Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Ateist Psikolojisi (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=993)

saadetpink 21-10-2005 20:58

Ateist Psikolojisi
 
Ölümden sonra yaşam?

Bilimsel gelişmelere rağmen, niye hâlâ din milyonlarca insanın zihnini pençesinde tutuyor? Din, insanlara ölümden sonra bir yaşam avuntusu sunar. Felsefi materyalizm böyle bir şeyin olabilirliğini reddeder. Akıl, fikirler, ruh; tüm bunlar belli bir tarzda örgütlenmiş maddenin ürünüdür. Organik yaşam belli bir aşamada inorganik yaşamdan çıkmıştır, tıpkı basit yaşam formlarının –bakteri, tek hücreli organizmalar vb.– omurga, merkezi sinir sistemi ve beyin içeren daha karmaşık yaşam formlarına evrilmesi gibi.

Sonsuza kadar yaşama arzusu en azından uygarlık kadar eskidir, belki daha da eski. Varlığımızda, “ben” bir gün yok olacağım fikrine direnen bir şeyler var. Ve şüphesiz, bu harika dünyanın güneşini ve çiçeklerini, yüzümde hissettiğim rüzgârı, suyun sesini, sevdiklerimi sonsuza dek terk etme –sonu olmayan bir hiçlik alemine girme– fikrine katlanmak, hatta bunu anlamak çok zordur. Bu yüzden eskiden beri insanlar, içinde bir parçamızın yaşamaya devam edeceğine inanılan maddi olmayan bir ruhani dünya ile hayali bir yakınlık arayışı içinde olmuşlardır. Bu gerçekten Hıristiyanlığın en güçlü ve kalıcı mesajlarından biriydi: “Ölümden sonra da yaşayabilirim.”(Diğer dinlerin de özünde, ölümsüzlük egosu vardır.)

Sorun şudur: günümüz toplumunda birçok kadın ve erkeğin sürdürdüğü hayat öylesine zor, öylesine katlanılmaz ve en azından öylesine anlamsızdır ki, ölümden sonra yaşam fikri bu hayata bir anlam katmanın tek yolu gibi görünmektedir. Ama bu arada, ölümden sonra yaşam fikrinin kesin anlamını da analiz edelim. Bu fikir ciddi bir analize tâbi tutulduğu anda küllere karışacaktır.

Sorun uzun süre önce anlaşılmıştı. Neo-Platonist Yunan Filozoflarından Plotinus, ölümsüzlük hakkında şöyle diyordu: “o konuşulmazdır, zira eğer ondan herhangi bir şekilde söz ederseniz onu tekilleştirirsiniz.” Aynı fikir ruha ilişkin Hint yazılarında da bulunur: “Özbenliğin, No, No (neti, neti) ile tarif edilmesi gerekir. O anlaşılmazdır, zira O anlaşılamaz.” (Bakınız A.C.Bouquet, Comparative Religion [Karşılaştırmalı Din], s.162). Bu nedenle, filozoflar ve ilahiyatçılar için ruh, Hegel’in söyleyebileceği gibi, “tüm ineklerin siyah göründüğü bir gece”den ibarettir. Fakat günlük yaşamda eğitimsiz insanlar yine de ruh ve ölümden sonra yaşam konusunda kendilerinden emin konuşurlar. Onlar bunu sanki uykudan uyanmak, uzun süredir ayrı kaldıkları sevdikleriyle mutlu bir şekilde kavuşmak ve sonra da sonsuza kadar mutlu yaşamak gibi hayal ederler.

Ruhun maddi olmadığı farz edilir. Peki maddenin olmadığı yaşam nedir? Fiziksel vücudun yok olması, bireyin hayatının sona ermesi anl*mına gelir. Doğrudur, vücudumuzu meydana getiren tek tek trilyonlarca atom ortadan kaybolmaz, farklı kombinasyonlarda tekrar ortaya çıkar. Bu anlamda hepimiz ölümsüzüz, çünkü madde ne yaratılabilir ne de yok edilebilir. Bilindiği gibi, hiçbir fiziksel varlık olmamasına rağmen insan sesleri duyduklarını savunan ruhçular var. Bunun cevabı çok basit: eğer insan sesi varsa mutlaka ses telleri de olmalı, aksi takdirde insan sesinin ne olduğunu bilmeyiz! İstediğiniz şekilde deneyin, insani yaşam etkinliğimizin belirtilerinden bir tekini bile maddi bedenden ayıramazsınız.

“Ölümden sonra yaşam” yaygın fikri, aşağı yukarı yeryüzünde sürdüğümüz yaşamın bir devamıdır (çünkü başka türlüsünü bilmemiz mümkün değil). Ruh bedenden ayrıldıktan sonra, görünüşe göre, mucizevi biçimde sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz güzel bir yerde, hastalık ve yaşlanmanın olmadığı, ebedi neşeyle dolu bir hayata “uyanır”. Bunun imkânsız olduğunu görmek için soruyu somut sormak yeterlidir. Eğer hayatı yaşamaya değer kılan tüm şeyleri, iyi yemekler yemeyi, iyi şaraplar (veya İngilizler için güzel demli bir bardak çay) içmeyi, şarkı söylemeyi, dans etmeyi, kucaklaşmayı, sevişmeyi vb. düşünürsek, tüm bu aktivitelerin ayrılmaz biçimde vücutla ve onun fiziksel özellikleriyle bağlantılı olduğu derhal aşikâr olacaktır. Konuşmak, okumak, yazmak ve düşünmek gibi daha beyinsel uğraşlar da, aynı şekilde vücut organlarımıza bağlıdır. Aynı şey nefes almak için ya da diğer herhangi bir faaliyet için de doğrudur, ki biz bunların topl*mına hayat diyoruz.

Aslında, hiçbir acı ve ıstırabın bulunmadığı bir var oluş, insanoğlu için çekilmez olurdu. Her şeyin beyaz olduğu bir dünya, her şeyin siyah olduğu bir dünya ile gerçekte aynıdır. Salt tıbbi açıdan bakıldığında, acı önemli bir işleve sahiptir. Acı yalnızca kötü bir şey değildir, aslında vücudun işlerin iyi gitmediğine dair bir uyarısıdır. Acı insanlık durumunun bir parçasıdır. Yalnızca bu da değil: Acı ve zevk diyalektik olarak birbiriyle ilişkilidir. Acı yoksa zevk de olamaz. Keza yorucu bir çalışma döneminden sonra çok daha iyi dinleniriz.

Aynı şekilde, ölüm hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Yaşam, ölüm olmadan kavranamaz. Doğduğumuz anda ölmeye başlarız, aslında hayatı ve insan gelişimini oluşturan şey trilyonlarca hücrenin ölmesi ve trilyonlarca yeni hücre ile yer değiştirmesidir. Ölüm olmasaydı hayat olmazdı, büyüme olmazdı, değişim olmazdı, gelişme olmazdı. Bu yüzden yaşamdan ölümü def etme girişimi –eğer bu iki şey birbirinden ayrılabilseydi– mutlak bir sabitlik, değişmezlik, statik denge durumuna ulaşmaktır. Fakat bu yalnızca ölümün bir başka adıdır. Değişim ve hareket olmadan yaşam olamaz.

Peki başka bir yaşama inanmanın ne zararı olabilir? Pek bir zararı yok gibi görünebilir. Ama insanları yanlış eğitmek ve onları, hayatlarını bir yanılsama etrafında inşa etmeleri için teşvik etmek, arzu edilir bir şey midir? Dünyayı ve kendimizi değiştirmek için gerekli bilgiyi, tüm yanılsamaları ardımızda bıraktığımız ve dünyayı ve kendimizi gerçekte olduğumuz gibi gördüğümüz ölçüde elde edebiliriz.

Bireyler olarak bizim ne olduğumuz, maddi bedenlerimiz ile yakından alâkalıdır ve bunlardan ayrı ve bunların dışında bir varlığa sahip değildir. Bizler doğarız, yaşarız ve ölürüz, tıpkı evrendeki diğer tüm canlı organizmalar gibi. Her nesil kendi yaşamını sürmek ve sonra bizim yerimizi alması mukadder olan yeni nesillere yolu açmak zorundadır. Ölümsüzlük özlemi, sonsuza kadar yaşama hakkı tasavvuru, temelinde bencilce ve gerçekdışıdır. Varolmayan “öteki dünya” için zamanını boşa harcamaktansa, bu dünyayı yaşanacak bir yer haline getirmek için çaba harcamak gerekir. Çünkü bu dünyaya doğmuş insanların büyük çoğunluğu için, sorun ölümden sonra yaşamın olup olmadığı değil, aksine ölümden önce yaşamın olup olmadığıdır.

Bu yaşamın hızla uçup gittiğini ve bizim ve sevdiklerimizin daima burada olmayacağımızı bilmek, bir umutsuzluk nedeni olmaktan çok, bizlere tutkulu bir yaşam sevgisi ve her şeyi daha iyi yapma arzusu aşılamalıdır. Her çiçeğin solmak için doğduğunu ve bir anlamda açmanın geçiciliğinin ona trajik bir güzellik verdiğini bilmekteyiz. Fakat doğanın her ilkbaharda yeniden canlandığını, yaşayan her şeyin özü olan doğum ve ölüm sonsuz döngüsünün yaşama acı-tatlı tadını veren şey olduğunu, komedi ve trajedinin, kahkaha ve gözyaşlarının yaşamı insani duyguların zengin mozaiği haline getirdiğini de biliyoruz. Bu bizim insan olarak kaçamayacağımız kaderimiz. Çünkü bizler tanrı değil insanız ve insanlık durumumuzu kabul etmeliyiz. Tanrılar karşısında dezavantajlarımız var, bizler ölümlüyüz. Ama onlar karşısında avantajlarımız da var; onlar sadece bedensiz hayal ürünleriyken, bizler etimizle kanımızla gerçekten varız.


Alan Woods

21-10-2005 21:19

abi bu adamlar senin yazdıklarını anlamaz bir, ikincisi bu adamlar bu kadar uzun şeyleri okumazlar. Bunları anlayacak kapasitede olan adam anlamadan önce düşünür bunları sonra kaynak arayışına girer. baksana adamlarda öyle bir uslup var mı. bir tek aspartam sağlam içlerinde. onu çekebilsek kardır diyorum. aspartam o kadar müslüman ki ateist sayılır.

saadetpink 21-10-2005 21:23

Son cümlene bayıldım.... :D :D

21-10-2005 21:37

tabii saadetpink kardeş müslüman da olsalar doğanın dialektik tabiatine tabiiler, birşeyin son ucuna gittiğinde öteki tarafın baş ucunda oluveriyorsun çünkü herşey dairesel. yakındır aspartamın bu tarafa gelmesi.

22-10-2005 13:49

Teşekkürler saadetpink. Alan Woods'un bu yazısı ateist felsefesi ve psikolojisi için bence aydınlatıcı olmuş. İzninle bu yazının başlığını değiştirip, bir süreliğine iğneli yapacağım.

Materyalist 22-10-2005 19:32

Eline sağlık saadetpink. Ama "dialektik" gibi, dini bütün kardeşlerin, anlayamayacağı, ya da anladıklarını zannettikleri kavramlara pek değinmesen diyorum. Yada onların anlayabilecekleri bir seviyeye indirsen!! :D

saadetpink 22-10-2005 22:02

Alıntı:

Materyalist´isimli üyeden Alıntı
Eline sağlık saadetpink. Ama "dialektik" gibi, dini bütün kardeşlerin, anlayamayacağı, ya da anladıklarını zannettikleri kavramlara pek değinmesen diyorum. Yada onların anlayabilecekleri bir seviyeye indirsen!! :D


Haklısın... :D :D..... Ama , belki biraz zorlarlarsa kendilerini, anlıyabilirler diye umuyorum...

Bu arada Cem; yazıyı istediğin kadar iğneli yapabilirsin....

Tuzbaykucbars 22-10-2005 22:37

Ilimsel ne gibi calismalar var bilen varmi?
 
Müslümanlık , hıristiyanlık, musevilik dogru diye tartışilamaz. Çünkü din inanç sistemidir, ispat olanağı yoktur. Maddi konularda insanlar tartışabilirler. Mesela bu pembedir, beyazdır, karadır diye tartışabilirsiniz, yada deniz suyu tuzlu dere suyu tatlıdır diye tartışabilirsiniz. Çünkü bunları ispatlayabilirsiniz.
Ölümden sonraki durumu bilimsel yönden arastirilmasi gerek.
Yahudi, Hiristiyan, Islam dini inanclari bu konudaki yazilarini cogu eski inanislardan veya bilgilerden aldiklari icin, pek elinin tersiyle itilecek konu degildir.
Ilimsel ne gibi calismalar var bilen varmi? Yani tamamen inanclardan temizlenmis ilmi calismalar.

Aciz_bir_kul 22-10-2005 23:01

Bu adamlara bayılıyorum ya. bu nasıl bir bilgidir. bu nasıl bir modernliktir. bu nasıl bir bilim aşıklığıdır. işte metaryalizm bu. işte çağdaş insan.
saadetpink kardşeşim ne güzel yazmış. işte çağdaş insan diye buna derim ben. ellerine sağlık kardeşim.
siz gerçekten çok zeki, herşeyi kavrayabilen ve gerçekleri çekinmeden söyleyen kardeşlerimizsiniz. sizleri kaybetmememiz lazım.

usrenin biz siz değiliz. yazılanları okuruz. sen rahat ol. sıkma canını. hem neden bu kadar kasıyosunuz ki. mutlak doğrunun savunulmaya ihtiyacı yoktur. eğer rabbinizin olmadığını düşünüyorsanız savunmanıza gerek yok. bak bize. biz allah vardır diyomuyuz. bizim tek söylediğimiz kuranı kerimin allahın kelamı olduğudur. allahın varlığı tartışılmaz . çünkü mutlak doğrudur. ama siz onun olmadığına kendiniz bile inaamdığınız için sürekli onun olmadığına kendinizi inandırmaya çalışıyosunuz. kasmayın bu kadar yaw. var veya yok. size giren çıkan varmı. yok. o halde ne bu şiddet bu celal. aydın cemaat. kendine gel yahu. unutturmayın turan amcayı. ki hakkın sözü yerine gelsin. dimi. haşa hakk zaten onu yerine getirecektir. biz sadece vesile oluruz. sizin gibi zihniyetler olacakki cehennem dolsun.

Secde 13: (eğer dilemiş olsa idik her nefse hidayet verirdirk ve laikin bende şu kavil hakk oldu: elbette ve cehennemi dolduracağım insanlarla ve cinlerle)

Materyalist 22-10-2005 23:13

Aciz bir kul. Zaten senin nikin, ne olduğunu ortaya koyuyor. Acizsen aciz gibi konuş. Büyük laflar etme. Allahından mağfiret dile ve ibadet yap. Anlayamayacağın işlere (çünkü sen acizsin) burnunu fazla sokma. Demek allahın varlığı tartışılmaz hıııı? Demek onun varlığı, zaten mutlak doğruluktur, öyle mi? Sana bir filozof amcandan küçük bir söz söyleyeyim. "Tek mutlak vardır, o da mutlak diye bir şey olmadığıdır"
Senin söylediğine mutlak doğruluk mu diyelim?, yoksa mutlak aptallık mı?
Sen aciz bir kul gibi davran. Boynunu önüne eğ ve af dile.
"Kafanı kurandan kaldır da, biraz bilim falan oku" :D

Tuzbaykucbars 22-10-2005 23:35

Materiyalist simdi yapamadin.
Müslüman Türk insani bildigin gibögrenme tembelligini islama baglanmakla belli eder. Cogu dindar gazete okumaktan aciz.

Esenlikler

Nova 10-08-2010 01:08

güncelleme

AerA 10-08-2010 01:13

Alıntı:

Aciz_bir_kul´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 11322)
Secde 13: (eğer dilemiş olsa idik her nefse hidayet verirdirk ve laikin bende şu kavil hakk oldu: elbette ve cehennemi dolduracağım insanlarla ve cinlerle)

Bu nasıl bir çıkmazdır, inanmıyorsam tek nedeni Tanrı mı?
Rabbim (!) beni kazanmak varken, cennetinde tomurcuklanmış hurilerinle vakit geçirtmek varken, neden sadece istemediğin için bana hidayet vermedin? Ve sen dilemediysen benim kalbim seninle nasıl dolsun?

Thunder 10-08-2010 18:55

Paylaşım için teşekkürler.

Harika bir yazı.

Aslında gerçek bütün çıplaklığı ile ortada.

Hadi

emperrordiablo 10-08-2010 23:04

Alıntı:

AerA´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 327523)
Bu nasıl bir çıkmazdır, inanmıyorsam tek nedeni Tanrı mı?
Rabbim (!) beni kazanmak varken, cennetinde tomurcuklanmış hurilerinle vakit geçirtmek varken, neden sadece istemediğin için bana hidayet vermedin? Ve sen dilemediysen benim kalbim seninle nasıl dolsun?

Bir şeyi unutmuşsun tanrının ifade tarzına bak :Dbende şu kavil hakk oldu :D nasıl yani sonradan mı oldu,olduruldu mu yani biz insanlar tarafından ilk başta öyle değil mi idi_?Birden mi oldu :D birden bizle cehennemi doldurmak kavil hak mı oldu :D Ne oldu pardon konuşan tanrı idi değil mi :D?

Ayrıca bu da surenin devamı islamın sorgulamayan biat kültürünü nasıl yetiştireceğini anlatıyor adeta...
14-O halde bu gününüze kavuşmayı unuttuğunuz için (azabı) tadın, işte Biz de sizi unuttuk. Yapıp durduğunuz işler yüzünden tadın ebedi azabı!
15-Bizim ayetlerimize öyle kimseler iman ederler ki, onlarla kendilerine öğüt verildiği zaman secdelere kapanırlar ve Rablerine hamd ite tesbih ederler de büyüklük taslamazlar.
16-Yanları yataklarından aralaşır (uzaklaşır), korku ve ümit içinde Rablerine dua ederler ve kendilerine verdiğimiz azıklardan hayıra sarfederler.
17-Şimdi kimse, yaptıklarına karşılık onlar için gizlenmiş olan gözler sürurunu (ne gibi sevindirici bir nimet saklandığım) bilemez.
18-Öyle ya inanan kimse fasık olan gibi olur mu? Onlar eşit olamazlar.
19-Evet, iman edip de o salih amelleri işleyen kimselerin yaptıklarına karşılık konukluk olarak kendilerine Me'va cennetleri vardır.

hackercesur 10-08-2010 23:34

Bir solukta okudum.

Çok güzel bir yazı. Gerçekleri anlatıyor. Ama anlayana ;)

evrensel-insan 11-08-2010 04:54

Saygideger arkadaslar;

Ortak bir ateizm bulmak adina, sizce asagidaki siklardan, hangisi ateizmin temelini olusturur?, ya da hangi dusunce ateizmi en detayli ifade eder?

Kuran'in ortaya koydugu icerikte bir tanri yok.
Uc ibrani Kitabin ortaya koydugu icerikte bir tanri yok.
Dunyadaki tum dini inanislarin inanclarinin getirdigi icerikte bir tanri yok.
Bes duyu ile algilanabilen (madde, nesne, somut, gercek v.s.) bir tanri yok
Tanri yok, cunku madde/nesne v.s. var.
Tanri yok, cunku evrim var.
Tanri yok, cunku bilimsel bir kanit yok.
Tanri yok, cunku madde/nesne, evren v.s. kendi kendine olusmustur.
Tanri yok, cunku bir yaratan yok.
Tanri olduguna inanmadigim icin yok.

Isteyen baska cumleler ile de, bir temelin ateizmi daha detayli ifade ettigini dile getirebilir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

emperrordiablo 11-08-2010 13:10

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 327921)
Saygideger arkadaslar;

Kuran'in ortaya koydugu icerikte bir tanri yok.
Uc ibrani Kitabin ortaya koydugu icerikte bir tanri yok.
Dunyadaki tum dini inanislarin inanclarinin getirdigi icerikte bir tanri yok.
Bes duyu ile algilanabilen (madde, nesne, somut, gercek v.s.) bir tanri yok
Tanri yok, cunku madde/nesne v.s. var.
Tanri yok, cunku evrim var.
Tanri yok, cunku bilimsel bir kanit yok.
Tanri yok, cunku madde/nesne, evren v.s. kendi kendine olusmustur.
Tanri yok, cunku bir yaratan yok.
Tanri olduguna inanmadigim icin yok.


Saygilarimla;
evrensel-insan

Sn.Evrensel insan kurduğun cümlelerin birini seçersen diğerini seçemezsin tarzı birbirine tezat bir yanı yok o yüzden ben bir kaçının ancak bütünleyici olarak alınabileceğini inanıyorum.
Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 327921)
Uc ibrani Kitabin ortaya koydugu icerikte bir tanri yok.
Dunyadaki tum dini inanislarin inanclarinin getirdigi icerikte bir tanri yok.
Tanri yok, cunku madde/nesne v.s. var.
Tanri yok, cunku bilimsel bir kanit yok.(Metafizik denen olgu bilimin konusu haline geldiği anda buna dair hiç bir kanıt yok)
Bes duyu ile algilanabilen (madde, nesne, somut, gercek v.s.) bir tanri yok

Yukarda yazan tüm cümleler kabulümdür gerçi birine metafizik diye başlayarak parantez içi bir ekleme yaptım ama kendi cümlelerimizide koyabileceğimizi sen söylemiştin :)

Ayrıca kendi cümlem "Tanrı yok katii!! Mantıkda Var diyen ispat zorundadır zaten,ki bu işin felsefi bir yanı olsun ,katii olmasına karşın gene de bilimsel bir şüphecilik bırakarak,tüm ateistlerin aslında Dawkins'in bile belki bir lahza agnostik olduğunu ve olması gerektiğini düşünüyorum.Ki Panteizm ve Einstein konusu geçerken Dawkins bunu dile getirir...Ama bu şüphecilik kuşkusuz evrenselin cümlelerinde geçen din ve dinler kavramında ki tanrıya dair değildir elbette...

evrensel-insan 12-08-2010 04:49

Saygideger emperrordiablo;

(Metafizik denen olgu bilimin konusu haline geldiği anda buna dair hiç bir kanıt yok)-emp-

Yukarida senden alintiladigim cumledeki, koyulastirdigim kismin, hangi sartlarda olabilirligini aciklar misin? Yani, inancsali, bilimsellige dahil etme. Aslinda, su an zaten bilimsellik, hem inancsal bilim, hem de bilimsel inanc olarak; bundan kurtulmus, degil ki!

Metafizik ve etik ne zaman, bilimden farklilasir, iste o zaman zaten epistemolojik gerceklik, ancak saglanir.

Bu da var ve ol kokenli ideolojik inanclardan, bil kokeni bilime ve bilimsellige gecistir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

karinca 12-08-2010 14:37

-ölümden sonraki hayata insanlarin nicin inanma ihtiyaci duyduklarini ele aliyor,
-Ölümden sonraki eksiksiz hayatin cekilmez olacagini söylüyor
-Dünyadaki acilar, ayriliklar ve sevgiyle kavusmayla hayatin bir anlami oldugunu söylüyor
-aslinda dünyadaki hayat herseyiyle mükemmel, insan egitimiyle buna katki saglamali hayati yasayarak degerlendirip olmayan bencilce bir öbür dünya hayati icin vaktini bosa harcamamali, bir gün ölecegimizi bilmek fikri bizlere tutkulu bir yasam sevgisi ve her seyi daha iyi yapma arzusu asilamalidir.

Alan Woods`dan böyle bir yazinin cikmasini normal karsiliyorum. Garibin kafasi hala karisik.
Öteki dinlerden ve isanoglunun tarihinden daha fazla haberi olsa böyle yazamazdi.
Saygilar...

evrensel-insan 12-08-2010 19:14

Saygideger karinca;

Dogan bir kisi icin sadece yasam vardir, kisi kendi olumunu (olmek), kendisi yasayamaz. Ancak, kendi yasarken, baskasinin olumunu (olmek), yasar. Dolayisiyle olum, yasayanin sorunudur, olenin degil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

emperrordiablo 13-08-2010 00:53

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 328302)
Saygideger emperrordiablo;

(Metafizik denen olgu bilimin konusu haline geldiği anda buna dair hiç bir kanıt yok)-emp-

Yukarida senden alintiladigim cumledeki, koyulastirdigim kismin, hangi sartlarda olabilirligini aciklar misin? Yani, inancsali, bilimsellige dahil etme. Aslinda, su an zaten bilimsellik, hem inancsal bilim, hem de bilimsel inanc olarak; bundan kurtulmus, degil ki!

İnançsalı bilimselliğe dahil etmeyi kast etmedim ben sayın evrensel insan olabilirliği gelecekte yoktur ama olmuşluğu vardır baya baya ciddi üniversiteler , 1970'li yıllarda araştırma konuları içine hekto plazma ölçümü gibi komik şeyleri almış lakin bir sonuca ulaşamamıştır.Hatta Exorcism ve stigmata gibi olayları dahil incelemiştir bilim.Mesela stigmata ile ilgili olarak bilimin vardığı sonuç gayet çarpıcı ve mantıklıdır.Milyonda bir görülen hadise bir rahatsızlık olarak literatürde yerini alır,sadece kadınlarda görüldüğü gerçeği bilim tarafından deneysel inceleme ile ispatlanmıştır.Ama dediğim gibi herhangi bir metafizik olguya kanıt teşkil etmemiştir...Hoş olursa bile bunu daha öncede yazdım , bilim şüpheci yaklaşacaktır olaya...

Gene aşağıda yazdıklarınıza zaten hiç bir itirazım yok çarpıcı ve doğru tespitlerdir bana göre, diğer konuların yoğunluğundan vakit bulup yazamadım,kusuruma bakmayın.Saygılarımla.Sizinle tartışmak ,fikir alıp vermek ,bir zevkken,bazı can alıcı noktalarda fikir yazmam bir zaruretmiş gib hissediyorum,adım hıdır elimden gelen budur en azından bu forum için,bu yüzden zevkimden daha çok zaruri olduğuna inandığım şeylere kafa yorabiliyorum bazen.Saygılarımla Sn.Evrensel_İnsan...
Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 328302)
Metafizik ve etik ne zaman, bilimden farklilasir, iste o zaman zaten epistemolojik gerceklik, ancak saglanir.

Bu da var ve ol kokenli ideolojik inanclardan, bil kokeni bilime ve bilimsellige gecistir.

Saygilarimla;
evrensel-insan


evrensel-insan 13-08-2010 00:59

Saygideger emperrordiablo;

Aciklamalarin icin, tesekkurler.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 13-08-2010 01:14

Saygideger emperrordiablo;

"Tanrı yok katii!! -emp-

Epistemolojik mantik yurutelim.

"Yok bir ifade edistir. O zaman olan bir seyin olumsuz/negatif ifade edisidir. Yani varin karsiti olarak ifade edistir.

Peki, neyi ifade ediyoruz ozaman, soralim. Ne yok?, tanri. Peki, sordugumuz seyi ne olarak algiliyoruz? Kisaca, bir seyi var/yok olarak ifade edebilmek icin oseyin ortaya konmus olmasi gerekir. Dolayisiyle, tanri ortaya konmus olarak vardir, yani beynin fonksiyonu, dusuncenin uretimi/yaratimi kavram olarak vardir. Peki o zaman yok ifadesi, neyi ifade etmektedir?

Ben cevaplamadan once, mumkunse senin cevabini bekliyorum.

Ayrica, tanri (yada her turlu yaratici, programlayici v.s.), inanci tasimamak, beslememek ile (bu benim serbest dusunur olarak tanriya bakis acimdir), tanriyi yok saymak, ona inanmamak, ya da onun olmadigina inanmak v.s. arasindaki farki izah edebilirmisin?

Yani (Having no belief in a god), herhangibir tanriya karsi/yonelik inanc tasimamak/beslememek ile (believing there is no God), herhangibir tanri olmadigina inanmak, ya da herhangibir tanri olduguna inanmamak farkini?

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan 13-08-2010 01:56

Saygideger emperrordiablo;

Konuyu biraz daha acayim. Tanri (herturlusu ve herbiri) konusu, bir duality, yani ikilemdir (karsitlik degil), bu su demektir. Tanri, ya metafizigin varlik ideolojileri ile, ya da etigin inanci ile ortaya konur.

Bu tanri konusunun, bilimin konusu olmadigi ve bilimsel olmadigi anlamini tasir.

Iste bu temelde, tanri konusu, ne varlik ne de inanc olarak evrensel bir onaya ulastirilamaz ve yanlislanamaz. Diger bir deyisle, herkes tanrisal bir dusunce ile, kendisine tanriyi, ya varlik olarak var/yok ya da inanc olarak inan/inanma temelinde sahiplenir ve sabitler.

Konu bilimsel olmadigindan, herhangibir varlik ifade kesinligi(var/yok) ve herhangibir inancsal ifade kesinligi (inanmak/inanmamak), mumkun degildir ve sadece ideolojik inancsal olarak varlayani/inanani ve de yoklaani/inanmayani kendi dogrusu olarak baglar. Bu da zaten ideolojik inancsal dogrularin, dogrular arasi mucadelesi demektir ve galibi/maglubu, haklisi/haksizi, dogrusu/yanlisi yoktur.

Bu temelde, felsefe tanri gibi duality tasiyan kavramlari ifade ederken, non effable, yani soylenemez, aciklanamaz v.s. ifadelerini kullanir. Bu ifade kisiye ait olan bir ifade degil; felsefi olarak tanri kavramina disaridan bakis acisinin ve notr algisinin ifadesidir.

Iste bu temelde, soylenemez, aciklanamaz bir tanrinin varliginin var/yok ve inancinin, inan/inanma tartismasi, mantiksal degildir.

Oyuzden de tanri kavrami ortaya atildigindan ve kavram olarak ta var edildiginden, ifade sadece kisiyi baglar. Iste bu temelde de, kisiyi baglayan tarafi bir inancsaldir. Bu da kavram olarak ortaya atilan ve inancsal ile ifade edilebilen taniya kisinin, tanrisal bakis acisidir.

Tam da bu temelde, ben bir serbest dusunur olarak ve tanrisal bir tartismada, varligin var/yok ve inancsalin inan/inanma tartismalarinin disinda kalarak ve bu ifadeleri kendine sabitleyen ve sahiplenenleri de notr algilayarak, sunu diyorum. Ben, bir birey olarak herhangibir ya da herbir ortaya atilan veya atilacak olan tanriya karsi bir inanc tasimiyor ve beslemiyorum. Olumlu/olumsuz inanc tasiyanlari/besleenleri de notr algiliyorum.

Cunku sonucta dualistic yani ikilem bir yapiya sahip olan tanri, olumlu/olumsuz inanc tasiyanlar icin, ya nesnel ile o nesnele, insanoglu ozelligi bir oznellik verilerek ozdeslestirilir (madde, evren, doga, evrim, varolus kuran, incil v.s.), ya da insanoglu oznelinin (tanrinin varligina inanc) oznelligiyle, nesnelestirilir(Herseyin ve/veya seylerin onun yaratimi oldugu).

Iste madde temelli ateizm; dusuncedeki (oznel, oznellik ile iceriklendirilmis, anlamlandirilmis) tanriyi degil; nesnel tanriyi yok sayar.

Iste buradaki en buyuk sorun, ateizmn, dusuncedeki, ozel ve oznellikle iceriklendirilmis bir tanri konusunda bir gorus belirtmez.

O yuzden bir ateisti, bekleyen en buyuk tehlike, maddeyi, evreni, dogayi, evrimi v.s. tanrilastirma yanasimidir. Bu da o nesneye, verecegi ozel oznel icerik ve anlam ile ortaya cikabilir.

Bu gun bir suru kisi, mesala "madde tanridir" diyebilmektedir. Cunku yaraticilik ozelligini maddeye atfeder.

Iste buda, tanridan, tanrisal yanasimdan, tanrisal dusunceden degil; tanrisal zihniyetten, onun tanrilastiran dusuncesinden, arinamamak ve kurtulamamak ile paraleldir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

emperrordiablo 13-08-2010 02:17

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 328525)
Saygideger emperrordiablo;

"Tanrı yok katii!! -emp-

Epistemolojik mantik yurutelim.

"Yok bir ifade edistir. O zaman olan bir seyin olumsuz/negatif ifade edisidir. Yani varin karsiti olarak ifade edistir.

Peki, neyi ifade ediyoruz ozaman, soralim. Ne yok?, tanri. Peki, sordugumuz seyi ne olarak algiliyoruz? Kisaca, bir seyi var/yok olarak ifade edebilmek icin oseyin ortaya konmus olmasi gerekir. Dolayisiyle, tanri ortaya konmus olarak vardir, yani beynin fonksiyonu, dusuncenin uretimi/yaratimi kavram olarak vardir. Peki o zaman yok ifadesi, neyi ifade etmektedir?

Ben cevaplamadan once, mumkunse senin cevabini bekliyorum.

Ayrica, tanri (yada her turlu yaratici, programlayici v.s.), inanci tasimamak, beslememek ile (bu benim serbest dusunur olarak tanriya bakis acimdir), tanriyi yok saymak, ona inanmamak, ya da onun olmadigina inanmak v.s. arasindaki farki izah edebilirmisin?

Yani (Having no belief in a god), herhangibir tanriya karsi/yonelik inanc tasimamak/beslememek ile (believing there is no God), herhangibir tanri olmadigina inanmak, ya da herhangibir tanri olduguna inanmamak farkini?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Önce sorunuzu yanıtlayım bu başlıkta net sormuşsunuz madem.Sonra uzun yazınız ile ilgili de ayrı bir başlıkta elimden geldiğince yormaya çalışayım.

Sn.Evrensel_insan Yokun bir ifade ediş tarzı ve felsefi bir önerme ile ele alınışının ardından çıkabilecek total söylem agnostizmden başka bir şey değildir siz kendinizi nasıl ateist olarak tanımlayabiliyorsunuz o halde?Yada tanımlıyormusunuz diye sormak daha doğru olacak sanırım.Soruya soru ile yanıt verir gibi oldu ama esas yanıtıma geleyim ,ateizmin vikipedi sayfasından alıp kendi düşüncelerimle sentezlediğim bir başka başlıkta tanımını yaparken aslında her ateistin biraz şüpheci olduğunu yazmıştım,lakin bu şüphenin nasıl bir şüphe olduğunu izah da etmiştim ben.Ben bir anti-teist olarak ne "herhangibir tanriya karsi/yonelik inanc tasimamak/beslememek"kavramı ile kendimi ifade eder ne de "herhangibir tanri olmadigina inanmak, ya da herhangibir tanri olduguna "şeklinde kendimi ifade ederim,çünkü bana göre bu önermelerin ilkinde bir tuzak söz konusu herhangi bir tanrıya eğer inanç beslemiyorsanız siz onun varlığını kabullendikten sonra inanç safhasında eğiliminiz yoktur anlamına geliyor ki bazen soyut satanistten kastım benzer bir içerik taşıyor lakin ben bunu kasıtlı yapıyorum ,bunu anlayabilmek güç değil.Yani tanrı var ama ben onu değil şeytanı seçiyorum cümlesini kurduğumda ki anlam tam da ilk önermenize denk düşüyor.Gelelim ikinci önermeye,olmadığına inanmak da kanıtlanamaz şekilde bir inanca boyun eğiyor ama öncelikle şunu belirteyim sizin ilk yazdığınız cümlelerden seçtiklerimin tamamı bende vakıftır birbirine tezat değildir dedim,bu şu demekti ,4 büyük dinin tanrısının olmadığı kanıtlı ve ispatlıdır,allahın The God yada Yehovanın koca bir yalan olduğu,dolayısı ile onların yok olduğunu söylerken ki varın karşıtı söylemim çok sağlam bir zeminde duruyor zaten ben size kavramsal olarak yok demedim , sadece düşünüyorum öyleyse varım cümlesine karşı durdum.Düşünce materyal olan beynimin bir ürünü ve düşünmekten dolayı var değilim ben.Tanrı da düşündüğüm noktada var düşünmediğim noktada yok değil O'nu düşünebilirim bunda bir sorun yok yada varlığı aşikar olarak benim red edişim yok.Peter Pan var mıdır?Sn.Evrensel_insan yada spiderman_?Burada vereceğiniz karar işte tanrıya bakış açınızdır.Ve bu dört büyük dinin tanrısı yoktur,var olduğu iddaa edilmiş kanıtlanamamıştır ve bende yoksaymışımdır çünkü mantık önermelerinde varlık kanıt beklerken yokluk zaten sonu tanımsıza çıkan bir denklemdir...Kök içine negatif sayı alabilmek gibi.Dolaylı yoldan ancak kavramsal olarak telkin edilse bile fiziki ve bilimsel gerçeği değiştirmez ve dolayısı ile ne tanrıya inancım yok ne de herhangi bir tanrı olmadığına inanıyorum cümlesi beni ve ateizmi tanımlamaz diye düşünüyorum...Saygılarımla

Not:Sonrada koyulaştırdığım cümlede ki bilimsellikten kastım şudur,determinist olarak tanrı yokluğu ispatlanamaz ama elde ki matematik bilimi kullanılarak Kuranın tanrısı olmadığı tarih bilimi kullanılarak incilin tanrısının olmadığı ispatlanabilir gibi örnek çoğaltılabilir...

evrensel-insan 13-08-2010 02:32

Saygideger emperrordiablo;

Ben bir serbest dusunurum, yani tanrisal zihniyeti ne varlik ne de inancsal ne de metafizik, etik ideoloji olarak tasimam. Ikinci mesajimda bunu acikladim. Aciklamam yeterli gelmezse, bildir daha detayli aciklarim.

Herhangibir konudaki, olumlu/olumsuz (var/yok) varlik kesinligi, ya da bir inancsal kesinlik (inan/inanma) ve de suphecilik (acaba, ya varsa/yoksa?" dogal zihniyetin dogal egosunun urunudur. Dolayisiyle, kesinlik olumlu/olumsuz bir teslimiyettir, noktadir, sonlamadir, sabitliktir, sahipliktir. Suphe de kesinlige donusmeyi beklemektedir.

Insansal zihniyet, ve bil kokeninin, bilgi, bilmek, bilinc, bilim ve bilimselliginde, kesinlikte, suphe de yoktur, sadece ACIKLIK VARDIR. Yani teslimiyet yok, ikircimlilik yok, serbestlik, aciklik vardir. Ufku, epistemolojik gercekligin degisebiliminin ve yanlislanabilirliginin surekli suregelen bir surecidir.

Yani bilinmez, bilinemez v.s. yotur, sadece bilinebilirlik ve epistemolojik (su an), bilinen vardir. Yani bildirilmis, belirtilmistir, taki yanlislanana kadar.

Yanlislanmada, bilimselligin soyutu (teori, tez, hipotez formul v.s.) ile degil; gozlem, deney, bulus, arastirma, inceleme v.s. ile mumkundur.

Bu temelde de zaten harturlu ve herbir yaraticinin gozlemlenme, deneye tabi tutulma, arastirilma, incelenme v.s. olanagi olmadigindan zaten, tanri bilimin konusu degil ve bilimsel degildir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

emperrordiablo 13-08-2010 02:33

Uzun yazınızla ilgili yorumlarıma gelirsek;

Bence de tanrının oluşu yada olmayışı bilimin direkt konusu asla değildir bunu da çeşitli yazılarımda çeşitli şekillerde bir çok kez bende ifade ettim.Fakat salt felsefi bakarsanız örneğin Kant kendi düzleminde ki mantık önermelerinde tanrı ispatı yapıyor bile diyebilirsiniz,ki felsefe yararlı olduğu kadar yanlış tarafta durduğunuz takdirde zararlı da olabilir,yarar zarar kendi dünyama bakış açımla ilgilidir elbette,illaki bilimsel olsaydı zaten taraf olabilme şansımız kalmazdı,ama bu konuda da değişik bir çok şey ile ilgili bilim bize sadece bir referans olabilir dolayısı ile tanrı varlığı yada yokluğu bilimin konusu değil derken salt felsefe ile bakıp bilimi konu dışı bırakmak bence akıllıca olmaz.Kaldı ki Dawkins gibi bir örnek gözümün önünde dururken,sizce Dawkins bir felsefeci midir?Yoksa bilim adamı mı?

İfade ise sadece kişiyi bağlamaktan bizi bilimden uzaklaştırıp körelttiği anda çıkar ve toplumsal bir alt yapıya bürünür ki bu da tanrının masumiyetini zedeler , zedelemiştir , tarihte bir çok örneği ile gözlem yapabilmek gene mümkündür...Bu yüzden tanrı düşüncesi salt insan usuna bırakılarak zararsızlaştırılabilecek bir kavram değildir.Ucu ne kadar kaçıp evrensel insan olabilme yolunda ilerleseniz de sizin evrenselliğinizin de karşısına illaki çıkacaktır...

Söylenemez açıklanamaz ve bilinmezlik içeren bir tanrı ile hiç bir ateist zaten mücadele etmemiştir,daha ortada tanısı bile olmayan bir tanrı kendince bir sistem de yaratmadığındn sorun teşkil etmez ama tam da bu noktada söylediğim gerçeğe bakii kalmanız olasıdır,tanımlı tanrılar başımıza gene dert olacaktır.!Çünkü tanımlı tanrılar söylediğiniz üzre dual kavramlar değildir,bu noktada felsefeden uzaklaşıp bilimi referans almak ve bilim üzerinden felsefe üretmek zaruridir.Ötesi hayalcilik olacaktır...
Son tahlilde yazdığınız maddeyi tanrısallaştırmak ise bir ateistin ve bir çok bilim adamının yaptığı sadece basit bir kelime oyunudur,işin aslında ki şüpheciliklerini belki de en masum dille ortaya sunmuşlardır.Oysa hiçbirşeyi tanrısallaştırdıkları yoktur ki bu da gene Einstein'in inanc ile ilgili kavramsallıklarında gayet iyi gözlemlenebilir...Saygılarımla tekrardan...

evrensel-insan 13-08-2010 02:46

Saygideger emperrordiablo;

Son tahlilde yazdığınız maddeyi tanrısallaştırmak ise bir ateistin ve bir çok bilim adamının yaptığı sadece basit bir kelime oyunudur-emp-

Panenteizm, ki evren=tanri iciceligidir, hic de "oyun" degildir. Sadece tasinan tanrisal zihniyetin, bir tanrisal inanc uretimidir. Bugun evrimi de tanrilastiranlar var. Bunlar "oyun" degil; tanrisal zihniyetten kurtulamamanin bir tezahurleridir.

Var/yok, kesinlik ifade eder ve kesinlikte teslimiyettir, zaten dogal zihniyetin dogal egosunun siaridir, teslimiyet. Teslimiyetin olumlu, ya da olumsuz olmasi fark etmez. Onemli olan, insansal zihniyetin acikligi ve serbestligidir. Bu da hic bir kesinlesmis, ideolojik inancsal dogruya metafizik ve/veya etik yonlendirim ve yaptirim olarak teslim olmamaktir. Yani serbest dusunurluktur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

emperrordiablo 13-08-2010 02:47

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 328569)
Saygideger emperrordiablo;

Ben bir serbest dusunurum, yani tanrisal zihniyeti ne varlik ne de inancsal ne de metafizik, etik ideoloji olarak tasimam. Ikinci mesajimda bunu acikladim. Aciklamam yeterli gelmezse, bildir daha detayli aciklarim.

Herhangibir konudaki, olumlu/olumsuz (var/yok) varlik kesinligi, ya da bir inancsal kesinlik (inan/inanma) ve de suphecilik (acaba, ya varsa/yoksa?" dogal zihniyetin dogal egosunun urunudur. Dolayisiyle, kesinlik olumlu/olumsuz bir teslimiyettir, noktadir, sonlamadir, sabitliktir, sahipliktir. Suphe de kesinlige donusmeyi beklemektedir.

Insansal zihniyet, ve bil kokeninin, bilgi, bilmek, bilinc, bilim ve bilimselliginde, kesinlikte, suphe de yoktur, sadece ACIKLIK VARDIR. Yani teslimiyet yok, ikircimlilik yok, serbestlik, aciklik vardir. Ufku, epistemolojik gercekligin degisebiliminin ve yanlislanabilirliginin surekli suregelen bir surecidir.

Yani bilinmez, bilinemez v.s. yotur, sadece bilinebilirlik ve epistemolojik (su an), bilinen vardir. Yani bildirilmis, belirtilmistir, taki yanlislanana kadar.

Yanlislanmada, bilimselligin soyutu (teori, tez, hipotez formul v.s.) ile degil; gozlem, deney, bulus, arastirma, inceleme v.s. ile mumkundur.

Bu temelde de zaten harturlu ve herbir yaraticinin gozlemlenme, deneye tabi tutulma, arastirilma, incelenme v.s. olanagi olmadigindan zaten, tanri bilimin konusu degil ve bilimsel degildir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Son cümlenize kadar da yazdıklarınızla ilgili kişisel görüşleriniz olarak değerlendirip sizin bilinç ve farkındalık düzeyinizdeki bir insanın insiyatifine bırakabileceğim konular olmasına karşın,bu temelde diye başladığınız cümleye gene katılmıyorum,çünkü attığınız temel verdiğiniz önermenin temeli değildir.her bir yaratıcının demişsiniz?Her biri tümden parçaya indirgeyip özelleştirirsek allah bunlardan biridir deneye tabii tutma araştırma ve inceleme olanağı yok diyorsanız,yanılıyorsunuz gene de son iki kelimeniz gene ortak kanaatimiz ,bilimin konusu değildir elbette , hiç bir bilim dur bakayım şu araplar ne atmış ortaya allah varmı yok mu iki deney yapalım da çıksın meydane şeklinde kanaat belirtmez , lakin bilim elimizde ki güçlü bir kozdur,ve tarihsel gelişimi allah kavramının gözlemlenebilir,nisa suresi örneğinde ki matematiksel kuramları deneye tabii tutulabilir.Matematik buradaki denklemi yanlışladığı anda ise allahın gardı düşmüştür.Daha bir çok tarihsel kök de araştırma konusu olabilir ve tarihinin bize verdiği çıkarımlar ile allah kavramının gardı gene bir çok cephede düşer.Ayrıca Bilim salt gözlem deney ve incelemeden ibaret değildir.En azından her bilim dalı değildir.Quantum fiziği gibi Tarih bilimi gibi sözel ve sayısal yada sosyal ve fen bilimleri içinde ki bazı ana dallar bu determinizmin dışında ele alınabilir.

Örneğin gene Quantumu ele alırsak yasalarının hepsi teoriler üzerinde durur.Deney imkansızdır lakin yanlışlanamazlar,çünkü mikro formülasyonlardan fizikteki makro formülasyonları doğrulamanız mümkünken fizik biliminin içinde yer alan makro formülasyonların hiç biri Quantum tezlerini doğrulayamaz.Tıpkı aero dinaminin uzayda değişmesi gibi...Bu yüzden tanrı varsayımcıları bu bilimi çok sever.Genede kendi inanç temellerine bu bilimi kullanarak dayanak yaratamaz sadece şüpheciliğe yaklaştırabilirler bizi,lakin tersi yormak da mümkündür bir çok hadiseyi.Yani maddenin tanrısallığını ilan edişini de Quantum ile açıklayabilirsiniz bu ihmal ettikleri bir felsefi yaklaşımdır sadece...Gibi gibi...

İşte bu noktada bilimi refere etmek elimizde ki tek kozdur ve bizi serbest düşünür olmaktan alı koyacaktır,yani bir şüphecilik bile taşımıyorum derken ki cümleniz değişik bir açıdan ele aldığımda benim için de geçerlidir,şüphem yoktur çünkü allah yoktur.Yok dediğim anlamda kısıtlanıp teslimiyetci olduğumu iddaa ediyorsunuz?(Eğer yanlış anlamadıysam)Oysa usumun algı düzeyi ve farkındalığı yüzünden yok diyorum ben yukarda saydığım onca etmen paralelinde.Dolayısı ile bir teslimiyet hissetmiyorum,durduk yere yok iddasında bulunup kavramı itmedimki birileri kavramı tanıladı,sınırladı ve teslim oldu o kavrama ben bu etkiye tepki olarak yok dedim sadece...

evrensel-insan 13-08-2010 02:56

Saygideger emperrordiablo;

Her biri tümden parçaya indirgeyip özelleştirirsek allah bunlardan biridir deneye tabii tutma araştırma ve inceleme olanağı yok diyorsanız,yanılıyorsunuz -emp-

Yukaridaki cumlenizi, daha detayli aciklar misiniz?

Saygilarimla;
evrensel-insan

emperrordiablo 13-08-2010 03:03

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 328541)
Saygideger emperrordiablo;

Konuyu biraz daha acayim. Tanri (herturlusu ve herbiri) konusu, bir duality, yani ikilemdir (karsitlik degil), bu su demektir. Tanri, ya metafizigin varlik ideolojileri ile, ya da etigin inanci ile ortaya konur.


Saygilarimla;
evrensel-insan

Buradaki yazınızı somuta indirgemek için kurduğum bir cümle idi,Amon Ra'yı da örnekleyebilirdim ama islam konusunda iyi olduğumdan allahı seçtim her bir tanrıdan biri de allahtır değil mi?Ben mi yanlış anladım?

evrensel-insan 13-08-2010 03:21

Saygideger emperrordiablo;

Hangi tanri olursa olsun fark etmez. Ben senin yazdigini, "Allah (ya da herhangibir/herbir Tanri), deneye tabi tutulabilir" diye algiladim, cumleniz su;

allah bunlardan biridir deneye tabii tutma araştırma ve inceleme olanağı yok diyorsanız,yanılıyorsunuz -emp-

"Yanlis mi", algiladim? Eger "Dogru" algiladiysam, sorum; "nasil deneye tabi tutulabilir?"

Saygilarimla;
evrensel-insan

emperrordiablo 13-08-2010 03:29

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 328598)
Saygideger emperrordiablo;

Hangi tanri olursa olsun fark etmez. Ben senin yazdigini, "Allah (ya da herhangibir/herbir Tanri), deneye tabi tutulabilir" diye algiladim, cumleniz su;

allah bunlardan biridir deneye tabii tutma araştırma ve inceleme olanağı yok diyorsanız,yanılıyorsunuz -emp-

"Yanlis mi", algiladim? Eger "Dogru" algiladiysam, sorum; "nasil deneye tabi tutulabilir?"

Saygilarimla;
evrensel-insan

Bunu zaten aynı yazının devamında anlattım ya Sn.Evrensel_İnsan

Allahı ölçüp biçemeyiz determinist bir sonuç çıkaramayız belki ama allah tanımlanmış ve sınırlanmış bir tanrıdır,bu tanımların içinde örneğin herşeyi bilen vardır ama herşeyi bilen olarak matematik hatası yapmıştır.Matematik bilimi sayesinde varlığını sınamış olmadık mı şimdi mesela en basitinden bu var edebiyat ve dil bilgisi ile bakılırsa zamirsel yanlışları,fizik gözü ile bakılırsa evreni yaratımı ve iddaaları,biyoloji ile bakılırsa insanı yaratış şekli,kuran bilim tezatı şeklinde onlarca başlık var örneğin sitede.Burada allahı yanlışlarken neyi referans alıyoruz biz?Dolayısı ile kendi sıfatları ile çelişdiği gerçeğinden allah yoktur önermesine varmıyor muyuz?Daha bir çok etmen ile beraberinde...

evrensel-insan 13-08-2010 03:35

Saygideger emperrordiablo;

allah tanımlanmış ve sınırlanmış bir tanrıdır-emp-

Ben bundan bahsetmiyorum ki, ben; elimizde uzerinde deney, gozlem v.s. yapabilecegimiz bir Allah (ya da herturlusu/herbiri), var mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

emperrordiablo 13-08-2010 03:37

Alıntı:

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 328602)
Saygideger emperrordiablo;

allah tanımlanmış ve sınırlanmış bir tanrıdır-emp-

Ben bundan bahsetmiyorum ki, ben; elimizde uzerinde deney, gozlem v.s. yapabilecegimiz bir Allah (ya da herturlusu/herbiri), var mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Elimizde değil Sn.Evrensel_İnsan müminlerin beyninde var sadece.Kavramsallığı bilimle sınamaktan bahsediyorum bende...Kuranın bir allahı var ve elimizde Allahın yazdığı iddaa edilen bir kuran var ise pekala deneye tabii tutulabilir ve yoksayıma gidilebilir...

Her bir diğerlerinin de getirdikleri sistemlerin insan yapısı olduğu tarih matematik vb...Bilimsellik ile yoksayımına gidilebilir...

evrensel-insan 13-08-2010 03:39

Saygideger emperrordiablo;

Ozaman varligi (nesnel/oznel) ortaya konamayan, Allah ya da baska bir tanri, hangi mantikla olumlu/olumsuz varlanabiliyor/yoklanabiliyor, ustelik KESIN OLARAK.

Saygilarimla;
evrensel-insan

emperrordiablo 13-08-2010 03:42

Varlanamıyor ve sorun da bu çünkü olmayan bir şeye yoklama çekmek gereği zaten olamaz.Yoksayım benim icadım bir kavram , varsayımda bulunuyorlar tanrı diyerek,tanrı sözcüğü bile bu sözcüğü kısıtlar ve bu kısıtlama altında bende kendi sorgulamamı anında yapmaya başlarım.Önermelerime dayanak olarak da sadece yok deyip kestirip atabilirim aslen , çünkü varlamak isteyen bunu varlayamıyorsa bu onun sorunudur.Lakin Oda var işte diyerek kesip atarsa ispat beklerim,ispat?Felsefe düzleminde mümkün olabilirken,sürrealist önermeler dışında evrenin fizik yasaları ve varoluş teoremleri üstünde imkansıza çıkar.Dolayısı ile yok demek kanıt sahibi olmuş olacaktır...

Tıpkı sıfırın kendini ispatı gibi.Sıfır ilginç bir sayıdır ,sayı cetvelinin bu en küçük sayısı aslında en büyük sayısıdır,çünkü negatif ve pozitif tüm önermeleri içine alıp sadece bir yokluk tanımına ulaştırır ki bu sıfırda kavram bulur.Tanrı denkleminin de varsayımı olduğu kadar yok sayımı yapılabiliyorsa asla +1 öne sürülemez -1de karşılığını bulur ve denklem sadece sıfıra çıkar.İşte size tanrı = sıfır...

evrensel-insan 13-08-2010 03:48

Saygideger emperrordiablo;

Ama kavram olarak var, kavram olarak nasil yokluyorsun?, yoklama tanri kavraminin bir olumsuz ifadesi.

Saygilarimla;
evrensel-insan

emperrordiablo 13-08-2010 03:55

Sn.Evrensel_İnsan kavram olarak var olması fizik evrende bir yer teşkil etmesinin ispatı mıdır ki yoklayamayım.Superman de kavram olarak var , Peterpanda,Medusa da_?Sizce Spiderman yoktur evren bu gerçekliğe el vermiyor dediğimde yanlış bir iddaa da mı bulunmuş olacağım ben_?Uçan Spagetti canavarı da var mesela?

Ayrıca eğer bana sorduğunuz direkt bir soru ise bu kavram olarak yoklamadığım gibi aksine varlıyorum tıpkı müminler gibi lakin bu bağlamda bir taraf seçiyor ve şeytanın varlığını ona denk konuma yükseltiyorum evrende karşıtlığı olmayan hiç bir şey olmadığından ve gene müminlerin inanca kanıt olarak sundukları tüm evrendeki dengeye bakın sözcüğünden yola çıkarak bu dengeyi kavramsallığa yatırıp denkliyorum ...Dolayısı ile kavram olarak yoklamıyorum soyut satanistten kastım da tam olarak budur aslında...

Yani Batman ve Joker?Ben Jokeri seviyorum siz ise ikisinin varlığına dair şüphe dahil beslemek gereksiz diyorsunuz,hayır Batman Gotham City'de ki düzeni dünyaya yaymaya çalışıyor ise ben o sistemin karşısında ki Jokerim...Kavramla savaşım kavramla olur , savaşmak gereği neden duyarsın ey insanoğlu sözcüğüne gelince...Kurdukları sistemler direkt benim varlık temelim olan öz benliğimi hedef alıp özgürlüğüme müdahale ediyor çünkü...

İzninizi istiyorum bu gecelik.Tekrar sizinle konuşmak bir zevkti eğer bir önerme de daha bulunacaksanız ancak yarın cevap verebileceğim sanırım...İyi geceler Evrensel_insan Saygılarımla tekrardan...


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:01 .