![]() |
Arap ülkelerinde kadın hakları
Arap ülkelerinde kadın hakları * * *
Bir Alman yayınevinin yayımladığı ‘2005 İnsan Hakları Yıllığı’ adlı bir kitap kadın haklarını ön plana çıkarmak istiyor. <>Filistin ya da Irak'ta kadınlar geleneksel toplum yapısına rağmen protesto gösterilerine katılıyor, gözaltına alınan erkeklerin serbest bırakılması için askerlerle tartışıyor. Almanya’nın ünlü yayınevi “Suhrkamp-Verlag”, bu yılki Frankfurt Kitap Fuarı’nda “2005 İnsan Hakları Yıllığı” başlığı altında bir kitap yayımladı. Yayınevi bu kitap ile, temel insan haklarından biri olan kadın haklarını ön plana çıkarmak istiyor. Yayınevinin bu girişimine paralel olarak Frankfurt Kitap Fuarı’nda aynı konuda yuvarlak masa toplantıları da düzenlendi. Alman Radyosu DW'den Monika Hoegen'ın toplantı izlenimleri: Mukarker, Filistinli bir kadın... Eriha’daki evinden, 100 kilometre mesafedeki Amman Havalimanı’na gidebilmek için 16 saatini harcıyor ve çetin bir bürokrasi mücadelesi veriyor. Yazar ve aynı zamanda kadın hakları savunucusu Mukarker gibi çok sayıda Filistinli kadın, yabancı bir ülkeye gitmek istediklerinde büyük engellerle karşılaşıyorlar. İsrail ve Ürdün gibi ülkelere giriş yapmaları ise hemen hemen imkansız hale geliyor. Fatin Mukarker’e göre yarım yüzyıldan beri süregelen İsrail-Filistin anlaşmazlığında keyfi davranışlar, bürokratik engeller ve insan hakları ihlalleri cinsiyet tanımıyor, kadın ve erkekleri aynı ölçüde mağdur. Buna rağmen savaş dönemlerinde kadınlar ek i zorluklarla karşı karşıya kalıyorlar. Mukarker bu zorlukları şöyle anlatıyor: “Endişelerimiz erkeklere oranla iki-üç kat fazla. Büyük yaştaki çocukların sokak ortasında vurulma, yaralanma tehlikesi var. Küçükler ise sokağa çıkma yasağının tehlikelerinin farkında olmadıklarından, oyun oynamak için dışarıya çıkmak istiyorlar. Elimizdeki gıda stoklarını iyi organize etmemiz ve iyi dağıtmamız gerekiyor. Ayrıca, ailenin bütünlüğü konusunda duyarlı olmamız, aile içinde kadının bir hiç konumuna düşmemesi için gayret göstermemiz gerekiyor.” Savaş dönemlerinde erkekler tutuklanıyor, öldürülüyor, yaralanıyor. Kadınlar bir anda evlerinin erkeği ve ailenin tek para kazanan kişisi konumuna giriyorlar. Acı ama gerçek olan şey, Filstinli kadınların savaş döneminde daha güçlü ve bilinçli bir kişiliğe bürünüyor olmaları. Ama bu, her yerde, örneğin Irak’ta böyle olmuyor. Londra’da yaşayan Irak kökenli Alman vatandaşı Nadye El-Ali, savaşın daha çok Irak’taki muhafazakar eğilimleri güçlendirdiği görüşünde. Irak’ta savaş sona ermeden kadın hakları konusunda fazla birşey yapılamayacağını söyleyen El-Ali şöyle konuşuyor: “Irak’ta şu an durum öylesine kötü ki, daha birkaç ay öncesine kadar biraraya gelen ve örgütlenen kadınlar, güvenlik nedeniyle şimdilerde buluşmaktan kaçınıyorlar. Belirli bir güvenlik ortamı olmadan bu kadınların faal olması mümkün değil. Tabii ki güvenlik bugünden yarına tesis edilecek birşey değil, ancak zamanla edindiğim kanaat o ki, işgal güçleri ülkeyi tamamen terketmeden güvenliğin oluşması da mümkün değil.” Irak kökenli Alman vatandaşı Nadye El-Ali, batılı kadın kuruluşlarının da Irak’ta bulunmaması gerektiğini savunuyor. Ona göre, bu kuruluşlar da işgal güçleri gibi davranıyor ve Irak’lı kadınlara reşit insan muamelesi yapmıyorlar. Filistinli Mukarker ise Avrupa’lı kadın girişimlerinin Arap Dünyası’ndaki rolünü daha olumlu değerlendiriyor: “Kadın kuruluşlarının ülkemize gelmeleri gerektiğini düşünüyorum. Onların, deneyimlerini bize aktarmalarını yararlı görüyorum. Biz, Avrupa’nın deneyimlerini kendi kültürümüze uyarlayabiliriz. Avrupalı kadın kuruluşları, kadınların da hakları olduğu konusunda bizi bilgilendirebilirler. Zira biz ninelerimizin, annelerimizin ve kendi rolümüzün değişmez olduğuna inanmışız, ama bu doğru bir görüş değil.” <><endif> (Kaynak: sansursuz.com, 11 Ekim 2004) |
Re: Arap ülkelerinde kadın hakları
Saygideger c_dy;
Arap ulkelerindeki dini algiya gore;benim bildigim,kadin ikinci sinif vatandas"erkegin elinin kiri"hatta kullanip atilabilen bir esya olarak algilaniyor. Oralarda kadin ile hak kavraminin yanyana gelebilecegini zannetmiyorum. Hak ancak erkekle ozdestir,hem veren hem alan,hem hakli,hem hakki temelinde.Butun hak ve hak positifleri,oralarda erkege aittir. Kadin zaten kaburga kemiginden cikmis,ne hak ki!Orada insan haklari degil,erkek haklari gecerli. Saygilarimla; evrensel-insan |
Re: Arap ülkelerinde kadın hakları
Arap ülkelerinde kadına tanınan hukuksal haklardan bazıları şöyle;
Kocasının veya aile büyüğünün izni olmadan yurtdışına çıkamaz ,çocuğuna isim koyamaz , üniversiteye gidemez ya da çalışamaz , boşanamaz , kendisini döven kocasını şikayet edemez ve izinli ya da izinsiz fark etmez , motorlu taşıt ,bisiklet kullanamaz ,saçlarını açamaz,erkeklerin çoğunlukla bulunduğu bir yerde konuşamaz...Evet çoğu durumlar bizim bazı yörelerimz de uygulanıyor ama orda yasalarda bile adını almış...vesaire vesaire , yani buna kadına tanınan hukuksal haksızlıklar desek daha doğru.. :evil: |
Re: Arap ülkelerinde kadın hakları
Beni ateist eden nedenlerden biride yalnız islamda degil diyer dinlerdede olan erkek kadın eşitsizligidir.
Ben bunu bir erkek olarak söylüyorum. |
Re: Arap ülkelerinde kadın hakları
islamiyetin mükemmel bir din olduğunu söyleyenler çıkıyor o zaman bu kadın erkek eşitsizliğinin nesi mükemmel açıklasınlar da biz de öğrenmiş olalım.Ayrıca dini düşüncelerin yararlı olduğunu düşünen milletlerin ahlaklarının ne merkezde olduğuna göz attığımızda bir çoğunun büyük korkular içinde ölmesi lazım gelirdi, böyle bir şey görülmediğine göre ya ahret hayatına asla kesin gözüyle bakmıyorlar ya da erkek olmalarına güveniyorlar.Kadınlar için aynı şey söz konusu değil onların büyük çoğunluğunun çaputsu yaratıklar haline gelip insanlıktan bile çıktıklarını görüyoruz.Cehennem korkusu bu demek.
|
Re: Arap ülkelerinde kadın hakları
ayrıca gözeneli, ateis olmaya yetecek en geçerli nedeni söylemiş.
|
Re: Arap ülkelerinde kadın hakları
Saygideger arkadaslar;
Kadinlarin erkeklerden once bilincalti ateist olmasi ve bunu bilince tasimasi sasilacak bir olgu degil;Ama kadinlarin ateistligi daha taktire sayandir.Cunku dinin ezgisi-korkusu degil,korku erkegin sorunudur ve maalesef korku yasayan kadinin ateist olmasi hemen hemen imkansizdir.Erkegi dine baglayan diger bilincalti nedende teslim oldugu dine karsilik kadini teslim alip odesmesidir-onlari dinden koparir. Cunku ezgi isyankardir,korku ise sindiricidir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Re: Arap ülkelerinde kadın hakları
kadınlar bu doğmatik tüm saplantılardan kurtulduklarında dinler kendi kendilerine çözülür,dağılır,unutulur gider.
|
Benim dinden kopuşumda böyle oldu zaten , ortaokul yıllarımda din öğretmenimle bir atışmamdan dolayı , oturup kuranı okumaya karar verdim , okudukça bir şeyi fark ettim , bu kitap bana neden seslenmiyor , sürekli ey erkekler ey erkekler , sanki biz kadınlar bu erkeklerin haklarını çok yiyoruzda , onlara özel olarak inmiş gibi geldi , ilk soru işaretlerim ilk kopuşum böyle başladı , ama bunu anlayabilmek içinde biraz feminist ruha sahip olmak gerekiyor çünkü diğer tarafdan bakıldığında erkek egomanyasını kabul etmiş bir bilinçaltı tanrınında elbette bu yönde ayetler yolluyacağını sanır.
|
Sorunun islamdan kaynaklandigini dusunmuyorum ben,
kasilan kaslari ve daha neler diyenleri duyar gorur gibiyim ama asil mesele toplumsal evrimlesmenin kesintiye ugramasidir aslinda Bakin rafine hristiyanlikda , kadina bicilen rol , olmasini istedikleri obje , asagi yukari islamla benzerlikler gosterir. Bakmayin siz , simdi ronesans sonrasi basina vurula ,kakila , itildigi koseden , islamdan daha insanci , daha kadinci gibi gorundugune , kadin orda da ikinci siniftir , kendisinden beklenen en onemli gorev ureme ve erkege tabi olmaktir. islam bunun altini daha kalin cizgilelerle cizmistir. nuans farki vardir ,hadi soyle diyeyim siveleri farklidir ama soyledikleri aynidir. iyide hristiyanlik terbiye edilip , sekli semasi , duzeltilip rahatsizlik vermiyecek bir seviyeye cekilirken sehirlesirken , bir baska deyisle, islam neden hala koyludur , bir yenilesme bir medenilesme , hadi inananlari kirmayalim ama kendini yenileyip reforme edebilme yetenegine erisememistir. demek istedigim , islami suclamayin, asil sorun onu sehirlestiremeyen koylu unsurlarini budayamayanlara bakin, Butun bunlari konu ile ne alakasi var derseniz turkiyede de bir kadin hareketi ,baskaldirisi var adi ;Turban,, cizginin obur tarafindan boy veren , islam icinde kadinin bireysellesme baskaldirisi olarak adlandirabilecegimiz bu hareket , bir ironi gibi cizginin beri tarafinda ki kadinlar ve erkekler tarafindan budanmaya ,yok edilmeye calisiliyor.. turban gibi akimlar , islam icindeki ronesans hareketlerinin baslangic ve ivme noktalari olabilecek ken , iki kusak sonrasi unuversite mezunu anneler ve unuveriste mezunu annelerin unuversite mezunu kizlari ile belki kuranda degil ama yasam pratiginde islamin daha kadinsi ve daha yasabilir bir din haline gelebilecegini malesef goremiyoruz. kadin haklarinin sadece inanmayalara hak olabilecegini dusunurken , yani basimizda var olmaya calisan bir hareketi ve belkide bir evrim baslangicini ise es geciyoruz ...bu kadar!) |
Esas es gectigimiz, sizin de soylediginiz gibi, genellikle semavi dinlerin tanrisinin, kadina ikinci sinif kul muamelesi yapmasi. Tabi ki yapan tanri degil ama masali uyduran erkek. Daha bastan kadini kendi kaburga kemigi kadar gormekte...
Dinlerden ozgur olmayan icin gercek bu. Ister turban takin, ister kirmizi sapka, gercek degismeyecek, bu zinciri koparip atmadikca daha kucuk yasta beyinlere islenen masallar, hukmunu surmeye, hayatlari etkilemeye devam edecektir. |
Kur'an'ın kadını muhatap almadığı doğrudur.
Tanrı bir tek peygamber hanımlarına seslenirken onlara direkt olarak seslenebilmiş. "ey peygamber hanımları" diyerek. Sanki Tanrı ile peygamber hanımları arasında bir mahrem ilişkisi varmışçasına. Ancak diğer kadınlara seslenirken kocalarını aracı kılmış, ya da kadınlardan 3. kişi olarak bahsetmiştir. Sanki peygamber hanımları dışındaki kadınlarla namahrem ilişkisi varmışçasına. Sırf bu tespit bile Kur'an'ın kim tarafından yazıldığına ilişkin kuvvetli şüpheler ortaya koymaya yeterlidir. "Ey iman edenler" diye başlayan ayetlerdeki aldatıcılık ayeti okumaya devam ettiğimizde "ey iman edenlerin" erkeklerden başkası olmadığını da koymaktadır ortaya. Hele hele iman edenlerin ayrı, ilerleyen satırlarda kadınların ayrı zikredilmesi kadın ve iman eden erkeğin en bariz ayrıştırılmış halidir. Sorgulamasız, Tanrı sözü olduğu ön kabulüyle okunduğu sürece kadınların bu ayrımı görmemesi, görse bile "vardır bir hikmet" demesi olağan aslında. Kendi değişim ve sorgulama sürecim başlamadan önce yıllarca okuduğum Kur'an'da kadın-erkek ayrıştırmasını görmüşsem de rahatsız edici boyutta hiç olmamıştı benim için. Bu sebeple dinlere saplanmış ve tüm dünya görüşü dinin emirlerinden ibaret kadınlara çok yüklenemiyorum. Çevreleri ve gidişat dinin binler yıllık geçmişine doğru böylesine hızlı akıp giderken onlara farklı bir pencere, bir sorgu bir uyanış penceresi sunmak şart. Kendi kendilerine tabularından kurtulmaya yürekleri yok. Öğretilmiş çaresizlik gibi bu. Kabullenicidir kadınların ekseriyeti zira. Bu dünyadaki sabırlarının ecirlerini öteki taraftan beklemekteler. Uyandırılmaları zordur. Kabul etmeleri daha da zordur. Bunca çileye katlanmaya, koca bağımlısı, zayıf, güçsüz yaşamanın öğretildiği bu kadınlara bir öteki dünyanın varlığı güç veriyor ancak. |
Ekleyeceğim bu haber için yeni bir başlık açmaktansa burayı uygun gördüm.
Kadın-erkek eşitliğinde ha Suudi Arabistan ha Türkiye Dünya Ekonomik Forumu’nun yayımladığı yıllık kadın-erkek eşitliği sıralamasında Türkiye 130 ülke içinde 123. sırada yer aldı. Ön sıraları Kuzey Avrupa ülkelerinin tuttuğu raporda, Birleşik Arap Emirlikleri 105, Suudi Arabistan 128. sıraya yerleşti. http://www.radikal.com.tr/Default.as...&CategoryID=79 |
Altı ülkeyi geride bırakmışız şükretmek ! lazım ;)
|
bakara / 228
Boşanmış kadınlar, kendi başlarına (evlenmeden) üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer onlar Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanmışlarsa, rahimlerinde Allah'ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helal olmaz. Eğer kocalar barışmak isterlerse, bu durumda boşadıkları kadınları geri almaya daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde belli hakları vardır. Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler. Allah azizdir, hakimdir. buna benzer birkaç ayet daha vardır.. Kadınların erkeklerle eşit olamayacağını en baştan allah ! emretmiştir zaten.... |
Bakara / 282
Ey iman sahipleri! Belirli bir süre için birbirinize borç verdiğinizde onu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, yazsın. Borç altına giren kişi de onu kayda geçirtsin ve Rabbinden korksun da borcundan hiçbir şey eksiltmesin. Borç altına giren, aklı ermez yahut zayıf-çaresiz biri ise yahut yazdırmaya gücü yetmiyorsa, velisi adaletle yazdırsın. Erkeklerinizden iki kişiyi de tanık tutun. Eğer iki erkek yoksa rızanızla kabul edeceğiniz tanıklardan bir erkek ve iki kadın gerekir. Bu kadınlardan biri şaşırırsa/unutursa ötekisi ona hatırlatsın diyedir. Tanıklar, çağırıldıklarında çekimser davranmasınlar. Küçük veya büyük, borcu, süresine kadar yazmaktan üşenmeyin. Böyle yapmanız Allah katında adalete daha yakın, tanıklık için daha sağlam, kuşkuya düşmemeniz için daha elverişlidir. Ancak aranızda döndürüp durduğunuz tamamen peşin bir ticaret sözkonusu ise onu yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Karşılıklı alış-veriş yaptığınızda da tanık bulundurun. Yazıcıya da tanığa da zarar verilmesin. Böyle bir şey yaparsanız bu, kendinize kötülük olur. Allah'tan korkun. Allah size öğretiyor. Allah, her şeyi en iyi biçimde bilendir. |
Nisa / 11
Allah size evlatlarınızın miras taksimini şöyle emrediyor: Çocuklarınızda, erkeğe iki kadın payı kadar, eğer hepsi kadın olmak üzere ikiden de fazla iseler, bunlara mirasın üçte ikisi ve eğer bir tek kadın ise o zaman ona malın yarısı vardır. Eğer ölen, ana ve baba ile birlikte çocuklar da bırakmışsa ana babanın her birine ölenin terekesinden altıda bir; şâyet ölenin çocuğu yok da, mirasçı olarak ana ve babası kalmışsa, ananın payı üçte birdir. Eğer ölenin kardeşleri varsa terekenin altıda biriananındır. Bu paylar, ölenin borçları ödenip, vasiyeti de yerine getirildikten sonra hak sahiplerine verilir. Baba ve çocuklardan, hangisinin size fayda bakımından daha yakın olduğunu, siz bilmezsiniz. Bütün bunlar Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah alîmdir, hakîmdir. |
Şüphesiz Allah alîmdir, hakîmdir.
Kuranin allahinin en sevdigim yonu, cok alcak gonullu olmasidir:) |
Alıntı:
|
Meaculpanın astığı haber beni biraz düşündürdü.
Birleşik Arap Emirlikleri ufacık bir yer :) Googledan baktım Merak edip uydudan kanallarını açtım 1 gün izledim. Türkiye'nin BAE'den çok çok iyi olan yeri de vardır çok çok geri olan yeri de vardır. |
Alıntı:
Dünyada kaç tane ülke var bir diyelim bakalım. Dünya üzerinde bağımsız olan ve bayrakları uluslararası arenada tanınan devlet sayısı 222'dir diye belirtiyor kaynaklar. Bu araştırma Kaç devlet arasında yapılmış ? 130 şimdi bu gerzek dediğin raporu anlayabildinmi? |
Bence de bu rapor yanlış. Daha önce bir başlıkta bir arkadaş da yazmıştı, diğer Müslüman ülkelerde tecavüze uğrayan namussuz kadını recm ediyorlar, bizde bir kurşunla acı çekmeden öldürülüyor. Bakın bizde durum çok daha insancıl. Bu arada tecavüz eden değil tecavüze uğrayan öldürülüyor bu da ilginç.
|
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:44 . |