplarından daha yüksek oranlarda çıkmıştır. Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Evet bir yerde sevgili peker bir noktaya değinmişsin. İşte burası önemlidir diye düşünüyorum.
"İdealist felsefenin yöntemi görünmeyenden, görünene yani tümdengelim" Peker Ve idealist yöntem ayrıca mutlakçı ve yine ayrıca bilindiği düşünülen şeyler önce, parçalar ise sonra gelir. oysa öğrenim açısından bu doğal insan algılayışının dahi doğasına terstir, pratikde edinimler açısından(bilgi) böyle bir metodun karşılığı yoktur. Oysa bilimin temeli "tümevarım" ile atılmıştır. Dinsel felsefe ile bilim felsefesini ayırmadan, her ikisinede basit iki kelime gibi mantıklı bir şekilde yaklaşamayız. Matematikde 2+2 yi kim topluyor olursa olsun evrensel bir sonuca erişmek mümkündür. Matematik gibi mantık da tektir yani adamına göre matematik adamına görede mantık yoktur ve biz bu söze mantık açısından yaklaştığımızda bir anlamı var(aklın yolu), oysa bir çok matematik ve mantık sorularında bir çok öğrenci yanlış cevaplar vermiştir değil mi? Oysa 4 şık yada 5 şık olsun orada doğru sadece 1 tane şıktır? Dere örneği bu anlamıyla verilmiştir yani kişi iradelerin ayrı ayrı sonuçlara erişmesi değil, mantıklı şekilde aklın yolu denen noktanın belirlenmiş olmasıdır. Kısaca elli noktadanda geçiliyor olsa bu olması gereken en mantıklı yolun tarifini değiştirmez. 2x2 = 4 Eder ve bu matematiğe sadık kaldığınız sürece böyle olacaktır, derenin en mantıklı noktasıda sonuç 4 diyecektir. Matematiğin dışına çıktığınızda peki! İşte bu mümkündür matematiğin dışına çıkabilirsiniz, ama malesef rakamları ve matematiğin dilini kullandığınız sürece yanılıyorsunuz demektir. Bu açıdan değil yani sözün, bir üst paragraftaki şekliyle değil, aklın ve iradenin çok çeşitli tercihleri açısından, kısaca yolu değil tercih edeni baz alırsak bu söz anlamsızdır. Birileride çıkıp idealistçe! bu sözü pratik anlamından soyutlayarak, tek doğru yol vardır oda bizim söylediklerimizdir noktasına indirger ise, işte bu insanlar açısından büyük bir talihsizliğe dönüşür. Doğru tektir-mutlaktır(idealist saçmalık) gibi abuk bir düşünsel sonuçla ve aklın yolu birdir söyleminin mantıksal amacından ve söyleniş tarzından yalıtarak, bunuda kullanırsa orada dur denmelidir. Sonuna kadar karşı çıkmak gerekir çünkü birincisi bir sonuç itibariyle bir evrenselliğe vurgu yönünde pratik bir söz iken(özne sonuç iken) ikincisi düşünsel(özne sonuç değil, insan) bir çıkarsamadır. Düşünsel şeylerde ve insan aklında heleki düşünsel sunulmuş doğrularda teklik beklemek, ahmaklıktır. Kaldı ki ideailst görüşde temel ölçüt doğru iken materyalist görüşte temel ölçüt gerçek tir. Bu bakımdan yaklaşır isek, bir zamanlar dünyanın güneş etrafında dönmediği böyle bir şeyin mümkün olamayacağı çünkü mutlak doğruyu veren tanrının böyle bir şey söylemediğine olan inançla "doğru" dünyanın evrenin merkezinde olduğunu ve dönen bir şey var isede bu merkez etrafınca döndüğü yönündeydi. Bu mutlak doğruyu temsil ediyordu! Oysa gerçek başka türlü olduğunu göstermiştir ve artık özel anlamda doğruya da, mutlaklığada bu konuda gerek kalmamıştır. Demek ki düşünsel teorilerde tek bir doğrudan yada tek bir akıl yolundan bahsedemeyiz. |
Re: Aklın yolu 2 dir.
"Öyleyse görünenden görünmeyene bakıp araştırmalıyız ama bulduğumuzu da görünmeyenden görünene bakıp (tümdengelim) doğrulamalıyız. Tümevarımla araştırıp ideayı buluyoruz, şimdi onu tümdengelimle doğru yerine oturtmalıyız. " Vikipedi, Peker
Sevgili spartacus; Meselede bu akıl gerçeğe ulaşma çabasında 2 yöntemi de kullanmak zorundadır ve sıralaması önemlidir 1.tümevarım 2.tümdengelim. Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Oysa bilimin temeli "tümevarım" ile atılmıştır.
spartacus ''Tümden gelerek'',''tüme varan'' çemberi tamamlamış,mutlağın etrafında bir tur atmış olur. |
Re: Aklın yolu 2 dir.
"Spinoza'nın hem bir ateist hem de bir panteist olarak görünmesini sağlayan ise bu monist tutumun özgüllüğüdür. Ünlü sav sözünde Spinoza, :"Tanrı ya da Doğa" (Deus sive Natura) demektedir." Vikipedi
"Benim tanrım Spinoza'nın tanrısıdır." Einstein Sanırım bu da Einstein'ın nasıl bir tanrıyı kasteddiği ile ilgili açıklama getirir. Einstein teorilerinde tanrıya yer vermişmidir ki, Einstein tanrı inancı bir önem arzetsin. Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Sevgili spartacus siz Aklın ulaşacağı yerden, ben gideceği yoldan bahsediyorum. Tümdengelim işin sağlamasıdır. :)
*Saygılarımla; |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Sevgli Peker
Sevgili spartacus; Meselede bu akıl gerçeğe ulaşma çabasında 2 yöntemi de kullanmak zorundadır ve sıralaması önemlidir 1.tümevarım 2.tümdengelim. Saygılarımla; Bu dediğimiz yöntem olmuyor mu? Sevgili ikixiki, mutlağın etrafında tur atamayız çünkü mutlak yoktur, hatta biz turu tamamlayamadan mutlak değişebilir bile. |
Re: Aklın yolu 2 dir.
Einstein’ın,ya da bir başkasının inanması veya inanmaması kendisini ilgilendirir.Biri bir şeylere inanıyor öyleyse ben de inanıyorum (bu Einstein bile olsa) diyemeyeceğim gibi birilerinin de bana bak o inanmıyor öyleyse inanç yoktur demesi mümkün değildir.İnancın delili kişinin kendi içindedir.
|
Re: Aklın yolu 2 dir.
Benim kendi etrafımda dönmem bile mutlağın etrafında bir turdur.Elbette o sırada ben de saniye hızında bir değişime uğramışımdır.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:49 . |