Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Yeni Üyeler (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=28)
-   -   Herkese merhaba (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=9481)

abdulKADİR 10-04-2009 19:54

Herkese merhaba
 
Adım abdulKADİR.
Google'den bir konu ararken foruma girdim ve şöyle bir tur attım. Ana sayfadaki Serdar Kaangil'in ''Kur'an Allah Kelamı mı?'' başlıklı makalesini okudum. Geçen haftalarda üzerinde konuştuğumuz ve tartıştığımız bir konu olduğu için ilgimi çekti. Makale'yi çok seviyeli bulduğumu belirtmeliyim. Ama bir müslüman olarak eksikleri olduğunu gördüm ve bir cevap yazmayı görev bildim. Cevap için üyelik şart olduğundan üye oldum. Üye olmuşken bana tahammül edebildiğiniz kadar forumunuzda kalmak isterim oğrusu. :)

Belirli bir misyonum var ve bu bu misyonum doğrultusunda kendi çapımda birşeyler yapıyorum. Bu misyonum içinde, dinsizlik ve ateizmle fikri mücadele ve insanları üç ilahi dinden birine bağlamak için onları kutsal kitaplarla tanıştırmak ta var.

Sizin evsahipliğinizde kendimi mecbur hisstettiğim konularda ortaya atarak seviyeli tartışmalar yapmama izin vereceğinizi tüzüğünüzde belirtmenizden yola çıkarak ''Bismillah'' diyorum.

Seviyeli paylaşımlarda buluşmak üzere...

frodo 10-04-2009 19:59

Bu durumda bize hoşgeldin demek kalıyor.

eylemsel 10-04-2009 20:12

umarım ön yargılarından kurtulmuş olarak geldinizhttp://www.turandursun.com/forumlar/...cons/icon7.gifaslında baştanbelirtmişsiniz niçin deldiginizi. herkese ders vermek içinhttp://www.turandursun.com/forumlar/...cons/icon7.gif

azınlık 10-04-2009 20:26

Alıntı:

abdulKADİR´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165740)
Belirli bir misyonum var ve bu bu misyonum doğrultusunda kendi çapımda birşeyler yapıyorum. Bu misyonum içinde, dinsizlik ve ateizmle fikri mücadele ve insanları üç ilahi dinden birine bağlamak için onları kutsal kitaplarla tanıştırmak ta var.

Hoşgeldiniz.

Merak ettim, niye İslam değil de üç ilahi dinden biri?

A.

parmis 10-04-2009 20:29

Herkes konuşsun kimse susmasın fikirler ne kadar çok ve değişik olursa o kadar yaralanırız..Abdulkadir arkadaşa hoş geldin diyorum...
merhaba:))

parmis(güneşin-kızı)

dilaver 10-04-2009 20:35

Sayın abdülkadir

Umarım bu seviyenizi sonuna kadar korursunuz.

Aramıza hoş geldiniz. İyi katılımlar diliyorum.

saygılarımla

abdulKADİR 10-04-2009 20:40

Hoşbulduk frodo.
eylemsel, ders vermek demeyelim de, bildiklerimi paylaşmak diyelim. :)
azınlık, üç din çünkü, her ne kadar teferruatta ayrılsalar da üçünün de kaynağı aynı ve tek. Üçünün çok fazla ortak yanı var ve ne yazıkki karşılıklı önyargılar birbirlerini tanımaya engel olduğu gibi düşmanlık sebebi de oluyor. Aynı kaynaktan beslenen bu insanların birbirine düşmeleri dünya da dinsizliğin en büyük sebeplerinden biri. İnsanlar haklı olarak ''dinler insanlara kan ve gözyaşından başka birşey getirmiyor işte'' deyip çareyi inkarda buluyor. Bu düşmanlıkların sebebinin dinin özünden değil de insanlardaki bilgisizlikten kaynaklandğını düşünüyorum. Eğer bu cahil hristiyan yahudi ve müslümanlar kendi kitaplarını gerektiği gibi okur ve Allah'a kitaplarının gereği gibi teslim olurlarsa, dünya bir Dar-us Selam- Barış Yurdu'na dönecektir diye inanıyorum.

parmis ve dilaver, sizlerden de hoşbulduk...

OQONUC 10-04-2009 20:52

Hoşgeldiniz abdulkadir

insanları üç ilahi dinden birine bağlamak için onları kutsal kitaplarla tanıştırmak ta var.
.....

Bir soru ile başlayalım;

Budizm bir din midir?

Selamlar

prozac 10-04-2009 21:21

Sn. Abdulkadir ;

Dinlerden özgürlüğe hoşgeldiniz,kalıcı ve katılımcı olmanızı dilerim..

ozgur_beyin 10-04-2009 21:22

sevgili abdulkadir hoşgeldin önyargı dinlerde var çünkü önyargılı olmak bir nevi dinin gereğidir

aydoe 10-04-2009 22:12

''Ama bir müslüman olarak''
''Belirli bir misyonum var ve bu bu misyonum doğrultusunda kendi çapımda birşeyler yapıyorum. Bu misyonum içinde, dinsizlik ve ateizmle fikri mücadele ve insanları üç ilahi dinden birine bağlamak için onları kutsal kitaplarla tanıştırmak ta var.''

Müslümanların böyle bir misyonu olduğunu bilmiyordum,bu medeniyetler ittifakı ,dinler arası diyolog gibi bişey mi?
Kim verdi bu misyonu size acaba?

azınlık 10-04-2009 22:44

Alıntı:

abdulKADİR´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165752)
... Eğer bu cahil hristiyan yahudi ve müslümanlar kendi kitaplarını gerektiği gibi okur ve Allah'a kitaplarının gereği gibi teslim olurlarsa, dünya bir Dar-us Selam- Barış Yurdu'na dönecektir diye inanıyorum ...

Hoş bir dilek ama sence pratikte mümkün mü?

Ayrıca, ateistlerin Dar-üs-Selam rüyanıza engel olacağını, barışı bozacağını mı düşünüyorsunuz?

A.

evrensel-insan 10-04-2009 22:47

Saygideger abdulKADIR;

Sitemize ve aramiza hosgeldin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

placebo 10-04-2009 23:30

Hoşgeldiniz..Allah yar ve yardımcınız olsun..:)

abdulKADİR 11-04-2009 01:26

Alıntı:

OQONUC´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165753)
Hoşgeldiniz abdulkadir

insanları üç ilahi dinden birine bağlamak için onları kutsal kitaplarla tanıştırmak ta var.
.....

Bir soru ile başlayalım;

Budizm bir din midir?

Selamlar

Hoşbulduk OQUNUC.
(Bu arada adımı yanlış yazan arkadaşların dikkatini çekmek isterim. Doğrusu abdulKADİR olacak. abdul küçük, KADİR büyük. Yani KADİR olan büyük ALLAH'ın küçük kulu :) )

Burası tanışma bölümü olduğu için soru-cevaplara girerek yönetimi kızdırmıyoruzdur umarım.

Budizm, birçok sahte dinden bir dindir evet. Din, ölüm öncesi ve sonrasına dair bir takım tabuları olan ve insanlara bu konuda bir yaşam biçimi sunan her türlü sistemdir. Bu anlamda demokrasi, komunizm, bahailik, budizm, taoizm v.s. hepsi birer dindir. Ama insanları hem dünya hayatında hem de ölüm sonrası hayatta gerçek mutluluğa ulaştıracak gerçek din bir tanedir. Diğerleri bu gerçek dinden unsurlar taşıyabilirler ama asıl dinin yerini tutamazlar. Tahmin ettiğiniz gibi bu dinin ortak adı islamdır. Musevilik, İsevilik ve Muhammedilik bu dinin aşamalarıdır.

abdulKADİR 11-04-2009 02:00

Alıntı:

aydoe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165770)
''Ama bir müslüman olarak''
''Belirli bir misyonum var ve bu bu misyonum doğrultusunda kendi çapımda birşeyler yapıyorum. Bu misyonum içinde, dinsizlik ve ateizmle fikri mücadele ve insanları üç ilahi dinden birine bağlamak için onları kutsal kitaplarla tanıştırmak ta var.''

Müslümanların böyle bir misyonu olduğunu bilmiyordum,bu medeniyetler ittifakı ,dinler arası diyolog gibi bişey mi?
Kim verdi bu misyonu size acaba?

Bu misyon benim bulduğum bir misyon. Adına da 'temiz yaşam projesi' dedim. Bu projeme tevrattan, zeburdan, incilden ve kur'andan referanslar gösterdim. Adını ettiğiniz projelerle benzerlikleri olabilir ama aynısı değil. Aklın yolu birdir derler. İnsan onuru ve dünya barışı için kafa yoran insanlar devamlı birşeyler üretebilir. Önemli olan bu ürettiklerimizin MUTLAK DOĞRUYA ne kadar yakın olduklarıdır.

Alıntı:

azınlık´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165778)
Hoş bir dilek ama sence pratikte mümkün mü?

Ayrıca, ateistlerin Dar-üs-Selam rüyanıza engel olacağını, barışı bozacağını mı düşünüyorsunuz?

A.

Pratikte mümkün olduğunu tarihen gördük. Kral peygamber Süleyman döneminde insanlar barış içinde yaşadılar. Başkenti Yeru-Salem barış yurduydu. Muhammed Peygamber döneminin başkenti Medine-i Fadıla, faziletli şehir idi ve üç din mensubu olupta fitneden uzak duranlar kardeşçe bir arada yaşadılar. Avrupa Endülüs Emevi hanedanlığının ilk yüzyılları barış içinde geçti... Ve kıyamete on kala dünyada yine BARIŞın hakim olacağı günler gelecektir. Bizim projemizde bir karınca misali bu amaca hizmet ederse ne mutlu bize.
Ateistler konusuna gelince... Benim inancıma göre, BARIŞ Allah'ın ismidir. El-Selam. Birbirini ancak dindarlar gerçek manada barış ve esenlik dilekleriyle selamlarlar. (Arapça selam aleykum ve ibranice şalom alehım). Gerçek barış ancak bizi YARATANa boyun eğdiğimzde sağlanabilir. İnsanların ürettiği sistemler hiçbir zaman gerçek barışı sağlamazlar. Dolayısıyla pasif ateizm dünyaya barışı getiremez. Aktif ateizm ise bırakın barışı getirmeyi mevcut bulunan eksik barışı dahi yok edicidir.(Ateizm eleştirisine burda girmemek için kesiyorum.)

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165780)
Saygideger abdulKADIR;

Sitemize ve aramiza hosgeldin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Hoşbulduk evrensel-insan...

Alıntı:

placebo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165786)
Hoşgeldiniz..Allah yar ve yardımcınız olsun..:)

Hoşbulduk placebo. Amiin. Siz dinlerden özgür kalmadan önce bizim cenahtaymışsınız anlaşılan. Duanız çok içten ve çok bizden :) İnşallah siz de ALLAHı tekrar yar ve yardımcı edinirsiniz:)

aydoe 11-04-2009 02:18

MUTLAK DOĞRUYA

Siz bana mutlak doğru gösterin ben tevrattan başlayayım.
İmzama bakın.
Değişmeyen tek şey değişimdir haricinde olsun.

http://www.turandursun.com/forumlar/...ghlight=mutlak

Bu başlığıda okumanızı öneririm.

placebo 11-04-2009 03:28

Alıntı:

abdulKADİR´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165822)

Hoşbulduk placebo. Amiin. Siz dinlerden özgür kalmadan önce bizim cenahtaymışsınız anlaşılan. Duanız çok içten ve çok bizden :) İnşallah siz de ALLAHı tekrar yar ve yardımcı edinirsiniz:)

Bir araştırmacı gazeteci ile karşı karşıyayız:cool:..Göreviniz hazırlanıpta gelmişsiniz,bravo..

Allah'ı tekrar yar ve yardımcı edinsem bile,bir kaç ayetinden affetmesinin pek mümkün olmadığını ya da bunun çok zor olabileceğini okuduktan sonra,boşuna kendimi yormayayım diyorum.:)..Bakınız; aşşağıdaki ayetler;

Tevbe 66
(Medenî 113) (Boşuna) özür dilemeyin; çünkü siz iman ettikten sonra tekrar kafir oldunuz. Sizden (tevbe eden) bir gurubu bağışlasak bile, bir guruba da suçlu olduklarından dolayı azap edeceğiz.


Nahl 106
(Mekkî 70) Kim iman ettikten sonra Allah'ı inkar ederse -kalbi iman ile dolu olduğu halde (inkara) zorlanan başka- fakat kim kalbini kafirliğe açarsa, işte Allah'ın gazabı bunlaradır; onlar için büyük bir azap vardır. *


Pek affedici bir varlık olmadığını diğer ayetlerinden de anlıyoruz zaten..


Mütemadiyen küfürler ve kendi kendine yeminler ediyor,cehennemi illa ki tıkabasa dolduracakmış:confused:..Uzlaşmaz bir Tanrı olduğu kesin..Söylemlerine bakılırsa bizden tiksiniyor bile olabilir...Aciz kulları yaratıp ortaya attıktan sonra onunla kedi fare gibi oynayan,gönderdiği bir çok dinle,çelişkili ayetleriyle kafa karışıklığına sebep olan,bir dediği bir dediğini tutmayan,en önemlisi de yolladığı tek kitaptan herkesin farklı bir din-Allah manası çıkarttığı bir tanrı bu:confused:


Benim merak ettiğim;Allah'ın adını dilimden düşürmeden güzel güzel namaz kılan ,oruç tutan,hiç kimseye haksızlık,terbiyesizlik yapmayan,kalp kırmayan gayet iyi bir müslümanken,neden Allah gözlerime perde indirip,kalbime mühür vurdu durduk yerde,anlamak mümkün değil!..Davranışlarında bir çelişki ve vurdumduymazlık var bilmem farkında mısınız?..Hem herkesi müslüman yapacağım diye Muhammed'in eline Kuran'ı tutuştur yolla,adamcağızı peygamberlik yapıp din yayacağım diye uğraştır dur,sonra gel kendi kendine iyi halli bir müslümanı al,kafir yap..Olacak işmi ?.Peygamberler bir yandan herkesi dinlere davet etmeye çalışırken,o bir yandan yaptıklarını bozup kafirleştirmeye çalışıyor...Yaptığı düpedüz, onların ektiği çiçekleri yolmak..

Bu marazi semptomlardan bir an önce kurtulduğuma seviniyorum.Umarım siz de gerçeklerden korkmaz ve yüzleşme cesaretini kendinizde bulursunuz..İşte bu,hayattaki en büyük kazancınız olacaktır..

Forumlardaki konuları mutlaka okuyunuz

sevgiler

sargon 11-04-2009 03:34

Medeniyetler ittifaki, dinler arasi baris güzel dilekler, birileri gercekten bu ugurda caba veriyorsa neresini elestirecegiz anlamadim. Bence güzel bir dilek, biz tüm dünyada baris olsun istiyoruz. Müslümanlarin hiristiyanlardan, hirisriyanlarin müslümanlardan yada Amerikalinin Iraklidan, Iraklinin Amerikalidan nefret etmesini istemiyoruz.

Medeniyetler ittifakinin gerceklesmesi mümkündür. cünkü dünya da medeniyetler de sürekli degisiyor, ancak dinler arasi baris pek olasi gibi görünmüyor. Tabii dinsel bir cerceveden bakildigi sürece. Dinler arasinda barisi gerceklestirebilecek olan sey dinlerin disindan evrensel hukuk ilkeleri ve evrensel insani degerler ile dünyaya bakabilmektir. Dinler degismez, sabit ilkelere baglandigindan, dinler arasinda kardeslik din ekseninden mümkün degildir bence.

Alıntı:

abdulKADIR´isimli üyeden Alıntı
Kral peygamber Süleyman döneminde insanlar barış içinde yaşadılar. Başkenti Yeru-Salem barış yurduydu. Muhammed Peygamber döneminin başkenti Medine-i Fadıla, faziletli şehir idi ve üç din mensubu olupta fitneden uzak duranlar kardeşçe bir arada yaşadılar.

Bu iddianizin dogru oldugundan emin misiniz? Süleyman döneminde Israil en görkemli dönemini yasadi, bu dogru, ancak baris icinde yasamadiklarini Tevrat yaziyor.

"RAB kral soyundan gelen bir düsmani, Edomlu Hadat'i Süleymana karsi ayaklandi. Daha önce, Davut Edomlularla savasirken, ölüleri gömmeye giden Yoav Edom'daki bütün erkekleri öldürmüstü. Yoav ile Israilliler Edom'daki bütün erkeklerin hepsini yok edinceye dek, alti ay orada kalmislardi..." (I.Krallar, 11:14-16)

Devamini Tevratin ilgili bölümünden bulabilirsiniz. Tevrat'a göre sadece Edomlu Hadat degil Efrayim oymagindan Nevat oglu Seredali Yarovam da Kral Süleyman'a karsi ayaklanir. Gerci bu isyan da basarisiz olur, Süleyman Yarovam'i yener. Ancak Süleyman'in kralliginin baris icinde olmadigini Tevrat bize söylüyor. Ayrica Süleyman Saydalilar'in tanricasi Astoret'e Moavlilarin ilahi Kemos'a ve Amonlularin ilahi Molek'e de tapiyor, tanri da o yüzden Süleyman'i cezalandiracagini söylüyor. Tanri, kralligini onun elinden alacagini ve Yarovam'a verecegini söylüyor. Ancak bu is Süleyman hayattayken bir türlü olmuyor.

Muhammet hayatta iken Medine'nin baris sehri oldugu nasil iddia edilebilir, bunu da kabul etmek mümkün degil. Adamlar bir kac ayda bir Medine'den gazze ve seriyye düzenliyorlar. Birakin barisi savassiz gecen gün yok nerdeyse. Gazze ve Seriyyeler saymakla bitmiyor. Kocaman bir liste ve bazi detaylar icin

http://sargon.blogcu.com/Muhammedin_savaslari/

Sitemize ve zengin tartisma platformumuza hos geldiniz.

abdulKADİR 11-04-2009 03:42

Alıntı:

aydoe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165824)
MUTLAK DOĞRUYA

Siz bana mutlak doğru gösterin ben tevrattan başlayayım.
İmzama bakın.
Değişmeyen tek şey değişimdir haricinde olsun.

http://www.turandursun.com/forumlar/...ghlight=mutlak

Bu başlığıda okumanızı öneririm.

Ben size mutlak doğruyu gösteremesem de siz tevrattan başlayın bence.
Verdiğiniz sayfada bir sürü felsefi kelam edilmiş. Sizin mesajları bulmak kolay olmadı...

Orda MUTLAKın kımıldamadan durduğuna itiraz etmişsiniz. Onu diyen arkadaşın maksadı neydi bilemiyorum ama Allah'ın hiçbirşey yapmayan durgun bir varlık olduğunu kastetmemiştir sanırım. Kutsal kitapların beyanıyla Allah veya Yahova diridir, canlıdır ve her an bir iştedir. Onun değişmezliği mutlaklığından ve mükemmelliğinden kaynaklanıyor, yoksa hareketsizliğinden değil.
Benim sözünü ettiğim MUTLAK DOĞRU, MUTLAK VARLIK olan ALLAH'ın değişmez ve tek doğru olan sistemidir. Bu sistemin içine tabiat kanunları girdiği gibi, GERÇEK DİNin hukuksal kuralları da girer.

İmzanızda söylenen doğruysa eğer, ''bir gün ateş ateş olmaktan çıkacak ve kimseyi yakmayacak'' demektir. Ama sizin böyle bir şeyi savunacağınızı düşünemiyorum.
Elbette zamanın geçmesiyle değişimden nasibini alacak olaylar ve kurallar olacaktır. Ama bu demek değildir ki, değişmeyen birtakım kurallar koyan din, her zaman çağdışı kalır.
Mesela zina... İnsanlık tarihi boyunca evlilik dışı olan kadın-erkek birlikteliğine zina veya fuhuş denmiştir. Bu çağda, bu işin adı flört oldu diye, seviyeli beraberlik oldu diye zina olmaktan çıkar mı? Mutlak doğruya göre çıkmaz ama mutlak doğrudan bağımsız düşünen beyinlere göre çıkar.
Aynı cinsten olan insanların birbiriyle olan cinsel ilişkleri tarih boyunca bir sapma olarak kabul edilmiş mutlak doğrunun gereği olarak ama günümüzde cinsel tercih özgürlüğü olarak kabul görmüş. Örnekleri çoğaltabiliriz. Bunun gibi suçların cezasına gelince bunlar farklı olabilir. Kiminde ölüm kiminde sopa kimde de hapis olabilir. Cezaların bile farklı olması Mutlak doğrunun tespiti doğrultusundadır.
Mutlak doğruya ait olan evrensel değerler vardır ve bunları insanlar kendi kafalarından bulmadılar. Dinler sayesinde buldular. Ne zamanki dinleri bir kenara attık, değer yargılarımız ve mutlak doğrularımız da yara almaya başladı.
Mutlak doğru Allah katındaki tek doğrudur. Bizim gibi sınırlı varlıkların (cinler ve melekler de dahil) bu tek doğruya ulaşması ancak O'nun bildirmesiyle olur. O bildirene kadar Mutlak Doğruya gittiğini sandığımız değişik yollarda gideriz...
Mesela hz. İsa'nın durumu... Kimimiz ''onu asıp öldürdük'' (yahudi anlayış) der, ''kimimiz asıldı öldü ama 3 gün sonra dirildi'' (hristiyan anlayış)der, kimimiz de ''yok, ne asıldı ne de öldü'' (islami anlayış) deriz. Bunlardan sadece biri mutlak doğru olabilceği gibi hiçbiri de olabilir. Biz o muhteşem aklımızla ancak verileri kullanarak değerlendirme yapıp doğruya ulaştığımızı varsayıyor ve birine iman ediyoruz vaya birkaç ihtimale birden fırsat tanıyoruz. Mutlak Varlık bize işin aslını gösterene kadar da bunu yapmaya devam edeceğiz kesinlikle.

placebo 11-04-2009 05:01

Alıntı:abdulKADİR
Alıntı:

Ne zamanki dinleri bir kenara attık, değer yargılarımız ve mutlak doğrularımız da yara almaya başladı.
Dinler durduğu yerde duruyorlar,Atıp tutan tok..Dediğiniz doğru olsaydı eğer, bu yy da Akp ile yönetilmiyor olurduk..

Sakın insanlar vahşi kapitalizm sayesinde ezilmelerinden dolayı oluşan açlık,işsizlik,parasızlık yüzünden kendi dertlerine düşmüş olmasınlar..İşsizlik ve açlık arttıkça, hırsızlık,adam öldürme,uyuşturucu satıcılığı,kumar,fahişelik v.s. suçlar da doğru orantılı olarak artarlar..

Hayat gailesinde ekmeğini aslanın ağzında arayan,gece yarılarına kadar çalışmak durumunda kalan adam fazla kibar ve düşünceli davranamayacağından büyüklere saygı,küçüklere sevgi duymayı geçin bunu hatırlamaya bile fırsat bulamayacak,çocuklarına doğruyu öğreteceği geniş zamanlara sahip olamayacaktır..Dolayısıyla hatırnazlık,vefa,saygı,sevgi,düşüncelilik,komşuluk mefhumları ve daha bir çok değer ortadan bir bir kalkacaktır..

Klişe ve dile pelesenk söylemleri bir kenara bırakıp gerçeklere bakalım..

Sevgiler

abdulKADİR 11-04-2009 05:12

Alıntı:

placebo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165831)
Allah'ı tekrar yar ve yardımcı edinsem bile,bir kaç ayetinden affetmesinin pek mümkün olmadığını ya da bunun çok zor olabileceğini okuduktan sonra,boşuna kendimi yormayayım diyorum.:)..Bakınız; aşşağıdaki ayetler;

.....


Bu marazi semptomlardan bir an önce kurtulduğuma seviniyorum.Umarım siz de gerçeklerden korkmaz ve yüzleşme cesaretini kendinizde bulursunuz..İşte bu,hayattaki en büyük kazancınız olacaktır..

Forumlardaki konuları mutlaka okuyunuz

sevgiler


Sizin yaranız çok derin be arakadaşım. Heralde bu yaranın derinliğinden olsa gerek, devamlı azap ve gazap ayetlerine dikkatinizi vermişsiniz. Halbuki birazcık yaranızı unutup dikkatinizi toplasanız ve merhamet, sevgi, mağfiret kokan ayetlere yönelseydiniz daha değişik sonuçlar elde ederdiniz.

Ama siz ümidinizi kesmeyin. İnkara şartlanmış olmadıktan ve zulmü kendinize karakter edinmedikten sonra kalbiniz mühürlenmez, korkmayın :)

Tavsiyeniz için teşekkürler ama ben sadece bu hayattaki dünyevi kazançlar peşinde değilim. Beni bekleyen sonsuz bir hayat var. Onun için benim yüzleşmelerim bu hayatımı değil gelecek hayatımı kurtaracak hesaplaşmalar olmalı. Onun için de okumak okumak okumak ve anlamak... Bütün soruların cevabı bu şekilde bulunacaktır.


Alıntı:

sargon´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165833)
Medeniyetler ittifakinin gerceklesmesi mümkündür. cünkü dünya da medeniyetler de sürekli degisiyor, ancak dinler arasi baris pek olasi gibi görünmüyor. Tabii dinsel bir cerceveden bakildigi sürece. Dinler arasinda barisi gerceklestirebilecek olan sey dinlerin disindan evrensel hukuk ilkeleri ve evrensel insani degerler ile dünyaya bakabilmektir. Dinler degismez, sabit ilkelere baglandigindan, dinler arasinda kardeslik din ekseninden mümkün degildir bence.

Bu iddianizin dogru oldugundan emin misiniz? Süleyman döneminde Israil en görkemli dönemini yasadi, bu dogru, ancak baris icinde yasamadiklarini Tevrat yaziyor.

"RAB kral soyundan gelen bir düsmani, Edomlu Hadat'i Süleymana karsi ayaklandi. Daha önce, Davut Edomlularla savasirken, ölüleri gömmeye giden Yoav Edom'daki bütün erkekleri öldürmüstü. Yoav ile Israilliler Edom'daki bütün erkeklerin hepsini yok edinceye dek, alti ay orada kalmislardi..." (I.Krallar, 11:14-16)


Muhammet hayatta iken Medine'nin baris sehri oldugu nasil iddia edilebilir, bunu da kabul etmek mümkün degil. Adamlar bir kac ayda bir Medine'den gazze ve seriyye düzenliyorlar. Birakin barisi savassiz gecen gün yok nerdeyse. Gazze ve Seriyyeler saymakla bitmiyor. Kocaman bir liste ve bazi detaylar icin


Sitemize ve zengin tartisma platformumuza hos geldiniz.

Evrensel insani değerler ve evrensel hukuk ilkeleri dediğiniz şeyler zaten dinlerin ürünüdür. Tarihte varolmuş dinsiz bir toplum veya devlet gösterebilir misiniz?

İddiamın doğru olduğundan eminim evet. Sizin alıntı yaptığınız ayetler barışın yerini kaosa bıraktığı zamanlardır. Benim delillerimden birisi

Tifsah'tan Gazze'ye kadar, Fırat Irmağı'nın batısındaki bütün krallıkları Süleyman yönetiyordu. Her tarafta barış vardı. (1. Krallar 4/24) ayetidir mesela.

Savaşın olması barış olmadığından değildir. Medine ve çevresindeki arap ve yahudilerle anlaşma yapılmış, dostluk ilan edilmiştir. Zmanla sözden dönenler olduğu için barışın korunması adına küçük çaplı savşlar olmuştur elbette. Birkaç tane büyük savaş ve diğer küçük çarpışmalarda toplam ölenlerin sayısı 200 ü geçmez. Barış adına barışı bozanlarla çarpışmak kaçınılmaz olmuştur. Kısa bir süre de bu küçük savaşlar meyvesini vermiş hz. Ömer döneminde Kudüsten Yemen'e kadar güvenli bir devlet ortaya çıkmıştır.

Hoşbulduk... :)

abdulKADİR 11-04-2009 05:49

Alıntı:

placebo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165840)
Dinler durduğu yerde duruyorlar,Atıp tutan tok..Dediğiniz doğru olsaydı eğer, bu yy da Akp ile yönetilmiyor olurduk..

Laiklik ve sekülerizmin özellikle müreffeh kapitalist batı ülkelerinde hararetle uygulanması, taklitçi doğu ülkelrinde de laikliğin dinsizlik olarak uygulanması dinlerin bir kenara itildiğinin en basit göstergesidir. Ayrıca akp nin yönetimde olması onların iktidarda olmalarını sağlamıyor. Dindar müslümanlar çok iyi hizmet ederler...


Alıntı:

placebo´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165840)
Sakın insanlar vahşi kapitalizm sayesinde ezilmelerinden dolayı oluşan açlık,işsizlik,parasızlık yüzünden kendi dertlerine düşmüş olmasınlar..İşsizlik ve açlık arttıkça, hırsızlık,adam öldürme,uyuşturucu satıcılığı,kumar,fahişelik v.s. suçlar da doğru orantılı olarak artarlar..

Hayat gailesinde ekmeğini aslanın ağzında arayan,gece yarılarına kadar çalışmak durumunda kalan adam fazla kibar ve düşünceli davranamayacağından büyüklere saygı,küçüklere sevgi duymayı geçin bunu hatırlamaya bile fırsat bulamayacak,çocuklarına doğruyu öğreteceği geniş zamanlara sahip olamayacaktır..Dolayısıyla hatırnazlık,vefa,saygı,sevgi,düşüncelilik,komşuluk mefhumları ve daha bir çok değer ortadan bir bir kalkacaktır..

Klişe ve dile pelesenk söylemleri bir kenara bırakıp gerçeklere bakalım..

Sevgiler

Vahşi kapitalizm dediğiniz ve ona atfettiğiniz bütün bu klişe ve dile pelesenk söylemleriniz nerden hayat buluyor dersiniz?
Kapitalizmin ayakta durmasını sağlayan unsurlar başta faizli ekonomik sistemler ve aşırı-haksız kazanç sağlayan sömürgeci şirketler değil mi? Peki bunların filizlenip dallanıp budaklanacağı araziler ne tür arazilerdir?
Bu araziler dinden uzaklaşmış veya dini kendi çıkarları uğruna istismar etmiş, hesabı-kitabı hiçe sayıp dünyevi çıkardan başka bir şey görmeyen kurak ve çorak yürekler değil midir?

KızıL 11-04-2009 07:48

umarım her daim bu seviyede olursunuz ve bizimde tartışabildiğimiz müslümanlardan olursunuz hoşgeldiniz..

paslıçivi 11-04-2009 09:34

Alıntı:

abdulKADİR´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165816)

Budizm, birçok sahte dinden bir dindir evet. Din, ölüm öncesi ve sonrasına dair bir takım tabuları olan ve insanlara bu konuda bir yaşam biçimi sunan her türlü sistemdir. Bu anlamda demokrasi, komunizm, bahailik, budizm, taoizm v.s. hepsi birer dindir. Ama insanları hem dünya hayatında hem de ölüm sonrası hayatta gerçek mutluluğa ulaştıracak gerçek din bir tanedir. Diğerleri bu gerçek dinden unsurlar taşıyabilirler ama asıl dinin yerini tutamazlar. Tahmin ettiğiniz gibi bu dinin ortak adı islamdır. Musevilik, İsevilik ve Muhammedilik bu dinin aşamalarıdır.

hoşgeldiniz..

sizi uyuduğunuz derin uykudaki gördüğünüz rüyayı bozmaya çalışacağım..

umarım bu güzel üslubunuzu korursunuz..

dünya dinler meclisinin aldığı kararla sahte ve gerçek dinler adlı bildirgenin bir örneğini buraya yapıştırırmısınız..

biz de biraz aydınlanmış olalım..

one 11-04-2009 11:58

Alıntı:

abdulKADİR´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165740)
Adım abdulKADİR.
Google'den bir konu ararken foruma girdim ve şöyle bir tur attım. Ana sayfadaki Serdar Kaangil'in ''Kur'an Allah Kelamı mı?'' başlıklı makalesini okudum. Geçen haftalarda üzerinde konuştuğumuz ve tartıştığımız bir konu olduğu için ilgimi çekti. Makale'yi çok seviyeli bulduğumu belirtmeliyim. Ama bir müslüman olarak eksikleri olduğunu gördüm ve bir cevap yazmayı görev bildim. Cevap için üyelik şart olduğundan üye oldum. Üye olmuşken bana tahammül edebildiğiniz kadar forumunuzda kalmak isterim oğrusu. :)

Belirli bir misyonum var ve bu bu misyonum doğrultusunda kendi çapımda birşeyler yapıyorum. Bu misyonum içinde, dinsizlik ve ateizmle fikri mücadele ve insanları üç ilahi dinden birine bağlamak için onları kutsal kitaplarla tanıştırmak ta var.

Sizin evsahipliğinizde kendimi mecbur hisstettiğim konularda ortaya atarak seviyeli tartışmalar yapmama izin vereceğinizi tüzüğünüzde belirtmenizden yola çıkarak ''Bismillah'' diyorum.

Seviyeli paylaşımlarda buluşmak üzere...

Abdulkadir , aleykumselam

beni ali imran 128 le anla iki gözüm felsefeyle anla bilimle anla

diyebilen birileride çıkacaktır ;

dinsizlik ve ateizmle fikri mücadele derken 3 ilahi dinden birine bağlamak

niyetini ifade etmişsin, tebliğ aşaması ile hidayete erdirme yetkisinin

ali imran 128 ile kısıtlanmış oldugunu gözönüne alacagını hesaplamak

mümkün gözüküyor ama , 3 kutsal kitap 3 din den birine baglamak

düşüncen kendi içerisinde karmaşa ve kaos olan bir paradigmanın

dışa vurumundan başka bir şey değil, bu konuyu ayrıca açıklaman ve haklı

bir sebebe dayandırman gerekli ;

ben direkt olarak materyalizme karşıyım diyebilirsin , şunu unutmaki

herkes seninle tartışacaktır ama beyin kimyandaki olası düşünce

kombinasyonları için kimse kendini yormaz ,

tebliğci misyonunu seçiyor isen tartışmaktan daha ziyade rasyonel akla

hitab etme erk gücüne sahip ikna edici modellemeler sunmak zorundasın

sen sun onlar seni sabırla dinler merak etme

sen sunmayı sürdür materyalist ateist agnostikler bunu bilimle felsefeyla

tarihle muhakeme mukayese kısas her neyse mantıkla işleyip

sana arzetsinler , mantıgından süzgeçleyip fikrini yazarsın

bu şekilde ancak katkılayıcı ve randımanlı bir iletişim olabilir

ayrıca 3 kutsal kitaptan biri olan incil de yargılanmaki yargılanmayasın

ayetine uymayı garanti edip;

sırtını ayetlere dayayarak rasyonel aklı yargılamaya hakkının kesinlikle

olamayacagını kabullenmen

gerekecek

istersen 3 dini ilk yayılış günlerindeki insani temaları ve mazlumluklarına

saygı duyarak kutsal kitaplar dahil ne varsa bir köşeye referans veya

anlaşılır bir dille kıyas alarak bugunkü toplumsal düzende ilah kavramına

değinelim

bakalım bugunku sosyal düzende hak adalet eşitlik sevgi saygı hukuk

anlayışlarını birey düzeyine indirgeyip ilah kavramı ve iman ile olan

çelişki/ uyum her neyse söyle bir adamakıllı sorgulayalım

bakalım çıkacak sonuca bireyselliğin kitlesellik ve toplumsallıgın çekirdek birimi oldugunu daha sonra sürece dahil eder

insanın imanın inancın hakkın hukukun adaletin sevginin çivisi çıkmışmı çıkmamışmı?

önce senteze varalım daha sonra bunu tez sayar karşısına bir anti tez daha koyar devam ederiz


tartışalım inceleyelim yukardaki tanrı şahidimiz olsun

aydoe 11-04-2009 12:24

''Medeniyetler ittifaki, dinler arasi baris güzel dilekler, birileri gercekten bu ugurda caba veriyorsa neresini elestirecegiz anlamadim. Bence güzel bir dilek, biz tüm dünyada baris olsun istiyoruz. Müslümanlarin hiristiyanlardan, hirisriyanlarin müslümanlardan yada Amerikalinin Iraklidan, Iraklinin Amerikalidan nefret etmesini istemiyoruz.''

Din bir aldatmacadır.
Emperyalizmin küreselleşme adı altındaki yeni sömürü sisteminde dinleri kontrol altına alma amacıyla uyguladığı ve bizimde malum hareketin içinde yer aldığı bir ittifakdır bu.
Bu ittifak papa ile bizimkileri buluşturur ama Irak'ta 1,5 milyon insanın ölmesine neden olur.
Biz barışı halkların kardeşliği ve insanlık için isteriz.
Emperyalizm dini, sömürü sitemini sürdürebilmek için kullanabilecekleri araç olarak görür ve araç üzerinde kendine yararlı modifikasyonlar yapar.
Amacı dünya egemenliğini daha rahat sürdürebilmektedir,bunun için radikal islama alternatif ılımlı islam modelini çıkarır.

Bize sunulanın gerçek yüzünü görmeliyiz.

''bir gün ateş ateş olmaktan çıkacak ve kimseyi yakmayacak''

Evet sönmeyen ateş yoktur,her ateş bir gün söner ve yakmaz,ayrıca yanmayan amyant eldivenlerle ateşi tutabilmekteyiz,yanmayan giysilerde üretildi,bilim ilerliyor.

''Bunun gibi suçların cezasına gelince bunlar farklı olabilir. Kiminde ölüm kiminde sopa kimde de hapis olabilir. Cezaların bile farklı olması Mutlak doğrunun tespiti doğrultusundadır''
''Mutlak doğru Allah katındaki tek doğrudur. Bizim gibi sınırlı varlıkların (cinler ve melekler de dahil) bu tek doğruya ulaşması ancak O'nun bildirmesiyle olur. O bildirene kadar Mutlak Doğruya gittiğini sandığımız değişik yollarda gideriz...''

Bu cezaları kim neye göre veriyor?
Suç neden var?
Mutlak doğrunun tespitini kim yapıyor?
Mutlak doğru yoktur ki ,bildireni olsun,herşey değişir hareket sonsuzdur,bugün için bildirilen yarın için geçerli değildir.

azınlık 11-04-2009 12:31

Alıntı:

abdulKADİR´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165844)
Laiklik ve sekülerizmin özellikle müreffeh kapitalist batı ülkelerinde hararetle uygulanması, taklitçi doğu ülkelrinde de laikliğin dinsizlik olarak uygulanması dinlerin bir kenara itildiğinin en basit göstergesidir.

abdulKADİR arkadaşım,

Yobaz dincilerden olduğunu düşünmek istemiyorum. Her ne kadar tebliğinde sonuna kadar başarılı olsan da günün sonunda elinde birkaç ateist bulunacaktır. Laiklik (yani sekülarizm) veya onun özünü oluşturan temel fikir olmadan bu marjinalleri de içine alacak barışçıl bir sistem yaratılması olanaksız.

Kısacası özünde barış önermeyen birşeyi kullanarak barışa ulaşmaya çalışıyorsun.

Yazdığın şey TD'un her fırsatta söylediği "din kendisi için en büyük tehlike olarak laikliği görür" sözünün doğruluğunu kanıtlıyor.

A.

abdulKADİR 11-04-2009 15:09

Alıntı:

kızılordu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165848)
umarım her daim bu seviyede olursunuz ve bizimde tartışabildiğimiz müslümanlardan olursunuz hoşgeldiniz..

Hoşbulduk...
Her daim bu seviyemi koruyamayacağımı itiraf etmeliyim kızılordu mensubu arkadaşım. Şöyle bir baktım da, diğer sayfalarda özellikle islama ve o pak Elçiye çok bayağı sataşmalar var. Bunlara tahammül etmek ve edep dairesinde karşılık vermek her yiğidin harcı değil. Bakalım artık....

Alıntı:

paslıçivi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165861)
hoşgeldiniz..
sizi uyuduğunuz derin uykudaki gördüğünüz rüyayı bozmaya çalışacağım..
umarım bu güzel üslubunuzu korursunuz..
dünya dinler meclisinin aldığı kararla sahte ve gerçek dinler adlı bildirgenin bir örneğini buraya yapıştırırmısınız..
biz de biraz aydınlanmış olalım..

Hoşbulduk.
Siz benim rüyamı bozmaya çalışırken ben nasıl güzel uslubumu koruyabilirim ki? :) İltifat için teşekkürler.

Tam da sizin istediğiniz gibi bir bildirge var elimde. Ama bu bildirge dediğiniz gibi dünya dinler meclisinin aldığı bir karar değil. Bana göre, tek doğru din olan İSLAM'ın hristiyanlık aşamasının bir bildirgesi. Bu bildirgede bir sorun çıkmazsa, islamın Musevilik ve Muhammedilik aşamasına ait bildirgelerini de sunarım size.

http://watchtower.org/tk/kn37/article_01.htm


Alıntı:

one´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165885)
Abdulkadir , aleykumselam
tebliğ aşaması ile hidayete erdirme yetkisinin
ali imran 128 ile kısıtlanmış oldugunu gözönüne alacagını hesaplamak
mümkün gözüküyor ama , 3 kutsal kitap 3 din den birine baglamak
düşüncen kendi içerisinde karmaşa ve kaos olan bir paradigmanın
dışa vurumundan başka bir şey değil, bu konuyu ayrıca açıklaman ve haklı
bir sebebe dayandırman gerekli ;

Selamun aleykum one.
Bu konudaki gerekçem çok basit ve yalın. İslam bize çok hukuklu bir devlet biçimini öngörür. Bu sistemde devletin ana yapısını zedelemediği sürece yahudi ve hristiyanlar kendi inançlarının gereğine göre özgürce yaşarlar. Çünkü bunlar Allah katından gelmiş olan bir kaynağa sahiptirler ve kabul görürler. Onların ahiretteki işleri Allah'a kalmıştır. Peygamber efendmizin ve ardından gelen adil yöneticilerin tavrı Osmanlı yıkılana kadar bu olmuştur.Adaletten sapıldığı zaman haksız uygulamalar olmuştur ne yazıkki.
Benim de arzu ettiğim budur. Her inanç sahibi inancının gereğini yaşasın. İnanç sahibi olmayan da açıkça kendini ortaya koysun ama iki arada bir derede, iman-kaüfür arasında bir yer icad etmesin.

Alıntı:

one´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165885)
ayrıca 3 kutsal kitaptan biri olan incil de yargılanmaki yargılanmayasın
ayetine uymayı garanti edip;
sırtını ayetlere dayayarak rasyonel aklı yargılamaya hakkının kesinlikle
olamayacagını kabullenmen
gerekecek

Rasyonel aklı elbette yargılamaya hakkım/hakkımız vardır. Zira kaynağını Yüce Yaratıcı'dan almayan herşey yargılanmaya mahkumdur. Bunun zıddı rasyonel aklı mutlaklaştırmaya ve ilahlaştırmaya gider ki, ateist ve dinsiz arkadaşların yaptığı da budur. Ben bunla mücadele etmenin gerekliliğine inanıyorum.


Alıntı:

one´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165885)
bakalım bugunku sosyal düzende hak adalet eşitlik sevgi saygı hukuk anlayışlarını birey düzeyine indirgeyip ilah kavramı ve iman ile olan çelişki/ uyum her neyse söyle bir adamakıllı sorgulayalım
bakalım çıkacak sonuca bireyselliğin kitlesellik ve toplumsallıgın çekirdek birimi oldugunu daha sonra sürece dahil eder

insanın imanın inancın hakkın hukukun adaletin sevginin çivisi çıkmışmı çıkmamışmı?
tartışalım inceleyelim yukardaki tanrı şahidimiz olsun

Bu tür sorgulamayı yaptığımızda varacağımız sonuç bellidir. Elbette bu dediklerinizin çivisi çıkmıştır. Ama bunlar özünde temiz olana yine ayağa kaldırılması gereken esaslardır. Bunların insanlar tarafından kirletilmiş olması bunlardan vazgeçmemiz gerektiğini veya bunların yerine yeni kavramlar üretmemiz gerektiğini göstermez.

Yukarda olmayıp bizi çepeçevre kuşatan ALLAH şahidimiz olsun:)


Alıntı:

azınlık´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165892)
abdulKADİR arkadaşım,

Yobaz dincilerden olduğunu düşünmek istemiyorum. Her ne kadar tebliğinde sonuna kadar başarılı olsan da günün sonunda elinde birkaç ateist bulunacaktır. Laiklik (yani sekülarizm) veya onun özünü oluşturan temel fikir olmadan bu marjinalleri de içine alacak barışçıl bir sistem yaratılması olanaksız.

Kısacası özünde barış önermeyen birşeyi kullanarak barışa ulaşmaya çalışıyorsun.

Yazdığın şey TD'un her fırsatta söylediği "din kendisi için en büyük tehlike olarak laikliği görür" sözünün doğruluğunu kanıtlıyor.

A.

azınlık arkadaşım, cennette ateist olur mu? Birgün yeryüzü cennet olacak, buna inan:)
Sen laikliği din ve vicdan özgürlüğü diye kabul ederek bunları savunuyorsun belki ama laiklik hiçbir zaman bu fonksiyonu icra edemedi, edemeyecek te. Çünkü laiklik kul yapısı bir modeldir ve eğilip bükülmeye ilahi sistemlerden daha elverişlidir. İnsanoğlu dini bile kendi çıkarları uğrunda kullanma kurnazlığını gösterebiliyorsa kendi uydurduğu sistemeleri nasıl hoyratça kullanmaz? Sosyalizm ve demokrasinin ne hale geldiği ortada değil mi?Dolayısıyla tam barışçıl bir ortam ancak gerçek dinin ehil kişilerce uygulanmasıyla mümkündür.

Adı BARIŞ olan ve özü Barış olan bir dinden bahsediyorum, uygulamadaki kin ve nefret dininden değil. Ama şurda bir yanlış anlama oluyor sanırım. Barışı sağlamak her zaman kolay olmayabilir. Daha doğrusu inasanın inatçı tabiatı gereği barış kolayca kurulamaz. Onun için gerçek dinin bir sert yüzü bir de yumuşak yüzü vardır.

Aslında din için herhangibir tehlike yoktur. Din insanlar yararına Yüce Yaratan'ın koyduğu bir kurallar bütünüdür basit olarak. Dolayısıyla bir tehlikeden bahsedilecekse bu insanlar için geçerlidir. İnsanlar içinse laiklik gerçek bir tehdit değildir. Çünkü dindar bir insan her ortamda inancını yaşamasını bilir. İnsanlar ve dindarlar için iki önemli tehlike ve tehdit vardır ki, beşeri ideolojiler bu ikisini körüklerler: Ahlaksızlık ve zulüm.

thunderpoint 11-04-2009 15:10

abdulKADİR, hoşgeldin..

Başlığın bayağı ilerlemiş ve ses getireceğe benziyor..:)

one 11-04-2009 15:32

Rasyonel aklı elbette yargılamaya hakkım/hakkımız vardır. Zira kaynağını Yüce Yaratıcı'dan almayan herşey yargılanmaya mahkumdur. Bunun zıddı rasyonel aklı mutlaklaştırmaya ve ilahlaştırmaya gider ki, ateist ve dinsiz arkadaşların yaptığı da budur. Ben bunla mücadele etmenin gerekliliğine inanıyorum.

DİYORSUN :


ABDULKADİR seninle sohbet alanında devam edebilirmiyiz

bu gece 22:30 24:00 hem anı düşüncede kavramış oluruz ne dersin ?

beni eğit allah katından sevap kazan

paslıçivi 11-04-2009 15:41

Alıntı:

abdulKADİR´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165935)
Siz benim rüyamı bozmaya çalışırken ben nasıl güzel uslubumu koruyabilirim ki? :) İltifat için teşekkürler.

Bana göre, tek doğru din olan İSLAM'ın hristiyanlık aşamasının bir bildirgesi. Bu bildirgede bir sorun çıkmazsa, islamın Musevilik ve Muhammedilik aşamasına ait bildirgelerini de sunarım size.

http://watchtower.org/tk/kn37/article_01.htm

kolay gelsin kardeşim..:)

bu dünyada kimsenin dini kendine göre yanlış din değildir zaten..

insanlık, barışı ve cenneti; gerçek aydınlanma, uyanma, tam açık bilinçlilik ve farkındalık dediğim tamamen her türlü din/inançtan arındığı egodan özüne ulaşmayla sağlayabilir ancak..

yalacı benlikte yaşayan insanlığın barışı imkansıza yakındır diyeyim.. kişisel görüşüm olarak..

abdulKADİR 11-04-2009 15:50

Alıntı:

thunderpoint´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165936)
abdulKADİR, hoşgeldin..

Başlığın bayağı ilerlemiş ve ses getireceğe benziyor..:)

Hoşbuldum thunderpoint.
Evet haklısın galiba. Ama bu teveccühün hikmetini anlayamadım doğrusu :)
Sebep, benim gibilerin bu forumda azlığı veya hiç yokluğu olabilir mi acaba?
Asıl amacım ana sayfadaki bir makaleye yorum yazmaktı benim ama bir türlü başaramadım. Yönetimden olduğuna göre bilirsin heralde. Burdaki üyelik ana sayfadaki üyelikle aynıysa eğer neden hep yanlış şifre diyor ve giriş yapamıyorum? Yardımcı olursan sevinirim.

Alıntı:

one´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165939)
Rasyonel aklı elbette yargılamaya hakkım/hakkımız vardır. Zira kaynağını Yüce Yaratıcı'dan almayan herşey yargılanmaya mahkumdur. Bunun zıddı rasyonel aklı mutlaklaştırmaya ve ilahlaştırmaya gider ki, ateist ve dinsiz arkadaşların yaptığı da budur. Ben bunla mücadele etmenin gerekliliğine inanıyorum.

DİYORSUN :


ABDULKADİR seninle sohbet alanında devam edebilirmiyiz

bu gece 22:30 24:00 hem anı düşüncede kavramış oluruz ne dersin ?

beni eğit allah katından sevap kazan

one arkadaşım, herşeyden önce kendini eğiten biri olarak başkalarını eğitecek kapasitede olduğumu sanmıyorum ama karşılıklı payalaşımlarda bulunabiliriz. Forumların sohbet alanlarına pek aşina değilim ama msn den görüşebiliriz.

a_ramazanoğlu@hotmail.de

Ben Berlin'deyim ve aramızda saat farkı var mı bilmiyorum. Ben geç saatlere kadar müsaitim.

abdulKADİR 11-04-2009 15:57

Alıntı:

paslıçivi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165941)
kolay gelsin kardeşim..:)
...
yalancı benlikte yaşayan insanlığın barışı imkansıza yakındır diyeyim.. kişisel görüşüm olarak..

Tam isabet :) Teşhiste hemfikiriz o halde. Demekki ihtilaf tedavide.
Bence tedavi, insanın yalancı benliğinin etkisinden kurtularak Hakikate ermesiyle mümkündür. Bu da ancak GERÇEK DİNin klavuzluğunda olur.

one 11-04-2009 16:04

abdulkadir ismi lazım değil sınır kapısında görevliyken kapıdan geçen her moskofu

kolundan tutup sünnet ettirerek müslüman yapan muhteremi hatırlattın :)

3 dinin kitabından esin almış muhteşem bir sağduyu olarak kendini cemaate lanse

ettinde az daha testiyi kapıp kapına su taşımaya gelecektim :)

şimdide ben o egitici formasyondan yoksunum diyorsun , e bu olmadı abdulkadir

içimdeki hevesi kırdın ilim kapısından yoksun bıraktın beni :)

abdulKADİR 11-04-2009 16:17

Alıntı:

one´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165945)
abdulkadir ismi lazım değil sınır kapısında görevliyken kapıdan geçen her moskofu

kolundan tutup sünnet ettirerek müslüman yapan muhteremi hatırlattın :)

3 dinin kitabından esin almış muhteşem bir sağduyu olarak kendini cemaate lanse

ettinde az daha testiyi kapıp kapına su taşımaya gelecektim :)

şimdide ben o egitici formasyondan yoksunum diyorsun , e bu olmadı abdulkadir

içimdeki hevesi kırdın ilim kapısından yoksun bıraktın beni :)

:) :)
Seni hayal kırıklığına uğrattığım için özür dilerim.
Sen beni güldürdün ALLAH ta seni güldürsün. ;)

sargon 11-04-2009 16:53

sevgili abdulKADIR, üyelik girisini sitenin ana sayfasindan yaparsan hem Ana Sayfa'da hem de forumlarda yazabilirsin. Sanirim forum bölümünden giris yaptigin icin yorum yazamiyorsun.

Bu arada giriste bir argüman oldugu icin baslik ilgi görmüs. Demek ki bir argüman ortaya atilirsa tartisma hemen baslayabiliyor. Artik yeni basliklar acma hakkin var, istedigin bir konuyu acip tartisabilirsin. Gercekten de son zamanlarda sitede islami savunan kisilerin sayisi azaldi. Belki de o yüzden o yüzden buraya ragbet vardir.

Süleyman ve Muhammed döneminde Kudüs ve Medine'nin baris sehri oldugu argümanin konusunda iddiami sürdürüyorum. Hicbir devletin kurulus dönemi baris icinde olmamistir. Tarihte böyle bir iki örnek ya cikar ya cikmaz. Ibranilerin ve müslümanlarin din temelindeki devletleri ise ne kuruluslarinda ne daha sonralari hicbir zaman baris yasamadi diyebilirim.

azınlık 11-04-2009 19:30

Alıntı:

abdulKADİR´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165935)
azınlık arkadaşım, ... Sen laikliği din ve vicdan özgürlüğü diye kabul ederek bunları savunuyorsun belki ama laiklik hiçbir zaman bu fonksiyonu icra edemedi, edemeyecek te.

...

Sosyalizm ve demokrasinin ne hale geldiği ortada değil mi?Dolayısıyla tam barışçıl bir ortam ancak gerçek dinin ehil kişilerce uygulanmasıyla mümkündür.

Sosyalizm, demokrasi, laiklik ehil ellerde olsa da barış olmuyor yani ...

Dinin barışını merak eder oldum, anlaşılan din de şimdiye kadar ehil ellerde olmamış, Muhammed ve halifelerin tümü elde kılıç oraya buraya saldırmış ...

Umarım senin barış projen tutar da dünya rahat bir nefes alır :)

A.

abdulKADİR 12-04-2009 17:27

Alıntı:

sargon´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165954)
sevgili abdulKADIR, üyelik girisini sitenin ana sayfasindan yaparsan hem Ana Sayfa'da hem de forumlarda yazabilirsin. Sanirim forum bölümünden giris yaptigin icin yorum yazamiyorsun.

....

Süleyman ve Muhammed döneminde Kudüs ve Medine'nin baris sehri oldugu argümanin konusunda iddiami sürdürüyorum. Hicbir devletin kurulus dönemi baris icinde olmamistir. Tarihte böyle bir iki örnek ya cikar ya cikmaz. Ibranilerin ve müslümanlarin din temelindeki devletleri ise ne kuruluslarinda ne daha sonralari hicbir zaman baris yasamadi diyebilirim.

Sayın sargon,
üye girişimi dediğin gibi de yaptım yine başaramadım. Denemeye devam ediyorum...
Hiçbir beldede ve genel olarak dünyada cennet misali mutlak bir barışı sağlamak elbette mümkün değildir. İnsanın olduğu yerde iyi ile kötünün savaşı kıyamete kadar devam edecektir bize göre. Benim bahsettiğim barış dönemlerinde de muhalifler vargüçleriyle savaş ateşi yakmaya devam etiler ama bunlar söndürüldü. Fakat çok geçmeden bu barış ortamları bozuldu.
Peygamber efendimiz vefat eder etmez, Medine devletine isyanlar başladı, yalancı peygamberlerin etkinliği arttı. Ama bu ayaklanmalar da bastırıldı. Nihayet hz. Ömer zamanında onun halifeliğinin son dönemlerine kadar gerçek barış kuruldu. Hatta öyle ki, meşhur tarihi olaydır; Kudüs şehrinin teslim edilmesini temsil eden şehir anahtarlarını almak için Ömer yanında kölesiyle gidiyor ordusuyla değil. Deveye binme sırası Kudüse vardıklarında kölesinde olduğu için şehrin papazı devedeki köleyi halife sanıp anahtarları ona vermek istiyor...
Hz. Ömer devrinin hem sosyal hem ekonomik barışı sağlamış olmasına rağmen bir suikaste kurban gidiyor. İçerde barış sağlanmışken dışrda fetihler ve savaşlar devam ediyordu.

Süleyman devrine gelince... Hz. Süleyman zaten babası Davud'un sağlamlaştırdığı bir devletin başına geçip yarım kalan işleri tamamlayarak gerçek barışı sağladı. Süleymana kafa tutacak bir devlet kalmadı. Ama bu da uzun sürmedi elbette. Hz. Süleyman'ın hemen ölümüyle başa geçen oğlu Rehobam zamanında krallık ikiye bölündü ve kardeş kavgaları, savaşlar yine başladı.
Dediğin gibi ''bir iki örnek ya çıkar ya çıkmaz''. İşte o örnekler bunlardır. :)


Alıntı:

azınlık´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165986)
Sosyalizm, demokrasi, laiklik ehil ellerde olsa da barış olmuyor yani ...
Dinin barışını merak eder oldum, anlaşılan din de şimdiye kadar ehil ellerde olmamış, Muhammed ve halifelerin tümü elde kılıç oraya buraya saldırmış ...
Umarım senin barış projen tutar da dünya rahat bir nefes alır :)

A.

İzm'ler ehil ellerde olsa da barış olmaz çünkü özlerinde SEVGİ ve ADALET yok.
Din'ler ehil ellerde olmasa da barış sağlanabilir, çünkü özünde SEVGİ ve ADALET var. (Sağlanır demiyorum ...bilir diyorum)
Allah Rasulü Muhammed ve halifeleri mecbur oldukları için ellerine kılıç aldılar ama o kılıcı bir doktorun neşter kullanma hassasiyetine kullandılar, yani hayat vermek için. :)
Sonra gelenler işin dozunu kaçırdılar o ayrı tabi...

Barış için çalışanlara SELAM olsun,
Selam/islam için çalışanlara BARIŞ ve esenlik olsun

zeitgeist 12-04-2009 17:35

hoşgeldin abdulKADİR..
Alıntı:

paslıçivi´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 165941)
bu dünyada kimsenin dini kendine göre yanlış din değildir zaten..

paslıçivi bu muhabbeti her yerde yakalıyosun..nasıl bi takip sistemin varsa:)


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:18 .