Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Kadın & İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=31)
-   -   İslam Kadını Nasıl Görüyor Ayetlere Bakalım (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=931)

kula 11-10-2005 23:27

İslam Kadını Nasıl Görüyor Ayetlere Bakalım
 
Bu yazıları yaklaşık bir yıl önce yazmıştım.Gereken zamanlarda kullanırım düşüncesiyle.Sanırım şimdi kullanmam gerekiyor...



1- Nisa-3 te müslüman erkeklere hitaben yetimler konusunda adaleti sağlayamayacaklarından korkarsanız üç-dört kadın nikahlayabilirsiniz diyor.Ancak bu durumda da kadınlar arasında adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız bir kadınla evlenin diyor.Dikkat edilirse din adamı denilen şapşalların uydurduğu gibi adaleti sağlayamazsınız onun için bir kadınla evlenin demiyor.Adaletli olamayacağınızdan korkarsanız diyor.Yani adaleti sağlayabilen mümin erkeklere dört kadınla evlenmek serbestisi getirilmiş.Böyle iğrenç bir ilişki tarzı nasıl olabiliyorda o yüce tanrı tarafından uygun görülüyor.Yetimlere adaletli yaklaşmanın başka yolları yok mu dur? Allah bu işe başka bir çözüm bulamayacak kadar aciz midir? Kaldıki böyle ilişkilerde erkek ve kadınlar arasında duygusal bir bağ kurulamaz,yetişen çocuklarda psikolojik açıdan sağlıklı olamaz.Olaya başka bir açıdan yaklaşırsak da erkeklere bazı koşullarda birden fazla eş edinme hakkı verilmiş ama ne koşullarda olursa olsun hiçbir kadına birden fazla koca hakkı verilmemiş.Şimdi hangi aklı başında bir insan çıkıpta islamiyetin kadınla erkeği ayırmadığını ve eşit gördüğünü söyleyebilir?

2- Nisa-11 de allah bir insanın mirasının iki tane kız çocuğuna bıratığı kadarını bir erkek çocuğa bırakmayı öneriyor.Şimdi bu allah çok olmuyor mu?Bundan büyük ayrımcılık var mıdır?Hangi mantıklı gerekçeyle erkeğin hissesi bir kızın hissesinin iki katı olarak uygun görülebilir.İlerleyen örneklerde de göreceğimiz gibi kadını erkeğin yarısı olarak görür kuranın allahı.Bu yargıya en güzel örnekse şahitlik olayıdır.

3- Nisa-19 da erkeklerin karılarına verdikleri şeyleri zorla geri almları yasaklanmıştır.Şüphesiz bu güzel bir emirdir.Ancak adamın karısı fuhuş yapmışsa ve yaptığı kanıtlanmışsa o zaman erkek zorla mallarını geri alabilir.Mutlaka evli bir kadının fuhuş yapması kötüdür ancak miras olayı ve mal paylaşımıyla bunun ne ilgisi vardır.Peki erkeğin durumunda bir kadının olbileceğini hesap edipte aynı kuralları kadınlar için neden koymamış yüce tanrı?Kadınla erkeği eşit gördüğü için mi?

4- Nisa-34 e torum yapmaya bile gerek yoktur.Erkekleri kadınlar üzerinde gözeten,kollayan olarak görüyor kuranın allahı.Allah bazı insanları(erkekler)bazılarından(kadınlar) üstün kıldığını anlatıyor.İyi ve temiz kadınlar saygılı olanlardır diyor.Açık olarak kuranda belirtildiği gibi kuranı yazan varlık(allah ya da muhammed ve arkadaşları) erkekleri kadınlardan üstün gördüğünü,erkeklerin kadınlar üzerinde gözetleyici olduğunu anlatıyor.Ancak müslümanlar hala çıkıp islamın kadınla erkeği eşit gördüğünü,1400 yıl önce islamın kadınlara verdiği hakları günümüzde bile devletlerin vermediğini anlatmaktan bıkmazlar.Burada yazanları anlamak için alim olmak gerekmez,düşünmek yeter.

5- Bakara-282 de ticaret hukukuna ilişkin kurallar anlatılırken bir olay için iki erkek şahit istiyor.Eğer ikiside erkek olamazsa bir erkek iki kadın olsun diyor ve utanmadan biri unutursa diğeri hatırlar diye ekliyor.Şimdi bu ayet açıkça bir erkeğin şahitliğinin iki kadının şahitliğine denk olduğunu anlatıyor ayrıca biri unutursa diğeri hatırlasın diyerek kadını ikinci sınıf,düşük zekalı bir yaratık olarak görüyor ve ilim irfan bilmez gafiller bu ayeti görmeden,görsede anlamadan islamda kadın-erkek eşitliği var diyebiliyorlar.Çok yazık.

Kuranda daha fazla kadınları küçük gören ayetler var ama bu kadarı yeterli olur sanırım düşünebilen bir insan için.

burkay 12-10-2005 13:38

İslâm Dîni, kadın hakları üzerinde titizlikle durmuş ve kadını, hiçbir nizâm ve sistemin veremediği müstesnâ bir makâma sâhip kılmıştır. Nitekim Cenâb-ı Hakk Kur’ân-ı Kerîm’inde:"Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır." buyurmuştur.Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz de erkekleri, kadınların hak ve hukûkunu gözetmeye dâvet etmekte ve bu konuda: "Kadınların haklarını yerine getirme husûsunda Allâh’tan korkunuz! Zîrâ siz onları Allâh’ın bir emâneti olarak aldınız." buyurmaktadır.Başka bir hadîs-i şerîflerinde de: "Sizin en hayırlınız, ehline (eşine ve çocuklarına) en hayırlı olanınızdır. Ve ben de ehline karşı en hayırlı olanınızım." buyurur.Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, erkeklere, kadınlara dâimâ iyi davranmalarını tavsiye ederek:"Mü’minlerin îmân bakımından en olgunu ve en hayırlısı, hanımına karşı en hayırlı olanıdır." buyurmaktadır.Vedâ Haccı’ndaki meşhûr hutbesinde Peygamber (s.a.v.) Efendimiz: "Ey insanlar! Kadınlar hakkında Allâh’dan korkunuz! Sizin kadınlarınız üzerinde hakkınız vardır.
Kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır." buyurarak daha yedinci yüzyılda yüzyirmi dört bin müslüman hacı namzedine karşı, kadınların haklarını ilk olarak açıklamışlardır.Başka bir hadîs-i şerîflerinde: "Onlara yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin, onları dövmeyin, onlara çirkin demeyin, fenâ söz söylemeyin!" buyurmuşlardır. Kadınlarla iyi geçinmek Kur’ân-ı Kerîm’in emridir: "Kadınlarınızla iyi geçinin; eğer onlardan hoşlanmadı iseniz bile!.. Olabilir ki bir şey, sizin hoşunuza gitmez de, Allâh onda bir çok hayır takdîr etmiş bulunur."
Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz bu konuda: "Kadınlar hakkında birbirinize hayır tavsiye ediniz!" buyurmaktadır. Kadınlara karşı daima hoşgörülü olmalıdır. Nitekim bir hadîs-i şerîfte: "Mü’min bir erkek, mü’min bir kadına kızıp darılmasın! Eğer onun bir huyundan hoşlanmazsa, öbüründen memnûn olabilir." buyurulur.Bir insanın her işi ve her huyu hoşumuza gitmeyebilir. Fakat iyi niyetli ve ülfet edilir insan, kendi hanımında hoşuna gidecek nice meziyetler bulabilir.
Onlarla kendisini memnûn ve mes’ûd edebilir. Bunun için ayıp aramaya değil, meziyet aramaya bakmalıdır.Zîrâ mârifet iltifâta tâbîdir. İltifatsız mârifet zâyîdir.
"Cennet annelerin ayağı altındadır. " diyen dinimiz kadına hak etmiş olduğu değeri vermiştir. İslamiyet’in ilk şehidi bir kadındır. İlk Müslüman bir kadındır. Peygambe-rimizin soyu kızından devam eder. Hz. Ebubekir’in kitap haline getirdiği dünyadaki tek Kur’an-ı Kerim Hz.Ebubekir, Ömer, Osman dönemlerinde onlarca yıl bir kadının yanında kalmıştır. O dönemde ise Hıristiyanlar şunu tartışıyordu bir kadın İncil’e dokunabilir mi dokunamaz mı. Kur’an-ı Kerim’de Nisa (Kadınlar), Müntehine (imtihan edilen kadın), mücadele (mücadele eden kadın), Meryem (Hz. İsa’nın annesi )... gibi sure isimleri vardır. Fakat mesela, rical (erkekler) süresi yoktur[align=right]

burkay 12-10-2005 13:41

Peygamberimizin ağzından uydurulan, mevzu - yalan hadisleri ve anlamı saptırılan ayet-i kerimelerin yorumunu bir kenara bırakırsak İslamiyet’i tanımayan bazı insanlar İslamiyet’te kadınlara değer verilmediği kadının erkeğin yarısı kabul edildiğini iddia etmektedirler.

MİRAS

Mirasta erkeğe kadına verilen miktarın iki katı verildiğini söyleyerek kadına haksızlık yapıldığını iddia ederler. Halbuki İslamiyet’te kadın erkek mirasta eşit pay alırlar. Anne, baba, dede, nine... kadın erkek oldukları halde eşit pay alırlar.

Sadece kız ve erkek kardeşlerde kız kardeşe erkek kardeşin yarısı kadar verilir. Burada sanki bir haksızlık varmış gibi gözükmektedir. Fakat, örneğin baba vefat etse babanın üç dairesi olsa kız kardeş bir erkek kardeş iki daire alırlar. Kız kardeş bir erkekle evleneceği zaman kız kardeşin bir dairesiyle evleneceği erkeğin ailesinden kendisine miras kalan iki payı bir araya gelince toplam üç payları olur. Erkek kardeşinde kendi iki payıyla beraber bir kızla evlenirken evleneceği kızın bir payıyla beraber onlarında toplam üç payı olur. Ayrıca erkek kardeş evleneceği kıza mihir verir.İSLAMDA BAŞLIK PARASI YOKTUR , MİHİR KADINA BOŞANMA VUKU BULURSA BİR SOSYAL GÜVENLİK OLSUN DİYE - SİGORTA- VERİLİR! Böylece iki dairesi erimeye başlar. Yine erkek kardeş hayatları boyunca evleneceği kadın ve çocuklarının nafakasını (yiyecek, yatacak, yakacak...) karşılamak zorundadır. İki dairesi erimeye devam eder. Halbuki kız kardeş mihir alır. Ayrıca hayatı boyunca kendisine ve çocuklarına erkek bakmak zorundadır. Kendi bir dairesini ise ailesine harcamak zorunda değildir. O dairesi onun harçlığıdır; satar, bağışlar, kiraya verir... İsterse kocasına da verebilir.

Kız kardeşe erkek kardeşe verilen miras miktarının yarısı verilmiştir. Anne, baba, dede, nine ... eşit pay alırken kız kardeş ile erkek kardeşte sanki haksızlık varmış gibi gözükür.

Miras : 3 daire

Erkek kardeş Kız kardeş

2 1



1-) Kız kardeş Erkek 2-) Kız Erkek kardeş 1 2 1 2


evleniyor + = 3 3= + evleniyor
Mihir, Nafaka (+) Mihir, Nafaka (-)

Görüldüğü gibi erkek kardeşe çok miras payı verilmesinin sebebi onun toplum içindeki ağır sorumluluğundan dolayıdır. Erkek kardeş aldığı iki payı hep harcayacak , hep eksilecektir. Kız kardeş ise aldığı bir payın yanında mihir, nafaka alacak. Malı artacaktır. Bir payı da kendinin olacaktır. Görüldüğü gibi ilk başta erkek kardeş fazla pay alır gibi görünürse de iş alınan payların dağılımına kullanılmasına gelince kız kardeşin az payı ile erkek kardeşinden daha fazla imkan olanak paya sahip hale geldiği görülmektedir. Erkek kardeşe ailesine -Eşine - verilmesi için fazla verilmiştir. Zamanla bu oran kız kardeş lehine değişmektedir.

EŞİTLİK

Allah kadınla erkeği eşit yaratmamıştır. Her ikisini de insan olma yönünden, akıl, bilgi, kültür yönünden eşit olsa da, kadın erkekten daha duygusal daha hissidir. Erkek ise daha katı, olaylara daha sert,duygusal yoğunluğu az olan bir açıdan bakar. Bu psikolojik yönden farklılıktır. Biyolojik yönden, erkekte kas daha fazla iken kadında yağ daha fazladır.

Bu durum erkeğin kadından üstün olduğunu göstermez.Kadın daha duygusal erkek daha az duygusal, kadın daha çok acır, sevgi hayatında daha önemli bir yer kapsar, erkekte ise daha az. Erkek daha güçlü-kaslıdır, kadın daha az güçlü ve kaslı...

Her iki cinsinde üstün- eksik yönleri vardır. (Akılda, düşüncede ... her iki cinside eşittir ve birbirlerini geçebilirler.)

Bu durum erkeğin üstünlüğünü veya kadının zayıflığını göstermez. Aksine bu durum her iki cinsin ayrı yaratılış özelliklerinin doğal sonucudur. Bunu kabul etmeli, yaşam tarzımızı buna göre ayarlamalıyız.

İslam kadın - erkek eşitliğini değil kadın erkek adaletini savunur. Eşitlik adalet demek değildir. Eşitlikte mesela, kadına da erkeğe de 100 kg yükte 50 şer kilo her iki cinse vermek vardır. Adalette daha kaslı olan erkeğe daha fazla daha az kaslı kadına daha az yük vermek vardır. Yaratılış özelliğini kabul bunu gerektirir.

İngiliz kraliyet ordusunda , kadın erkek tüm askerlere “ aynı eğitim proğramının “ uygulanması , kraliyet ordusu fizikçilerinden Yarbay Ian Gemmel ‘i : Fırsat eşitliği adı altında kadın askerler eziliyor , diye isyan ettirir.

Erkek askerlerin eğitimi sırasında yaralanma oranı yüzde 1.5 iken , kadınlarda bu oran yüzde 11.1 ‘lere kadar çıkmaktadır .Yarbay Gemmel’e göre bunun nedeni :

Kadın kas ve kemik yapısı erkeklere göre daha zayıf . Aynı eğitim kadın bedeninde erkeklere oranla % 39 daha fazla baskı oluşturuyor.
Belirli kas olgunluğuna ulaşmak için erkek askerlerin 3 ay çalışması yeterli iken , kadınların 6 ay çalışması gerekir.
Bu kadın askerlerden 40 tanesi ordu'yu " bize fazla yükleniliyor " diyerek mahkemeye başvururlar ( The Sunday Times :10.03.2002)
NASIL Kİ OKULLARDA ÇOCUKLARI YETENEKLERİNE GÖRE YÖNLENDİRİP EĞİTMEK SAVUNULACAK BİR DURUMSA , İSLAM'DA DA KADIN VE ERKEĞE DOĞA VE YAPILARINA UYGUN GÖREV DAĞILIMI YAPILMAKTADIR.RESİME YETENEKLİ BİR ÖĞRENCİYİ MATEMATİK PR.'U YAPMAK NASIL MANTIKSIZLIK İSE KADIN VE ERKEKLERE DE MİZACLARINA TERS GÖREV YÜKLEMEK O KADAR TERSTİR. BİR ERKEKTEN NE KADAR ANA SINIFI ÖĞRETMENİ OLABİLİR, HANIMLARLA KIYASLARSAK...?

burkay 12-10-2005 13:44

İngİlİz donanmasındaki kadın askerlerin dörtte biri cinsel tacize uğramış

İngiltere'de kraliyet donanmasında görev yapan kadın askerlerin dörtte birinin, görevleri sırasında en az bir kez cinsel tacize uğradığı açıklandı.
Donanmadaki cinsel tacizin kabul edilemez bir düzeye - demek kabul edılebılır Bır duzeyı de var ...!-ulaştığını açıklayan Savunma Bakanlığı, bundan sonra her vaka için disiplin işlemiyle yetinilmeyip adli işlem yapılacağını duyurdu.İngiltere'de sadece 2002 yılında donanmada görev yapan 2500'e yakın kadın asker gemide ya da üste bulundukları sırada tacize uğradıkları gerekçesiyle şikayette bulundu. 2003 yılında ise donanmada görev yapan kadınların yüzde 22'sinin bu tür şikayetlerde bulunduğu açıklandı. Bu rakam, 2005 yılında yüzde 25'e kadar yükselirken, donanmada görev yapan kadınların üçte biri şikayetlerinin adil biçimde ele alınıp değerlendirilmediğinden de yakındı. Genel olarak İngiliz ordusunda, aynı türdeki şikayetlerin oranının ise yüzde 12 olduğu belirtildi. ( Milliyet : 24.06.2005 ) ya ŞİKAYET edılmeyen, edılemeyenler...!

Kadın daha duygusal olduğu için çocuk eğitimi ve büyütülmesi görevi İslâm’da daha çok kadına verilmiştir. Çünkü o duygusaldır. Acıma sevme... yoğunluğu erkekten daha fazladır. Erkek çocuk bakıcısı olamaz. Çünkü erkekte acıma, sevme, şefkat daha az yoğunluktadır. Halbuki çocuğa sevgi, anne sevgisi lazımdır. Erkek evi dışından korur. Evin mali yönden devamını sağlar. Kadın evin içişlerine bakar. Evin ahlaki yönden devamını sağlar. Kadın sadece işte çalışsa daha çok yıpranır ( o nedenle de kadınlar erkelerden daha az çalışır, daha önce emekli olur.) ve ailenin, çocuğun eğitimi ile gereği gibi meşgul olamaz. Aile düzeni bozulur. Aile bozulunca, toplum huzuru, devlet huzuru bozulur ve sosyal çöküntü başlar.

Eşit toplumda çalışan kadın çocuğunu kreşte büyütür ve sevgi yerine aldığı paraya göre muamele gören çocuk büyüyünce psikolojik sorunların içine düşer.

Kadın erkek eşit değildir birbirini tamamlayan iki elmanın yarısı gibidirler.

Her iki cinsinde eksik ve fazlalıkları vardır (kas, yağ, şefkat, merhamet, sert, mizaçlılık...) . Ama her iki cinste insan olmada aklını kullanmada ilimde kul olmada cennet-cehennem yolunda eşittir ve yarış halindedirler.

Kur’an da Allah-u Teala erkeği kadından üstün kabul eden bir ayet vardır. Ayeti incelediğimiz zaman üstünlüğün sorumluluk anlamında kullanıldığını yani erkeğin kadından daha fazla sorumluluk sahibi olduğunun ayette bildirildiği anlaşılır.

Mesela müdür ile memur. Müdürde insandır memurda. İkisi de akıllıdır. Memurun aklı daha az veya müdürden aşağıdır diye kimse kabul etmez. Ama müdürün sorumluluğu işi yetki alanı geniş olduğu için memurdan bir üst makamdır. Ona bazı konularda emir verebilir. Ama her ikisi de insan, kul, akıl... yönünden eşit canlılardır.

Kur’an da işte sorumluluğu fazla olan erkeği kadına üstün-sorumlu kabul etmiş iş bölümünde erkeğe daha fazla sorumluluk yüklemiş yüklenen sorumluluk oranında onu idareci üstün kabul etmiştir.

Aynı durum Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında da söz konusudur. Bazı konularda kadın erkek eşitsizliği medeni kanunda da bulunmaktadır.

1-) Medeni kanun Roma hukukuna dayanır. Roma hukukunun temelinde eşitler arasında birinci erkektir ilkesi vardır. Birinci eşitsizlik budur.

2-) İkinci eşitsizlik sen evli bir kadınsın evlendirme memuru sana demiştir ki : “ evin reisi erkektir, kadın onun muavin ve müşaviridir.” İkinci eşitsizlikte budur.

3-) Üçüncü eşitsizlik ise sen ticaretle uğraşacağın zaman ticaret odasına kayıt olman için tüccarlığın muteber olabilmesi için kocanın yazılı muafakatı gerekir. Kocan gider bin türlü işle uğraşır kimse muafakatını almaz üçüncü eşitsizlik...

4-) Dördüncü eşitsizlik sen yurt dışına gideceğin zaman kocanın mutlaka yazılı muafakatı gerekir aksi taktirde kocan şikayet ederse gidemezsin. Dördüncü eşitsizlik

5-) Beşinci ve en kötüsü ! Kocanla birlikte borçlanacağın zaman vesayet maka-mının yani sulh mahkemesinin senin akıl baliğ olduğuna yani aklının başında olduğuna dair bir karar vermesi lazım ki kocası ile birlikte borçlandığı zaman muteber olsun. Bu da beşinci eşitsizlik.

Feminizm batı toplumlarında başlamış bir harekettir ve o tür toplumlar için zorunlu bir harekettir. Çünkü Avrupa’da kadın, insan mıdır ? İncil’e dokunabilir mi ? ruhu var mı diye tartışılan, alınıp satılan, akrabaya, misafire peşkeş çekilen, çalışınca ücreti az verilen ... bir canlı olarak görülür.

Böyle toplumlarda kadın tabii ki hak arama yarışına girişip, reaksiyon gösterip, ileri atılacaktır, hakkını arayacaktır.

Fakat İslam toplumlarında kadının ne insan olma yönünün tartışılması, ne Kur’an’a dokunmaması durumu, ne alıp satılımı- fahişelik - durumu söz konusudur. İslâm’da kadın annelik görevini yerine getirdikten sonra doktor, hemşire, avukat, öğretmen, ... olabilir. Hatta bazı kadınların yukarıdaki mesleklere sahip olmaları farzı kifayedir, bir toplumda mutlaka olmalıdır.

Batıda hak arama adalet arama mücadelesi sonunda sınırlarını zorlamış haklı mücadele aşırı uçlara kaymıştır. Eşitlik istekleri sonunda insan olma, kadın gücünü, hissiyatını, duygu sınırlarını zorlar hale gelmiştir. Vucud geliştiren ; kaslı kadınlar, halter kaldıran, boks yapan ... kadınlar (hepsinde de, yaratılış mizaçlarında olmadığı için erkeklerden daha az başarılılar). Batıda erkeklerde de bozulma had safhada da homoseksüellerin evlenmeleri, kültürel giyim tarzı dışında (İskoçlar gibi), erkeklerin etek giymesi... insan cinsi olma sınırlarını zorlayan dinden uzak bu toplumlar ahlaksızlığın had saflarını zorlamaktadırlar.

Günümüz Türkiyesinde - 70 yıl aradan sonra , yani kadına haklarının tanındığı ( .... ) 1934’tan , 70 sene sonra yeniden kadın - erkek eşitsizliğini ( 2001 ) önleyecek yeni kanunlar çıkarılmaktadır....kadın hakları adına , kadın haklarının verildiğini iddia edilen kanunlar değiştirilirken. İşin en ilginç yönü ise GÜNÜMÜZ TÜRKİYE’SİNDE ARTIK ZİNA’NIN BİR SUÇ OLMAKTAN ÇIKARILMASIDIR : Yani günümüzde zina edene medeni ( ... ) kanunlarımız ceza vermez , zinayı suç saymazken , dini nikah yaptıran insanları kanunlarımız suç işlemiş kabul edip , ceza vermektedirler.

burkay 12-10-2005 13:46

EVLENME

Bazı çevreler, İslâm’da her erkeğin dört kadınla evlendirildiğini kadının görüşü-nün sorulmadığını kadının hakkının yenildiğini iddia ederler.

Dört kadınla evlilik (Teaddüt-ü Zevcat) İslâm’da bir emir, mutlaka yapılması gereken bir farz değildir. Belli şartlarda belli özelliğe sahip erkeklere tanınan bir olaydır.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir. Kur’an da Allah’ü Teala tek kadınla evliliği Müslümanlara tavsiye etmektedir. Dolayısıyla İslam’da tek eşlilik esastır.

Peki dört kadınla evlilik meselesi nedir ? İslâm’da bir erkeğin bir, iki, üç en çok dört kadınla evlenmesini belli şartlar dahilinde izin vardır. Bunlar kısaca şöyledir :

1-) İlk hanımın izin vermesi : Kadın kocası ile evlenirken, kocasına, benden sonra başka kadınla evlenmezsen seninle evlenirim der, erkekte kabul ederse bir daha başka bir kadınla erkek evlenmez.

Eğer hanımı izin verirse, erkek ancak o zaman ikinci bir hanımla evlenebilir.

2-) Belli şartlarda ancak erkek ikinci bir kadınla evlenebilir. Mesela ; bir savaş olsa erkeklerin sayısı ülke düzeyinde azalsa (her savaşta olduğu gibi) ülkede kadın nüfusu çok, erkek nüfusu az olsa. Medeni kanunlara göre her erkek bir kadınla evlense, fazlalık olan eşitliğin üstünde fazla olan kadınlar ne yapacak? Zina mı, fuhuş mu ? ( I. Dünya savaşından sonra Almanya’da, Fransa’da olduğu gibi )

Medeni kanunlar buna bir çözüm üretemiyor. Ama İslam’ın (tek kadınla eşlilik genel tavsiyesi yanında) Taaddüt-ü Zevcat meselesi gündeme gelir. Sorun kendiliğinden çözülür.

İlk hanımın iznini alan erkek ikinci eşini alır ve toplumda kim kimin eşi, kim kimin çocuğu belli olur. Toplum ahlakı bozulmamış olur. Türkiye’de çağdaş psikiyatrinin kurucusu olan Pr. Dr. Mazhar Osman bu nedenle şunu söyler : “Ben Taaddüt-ü Zevcatı bir kusur değil, kemali eser olduğuna inanıyorum.”

Zaten Avrupa’da tek eşle yaşayan, zina etmeyen , çocuğu belli olan kaç toplum vardır. Kendi toplumunun yapısını çok iyi ben Pr. Dr. Forel şunu söylemektedir : Avrupa’da tek eş taraftarlığı etiket, riyadan başka bir şey değildir.

Erkek hanımını neden kandırsın ki ? Ya izin alır evlenir yada asla zina yapmaz. Batı ise zina, fuhuş, homo-lezbiyen bir toplum olma yolunda, hayvanlarla cinselliğe yönelmiş bir çağdaş lut kavmi konumundadır. Bu nedenle Angutil, “Acele T. zevcat kabul edilmelidir. Geçen her saat toplumsal bir suç olmaktadır.” demektedir.

Wictor Gambot, Charles Richet; tek eşlilik, kadına hoş görünmek için uydurul-muş yalan gösteriştir derler.

Wictor Marqveritte, Ayandan Gogslere, Dr. Charles Richet, Binet Sanglet... batının içine düştüğü buhranı görüp çok kadınla evliliği savunurlar.

3-) Hanımı izin verirse, ( mali, sosyal-kültürel) şartlarda uygun olsa, erkek kendine sorar: Alacağım yeni eş ile eski eşim arasında adaleti sağlayabilecek miyim ? ikisinin çocuklarında da maddi-manevi adaleti gerçekleştirebilir miyim ? cevabı hayır ise erkek yine evlenemez, hanımı izin verse de. Yani üçüncü şart “adalet” dir.

Bu üç şartta bir arada olmalı. Biri eksik olsa, ikinci eş yasaktır.

Özetle erkek ikinci eşle evlenmek isterse; hanımından izin , kendisinden adalet şartına uyma, şartlarında uygun olması gerekir.

Bir erkeğe dört kadınla evlenme izni varda, bir kadına neden dört erkekle evlen-me izni yok ?

1- Çocuk olsa kimin olduğu nasıl belli olacak. Neslin devamı, miras... buna bağlı. Günümüzde bu DNA testleri ile anlaşılabilir. Ya 1400 seneden beri geçen sürede bu nasıl anlaşılacaktı ? O dönemde de İslam, insan ve evlilik vardı.

2-) Pr. Forel’inde belirttiği gibi erkek çok kadına temayüllüdür. Ama kadın bir erkeği sever (onunla evlenir veya evlenemez..).

3-) Kadın gebe kalınca 4 erkek ne yapar ?

4-) Kadın dokuz ayda, erkek bir kaç günde çocuk sahibi olurlar.

5-) Erkek kıskançtır. (İslâm’da ikinci eş ilk hanımın iznine bağlıdır.)

Şimdi bir örnek verelim :

Bir mümin erkek ve kadın düşünelim. Erkek hanımına kötü yoldaki bir kadını gösterip bana izin ver onunla evlenip onu kötü yoldan kurtaralım dese hanımda izin verse , şartlar uygun olsa adaletli davranacağına erkek kanaat getirirse ve o kadınla evlenirse... boyalı basın olayı nasıl değerlendirir ?

“Erkeğe bak, eşi üzerine kuma aldı. Bu adam aşırı dinci, yobaz der, kadın haklarını savunur rolüne girişmez mi; araba lastiği reklamında mayolu kadınları podyumda yürüten bu medya ?

Kadını bataklıktan kurtarmak suç, onu her gün bir kaç erkeğe satma çağdaşlık kabul edilir. Sanki o satılan kadınlar birinin kızı, kardeşi, annesi değil, uzaydan geldiler...!

Metres hayatını savunanlar T.Zevcata karşıdırlar. Genç kızları kandırıp kullanıp atmak varken evlenmeye niyetin yoksa eline bile dokunamazsın kuralını isterler mi bazı medeni (!)lerimiz

Ayrıca istisnai bir durum olan ve toplumun devamını amaçlayan bu tür konular hakkındaki sorular genelde cevap almak için sorulan sorulardan değildir, art niyetli sorulardır.

İSLAM NORMALDE HER ERKEĞİN BİR KADINLA EVLİLİĞİNİ TAVSİYE EDER AMA YA ŞARTLAR DEĞİŞİRSE?:TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE KADIN NÜFUSU ERKEK NÜFUSUNU GEÇTİ:

ERKEK:35.171.000
KADIN:35.362.000 ( POSTA:06.05.2003)

daha niceleri yazilabilir ....SAYGILAR

hater 12-10-2005 14:29

Ben yorum yapmadan sadece şu hadisleri yazacağım:
'Uğursuzluk üç şeyde vardır; Karı'da, ev'de, at'da.'

'Benden sonra erkekler için kadınlardan daha zararlı bir fitne bırakmadim.'

'(Namaz kılan kimsenin) önünden köpek, ya da eşek, ya da domuz, ya da kadın geçerse namaz katledilmiş olur.'

'Bir erkeğe karısını ne nedenle dövdüğü sorulmaz.'

'Kadınlar aklen ve dinen dun (eksik) yaratıklardır.'

'Kadınlar insanın karşısına şeytan gibi çıkarlar.'

'Kadınlar arasında saliha (iyi huylu) kadın, yüz tane kara karga arasında ala karga gibidir.'

'Bana Cehennem halkı gosterildi; çoğunluğu kadınlardı...'

'Kadınlar tarafından yönetilen kavimler iflah olmazlar.'

'Kadın eğe kemiği gibidir; onu doğrultmak istersen kırarsın, onu kendi haline bırak ve eğriliği ile ondan faydalanmaya bak.'

'İşlerinizde kadınlarla meşveret ediniz; onlar bir iş böyle olmalı dediği zaman, doğru olması için aksini yapınız.'
Müslümanlar komik duruma düşüyor.İslam'ın kadına çok önem verdiğini söyleyerek.
Halbu ki kadınların haklarını geriletmiştir İslam bırakın ilerletmeyi.Örneğin İslam'dan önce kadınlar yönetici olabiliyordu.Ama İslam ile bu kalkmıştır.

sargon 12-10-2005 15:06

Kız çocuk mirastan, erkek çocuğun yarısı kadar hak alıyor. Ve bu da adalet olarak savunuluyor. Buna demagoji denir. Kendini aldatma, başkasını aldatma denir. Efendim, diyelim ki 3 ev miras kalmıştır. 1 ev kız çocuğa, 2 ev erkek çocuğa verilecektir. Niye? Çünkü kız çocuk evlenince 2 payı olan bir erkekle, erkek ise 1 pay olan bir kızla evlenecekmiş. Toplam yine 3 payları olacakmış. Adalet böylece sağlanmış oluyormuş. Yahu bunları ciddi ciddi adalet olarak savunabilecek yanı var mı. Ya evlenmezlerse. Böyle saçma bir savunu daha duymadım.

http://www.islamustundur.com/konular/islamvekadin.htm

sitesi ve burkay, bu mantığı kime yutturacaksınız 21. yüzyılda.

Not: Eğer internette zaten var olan bir yazıyı referans gösterebilirsiniz. Adresini vermeniz ve gerekiyorsa tartışma için gereken önemli yerlerini alıntılamanız yeterli. Uzun yazıları sadece internette ulaşılamayan yazılarsa aktarmanız yerinde olur. Saygılarımla

burkay 12-10-2005 16:08

SENINDE BANA YAZDIKLARIN SAÇMA GELIYOR SEN GÖRÜSÜNÜ DILEDIGIN GIBI YAPARSIN ... BENDE ÖYLE BU OLAYIN 21 . YÜZYIL OLSUN 35. YÜZYIL OLSUN ... CENNET ANALARININ AYAKLARI ALRINDADIR DIYEN ISLAM KADINA VERILEN DEGERI BU SEKILDE AÇIKLIYOR ... BU INCELIGI SIZ KAVRIYAMIYORSANIZ SORUN SIZDE ...

NUR 12-10-2005 18:04

İSLAMİYET KADINA EN KARANLIK ORTAMDA EN GÜZEL HAKLARI TANIMIŞTIR..... 4 eşle evlenmek serbest olmuş o vakıtte fakat nıyet islamı yaymak savaş esnasında eşi ölen hanımlara yardımcı olmak çoğalarak islamiyeti yaymakmış İslamiyette 4 eşi mantıksız buluyorsunuz
Her hafta başka bir kadınla beraber olanlar neden mantıksız gelmiyo kı sapık ilişkiler içinde olanlar yada birçok kadınla hayat yaşayanlara neden tavır almıyorsunuzda evlılık adı altında bulunan ve bellı sorumluluklar ve hukumler dahılınde ızın verılen islamiyete gelince sesınız çıkmaya başlıyo islamiyette kadınlarda hak sahıbı Dünya o zamanda insan haklarından bı haberken islamıyet herkese bellı haklar tanımıştır cahılıyede bir hiç olan kadının değeri artmıştır TİCARET MEVZUSU ticaret hususu ve kul hakkına önemlı verıldığı için 1 erkeğin şahitliğine 2 kadın verılmış KADINLARI CAHILLIKLE NITELEDİKLERİ İÇİN DEĞİL KADINLARIN DAHA HASSAS VE DUYGUSAL OLMASIDIR MANTIKSAL DEĞİL DUYGUSAL KARARLAR VERMELERI DAHA AĞIRLIKTA OLDUĞU İÇİNDİR İslamiyette zina suçu ister kadın ister erkek işlesin eğer 4 şahıt bulunursa 2 kişinin cezasıda ölümdür Yanlız bır ıddıada bulunulur bır kadına zina yaptı ıddıası söylenırde 4 şahıt bulunamazsa bunu söyleyen kişi 100 sopa cezası alır Böylece iftiralar engellenmiştir Nasıl bir erkeğin sşine sorumluluklar varsa erkeğinde sorumlulukları vardı bu sorumlulukları yerıne getırmezse kadın boşanma hakkına sahıp Bu sorumluluklar maddı ve manevı yondedır KULA LÜTFEN TEFSIR ARAŞTIRMALARINA DİKKAT ET BENCE DAHA DERIN AYRINTIDA İŞLENEN KAYNAKLARA BAŞVUR BU ŞEKİLDE BAKINCA BELKI HAKSIZ BULABILIRSIN AMA NEYIN NE OLDUĞU ASIL NEYIN ANLATILMAK ISTEDİĞİNİ ARAŞTIR BENCE ayrıntıyı bılmezsen yanıla bılırsın tavsıyedır yapıp yapmamak sana kalmış

burkay 12-10-2005 20:08

Ben yorum yapmadan sadece şu hadisleri yazacağım:
'Uğursuzluk üç şeyde vardır; Karı'da, ev'de, at'da.'
HATER BUNLARI HANGI HADIS KITABINDAN ALDIN ?

12-10-2005 21:22

hater
 
hater arkadaş lütfen hadisleri kaynaklarıyla yazınız.

2-Tam metinleri yani önceki cümleleriyle yazınız.

3-bu cümleler hangi manada söylenmiştir yani aslında kastedilen nedir?

ben mühendislikte okuyorum ilahiyatçı değilim bu yüzden yorumlayamam

aynı hassasiyeti ve objektifliği hater de göstererek bu noktaları cami imamı yada müftü ile görüşmesi bazı yanlış anlaşılma ve önyargıları kıracaktır.

yeter ki biraz araştırma atılım...

öğrendiğim kadarıyla uğursuzluk şirktir.Ancak uğur tutmak yani bir şeyi uğurlu tutmak caizdir.

saygılarımla....

hater 12-10-2005 22:25

Arkadaşlar haklısınız.Özür dilerim.Zamanım olmadığı için kaynakları yazamadım.Kaynaklarını netten bulabildiğimi buraya yazayım...Bulamadığımı ise sonra İlhan Arsel'in kaynaklarını göstererek yazdığı şeriat ve kadın kitabına bakar yazarım.Bu arada kadın ile ilgili hadislere bir kaç şey daha ekleyeyim.
Öncelikle bir şey daha belirtmeliyim.Bu tür hadisler konusunda 90 lı yıllarda milletvekili Canver TBMM ye önerge verince(diyanet neden kadını aşağılayan hükümlere yer veriyor diye) Diyanet özellikle ilgi çeken ve tepki gören hadislerin bazılarının anlamlarını değiştirdi...Eski yayınlarda hadislerin aslını görebilirsiniz...
İşte bulabildiğim kadın aleyhinde olan hadisler;
*"...Benden sonra erkeklere, kadınlardan daha zararlı fitne ve fesad (âmili) olarak hiçbirşey bırakmadım" (Ibid,327, Usâme Ibn-i Zeyd'in rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahih-i Buhari tecrid, II, 267, hadis no. 1795)
"...Eğer eşyada şeâmet farzolunursa 'at'ta, 'kadın'da, 'ev'de ve 'mesken'de aranılmalıdır" (Abdullah Ibn-i Ömer'in ve ayrıca Selh İbn-i Sa'dın rivayetlerine dayalı olarak Buhari'nin naklettiği bu hadisler için bkz. Sahih-i Buhari tecrid, VIII, 312, hadis No. 1211 ve XI, 267-8, hadis No.1795) (Ekleme yapayım şeamet:uğursuzluk)
"Tanrı elçisi namazı bozan şeyleri benim önümde tekrarladı. Bunlar: Köpek, eşek ve kadındır"(Muhammed'in karılarından Ayşe, Ibid, 82;Ayrıca bkz. Mishkat..,(1960), IX, Kesim 16, 292)
''Ebu Said rivayetine dayali olarak Buhari ve Muslim gibi Islam'in en saglam ve guvenilir kaynaklarinin, kadinlarin "aklen ve dinen eksik" olduklarina dair Muhammed tarafindan soylenmis sozler konusunda bildirdikleri sudur:

Bayram gunlerinden birinde Muhammed, kadinlarin yanindan gecerken onlara hitaben: "Kadinlar sadaka verin, zira bana Cehennem gosterildi, cogu sizler idiniz." diye seslenir. Kadincagizlar sasirirlar ve: "Ya Resu'llah neden?" diye sorarlar. Muhammed cevap verir: "Cunku siz otekine berikine cokca lanet eder, zevclerinize karsi kufran-i ni'met gosterirsiniz. (ne acaiptir ki kendini zapteden tam akilli ve dininde) hazimli kimsenin aklini sizin kadar eksik akilli, eksik dinli kimsenin celebildigini gormedim."

Kadinlar biraz daha sasirmis olarak yine sorarlar: "Aklimizin, dinimizin eksigi nedir? Ya Resu'llah". Bu soru uzerine Muhammed onlara Kur'an'in Bakara suresinin 282inci ayetini hatirlatir: "Kadinin sahadeti, erkegin sahadetinin yarisi degil midir?" Kadinlar, "Evet" diye yanit verirler. Onlarin bu dogrulamasi uzerine Muhammed tekrarlar: "Iste bu aklinizin eksikligindendir." (Yani Diyanet 282. ayette Canver'in önergesine cevap verirken çarpıtmış.Onlar kadınların fazla anlaşmada bulunmadıklarından dolayı hafızalarının bu konuda güvenilmez olduğunu söylerler.Ama yukarıdaki hadiste neden belli:
Akıllarının eksik olması...)
Bunu soyledikten sonra yine kadinlara sorar: "Kadin hayiz gordugu zaman da namaz kilmaz, oruc tutmaz, degil mi?"
Kadinlar buna da "Evet" derler. Bunun uzerine Muhammed, "Iste bu da dininizin eksikligindendir" diyerek sozlerini tamamlar. (Buhari Muhtasari Tecrid-i Tercemesi, 1970-, I, 222, Hadis No 209) ''
''"Bir adam karısını yatağına çağırsa da, kadın yanaşmasa, o sırada cinsel ilişkide bulunmazsa ve bu yüzden kocası geceyi öfkeli-sinirli olarak geçirse, melekler o kadına, sabaha değin lanet ederler." (Bkz. Buhari, e's- Sahih, Kitabu Bed'il'halk/7; Tecrid, hadis no.1337; Müslim, e's-Sahih, Kitabu'n-Nikah/120-122,hadis no.1436; Ebu Davud, Sünen, Kitabu'n-Nikah/42, hadis no.2141). ''
''3273 - Hz. Ömer (radiyallahu anh) anlatiyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Erkege, hanimini ne sebeple dövdügü sorulmaz." Ebu Davud, Nikah 43, (2147). ''
''3277 - Amr Ibnu'I-Ahvas (radiyalIahu anh) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kadinlara karsi hayirhah olun. Çünkü onlar sizin yaninizda esirler gibidirler. Onlara iyi davranmaktan baska bir hakkiniz yok, yeter ki onlar açik bir çirkinlik islemesinler. Eger islerlerse yatakta yalniz birakin ve siddetli olmayacak sekilde dövün. Size itaat ederlerse haklarinda asiri gitmeye bahane aramayin. Bilesiniz, kadinlariniz üzerinde hakkiniz var, kadinlarinizin da sizin üzerinizde hakki var. Onlar üzerindeki hakkiniz, yataginizi istemediklerinize çignetmemeleridir. Istemediklerinizi evlerinize almamalaridir. Bilesiniz onlarin sizin üzerinizdeki haklari, onlara giyecek ve yiyeceklerinde iyi davranmanizdir.''
Tirmizi, Tefsir Tevbe, (3087). ''
''Bakara Suresi, Ayet:228 : Fahruddin Razi, e't-Tefsiru, Taberi, Camiu'l-Beyan, 2/275-276; Tefsiru İbn Kesir, 1/271; Dr. Kamil Musa, Derece, Beyrut, 1987,.15-26 kitaplarındaki yorumlara göre:
Erkek kadından birçok yönden üstündür:
Erkeğin akılca üstünlüğü vardır
Diyette (kurtulmalıkta) üstünlüğü vardır.
Miras konularında üstünlüğü vardır.
Erkek, "kadı (yargıç)", 'hükümdar" olur, kadın ise olamaz. Erkek tanıklığa da daha elverişlidir.(İslam gelmeden önce kadınlar yönetici olabilirlerdi.İslam'da bu da kalkmıştır(hadis hükmü ile)Kısacası İslam kadın haklarını karanlıktan aydığınlığa götürmemiş az aydınlıktan karanlığa taşımıştır)
Erkek, kadının üzerine evlenebilir. Dilerse karısının, karılarının üzerine cariye de alabilir. Kadın için, kocasının üstüne evlenmek gibi bir hak yoktur.
Mirasta erkeğin payı daha çoktur.
Erkek kadını boşayabilir. Kadın, erkeği boşayamaz. Erkek kadını boşadıktan sonra da süresi içinde dönüş yapabilir, kadının bu yönde bir hakkı yoktur.
Erkeğin ganimetten payı kadınınkinden çoktur. ''
Ve işte Kuran'dan bir ayet.Bu ayet açıkça itaatsizliğinden ŞÜPHELENDİĞİNİZ(daha itaatsizlik suçu(!) işlenmemiş yani) kadınları şunu şunu yapın sonra dövün diyor:
"Allah'ın kimini kimine üstün kılmasından ötürü ve erkeklerin, mallarından sarf etmelerinden dolayı, erkekler, kadınlar üzerine hakimdirler. İyi kadınlar, gönülden boyun eğenler ve Allah'ın korunmasını emrettiğini, kocasının bulunmadığı zaman da koruyanlardır.Serkeşlik etmelerinde endişelendiğiniz kadınlara öğüt verin, yataklarında onları yalnız bırakın, nihayet dövün. Size itaat ediyorlarsa onların aleyhine yol aramayın. Doğrusu Allah Yüce'dir, Büyük'tür." (Çevirideki "serkeşlik", ayetteki "nuşuz"un karşılığıdır. "Serkeşlik", Türkçe sözlükte şu anlamdadır:"kafa tutma, baş kaldırma." ) (Nisa-34)(Ki burada kimi arkadaşların kadın erkek birbirini tamamlar savı da çöküyor...Açıkça erkeğin kadından üstün olduğu belirtiliyor)

Benden şimdilik bu kadar.Şeriat ve Kadın kitabını bulabilirsem dahasını yazarım.Ama yukarıda ki hadisler zaten bazı şeyleri belli ediyor...
Uğursuzluğun yasaklandığı olayına gelince sevgili Mahabadprensi bu konuda da hadiste bir çarpıtma var.Onu da sonra yazarım...
Sevgiler...

kula 12-10-2005 23:12

Lütfen artık biraz düşünün.Böyle klasik cevaplarla ancak kendinizi kandırabilirsiniz.

Diyelimki babamın 1 trilyon tl serveti var.Bana 600 küsür milyar kız kardeşimede 300 küsür milyar miras kalıcak.Kız kardeşim çok fakir bir adamla evlendi ve evi o geçindirmek zorunda kaldı.Ben evlenmedim ve ya zengin bir kadınla evlendim,farketmez.Bu durumda da adalet olurmu.

"Kız kardeş bir erkekle evleneceği zaman kız kardeşin bir dairesiyle evleneceği erkeğin ailesinden kendisine miras kalan iki payı bir araya gelince toplam üç payları olur. Erkek kardeşinde kendi iki payıyla beraber bir kızla evlenirken evleneceği kızın bir payıyla beraber onlarında toplam üç payı olur. "

Böyle şeyleri söylemek için aptal olmak gerekir.Herkese miras kalıyor mu yada herkese kalan miras aynımı diye düşünmek aklına gelmedi mi ya mümin kardeşim.

burkay 13-10-2005 13:13

Diyelimki babamın 1 trilyon tl serveti var.Bana 600 küsür milyar kız kardeşimede 300 küsür milyar miras kalıcak.Kız kardeşim çok fakir bir adamla evlendi ve evi o geçindirmek zorunda kaldı.Ben evlenmedim ve ya zengin bir kadınla evlendim,farketmez.Bu durumda da adalet olurmu.
SEVGILI KARDESIM BU DURUM SÖZKONUSU ISE KIZ KARDESINE YARDIM EDERSIN OLUR BITER NIYE ZORLUYORSUN KENDINI BUKADAR ...

sargon 13-10-2005 14:14

Başka bir deyişle İslam miras hukukunda adaletli davranmamış ama biz bunu kendi davranışlarımızla düzeltebiliriz. Eğer kula adaletli davranmazsa kızkardeşi de şansına küssün. Ya da abisi adaletli davranmadığı için İslam'a küssün.

burkay 13-10-2005 16:13

Görüldüğü gibi erkek kardeşe çok miras payı verilmesinin sebebi onun toplum içindeki ağır sorumluluğundan dolayıdır. Erkek kardeş aldığı iki payı hep harcayacak , hep eksilecektir. Kız kardeş ise aldığı bir payın yanında mihir, nafaka alacak. Malı artacaktır. Bir payı da kendinin olacaktır. Görüldüğü gibi ilk başta erkek kardeş fazla pay alır gibi görünürse de iş alınan payların dağılımına kullanılmasına gelince kız kardeşin az payı ile erkek kardeşinden daha fazla imkan olanak paya sahip hale geldiği görülmektedir. Erkek kardeşe ailesine -Eşine - verilmesi için fazla verilmiştir. Zamanla bu oran kız kardeş lehine değişmektedir.
BUNU HERHALDE ANLAYAMADINIZ SIZ ...

burkay 13-10-2005 16:25

BIRDE BUNU OKUYUN ARKADASLAR ...KADININ MİRASI



Islâm'da

miras taksimi nasıldır? Kadınlar terikenin ne kadarını alırlar? Erkeklerle eşit almazlarsa
sebebi
nedir? Memede iken, ya da daha sonra evlatlığa verilen kız ya da erkek çocuk,
evlât edinenin
malını alması halinde, kardeşleriyle beraber öz anne ve Babasından da
miras alır
mı?

Islâm hukuku, miras konusunda, modern hukuktan farklıdır. Buna
göre, bazı
müstesna meseleler hariç, kadına bir, erkeğe iki esası geçerlidir. Sebebi,
Allah'ın öyle
buyurmasıdır. "Allah'ın, evlatlarınız konusundaki hükmü; erkeğe iki kadın
payı olmasıdır" (Nisâ:
4/11) Önce müslümanım diyen herkes bunu böyle kabul eder.
Ancak bunun hikmetlerinden
söz edilebilir. Meselâ: 1. Islâm evlenmeyi teşvik etmiş,
kadınla erkeği bir bütünün iki yarım
parçası olarak vasıflandırmıştır. Evlenen çiftler,
herşeyleriyle bir bütün oluştururlar. Dolayısıyla
birinin az, diğerinin çok miras alması,
sonucu hiç etkilemez. Meselâ: Babaları kendilerine üç
milyon lira bırakan bir kız ve bir
erkek kardeş bunu ikili birli taksim ederlerse, kızın bir erkeğin iki
milyonu olur. Bir başka
babanın da aynı şartlarda dünyadan ayrıldığını ve onun kızıyla berikinin
oğlunun, oğlu
ile de kızının evlendiğini düşünürsek, her iki çiftin de üçer milyonu olacaktır. Bu
mirasları
ikili birli değil de yarı yarıya bölüşmüş olsalardı, kızlar da erkekler de birer buçuk milyon

alacaklar ve evlenince çiftlerin yine üçer milyonları olacaktı. Işte Islâm pratikte bir şey

değiştirmeyen bir yöntemle başka şeyleri de gerçekleştirmiş oluyor. 2. Islâmda devamlı
kazanan
durumunda olan erkek çocuk, ağır işlerde kendisine arka çıkmayan kız
kardeşinin de mirastan
kendisi kadar pay almasını hazmedemeyecek ve ona karşı gizli
bir kin ve nefret duygusu
taşıyacak ve aralarına soğukluk girecek, akrabalık ilişkileri
zayıflayacaktı. 3. Yine Islâm'da diyet
gibi mâlî cezalar, karının ve çocukların nafakası
erkeğe yüklenmişken, mirastan eşit pay alması
erkeğe haksızlık olacaktı. 4. Çiftlerin
kurdukları yuvaya teorik olarak eşit mal getirmeleri halinde
"kefâet"in dengesi bozulacak,
kadın evin reisi olan kocasına karşı daha minnetsiz ve pervasız
olacak, aile yuvası
daha kolay dağılmaya maruz kalabilecekti.

Islâmda evlatlık
müessesesi
bulunmadığı için, evlât edinilen çocuk, edinenlerin malını alsa dahi, kendi

ana-babasının bıraktığı maldan da diğer kardeşleri gibi pay alır.

aspartam 27-10-2005 10:02

Arkadaşlar Kur'ana hala kendi gözünüzden değilde başkalarının (mesela İlhan Arsel,mesela Gazali) at gözlüğünden bakmaya devam ediyorsunuz.Tabi ayetlere böyle at gözlüğüyle önyargılı birbiçimde bakarsanız,gözünüzden birçok şey kaçacaktır.Şimdi gözünüzü iyice bir açın ve mirasla ilgili ayeti dikkatlice bir okuyun.Yinede gözünüzden kaçar diye ben ilgili yeri büyük harflerle yazıyorum.
"Çocuklarınız konusunda Allah, erkeğe iki dişinin hissesi kadar tavsiye eder. Eğer onlar ikiden çok kadın ise (ölünün) geride bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Kadın (veya kız) bir tek ise, bu durumda yarısı onundur. (Ölenin) Bir çocuğu varsa, geriye bıraktığından anne ve babadan her biri için altıda bir, çocuğu olmayıp da anne ve baba ona mirasçı ise, bu durumda annesi için üçte bir vardır. Onun kardeşleri varsa o zaman annesi için altıda bir'dir. (Ancak bu hükümler, ölenin) Ettiği VASİYET veya (varsa) BORCUN düşülmesinden sonradır. Babalarınız, oğullarınız, siz onların hangilerinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilmezsiniz. (Bunlar) Allah'tan bir farzdır. Şüphesiz Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır. (Nisa 11)"
İyice gördünüz mü?Demekki neymiş arkadaşlar önce vasiyet ve varsa düşülmesi.Adam vasiyetinde derse ki:Mirasımın 6/5 kızımın,6/1 oğlumundur.Buna uyulacak.Başka çıkar yolu yok.Gene deseki kardeşim ben çoluğumdan çocuğumdan razı değilim,onlara hiçbirşey bırakmıyorum.Mirasımın tümünü kelaynakları koruma derneğine bağışlıyorum.E mecbur buna da uyulacak.Varisler zırnık dahi talep edemezler.Eveet ne yapacakmışız sevgili müslüman ve ateist kardeşlerim.At gözlüklerimizi çıkaracakmışız ve kendi gözlerimizle bakacakmışız ayetlere.

Materyalist 27-10-2005 23:04

Eveeet!!! Ne yapacak mışız arkadaşalar? Atgözlüklerimizi çıkaracak mışız. Yani arkadaşlar, Kuranda bir erkeğe dört kadına kadar hak verildiğini ama kadınların sadece bir erkekle idare etmek zorunda kaldığını görecek mişiiiiiiiz!!! :D :D :D Kadınların şüphe üzerine dahi olsa, ufaktan okşanabileceğini görecek mişiiiiiiz!!! :D :D :D Kadınların eksik yaratıldığını görecek mişiiiiiz!!! :D :D :D Namazı köpek, eşek ve kadın olmak üzere 3 varlığın bozduğunu görecek mişiiiiiiiz!!! :D :D :D
Kadınların gönlünü almak için "cennet anaların ayakları altındadır" kandırmacasını görecek mişiiiiiiiz!!!! :D :D :D Kadınların cariye olarak kullanılacağını ve alınıp satılacağını görecek mişiiiiiiiz!!!!! :D :D :D

aspartam 28-10-2005 08:36

Hala at gözlüğüyle bakıyorsun.Müslüman bir erkeğin evliliğini niye 4 kadınla sınırlandırıyorsun.Ayet demiyor mu ikişer,üçer,dörder diye?Yani istediğim kadar kadınla evlenebilirim.(Aman bu sözümü içişleri bakanı duymasın gözlerimi oyar Alimallah.)

Guardian 28-10-2005 08:36

Alıntı:

Rasûlullâh (s.a.v.) Efendimiz de erkekleri, kadınların hak ve hukûkunu gözetmeye dâvet etmekte ve bu konuda: "Kadınların haklarını yerine getirme husûsunda Allâh’tan korkunuz! Zîrâ siz onları Allâh’ın bir emâneti olarak aldınız."
diye yazan arkadaşımız islamı savunuyor. Ama kadınları erkeklerin emanet aldıklarını söylüyor. bu kadın dediğin senin mal mı yiyecek mi ne? ilk önce bana bunu bir açıkla!

birde mal paylaşımında aynı kişi kız ın erkeğin yarısı kadar pay alması gerektiğini, kısaca kız evlenecek kocasındanda mal kalacak gibi seylerle acıklamıs. peki erkek evlenmeyecekmi? evlenen erkeğin karısı çalışıyor olabilir günümüzde! hadi onu geçtim, burada kadını biraz aşağılamış olmuyormusun? kadını kocaya kaçıpta herşeyin üstüne konan hazırcı bir varlıkmıs sıfatına sokuyorsun ve hala kadınlar bunlara seslerini çıkarmıyorlar ya şaşıyorum doğrusu ben bir erkek olarak kadınları kendilerinden daha çok savunuyorum.

Eğer erkekle kadın eşit olacaksa, noktasına virgülüne kadar eşit olmalı!

aspartam 28-10-2005 08:39

Tabi ya tam eşitliği sağlayalım erkekle kadın aynı hamama girsin.Erkek hamamı kadın hamamı diye ayrımcılık yapmayalım lütfen.

Guardian 28-10-2005 09:19

ya çok espritüelsin ve espritüelliğin sınırlarını aşıyorsun kendi kendine uçuşlara geçiyorsun, yada konu hakkında en ufak bir bilgin bile yok malesef..

erkek arasındaki haklar eşit olmalıdır. girebileceği, cinsiyetine özgü dört duvar arası boşluklar değil!

+ olarak bir imkansız daha gerçekleştirilir ve yobaz insanlar biraz daha bilinçlendirilirse,insalar aç olmazlarsa, çoğu yüzme havuzunda oldugu gibi erkeklerle kadınlar birarada gayet rahatlık ve huzur içinde temizliğini eylencesini yapabilirler. (bunlara hamamlarda dahil)

aspartam 28-10-2005 10:07

Sen erkek değilsin galiba.Çıplak bir kadınla yanyana olupta aklına sex gelmeyen adama ben erkek demem .

Guardian 29-10-2005 05:42

Alıntı:

aspartam´isimli üyeden Alıntı
Sen erkek değilsin galiba.Çıplak bir kadınla yanyana olupta aklına sex gelmeyen adama ben erkek demem .

işte Türkiyemizde malesefki bu sorunlar var. Elbetteki birşeyler hissedeceksin. Fakat bunu uygun yollarla dile getireceksin. Hayvanlar koklaşa koklaşa insanlar konuşa konuşa demişler dimi? Tabi bu sorunlarda dindeki aşırı baskı yüzünden oluyor. Senide suçlamamak lazım. O akdar kısıtlanıyoruz ki artık sex hayatı diye birşeyimiz kalmıyor. Böylece aç oluyoruz ve ona buna saldırıyoruz sokaklarda. Yabancı ülkelerde yokmu onlardada var fakat onlarınki aşırı serbestlikten bizimki ise aşırı baskıdan dolayı. kadınlar sokaklarda rahat yürüyemiyorlar bu yüzden. Halbuki önceki mesajımda da dediğim gibi insanlar yeteri kadar bilinçlendirilebilse bütün sorunlar kalkacak ve hepberaber gül gibi geçinip gidicez. Sen önceki mesajımda bu dediklerimi pek kavrayamamışsın galiba. Neyse umarım daha açıklayıcı olmusturda daha detaya inmek zorunda kalmam. :D

aspartam 31-10-2005 09:20

En fazla tecavüz,taciz senin o medeni zannettiğin ülkelerde oluyor.Dünyada yılda 400 milyar dolarlık bir uyuşturucu ticareti dönüyor.Bunların çoğunluğu nerede tüketiliyor zannediyorsun?Olum batı bitmiş fuhuş ve uyuşturucu batağına saplanmış.Aile diye evlilik diye bir şey kalmamış.Hükümetlerin elleri kolları bağlı,halklarına verdikleri sınırsız özgürlükleri (hayvanca yaşama biçimi) geri alamıyorlar ve büyük bir hızla sosyal kıyamete doğru gidiyorlar.

kani 31-10-2005 10:55

aspartam
"Sen erkek değilsin galiba.Çıplak bir kadınla yanyana olupta aklına sex gelmeyen adama ben erkek demem ."demiş.
Demekki kadının çıplak olması(anadan doğma çıplaklıktan bahsetmiyorum)müslüman erkekleri tahrik ettiği için onları kapatıyorlar.Söyledikleri gibi kadının iffetli olması için değil,kendileri azmasın diye.
Camilere kadın almıyorlar önümüzde eğilince nefsimiz uyanır diye.
bak sen hem allahın huzurunda allaha yöneleceksin hemde önündeki kadın eğiince şehvete geleceksin.iyi iş.
Kadın tarafından düşünelim
Çıplak bir erkek kadına sex düşündürmezmi,erkeklerin arkasında namaz kılmaya mecbur bırakılan kadın önündeki erkek eğildiğinde etkilenmez mi?
Müslüman erkeğe sorarsan etkilenmez neden mi kadın insan bile değildir ki nasıl etkilensin .O bir seks aletidir ,Muhammedin hadisleri var canınızın çektiği her an kadınlarınıza gidin diyor mealen.
Kadının arzuları istekleri yok evde kocası gelip ona istediği zaman istediğini yapsın diye bekliyor.
Evdeki seks makinası gözüyle bakılıyor kadına.
Müslümana göre kadın araba gibi kullanmadığın zaman üstünü örtceksin.

K.C. 03-07-2006 16:13

Re: islam kadını nasıl görüyor ayetlere bakalım
 
Kadına niçin erkeğin yarısı kadar miras hakkı düştüğünü matematiksel bir formülle açıklamış arkadaşlar. Güleyim mi ağlayayım mı bilemedim.

Demişler ki; kadına 1 hisse erkek kardeşine 2 hisse.
Kadın evlenince eşinden gelen iki hisseyle toplam 3 hisse olacak.

Erkek de evlendiğinde karısından gelecek 1 hisseyle toplam 3 hisse olacak. Böyle bakınca hakikaten mantıklı gibi görünüyor. Ancak tüm terekelerin birbiriyle aynı olması gerekir ki bu eşitlik sağlansın. Ve evlenecek olan herkesin miras bırakanlarının onlar evlenmeden önce ölmüş olması gerekir ki böyle bir denkleştirme yapılabilsin.

Gözden kaçan husus ise şu: Eğer miras hisseleri aynı olsaydı üstteki mantığa göre sonuç yine değişmeyecekti.
Kadına 1.5 hisse, erkek kardeşine 1.5 hisse.
erkek kardeş evlenince karısından gelen 1.5 hisseyle birlikte toplam 3 hissesi olacak. Aynı şey kadın için de söz konusu. Sonuç olarak erkeğin daha çok kişiye bakması v.s. gerekçesine dayandırılan yukarıdaki formül ve mantık geçersizliğini ispatlar durumda.

Kadına mirastan erkeğin yarı hissesini üstteki gerekçelerle vermek demek kadını erkeğe bağımlı, kendi ekonomik bağımsızlığını frenlemeye ve bir an önce evlenmeye, bir başka erkeğin hegamonyasına girmisini sağlamaya yönelik bir çabadır. Hz. Hatice zengindi ve ticaretle uğraşıyordu. Onun zamanında (cahiliyede) kadınlar ticaret yapabiliyorken islamiyette buna yönelik bir hükme Kur'an'da rastlamadım. Kadın erkeğin tarlası, erkek karısının yöneticisi... kadın hep erkekle birlikte zikredilmiş. Bağımsız bir kişiliği yok. Tek başına, bir birey olarak düşünülüp kadına verilmiş haklara (eşit haklara) rastlayamıyoruz.

Kadının kocasının yanında daha üstün düzeyde görünmesi aile ilişkilerini bozar demiş bir arkadaş yaptığı alıntıyla. Burada katılmamak mümkün değil. Gerçekten de sebeplerden biri bu olabilir. Zira erkekler kendilerine zekaca da maddi anlamda da denk ve üstün kadınları kabullenmekte biraz zorluk çekiyorlar. Hele ki mantık eğitimsiz Bedevi mantığı ise. Neyse ki günümüzde kadının da toplumda söz sahibi olmasını kabul eden kendiyle barışık, karısı üzerinde baskı ve hegamonya kurmayı eğitimine, gururuna, kişiliğine yediremeyen erkekler de var.
Arap erkeklerinin kadın konusundaki zihniyeti baş kaldırma ihtimali bulunan kadını azcık dövmeye izin veren ayette de gördüğümüz gibi paranoyak bir zihniyet.

Erkek kıskanç olduğu için kadına birden çok eş izni verilmemesi savunması gerçekten komik. Kadın da eşimi paylaşacağım bir kaç kadın olsa keşke diye düşünüyor sanki.

ikinci eşle evlenmek için 1. eşin rızasının aranması gerektiği Kur'an'da ayetlerle getirilmemiş bir hüküm. Zaten Hz. Ali de Fatma'nın üstüne eş almayı kafasına koyduğunda buna Peygamber engel olmuştur ki kızı üzülmesin. Öyle bir uygulama olsaydı Fatma engel olurdu.

Arkadaşın biri böyle bir alıntı yapmış: "Zaten Avrupa’da tek eşle yaşayan, zina etmeyen , çocuğu belli olan kaç toplum vardır. Kendi toplumunun yapısını çok iyi ben Pr. Dr. Forel şunu söylemektedir : Avrupa’da tek eş taraftarlığı etiket, riyadan başka bir şey değildir. " Erkek penceresinden bakılınca görülen bu olabilir. Aynı gerekçeye bir de kadın penceresinden bakın bakalım nasıl bir sonuç çıkıyor ortaya.

Cahiliyede kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü savı ile, kadınlar o dönemde erkeklerden çoktu bu yüzden koruyucusuz kalmasınlar diye çok eşliliğe müsade edilmiştir savı yan yana duramıyor. Kız çocukları öldürülüyor ise bu yoğun kadın nüfusu nerden gelmiş. Bunlardan biri yalan ama hangisi?

En fazla tecavüz taciz o medeni dediğimiz ülkelerde bulunuyormuş. Bu konuda bir araştırmam yok. Diğer ülkelerin istatistiklerini bilmiyorum. Ama şu bir gerçek ki Türkiye'deki rakamların az görünmesinin sebebi Ceza Muhakemeleri Usulü yasasındaki tuhaf düzenlemeler yüzünden ve toplum baskısı, töre cinayetine kurban gitme ihtimali vesaire sebeplerle şikayet yoluna çok az baş vurulması. Zaten Türkiyedeki istatistikleri yorumlayan uzmanlar bu suçun ancak %5'lik kısmının adliyeye yansıdığını söylüyorlar. Ki ensestin %01'lik kısmı yansıyor.
Bizler günahlarımızı saklamak uğruna, deşifre olmamak ve toplum içindeki yerimizi sarsmamak uğruna adli makamlara baş vurmuyoruz. İnancımız gereği de Allah'a havale ediyoruz, iş bitiyor ne yazık ki. Avrupa ve diğer medeni (?) ülkelerde bu oranlar fazla görünüyorsa onlar suçluların cezalarını öbür dünyaya tehir etme taraftarı olmadıkları içindir.

03-07-2006 17:49

Re: islam kadını nasıl görüyor ayetlere bakalım
 
ayetler herşeyi ortaya seriyor;Nisa 4:11..........Allah...erkeğe kadının payının iki mislini tavsiye eder.


Nisa 4:34..........Erkekler kadınlar üzerinde yöneticidirler.Çünkü Allah, kimini kiminden üstün kılmıştır.

Yusuf 12:76........(Biz) dilediğimizi derecelerle yükseltiriz.


Nahl 16:71 & 75....Allah, rızıkta kiminizi kiminizden üstün kıldı.


Ahzab 33:30-33&53..Ey peygamber kadınları, siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz.


Ahzab 33:50-51*....Ey peygamber...seninle beraber göç eden kızlarını sana helal kıldık...diğer mü’minlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helal kıldık).

özelliklede şu son ayete baksanıza ..sadece muhammede özel bir ayrıcalık ..düpedüz torpil yani :)

03-07-2006 17:52

Re: islam kadını nasıl görüyor ayetlere bakalım
 
Yusuf 12:76........(Biz) dilediğimizi derecelerle yükseltiriz.


Nahl 16:71 & 75....Allah, rızıkta kiminizi kiminizden üstün kıldı.


Ahzab 33:30-33&53..Ey peygamber kadınları, siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz.


Ahzab 33:50-51*....Ey peygamber...seninle beraber göç eden kızlarını sana helal kıldık...diğer mü’minlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helal kıldık).

yani islam bunu der !!

K.C. 03-07-2006 18:07

Re: islam kadını nasıl görüyor ayetlere bakalım
 
nehemya,
ayetlerin belli kısımlarını alarak sağlıklı bir sonuca varılamayabilir.

bazen bir ayet, bir önceki/öncekilerle veya sonrakilerle ilişkili oluyor. Bu durumda aynı ayetin tamamını almanız dahi eksik ve yanlış sonuca götürebilir.

sodomo-- 03-07-2006 18:29

Re: islam kadını nasıl görüyor ayetlere bakalım
 
nehemya Ahzap 33 e gelmişsin biraz daha ilerleyip 34-35-36-37'yi de alırsan KC nin dediği o bütünselliği görebilirsin. Yani üvey evladın eşi ile evlenmenin HELAL olduğu bizzat belirtilmiş. Hatta istersen bu ayetler ile ilgili bir kaç tefsir de ekelyiver ki sevgili KC konuyu tam anlayıversin.

hiramusta 03-07-2006 23:10

Re: islam kadını nasıl görüyor ayetlere bakalım
 
Üvey evladın eşiyle değil,üvey evladın boşandığı eşiyle.

vartor 04-07-2006 05:40

Re: islam kadını nasıl görüyor ayetlere bakalım
 
Uvey evladin, muhammed goz koydugu icin bosamaya mecbur kaldigi esiyle....

can35 21-09-2008 02:57

burkay'ın kıt aklı
 
[quote=burkay;10060]

Miras : 3 daire

Erkek kardeş Kız kardeş

2 1



1-) Kız kardeş Erkek 2-) Kız Erkek kardeş 1 2 1 2


evleniyor + = 3 3= + evleniyor
Mihir, Nafaka (+) Mihir, Nafaka (-)

akıl fukarası biri, bu olayı mantıksal bir boyutta açıklamaya çalışınca elbette ki böyle abuk- subuk şeyler söyleyebiliyor ve işin kötüsü kendi söylediklerine kendi de inanıyor.

Ben de şöyle bir matematiksel formül öneriyorum; tam tersine erkeğe 1, kadına 2 miras olabilirdi. Neden mi? Nasılsa erkek 4 kadın alıyor; 1 kendinde var, 8 de aldığı kadınlardan geliyor, ediyor 9.

bak gördün mü, fena olmadı değil mi böyle de. senin fukara aklınla, ortaya koyduğunu ben biraz daha zenginleştirdim, hem adeletsizliği de erkek aleyhine döndürdüm..

okinono 06-10-2008 15:47

Konu : İslam Kadını nasıl görüyor...

http://www.salgit.com/resimler/alemerkekgrsn.jpg


Yav hem evrim savunulacak hem de tabiatın fıtriyatından ayrılınacak. Olmaz... Zinhar Haram :)

Neyse O..

Alem Erkek Görsün
:D:D:D

thunderpoint 06-10-2008 16:35

"İslam Kadını nasıl görüyor?"


Artık göremiyor..:D
http://haber.gazetevatan.com/haberde...&Newsid=202104

pervane 06-10-2008 21:45

Yav hem evrim savunulacak hem de tabiatın fıtriyatından ayrılınacak. Olmaz... Zinhar Haram :)





Sevgili Okinono;
Erinmedim hayvan ansiklopedisine baktım. Tabiatın fıtriyatı aşağıda,Helal haram kısmını ulemaya soralım. Ayrıcaaaaa. Neyse vazgeçtim.:D:D:D

Bu mesajı da yazdırabildiniz ya bana ZİNHAR suçum yoktur.:o

EVCİL TAVUKLAR

İNSANOĞLU tarafından evcilleştirilen kuşların ilki evcil tavuktur. İnsanlar tarafından beslenen en önemli hayvanlar arasında sığırlardan hemen sonra gelir.
Eski Çin kayıtlarına bakılırsa, tavuk bu memlekete yaklaşık olarak Milâttan Önce 1400'de batıdan; yani Hindistan'dan getirilmiştir. Eski Mısır'lılar bu ülkelerden de Avrupay'a yaymıştır. Tahiti'yle Pasifik'in uzak adalarının Polinezya'lılarm yiyecekleri arasında kümes hayvanları eskiden beri önemli bir yer tutmaktadır. Bununla beraber İspanyollar tarafından getirilene kadar Yeni Dünyada evcil tavuk yoktu. (Beri yandan, bir Amerika kuşu olan hindi de, İspanyollar onu yeni kolonilerinden anavatanlarına götürene kadar Avrupa'da tanınmıyordu.)
Birçok Tavuk Çeşitleri. Bugün düzünelerle tavuk çeşidi tanımaktayız. Bunlar irilik, görünüş ve faydaları yönlerinden farklı olmamalarına rağmen, hep bir tek türün: Hindistan' m «Bankiva» veya öbür adıyla «kızıl çengel tavuğu» nun (Gallus galus) soyundan gelmektedir.İnsanlar,
tavukların, eti, tüyleri, yumurtaları, kuvveti, saldırganlığı gibi özelliklerini göz önünde tutarak türlü çeşitleri çiftleştirmişler ve yeni yeni çeşitler üretmişlerdir.
Bir tek türden geldiği bilmen çeşitli cinsler arasındaki tezat dikkate değer. 6 kiloluk muazzam «Brahma.» larla yaklaşık olarak 600 -650 gramlık nazik «ispeng» leri, kuyruğu 360-370 santim uzunluğunda olabilen «Yokohama» larla minik yastık kuyruklu «Koçin» leri, göz kamaştırıcı tüylü «Hamburg» larla, yeknesak renkli «Orpington» lan göz önüne getirin.
Ticareti en çok yapılanlardan «beyaz leghorn» âdeta bir yumurtlama, makinesidir. İyi bakım gören beyaz leghorn tavukları hemen bütün yıl boyunca günde bir yumurta yumurtlarlar. Buna karşılık, kuluçka içgüdülerini kaybeden bu tavukların yumurtalarından yeni nesillerin üretilmesi, kuluçka makinelerinin sayesinde kabil olmaktadır.
Süs tavuklarının da sayısız çeşitleri vardır. Bunların en güzelleri arasında cüceler, yani Bantam'lar yer alır. Bu çeşit Cava adasının Bantam bölgesi yerlileri tarafından geliştirilmiştir.
«Bantam» tavukları hayvanat bahçeleriyle av hayvanı çiftliklerinde sülün yumurtalarının üzerinde kuluçkaya oturmakta ve yavru sülünleri büyütmekte kullanılır. Bantam tavuklarının sakin ve güvenilir tabiatları bu vazifeye çok elverişlidir. Kuvvetleri ve hırçınlıkları için seçilmiş bir cins olan dövüşçü horozlar ölesiye dövüşmek üzere yetiştirilmektedirler. Gerçekten ölesiye dövüşmektedirler.

Ayrıca bkz. Adem ile Havva’nın uzun yürüyüşü.

ism@ 07-10-2008 17:26

Muhammed Peygamberin Anlattığı Kadın Sadece Kurandan öğrenilir ve İtirazlarınız Kurana göre olsun Ey inanmayanlar Boş Uydurma Dinimize ilave
Hadisleri alıp ta islamı Karalayamazsınız

Kuran = İslam

Yapacaksanız buna yapın itirazınızı yapamazsınız Çünkü

Kuran kadını erkeğe erkeği kadına elbise yapar Mümin Kadınlarla erkeklerin Dost Arkadaş olduğunu söyler (Kafir kadın erkeklerin) bile birbirini dostu olduğunu söyler Kuran Tüm insanlığın Kadın erkek bir biri ile evlenebileceğini de söyler Yalnızca Dinimizle Alay edenleri dost etme yasağı vardır bizde Zaten Bir insan kendisi ile sürekli alay eden değerlerine saygı göstermeyen birini gönül dostu edinmez

Kuran Kadını israiliyet kökenli uydurmalarla Aşağılamaz Peygamberin diye bir takım bi yerden .... sallama sözleri Nazar itibari alamazsınız

Bu sözlerle islam Karalanmaz

ozgur_beyin 07-10-2008 18:11

sevgili isma peki aşağıdaki ayetide bir açıkla bakalım

Nisa 4/34. Allah'in kimini kimine ustun kilmasindan oturu ve erkeklerin, mallarindan sarfetmelerinden dolayi erkekler kadinlar uzerine hakimdirler. Iyi kadinlar, gonulden boyun egenler ve Allah'in korunmasini emrettigini, kocasinin bulunmadigi zaman da koruyanlardir. Serkeslik etmelerinden endiselendiginiz kadinlara ogut verin, yataklarinda onlari yalniz birakin, nihayet DÖVÜN. Size itaat ediyorlarsa aleyhlerine yol aramayin. Dogrusu Allah Yuce'dir, Buyuk'tur
BUDAMI KARLAMA


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:15 .