![]() |
Kendi 8, kocası 58 yaşında!
Suudi Arabistan, sekiz yaşındayken 58 yaşında bir adamla evlendirilen kızın boşanma talebini reddetti.
http://msnyasam.milliyet.com.tr/msnD...%26reftype%3D1 Bu ne biçim insanlık, ne biçim müslümanlık! |
Babanın şartı varmış;
Gerdek, nikahtan 10 yıl sonra olacak" diye. Bu durumda kız 18, adam 68 yaşında olacak. Cinsel adalet! :) |
Dün haberlerde bir vali kızlarını okula göndermesi için velilere yalvarıyordu:
Ancak velilerin cevabı ilginçti ki bu forumda çok tartışıldı. -Kızlarımız gelinlik çağa geldi. -13 yaş çocuk sayılır yapmayın. |
Ben de 6 yaşında bir tane kızla evlenmek istiyorum:D
Ben 18 o 12 olunca evleneceğiz ama:D İşin şakası bu İşin gerçeği kıza üzülüyorum valla:( |
müslümanlıkla bu işin ne ilgisi var hiç anlayamadım
|
Alıntı:
Alıntı:
|
evlendiğinde Ayşe 18-19 yaşındaydı
hadi diyelim 9 yaşında müsade eden Allah canı yaratan Allah resulune veren Allah bize ne oluyor da yargılıyoruz |
sanırım bir uyarıda ha yemek niyetindesiniz
madem açıklama istiyorsunuz yapalım ama okuyunuz lütfen siz çabalamadan islama karşı olmuşunuz sanırım birazda tembellik var asılsız iftiralara uğrayan,o iftiralar üzerinden hz.muhammed'e çamur atmaya kalkanların boy hedefi haline gelen çok iyi bir insan. yaşar nuri öztürk'ün hürriyet'teki yazısı önemli bir hususa cevap niteliğindedir : ''hz.Âişe peygamberimizle kaç yaşında evlendi? islam tarihinde kadın haklarının ilk ve en fedakâr savunucusu olarak gördüğümüz hz. Âişe’nin maruz kaldığı iftiraların ilki olan ve kur’an’da geniş bir biçimde anlatılan ‘ifk’ hadisesini biz, ‘islam’da büyük günahlar’ adlı eserimizin ‘iftira’ bölümünde inceledik. burada ele alacağımız konu, müminlerin annesi hz. Âişe’ye atılan ikinci iftira, yani onun yaşı ile ilgili iftira olacaktır. arap-emevî dinciliğinin, islam düşmanı oryantalistlerle işbirliği halinde iddia ettiğinin aksine, hz. Âişe, peygamberimizle evlendiği zaman, 9 yaşında değil, 18 veya 19 yaşındaydı. bu mesele, islam araştırmalarının büyük ismi müfessir düşünür ömer rıza doğrul (mehmet akif ersoy’un damadıdır) tarafından yıllar önce gündem yapılmış ve batılı oryantalistlerce ha bire öne sürülen ‘9 yaş’ iddiasının, geleneksel emevî dinciliğinin asırlarca yaşatılan bir yalanı olduğu ispatlanmıştır. ne var ki, dinci taife, hz. peygamber’e iftira ve hakaret için kullanılan bu yalanları, hayret verici bir biçimde ve oryantalistlerin belirlediği şekilde yaşatmayı sürdürmüştür. sebep, bugün daha açık görülüyor: dinci taife, kendi düşüklük ve rezilliklerini savunmada peygamberimizi kullanabilmek için bu iftiraya karşı çıkmamış, bir islam bilgininin bu konudaki ispatlarını gündeme taşımamıştır. gerçek şu ki, allah ile aldatmayı hayat ve siyaset tarzı olarak benimsemiş dincilik ekipleri, şehvet tutkularının yarattığı sıkıntıları aşmak için dinin kredilerini kullanma ihtiyacı duydukları zamanlarda, “ne var bunda, peygamberimiz de 9 yaşında bir hanımla evlenmemiş miydi?” deme hayasızlığına dayanak olacak bir yalanı ellerinin altında kullanıma hazır tutmayı yeğlemişlerdir. yani islam ve mukaddesatın haysiyetini koruma yerine nefislerinin sefilliklerini savunabilmeyi esas almışlardır. dinci hayasızlığın oyunu dincilik mümessilleri, bir yandan bu haysiyetsizlikleri sergilerken, öte yandan, oryantalistlerin iftiralarını deşifre edip yere çalan bizleri, “islam’da reform yaparak dini bozuyor, dini sosyetenin keyfine uyduruyor” şeklinde onursuz iftiralarla karalayarak halkı ifsat etme alçaklığını sürdürmüşlerdir. tarihin ve tanrı’nın onları bugün getirdiği yer ise, okyanusun öte yanından islam’a müdahale ederek dinin adını değiştirip kur’an’ı incilleştiren, camiyi kiliseye çevirmeye kalkan evangelistlere uşaklık ve yardakçılık zilletidir. kendi deyimleriyle, ‘bu coğrafyada, bop projesi’ne eşbaşkanlık görevi yapmak’ düşüklük, dalalet ve hıyanetidir. allah âdildir ve riyakârların hayasız yüzlerini işte böyle teşhir etmektedir. meselenin bizi ilgilendiren yanına gelelim: hz. peygamber konusunda, gerçeklerden çok duyguları öne çıkaran geleneksel anlayış –ki emevîlerin saltanat dinciliği hesaplarına uyarlanmış bir anlayıştır-hz. Âişe’nin, peygamberimiz tarafından eş olarak istendiği zaman 6 yaşında olduğunu söylemektedir. bu açık bir saptırmadır, tarihsel gerçeklere ve belgelere aykırıdır. bunun böyle olduğunu, biz, ‘asrısaadet’in büyük kadınları’ adlı eserimizin ‘hz. Âişe’ bahsinde (sayfa: 29-65), rahmetli ömer rıza doğrul (ölm. 1952) üstadın çalışmalarını da değerlendirerek ispatlamış bulunuyoruz. şimdi, anılan eserimizdeki verilerden hareketle, meseleyi iki nokta halinde bir kez daha açıklığa kavuşturalım: 1. geleneksel iddianın söylediklerinin aksine, hz. Âişe’nin doğumu, nübüvvetten (hz. muhammed’e peygamberliğinin bildirilişinden) 4 yıl sonra değil, nübüvvetten 6 yıl öncedir. anlaşılan o ki, geleneksel emevî tezgâhı, hz. Âişe’nin yaşında, daha baştan on yıllık bir küçültme yapmaktadır. kesin olarak bilmekteyiz ki, hz. Âişe, peygamberimizin kendisiyle evlenme iradesini ortaya koyduğu tarih, peygamberliğin gelişinden tam on yıl sonradır. peygamberimiz bu isteğini, Âişe’nin babası ve peygamberimizin yakın dostu hz. ebu bekir’e açtığı zaman, ebu bekir ona şunu söylemiştir: “ben, Âişe’yi akrabamdan mut’ım’in oğlu cübeyr’e söz verdim. eğer onlar bu isteklerinden vazgeçerlerse, Âişe’nin sizinle evlenmesini ancak o zaman düşünebilirim.” kaynakların bu konu ile ilgili kayıtlarını izlemeye devam edelim: mut’ım ailesi, müslüman olmamış bir aileydi. hz. peygamber’e ve islam’a karşı idiler. islam öncesi dönemde kızını istedikleri ebu bekir, islam’ın gelişi üzerine bu dine girmiş, hz. muhammed’in yakın dostları arasında yer almıştı. putperest kalmayı sürdüren mut’ım ailesi’nin hanımı, oğullarının müslüman bir kızla evlenmesine karşı çıkıyor, şöyle diyordu: “bu müslüman kız evime girerse oğlumu dininden eder. buna izin veremem.” hz. ebu bekir’in, putperest akrabasına kızını gelin olarak vermeyi kabulünün, ömer rıza’nın da belirttiği gibi, onun islam’a girişinden sonra olabileceğini kabul mümkün değildir. ebu bekir gibi bir peygamber dostunun, kızını bir putperest aileye gelin göndermesini düşünemeyiz. o halde, Âişe ile ilgili verilen evlilik sözü, ebu bekir’in müslümanlığı kabulünden öncedir ve bu da gösterir ki, Âişe, daha babası müslümanlığa girmeden, birileri tarafından gelin olarak istenecek bir yaştadır. ebu bekir ailesi, putperest akrabalarına islam öncesi devirde verdikleri sözün geçersiz kılınması için, akrabası mut’ım’ın bir adım atmasını beklemiştir. ve o adım, mut’ım ailesinin hanımı tarafından atılmış, Âişe’nin serbest kalması bu sayede gerçekleşmiştir. kısacası, tarihsel belgeler gösteriyor ki, hz. Âişe, peygamberimiz tarafından eş olarak istendiğinde, en az 14, 15 yaşındadır. 2. hz. Âişe’nin peygamberimizle nikâhlanması, peygamberimiz tarafından istenmesinden üç yıl sonradır. bu noktada ittifak var. o halde, Âişe’nin, peygamber evine eş olarak girdiği sırada 18-19 yaşlarında olması gerekiyor. gerçek budur. bunun aksi iddia ise arap-emevî kodamanlarıyla islam düşmanı batılı oryantalistlerin yalanlarıdır. emevî-oryantalist ortak yalanları, hesapları her elverdiğinde batılı kodamanlarla işbirliğine giren dinci takımının işine yaradığı için, islam’ın ve dindarların aleyhine olmasına rağmen, yaşatılmaktadır. bunda şaşılacak bir yan göremiyoruz. dinci taife, bugün islam’ın ve müslümanların aleyhine olduğunda kuşku bulunmayan birçok meselede hıristiyan batı emperyalizmi ile işbirliği yapmıyor mu? bugünkü siyaset dinciliği tarafından sadakatle yürütülen ılımlı islam ve bop ile ilgili işbirliği, dinler arası diyalog beraberliği bunun çarpıcı örneklerinden bazıları değil midir?'' prof. dr nuri öztürk |
Sayin yusuf yilmaz,
Ayse'nin evlenme yasi konusunda; Yasar Nuri' nin yazdiklari ile diger ilahiyat profesorlarinin yazdiklarini karsilastirirmisiniz ? Bes degisik isim olsa yeter... Saygilarimla. |
|
|
|
New York Times Magazine 2006 Afganistanda cocuk evlilikleri
Fotograf No: 1- Roshan Qausem 11 Said Mohammed 55 Fotograf No: 2- Ghulan Haider 11 Faiz Mohammed 40 Fotograf No: 3- Majabin Mohammed 13 Mohammed Fazal 45 Saygilarimla. |
Bu ayse meselesini hep merak etmisimdir. Sebep ne olursa olsun, topluma örnek teskil olacak kisi her yönüyle olmalidir. Ayse`nin gariban bir aileden gelmedigi biliniyor; öyleyse neden esek kadar adam (yasini basini almis anlaminda) kendinden cok kücük birisini kendine zevce seciyor. Üstelik sözüm ona adamin her türden hatiri sayilir sayida esi ve cariyesi (cariye burada mal ile esdeger anlaminda olmali heralde) var. Cinsel acliginin oldugunu düsünmek bile söz konusu olamaz bu durumda.
yusuf islam karstilarini, islami bilmeden islama karsi geldiklerini belirtiyor. Ben de diyorum ki; tam tersine, yusuf sen deve kusu gibi basini kuma sokmussun, disarda olup biteni bimek istemiyorsun! *Akıllı görünme çabası, çoğu zaman akıllı olmayı engeller.***** |
saygıyı ihmal etmeyelim lütfen
eşşek gibi adam değil En hayırlı insan Allah ın alemleri yaratma sebebi çünkü sen olmasaydın alemleri yaratmazdım diyor cenabı ecelli ala eşşek gibi adam değil yani yineliyorum Peygamber (s.a.v.) hiçbir hareketi rabbinden izinsiz yapmadı bizim gibi özgür bırakılmadı her hareketi sözü denetim halideydi dolayısı ile yukarıda açıklama yaptım Örnek Prof dr Öztürk hoca dan onu okuyunuz hayır o bilmez cahildir derseniz aldığı kaynaklara bakınız bunları bir tarafa bırakalım canı veren Allah sevgili kuluna eğer 9 yaşında bir kızı (ki bu imaknsızdır zira Ayşe nin bir çok hasi açıklaması vardır buan mukabil 9 yaşında bir kız bunlara elbete vakıf olamaz peygambere eşlik yapamaz biraz mantıklı düşünmek gerek okumak gerek ama adilce |
Alıntı:
anlamını çıkartmıştım. Oysa biliyormuşsunuz ki; Alıntı:
Öyle ya bize ne oluyor ki Allah 9 yaşındaki bebelerin oyun çağında evlendirilmesine müsaade etmiş, rasulü ile de örneklemiş. Pardon, inandığınız Allah hangisi ? |
"okumak gerek ama adilce"
Sevgili Yusuf o halde İslam'da yüzyıllardır Kuran'dan sonra en itibarlı kaynak olan Buhari'yi okuyalım adilce o Ayşe'nin yaşına kaç diyor? Aynı şey Müslim'in hadislerinde de olmasın? Bunların en sağlam kaynaklar olduğunu siz de bilirsiniz bu konu ile ilgili kaynaklardan örnekler aşağıdaki linkte yer almaktadır. http://www.turan-dursun.com/forumlar...ead.php?t=7709 |
yaratan ALlah bizler yaratılanız kimden hesap soruyorsunuz
biz daha bir kuldan hesap soramıyoruz yaş konusunu bende açıkladım Ay şenin yaşamına göre 9 yaşında olması mümkün değil zira 20 li yaşlara Pegamberin vefatı denk düşüyor bu mantıken açıklanamaz Allah namusu ırzı bizden iyi bilir herhalde biraz mantıklı düşünmek gerek hep kötüleme çabasındasınız Peygamber yaratılmışların en üstünü (örneklerlede bu açıklanmış) ve siz bu insanı hala eleştiriyorsunuz |
Allah’ in namus ve irz anlayasina bir bakalim
Alıntı:
Nisa suresi: 23 - Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi (nikah altında) bir araya getirmeniz. Ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka.10 Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. Ahzab suresi: 37 - Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, “Eşini nikahında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyordun. İçinde, Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha layıktı. Zeyd eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü’minlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir.6 50 - Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helal kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. 51 - Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah kalplerinizdekini bilir. Allah hakkıyla bilendir, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.) 52 - Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile, başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helal değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah her şeyi gözetleyendir. Tahrim suresi: 1 - Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah’ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. Burada helal edilen nedir ? 2 - Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. Allah sizin yardımcınızdır. O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. 3 - Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi. Öyle mi olmus dersiniz ? Saygilar. |
öncelikle bakın site yönetimi bana ne yazmış
buna bakalım; sonra sorunuza cevap vereceğim Sayın Yusuf Uzun c/p ler site tüzügüne aykırıdır. Alıntı yapacagınız yerin linkini vermeniz yeterlidir. Bizi sizin kendi düşüncelerinizle burada olmanızı arzu ederiz. Başkalarının düşüncelerine ise link vermeniz kafidir. dilaver |
Uzun c/p'lerden maksat ayetler ve hadisler değildir sn. Yusuf yılmaz,
Başkalarına ait olup, kendi fikirlerimizi yazmadığımız yazılardır. |
68 erkek
18 kadın Çok adil bir yaş farkı... Boşver kızım boşanma... Yerinde olsam günde üç posta döverim bu gözü dönmüş sapık kocayı... Gösterilebilecek en anlamlı ve en insani tepki... |
benim yazdıklarım başkalarının görüşü değil zaten hadislerdi
ama olsun |
Sevgili Yusuf Hz. ayşe ve diğer inançlarınıza karşılık olarak verilmiş tüm cevaplar site sayfalarında mevcuttur..Zaman buldukça forumu tarıyarak bu bilgileri okumanızı tavsiye edeceğim..
selamlar |
sayın cigi
yazdığınız ayetlere cevabım şudur kısaca Abdülkadir Geylani yi bilmiyorum bilirimisiniz gelmiş geçmiş en büyük alimlerdendir. Derin ilim sâhibi idi. On üç çeşit ilimde ders verirdi. Bir gün birisi huzûrunda Kur'ân-ı kerîm okudu. Âbdülkâdir-i Geylânî hazretleri okunan âyet-i kerîmeleri tefsîr etmeye başladı. Kırk şekilde tefsîr yaptı ve hepsinin delilini gösterdi. Orada bulunanlar yalnız on bir tefsîri anlayabildi ve dinleyenleri hayrette bıraktı. Sonra; "Sözü burada bırakıyorum. Şimdi kelime-i tevhide geldik"Lâ ilâhe illallah" dedi. Bunları söyler söylemez cemâatı bir hâl kapladı, hepsi kendilerinden geçti. |
Alıntı:
|
inananlar için evet anlaşılır
birde açıklaması var fatiha suresi mesala çok kısadır fakat açıklama derseniz bir araştırın derim |
Alıntı:
O halde inanmayanlar anlamadıkları bir kitaba nasıl iman edecekler? Bunu onlardan beklemek mümkün mü? |
anlamak isteyeneler için dir her kitap
ben bir kiatbı istemeye istemeye okursam anlamam birde ağlaya ağlaya aşkla bir yazıyı okumak vardır zorla güzellik olmaz kuran ın Allah kelamı olduğu aşikarken bu denli eleştiri alması günümüzde çok ilginç çünkü yazarının Hz Peygamber olduğu savunulur hep eleştiri odaklarınca okuma yazması olmayan bir çobanın gelmiş geçmş en çok satan ve üzerinde en çok tartışılan bu kitabı yazmış olduğu gerçekten çok ilginç |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Okuma yazma bilmediği konusunda bence yanılıyorsunuz. Kendisine gelen ilk emir "OKU" iken, allahın kendisinden öncelikle istediği farzı yerine getirmedi, getiremedi mi bir ömür boyu. Ayrıca, Aşık Veysel'in de okuma yazması yoktu. Eserlerini başkaları/ondan dinleyenler yazdı. Tıpkı Kur'an'ı Muhammed'ten dinleyenlerin yazması gibi. Bir eser yazmak için okuma yazmaya ihtiyaç yok. Günümüzde elinize kayıt cihazını alıp başlıyorsunuz yazmaya(!). Sonra birileri onu redakte ediyor ve oluyor size kitap. |
yani okuma yazması olmayan bir çoban bu kitabı yazdırmış diyorsunuz açıkca
|
Alıntı:
|
Biraz daha bilimsel
Alıntı:
Anlatiminiz dan; bu olayi birebir izlediginiz anlami cikiyor. Fakat anlatim tarzi ise masalimsi... Ben ise T.C devletinin; bu konuda ki en yetkili organinin mealini size aktariyorum.. Bir konuyu da hatirlatmak isterim. Diyanet Isleri Baskanliginin mealinin; kurani biraz daha saf ve masum gösterebilmek icin, makyajlanmis oldugunu düsünüyorum. Gelelim bir ayeti kirk cesit tefsir etemeye; 1- Nisa-23 * evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- * Sizden Adulkadir-i Geylani ayarinda degil, ondan daha üstün bir din adami rica ediyorum. Yukarida yazilani kirk cesit degil, bana iki cesit tefsir etsin. Bende size ayni ayeti, 9 cesit ayri Türkce meal ve 5 farkli dilde göstereyim. 2- Bu sizin anlatiminizda ki kirk cesit ayrilik, durumun vehametini daha fazla arttiriyor...Varsayalim; bir baskasi elli cesit, digeri seksen cesit tefsir ediyor.. Bu kuranin; bir derya oldugunu degil, aksine her isteyenin istedigi sekilde, elinde bir oyuncak ve Allah' in anlasilamayan bir kitabi oldugunun kanitidir.:) Bana sorarsaniz Allah' a yakismayandir. Bir kücük örnek daha: Nebe suresi: 31,32,33,34 - Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır. Bu da tam asli degildir. Diyenet burada da masumane görünmeye calismistir. Siz birakin baskalarini. Buyrun aciklayin bakalim ne anlatilmak istenmis. Allah ile araniza baskalarini sokmamaya calisiniz.Bilginin gercek kaynagina kendiniz ulasip ögrenirseniz, daha iyi edersiniz diye düsünüyorum. Allah akilli kullarini cok sever. Saygilarimla. |
kuran ın Allah kelamı olduğunu söylemeniz iyi biri gelişme
Abdulkadir geylani nin ne kadar büyük alim olduğunu araştırınız kendisinden büyük alim olarak Resul u ekremi biliyorum bu ayete gelince şüphesizAllah ın bir kelamını tartışacak değilim burada üvey kız ve ilişki kurulmamış yabancı kadın olma diyor ne var bunda millet çatır çatır elalemin kızıyla zina yapıyor bu uzayıp gider neden bu kadar rahatsızlık veriyor anlamadım yabancı kadından olma yabancı bir kız kan bağı yok nebe suresinde ise açıklama gayet mantıklı nesi hoşunuza gitmedi anlayamadım pardon |
Ayni frekansi kullanalim
Alıntı:
Sanirim iletisimde ayni frekanslari kullanmiyoruz.Eger birlikte ayni frekansi kullanmayi basarabilirsek, anlasilma sorunumuzu asacagimizi düsünüyorum. Umarim basaririz. Bu görüsüme sizinde katilacaginizi ümit ediyorum. Okumami önerdiginiz kisilerin; özelliklerini, hayatlarini, neler yaptiklarini ve eserlerini kanit olarak sunuyorsaniz; bunlari aciklamanin ve kanitlamanin, sizin sorumlulugunuzda oldugunu düsünüyorum. Evlenmediginiz herhangi bir kadinin kizi, sizin nasil üvey kiziniz olabilir ? Ya da, üvey cocugunuzun olabilmesi icin; sizin hangi özelliklerde bir hayat arkadasi ile evlenmeniz gerekiyor ? Simdi bu durumu nasil aciklayabiliriz ??? Aklimizi kullanmaliyiz. Aslinda cok da zor degil. '' Benden yasca cok kücük genc bir kizla, birlikte olabilmem icin önce annesi ile evlenmem gerekir. ( Kocasi olmadigini var sayiyoruz ) Belli bir zaman birlikte yasariz. Ben üvey kizimin annesi yani esim ile; ayri evlerde, 6 ay gibi bir zaman süresi görüsmeden yasariz. Sonra ben esimi bosar, göz koydugum kizi ile evlenirim.'' Nisa 23-de ki ayete uyar bir sekilde, emellerimizi gerceklestirdik diyelim. Sizce bu uygun oldu mu? Okudugunuz ne olursa olsun hic farketmez; objektif ve tarafsiz olarak okumaya calisiniz.Eger her iki taraf da buna gayret gösterirse; iletisim sorunumuzun, cözülecegini düsünüyorum. Dolayisi ile daha keyifli ve saygin bir tartismanin önünün acilacagini saniyorum. Saygilarimla. |
herşeyi çarpıtmaya gerek yok
bende şöyle örnek vereyim zaman yine 600 lü yıllar 2. eşi mecburen alıyorsunuz sadece bakım için yani yatak olayı sadece 1. eşinizle dolayısı ile tek eşlisiniz yine sadece koruma amaçlı alıyorsunuz kadını ve sonra aynı amaçla onun kızı ile evleniyorsunuz olamazmı hep olaylara kötü tarafından bakıyorsunuz Allah bize ne zaman kötü bir davranışı emretmiş hep iyi güzel temiz davranışlar emredilmemişmi yapmayın Allah aşkına |
Sorun kalmadi
Alıntı:
Sizden rica etsem; benim anlamakta zorluk cektigim konulari, anlamama yardimci olabilirmisiniz? Alinan ikinci es kime karsi korunuyor ? Üvey kizinizla da ayni evde yasiyor, sonra onu da; birilerine karsi korumak durumunda kaliyorsunuz. Nasil bir koruma bu ? Sözünü ettiginiz namus ise ki, sözlerinizden onu ima ettiginizi anliyorum. Benim namusum, devamli bir baskasinin kafasini neden kurcaliyor? Birileri evlenerek, kadinlarin namuslarini koruyabiliyorlarsa, cok iyi yapiyorlar. Demek ki ortalik sapik dolu.Maazallah... Öyle degil mi Allah askina ? 600 lü yillarda; erkegin her isi icin ayri bir kadin gerekiyormus demek ki.. Hay Allah... Simdi anladim erkeklerin müslümanligi, 600 lü yillarda gibi yasamak istemelerini... Tesekkür ederim, bakin bunu bilmiyordum. Frekans ayarlamasi bakin ne kadar isimize yaramaya basladi.. Saygilar |
neden bu tartışma anlayamadım doğrusu
birilerine bu yanlışı göstermekmi evet galiba ama bizler bunların yanlış olduğunu kabul etmiyoruz sizlerde doğru olduğunu sanırım |
frekanslarınızı ayarladığınızı zannetmiyorum.ayarlamak isteyip istemediğinizde tartışılır bence:confused::)
insan nasıl bakarsa öyle görürmüş. iyi ve doğru aramıyorsunuzki bulasınız. bugünkü şartlarla o günkü şartları bir tutuyorsunuz.ozaman yaşananlar neydi,ne şartlarda ve neden böyle bir ayete gerek duyuldu. çok eşliliğe ve küçük yaştaki çocuklarla evliliğe sonuna kadar karşıyım ve asla hoşgörmüyorum.ama burada durup durururken birinin "gidin üvey kızlarınızla evlenin"dediğinide zannetmiyorum.bu kadar basit değil.söz konusu olan ayet ve söyleyen bütün sıfatlardan tenzih ettiğimiz yüce Allah. siz hiç ağızdan çıkan bir sözün çok farklı şekilde ve anlamlarda aktarıldığına şahit olmadınızmı?ben oldum.hepimiz biliyoruzki bir cümlenin yüzlerce cümlelik açılımı yapılabilir.ve çok farklı anlamlar çıkartılabilir. yüzlerce yıl önce aktarılmaya başlanan bir ayetten bahsediyoruz.ve bugünkü şartlarda değil.neden hep kötülük ve art niyet arıyoruz.neden acabalarımızı sadece olumsuz yönlerden değilde olumlu yönden araştırmıyoruz?neden insanları doğruluğa ve dürüstlüğe davet eden kutsal bir kitapta böylesine artniyetli bir söz söylensin? ben böyle bir açıklamaya gidildiyse ogünkü şartlarda buna gereksinim duyulduğundandır fikrindeyim. mecbur kalındığında yada istendiğinde böyle bir evliliğin yapılıp yapılamayacağına ilişkin kuşkuların sonucunda bu ayetin gönderilip açıklama yapıldığı fikrindeyim. saygılarımla:) |
Az kaldi
Alıntı:
Ben, frekanslarimizin ayarini bozan problemi buldum... Cözümünü de.:) Siz sakin kanal degistirmeyin, bulundugunuz yeri sabitleyin... Tamam ? Iste böyle, cok güzel. Artik ben size ulasmaya calisacagim... Denemek icin basliyoruz... Ben kisacik sorular soracagim, siz de soruyu yanitlarken sadece; evet ya da hayir seceneklerden birisini kullanacasiniz . Baska aciklama yok... Tamam mi ? Güzel.. Anlasacagimizi biliyordum. Soru 1- Allah intizar eder mi ? |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:41 . |