Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Hadisler Güvenilir midir? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=8551)

karadenizli 21-12-2008 15:27

Hadis ne demek atlas ben peygamberin ağzından çıkan sözler olarak biliyordumda ama burada h.z ayşenin sözleri var.

Kim demiş kim rivayet etmiş rivayet eden ayşe sözün sahibi ayşe nasıl oluyor bu.Hem bunlar mütevetir derecesinde rivayetlermi hayır ben buradan bağırıyorum ben bu sözle amel etmem.

YANİ OKADAR kesin olacakki reddedemiyeceğimiz mütevatir derecsinde olacak yoksa amel etmeyiz o kadar

karadenizli 21-12-2008 15:29

Ayrıca kütübü sittenin her harfine gönülden bağlanmak gibi bir durum yok bizim inancımızda Biz kuran-kerim ve mütevatir derecede hadislere inanırız ondan gerisi kişiye bağlı

yucemanitu 21-12-2008 15:31

Kuran'da Aişe'nin yaşı mı var?

karadenizli 21-12-2008 15:32

Buhari peygamberimiz öldükten yaklaşık 180 yıl sonra dünyaya gelmiş rivayetler çok ve karışık kesin olan hadisler belli fakat başka rivayet edilen hadislerde var...varın gerisini siz hesaplayın

karadenizli 21-12-2008 15:34

Kuranda ne ayşenin yaşı var nede adı var

yucemanitu 21-12-2008 15:35

Ama sen peygamberin çağında yaşadın ve Buhari'ye değil sana inanmamız lazım.

karadenizli 21-12-2008 15:43

Hayır Kuran-kerime ve mütevatir hadislere inanmamız lazım sadece bu meselde değil her meselede.

Ben çıkıyorum eyvallah 1-2 gün sonra görüşürüz inş.

yucemanitu 21-12-2008 15:50

Buyrun hadislere itibar eden ve etmeyen arkadaşlar mesajlar buraya o konu bu konuda tartışacağımıza direkt bunu tartışalım.

yucemanitu 21-12-2008 16:33

[quote=karadenizli;145478]Hayır Kuran-kerime ve mütevatir hadislere inanmamız lazım sadece bu meselde değil her meselede.

Ben çıkıyorum eyvallah 1-2 gün sonra görüşürüz inş.




Sevgili karadenizli Buhari ve Müslim'den daha sağlam hadis kaynaklarını açıkla dönünce biz de bilelim.

sinner 21-12-2008 18:30

Bugünkü modern toplum yapısı ile 7. yy Arap toplumu arasındaki farklar Kuranın (o döneme hitap ettiği düşünülürse) evrensel değil tarihsel olduğunun kanıtıdır.

Kıyamete kadar başka peygamber/kitap gelmeyecek diyen müslümanlar bakalım kitaplarını daha ne kadar savunabilecekler ?

Öte yandan dünyada iki tip müslüman görüyorum :
1-Yaşadığı modern hayata Kuranı uydurmaya çalışanlar.
2-Modern hayatı 7. yy şartlarına döndürmeye çalışanlar.

al bundy 28-04-2009 19:17

Sormak istediğim birşey var;hangi hadisler güvenilir?Ya da Diyanet İşleri'nin kabul ettiği hadisler hangileridir?

pante 29-04-2009 00:25

Alıntı:

Sormak istediğim birşey var;hangi hadisler güvenilir?Ya da Diyanet İşleri'nin kabul ettiği hadisler hangileridir?
Al bundy hoşgeldin.

Bu biraz da senin inancına, mezhebine bağlı.
Ehlisünnet İslam'da "Kütübü Sitte" en güvenilir hadis kaynağı olarak kabul edilir. Buhari, Müslim, Nesai, Ebu Davud, Tırmızi ve İbni Mace'nin hadislerinden oluşmuştur.
Diyanet de dahil genelde Buhari ve Müslim'in hadisleri en güvenilirdir.

http://hadis.ihya.org/

Ki-Adi 29-04-2009 00:39

Alıntı:

al bundy´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 170856)
Sormak istediğim birşey var;hangi hadisler güvenilir?Ya da Diyanet İşleri'nin kabul ettiği hadisler hangileridir?

Sevgili al bundy müslümanlara göre güvenilir hadis işlerine gelen hadislerdir. İşlerine gelmeyen hadisler güvenilir değildir.

belki 29-04-2009 00:40

Aslında insanların çoğu hadis deyince "Kırk Hadis"teki gibi bunları özlü sözlerden oluşan bazı nasihatler zannediyor.

Tabi koskoca bir külliyat var.

Halk arasında haram-yasak diye söylenen pek çok şey de bunlara bakılarak ilmihallerde belirlendiği halde (orda caiz caiz değil diye geçer genelde) halk bunların Kuran' da geçtiğini zanneder.

Türkçesinden okusan ne denildiğini anlamayacaktır çoğu kişi.
Hatta ben, Yasin suresinin Türkçesini okuyan bir adamı toplantı çıkışında sen Kuran'a iftira atıyorsun diyerek dövmeye kalkışanı bile duydum.

Bazıları da yine Kuran'dan nasibini almadan yok risale yok bilmemkim Hoca'nın vaazları diye okuyup dururular.

Zaten Kuran okusak biz anlayamayız, bilenden öğrenmeliyiz diye ciddi ciddi meallere el sürmeyenler de vardır.

Diyanet'e gelince önce reform olmaz deyip durur, sonra bir bakmışsın bir sürü hadisi sahih değil diye damgalayıp çıkartıvermiş.

Ki bu çıkartılanların çoğu bu sitede olsun "böyle laf mı olur" diye yaygara kopartılan hadisler.

Kendi görüşümce çıkartılan hadisler eski Arap kültürünü en çok yansıtan hadislerdir. Esas bunlar üzerinde durup, hadisin söylenmesinin kültürün hangi öğesiyle bağlantılı olduğu çıkartılmalıdır.

Sözün Varacağı Son Nokta: Bence sitede Sümer, Asur (Ortadoğu ve Anadolu yoğunluklu arkeolojik buluntular) vs. üzerinde daha fazla durmalıyız.

unbe 29-04-2009 09:41

bu hadis işi kafamı bulandırıyo yaw
bi bakıyorum işlerine gelen iyi hadisler tamam sağlam
işlerine gelmeyen hadisler uydurma
e kardeşim
madem böyleyse
o zaman hiçbi hadisi kabul etmeyip sadece kuranı kabul edicen
olmaz öyle bi hadisi kabul et diğerini etme!

sahozgur 29-04-2009 11:03

Muhammedden hadis rivayet edenlerin başta gelenleri şöyle:

Ebu Said el Hudri 1170 adet hadis rivayet etmiş 612 yılında doğmuş yani Muhammed vefat ettiğinde 20 yaşında

Ebu Hureyre 5374 adet hadis rivayet etmiş 629 yılında Yemenden gelerek müslüman olmuş

Abdullah bin Ömer 2630 adet hadis rivayet etmiş 613 yılında doğmuş

Enes bin Malik 2230 adet hadis rivayet etmiş 613 yılında doğmuş

sahozgur 29-04-2009 11:17

Meşhur hadis yazarlarının doğum ve ölüm tarihleri:

Buhari :................hicri 194 - 256

Müslim :...............hicri 204 - 261

Tirmizi :...............hicri 209 - 279

Ebu Davud :.........hicri 212 - 275

Nesei :................hicri 215 - 303

İbni Mace :..........hicri 209 - 273

Kulayni hicri 329' da, Babeveyh hicri 381'de, Cafer Muhammed Tusi hicri 411'de , El Murtaza hicri 436'da vefat etmiş. Hepsi de Muhammedin ölümünden çok çok sonra yaşamış.

AYATA 29-04-2009 23:11

aşağıda hadis ile ayet çelişkileri ortada iken hadslere nasıl güvenilebilir....

Tanrı’nın baldırı var mıdır?
Hadis : "Allah, ahiret’te Peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir.” (Müslim İman 302, Buhari 97/24,10/29, Hanbel 3/1)

Ayet : “O'nun benzeri gibi hiçbir şey yoktur.” (42 Şura Suresi 11)

Tanrı el sıkışır mı?
Hadis : "Allah benimle görüştü ve el sıkıştı. Elini iki omuzum arasına koydu. Öyle ki parmaklarının soğukluğunu iki göğsüm arasında hissettim.” (Hanbel 5/243)

Ayet : "Ve hiçbir şey O'nun dengi değildir.” (112. İhlas Suresi 4)

Tanrı dinini değiştireni öldürün mü dedi?
Hadis : "Dinini değiştireni öldürün.” (Nesai 78/14, Buhari 12/1883)

Ayet : "Dinde zorlama yoktur.” (2. Bakara Suresi 256)

Ölülerin suçu nedir?
Hadis: "ölü ailesinin kendisi için ağlamasından dolayı azaba uğratılır.” (Buhari, K. Cemiz 32,33,34)

Ayet: “Doğrusu hiçbir günahkâr bir başkasının günah yükünü yüklenmez.” (53. Necm Suresi 38)

Kadın düşmanlığını da Tanrı mı size emretti?
Hadis : Kadınlar arasında iyi kadın, yüz tane karga arasında alaca bir karga gibidir. (Buhari 9/1391)

Ayet : "Ben sizden erkek olsun, kadın olsun hiçbir çalışanın ürettiğini boşa çıkarmayacağım. Hepiniz birbirinizdensiniz.” (3. Ali İmran Suresi 195)

Peygamber büyülendi mi?
Hadis : “Peygamber Medine’de bir Yahudi tarafından büyülendi. Günlerce ne yaptığını bilmez durumda ortalıkta dolaştı.” (Buhari 76/47, Hanbel 6/57,4/367)

Ayet : "Zulmedenler dedi ki: Siz olsa olsa büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz.” (25.Furkan Suresi 8)

Tanrı sanat düşmanı mı?
Hadis : “Cehennemde en şiddetli azaba uğratılacak kişiler ressamlardır.” (Buhari Tesavir, 89)

Ayet : "Gerçekten Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise dilediğini bağışlar.” (4. Nisa Suresi 48)

Depremi balık mı yapıyor?
Hadis : "Dünya balığın üzerindedir. Balık başını sallayınca Dünya'da depremler olur.” (İbni Kesir Tefsiri 2/29 68/1’in açıklamaları)

Ayet : "Bundan sonra yeri yumurta biçimine soktu.” (79. Naziat Suresi 30)

Tanrı zaman mıdır?
Hadis : Peygamber’e Allah’ın yerleri ve göğü yaratmadan önce nerede olduğu soruldu, Peygamber ; “Bir bulut içerisinde idi, üstü hava, altı hava idi.” dedi. (Hanbel 4/11)

Hadis: “Allah zamandır. “ (Muvatta 56/3)

Ayet : “O'nun benzeri gibi hiçbir şey yoktur.” (42 Şura Suresi 11)

Yangın söndürme talimatı!
Hadis: “Yangın gördüğünüzde tekbir getiriniz, zira tekbir (Allahuekber demek) onu söndürür. (Ramuzel Hadis)

Sizin dininiz eksik mi?
Hadis : “Zina yapan evlilerin taşlanarak öldürülmelerini emreden ayet Aişe’nin döşeğinin altındaki sayfada yazılı bulunuyordu. Peygamber ölünce Aişe onun gömülme işlemleri ile meşgulken, evin açık kapısından içeri giren bir keçi o sayfayı yedi. Böylece taşlayarak öldürme cezası Kuran’dan çıktı. Ama hükmü devam etmektedir.” (İbn-i Mace 36/194, Hanbel 3/61,5/131)

Dininiz çelişik mi?
Hadis : “Kalbinde hardal tohumu kadar kibir bulunan cennete giremez. Yine kalbinde hardal tohumu kadar iman olan da cehenneme giremez.” (Buhari 81/51)

Bu ne saçmalık, bir adam hem ufacık iman taşısa cennete gidecek deniyor, diğer yandan da bu adam da ufacık kibir olsa cehenneme gidiyor, siz ne savunduğunuzdan haberdar mısınız?

İbadet için hesap makinesi kullanıyor musunuz?
Hadis : “Cemaatle kılınan namaz tek başına kılınan namazdan 27 derece daha üstündür. “ (Buhari Ezan 30, Müslim Mescid 249, Muvatta Cemaat 1)

Bütün solaklar şeytan mı?
Hadis : “Sol elinizle yemeyiniz, içmeyiniz. çünkü Şeytan sol eliyle yer, içer.” (Hanbeli 2/8,33)



Hadisler ve onlarla çelişen ayetler ortada olmasına rağmen kimse açık seçik ortaya çıkıpta bu hadisleri red edemiyor.....İslamın sorunu bu....İnsanlar İslamın fanatiklerinden korkuyor asıl konuşulması gerekende bu diye düşünüyorum.

K.C. 29-04-2009 23:25

Kolay numara, hadis ayetle çelişince hadis sahih değil deyip atılır,
ayet ayetle çelişince ayet atılamaz ama, ikisini birbiriyle çelişmiyor gibi göstermek için bu kez binbir dereden su getirilip takla falan atılır..

genelde yapılan bu.

al bundy 01-05-2009 19:42

Cevaplar için herkese teşekkürler.Bizim evde de Buhari'nin yeşil renkte yanılmıyorsam 15 ciltlik biz hadis serisi var.Galiba mezhebe göre değişiyormuş.Ben de bir sünni olarak yetiştirildim,babama sordum ve o da en güvenilir Buhari dedi.

Hadisleri de iddialara ve bazı durumlara(ifk olayı,safvan olayı,HZ.ayşe'nin evlendiğinde kaç yaşında olduğu,surelerin geliş nedenleri ve zamanları vb.) bakmak için tam ve net bir şekilde öğrenmek istiyorum.

Alıntı:

Sözün Varacağı Son Nokta: Bence sitede Sümer, Asur (Ortadoğu ve Anadolu yoğunluklu arkeolojik buluntular) vs. üzerinde daha fazla durmalıyız.
Bence de son nokta burası olacak.Şu anda Samuel Noah Kramer'ın Tarih Sümer'de Başlar adlı kitabını okuyorum.İnsanlar,kendi yarattıkları Tanrı'yı yine kendileri(bu sefer bilimle ve somut olarak) yok edeceklerdir.

Titan 01-05-2009 20:03

Alıntı:

K.C.´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 171137)
Kolay numara, hadis ayetle çelişince hadis sahih değil deyip atılır,
ayet ayetle çelişince ayet atılamaz ama, ikisini birbiriyle çelişmiyor gibi göstermek için bu kez binbir dereden su getirilip takla falan atılır..

genelde yapılan bu.

Daha da önemli ve ilginç olan; hadisler olmadan Kur'an'ın anlaşılması imkansız!

mehmetsalih 02-05-2009 01:25

Hadisin İslamdaki Yerini anlamak için hazırlamış olduğum bu makaleyi okumanızı rica ediyorum...

ÖNSÖZ
Ümmet içindeki ihtilaf had sefada… Peki, bunun nedeni nedir? Kimi bunun nedenini ‘’herkes bizim dergâha gelsin’’ derken, Kimi Kur’an ve Sünnet’te sarılalım der. Kimi de en büyük fitne Batıdır, Teknolojidir der. Peygamberde böyle bir ortam için rabbine şöyle seslenir: Ey Rabbim! Benim toplumum bu Kuran’ ı devre dışı tuttular.(Furkan Suresi 30) Peygamber bir bakıyorsun, Kuran’a sarılın, Bir bakıyorsun Kur’an ve Sünnete sarılın, Birde bakıyorsun Kur’an ve Ehl-i Beyte sarılın diyerek atılmış iftiralara nazaran tenakuza düşmektedir. Kur’an ise ne sünnet der. Ne de Ehl-i Beyt der. Kısaca Kendilerine okunmakta olan Kitab’ı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? (Ankebut Suresi 51) Diyerek Hadis üretmeciliğini red eder. Peygamber efendimi Hadislerin yazılmasını yasaklamasına rağmen, Dört Halife ve farkında olan sahabeler Hadislerin yazılmasını yasaklayıp/uyarmalarına rağmen hayalperest kesimler Peygamberden tam İki yüz-üç yüz yıl sonra. Hatta bir kısım kitaplar üç yüz-dört yüz yıl sonra yazılarak bu gayri İlahi adımlara imza atmışlardır. Genelde ihtilaflar çoktur ‘’Bu Doğru’’ fakat ihtilat asıl itibarıyla ikiye ayrılır. Bir: Ehl-i Sünnet bu gruba Şia, Ehl-i Sünnet bir kısım Mutezile ve diğerleri dâhildir. İki: Ehl-i Kuran bu ise her yerde tektir. Ne gariptir ki Kur’an’sız Müslümanlar her konuda tartışırken Kur’an ehli müminler hiçbir konuda tartışmamıştırlar. Ufak görüş ayrılıkları her zaman zaten istisnadır. İşte bu küçük kitapçığımızda Kur’an mesajına mütercim olarak sizlere en güzel şekilde aktarmaya çalışacağız. Velev ki Hadisler bizlere olduğu gibi dursun yinede uyulmaması Kuran’ca en doğrusudur. Çünkü hadislerde bile birçok sahabenin peygambere itiraz etiği kayıt edilmektedir. Ve Kur’an’da defalarca ben yeterim, ben detaylıyım der. Üstelik eğer Kuran’ın açıklanması gerekiyorsa onu Allah açıklar ki Allah şöyle der: ’’Sonra onu açıklamak da bize düşer’’ (Kıyamet Suresi, 19) Şunuda belirtelimki bizim Hadislere karşı olan tutumumuzvurdum-duymazlık olarak anlaşılmasın. İstifade bakımından elbetteki Hadis alınabilir ama İslam kaynakları bakımında Kur’an esastır deriz. Nasıl bir sahabe sözü makbuldür. Hazreti Muhammed’in sözleri elbette ki değerlidirler. Burada dikkat edilmesi gereken iki nokta vardır 1: Hadis Kuran’ın önüne geçirilip tek yoruma ve tek yere bağlanmamalı, Kur’an’ı açıklayan değil destekleyen olmalı ki destekleyen söz sadece misal olarak verilir buna Alimlerin sözleri de dahildir. 2: Söylenen her Hadis peygamberin sözüdür diye diretilmemeli, çünkü Peygamberden yıllarca sonra yazılmış/çizilmiş. Bu nedenle nasıl biri şimdi kalkıp 2.Abdülhamit şöyle dedi deyip… Bin yıl sonra o söz 2.Abdülhamit’e mal edilmesi gerekmiyorsa. Aynı şekilde Peygamberden asırlarca sonra söylenen her sözde Peygambere mal edilmemeli.


KUR’AN’DA HAZRETİ MUHAMMED NASIL ANLATILIYOR?
De ki “Size Allah’ın hazineleri yanımdadır demiyorum, gaybı da (algılanamayanı da) bilmiyorum ve ben size bir meleğim de demiyorum. Ben bana vahye dilenden başkasına uymam.”
(Enam suresi 50)
De ki “ Ben sizi ancak vahiy ile uyarıyorum.”
(Enbiya Suresi 45)
Ayete geçtiği gibi peygamberin sadece vahiyle uyardığı anlatılmaktadır.
Peygamberleri Rabler edinmenizi emretmez. Siz Müslüman olduktan sonra, size kâfir olmayı mı emredecek?
(Ali İmran suresi 80)
Peki, peygamberi rab edinmek nedir? Tevbe Suresi 31. ayete rab edinen bir topluluğu şöyle anlatmaktadır: Din bilginlerini, din adamlarını ve Meryem oğlu Mesih'i ALLAH'tan ayrı rabler edindiler. Hadi diyelim ki Hıristiyanlar İsa’ya Allah oğlu dediler ve böylece müşrik oldular. Ya Din Bilginlerine? Hiçbir Hıristiyan Din bilginlerine İlah dememiştir. Ama onların evet dediğine evet, hayır dediklerine hayır demişlerdir. Buna Masumluk makamı diyebiliriz. Anlaşılan Kuran’a eş görülen beşeri kaynaklar Tevbe 31. ayete muhataptır. Az önceki ayete de anlaşılacağı gibi Elçiler onlara vahiy olunana ilahi kitaplarla uyarırlar. Onları açıklamak ise Peygamberlere değil yine Allaha düşer. Çünkü zaten İlahi kitaplar açıktır.

"Ey Peygamber, Rabbından sana indirileni tebliğ et, eğer (bunu) yapmazsan O'nun peygamberliğini yapmamış olursun,"
(Maıde suresi 70)
Elçiye İtaat: Kuran’da Allah’a ve Muhammed’e, İsa’ya, Musa’ya, İbarhim’e İtaat edin diye bir ayet yoktur. Ama dikkat çekilerek Allah’a ve Elçisine itaat edin diye bir cümle var. Elçi-Resul kelimesinin kullanılması her şeyi açıklıyor. Elçi aracıdır. Getirdiğine itaat edin diye bir anlam çıkartılır. Çünkü Kuran’ın başka bir ayetinde ‘’emir sahiplerine itaat edin’’ diye bir cümlede var buradaki anlamlar kişilerin kutsallaştırılıp uyulması gereken anlamında alınmamalı. Başka bir ayete ise ‘’elçide güzel bir örnek vardır’’ denir. Eğer burada kast edilen hadis olsa o zaman ‘’İbrahim’de güzel örnek vardır’’ ayeti de İbrahim’in hadislerine işaret etmeli ki İbrahim’den bizlere hiçbir Hadis kalmamıştır.
Başka bir ayete ise ‘’kitabı ve hikmeti indiren odur’’ denir. Ama bu ayetin tefsiri ‘’Hikmetli kuran’a yemin olsun’’ denilerek hikmetinde kur’an olduğu vurgulanır. Burada açıklamak istediğimiz peygamberin postacı olduğu değildir. Çünkü Postacı mektubu/mesajı bırakır gider. Ama Hazreti Muhammed ve diğer peygamberler getirdikleri vahye muhataptırlar. Üstelik peygamberlerin isimleri ve yaşayış tarzları kitapta anlatılır eğer bir sünnet varsa o sünnet te kuran’ın kendi içinde olmalı. Postacı ise mektubu getirince ne adıi o mektupta olur ne de mektuba muhataptır.

Muhammed: Muhammed ismi Kur’an’ın sadece dört yerinde geçer. Ahmet ise, bir yerde geçer. Eğer Muhammed’in hadislerine uymak farz olsaydı o zaman diğer peygamberler postacı, alçak olurlardı. Oysa Allah ‘’biz elçilerimiz arasında fark gözetmeyiz’’ diyerek şaibeleri ortadan kaldırır. Niye hiçbir peygamberin hadisine uymak değilde Hazreti Muhammed’in hadisleri esas alınsın. Oysa Kur’an’da Allah Hazreti Muhammed’e Kur’an’da şöyle söylemesini buyurur: “Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum.'’(Enâm,6 /50)

Peygambere Helal-Haram Yasağı: Kur’an’ın temel ilkelerinden biri de peygamberin bir kul oluşu ve Allah’a itaat ta aciz oluşudur. Nitekim Allah peygambere Helal ve Haram bırakması yasağını şu ayetle ifade ediyor: Ey Peygamber ! Allah’ın sana helal kıldığını eşlerini memnun etmek isteyerek neden haramlaştırıyorsun? (Tahrim Suresi 1)

Aynı şekilde Peygamberin de hata işlemekte aciz olduğu ayetlerde açıkça ifade ediliyor. Peki, hata işleyen birinin sözleri nasıl mükemmel olur? Demek ki Peygamber de hatta işler ve ona uyulması yasaktır. O bir Âlim bek ide bir dehaydı ama masum değildi. Hem eğer onun sözlerine uyulsa bu Allah’ın kitabıyla eş olur ki Bir peygamberin sözüyle, Allah’ın sözü bir olamaz. Eğer bir olursa bu şirk olur. Peygamberimizin aciz olduğuyla ilgili bazı ayetler:

... İnsanlardan çekinerek Allah’ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. Oysa Allah kendisinden çekinmene daha çok layıktı.
(Ahzab Suresi 37 )

Allah seni affetsin, doğru söyleyenler sana açıkça belli oluncaya ve yalancıları da öğreninceye kadar niye onlara beklemeden izin verdin?

(Tevbe Suresi 43)

1-Surat astı ve yüz çevirdi
2-Kendisine o kör geldi diye
3-Nereden biliyorsun belki o temizlenip arınacak
4-Veya öğüt alacaktı da, bu öğüt kendisine fayda verecekti.
5-O kendisini her türlü ihtiyacın üstünde görene gelince
6-Ki sen ona yöneliyorsun
7-Sana ne onun arınmasından
8-Ama koşarak sana gelen var ya
9-Odur içi titreyerek korkan
10-Sen ona aldırmıyorsun
11-Hayır, çünkü o bir öğüttür..

(Abese Suresi 1-11)




KUR’AN KENDİSİNİ ANLATIYOR
Eksiksizdir: Kitap’ ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.
(Enam Suresi 38)

Kur’an Yeter: Kendilerine okunmakta olan Kitab’ı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu?
(Ankebut Suresi 51)

Detaylıdır: Allah size kitabı detaylandırılmış bir halde indirmişken Allah’ın dışında bir hakem mi arayayım?
(Enam Suresi 114)

Açıktır: O yalnızca bir öğüt ve Mübin(apaçık) bir Kuran’dır.
(Yasin Suresi 69)
Bilgiyle uzun uzadıya, etraflıca açıkladığımız (fassalna), inanan bir toplum için doğruya iletici ve rahmet olan bir kitabı onlara getirdik.
(Araf Suresi 52)

Kur’an Kendi Kendisini açıklar – Açıklayıcılara Gerek Yoktur:

"İnsanlara, kendilerine indirileni açıklayasın edesin diye sana zıkr (Kur'ân)'ı indirdik Ola ki onlar da düşünürler "
(Nahl suresi 44)
Peki nasıl açıklayacak? İşte Allah şöyle der:’’Sonra onu açıklamak da bize düşer’’
(Kıyamet Suresi, 19) Peki Peygamber ne yapacak:"Ey Peygamber, Rabbından sana indirileni tebliğ et, eğer (bunu) yapmazsan O'nun peygamberliğini yapmamış olursun,"
(Maıde suresi 70)
‘’Şüphesiz onu toplamak ve okutmak bize düşer’’
’’O halde biz onu okuduğumuzda sen de onun okunuşunu izle’’
’’Sonra onu açıklamak da bize düşer’’

(Kıyamet Suresi 17,18,19)



HADİSLERİN KİTAPLAŞMASI
Hadisçilere göre üç kısımdır ‘’Söz – Fiil – İkrar’’ Yani peygamberin sözleri, yaptıkları, duruşu. Peki, bunca şeyi kim bize aktarıyor? En sahih kaynaklar Buhari (ölm.256/870) Müslim (ölm.261/875)Ebu Davud (ölm.275/888) Tirmizi (ölm.279/892) İbni Mace (ölm.273/886) ve El Nesai (ölm.303/915)buların toplamında Kütüb-i Sitte denir. Bu kitapların en erkeni Peygamberimizin hicretinden iki yüzyıl - Üç yüz yıl sonra oluştulmuştur. Ayrıca bu yazdıklarımız Sünni kaynaklar İslam’ın küçük bir kısmını oluşturan Şia mezhebi ise bu kaynakları tanımamakla birlikte kendi Hadis kitaplarını da oluşturmuşlar. Dahaçok Ali’nin sözlerinden oluşturulan El Kulaini (ölm.328) İbni Babuweyh ölm.381)Cafer Muhammed El Tusi (ölm.411) ve El Murtaza (ölm.436) sahih kaynakları ise Peygamberden üç yüz-Dört yüz yıl sonra üretilmiştir. Peki, niye Peygamber döneminde yazılmamışta peygamberden Yüzyıllar sonra yazılmıştır? Mademki İslam dininin İkinci kaynağıdır hadis, O halde neden Kuran’la birlikte yazılmamıştır? Mademki Kur’an ile aynı kategoride değerlendiriliyor, Hadisler ayetleri bazen yürürlükten kaldırıyor neden Kuran’la karışmasın!!! Diye aynı kap arasına alınmıyor? Mademki Hadis ayetlerin tefsiridir o halde neden her ayetin esbabı nüzulü, terfisi detaylı bir şekilde yoktur? Bu ne biçim tefsir? Bu soruları bir yana bırakarak Hadislere göre Hadis diye bir başlık altında Hadisleri Hadislerle yargılaya lalım.

İşte en sahih Kitap olan Buhari2nin bir hadis için sunduğu ravi cinciri. Ağızdan ağza Buhari’ye ulaşana kadar Hadisin ne kadar güvenilmez olduğu ortadadır. Kurban’daki Din ile Uydurulan din adlı kitapta bir ravi zinciri şöyle sıralanıyor:

1- Peygamberimiz

2- Ömer İbni Hattab

3- İbni Vakkas

4- İbni İbrahim et Taimi

5- Yahya İbni Said el Ensari

6- Sufyan

7- Abdullah İbni Zübeyir

8- Buhari

İncil Hazreti İsa’dan muhtelif kaynaklarda 50 ile 100 sonra yazılmıştır. Hadislere güvenenler neden İncil’in tahrif edildiğine inanıyorlar? Yoksa İsa ashabı saptılar da, Hazreti Muhammed’i görmemiş etmemiş yedi-sekiz kuşak sonrası masum mu kaldı?

HADİSLERE GÖRE HADİSLER YASAKTIR
Peygamber Hadisleri Yasakladı: Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve “Yazdığınız şey nedir?” dedi. “Senden işittiğimiz hadisler” dedik. Hz. Peygamber: “Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.”
(El Hatib, Takyid 33)
Ebû Sa'ıd el-Hudri’nin rivayet etiği bir hadiste Hazreti Peygamber şöyle buyurmuştur

"Benden (bir şey) yazmayınız Kim benden Kur'an’dan başka bir şey yazdı ise onu imha etsin’’

(Takyidul ilim,hatip el bağdadi,s:32)

Hazreti Muhammed Kur’an Yeter Dedi:Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır Hakkında sustuğu ise serbesttir Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir
(Ebu Davud K Etime 39/Tırmizi K Libas 6 İbni Mace K Etime 60/ El-Müracaat sayfa 20)

Hazreti Ebubekir Hadisleri Yasakladı:Ebubekir Peygamberimiz’in vefatından sonra halkı toplamış ve onlara şöyle demiştir: “Sizler Allah’ın elçisinden farklı hadisler naklediyorsunuz. Bu durumda sizden sonrakiler daha büyük anlaşmaz-lıklara düşecektir. Allah’ın elçisinden hiçbir hadis nakletmeyin. Sizden hadis nakletmenizi isteyenlere deyiniz ki: İşte Allah’ın Kitabı aramızda, onun helalini helal kılın, haramını haram görün.”
(Zehebi, Tezkiratul Huffaz 1/3, Buhari 1.cilt)

Hazreti Ömer Hadisleri Yasakladı:Diğer şehirlerdeki sahabelere de mektuplar yazarak ellerinde yazılı bulunan hadis mecmualarını yok etmelerini istedi. İbni Abdil Berr, Camiul (Beyanil İlm ve Fazluhu 1/64-65)

Hz. Ömer Irak’a yolculuğa giden arkadaşlarına şöyle demiştir: “Siz öyle bir ülkeye gidiyorsunuz ki halkı arı uğultusu gibi Kuran okur. Hadislerle onları meşgul etmeyiniz ve yollarını saptırmayı-nız.”
(Ahmed İbni Hanbel, Kitabul Ilel 1/62-63)

Hz. Ömer şöyle der: “Ancak sizden önceki kavimleri hatırla-dım, onlar da kitaplar yazmışlar ve Allah’ın Kitabı’nı bırakarak onlara sarılmışlardı. Allah’ın Kitabı’na hiçbir şeyi karıştırmam.” diğer bir rivayette “Allah’ın Kitabı’nı asla başka bir şeyle değiştirmem.” başka bir rivayette “Ben yemin ederim ki Allah’ın Kitabı’nı hiçbir şeyle gölgelemem.”
(El Hatip, Takyıdul İlm Sayfa 50; İbni Sad, Tabakat, 3/206)


Hazreti Osman Hadisleri Yasakladı:Hz. Osman çok hadis nakletmelerinden dolayı Ebu Hureyre’yi Devş dağlarına göndermekle, Kab’ı Kırede dağlarına sürgün etmekle tehdit etmiştir.
(Tahzırul Havas 10b.)

Hazreti Ali Hadisleri Yasakladı:Hz. Ali minberden şu hutbeyi veriyordu: “Yanında hadis sayfaları bulunanlar gidip onları yoketsinler. Zira halkı helak eden olay, alimlerin naklettikleri hadislere uyarak Kuran’ı terk etmeleridir.”
(Nehcül Belağa sayfa 55 -İbn Abdülberr, Camiul Beyanil İlm)

Şİİ–SÜNNİ HADİS UYDURMA YARIŞLARI
Peygamber vefat etikten sonra dört halife insanları yeterince uyardı. Ama Dört halife ve otoriter sahabeler ortadan kalkınca insanlar hadis uydurmak için birbirleriyle yarıştılar. Bunu anlamak için bir örnek vermekle yetineceğiz.
Şii’lerin Uydurduğu Versiyon: "Ben size, eğer sarılırsanız asla doğru yoldan sapmayacağınız,"ALLAH'ın kitabını ve Ehli Beytimi" bırakıyorum".
(Müslim 44/4,no:2408; İbni Hanbel 4/366; Darimi23/1,no:3319)
Sünni’lerin Uydurduğu Versiyon: "Ben size, eğer sarılırsanız asla doğru yoldan sapmayacağınız,"ALLAH'ın kitabını ve sünnetimi" bırakıyorum "
(Muvvata 46/3)
Ortaklaşa Uydurulan Versiyon: "Ben size, eğer sarılırsanız asla doğru yoldan sapmayacağınız,"ALLAH'ın Kitabını " bırakıyorum."
(Müslim 15/19, no:1218 ; İbni Mace,25/84, Ebu Davud,11/56)


HADİS OLMASA SIKINTI OLUR MU?
Hep çarpık bir anlayış var Hadis olmasa Kuran’ın sahihliğine nasıl güveniriz? Yani sanki Hadisler o kadar sahih! Yollarla gelmişler ki Hadislerle Kuran’ın tahrif edilip edilmediğine karar vereceğiz. Tam tersi eğer Hadislere güvenirsek Kuran’ın eksik olduğuna hüküm etmemiz lazım olacak. Çünkü Hadis uydurmacıları Kuran’ın eksik olduğunu hem Sünni –Hem de Şii kaynaklarda iddia etmişlerdir.

Şia Muhadis’leri Kur’an’ın Tahrih Edildiğine İtifak Etmişlerdir. Yalnız bunu gizlerler. Bununla ilgili eserler çoktur ama biz iki tanesini zikr edeceği.
Hacı mirza hüseyin. b. muhammed. Şia özelikle necefte bu alime çok saygı duyar. İmam Aliye nisbet etiğiniz (Rabler babinin kitabının tahrifi isbatına soz söz)

< Debistan Mezahid> Bu kitap iranda defalarca basılmıştır. Adlı kitabının. Cil:2 Sayfa: 102 sahifesinnde. Kur'anın tahrif edildiğine dair.

289 sayfasındaki (1278) iran baskısı. Şianın birinci derece güvenilir El-Kafi kitabında Kur’an’ın tafrif edildiğini kayıt ediyor.

Sünni kaynaklarda ise şöyle bir hikâye uydurulmuş: Recm ile ilgili Kuran ayetleri sayfalara yazılı şekilde Hz. Aişe’nin evindeydi. Peygamber’in vefatından sonra odaya giren aç bir keçi bu ayetleri yemiştir. Böylece keçi bu ayetlerini tahrif etmiş, Allah’ın kitabını eksik bırakmıştır. (İbni Mace Nikah 36,1944 veya Hanbel 5/131,132,183 ve 6/269)

Kur’an’ın Tahrif Edilmediği Nerden Anlaşılacak?
Aslında temel sorunumuz Kuran’ı hazır bulmamızda. Babadan alırmış gibi kitabı almışız ona her türlü oyunu oynuyoruz. Kuran’a iman etmek için ne gerekiyor? Bir insan, İslam’a neden inanır? Bence iki temel Delilden dolayı 1:Önceki Peygamberlerin Hazreti Muhammed’i Müjdelemesi (Bunun hakkında kitapçığımızı sitemizden indirebilirsiniz) 2:Kuran’ın kendisi Bu da ikiye ayrılır a:Kur’an Mucizeleri b:Kuran’ın belagati ve insan fıtratına uygun olması. Peki, şimdi soruyorum bir insan İman-Güven verdikten sonra ve bu Kitabı çelişkisiz, açık, ilahi bulduktan sonra onun tahrif edilip edilmediğini kendisinden mi? Yoksa Tarih ve uydurma Rivayetlerden mi öğrenecek? Birçok kitap şimdi yazılıyor ama saçmalıklarla dolu bunun sağlam olması önemli değil. Ama Kuran’ın içeriği bizim için önemli. Ve Kuran’a iman etikten sonra Kur’an bize gerçeği gösterecek. Kur’an ayetleri şöyle açıklık getiriyor olaya:

“Zikr’i (Kur’an’ı) biz indirdik ve doğrusu onun koruyucusu da biziz.”
(Hicr Suresi, 19)
Muhammed Hamidullah şuan Dünyada korunan eski nüshalar hakkında şöyle der:
Halife Osman tarafından değişik vilâyet merkezlerine gönderilen nüshalar asırların geçmesiyle (birçoğu) kayboldu. Günümüzde halen onlardan bir tanesi İstanbul Topkapı müzesinde; bir diğer tam olmayan nüshası Taşkent'te bulunmaktadır. Çarlık Rus hükümeti onun faksimile ile reprodüksiyonunu (fotoğraf veya fotokopi ile tam kopyasını) yayınlamıştır. (Muhammed Hamidullah, İslam 'a Giriş, Ankara, t.y, s.41; Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi, II, s. 763)
Kutsal Kitaplar arasında Kur’an-ı Kerim gibi sağlam bir şekilde en eski nüshası korunan tek kitap Kuran’dır. Bilimin gelişmesiyle artık nüshaların hangi devirde yazıldığı rahatlıkla anlaşılabilir. Bu sebeple Kur’an en eski kitaplar arasında, en güzel şekilde korunan eksiksiz bir kitaptır.

Peki Kur’an’da ibadet adına her şey var mı? Bu soruya Kur’an cevap versin.

Allah size kitabı detaylandırılmış bir halde indirmişken Allah’ın dışında bir hakem mi arayayım?
(Enam Suresi 114)

KUR’AN’DA HADİS
Kur’an eksiksizdir. Bu yüzden Hadis uydurmacıları, fitnecileri, ümmetin ihtilafını düşünerek Hadis hakkında uyarılarda bulunur. Arapçada ‘’HADİS’’ Türkçede tan karşılığı ‘’SÖZ’’ dür. Bu nedenle Kur’an dışı her söz için Kur’an şöyle der:
"Onlar göklerin ve yerin hükümranlığının kime ait olduğunu ve ALLAH'ın yarattığı herşeyi görmüyorlar mı? Ecellerinin onlara yakın olabileceği akıllarına da mı gelmiyor?Onlar bunun dışında başka hangi HADİS'e inanırlar? (7:185)
"İnsanlar arasında diğerlerini ALLAH'ın yolundan saptırmak için hiçbir temeli olmayan "HADİS"'e, boş yere bağlananlar var.İşte alçaltıcı azap bunlar içindir.(31:6)
ALLAH, “HADİS”'in en güzelini, birbirine benzer, ikişerli bir Kitap halinde indirdi. ablerinden korkanların, ondan derileri ürperir, sonra derileri ve kalbleri ALLAH'ın zikrine yumuşar. İşte bu (Kitap) ALLAH'ın rehberidir. Dilediğini bununla doğru yola iletir. Ama ALLAH kimi sapıklığında bırakırsa artık ona yol gösteren olmaz.Kıyâmet günü, yüzüyle o en kötü azâbdan korunmağa çalışan (ile güven içinde bulunan bir olur) mu? (O gün) Zâlimlere: "Kazandığınız(ın tadın)ı tadın!" denmiştir.(39:23)
İşte şunlar, ALLAH'ın âyetleridir, onları sana gerçek ile okuyoruz. ALLAH'tan ve O'nun âyetlerinden sonra hangi HADİS'e inanacaklar? (45:6)
Eğer samimiyseler, bırak onlardan bunun gibi bir HADİS üretsinler.(52:34)
Bu HADİS'i(Kur’an’ı) yalanlayanı bana bırak; onları bilmedikleri yerden derece derece (azâba) yaklaştıracağız.(77:50)
Onlar bun(a inanmadık)dan sonra hangi HADİS’e inanacaklar?(77:50)


PEYGAMBERİMİZİN ŞİKÂYETİ

Ey Rabbim! Benim toplumum bu Kuran’ ı devre dışı tuttular.

(Furkan Suresi 30)
http://www.ilahimesaj.com/yazioku.asp?id=20

belki 02-05-2009 01:29

Titan,
İlginçtir ki hadisleri asla kabul etmeyen müslümanlar da var. Bize Kur'an yeter! diyerek sadece ayetlerden çıkarım yapmaya çalışıyorlar.

Sırf bu yüzden namaz vakitleri tartışması yaşıyorlar kendi aralarında. Üç vakit kesin anlaşılıyor da ayetlerden beş vakit çıkarmak biraz maharet istiyor. Bu kişiler çoğunlukla iyi derecede Arapça biliyorlar ve bilgileriyle kapışıyorlar.

Edip Yüksel bunlarda biri. www.19.org sitesinde ne anlatmak istediğimi görebilirsin.

Mesela;

Hırsızlık yapanın ellerinin kesilmesi hakkındaki el bahsinin kelime köküne inerek "üç el"e işaret ettiğini ve kastedilenin insan uzvu değil, maddi imkanlar olduğunu söylüyorlar.

Örtünme emrinin olmadığını ya da sadece peygamber hanımlarına ait olduğunu söylüyorlar.

Göğsü tomurcuklanmış kızlarla değil, sohbetinden karşılıklı olarak hoşlanılan insanlarla dolu bir cennet vaadedildiğini söylüyorlar.

Tevbe suresinin son iki ayetinin sonradan eklenerek Kur'an'ın değiştirildiğini iddia ediyorlar...

mehmetsalih 02-05-2009 01:43

Kur'an'da namaz yok diye Kur'an değil NAMAZ ATILIR. Ama Namaz çok detaylı ve makul bir şekilde hal edilmiş bir mevzu ki: Rabimiz eğer iseteseydi onu 10 vakitte kılabilirdi. Ama Allah ''beli vakitlerde'' ve ''beli hareketlerle'' emretmiştir. Hiç unutmam Turan Dursun Hadis olunca elinden geleni arkasına atmıyor. Ama Edip Yüksel'in Üçbeş satırlık yazısına Herdefasında edip yüksel'i ''alkışlıyorum'' diyerek gerçeğe gözü kapalı inanmamıştır. ''zorlamalarla YUVARLAK SÖZLERLE cevap vermekten kendisini alamıyor'' İşte Dini çok iyi bilen Turan neyin ne olduğunu anlayınca YUVARLAK SÖZLERLE bazı müslümanları kandırabileceğini sanmış. Ama kendiside şüphede kurtulamamı. Nihayet Rabimiz şöyle der:

İnkar edenler, kendilerine kıyamet ansızın gelinceye yahut da onlara kısır bir günün azabı gelip çatıncaya dek o Kur'an'dan bir şüphe içinde kalırlar.
Hac (55)

belki 02-05-2009 02:34

mehmetsalih,

Salih "Dinin buyruklarına uygun harekette bulunan" anlamına geliyor. Gerçek isminiz mi bilmiyorum ama değilse kendinize uygun bir nick seçmişsiniz.

Benimki de öyle aslında. Belki öyledir, belki böyledir, ya şöyleyse diye araştırıp duruyorum çünki. Şüphe içindeyim, evet!

Bundan hareketle; verdiğiniz ayet örneği pek hoş değil. Bir inanan olduğum zamanlarda bile cehennemin varlığından hoşlanmıyordum.

Korkumdan değil, objektif olarak söylüyorum oraya gitmemi gerektirecek pek bir şey yapmadım. İçkim, kumarım, zinam vs vs yok, yok. E tabi bunları pek istediğim de yok! Hak yemekten de ödüm patlar! Hatta eskiden, bunlar benim için bir imtihan değil ki, yeteri kadar sevap kazanmıyor muyum acaba diye üzüldüğüm olmuştu!!!! (Karakterimde kusurlar var elbette!)

Yalnız bazı dindar kimselerden, defalarca başka başka insanların cehennemde yanmalarını istediklerini duydum.

Kimisi başını örtmenin sefasını cennette sürerken, açıkların cayır cayır yanmasını umuyor ve aksinin kendine haksızlık olacağını düşünüyordu.

Kimisi elinde bir taramalıyla İsrail'de bir pazar yerine ışınlanıp çoluk çocuk demeden onları cehenneme postalama hayalleri kuruyordu.

Ve mehmetsalih bunları düşünen arkadaşlarım, tanıdıklarım inanki normalde çok tatlı ve sevecen insanlardı.

Fazla uzatmayayım,

Sözün özü: İnsanları cehennemle korkutmak hiçte faziletli bir davranış değil!

not: Belki bunu kastetmemişsindir bilemiyorum. Yanlış anladıysam kusura bakma.

yucemanitu 02-05-2009 12:14

Titan doğru söylüyor tefsirler hep hadislere dayanarak hazırlanmıştır, hadisleri kaldırıp atarsak tefsirleri de atmamız gerek.

mehmetsalih 02-05-2009 21:54

belki ben onu demek istemedim. Kusurada bakmam.... olur böyle şeyler... ama şunu söyliyeyim: ''anlamak istediğin gibi anla'' Küfür ehli hiçbir zaman şüpheden kurtulamayacak.ş..

yuhannaveyuhan 02-05-2009 22:10

İnsanları cehennemle korkutmak hiçte faziletli bir davranış değil!
Cennetten bahsedince hiç olmuyor..
Peki ne yapmak gerek?

belki 03-05-2009 02:02

mehmetsalih,
Tamam, peki.(Ayrıca nezaketin için teşekkürler.)

yuhannaveyuhan,
Güzel davranışlarla örnek olmak, elden geldiğinde yanlışa engel olmaya çalışmak yetmez mi?
Üstelik var deyip anlatmak demiyorum, sen cehennemliksin ya da cehennemde yanacaksın tarzındaki sözler hoş değil diyorum. Sonuçta bir inanan son kararı Tanrı'nın vereceğinden haberdar değil midir?

Fikirlerimiz elbette cebelleşecek burda ama elden geldiğinde gönülleri kırmadan...

pante 03-05-2009 02:41

Alıntı:

PEYGAMBERİMİZİN ŞİKÂYETİ

Ey Rabbim! Benim toplumum bu Kuran’ ı devre dışı tuttular.

(Furkan Suresi 30)
Bu ayet de yanlış yorumlananlar arasındadır.
Furkan suresinin bu ayetinin yazılış tarihinde ortada hadis yoktur.
Ayet o dönemi, o günkü durumu bildirir.
Ümmetim demez, kavmim der.
Dönemin Araplarının Kur'an'ı "Eskilerin masalları, Muhammed'in kendi uydurması, ona birileri öğretiyor" diye eleştirip dışlamasını belirtir.
Nitekim sonraki ayetinde şöyle der:

Furkan-32. İnkâr edenler, “Kur’an ona bir defada toptan indirilseydi ya!” dediler. Biz, Kur’an’la senin kalbini pekiştirmek için onu böyle kısım kısım indirdik ve onu ağır ağır okuduk.

Oflaz 03-05-2009 14:16

Alıntı:

belki´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 172208)
Güzel davranışlarla örnek olmak, elden geldiğinde yanlışa engel olmaya çalışmak yetmez mi?

Cerbeze usulünün hakim olmadığı ortamlarda bu güzel örnek her daim verilmiş ve verilmektedir..


Alıntı:

belki´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 172208)
mehmetsalih,
Tamam, peki.(Ayrıca nezaketin için teşekkürler.)

yuhannaveyuhan,
Güzel davranışlarla örnek olmak, elden geldiğinde yanlışa engel olmaya çalışmak yetmez mi?
Üstelik var deyip anlatmak demiyorum, sen cehennemliksin ya da cehennemde yanacaksın tarzındaki sözler hoş değil diyorum. Sonuçta bir inanan son kararı Tanrı'nın vereceğinden haberdar değil midir?

Fikirlerimiz elbette cebelleşecek burda ama elden geldiğinde gönülleri kırmadan...





Cenab-ı Hak o korkan adama der: "Bana gel, tevbe kapısıyla gir. Ta Cehennemin vücudu, değil korkutmak, belki sana Cennetin lezzetlerini tam bildirsin ve senin ve hukuklarına tecavüz edilen hadsiz mahlukatın intikamlarını alsın, sizi keyiflendirsin."

Eğer sen dalalette boğulup çıkamıyorsan, yine Cehennemin vücudu bin derece ebedi bir idamdan hayırlıdır ve kafirlere de bir nevi merhamettir.

Çünkü insan, hatta yavrulu hayvanlar dahi, akrabasının ve evladının ve dostlarının lezzetleriyle ve saadetleriyle lezzetlenir, bir cihette mesut olur.

Şu halde kafir ya dalaletin itibariyle ya ebedi biridam ile yokluğa hiçliğe düşeceksin veya Cehenneme gireceksin.

Yokluk ise, senin bütün sevdiklerin ve saadetleriyle memnun ve bir derece mes’ut olduğun bütün akraba ve asıl ve neslin, seninle beraber idam olmasından, binler derece Cehennemden ziyade senin ruhunu ve kalbini yandırır.

Çünkü Cehennem olmazsa Cennet de olmaz. Herşey senin küfrünle ademe düşer. Eğer sen Cehenneme girsen, vücut dairesinde kalsan, senin sevdiklerin ve akrabaların ya Cennette mes’ut veya vücut dairelerinde bir cihette merhametlere mazhar olurlar.

Demek, herhalde Cehennemin vücuduna taraftar olmak sana lazımdır. Cehennem aleyhinde bulunmak ademe taraftar olmaktır ki, hadsiz dostlarının saadetlerinin hiç olmasına taraftarlıktır.


İnsanların ictimai hayatlarının en kuvvetli medarı olan gençler, delikanlılar,gençliğin galeyanı ile galeyana gelen hissiyatlarını ve çığrından çıkan nefis ve arzularını tecavüzattan ve zulümlerden ve tahribattan durduran ve ictimai hayatın saadetini temin eden, yalnız Cehennem fikridir.

Yoksa, Cehennem endişesi olmazsa, "El-hükmü li’l-galib" kaidesiyle, o sarhoş delikanlılar, hevesatları peşinde çaresiz zayıflara, acizlere, dünyayı cehenneme çevireceklerdi ve yüksek insaniyeti gayet sefil bir hayvaniyete döndüreceklerdi

belki 03-05-2009 18:44

oflaz,
Sayenizde "cerbeze" teriminden haberdar oldum. Bilgi için teşekkürler.

Yazdıklarınız Nur Risalelerine benzettim, ilginiz var mı?

Oflaz 03-05-2009 19:00

Cerbeze meselesi iman-inkar mücadelesinde bir mihenk taşıdır.. Ben kendi alemimde bu tür forum ve ortamlarda ami müslümanların şüpheye düşmelerini ve hatta inkar seviyesine gelmelerini bu cerbeze kavramına bağlıyorum.. Cehennem bahsinde de olduğu gibi bu mesele hakkında da Risale-i Nurlarda gerekli tahşidat yapılmıştır..

Titan 03-05-2009 23:31

Kur'anı anlamak için hadisler gerekliyse, diğer dinlerde böyle bir uygulama var mı? Yani diğer dinlerin peygamberleri, kendi kutsal kitaplarının anlaşılması için "yorum" yapmışlar mıdır?

belki 04-05-2009 00:55

Titan,
Çok ilginç bir konuya temas etmişsin. Ben de merak ettim şimdi.
Hadis değilse de aynı konumda bir başvuru kaynağı var mıdır acaba? Bilenler yardımcı olsun lütfen.

Mutezile 04-05-2009 01:13

Sevgili Turan Dursun'un defaatle işaret ettiği gibi İslam dört temel sacayağı üzerinde durur
Bunlar: Kuran, Hadis, İcma ve Kıyastır. İcma ve Kıyasın Kuran ve Hadis temeline dayandığı apaçıktır.

Diğer taraftan salt Kuranla İslamı yaşamaya çalışan yaya kalır. İşin muamelat kısmı, ibadet kısmı, Savm'ın detayları vs konular Kuranda neredeyse hiç yoktur. İslam Hadis ve oradan sızan Sünnet geleneği ile 'yaşanır'. Malum; ''namaz dinin direğidir.'' Elinizde salt Kuran varsa ne abdest alabilir, ne secde edebilirsiniz. Ne namaz dualarının hangileri olduğunu bilirsiniz, ne namazı bozan şeyleri..

Hadis İslamın uygulamadaki belkemiğidir. Hadis deyince Kütub-u Sitteyi anlamak gerekir.
Hadis güvenilirliği, hadis sıhhati ile ölçülmektedir, ki Turan Dursun çok yetkin bir Muhaddis olarak bu ''ilmi'' yutmuştu.

Turan Dursun'un Hadis sıhhati hakkında yazdığı her şeyin hakikatin ta kendisi olduğunu hiç akıldan çıkarmamak lazım. Arif Tekin'in de inanılmaz derin araştırmaları insanı hayretler içinde bırakmaktadır; ve ehliyet olarak TD'den aşağı kalmamaktadır.

Bir müslüman açısından güvenilir hadis bulma çabası anlaşılır bir kaygıdır. Kendi açılarından en sıhhatli hadis kaynağı Kütub-u Sittedir; ondan da ötesi vardır ama. Araştırmacılar Buhari ve Müslim'in hadis külliyatlarından birebir örtüşen hadislerden bir kitap derlemiştir.

Bir kaç bin hadis barındıran bu kitabın tamamı sahih & mütevatır hadislerden oluştuğu -İslam açısından- söylenebilir. Aklımda kaldığı kadarıyla; bu mütevatır hadisler 7 derecelik bir sıhhat skalasının ilk (1.) basamağındadırlar.

gematria 04-05-2009 01:25

ömer ebubekiri kuranı kitap haline getirmek için ikna etmeseydi ssadece hadislerle yetinmek zorunda kalacaklardı belki müslümanlar ..

mehmetsalih 04-05-2009 19:41

ben şahsi olarak kimsenin cennetemi? yoksa cehennememi? gireceğini hiç belirtemem. çünkü biz ne cennet için, nede cehenem için çalışıyoruz. allah eğer dilese bir lutufta bulunur ama eğer vermesede onun bieceği bir şeydir. ayrıca cennetin ne olduğu bilinemez. çünkü bazı ayetlerde ''allah arşa oturdu'' der. mecaz ve teşbih dilinin kur'anda ve diğer kitaplarda kulanıldığı açıktır.

hadislere gelince... hiçbir hadisçi ''bütün hadisler sahihtir demez. ibn hacer dahi buharide uydurma hadislerin bulunduğunu aynışekilde ibn cevzi hadi 26 tane hadisin uydurma olduğunu anlatır. buhari ve müslim dahi birbirlerini bazen kabul etmezler. mutezilenin dediği gibi turan dursun bu konuda gerçekten insaflı davranmı.ş ve ''hadişler çelişki ve uydurmalarla doludur'' demiştir. ayrıca hadisin rivayet biçimleri zanidir. yani tek kişiye güvenilerek, -binlerce kişiden nakl edilmiş. bunun kitaplaşması ise peygamberden 200 yıl sonra yazılmıştır. ayrıca en erkeni 200 yıll sonra yazılmışken 300-400- hatta beşyüz yıll sonra dahi yazılan vardır. en sahih kabul edilen hadisler dahi tartışılır ve her alim istediğini tutup atar. veböylece hadis islam açısından daha doğrusu kur2an açısından doğru kabul edilemez. çünkü zan ile ilgili allah derki ''onlar zana uyarlar, oysa zan delil değildir'' böylece hadis dediğimiz rivayetler peygamberin sözleri değil -mezhepçilerin kendilerini haklı çıkarmak için uydurduğu birer yalandırlar...

kur'andaibadet vs. zaten detaylı anlatılır. ama kur'andaki ibadetin sınırı şu ''kişi dilediği kadar ibadet eder'' yani 40/1 zekat yedi defa dönme-hac vb. şeyler. yoktur ama secde etmek, eyilmek ayakta durmak -namazda kur'andan dilediğini okumak vardır... bu nedenle insanın yükünü ağırtmayacak şekilde bırakılan ibadetler hiçbir zaman insanların yükünü aşacak şekilde değildir....

Mutezile 04-05-2009 20:34

mehmetsalih'den ALINTI: veböylece hadis islam açısından daha doğrusu kur2an açısından doğru kabul edilemez.

Bu cümleyi senin kişisel kanaatin olarak okursam, saygı duyarım. İslama bu misyonu yüklüyorsun anlamında alırsam; zırvalıyorsun, temel bilgilerden dahi bihabersin derim.
Ayrıca islamın sözcülüğüne soyunma selahiyetini kimden aldın; hilafet makamına mı sahipsin; fetva mı çıkarıyorsun diye sorarım.

Ben bu cümleyi senin naçizane kişisel kanaatin olarak almayı yeğiliyor, ve tabii saygı duyuyorum.

sahozgur 05-05-2009 14:27

Alıntı:

Titan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 172437)
Kur'anı anlamak için hadisler gerekliyse, diğer dinlerde böyle bir uygulama var mı? Yani diğer dinlerin peygamberleri, kendi kutsal kitaplarının anlaşılması için "yorum" yapmışlar mıdır?

Musevilikte vardır. Tam olarak hadis denemezse de sonuçta sözlü tevrat olarak bilinan Mişna vardır ki müslümanların tahrif edildiğini söylediği tevrat bu mişnadır. Sözlü tevrat, yazılı kanunların nasıl uygulanacağının ve takip edileceğinin sözlü açıklamasıdır.

Bugün müslümanlar için de hadisler, kurandaki hükümlerin ve ibadetlerin nasıl uygulanacağı ve takip edileceğini açıklar. Hadisler olmazsa kuranın içinden çıkamazlar. Ehli Kuran denen düşünceye sahip kişiler de artık çıkmaza girmiş kendi aralarında dahi anlaşamaz oldular.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:22 .