Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Kur'an'da Mucize Yoktur (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=16)
-   -   Altı Günde Yaratılış (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=764)

07-09-2005 16:03

Altı Günde Yaratılış
 
Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır… (Araf Suresi, 54)

Kuran ile modern bilim arasındaki uyumun bir örneği, evrenin yaşı konusudur: Kozmologlar evrenin yaşını 16-17 milyar yıl olarak hesaplamışlardır. Kuran'da ise tüm evrenin 6 günde yaratıldığı açıklanmaktadır. İlk bakışta farklı gibi görünen bu zaman dilimleri arasında aslında çok şaşırtıcı bir uyum vardır. Gerçekte, evrenin yaşı ile ilgili elimizde bulunan bu iki rakamın her ikisi de doğrudur. Yani evren, Kuran'da bildirildiği gibi 6 günde yaratılmıştır ve bu süre bizim zamanı algıladığımız şekliyle 16-17 milyar yıla karşılık gelmektedir.

1915 yılında Einstein, zamanın göreceli olduğunu, mekana, seyahat eden kişinin süratine ve o andaki yerçekimi kuvvetine bağlı olarak zamanın akış katsayısının da değiştiğini öne sürmüştür. Kuran'da 7 farklı ayette bildirilen evrenin yaratılış süresinin, zamanın akış katsayısındaki bu farklılıklar göz önünde bulundurulduğunda bilim adamlarının tahminleri ile büyük bir paralellik içinde olduğu görülür. Kuran'da bildirilen 6 günlük süreyi, 6 devre olarak da düşünebiliriz. Çünkü zamanın göreceliği dikkate alındığında, "gün" sadece bugünkü koşullarıyla, Dünya üzerinde algılanan 24 saatlik bir zaman dilimini ifade etmektedir. Ancak evrenin bir başka yerinde, bir başka zamanda ve koşulda, "gün" çok daha uzun sürelik bir zaman dilimidir. Nitekim bu ayetlerde (Secde Suresi, 4; Yunus Suresi, 3; Hud Suresi, 7; Furkan Suresi, 59; Hadid Suresi, 4; Kaf Suresi, 38; Araf Suresi, 54) geçen 6 gün (sitteti eyyamin) ifadesindeki "eyyamin" kelimesi, "günler" anlamının yanı sıra "çağ, devir, an, müddet" anlamlarına da gelmektedir.

Evrenin ilk dönemlerinde, zaman bugün alışık olduğumuz akış hızından çok çok daha hızlı akmıştır. Bunun nedeni şudur: Big Bang anında evren çok küçük bir noktaya sıkıştırılmıştı. Bu büyük patlama anından bu yana evrenin genişlemesi ve evrenin hacminin gerilmesi, evrenin sınırlarını milyarlarca ışık yılı uzağa taşıdı. Nitekim Big Bang'den bu yana uzayın geriliyor olmasının evren saatinin üzerinde çok önemli sonuçları oldu.




Big Bang anındaki enerji, evrensel saatin zaman akış hızını milyon kere milyon (1012) defa yavaşlatmıştır. Evren yaratıldığında, evrensel zamanın akış katsayısı -bugün algılandığı şekliyle- milyon kere milyon kat kadar daha büyüktü, yani zaman daha hızlı akmaktaydı. Dolayısıyla Dünya’da milyon kere milyon dakikayı yaşadığımız esnada, evrensel saat için yalnızca bir dakika geçmiş olur.

6 günlük zaman dilimi, zamanın göreceliği dikkate alınarak hesaplandığında, 6 milyon kere milyon (trilyon) güne denk gelmektedir. Çünkü evrensel saat, Dünya'daki saatin akış hızından milyon kere milyon daha hızlı akmaktadır. 6 trilyon günün karşılık geldiği yıl sayısı, yaklaşık olarak 16,427 milyardır. Bu rakam günümüzde evrenin tahmin edilen yaş aralığındadır.

6.000.000.000.000 gün / 365,25 = 16.427.104.723 yıl

Diğer yandan yaratılışın 6 gününün her biri -bizim zaman algımızla- birbirlerinden farklı zamanlara karşılık gelmektedir. Bunun sebebi zamanın akış katsayısının evrenin genişlemesiyle ters orantılı olarak azalmasıdır. Big Bang'den itibaren evrenin büyüklüğü her ikiye katlandığında, zamanın akış katsayısı yarıya düşmüştür. Evren büyüdükçe, evrenin ikiye katlanma hızı da gittikçe artan bir şekilde yavaşladı. Bu genişleme oranı, Fiziksel Kozmolojinin Temelleri adlı ders kitaplarında anlatılan, dünyanın her yerinde yaygın olarak bilinen bilimsel bir gerçektir. Yaratılışın her gününü, Dünya zamanıyla hesapladığımızda karşımıza aşağıdaki durum çıkar:

* Zamanın başladığı andan itibaren bakıldığında, yaratılışın 1. günü (1. devre) 24 saat sürmüştür. Ancak bu süre, bizim zamanı Dünya'da algıladığımız şekliyle 8 milyar yıla eşittir.

* Yaratılışın 2. günü (2. devre) 24 saat sürmüştür. Ancak bu, bizim algılarımızla bir önceki günün yarısı kadar sürmüştür. Yani 4 milyar yıl.

* 3. gün (3. devre) ise yine bir önceki gün olan 2. günün yarısı kadar sürmüştür. Yani 2 milyar yıl.

* 4. gün (4. devre) 1 milyar yıl,

* 5. gün (5. devre) 500 milyon yıl,

* ve 6. gün (6. devre) 250 milyon yıl sürmüştür.

* Sonuç: Yaratılışın 6 günü, yani 6 devresi, Dünya zamanı türünden toplandığı zaman, 15 milyar 750 milyon yıl bulunur. Bu rakam günümüzdeki tahminlerle büyük bir paralellik içindedir.

Bu sonuç 21. yüzyıl biliminin ortaya koyduğu gerçeklerdir. Bilim, 1400 yıl önce Kuran'da haber verilmiş bir gerçeği bir kere daha tasdik etmektedir. Kuran ve bilim arasındaki bu uyum, Kuran'ın, herşeyi bilen ve yaratan Allah'ın vahyi olduğunun mucizevi kanıtlarından biridir.

sargon 11-09-2005 04:44

Bu HY ve tayfası çok adi adamlar. Bir tek kaynak vermemişler. Beni 2 saat uğraştırdılar bilim katilleri.

Zamanın göreceliliği doğru birşey. Ama bu hesapları nasıl yapmışlar, hangi formüllerle yapmışlar anlamak mümkün değil.

Olay şudur. Einstein rölativite teorisine göre zaman bir cisimin hızına göre değişir. Bunu 'ikizler paradoksuyla' açıklıyor. İkizlerden biri dünyada kalmış olsa ve diğeri bir uzay gemisiyle ışık hızının % 99.5 hızıyla uzayda bir yere gidip geri dönse, döndüğünde kendisinden çok yaşlı bir ablayla karşılaşacaktır. Dünyada 50 yıl geçtiği halde nerdeyse ışık hızıyla giden ikiz kardeş sadece 5 yıl yaşlanmış olacaktır.

http://www.nasaexplores.com/show_912...d=030107161805

Formül de şu

t1=zaman farkı
t= sabit zaman
v= hız
c=ışık hızı

t1 = t*karekök(1-kare(v)/kare(c))

önce burda hızı bulmak gerekiyor. Big bang teorisine göre 0 zamanından sonraki hız neydi ve hangi aralıklarda ne kadar değişti.

Aslına bakılırsa big bangden sonra herşey aynı hızda hareket ettiği için aralarında bir zaman farkı olmaması yada önemsiz denecek düzeyde olması gerekir. Sonuçta bizim için geçerli olan zaman -bütün elementler aynı hızda hareket ettiği için ve biz de kendimizi bu elementlerin içinde varsayarsak- o olacaktır.

Ama iddia şimdiki zaman ile (örnekte gün ile) 15 milyar yıl önceki zaman farkı olduğu için bunu hesaplamak lazım. Yani bugün evren x hızıyla genişliyorsa, evrenin 10 kat hızlı genişlediği bir dönemde zaman daha yavaş olacaktır. Ama bu ne kadarlık bir farktır?

Bir başka gariplik daha var. Big Bang teorisine göre evrenin genişleme hızının giderek yavaşlaması gerekir. Patlamadan sonra çok hızlı, sonra giderek yavaşlayan bir genişleme olması gerekir. Ama bildiğim kadarıyla çözülememiş bir sorun var. Yapılan gözlemlere göre genişleme hızı azalmıyor, tersine artıyor. Buyrun burdan yakın. :D

sargon 11-09-2005 04:51

Cem bu forumlara misafir olarak girip mesaj atılabiliyor. İşte örnek :D İki günde burası şişer.

Ben sargon

11-09-2005 12:20

Sadece ana panel sayfasındaki "En Yeni 5 Mesaj" kısmına yanıt yazabiliyorlar malesef. O kısımda bir açık var. Bu açığı ancak bir php uzmanı bulup düzeltebilir. Şimdilik sadece yazılanları silme yöntemine başvurmak zorundayız.

Da Vinci 13-09-2005 18:01

Re: ALTI GÜNDE YARATILIŞ
 
1. 2003 yılında NASA, WMAP (Wilkinson Mikrodalga Anizotropi Sondası) uydusu ile Kozmik Mikrodalga Arka Plan (CMB) radyasyonu tekniğini kullanarak evrenin yaşını 13.7 milyar yıl (200 milyon yıl hata payı ile) olarak bulmuştur. (http://map.gsfc.nasa.gov/m_mm/mr_age.html)

bu değerle allahın size bildirdiğini söylediğiniz 16.4 milyar yıl arasında da 2.7 milyar yıl var ki birisinin kendi yaptığı şeyde bu kadar büyük bir hata yapması pek olası değildir sanırım. hele de sen allahsan herşeyi bilmen gerekir. bu kadar büyük bir hata yapmak herşeyi bilen (!!!) allaha yakışmaz diye düşünüyorum :lol: :lol: :lol: :lol:

2. ilk günde 24 saat 8 milyar yıl eşit deniliyor. neden? neden 8 milyar yıl? bu nerden çıkıyor? tamamen olayları kalıbına uydurmak için seçilmiş bir sayı.

haci 13-09-2005 18:35

Harun Yahya'nın bu iddiası yanıtlamaya değer mi? Emin değilim. Çünkü yazar delinin pösteki sayması gibi, günleri ve yılları istediği gibi sayıyor ve onları keyfi altı devire ayırıyor. İsteseydi 66 döneme de ayırabilirdi, 666 döneme de.. Ya da tek bir devire.. Bilimsel olmayan bir yazının bilimsel olmadığını kanıtlamaya çalışmak pek doğru bir yaklaşım değil ama, madem bu işe başladık, devam edelim.

Evrenin en son kabul edilen yaşi 13,7 milyar yıldır. Bu birşeyi değiştirecek mi? Hayır.. Sanmıyorum. Harun Yahya hemen kâğıda kaleme sarılacak ve yeni bir hesaplama yapacaktır. Devreler azalacak veya kısalacaktır ama, sonunda yine 6 gün bulunacaktır. Saçmalıklarla uğraşmak sanıldığından çok daha zordur. Bilimsellikle en ufak bir alakası olmayan bu açıklamalar Müslüman'lara bilimsellik kisvesi altında kazıklanmaktadır. Bu elbette sahtekarlıktır. Bize düşen sorumluluk bunların yalnız yanlış olduklarına değil, aynı zamanda bilerek saptırıldıklarına da işaret etmektir. Bu iddialarda ilginç bir yöntem izlenmektedir. Batı'nın bulduğu bazı değerli astronomi ve fizik bilgilerinden yararlanılmakta, onlar gerdirilip, sündürülerek Kur'an'da mevcut bazı ayetlere uymaları sağlanmaktadır. İtiraz edilirse, bu işlem tekrarlanmaktadır. İddiaların mevcut gözlemlere ve fizik yasalarına uyması için elden gelen her şey yapılmaktadır. Ve yalancıların elinden her şey gelmektedir.

Big Bang kuramı tek başına yaratılışı açıklamada yetersizdir. Bu kuram genişleme kuramı ile yeniden açıklanmıştır. Buna göre evrenin oluşumu sırasında önceleri ışık hızı geçilmiştir. Bu hızlı genişleme sırasında son derece küçük bir nokta, çapı bir sm olan evrene dönüşmüştür. Daha sonra evrenin genişleme hızı ışık hızının altına inmiştir. Sargon'un da güzel bir şekilde açıkladığı gibi bu hız daha sonra daha da yavaşlamıs ise de, sonradan yine giderek artak bir hızla genişlemeye devam etmiştir. Buna neden olarak evrende mevcut karanlık enerji gösterilmektedir. Bu itici güçtür.

Harun Yahya'nın bu açıklaması saçmalamaktan öte, bir sahtekarlıktır. Yanlış değildir. Yalandır. Amacı Müslüman halkı kandırmak ve Kur'an'ın görkemini onlara bir kere daha göstermektir. Bu iddialarla ateistler veya Hristiyan ve Yahudiler ya da Hindu ve putperestler ikna edilmeyeceklerdir. Müslüman'ların inancı pekiştirilecektir..

Selamlar

HACI

sargon 15-09-2005 00:32

Haci'nın sayesinde HY yazısındaki matematik oyununu görmüş oldum. Teşekkürler. Bugünkü evrenin genişleme hızı arasındaki fark ne olursa olsun, ve zaman farkı ne kadar değişirse değişsin, siz bunu 6 ayrı parçaya, 66 ayrı parçayayada 1000 parçaya ayırıp 1. gün şu kadar sürdü, 2. gün bu kadar sürdü diyebilirsiniz. Dolayısıyla HY yazısının bütünü basit bir matematik aldatmacası. (Bu arada basit bir aldatmacayı göremeyip HY'nin hayali zaman dilimleri hesabını test etmeye kalktığım için de kendime kızıyorum :) )

Bu iddiayı bazı Hristiyan sitelerinde bile okudum. Kuran'da zamanın göreceliliği kuramı var şeklinde. Ben daha eski bir görecelilik kuramı buldum. Kuran'dan 2500-3000 yıl daha eski. Kramer'in Sümer Cennet Miti olarak adlandırdığı bir mitten:

Sümer panteonunun büyük tanrılarından Enki Ninhursag'ı hamile bırakıyor. Şiir söyle devam ediyor.

Bir gün ona bir aydır,
İki gün ona iki aydır,
Üç gün ona üç aydır,
.
.
sekiz gün ona sekiz aydır,
dokuz gün ona dokuz aydır, Kadınlık Ayıdır
halis yağ gibi, halis yağ gibi, kıymetli yağ gibi,
Nintu ülkenin anası, halis yağ gibi, halis yağ gibi, kıymetli yağ gibi,
Ninmu'yu doğurdu.

Göründüğü gibi Sümer panteonunda tanrılar 9 günde doğuruyor. Bu insanlar için 1 ay olan zamanın tanrılar katında 1 güne denk geldiği anlamına gelir. (Tabii bütün hayvanlar insanlar gibi 9 ay 10 gün hamile kalmıyorlar. Sümer Tanrılarının da 9 gün hamile kaldığı iddia edilebilir. Ama tersini kanıtlamamız da ne yazık ki mümkün değil :D )

hater 05-10-2005 14:25

6 gün mucizesi saçma sapan bir şey.Bunu hemen herkes bilebilir.(Mantıklı düşünen) Ve bunun sonucunda da kimileri bu 6 evredir demeye başladı.
Burada bu konu ile ilgili bir hadis yazayım:
Ve bir de hadis(Ebu Hureyre ve İbn Abbas'tan):
Peygamber şöyle dedi:''Tanrı toprağıcumartesi,dağları pazar,ağaçları pazartesi,mekruhu salı,nuru çarşamba,hayvanları perşembe,Adem'i de cuma ikindiden sonra yarattı.(Müslim,e's_Sahih,Kitabu Sıfatı'l-Münafıkin,27,hadis no:2789;Ahmed İbn Hanbel,Müsned,2/227)(Hadisi biraz kısalttım hadise Turan Dursun Din Bu-1 de de yer verir)

DreiMalAli 07-10-2005 17:06

Konu bir ara Ateistforumda geçmişti.
Başlık için buraya tıkla.
Oradaki yazılarımı buraya kopyalıyorum.

Sevgiler

==================================================
Dec 17 2004, 12:31 AM
İleti #164
==================================================
Sevgili İzafi.
(Senin sıralamana göre 12 numara ile ilgili. Hani şu 6 gün meselesi)

Oradaki alıntı/yorum Harun Yahya’dan. Tıkla.
Bu, benim için, işin içinde bir şarlatanlık ve/veya sahtekarlık aolduğunu bilmeme yetiyor.
Tecrübeden dolayı diyeyim. mad.gif

1.
Alıntı:

zamanın akış katsayısı
diye bir şey yok. (bak google)

2.
Alıntı:

Çünkü zamanın göreceliği dikkate alındığında, "gün" sadece bugünkü koşullarıyla, Dünya üzerinde algılanan 24 saatlik bir zaman dilimini ifade etmektedir. Ancak evrenin bir başka yerinde, bir başka zamanda ve koşulda, "gün" çok daha uzun sürelik bir zaman dilimidir.
Buradaki “gün” teriminin ne zamanla ne de görecelilikle ilgisi var. “Gün” sadece ve sadece Dünyamızın kendi etrafında bir sefer dönmesi için geçen süredir. Marsın, Venüsün veya başka herhangi bir gök cisminin herhangi bir özelliği ile ilgisi yoktur.

3.
Alıntı:

Zamanın akış hızı
terimini sadece Harun Yahyada bulabilirsin. (bak google)
Belki heyecanlı bir film seyrederken “zaman hızlı akabilir... Ama; fizik dahil başka hiç bir bilim dalında böyle bir terim yoktur/kullanılmaz ve anlamsızdır.

4. “Hız”dan bahsedilirken, işin içine tanımdan dolayı “zaman”da girer.
Mesela: arabanın hızı = yol/zaman.
Eğer bir araba 2 saat içinde 120 km yol aldıysa, arabanın hızı = (120 km)/(2 saat) = 60 km/saat. 150 kilometreyi 3 saatte katettiyse, arabanın ortalama hızı (150 km)/3 saat) = 50 km/saat ile hareket etmiştir.
Aynı şeyi „Zamanın akış hızı”na uygulamaya kalkarsak
„Zamanın akış hızı” = zaman/zaman = 1 (birimsiz). Ve her zaman “1” dir.
5 saat içinde 5 saat geçti. gibi birşey ortaya çıkar.

5. Kapalı bir sistemin saatının tik-taklarının süresinin değişip değişmediğini “algılamak” prensip olarak mümkün değildir. Bu sistem ister yavaş hareket etsin isterse hızlı ve isterse bir karadeliğe doğru hareket halinde olsun. Yani
Alıntı:

Evrenin ilk dönemlerinde, zaman bugün alışık olduğumuz akış hızından çok çok daha hızlı akmıştır.
iddiası, ya saçmalayan yada tek amacı sahtekarlık olan birisinin (ki adı Harun Yahyadır) ifadesidir.

6.
Alıntı:

evrenin genişlemesi
ni anlayabiliyorum ama
Alıntı:

evrenin hacminin gerilmesi
ne ola ki?... Hacım nasıl gerilir?!?! ohmy.gif “Hacım” bir yay mıdır veya bir “sinir”midir ki gerilebilsin????

7. Aynı şey
Alıntı:

uzayın geriliyor olması
hakkında da söylenebilinir/sorulabilinir.

8. Bir aklı evvelin
Alıntı:

... evrenin sınırlarını milyarlarca ışık yılı uzağa taşıdı.
diyebilmesi için, önce, “evren henüz bir nokta halindeyken; aha işte şu noktadaydı” diye bir nokta göstermesi lazım. Aksi takdirde yine saçmalamış olur. HY dan da zaten başka bir şey de beklenmez.

9.
Alıntı:

evren saati
ise olsa olsa Harun Yahyanın icadı olan bir zaman ölçme aleti olsa gerek (bak google). Hani gizliden Nobel Ödülü aldığı alet...

10. İkinci bir Nobel Ödülünü HYya
Alıntı:

evrensel saat
inden dolayı vermek istemişlerdi ama o, kendi icadı
Alıntı:

evrensel saat
ile yine kendi buluşu olan
Alıntı:

evrensel zamanın akış katsayısı
nı ölçmekle meşgul olduğundan, ödül henüz eline geşmedi. (bak google)

Şaka bir yana. “evrensel saat” diye bir terim var ve kullanılıyor. Bu Greenwich’in saati (GMT = Greenwich Mean Time) olup dünyadaki zaman dilimlerini ayarlamak/karşılaştırmak içindir. Mesela Türkiye GMT+2 zaman dilimindedir (Greenwich’in saati artı 2 saat).

11.
Alıntı:

Dolayısıyla biz Dünya'da milyon kere milyon dakikayı yaşadığımız esnada, evrensel saat için yalnızca bir dakika geçmiş olur.
“milyon kere milyon”(!) ve hemde tamsayı olarak verilen bu sayı sadece HY nın fantezisi. Başka hiç bir yerde bulmak mümkün deyil. Ayrıca bu sayı 10^12 (on üzeri on iki) şeklinde yazılır, 1012 (bin on iki) şeklinde deyil. HY bu hatayı sık sık yaptığına göre, bilgisi dört işlemden öteye gitmiyordur.
Aynı Cümle izafiyet teorisinin ırzına geçiyor: “eş zamanlılığın” izafiyet teorisindeki anlamsızlığı prensibinin mesela...

12. HY den Nobel Ödüllü bir yalan daha:
Alıntı:

Bunun sebebi zamanın akış katsayısının evrenin genişlemesiyle ters orantılı olarak azalmasıdır.
Einstein’ın alan denklemlerinin çözümlerinden en basiti olan Newton Metrik’ine bile baksam, “oran” görmek mümkün deyil; ne doğru oran nede ters oran: kareler, karekökler... Hem payda hemde paydada...
Diğer metrikler ise (Minkowski, Schwarzschild) matris ve tensor hesapları... Bir “oran”dan bahsetmek saçmalamaktan başka bir şey deyil.

13. Yalanı pekiştirmek için söylenen birinci tasdik yalanı:
Alıntı:

Big Bang'den itibaren evrenin büyüklüğü her ikiye katlandığında, zamanın akış katsayısı yarıya düşmüştür.
14. Birinci tasdik yalanını pekiştirmek için söylenen ikinci tasdik yalanı:
Alıntı:

Bu genişleme oranı, Fiziksel Kozmolojinin Temelleri adlı ders kitaplarında anlatılan, dünyanın her yerinde yaygın olarak bilinen bilimsel bir gerçektir.
15. Ve süre yalanları (milyar yıl birimiyle): 8; 4; 2; 1; 0,5; 0,25 ...
Ve toplam olarak 15,75 milyar yıl hesaplıyor HY. Yukarda yine kendisinin hesapladığı diğer sayı ile (evrenin yaşı = 16,427 milyar yıl) çelişkisini belirtmiyor tabi.
HY’nın teorisi doğru olsaydı, yani;
Alıntı:

zamanın akış katsayısının evrenin genişlemesiyle ters orantılı olarak azal
saydı, bu geometrik dizi 8; 4; 2; 1; 0,5; 0,25; 0,125; 0,0625; 0,03125 vs. diye devam ederdi. Ama bu sayıların toplamı hiç, ama hiç bir zaman 16 yı geçemiyecekti. Yani evrenimizin yaşı hiç bir zaman 16 milyar yılı geçemez, her zaman 16 milyar yıldan daha az olurdu (!). HY’dan bir garip yalan daha vesselam!

İzafi.
Aralarında bilgi alışverişi mümkün olan iki sistemin saatlarını birbiriyle karşılaştırarak hangisinin “geri kalıp” hangisinin “ileri gittiğini” tespit etmek mümkün. Fakat bu HY nın anlatmak istediği (aldatmak istediği gibi desem daha doğru olur) gibi değil.
Bunu ve genel olarak görecelilik kuramını anlatan, teknik ayrıntılara girmeden, formüllerle uğraştırmadan, herkesin anlayabileceği bir dille yazılı, yeteri kadar kitap var. Herhangi bir kütüphaneden ödünç alıp bilgi sahibi olur, ayetinin yorumunu kendin yapabilirsin. Senin yorumunun HY nınkinden daha sağlıklı olacağına eminim. Senin yalan söyleme zorunluluğun olmadığını bildiğim için.
Ayetin neyle çelişip neyle çelişmediği beni ilgilendirmiyor. Benim öyle bir sorunum yok. Bu senin veya müslümanların sorunu.

Sevgiler

==================================================
Dec 17 2004, 03:35 AM
İleti #171
==================================================

İyi niyetini tahmin ettiğimden yazdım bende zaten sevgili izafi.
HY nın bir şahıs veya bir şirket olması önemli değil. İsterse bir sembol olsun. Benim için önemli olan onun bir sahtekar olması.
Gönlümün elvermediğiyse, çevremde de bu sahtekarlara inanan kişilerin olması. Sadece yazılarında inançlarını öven, haklı çıkarmaya çalışan ve biraz bilimsel görünen yazılardan dolayı körü körüne...
Fakat yalanlarla olacak işler deyil bunlar.
Umarım en azından bu konuda mutabıkız.

Ayrıca konu ile ilgili güzel diagramlar görmüştüm bir ara. Maalesef bugün bulamadım. Sadece Sevgilerburada sayfanın sonunda evrenin oluşum süreçleriyle ilgili şu an bilinen/tahmin edilen ve zaman, sıcaklık ve enerjiye bağlı olarak verilmiş bir sütun-diagram bulabildim. Almanca. Ama resimden ne demek istendiği anlaşılıyor.

Hafta sonuna, zamanım olursa, Güneşin yönü için (senin sayı sisteminde 14 numara) yapılan yorumlara değinirim. Bu konu öncedende gelmişti foruma. O zamanlar atlamıştım.

Sevgiler

==================================================
Dec 17 2004, 09:48 PM
İleti #176
==================================================

Kendimden alıntı:
Alıntı:

HY’nın teorisi doğru olsaydı, yani;
Alıntı:


zamanın akış katsayısının evrenin genişlemesiyle ters orantılı olarak azal
saydı, bu geometrik dizi 8; 4; 2; 1; 0,5; 0,25; 0,125; 0,0625; 0,03125 vs. diye devam ederdi. Ama bu sayıların toplamı hiç, ama hiç bir zaman 16 yı geçemiyecekti. Yani evrenimizin yaşı hiç bir zaman 16 milyar yılı geçemez, her zaman 16 milyar yıldan daha az olurdu (!).

Burada HY Kıyamet Günün tarihine işaret etmiş olmasın sakın! smile99
Öyle ya!
Evrenin genişliğinin ikiye katlanması (ne demekse: Çap? Hacım? Yüzey?) için geçen süre her defasında yarıya iniyor. Yani Evren zamanla daha hızlı genişliyor. Öyle bir zaman gelecekki, Evren, mesela sadece bir saniyede, veya sadece bir mikro saniyede vs. ikiye katlanacak. Ve yaş limiti 16 milyar yıla eriştiğinde sonsuz genişlikte, dolayısıyla sıfır yoğunlukta olacak.
smile97

Sevgiler

billguavera 21-03-2008 06:54

Re: ALTI GÜNDE YARATILIŞ
 
hani allah yoktan varedıyodu sizi çamurdan yarattım diyo ovakit yoktan var olmuş *degilmisiz demi peki neden 6 gunde yaratmış dunyayı bıgunde yaratamıyomu bu allah dıye inandıgınız kimse?bide

kucles 25-05-2008 02:21

Dreamaili'ye teşekkürler. Düzgün cevaplar vermiş; ama "deyil"lerinden rahatsız oldum, "değil" olarak değiştirelim de yazının bilimselliğine gölge düşmesin ;)
Kelimelerin bariz, üst üste yanlış yazılmasından rahatsızlık duyuyorum, kahretsin :)

hydra 17-06-2008 15:48

Kur'anda E=M.C2 (Kare işaretini bilgisayarda yazamıyorum. Formülde o yüzden 2 yazdım.) Formülü de rölativite de yok. "Altı gün" diyorsa basbayağı "altı gün" dür.

Lestat 17-06-2008 16:04

Benim aklım almıyor şuanda bu kuran mucizelerini insanlar zar zor açıklamaya çalışıyorlar sonra açıkladık diyorlar ortaya saçma sapan bir şey çıkıyor.1400 yıl önce allah bunları araplara gönderdiyse bu kadar "yüksek seviyede" olması biraz saçma değil mi:D
6 gün olayına gelince ol dediğin de olmuyor muydu neden 6 gün ben olsam 1 sn de derdim daha olağanüstü olurdu.Her şeye gücü yetiyor da niye 6 günde yaratıyor.

gargoyle 28-06-2008 00:15

kuranda bir günün formülü verilmiştir. allah katında bir gün "BİZİM SAYDIĞIMIZ" bin yıla eşittir. buna göre yer 4000 yılda gök 2000 yılda olmak üzere tüm evren 6000 yılda yaratılmıştır. "milyar yıl" mış. yersen. du bakalım daha hangi ayetleri inkar etmek zorunda kalacaklar. çevir kazı yanmasın.

K.C. 28-06-2008 11:39

Ben başka bir şeye takıldım. Ayet diyor ki:
Alıntı:

Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır… (Araf Suresi, 54)
6 gün, 6 evre, 6 devre her ne ise, gökler ve yer yaratılmış ve yaratma bitmiş.
Yani halen yeni yapılan (yaratılan) bir şey yok manası çıkıyor ayetten. Zaten yaratmayı bitirdikten sonra Allah'ın arşa istiva ettiği yazıyor. Hatta bir ayette Tevrat'a cevaben "yorulmadığı" da yazıyor.

Yaratma sürecindeki zamandan bahseden bu ayeti nasıl olur da yaratmaya başladığı günden günümüze kadar geçen süre olarak yorumlayabilmişler aklım almadı. Olmuş bitmiş bir olay var Allah katında.

Ama gel gör ki gerçekte uzayda yeni yeni yıldızlar doğmaya devam etmekte, yani yaratılış sürmekte... diğer yandan bir başkaları sönmekte, kara deliklere, beyaz cücelere dönüşmekte...

Eeee, hani 6 günde bitirmişti yaratmayı, bu yeni yıldızları yaratan başka bir Tanrı mı?

DreiMalAli 29-06-2008 10:45

Alıntı:

kucles´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 109774)
Dreamaili'ye teşekkürler. Düzgün cevaplar vermiş; ama "deyil"lerinden rahatsız oldum, "değil" olarak değiştirelim de yazının bilimselliğine gölge düşmesin ;)
Kelimelerin bariz, üst üste yanlış yazılmasından rahatsızlık duyuyorum, kahretsin :)

İhtarın için teşekürler sevgili kucles.
Türkçemin zayıflığı sık sık kendini gösteririr.

Sevgiler

spartacus 29-06-2008 12:24

Alıntı:

K.C.´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 115279)
Ama gel gör ki gerçekte uzayda yeni yeni yıldızlar doğmaya devam etmekte, yani yaratılış sürmekte... diğer yandan bir başkaları sönmekte, kara deliklere, beyaz cücelere dönüşmekte...

Eeee, hani 6 günde bitirmişti yaratmayı, bu yeni yıldızları yaratan başka bir Tanrı mı?

Hah turnayı gözünden vurdun hz. K.C., evet yıldızları yaratan başka bir Tanrı, Hebelehübü. İşte yeni oluşan yıldızlarda bunun ispatı. Düşünün bu yeni yıldızları yaratan kim ? Hebelehübü. Hebelehübü olmasaydı ne olurdu yeni yeni yıldızlar yaratılmazdı. Hiç bir şey olmazdı. O halde demek ki bir yaratıcı var, işte O Hebelehübü(APK). O her şeyi Hz. Heptelehübü(HH)'nün yüzü suyu hürmetine(! 6 günde) yarattı... Yıldızlarıda 6 günde yaratmaya devam ediyor(bilim adamları kaç bin yıl yaşıyor ? :D )

Sağlama yapalım...
Her şey yaratılmıştır.
O halde her şey yaratılmış ise demek ki bir yaratanı vardır.
O yaratıcı Hebelehübü(APK)'dür.
O halde her şey Hebelehübü(APK) yarattığı için vardır. :D

Sağlama yapılmıştır.


Bu 1 yıl bin yıl, milyar yıl vs masalı daha doğrusu Tevrat, Kur'an, yaratılış vs masalları insanların aydınlığıyla ve bilinçle yüzleştikçe, içinden çıkılamaz bir hale dönüşüyor... Allah katında 1 yıl bilmem kaç yıl mış, mış mış, bu kadar geri bir mantık olamaz, olamaz çünkü her koyun kendi bacağından asılır. Kimsede kendisini Allah görmediğine göre, kat'ının ne anlamı olabilir...

Birde Allah katındaki yıl hesabı neye göredir, Allah adına ve handiyse O'ndan daha çok bilen yüce azmanlar(özür hz uzmanlar) bunuda açıklasın. Güneş değil ay değil, öyleyse ne ?

evrensel-insan 29-06-2008 18:50

Saygideger arkadaslar;

Suresiz bir degisim-donusum-baskalasim sureci yasayan evrende, ne bir baslangic vardir, ne de bir son olacaktir.

Cunku , ne bir seyi baslatmak ne de bitirmek mumkun degildir.

Surec te zaten, mustakil var olan varlik icin vardir. Cunku her mustakil varlik bu surec icinde kendi adina, dogacak-yasayacak-olecektir.

Eger tanrida, bir mustakil varliksa; dogumu yasami ve olumu olmasi gerekir.

INSANOGLU DUSUNCESINDE TANRIYI DOGURMUSTUR VE YASATMAKTADIR.

Bir surec gelecek, o surecte dogurdugu ve yasattigi tanriya insanoglu gerek duymayacak ve onu oldurecektir.

Bunun aksi, surecin suresizlik temelindeki, var olan mustakil varligin-ki tanri olarak bu bir inanctir-suresine terstir.

Her suresiz surec icinde, mustakil varligin bir sureci vardir. Dogum, yasam ve olum sureci.

Olum mustakil varligin son sureci, ve degisim-donusum-baskalasim temelli, yeni bir mustakil varligin dogumu demektir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

KızıL 30-06-2008 00:07

yedinci gün ne yapıldı öyleyse??

Squall 30-06-2008 00:23

7.gün tanrı dinlenmek istedi heralde..

K.C. 30-06-2008 00:32

Tevrat "dinlendiğini" yazıyor. Kur'an bu yüzden yaratma bittikten sonra Allah'a yorgunluk çökmediğini söyleme gereği duymuş bence.

Sayın Hz. Sparta,
hala tebliğ yapmaktan yılmadığınız için sizi tebrik mi etmeli, yoksa tebliğcilere verilen uyarı cezalarından birini mi vermeli hala çözemedim.
Bu ne azim mirim, ama kılıç kalkan ekibi olmadan tebliğler pek işe yaramıyor biliyorsunuz. :)

iceman 30-06-2008 01:08

red buLL kanatLandırır..tavsiyedir :D Laktik Asit birikimini geciktirir..yorgunLuğa çare işte

KızıL 30-06-2008 11:44

tam tahmin ettiğim gibi yedinci gün ayaklarını uzatmış dinlenmiş off çok zor oldu bu evreni yaratmak dedi heralde.... hani ol demesiyle herşey bi saniyede oluyordu!! 6 günde ohooo neler yaratılır....
yada yedinci gün insanı ademi yaratmakla ugrastı e zor tabi çamuru alacan sulucan da harç olcak al sana kaş al sana göz burun verecen.... bir gün sürer....:)

spartacus 01-07-2008 09:29

Hz KC

Eloğlu, tebliğ ve masallarını, 5-6000 yıldır azimle, bıkmadan, usanmadan, kah bulutların üstünde, kah ağaç kovuklarında, kah denizlerin dibinde, kah duvarların içinde, kah bir heykelde kah bir masalda, kah bir peride, kah bir isimde sürdüregeldi. Sağlamamızda da görüldüğü üzre denklem o kadar basittir ki, çıkan sonuca ne dediğimiz hiç bir biçimde anlam farkı oluşturmayacak.
Her şey YARATILMIŞTIR(bu bir ön kabuldür) - > Her şey yaratıldığına göre demek ki bir yaratıcısı vardır(mantık halkasının en zayıf noktasıdır) - > o halde o yaratıcı Hebelehübüdür...

1+1 = 2

Ha "iki" ha da "two" :)

KızıL 01-07-2008 14:23

hebelehübele yarattı bizi :) :)

ziggurat 02-07-2008 23:22

Fussilat suresi.10. O, yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdi. Orada bereketler yarattı ve orada tam dört günde isteyenler için fark gözetmeden gıdalar takdir etti.


11. Sonra duman halinde olan göğe yöneldi, ona ve yerküreye: İsteyerek veya istemeyerek, gelin! dedi. İkisi de "İsteyerek geldik" dediler. *


12. Böylece onları, iki günde yedi gök olarak yarattı ve her göğe görevini vahyetti. Ve biz, yakın semayı kandillerle donattık, bozulmaktan da koruduk. İşte bu, aziz, alim Allah'ın takdiridir
Kuran ,öyle kara cahil bir insan elinden cikmis ki,daglarin olusumundan,yildizlarin olusumundan vs. haberi bile yok.Kuran in Tanrisi(Muhammed) önce yeri yaratiyor sonrada göge yöneliyor.Yildizlari yaratiyor.Dünyanin yasi 4 milyar yil ve yildizlar dünyadan daha yasli.Bunu ilkokul cocuklari bile biliyor ama Fethulla cilarin tanrisi ile Harun Yahya cilarin tanrisinin haberi yok.Ama kilifina uydurma ve takiye deyince bunlarin dilleri Papuc gibi masallah.

sowsow 17-10-2008 02:51

aslında sadece bu konu bile kur an ın ne kadar safsata olduğunu kanıtlıyor...

hani kur an apaçık bir dille indirilmişti((herkes anlasın ve uygulasın diye))
demekki 6 gün ifadesi apaçık...
ama müslümanlar illa da yok 6 evre yok bilmem ne bilmem nee..hep aynı şeyler yaa....işte tanrınız 6 günde yaratmış yeri ve gökleri hatta gökleri 2 günde yeri 4 günde yaratmış:D:D:D:D

apaçık olan kur an dan zorlama olarak neden bilimselmiş gibi birşeyler çıkarma çabanız varki....madem apaçık deseydiki ben evreni 14-16 milyar yılönce yarattım veya dünyanın yaşı 4,5 milyar yıl...

ama yok kolaya kaçıp 6 günde yarattım diyor buna çocuklar bile kanmaz yaaaa:D

Cenabettin 28-11-2008 02:40

Alti günde yarattigi bir yana,yedinci gündede istirahat etmis alemlerin rabbi!? Demekki bayagi bir eziyet cekmis kainati yaratirken, zavalli allah!!! Hani allah yemez icmez,uyumaz yorulmaz degilmiydi? Niye o zaman yedinci günde istirahat etti?

Makber 08-12-2008 12:35

Eğer Allah herşeyi mucizeyle bir anda yaratsaydı (Kadir dir)bu kez mucize olur delili olmazdı

Makber 08-12-2008 12:40

sayın canabettin kardeş bu inanış islam inanışı değil hırıstiyan inanışıdır.islamda Allah ın dinlenmeye ve hiçbirşeye ihtiyacı yoktur.

katre_07 08-12-2008 14:10

çoğu arkdaşımız kulaktan dolma bilgilerle kendilerini eğlendiriyor..

Allah istırahat etmıştır cumlesı nerde geçiyor Kuranda soyleyecek var mı..

yok..dmekkı Allah ıstırahat etmemış..

şu yanlış anlaşılanı da her defasında yazıyorum heryere de yazıcam..cunku her sıte de olay donup dolaşıp 6 gunle anında ol demesıne donuyor..

Allah altı gunde yaratmıştır..Allah bir şeye ol dedimi hemen olur..burada çelişki nerde.. yok..

Altı gunde yaratılma ıle evrelere ısaret çekılmıştır..ya da ınsanların anlayacağı duzeye ındırgemek ıstenmıştır olay..

hemen oldurdum da dememektedır Kuran ol dedıkmı hemen olur demekle kudretının muazamlığını ıfade edıyor..ben hemen oldurdum demıyor..

işte boyle arkdaşalar..çelişki dedıklerınız çlişki miymiş..Kuranda çelişki yoktur..

sinner 08-12-2008 17:17

O, göklerin ve yerin yoktan var edicisidir ve O, bir işin olmasını murad edince, ona yalnızca "ol!" der, o da hemen oluverir. Bakara-117

Biz bir şeyi dilediğimiz zaman, ona sözümüz sadece "ol" dememizdir. O da hemen oluverir. Nahl-40

Şimdi, Kurandan yola çıkarak Allahın yaratmasını tanımlayalım:
Allah bir şeyi yaratmayı diledi mi onu bir anda ve eksiksiz olarak yaratır.
O zaman yarattığı her şeyi bu şekilde yaratması lazım. Ol demeli ve hemen yarattığı ortaya çıkmalı.

Ancak gelin görünki :) Allahın Kuranda anlattığı yaratma biçimi bir anda ve eksiksiz bir yaratma değil aşama aşama yaratmadır.
İşte ayetler :

İnsanın yaratılışı:

Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. Hicr-26

37. O, fışkıran meniden oluşmuş bir nutfe değil miydi ?
38. Sonra kan pıhtısına dönüştü sonra Allah onu biçime koydu, sonra şekil verdi. (Kıyamet 37,38)

Yer ve Göklerin yaratılışı:

O, gökleri ve yeri altı günde yarattı. Arşı da su üstündeydi. Hud-7

....yeri iki günde yaratandır...
O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdir edip, düzene koydu.
Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi...
Böylece Allah onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göğe kendi işini bildirdi... Fussilet 9-12

... sonra Arşa istiva etti. (Araf-54)

Sonuç olarak,
Her insan sözünde olduğu gibi Kuranda da büyük tutarsızlıklar vardır.
Muhammed hayalindeki kudretli tanrının hem bir anda her şeyi yaratabileceğini hem de aslında onları aşama aşama yarattığını savunarak bu tutarsızlığa düşmüştür.
Kanaatimce Muhammed de Kuran ile itiraf etmiştir ki bir anda yoktan var etme sadece bir masaldır. Gerçekler acıdır ;)

katre_07 08-12-2008 17:29

Alıntı:

yusuf33´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 143084)
O, göklerin ve yerin yoktan var edicisidir ve O, bir işin olmasını murad edince, ona yalnızca "ol!" der, o da hemen oluverir. Bakara-117

Biz bir şeyi dilediğimiz zaman, ona sözümüz sadece "ol" dememizdir. O da hemen oluverir. Nahl-40

Şimdi, Kurandan yola çıkarak Allahın yaratmasını tanımlayalım:
Allah bir şeyi yaratmayı diledi mi onu bir anda ve eksiksiz olarak yaratır.
O zaman yarattığı her şeyi bu şekilde yaratması lazım. Ol demeli ve hemen yarattığı ortaya çıkmalı.

Ancak gelin görünki :) Allahın Kuranda anlattığı yaratma biçimi bir anda ve eksiksiz bir yaratma değil aşama aşama yaratmadır.
İşte ayetler :

İnsanın yaratılışı:

Andolsun ki biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. Hicr-26

37. O, fışkıran meniden oluşmuş bir nutfe değil miydi ?
38. Sonra kan pıhtısına dönüştü sonra Allah onu biçime koydu, sonra şekil verdi. (Kıyamet 37,38)

Yer ve Göklerin yaratılışı:

O, gökleri ve yeri altı günde yarattı. Arşı da su üstündeydi. Hud-7

....yeri iki günde yaratandır...
O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdir edip, düzene koydu.
Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi...
Böylece Allah onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göğe kendi işini bildirdi... Fussilet 9-12

... sonra Arşa istiva etti. (Araf-54)

Sonuç olarak,
Her insan sözünde olduğu gibi Kuranda da büyük tutarsızlıklar vardır.
Muhammed hayalindeki kudretli tanrının hem bir anda her şeyi yaratabileceğini hem de aslında onları aşama aşama yarattığını savunarak bu tutarsızlığa düşmüştür.
Kanaatimce Muhammed de Kuran ile itiraf etmiştir ki bir anda yoktan var etme sadece bir masaldır. Gerçekler acıdır ;)

sayın yusuf

altı gunde yaratma doğrudan bir ayettır..

bız bır şeye ol dedıkmı hemn olur ıse ''neden altı gunde yarattı''dıye sorulan sorulara bır cvptır..

ıstese yapardı Allaha hıçbir şey zor gelmez..ama yapmamış..yapmamış olması onun tembel bır tanrı old.dusundureek bır yol açmaz ınsana..

ben bu arabayı ıstesem 300 e vurdururum desem..bu benım ne kadar kabılıyetım old.ıfade etmek ıcın kullandığım bir şey olur..

ama onu yapmamam(bakın yapamamam değil)yapamayacağım anlamına gelmez..

olay budur..altı gunde kesınlık vardır..ollmuş bıtmıştır..

hemn olmada ıse bız bır şeye ol dedıkmı oluverır..kesınlık yok olmuş bıtmış bır şey yok..bu ayet Allahın ne kadar muazzam bır guce sahıp old. anlatmak ıster..

yanı bakın dıyor aldanmayın ben 6 gunde yaattım ..bu sıze saçma şeyler hatıra getırtmesın..benım gucum sınırsızdır..

sinner 08-12-2008 19:31

Sn. Katre bana çocuksu :) örnekler ile değil de Kuran ile cevap vermenizi dilerdim.
Neyse,
Ayette Allah ol deyince HEMEN oluverir. diyor. Ayetin anlamı açık. Söyledikleriniz kendi yorumlarınızdan ibaret.

Eğer Kuranı iyi bilseydiniz, bana şöyle diyebilirdiniz.
Kurandaki ol emri ilk yaratma içindir Hz Ademi öyle yaratmıştır. Tıpkı Hz. İsayı yarattığı gibi...
Buna karşılık derdim ki İsa ile Ademin yaratılışı aynı değildir. Adem hem anasız hem babasızdı. Yani yoktan yaratılması gerekti. Oysa İsanın bir annesi vardir. O yoktan yaratılmadı. Bu yüzden ikisinin durumunun bir biriyle ilgisi yoktur.

Bir ekleme: Ol emri Ademin yoktan yaratılışı için kullanılıyorsa Allah pişmiş toprağa neden ihtiyaç duymuş?

katre_07 09-12-2008 00:19

Alıntı:

yusuf33´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 143088)
Sn. Katre bana çocuksu :) örnekler ile değil de Kuran ile cevap vermenizi dilerdim.
Neyse,
Ayette Allah ol deyince HEMEN oluverir. diyor. Ayetin anlamı açık. Söyledikleriniz kendi yorumlarınızdan ibaret.

Eğer Kuranı iyi bilseydiniz, bana şöyle diyebilirdiniz.
Kurandaki ol emri ilk yaratma içindir Hz Ademi öyle yaratmıştır. Tıpkı Hz. İsayı yarattığı gibi...
Buna karşılık derdim ki İsa ile Ademin yaratılışı aynı değildir. Adem hem anasız hem babasızdı. Yani yoktan yaratılması gerekti. Oysa İsanın bir annesi vardir. O yoktan yaratılmadı. Bu yüzden ikisinin durumunun bir biriyle ilgisi yoktur.

Bir ekleme: Ol emri Ademin yoktan yaratılışı için kullanılıyorsa Allah pişmiş toprağa neden ihtiyaç duymuş?


bir şeyde hemfıkırız sayın yusuf..ayet apaçık..yalnız anlasılan farklı..

size bir soru oldurdum dıyor mu?

ıkıncı olarak ben zaten Kuranı çok ii bıldığımı ıddıa etmıyorum..bıldırklerımı tartışma gereği duyuyorum..

evrıme ınanan muslumanlardan haberınız vardır muhakkak..

sayın abımın bırı dıyorkı..hz adem maymunların ıcınden ılk ınsan olarak ortaya çıkan kısıdır..

yanı burada da hemen oldurma sozkonusu olamaz..

aynı şey gıbı ..bızı tanrı neden dırek cehenneme atmadı da dunyaya gonderdı..herhalde cenentı ve cehennemı daha hazırlayamadığından aciz olduğundan tembel olduğundan dıyemezsın dımı..sadece sorarsın..

istese dırek atamazmıydı..atardı..ıstese hemen olduramazmıydı oldururdu..her şey de vardır bır hıkmet..emın ol bu yapılanlar Allahın merhametındendır.

saygılar.

sinner 09-12-2008 00:48

Valla katre,
İkimizin Kuran anlayışı arasında uçurum var. :)

Allah kafirleri neden direk cehenneme atmadı. Nereye gideceğini biliyor, imtihan etmeye ne gerek duydu ?
Bu soru, bir müslümanın inancı ile mantığı arasında düştüğü çelişkiyi ifade eder.
Bu çelişkinin verdiği rahatsızlığı Allahın hikmetinden sual olunmaz. şeklinde geçiştirmeye çalışır.

katre_07 09-12-2008 01:14

Alıntı:

yusuf33´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 143106)
Valla katre,
İkimizin Kuran anlayışı arasında uçurum var. :)

Allah kafirleri neden direk cehenneme atmadı. Nereye gideceğini biliyor, imtihan etmeye ne gerek duydu ?
Bu soru, bir müslümanın inancı ile mantığı arasında düştüğü çelişkiyi ifade eder.
Bu çelişkinin verdiği rahatsızlığı Allahın hikmetinden sual olunmaz. şeklinde geçiştirmeye çalışır.


sayın yusuf

vıcdan merhamet ıman ve aklın uyumudur aslında çelişki dediğiniz..

ya hu şımdı senı sokaktan donerken yakalayıp dovseler sormaz mısın benı neden pataklıyosunuz dıye..

Allahın hıköetınden sual olunmaz elbette ama bu bılmememızden değil..çelşki bılduğumuz konulardan da değil..

ona olan saygımızdan ve onun neylerse guzel eylemesıne ınandığımızdandır

aydoe 09-12-2008 02:38

Merhamet sözlüklerde “bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma” olarak tanımlanmakta olup, neo-spiritüalist terminolojide kullanılan terimlerden biridir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Merhamet

Allah neden acınacak canlılar yaratmışta,kötü durumlara düşmelerinden üzüntü duyuyor.
Yani bizi yaratan kaderimizi ve ne olacağımızı bilen o değilmi de bizlere acıyor bizler için üzülüyor?
Sonrada and içiyor ki cehennemi sizlerle dolduracam diye,pek inandırıcı değil!

yucemanitu 09-12-2008 03:47

şımdı senı sokaktan donerken yakalayıp dovseler sormaz mısın benı neden pataklıyosunuz dıye..

Sorarsın değil mi kim sormaz ki? Hele bir de senin için biri senaryo yazsa sonra da sen aynen yazdığı senaryoyu oynadın diye suçlu olsan adalet bunun neresinde dersin.
Eğer biz dilemiş olsaydık, her bir nefse kendi hidayetini verirdik. Fakat benden çıkan şu söz gerçekleşecektir: "Andolsun, cehennemi cinlerden ve insanlardan (İnkâr edenlerle) tamamıyla dolduracağım." (Secde/13)
Şimdi anlıyoruz ki cehennem yaratılmış. Sonra da (nedendir bilinmez) Allah cehennemi bir sürü cin ve insanla dolduracağına yemin etmiş. ( Allah'ın yemin etmesi ayrı bir başlığın konusu olur ya neyse) Sonra da ne yapalım bir kez ağzımızdan çıktı bu yemin diye bir yığın cehennem odunu olacak kafir yaratmış. İşte bu durumda adalet aklıma geliyor. Eskiden de öyleydi. Hep Yusuf'un dediği gibi Allah'ın hikmetinden sual olunmaz derdim. Ne zaman sual ederseniz o zaman bambaşka bakıyorsunuz, sevgiler.

katre_07 09-12-2008 15:35

kader anlayışı Allahın kullarıyla ıstedığı gıbı oynaması değildir..

bak sana ne dıcem sayın atlas..şimdi sen o cehennemlık olanlardan ayrılırsan..bak! senın ıcın ateş vb bir şey kalır mı..demekkı her şey bızım elımızde..!

Allahın bızden ıstediği sadece onu bılmemız tanımamız bu kadar nımete afrıkada doğmadığımıza ya da maymun ..hayvan olmadığımıza.. sevdığımız için.. gorebıldığımız için hıssedebıldığımız için mınnet duymamızdır...

ben Allaha ınanmasam bıle sırf bu yukardakıler ıcın bırılerıne teşekkür etme ıhtıyacı duyarım..serfınazda olmadığım ıcın.ya da ne bıleyım ayaklarım tuttuğu ıcın .okuyabıldığım ıcın..teşekkur etmem lazım..Allaha ınandığım ıcın ona sukredıyorum..ya sız..hadı ona ınanmayın kıme teşekkur edıyorsunuz..

bır mısal getırılır..sen bır yere mısafır olmuşsun..mısafır sahıbının ıstemeyecepği şeyler yapsan nezaketsızlık fılan..ne olur ev sahıbı senı kınar..belkı kovar bır daha gelme der..

aynı şekılde bız ınanlar burada mısafır old.dusunuyoruz..ve ev sahıbının isteği şekılde(nezaketen)hareket etmek zorundayız..

dışarı çıktığımızda her şey bızım ıstedığimiz gıbı olacaktır..

saygılar!


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:50 .