Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Turan Dursun (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=10)
-   -   Turan Dursun'un ''Yuhh Artık Dedirten Saçmalığı'' (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=6518)

strategic_choice 15-06-2008 18:59

Turan Dursun'un ''Yuhh Artık Dedirten Saçmalığı''
 
turan dursun un MEŞHUR KOMİK SAÇMALIKLARINDAN biride ayın 2 ye bölünüp DÜNYA ÜZERİNE DÜŞMESİ iddaasıdır...

TURAN DURSUN UN iddaasına hep birlikte göz atalım...

AY İKİYE BÖLÜNÜP YERE DÜŞMÜŞ

İslam'da Şakku'l-Kamer (Ay'ın bölünmesi) Mucizesi diye ünlü "mucize"yi birlikte göreceğiz: Kamer Suresinin l. ayetine, Diyanet'in resmi çevirisinde şöyle anlam verilir:
"Kıyamet saati yaklaşır, ay ayrılır."
Bu çevirideki "yaklaşır, ayrılır" ayetteki sözcüklere uymuyor. Ayette, burada, "geçmiş zaman" kipi kullanılıyor. Bu nedenle, doğrusu: "Yaklaştı, ayrıldı."dır. "Ayrıldı"yerine de ayetteki "inyakka" sözcüğüne uygun olması için "bölündü", ya da "parçalandı" demek gerekir. Diyanet'in çevirisi, burada, "akıl ve bilim dışılığı örtmek" amacıyla, sözcükler kendi anlamlarının dışına çıkarılarak, daha sonraki ayetler, ayrıca açıklayıcı hadisler gözardı edilerek yapılmış bir "yorum"a, ibnü'l-Cevzi'nin yorumuna (Bkz. tefsiru ibnü'İ-Cevzi, 8/89.) dayanmakta. Bu yorum, tefsircilerce kabul edilmez. (Bkz. M.Ali Sabuni, Safvetu't-tefisir, 3/284; Hizin, 4/226.)

DİYEREK BAŞLIYOR TURAN DURSUN VE ASLINDA DİYANETİN BÜYÜK BİR YANLIŞINI DÜZELTİYOR GERÇEKTEN... Bilseydi eminiz ki düzeltmezdi:)

Şimdi Sevgili Arkadaşlar :
Saat (kıyamet saati) yakınlaştı ve Ay yarıldı. (Kamer Suresi, 1) Ayette kullanılan "yarmak" fiilinin Arapça karşılığı "şakka"dır. Bu kelimenin arapçada farklı anlamları bulunmaktadır. Bazı Kuran tefsirlerinde "ikiye yarılmak" manası tercih edilmektedir. Bununla birlikte, "şakka" kelimesi Arapçada "toprağı sürme, toprağı kazma" anlamlarında kullanılmaktadır.

İkinci anlamına örnek olarak, Abese Suresi'nin 26. ayetinde geçen kullanımını verebiliriz:

Biz, şüphesiz, suyu akıttıkça akıttık. Sonra yeri yardıkça yardık. Böylece onda taneler bitirdik, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalar. (Abese Suresi, 25-29)

Açıkça görüldüğü gibi, bu ayetteki "şakka" ifadesi "yerin ikiye yarılması" manasında değil, "çeşitli bitkilerin yetişmesi için toprağın sürülerek kazılması" anlamında kullanılmıştır.

İşte tam bu noktada, 1969 yılına geri döndüğümüzde Kuran'ın çok büyük bir mucizesiyle karşılaşmaktayız. Kamer Suresi'nde on dört yüzyıl öncesinden haber verilen ayet, 20 Temmuz 1969'da Ay yüzeyinde yapılan çalışmalar ile gerçekleşmiştir.

'' Kıyamet (saati ) yaklaşır, ay ayrılır'' diyanet çevirisinde ki kelimelerin geçmiş zaman kipi değil ''yaklaştı, ayrıldı'' olması gerektiğini TURAN DURSUN DÜZELTMİŞTİR... Böylece kendi bindiği DALI kesmiştir...

Amerikalı astronotların Ay'a ayak basarak, Ay toprağı üzerinde bilimsel araştırmalar yapmaları, taş ve toprak örnekleri toplamaları , toprağı kazmaları yada Aydan parça koparmaları ayın yarılması ayetindeki ifadelere tam olarak uymaktadır.

. Kamer Suresi'nin ilk ayetinde Allah'ın bildirdiği gibi, bu büyük olay aynı zamanda bir kıyamet alametidir; dünyanın kıyamet öncesi son zaman diliminde olduğunun bir belirtisidir. (En doğrusunu Allah bilir.)

TURAN DURSUN konuya ''kafa,karıştırma mide bulandırmayla'' başladığını sanıyor.. Fakat aklı selim herkez hatta ÇOCUK bile bu iki kelimenin zaman kiplerinin 1969 yılına ve yukarıda anlatılana uyduğunun farkına varır...

TURAN DURSUNUN SÖZLERİYLE DEVAM EDECEK OLURSAK:

Bu durumda ayetin doğru çevirisi şudur: "Kıyamet (sat) yaklaştı; ay bölündü :" :) YIL 1969
Bunu izleyen iki ayetin anlamı da şöyle: "Onlar bir mucize gördüklerinde; yüz çevirirler ve: 'sürüp giden bir büyüdür.' derler. Yalanladılar ve kendi eğilimlerine uydular. Her şey, yerini bulur." (Kamer: 2-3.)
Görüldüğü gibi ayetlerde açıkça, kıyametin yaklaştığının da bir belirtisi olarak, Ayın bölündüğü ve bu mucizeyi, inanmazların yalanladıkları" anlatılıyor.
ŞİMDİ 1 DAKİKA TURAN DURSUN EFEDİ...Çocuk kandırma yöntemiyle hemen yukarıda ki ayetle 2-3 teki ayetin aynı zaman için söylendiğini AYNI ANLAMA geldiğini ve kendince yorum yapmayı bırakacaksın.. Buna ancak gülerler..


DEVAM EDİYOR TURAN DURSUN :
Bu ayetlerin anlattığı olayı aktaran hadislere bakalım.
Gökteki Ay mı, Arabistan'daki Hira Dağı mı daha büyük?
İlkokul öğrencileri bile böyle soruyu saçma bulur, değil mi? :) Ama hadiste anlatılana bakılırsa bu soruya saçma dememek gerek.Malik Oğlu Enes anlatıyor:
Mekkeliler, Peygamberden bir mucize göstermesini istediler. Peygamber de onlara ayı ikiye bö1ünmüş olarak gösterdi. Öylesine ki, onlar, Hira Dağı'nı, bu iki parçanın arasında görüyorlardı." (Bkz. Buhari, e's-Sahih, Kitabu'1-Menakib/36; Müslim, e's-Sahih, Kitabu St- fati'l- Münafdun/46-47, hadis no: 2802.)
"Abdullah İbn Mes'ud anlatiyor: Peygamberle birlikte Mina'daydık. Birden ay iki parçaya bölündü. Bu parçalardan biri, dağın arkasında, biri de dağın beri yanında kaldı. İşte o sırada Peygamber. Bakın da tanık olun!' dedi." (Bkz. Buhari, es-Sahih, aynı yer; Müslim, e's-Sahih, aym yer, hadis no: 2800.) Düşünün. İnanmazlar, Muhammed'den, peygamberliğini kanıtlamak için bir mucize istiyor. Tanrı da Muhammed'e güç veriyor. Muhammed mucizesini gösteriyor: Şu gökteki, şu Amerikalıların ayak bastığı, şu bildiğimiz ay, iki parçaya bölünüyor. Parçalanan Ay, yere düşüyor.Yeryüzünün ufacık bir bölgesine sığınıyor. Düştüğünde orada, kimseyi ezmiyor. Ay böylesine ufakmış ki: Hira dağı ondan daha büyük. Çünkü geriden bakınca, Hira Dağı, ayın iki parçası arasında gözükebiliyor! Ve dünyanın her yanından gözüken şu ay, o sırada ikiye bölünüp yere düşüyor da, dünyanın hiçbir yerinde, kimse farkında olmuyor. "Olay"i ne gören oluyor, ne de yazan. Muhammed'in Sahabilerinden başka... Ayrıca: Ayın "bölünmesi", haber verilegelen kıyametin yaklaştığının bir kanıtı oluyor.

GELELİM BU YUHHH ARTIK DEDİRTEN YAZISINA
ARKADAŞLAR elinizi vicdanınıza koyun ve TURAN DURSUN un anladığına, nasıl işine gelir yorum yaptığına bir bakın.. ilkokul çocuklarını örnek gösterip verdiği örnek ilkokul çocuklarının bile kanmayacağı bir örnek değil mi..

bir kere DÜNYA ÜZERİNE DÜŞMÜŞ, YERE DÜŞMÜŞ olayını nereden çıkardın BE adam_???

güneş deniz üzerinde belirir ve yakamoz oluşur...

NE YANİ DENİZE , DÜNYAYA GÜNEŞ Mİ DÜŞTÜ_??

yuhh artık yuh.. bukadar da olmaz...

AY gerçekten yarılmış olarak kabul et.. hadi sen izah et bakalım nasıl ifade edersin ayın yarıldığını_??

Ağrıda yaşayan bir insan Ağrı dağının üzerinde ki Ayın gerçekten yarıldığını gördüğünde ''AY YARILDI AĞRI DAĞI ikiye bölünen ayın ortasında kaldı.. Ayın bir parçası sağa bir parçası sola gitti diye ifade eder... NE DÜNYAYA DÜŞMESİ , NE YERYÜZÜNE DÜŞMESİ ..

TURAN DURSUN FANLARI bile eminiz ki bunada bi kılıf bulurlar.. kesin bulular çünkü TURAN DURSUN siyaha beyaz dese onlar görselerde doğru beyaz derler...

birde diyor ki başka gören olmamış sadece oradakiler görmüş..

elinde işine gelen hadisleri uydurma da olsa yayınlıyorsun neden işine gelmeyenleri yayınlamıyorsun_???
konuyla ilgili gerçek belkide uydurmada olsa bütün hadisler aşağıdadır..
Turan DURSUNUN kimse görmemiş lafınıda yedirtecek hadisler mevcuttur...
**************************
*************************
**************************
Buhârî ve Müslim'in rivayet ettiğine göre hâdiseye bizzat şahit olan Abdullah b. Mes'ud şöyle nakleder:
"Ay, Hz. Peygamber'in zamanında iki parçaya ayrıldı. Bir parçası dağın bir tarafında, diğer parçası dağın diğer tarafında idi. Hz. Peygamber bize şahit olunuz." dedi. (Buhârî, Tefsir, Sûretu'l-Kamer, 1; Müslim, Kıyame, 44).

"Kıyamet saat(i) yaklaştı, ay yarıldı. Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve "süregelen bir büyüdür" derler. " (el-Kamer, 54/12).

Sahabenin ileri gelenlerinden Hz. Ali, İbn Mes'ûd, İbn Abbâs, Huzeyfe, Enes, Cübeyr İbn Mut'im, İbn Ömer gibi zatların bildirdiğine göre; Peygamberimiz (s.a.s.) müşriklerin istekleri üzerine Mina'da ay yarılma mucizesi göstermiş ve bu vakayı görenlere "şahit olunuz" deyip onları tanık tutmuştur. Hâdisenin meydana gelişi ayet ve sahih hadisle sabit olup inkârı mümkün değildir. Ebu Nuaym el-İsfahanî'nin İbn Abbâs ve İbn Mes'ud'tan bildirdiklerine göre olay şöyle meydana gelmiştir: Müşriklerden Velid b. Muğîre, Ebu Cehl, Âs b. Hişam, Esved b. Abd-i Yağus, Esved b. Muttalib, Zem'a b. Esved, Nadr b. Hâris ve daha bir çokları toplanarak Peygamberimiz'e, "Eğer, sen gerçekten peygambersen, bize yarısı Ebu Kubeys dağı, yarısı da Kuaykıan dağı üzerinde görülmek üzere, Ay'ı ikiye ayır." dediler. Peygamberimiz onlara; "Eğer, bunu yaparsam, iman eder misiniz?" dedi. "Evet iman ederiz" dediler. Ay'ın, bedir olduğu, iyice göründüğü ondördüncü gecesiydi. Peygamberimiz, müşriklerin istedikleri şeyin olmasını Yüce Allah'tan diledi. Allah da, o gece ayın yarısını Ebu Kubeys dağı, yarısını da, Kuaykıan dağı üzerinde doğdurunca, Peygamberimiz: "Ey Ebu Seleme b. Abdu'l-Esed Erkam b. Ebi'l-Erkam! Şahit olunuz! Şahit olunuz!" diyerek seslendi.

"İnşikak-ı Kamer mucizesi, bütün peygamberlere verilen ayetlerden hiçbiri kendisine kıyas olunamayacak derecede büyüktür. Çünkü bu mucize, gökyüzü cisimleri içinde parlak bir surette göze çarpan bir küre üzerinde izhar buyurulmuştur. Bunun için insan üzerinde tesiri büyüktür ve en açık bir burhandır."
Kur'an-ı Kerîm bu hâdiseyi, Kıyametin yaklaştığının büyük alâmeti olarak saymıştır. Tirmizî'nin bir rivayetinde hâdisenin hem meydana geldiği zamanı, hem de yeri ve keyfiyeti tayin edilerek Abdullah İbn Mes'ud demiştir ki: "Biz bir kere Resulullah ile Mina'da idik. Ay iki parçaya bölündü. Bir bölüğü dağın arkasında, öbür bölüğü de berisinde idi. Bunun üzerine Resulullah: Şahit olunuz! Kıyamet yaklaştı, yarıldı kamer, buyurdu.

Bir başka rivayette, Hıra Dağı'nı ayın iki bölüğün arasında gördükleri ziyadesi vardır. (Tirmizî, Tefsir Sureti'l-Kamer, 1, 3, 5; İbn Hanbel, I, 456-465). Konu ile ilgili rivayetler; bu büyük mucizenin şu safhalarını belirtmektedir: Mucize, müşriklerin isteği üzerine, Mekke'de, Peygamberimiz'in hayatında kendi tarafından, bir defa vuku bulduğu ayın ikiye bölündüğü ve parçalarının dağın iki tarafına ayrıldığı görülmüştür. Birbirini destekleyen bu rivayetlerin dışındaki rivayet ve mütalâalar zayıftır. Bu çürük görüşlerden biri de, bu mucizenin Peygamber zamanında meydana gelmediği, bunun Kıyamet alâmetlerinden birisi olarak ileride meydana geleceği iddiasıdır. BAKINIZ YIL 1969.. AYDAN PARÇA KOPARILIŞ... Nesefi gibi bazı müfessirler Hasan-ı Basrî'ye nisbet ederek bu iddiayı ileri sürmüşlerdir. Ayette geçen "yarıldı" fiilini geçmiş zaman olarak değil, "yarılacak" şeklinde gelecek zaman olarak düşünmüşlerdir. Bu durumda "Ay, Kıyamet günü bölünecek" demek olur. Konu ile ilgili Kamer suresinin ikinci ayeti, yukarda iddia edilen manaya uygun düşmemektedir. Bu iddianın kendilerine nisbet edilen Hasan-ı Basrî ve Ata İbn Ebi Rebah'ın (ki bu iki zat Tabiînden, yani sahabeyi görenlerdendir) bu görüşleri hakkında merhum Elmalılı Hamdi Yazır, tefsirinde şöyle diyor: "Bu iki Tabiî İmamı, ayette ve hadiste meşhur olan geçmişteki ay'ın yarılmasını inkâr etmiş değil, ayetin işaret ettiği diğer bir manayı tefsir etmişler ve İnşikak-ı Kamer mucizesinden, ileride ay'ı büsbütün yarılıp kıyametin kopacağı manasını anlamanın gereğine işaret etmişlerdir.

İnşikak-ı Kamer mucizesinin aklen mümkün olup olmaması konusunda filozoflar ve kelâmcılar arasında münakaşalar olmuştur. Eski filozoflara göre, gök ve gök cisimlerinin bölünüp sonra birbirine eklenmeleri mümkün değildir. Bu nedenle Şakk-ı Kamer mucizesi de aklen mümkün değildir. Kelâmcılar da bunlara gereken cevabı vermişlerdir. Güneşin ve küremizin de içinde bulunduğu güneş manzumesinin, kendisinden daha büyük cisimlerden ayrılarak meydana geldiğini kabul eden yeni astronomi nazariyeleri, Ay'ın ikiye ayrılma mucizesini kabul etmeye daha müsaittirler.
Mucize, muhatabı acze düşüren fevkalâde bir olaydır. Bu münasebetle mucizelerin akla uygun olup olmaması münakaşa konusu olamaz. Ay'ın yarılması mucizesini akla kabul ettirebilmek için bir başka görüş ileri atılmıştır: "Ay hakikatte iki parçaya bölünmemiştir; Ama ona bakanların nazarında öyle görülmüştür; ' Bu tezi açıkça müdafaa eden Şah Veliyullah Dehlevî'dir. Bu görüşün temeli de Enes b. Mâlik'in, "Mekke müşrikleri Peygamber'den bir ayet göstermesini istediler de Resulullah onlara ay'ı iki parça gösterdi." şeklinde rivayet ettiği hadistir. Mekkelilerin ay'ı iki parçaya bölünmüş gördükleri muhakkak olmakla beraber gerçekte ay ikiye bölündü mü, yoksa Mekkelilere öyle mi gösterildi? Bu tür düşünce, mucizenin meydana gelmesini akla uygun göstermek isterken onu müşriklerin iddia ettikleri bir sihir mertebesine indirmek olur. (Tecrid-i Sarih, 1483). Mucizeyi akla uygun göstermeye çalışmak, onu alelâde bir olay durumuna düşürmektir ki bu durumda hâdise, mucize olmaktan çıkar. Ve akıl, tabiat üstü olan olayların mahiyetini idraktan acizdir. Aklı bunu idrake zorlamak, birçok tehlikeler doğurur.

Beyhakî'nin İbn Mes'ud'dan yaptığı bir rivayette: "Peygamber çıkmazdan (Medine'ye hicretten) evvel Mekke'de iken Kamer'in iki kerre şakk olduğunu gördüm" diyor. (Ayrıca bk. Ahmed b. Hanbel, III, 165). Hâfız Ebu'l Fadl Irakî bu hadîse dayanarak Kamer'in ayrılmasının iki kerre olduğunu söyler. Hafız İbn Hacer de bu konuda: "Peygamber'in zamanında inşikakın iki kerre vukuunu kabul eden bir hadis âlimi bilmiyorum." diyor. İbn Kayyim el-Cevziyye de olayın bir kerre meydana geldiğini söylemektedir. İnşikak-ı Kamer hadisesi iki değil, birdir. Ancak bu inşikak esnasında Ay şimşek çakar gibi süratle iki kerre ayrılıp kapanmıştır. Ve iki ayrılış esnasında da Ebu Kubeys veya Hıra Dağı aradan görünmüştür.
Yukarda belirtildiği gibi "İnşikakı Kamer" olayı, vukû ayet ve hadisle sabit bir olaydır. Değişik yorumlara gitmeden, bildirildiği şekilde kabul etmek gerekir. Bilindiği gibi mucizelerin meydana gelişindeki ana gaye, Allah'ın izni ile onu meydana getiren Peygamber'in, peygamberlik iddiasının ispatıdır. Mucize, günlük olaylar niteliğinde olsaydı, o tür olayları rastgele herhangi bir insan da meydana getirebilirdi. Bu nedenle mucizeleri illa da akılla bağdaştırmaya çalışmanın manası yoktur.
alıntı
***************************
***************************
AY'A ÇIKIŞ TARİHİ KUR'AN'DA YAZIYOR MUYDU?
Kur'an-ı Kerim'de yer alan Kamer(Ay) suresinde gelecekte Ay'a gidileceğine dair işaretler yer almaktadır. Kamer kelimesinin Türkçe'deki karşılığı Ay'dır.
"Ay" isimli bu sureden Kur'an'ın sonuna kadar tam 1389 ayet geçer. Hicri takvimde 1389 yılı, Miladi takvime göre 1969 yılına denk gelmektedir, bu da Ay'a çıkış tarihidir. (Hicri 1389=Miladi 1969


Kısacası Ay (Kamer) suresi, insanlık tarihinin en önemli gelişmelerinden birisi olan bu olaya önceden işaret etmektedir. Bununla birlikte Ay kelimesinin yanında kullanılan "Şakka (yarıldı)" kelimesi aynı zamanda "toprağın yarılması, kazılması..." anlamlarında da kullanılmaktadır. Benzer şekilde Ay'a giden Apollo 11 uzay aracı da Ay toprağından birçok parça alarak Dünya'ya dönmüştür. Bu açıdan da ayrı bir paralellik bulunuyor. Bunların dışında bu ayetteki bazı kelimelerin Arapça'daki matematiksel değerleri de yine Ay'a çıkış tarihini vermektedir.

pante 15-06-2008 19:29

Alıntı:

Yukarda belirtildiği gibi "İnşikakı Kamer" olayı, vukû ayet ve hadisle sabit bir olaydır. Değişik yorumlara gitmeden, bildirildiği şekilde kabul etmek gerekir. Bilindiği gibi mucizelerin meydana gelişindeki ana gaye, Allah'ın izni ile onu meydana getiren Peygamber'in, peygamberlik iddiasının ispatıdır. Mucize, günlük olaylar niteliğinde olsaydı, o tür olayları rastgele herhangi bir insan da meydana getirebilirdi. Bu nedenle mucizeleri illa da akılla bağdaştırmaya çalışmanın manası yoktur.
Herşeyden önce, yani bu yazının çoğu saçmalığından önce şunu vurgulayalım ki;
Muhammed, kendisinden istenen, beklenen hiçbir mucizeye cevap verememiş, hiçbir mucize gösterememiştir.
Bunu Kur'an da açıkça belirtir. İsra suresini okursanız, mucize isteyenlere hiçbir mucize gösterilmeyeceği yazılıdır.

İsra-59. Bizi, (Kureyş'in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu.

Kur'an bunu yazarken hangi mucizeden bahsedebiliyor bu mucize şarlatanları?

Turan Dursun'un hadis'le ilgili açıklamaları ise kesinlikle doğrudur.
Böyle bir astrolojik olay olacak dünya çapında. Ama bunu ne hikmetse Enes b. Malik, Abdullah b. Mesud, Abdullah b. Ömer, Cübeyr b. Mut'im, Ab*dullah b. Abbas ve Ali görecek sadece.
Asıl buna yuuuh!

pante 15-06-2008 19:57

İsra-90-94. Dediler ki:
"Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça,
yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça,
yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe,
yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe,
yahut altından bir evin olmadıkça,
ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız.
Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz."
De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim."
İnsanlara hidayet (Kur'an) geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, "Allah bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?" demeleri engel olmuştur.


Demek ki neymiş, inanmayanların istedikleri bu mucizeler gerçekleşmemiş.
Devam edelim:


En'am-35. Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerin dibine inerek, yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak onlara bir mucize getirmeye gücün yetiyorsa durma, yap! Eğer Allah dileseydi elbette onları hidayet üzere toplardı. O halde sakın cahillerden olma.

Ne diyormuş Allah:
"Benden sana mucize falan yok. Gücün yetiyorsa kendin yap. Cahillerden olma."


Peki bu yalanların sebebi ne?
Sebep, hicretten hadislerin yazımına kadar olan 200 yıllık süre içinde insanların yavaş yavaş yeniden putperest adetlerini benimsemelerinde, yalan-yanlış abartmalar uydurmalarında, Muhammed'i putlaştırmalarındadır.
Musa'nın kavmi 2-3 aylık boşlukta buzağıdan bir put yapar da, Muhammed'in ümmeti yapmaz mı? Muhammed'i kainatın efendisi bile yapar.

Turan Dursun özellikle bu putçu, hadisçi, sünnetçi yobazların ipliğini pazara çıkarmıştır. Bugün "sadece Kur'an" diyenlerin ve Kur'an'ı çağa uygun yorumlamaya çalışanların dahi kaynağında Turan Dursun etkisi vardır.

sargon 15-06-2008 20:38

Acaba ayin bolunup yere dustugu iddiasini ortaya atan Turan Dursun mu, yoksa Kuran mi? Son yillarda Kuran yanlis cevriliyor, dogrusunu biz cevirdik diye ortaya cikanlar, kendilerinin de sacma buldugu yerleri ceviriler sirasinda guya duzeltiyorlar. Ama gunes balcikla sivanmadigi icin, alttan piril piril bir sekilde ayin nasil bolundugu gercegi (!) ortaya cikiveriyor. Buyrun uc onemli tefsircinin Kamer olayi ile ilgili gorusu.

Elmalılı:

Haber meşhurdur, sahabeden bir hayli kimse rivayet etmiştir. Bunlar arasında Hz. Ali, İbnü Mes'ud, İbnü Abbas, Huzeyfe, Enes, Cübeyr b. Mut'im, İbnü Ömer ve daha başkalarını sayabiliriz. Gerçi İbnü Abbas ve Enes gibi bazıları bu olaya bizzat şahid olmamışlardır. Zira İbnü Abbas henüz dünyaya gelmemişti, Enes de Medine'de o sıralarda dört beş yaşlarında bulunuyordu. Fakat âyetin tefsirinde olayı sahih olarak rivayet etmişlerdir. İbnü Mes'ud, Cübeyr b. Mut'îm ise bizzat şahid olarak rivayet edenlerdendir.

Buharî İbnü Mes'ud'dan şu rivâyetleri nakleder:

1) "Resulullah (s.a.v)'ın devrinde ay iki parçaya ayrıldı. Bir parça dağın üstünde bir parça da dağın ardında idi. Resulullah: "Şahid olun" buyurdu.

2) "Ay yarıldı, biz peygamberle beraberdik, iki parça oldu, bize şahid olun, şahid olun buyurdu." Buharî'de İbnü Abbas'tan yapılan bir nakil de şöyledir: "Peygamberin zamanında ay ikiye ayrıldı". Enes'ten de bir rivayet vardır. "Mekke halkı, kendilerine bir âyet gösterilmesini istediler. Peygamber de ayın yarılması mucizesini gösterdi, ay iki parçaya ayrıldı." Müslim'in ise İbnü Mes'ud'dan yaptığı rivâyetler şöyledir:

http://www.biriz.biz/kuran/kamer/kamer.htm#1

Mevdudi:

Özetlersek, Kur'an'ın ayetlerinden, Ayın yarılması hadisesinin vukû bulduğu, yani Ayın yarıldığı açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim, bu konuda gelen rivayetleri dikkate almasak dahi, Kur'an'ın kendi ifadelerinden bile, bu olayın vuku bulduğunu anlayabiliriz. Yine, hadis ve tefsir kitaplarının bu olayın vuku bulduğunu bize aktardığını belirtmeliyiz. Bu rivayetler, Buhari, İbn Cerir, Beyhaki, Taberani, İbni Merduye, Ebu Naim el-İsfehani gibi bir çok muhaddisten Hz. Ali, İbn Mes'ud, İbn Abbas, İbn Ömer, Huzeyfe, Enes b. Malik ve Cübeyr b. Mutim gibi bir çok sahabe kanalıyla nakledilmiştir. Bu sahabelerden üçü (İbn Mes'ud, Huzeyfe ve Cübeyr) hadiseyi bizzat görmüşlerdir. İki sahabeden biri (İbn Abbas) o dönemde daha doğmamıştı ve diğeri (Enes b. Malik) küçük bir çocuktu. Ancak her ikisi de Hz. Peygamber'in (s.a) sahabesi olması nedeniyle, bu bilgilerini diğer sahabelerden almış olmalıdır.

Seyyid Kutub:

Ayın ikiye bölündüğüne ve Arapların bu olayı gözleri ile gördüklerine ilişkin bilgiler çeşitli kanatlardan geliyor. Bu bilgiler olayın meydana geldiği konusunda ortak noktada buluşurlar. Fakat bir kısmı olayı ayrıntılı biçimde anlatırken başka bir bölümü ona kısa biçimde değinmekle yetiniyor. Şöyle ki:

İmam-ı Ahmed'in Muammer yolu ile Katade'ye dayanarak verdiği bilgiye göre sahabilerden Enes b. Malik bu konuda şöyle diyor: "Mekkeliler Peygamberimizden bir mucize göstermesini istediler. Bunun üzerine ay, Mekke'de iki kez ikiye bölündü. Olay üzerine Peygamberimiz "Kıyamet anı yaklaştı, ay ikiye ayrıldı" ayetini okudu: '

Ayrintili tartisma icin:

http://www.turandursun.com/forumlar/...FCnd%FC&page=5

Ayin yarilacagi degil yarildigi soylenmistir. Bunu degistirmeye calismak bosa bir caba. Aya giden astronotlarin kazmayi ayin beline indirip sakka yapmasi da isin sakasi sanirim. En azindan bana saka gibi gorunuyor.

Reha 15-06-2008 20:46

Çevir kazı yanmasın mantığıyla yazılmış tamamen durumu kurtarma maksatlı ve desteksiz bir yazı olmuş.

Neymiş kuranda bunun rivayeti varmış.Arkadaşlar bir kere olsun şu olayları olay tarihi geçmeden yakalayamıyor olmanız,hep iş bittikten sonra zorlamalı bir şekilde kuranı ona uydurmanız dürüstlüğünüzün seviyesinin açık örneğidir.

Hem madem orada aya çıkış tarihi ve toprağı sürme gibi şeylerden bahsediyordu da neden o tarihtekileri görmelerine rağmen inanmayıp muhammedi büyücülükle suçlama konumuna sürüklüyor?

"Abdullah İbn Mes'ud anlatiyor: Peygamberle birlikte Mina'daydık. Birden ay iki parçaya bölündü. Bu parçalardan biri, dağın arkasında, biri de dağın beri yanında kaldı. İşte o sırada Peygamber. Bakın da tanık olun!' dedi." (Bkz. Buhari, es-Sahih, aynı yer; Müslim, e's-Sahih, aym yer, hadis no: 2800.)

Şimdi bu hadisi baz alırsak olayın ileride aya çıkılıcak ve oradan numune alınacak gibi bir açıklamasının samimiyeti olamaz.Ancak saftorik müslümanların kendilerini sözde bilimsel kandırmalara ve Ö.Çelakıl zibidisinin onların beyinlerinin iğfaliyle sonuçlanacak bir takım maddi çabalarının sonuçları anlaşılabilir.Başka bir şey değil.

Boşuna uğraşmayın.Turan Dursuna sizin çamurlarınız iz bırakmaz.

Saygılar...

K.C. 15-06-2008 21:35

Alıntı:

AY'A ÇIKIŞ TARİHİ KUR'AN'DA YAZIYOR MUYDU?
Kur'an-ı Kerim'de yer alan Kamer(Ay) suresinde gelecekte Ay'a gidileceğine dair işaretler yer almaktadır. Kamer kelimesinin Türkçe'deki karşılığı Ay'dır.
"Ay" isimli bu sureden Kur'an'ın sonuna kadar tam 1389 ayet geçer. Hicri takvimde 1389 yılı, Miladi takvime göre 1969 yılına denk gelmektedir, bu da Ay'a çıkış tarihidir. (Hicri 1389=Miladi 1969
Bu iddiayı öyle sık duyuyoruz ki, aklıma hep niye kamer suresinden kur'an'ın sonuna kadar olan ayetler sayılıyor da, kur'an'ın başından Kamer suresine kadar olanlar sayılmıyor diye geçirirdim. Bir de niye Nail Armstrong'un aya ayak basış tarihine göre ayarlı bu da Yuri Gagarinin Ay'a gidiş tarihine göre ayarlı değil diye düşündüğüm de olurdu.

Neyse, bu akşam kendime yine bu soruları yeniledikten sonra online kur'an'ı açtım ve üşenmeden surelerin ayet sayılarına baktım.

sayın stratejik,
kötü haberi benden mi almak isterdiniz, yoksa "yok siz vermeyin, ben üşenmeden kamer suresinden kur'an'ın sonuna kadar olan ayetleri sayarım" mı dersiniz?

Cevabınız ne olursa olsun, saymaya üşenenler için gerçekleştirdiğim bu amme hizmetinin sonuçlarını açıklamazsam içimde kalacağından açıklıyorum.

Kamer suresinin başından kur'an'ın sonuna kadar 1470 ayet var.
Kamer suresinin sonundan kur'an'ın sonuna kadar 1415 ayet var.
Diyanet meailindeki bilgileri esas aldım. Aha bu da linki ==> http://www.kuran.gen.tr/?x=s_main&y=...e&kid=1&sid=54

1415 - 1389 = 81 (fark)
Kamer suresini mucize olarak göstermeye kalkışanın mucize aramadan önce ilk okul öğretmenini bulup toplama işlemini yeniden öğrenmesinde şiddetle fayda olduğu düşüncesindeyim.

ozgur_beyin 15-06-2008 21:39

Kamer suresinin başından kur'an'ın sonuna kadar 1470 ayet var.
Kamer suresinin sonundan kur'an'ın sonuna kadar 1415 ayet var.
Diyanet meailindeki bilgileri esas aldım. Aha bu da linki ==> K.C

SEVGİLİ K.C, senin yaptığını çorumlu'lar bile yapmaz:) ne güzel uyuyorduk. bizi niye uykumuzdan ettin

vartor 16-06-2008 16:36

Alıntı:

Turan Dursun'un hadis'le ilgili açıklamaları ise kesinlikle doğrudur.
Böyle bir astrolojik olay olacak dünya çapında. Ama bunu ne hikmetse Enes b. Malik, Abdullah b. Mesud, Abdullah b. Ömer, Cübeyr b. Mut'im, Ab*dullah b. Abbas ve Ali görecek sadece.
Asıl buna yuuuh!
Iman iste, insanda akil mi birakiyor? Dinlerin cogu da, hep akilla degil, kalbinle inanacaksin diye diretir ya; bu sanayiyi yaratanlar da farkinda akla yatkin olmadigini butun bu masallarin.

_son_darbe_ 14-08-2008 06:48

yerin içine (inebilecegin) bir delik, ya da göge (çikabilecegin) bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin!Allah dileseydi, elbette onlari hidayet üzerinde toplardi.(Bir mucize Allah isteseydi olurdu enam-37 de açıklanımış)37 - Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli degil miydi?" De ki: "Süphesiz ki Allah, bir mucize indirmeye kâdirdir, fakat çoklari bilmezler". İnanmak için mucizeye bağlı mı kalmak lazım? zaten ortada indirlimiş kitap var,ayet var.Başka mucizeye gerek var mı? enam-39 39 - Âyetlerimizi yalanlayanlar, karanliklar içinde kalmis sagir ve dilsizlerdir. Allah diledigi kimseyi sasirtir, diledigi kimseyi de dogru yola koyar. Pante dilerim ayetleri bütünlük içinde okursunuz o zaman anlamanız daha kolay olur...

yucemanitu 26-08-2008 18:06

Pante de senden farklı bi şey demiyor ki. Mucize gösterilmemiş o da bunu diyor.

menxxx59 18-09-2008 16:41

buradaki arkadaşların bir çoğu ayetleri veya hadisleri ters alıyorlar veya cımbızla istedikleri yeri çekiyorlar

AteistTürk 13-12-2008 20:00

Hahaha:D:D:D

Zayıflar cevap veremedikleri zaman böyle nağmeler yaparlar

İnleyen Nağmeler:D

asinar 14-12-2008 01:14

Arkadaşlar, bana öyle geliyor ki, bu strategic choice hiç de boş biri değil. Üyelik adına bakarsanız, entellektüel biri olduğu bile söylenebilir. Oturup o kadar emek harcamış, upuzun bir yazı yazmış. Hatta şu cümleleri bile kurabilmeyi becerebilmiş!

"TURAN DURSUN konuya ''kafa,karıştırma mide bulandırmayla'' başladığını sanıyor.. Fakat aklı selim herkez hatta ÇOCUK bile bu iki kelimenin zaman kiplerinin 1969 yılına ve yukarıda anlatılana uyduğunun farkına varır..."

Yok, yok. Onun yazdıklarını ciddiye alıp, uzun uzun düşünmemiz gerek. Ya dedikleri doğruysa? Ya gerçekten yakında kıyamet kopacaksa? Gerçi peygamber hazretleri kıyametin yakın olduğunu 1500 yıl önce söylemiş ama, uzaklık - yakınlık kavramları görecelidir, bilirsiniz. Evet arkadaşlar, artık başımızı iki elimizin arasına koyup düşünmemizin zamanı geldi de geçiyor bile. Yarın çok geç olabilir!

Sağolasın strategic choice!

placebo 05-01-2009 08:52

Alıntı:

alp2151´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 147811)
Bu dünya sınav mekanı arkadaşlar.ve her sınavda olduğu gibi kazananda olacak kazanamayanda!cennet ve cehennemde bu sınavın sonunda ulaşacağımız iki ahiret mekanı...kazananlar,yani (ALLAH'ın ''c.c'' Hz. Kuran'da belirttiği emir ve yasaklarına uyup neticesindede güzel işler yapanlar) mükafat mekanı olan cennete,kaybedenler,yani (ALLAH'ın ''c.c'' emir ve yasaklarına uymayıp,O'nu inkar edip,neticesindede kötü işler yapanlar) azap,ceza mekanı olan cehenneme giderler.biz Müslümanlar buna inanırız... şimdiii,,,görüyoruzki iki adet ahiret mekanı yaratmış RABBİM ''c.c'' insanlar için,burdan şunu anlıyoruz,bu iki mekana mutlaka birileri girecek.ikiside boş kalmayacak..günahkarlarda olacak mutlaka,günahsızlarda.. yaniii.....bu sitede bulunan dinsiz imansız insanlar olmazsa,turan dursun ve onun gibi nasipsizler olmazsa cehenneme kim girecek....???

şimdi gelelim bunları niçin yazdığıma!!!

ben bu site ile bugün tanıştım ve ilk başta şaşırdım.ne kadarda çok zavallı insan varmış dedim kendi kendime,bu kadarda olmaz diye düşündüm dinsiz kişilerin yazdıklarını okuyunca...hemen EDIT diye başlayan bir yazı yazacaktım.ama daha sonra bilgisayardan 5 dakika ayrılıp yukarıda yazdığım şeyleri düşündüm ve size aktarmak istedim..şuan,yazılan saçmalıklara,sinir ve hiddetle bakmaktan ziyade,boş gözlerle....yada şöyle diyelim ,sirk izleyen bir çift gözün baktığı gibi bakıyorum........

..........SELAM VE DUA İLE MÜMİN KARDEŞLERİM...........

Siteye bu gün girmişsiniz bizi nurunuzdan nasiplendirmeye..Hoş geldiniz ve Allah razı olsun kardeşim ..Girmişken biraz da yazılanları okusaydınız da genel bir kanı oluşturaydınız zihninizde...Hiç değilse ne şekilde yazacağınız hakkında bir fikriniz olurdu..Eğer bir düşünceyi savunacak ve bir doğru göstermeye çalışacaksanız,önce karşı düşüncede olanların düşüncelerini ve göstermeye çalıştıkları şeyleri anlayacaksınız ki ikna edebilesiniz değil mi?..Siz Don Kişot gibi çıkmışsınız yel değirmenleriyle savaşa..

Hadi selam ve dua ile kardeşim..

mep 05-01-2009 11:42

Alp 2151 abim hoşgeldin abi..

Azcık kızmışın bize baştan ama sonra acımışın anladığım kadar
saolasın,Genelde siteye gelen abilerin ilk tepkileri bu oluyo
önce kızıyolar ama sonra kendi kendilerini telkin etmekteki
kendi kendilerini boş şeylere inandırmaktaki hünerlerini sergileyip
"Aman canım rabbim zaten bunları cehennem için yaratmış" filan deyip
kendilerini avutuyolar.sende öyle yapmışsın..
Şimdi boş gözlerle bakman sizlerin genelde sahip olduğunuz bakma biçimidir.
çünkü bilirsinizki boş gözlerle değilde araştıran gözlerle bakarsanız
Kendinize ihanet etmiş,yüzleşmeye korktuklarınızla yüzleşmiş olursunuz.
sirk izler gibi izlemeye devam edin abim.
Çünkü "acaba doğrumu bunlar" dediğiniz anda küfre batmaya başlarsınız
neyse yinede sitemize hoş geldiniz..İYİ SEYİRLER.

ism@ 20-01-2009 16:17

Alıntı:

Atlas´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 124621)
Pante de senden farklı bi şey demiyor ki. Mucize gösterilmemiş o da bunu diyor.

Niye qösterilsin Ki Allahın Mucizeye ihtiyacı mı var Bunu nasıl diyebiliyorsunuz Dediğinizi diyor Ayet İnanan İnansın inanmayan inanmasın Mucize yok Ben Buna Muhtaç değilim diyor Allah

sıcahsıcah 27-01-2009 01:08

Alıntı:

pante´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 113582)
Herşeyden önce, yani bu yazının çoğu saçmalığından önce şunu vurgulayalım ki;
Muhammed, kendisinden istenen, beklenen hiçbir mucizeye cevap verememiş, hiçbir mucize gösterememiştir.
Bunu Kur'an da açıkça belirtir. İsra suresini okursanız, mucize isteyenlere hiçbir mucize gösterilmeyeceği yazılıdır.

İsra-59. Bizi, (Kureyş'in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu.

Kur'an bunu yazarken hangi mucizeden bahsedebiliyor bu mucize şarlatanları?

Turan Dursun'un hadis'le ilgili açıklamaları ise kesinlikle doğrudur.
Böyle bir astrolojik olay olacak dünya çapında. Ama bunu ne hikmetse Enes b. Malik, Abdullah b. Mesud, Abdullah b. Ömer, Cübeyr b. Mut'im, Ab*dullah b. Abbas ve Ali görecek sadece.
Asıl buna yuuuh!

nasıl yahu firavunun kızıldenizde boğulması olayını bilmiyorsun herhal bir açıklama getirin kardeşim ha bunada firavunun son anda secde ettiği fakat allahın bu numarayı kabul etmediği ve onun cesedini secde ettiği son şekliyle sonraki nesillere bir ibretlik olarak koruyacağını belirtmiş ve aynen o şekilde ingilizler tarafından 20. yy da kendisi bulunarak british museuma kaldırılarak sergilenmiştir bu arada firavunun öeceğini anlayınca secde etmesi olayının kuranda geçmesinin tek bir yolu vardır o olay anında orada bulunmak ve mısırlı haman adının kuranda geçmeside ilginç

yucemanitu 27-01-2009 01:56

Alıntı:

ism@´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 149539)
Niye qösterilsin Ki Allahın Mucizeye ihtiyacı mı var Bunu nasıl diyebiliyorsunuz Dediğinizi diyor Ayet İnanan İnansın inanmayan inanmasın Mucize yok Ben Buna Muhtaç değilim diyor Allah

İlgiinç... Bir o kadar da düşündürücü. Allah Musa'yı gönderirken "mucizelere muhtaç", İsa'yı gönderirken "mucizelere muhtaç" ama artık en sonuncusunu gönderdiğinde "Aaa bir dakka yav ben mucizeye muhtaç değilim ki tabi yaa ben Allah'ım ne mucizesi, yok işte sana mucize!" diyor. Hmmm...

Güçistenci 27-01-2009 10:10

sıcahsıcah;

Firavunun cesedi için
http://www.haber7.com/haber/20051121...-fos-cikti.php
http://www.turan-dursun.com/forumlar...read.php?t=738

Haman Yazıtları için:
http://www.turan-dursun.com/forumlar...read.php?t=755

sıcahsıcah 27-01-2009 13:18

Alıntı:

Güçistenci´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 150732)

evet ya son cümleye katılıyorum insanın kendisi mucize zaten firavun mumyalarından medet ummakta ne oliy bakınız demekki sağ duyu sahibi meraklı gerçeklere dogmalarla bakan bir insan değilmişim demekki inanmak rasyonel düşünmeye engel değilmiş hemiiii

ism@ 01-02-2009 14:51

En’am 6/109: . Kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair kuvvetli bir şekilde Allah'a and içtiler. De ki: Mucizeler ancak Allah katındandır. Ama mucize geldiğinde de inanmayacaklarının farkında değil misiniz?

İnanmaayacağınız Mucizyi ne ister durursunuz Siz Mucizyi qörseniz de İnanmazsınız Çünkü Ayeti (Mucizeyi) Sadece Alaya almak için istiyorsunuz İnanmak İçin değil O yüzden birbirimizi kandırmayalım ne siz bizi döndürürsünüz nede Biz sizi

yucemanitu 01-02-2009 16:49

Alıntı:

ism@´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 151624)
En’am 6/109: . Kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair kuvvetli bir şekilde Allah'a and içtiler. De ki: Mucizeler ancak Allah katındandır. Ama mucize geldiğinde de inanmayacaklarının farkında değil misiniz?

İnanmaayacağınız Mucizyi ne ister durursunuz Siz Mucizyi qörseniz de İnanmazsınız Çünkü Ayeti (Mucizeyi) Sadece Alaya almak için istiyorsunuz İnanmak İçin değil O yüzden birbirimizi kandırmayalım ne siz bizi döndürürsünüz nede Biz sizi


Ne ayııp bunu Allah'tan beklemezdim İsmet. Bir sınav yapıyorsa adil olmak lazım ona mucize gösteriyor İsa havarilerinin önünde ölüyü diriltiyor körün gözünü açıyor onlar görünce inanıyor. Bize gelince avcunu yala yok sana mucize bak valla billa benim önümde İsa ölüyü diriltseydi ben Hıristiyan olurdum ha. Yani sen adalet göster eşit şartlarda sına inanmazsam o zaman yak. Hem adam kayır onlara kopya ver mucize göster hem de mucize görmeyeni yak oh ne ala. Onlar mucizeyle maçayı kurtarmış işte.

ism@ 04-02-2009 14:49

“Onlar: "Bizi büyülemek için mucize (ayet) olarak her ne getirirsen getir, yine de biz sana inanacak değiliz" dediler. Bunun üzerine, ayrı ayrı mucizeler (ayetler) olarak üzerlerine tufan, çekirge, buğday güvesi, kurbağa ve kan musallat kıldık. Yine büyüklük tasladılar ve suçlu-günahkar bir kavim oldular.” (Araf Suresi, 132-133)

Sen Musa Dönemindede İsa Dönemindede Yaşasan Yukarıdakisin Atlas

Yukarıdakilerden Biri Başına Musibetlerden Biri Gelsede Şöyle Dersiniz

1-Bu doğal Seleksiyon

Yada Dini yönden vicdan Sahipleri En Akıllılarınız Aşagıdaki Ayeti Okurdu

“Başlarına iğrenç bir azap çökünce, dediler ki: "Ey Musa, Rabbine sana verdiği ahid adına bizim için dua et. Eğer bu iğrenç azabı üzerimizden çekip giderirsen, andolsun sana iman edeceğiz ve İsrailoğulları'nı seninle göndereceğiz. " Ne zaman ki, onların erişebilecekleri bir süreye kadar, o iğrenç azabı çekip giderdik, onlar yine andlarını bozdular.”(Bu Büyüdür Yada Ateistçe : Doğal Seleksiyon Doğal Afet Sanki Her şeyi Doğalda Ateistlerin Her şey Tesadüf Buda Tesadüf) (Araf Suresi, 134-135)

Allah Aşağıdaki Ayeti (Mucizeyi) Gönderir Göndermesinede Ama iş işten geçmiş Olur

"Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilmiş kalıverir." (Şuara Suresi, 4)

K.C. 04-02-2009 19:36

Bilimin geliştiği, insanların doğa olaylarına mantıklı açıklama bulduğu dönemlerde ne hikmetse hiçbir mucize gelmiyor..

Tüm mucizeler eskilerde kalmış, ispatının mümkün olmadığı zamanlarda.

1999 depremini de uyarıcı bir mucize olarak görüp "o günahkarlar bunu hak etmişlerdi" diyenler var. Sabilerin nasıl bir hak etmişliği olduysa artık... :(

KızıL 07-02-2009 01:44

ya ben hep derim şimdi gelsin biriside bize gökten yağan balıklar göstersin birisi ölüyü diriltsin ayetler indirdin yeni peygamber gelsin v.s nerde ?? tanrının gücü mü tükendi ??
ayrıca nasıl bir tanrıki mu kulları üzerine hastalıklar kurbağalar musallat eder hoşgörüye ne oldu?? nbedir yani aids ide mi şeker hastalığınıda mı tanrı yarattı?? ya aişe kadar akıl olsun insada yeter.... hayatın en güzel yönü sizlere kolaycılığın doruk noktası ne gelirse allahtan!! depremde selde allahtan demek yolda tecavüze ugradığınız zamanda allahatan geldi diyeceksiniz..

pante 07-02-2009 22:15

Bir İslami siteye girip te örneğin "Ebubekir'in 'Yuhh artık' dedirten saçmalığı" gibi bir başlık açsanız anında şutlanırsınız.

Çüşş! demesini bilmeliyiz.

Kendi alanında şiirine mi, duasına mı neyine “Allah’ın izniyle!” diye başlayacaksa başlasın! Ama devrimci mücadele alanında esas olan Allah’ın değil, devrimci ilkelerin iznidir. Şeriata karşı mücadele veriyorsan unsurlarına karşı da vereceksin. Devrimci gençlerin yönettiği bazı yayın ve siteler, ‘dinci aydın’ lafazanlığına ‘Çüşş!’ demeyi bilmiyor. Kibarlıklarından mı, bilinçsizlikten mi? Onu da ben bilmiyorum.
Bildiğim: gencecik insanlara karşı taşınması gereken sorumluluk herşeyin üstündedir. Bu ilke, gedikli gerici, yobaz, dinci fantazi arayışlarına kurban edilmemelidir. Temelsiz hoşgörü, ‘Çüşş!’ denecek yerde ‘Dehh!’ anlamı taşır. Devrimci yayınlardaki dinci sızıntı budur. Dincilik toplumsal bir hastalık mikrobudur. Bu hastalığın örtülü - örtüsüz salgın olduğu bir mevsimden geçiyoruz. Softalık, mikrobu bulaşıcı safradır. KoruNmak gerekir, korumak değil!

Nihat Behram

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/9348.html

karadenizli 08-02-2009 23:42

Soru: Turan Dursun'un Din Bu kitabını okudunuz mu? Bu kitapta, Hz Muhammed hakkında yazılanların doğruluk payı var mıdır? (Turan Dursun yazdıklarını hadis bilginlerinden alıntı yaparak hazırlamış)Cevap: Turan Dursun,inkârcı,İslam düşmanı biriydi.Bana da saldırırdı.Ne kadar uydurma rivayet varsa onları araç yaparak İslam'a ve Peygamberimize saldırmıştır.

Yaşar nuri öztürkün sitesinden sorulan soruya verilen bir cevap.

K.C. 09-02-2009 01:12

Alıntı:

karadenizli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 153252)
Soru: Turan Dursun'un Din Bu kitabını okudunuz mu? Bu kitapta, Hz Muhammed hakkında yazılanların doğruluk payı var mıdır? (Turan Dursun yazdıklarını hadis bilginlerinden alıntı yaparak hazırlamış)Cevap: Turan Dursun,inkârcı,İslam düşmanı biriydi.Bana da saldırırdı.Ne kadar uydurma rivayet varsa onları araç yaparak İslam'a ve Peygamberimize saldırmıştır.

Yaşar nuri öztürkün sitesinden sorulan soruya verilen bir cevap.

1100 yıldır bu rivayetleri HAK görüp, Turan Dursun aleyhinize çevirince mi uydurma olduğunu anladınız?

cigi 09-02-2009 03:22

Alıntı:

karadenizli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 153252)
Soru: Turan Dursun'un Din Bu kitabını okudunuz mu? Bu kitapta, Hz Muhammed hakkında yazılanların doğruluk payı var mıdır? (Turan Dursun yazdıklarını hadis bilginlerinden alıntı yaparak hazırlamış)Cevap: Turan Dursun,inkârcı,İslam düşmanı biriydi.Bana da saldırırdı.Ne kadar uydurma rivayet varsa onları araç yaparak İslam'a ve Peygamberimize saldırmıştır.

Yaşar nuri öztürkün sitesinden sorulan soruya verilen bir cevap.

karadenizli kardesim;

Sn. Yasar Nuri öztürk hocamiz, nedendir bilinmez tv lerde ve yazilarinda pek bir bilmistir.
Hocamiz; Arap'ca,Fars'ca,Ingiliz'ce sanirim birde Fransiz'ca bilmekte, arti hukukda okumustur.

Hocamiz konusurken ve yazarken; nedense bu kariyeri yansitamamaktadir, diye düsünüyorum.
Ayrica kendisinin tercüme edip bastirdigi kuran mealinden soru sorulmasina hic mi hic dayanamaz, cok sinirlenir, öfkelenir adeta köpürür, dudaklarini yalamaya baslar.:)

Hocamizin en son el ense tutup, yagli güres tutusdugu kisi sn. M.Sevket Eygi'dir. Oku bakalim birbirlerine neler yazmislar.:D

Ha bu hocamizdan, insan sevgilisi Turan Dursun hakkinda sorulan soruya, nasil bir yanit bekleyebiliriz ki?

Hadi usagum, sen benim dedigim yazilari oku.

Ki-Adi 11-02-2009 17:05

Allah Musa'yı peygamber seçtiğinde Firavun'a karşı her türlü yardımı yaparken, Musa ve halkı firavunla savaşmak yerine vaadedilmiş topraklara göç ederken, Musa Sopasını yılana çevirirken, Nili kana çevirirken, Kızıldenizi ikiye ayırırken, İsa babasız olarak dünya ya gelirken, suyu şaraba çevirirken, ölüleri diriltirken , fakat bunun yanında Musa'da, İsa'da hiç bir zaman topyekün savaş yapamışken, İsa bile çarmıha gerilirken ona inanlar kimseye savaş açmamışken, Allah'ın en sevdiği insan, evreni onun için yarattığı Muhammed'e gelince bi mucize yok birde Allah hiç yardım etmiyor Muhammed'e, inanmayanlar mucize göster dediklerinde ;

En’am 6/109: . Kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair kuvvetli bir şekilde Allah'a and içtiler. De ki: Mucizeler ancak Allah katındandır. Ama mucize geldiğinde de inanmayacaklarının farkında değil misiniz?

deyip kıçını kurtarmaya çalışmış. Şimdi diyecekler Ay'ı ikiye bölmedimi diyecekler ama nedense bunu dünyada kimse görmemiş sadece Muhammedin yanındakiler görmüş.
Allah Muhammed'e en zor zamanında bile yardım etmemiş. İnanmyanların üstüne ne bir çekirge sürüsü göndermiş, ne de başka bişi yapmış. Sadece Muhammed'e savaşmasını söylemiş kim sana inanmazsa kafasını uçur demiş.

Aklıma şu soru takılmadan geçmiyor? Acaba İsa ve öncelerinin mucizede elibol Tanrısı ile Muhammedin mucizedeki pinti tanrısı Aynı Tanrı değiller mi? Doğru yaa Muhammed'in tanrısı kabedeki putların en büyüğü olan Al-ilah yani El-ilah.

Y.Nuri Öztürk gibi insanlar yüzlerce yıldır İslâm dünyasında Kur’an’dan sonra en güvenilir kaynak olarak Sahih-i Buhari adındaki hadis kitabını görenler şimdi ise işlerine gelmeyince yalan hadis demeye başlamışlardır.Böyle iki yüzlülükte başka kimsede olmaz zaten.

selanikli 21-05-2009 10:00

[quote=strategic_choice;113578]

TURAN DURSUN UN iddaasına hep birlikte göz atalım...

AY İKİYE BÖLÜNÜP YERE DÜŞMÜŞ

İslam'da Şakku'l-Kamer (Ay'ın bölünmesi) Mucizesi diye ünlü "mucize"yi birlikte göreceğiz: Kamer Suresinin l. ayetine, Diyanet'in resmi çevirisinde şöyle anlam verilir:
"Kıyamet saati yaklaşır, ay ayrılır."
Bu çevirideki "yaklaşır, ayrılır" ayetteki sözcüklere uymuyor. Ayette, burada, "geçmiş zaman" kipi kullanılıyor. Bu nedenle, doğrusu: "Yaklaştı, ayrıldı."dır.
DİYEREK BAŞLIYOR TURAN DURSUN VE ASLINDA DİYANETİN BÜYÜK BİR YANLIŞINI DÜZELTİYOR GERÇEKTEN...
İşte tam bu noktada, 1969 yılına geri döndüğümüzde Kuran'ın çok büyük bir mucizesiyle karşılaşmaktayız.Kamer Suresi'nde on dört yüzyıl öncesinden haber verilen ayet, 20 Temmuz 1969'da Ay yüzeyinde yapılan çalışmalar ile gerçekleşmiştir.
'' Kıyamet (saati ) yaklaşır, ay ayrılır'' diyanet çevirisinde ki kelimelerin geçmiş zaman kipi değil ''yaklaştı, ayrıldı'' olması gerektiğini TURAN DURSUN DÜZELTMİŞTİR... Böylece kendi bindiği DALI kesmiştir...
. Kamer Suresi'nin ilk ayetinde Allah'ın bildirdiği gibi, bu büyük olay aynı zamanda bir kıyamet alametidir; dünyanın kıyamet öncesi son zaman diliminde olduğunun bir belirtisidir. (En doğrusunu Allah bilir.)

TURAN DURSUNUN SÖZLERİYLE DEVAM EDECEK OLURSAK:

Bu durumda ayetin doğru çevirisi şudur: "Kıyamet (sat) yaklaştı; ay bölündü :" YIL 1969
Görüldüğü gibi ayetlerde açıkça, kıyametin yaklaştığının da bir belirtisi olarak, Ayın bölündüğü ve bu mucizeyi, inanmazların yalanladıkları" anlatılıyor.

Buhârî ve Müslim'in rivayet ettiğine göre hâdiseye bizzat şahit olan Abdullah b. Mes'ud şöyle nakleder:
"Ay, Hz. Peygamber'in zamanında iki parçaya ayrıldı. Bir parçası dağın bir tarafında, diğer parçası dağın diğer tarafında idi. Hz. Peygamber bize şahit olunuz." dedi. (Buhârî, Tefsir, Sûretu'l-Kamer, 1; Müslim, Kıyame, 44).

"Kıyamet saat(i) yaklaştı, ay yarıldı. Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve "süregelen bir büyüdür" derler. " (el-Kamer, 54/12).
mucizenin Peygamber zamanında meydana gelmediği, bunun Kıyamet alâmetlerinden birisi olarak ileride meydana geleceği iddiasıdır.
Bu durumda "Ay, Kıyamet günü bölünecek" demek olur. Konu ile ilgili Kamer suresinin ikinci ayeti, yukarda iddia edilen manaya uygun düşmemektedir.
AY'A ÇIKIŞ TARİHİ KUR'AN'DA YAZIYOR MUYDU?
Kur'an-ı Kerim'de yer alan Kamer(Ay) suresinde gelecekte Ay'a gidileceğine dair işaretler yer almaktadır. Kamer kelimesinin Türkçe'deki karşılığı Ay'dır.
"Ay" isimli bu sureden Kur'an'ın sonuna kadar tam 1389 ayet geçer. Hicri takvimde 1389 yılı, Miladi takvime göre 1969 yılına denk gelmektedir, bu da Ay'a çıkış tarihidir. (Hicri 1389=Miladi 1969






Sayın arkadaşlar;
Yukarıdaki yazıları yazan arkadaş oldukça kafası karışık biri.
Cevap yazan arkadaşlarım da akıl, mantık ve bilime dayanarak bu yazıyı yeterince çürütmüştür.
Ancak okudukça gördüm ve hiç şaşırmadım ki, bu tartışmaya katılan arkadaşlar, aklın, bilimin ortaya koyduğu delillere hele de inançlarına uymuyorsa asla itibar etmemişler, bildiklerini okumaya devam etmişler.
O zaman onların itibar edecekleri delillerle konuyu netleştireyim ben de. Sadece ayetlere dayanacağım. Gerçi bu yazıyı yazan arkadaş hadisleri de yazıya katmış ama ben şimdi hadisleri delil göstersem onlara da uydurma diyeceklerinden hadislere hiç değinmeyeceğim ki, tartışmayı bulandıramasınlar.
1-Diyanet nasıl yazmış meali : Ay yarılır. (Veya bölünür, bu konuyu da bir kenara bırakıyorum, bölünmüş veya yarılmış çok ta önemli değil.)
Yazarımız nasıl yazmış: Ay yarıldı.
Turan Hocamız ne demiş: Diyanet meali kasıtlı yanlış yazıyor, doğrusu ‘ay yarıldı’ olmalı.
Ben de yazarımız ve hocamız ile aynı fikirdeyim. Ay yarıldı yazıyor.
Yani yapıldı, oldu, bitti. Ne zaman? 1400 yıl önce.
Şimdi bir insanın hem bunu yazıp hem de 1969 yılı işaret ediliyordu demesi nasıl bir akıl tutulmasıdır?
2- 1969 yılı nasıl işaret edilmiş?
Kamer Suresi ile Kuran’ın son ayeti arasında 1389 ayet varmış. O zaman 2 soru:
1- Besmeleler dahil mi, hariç mi? Biliyorsunuz ayet sayısının hesabında İslam Alimleri(!) bölünmüştür. Bazıları besmeleyi sayar, bazıları saymaz. Bunu bi söyle bilelim.
2- Kuran yazılırken sureler iniş sırasına göre yazılmamıştır. Kuran’da surelerin dizilişi insan eliyledir. Bu durumda eğer bir işaret varsa, bu işaret Allah’ın değil insanların eseridir ki, o zaman da insanlar mucize gerçekleştirmiştir demektir. Bu da Kuran’a aykırıdır, bilmem söylemeye gerek var mı?
3- Gelelim ayetlere:
‘’Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.’’;
’’Üstünüze ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız.’’ Rahman (sıra no:55, shf no:530, ayet no:33, 35 )
Bu ayetler Kuran’da dururken insanların aya çıkacağını Kuran’ın haber verdiğini söyleyene ne demeli?
Saygılar.

islamtarık 22-05-2009 22:53

selam ilk önce sizin gıbı zeki insanlar birşeyi göremıyor.turan dursun yıllarca hocalık yapmiş ve babası sayesınde ıyı bır dın adamı olmuş gelın sızle bır fızık oyunu oynayalım.turan dursun u herhangı bır sahıl kenarına koyalım.yaz ve kiş o sahılde kalsın.yazları büyük ıhtımalle serınlemek için yüzü denıze dogru çevırecek.fakat kışın sert rüzgarlar nedenıyle yüzünü denız e degılde daglara çevırecektır.pekı turan dursun neden yüzünü daglara çevırmıstır.çünku bır etkı ıle karşılaşmış ve o etkıye dayanamamiştır fakat o etkıye dayanan birçok unsur varken o dayanamamiştır.bu da psıkolojı ıle açıklanabılır.
bu adam hocalık süresınce ve dıyanet ısteklerıne hayır demeden önce neredeydi yoksa bahçede bostan mı topluyordu.bakın dogustan veya kendı ıstegıyle ateıst olsa bu kişi birşey demeyecegım ve o kadar yıl kuran ı okududa nasıl oluyorda bırden kuran ı farklı okuyor e ben bır ınanan olarak bende turan dursun olurum kanıtmı:meryem süresi 28. ayet:
ey harun un kızkardeşi,senin baban kötu biri değildi ve annen de azgın,utanmaz bır kadın degıldi.
ayetı dıkkatle okuyun.hz meryem ıle hz harun aynı anda zıkredılmiş oysakı ıkısı farklı zamanlarda yaşamişlardir.hı evet bu ayeti muhammed yazmiştir dersenız size gülerım.bu ayet bır meal den alınmıştır ve meal kısaltma anlamına gelır ve ey harun un soyunun kızkardeşi dir aslında orda yazan ve bırçok tefsırde bu böyle yazılmiştir.
turan dursun:başta çeviri kurallarını hiçe saymis.(sanırım ilkokul mezunu garıban normaldir)
ikinci olarak türkçeyi katletmiş sagolsun

mep 23-05-2009 11:32

Tarık abim hoşgeldin..

Bizim gibi zeki insanların, göremediğini görmüşsünüz.Turan Hoca'nın Küfre dönüşünü güzelce tahlil etmişsiniz.Hele Turan Dursun Olduğunuz yer çok ilginç..meryem 28 le Turan dursun olabiliyor,yine aynı Meryem 28 le İslamTarık'ta olabiliyorsunuz.Ama bir şey söyleyeyim,İslamTarık olmak için çokta çabaya gerek yok..1,5 Milyar var zaten,Hiçte çabalamadan olabiliyolar..Meryem 28'i geç, Adamı Turan Dursun Yapacak o kadar çok şey varki..ama çözümünüde bulmuşlar..Tam o noktaya geldimi..Yüzünü Denizden çevirmemek uğruna " Bunu Allah bilir Biz bilemeyiz" Battaniyesine sarılıp,Denizden esen sert rüzgara,inat öylece durabilmekteler..

ey harun un soyunun kızkardeşi dir aslında orda yazan ve bırçok tefsırde bu böyle yazılmiştir.
turan dursun:başta çeviri kurallarını hiçe saymis.(sanırım ilkokul mezunu garıban normaldir)


Aşşağıdaki tefcircilerde ilkokul mezunu olduklarından böyle çevirmişler sanırım..
Haa..! bu arada Siz Okuma yazmayı Askerdemi söktünüz..?

Abdülbaki Gölpınarlı
Ey Harun'un kız kardeşi, baban, fena bir adam değildi, anan da kötü bir kadın değildi.

Ali Bulaç Meali
'Ey Harun'un kız kardeşi, senin baban kötü bir kişi değildi ve annen de azgın, utanmaz (bir kadın) değildi.'

Diyanet İşleri Meali(Eski)
27,28. Çocuğu alıp kavmine getirdi, onlar: "Meryem! Utanılacak bir şey yaptın. Ey Harun'un kızkardeşi! Baban kötü bir kimse değildi, annen de iffetsiz değildi" dediler.

Diyanet İşleri Meali(Yeni)
“Ey Hârûn’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi.”

Diyanet Vakfı Meali
Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir insan değildi; annen de iffetsiz değildi. *

Edip Yüksel Meali
"Ey Harun'un kız kardeşi, baban kötü bir adam değildi. Annen de iffetsiz değildi."

Elmalılı Hamdi Yazır
"Ey Harun'un kızkardeşi! Senin baban kötü bir adam değildi, annen de iffetsiz bir kadın değildi."

Elmalılı Meali (Orjinal)
Ey Harûnun hemşiresi, baban bir kötülük adamı değil idi, anan da bir kahbe değil idi

Ömer Nasuhi Bilmen
«Ey Harun'un kızkardeşi! Senin baban kötü bir şahıs değildi ve anan da iffetten mahrum bulunmuş değildi.»


Muhammed Esed
Ey Harun'un kız kardeşi! 22 Senin baban kötü bir adam değildi; ne de annen iffetsiz bir kadındı!”

Suat Yıldırım
“Ey Harun'un kardeşi! Baban kötü bir insan değildi. Annen de iffetsiz bir kadın değildi!” *

Süleyman Ateş Meali
Ey Harun'un kızkardeşi, baban kötü bir adam değildi, annen de fahişe değildi (sen ne yaptın böyle)?


Şaban Piriş Meali
Ey Harun’un kızkardeşi, baban kötü birisi değildi, annen de iffetsiz değildi dediler.

Ümit Şimşek Meali
“Ey Harun'un kızkardeşi,(3) senin baban kötü biri değildi; annen de iffetsiz değildi. *

Yaşar Nuri Öztürk
"Ey Harun'un kızkardeşi! Baban kötü bir adam değildi. Annen de bir kahpe değildi."

islamtarık 23-05-2009 12:33

[quote=mep;179581]
Elmalılı Meali (Orjinal)
Ey Harûnun hemşiresi, baban bir kötülük adamı değil idi, anan da bir kahbe değil idi


evet okumayı askerde ögrendım ama sen ögrenemedıgın kesin.ılk olarak meallerın hepsı böyle buna birşey mi dedık hatta benım verdıgım meal de bıle böyle.sen okumayı sanırım bılıyorsun ama anlama konusunda sıkıntın var.meal ıle tefsır ı bir karşilaştırırmısın.ilk mesajım da zaten bahsettim bu konuda.ya sızler neden hep meallere gıdıyorsunuz ve neden tefsır yayınlamıyorsunuz.sitenıze baktımda hep meal üzerınden yorumlar var yoksa okumak zormu gelıyor sizlere.
bak yukarıdakı ayette bıle kendını ele verıyorsun ey harunun hemşeresi... demek ki bazı meallerde aynen tefsırdekıler gıbı ele alınıyor.
evet kuran ı sıze göre hz muhammed yazmıştır mealce yoruma dayanarak yapılan bir işlem.ya nedense zeıgtgeıst fılmınde de dınlerın sümerlerden geldıgını söyluyorlar ama o araştırmaları yapan bılımadamlarının söyledigi birşeyi es geçiyorlar o da şu o zamandakı tanrıların hepsınden üstun tek tanrının var oldugu.harvard üniversitesi stephan langdon 1930 yılında bulunan kalıntılar çercevesınde sundugu bılgı ve bugun tüm tarıhçıler bunu bılır ve hiçbir zaman kesin kesin olarak 3 ılahı dın sümerlerden türemiştir demezler.
kısaca korkmadan araştırırsanız iyi olur ve turan dursun un başka ayetlerını de tartışabılırız.

islamtarık 23-05-2009 12:45

turan dursun u okudukça dinime olan baglılıgım daha çok artıyor.çünkü kuran da birçok ayette onlar kıtabı okusalar bıle onlar anlamazlar der.evet psıkolojık anlamda da dogru bır kanı.çünku elınıze bır kıtap alın örnegın türkıye den bır yazarın ermenı meselesi konusunda yazdıgı bir kitabı bır türk e ve bır ermeniye okudunuz ve sonra bu kıtap hakkında yorumlarını dınleyınız.büyük ıhtımalle türk kitabı savunurken ermeni savunmayacak.bu insan dogasında var neden bir kıtabı okurken sadece ana fıkır sorulur genelde örnegın sınavlarda hemen cevap vereyım ana fıkır tektır ama yardımcı fıkırler sonsuza degın uzanabılır.bu sonsuzluk ınsanın yaşadıgı çevreden tutun kişiligine kadar birçok şey etkılıdır.
son olarak bu mesajımda turan dursun hakkında 2-3 kere düşünün siz ateıst olabılırsınız sorun degl ama yıllarca ımamlık yapmiş bır adam hadı hiçbir etkı olmadan dönse veya kuran ı ılk okumaya başlarken farklı düşünceler içinde olsa sorun yok ama isteklerı yapılmayınca birden çark etmesi size göre ne bılımsel bır yanı yok.siz çıkın dısarı ateıst olanlardan dındar olanlara kadar herkese bu adamı anlatın ve sorun bu neden dönmüştür?bakın sıze bır deney imkanı.
Bu evrende herşey tartışılır 100 yıl önce kesın gözuyle bakılan bır bılım unsuru 100 yıl sonra bır degeri kalmaz.yıne tüm duyu organlarımızla gördugumuz herşey birgün başka bir anlam taşır.

mep 23-05-2009 13:00

bak yukarıdakı ayette bıle kendını ele verıyorsun ey harunun hemşeresi... demek ki bazı meallerde aynen tefsırdekıler gıbı ele alınıyor.

Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde hemşirenin Farsça bir kelime olduğu belirtilip iki anlamı olduğu yazılmış. Birincisi, kız kardeş, bacı. İkincisi ise diplomalı hasta bakıcı kadın.


Abim hemşireyi Başka bişey sanıyo herhalde.,( Hemşeri sanıyo..:)) Neymiş Tefsirlerde hemşire yazıyomuş..
Meallerde Kızkardeş yazıyomuş..Pes yani Bilgiye bak..! Bende Ulemadan biri geldi hepimizin cahilliğini yüzüne vuruyo sandım..

turan dursun un başka ayetlerını de tartışabılırız.
:)

Aman abim..Çok fena olduk zaten .meallerde "kızkardeş" yazan çevirinin aslında tefsirlerde
" Hemşire" olduğunu öğrenince zaten dumura uğradım ..yapma gözünü seveyim..Şimdi sen bizi tövbe filanda ettirirsin..

turan dursun u okudukça dinime olan baglılıgım daha çok artıyor.

Ohh.! Olayıda çözmüşün nasılsa..
Turan Hocamdan okuyunca daha mantıklı geliyo dimi..
bence sen hocamıda okuma boşver..öyle denize doğru bak..
İyot kokusu iyi gelir adama..

islamtarık 23-05-2009 13:07

mep ne yazıkkı dogru durust bır şey anlamıyorsun.ben hemserı hepsınde yazıyor dedım mı ayrıca türk dıl kurumu kaç kelımenın anlamını degıstırdıgını bılmıyorsun sanırım.sen hemserıye takılı kal bu benım için ıyı bır fırsat

mep 23-05-2009 13:13

Alıntı:

islamtarık´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 179624)
mep ne yazıkkı dogru durust bır şey anlamıyorsun.ben hemserı hepsınde yazıyor dedım mı ayrıca türk dıl kurumu kaç kelımenın anlamını degıstırdıgını bılmıyorsun sanırım.sen hemserıye takılı kal bu benım için ıyı bır fırsat


Off..Of..!
:roll:

islamtarık 23-05-2009 13:15

hud süresı 2. ayet :
Kuşkusuz, ben size O'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim.

bu ayetı sitendekı fılmden aldım.ya birşey dıyecegım sız edebıyattaki iltifat sanatı hakkında bir bilginiz varmı merak edıyorum?
gelelım ayetı yorumlayalım kuran ılk olarak sözel nıtelıkte ınmıstır ve hz muhammed bu ayetlerı kendı agzıyla okumuştur.yan hz muhammed bu ayetı şöyle mi okusaydı ınsanlara;kuşkusuz hz muhammed size ondan gelen bir uyarıcıyım ve müjdeciyim.aslında ıkısı arasında fazla bır fark yok sadece ben zamırı kullanarak kuran a ahenk getırmıstır sızın ılkokul mezunu bıle olmayan turan dursun amcanızın bunu anlaması zor ama tolstoy ve goethe gıbı dunya edebıyatçıları anlamışya o bıze yeter.

bir düşün ;mep sizi sevıyorum/ben sizi seviyorum.hangısı daha ıyı bir karar ver.

islamtarık 23-05-2009 13:18

evet gaf yapmiş hz muhammed öyle bır yapmişki dünyaca ünlu yazarlar edebıyatçılar hayran kalmiş.
ya turan dursun ne yapmiş dünyaca ünlu edebıyatçıları hiçe saymiş nasıl ki çevırı kurallarını hiçe sayar gibi.
şimdilik hoşçakalın.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:13 .