Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Kuran’da Aşk Var mı ? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=8956)

sinner 08-02-2009 18:37

Kuran’da Aşk Var mı ?
 
Kuranda erkeğin-kadının yaratılışı, evlenme(nikah), cinsellik, boşanma var. Peki, aşk var mı ?

Kuranda erkeğin kadına olan tutkusundan bahsedilmiş; ancak aslolanın Allaha olan bağlılık ve sevgi olduğu; kadına, mala, oğullara olan sevginin kişiyi Allah yolundan alıkoyabilecek tehlikeli arzular olduğu vurgulanmış.

14- İnsanlara kadınlar, oğullar, yüklerle altın ve gümüş yığınları, salma atlar, davarlar, ekinler kabilinden aşırı sevgiyle bağlanılan şeyler çok süslü gösterilmiştir. Halbuki bunlar dünya hayatının geçici faydalarını sağlayan şeylerdir. Ali İmran

14- Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Tegabün

Erkeğin (yaratılışta) eşi olan kadının malla, hayvanla bir tutulması ilginçtir. ;)

Kuranda, kadının erkeğe olan arzusunu bir yerde buldum:
23. Derken, evinde bulunduğu hanım, onun nefsinden murad alıp yararlanmak istedi. Kapıları kilitledi ve "Haydi beri gel!" dedi. Yusuf: "Allah'a sığınırım! Muhakkak ki, o (kocan), benim efendim, bana çok güzel baktı. Doğrusu zalimler hiç iflah olmazlar" dedi.
24. O hanım, ona gerçekten niyeti bozmuştu. Eğer Rabbinin burhanını görmese idi. Yusuf da ona özenip gitmişti.
30. Şehirde bazı kadınlar da "Azizin karısı, delikanlısından murad almaya kalkmış, sevgi yüreğini yakıp kavuruyormuş, görüyoruz ki, kadın çıldırmış besbelli..." dediler.

Sonuç olarak, Kuran’da bugün anladığımız manada aşktan çok, karşı cinsi arzulamaktan söz ediliyor ki bu sanki insani olmaktan çok hayvani bir arzu gibidir.

Bu iddiayı açmak için Hegel'in efendi-köle diyalektiğindeki bakışından yararlanalım.
Hegel'e göre, insan isteği ya da daha iyi bir deyişle, bir bireyi özgür ve
bireyselliğinin, özgürlüğünün, tarihinin ve sonuç olarak da tarihselliğinin
bilincinde kılan anthropogene (insan kılan) istek, hayvanın duyduğu istekten (doğal, yalnızca yaşayan ve hayatı hakkında yalnızca bir duyguya sahip olan varlığın isteğinden) gerçek 'pozitif', veri olan bir nesneye değil de, başka bir isteğe yönelmesiyle ayrılır. Böylece örneğin erkek ve kadın ilişkisinde istek, eğer biri diğerinin bedenini değil de, isteğini isterse; eğer o istek olarak isteği 'elde etmek', 'kendinin kılmak' isterse, yani istenmek ya da sevilmek' yahut insan olması bakımından değerli olarak, insan bireyi gerçekliğinde 'kabul edilmek' isterse, bu insani bir istektir.

K.C. 08-02-2009 19:01

Bildiğim kadarıyla Züleyha'nın Yusuf'a aşkı müthiş bir aşktır. Ama kur'an bunu bile fiziksel bir çekiciliğe indirgemiş.

İslam'da da aşka saygı yoktur ki sinner.
Hadislerde bulabilirsin. Adam kısır bir kadına aşık oluyor, defalarca Muhammed'den izin istiyor evlenmek için ama Muhammed kısır diye istemiyor o kadınla evlenmesini...
mühim olan aşk, sevgi değil... Ümmetini çoğaltacak yeterlilikte kadınlar.

kaancan 08-02-2009 19:10

Hz.muhammedin sayın öcalandan farkı varmıki?
aşk maşk boş işler bunlar enaz 3 çocuk olmadı çoğalın ve ele geçirin;)

sinner eline sağlık fakat bence;islamda tek aşk allah aşkıdır,gerisi üremek içindir....

unbe 08-02-2009 20:51

kuranda tabii ki aşk var sinner.ama bildiğimiz bi aşk değil bu.öldürme aşkı var,kafirlerin boyunlarını vurma aşkı var,cennetteki hurilere duyulan aşk var......

karadenizli 08-02-2009 21:11

Kuranı kerimde internette yoktur ama int. kullanıyoruz başlığı açan kişinin delili şöyle birşey olmalıydı bakın şöyle bir ayet var aşık olmayı yasaklıyor ama böyle bir ayet yok.

Siz hiç tasavvuf ehlinin hayat hikayelerini,kitaplarını okudunuzmu tabiki hayır çünkü okusanız adam olursunuz islamı anlarsınız gerçek aşkı anlarsınız ama işinize gelen ayetleri kafanıza göre yorumlamayı bilirsiniz.Yunus emre mesela hocasının kızına aşık olmuştur şimdi yunus günah mı işledi diyeceğiz herhalde kimse bunu yunustan daha iyi bilemez işte bu aşktan Allah aşkına yönelmiştir.Kim diyor aşık olmak yasaktır diye.Bana bir tane hocanın bir Allahın kulunun aşık olmayı yasakladığnı söyleyin yok böyle birşey.

H.z yusuf ile zeynepin hikayesi bambaşkadır aksine zeynep kendi aşkını cinselliğe yöneltmiştir işte bu yasaktır yoksa aşık olmak değil.

Kafanıza göre takılın siz tamammı bu başlıkta.

K.C. 08-02-2009 21:23

Karadenizli kardeşim,
epeydir aramızdasın ama halen ön yargılarından kurtulamamış, buradaki katılımcıların neleri okumuş olabileceğini anlayamamışsın.

Tasavvuf ehlinin kitaplarını, hayatlarını okumuş çok kişi bulabilirsin forumda. Ben de bunlardan biriyim. Ama Pante'nin üstüne de tanımıyorum şimdilik.

Tasavvufun İslam olduğunu söyleyebiliyor musun peki, kesin bir dille. kur'an'dan dayanak alarak.

"Gel, kim olursan ol, yine gel, ister mecusi, ister putperest..... "
Mevlana'daki bu hoşgörüye karşılık gelen ayet hangisi?

Aşkı yasaklamamış belki ama, insan sevgisini barındıran (müslüman sevgisi değil, dikkat et, insan) bir ayet de yok. Dahası tasavvuf ehlinden bazılarının anlattığı hikayeler de Allah'tan daha çok evladını v.s. seven insanların uğradıkları hüsranları içerir.

prozac 08-02-2009 21:51

Ayet ve hadislerde kadın öyle yüceltilmiştir !! adeta yere göge sığdırılamamıştır..
İslamda ,Kadınlar için aşk olabilir ''kocalarına olan aşk ı '' ;)

erkek içun olmayabilir;
3 er 4 er tane alın üreyin azizim üreyin !

Kur'an da aşk olmaması çok normal,
bir yüreğe kaç aşk sığar ki hangi birine aşık olacaksın arkadaş ..

KızıL 08-02-2009 21:53

kuranı kerimde de yazılanları yapacağız onlara uyacağız diye tutturan biz değiliz sizsiniz
sevgili sinner ne güzel bi yere değinmiş sende karadenizli ilginç bir cevap vermişsin int de yok kuranda !! peki onu kullanmayınız efenim..

karadenizli 08-02-2009 22:32

" Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. " (60 Mümtehine Suresi, 8)

insan sevgisini barındıran (müslüman sevgisi değil, dikkat et, insan) bir ayet de yok. K.C

K.C yukarıdaki ayetten ne anlıyorsun.

Bakın anlata anlata dilimizde tüy bitti o devrin müşrikleri sizin gibi müşrik değildi.Onlar müslümanların imanlarına müdahale eden-ibadetlerine bile değil-direk imanlarına müdahale eden,onları yurtlarından çıkaran müşriklerdi.
Bu insanlar müslümanlara savaşmaktan başka seçenek bırakmadılar.

Ama siz ne bizim imanımıza,ibadetimize fiili müdahale ediyorsunuz nede bizi yurdumuzdan çıkarıyorsunuz-söz konusu bile değil- işte size karşı yukarıdaki ayetle amel etmekten başka çaremiz yok ama bu arada dinimizide anlatacağız.

Sadece bu ayet değil bununla ilgili bir çok ayet var... müslümanların kendilerine olan sevgiyi,saygıyı emreden ayetleri söylemiyorum bile

sinner 08-02-2009 22:46

karadenizli,
Burada bir tartışma açıyorum ve savımı ayetlerle destekliyorum. Senin de bu konuda (küsüp gitmek dışında) söyleyeceğin bir şey varsa yazabilirsin. :)


Kuran'da günümüzde anladığımız manada aşk var mı ?
Allah, kadının duygu dünyasına, tercih özgürlüğüne önem veriyorsa hangi ayetlerde bunlara yer vermiş ? Ben göremiyorum.

Burada tekrar Kuran'da kadının yerini hatırlatma gereği görüyorum.

Allah kadını niçin yaratmış ?
Kuran, önce erkeğin yaratıldığını sonra ihtiyaç duyulduğu için ondan kadının yaratıldığını ve kadını erkeğin emrine verildiğini söylüyor. Allah’a göre asıl (üstün) olan erkektir.

6- O, sizi bir nefisten yarattı. Hem sonra onun eşini de ondan var etti. Zümer

189- Sizi bir tek nefisten yaratan, onunla sükûnet bulsun diye eşini de ondan yaratan Allah'tır. Araf

21- Yine O'nun âyetlerindendir ki, sizin için nefislerinizden kendilerine ısınırsınız diye eşler yaratmış, aranıza bir sevgi ve merhamet koymuştur. Rum

34- Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini diğerinden üstün yaratmıştır. Nisa



Kuran'da aşkı bulamadım ama cinsellik (erkeğe hitaben) detaylı olarak işlenmiş bir konu.

223-Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Bakara

222-Sana kadınların ay başı halinden de soruyorlar. De ki: O bir eziyettir Onun için ay başı halinde oldukları zaman kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. İyice temizlendikleri zaman ise Allah'ın emrettiği yerden onlara varın, Bakara

Kuran kadınlara dokunmayı bile kirlenmişlik olarak kabul etmektedir. Maide-6

Hasılı, kadın için, Kuranda Allaha ve ondan sonra erkeğe itaat ve saygıdan başka bir şey yok.


Son bir şeydaha karadenizli,
Kuranın söyledikleri bütün müslümanları bağlar, ama islam alimlerinin söyledikleri Kuranı bağlamaz.

pante 08-02-2009 23:10

Ey Fatma, gel etme, bırak bu nâz’ı
Güzellikle ayrılalım ayrılacaksak,
Varsa bir davranışım sevmediğin
Çıkar gönlümü gönlünden, at.
Ölürüm aşkınla senin,
İşlemez içime sanma pek
Aldanma, yıkmaz beni gözlerin.
Vurur gibidir kirpiğinin iki oku
Yaralı gönlümü belli ki.



Yukarıdaki dizeler İmriülkays'a ait. İslam öncesi bir büyük şair. (520-565) ylları arasında yaşamış. Yedi Askı şairlerinden.
Görüldüğü gibi şiirlerinde aşk var, sevgi var.
"Kur'an'da aşk, sevgi var mı?" sorusuna kolay yanıt verilemez. Yoktur çünkü.
Yanıt verenler de Allah'ın sevgisi, merhameti ile ilgili birkaç ayeti örnek gösterir.
Halbuki kastedilen insanların birbirine olan sevgisidir.
Birbirini sevenlerin aşkıdır, erkek ile kadın arasındaki duygulardır.
İşte yukarıdaki şiirde bunu görmekteyiz.
Demek ki o dönemde ve yıllar öncesinde de aşk varmış.
Fakat İslam'ın başlangıçtan tasavvuf yıllarına kadar olan döneminde bunu göremiyoruz. Sanki yokedilmiş.
Kur'an şart değil, varsa hicretin ilk 300 yılından bir örneği de kabul edebiliriz. :)

pante 09-02-2009 02:07

Alıntı:

"Kur'an'da aşk, sevgi var mı?" sorusuna kolay yanıt verilemez. Yoktur çünkü.
Yanıt verenler de Allah'ın sevgisi, merhameti ile ilgili birkaç ayeti örnek gösterir.
Tabi bunu yazarken "Olması gerekirdi, şarttı." demek istediğimiz anlaşılmasın.
"Aşk'ın ne işi var Kur'an'da, İncil'de, Tevrat'ta?" denilebilir haklı olarak.
İnsanlara yönelik olarak "Birbirinizi sevin" türünden barışçıl mesajlar verilmesi yeterlidir.
Peki bu türden barışçıl mesajlar var mıdır?
Vardır. Savaşı gerekli gösteren hallere yer verildiği gibi barışa da yönelten ayetler mevcuttur.
Önemli olan bu ayetleri yorumlarken kişinin ne algıladığıdır.
İslam toplumlarında da ağırlıklı olarak barış algılanır.
Barışı değil de savaşmayı algılayan, şiddeti öne çıkaran yobazlar ve kökten dinci terör örgütlerinin düşüncesiyle, müslümanlara "Kur'an savaşı, öldürmeyi emrediyor" diye dayatan düşünce ne yazık ki aynı zeminde buluşmaktadır.

sinner 09-02-2009 03:47

Sayın pante,
Bu başlığın amacı: kadına reva görülen ayrımcı yaklaşımı gözler önüne sermektir.
Kuranda erkek egemen bir yaklaşım var. Kadın hep öteki varlık...
Kuranda cinsellik var ama aşk(karşılıklı duygu) yok.
Sanırım bu durumda yine kadının öteki olarak algılanmasının etkisi var.

pante 09-02-2009 04:01

Alıntı:

Sayın pante,
Bu başlığın amacı: kadına reva görülen ayrımcı yaklaşımı gözler önüne sermektir.
Kuranda erkek egemen bir yaklaşım var. Kadın hep öteki varlık...
Kuranda cinsellik var ama aşk(karşılıklı duygu) yok.
Sanırım bu durumda yine kadının öteki olarak algılanmasının etkisi var.
1400, 2000, 3000 yıl önceki gelişmemiş ve ataerkil toplumlardaki genel durum böyledir.
Sadece Kur'an'da değil, Tevrat ve İncil'de de bulamazsınız aşkı, sevgiyi ya da kadın-erkek eşitliğini.
Kadın öteki değildir ama, erkeğin yeri toplumda çok daha güçlüdür.
Bu durum bugün dahi var. Erkek çocuklara daha ayrımcı davranılır.
Bebeğin cinsiyetini belirleme imkanı olsa dünyadaki erkek sayısı kadının iki misline çıkardı herhalde. Bu durum dinden ziyade toplumlarda ataerkil yapının hala egemen olmasından kaynaklanıyor.

sinner 09-02-2009 04:25

Sn. Pante,
Kadınlar sizin tarlanızdır diyen, bir anlayışın kadını ötekileştirdiğini savundum.

Öteki,
Antik Yunan için kölelerdir.
Roma için Barbarlardır.
Güney Amerikaya çıkan Misyoner için Mayalıdır.
İngiliz için Hindistandır.
Muhammed için kadındır.

placebo 09-02-2009 04:38

Benim takıldığım konu ise şu Allah aşkının nasıl bir şey olduğu?..Seviyorum u anlıyorum da, aşk;sevgiyi barındırdığı oranda içerisinde ateşi ve cinselliği de barındıran bir duygudur.Cinsellikle alakalı hormonları harekete geçirir...Bu duygu Allaha nasıl yönlendiriliyor anlayabilmiş değilim??

mep 09-02-2009 10:01

Alıntı:

karadenizli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 153211)
Kuranı kerimde internette yoktur ama int. kullanıyoruz başlığı açan kişinin delili şöyle birşey olmalıydı bakın şöyle bir ayet var aşık olmayı yasaklıyor ama böyle bir ayet yok.

Siz hiç tasavvuf ehlinin hayat hikayelerini,kitaplarını okudunuzmu tabiki hayır çünkü okusanız adam olursunuz islamı anlarsınız gerçek aşkı anlarsınız ama işinize gelen ayetleri kafanıza göre yorumlamayı bilirsiniz.Yunus emre mesela hocasının kızına aşık olmuştur şimdi yunus günah mı işledi diyeceğiz herhalde kimse bunu yunustan daha iyi bilemez işte bu aşktan Allah aşkına yönelmiştir.Kim diyor aşık olmak yasaktır diye.Bana bir tane hocanın bir Allahın kulunun aşık olmayı yasakladığnı söyleyin yok böyle birşey.

H.z yusuf ile zeynepin hikayesi bambaşkadır aksine zeynep kendi aşkını cinselliğe yöneltmiştir işte bu yasaktır yoksa aşık olmak değil.

Kafanıza göre takılın siz tamammı bu başlıkta.



Kuranı kerimde internette yoktur ama int. kullanıyoruz başlığı açan kişinin delili şöyle birşey olmalıydı bakın şöyle bir ayet var aşık olmayı yasaklıyor ama böyle bir ayet yok.


Karadenizli abim bak aşağıdaki ayet,eşini bile ..Allahtan,peygamberden
ve cihattan daha çok sevmeyi nasıl değerlendirmiş.birine aşık olunabilirmi
sence..? yada bu yeterli bir yasak değilmi..?

Tevbe(*) Sûresinin 24 . Ayetinde
De ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticâret ve beğendiğiniz meskenler size Allah’tan, peygamberinden ve onun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah fasık topluluğu doğru yola erdirmez.”

karadenizli 09-02-2009 14:54

Burada aşk yasaktır dediğinide nerden çıkarıyorsun.Orada bir savaş çıkmış ve gelmeyen,gelmek istemeyn müslümanlardan bahsediyor.

Yunanistan ülkemizi işgal etse sen oturup karının yanında kalırsın tamammı sen öyle yaparsın-kusura bakma-

sinner 09-02-2009 16:01

Karadenzli, Ülkenin düşman işgaliyle karşı karşıya olma durumunu halka izah etmek, onları vatan savunmasına teşvik etmek için Allah sevgisini kullanmaya neden gerek var onu anlamadım ??:confused: Bu bir manipülasyon değil mi?

Allah, kadın ve diğer saydıklarının sevgisinin kendi yoluna çıkmaması gerektiğini müminlerin yalnızca kendisine rağbet etmesi gerektiğini vurguluyor.
Bu tavrı tasavvufçular Allah'ın gayyur (çok kıskanç) olmasına bağlıyor.


sn placebo,
Sanırım siz tasavvuftaki ilahi aşkı kastediyorsunuz.
İlahi aşkın esas kaynağı ezoterik geleneklerdeki vahdet-i vücud (varlığın bir oluşu) inanç ve düşüncesidir. Varlığın Birliği anlayışında tüm varlık alemi sadece tek olan yüce yaratıcının tecellilerinden ibaret sayıldığı için aşk kavramı bütünleşmenin, bir olma çabasının görünümü olarak kabul edilir.
Ezoterik geleneklerde İlahi olan yüce yaratıcı ile bütünleşmenin yolu Sevgi Yoludur. Sevgi yolunda nesnesiz, soyut bir hissedişe yönelinir.

Tasavvufta Allahın dışında olan her şeye masiva deniyor. Sanıyorum tasavvufun çıkış düşüncesi Allahtan başka hiçbir sevgiyi gönüle sokmamak ve Allahtan gayrı olandan yüz çevirmektir ki bu düşünce Kuranla uyumludur. Tasavvuf bu iki kabulle kendi içinde çelişiyor görünüyor. Şöyle ki :
Hem Allahın dışında varlıklar olduğunu kabul edip onların sevgisini gönülden uzaklaştırmaya çalışacaksınız, hem de bütün varlıklar aslında Allahın varlığının bir tecellisi diyeceksiniz...:confused:

Ancak benim Kuranda eleştirdiğim nokta kadının bedenini istemekten bahsedilip de onun ne istediğinden bahsedilmeyişidir.
Alıntı:

sinner´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 153161)
Hegel'e göre, insan isteğini (insani kılan) istek, hayvanın duyduğu istekten gerçek 'pozitif', veri olan bir nesneye değil de, başka bir isteğe yönelmesiyle ayrılır. Örneğin erkek ve kadın ilişkisinde istek, eğer biri diğerinin bedenini değil de, isteğini isterse; eğer o istek olarak isteği 'elde etmek', 'kendinin kılmak' isterse, yani istenmek ya da sevilmek' yahut insan olması bakımından değerli olarak, insan bireyi gerçekliğinde 'kabul edilmek' isterse, bu insani bir istektir.


pante 09-02-2009 18:16

Alıntı:

Sanıyorum tasavvufun çıkış düşüncesi Allahtan başka hiçbir sevgiyi gönüle sokmamak ve Allahtan gayrı olandan yüz çevirmektir ki bu düşünce Kuranla uyumludur. Tasavvuf bu iki kabulle kendi içinde çelişiyor görünüyor. Şöyle ki :
Hem Allahın dışında varlıklar olduğunu kabul edip onların sevgisini gönülden uzaklaştırmaya çalışacaksınız, hem de bütün varlıklar aslında Allahın varlığının bir tecellisi diyeceksiniz...
Tersine Tasavvuf, Tanrı aşkını insan aşkına, canlı-cansız tüm varlıkları sevmeye bir sebep olarak gösteren felsefedir. Tanrı aşkı, Tasavvufta hakiki aşk olarak nitelenir ama bu aşka ulaşmanın yolu O'ndan teccelli edenleri sevmekten geçer.
Yani, bir anlamda tasavvuf, tanrıyı sebep göstererek varlık sevgisini oluşturmayı amaçlar.

"Gelin tanışık edelim, işin kolayın tutalım
Sevelim-sevilelim, dünyaya kimse kalmaz."
(Yunus)

Bu dizelerde Tanrı aşkı yok, ama tanışmak, sevmek-sevilmek var.

"Ben gelmedim da'va için, benim işim sevi için
Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim."
(Yunus)

Bu dizelerde de aşk var. Yine Tanrı aşkı değil. Dostun evinin gönüller olduğunu, gönüller yapmaya geldiğini yani dostluklar kurmaya geldiğini söylüyor. Ne ile?
Sevi ile, aşk ile. Dava için geldiğini söyleseydi ortada aşk kalmazdı.

Eflatun da delirir, İbn Sina da,
Aşk bir şıkırdattı mı aklın zincirlerini.
(Rumi)

mep 09-02-2009 18:59

Alıntı:

karadenizli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 153372)
Burada aşk yasaktır dediğinide nerden çıkarıyorsun.Orada bir savaş çıkmış ve gelmeyen,gelmek istemeyn müslümanlardan bahsediyor.

Yunanistan ülkemizi işgal etse sen oturup karının yanında kalırsın tamammı sen öyle yaparsın-kusura bakma-


Karadenizli abim...
Sen varya ömrümü yedin benim..
Yav ne zaman tutup ortaya bi ayet atsam..
"Savaş zamanıydı" diyor sonrada
Türkiyeyle Yunanistanı savaşa sokuyosun..
Abim yav zaten bütün ayetler savaş zamanı inmiş be abim..
İslam kimseyle barış içinde yaşamamışki..
Zaten millet barış içinde yaşarken inmiş..
ondan sonra barış filan hak getire...:o

karadenizli 09-02-2009 23:55

İnançların dan dolayı zulme uğramamışlarmı
inançlarından dolayı yurtlarından sürülmemişlermi
Ne işleri var medinede
Burda ne var lütfen açıklarmısın
Barış içinde yaşıyorlarmış pöh

dr humanist 10-02-2009 00:15

İnançların dan dolayı zulme uğramamışlarmı
inançlarından dolayı yurtlarından sürülmemişlermi


bak yine işin islam sonrasına bakıyorsun.islam öncesine bak bakalım,mep in dediğini tersten anlamışsın

saygılarımla

cigi 10-02-2009 00:23

Alıntı:

karadenizli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 153489)
İnançların dan dolayı zulme uğramamışlarmı
inançlarından dolayı yurtlarından sürülmemişlermi
Ne işleri var medinede
Burda ne var lütfen açıklarmısın
Barış içinde yaşıyorlarmış pöh

karadenizli kardesim benim;

Ben hic yorulmam bunu bilesin. Cigerlerinde nefes kalmayacak benden kacmaktan...:)

Tartisalim derken; sitemize birde ambulans cagirmayalim. Yoruldun yahu, otur bir baslik gölgesinin dibinde, birlikte cay icelim. Kalbinin atislari cok hizlandi dikkat et.;)

Senin kilina bile zarar gelmesini istemem, bunu bilesin. Hadi cek altina bir sandalye...

Kuran, islam tartismayacagiz...Yukarida ki mesajdan anladigima göre, tarih bilgin var gibi. Tarih tartisalim seninle.:)

Hadi usagum. Gel otur nefeslen biraz.

karadenizli 10-02-2009 00:57

Alıntı:

cigi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 153501)
karadenizli kardesim benim;

Ben hic yorulmam bunu bilesin. Cigerlerinde nefes kalmayacak benden kacmaktan...:)

Tartisalim derken; sitemize birde ambulans cagirmayalim. Yoruldun yahu, otur bir baslik gölgesinin dibinde, birlikte cay icelim. Kalbinin atislari cok hizlandi dikkat et.;)

Senin kilina bile zarar gelmesini istemem, bunu bilesin. Hadi cek altina bir sandalye...

Kuran, islam tartismayacagiz...Yukarida ki mesajdan anladigima göre, tarih bilgin var gibi. Tarih tartisalim seninle.:)

Hadi usagum. Gel otur nefeslen biraz.

İstersen geçelim tartışmaya hemşerim her mantıklı soruyaverecek cevabım vardır ama bazen darlanırım kaçar giderim arkadaşlar bilirler ama kesinlikle bilmediğimden sıkıntıya düştüğümden değil demagojiden kaçarım sürekli tekrardan,kişiler üzerinden dine saldırmaktan.

Hadi daaa bekliyorum:)

sinner 10-02-2009 01:28

Sn. Pante,

Kuran'da insanlar dünyayı ahirette tercih ettikleri ve dünya hayatını ahiretten çok sevdikleri için tenkit edilir. Öyle ki müminler Allah sevgisini dünyalık bütün sevgilere tercih etmelidir.

Kuran'da herşey bir düalite çerçevesinde ele alınır.
Melek-şeytan, dünya-ahiret, hayır-şer, cennet cehennem, sevap-günah vs.
Ben Kuranın insanı vahdeti vücud felsefesine ulaştırmadığı gibi onda anlatılan Allah sevgisinin de dünyayı da sevmeye yöneltmediğini düşünüyorum.
Kurandan yola çıkarak şu fikre varmak mümkün mü ?
Yaradılanı severiz, yaradandan ötürü...

Burada tasavvufun kaynağı ile ilgili bir yazı aktarmak uygun düşer :
Tasavvuf Gerçeği

...Ufuk Aktaşlı konuşmasına tasavvufun Kuran temelli bir öğreti olmadığını söyleyerek başladı. Tasavvufçuların dini zahir ve batın diye ayırıp zahir yönünün Kuran’da anlatıldığını, batın yönünün ise Cebrail tarafından Hz. Peygamber’e öğretildiği, Hz. Peygamber’in de bunu Hz. Ali’ye öğrettiği ve tasavvuf silsilesinin Hz. Ali’den geldiğini iddia ettiklerini, bunun da tasavvufun Kuran dışı bir öğreti oluşunun tasavvufçular tarafından zımnen kabulü anlamına geldiğini söyledi.

Tasavvuf düşüncesinin hicri 2.yy’la birlikte ortaya çıktığını ve bu anlayışın dönemin toplumsal ve ahlaki bozulmalarından kaçarak uzlet içinde yaşamayı seçen insanlar arasında yayıldığını söyledi.
Tasavvuf düşüncesinin etkilendiği iki temel kaynağın mistik Doğu dinleri ve Yunan felsefesi olduğunu söyleyen Aktaşlı fetihlerle birlikte İslam coğrafyasının genişlediğini farklı din ve kültürlerden insanların İslam dinine girdiğini ve bu insanların eski dinlerine ait örf ve inançları da İslam dini içine soktuklarını söyledi. Özellikle Irak ve İran’ın fethiyle Müslümanların Hindistan’la komşu olduğunu, ticari ve kültürel bir alış verişin başladığını ve Hinduizm, Brahmanizm, Budizm gibi dinlerdeki hululcü, vahdet-i vücutçu, nirvanacı ve panteist inanışların ilk sufiler aracılığıyla İslam düşüncesine yerleştiğini zaten tasavvufun İslam dünyasına İran ve Irak üzerinden girdiğini ve ilk meşhur sufilerin hepsinin bu bölgeden olduğunu söyledi.
Tasavvuf’un beslendiği ikinci kaynağın Yunan felsefesi olduğunu söyleyen Aktaşlı, Platon felsefesinin mistik bir yorumunu yaparak panteist bir sistem geliştiren Philon ve Plotinus’un sufileri ve özellikle İbn-i Arabî’yi derinden etkilediklerini belirtti. Plotinus’tan pasajlar okuyan Ufuk Aktaşlı, sufilerin vahdet-i vücut, sudur, hakikat-ı muhammediye ve fenafillâh inançlarında Plotinus’tan nasıl beslendiklerini ortaya koyduktan sonra İbn-i Arabi’nin tasavvufu sistematize eden kişi olduğunu belirterek onun, kitaplarının kendisine Hz. Muhammet tarafından yazdırıldığını iddia ettiğini, gayb âlemini temaşa edip gördüklerini kitabına yazdığını söylediğini belirtti. İbn-i Arabi ve Mevlana’nın eserlerinden verdiği örneklerle onların vahiy düşüncesinden nasıl saptıklarını açıkladı.
Tasavvuf’un İslam düşüncesinde nasıl baskın bir anlayış haline geldiği konusunda ise buna neden olan kişinin Gazali olduğunu vurgulayan Aktaşlı, Selçuklu veziri Nizamülmülk’ün Bağdat Nizamiye medresesine başmüderris olarak atanan Gazali’nin daha sonra Osmanlı medreselerinde de bir ekol haline geldiğini, eklektik bir düşünceye sahip Gazali’nin “hakikat ve şeriatı” birleştirmeyi amaçlayan mutedil tasavvuf anlayışının tüm Osmanlı medreselerine hâkim bir düşünce olarak günümüze kadar geldiğini, ilk dönemlerde Ehl-i Sünnet’in tasavvufa kuşkuyla bakarken Gazali’nin tasavvufu Ehl-i Sünnet tarafından kabul edilebilir bir biçime soktuğunu söyledi.
http://tokad.org/seminer/?p=99

pante 10-02-2009 01:58

Alıntı:

Kuran'da insanlar dünyayı ahirette tercih ettikleri ve dünya hayatını ahiretten çok sevdikleri için tenkit edilir. Öyle ki müminler Allah sevgisini dünyalık bütün sevgilere tercih etmelidir.

Kuran'da herşey bir düalite çerçevesinde ele alınır.
Melek-şeytan, dünya-ahiret, hayır-şer, cennet cehennem, sevap-günah vs.
Ben Kuranın insanı vahdeti vücud felsefesine ulaştırmadığı gibi onda anlatılan Allah sevgisinin de dünyayı da sevmeye yöneltmediğini düşünüyorum.
Kurandan yola çıkarak şu fikre varmak mümkün mü ?
Yaradılanı severiz, yaradandan ötürü...
Kur'an'daki aşk ve sevgi için ilk mesajımda düşüncemi yazmıştım.
Tasavvuftaki aşk için yazılanlardaki katılmadığım noktaları da eleştirdim.
Yukarıdaki alıntıdan "Kur'an'da yok, öyleyse tasavvufta da yok" çıkarımı yapılması ise yanlış.
Sonraki verilen alıntı ise konumuz dışında ve yanlışlarla dolu, özellikle Gazali konusunda. Ehlisünnet ve Gazali gibilerin baskısı nedeniyle Tasavvuf özgür olamamış, zamanla da ehlisünnetin egemenliğine girip yozlaştırılmıştır.

sinner 10-02-2009 02:07

Alıntı:

pante´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 153522)
Yukarıdaki alıntıdan "Kur'an'da yok, öyleyse tasavvufta da yok" çıkarımı yapılması ise yanlış.

Vahdet-i Vücut düşüncesinin Kuran kökenli olamayacağını, tasavvufun onu başka bir yerden aşırdığını söylemişim.

Sizin alıntıda öne sürülenlerden farklı görüşleriniz olabilir saygı duyarım :)

pante 10-02-2009 02:47

Alıntı:

Vahdet-i Vücut düşüncesinin Kuran kökenli olamayacağını, tasavvufun onu başka bir yerden aşırdığını söylemişim.
Kur'an kökenli değildir zaten.
Aşırma olarak da nitelendirilemez.
Tasavvuf bir kişinin, bir ekibin kurduğu bir müessese değildir ki sahiplenilmiş olmuş.
Tüm dünyada panteizm felsefesinin farklı yansımaları, farklı algılamaları vardır.
Bu Uzakdoğu'da ayrı, Ortadoğu'da ayrı, Anadolu'da ayrı şekillenmiştir.
Nedenleri, toplumlarının karakteristik yapıları, hakim olan dinin etki ve baskısı, gelenekler ve coğrafyadır.

İslam'la tasavvuf arasında sanki karşılıklı zorunluluk ve çıkarlardan dolayı yapılmış gizli bir anlaşma ve birbirine razı olma durumu var gibidir.
Bu günümüzün yozlaşmış sözde tasavvufundan anlaşılamaz.
İlk dönem tasavvufçularının katledildiğini, derilerinin yüzüldüğünü ama sonraki aşamalarda toplumca benimsenen ve güçlenen tasavvuf karşısında direk olarak İslam'ı karşısına almaması sebebiyle tepkisiz kalındığını görürüz. Gazali felsefeye karşı ve filozofları kafir ilan eden bir yapıda olmasına rağmen, en güçlü felsefe olan tasavvuf karşısında boyun eğmiştir.
Çaresiz olarak Tasavvuf dışındaki felsefeleri yasaklamıştır, tasavvufu karşısına alamamıştır.

Tasavvuf ise, felsefesinin toplumun kollektif bilincinin kabul etmekte yetersiz düzeyde olması nedeniyle fikirlerini İslam'dan bağımsız değil, İslam içinde yerleştirmeyi yeğlemiştir. Örneğin, topluma "yaratılış diye birşey söz konusu değildir, sudur vardır, zorunluluk vardır." diye açıkça söylenememiştir. İnsanın çamurdan yaratıldığını kabullenmiş topluma "İnsan, hayvandan, hayvan da bitkiden gelmiştir." denilememiştir. Bu tür düşünceler, seviyesini yükseltmiş bireylere sunulabilmiştir. Yani, tasavvuf kısmen ezoterik kalmıştır.

cigi 10-02-2009 02:50

Alıntı:

karadenizli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 153511)
İstersen geçelim tartışmaya hemşerim her mantıklı soruyaverecek cevabım vardır ama bazen darlanırım kaçar giderim arkadaşlar bilirler ama kesinlikle bilmediğimden sıkıntıya düştüğümden değil demagojiden kaçarım sürekli tekrardan,kişiler üzerinden dine saldırmaktan.

Hadi daaa bekliyorum:)

Hay cok yasayasin. Saglikli günlerin hic eksilmesin karadenizli kardesim.

Kisiler üzerinden dine saldirmakta nereden cikti? Asla böyle bir sey olamaz..

Sen din üzerinden kisilere diyecektin galiba.:)

Hic farketmez benim icin... Cünkü ben senin ne demek istedigini gayet iyi anliyorum.

Benim isim, ugrasim; Anadolu kardesligini ve onlara layik olan yasama haklarini ellerinden calmakla mesgul olan tacirlerle....

Bu ugras; kimi din, kimi aydin, kimi liberal, kimi entel, kimi Atatürk, kimide her ne idügü belli olmayan, sahte maskeleri yüzlerine takmis tüccarlarin sinsi planlarini ve dayatmalarini bertaraf edebilmek, maskelerini ellerine tutusturabilmek icin verilen bir ugrastir.

Bak koca Yunus'un hayatina, yazdiklarina... Kimsenin yüregini incitmemis, bir canli cicegi ezmemis ama aramasi sorgusu hic bitmemis. Neden?

Yunus' un dizelerini insanlar okusalar, iclerine sindirseler, deryalar ögrenirler.
Gel gelelim ANADOLU halki öyle bir hale getirildi ki, okumayi ögrenmeyi, düsünmeyi, arastirmayi birak; hakkini bile aramaktan aciz duruma getirildi.Bu cok uzun bir sürec.

Mustafa Kemal ve silah arkadaslarinin, bütün yokluklara ve zorluklara ragmen, basardiklarinin,devrimlerinin devamini getirmemek icin, emperyalistlerin usakliklarini yapan kafalar dur durak bilmeden baltaladilar.
Sahsi cikarlari ugruna, ülkesinde yasayan insanlarin haklarini gasp eden insanlar benim gözümde; sorumluluk duygusunu dahi ögrenememis, asagilik hirsizlardir.

Dünya'nin merkezi olma özelligini asirlardir kaybetmemis ve hala korumakta olan ANADOLU topraklarinda dogan insanlarinin cilesi bir türlü bitmemekte, bitirilmemektedir.:mad:

Yüce kudretli Allah sana, bana neden bir secim hakki tanimiyor dogmadan önce?
At beni cadi kazaninin icine, sal Anadolu topraklarina...Oh ne güzel...
Daha dogar dogmaz cilen baslayacak, yasamin boyunca bir gün rahat yüzü göremiyeceksin, sonra gel bakalim alevli firinin icine...

Neyse konuyu dagitmadan seninle istedigin, sectigin konu ile tartisalim. Ister tarih, ister cografya, ister kuran, sen ne istersen.:)

Fakat öyle kulaktan dolma lakirdilar ile degil...

Madem bu baslik altinda tartisiyoruz.Baslangicimiz kadin ve ask ile örtüsük olsun.

Ben sana ilk sorumu, sorayim sende yanitlamaya calis.

Soru 1- Allah disimidir, erkekmidir?

Yanitla usagum.

karadenizli 10-02-2009 03:29

Ben çocukken böyle soruları sorardım.

Biz insanlar kendi tanımlamalarımızın dışına çıkamadığımız için böyle sorulara başvuruyoruz bu tanımlar-erkeklik dişilik-insanı tanımlayan kavramlardır Allah gibi erkeklik ve dişiliği olmayan bir varlık için böyle birşey söz konusu değildir.

sinner 10-02-2009 23:08

Sn. Pante
Vahdet-i Vücud konusunda farklı düşündüğümüzü sanmıyorum :)
Bu düşüncenin islami motifilerle bezenmesi onu kabul edilir kılmış anlaşılan...

Yunus ve Mevlanadaki insan sevgisi(hümanizm) ve hoşgörülü tavır da Kuran kaynaklı değildir.
Zira Kuran'da inançlı, inançsız herkesi sırf insan olduğu için kucaklayan bir anlayışı göremezsiniz.
Tasavvuf ideallerini Doğu mistizmi ve Yunan felsefesinden devşirerek elde etmiştir. Osmanlıda tasavvuf kültürünün çok yaygın bir biçimde benimsenmesi bize fikir ve gönül zenginliği olarak yansımıştır. :)

"gel, gel, ne olursan ol yine gel,
ister kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel..." (mevlana)

Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz.

Ben gelmedim dava için
Benim işim sevi için
Dostun evi gönüllerdir,
Gönüller yapmaya geldim (Yunus)

dr humanist 10-02-2009 23:14

Alıntı:

karadenizli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 153550)
Ben çocukken böyle soruları sorardım.

Biz insanlar kendi tanımlamalarımızın dışına çıkamadığımız için böyle sorulara başvuruyoruz bu tanımlar-erkeklik dişilik-insanı tanımlayan kavramlardır Allah gibi erkeklik ve dişiliği olmayan bir varlık için böyle birşey söz konusu değildir.

peki karadenizlim;

allah kendine mi indirmiş bu kitabı?
allah için aşk söz konusu olamaz demişsin,bu kitap insanlığa inmedi mi?insanlığın kitabında aşk yok mu?kitabında erkek dişi ayrımına giden allah,erkeği yücelten allah,erkeklik dişilik kavramlarına girmemiş mi?
verdiğin cevap çok çelişkili,bir kez daha düşün istersen

saygılarımla

cigi 10-02-2009 23:41

Alıntı:

karadenizli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 153550)
Ben çocukken böyle soruları sorardım.

Biz insanlar kendi tanımlamalarımızın dışına çıkamadığımız için böyle sorulara başvuruyoruz bu tanımlar-erkeklik dişilik-insanı tanımlayan kavramlardır Allah gibi erkeklik ve dişiliği olmayan bir varlık için böyle birşey söz konusu değildir.

karadenizli kardesim,

Sen daha ilk soruda basladin, carpik curpuk yanitlar vermeye.:)

Madem bu sekilde tanimladigin bir yaratana inaniyorsun, daha güzel. Sen bana yap yaraticinin tanimini o zaman.

Bakalim senin kafanin icindeki yaratan, yani Allah ne kadar güclü imis onu ögrenmek istiyorum. Zaten benim bu sekilde bir soru ile baslamamin birinci nedeni bu idi, ikincisi ise bu basligin altinda bulusabilmemiz.:)

Yarat bakalim kafanda bir Allah; kurani filan hic karistirma.Senin olmasini arzuladigin ve güvendigin yaratici Allah nasil bir varlik, önce onu ögrenmek istiyorum.

Hadi de bakalim usagum.

karadenizli 11-02-2009 00:05

Ben nasıl bir cevap verirsem vereyim çelişkili diyecektiniz zaten bu sizin en büyük silahınız.

Her konuda sonsuz bir Allah tan bahsediyorum ve bunun dışında insan zihninin Allah kavramını tam olarak kavrayamayacağınıda biliyorum bildiğim tek şey onun her konuda sonsuz olduğu.

Mesela bu senin sorduğun soru şöyle geçerli olabilir bana dersinki cigi deyince aklına nasıl bir insan geliyor;Orta boylu,orta yaşlı bir adam seni hayalimde kurabiliyorum bilgisayarının başına geçmiş oturuyorsun.

Ama Allah hakkında bir tasvirde bulunamam var olduğunu bilirim ama tasvir yapamam

karadenizli 11-02-2009 00:09

Alıntı:

dr humanist´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 153674)
peki karadenizlim;

allah kendine mi indirmiş bu kitabı?
allah için aşk söz konusu olamaz demişsin,bu kitap insanlığa inmedi mi?insanlığın kitabında aşk yok mu?kitabında erkek dişi ayrımına giden allah,erkeği yücelten allah,erkeklik dişilik kavramlarına girmemiş mi?
verdiğin cevap çok çelişkili,bir kez daha düşün istersen

saygılarımla

Allah bu kitabı bizler için indirdi,Allah için aşk değil sevgi söz konusudur kullarını sever.aşk bizi bağlayan bir duygudur.

O dönemde kadına verdiği haklar devrim niteliğindeydi ve kadına verilen bu haklar yüzünden bazı sahabeler şikayet etmişlerdir.

müritkefer 11-02-2009 00:51

Sayın placebo,

Biraz gecikmiş olmakla birlikte Allah aşkı hakkındaki sorgulamanıza birkaç alıntıyla katılmak istedim. Ancak allah aşkına girmeden önce, aşkın gerçekte romantizmin arkasına saklanmış bir cinsellik olduğu yönündeki görüşünüze tümüyle katıldığımı söylemek isterim. Allah aşkı konusunu ise 1165-1239 yılların arasında yaşamış ünlü islam düşünürlerinden Muhiddin-i arabi de ele almış. Hz. Muhammedin, “ Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi., kadın, güzel koku ve gözümün nuru salat.” sözünü açıklarken şöyle diyor;

“ Peygamber bu sözünde kadına öncelik verdi. Sonra güzel kokuyu andı ve namazı en sonraya bıraktı, nedendir? Var olan her şey gibi, insan da hakkın belirişinden bir parçadır. Hak ise insanın aslı ve ilk varlık nedenidir. Bundan dolayı insanın kendini bilmesi, Rabb’ini bilmesinin başlangıcıdır. İnsanın görünen bedeni, ahlât denilen dört temel unsurdan meydana geldi. Toprak, su, hava ve ateş. İnsanın bedeni, biraz toprak ve çokça sudur. Bundan sonra Allah, insan için yine insan suretinde başka bir insan üretti ve ona kadın adını verdi. Ve kadın kendi gibi olunca, Âdem ona âşık oldu. Çünkü kadın kendi nefsindendi ve her varlık kendi nefsini sever. Kadının çocuğuna olan aşırı sevgisi de, kendi nefsinden olduğu için değil midir? Diğer taraftan kadın da erkeği sevip âşık oldu ki, her varlık aslını sever ve ister. Böylece Âdem bir yandan kadını severken, diğer yandan kendi aslı olan Rabb’ini sevdi. Suretlerin varlık âlemine çıkışı, tek olan varlığı böylelikle ikileştirdi. Böylece, Allah kendi sureti üzere olan Âdem’i severken ona da kadını sevdirmiş oldu. Bunun içindir ki Peygamber, bu sevgiyi kendine mal edip sevdim demedi, sevdirildi dedi. Bu nedenledir ki özel olarak belli bir kadını değil, genel olarak kadınları ifade etti. Peygamber söz ettiği bu kadın sevgisini Allah’ın kullarına duyduğu ilahi sevgiyle özdeşleştirdi ve kadınları, Allah’ı sevdiği için sevdi.”

Sade bir anlatım gibi görünüyor ama gerçekte anlaşılması zor bir metindir, bugünün anlatımıyla ifade etmeye çalışırsak;

" Kadın cinsi sadece eşine ve çocuğuna aşıktır, sahip olduğu doğurganlık yeteneğiyle zaten yaratıcı tanrı gibi olduğundan herhangi bir allah aşkına ihtiyacı yoktur.. Erkekse bu eksikliğini kendi aslını, yani yaratıcısını tanımaya çalışarak kapamak ister."

Sorgulamaya çalıştığımız allah aşkıyla ilgili olarak yazıştığımız bu platformu örnek gösterebiliriz. Yazanların büyük çoğunluğunun erkek olduğunu ve ister inanıyor görünsün ister inanmıyor büyük çoğunluğunun allahtan, dinden, kitaptan söz etmek istediğini dikkate alırsak bu tespitin doğru olduğu kabul edilebilir. Özetle, sorguladığımız allah aşkının "gerçeği arayış" olduğuna inanıyorum.

Esasen, " Biz senden önce de elçi olarak kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, ilim ehline sorun." diyen Nahl suresi 43. ayetinin de bunu anlatmak istediğini düşünüyorum.

Sevgi ve saygıyla,

dr humanist 11-02-2009 00:54

nsan zihninin Allah kavramını tam olarak kavrayamayacağınıda biliyorum

kavrayamadığın şeye %100 bağlılık ,senin için bir mantık idafe ediyor mu?

Ben nasıl bir cevap verirsem vereyim çelişkili diyecektiniz

kuran insana indi diyorsun,allah için dişi erkek yoktur diyorsun;kuran da allahtan insana geldiğine göre,burdaki çelişkiyi nasıl göremiyorsun :)

O dönemde kadına verdiği haklar

of yaa yine mi o dönemler :) ben bıktım kuranın 1400 yıl öncesinden bahsetmesinden,sen bıkmadın.tutturdun enteresan bir evrensellik,gidiyorsun..

Allah için aşk değil sevgi söz konusudur kullarını sever.aşk bizi bağlayan bir duygudur

bize "inen" kitabın zaten bizim duygularımıza hitap etmesi gerekmiyor mu?yoksa savaşmak da tanrısal bir duygu da,bizim mi haberimiz yok?

saygılarımla

cigi 11-02-2009 00:57

Alıntı:

karadenizli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 153693)
Ben nasıl bir cevap verirsem vereyim çelişkili diyecektiniz zaten bu sizin en büyük silahınız.

Her konuda sonsuz bir Allah tan bahsediyorum ve bunun dışında insan zihninin Allah kavramını tam olarak kavrayamayacağınıda biliyorum bildiğim tek şey onun her konuda sonsuz olduğu.

Mesela bu senin sorduğun soru şöyle geçerli olabilir bana dersinki cigi deyince aklına nasıl bir insan geliyor;Orta boylu,orta yaşlı bir adam seni hayalimde kurabiliyorum bilgisayarının başına geçmiş oturuyorsun.

Ama Allah hakkında bir tasvirde bulunamam var olduğunu bilirim ama tasvir yapamam

Yapma be karadenizli kardesim;

Sana resmini mi, ciz diyorum ben?:)

Gücünden, kuvvetinden, kudretinden, neleri yapabileceklerinden, bir derleme, toparlama yap... Sana onu diyorum ben...

Bir yaratan nasil bir güce sahipdir?

Bunlari say dök bana, hatta sirala kocaman bir liste yap...

Yoksa Allah'in kudretinden süpheye mi düstün?;)

Hadi usagum benim, seninle birlikte hamside yiyeceguz.

karadenizli 11-02-2009 01:09

Var olduğunu bilirz ama insan zihni sonsuzluk kavramını anlamakta zorlanır bunu anlatmak istiyorum.

Sen dişi erkek konusunu yanlış anladın galiba hümanist Allah dişi veya erkek değildir diyorum o ancak bizi tanımlayan kavramlardır.-cigi sormuştu Allah dişimidir erkekmidir diye-

Aşk bizim her gün yaşadığımız bir duygu değildir bir insanın bir insana duyduğuı aşırı bağlılıktır ama bazen tehlikeli şeyler doğurur -intihar,karşıdakine zarar verme,aynı duguları bekleme-ama sevgi öyle değildir o bütün insanlarla paylaşılır örneğin arkadaşımızı,annemizi,babamızı,kardeşimizi vaya tüm insanlığı sevebiliriz bu olması gereken bir duygudur ve çok faydalıdır kuran buna değinir.

Ama ben kimsenin bütün insanlığa aşık olduğunu duymadım.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:45 .