Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Biyoloji (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=140)
-   -   Tanrıya inanmanın bilimsel kanıtı (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=8938)

imhotep 06-02-2009 16:15

Tanrıya inanmanın bilimsel kanıtı
 
Tanrıya inanmanın bilimsel kanıtı

İnsan beyni "tanrı'ya inanmak için programlanmış"...

Dünyanın en saygın üniversitelerinden Yale Üniversitesi tarafından yapılan ve dünyanın en saygın bilim dergisi New Scientist'ta yayınlanan bir araştırmaya göre insan beyni "tanrı'ya inanmak için programlanmış"...


Bebekler ve çocuklar arasında yapılan araştırmaya göre, insan beyninin doğasında tanrıya ya da bir yaratıcıya inanmak var. Beyin "neden ve sonuçla" çalışıyor.
Beyin, "beyin ile ruhun" birbirinden ayrı olduğunu düşünmek için programlı.. Bu da "hayali arkadaşlar" edinmeye veya "tanrıya ve dinlere inanmamıza" neden oluyor...

Araştırmaya göre, hiçbir din eğitimi almamış 6-7 yaşında çocuklar bile dünyadaki herşeyin bir nedeni olduğuna inanıyor.

Taşların, nehirlerin veya kuşların yaratılmasının bir nedeni olduğunu düşünüyor.

Darwinci uzmanlara göre bunun nedeni de yine "doğal seleksiyonda" saklı. İnsanlar tarih boyunca belirli bir tanrı inancına sahip oldu. Bu inanca sahip olan atalarımız da, kendi inançlarına inanan insanlarla bir araya gelerek grup kuruyordu. Böylece avlanmak, beslenmek ve korunmak daha kolay oluyordu.

Yani inanmak hayatta kalma olasılığını artırıyordu. Böylece "inanmaya ihtiyaç duymak veya inanmak" genlerimize işlemiş ya da içgüdüsel olabiliyor.


http://w9.gazetevatan.com/Tanriya_in...222019/7/Yasam

imhotep 06-02-2009 16:17

Dinci medyada nasıl yer bulacağını tahmin edebiliyorum :rolleyes:

evrensel-insan 06-02-2009 16:27

Saygideger arkadaslar;

İnsan beyni "tanrı'ya inanmak için programlanmış"...

Ben sizlere bosuna demiyorum; dogal dusunceden arinmak gerek diye.

Birgun, benim teorime geleceksiniz ama; umarim is isten gecmemis olur. :rolleyes:

Saygilarimla;
evrensl-insan

kappapi 06-02-2009 19:26

Alıntı:

imhotep´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 152771)

Araştırmaya göre, hiçbir din eğitimi almamış 6-7 yaşında çocuklar bile dünyadaki herşeyin bir nedeni olduğuna inanıyor.

Taşların, nehirlerin veya kuşların yaratılmasının bir nedeni olduğunu düşünüyor.

Nitekim haksızda değiller.

frodo 06-02-2009 19:44

Alıntı:

Burada bilimsel bulgularla insanların, yerleşik dinsel düşünüşlerden kolayca kurtarılacaklarını iddia etmiyorum. Aksine hala çöpe atılmış düşüncelere bile “keçi” inadı ile sarılan yığınların olduğunun farkındayım .Beynimiz ,ilkel toplumların ilk dönemlerinde , insanın avcı-toplayıcı olduğu dönemlerde büyük ölçüde gelişmişti .Bu küçük insan topluluklarında, işbirliğini geliştirmek amaçlı, ortak paydaların temsil edildiği güçlü bir seçici baskı olmak zorundadır.Aidiyet duygusunun tohumları Burada atılmış olmalı. Küçük kabilelerin ortak inançlar etrafında birleştiğini, doğayla ve diğer kabilelerle mücadelerini bu ortak inançlar çerçevesine oturttuklarını bugün yaşayan “fosil” ilkellerde de izleyebiliyoruz. Beynimizin bu koşullarda gelişmesini tamamladığını , ve onda bu inanç biçiminin güçlü bir şekilde yer ettiğini ileri sürmek akıl dışı değil gibi...
2006 yılında forumlarımızda yazmışız. Sanırım konunun özü de bu.

OQONUC 06-02-2009 20:12

insanın avcı-toplayıcı olduğu dönemlerde büyük ölçüde gelişmişti
.............

Bugün de insan avcı ve toplayıcı değilmi ki sahi?
Birktirmekten ve avlamanmak için kravatı çekip sokağa çıkmanın eskiden ne farkı varki!!!

Bu hesaba göre değişen bir şey yok demektir. Varsa da kültürün yoğun olarak giriftleştirdiği ilişkiler yumağıdır adı. Bunu da tarih zaten dine borçludur.

Aslında atalarımız dine inanmıyordu demek işin en kestirme ispat noktası olur gibi ancak; ne yaparsınız o kadar iz bırakmışlar ki :)

Özün közü de burada yatıyor sanırım.

dilaver 06-02-2009 21:09

Dinle tanrıyı birbirine karıştırmayalım. Totemizm de animizm de din statüsünde sayılırlar ama her ikisi de içlerinde bir tanrı barındırmazlar.

Hakeza Tunguzların Buga’sının (Gök, dünya) tapımı yoktur, her şeyi bilir ama insanların işlerine karışmaz, hatta kötüleri bile cezalandırmaz. Yakutlar’ın Ürüng Ayıg Toyon’u gögün yedinci katında oturur, her şeyi yönetir, ama yalnızca iyilik yapar, yani cezalandırmaz. Bunlar da tanrıdırlar, yaratıcıdırlar.

Ayrıca böyle bir gen varsa bizlerin yani ateistlerin durumunu nasıl açıklayacagız. Bilim geliştikçe, aydınlanma ve ögrenme istegi arttıkça, özellikle dinlerden, tedricen de tanrıdan kopuş hızlanıyor. Beynimiz böyle programlanmışsa bizler mutasyon muyuz.

Katılmadıgım bir zorlama. Din ya da eski alışkanlıkların gelecek nesillere aktarımı toplumun dokusu için şarttır. İlk dinler de bu temelde gelişiyorlar. İlk Altay krallıklarında tengri tapımı var. İmparatorluk parçalanınca, hükümdar kalmayınca, Gök Tanrı da yavaş yavaş unutulur, halk tapımı güçlenir ve başat hale gelir. Atalar tapımı yogunluk kazanmaya başlar.

saygılarımla

OQONUC 06-02-2009 21:43

Hakeza Tunguzların Buga’sının (Gök, dünya) tapımı yoktur,---
.....

Bu cümlenin dayandığı tarihi blegenin tarihi nedir sizce? Sanırım bu tarihi bulursak insanlığın tarihinde de bir tahmin yapma şansımız olur. Zira Gök Tanrı inancı ile, batı tarihinin kurgusundaki insanlık başlangıç tarihi bir türlü birbirine denk gelmiyor diye biliyorum. Ama siz daha iyisini bilirsiniz tabikii ne de olsa bilgileriniz batı tarih kayıtlarını esas alıyor bildiğim kadarı ile.

Konumuza dönersek,
Benim bildiğim 14.000 yıllık Tek Tanrı inancı özünden hiç bozulamdan bugünlere kadar tek bir hat üzerinde ulaşmış diye biliyorum. Gerekirse bir araba dökümanı da buraya eklemek isterim.

Bozulan ise, inancın insanlığın sıçrama tahtaları olan peygamberlerden hemen sonra Tanrı adına ortaya çıkan DİNCİLERin halkta yaptığı tahribattır.

Elhasıl,
insan aynı insandır hiç değişmeden aynı duygu ve arzulara sahip olarak yaşayan. Onun toplumsal gelişmesini düzenleyende din olmuştur.

Dinin içerisinde oluşan bozulma ve kokuşmanın sonucunda farklı fraksiyonların toplum içinde doğması kaçınılmazdır. Ancak , ateizm tıpkı DİNCİLER gibi karşı cephelerden kesin bir yargı ile ispatlayamadan TERCİhTEN ve İNANMAKTAN şiddetle kaçınarak,hüküm verdikleri için, toplum tarafından gönüllü olarak kabul görmemiştir. Sanırım buradan, Türklerin nasıl müslüman olduğunu veya Baskı ile doğu bloklarda yapılan kültürel asimilasyonun sonuçlarını irdelemek için bazı donelerde bulabiliriz.

Selamlar

dilaver 06-02-2009 21:47

Benim bildiğim 14.000 yıllık Tek Tanrı inancı özünden hiç bozulamdan bugünlere kadar tek bir hat üzerinde ulaşmış diye biliyorum. Gerekirse bir araba dökümanı da buraya eklemek isterim.

Bundan memnun olurum. Ama gerçek gözlemci, arkeolog, antropologlara ait olsun. Fikirlerin dışında dökümanlara dayansın. Ben 3 seneye yakındır eski toplumlara yönelik bu tarzdan döküman talep ediyorum. İvedilikle bekliyorum.

saygılarımla

OQONUC 06-02-2009 22:49

Ama gerçek gözlemci, arkeolog, antropologlara ait olsun..
........
GERÇEK Kriterlerinizi de yazarsanız sevinirim.

Birşeyin gerçekliği hakim kültürlerin etiket vasfı ile her 300 ylda yeniden yazrak çoağlttığı okma bilgieri ve diktelerimidir? yoksa arzda bozulmadan duran ve açıklanan elle dokunur gözle gürünür maddelermidir.?

Ne demiş eskiler,
milyonlarca kişi ayı gözlerken ve yok derken, bir kişi ayı görse ve davasını ispat etmek için onu diğerleine gösterse milyonlarca kişinin kesreti tek bir kişide geçersiz olur.

Bu nedenle, GERÇEK kriterlerinize göre belgeleri ayıklamaya başlayacağım.

Selamlar

OQONUC 06-02-2009 22:51

Ama gerçek gözlemci, arkeolog, antropologlara ait olsun..
........
GERÇEK Kriterlerinizi de yazarsanız sevinirim.

Birşeyin gerçekliği hakim kültürlerin etiket vasfı ile her 300 yılda yeniden yazarak çoğalttığı okuma bilgieri ve diktelerimidir?
Yoksa arzda bozulmadan duran ve açıklanan elle dokunur gözle gürünür maddelermidir.?

Ne demiş eskiler,
milyonlarca kişi ayı gözlerken ve yok derken, bir kişi ayı görse ve davasını ispat etmek için onu diğerleine gösterse milyonlarca kişinin kesreti tek bir kişide geçersiz olur.

Zaten bundandır ki, İnanç bir tercihtir çoğu akıl hülasasında.

Bu nedenle, GERÇEK kriterlerinize göre belgeleri ayıklamaya başlayacağım.


Selamlar

dilaver 06-02-2009 23:01

14 bin sene dediginize göre birincisi bu 14 bin sene hangi uygarlıga tekabül etmektedir. Buna yönelik yazılı belge olamayacagına göre arkeolojik kalıntı olmalıdır. Şu anda neolitige dair en eski buluntu Göbeklitepe o da 13 bin sene öncesine ait. Ne yazık ki tanrıyı andıran hiç bir buluntu yok. Vahşi hayvan kabartmaları var.

Gene 20 binden 35 bin sene evveline tarihlenen Sibirya, Tuna, Cro Magnon arkeolojik buluntuları var onlarda da böyle bir tanrı tasviri yok. Şaman tasvirleri, boga, ren geyigi resimleri ve şişman çıplak kadın resimleri var.

İlkel diye nitelenen fosil kabileler var. Bunların içlerinden misyonerlerle temasa geçmemiş, sadece gözlemlenmiş mülkiyetin olmadıgı ,şefligin de yeni yeni oluşmaya başladıgı ya da hiç olmadıgı kabilelerden örnekler verebilirsiniz.

Temel kıstas tanrının protitipi olan şef henüz ortaya çıkmamış olacak. Böyle kabileler var, gerekirse ben size örnekliyebilirim.

Ama evrensel-insan gibi bilmeden, örneklemeden, gözlemlemeden üfürmeye çalışırsanız bir adım bile ileri gidemeyiz. Sadece beyninizde yarattıgınız imajla konuşursanız inandırıcı olamazsınız.

Neden şef olmasın dedigime gelince, çünkü tanrı şefin izdüşümüdür. Şeflik ortaya çıkmasaydı ve kalıcı olmasaydı, tanrıyı da bulamazdı insanoglu. Nitekim şefin bilinmedigi yerde tanrının da bilinmemesi bunu kanıtlar bize. Ayrıca ilk tanrıların da insan oldugunu tanrı-krallar oldugunu unutmamak gerekiyor. Nitekim insanoglu ilk somut düşünmüştür. Somuttan soyuta gidebilmiştir.

Şimi şu araba dolusu kayıtları dinleyelim.

saygılarımla

imhotep 06-02-2009 23:21

Aslında olayda o kadar ters bir yer yok. İnsanın evrimi uyarınca "cahil" bireylerde yani "içgüdü"leri ile hareket eden bireylerde inanç kavramının olması gayet normal aslında. Buna benzer içgüdüler var biliyorum, ama tabi medeniyet ile birlikte silik durumdalar.

Saygılar

OQONUC 07-02-2009 00:04

Bu nedenle, GERÇEK kriterlerinize göre belgeleri ayıklamaya başlayacağım.

.........

Bazı açıklamalar yazmışsınız ama okumadım detaylı olarak. Zira bir soru sormuştum.

Vereceğiniz cevaba göre severek işe koyulabilirim.

Bir önceki mesajdan alıntı:
Bu nedenle, GERÇEK kriterlerinize göre belgeleri ayıklamaya başlayacağım.

Tarihler konusunda ve öğendiğiğnizi bilgilere bu kadar güvendiğinze göre;evrenselik iddiası szie daha uygun gibi geldi bana.

Evet; gerçekten kastınız nedir ve hangi delilleri kabul edersiniz.

Gerçek kelimesi size ait bir kelime; bu hususu özellkle belirtirim.

Konuyu dağıtmadan buradan devam edelim isterseniz.

evrensel-insan 07-02-2009 00:10

Saygideger dilaver;

Ama evrensel-insan gibi bilmeden, örneklemeden, gözlemlemeden üfürmeye çalışırsanız bir adım bile ileri gidemeyiz. Sadece beyninizde yarattıgınız imajla konuşursanız inandırıcı olamazsınız.-dilaver

Bundan sonra boyle mesnetsiz adima yazdigin mesajlarini kisisel satasma olarak algilayacagim. Sen ancak alintilarina devam et. Benimle de ugrasma.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver 07-02-2009 00:27

Ben sizlere bosuna demiyorum; dogal dusunceden arinmak gerek diye.

Bu sözlerinin eski toplum ile baglantılarını gösteren, gözlemsel örnekler gösterebilirsen şayet elbette senden özür dilerim. Ama hiç bir toplumsal tarihsel, antropolojik, arkeolojik dayanagı olmayan, kerameti kendinden menkul düşünceler ürettigin ölçüde bunun ismine üfürmek denir.

Bana laf yetiştireceginize dediklerinizin tarihsel ve toplumsal, gözleme, kazıya dayanan kanıtlarını sunun bize ki kimse size üfürükçü demesin. Oki bu işte biraz zorlanacak gibi gözüküyor. Siz de tanrının ilk oldugunu düşünüyorsunuz ve düşüncenin temelini oluşturdugunu söylüyorsunuz. Buyrun oki ye yazdıgım kıstaslar dogrultusunda siz bana tarihsel kanıt sunun.

Gerçekleri sunun ki hayal aleminde yaşamadıgınız anlaşılsın.

saygılarımla

evrensel-insan 07-02-2009 00:34

Saygideger dilaver;

Ben bunlarin ornegini cok gosterdim. Her yazimda da tekrarlayacak degilim. Anliyan anliyor zaten. Benim yazilarimda kimsenin kisiligine yonelik bir icerik yok. Bana cevap yazacaksan; sen dusuncenle ispatla, benim dedigimin "dogru"olmadigini. Yada, benim dedigimi curutucu dusunce belirt. Yazdigin yazinin dusunce icerigi olmadiktan sonra; yazdiklarinin gecerli oldugunumu saniyorsun? Daha oncede soyledim. Benim amacim ISPAT DEGIL, CURUTME; SEN ONCE BUNUN NE OLDUGUNU KAVRA. CURUTMEK NE DEMEK DILAVER?

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver 07-02-2009 00:37

palavra ile işim yok evrensel

Cro-magnon kalıntılarında düşünce vardır, vardır ki resmetmişler. Bana oradan tanrıyı bul. Göbeklitepe de tanrıyı bul. Bul ki attıgın lafların bir temeli olabilsin. Bulamıyorsan o zaman dediklerinin tamamı hayal ya da bilimsel adıyla spekülasyona girer. Cro magnon da ve göbeklitepete tanrıyı bekliyorum senden. İspattan çürütmeden bahsetmedim. Seninle kelime oyunlarına girecek kadar da boş zamanım yok. Kanıt ve gözlem dedim.

saygılarımla

evrensel-insan 07-02-2009 00:39

Saygideger dilaver;

Ben de; "curutme" dedim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

OQONUC 07-02-2009 01:13

Evet; gerçekten kastınız nedir ve hangi delilleri kabul edersiniz.
.........

Artık girmeyeceğim siteye.

Bu nedenle, bu soruya cevabınız olduğunda mail ile veya msn ile haber verirseniz yazımı severek yazacağım.

Selamlar.

dilaver 07-02-2009 01:23

sevgili dostum

çok net olarak açıkladıgımı zannediyorum. Somut gözlemler, arkeolojik ve antropolojik veriler. Antropolojik veriler derken şefligin olmadıgı toplumlarda tanrı inancının varlıgı. Göbeklitepetede tanrı inancının arkeolojik kanıtları.

ŞİMDİ Göbeklitepe de aslan, panter, vaşak vs gibi totemlerin heykelini bulabiliyorsak bir de tanrı heykeli bulalım degil mi. Ya da bu tarz eski kalıntılarda bunu aramak hakkımız olmalı.

Hayvanın resmini betimleyecek kadar ergiin bir toplum tanrısını mı betimleyemeyecek. Bu kabul edilemez, çünkü şeflik sistemine geçtikten sonra bunun sayısız örnegini görüyoruz. Eski Mısır, Sümer, Hitit, onlarca örnek ile dolu.

Giritte Zeus'un mezarı bile var.

saygılarımla

evrensel-insan 07-02-2009 01:25

Saygideger arkadaslar;

Tanri kavrami, insanoglunun dusuncesinde yer aldikca, ona olan inanc da; devam edecektir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver 07-02-2009 01:31

çok güzel kanıt ya da gözlem oldu evrensel teşekkür ederim. :)

Sayende Göbeklitepe deki, cro Magnonda ki olmayan tanrıya ait kanıtlar keşfettik. Ve tanrının 10 binlerce sene evvelki varlıgını bulduk.

Son derece bilimsel ve anlaşılır oldu. Böylece insanoglunun ilk günlerinden beri bir tanrı inancına sahip oldugu arkeolojik verilerle kanıtlandı. :eek:

saygılarımla

evrensel-insan 07-02-2009 01:46

Saygideger dilaver;

Ben birsey kanitlamiyorum. Sadece sorunu ortaya koyuyor ve nasil curutilecegini soyluyorum. Sorun; dogal dusuncede, tanri kavramini yerlesmisligi ve tanri temelli; var-yok ve inanc tartismasi.

Cozum; Tanri kavraminin; dusunceden arinmasi, bu kavrama insanin ihtiyaci olmadigini ve bu kavramin karsitliktan baska bir icerik tasimadigini algilamak.

Onemli olan, tanri kavraminin ne zaman ortaya atildigi degil; atildiktan bu gune kadar; tanri temelli tartismalarin suregelmesidir.

Soru; Tanri kavramini var-yok ve inanc temelli tartismaya insanoglu neden ihtiyac duyar? Bu duyulan ihtiyac nasil giderilir? Insanoglunun hafizasindan tanri nasil silinebilir? Doga da, bile; vucuda artik belirli bir katkisi olmayan uzuvlar ya koreliyor, ya yok oluyor. Tanri kavrami neden hala var?

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver 07-02-2009 02:00

Göbeklitepeye gel evrensel. Onu çürüt. Ya da şunu de tanrı kavramından evvel de insanlar tanrısız düşünebiliyorlardı. Bunu diyebiliyor musun. Zannetmem. Çünkü sana göre düşünce tanrı temelli.

Onun için şu göbeklitepeyi bir çürüt bakalım, sen her şeyi çürütüyorsun ya.

saygılarımla

imhotep 07-02-2009 02:04

Tanrı kavramı neden hala var?

Çünkü halen ezen ve ezilen var. Haliyle kitlesel bir afyona ihtiyaç var. Bu temel sebep. Dinler egemen güçler tarafından pompalanıyor. Bunu en net zannediyorum ki Burjuva Demokratik Devrimlerinde görebiliriz. Egemen aristokrat sınıfı dinden faydalanıyorken egemenlik talebinde bulunan Brujuvazi dini karşısına almıştı. Sonuç ne oldu? Büyük bir aydınlanma! Sonrasında ne oldu? Burjuvazi aristokrasiyi tasfiye ettikten sonra egemen güç oldu. Tek egemen güç olduğu için de bir dönem karşısında durduğu dinlerin yanına sokuldu.

Dediğim gibi burjuva devrimleri bu konuda çok öğretici.

Saygılar

evrensel-insan 07-02-2009 02:19

Saygideger dilaver;

Ben dusuncenin, tanri temelli oldugunu soylemedim. Tanrisal oldugunu soyledim. Dusuncede, ne zaman tanri kavraminin belirdigini de; cok defa yazdim. Sorulara cevap verememekten ve verilemeyen cevabi; bir olguyla noktalamaktan.

Belki, bu cikis kendi icinde masumdu. Ama sonucta bu masum dusunce; kimileri tarafindan amac edinildi, kimileri tarafindan da arac olarak kullanildi.

Bugun tanrisal dusunce; amactan ziyade; bir aractir. Tanri kavramini ve ifade edilisinin tartismasini canli tutmak; bu duzenin ve sistemin vazgecilmezidir.

Hem insanoglunu uyutur, hemde onun yasam ve iliskisini yonetir, yonlendirir. Soylermisin? Tanri kavrami gundemde oldukca; hangi nesil; bu kavrami kullanmaya ihtiyac duymadan yetisecek?

Dusuncenin; erksel, cikarci, bencil, ayrimci, v.s. kokenli ve erkeksel karaktere sahip oldugunu soyledim. Tanrisal temelli dusuncenin de; dini mentaliteden kurtulamayacagini soyledim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver 07-02-2009 02:28

Ben dusuncenin, tanri temelli oldugunu soylemedim.
Tanrisal oldugunu soyledim.

Evrensel bu iki cümle arasında öz itibarıyla hiç bir fark yoktur. Tanrı temelli olan düşünce zaten tanrısaldır. Ayrıca düşüncenin tanrısal oldugunu iddia etmenin anlamı vahy dir.

Bundan sonraki söylediklerin sonuca yöneliktir ve bizi aydınlatmaz. Bir kıymeti harbiyesi de yoktur.

Ben diyorum ki insanlar tanrıyı yaratmadan evvel de içinde tanrıyı barındırmayacak şekilde gene düşünebiliyorlardı. Bu düşünce sistemi de yaşamlarının % 95 ini oluşturuyordu. Yani tanrı kavramını içermeyen bir düşünce sistemi mevcuttu. Sen buna ne diyorsun.

Göbeklitepe hala gündemde. Bunu unutmam.

saygılarımla

evrensel-insan 07-02-2009 02:41

Saygideger dilaver;

Tanrisal dusunce demek; soyut, spekulatif, tartismali ve kisirdongu temelli;bir tanri aratan, insanoglunu, kendi disina iten; insanlik disi bir dusunce. Dini mentalite de; bu dusuncenin sosyallesmesi, yasam ve iliskiye uyarlanmasidir.

Benim ona bir itirazim yok. Insanoglu, tabiki tanrisal dusunce ile dogmadi. O zaman, bu insanoglunun tabiati olur. Fakat, dogal olarak; dusuncesini tanrisalliga yonlendirdi. Daha, dogrusu insanoglu; hicbir dusunceyle dogmadi; dusuncesinin sekillenisi, koklenisi ve temellenisi; yasam ve iliskilerinden kaynaklandi.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver 07-02-2009 02:49

sayın evrensel insan

Bak ne diyorsun :

Insanoglu, tabiki tanrisal dusunce ile dogmadi. O zaman, bu insanoglunun tabiati olur. Fakat, dogal olarak; dusuncesini tanrisalliga yonlendirdi.

Benim ise iddiam şudur. Homo sapiensin 196 bin senelik bir mazisi vardır. En eski fosilin bu tarihlerle tanımlanması yüzünden . BUndan evvel de bir mazisi var, şimdilik onu bir yana bırakalım. Demek ki takribi 200 bin senelik zamanının 6 bin senesini tanrıyla 190 bin senesini tanrısız geçiriyor.

O halde düşüncesini dogal olarak tanrısallıga yöneltmiyor. 190 bin sene sonra tanrısallıga geliyorsak bu dogal degildir. Son cümlen dogru. Ama iletilerindeki nadir dogrulardan biri. Aslında felsefeye girmesen çok dogrun var, ve okunabiliyorsun ama neden felsefe iddiası onu anlamıyorum.

Şİmdi burada tartışacagımız şey şudur. Tüm homo sapiens ömrünün % 2,5 i tanrı ile geri kalanı tanrısızlıkla geçmiş ise bu dogal bir yönelim olmaz, tam tersi anomali olur.

İkincisi de gene göbeklitepe ve bunu kavramak önemlidir. İnsanoglu ömrünün % 97,5 ini tanrısız geçirmişse ve bundan sonra tanrıyı üstellik de kabile şefinden sonra bulduysa buna dogallık denilmez.

saygılarımla

dilaver 07-02-2009 02:50

sayın evrensel insan

Bak ne diyorsun :

Insanoglu, tabiki tanrisal dusunce ile dogmadi. O zaman, bu insanoglunun tabiati olur. Fakat, dogal olarak; dusuncesini tanrisalliga yonlendirdi.

Benim ise iddiam şudur. Homo sapiensin 196 bin senelik bir mazisi vardır. En eski fosilin bu tarihlerle tanımlanması yüzünden . BUndan evvel de bir mazisi var, şimdilik onu bir yana bırakalım. Demek ki takribi 200 bin senelik zamanının 6 bin senesini tanrıyla 190 bin senesini tanrısız geçiriyor.

O halde düşüncesini dogal olarak tanrısallıga yöneltmiyor. 190 bin sene sonra tanrısallıga geliyorsak bu dogal degildir. Son cümlen dogru. Ama iletilerindeki nadir dogrulardan biri. Aslında felsefeye girmesen çok dogrun var, ve okunabiliyorsun ama neden felsefe iddiası onu anlamıyorum.

Şİmdi burada tartışacagımız şey şudur. Tüm homo sapiens ömrünün % 2,5 i tanrı ile geri kalanı tanrısızlıkla geçmiş ise bu dogal bir yönelim olmaz, tam tersi anomali olur.

İkincisi de gene göbeklitepe ve bunu kavramak önemlidir. İnsanoglu ömrünün % 97,5 ini tanrısız geçirmişse ve bundan sonra tanrıyı üstellik de kabile şefinden sonra bulduysa buna dogallık denilmez.

saygılarımla

evrensel-insan 07-02-2009 03:13

Saygideger dilaver;

Ben "bu dogaldir" demiyorum. Bu "dusuncenin dogal gelismesidir" diyorum. Yani; inanoglunun bu dogal gelisen; dusuncesi; tanrisalligi dogurdu. Bunun da temeli; bencillik, erksellik, cikar ayrimcilik ta yatiyor.

Yani, ben istesem de; istemesemde; sen istesende istemesende; bu dusuncenin dogal gelismesidir. Istersen; evrimi de diyebilirsin.

Bu evrim pozitifin olumlusu olarak; ta, Darwin'e kadar surdu. Darwin ile birlikte, bu sefer ayni pozitifin, olumsuzuna donusuldu. Ama, hala bu olumlu-olumsuz savasi ve tartismasi suruyor.

Iste, benim dedigim; artik bu dogal gelisen dusunceden arinmak gerekir ki; bu tanrisal temelden tamamen kurtulunsun.

Bunun alt yapisida; nihilizm le atildi. Yani; nihilizmden buyana; dunya tanri kavramina gerek duymadan yasayabilecegini gosterdi. Oyuzden de, zaten birey one cikti.

Ama; hala dogal dusuncenin; ayrimci, bencil, cikarci, erksel v.s. kokeni yerinde duruyor. Iste, bu yapidan dusunce arinmazsa; dogal dusunce olarak gelisen ve yerlesen tanrisal dusunce devam eder.

Insanoglu dusuncesi acisindan; tanrisal temelin gecirdigi evreler;
Kavramsiz evre,-ki senin dedigin uzun evre
Olumlu kavramli evre, Tanrili evre-tanrinin olumlu yani pozitif ortaya konusu
olumsuz kavramli evre, tanrisiz evre
kavramin ortaya konusu. Tanri nedir?-ki olumsuz yani negatif ortaya konusu
Yeni evrede; kavramin ortadan kaldirilisi evresi olacaktir. Bunun da temeli; nihilizmle ortaya atilmistir. Benim de yaptigim, budur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver 07-02-2009 03:22

Yeni evrede; kavramin ortadan kaldirilisi evresi olacaktir.

Şimdi bu dogru tespit diger yanlış tespitlerini ortadan kaldırmıyor. Öncelikle insanın dogal düşünce evrimi diye bir şey yok. Ayrıca insanlıgın 190 bin senelik temelinde bencillik erk vs de yok. Bunlar son 6 bin senede görülüyor. Bu insanın insanal özü degil. Onun için göbeklitepe diyorum ve sen boyuna öteye beriye atlıyorsun ve göbeklitepeye gelemiyorsun. Gelemzsin çünkü orada yaşananlar ve günümüze yansıyanlar senin deyiminle seni çürütür.

Düşünce şayet maddenin kavranışı ise bu dogal olamaz. Harekete baglı olur. Bu yüzden de Hint-Ari göçleri sonucunda düşünce çok hızlı gelişmiş ama hareketsiz Aborjinlerde stable kalmıştır.

Düşünce maddi hayatın kavranmasıdır ve öncelikle somuttur. Soyut olabilmesi ise her şeyden evvel maddi hayatın soyutlanabilmesi şarttır ki soyuta yönelinebilsin. Bu ise kullanım degerinin yerine bir soyutun yani degişim degerinin ikamesi ile olur. Bunun yansıması kol ile kafa emeginin ayrılmasıdır, İşte düşünce ancak bu ekonomik temeller ile soyutlaşır. Bunun için de 190 bin sene geçmesi gerekmektedir.

Sen şu göbeklitepe üzerine hiç bir şey söylemeyecek misin . İstersen bir iki gün yazma bu başlıga ben de yazmam, ve göbeklitepeyi araştır ve orada bana tanrıyı göster, Hani düşüncenin dogal gidişatı idi ya.

saygılarımla

karadenizli 07-02-2009 03:27

Evrensel insan la dilaverin tartışmalarını keyifle okuyorum çok hoşuma gidiyor bence ikisi galatasarayla fenerbahçe gibi T.D sitesinin tek büyük derbisi

evrensel-insan 07-02-2009 03:39

Saygideger dilaver;

Ben, insanin ozu veya tabiati demedim. Insanoglunun, bunu dogal dusuncesine oz ve tabiat yaptigini dedim. Sonucta bu ozun boyle algisi; insanogluna; hayvandan gecmistir. Cunku, insanoglu yasam ve iliski tecrubesini hayvandan almistir. Tek farki; hayvanin tabiati olani bencillik; olarak algilamis, kendi dusuncesinin temeli olarak sistemlestirmistir. Sahiplik dusuncesinin gelismesi nasil olusmustur? Benim dusuncesi. Cunku, yasamak icin; once kendini dusunmek zorundasin. Bunu da dusuncede kavramlastirirsan; dogal gelisen dusuncenin kokeni olusur.

Dogallik, dogal gelisme ve dusuncenin dogal gelismesi; farkli seylerdir. Ben daha once; hayvanin dogal yapisindaki; davranisi; insanoglunun, dusunceye; bencillik, ayrimcilik, erk v.s. olarak tercume ettigini ve oyle algiladigini soylemistim. Daha sonra; bu temeli; kendi turune tasidi. Ben'in temeli sence, insanoglunun hangi tarihine dayaniyor? Dusunce olarak ve kavram olarak dile gelmese bile; davranis olarak.

Saygilarimla;
evrensel-insan

dilaver 07-02-2009 03:51

Sayın evrensel-insan

İnsanoglu şayet ben olsaydı bir konuşma dilini geliştiremezdi. KONUŞMA DİLİNİ GELİŞTİREMEYİNCE BEYİN GELİŞEMEZDİ. (pardon teknik hata) Beyin gelişemeyince bu güne varamazdık. O halde insanoglunun temeli paylaşımdır.

Emek yogun faaliyet olmasaydı, insanlar topluluk olmasaydı konuşamazlardı. Öyle ya beraber olamazsan kiminle konuşacaksın.

Ne zamnki adamın biri bir topragı bir çit ile kapatıp burası benim dedi; işte tüm hengame o zaman başladı.

Bu arada karadenizliye de düşünmesi için bir ayet yazalım. Fatır 13Fâtır Sûresi 13 - Allah geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay’ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu Allah’tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O’nundur. Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.

Ne dersin karadenizli gel mülk yalnız Allahındır temelinde birleşelim ve kula mülk tanımıyalım. Bu ayetin başka yorumu var mı sence. Yoksa orada da saga sola kaçmak mı lazım.

saygılarımla

saygılarımla

evrensel-insan 07-02-2009 04:07

Saygideger dilaver;

Insanogluyla, hayvanin arasindaki en buyuk fark; hayvan somut yasar ve somut iliski kurar. HAYVANIN SOYUTU YOKTUR. Kendi turu arasinda da; ses cikararak iliski kurar. Kendi turu disindaki hayvanlarla ve dunyayla da; somut temelde iliski kurar. INSANOGLU SOYUTU URETEN, YARATAN VE SOYUTLARLA YASAYAN BIR HAYVAN CINSIDIR. Keske, soyutu hic yaratmasaydi da; dusuncesini; teknik gelisime ve yasam ve iliskisinin ve de baska canlilarla olan iliskisinin tum canlilari kapsayan sekilde gelistirseydi. Insanoglu soyutlarla yasar; dogru,iyi, guzel, gercek, hakikat, yanlis, cirkin, v.s. Insanglu, neden soyut dusunce uretmistir? Hayvanin neden boyle bir sorunu yoktur? Soyutla oyle bir hasir nesir olmuski; kendi yasam ve iliskisini bile unutmus. Insanoglunun; kavraminin soyut olmasi; zaten sorunun temelidir. Halbuki; dili neden yaratmistir, kullanim, paylasim ve iletisim icin. Ama gel gor ki; ben temelini soyutlastirarak, bencillige tasimis ve bunu da sosyallestirmistir.

Sonucta; sen; insanoglunu; dusunce olarak egitmezsen, ne kadar grasirsan ugras; yine "benim" diyecektir. Cunku, bu dogal gelisen dusunce; onu "benim" den kurtaramayacaktir. Taki; bu dogal dusuncesinin getirdigi "benim" in temelinin bir ayrimcilik, bencillik, cikar ve erksel bir icerik oldugunu algilayana kadar. Sorun, dogal gelisen dusuncenin; sekillenisi ve yapilanisindadir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

karadenizli 07-02-2009 04:08

Orada mülkiyet hakkınız yoktur demiyor şöyle anlarız;Mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi
Mülkiyet hakkı son derece normaldir dilaver şimdi bana evim,arabam,arsam yok deme illaki birisi vardır.
Her insan birşeylere sahip olmak ister bu insanın özünde vardır.

evrensel-insan 07-02-2009 04:21

Saygideger karadenizli;

Bu insanin ozunde degil; dusuncesinde vardir, dusuncesinde oldukca da; bunu somuta indirger ve hayata gecirir; taki arinana kadar.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Ayejj 08-02-2009 13:11

Haber zaten varmış o yüzden sildim.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:46 .