Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   8 Mart - Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun... (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=5696)

walla 08-03-2008 02:03

8 Mart - Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun...
 
TUM KADINLARIN DUNYA KADINLAR GUNU KUTLU OLSUN

* * * * bunlarda tum kadinlarimiza
http://www.canim.net/kart_resimleri/...sim/guller.jpg

evrensel-insan 08-03-2008 03:30

Re: 8 MART - TUM KADINLARIN DUNYA KADINLAR GUNU KUTLU OLSUN
 
Saygideger arkadaslar;

Fiziksel olarak erkek dusuncesinin kendinden ayirdigi ve ifadelendirdigi karsi cinsi kadinlarin dusunce de hala erkeksel dusundugu (cunku baska bir dusunce ve ifade sekli yok) ve davrandigi 21.yuzyilda dunya kadin gunlerini kutlar,erkek kokenli olmayan dusunce uretmelerini dilerim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

08-03-2008 03:34

Re: 8 MART - TUM KADINLARIN DUNYA KADINLAR GUNU KUTLU OLSUN
 
[flash width=425 height=355:ee2a2ae934]http://www.youtube.com/v/fNRlEVztXp8&feature=user[/flash:ee2a2ae934]

[flash width=425 height=355:ee2a2ae934]http://www.youtube.com/v/hPa1tSUFN9k&feature=related[/flash:ee2a2ae934]

[flash width=425 height=355:ee2a2ae934]http://www.youtube.com/v/DfNz3wNnUJM&feature=related[/flash:ee2a2ae934]

meaculpa 08-03-2008 03:44

Re: 8 MART - TUM KADINLARIN DUNYA KADINLAR GUNU KUTLU OLSUN
 
Son video çok iyi bence... Teşekkürler sayın bilge_ml

dilaver 08-03-2008 04:04

Re: 8 MART - TUM KADINLARIN DUNYA KADINLAR GUNU KUTLU OLSUN
 
8 Mart’ın doğuşu 1857'de New York kentinde 40 bin kadar tekstil işçisi kadının çalışma saatlerinin azaltılması,
eşit işe eşit ücret ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptığı ve 100 işçinin yangında öldüğü büyük olaya dayanıyor.
1910’da II. Enternasyonal’de Clara Zetkin’in önerisiyle "8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü" olarak kabul edilir.
1975’te ise BM 8 Mart’ı "Dünya Kadınlar Günü" ilan eder.

Elbette 8 Martın Kadınlar günü olarak kutlanmasına karşı degilim, ama olayın emekçi kökeninin unutturulmasına karşıyım.
12 Eylül ile birlikte tüm degerlerimizin içini boşalttılar, onları yok etmeye çalıştılar, içi boş söylemler haline getirmeye çalıştılar.
Tamamen devlet güdümünde milliyetçi-İslamcı çizgide bir gençlik yarattılar. Öyle ki bu gençlik olaylara sadece kutsal olarak
gözüne taktıgı gözlüklerden bakabiliyor. Neredeyse insan olmayı unutturdular bize. İnsanları çeşitli vesilelerle biz ve ötekiler diye
ayırmaya çalıştılar ve bunda da şimdilik başarılı oldular.

Bu yüzden ben 8 Martın emekçi kökenini vurgulayarak tüm Dünya kadınlarının bu gününü kutluyorum.


saygılarımla

walla 08-03-2008 04:10

Re: 8 MART - TUM KADINLARIN DUNYA KADINLAR GUNU KUTLU OLSUN
 
Sevgili Dilaver
Bir kadin soyleki emekci olmasın
Hilary Clinton haric

mhmd 08-03-2008 11:50

Re: 8 MART - TUM KADINLARIN DUNYA KADINLAR GUNU KUTLU OLSUN
 
Ne zaman insan olduğumuzu hissedip öylece davranacağız.
Renk ayırımı yapmadan,
Irk ayırımı yapmadan,
Dil ayırımı yapmadan,
Din ayırımı yapmadan,
Kültür ayırımı yapmadan,
Ve de
Cins ayırımı yapmadan...

Bu tip gün ve kutlamalar bize toprağın örtüsü gibi gelir.
Ayıp ya da istenmeyenin kapatılması.
Bilinç altında yatanın örtülmesi.

Niçin kadınlar günü,
Çünkü cins ayırımının zirverelinde zulmetmekteyiz kadınlara. Bu zülmü bir gün de olsa örtmekteyiz.
Niçin sevgililer günü,
Çünkü artık sevgimiz bitti, sevgilimiz yok. Bu tüketim toplumunda sevgizliğimizi gizlemekteyiz bu gün ile.
Niçin anneler günü,
Çünkü artık onlara ihtiyacımız kalmadığını düşünüp bir kenara koymuşuz. Unutmuşuz. Vicdanımızı rahatlatmak için bir tek gün.
Niçin babalar günü,
Çünkü baba vasfını kaybetmişiz arıyoruz. Kaybettiğimiz vasıfları hatırlamak uğruna bir gün.
.
.

Ben bu günü kutlamıyorum.
Ben bu günden utanç duyuyorum.

Tüm insanlar.
Artık günleri bir kenara bırakın.
İnsan olun insan (en başta kendimiz)

ozgur_beyin 08-03-2008 12:04

Re: 8 MART - TUM KADINLARIN DUNYA KADINLAR GUNU KUTLU OLSUN
 
ataerkil bir düzende, kadınları ezmek ve dövmekten mazoşoist bir zevk alıyoruz. çünkü ,gücümüzün kolayca ulaştığı yer kadın.
keşke bu günü kutlamasakta ,kadına *hak ettiği saygınlığı verebilsek.

şu lafa (atasözü) bakarmısınız.

kKARNINDAN SIPAYI SIRTINDAN SOPAYI EKSİK ETMEYECEKSİN *( Acaba sıpanın babası kim. eşşekmi? yakışır :lol: )

mhmd 08-03-2008 12:11

Re: 8 Mart - Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun...
 
Buldum, buldum.
Sıpanın babası, bu sözün sahibi... *:lol:

thunderpoint 08-03-2008 12:23

Re: 8 Mart - Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun...
 
Kadın nazenini değil midir, dünyayı 'erkek egemen' yapan?

Belki de erkek kıskançlığıdır sebebi... Niye kıskanılmasın ki? Şefkat, estetik, nezaket...

Kadınlar Günü kutlu olsun!

Sevgiler...

Subat 08-03-2008 14:18

Re: 8 Mart - Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun...
 
Tüm emekçi kadınların, 8 mart dünya emekçi kadınlar gününü kutlarım.

koceri 08-03-2008 14:57

Re: 8 Mart - Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun...
 
evet emekçi kadınlar günümüz kutlu olsun *:)

mutluluk35 08-03-2008 16:23

Re: 8 Mart - Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun...
 
"...begendiginiz (veyâ size helâl olan) kadinlardan ikiser, üçer, dörder alin. Haksizlik yapmaktan korkarsaniz bir tâne alin; yahut da sahip oldugunuz câriyeler ile yetinin..." (K. Nisâ 3)Peki *buradan anlaşılan cariyelere haksızlık yapılabileceği değil mi?Üzerine üç kuma getirilen *kadının *hiçe sayılan onurunu tartışmaya gerek bile yok. Bakara/221. İman etmedikçe putperest kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz bile, putperest bir kadından, imanlı bir câriye kesinlikle daha iyidir. İman etmedikçe putperest erkekleri de (kızlarınızla) evlendirmeyin. Beğenseniz bile, putperest bir kişiden inanmış bir köle kesinlikle daha iyidir’’.Bir de insan hakları evrensel *beyannamesi ne göz atalım. Yetişkin her erkeğin ve kadının , ırk, yurttaşlık veya din bakımlarından herhangi bir kısıtlamaya uğramaksızın evlenme ve aile kurmaya hakkı vardır.(madde 16).Hangisi daha insancıl? “ Ey Muhammed!... Allahin sana ganimet olarak verdigi ve elinin altinda bulunan cariyeleri... sana helâl kildik...” (K. 33 Ahzâb 50).Hala islamın *kadını bir mal gibi görmediğini *iddia eden * var mı?Kadınlar sizin tarlanızdır.Tarlanıza istediğiniz gibi varın…(Bakara 223).Peki karşılıklı rızaya dayanmayan *her edim *tecavüz sayılmaz mı?Burada *kadının özgür iradesi nerede?Veda *hutbesiyle devam edelim.Ey insanlar ,kadınların……,Ey müminler ,sizin kadınlar üzerindeki hakkınızı……diye sürüp gider.Dikkat edilecek olursa *hitap edilen *erkeklerdir ,kadınlar muhatap *dahi alınmaz.Diyelim ki Muhammed *erkek olduğu için *böyle konuşuyor.Kuran a * göz atalım… Çocuğunuz yoksa, sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır (zevcelerinizindir). Çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır (zevcelerinizindir).Tanrı *da erkeklere siz,kadınlara onlar diye hitap *ediyor,ilginç…(Nisa 12).Dünya kadınlar günü vesilesiyle hemen aklıma gelen örnekleri yazabildim sadece.İnsanlık tarihinin efendilerinden özgürlüğünü geri alma mücadelesine girişmiş *köleler tarafından ilerletildiğine inanan bir insan olarak,bu kölelerden bir grubun da kadınlar olduğuna inanarak,tarihin kendisinden almış olduğu hakları ona iade etmesi dileğiyle…..Bir toplumun gelişmişlik düzeyi,kadının toplumdaki sosyal statüsü ile ölçülebilir.(Karl Marx).herkese mutluluklar :D

metalheart 08-03-2008 18:13

Re: 8 Mart - Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun...
 
en güzel şeyler hep onların olsun....

akropol 08-03-2008 21:02

Re: 8 Mart - Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun...
 
Çok sevgili vatan gazetesi yazarı Mustafa Mutlu kadınlar günü için yazdığı yazıda Akp milletvekillerinin kadınlara yaklaşımını gösteren icraatlerini listeler halinde çok güzel sıralamış.

* AKP Konya Milletvekili Halil Ürün karısını, “Dokunulmazlığım var, istediğin yere şikâyet et” diyerek dövdü!

* AKP Manisa Milletvekili Mehmet Çerçi, Meclis’te üzerine yürüyerek CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter’i dövmek istedi.

* AKP’li Tuzla Belediyesi’nin yayınladığı kitapta kadınların dövülebileceği, kız çocuklarının 9 yaşında evlendirilmelerinin caiz olduğu yazıldı.

* Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Samsun ziyareti sırasında vali ve milletvekilleriyle aynı masada otururken, eşi Semiha Hanım iki metre ötede tek başına yemek yedi.

* AKP Çankırı Milletvekili Prof. Dr. Hikmet Özdemir, içinde “Cehennemlik olanlar da bana gösterildi, çoğunun kadın olduğunu gördüm” yazan bir kitapçığı vekillere dağıttı.

* AKP’li Karacasu Beldesi Belediye Başkanı İsmail Erkoç, eşiyle birlikte katıldığı bir törende yağmur yağmaya başlayınca şemsiyesini açıp kendisini korudu, hemen yanında oturan eşi Münire Erkoç sırılsıklam oldu.

* Eski Gümüşhane AKP Milletvekili Sabri Varan, 16 yaşındaki kızı Merve Varan’a şiddet uyguladığı gerekçesiyle mahkemeye verildi.

* AKP İstanbul Milletvekili Osman Yağmurdereli bir televizyon programında, kadının erkeğin korumasına muhtaç olduğunu iddia etti.

* AKP Edirne İl Danışma Meclisi Toplantısı’na ‘Harem-Selamlık’ oturma planı damgasını vurdu.

* Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin “Hanımlar Lokali” adıyla hizmete açtığı sosyal tesislere 7 yaşından büyük erkek çocuklar alınmadı!

* Şanlıurfa ve Konya’dan sonra İstanbulBağcılar’da da erkeklerin girmesinin yasak olduğu “Kadınlar Parkı” açıldı.

* AKP’nin Güngören İlçe Başkanlığı Gençlik Kolları’ndaki iki yönetim kurulu üyesinin, birlikte çalıştıkları kadınlarla ilgili son derece seviyesiz MSN yazışmaları ortaya çıktı. Bu yazışmalarda iki adamın birbirlerine “yatabilecekleri” AKP’li kadınları önerdikleri görüldü.

* Hükümet bir ilke daha imza attı ve ülkenin ilk “kadın amele pazarı” Uşak’ta açıldı.

Bu maddelere bir tane de ben eklemek istiyorum. *Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Uşak'ta 8 Mart Kadınlar Günü konulu bir toplantıda kadınlara “en az 3 çocuk doğurun” şeklindeki tavsiye vermesi. (yani hemen çocuk doğurup evde oturun, erkeklerin işine karışmayın).

Evet arkadaşlar mutluluk35 in yazdığı ayetlere de bakarsak dindar Akp lilerin kadınlara davranışlarını anlamak hiç de zor değil.

walla 09-03-2008 02:42

Re: 8 Mart - Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun...
 
1 Gunluk Kadinlar gunu sona ermistir Yasasın 364 gunluk Erkekler gunu. tum erkeklere kutlu olsun.

dilaver 01-03-2009 19:28

http://www.emekdunyasi.net/tr/article.asp?ID=5087

saygılarımla

Onur Çağlar 01-03-2009 19:45

8 Mart Dolayısıyla...
 
Kadının Kurtuluşu=İnsanlığın Kurtuluşu


Aklıma William Shakespeare’in, “Dünya bir sahnedir; bütün erkekler ve bütün kadınlar birer oyuncudurlar” sözü geldi. Bence de doğru ama, eksik bir doğru söz bu. Kendimce, “Dünya, tüm insanların, yaşadıkları koşullar ve benimsedikleri karakterler uyarınca rol aldıkları bir sahnedir” diye “düzenliyorum” Shakespeare’in hoş görüsüne sığınarak...

İrili ufaklı yüzlerce nedene bağlı olarak dünyadaki birkaç on milyon asalak tiran, egemenliklerini binlerce çeşit çığlığı sahipleriyle birlikte sahnelemekte ve bu oyundan epey zevk almaktadır. Yaklaşık altı milyar insanın yarısı olan biz erkeklerin çok büyük çoğunluğu “gönüllü figüranlar” olarak ön sıralarda bunu izliyoruz. Geriye kalan üç milyarlık kesim olan kadınlar ise daha arka sıralarda bulunduğu ve sahnenin de “karanlık” olması nedeniyle iyi izleyemese de, iyi alkış tuttuklarını her gün görüyoruz, duyuyoruz. Günümüzde, dünyanın neresinde olursa olsun “Kadın erkek bizde eşittir; dinimize, yasalarımıza, törelerimize, vb. bakın! ” diye söyleyenler içi boş, temelsiz kuru propaganda yapmaktadır. Çünkü şu an dünyanın her tarafı emperyalist / kapitalist faşist cendere altında ezildiğinden eşitlikten filan söz edemeyiz, bu “eşitlik” söylemleri laftadır.

İlk sınıflı toplum olan Köleci Toplum’a geçiş ile başlayan kadın sorunu, günümüzde de farklı bir boyutta ve fakat tüm şiddetiyle devam etmektedir. Köleci Toplumu doğuran, “İlkel Komünizm” de denilen kadınların egemenliğindeki İlkel Komünal Toplum’du... Kadınlar, [bir anlamıyla] egemenliklerine sahip çık[a]mayınca, biz erkekler bunu elimize geçirdik ve akıl almaz dengesizlikleri, adaletsizlikleri yarattık! Kimi zaman kadınların %99’unun aptal, erkeklerin ise %98’inin dengesiz bir yapısı olduğu [doğru olmayan] düşüncesiyle buluştum.

İnsanlık kurtuluş peşinde... Hastalıklardan kurtulmak istiyor, aileden kurtulmak istiyor, çalışmaktan kurtulmak istiyor, silahlı yapılanmalardan ve ataklarından kurtulmak istiyor, devletten kurtulmak istiyor, törelerden kurtulmak istiyor, zamdan kurtulmak istiyor, sınırlardan kurtulmak istiyor... Bir süre sonra bunlardan kurtulacaklar ama insanlığın kurtulamayacağı tek şey olan “kurtulma felsefesi”nden var olduğu sürece kurtulamayacaktır. Bu yüzden de en büyük felsefe “Kurtuluş Felsefesi”dir!

Şu ana kadar tespit edilen 20 binin üzerindeki tüm dinler ve sektler, onlarca çeşit felsefe akımları, yüzlerce siyaset çeşidi falan hep insanlığın kurtuluşu üstüne olmuştur. Her düşünce ve inanış biçimi, kendine uygun bir kurtuluşu programlayarak en iyi kurtuluşçunun kendisi olduğu iddiasıyla insanlığın hizmetine sunmuş ve dahası sunacaktır da.

Temiz kalpli ve gösteriş budalası centilmenler olarak biz erkekler kadınları kurtarmaya çalışınca kurtuluşun ne olduğunu bilmediği ve pek de meraklısı olmadığı için “Beni neyden, nasıl kurtarıyorsun? ” diye sormayı akıl edemeyen aptal kadın bize inanıyor. Kirpi dikeni teleklerinden oluşan kanatlarımızın altına sığınıyorlar hemen. Bize inanan kadın buldukça kanatlarımızı kabartırız ve sormaya yeltenen birkaç kadını da “Seni cinsel meta olmaktan kurtaracağız! ” diyerek bir yığın ipe sapa gelmez cilalı sözlerden sonra ilk fırsatta önce altımıza biz çekeriz ve sonrasında pis pis sırıtarak sorarız:

-Seni cinsel meta olmaktan nasıl kurtardım ama?
-Çok iyi kurtardın!

1791 yılında meclisin yayınladığı “Yurttaş Hakları Bildirgesi”ne karşılık olarak “Kadın Hakları Bildirgesi”ni yayınlayan Fransız kadın hareketi öncüsü feminist Olympe de Gouges, bildirisinde 'Kadın, ayağa kalk; aklın ölüm çanı evrenin dört bir yanından duyuluyor; haklarını keşfet. Doğanın güçlü imparatorluğu artık önyargılarla, fanatizmle, hurafelerle ve yalanlarla kuşatılmış değil. Gerçeğin alevi, bütün budalalık ve gasp bulutlarını dağıttı. Köleleşmiş erkek gücünü arttırdı ve kendi zincirlerini kırmak için seninkinden medet umuyor. Özgürleşen erkek, eşine karşı insafsızlaşmıştır. Ah, siz kadınlar! Gözünüzü ne zaman açacaksınız? ' dedi. Yani istediği, şu an bizi hayrete düşürecek şeydi: Kadınlara seçme ve seçilme hakkıyla genel insani haklara ilişkin birkaç reform.. Evet; Olympe’in istemi abartısız, tamı tamına buydu ve karşısındaki devlet ise Gouge’u giyotine göndermekte hiç de isteksiz davranmadı. 1793 yılında kafası kesilirken onu izleyenler arasında azımsanmayacak sayıda kadın vardı.

“Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin” anlayışının çocuklarıyız. Bu anlayışlar karşısında kadınlar, aslında içlerinde birer Amazon kini taşırlar ama bu kin ilkel kindir, “güdü” düzeyindedir, bilimsellikten yoksundur, bilinçli bir kin değildir. En fazla kendi kendine sinirlenir ve söylenir içten içe, başka bir şey yapamaz.

Biz erkekler [birkaç basit örnekle] genel olarak ne yapıyoruz?

Kadını şiirde çiçeklerle böceklerle süslüyoruz süs eşyası gibi; romanda, öyküde elimizde şehvet pusulasıyla kadının isterik çığlıklarını arıyoruz edebiyat adına. Aşık olurken fiziki olarak güzelliğine vuruluyoruz sevda adına. Resimde çırılçıplak soyup memelerini ve vajinasını tuvalin orta yerine en ince detaylarıyla çiziyoruz ipe sapa gelmez “nü” denen soytarıca sanat adına. Reklamlarda, örneğin buzdolabının derin donduruculuğunu kadının ateşli iniltileriyle “ısıtarak” sunuyoruz namuslu ticaret adına. “O şimdi askeerr / canı neleerr isteerr? ”leri söylüyoruz toplumca müzik adına.

Tarih, kadınların da insan olduğunu iddia eden ve bunu hakkıyla yerine getiren erkek ölüler cephesini zorlamaya tanık olmadı daha ama kitlesel fahişe ve büyücü katliamlarına tanık oldu fahişeliği kurumsallaştıran erkekler tarafından. Oysa kadının örgütlenme, öfkesini haykırma ve haksızlıkların üstüne yalın kılıç saldırma hakkı var.

Kadınlara ait etkinliklerde bile, örneğin; dünya emekçi kadınların birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 8 Mart’ta bile etkinliğe katılanların çoğunluğu erkeklerden oluşmaktadır.

Eğer biz erkekler kendimizi kadınları robot gibi yönetmekten ve kullanmaktan kurtarırsak, kadınlar da bizim bu davranışımızı desteklerse ve birbirimize hangi anlamıyla olursa olsun meta olarak değil de insan olarak yaklaşmayı başarabilirsek, işte o zaman insanlık kurtulmuş olur ve adına “dünya” denen vahşi dev sahnede insanlaşmış oyunlar izlenir.

Ve bu anlayışla kadının kurtuluşunun insanlığın kurtuluşuna eşit olduğunu savunurken, acaba [sizce] yanılıyor muyum?

prozac 01-03-2009 20:15

Sevgili onur ;
Yazıyı biryerden gözüm ısırıyor ;)

Dünya kadınlar günü yaklaşıyor bakalım bu yıl herhangi bir gelişme olacakmı?

placebo 01-03-2009 23:10

Kadın olmak...Hayatınızda bir gün bile kadın olmanın ne demek olduğunu düşündünüz mü?.En azından bu gün düşünün..

http://www.metacafe.com/watch/1475400//

Onur Çağlar 01-03-2009 23:39

Alıntı:

prozac02´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 157059)
Sevgili onur ;
Yazıyı biryerden gözüm ısırıyor ;)

Doğrudur. Daha önce gittiğim bir-iki sitede yayınlamıştım. Zaten eski makalelerimden biri...:)

Onur Çağlar 01-03-2009 23:43

Alıntı:

placebo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 157099)
Kadın olmak...Hayatınızda bir gün bile kadın olmanın ne demek olduğunu düşündünüz mü?.En azından bu gün düşünün..

Düşünmeye çalıştım ama başaramadım. Bir kadın olarak yaşamayı ise hayalime bile sığdıramıyorum.

Hele de günümüzde kadın olmak gerçekten çok "zor zanaat".

prozac 01-03-2009 23:49

Alıntı:

Onur Çağlar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 157108)
Doğrudur. Daha önce gittiğim bir-iki sitede yayınlamıştım. Zaten eski makalelerimden biri...:)

Evet okumuştum daha önce...
Birazdan konu mahalle baskısına gelirse şaşırmayacağım :)

sinner 02-03-2009 23:36

Alıntı:

Onur Çağlar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 157051)
“Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin” anlayışının çocuklarıyız. Bu anlayışlar karşısında kadınlar, aslında içlerinde birer Amazon kini taşırlar ama bu kin ilkel kindir, “güdü” düzeyindedir, bilimsellikten yoksundur, bilinçli bir kin değildir. En fazla kendi kendine sinirlenir ve söylenir içten içe, başka bir şey yapamaz.

Sn Onur Çağlar, yazınızın bu kısmına katılmadığımı belirtmek istiyorum.
Kadınların kinini ilkel bir güdü düzeyinde tutup çaresizce oturdukları tespiti (en azından hepsi için) gerçekçi görünmüyor. Bu konuda sayın K.C.nin bir yazısını okumuştum buraya alıntılıyorum:

Alıntı:

K.C.´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 151483)
Aslında karılarına mütemadiyen şiddet uygulayan kocalar kendi sonlarını da fena halde hazırlıyor olabilirler.

Ceza evlerinde cinayet işlemiş, kocasını öldürmüş kadınların öldürme yöntemleriyle ilgili araştırma yapıyordu arkadaşlar. Yöntemler oldukça vahşi. Kadın, erkek gibi, her streste elini kaldırıp deşarj olmuyor. Biriktirdikçe biriktiriyor, ta ki gırtlağına kadar gelene dek.
Sonra da yöntemlerden yöntem beğenemiyor, kendi yöntemini kendi geliştiriyor.

Erkek çok daha fevri, dövüyor, rahatlıyor, unutuyor. Onun her unutuşu kadının daha fazla hatırlamasına, bıçağın kemikten iliğe işlemesine sebep oluyor... Ve an geliyor... kah cinnet, kah tasarlama.. erkek, hazırlayıp unuttuğu (ihtimal dahilinde olacağını bile düşünmediği) sonunun kurbanı oluyor.


pervane 03-03-2009 00:32

Ben yine olağan hatırlatmalarımda bulunayım.

8 Mart 1857 de New York’da bir dokuma fabrikasında grev vardır. Sahne hiç yabancısı olduğumuz sahne değildir. Kahraman Amerikan Polisi devrededir ve işçileri zor kullanarak fabrikaya kilitlemiştir. Ardından yangın çıkar fabrika önüne kurulan barikat engeli aşılamadığından 129 kadın bu yangın sonucu can verir.
1910’da 2.Enternasyonale bağlı kadınların Danimarka toplantısında Clara Zetkin bu tarihin “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak anılması önerisini getirir ve karara bağlanır.

İlk yıllarda 8 Mart tarihine pek bağlı kalınamamış ama hep ilkbahar mevsiminde kutlanmaya devam edilmiş, Moskova da 3. Kadınlar konferansında ise tarihi 8 Mart olarak netleştirilmiş. İkinci dünya savaşında bazı ülkelerde yasaklı olduğu için kutlanamamış, olayın vuku bulduğu Amerika da ise 60’lı yılların sonunda kutlanmaya başlamış.
Birleşmiş Milletlerin bu günü kabulü ise 16 Aralık 1977 tarihidir.

Görüldüğü üzere bir gün deyip geçmemek lazım gün görecek olanlar kadınlar ise! Ülkemizde ise ilk olarak Ankara'da 1921 yılında, Türkiye Komünist Partili (TKP) kadınlar tarafından “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlanması ise TKP’nin 1919 yılından itibaren Moskova'da Komünist Enternasyonal ile kurulan ilişkiler neticesinde Clara Zetkin den alınan emekçi kadınlar bayramının nasıl kutlanması gerektiği ile ilgili bir talimatname sonucu gerçekleşmiş. 8 Mart’ın sokağa taşınması ise 1975 yılında “İlerici Kadınlar Derneği” tarafından gerçekleştirilmiş ve tabii ki de 1980 tarihinde film 1921 tarihinden daha da öncesine ait bir karanlığa sardırıldığından, Kaplan pençeli paşalar 1984 yılına kadar bu günü kadınlara çok görmüş. Bu dönem ülkemizdeki Emekçi Kadınların da karanlığa hapsedildiği gün yüzü görmediği dönem olarak şanlı tarihimizde yerini almıştır ve sonrası için ise kaygılarım bu günün içinin boşaltılmaya çalışıldığı yönündedir. Emek arka plana atılmaya çalışılmış sırf kadın adı gündemde tutulmaya çalışılmaktadır. Sitede konu ile ilgili başlıklarda rastladığım eksenin de bu yönde olduğudur. Manzaraya baktığımda Kadınların yüzyıllardır karanlıkta bırakılan günlerinin aydınlatılması bu bir günlük gündem ile olası değildir. Önümüzde ilerleyen tüm günlerde belkide bir yüzyıl kadar uzun sürecek günlerin karanlığına ışığın hatırlatılması gerektiğini düşünmekteyim. Bu gün dünya kadınlar günü değildir. DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜDÜR. Bu eksen dışında kutlamalar kabul edilmeyip ilgililere iade edilecektir biline… :(

Onur Çağlar 03-03-2009 17:56

Alıntı:

sinner´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 157332)
Sn Onur Çağlar, yazınızın bu kısmına katılmadığımı belirtmek istiyorum.
Kadınların kinini ilkel bir güdü düzeyinde tutup çaresizce oturdukları tespiti (en azından hepsi için) gerçekçi görünmüyor. Bu konuda sayın K.C.nin bir yazısını okumuştum buraya alıntılıyorum:



Sayın sinner,

Sayın K.C’den yaptığınız alıntı, işlenen “adli suçlar” kapsamındadır ve sınıflı toplumlar tarihinin her döneminde olduğu gibi günümüzde de olmaktadır, gelecekte de olacaktır. Buradaki haklılık ve gerçeklik payları ayrı bir tartışma konusu olduğu için geçiyorum ama “adli suçlar”ın son bulmasının sınıfsız toplumda gerçekleşeceği düşüncesindeyim. Diğer taraftan yaptığınız alıntının son paragrafı bana göre yine bilinçli değildir. Makalemde kullandığım “bilinç” kavramıyla doğrudan sosyalizm öğretisiyle hareket edilmesini “bilinçsiz” olarak nitelerken de bu öğretinin dışındakileri kastetmekteyim.


Yazıma katılmadığınız bölüme gelince...

“Bu anlayışlar karşısında kadınlar” yerine “Bu anlayışlar karşısında kadınların önemli bir bölümü” veya buna benzer çağrışım oluşturucu bir form ile yazsaydım sözlerim daha anlaşılır olurdu. Çünkü hem uzak hem de yakın tarihimizde sosyalizm şehidi birçoğu önder niteliğine sahip binlerce bayan şehidimiz bulunmaktadır ve tabi ki yok saymak mümkün değildir.

Bu ifade eksikliğimi kabul ediyor, uyarınız için teşekkür ediyorumJ

cigi 05-03-2009 01:57

Internationale vrouwendag - Dünya kadinlar günü

Gescheiden afval JA --- Cöpün ayrilmasina EVET

Gescheiden samenleving NEE ---- Toplumun ayrilmasina HAYIR

----
KADINLAR

Onlardan oldugumuz ve yasamimizin dogumdan ölüme her anInda varliklariyla onurlandigimiz, ihtiyacimiz oldugunda desteklerini esirgemeyen, egiten, yetistiren, bizi biz yapma yolunda yureklerindeki sevgi ve sefkati KARSILIKSIZ veren fedakar kadinlarimizin Dünya Kadinlar Gününü kutluyorum ...

Hepinizin özgürlügünü kutluyorum! kanatlariniz hic kirilmasin...

http://duyguasena.hyves.nl/forum/ alintidir.

cigi 05-03-2009 02:19

YETER ARTIK !!!!!

RAHAT BIRAKIN....
ANALARIMIZI,
KADINLARIMIZI,
KIZLARIMIZI ,
CICEKLERIMIZI...

AYRISTIRMAYIN BU TOPLUMU...

http://www.youtube.com/watch?v=YuXdf...x=0&playnext=1

KızıL 05-03-2009 11:14

yaşasın dünya emekçi kadınlar günü....

evrensel-insan 05-03-2009 15:23

Saygideger arkadaslar;

Insanoglu turunun, her iki farkli fiziksel gorunumu, erkek ve disisinin; insan olma ve insanlik sunma adina "nihayi kurtulusu"; tek dusunce sekli olarak var olan dogal dusunce yapisinin, erkeksel karakteristikli evrensel kokeni ve temelinin, koksel ve temelden degisimi ve yenilenisinde yatar.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ozgur_beyin 05-03-2009 15:30

sevgili kadınlar gününüz hayırlı olsun gününüzü mevlid kandiliyle beraber kutlayacaksınız.
hem size hemde islam alemine hayırlara vesile olmasını dilerim:)

thunderpoint 08-03-2009 14:07

Bir topluluğa vakfedilmiş özel günü kutlamak için o topluluğun üyelerinin kendi hak ve özgürlüklerinin farkında olması gerekir; gayrısı anlamsızdır...

Farkındalık taşıyan tüm kadınların gününü kutlar, aydın bir yaşam dilerim...

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...zarid=2&gid=61

sinner 08-03-2009 14:22

Bu ara Diyanete telefonla sordum(!):
-Efendim 8 Mart Kadınlar Günü'nü kutlamak caiz midir ? Caiz ise Kadınlar ne şekilde kutlamalı ?

-Kadınların,
Onlara Allah'ın emrettiği biçimde, kocalarına saygı ve itaatten çıkmadan ve serkeşliğe de başvurmadan bugünü kutlamalarında bir sakınca yoktur :D

aydoe 08-03-2009 15:43

Yılın bir günümü kadınlara ait geri kalan 364 gün erkeklerin mi?:)
Her günün insanlık günü olacağı bir dünya özlemiyle kadınlarımızın gününü kutlarım.

placebo 08-03-2009 16:45

Tüm kadınların 8 mart dünya kadınlar günü kutlu olsun.. Kadınlarımızın,erkeklerle eşit insani yaşam statüsüne sahip olmaları gerektiğinin bilincine erişmesi dileklerimle..

sevgiler

pante 08-03-2009 21:17

Kadınlar Gününün Mimarı
 
Alıntı:

1910’da 2.Enternasyonale bağlı kadınların Danimarka toplantısında Clara Zetkin bu tarihin “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak anılması önerisini getirir ve karara bağlanır.
Clara Zetkin

Kitlelerin karşısında konuşmaktan çekinen, ilk konuşmasına bu korkusundan dolayı çıkamayan ama 2. Enternasyonalin Paris Kongresinde bu korkusunu yenen ve ondan sonra da hiç susmayan Clara Zetkin'in ilk konuşmasından:

"İnsan suretindeki her şeyin kurtuluşunu slogan edinmiş olanlar, insan cinsiyetinin bir yarısını ekonomik bağımlılıkla siyasal ve sosyal köleliğe mahkûm edemezler. İşçiler kapitalistler tarafından nasıl boyunduruk altına alınmışlarsa, kadın da erkek tarafından öylesine boyunduruk altına alınmıştır ve ekonomik özgürlüğüne kavuşmadığı sürece de öyle kalacaktır. Kadınların ekonomik bağımsızlıkları için en gerekli şart çalışmaktır..."

Fransız Ozan Louis Aragon, Basel Çanları romanında Clara Zetkin'in toplum karşısına çıkışını -başlangıçta topluluk karşısında konuşmak zorunda kalmaktan korktuğu kadar hiçbir şeyden korkmamış olan bir kadının konuşma tarzını şu cümlelerle anlatır:


"Konuşuyor. Tek başına bir kadın gibi değil, kendisi için büyük bir gerçeği bulmuş bir kadın gibi... Daha çok bir sınıfa ait tüm kadınların ne düşündüğünü ifade etmek için, tüm diğer kadınlar için varolan bir kadın gibi konuşuyor. Düşünceleri baskı altında tutulan bir sınıfın ortasında, düşüncesi baskıya rağmen gelişmiş bir kadın gibi konuşuyor. Binlerce ve milyonlarca kadın onunla aynı şeyi söyledikleri için, ne söylüyorsa doğru. O yarınların kadını; ya da ifade etme yürekliliğini gösterirsek: O bugünün kadını."

Tüm kadınların günü kutlu olsun!

KızıL 08-03-2009 21:38

dünya emekçi kadınlar gününüzü kutlarım.. cinsiyet ayrımının olmadığı bir dünya dileğiyle..

sanssızspermramazan 08-03-2009 22:53

Yahu pos bıyık solcuları başlamış yine , kadın haklarından .En çokta onlar sömürür nedense kadını.Söyleme geldimi mangalda kül bırakmazlar allaha şükür.

walla 08-03-2009 23:11

Türkiyenin emekçi kadinlari, dünya emekçi kadinlar gününüz kutlu olsun. bu ülkeyi erkekler rezil etti ben size güveniyorum, siz bu yurdu aydinlatacaksiniz...

aydoe 08-03-2009 23:11

Özdemir İNCE

Dünya Kadınlar Günü bizim kadınların neyine


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:26 .